Ravi

A'meş

Süleymân b. Mihrân el-A'meş
1.760 hadiste geçiyor
سليمان بن مهران الأعمش

Hadisler

2794 c Mesrûk tarikiyle: Hurma dalına dayanan Peygamber'e ruh soruldu; ruh Rabbimin emrindendir. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2795 a Habbâb, Âs b. Vâil'den alacağını isteyince o, Muhammed'i inkâr etmedikçe ödemeyeceğini söyledi. Habbâb b. Eret Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2795 b Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Cahiliyede demirci olan Habbâb, Âs b. Vâil'den ücretini istedi. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2798 b Kureyş Peygamber'e isyan edince, onlara Yûsuf'un yılları gibi kıtlık yıllarıyla beddua etti. Mesrûk Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2798 c Beş şey geçip gitmiştir: Duman, lizâm, Rûm, yakalayış ve ay. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2798 d Vekî'in A'meş'ten rivayeti: Beş şey geçip gitmiştir: Duman, lizâm, Rûm, yakalayış ve ay. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2800 b Mina'da iken ay iki parçaya ayrıldı; bir parçası dağın arkasında, bir parçası berisindeydi. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2800 c Ay iki parçaya yarıldı; dağ bir parçayı örttü, bir parçası da dağın üstündeydi. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2801 a Mücâhid'in İbn Ömer'den rivayeti: Ay iki parçaya yarıldı. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2804 a, b İşittiği eziyete Allah'tan daha sabırlı hiç kimse yoktur. Ebû Mûsâ Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2804 c Ona eş ve çocuk isnat ederler; O ise yine de onları rızıklandırır ve onlara afiyet verir. Abdullah b. Kays Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2812 a Şeytan, Arap yarımadasında namaz kılanların kendisine ibadet etmesinden ümidini kesmiştir. Câbir b. Abdullah Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2812 b Vekî' ve Ebû Muâviye tarikiyle: Şeytan, Arap yarımadasında namaz kılanların ona tapmasından ümidini kesti. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2813 a İblis'in tahtı denizin üzerindedir; birliklerini gönderir, onlar da insanları fitneye düşürür. Câbir b. Abdullah Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2813 b İblis, karı kocanın arasını ayıran şeytanı kendine yaklaştırır ve 'Sen ne iyisin!' der. Câbir b. Abdullah Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2816 g Yaklaşın, doğruyu tutturun ve bilin ki sizden hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremeyecektir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2817 a İbn Nümeyr'in A'meş'ten rivayeti: Hiç kimse ameliyle kurtuluşa eremez; yaklaşın ve doğruyu tutturun. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2817 b Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Yaklaşın, doğruyu tutturun; sizden kimse ameliyle kurtulamaz. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2816 h Ebû Muâviye tarikiyle: Yaklaşın, doğruyu tutturun ve sevinin; kimse ameliyle kurtulamaz. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2821 a Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi. Şakîk Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2821 b Mincâb ve İbn Müshir tarikiyle: Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2824 c Hiçbir gözün görmediği nimetleri anlattıktan sonra "Onlar için saklanan göz aydınlığını kimse bilemez" âyetini okudu. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2834 d Ümmetimden cennete ilk girecek zümre dolunay gecesindeki ay suretindedir; sonrakiler derece derecedir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2835 a Cennet ehli yer içer; nefes almaları ilham edildiği gibi tesbih ve hamd de onlara ilham edilir. Câbir b. Abdullah Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2835 b Ebû Muâviye'nin A'meş'ten rivayeti: Cennet ehlinin yediği misk sızıntısı gibi bir terle gider. Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2847 Ebû Saîd el-Hudrî'den: Cennet ile cehennem tartıştı; her ikinizin dolusu da benim üzerimedir. Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2849 a Kıyamet günü ölüm alacalı bir koç gibi getirilip cennet ile cehennem arasında boğazlanır. Ebû Saîd el-Hudrî Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2849 b Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Ölüm koç gibi getirilip boğazlanır; işte bu, Allah'ın şu sözüdür. Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2877 a Hiçbiriniz Allah'a hüsnüzan beslemedikçe ölmesin. Câbir Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2877 b Cerîr ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Hiçbiriniz Allah'a hüsnüzan beslemedikçe ölmesin. Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2878 a Her kul, öldüğü hal üzere diriltilir. Câbir Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2878 b Süfyân'ın A'meş'ten rivayeti: Her kul, öldüğü hal üzere diriltilir. Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2891 b Resûlullah kıyamete kadar olacak hiçbir şeyi bırakmadan anlattı; ezberleyen ezberledi, unutan unuttu. Huzeyfe Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2891 c Vekî'in Süfyân'dan rivayeti: Resûlullah kıyamete kadar olacakları anlattı; unutan unuttu. Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 144 d Ey mü'minlerin emîri! Seninle o fitne arasında kapalı bir kapı var. Huzeyfe Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 144 e Vekî', Cerîr ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ömer ile o fitne arasında kapalı bir kapı vardır. Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 144 f Câmi' b. Ebû Râşid tarikiyle: Ömer, "Fitne hakkında bize kim anlatır?" diye sordu. Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2924 a Eğer o, düşündüğün kişi ise onu öldürmeye asla güç yetiremezsin. Abdullah Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2924 b Defol! Haddini asla aşamazsın. Abdullah Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2934 a Deccâl'in ateşi cennet, cenneti ise ateştir. Huzeyfe Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2955 a Sûra iki üfürüş arası kırktır; insanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2963 c Sizden aşağıda olana bakın, üstün olana bakmayın; bu, Allah'ın nimetini küçümsememeniz için daha uygundur. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 1055 c Allah'ım! Muhammed ailesini yetecek kadar rızıklandır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 1055 d Ebû Üsâme'nin A'meş'ten rivayeti: Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını ihtiyaca yetecek kadar kıl. Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 2970 b Resûlullah vefat edinceye kadar üç gün art arda buğday ekmeğiyle doymadı. Âişe Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 2989 a İyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım; kötülükten nehyederdim ama kendim yapardım. Üsâme b. Zeyd Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 2989 b Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Üsâme'ye Osman ile konuşmaktan seni ne alıkoyuyor diye soruldu. Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 3002 c Eşcaî'nin Sevrî'den rivayeti: Yüzüne karşı övenlerin yüzlerine toprak saçın. Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 3029 a Abdullah b. Übey cariyesine git, bize bir şey kazanıp getir derdi; bunun üzerine âyet indi. Câbir b. Abdullah Sahîh-i MüslimTefsir 3029 b Abdullah b. Übey'in zinaya zorladığı Müseyke ve Ümeyme bunu Peygamber'e şikâyet etti. Câbir b. Abdullah Sahîh-i MüslimTefsir 3030 a Cinlerden ibadet edilen bir grup Müslüman oldu, onlara tapanlar ise ibadetlerini sürdürdü. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimTefsir 3030 b, c İnsanlardan bir grup cinlerden bir gruba ibadet ediyordu; cinler Müslüman oldu. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimTefsir 18 Resûlullah çöplükte ayakta küçük abdest bozdu, sonra mestlerine mesh etti. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 26 Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 28 Peygamber bir kavmin çöplüğüne yürüyüp ayakta küçük abdestini bozdu. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 30 İdrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan İsrâiloğulları adamı kabrinde azap gördü. Abdurrahman b. Hasene Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 31 Kabirde azap görenlerden biri idrarından sakınmazdı, diğeri laf taşırdı. İbn Abbâs Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 41 Kıbleye yönelmek, sağ elle istincâ ve üç taştan azıyla yetinmek yasaktır. Selmân Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 49 Sağ elle istincâ etmek, kıbleye yönelmek ve üç taştan az kullanmak yasaktır. Selmân Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 66 Köpek kabı yalarsa içindekini döküp kabı yedi kez yıkamak gerekir. Ebû Hüreyre Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 77 Su bulunamayınca Peygamber elini leğene sokmuş, su parmakları arasından fışkırmıştır. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 104 Bilâl, Peygamberin mestler ve baş örtüsü üzerine mesh ettiğini görmüştür. Bilâl Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 105 Bilâl, Resûlullah'ın mestler üzerine mesh ettiğini görmüştür. Bilâl Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 118 Cerîr, Resûlullah'ı mest üzerine mesh ederken gördüğü için abdestte mestlerinin üzerine mesh ederdi. Cerîr b. Abdullah Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 123 Peygamber dar cübbesinin altından kollarını çıkarıp yıkadı, mestlerine mesh etti ve namaz kıldırdı. Mugîre b. Şu'be Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 129 Mukim bir gün bir gece, yolcu üç gün mest üzerine mesh eder; Âişe bu konuda Ali'ye yönlendirdi. Ali Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 157 Ali, Fâtıma'dan utandığı için mezîyi Mikdâd'a sordurdu; Peygamber onda abdest gerektiğini bildirdi. Ali Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 170 Peygamber, eşlerinden birini öptükten sonra abdest almadan namaz kılardı. Âişe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 253 Peygamber cünüp guslünden sonra yerinden çekilip ayaklarını yıkar, mendili de geri çevirirdi. Meymûne Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 254 Peygamber gusülden sonra getirilen mendile dokunmadı ve su ile şöyle yaptı. İbn Abbâs Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 266 Peygamber cünüplük hâli dışında her durumda Kur'an okumaya devam ederdi. Ali Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 271 Hayızlı kadının hayzı elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir. Âişe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 272 Aynı lafızla: Hayızlı kadın, hayız elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir. Ebû Muâviye, A'meş'ten bu isnadla rivayet etti: Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 280 Resûlullah, Âişe hayızlıyken onun içtiği yere ağzını koyup artığından içerdi. Âişe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 299 Âişe, meniyi Resûlullah'ın elbisesinde görür ve kazıyıp giderirdi. Âişe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 320 Cünüp olup su bulamayan, toprağa bir kere vurup avuçlarını ve yüzünü mesh eder. Ammâr b. Yâsir Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 335 Köpek birinizin kabını yaladığında içindekini döksün, sonra kabı yedi kez yıkasın. Ebû Hüreyre Sünen-i NesâîSular 378 Resûlullah, hayızlı Âişe'nin içeceğinin artığından onun içtiği yere ağzını koyarak içerdi. Âişe Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze 384 Mescitten humreyi bana uzat; hayzın senin elinde değildir. Âişe Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze 384b Aynı manada: Mescitten humreyi bana uzat; hayzın senin elinde değildir. Ebû Muâviye, A'meş'ten bu isnadla rivayet etti: Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze 388 Resûlullah itikâfta iken başını mescitten çıkarır, ben de hayızlı iken onu yıkardım. Âişe Sünen-i NesâîHayız ve İstihâze 408 Meymûne gusül sırasında Resûlullah'ı örttü; sonra getirdiği bezi o istemedi. Meymûne Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm 418 Resûlullah cünüplük guslünde, su dökmeden önce avret yerini ve ona bulaşanı yıkadı. Meymûne Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm 419 Resûlullah avret yerini yıkadıktan sonra elini yere vurup ovar, sonra yıkardı. Peygamber'in hanımı Meymûne bt. el-Hâris Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm 428 Peygamber cünüplükten yıkanırken elini yere veya duvara sürttü, sonra abdest alıp bütün vücuduna su döktü. Peygamber'in hanımı Meymûne Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm 436 Mezisi çok gelen Ali bir adama sordurdu; Peygamber meziden dolayı abdest gerektiğini söyledi. Ali Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm 437 Ali, Fâtıma sebebiyle sormaktan utanınca meziyi Mikdâd'a sordurdu. Ali Sünen-i NesâîGusül ve Teyemmüm 602 Ümmetine sıkıntı olmasın diye Medine'de korku ve yağmur yokken namazları birleştirdi. Abdullah b. Abbâs Sünen-i NesâîVakitler (Namaz Vakitleri) 608 Peygamber'in Müzdelife dışında iki namazı birleştirdiğini görmedim. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîVakitler (Namaz Vakitleri) 649 Bilâl'e göre ezanın sonu: Allâhu ekber, Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâh. Bilâl Sünen-i NesâîEzan 651 Aynı lafızla: Bilâl'in ezanı "Allâhu ekber, Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâh" ile biterdi. A'meş, İbrâhîm'den, o da Esved'den rivayet etti: Sünen-i NesâîEzan 690 Yeryüzünde ilk kurulan mescit Mescid-i Harâm, sonra Mescid-i Aksâ'dır; aralarında kırk yıl vardır. İbrâhîm Sünen-i NesâîMescidler 719 İbn Mes'ûd rükûda parmaklarını birbirine geçirip ellerini dizlerinin arasına koydu. Esved Sünen-i NesâîMescidler 720 Benzer rivayet: İbn Mes'ûd rükûda ellerini birbirine geçirip dizlerinin arasına koydu. Süleymân, İbrâhîm'den, o Alkame ve Esved'den, onlar da Abdullah'tan rivayet etti: Sünen-i NesâîMescidler 774 Cerîr mestleri üzerine meshedip namaz kıldı ve Peygamber'i böyle yaparken gördüğünü söyledi. Hemmâm b. Hâris Sünen-i NesâîKıble 780 Topluluğa, Allah'ın Kitabı'nı en iyi okuyanları imam olur. Ebû Mes'ûd Sünen-i Nesâîİmamet 807 Bana sizden akıl ve basiret sahibi olanlar yakın dursun, sonra onlara yakın olanlar. Ebû Mes'ûd Sünen-i Nesâîİmamet 812 Düz durun, safta farklı durmayın; yoksa kalpleriniz de ayrılığa düşer. Ebû Mes'ûd Sünen-i Nesâîİmamet 816 Meleklerin Rableri katında saf tuttuğu gibi saf tutmaz mısınız? Câbir b. Semüre Sünen-i Nesâîİmamet 831 Namazı uzatan Muâz'a Resûlullah üç kez "Sen fitneci misin ey Muâz?" dedi. Câbir Sünen-i Nesâîİmamet