Ravi

Müseyyeb bin Hazn

el-Müseyyeb b. Hazn el-Kureşî
16 hadiste geçiyor
المسيب بن حزن القرشي

Hadisler

1360 Resûlullah ölüm döşeğindeki Ebû Tâlib'e: "Amcacığım! Lâ ilâhe illallah de" buyurdu. Müseyyeb b. Hazn Sahîh-i BuhârîCenazeler 3833 Câhiliye döneminde bir sel geldi ve iki dağ arasını kapladı. Saîd b. Müseyyeb'in dedesi Sahîh-i BuhârîEnsâr'ın Menkıbeleri 3884 Amcacığım! Lâ ilâhe illallah de; Allah katında seni onunla savunacağım bir söz. Müseyyeb Sahîh-i BuhârîEnsâr'ın Menkıbeleri 4162 Ağacı gerçekten gördüm; sonra ona geldiğimde onu tanıyamadım Müseyyeb b. Hazn Sahîh-i BuhârîMeğâzî (Gazveler) 4163 Muhammed'in ashabı onu bilemedi de siz mi bildiniz? Târık b. Abdurrahman Sahîh-i BuhârîMeğâzî (Gazveler) 4164 Ertesi yıl ağaca döndük; fakat yeri bizden gizli kaldı Müseyyeb b. Hazn Sahîh-i BuhârîMeğâzî (Gazveler) 4165 Saîd b. Müseyyeb'in yanında ağaçtan söz edildi; güldü Târık Sahîh-i BuhârîMeğâzî (Gazveler) 4675 Peygamber Ebû Tâlib'e ölüm döşeğinde "Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin lehine delil getireyim" dedi. Müseyyeb b. Hazn Sahîh-i BuhârîTefsir 4772 Ebû Tâlib ölürken Lâ ilâhe illallah demekten kaçındı; "Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin" âyeti onun hakkında indi. Müseyyeb Sahîh-i BuhârîTefsir 6190 Adı Hazn olana: "Sen Sehl'sin"; o: "Babamın bana verdiği adı değiştirmem" dedi. Müseyyeb b. Hazn Sahîh-i BuhârîEdep 6681 Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin için delil getireyim. Müseyyeb Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 24 a Amcacığım! Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin lehine şahitlik ederim. Müseyyeb b. Hazn Sahîh-i Müslimİman 1859 a, b Ağacın altında biat edenler ertesi yıl hacca gittiklerinde ağacın yerini bulamadılar. Saîd b. el-Müseyyeb Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi) 1859 c Ağacı görmüştüm; sonra yanına geldiğimde onu tanıyamadım. Saîd b. el-Müseyyeb, babasından Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi) 2035 Amcacığım, lâ ilâhe illallah de; Allah katında onunla senin lehine delil getireyim. Müseyyeb b. Hazn Sünen-i NesâîCenazeler 4956 Adı Hazn olana: Sen Sehl'sin, buyurdu; o ise: Düz yer çiğnenir ve hor kullanılır, diyerek kabul etmedi. Hazn Sünen-i Ebû DâvûdEdep