Ravi
Abdullah bin Kays
Abdullah b. Kays el-Eş'arî
عبد الله بن قيس الأشعري
Hadisler
4119
Kılıçlarıyla karşılaşan iki müslümandan biri diğerini öldürürse ikisi de eşit olarak ateştedir
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i NesâîKan Dökmenin Haramlığı
4124
Bir adam öldürülenin durumunu sordu: Çünkü o da arkadaşını öldürmek istemişti
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i NesâîKan Dökmenin Haramlığı
4346
Tavuk yememeye yemin edene Ebû Mûsâ, yemesini ve yemininin keffaretini vermesini emretti.
Zehdem
Sünen-i NesâîAv ve Kesilen Hayvanlar
4347
Ebû Mûsâ, tavuk etine yaklaşmayan adama Resûlullah'ı ondan yerken gördüğünü söyledi.
Zehdem el-Cermî
Sünen-i NesâîAv ve Kesilen Hayvanlar
4843
Parmaklarda onar onar deve vardır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i NesâîKasâme (Kısas ve Diyetler)
4844
Parmaklar eşittir; her biri için on deve.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i NesâîKasâme (Kısas ve Diyetler)
4845
Resûlullah parmakların eşit olduğuna ve her birine onar deve verileceğine hükmetti.
Ebû Mûsâ
Sünen-i NesâîKasâme (Kısas ve Diyetler)
4999
İslâm'ın en faziletlisi, Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsenin İslâm'ıdır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİman ve Şartları
5038
Kur'an okuyan mümin, tadı da kokusu da güzel olan turunç gibidir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Nesâîİman ve Şartları
5126
Hangi kadın kokusunu duysunlar diye güzel koku sürünüp bir topluluğun yanından geçerse zinakârdır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i NesâîZînet (Süslenme)
5148
Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helal kılındı, erkeklerine haram kılındı.
Ebû Mûsâ
Sünen-i NesâîZînet (Süslenme)
5265
Allah ipeği ve altını ümmetimin kadınlarına helal, erkeklerine haram kılmıştır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i NesâîZînet (Süslenme)
5382
Biz, işimizde bizden görev isteyen kimseden yardım almayız.
Ebû Mûsâ
Sünen-i NesâîKadıların Âdâbı
5424
Delili olmayan iki davacının binek hayvanını Peygamber aralarında yarı yarıya paylaştırdı.
Ebû Mûsâ
Sünen-i NesâîKadıların Âdâbı
5595
Sarhoşluk veren her şey haramdır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5596
İç, fakat sarhoşluk veren bir şey içme.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5597
Resûlullah, sarhoşluk veren her şeyin haram olduğunu bildirdi.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5602
Ebû Mûsâ el-Eş'arî'den: Sarhoşluk veren her şey haramdır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Nesâîİçecekler
5603
Sarhoşluk veren bir şey içme; çünkü ben sarhoşluk veren her şeyi haram kıldım.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5604
Baldan yapılan bit' ve arpadan yapılan mizr sorulunca: Sarhoşluk veren her şey haramdır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5663
Şarap içmekle Allah'ı bırakıp şu direğe tapmak arasında fark gözetmem.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5721
Ebû Mûsâ el-Eş'arî, tılâdan üçte ikisi gidip üçte biri kalanı içerdi.
Kays b. Ebî Hâzim
Sünen-i Nesâîİçecekler
3
Ebû Mûsâ: Biriniz küçük abdestini bozmak istediğinde, idrarı için uygun bir yer arasın.
Ebü't-Teyyâh'a bir şeyh şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdTaharet (Temizlik)
22
Abdurrahman b. Hasene: İsrâiloğulları'ndan, idrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan adam kabrinde azap gördü.
Abdurrahman b. Hasene
Sünen-i Ebû DâvûdTaharet (Temizlik)
49
Ebû Mûsâ: Peygamber'i misvakı dilinin ucuna koymuş, öğürür gibi misvak kullanırken gördüm.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdTaharet (Temizlik)
321
Şakîk: Ebû Mûsâ, su bulamayan cünübün teyemmüm edebileceğini Ammâr'ın haberiyle İbn Mes'ûd'a hatırlattı.
Şakîk şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdTaharet (Temizlik)
395
Ebû Mûsâ: Namaz vaktini soran nerede? Vakit bu ikisinin arasındadır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
972
Ebû Mûsâ el-Eş'arî: Namaz kıldığınızda saflarınızı düzeltin; imam tekbir aldığında siz de tekbir alın.
Hittân b. Abdullah er-Rakkâşî şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1049
Ebû Mûsâ: Cumadaki kabul saati, imamın minbere oturmasından namazın bitirilmesine kadar olan zamandır.
Ebû Bürde b. Ebû Mûsâ el-Eş'arî şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1153
Ebû Mûsâ: Bayram namazlarında cenazedeki gibi dört tekbir alırdı; Huzeyfe "Doğru söyledi" dedi.
Ebû Hüreyre'nin meclis arkadaşı Ebû Âişe şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1526
Ey Ebû Mûsâ! Sana cennet hazinelerinden bir hazineyi göstereyim mi? Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1527
Tepeye çıkarken yüksek sesle tehlîl getirene: Siz ne sağır ne de gaip birine sesleniyorsunuz.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1528
Ebû Mûsâ (Âsım tariki): Ey insanlar! Kendinize karşı yumuşak davranın.
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1537
Allah'ım! Seni onların karşısına koyarız ve onların şerlerinden sana sığınırız.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1684
Emredileni gönül hoşluğuyla eksiksiz teslim eden güvenilir hazinedar, sadaka veren iki kişiden biridir.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
2053
Kim cariyesini âzat eder ve onunla evlenirse, onun için iki ecir vardır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdNikâh
2085
Velî olmadan nikâh olmaz.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdNikâh
2517
Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa o, Allah'ın yolundadır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2587
Mescidimizde veya çarşımızda yanında okla geçen, okların demirlerini tutsun.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2657
Matar tarikiyle Ebû Bürde: Ashâb savaş sırasında ses yükseltmeyi hoş görmezdi.
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2725
Hayber'in fethinde bulunmayana pay verilmedi; gemi arkadaşlarımız Ca'fer ve arkadaşları hariç.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2930
Bizim yanımızda sizin en hain olanınız, görevi isteyendir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey
3091
Hastalık veya yolculuk alıkoyarsa kula, sağlıklı ve mukimken işlediği salih amelin benzeri yazılır.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3105
Açı doyurun, hastayı ziyaret edin, esiri kurtarın.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3130
Musibet anında saçını tıraş eden, feryat eden ve yakasını yırtan bizden değildir.
Yezîd b. Evs şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3205
Necâşî: İçinde bulunduğum hükümdarlık olmasaydı ona gelir, ayakkabılarını taşırdım.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3276
Yemin edip başkasını daha hayırlı görürsem, mutlaka yeminimin keffâretini verir ve hayırlı olanı yaparım.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdYeminler ve Adaklar
3342
Büyük günahlardan sonra Allah katında en büyük günah, ödeyecek bir şey bırakmadan borçlu olarak ölmektir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3579
Bu işimize, onu isteyen kimseyi asla görevli yapmayız.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri)
3605
Ebû Mûsâ, yolculukta vasiyete şahit olan iki ehl-i kitaba ikindiden sonra yemin ettirip şahitliklerini geçerli kıldı.
Şa'bî şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri)
3613
Delili olmayan iki davacının devesini Peygamber ikisi arasında ortak kıldı.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri)
3684
Kavmine, sarhoşluk veren her şeyin haram olduğunu haber ver.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû Dâvûdİçecekler
4033
Ebû Mûsâ: Peygamberle beraberken yağmur yağınca kokumuzun koyun kokusu olduğunu sanırdın.
Ebû Bürde şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4173
Kadın koku sürünüp kokusunu alsınlar diye bir topluluğun yanından geçerse, o şöyle şöyledir.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdSaç Bakımı (Tereccül)
4178
Bedeninde halûktan bir şey bulunan adamın namazını Allah kabul etmez.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdSaç Bakımı (Tereccül)
4259
Kıyametin önünde karanlık gecenin parçaları gibi fitneler vardır; oturan ayaktakinden, yürüyen koşandan hayırlıdır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim)
4262
Ebû Kebşe tariki: Fitnelerde oturan ayaktakinden hayırlıdır; evlerinizin yaygısı (ahlâs) olun.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim)
4278
Bu ümmetim merhamete mazhar bir ümmettir; onun azabı dünyada fitneler, depremler ve öldürülmektir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim)
4354
İşimize, onu isteyen kimseyi görevli yapmayız; Muâz, dininden dönen Yahudi öldürülmedikçe oturmadı.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4355
Muâz: Dininden dönen adam öldürülmedikçe bineğimden inmem; ona daha önce tövbe teklif edilmişti.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4356
Ebû Mûsâ dinden dönen adamı yirmi gece İslâm'a davet etti; kabul etmeyince boynu vuruldu.
Ebû Bürde bu kıssayı
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4556
Parmaklar eşittir; her biri için onar deve.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler
4557
Ebû Mûsâ: Parmaklar eşittir. Onar deve mi? dedim; Evet, buyurdu.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler
4693
Allah Âdem'i bütün yeryüzünden aldığı bir avuç topraktan yarattı; Âdemoğulları yeryüzüne göre geldi.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4830
Ebû Mûsâ tariki: Kur'ân okuyan mü'min turunç gibidir; Enes: İyi arkadaşın misalini konuşurduk.
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4835
Resûlullah birini bir işe gönderdiğinde: Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4843
Ak saçlı Müslümana, Kur'ân hâfızına ve âdil sultana ikram etmek Allah'ı yüceltmektendir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4938
Kim tavla oynarsa Allah'a ve Resûlü'ne isyan etmiş olur.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5038
Yanında aksıran Yahudilere: Yehdîkümullah ve yuslihu bâleküm, derdi.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5122
Bir kavmin kız kardeşinin oğlu onlardandır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5131
Bana şefaat edin ki sevap kazanasınız; Allah da Peygamberinin diliyle dilediğini hükme bağlasın.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5133
Ebû Mûsâ tarikiyle: Şefaat edin ki sevap kazanasınız.
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5180
Biriniz üç defa izin ister de kendisine izin verilmezse geri dönsün.
Ebû Saîd el-Hudrî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5181
Übey: Ey Ömer! Resûlullah'ın ashabına azap olma; Ömer: Resûlullah'ın ashabına azap olmam.
Ebû Mûsâ
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5182
Ömer: Resûlullah'ın emrinden bu bana gizli mi kaldı? Çarşılarda alışveriş beni bundan alıkoydu.
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5183
Ömer, Ebû Mûsâ'ya: Seni itham etmedim; ama Resûlullah'tan hadis rivayet etmek çetin bir iştir.
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
1003
Arkasından 'Vay dağım! Vay efendim!' diye ağlanan ölüye iki melek görevlendirilir: Sen böyle miydin?
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1021
Kulum için cennette bir ev yapın ve onu Hamd Evi diye adlandırın.
Ebû Sinân
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1101
Velî olmadan nikâh olmaz.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîNikâh
1102
Velîsinin izni olmadan nikâhlanan kadının nikâhı bâtıldır; velîsi olmayanın velîsi sultandır.
Âişe
Câmiu't-TirmizîNikâh
1116
Câriyesini edeplendirip azat eden ve onunla evlenen adama ecri iki kez verilir.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîNikâh
1459
Bize karşı silah taşıyan kimse bizden değildir.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîHadler (Şer'î Cezalar)
1559
Hayber'e Eş'arîlerden bir grupla vardık; Resûlullah bize de orayı fethedenlerle birlikte pay verdi.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1646
Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa o, Allah yolundadır.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîCihadın Faziletleri
1659
Şüphesiz cennetin kapıları kılıçların gölgeleri altındadır.
Ebû Bekir b. Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-TirmizîCihadın Faziletleri
1720
İpek ve altın giymek ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helal kılındı.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-TirmizîGiyim (Libâs)
1826
Yaklaş da ye; çünkü ben Resûlullah'ı tavuk yerken gördüm.
Zehdem el-Cermî
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1827
Resûlullah'ı tavuk eti yerken gördüm.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1834
Âişe'nin kadınlara üstünlüğü, tiridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1928
Mümin mümin için, parçaları birbirini sağlamlaştıran bir bina gibidir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla)
2200
Öyle günler gelecek ki o günlerde ilim kaldırılacak ve herc, yani öldürmek çoğalacak.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîFitneler
2204
Fitnede yaylarınızı kırın, kirişlerinizi kesin, evlerinizin içinden ayrılmayın ve Âdem'in oğlu gibi olun.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîFitneler
2425
İnsanlar kıyamet günü üç defa arz olunur; üçüncüsünde amel defterleri ellere uçuşur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2479
Yağmur bize isabet ettiğinde görseydin, kokumuzun koyun kokusu olduğunu sanırdın.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2504
Müslümanların en faziletlisi, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2528
Cennette kapları ve içindekiler gümüşten iki cennet, kapları ve içindekiler altından iki cennet vardır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2628
Müslümanların en faziletlisi, diğer Müslümanların dilinden ve elinden selâmette olduğu kimsedir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-Tirmizîİman
2672
Aracı olun ki sevap kazanasınız; Allah da peygamberinin diliyle dilediğine hükmetsin.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-Tirmizîİlim
2739
Peygamber, yanında aksıran Yahudilere "Allah sizi hidayete erdirsin ve hâlinizi düzeltsin" derdi.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Câmiu't-TirmizîEdep
2786
Her göz zina eder; koku sürünüp bir meclisin yanından geçen kadın da şöyle şöyledir.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîEdep