Allah katında cennet ehlinin en değerlisi, sabah akşam O'nun yüzüne bakan kimsedir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3330, Kitap 47, Hadis 382
Zayıf
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Cennet ehlinin derece bakımından en aşağıda olanı, bahçelerine, eşlerine, hizmetçilerine ve tahtlarına bin yıllık mesafe boyunca bakan kimsedir. Allah katında onların en değerlisi ise sabah akşam O'nun yüzüne bakan kimsedir.” Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şu âyeti okudu: “O gün birtakım yüzler parıl parıldır; Rablerine bakarlar” (Kıyâme 75/22-23).

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis garîbdir. Birçok kişi bunu İsrâîl'den bunun gibi merfû olarak rivayet etmiştir. Abdülmelik b. Ebcer ise bunu Süveyr'den, o da İbn Ömer'den, onun kendi sözü olarak rivayet etmiş, merfû kılmamıştır. Eşcaî de Süfyân'dan, o Süveyr'den, o Mücâhid'den, o da İbn Ömer'den, onun kendi sözü olarak rivayet etmiş, merfû kılmamıştır. Bu rivayette Mücâhid'i (senette) Sevrî'den başka anan birini bilmiyoruz. Bunu bize Ebû Küreyb, Ubeydullah el-Eşcaî'den, o da Süfyân'dan nakletti. Süveyr'in künyesi Ebû Cehm'dir. Ebû Fâhite'nin adı Saîd b. Ilâka'dır.

Câmiu't-Tirmizî 3330, Kitap 47, Hadis 382

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنِي شَبَابَةُ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ أَدْنَى أَهْلِ الْجَنَّةِ مَنْزِلَةً لَمَنْ يَنْظُرُ إِلَى جِنَانِهِ وَأَزْوَاجِهِ وَخَدَمِهِ وَسُرُرِهِ مَسِيرَةَ أَلْفِ سَنَةٍ وَأَكْرَمَهُمْ عَلَى اللَّهِ مَنْ يَنْظُرُ إِلَى وَجْهِهِ غُدْوَةً وَعَشِيَّةً " . ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم : (وجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ ) . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ قَدْ رَوَاهُ غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ إِسْرَائِيلَ مِثْلَ هَذَا مَرْفُوعًا . وَرَوَى عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبْجَرَ عَنْ ثُوَيْرٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَوْلَهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ .
وَرَوَى الأَشْجَعِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَوْلَهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ وَلاَ نَعْلَمُ أَحَدًا ذَكَرَ فِيهِ عَنْ مُجَاهِدٍ غَيْرَ الثَّوْرِيِّ . حَدَّثَنَا بِذَلِكَ أَبُو كُرَيْبٍ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ الأَشْجَعِيُّ عَنْ سُفْيَانَ . ثُوَيْرٌ يُكْنَى أَبَا جَهْمٍ وَأَبُو فَاخِتَةَ اسْمُهُ سَعِيدُ بْنُ عِلاَقَةَ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3330 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü