Ravi

Şakîk bin Seleme

Şakîk b. Seleme el-Esedî
468 hadiste geçiyor
شقيق بن سلمة الأسدي

Hadisler

1000 b A'meş'in Şakîk'ten rivayeti: Zinetlerinizden de olsa sadaka verin; kocasına veren kadına iki sevap vardır. Sahîh-i MüslimZekât 1018 a Münafıklar az sadaka vereni de çok vereni de dillerine doladı; bunun üzerine Tevbe 79. âyet indi. Ebû Mes'ûd Sahîh-i MüslimZekât 1024 a Kadın evinin yiyeceğinden israf etmeden infak ederse kendisine, kocasına ve haznedara sevap vardır. Âişe Sahîh-i MüslimZekât 1024 c Kadın kocasının evinden israf etmeden infak ederse, sevaplarından eksilmeden hepsine sevap vardır. Âişe Sahîh-i MüslimZekât 1056 Onlar beni ya kabaca istemeleri ya da cimri saymaları arasında bıraktılar; ben ise cimri değilim. Ömer b. el-Hattâb Sahîh-i MüslimZekât 1062 a Allah ve Resûlü adalet etmezse kim adalet eder? Allah Mûsâ'ya rahmet etsin, daha fazlasıyla eziyet gördü de sabretti. Abdullah Sahîh-i MüslimZekât 1062 b Mûsâ bundan daha fazlasıyla eziyet gördü de sabretti. Abdullah Sahîh-i MüslimZekât 1561 Darda olan borçluyu bağışlayanı Allah da bağışlar. Ebû Mes'ûd Sahîh-i MüslimMüsâkât (Bahçe ve Sulama Ortaklığı) 1635 a Resûlullah geride mal bırakmadı ve bir şey vasiyet etmedi. Âişe Sahîh-i MüslimVasiyet 1678 a Kıyamet günü insanlar arasında ilk hükmedilecek şey kan davalarıdır. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimKasâme, Muhâribler (Yol Kesenler), Kısas ve Diyetler 1678 b Şu'be tarikiyle: Kıyamette insanlar arasında ilk hükmedilecek şey kanlardır. Sahîh-i MüslimKasâme, Muhâribler (Yol Kesenler), Kısas ve Diyetler 1736 a Ahdini bozan kıyamette sancakla teşhir edilir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku) 1736 c Her vefasız kıyamette kendisiyle tanınacağı bir sancakla gelir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku) 1785 a Hudeybiye barışı ağır görünse de Allah onu apaçık bir fetih olarak bildirdi. Ebû Vâil Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku) 1785 b Sehl b. Huneyf, Hudeybiye'de itiraz ettiği halde sonucun hayırlı çıktığını hatırlatıp görüşü itham etmeyi öğütledi. Şakîk Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku) 1785 d Fitne zamanında kişi kendi görüşünü sorgulamalıdır. Ebû Vâil Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku) 1792 a Kavmi tarafından yaralanan peygamber, onların bağışlanması için dua etti. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku) 1904 a Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa, o Allah yolundadır. Ebû Mûsâ el-Eş'arî Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi) 1904 b Yiğitlik, hamiyet ya da gösteriş için değil, Allah'ın kelimesi yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır. Ebû Mûsâ Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi) 1904 c Îsâ b. Yûnus'un A'meş tarikiyle: Allah'ın kelimesi yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır. Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi) 1904 d Öfkeyle ya da hamiyetle savaşmayı soran adama Resûlullah başını kaldırarak cevap verdi. Ebû Mûsâ el-Eş'arî Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi) 2036 a Bu adam bizim ardımızdan geldi; dilersen ona izin verirsin, dilersen geri döner. Ebû Mes'ûd el-Ensârî Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe) 2036 b Ebû Vâil'in Ebû Mes'ûd'dan rivayeti: Davetsiz gelen adam için ev sahibinden izin istendi. Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe) 2036 c Ebû Süfyân'ın Câbir'den rivayeti: Ardımızdan gelen adama dilersen izin ver, dilersen geri dönsün. Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe) 2184 a Üç kişi olduğunuzda, insanlara karışıncaya kadar ikiniz diğerini bırakıp gizlice konuşmasın. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimSelâm 2184 b İkisi arkadaşlarını bırakıp gizlice konuşmasın; çünkü bu onu üzer. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimSelâm 2297 a Ya Rabbi, ashabım, ashabım! Senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri) 2297 c Mugîre'nin Ebû Vâil tarikiyle: Ya Rabbi, ashabım! Senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun. Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri) 2321 a Sizin en hayırlılarınızdan biri, ahlakı en güzel olanlarınızdır. Mesrûk Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri) 2462 Andolsun ki ben Resûlullah'a yetmiş küsur sûre okudum. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri 2464 a Kur'an'ı dört kişiden alın: İbn Ümmü Abd, Muâz b. Cebel, Übey b. Ka'b ve Sâlim'den. Mesrûk Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri 2464 b Kur'an'ı dört kişiden okuyun: İbn Ümmü Abd, Übey, Sâlim ve Muâz'dan. Mesrûk Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri 2570 a Hastalık ağrısı Resûlullah'tan daha şiddetli olan hiçbir adam görmedim. Âişe Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2607 a Doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2607 b Kul doğruluğu gözetir, sonunda Allah katında sıddîk olarak yazılır. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2607 c Doğruluktan ayrılmayın! Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2640 a Kişi sevdiğiyle beraberdir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2640 b Şu'be ve Süleyman b. Karm'ın Ebû Vâil tarikiyle: Kişi sevdiğiyle beraberdir. Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2641 Ebû Mûsâ'nın rivayeti: Bir topluluğu sevip onlara yetişemeyen adam için: Kişi sevdiğiyle beraberdir. Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla) 2672 a Kıyametten önce ilmin kaldırılıp cehaletin ineceği ve hercin çoğalacağı günler vardır. Ebû Vâil Sahîh-i Müslimİlim 2672 b Eşcaî'nin Süfyân ve Zâide tarikiyle: Kıyametten önce ilmin kaldırılacağı ve hercin çoğalacağı günler vardır. Sahîh-i Müslimİlim 2760 a Allah'tan daha kıskanç hiç kimse yoktur; bundan dolayı hayâsızlıkları haram kılmıştır. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimTövbe 2760 b Allah hayâsızlıkların açığını da gizlisini de haram kılmıştır; övülmek O'na herkesten sevimlidir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimTövbe 2760 c Övülmek Allah'tan daha çok hoşuna giden kimse yoktur; bunun için kendisini övmüştür. Amr b. Mürre Sahîh-i MüslimTövbe 2821 a Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi. Şakîk Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2821 b Mincâb ve İbn Müshir tarikiyle: Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi. Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2821 c Abdullah her perşembe günü bize öğüt verirdi. Şakîk Ebû Vâil Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı 2842 O gün cehennem yetmiş bin yularla getirilir; her yuları yetmiş bin melek çeker. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı 2891 b Resûlullah kıyamete kadar olacak hiçbir şeyi bırakmadan anlattı; ezberleyen ezberledi, unutan unuttu. Huzeyfe Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 144 d Ey mü'minlerin emîri! Seninle o fitne arasında kapalı bir kapı var. Huzeyfe Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 144 e Vekî', Cerîr ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ömer ile o fitne arasında kapalı bir kapı vardır. Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 144 f Câmi' b. Ebû Râşid tarikiyle: Ömer, "Fitne hakkında bize kim anlatır?" diye sordu. Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2924 a Eğer o, düşündüğün kişi ise onu öldürmeye asla güç yetiremezsin. Abdullah Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2924 b Defol! Haddini asla aşamazsın. Abdullah Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2934 a Deccâl'in ateşi cennet, cenneti ise ateştir. Huzeyfe Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri 2989 a İyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım; kötülükten nehyederdim ama kendim yapardım. Üsâme b. Zeyd Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 2989 b Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Üsâme'ye Osman ile konuşmaktan seni ne alıkoyuyor diye soruldu. Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) 2 Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla ovarak temizlerdi. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 18 Resûlullah çöplükte ayakta küçük abdest bozdu, sonra mestlerine mesh etti. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 26 Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 27 Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu (başka bir tarik). Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 28 Peygamber bir kavmin çöplüğüne yürüyüp ayakta küçük abdestini bozdu. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 268 Peygamber, cünüp olduğunu söyleyen Huzeyfe'ye Müslümanın necis olmayacağını bildirdi. Huzeyfe Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 320 Cünüp olup su bulamayan, toprağa bir kere vurup avuçlarını ve yüzünü mesh eder. Ammâr b. Yâsir Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik) 786 Ebû Bekir insanlara namaz kıldırırken Resûlullah saftaydı. Âişe Sünen-i Nesâîİmamet 943 Kur'an'ı tekrar edin; o, göğüslerden develerin bağından kaçışından daha hızlı kaçar. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i Nesâîİftitâh (Namaza Başlama) 1004 İbn Mes'ûd, Resûlullah'ın on rekâtta okuduğu birbirine benzer yirmi sûreyi bilirdi. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i Nesâîİftitâh (Namaza Başlama) 1005 Mufassalı bir rekâtta okuyana İbn Mes'ûd: Şiir okur gibi hızlı hızlı mı okudun? Ebû Vâil Sünen-i Nesâîİftitâh (Namaza Başlama) 1165 Süfyân'ın teşehhüdü: Farz ve nafile namazlarda İbn Mes'ûd'un rivayet ettiği teşehhüd okunur. Yahyâ b. Âdem Sünen-i NesâîTatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme) 1169 Resûlullah, namazda "Allah'a selam olsun" demeyi yasaklayıp yerine teşehhüdü öğretti. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîTatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme) 1170 Peygamber teşehhüdde: Bütün tahiyyeler, dualar ve güzel sözler Allah'ındır, derdi. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîTatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme) 1221 Allah emrinden dilediğini yeni olarak koyar; namazda konuşulmamasını da yeni bir hüküm olarak koydu. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma) 1245 Namazında yanılgıya düşen doğruyu araştırsın, bitirince oturduğu hâlde iki secde yapsın. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma) 1246 Şüpheye ya da yanılgıya düşen doğruyu araştırsın, sonra iki secde yapsın. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma) 1277 Allah'a selam olsun demeyin; çünkü Allah bizzat Selâm'dır, bunun yerine teşehhüdü okuyun. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma) 1279 Biriniz oturduğunda teşehhüdü okusun, sonra dilediği sözü seçsin. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma) 1298 Teşehhüdden sonra duadan en çok hoşuna gideni seçip onunla dua etsin. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma) 1608 Sabaha kadar uyuyan adam, şeytanın kulaklarına bevlettiği kimsedir. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri 1609 Namazı uyuyarak kaçıranın kulaklarına bir şeytan bevletmiştir. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri 1621 Peygamber gece kalkınca ağzını misvakla ovarak temizlerdi. Huzeyfe Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri 1622 Resûlullah gece namaza kalktığında ağzını misvakla iyice temizlerdi. Huzeyfe Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri 1623 Geceleyin kalktığımızda misvak kullanmakla emrolunurduk. Huzeyfe Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri 1624 Gece kalkınca ağızlarımızı misvakla ovarak temizlememiz emrolunurdu. Şakîk Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri 1825 Hastanın yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin; çünkü melekler söylediklerinize âmin derler. Ümmü Seleme Sünen-i NesâîCenazeler 1903 Mus'ab b. Umeyr'i kefenlemek için başını örtünce ayakları açılan bir nemiradan başka bir şey bulunamadı. Habbâb b. Eret Sünen-i NesâîCenazeler 2031 Yüksek hiçbir kabri düzlemeden, evdeki hiçbir sureti de silmeden bırakma. Ali Sünen-i NesâîCenazeler 2066 Onlar kabirlerinde hayvanların işittiği bir azapla azap görürler. Âişe Sünen-i NesâîCenazeler 2067 Doğru söylemişler; onlar bütün hayvanların işittiği bir azapla azap görürler. Âişe Sünen-i NesâîCenazeler 2441 Malının hakkını ödemeyenin malı, boynuna dolanan kel bir yılan hâline getirilir. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîZekât 2450 Sığırın her otuzunda bir tebî' veya tebîa, her kırkında bir müsinne alınır. Muâz b. Cebel Sünen-i NesâîZekât 2451 Her kırk sığırdan bir seniyye, her otuzdan bir tebî' alınır. Muâz b. Cebel Sünen-i NesâîZekât 2453 Sığırlar otuza ulaşıncaya kadar onlardan zekât alınmaz. Muâz b. Cebel Sünen-i NesâîZekât 2490 Resûlullah, Muâz'a yağmurun suladığından onda bir, dolapla sulanandan yarım öşür almasını emretti. Muâz Sünen-i NesâîZekât 2529 Sadaka verecek bir şey bulamayan, çarşıda sırtında yük taşıyıp kazandığı bir müddü getirirdi. Ebû Mes'ûd Sünen-i NesâîZekât 2530 Ebû Akîl'in yarım sa' sadakasını münafıklar ayıplayınca Tevbe sûresindeki âyet indi. Ebû Mes'ûd Sünen-i NesâîZekât 2539 Kadın kocasının evinden sadaka verdiğinde ona da kocasına da hazinedara da sevap vardır. Âişe Sünen-i NesâîZekât 2583 Kocasına ve yetim akrabalarına sadaka veren kadına iki sevap vardır: akrabalık ve sadaka sevabı. Abdullah'ın hanımı Zeyneb Sünen-i NesâîZekât 2631 Körük demirin, altının ve gümüşün kirini giderdiği gibi hac ve umre fakirliği ve günahı giderir. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i NesâîHac Menâsiki 2719 Hac ile umreyi birleştiren Subeyy'e Ömer: "Peygamberinin sünnetine iletilmişsin." Subeyy b. Ma'bed Sünen-i NesâîHac Menâsiki 2720 "Ey adam!" sözü olmaksızın: Subeyy hac ile umreyi birleştirince Ömer onu sünnete uygun buldu. Şakîk, Subeyy'den rivayet etti: Sünen-i NesâîHac Menâsiki