Ebû Hüreyre
Hayatı
Ebû Hüreyre, Yemen'de yaşayan Ezd kabilesinin Devs koluna mensup bir sahâbîdir. Câhiliye dönemindeki adı kaynaklarda Abdüşems, Abdüamr gibi farklı şekillerde geçer; Hz. Peygamber adını Abdurrahman ya da Abdullah olarak değiştirmiştir. En yaygın kabule göre adı Abdurrahman bin Sahr'dır. Çocukken yanında taşıdığı küçük bir kedi yüzünden "kedicik babası" anlamına gelen Ebû Hüreyre künyesiyle tanındığı rivayet edilir. Doğum tarihi bilinmemektedir.
Hicretin 7. yılının başlarında (628) kabilesinin önderi Tufeyl bin Amr ed-Devsî vasıtasıyla Müslüman oldu ve Devslilerle birlikte Medine'ye geldi; Hayber'in fethine kısmen katıldı. Bundan sonra Suffe ehli arasında yer aldı, ticaret ve mal mülk peşine düşmeden Resûlullah'ın yanından ayrılmadı. Kendi ifadesine göre onun sohbetinde yaklaşık üç yıl bulundu. Hz. Ömer döneminde Bahreyn'de kadılık ve valilik yaptı; Muâviye zamanında Medine valisi Mervân şehirde olmadığı zamanlar onun yerine vekâlet etti. Hicrî 58 (678) yılında vefat etti; 57 veya 59 yılında öldüğü de nakledilir. Cennetü'l-Bakī'a defnedildi.
Hadisleri Hz. Peygamber'den ve Ebû Bekir, Ömer, Übey bin Kâ'b, Âişe gibi sahâbîlerden aldı. Kendisinden rivayette bulunanların sayısının 800'e ulaştığı söylenir. Bunlar arasında İbn Abbas, İbn Ömer, Enes bin Mâlik ve Câbir bin Abdullah gibi sahâbîlerle damadı Saîd bin Müseyyeb, Hemmâm bin Münebbih, A'rec, İbn Sîrîn ve Hasan-ı Basrî gibi tâbiîler vardır.
Ebû Hüreyre, binden fazla hadis rivayet eden yedi sahâbînin (müksirûn) başında gelir. Bakī bin Mahled'in Müsned'ine dayanan sayıma göre rivayetleri tekrarlarıyla birlikte 5374'tür; Zehebî de aynı rakamı verir. Bunların 326'sı hem Buhârî'de hem Müslim'de bulunur; 93'ünü yalnız Buhârî, 98'ini yalnız Müslim almıştır. Kütüb-i Sitte'nin tamamında rivayetleri en çok yer alan sahâbîdir. Bazı muhaddisler en sağlam isnadlardan birini Zührî, Saîd bin Müseyyeb ve Ebû Hüreyre zinciri olarak görmüştür.
Abdullah bin Ömer onun için, Resûlullah'ın yanında en çok bulunan ve hadislerini en iyi ezberleyen kişi olduğunu söylemiştir. Zehebî de onun herhangi bir hadiste yanıldığının bilinmediğini belirtir. Çok rivayeti sebebiyle eski ve yeni dönemlerde tenkit edilmiş, ancak hadis âlimleri bu eleştirilere kapsamlı cevaplar vermiştir.