Fihrist

Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı ile ilgili hadisler

Kıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı ile ilgili 82 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

82 hadis
1 Kıyamet gününde iri, şişman adam gelir de Allah katında bir sivrisinek kanadı kadar ağırlığı olmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2785 2 Allah kıyamet gününde gökleri bir parmak üzerinde, yerleri bir parmak üzerinde tutar. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2786 a 3 Cerîr'in Mansûr'dan rivayeti: Yahudi âlimin sözüne Peygamber hayret ve tasdikle güldü. Sahîh-i Müslim 2786 b 4 Ehl-i kitaptan biri Allah'ın gökleri bir parmak üzerinde tutacağını söyleyince Peygamber güldü. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2786 c 5 A'meş tarikiyle: Allah ağaçları bir parmak, nemli toprağı bir parmak üzerinde tutar. Sahîh-i Müslim 2786 d 6 Allah kıyamet gününde yeri avucuna alır, göğü de sağ eliyle dürer. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2787 7 Melik benim! Zorbalar nerede? Büyüklenenler nerede? Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2788 a 8 Allah göklerini ve yerlerini iki eliyle alır ve Ben Allah'ım der. Ubeydullah b. Miksem · Sahîh-i Müslim 2788 b 9 Ubeydullah b. Miksem tarikiyle: Cebbâr olan Allah göklerini ve yerlerini iki eliyle alır. Sahîh-i Müslim 2788 c 10 Allah toprağı cumartesi günü yarattı, Âdem'i de cuma günü ikindiden sonra yarattı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2789 11 İnsanlar kıyamet gününde has un pidesi gibi beyaz bir yer üzerinde haşrolunur. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 2790 12 Yer başka bir yere dönüştürüldüğü gün insanlar sırat üzerinde olacaktır. Âişe · Sahîh-i Müslim 2791 13 Kıyamet gününde yeryüzü tek bir ekmek olur; cennet ehline ikram olarak. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2792 14 Yahudilerden on kişi bana tâbi olsaydı, yeryüzünde Müslüman olmayan hiçbir Yahudi kalmazdı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2793 15 Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2794 a 16 Vekî' ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ruh Rabbimin emrindendir; size ilimden ancak az bir şey verilmiştir. Sahîh-i Müslim 2794 b 17 Mesrûk tarikiyle: Hurma dalına dayanan Peygamber'e ruh soruldu; ruh Rabbimin emrindendir. Sahîh-i Müslim 2794 c 18 Habbâb, Âs b. Vâil'den alacağını isteyince o, Muhammed'i inkâr etmedikçe ödemeyeceğini söyledi. Habbâb b. Eret · Sahîh-i Müslim 2795 a 19 Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Cahiliyede demirci olan Habbâb, Âs b. Vâil'den ücretini istedi. Sahîh-i Müslim 2795 b 20 Ebû Cehil: Allah'ım, bu senin katından gelen hak ise başımıza gökten taş yağdır, dedi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2796 21 Eğer bana yaklaşsaydı melekler onu parça parça kapıp koparırlardı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2797 22 Sizden bir şey bilen bildiğini söylesin, bilmeyen de Allah daha iyi bilir desin. Mesrûk · Sahîh-i Müslim 2798 a 23 Kureyş Peygamber'e isyan edince, onlara Yûsuf'un yılları gibi kıtlık yıllarıyla beddua etti. Mesrûk · Sahîh-i Müslim 2798 b 24 Beş şey geçip gitmiştir: Duman, lizâm, Rûm, yakalayış ve ay. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2798 c 25 Vekî'in A'meş'ten rivayeti: Beş şey geçip gitmiştir: Duman, lizâm, Rûm, yakalayış ve ay. Sahîh-i Müslim 2798 d 26 Büyük azaptan önceki yakın azap, dünyanın musibetleri, Rûm, yakalayış yahut dumandır. Übey b. Kâ'b · Sahîh-i Müslim 2799 27 Resûlullah zamanında ay iki parçaya yarıldı. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2800 a 28 Mina'da iken ay iki parçaya ayrıldı; bir parçası dağın arkasında, bir parçası berisindeydi. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2800 b 29 Ay iki parçaya yarıldı; dağ bir parçayı örttü, bir parçası da dağın üstündeydi. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2800 c 30 Mücâhid'in İbn Ömer'den rivayeti: Ay iki parçaya yarıldı. Sahîh-i Müslim 2801 a 31 İbn Ebû Adî tarikiyle: Ay yarıldı ve Peygamber "Şahit olun, şahit olun!" buyurdu. Sahîh-i Müslim 2801 b 32 Mekke ehli bir mucize istedi; Resûlullah onlara ayın iki defa yarılmasını gösterdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2802 a, b 33 Ay iki parçaya yarıldı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2802 c 34 Şüphesiz ay, Resûlullah zamanında yarıldı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 2803 35 İşittiği eziyete Allah'tan daha sabırlı hiç kimse yoktur. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 2804 a, b 36 Ona eş ve çocuk isnat ederler; O ise yine de onları rızıklandırır ve onlara afiyet verir. Abdullah b. Kays · Sahîh-i Müslim 2804 c 37 Sen Âdem'in sulbünde iken senden bundan daha kolayını, bana ortak koşmamanı istemiştim. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2805 a 38 Ebû İmrân tarikiyle: Âdem'in sulbünde iken senden bana ortak koşmamanı istemiştim. Sahîh-i Müslim 2805 b 39 Yeryüzü dolusu altının olsaydı onu fidye olarak verir miydin? Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2805 c 40 Saîd b. Ebû Arûbe'nin Katâde'den rivayeti: Yalan söyledin; senden bundan daha kolayı istenmişti. Sahîh-i Müslim 2805 d 41 Onu dünyada iki ayağı üzerinde yürüten, kıyamet gününde yüzü üstü yürütmeye kadir değil midir? Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2806 42 Dünyada en çok nimete gark olan cehennemlik ateşe bir kez daldırılınca hiç hayır görmediğini söyler. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2807 43 Allah mü'mine bir iyiliği hususunda haksızlık etmez. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2808 a 44 Kâfir bir iyilik yaptığında onun karşılığı dünyada kendisine yedirilir. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2808 b 45 Abdülvehhâb b. Atâ tarikiyle: Kâfir bir iyilik yaptığında karşılığı dünyada kendisine yedirilir. Sahîh-i Müslim 2808 c 46 Mü'minin misali ekin gibidir; rüzgâr onu durmadan eğip büker. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2809 a 47 Ma'mer'in Zührî'den rivayeti: Mü'min, rüzgârın bir o yana bir bu yana yatırdığı ekin gibidir. Sahîh-i Müslim 2809 b 48 Mü'minin misali ekinden taze bir filiz gibidir; rüzgâr onu bir o yana bir bu yana yatırır. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2810 a 49 Münafığın misali, bir defada kökünden devrilen dimdik erz ağacı gibidir. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2810 b 50 Bişr b. Serî tarikiyle: Kâfirin misali erz ağacı gibidir. Sahîh-i Müslim 2810 c 51 Yahyâ el-Kattân'ın Süfyân'dan rivayeti: Kâfirin misali erz ağacının misalidir. Sahîh-i Müslim 2810 d 52 Ağaçlar arasında öyle bir ağaç vardır ki yaprağı dökülmez; o, Müslümanın misalidir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2811 a 53 Bana misali mü'minin misali gibi olan bir ağaçtan haber verin. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 2811 b 54 İbn Ebû Necîh tarikiyle: Peygamber'e hurma özü getirildi; mümine benzeyen ağacı sordu. Sahîh-i Müslim 2811 c 55 Seyf'in Mücâhid'den rivayeti: Resûlullah'a hurma özü getirildi; mümine benzeyen ağaç hurmadır. Sahîh-i Müslim 2811 d 56 Bana Müslüman adama benzeyen, yaprakları dökülmeyen bir ağacı haber verin. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 2811 e 57 Şeytan, Arap yarımadasında namaz kılanların kendisine ibadet etmesinden ümidini kesmiştir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2812 a 58 Vekî' ve Ebû Muâviye tarikiyle: Şeytan, Arap yarımadasında namaz kılanların ona tapmasından ümidini kesti. Sahîh-i Müslim 2812 b 59 İblis'in tahtı denizin üzerindedir; birliklerini gönderir, onlar da insanları fitneye düşürür. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2813 a 60 İblis, karı kocanın arasını ayıran şeytanı kendine yaklaştırır ve 'Sen ne iyisin!' der. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2813 b 61 Şeytanın katında mevkice en büyük olanlar, fitnesi en büyük olanlardır. Câbir b. Abdullah, Peygamber'i şöyle buyururken işittiğini rivayet etti: · Sahîh-i Müslim 2813 c 62 Sizden hiç kimse yoktur ki ona cinlerden bir arkadaşı müvekkel kılınmış olmasın. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2814 a 63 Süfyân'ın Mansûr'dan rivayeti: Herkese cinlerden ve meleklerden birer arkadaş müvekkel kılınmıştır. Sahîh-i Müslim 2814 b 64 Her insanla birlikte bir şeytan vardır; Rabbim ona karşı bana yardım etti. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 2815 65 Sizden hiç kimseyi ameli kurtarmayacaktır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2816 a, b 66 Hiç kimse yoktur ki ameli onu cennete koysun. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2816 c 67 Ben de; ancak Allah'ın beni kendi katından bir mağfiret ve rahmetle bürümesi müstesna. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2816 d 68 Hiç kimseyi ameli kurtarmaz; ancak Allah'ın rahmetiyle yetişmesi müstesna. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2816 e 69 Sizden hiç kimseyi ameli cennete sokmayacaktır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2816 f 70 Yaklaşın, doğruyu tutturun ve bilin ki sizden hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremeyecektir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2816 g 71 İbn Nümeyr'in A'meş'ten rivayeti: Hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremez; yaklaşın ve doğruyu tutturun. Sahîh-i Müslim 2817 a 72 Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Yaklaşın, doğruyu tutturun; sizden kimse ameliyle kurtulamaz. Sahîh-i Müslim 2817 b 73 Ebû Muâviye tarikiyle: Yaklaşın, doğruyu tutturun ve sevinin; kimse ameliyle kurtulamaz. Sahîh-i Müslim 2816 h 74 Sizden hiç kimseyi ameli cennete sokmaz, ateşten de korumaz; ancak Allah'ın rahmetiyle olur. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2817 c 75 Doğruyu tutturun, yaklaşın ve sevinin; Allah'a amellerin en sevimlisi az da olsa devamlı olanıdır. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 2818 a 76 Abdülazîz b. Muttalib tarikiyle: Allah'a en sevimli amel az da olsa devamlı olanıdır. Sahîh-i Müslim 2818 b 77 Şükreden bir kul olmayayım mı? Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 2819 a 78 Peygamber ayakları şişinceye kadar namazda ayakta durdu. Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 2819 b 79 Ey Âişe, şükreden bir kul olmayayım mı? Âişe · Sahîh-i Müslim 2820 80 Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi. Şakîk · Sahîh-i Müslim 2821 a 81 Mincâb ve İbn Müshir tarikiyle: Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi. Sahîh-i Müslim 2821 b 82 Abdullah her perşembe günü bize öğüt verirdi. Şakîk Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 2821 c