Ravi

Atıyye bin Sa'd

Atıyye b. Sa'd el-Avfî
65 hadiste geçiyor
عطية بن سعد العوفي

Hadisler

452 İbn Ömer: Mescidin hurma kütüğünden direkleri çürüyünce Osmân onları pişmiş tuğlayla yaptı. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1637 Ebû Saîd (Atiyye tariki): Sadaka zengine helâl olmaz; ancak Allah yolundaki, yolcu ve hediye eden fakir komşu müstesna. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdZekât 3128 Resûlullah ağıt yakan kadına ve onu dinleyen kadına lanet etti. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler 3468 Kim bir şeyde selem yaparsa, onu başka bir şeye çevirmesin. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret) 3978 İbn Ömer: Peygamber "min da'fin" okuyuşumu düzeltti, dâd ötreli "min du'fin" diye okuttu (Rûm 30/54). Atiyye b. Sa'd el-Avfî şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdHarfler ve Kıraatler 3979 Ebû Saîd: Peygamber "da'f" değil, ötreli "min du'fin" diye okurdu (Rûm 30/54). Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdHarfler ve Kıraatler 3987 Ebû Saîd: İlliyyûn ehli cenneti aydınlatır, sanki hemzesiz "kevkebün dürriyyün"dür; Ebû Bekir ile Ömer de onlardandır. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdHarfler ve Kıraatler 3998 Ebû Saîd: Peygamber "Cibrîl ve Mîkâl" adlarını "Cibrâile ve Mîkâile" diye hemzeli okudu. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdHarfler ve Kıraatler 3999 Ebû Saîd (A'meş tariki): Sûr sahibinin sağında "Cibrâil", solunda "Mîkâil" vardır. Muhammed b. Hâzim şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdHarfler ve Kıraatler 4344 Cihadın en faziletlisi, zalim bir sultanın yanında söylenen adalet sözüdür. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdMelâhim (Büyük Savaşlar) 477 Peygamber duhâyı bırakmayacak sanılacak kadar kılar, kılmayacak sanılacak kadar bırakırdı. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîVitir 551 Peygamber ile yolculukta öğleyi iki rekât, sonrasında da iki rekât kıldım. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîSefer (Yolculuk) 552 Akşam namazı ikamette de yolculukta da üç rekâttır; o, gündüzün vitridir. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîSefer (Yolculuk) 1329 Kıyamet günü insanların Allah'a en sevimlisi ve O'na en yakın olanı adaletli imamdır. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîAhkâm (Yargı Hükümleri) 1955 İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmemiş olur. Ebû Saîd Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla) 2174 Cihadın en büyüklerinden biri, zalim bir sultanın yanında söylenen adalet sözüdür. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîFitneler 2351 Muhâcirlerin fakirleri cennete zenginlerinden beş yüz yıl önce girerler. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîZühd 2381 Kim gösteriş yaparsa Allah da onu teşhir eder; kim duyurmak isterse Allah da onu duyurur. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîZühd 2431 Sûr sahibi boynuzu ağzına almış, üfürme emrini beklerken ben nasıl rahat edebilirim? Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2440 Ümmetimden kimisi büyük topluluklara, kimisi bir kabileye, kimisi de bir kişiye şefaat eder. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2449 Aç bir mümini doyuran mümini, Allah kıyamet günü cennet meyvelerinden yedirir. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2460 Lezzetleri yıkıp yok edeni, ölümü çok anın; kabir ya cennet bahçesi ya da cehennem çukurudur. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2524 Binekli kimsenin yüz yıl gidip de kat edemediği gölge, uzayıp giden gölgedir. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2735 Kıyamet günü cennete ilk girecek topluluğun yüzleri dolunay gecesindeki ay gibi parlar. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2558 Ölüm alaca bir koç gibi getirilip boğazlanır; biri sevinçten ölecek olsaydı cennet ehli ölürdü. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2574 Kıyamet günü ateşten, gören gözleri, işiten kulakları ve konuşan dili olan bir boyun çıkar. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2590 Şu ateşiniz cehennem ateşinin yetmiş cüzünden biridir; onun her cüzü bunun sıcaklığı kadardır. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2926 Kur'ân kimi beni zikretmekten ve benden istemekten alıkoyarsa, ona isteyenlere verdiğimin en faziletlisini veririm. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri) 2935 Ebû Saîd: Bedir günü Rumlar Farslara galip gelince "Elif lâm mîm. Gulibeti'r-Rûm" âyetleri indi. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKıraatler 2936 İbn Ömer "min da'fin" diye okuyunca Peygamber "min du'fin" diye düzeltti (Rûm 30/54). Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîKıraatler 3071 Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesi, güneşin battığı yerden doğmasıdır. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri 3127 Mü'minin ferasetinden sakının; çünkü o, Allah'ın nuruyla bakar. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri 3192 Bedir günü Rumlar Farslara galip gelince mü'minler sevindi ve Rûm sûresinin başı indi Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri 3243 Boynuz sahibi boynuzu ağzına almış üflemeyi beklerken ben nasıl rahat edebilirim? Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri 3397 Yatarken üç kez "Estağfirullâhe'l-azîm..." diyenin günahları deniz köpüğü kadar da olsa bağışlanır. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât) 3658 Yüksek derece ehli ufukta doğan yıldız gibi görülür; Ebû Bekir ile Ömer de onlardandır. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler) 3680 Gökteki iki vezirim Cebrâil ve Mîkâil, yerdeki iki vezirim Ebû Bekir ve Ömer'dir. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler) 3727 Ey Ali! Bu mescitte benden ve senden başka hiç kimsenin cünüp olması helâl değildir. Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler) 3788 Allah'ın Kitabı ile Ehl-i beytim, Havz'ın başında yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmayacaklardır. Ebû Saîd el-Hudrî ve Zeyd b. Erkam Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler) 3904 Sığındığım sırdaşlarım Ehl-i beytim, candan yakınlarım da Ensâr'dır Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler) 37 Ebû Saîd el-Hudrî rivayeti: Kim kasten bana yalan isnat ederse ateşteki oturacağı yere hazırlansın. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceMukaddime (Giriş) 96 Yüksek derece sahipleri doğan yıldız gibi görülür; Ebû Bekir ile Ömer de onlardandır. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceMukaddime (Giriş) 576 Resûlullah'ın saçı seninkinden daha çok ve daha temizdi: Ebû Saîd'e gusül sorusu. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceTahâret ve Sünnetleri 778 Namaza çıkarken bu duayı okuyana Allah yüzüyle yönelir ve yetmiş bin melek onun için mağfiret diler. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceMescidler ve Cemaatler 1129 Peygamber cumadan önce dört rekât kılar, aralarını selamla ayırmazdı. İbn Abbâs Sünen-i İbn MâceNamazın Kılınışı ve Sünnetleri (İkâmetü's-Salât) 1552 Resûlullah kabrine kıble tarafından alınıp yavaşça indirildi. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceCenazeler 1890 Peygamber Âişe ile değeri elli dirhem olan ev eşyası karşılığında evlendi. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceNikâh 2079 Câriyenin talâkı iki, iddeti de iki hayızdır. İbn Ömer Sünen-i İbn MâceTalâk (Boşanma) 2283 Bir şeyde selem yaptığında onu başka bir şeye çevirme. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceTicaret (Ticârât) 2754 Allah yolunda cihad eden, dönünceye kadar gevşemeden oruç tutan ve namaz kılan kimse gibidir. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceCihad 3570 Ebû Saîd: Kim izârını kibirden dolayı sürürse Allah kıyamet günü ona bakmaz. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceGiyim (Libâs) 3780 Kur'an ehline cennete girdiğinde: Oku ve yüksel! denir; her âyetle bir derece yükselir. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceEdep 3799 Kim sabah namazının ardından bu tevhid sözünü derse, İsmâil soyundan bir köle azat etmiş gibi olur. Ebû Saîd Sünen-i İbn MâceEdep 3895 Sâlih Müslüman kimsenin rüyası peygamberliğin yetmiş cüzünden bir cüzdür. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceRüya Tabiri 3903 Ebû Saîd: Kim beni rüyada görürse beni görmüştür; çünkü şeytan benim kılığıma giremez. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceRüya Tabiri 4011 Cihadın en faziletlisi, zalim bir sultanın yanında söylenen adaletli bir sözdür. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceFitneler 4077 Ebû Ümâme: Âdem'in zürriyeti yaratılalı beri Deccâl'in fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır. Ebû Ümâme el-Bâhilî Sünen-i İbn MâceFitneler 4123 Muhâcirlerin fakirleri cennete zenginlerinden beş yüz yıl miktarı önce girerler. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4129 Malı çok olanların vay haline! Ancak malla sağa, sola, öne ve arkaya şöyle dağıtan müstesna. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4206 Ebû Saîd: Kim amelini duyurmak isterse Allah da onu duyurur; kim gösteriş yaparsa Allah da onu gösterir. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4249 Allah, kulunun tövbesine, çölde kaybettiği bineğini ümidini kestikten sonra bulan adamdan daha çok sevinir. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4273 Sûr'un iki sahibinin ellerinde iki boru vardır; ne zaman emrolunacaklarını gözleyip dururlar. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4301 Benim Kâbe ile Beytülmakdis arası genişliğinde, süt gibi beyaz ve kapları yıldızlar sayısınca bir havzım vardır. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4322 Kâfir cehennemde öylesine büyütülür ki azı dişi Uhud dağından daha büyük olur. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd 4329 Cennette bir karış yer, yeryüzünden ve üzerindekilerden daha hayırlıdır. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i İbn MâceZühd