Ravi

Ebû Hüreyre

Ebû Hüreyre ed-Devsî
4.689 hadiste geçiyor
أبو هريرة الدوسي

Hadisler

852 f Hemmâm b. Münebbih'in rivayeti: Cuma gününde duaların kabul edildiği bir saat bulunur. Sahîh-i MüslimCuma 854 a Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 854 b En hayırlı gün cuma günüdür; kıyamet de ancak cuma günü kopacaktır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 855 a Biz dünyada sonuncularız, kıyamet günü önde olanlarız; Allah bizi cuma gününe iletti. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 855 b Süfyân'ın rivayeti: Biz sonuncularız ve kıyamet günü önde olanlarız. Sahîh-i MüslimCuma 855 c Cennete ilk girecek olanlar biziz; bugün bizim, yarın Yahudilerin, öbür gün Hristiyanların. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 855 d Cuma onlara farz kılınan gündü, onda ihtilafa düştüler; Allah bizi ona iletti. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 856 a Biz dünya ehlinin sonuncuları, kıyamet günü ise hakkında ilk hüküm verilecek olanlarız. Ebû Hüreyre ve Huzeyfe Sahîh-i MüslimCuma 850 b Cuma günü mescidin her kapısında melekler gelenleri sırasıyla yazarlar. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 850 c Süfyân'ın Zührî'den rivayeti: Cuma günü mescidin kapılarında melekler gelenleri sırasıyla yazar. Sahîh-i MüslimCuma 850 d İmam minbere oturunca sayfalar dürülür ve melekler zikirde hazır bulunurlar. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 857 a Gusledip cumaya gelen ve hutbeyi susarak dinleyenin iki cuma arası ve üç gün fazlasının günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 857 b Hutbe sırasında çakıl taşlarıyla oynayan boş iş yapmış olur. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 877 a Resûlullah cuma namazında Cuma ve Münâfikûn sûrelerini okurdu. İbn Ebû Râfi' Sahîh-i MüslimCuma 880 a Peygamber cuma günü sabah namazında Secde ve İnsân sûrelerini okurdu. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 880 b Peygamber cuma sabahı birinci rekâtta Secde, ikincide İnsân sûresini okurdu. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 881 a Sizden biri cumayı kıldığında ondan sonra dört rekât kılsın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 881 b Cumadan sonra namaz kıldığınızda dört rekât kılın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 881 c Sizden kim cumadan sonra namaz kılacaksa dört rekât kılsın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCuma 893 Habeşliler mızraklarıyla oynarken Resûlullah, onlara taş atmak isteyen Ömer'e: "Bırak onları!" buyurdu. Ebû Hüreyre Sahîh-i Müslimİki Bayram Namazı 917 Ebû Hüreyre rivayeti: Ölmek üzere olanlarınıza "Lâ ilâhe illallah" telkin edin. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 921 a İnsan öldüğünde gözünün açık kalması, bakışının ruhunu takip etmesindendir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 944 a Cenazeyi çabuk götürün; salih biriyse onu hayra götürürsünüz, değilse boynunuzdan bir kötülüğü indirirsiniz. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 944 b Ma'mer'in rivayeti: Cenazeyi çabuk götürün; salih ise onu hayra götürürsünüz. Sahîh-i MüslimCenazeler 944 c Cenazeyi çabuk götürün; salih biriyse onu hayra yaklaştırmış olursunuz. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 945 a Cenaze namazında bulunana bir kırat, defne kadar bulunana iki kırat vardır; iki kırat iki büyük dağ gibidir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 945 b Abdüla'lâ ve Abdürrezzâk'ın Ma'mer'den rivayeti: Cenazede bulunana bir, defne kadar kalana iki kırat vardır. Sahîh-i MüslimCenazeler 945 c Ukayl'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Defnedilinceye kadar cenazenin arkasından gidene iki kırat vardır. Sahîh-i MüslimCenazeler 945 d Cenaze namazını kılana bir kırat, arkasından gidene iki kırat vardır; küçüğü Uhud dağı gibidir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 945 f Âişe, Ebû Hüreyre'nin kırat hadisini doğrulayınca İbn Ömer: "Çok kıratları kaçırmışız" dedi. Nâfi' Sahîh-i MüslimCenazeler 945 e Cenaze namazını kılana bir kırat, kabre konuluncaya kadar arkasından gidene iki kırat vardır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 945 g Cenazeyle evinden çıkıp namazını kılan ve defne kadar arkasından giden kimseye her biri Uhud kadar iki kırat vardır. Âmir b. Sa'd b. Ebû Vakkâs Sahîh-i MüslimCenazeler 951 a Resûlullah Necâşî'nin ölümünü öldüğü gün bildirdi, namazgâha çıkıp dört tekbirle namazını kıldı. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 951 b Resûlullah Necâşî'nin ölümünü bildirip "Kardeşiniz için bağışlanma dileyin" buyurdu. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 956 Bu kabirler sakinleri için karanlıkla doludur; Allah benim onlara namaz kılmamla onları aydınlatır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 971 a Birinizin elbisesini yakıp derisine ulaşacak bir korun üzerine oturması, kabrin üzerine oturmasından hayırlıdır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 976 a Annem için bağışlanma dilemeye Rabbimden izin istedim, vermedi; kabrini ziyarete izin istedim, verdi. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 976 b Kabirleri ziyaret edin; çünkü onlar ölümü hatırlatır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimCenazeler 982 a Müslümana kölesi ve atı için zekât gerekmez. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 982 b Müslümana kölesi ve atı için zekât gerekmez (başka bir tarik). Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 982 c Huseym b. Irâk tarikiyle: Müslümana kölesi ve atı için zekât gerekmez. Sahîh-i MüslimZekât 982 d Köle için fıtır sadakasından başka zekât yoktur. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 983 Kişinin amcası babası gibidir; Hâlid zırhlarını Allah yolunda vakfetmiştir, Abbâs'ın zekâtı benim üzerimedir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 987 a Altın ve gümüşün hakkını vermeyenin kıyamet günü böğrü, alnı ve sırtı cehennem ateşinde kızdırılmış levhalarla dağlanır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 987 c Zekâtını vermeyen hazine sahibinin hazinesi kızdırılıp levha yapılır ve onunla böğürleri ve alnı dağlanır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 987 e Bükeyr'in Zekvân'dan rivayeti: Develerinde Allah'ın hakkını vermeyen kıyamet günü cezalandırılır. Sahîh-i MüslimZekât 991 a Uhud kadar altınım olsa, borcum için ayırdığım dışında üç gece yanımda bir dinar kalması beni sevindirmez. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 991 b Şu'be'nin Muhammed b. Ziyâd'dan rivayeti: Uhud kadar altınım olsa üç gece yanımda bir dinar kalmasını istemem. Sahîh-i MüslimZekât 993 a Allah buyurdu: Ey Âdemoğlu! İnfak et ki sana infak edeyim. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 993 b Allah'ın sağ eli doludur; gökleri ve yeri yarattığından beri infak ettiği sağ elindekini eksiltmedi. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 995 Harcadığın dinarların sevabı en büyük olanı ailene harcadığındır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1009 Güzel söz sadakadır; namaza giderken atılan her adım ve yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak da sadakadır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1010 Her sabah iki melek iner: Biri "Allah'ım! İnfak edene yenisini ver", diğeri "Allah'ım! Malını tutana telef ver" der. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 157 c Mal çoğalıp taşmadıkça ve Arap toprakları çayır ve nehirlere dönmedikçe kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 157 d Mal öyle taşacak ki mal sahibini sadakasını kimin kabul edeceği kaygısı saracak. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1013 Yer altın ve gümüşten sütunlar kusacak; insanlar uğrunda günah işledikleri bu maldan hiçbir şey almayacaklar. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1014 a Helalden verilen sadaka bir hurma bile olsa Rahmân onu sağ eliyle alır ve dağdan büyük oluncaya kadar büyütür. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1014 b Helal kazançtan verilen bir hurmayı Allah sağ eliyle alır ve dağ gibi oluncaya kadar büyütür. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1014 d Hişâm b. Sa'd'ın Zeyd b. Eslem'den rivayeti: Allah helal kazançtan verilen sadakayı sağ eliyle alır. Sahîh-i MüslimZekât 1015 Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder; yediği, içtiği ve giydiği haram olanın duası nasıl kabul edilir? Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1019 Bir ev halkına sütünden yararlanmak üzere bir deve bağışlamanın sevabı pek büyüktür. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1020 Sütünden yararlanmak üzere hayvan bağışlayana sabah ve akşam sütü için sadaka sevabı vardır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1021 a Cömert ile cimri, üzerinde demir zırh bulunan iki kişi gibidir; cömerdinki genişler, cimrininki daralır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1021 b Sadaka verenin zırhı her sadakada genişler, cimrininki her sadaka niyetinde daralır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1021 c Cimri sadaka vermeye niyetlendiğinde zırhı daralır; onu genişletmeye çalışır ama gücü yetmez. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1022 Bilmeden zina edene, zengine ve hırsıza verilen sadaka da kabul edildi; belki onları kötülükten alıkoyar. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1026 Kocası yanında iken kadın onun izni olmadan nâfile oruç tutmasın ve evine kimseyi almasın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1027 a Cennette her amel ehli kendi kapısından çağrılır; oruç tutanlar Reyyân kapısından çağrılır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1027 c Allah yolunda bir çift mal infak edeni cennetin her kapısının bekçileri "Buraya gel" diye çağırır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1028 Oruç, cenazeye uymak, yoksulu doyurmak ve hasta ziyareti bir kişide toplanırsa o mutlaka cennete girer. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1030 Hiçbir komşu kadın, bir koyun paçası bile olsa komşusuna verdiği hediyeyi küçümsemesin. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1031 a Allah'ın, kendi gölgesinden başka gölgenin olmadığı günde gölgelendireceği yedi kişi vardır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1031 b Mâlik'in rivayeti: Kalbi mescide bağlı adam, Allah'ın gölgelendireceği yedi kişidendir. Sahîh-i MüslimZekât 1032 a En büyük sadaka, sağlıklı ve mala düşkün iken, fakirlikten korkup zenginlik umarken verilendir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1032 b Sevabı en büyük sadaka, sağlıklı ve mala düşkün iken verilendir; can boğaza gelinceye kadar erteleme. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1039 a Miskin, ihtiyacını karşılayacak bir şey bulamayan, hâli fark edilmeyen ve insanlardan bir şey istemeyendir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1039 b Miskin ancak dilenmekten sakınan kimsedir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1039 c Şerîk'in Atâ b. Yesâr'dan rivayeti: Miskin ancak dilenmekten sakınan kimsedir. Sahîh-i MüslimZekât 1041 Malını çoğaltmak için insanlardan isteyen ancak kor ateş istemiş olur. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1042 a Sırtında odun taşıyıp insanlardan müstağni olmak, birinden dilenmekten daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1042 b Kays b. Ebû Hâzim tarikiyle: Odun toplayıp satmak, birinden dilenmekten daha hayırlıdır. Sahîh-i MüslimZekât 1042 c Bir bağ odun taşıyıp satmak, birinden istemekten daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1046 a Yaşlının kalbi iki şeyi sevmekte gençtir: Yaşama sevgisi ve mal sevgisi. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1046 b Yaşlının kalbi uzun ömür ve mal sevgisinde gençtir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1051 Zenginlik mal çokluğuyla değildir; asıl zenginlik gönül zenginliğidir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1055 Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını yetecek kadar kıl. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1069 a Hasan sadaka hurmasını ağzına koyunca Resûlullah: "At onu! Bizim sadaka yemediğimizi bilmiyor musun?" buyurdu. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1070 a Yatağımda bulduğum hurmayı yemek için kaldırırım, sonra sadaka olmasından korkup atarım. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1070 b Evimde bulduğum hurmayı sadakadan olmasından korkarak atarım. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1077 Peygamber'e getirilen yiyecek hediye ise yer, sadaka ise yemezdi. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimZekât 1079 a Ramazan gelince cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1079 b Ramazan olunca rahmet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincirlenir. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1079 c Nâfi' b. Ebû Enes tarikiyle: Ramazan girince rahmet kapıları açılır, şeytanlar zincirlenir. Sahîh-i MüslimOruç 1081 a Hilâli görünce oruç tutun, görünce bırakın; hava kapalı olursa otuz gün oruç tutun. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1081 b Hilâli görünce oruç tutun, görünce bırakın; hava kapalıysa sayıyı tamamlayın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1081 c Ay bulut sebebiyle gizli kalırsa otuz gün sayın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1081 d Hilâli gördüğünüzde oruç tutun, gördüğünüzde bırakın; hava kapalıysa otuz gün sayın. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1082 a Ramazan'dan bir ya da iki gün önce oruç tutmayın; âdet edindiği orucu tutan müstesna. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1103 a Hanginiz benim gibisiniz? Ben, Rabbim beni yedirip içirdiği hâlde gecelerim. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç 1103 b Visalden sakının; amellerden gücünüzün yettiğini üstlenin. Ebû Hüreyre Sahîh-i MüslimOruç