Fihrist

Tatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme) ile ilgili hadisler

Tatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme) ile ilgili 150 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

150 hadis
1 Sanki Resûlullah'ın rükûda birbirine geçmiş parmaklarına bakıyorum. Alkame ve Esved · Sünen-i Nesâî 1029 2 İbn Mes'ûd dizlere konan elleri çekip parmakları birbirine geçirdi ve Resûlullah'ı böyle yaparken gördüğünü söyledi. Esved ve Alkame · Sünen-i Nesâî 1030 3 Resûlullah rükûda ellerini dizlerinin arasına koyardı; Sa'd sonra dizleri tutmanın emredildiğini söyledi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1031 4 Biz tatbîkten nehyedildik ve avuçlarımızı dizlerin üzerine koymakla emrolunduk. Mus'ab b. Sa'd · Sünen-i Nesâî 1032 5 Sa'd: Tatbîk önceden yaptığımız bir şeydi, sonra ellerimizi dizlere kaldırdık. Mus'ab b. Sa'd · Sünen-i Nesâî 1033 6 Rükûda dizleri tutmak size sünnet kılındı; öyleyse dizleri tutun. Ömer · Sünen-i Nesâî 1034 7 Ömer: Sünnet ancak rükûda dizleri tutmaktır. Ömer · Sünen-i Nesâî 1035 8 Ebû Mes'ûd rükûda avuçlarını dizlerine koyup parmaklarını aşağı sarkıttı ve dirseklerini yanlarından açtı. Sâlim · Sünen-i Nesâî 1036 9 Ukbe b. Amr, rükûda parmaklarını dizlerinin arkasına yerleştirerek Resûlullah'ın namazını gösterdi. Ukbe b. Amr · Sünen-i Nesâî 1037 10 Ebû Mes'ûd rükûda kollarını yanlarından açtı ve her uzvu yerleşince başını kaldırdı. Sâlim el-Berrâd · Sünen-i Nesâî 1038 11 Peygamber rükûda dümdüz olur, başını ne yukarı kaldırır ne de aşağı eğerdi. Ebû Humeyd es-Sâidî · Sünen-i Nesâî 1039 12 Peygamber beni kassî, ipek, altın yüzük ve rükûdayken Kur'ân okumaktan nehyetti. Ali · Sünen-i Nesâî 1040 13 Peygamber altın yüzüğü, rükûda Kur'ân okumayı, kassî ve aspur boyalı elbiseyi Ali'ye yasakladı. Ali · Sünen-i Nesâî 1041 14 Ali: Resûlullah beni —sizi demiyorum— rükûda Kur'ân okumaktan nehyetti. Ali · Sünen-i Nesâî 1042 15 Resûlullah beni rükûdayken Kur'ân okumaktan ve altın yüzük takmaktan nehyetti. Ali · Sünen-i Nesâî 1043 16 Resûlullah kassî ve aspur boyalı elbise giymeyi, altın yüzük takmayı ve rükûda okumayı yasakladı. Ali · Sünen-i Nesâî 1044 17 Rükûda Rabbi tazim edin; secdede ise duada gayret edin, duanızın kabul edilmesine layıktır. Abdullah b. Abbas · Sünen-i Nesâî 1045 18 Resûlullah rükûunda "Sübhâne rabbiye'l-azîm", secdesinde "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" dedi. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 1046 19 Resûlullah rükû ve secdede çokça "Sübhâneke rabbenâ ve bi-hamdike, allâhümme'ğfir lî" derdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 1047 20 Resûlullah rükûda "Sübbûhun kuddûsun rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh" derdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 1048 21 Resûlullah gece namazında Bakara sûresi kadar rükûda kalıp "Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekût..." derdi. Avf b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1049 22 Allah'ım! Sana rükû ettim, sana teslim oldum, sana iman ettim. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 1050 23 Allah'ım! Sana rükû ettim, sana iman ettim, sana teslim oldum ve sana tevekkül ettim; sen benim Rabbimsin. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1051 24 Resûlullah nafile namazın rükûunda "Allah'ım! Sana rükû ettim, sana iman ettim" diye başlayan duayı okurdu. Muhammed b. Mesleme · Sünen-i Nesâî 1052 25 Rükû hâlinde iyice yerleşinceye kadar rükû et, sonra ayakta dimdik duruncaya kadar doğrul. Bedir ehlinden olan Rifâa b. Râfi' · Sünen-i Nesâî 1053 26 Rükû ve secde ettiğinizde rükûu ve secdeyi tam yapın. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1054 27 Resûlullah namaza başlarken, rükû ederken ve "Semiallâhu limen hamideh" derken ellerini kaldırırdı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Nesâî 1055 28 Resûlullah rükû ederken ve rükûdan kalkarken ellerini kulaklarının üst uçları hizasına kaldırırdı. Mâlik b. Huveyris · Sünen-i Nesâî 1056 29 Resûlullah rükûdan kalkarken ellerini omuz hizasına kaldırır, iki secde arasında kaldırmazdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1057 30 İbn Mes'ûd Resûlullah'ın namazını kıldırdı ve ellerini yalnızca bir kez kaldırdı. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1058 31 Resûlullah rükûdan kalkınca ellerini kaldırır ve "Semiallâhu limen hamideh, rabbenâ ve leke'l-hamd" derdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1059 32 Resûlullah başını rükûdan kaldırınca "Allâhümme rabbenâ ve leke'l-hamd" derdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1060 33 Attan düşen Peygamber: İmam "Semiallâhu limen hamideh" deyince siz "Rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1061 34 Otuz küsur melek, "hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh" sözünü önce yazmak için yarıştı. Rifâa b. Râfi' · Sünen-i Nesâî 1062 35 Kimin "Rabbenâ ve leke'l-hamd" sözü meleklerin sözüne denk gelirse geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1063 36 İmam "Semiallâhu limen hamideh" deyince "Allâhümme rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin ki Allah sizi işitsin. Ebû Mûsâ · Sünen-i Nesâî 1064 37 Resûlullah'ın rükûu, rükûdan sonraki duruşu, secdesi ve iki secde arası birbirine yakın uzunluktaydı. Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 1065 38 Allah'ım, Rabbimiz! Göklerin dolusu, yerin dolusu ve dilediğin her şeyin dolusu hamd sanadır. Abdullah b. Abbas · Sünen-i Nesâî 1066 39 Peygamber rükûdan sonra secdeye varmadan önce göklerin ve yerin dolusu hamdi Rabbine sunardı. Abdullah b. Abbas · Sünen-i Nesâî 1067 40 Senin verdiğine engel olacak yoktur; servet sahibine serveti sana karşı fayda vermez. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1068 41 Resûlullah rükûdan kalkınca "Li-rabbiye'l-hamd, li-rabbiye'l-hamd" derdi. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 1069 42 Resûlullah bir ay boyunca rükûdan sonra kunut yapıp Ri'l, Zekvân ve Usayye aleyhine dua etti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1070 43 Enes'e göre Resûlullah sabah namazında kunutu rükûdan sonra yaptı. Muhammed b. Sîrîn · Sünen-i Nesâî 1071 44 Resûlullah sabah namazının ikinci rekâtında "Semiallâhu limen hamideh" deyince bir süre ayakta durdu. Muhammed b. Sîrîn · Sünen-i Nesâî 1072 45 Resûlullah sabah namazının ikinci rekâtında Mekke'deki zayıf bırakılmış Müslümanların kurtuluşu için dua etti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1073 46 Resûlullah secdeye varmadan önce ayaktayken Mudar aleyhine ve zayıf mü'minler lehine dua ederdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1074 47 Ebû Hüreyre öğle, yatsı ve sabah namazlarının son rekâtında rükûdan sonra kunut yapardı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1075 48 Peygamber sabah ve akşam namazlarında kunut yapardı. Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 1076 49 Resûlullah bir ay rükûdan sonra kunut yaptı, sonra bunu terk etti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1077 50 Peygamber münafıklardan bazılarına lanet edince "Bu işte senin hiçbir yetkin yoktur" âyeti indi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1078 51 Resûlullah bir ay Arap kabilelerinden birine beddua ederek kunut yaptı, sonra bunu bıraktı. Enes · Sünen-i Nesâî 1079 52 Resûlullah, Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali'nin arkasında namaz kıldım; hiçbiri kunut yapmadı. Ebû Mâlik el-Eşcaî'nin babası · Sünen-i Nesâî 1080 53 Câbir, öğle namazında alnını üzerine koymak için çakılları avucunda serinletirdi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1081 54 Ali, secdeye inerken, secdeden kalkarken ve iki rekâttan sonra kalkarken tekbir alırdı. Mutarrif · Sünen-i Nesâî 1082 55 Resûlullah her eğilişte ve doğruluşta tekbir alır, sağına ve soluna selam verirdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1083 56 Resûlullah'a ancak ayakta iken secdeye kapanmak üzere biat ettim. Hakîm · Sünen-i Nesâî 1084 57 Peygamber secdeye varırken ve secdeden kalkarken de ellerini kulak uçları hizasına kaldırırdı. Mâlik b. Huveyris · Sünen-i Nesâî 1085 58 Başka bir tarikle: Peygamber'i namazda ellerini kulak hizasına kaldırırken gördüm. Mâlik b. Huveyris · Sünen-i Nesâî 1086 59 Ziyadeli rivayet: Peygamber rükûda, rükûdan ve secdeden kalkarken de ellerini kaldırırdı. Mâlik b. Huveyris · Sünen-i Nesâî 1087 60 Resûlullah namaza başlarken ve rükûda ellerini kaldırır, secdede ise kaldırmazdı. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 1088 61 Resûlullah secdeye varırken dizlerini ellerinden önce koyar, kalkarken ellerini önce kaldırırdı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Nesâî 1089 62 Biriniz namazında kalkıp devenin çöktüğü gibi mi çöküyor? Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1090 63 Biriniz secdeye vardığında ellerini dizlerinden önce koysun, deve gibi çökmesin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1091 64 Yüz secde ettiği gibi eller de secde eder. İbn Ömer merfû olarak · Sünen-i Nesâî 1092 65 Peygamber'e yedi uzuv üzerine secde etmesi, saçını ve elbisesini toplamaması emredildi. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1093 66 Kul secde ettiğinde yedi uzvu secde eder: Yüzü, iki avucu, iki dizi ve iki ayağı. Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i Nesâî 1094 67 Yirmi birinci gecenin sabahı Resûlullah'ın alnında ve burnunda su ve çamur izi gördüm. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1095 68 Yedi uzuv üzerine secde etmekle emrolundum: Alın, burun, eller, dizler ve ayaklar. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1096 69 Yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum: Alın (burunla birlikte), eller, dizler ve ayak uçları. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1097 70 Peygamber'e yedi uzuv üzerine secde etmesi emredildi; alın ile burun bir sayıldı. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1098 71 Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi uzvu, iki ayağı da dahil secde eder. Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i Nesâî 1099 72 Allah'ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım; senden yine sana sığınırım. Âişe · Sünen-i Nesâî 1100 73 Peygamber secdede kollarını yanlarından uzak tutar, ayak parmaklarını kıbleye doğru bükerdi. Ebû Humeyd es-Sâidî · Sünen-i Nesâî 1101 74 Resûlullah secdede ellerini, namaza başlarken kaldırdığı gibi kulaklarının hizasına koyardı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Nesâî 1102 75 Biriniz secdede kollarını köpeğin yaydığı gibi yere yaymasın. Enes · Sünen-i Nesâî 1103 76 Berâ secdede ellerini yere koyup kalçasını kaldırdı ve Resûlullah'ı böyle gördüğünü söyledi. Ebû İshâk · Sünen-i Nesâî 1104 77 Resûlullah secdede kollarını açıp karnını yerden kaldırırdı. Berâ · Sünen-i Nesâî 1105 78 Resûlullah secdede kollarını açar, koltuk altlarının beyazlığı görünürdü. Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne · Sünen-i Nesâî 1106 79 Resûlullah'ın önünde olsaydım koltuk altlarını görürdüm. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1107 80 Resûlullah secdeye vardığında koltuk altlarının beyazlığını görürdüm. Abdullah b. Akram · Sünen-i Nesâî 1108 81 Peygamber secdede kollarını öyle açardı ki altından bir oğlak geçebilirdi. Meymûne · Sünen-i Nesâî 1109 82 Secdede düzgün durun; biriniz kollarını köpek gibi yere yaymasın. Enes · Sünen-i Nesâî 1110 83 Kişinin rükûda ve secdede belini doğrultmadığı namaz yeterli olmaz. Ebû Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1111 84 Resûlullah karga gibi gagalamayı, yırtıcı gibi kol yaymayı ve namaz için yer edinmeyi yasakladı. Abdurrahmân b. Şibl · Sünen-i Nesâî 1112 85 Yedi uzuv üzerine secde etmekle ve ne saç ne elbise toplamamakla emrolundum. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1113 86 Saçı arkadan bağlı namaz kılan, elleri arkadan bağlı namaz kılan kimse gibidir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 1114 87 Peygamber'e yedi kemik üzerine secde etmesi emredildi, saç ve elbise toplaması yasaklandı. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1115 88 Öğle sıcağında sıcaktan korunmak için elbiselerimizin üzerine secde ederdik. Enes · Sünen-i Nesâî 1116 89 Rükû ve secdeyi tam yapın; ben sizi arkamdan görüyorum. Enes · Sünen-i Nesâî 1117 90 Sevgilim beni altın yüzükten, kassîden, aspur boyalı elbiseden ve rükû-secdede Kur'an okumaktan nehyetti. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 1118 91 Resûlullah beni rükûda veya secdede Kur'an okumaktan nehyetti. Ali · Sünen-i Nesâî 1119 92 Rükû ettiğinizde Rabbinizi tazim edin, secde ettiğinizde duada gayret edin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 1120 93 Allah'ım! Kalbime nur kıl, kulağıma nur kıl, gözüme nur kıl ve nurumu büyüt. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1121 94 Resûlullah rükû ve secdede "Sübhânekellâhümme rabbenâ ve bi-hamdik, Allâhümmağfir lî" derdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 1122 95 Resûlullah rükû ve secdede Rabbini hamd ile tesbih edip bağışlanma dileyerek Kur'an'ın emrini uygulardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 1123 96 Allah'ım! Gizlediğim ve açığa vurduğum günahları bana bağışla. Âişe · Sünen-i Nesâî 1124 97 Rabbim! Gizlediğim ve açığa vurduğum günahları bana bağışla. Âişe · Sünen-i Nesâî 1125 98 Yüzüm, onu yaratan, şeklini güzel yapan, kulağını ve gözünü açan Allah'a secde etti. Ali · Sünen-i Nesâî 1126 99 Allah'ım! Sana secde ettim, sana iman ettim, sana teslim oldum; sen benim Rabbimsin. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1127 100 Resûlullah gece nafile namazında secdede "Allah'ım! Sana secde ettim, sana iman ettim" derdi. Muhammed b. Mesleme · Sünen-i Nesâî 1128 101 Yüzüm, kendisini yaratan ve gücüyle kuvvetiyle kulağını ve gözünü yarıp açan Zât'a secde etti. Âişe · Sünen-i Nesâî 1129 102 Gazabından rızana, cezalandırmandan affına sığınırım; Senden yine Sana sığınırım. Âişe · Sünen-i Nesâî 1130 103 Allah'ım! Seni hamdinle tesbih ederim; Senden başka ilah yoktur. Âişe · Sünen-i Nesâî 1131 104 Ceberût, melekût, kibriyâ ve azamet sahibi Zât'ı tesbih ederim. Avf b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1132 105 Resûlullah gece namazında kıyamına yakın rükû eder, rükûda "Sübhâne rabbiye'l-azîm" derdi. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 1133 106 Meleklerin ve Rûh'un Rabbi her türlü noksandan münezzeh ve mukaddestir. Âişe · Sünen-i Nesâî 1134 107 Resûlullah'ın namazına bu gençten, Ömer b. Abdülazîz'den daha çok benzeyen bir namaz görmedim. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1135 108 Sizden birinin namazı, Allah'ın emrettiği gibi abdesti tam almadıkça tamam olmaz. Rifâa b. Râfi' · Sünen-i Nesâî 1136 109 Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede olduğu andır; öyleyse duayı çoğaltın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1137 110 Çok secde ederek kendi nefsine karşı bana yardımcı ol. Rebîa b. Ka'b el-Eslemî · Sünen-i Nesâî 1138 111 Allah için bir secde eden her kulu, Allah o secde sebebiyle bir derece yükseltir ve bir günahını siler. Ma'dân b. Talha el-Ya'merî · Sünen-i Nesâî 1139 112 Ateş, insanoğlunun secde yeri dışında her şeyini yer. Atâ b. Yezîd · Sünen-i Nesâî 1140 113 Oğlum beni binek edindi; ihtiyacını giderinceye kadar onu acele ettirmek istemedim. Şeddâd b. el-Hâd · Sünen-i Nesâî 1141 114 Resûlullah her eğilişte ve doğruluşta tekbir alır, yanağının beyazı görünecek şekilde sağa ve sola selam verirdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1142 115 Allah'ın Peygamberi başını secdeden kaldırdığında da ellerini kaldırırdı. Mâlik b. el-Huveyris · Sünen-i Nesâî 1143 116 Peygamber iki secde arasında ellerini kaldırmazdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1144 117 Peygamber iki secde arasında "Rabbiğfir lî, rabbiğfir lî (Rabbim, beni bağışla)" derdi. Abs kabilesinden bir adam, Huzeyfe'den · Sünen-i Nesâî 1145 118 Abdullah b. Tâvûs, birinci secdeden başını kaldırınca ellerini yüzü hizasına kaldırırdı. Nadr b. Kesîr Ebû Sehl el-Ezdî · Sünen-i Nesâî 1146 119 Resûlullah oturduğunda sol uyluğunun üzerine yerleşirdi. Meymûne · Sünen-i Nesâî 1147 120 Resûlullah'ın rükûsu, secdesi, rükû sonrası kıyamı ve iki secde arası birbirine yakın uzunluktaydı. Berâ · Sünen-i Nesâî 1148 121 Resûlullah her kalkışta ve inişte, kıyamda ve oturuşta tekbir alırdı. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1149 122 Resûlullah secdeye inerken ve secdeden başını kaldırırken tekbir alırdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1150 123 Mâlik b. el-Huveyris, birinci rekâtta son secdeden başını kaldırınca oturdu. Ebû Kılâbe · Sünen-i Nesâî 1151 124 Resûlullah namazının tek rekâtlarında dosdoğru oturmadan kalkmazdı. Mâlik b. el-Huveyris · Sünen-i Nesâî 1152 125 Mâlik b. el-Huveyris ikinci secdeden sonra dosdoğru oturur, sonra yere dayanarak kalkardı. Ebû Kılâbe · Sünen-i Nesâî 1153 126 Resûlullah secde ederken dizlerini ellerinden önce koyar, kalkarken ellerini dizlerinden önce kaldırırdı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Nesâî 1154 127 Allah'a yemin ederim ki, namazı Resûlullah'ın namazına en çok benzeyeniniz benim. Ebû Seleme · Sünen-i Nesâî 1155 128 Canım elinde olana yemin ederim ki, Resûlullah'a benzeyiş bakımından en yakınınız benim. Ebû Bekir b. Abdurrahmân ile Ebû Seleme b. Abdurrahmân · Sünen-i Nesâî 1156 129 Sol ayağını yere yatırman ve sağ ayağını dikmen namazın sünnetindendir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1157 130 Sağ ayağı dikip parmaklarını kıbleye yöneltmek ve sol ayak üzerine oturmak namazın sünnetindendir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1158 131 Resûlullah teşehhüdde sağ elini sağ uyluğuna koyar, parmağını dua için dikerdi. Vâil b. Hucr · Sünen-i Nesâî 1159 132 İbn Ömer, işaret parmağıyla kıbleye işaret edip gözünü ona dikerek Resûlullah'ın yaptığını gösterdi. Ali b. Abdurrahmân el-Meâfirî, Abdullah b. Ömer'den · Sünen-i Nesâî 1160 133 Resûlullah iki ya da dört rekâtta oturunca ellerini dizlerine koyar, parmağıyla işaret ederdi. Abdullah b. Zübeyr · Sünen-i Nesâî 1161 134 Resûlullah iki rekâtta oturduğumuzda okumamız için bize teşehhüdü öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1162 135 Teşehhüdden sonra her biriniz duadan en çok hoşuna gideni seçsin ve onunla Allah'a dua etsin. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1163 136 Resûlullah bize namazdaki teşehhüdü ve hâcet teşehhüdünü öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1164 137 Süfyân'ın teşehhüdü: Farz ve nafile namazlarda İbn Mes'ûd'un rivayet ettiği teşehhüd okunur. Yahyâ b. Âdem · Sünen-i Nesâî 1165 138 Her oturuşta "Et-tahiyyâtü lillâhi ve's-salavâtü ve't-tayyibât..." deyin. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1166 139 Namazda ne diyeceğimizi bilmiyorduk; Allah'ın Peygamberi bize cevâmiu'l-kelimi öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1167 140 Allah'a selam olsun demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1168 141 Resûlullah, namazda "Allah'a selam olsun" demeyi yasaklayıp yerine teşehhüdü öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1169 142 Peygamber teşehhüdde: Bütün tahiyyeler, dualar ve güzel sözler Allah'ındır, derdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1170 143 Resûlullah teşehhüdü bize Kur'an'dan bir sûreyi öğretir gibi öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1171 144 Oturuş anında her birinizin ilk sözü "Et-tahiyyâtü't-tayyibâtü's-salavâtü lillâh" olsun. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Nesâî 1172 145 Oturuş anında her birinizin ilk sözü "Et-tahiyyâtü lillâh, et-tayyibâtü's-salavâtü lillâh" olsun. Hittân b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1173 146 Bereketli tahiyyeler, dualar ve güzel sözler Allah'ındır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 1174 147 Allah'tan cenneti isterim ve cehennemden Allah'a sığınırım. Câbir · Sünen-i Nesâî 1175 148 Resûlullah ilk iki rekâttaki oturuşta sanki kızgın taşlar üzerindeymiş gibi olurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1176 149 Peygamber ilk oturuşu unutup kalkınca namazın sonunda selamdan önce iki secde yaptı. İbn Buhayne · Sünen-i Nesâî 1177 150 Peygamber iki rekâttan sonra kalkınca cemaat tesbih etti; o devam edip sonunda iki secde yaptı. İbn Buhayne · Sünen-i Nesâî 1178