Fihrist

Melâhim (Büyük Savaşlar) ile ilgili hadisler

Melâhim (Büyük Savaşlar) ile ilgili 60 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

60 hadis
1 Allah, bu ümmete her yüz yılın başında onun dinini yenileyecek kimseyi gönderir. Ebû Hüreyre -bildiğime göre Resûlullah'tan- · Sünen-i Ebû Dâvûd 4291 2 Rumlarla güvenli bir barış yapacaksınız; sonra Rumlar ahdi bozacak ve melhame için toplanacaklar. Cübeyr b. Nüfeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4292 3 Velîd b. Müslim tariki: Müslümanlar silahlarına koşacak; Allah o topluluğu şehitlikle şereflendirecek. Sünen-i Ebû Dâvûd 4293 4 Beytülmakdis'in imarı Yesrib'in harabı, Kostantiniyye'nin fethi de Deccâl'in çıkmasıdır. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 4294 5 Büyük melhame, Kostantiniyye'nin fethi ve Deccâl'in çıkışı yedi ay içindedir. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 4295 6 Melhame ile şehrin fethi arasında altı yıl vardır; Mesih Deccâl yedincisinde çıkar. Abdullah b. Büsr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4296 7 Yemek yiyenlerin sofraya çağrıştığı gibi ümmetler size karşı çağrışacak; vehn, dünya sevgisi ve ölümden hoşlanmamaktır. Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4297 8 Melhame günü Müslümanların otağı, Şam'ın en hayırlı şehirlerinden Dımaşk'ın yanında, Gûta'dadır. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 4298 9 Müslümanların Medine'ye kadar kuşatılmaları yakındır; en uzak sınır karakolları Selâh olacaktır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4299 10 Zührî: Selâh, Hayber'e yakındır. İbn Şihâb ez-Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4300 11 Allah bu ümmetin üzerine kendi kılıcı ile düşmanının kılıcını asla bir araya getirmeyecektir. Yahyâ b. Câbir et-Tâî -Hârûn'un rivayetinde: Avf b. Mâlik'ten- · Sünen-i Ebû Dâvûd 4301 12 Habeşliler sizi bıraktıkça siz de onları bırakın; Türkler sizi terk ettikçe siz de onları terk edin. Peygamber'in ashabından bir adam · Sünen-i Ebû Dâvûd 4302 13 Müslümanlar, yüzleri deri kaplı kalkanlar gibi olan ve kıl giyen Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4303 14 Gözleri küçük, burunları basık, yüzleri deri kaplı kalkanlar gibi bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4304 15 Gözleri küçük kavmi üç kez sürersiniz; üçüncüsünde kökleri kazınır. Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 4305 16 Ümmetimden bazıları Dicle kenarında Basra denilen yere konacak; ahir zamanda Benû Kantûrâ gelecek. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4306 17 Ey Enes! Basra'ya girersen onun çorak yerlerinden, çarşısından ve emirlerinin kapısından sakın. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4307 18 Allah kıyamet günü Aşşâr Mescidi'nden, Bedir şehitleriyle birlikte kalkacak şehitler diriltecek. Sâlih b. Dirhem şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4308 19 Habeşlileri bırakın; Kâbe'nin hazinesini ancak Habeşlilerden iki ince baldırlı çıkaracaktır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4309 20 Alametlerin ilki, güneşin battığı yerden doğması veya kuşluk vakti dâbbenin insanlara karşı çıkmasıdır. Ebû Zür'a şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4310 21 Ondan önce on alamet olmadıkça kıyamet kopmaz; sonuncusu Aden'in dibinden çıkıp insanları mahşere sürecek bir ateştir. Huzeyfe b. Esîd el-Gıfârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4311 22 Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz; o gün önceden iman etmemiş kimseye imanı fayda vermez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4312 23 Fırat'ın altından bir hazineyi açığa çıkarması yakındır; orada bulunan ondan bir şey almasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4313 24 A'rec tariki: Fırat'ın altından bir dağı açığa çıkarması yakındır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4314 25 Deccâl'in yanında sudan bir deniz ve ateşten bir nehir vardır; ateş gördüğünüz şey sudur. Rib'î b. Hirâş şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4315 26 Gönderilen her peygamber ümmetini tek gözlü, yalancı Deccâl'e karşı uyarmıştır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4316 27 Şu'be tariki: Deccâl'in iki gözü arasında k-f-r harfleri yazılıdır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4317 28 Şuayb b. el-Habhâb tariki: Deccâl'in iki gözü arasındaki kâfir yazısını her Müslüman okur. Sünen-i Ebû Dâvûd 4318 29 Kim Deccâl'i işitirse ondan uzak dursun; adam mümin olduğunu sanarak ona gelir ve ona uyar. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4319 30 Mesîh Deccâl kısa boylu, kıvırcık saçlı, tek gözlüdür; bilin ki Rabbiniz tek gözlü değildir. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 4320 31 Deccâl'e yetişen ona karşı Kehf sûresinin baş taraflarını okusun; Îsâ b. Meryem onu Lüd kapısında öldürür. Nevvâs b. Sem'ân el-Kilâbî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4321 32 Ebû Ümâme tariki: Deccâl'in bir yıl gibi olan gününde namaz vakitleri takdir edilir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4322 33 Kim Kehf sûresinin başından on âyet ezberlerse Deccâl'in fitnesinden korunur. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 4323 34 Benimle Îsâ arasında bir peygamber yoktur; o mutlaka inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecektir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4324 35 Temîm ed-Dârî'nin anlattığı söz beni alıkoydu; Deccâl: Ümmîlerin peygamberi çıktı mı? Fâtıma bint Kays · Sünen-i Ebû Dâvûd 4325 36 Sizi Temîm ed-Dârî'nin Deccâl hakkında anlattığı söz için topladım; o doğu tarafındadır. Fâtıma bint Kays · Sünen-i Ebû Dâvûd 4326 37 Peygamber öğle namazından sonra minbere çıkıp Temîm ed-Dârî kıssasını anlattı. Fâtıma bint Kays · Sünen-i Ebû Dâvûd 4327 38 Câbir, Cessâse kıssasındaki Mesîh'in İbn Sayyâd olduğuna şahitlik etti. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4328 39 Ben senin için bir şey sakladım; İbn Sayyâd: O, dühtür. Sus, yıkıl! Haddini asla aşamazsın. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4329 40 İbn Ömer: Allah'a yemin ederim ki Mesih Deccâl'in İbn Sayyâd olduğundan hiç şüphe etmiyorum. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4330 41 Câbir, İbn Sâid'in Deccâl olduğuna yemin etti: Ömer Peygamber'in yanında buna yemin etti, o da reddetmedi. Muhammed b. el-Münkedir şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4331 42 Câbir: Harre günü İbn Sayyâd'ı kaybettik. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4332 43 Her biri Allah'ın Resûlü olduğunu iddia eden otuz deccal çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4333 44 Ebû Seleme tariki: Allah'a ve Resûlü'ne yalan söyleyen otuz yalancı deccal çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4334 45 Abîde es-Selmânî, Muhtâr hakkında: O, (yalancı deccalların) elebaşlarındandır. İbrâhîm şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4335 46 İsrâiloğulları'na ilk giren eksiklik: Kötülüğü yasaklayan ertesi gün o kişiyle yiyip içip oturmaya devam ederdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4336 47 İbn Mes'ûd (Ebû Şihâb tariki): Yoksa Allah kalplerinizi birbirine çarpar, onlara lânet ettiği gibi size de lânet eder. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4337 48 Ebû Bekir: İnsanlar zalimi görür de elini tutmazlarsa, Allah'ın onları topyekûn bir cezayla kuşatması yakındır. Kays şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4338 49 Aralarında günah işleyeni durdurmaya gücü yettiği hâlde durdurmayanlara Allah ölmeden önce azap isabet ettirir. Cerîr b. Abdullah el-Becelî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4339 50 Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; gücü yetmezse diliyle, o da olmazsa kalbiyle. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4340 51 Sabır günlerinde sabretmek kor ateşi avuçlamak gibidir; o günlerde amel edene sizden elli kişinin ecri vardır. Ebû Ümeyye eş-Şa'bânî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4341 52 İnsanların kalburdan geçirilir gibi eleneceği, geriye ahdi ve emaneti bozulmuş bir döküntünün kalacağı zaman gelecek. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4342 53 Fitne zamanında: Evine sarıl, diline hâkim ol, kendi özel işine bak ve avamın işini bırak. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4343 54 Cihadın en faziletlisi, zalim bir sultanın yanında söylenen adalet sözüdür. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4344 55 Günaha şahit olup hoşlanmayan ondan uzak kalan gibidir; uzak kalıp ona razı olan ise şahit olan gibidir. Urs b. Amîre el-Kindî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4345 56 Adî b. Adî (mürsel): Kim bir günaha şahit olur da ondan hoşlanmazsa, ondan uzak kalan gibi olur. Adî b. Adî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4346 57 İnsanlar, günahları çoğalıp kendilerine bir mazeret kalmayıncaya kadar asla helâk olmayacaklardır. Ebü'l-Bahterî, Peygamber'in ashabından bir adamdan · Sünen-i Ebû Dâvûd 4347 58 Bu geceden itibaren yüz yılın başında, bugün yeryüzünde bulunanlardan hiç kimse kalmayacaktır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4348 59 Allah bu ümmeti yarım günden asla âciz bırakmayacaktır. Ebû Sa'lebe el-Huşenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4349 60 Ümmetimin, Rabbinin onları yarım gün ertelemesinden âciz kalmayacağını umarım; yarım gün beş yüz yıldır. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4350