Fihrist
İcâre (Kiralama ve Ücret) ile ilgili hadisler
İcâre (Kiralama ve Ücret) ile ilgili 155 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Eğer boynuna ateşten bir halka geçirilmesini istiyorsan o yayı kabul et.
Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 3416
2
Ubâde (Cünâde tariki): O yay, iki omzunun arasında boynuna geçirdiğin bir ateş korudur.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3417
3
Onun bir rukye olduğunu nereden bildiniz? İyi yaptınız; bana da sizinle beraber bir pay ayırın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3418
4
Ma'bed b. Sîrîn tarikiyle Ebû Saîd: Onun rukye olduğunu nereden bildiniz? Bana da pay ayırın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3419
5
Ömrüme andolsun ki batıl bir rukye ile yiyen var; sen ise hak bir rukye ile yedin.
Hârice b. es-Salt, amcasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 3420
6
Hacamatçının kazancı, köpeğin parası ve fahişenin kazancı habistir.
Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 3421
7
Hacamatçının ücretini su taşıyan devene ve kölelerine yedir.
İbn Muhayyısa, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 3422
8
Resûlullah hacamat oldu ve hacamatçıya ücretini verdi; habis olsaydı vermezdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3423
9
Ebû Tayba Resûlullah'a hacamat yaptı; ona bir sâ' hurma verilmesini emretti.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3424
10
Resûlullah cariyelerin kazancını yasakladı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3425
11
Cariyenin, eliyle çalışarak elde ettiği dışındaki kazancı yasaklandı.
Târık b. Abdurrahman el-Kureşî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3426
12
Nereden geldiği bilininceye kadar cariyenin kazancı yasaklandı.
Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 3427
13
Peygamber köpeğin parasını, fahişenin kazancını ve kâhinin ücretini yasakladı.
Ebû Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3428
14
Resûlullah aygırın çiftleştirilmesi karşılığında ücret almayı yasakladı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3429
15
Köleyi hacamatçıya, kuyumcuya ve kasaba teslim etme.
Ebû Mâcide şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3430
16
Seleme b. el-Fadl'ın İbn İshâk'tan rivayeti: Köleyi hacamatçıya, kuyumcuya ve kasaba verme.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3431
17
Abdül'a'lâ'nın İbn İshâk'tan rivayeti: Köleyi hacamatçıya, kuyumcuya ve kasaba teslim etmeyin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3432
18
Aşılanmış hurma ağacının meyvesi, alıcı şart koşmadıkça satıcınındır.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3433
19
Mâlik'in Nâfi'den rivayeti: Aşılanmış hurmanın meyvesi, alıcı şart koşmadıkça satıcınındır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3434
20
Kim malı olan bir köleyi satarsa, onun malı alıcı şart koşmadıkça satıcınındır.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3435
21
Biriniz diğerinin satışı üzerine satış yapmasın; mallar pazara indirilinceye kadar karşılamayın.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3436
22
Getirilen malı yolda karşılayıp satın alana karşı malın sahibi pazara gelince muhayyerdir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3437
23
Necş yapmayın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3438
24
Şehirlinin köylü adına satış yapması, onun simsarı olmasıdır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3439
25
Şehirli, köylü adına satış yapmaz; kardeşi ya da babası olsa bile.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3440
26
Talha: Pazara git, kimin alacağına bak, sonra bana danış ki sana emredeyim ya da nehyedeyim.
Sâlim el-Mekkî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3441
27
İnsanları bırakın; Allah onların bir kısmını bir kısmı vasıtasıyla rızıklandırır.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3442
28
Deve ve koyunların sütünü memelerinde bekletmeyin; alan beğenmezse bir sâ' hurmayla geri verir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3443
29
Sütü bekletilmiş koyun alan üç gün muhayyerdir; dilerse onu bir sâ' yiyecekle geri verir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3444
30
Sütü bekletilmiş koyunu sağıp beğenmeyen, sağdığı süt için bir sâ' hurma verir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3445
31
Sütü bekletilmiş hayvanı geri veren, sütünün bir ya da iki misli buğday verir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3446
32
Ancak günahkâr olan ihtikâr yapar.
Ma'mer b. Ebû Ma'mer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3447
33
Katâde: Kuru hurmada ihtikâr yoktur.
Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 3448
34
Müslümanların aralarında geçerli olan parasının kusur olmadıkça kırılması yasaklandı.
Alkame b. Abdullah, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 3449
35
Bilakis Allah fiyatları düşürür ve yükseltir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3450
36
Şüphesiz fiyatı belirleyen, daraltan, genişleten ve rızık veren Allah'tır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3451
37
Hile yapan bizden değildir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3452
38
Süfyân, "Bizden değildir" sözünü "Bizim gibi değildir" diye tefsir etmeyi hoş görmezdi.
Yahyâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3453
39
Alışveriş yapan iki taraftan her biri, ayrılmadıkları sürece muhayyerdir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3454
40
İbn Ömer (Eyyûb tariki): Ayrılmadıkça muhayyerdirler; ya da biri arkadaşına: Seç, der.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3455
41
Akdi bozmasını ister korkusuyla alışveriş arkadaşından ayrılmak helal değildir.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3456
42
Ebû Berze: Sizin ayrıldığınızı görmüyorum; alışveriş yapan iki taraf ayrılmadıkça muhayyerdir.
Ebü'l-Vadî' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3457
43
İki kişi ancak karşılıklı rıza ile ayrılsın.
Yahyâ b. Eyyûb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3458
44
Doğru söyler ve açıklarlarsa alışverişleri bereketli olur; gizler ve yalan söylerlerse bereketi yok edilir.
Hakîm b. Hizâm · Sünen-i Ebû Dâvûd 3459
45
Kim bir Müslümanın alışverişini bozmayı kabul ederse, Allah da onun sürçmesini bağışlar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3460
46
Kim bir satışta iki satış yaparsa, ona ikisinin en düşüğü ya da ribâ düşer.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3461
47
Îne ile alışveriş yapıp cihadı terk ettiğinizde Allah üzerinize bir zillet musallat eder.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3462
48
Kim selem yaparsa, belli bir ölçek ve belli bir tartı ile belli bir vadeye kadar yapsın.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3463
49
Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer zamanında buğday, arpa, hurma ve kuru üzümde selem yapardık.
Muhammed -ya da Abdullah- b. Mücâlid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3464
50
İbn Ebû Evfâ (İbn Ebü'l-Mücâlid tariki): Malı yanlarında bulunmayan kimselerle selem yapardık.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3465
51
Nabatîlerle buğday ve zeytinyağında belli fiyat ve vadeyle selem yapardık; malları var mı sormazdık.
Abdullah b. Ebû Evfâ el-Eslemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3466
52
Hurma ağaçlarında, meyvenin olgunluğu belli oluncaya kadar selem yapmayın.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3467
53
Kim bir şeyde selem yaparsa, onu başka bir şeye çevirmesin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3468
54
Bulduğunuzu alın; sizin için bundan başkası yoktur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3469
55
Sattığın hurmaya âfet isabet ederse, kardeşinin malını haksız yere ne karşılığında alırsın?
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3470
56
Atâ: Âfetler, yağmur, dolu, çekirge, rüzgâr ya da yangın gibi açıkça bozan şeylerdir.
Atâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3471
57
Yahyâ b. Saîd: Sermayenin üçte birinden azına isabet eden zararda âfet indirimi yoktur.
Yahyâ b. Saîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3472
58
Artan su, onunla otlaktan alıkonulmak için engellenmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3473
59
Üç kişiyle Allah kıyamet günü konuşmaz: artan suyunu yolcudan esirgeyen bunlardandır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3474
60
Ebû Hüreyre (Cerîr tariki): Onları temize çıkarmaz; ‘Allah'a andolsun şu kadar verildi’ diye mal satan.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3475
61
Engellenmesi helal olmayan şey nedir? Su, tuz; hayır yapman senin için daha hayırlıdır.
Büheyse, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 3476
62
Müslümanlar üç şeyde ortaktır: otta, suda ve ateşte.
Peygamber'in ashabından muhacirlerden bir adam · Sünen-i Ebû Dâvûd 3477
63
Resûlullah artan suyun satılmasını yasakladı.
İyâs b. Abd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3478
64
Peygamber köpeğin ve kedinin parasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3479
65
Câbir (Ebü'z-Zübeyr tariki): Peygamber kedinin parasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3480
66
Ebû Mes'ûd (köpek parası babı): Köpeğin parası, fahişenin kazancı ve kâhinin ücreti yasaklandı.
Ebû Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3481
67
Köpeğin parasını istemeye gelenin avucunu toprakla doldur.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3482
68
Ebû Cühayfe: Resûlullah köpeğin parasını yasakladı.
Ebû Cühayfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3483
69
Köpeğin parası, kâhinin ücreti ve fahişenin kazancı helal olmaz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3484
70
Allah hamrı ve parasını, ölü hayvanı ve parasını, domuzu ve parasını haram kıldı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3485
71
Allah hamrın, ölü hayvanın, domuzun ve putların satışını haram kıldı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3486
72
Atâ'nın Câbir'den yazısı: Allah hamrın, ölü hayvanın, domuzun ve putların satışını yasakladı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3487
73
Allah bir topluma bir şeyin yenmesini haram kıldığında onun parasını da haram kılar.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3488
74
Hamr satan, domuzların da kasaplığını yapsın.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 3489
75
Bakara sûresinin son âyetleri inince: Hamr ticareti haram kılındı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3490
76
Âişe (Ebû Muâviye tariki): Ribâ hakkındaki son âyetler inince hamr ticareti haram kılındı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3491
77
Kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamen teslim alıncaya kadar satmasın.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3492
78
Götürü alınan yiyeceği satmadan önce satın alınan yerden başka bir yere taşımamız emredilirdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3493
79
Pazarın yukarısında götürü alınan yiyeceği, taşınıncaya kadar satmak yasaklandı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3494
80
Ölçekle satın alınan yiyecek, tamamen teslim alınıncaya kadar satılmaz.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3495
81
Kim bir yiyecek satın alırsa, onu ölçüp almadıkça satmasın.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3496
82
Sizden biri bir yiyecek satın aldığında, onu teslim almadıkça satmasın.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3497
83
İbn Ömer: Götürü yiyecek alıp konağına ulaştırmadan satanların dövüldüğünü gördüm.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3498
84
Malların satın alındıkları yerde, tüccarlar onları konaklarına götürmedikçe satılması yasaklandı.
Abdullah b. Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3499
85
Alışveriş yaptığında: Aldatmak yok! de.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3500
86
Alışverişi bırakmayacaksan: Al, ver; aldatmak yok! de.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3501
87
Resûlullah urbân (kaparo) satışını yasakladı.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3502
88
Yanında olmayan şeyi satma.
Hakîm b. Hizâm · Sünen-i Ebû Dâvûd 3503
89
Selef ile satış bir arada helal olmaz; yanında olmayan şeyin satışı da.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3504
90
Deveni de bedelini de al; ikisi de senindir.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3505
91
Kölenin sorumluluk süresi üç gündür.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3506
92
Ukbe (Hemmâm tariki): Kölede üç gece içinde hastalık bulunursa delilsiz iade edilir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3507
93
Kazanç, tazmin karşılığındadır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3508
94
Mahled b. Hufâf: Ortak kölenin kazancı davasında Urve, kazancın tazmin karşılığında olduğunu bildirdi.
Mahled b. Hufâf el-Gıfârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3509
95
Ayıplı köle iade edilince: Kazanç, tazmin karşılığındadır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3510
96
Alışveriş yapan iki taraf ihtilaf eder ve delil bulunmazsa, geçerli olan malın sahibinin dediğidir.
Muhammed b. el-Eş'as şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3511
97
Kâsım b. Abdurrahman tariki: İbn Mes'ûd, el-Eş'as b. Kays'a köleler sattı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3512
98
Şuf'a, ortaklık bulunan her ev veya bahçede vardır.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3513
99
Sınırlar belirlenip yollar ayrıldığında artık şuf'a yoktur.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3514
100
Arazi taksim edilip sınırları çizildiğinde onda şuf'a yoktur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3515
101
Komşu, yakınlığı sebebiyle daha fazla hak sahibidir.
Ebû Râfi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 3516
102
Evin komşusu, komşunun evine veya arazisine daha fazla hak sahibidir.
Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3517
103
Komşu, komşusunun şuf'asına daha fazla hak sahibidir; orada bulunmasa bile onun için beklenir.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3518
104
İflas edenin yanında malını aynen bulan, ona başkasından daha fazla hak sahibidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3519
105
Ebû Bekr b. Abdurrahman: Alıcı iflas ederse satıcı malına daha fazla hak sahibidir; ölmüşse alacaklılarla eşittir.
Ebû Bekr b. Abdurrahman b. el-Hâris b. Hişâm · Sünen-i Ebû Dâvûd 3520
106
Ebû Bekr b. Abdurrahman (Yûnus tariki): Bedelden bir şey ödenmişse satıcı alacaklılarla eşittir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3521
107
Ebû Hüreyre (Zübeydî tariki): Alıcı ölürse satıcı, bir şey almış olsun olmasın, alacaklılarla eşittir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3522
108
Kim iflas eder veya ölür de bir adam malını aynen bulursa, ona daha fazla hak sahibidir.
Ömer b. Halde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3523
109
Sahiplerinin bakamayıp salıverdiği hayvanı alıp yaşatan kimse, o hayvanın sahibi olur.
Âmir eş-Şa'bî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3524
110
Kim bir hayvanı helak olacağı yerde bırakır da başkası onu yaşatırsa, hayvan onu yaşatanındır.
Şa'bî, hadisi Peygamber'e ulaştırarak · Sünen-i Ebû Dâvûd 3525
111
Rehin hayvanın sütü sağılır, sırtına binilir; binen ve sağan da masrafını karşılar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3526
112
Allah'ın öyle kulları vardır ki peygamber ve şehit olmadıkları hâlde peygamberler ve şehitler onlara gıpta eder.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3527
113
Adamın yediğinin en temizlerinden biri kendi kazancıdır; çocuğu da onun kazancındandır.
Umâre b. Umeyr, halasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 3528
114
Adamın çocuğu onun en temiz kazancındandır; öyleyse onların mallarından yiyin.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3529
115
Sen de malın da babanınsınız.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3530
116
Malının aynısını birinin yanında bulan ona daha fazla hak sahibidir; alıcı da satanın peşine düşer.
Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3531
117
Sana ve oğullarına yetecek kadarını örfe uygun olarak al.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3532
118
Hind (Zührî tariki): Onlara örfe uygun olarak harcamanda sana bir vebal yoktur.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3533
119
Sana güvenene emanetini öde, sana hıyanet edene hıyanet etme.
Yûsuf b. Mâhek el-Mekkî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3534
120
Ebû Hüreyre: Sana güvenene emanetini öde, sana hıyanet edene hıyanet etme.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3535
121
Peygamber hediyeyi kabul eder ve karşılığını verirdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3536
122
Bugünden sonra muhacir bir Kureyşli, Ensârî, Devsî veya Sakafî dışında kimseden hediye kabul etmeyeceğim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3537
123
Hibesinden dönen, kusmuğuna dönen gibidir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3538
124
Baba çocuğuna verdiği dışında, bağış yapıp ondan dönmek helal olmaz.
İbn Ömer ve İbn Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3539
125
Hibe ettiğini geri isteyen, kusup kusmuğunu yiyen köpek gibidir.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3540
126
Aracılığı karşılığında verilen hediyeyi kabul eden, ribâ kapılarından büyük bir kapıya gelmiş olur.
Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 3541
127
Nu'mân b. Beşîr: Bu bir zulümdür; buna benden başkasını şahit tut.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3542
128
Bütün kardeşlerine de sana verdiği gibi verdi mi? Öyleyse onu geri ver.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3543
129
Çocuklarınız arasında adaletli davranın; oğullarınız arasında adaletli davranın.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3544
130
Bu uygun olmaz; ben ancak hak olan bir şeye şahitlik ederim.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3545
131
Kocası ismetine sahip olduğunda kadının kendi malında tasarrufu caiz olmaz.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3546
132
Kocasının izni olmadan kadının bağış yapması caiz olmaz.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3547
133
Umrâ caizdir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3548
134
Hemmâm'ın Katâde'den rivayeti, Semüre: Umrâ caizdir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3549
135
Umrâ, kendisine hibe edilenindir.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3550
136
Kime umrâ verilirse o, onun ve soyunundur.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3551
137
Evzâî tarikiyle Câbir: Kime umrâ verilirse o, onun ve soyunundur.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3552
138
Kendisi ve soyu için verilen umrâ, verilenindir; verene geri dönmez.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3553
139
Sâlih b. Keysân tarikiyle: Kendisi ve soyu için verilen umrâ verene geri dönmez.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3554
140
"Yaşadığın sürece senindir" denilen umrâ sahibine geri döner.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3555
141
Rukbâ da umrâ da yapmayın; kime böyle bir şey verilirse o, vârislerinindir.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3556
142
Oğlunun annesine verdiği bahçe hakkında: O, hayatında da ölümünde de onundur.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3557
143
Umrâ da rukbâ da ehli için caizdir.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3558
144
Zeyd b. Sâbit: Umrâ verilen şey hayatında da ölümünde de onundur; rukbâ yapmayın.
Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 3559
145
Mücâhid: Umrâ "Yaşadığın sürece senindir", rukbâ "Hangimiz sonra kalırsa onundur" demektir.
Mücâhid · Sünen-i Ebû Dâvûd 3560
146
El, aldığını ödeyinceye kadar ondan sorumludur.
Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3561
147
Hayır, bilakis tazmini üstlenilmiş bir âriyettir.
Safvân b. Ümeyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3562
148
Zırhlar için tazminat ödeyelim mi? Hayır; bugün kalbimde o gün olmayan bir şey var.
Abdullah b. Safvân ailesinden bazı kimseler şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3563
149
Atâ tariki (Safvân ailesinden): Peygamber ödünç aldı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3564
150
Âriyet geri ödenir, menîha geri verilir, borç ödenir, kefil borçludur.
Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 3565
151
Ya'lâ: Elçilerime otuz zırh ve otuz deve ver; bu geri ödenecek bir âriyettir.
Ya'lâ b. Ümeyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3566
152
Annenizi kıskançlık tuttu.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 3567
153
Kaba karşılık bir kap, yemeğe karşılık bir yemek.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3568
154
Malları gündüz korumak mal sahiplerine, hayvanları gece korumak hayvan sahiplerine düşer.
Muhayyisa · Sünen-i Ebû Dâvûd 3569
155
Berâ: Hayvanların geceleyin verdiği zarar sahiplerinin üzerinedir.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 3570