Ravi
Şakîk bin Seleme
Şakîk b. Seleme el-Esedî
شقيق بن سلمة الأسدي
Hadisler
1000 b
A'meş'in Şakîk'ten rivayeti: Zinetlerinizden de olsa sadaka verin; kocasına veren kadına iki sevap vardır.
Sahîh-i MüslimZekât
1018 a
Münafıklar az sadaka vereni de çok vereni de dillerine doladı; bunun üzerine Tevbe 79. âyet indi.
Ebû Mes'ûd
Sahîh-i MüslimZekât
1024 a
Kadın evinin yiyeceğinden israf etmeden infak ederse kendisine, kocasına ve haznedara sevap vardır.
Âişe
Sahîh-i MüslimZekât
1024 c
Kadın kocasının evinden israf etmeden infak ederse, sevaplarından eksilmeden hepsine sevap vardır.
Âişe
Sahîh-i MüslimZekât
1056
Onlar beni ya kabaca istemeleri ya da cimri saymaları arasında bıraktılar; ben ise cimri değilim.
Ömer b. el-Hattâb
Sahîh-i MüslimZekât
1062 a
Allah ve Resûlü adalet etmezse kim adalet eder? Allah Mûsâ'ya rahmet etsin, daha fazlasıyla eziyet gördü de sabretti.
Abdullah
Sahîh-i MüslimZekât
1062 b
Mûsâ bundan daha fazlasıyla eziyet gördü de sabretti.
Abdullah
Sahîh-i MüslimZekât
1561
Darda olan borçluyu bağışlayanı Allah da bağışlar.
Ebû Mes'ûd
Sahîh-i MüslimMüsâkât (Bahçe ve Sulama Ortaklığı)
1635 a
Resûlullah geride mal bırakmadı ve bir şey vasiyet etmedi.
Âişe
Sahîh-i MüslimVasiyet
1678 a
Kıyamet günü insanlar arasında ilk hükmedilecek şey kan davalarıdır.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimKasâme, Muhâribler (Yol Kesenler), Kısas ve Diyetler
1678 b
Şu'be tarikiyle: Kıyamette insanlar arasında ilk hükmedilecek şey kanlardır.
Sahîh-i MüslimKasâme, Muhâribler (Yol Kesenler), Kısas ve Diyetler
1736 a
Ahdini bozan kıyamette sancakla teşhir edilir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1736 c
Her vefasız kıyamette kendisiyle tanınacağı bir sancakla gelir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1785 a
Hudeybiye barışı ağır görünse de Allah onu apaçık bir fetih olarak bildirdi.
Ebû Vâil
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1785 b
Sehl b. Huneyf, Hudeybiye'de itiraz ettiği halde sonucun hayırlı çıktığını hatırlatıp görüşü itham etmeyi öğütledi.
Şakîk
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1785 d
Fitne zamanında kişi kendi görüşünü sorgulamalıdır.
Ebû Vâil
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1792 a
Kavmi tarafından yaralanan peygamber, onların bağışlanması için dua etti.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1904 a
Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa, o Allah yolundadır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi)
1904 b
Yiğitlik, hamiyet ya da gösteriş için değil, Allah'ın kelimesi yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır.
Ebû Mûsâ
Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi)
1904 c
Îsâ b. Yûnus'un A'meş tarikiyle: Allah'ın kelimesi yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır.
Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi)
1904 d
Öfkeyle ya da hamiyetle savaşmayı soran adama Resûlullah başını kaldırarak cevap verdi.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi)
2036 a
Bu adam bizim ardımızdan geldi; dilersen ona izin verirsin, dilersen geri döner.
Ebû Mes'ûd el-Ensârî
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2036 b
Ebû Vâil'in Ebû Mes'ûd'dan rivayeti: Davetsiz gelen adam için ev sahibinden izin istendi.
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2036 c
Ebû Süfyân'ın Câbir'den rivayeti: Ardımızdan gelen adama dilersen izin ver, dilersen geri dönsün.
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2184 a
Üç kişi olduğunuzda, insanlara karışıncaya kadar ikiniz diğerini bırakıp gizlice konuşmasın.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimSelâm
2184 b
İkisi arkadaşlarını bırakıp gizlice konuşmasın; çünkü bu onu üzer.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimSelâm
2297 a
Ya Rabbi, ashabım, ashabım! Senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2297 c
Mugîre'nin Ebû Vâil tarikiyle: Ya Rabbi, ashabım! Senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun.
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2321 a
Sizin en hayırlılarınızdan biri, ahlakı en güzel olanlarınızdır.
Mesrûk
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2462
Andolsun ki ben Resûlullah'a yetmiş küsur sûre okudum.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2464 a
Kur'an'ı dört kişiden alın: İbn Ümmü Abd, Muâz b. Cebel, Übey b. Ka'b ve Sâlim'den.
Mesrûk
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2464 b
Kur'an'ı dört kişiden okuyun: İbn Ümmü Abd, Übey, Sâlim ve Muâz'dan.
Mesrûk
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2570 a
Hastalık ağrısı Resûlullah'tan daha şiddetli olan hiçbir adam görmedim.
Âişe
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2607 a
Doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2607 b
Kul doğruluğu gözetir, sonunda Allah katında sıddîk olarak yazılır.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2607 c
Doğruluktan ayrılmayın! Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2640 a
Kişi sevdiğiyle beraberdir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2640 b
Şu'be ve Süleyman b. Karm'ın Ebû Vâil tarikiyle: Kişi sevdiğiyle beraberdir.
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2641
Ebû Mûsâ'nın rivayeti: Bir topluluğu sevip onlara yetişemeyen adam için: Kişi sevdiğiyle beraberdir.
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2672 a
Kıyametten önce ilmin kaldırılıp cehaletin ineceği ve hercin çoğalacağı günler vardır.
Ebû Vâil
Sahîh-i Müslimİlim
2672 b
Eşcaî'nin Süfyân ve Zâide tarikiyle: Kıyametten önce ilmin kaldırılacağı ve hercin çoğalacağı günler vardır.
Sahîh-i Müslimİlim
2760 a
Allah'tan daha kıskanç hiç kimse yoktur; bundan dolayı hayâsızlıkları haram kılmıştır.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimTövbe
2760 b
Allah hayâsızlıkların açığını da gizlisini de haram kılmıştır; övülmek O'na herkesten sevimlidir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimTövbe
2760 c
Övülmek Allah'tan daha çok hoşuna giden kimse yoktur; bunun için kendisini övmüştür.
Amr b. Mürre
Sahîh-i MüslimTövbe
2821 a
Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi.
Şakîk
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2821 b
Mincâb ve İbn Müshir tarikiyle: Resûlullah usanırız korkusuyla bize günler arasında ara vererek öğüt verirdi.
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2821 c
Abdullah her perşembe günü bize öğüt verirdi.
Şakîk Ebû Vâil
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2842
O gün cehennem yetmiş bin yularla getirilir; her yuları yetmiş bin melek çeker.
Abdullah b. Mes'ûd
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2891 b
Resûlullah kıyamete kadar olacak hiçbir şeyi bırakmadan anlattı; ezberleyen ezberledi, unutan unuttu.
Huzeyfe
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
144 d
Ey mü'minlerin emîri! Seninle o fitne arasında kapalı bir kapı var.
Huzeyfe
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
144 e
Vekî', Cerîr ve Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ömer ile o fitne arasında kapalı bir kapı vardır.
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
144 f
Câmi' b. Ebû Râşid tarikiyle: Ömer, "Fitne hakkında bize kim anlatır?" diye sordu.
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2924 a
Eğer o, düşündüğün kişi ise onu öldürmeye asla güç yetiremezsin.
Abdullah
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2924 b
Defol! Haddini asla aşamazsın.
Abdullah
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2934 a
Deccâl'in ateşi cennet, cenneti ise ateştir.
Huzeyfe
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2989 a
İyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım; kötülükten nehyederdim ama kendim yapardım.
Üsâme b. Zeyd
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
2989 b
Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Üsâme'ye Osman ile konuşmaktan seni ne alıkoyuyor diye soruldu.
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
2
Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla ovarak temizlerdi.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
18
Resûlullah çöplükte ayakta küçük abdest bozdu, sonra mestlerine mesh etti.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
26
Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
27
Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu (başka bir tarik).
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
28
Peygamber bir kavmin çöplüğüne yürüyüp ayakta küçük abdestini bozdu.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
268
Peygamber, cünüp olduğunu söyleyen Huzeyfe'ye Müslümanın necis olmayacağını bildirdi.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
320
Cünüp olup su bulamayan, toprağa bir kere vurup avuçlarını ve yüzünü mesh eder.
Ammâr b. Yâsir
Sünen-i NesâîTaharet (Temizlik)
786
Ebû Bekir insanlara namaz kıldırırken Resûlullah saftaydı.
Âişe
Sünen-i Nesâîİmamet
943
Kur'an'ı tekrar edin; o, göğüslerden develerin bağından kaçışından daha hızlı kaçar.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i Nesâîİftitâh (Namaza Başlama)
1004
İbn Mes'ûd, Resûlullah'ın on rekâtta okuduğu birbirine benzer yirmi sûreyi bilirdi.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i Nesâîİftitâh (Namaza Başlama)
1005
Mufassalı bir rekâtta okuyana İbn Mes'ûd: Şiir okur gibi hızlı hızlı mı okudun?
Ebû Vâil
Sünen-i Nesâîİftitâh (Namaza Başlama)
1165
Süfyân'ın teşehhüdü: Farz ve nafile namazlarda İbn Mes'ûd'un rivayet ettiği teşehhüd okunur.
Yahyâ b. Âdem
Sünen-i NesâîTatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme)
1169
Resûlullah, namazda "Allah'a selam olsun" demeyi yasaklayıp yerine teşehhüdü öğretti.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîTatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme)
1170
Peygamber teşehhüdde: Bütün tahiyyeler, dualar ve güzel sözler Allah'ındır, derdi.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîTatbîk (Rükûda Elleri Birleştirme)
1221
Allah emrinden dilediğini yeni olarak koyar; namazda konuşulmamasını da yeni bir hüküm olarak koydu.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
1245
Namazında yanılgıya düşen doğruyu araştırsın, bitirince oturduğu hâlde iki secde yapsın.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
1246
Şüpheye ya da yanılgıya düşen doğruyu araştırsın, sonra iki secde yapsın.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
1277
Allah'a selam olsun demeyin; çünkü Allah bizzat Selâm'dır, bunun yerine teşehhüdü okuyun.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
1279
Biriniz oturduğunda teşehhüdü okusun, sonra dilediği sözü seçsin.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
1298
Teşehhüdden sonra duadan en çok hoşuna gideni seçip onunla dua etsin.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
1608
Sabaha kadar uyuyan adam, şeytanın kulaklarına bevlettiği kimsedir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri
1609
Namazı uyuyarak kaçıranın kulaklarına bir şeytan bevletmiştir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri
1621
Peygamber gece kalkınca ağzını misvakla ovarak temizlerdi.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri
1622
Resûlullah gece namaza kalktığında ağzını misvakla iyice temizlerdi.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri
1623
Geceleyin kalktığımızda misvak kullanmakla emrolunurduk.
Huzeyfe
Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri
1624
Gece kalkınca ağızlarımızı misvakla ovarak temizlememiz emrolunurdu.
Şakîk
Sünen-i NesâîGece Namazı ve Gündüz Nafileleri
1825
Hastanın yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin; çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.
Ümmü Seleme
Sünen-i NesâîCenazeler
1903
Mus'ab b. Umeyr'i kefenlemek için başını örtünce ayakları açılan bir nemiradan başka bir şey bulunamadı.
Habbâb b. Eret
Sünen-i NesâîCenazeler
2031
Yüksek hiçbir kabri düzlemeden, evdeki hiçbir sureti de silmeden bırakma.
Ali
Sünen-i NesâîCenazeler
2066
Onlar kabirlerinde hayvanların işittiği bir azapla azap görürler.
Âişe
Sünen-i NesâîCenazeler
2067
Doğru söylemişler; onlar bütün hayvanların işittiği bir azapla azap görürler.
Âişe
Sünen-i NesâîCenazeler
2441
Malının hakkını ödemeyenin malı, boynuna dolanan kel bir yılan hâline getirilir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîZekât
2450
Sığırın her otuzunda bir tebî' veya tebîa, her kırkında bir müsinne alınır.
Muâz b. Cebel
Sünen-i NesâîZekât
2451
Her kırk sığırdan bir seniyye, her otuzdan bir tebî' alınır.
Muâz b. Cebel
Sünen-i NesâîZekât
2453
Sığırlar otuza ulaşıncaya kadar onlardan zekât alınmaz.
Muâz b. Cebel
Sünen-i NesâîZekât
2490
Resûlullah, Muâz'a yağmurun suladığından onda bir, dolapla sulanandan yarım öşür almasını emretti.
Muâz
Sünen-i NesâîZekât
2529
Sadaka verecek bir şey bulamayan, çarşıda sırtında yük taşıyıp kazandığı bir müddü getirirdi.
Ebû Mes'ûd
Sünen-i NesâîZekât
2530
Ebû Akîl'in yarım sa' sadakasını münafıklar ayıplayınca Tevbe sûresindeki âyet indi.
Ebû Mes'ûd
Sünen-i NesâîZekât
2539
Kadın kocasının evinden sadaka verdiğinde ona da kocasına da hazinedara da sevap vardır.
Âişe
Sünen-i NesâîZekât
2583
Kocasına ve yetim akrabalarına sadaka veren kadına iki sevap vardır: akrabalık ve sadaka sevabı.
Abdullah'ın hanımı Zeyneb
Sünen-i NesâîZekât
2631
Körük demirin, altının ve gümüşün kirini giderdiği gibi hac ve umre fakirliği ve günahı giderir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i NesâîHac Menâsiki
2719
Hac ile umreyi birleştiren Subeyy'e Ömer: "Peygamberinin sünnetine iletilmişsin."
Subeyy b. Ma'bed
Sünen-i NesâîHac Menâsiki
2720
"Ey adam!" sözü olmaksızın: Subeyy hac ile umreyi birleştirince Ömer onu sünnete uygun buldu.
Şakîk, Subeyy'den rivayet etti:
Sünen-i NesâîHac Menâsiki