Ravi

Şu'be bin Haccâc

Hayatı

Tam adı Ebû Bistâm Şu'be bin Haccâc bin Verd el-Ezdî el-Atekî'dir. Ezd kabilesinin mevlâsıdır. Vâsıt'ta doğdu, Basra'ya yerleşti. Doğum yılı kaynaklarda farklı verilir: TDV İslâm Ansiklopedisi 82-87 (701-706) arasını, Zehebî 80 veya 82 yılını zikreder. Tebeu't-tâbiîn neslinin önde gelen muhaddislerindendir.

Gençliğinde uzun süre şiirle uğraştı. Daha sonra Hakem bin Uteybe'nin etkisiyle hadise yöneldi. Kûfe, Mekke, Medine ve Bağdat'ta hadis topladı. Dört yüzü aşkın tâbiîden hadis aldığı, Amr bin Dînâr ve Katâde gibi âlimlerden faydalandığı kaydedilir. Kendisinden Süfyân es-Sevrî, Abdullah bin Mübârek, Abdurrahman bin Mehdî, Yahyâ bin Saîd el-Kattân, Vekî' bin Cerrâh ve Ebû Dâvûd et-Tayâlisî gibi büyük muhaddisler rivayette bulundu. A'meş ve Eyyûb es-Sahtiyânî gibi bazı hocaları da ondan hadis nakletmiştir.

Süfyân es-Sevrî onu "hadiste mü'minlerin emîri" diye nitelemiş, bu unvan onunla özdeşleşmiştir. İmam Şâfiî, Şu'be olmasaydı Irak'ta hadisin bilinmeyeceğini söylemiştir. Zehebî onu râvileri cerh ve ta'dîl eden ilk kişi olarak tanıtır. Yahyâ el-Kattân ve İbn Mehdî bu ilmi ondan öğrenmiştir. Râvileri sıkı bir incelemeden geçirir, tedlîsi ağır bir kusur sayar ve hocasından işittiği açıkça belli olmayan rivayetleri kabul etmezdi. Bu yüzden onun hadis aldığı kişilerin ayrıca araştırılmasına gerek görülmediği söylenmiştir. İbn Hacer onu güvenilir, hâfız ve sağlam (sika, hâfız, mütkın) bir râvi olarak değerlendirir.

Şu'be, Basra'da sistemli hadis tasnifinin ve ricâl tenkidinin öncülerindendir. Kütüb-i Sitte'de yüzlerce rivayeti bulunur. Ehil olmayanların eline geçmemesi için kitaplarının ölümünden sonra yok edilmesini vasiyet etmiştir, bu sebeple günümüze eseri ulaşmamıştır. Dünya malına önem vermeyen, fakirlere karşı merhametli bir zâhid olarak tanınırdı.

Hicrî 160 (776) yılında Basra'da vefat etti. Zehebî bu tarih üzerinde ittifak bulunduğunu belirtir. Halîfe bin Hayyât ölümünün Receb ayında olduğunu kaydeder.

Hadisler

10 Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir. Abdullah b. Amr Sahîh-i Buhârîİman 13 Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olmaz. Enes Sahîh-i Buhârîİman 15 Ben kendisine babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça sizden biriniz iman etmiş olmaz. Enes Sahîh-i Buhârîİman 17 İmanın alameti Ensâr'ı sevmek, nifakın alameti de Ensâr'a buğzetmektir. Enes Sahîh-i Buhârîİman 21 Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra ona dönmekten, ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi hoşlanmayan imanın tadını bulur. Enes Sahîh-i Buhârîİman 25 Bunu yaptıklarında kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar; hesapları da Allah'a aittir. İbn Ömer Sahîh-i Buhârîİman 30 Hizmetkârlarınız kardeşlerinizdir; yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin. Ma'rûr Sahîh-i Buhârîİman 32 Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Buhârîİman 34 Dört özellik kimde bulunursa o, halis bir münafık olur. Abdullah b. Amr Sahîh-i Buhârîİman 48 Müslümana sövmek fısktır, onunla savaşmak küfürdür. Zübeyd dedi ki: Ebû Vâil'e Mürcie hakkında sordum; o da Abdullah b. Mes'ûd'un şöyle rivayet ettiğini söyledi: Sahîh-i Buhârîİman 53 Bir olan Allah'a iman: Şehadet, namaz, zekât, Ramazan orucu ve ganimetin beşte birini vermek. Ebû Cemre Sahîh-i Buhârîİman 55 Kişi, sevabını Allah'tan umarak ailesine harcama yaparsa, bu onun için sadakadır. Ebû Mes'ûd Sahîh-i Buhârîİman 65 Peygamber'in gümüş yüzüğü: Üzerinde "Muhammed Resûlullah" nakşı vardı. Enes b. Mâlik Sahîh-i Buhârîİlim 69 Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Enes b. Mâlik Sahîh-i Buhârîİlim 81 İlmin azalması, cehaletin ortaya çıkması ve kadınların çoğalıp erkeklerin azalması kıyametin alametlerindendir. Enes Sahîh-i Buhârîİlim 87 Bunları ezberleyin ve geride bıraktıklarınıza haber verin: Abdülkays heyetine verilen emirler. Ebû Cemre Sahîh-i Buhârîİlim 98 Peygamber kadınlara öğüt verdi ve sadaka vermelerini emretti. İbn Abbâs Sahîh-i Buhârîİlim 101 Üç çocuğunu önden gönderen kadına çocukları cehennemden perde olur. Ebû Saîd el-Hudrî Sahîh-i Buhârîİlim 102 Ergenlik çağına ulaşmamış üç çocuğunu kaybeden kadına cehennemden perde olurlar. Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre Sahîh-i Buhârîİlim 106 Bana yalan isnat etmeyin; kim bana yalan isnat ederse cehenneme girsin. Ali Sahîh-i Buhârîİlim 107 Kim bana yalan isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın. Abdullah b. Zübeyr Sahîh-i Buhârîİlim 117 Teyzem Meymûne'nin evinde geceledim; Peygamber'in gece namazını gördüm. İbn Abbâs Sahîh-i Buhârîİlim 121 Benden sonra, birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak geri dönmeyin. Cerîr Sahîh-i Buhârîİlim 142 Allah'ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım: Tuvalete girerken okunan dua. Enes Sahîh-i BuhârîAbdest 150 Peygamber ihtiyacı için çıktığında yanımızda bir matara su götürürdük; onunla istincâ ederdi. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîAbdest 151 Resûlullah ihtiyacı için çıktığında bir matara su ile arkasından giderdik. Enes Sahîh-i BuhârîAbdest 152 Bir matara su ve bir anaze taşırdık; Resûlullah su ile istincâ ederdi. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîAbdest 165 Abdesti tam alın; ateşten vay hâline o topukların! Muhammed b. Ziyâd Sahîh-i BuhârîAbdest 168 Peygamber ayakkabı giymede, saç taramada, temizlikte ve bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi. Âişe Sahîh-i BuhârîAbdest 175 Eğitilmiş köpeğini besmeleyle salıverdiğinde avı öldürürse ye; avdan yerse yeme. Adî b. Hâtim Sahîh-i BuhârîAbdest 178 Mezi gelen kimseye abdest gerekir; Ali utandığı için Mikdâd'a sordurdu. Muhammed b. Hanefiyye şöyle rivayet etti: Ali dedi ki: Sahîh-i BuhârîAbdest 180 Acele ettirildiğinde veya inzal olmadığında sana abdest gerekir. Ebû Saîd el-Hudrî Sahîh-i BuhârîAbdest 187 İnsanlar Peygamber'in abdestinden artan suyu alıp vücutlarına sürdüler. Ebû Cuhayfe Sahîh-i BuhârîAbdest 194 Resûlullah baygın yatan Câbir'in üzerine abdest suyunu döktü; sonra miras âyeti indi. Câbir Sahîh-i BuhârîAbdest 224 Peygamber bir çöplükte ayakta küçük abdestini bozdu, sonra abdest aldı. Huzeyfe Sahîh-i BuhârîAbdest 226 Resûlullah bir topluluğun çöplüğüne geldi ve ayakta küçük abdestini bozdu. Ebû Vâil Sahîh-i BuhârîAbdest 234 Koyun ağılında namaz: Peygamber mescit yapılmadan önce koyun ağıllarında namaz kılardı. Enes Sahîh-i BuhârîAbdest 240 Namaz kılanın sırtına pislik atılırsa namazı bozulmaz: Kâbe'de secdedeki Peygamber'e yapılan eziyet. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîAbdest 251 Âişe, perde arkasında bir sâ' su ile yıkanarak Peygamber'in guslünü gösterdi. Ebû Seleme Sahîh-i BuhârîGusül 255 Peygamber gusülde başına üç kez su dökerdi. Câbir b. Abdullah Sahîh-i BuhârîGusül 263 Ben ve Peygamber cünüplükten dolayı tek bir kaptan yıkanırdık. Âişe Sahîh-i BuhârîGusül 264 Peygamber ile hanımlarından biri tek bir kaptan yıkanırlardı. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîGusül 267 Resûlullah'a güzel koku sürerdim; hanımlarını dolaşır, sabah kokusu yayılırken ihrama girerdi. Muhammed b. Münteşir Sahîh-i BuhârîGusül 271 İhramlı Peygamber'in saç ayrımındaki güzel kokunun parıltısına sanki şu an bakıyorum. Âişe Sahîh-i BuhârîGusül 291 Erkek kadının dört uzvu arasına oturup onu zorladığında gusül vacip olur. Ebû Hüreyre Sahîh-i BuhârîGusül 332 Peygamber doğumda ölen kadının cenaze namazını kıldı ve ortası hizasında durdu. Semüre b. Cündeb Sahîh-i BuhârîHayız 338 Sana şöyle yapman yeterdi: Peygamber avuçlarını yere vurdu, üfledi, yüzünü ve ellerini meshetti. Abdurrahman b. Ebzâ Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 339 Teyemmüm yüz ve eller içindir: Ellerini yere vurup ağzına yaklaştırdı, sonra yüzünü ve ellerini meshetti. Saîd b. Abdurrahman b. Ebzâ, babasından Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 340 Bir seriyyede cünüp olduk: Ammâr'ın Ömer'e anlattığı teyemmüm. Abdurrahman b. Ebzâ Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 341 Teyemmümde sana yüz ve eller yeterdi. Abdurrahman b. Ebzâ Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 342 Abdurrahman b. Ebzâ, Ammâr'ın Ömer'e anlattığı teyemmüm hadisine bizzat şahit oldu. Abdurrahman b. Ebzâ Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 343 Peygamber eliyle yere vurdu, yüzünü ve ellerini meshetti. Abdurrahman b. Ebzâ, Ammâr'dan Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 345 Cünüp kimse soğuktan korkarsa teyemmüm eder: İbn Mes'ûd ile Ebû Mûsâ'nın tartışması. Ebû Vâil Sahîh-i BuhârîTeyemmüm 381 Peygamber humra (küçük seccade) üzerinde namaz kılardı. Meymûne Sahîh-i BuhârîNamaz 386 Peygamber nalınlarıyla namaz kılardı. Ebû Mesleme Saîd b. Yezîd el-Ezdî Sahîh-i BuhârîNamaz 387 Cerîr mestleri üzerine meshedip namaz kıldı: Peygamber'i böyle yaparken gördüm. Hemmâm b. Hâris Sahîh-i BuhârîNamaz 404 Öğleyi yanılarak beş rekât kıldıran Peygamber iki sehiv secdesi yaptı. Abdullah Sahîh-i BuhârîNamaz 412 Ne önünüze ne sağınıza tükürün; soluna veya ayağınızın altına tükürün. Enes Sahîh-i BuhârîNamaz 413 Mü'min namazda iken ancak Rabbiyle münacat eder. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîNamaz 415 Mescitte tükürmek bir hatadır; keffâreti de onu gömmektir. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîNamaz 426 Peygamber gücü yettiğince bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi. Âişe Sahîh-i BuhârîNamaz 429 Peygamber mescit yapılmadan önce koyun ağıllarında namaz kılardı. Enes Sahîh-i BuhârîNamaz 461 Cinlerden bir ifrit namazımı bozmak için üzerime saldırdı; onu mescidin direğine bağlamak istedim. Ebû Hüreyre Sahîh-i BuhârîNamaz 495 Peygamber Bathâ'da önüne anaze dikip öğle ve ikindiyi ikişer rekât kıldırdı. Ebû Cuhayfe Sahîh-i BuhârîNamaz 499 Peygamber önünde anaze varken öğle ile ikindiyi kıldırdı; kadın ve merkep onun ötesinden geçiyordu. Ebû Cuhayfe Sahîh-i BuhârîNamaz 500 Peygamber ihtiyacı için çıktığında yanımızda bir anaze ve bir matara götürürdük. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîNamaz 501 Peygamber Bathâ'da önüne anaze dikerek öğle ile ikindiyi ikişer rekât kıldı. Ebû Cuhayfe Sahîh-i BuhârîNamaz 503 Ashabın büyükleri akşam ezanında direklere koşuşurdu. Enes Sahîh-i BuhârîNamaz 527 Allah'a en sevimli amel vaktinde kılınan namazdır, sonra anne babaya iyilik. Ebû Amr eş-Şeybânî şöyle rivayet etti: Bize şu evin sahibi —Abdullah'ın evini işaret etti— şöyle anlattı: Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 531 Namaz kılan Rabbiyle münacat eder. Enes Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 535 Sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır; öğleyi serinliğe bırakın. Ebû Zer Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 539 Yolculukta da öğle namazı serinliğe bırakılır. Ebû Zer el-Gıfârî Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 541 Peygamber öğleyi güneş batıya kayınca kıldırırdı. Ebû Berze Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 560 Peygamber akşamı güneş batınca, yatsıyı cemaatin durumuna göre erken veya geç kılardı. Muhammed b. Amr b. Hasan b. Ali Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 562 Peygamber akşam ile yatsıyı ve öğle ile ikindiyi birleştirerek kıldı. İbn Abbâs Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 565 Yatsıyı insanlar çok olunca erken kılar, az olunca geciktirirdi. Muhammed b. Amr b. Hasan b. Ali Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 581 Sabahtan sonra güneş doğuncaya, ikindiden sonra batıncaya kadar namaz kılmak yasaklandı. İbn Abbâs Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 587 Muâviye: İkindiden sonraki iki rekâtı Resûlullah'ı kılarken görmedik. Humrân b. Ebân, Muâviye'den Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 593 Peygamber ikindiden sonra yanıma geldiğinde mutlaka iki rekât kılardı. Ebû İshâk Sahîh-i BuhârîNamaz Vakitleri 625 Sahâbîler akşam ezanından sonra direklere koşuşup akşamdan önce iki rekât kılarlardı. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîEzan 629 Yolculukta müezzine "Serinlet" buyurdu: Sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Zer Sahîh-i BuhârîEzan 663 Kamet getirilmişken iki rekât kılan adama: Sabah dört rekât mı? Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne Sahîh-i BuhârîEzan 664 Resûlullah vefat ettiği hastalığında: Ebû Bekir'e söyleyin, insanlara namaz kıldırsın. Esved Sahîh-i BuhârîEzan 670 İri yapılı Ensârî'nin evinde Peygamber, hasır üzerinde iki rekât namaz kıldı. Enes Sahîh-i BuhârîEzan 676 Peygamber evinde ailesine hizmet eder, namaz vakti gelince namaza çıkardı. Esved Sahîh-i BuhârîEzan 691 İmamdan önce başını kaldıran, Allah'ın başını eşek başı yapmasından korkmuyor mu? Ebû Hüreyre Sahîh-i BuhârîEzan 693 Başı kuru üzüm gibi olan bir Habeşli başınıza tayin edilse bile dinleyin ve itaat edin. Enes Sahîh-i BuhârîEzan 696 Başı kuru üzüm gibi bir Habeşliye bile olsa dinle ve itaat et. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîEzan 697 Teyzem Meymûne'nin evinde geceledim; soluna durdum, Resûlullah beni sağına aldı. İbn Abbâs Sahîh-i BuhârîEzan 700 Muâz b. Cebel, Peygamber ile namaz kılar, sonra dönüp kavmine imamlık ederdi. Câbir b. Abdillah Sahîh-i BuhârîEzan 701 Yatsıda Bakara'yı okuyan Muâz için Peygamber üç defa: "Fitneci!" buyurdu. Câbir b. Abdillah Sahîh-i BuhârîEzan 705 Ey Muâz! Sen fitneci misin? Sebbihisme, Ve'ş-şemsi ve Ve'l-leyli ile kıldırsaydın ya! Câbir b. Abdillah el-Ensârî Sahîh-i BuhârîEzan 715 Peygamber öğleyi iki rekât kıldırdı; "İki rekât kıldın" denilince iki rekât daha kıldı. Ebû Hüreyre Sahîh-i BuhârîEzan 717 Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasını muhalif kılar. Nu'mân b. Beşîr Sahîh-i BuhârîEzan 723 Saflarınızı düzeltin; çünkü safları düzeltmek namazı dosdoğru kılmaktandır. Enes Sahîh-i BuhârîEzan 742 Rükûu ve secdeyi tam yapın; Allah'a yemin ederim ki ben sizi arkamdan görüyorum. Enes b. Mâlik Sahîh-i BuhârîEzan 743 Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer namaza "Elhamdülillâhi rabbi'l-âlemîn" ile başlarlardı. Enes Sahîh-i BuhârîEzan 747 Peygamber başını rükûdan kaldırınca, onu secdeye varmış görünceye kadar ayakta dururlardı. Abdullah b. Yezîd hutbe okurken Sahîh-i BuhârîEzan 767 Peygamber yolculukta yatsının iki rekâtından birinde Tîn sûresini okudu. Berâ Sahîh-i BuhârîEzan 770 Sa'd: İlk iki rekâtı uzatır, son ikisini kısaltırım; Resûlullah'ın namazına uymakta kusur etmem. Câbir b. Semure Sahîh-i BuhârîEzan