Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarın; ben Allah'a karşı size ne zarar ne fayda verme gücüne sahibim

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3185, Kitap 47, Hadis 237
Sahih
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

“En yakın akrabanı uyar” (Şuarâ 26/214) âyeti inince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Kureyş'i topladı; (onlara) hem özel hem genel olarak seslenip şöyle buyurdu: “Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarın; çünkü ben Allah'a karşı size ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim. Ey Abdümenâf oğulları topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarın; çünkü ben Allah'a karşı size ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim. Ey Kusay oğulları topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarın; çünkü ben size ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim. Ey Abdülmuttalib oğulları topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarın; çünkü ben size ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim. Ey Muhammed kızı Fâtıma! Kendini ateşten kurtar; çünkü ben sana ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim. Senin (benimle) bir akrabalığın var; onun hakkını (sıla ile) vereceğim.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis bu yönden hasen sahih garîbdir; Mûsâ b. Talha'nın hadisi olarak bilinir.

(Bu hadis) başka bir senedle Abdülmelik b. Umeyr'den, Mûsâ b. Talha'dan, Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzeri, aynı manada rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 3185, Kitap 47, Hadis 237

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ عَدِيٍّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو الرَّقِّيُّ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ : ( وأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الأَقْرَبِينَ ) جَمَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُرَيْشًا فَخَصَّ وَعَمَّ فَقَالَ " يَا مَعْشَرَ قُرَيْشٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللَّهِ ضَرًّا وَلاَ نَفْعًا يَا مَعْشَرَ بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللَّهِ ضَرًّا وَلاَ نَفْعًا يَا مَعْشَرَ بَنِي قُصَىٍّ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلاَ نَفْعًا يَا مَعْشَرَ بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ أَنْقِذُوا أَنْفُسَكُمْ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلاَ نَفْعًا يَا فَاطِمَةُ بِنْتَ مُحَمَّدٍ أَنْقِذِي نَفْسَكِ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي لاَ أَمْلِكُ لَكِ ضَرًّا وَلاَ نَفْعًا إِنَّ لَكِ رَحِمًا سَأَبُلُّهَا بِبِلاَلِهَا " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ يُعْرَفُ مِنْ حَدِيثِ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ .

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ صَفْوَانَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3185 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü