Fihrist
Fitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim) ile ilgili hadisler
Fitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim) ile ilgili 39 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Resûlullah kıyamete kadar olacak hiçbir şeyi bırakmadı, mutlaka anlattı; ezberleyen ezberledi, unutan unuttu.
Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4240
2
Bu ümmette dört fitne olacaktır; sonuncusunda yok oluş vardır.
Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4241
3
Duheymâ fitnesinde kişi mümin olarak sabahlar, kâfir olarak akşamlar; sonra Deccâl'i bekleyin.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4242
4
Resûlullah, beraberindekiler üç yüzü bulan her fitne önderini kendi, babası ve kabilesinin adıyla bildirdi.
Huzeyfe b. el-Yemân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4243
5
İnsanlar Resûlullah'a hayrı sorarlardı, ben ise şerri sorardım; ondan korunma kılıçtır.
Huzeyfe b. el-Yemân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4244
6
Yeşkürî tariki: Kılıçtan sonra göz çöpleri üzerine bir kalıntı ve kin üzerine bir ateşkes olacak.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4245
7
Ey Huzeyfe! Allah'ın Kitabını öğren ve içindekine uy.
Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4246
8
Sahr b. Bedr tariki: O gün bir halife bulamazsan ölünceye kadar kaç.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4247
9
Kim bir imama biat ederse gücü yettiğince ona itaat etsin; başka biri onunla çekişirse onun boynunu vurun.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4248
10
Yaklaşmış bir şerden dolayı Arapların vay hâline! Elini çeken kurtuldu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4249
11
Müslümanların Medine'ye kadar kuşatılmaları yakındır; en uzak sınır karakolları Selâh olur.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4250
12
Zührî: Selâh, Hayber'e yakın bir yerdir.
Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4251
13
Allah yeryüzünü benim için dürdü; ümmetimin mülkü, ondan benim için dürülen yere ulaşacaktır.
Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4252
14
Allah sizi üç hasletten korudu; bâtıl ehli hak ehline galip gelmez, siz de dalâlet üzerinde birleşmezsiniz.
Ebû Mâlik el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4253
15
İslâm'ın değirmeni otuz beşinde, otuz altısında veya otuz yedisinde dönecektir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4254
16
Zaman yaklaşır, ilim azalır, fitneler ortaya çıkar, cimrilik atılır ve herc (öldürme) çoğalır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4255
17
Fitnede kimin devesi varsa devesine katılsın; hiçbir şeyi olmayan kılıcının ağzını kayaya vursun.
Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4256
18
Biri evimde beni öldürmek için elini uzatırsa? Âdem'in iki oğlu gibi ol.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4257
19
Herc günlerinde dilini ve elini tut, evinin kilimlerinden bir kilim ol.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4258
20
Kıyametin önünde karanlık gecenin parçaları gibi fitneler vardır; oturan ayaktakinden, yürüyen koşandan hayırlıdır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4259
21
Kim ümmetimden bir adamı öldürmek için ona yürürse, öldüren ateştedir, öldürülen cennettedir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4260
22
Kılıcın parıltısının gözünü kamaştırmasından korkarsan elbiseni yüzüne at; o, senin günahını da yüklenir.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4261
23
Ebû Kebşe tariki: Fitnelerde oturan ayaktakinden hayırlıdır; evlerinizin yaygısı (ahlâs) olun.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4262
24
Şüphesiz bahtiyar, fitnelerden uzak tutulan kimsedir; imtihan edilip sabredene de ne mutlu!
Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 4263
25
Sağır, dilsiz ve kör bir fitne olacaktır; onda dili uzatmak kılıcın inmesi gibidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4264
26
Arapları silip süpürecek bir fitne olacak; onda dil, kılıcın inişinden daha şiddetlidir.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4265
27
Abdullah b. Abdülkuddûs: Tâvûs'un râvisi Ziyâd, Sîmîn Kûş (gümüş kulaklı) diye anılır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4266
28
Müslümanın en hayırlı malının, dinini fitnelerden kaçırarak dağ başlarına götürdüğü koyunlar olması yakındır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4267
29
İki Müslüman kılıçlarıyla karşı karşıya gelirse, öldüren de öldürülen de ateştedir.
Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4268
30
Ma'mer'in Eyyûb'dan kısaltılmış rivayeti: Kılıçlarıyla karşılaşan iki Müslüman ateştedir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4269
31
Her günahı Allah'ın bağışlaması umulur; ancak müşrik olarak ölen ya da bir mümini kasten öldüren müstesna.
Ebü'd-Derdâ ve Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 4270
32
Yahyâ el-Gassânî: İ'tibât, fitnede öldürüp doğru yolda olduğunu sanarak Allah'tan bağışlanma dilememektir.
Hâlid b. Dihkân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4271
33
Nisâ'daki "Kim bir mümini kasten öldürürse" âyeti, Furkân'daki âyetten altı ay sonra indirildi.
Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 4272
34
İbn Abbâs: İslâm'ın hükümlerini bildiği hâlde bir mümini kasten öldürenin cezası cehennemdir; tövbesi yoktur.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4273
35
İbn Abbâs (Ya'lâ tariki): Furkân'daki âyet şirk ehli hakkındadır; "Ey haddi aşan kullarım" âyeti de indi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4274
36
İbn Abbâs: "Kim bir mümini kasten öldürürse" âyetini hiçbir şey neshetmedi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4275
37
Ebû Miclez: Cehennem, mümini kasten öldürenin cezasıdır; Allah onu affetmeyi dilerse affeder.
Ebû Miclez · Sünen-i Ebû Dâvûd 4276
38
Fitne bize yetişirse bizi helâk eder. Hayır! Size öldürülmek yeter.
Saîd b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4277
39
Bu ümmetim merhamete mazhar bir ümmettir; onun azabı dünyada fitneler, depremler ve öldürülmektir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4278