Ravi
A'meş
Süleymân b. Mihrân el-A'meş
سليمان بن مهران الأعمش
Hadisler
2794 c
Mesrûk tarikiyle: Hurma dalına dayanan Peygamber'e ruh soruldu; ruh Rabbimin emrindendir.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2795 a
Habbâb, Âs b. Vâil'den alacağını isteyince o, Muhammed'i inkâr etmedikçe ödemeyeceğini söyledi.
Habbâb b. Eret
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2795 b
Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Cahiliyede demirci olan Habbâb, Âs b. Vâil'den ücretini istedi.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2798 b
Kureyş Peygamber'e isyan edince, onlara Yûsuf'un yılları gibi kıtlık yıllarıyla beddua etti.
Mesrûk
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2798 c
Beş şey geçip gitmiştir: Duman, lizâm, Rûm, yakalayış ve ay.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2798 d
Vekî'in A'meş'ten rivayeti: Beş şey geçip gitmiştir: Duman, lizâm, Rûm, yakalayış ve ay.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2800 b
Mina'da iken ay iki parçaya ayrıldı; bir parçası dağın arkasında, bir parçası berisindeydi.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2800 c
Ay iki parçaya yarıldı; dağ bir parçayı örttü, bir parçası da dağın üstündeydi.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2801 a
Mücâhid'in İbn Ömer'den rivayeti: Ay iki parçaya yarıldı.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2804 a, b
İşittiği eziyete Allah'tan daha sabırlı hiç kimse yoktur.
Ebû Mûsâ
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2804 c
Ona eş ve çocuk isnat ederler; O ise yine de onları rızıklandırır ve onlara afiyet verir.
Abdullah b. Kays
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2812 a
Şeytan, Arap yarımadasında namaz kılanların kendisine ibadet etmesinden ümidini kesmiştir.
Câbir b. Abdullah
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2812 b
Vekî' ve Ebû Muâviye tarikiyle: Şeytan, Arap yarımadasında namaz kılanların ona tapmasından ümidini kesti.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2813 a
İblis'in tahtı denizin üzerindedir; birliklerini gönderir, onlar da insanları fitneye düşürür.
Câbir b. Abdullah
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2813 b
İblis, karı kocanın arasını ayıran şeytanı kendine yaklaştırır ve 'Sen ne iyisin!' der.
Câbir b. Abdullah
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2816 g
Yaklaşın, doğruyu tutturun ve bilin ki sizden hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremeyecektir.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2817 a
İbn Nümeyr'in A'meş'ten rivayeti: Hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremez; yaklaşın ve doğruyu tutturun.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2817 b
Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Yaklaşın, doğruyu tutturun; sizden kimse ameliyle kurtulamaz.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2816 h
Ebû Muâviye tarikiyle: Yaklaşın, doğruyu tutturun ve sevinin; kimse ameliyle kurtulamaz.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2821 a
Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi.
Şakîk
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2821 b
Mincâb ve İbn Müshir tarikiyle: Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2824 c
Hiçbir gözün görmediği nimetleri anlattıktan sonra "Onlar için saklanan göz aydınlığını kimse bilemez" âyetini okudu.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2834 d
Ümmetimden cennete ilk girecek zümre dolunay gecesindeki ay suretindedir; sonrakiler derece derecedir.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2835 a
Cennet ehli yer içer; nefes almaları ilham edildiği gibi tesbih ve hamd de onlara ilham edilir.
Câbir b. Abdullah
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2835 b
Ebû Muâviye'nin A'meş'ten rivayeti: Cennet ehlinin yediği misk sızıntısı gibi bir terle gider.
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2847
Ebû Saîd el-Hudrî'den: Cennet ile cehennem tartıştı; her ikinizin dolusu da benim üzerimedir.
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2849 a
Kıyamet günü ölüm alacalı bir koç gibi getirilip cennet ile cehennem arasında boğazlanır.
Ebû Saîd el-Hudrî
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2849 b
Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Ölüm koç gibi getirilip boğazlanır; işte bu, Allah'ın şu sözüdür.
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2877 a
Hiçbiriniz Allah'a hüsnüzan beslemedikçe ölmesin.
Câbir
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2877 b
Cerîr ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Hiçbiriniz Allah'a hüsnüzan beslemedikçe ölmesin.
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2878 a
Her kul, öldüğü hal üzere diriltilir.
Câbir
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2878 b
Süfyân'ın A'meş'ten rivayeti: Her kul, öldüğü hal üzere diriltilir.
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2891 b
Resûlullah kıyamete kadar olacak hiçbir şeyi bırakmadan anlattı; ezberleyen ezberledi, unutan unuttu.
Huzeyfe
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2891 c
Vekî'in Süfyân'dan rivayeti: Resûlullah kıyamete kadar olacakları anlattı; unutan unuttu.
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
144 d
Ey mü'minlerin emîri! Seninle o fitne arasında kapalı bir kapı var.
Huzeyfe
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
144 e
Vekî', Cerîr ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ömer ile o fitne arasında kapalı bir kapı vardır.
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
144 f
Câmi' b. Ebû Râşid tarikiyle: Ömer, "Fitne hakkında bize kim anlatır?" diye sordu.
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2924 a
Eğer o, düşündüğün kişi ise onu öldürmeye asla güç yetiremezsin.
Abdullah
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2924 b
Defol! Haddini asla aşamazsın.
Abdullah
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2934 a
Deccâl'in ateşi cennet, cenneti ise ateştir.
Huzeyfe
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2955 a
Sûra iki üfürüş arası kırktır; insanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2963 c
Sizden aşağıda olana bakın, üstün olana bakmayın; bu, Allah'ın nimetini küçümsememeniz için daha uygundur.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
1055 c
Allah'ım! Muhammed ailesini yetecek kadar rızıklandır.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
1055 d
Ebû Üsâme'nin A'meş'ten rivayeti: Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını ihtiyaca yetecek kadar kıl.
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
2970 b
Resûlullah vefat edinceye kadar üç gün art arda buğday ekmeğiyle doymadı.
Âişe
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
2989 a
İyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım; kötülükten nehyederdim ama kendim yapardım.
Üsâme b. Zeyd
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
2989 b
Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Üsâme'ye Osman ile konuşmaktan seni ne alıkoyuyor diye soruldu.
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
3002 c
Eşcaî'nin Sevrî'den rivayeti: Yüzüne karşı övenlerin yüzlerine toprak saçın.
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
3029 a
Abdullah b. Übey cariyesine git, bize bir şey kazanıp getir derdi; bunun üzerine âyet indi.
Câbir b. Abdullah
Sahîh-i MüslimTefsir
3029 b
Abdullah b. Übey'in zinaya zorladığı Müseyke ve Ümeyme bunu Peygamber'e şikâyet etti.
Câbir b. Abdullah
Sahîh-i MüslimTefsir
3030 a
Cinlerden ibadet edilen bir grup Müslüman oldu, onlara tapanlar ise ibadetlerini sürdürdü.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimTefsir
3030 b, c
İnsanlardan bir grup cinlerden bir gruba ibadet ediyordu; cinler Müslüman oldu.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimTefsir
18
Resûlullah çöplükte ayakta küçük abdest bozdu, sonra mestlerine mesh etti.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
26
Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
28
Peygamber bir kavmin çöplüğüne yürüyüp ayakta küçük abdestini bozdu.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
30
İdrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan İsrâiloğulları adamı kabrinde azap gördü.
Abdurrahman b. Hasene
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
31
Kabirde azap görenlerden biri idrarından sakınmazdı, diğeri laf taşırdı.
İbn Abbâs
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
41
Kıbleye yönelmek, sağ elle istincâ ve üç taştan azıyla yetinmek yasaktır.
Selmân
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
49
Sağ elle istincâ etmek, kıbleye yönelmek ve üç taştan az kullanmak yasaktır.
Selmân
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
66
Köpek kabı yalarsa içindekini döküp kabı yedi kez yıkamak gerekir.
Ebû Hüreyre
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
77
Su bulunamayınca Peygamber elini leğene sokmuş, su parmakları arasından fışkırmıştır.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
104
Bilâl, Peygamberin mestler ve baş örtüsü üzerine mesh ettiğini görmüştür.
Bilâl
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
105
Bilâl, Resûlullah'ın mestler üzerine mesh ettiğini görmüştür.
Bilâl
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
118
Cerîr, Resûlullah'ı mest üzerine mesh ederken gördüğü için abdestte mestlerinin üzerine mesh ederdi.
Cerîr b. Abdullah
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
123
Peygamber dar cübbesinin altından kollarını çıkarıp yıkadı, mestlerine mesh etti ve namaz kıldırdı.
Mugîre b. Şu'be
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
129
Mukim bir gün bir gece, yolcu üç gün mest üzerine mesh eder; Âişe bu konuda Ali'ye yönlendirdi.
Ali
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
157
Ali, Fâtıma'dan utandığı için mezîyi Mikdâd'a sordurdu; Peygamber onda abdest gerektiğini bildirdi.
Ali
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
170
Peygamber, eşlerinden birini öptükten sonra abdest almadan namaz kılardı.
Âişe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
253
Peygamber cünüp guslünden sonra yerinden çekilip ayaklarını yıkar, mendili de geri çevirirdi.
Meymûne
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
254
Peygamber gusülden sonra getirilen mendile dokunmadı ve su ile şöyle yaptı.
İbn Abbâs
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
266
Peygamber cünüplük hâli dışında her durumda Kur'an okumaya devam ederdi.
Ali
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
271
Hayızlı kadının hayzı elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir.
Âişe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
272
Aynı lafızla: Hayızlı kadın, hayız elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir.
Ebû Muâviye, A'meş'ten bu isnadla rivayet etti:
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
280
Resûlullah, Âişe hayızlıyken onun içtiği yere ağzını koyup artığından içerdi.
Âişe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
299
Âişe, meniyi Resûlullah'ın elbisesinde görür ve kazıyıp giderirdi.
Âişe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
320
Cünüp olup su bulamayan, toprağa bir kere vurup avuçlarını ve yüzünü mesh eder.
Ammâr b. Yâsir
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
335
Köpek birinizin kabını yaladığında içindekini döksün, sonra kabı yedi kez yıkasın.
Ebû Hüreyre
Sünen-i NesâîSular
378
Resûlullah, hayızlı Âişe'nin içeceğinin artığından onun içtiği yere ağzını koyarak içerdi.
Âişe
Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze
384
Mescitten humreyi bana uzat; hayzın senin elinde değildir.
Âişe
Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze
384b
Aynı manada: Mescitten humreyi bana uzat; hayzın senin elinde değildir.
Ebû Muâviye, A'meş'ten bu isnadla rivayet etti:
Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze
388
Resûlullah itikâfta iken başını mescitten çıkarır, ben de hayızlı iken onu yıkardım.
Âişe
Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze
408
Meymûne gusül sırasında Resûlullah'ı örttü; sonra getirdiği bezi o istemedi.
Meymûne
Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm
418
Resûlullah cünüplük guslünde, su dökmeden önce avret yerini ve ona bulaşanı yıkadı.
Meymûne
Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm
419
Resûlullah avret yerini yıkadıktan sonra elini yere vurup ovar, sonra yıkardı.
Peygamber'in hanımı Meymûne bt. el-Hâris
Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm
428
Peygamber cünüplükten yıkanırken elini yere veya duvara sürttü, sonra abdest alıp bütün vücuduna su döktü.
Peygamber'in hanımı Meymûne
Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm
436
Mezisi çok gelen Ali bir adama sordurdu; Peygamber meziden dolayı abdest gerektiğini söyledi.
Ali
Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm
437
Ali, Fâtıma sebebiyle sormaktan utanınca meziyi Mikdâd'a sordurdu.
Ali
Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm
602
Ümmetine sıkıntı olmasın diye Medine'de korku ve yağmur yokken namazları birleştirdi.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i NesâîVakitler (Namaz Vakitleri)
608
Peygamber'in Müzdelife dışında iki namazı birleştirdiğini görmedim.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîVakitler (Namaz Vakitleri)
649
Bilâl'e göre ezanın sonu: Allâhu ekber, Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâh.
Bilâl
Sünen-i NesâîEzan
651
Aynı lafızla: Bilâl'in ezanı "Allâhu ekber, Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâh" ile biterdi.
A'meş, İbrâhîm'den, o da Esved'den rivayet etti:
Sünen-i NesâîEzan
690
Yeryüzünde ilk kurulan mescit Mescid-i Harâm, sonra Mescid-i Aksâ'dır; aralarında kırk yıl vardır.
İbrâhîm
Sünen-i NesâîMescidler
719
İbn Mes'ûd rükûda parmaklarını birbirine geçirip ellerini dizlerinin arasına koydu.
Esved
Sünen-i NesâîMescidler
720
Benzer rivayet: İbn Mes'ûd rükûda ellerini birbirine geçirip dizlerinin arasına koydu.
Süleymân, İbrâhîm'den, o Alkame ve Esved'den, onlar da Abdullah'tan rivayet etti:
Sünen-i NesâîMescidler
774
Cerîr mestleri üzerine meshedip namaz kıldı ve Peygamber'i böyle yaparken gördüğünü söyledi.
Hemmâm b. Hâris
Sünen-i NesâîKıble
780
Topluluğa, Allah'ın Kitabı'nı en iyi okuyanları imam olur.
Ebû Mes'ûd
Sünen-i Nesâîİmamet
807
Bana sizden akıl ve basiret sahibi olanlar yakın dursun, sonra onlara yakın olanlar.
Ebû Mes'ûd
Sünen-i Nesâîİmamet
812
Düz durun, safta farklı durmayın; yoksa kalpleriniz de ayrılığa düşer.
Ebû Mes'ûd
Sünen-i Nesâîİmamet
816
Meleklerin Rableri katında saf tuttuğu gibi saf tutmaz mısınız?
Câbir b. Semüre
Sünen-i Nesâîİmamet
831
Namazı uzatan Muâz'a Resûlullah üç kez "Sen fitneci misin ey Muâz?" dedi.
Câbir
Sünen-i Nesâîİmamet