Ravi

Ebû Hüreyre

Ebû Hüreyre ed-Devsî
4.689 hadiste geçiyor
أبو هريرة الدوسي

Hadisler

4918 Mü'min mü'minin aynasıdır; mü'min mü'minin kardeşidir, arkasından onu korur. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4928 Ben namaz kılanları öldürmekten nehyedildim. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4940 Güvercin peşindeki adamı görünce: Bir şeytan, dişi bir şeytanın peşine düşüyor, buyurdu. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4942 Merhamet ancak bedbaht olandan çekip alınır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4946 Kim bir Müslümanın dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4961 Kıyamet günü Allah katında en alçak isim, Melikü'l-emlâk diye ad alan adamın ismidir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4965 Benim adımla ad koyun, fakat benim künyemle künyelenmeyin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4974 Sizden biri üzüme kerm demesin; çünkü kerm, Müslüman adamdır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4975 Sizden biri "kulum, câriyem" demesin, "yiğidim, kızım" desin; Rab aziz ve celil olan Allah'tır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4976 Ebû Yûnus tariki (Ebû Hüreyre'nin sözü olarak): Köle "efendim" ve "mevlâm" desin. Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4983 Adam "İnsanlar helâk oldu" dediğinde, onların en helâk olanı kendisidir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4992 Kişiye günah olarak, işittiği her şeyi anlatması yeter. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4993 Hüsnüzan, güzel ibadettendir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5006 Kalpleri esir etmek için sözü evirip çevirmeyi öğrenenden Allah kıyamet günü ne tövbe ne fidye kabul eder. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5009 Sizden birinin içinin irinle dolması, şiirle dolmasından daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5014 Ebû Hüreyre tariki: Ömer, Hassân'ın Resûlullah'ı delil getirmesinden korkup ona izin verdi. Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5017 Benden sonra nübüvvetten salih rüyadan başka bir şey kalmayacaktır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5019 Zaman yaklaştığında mü'minin rüyası neredeyse yalan çıkmaz; rüya üç çeşittir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5023 Kim beni rüyada görürse yakında beni uyanıkken görecektir; şeytan benim suretime giremez. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5028 Allah aksırmayı sever, esnemeyi hoş görmez; esneyen gücü yettiğince onu geri çevirsin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5029 Resûlullah aksırdığında elini veya elbisesini ağzına koyar ve sesini alçaltırdı. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5030 Beş şey Müslümanın kardeşi üzerindeki hakkıdır: selâmı almak, aksırana teşmît, davete icabet, hasta ziyareti ve cenaze. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5033 Aksıran elhamdülillâhi alâ külli hâl desin; kardeşi yerhamükallah, o da yehdîkümullah desin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5034 Ebû Hüreyre: Kardeşine üç defa teşmît et; fazlası nezledir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5035 Leys tariki (merfû): Kardeşine üç defa teşmît et; fazlası nezledir. Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5050 Biriniz yatağına girdiğinde onu izarının iç kenarıyla silkelesin; çünkü üzerine ne geldiğini bilmez. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5051 Allah'ım! Göklerin, yerin ve her şeyin Rabbi; sen Evvel'sin, senden önce hiçbir şey yoktur. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5059 Kim Allah'ı zikretmediği bir yatışla yatar veya oturuşla oturursa, kıyamet günü bu onun aleyhine hasret olur. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5067 Allah'ım! Ey gökleri ve yeri yaratan; nefsimin ve şeytanın şerrinden sana sığınırım; sabah, akşam ve yatarken söyle. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5068 Allah'ım! Seninle sabahladık, seninle akşamladık; seninle yaşar, seninle ölürüz, dönüş de sanadır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5086 Yolculukta seher vakti: Bir işiten, Allah'a hamdimizi ve nimetini işitti; Allah'ım, bize yoldaş ol. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5091 Sabah ve akşam yüz defa Sübhânallahi'l-azîm ve bi-hamdihî diyenin getirdiğinin benzerini kimse getiremez. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5097 Rüzgâr Allah'ın ravhındandır; rahmet de azap da getirir, onu gördüğünüzde ona sövmeyin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5102 Horozların ötüşünü işitince Allah'tan lütfunu isteyin; eşeğin anırmasını işitince şeytandan Allah'a sığının. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5111 İçimizdeki vesveseyi söylemeyi büyük sayıyoruz, dediler; işte bu, apaçık imandır buyurdu. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5114 Efendilerinin izni olmadan bir topluluğu velî edinenin üzerine Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti vardır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5116 Allah sizden cahiliye kibrini ve atalarla övünmesini gidermiştir; siz Âdemoğullarısınız, Âdem de topraktandır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5128 Kendisine danışılan kimse güvenilir kişidir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5137 Hiçbir evlat babasının hakkını ödeyemez; ancak onu köle bulup satın alır ve azat ederse. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5153 Komşusunu şikâyet edene: Git, eşyanı yola at, buyurdu; komşusu gelip artık hoşlanmayacağın bir şey görmeyeceksin dedi. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5154 Allah'a ve âhiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin; ya hayır söylesin ya da sussun. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5165 Kim suçsuz kölesine zina iftirasında bulunursa kıyamet günü onun için kendisine had vurulur. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5170 Kim bir adamın karısını veya kölesini ona karşı kışkırtırsa bizden değildir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5172 Kim bir topluluğun evine izinsiz bakar da onlar gözünü çıkarırsa gözü heder olmuştur. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5173 Bakış içeri girdiğinde artık izin istemenin anlamı kalmaz. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5189 Kişinin bir başka kişiye gönderdiği elçisi, onun iznidir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5190 Biriniz yemeğe çağrılır da elçiyle birlikte gelirse, bu onun için izindir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5193 İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız; aranızda selâmı yayın. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5198 Küçük büyüğe, yoldan geçen oturana, az olan da çok olana selâm verir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5199 Binekli olan yürüyene selâm verir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5200 Aralarına bir ağaç, duvar veya taş girdikten sonra kardeşiyle yeniden karşılaşan ona yine selâm versin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5205 Onlara selâmla başlamayın; yolda onlarla karşılaştığınızda da onları yolun en dar yerine zorlayın. Süheyl b. Ebû Sâlih şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5208 Meclise varınca da kalkarken de selâm verin; birincisi sonrakinden daha gerekli değildir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5218 Akra' on çocuğundan hiçbirini öpmediğini söyleyince: Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5245 Hiç hayır işlememiş bir adam yoldan dikenli bir dalı kaldırdı; Allah ona şükretti ve onu cennete koydu. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5248 Yılanlarla savaştığımızdan beri onlarla barışmadık; kim korkudan birini bırakırsa bizden değildir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5263 Kim bir keleri ilk vuruşta öldürürse ona şu kadar sevap vardır; ikincide daha az, üçüncüde daha az. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5264 Keleri ilk vuruşta öldürene yetmiş sevap vardır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5265 Bir peygamberi karınca ısırdı, yuvayı yaktırdı; Allah ona: Bir tek karıncayı olsaydı ya, diye vahyetti. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5266 Seni bir karınca ısırdı diye tesbih eden bir ümmeti mi helâk ettin? Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5274 Âdemoğlu zamana söverek bana eziyet ediyor; oysa zaman benim, geceyi ve gündüzü ben evirip çeviririm. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 2 Müslüman kul abdest aldığında yüzünden ve ellerinden günahlar suyla birlikte çıkar. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 22 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 24 Biriniz gece uyandığında elinin üzerine iki veya üç kez su dökmedikçe onu kaba sokmasın. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 41 Vay hâline o topukların ateşten! Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 43 Peygamber uzuvlarını ikişer kez yıkayarak abdest aldı. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 50 Ey Muhammed! Abdest aldığında su serp. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 51 Zorluklara rağmen abdesti güzelce almak, mescitlere çok adım atmak ve namazdan sonra namazı beklemek ribâttır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 68 Sizden biri, sonra ondan abdest alacağı durgun suya asla bevletmesin. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 69 Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 74 Ses veya koku olmadıkça abdest gerekmez. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 75 Mescitte yel hisseden, bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça çıkmasın. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 76 Allah, abdesti bozulan kimsenin namazını abdest alıncaya kadar kabul etmez. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 79 Ateşin dokunduğu şeyden dolayı abdest gerekir, bir parça keş dahi olsa. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 91 Köpek bir kaptan içtiğinde o kap yedi defa yıkanır; ilki ya da sonuncusu toprakla olur Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 106 Her kılın altında cünüplük vardır; saçları yıkayın ve teni iyice temizleyin Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 121 Müslüman necis olmaz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 135 Kim hayızlı kadına ya da bir kâhine giderse Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 147 Siz ancak kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 151 Namazın bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 157 Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın, zira sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 167 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, yatsıyı gecenin üçte birine veya yarısına kadar geciktirmelerini emrederdim. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 186 Güneş doğmadan sabahtan bir rekâta yetişen sabaha, güneş batmadan ikindiden bir rekâta yetişen ikindiye yetişmiştir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 200 Abdestli olandan başkası ezan okumaz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 201 Namaz için ancak abdestli olan çağrı yapar. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 204 İkindi ezanından sonra mescitten çıkan adam için Ebû Hüreyre: "Bu adam Ebü'l-Kâsım'a isyan etmiştir" dedi. Ebü'ş-Şa'sâ Câmiu't-TirmizîNamaz 207 İmam kefildir, müezzin emindir; Allah'ım, imamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 214 Beş vakit namaz ve cumadan cumaya, büyük günahlara bulaşılmadıkça aralarındakine kefarettir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 216 Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığından yirmi beş kat fazladır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 217 Namaza gelmeyen birtakım kimseleri evleriyle birlikte yakmayı içimden geçirdim. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 224 Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilki, kadınların saflarının en hayırlısı sonuncusudur. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 225 İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilselerdi, onun için kura çekerlerdi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 236 Biriniz insanlara imam olduğunda namazı hafif tutsun. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 239 Resûlullah namaz için tekbir aldığında parmaklarını açardı. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 240 Resûlullah namaza kalktığında ellerini uzatarak kaldırırdı. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 250 İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 254 Peygamber rükû ve secdeye eğilirken tekbir alırdı. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 267 İmam "Semi'allâhu limen hamideh" dediğinde siz "Rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 269 Biriniz namazında devenin çöküşü gibi mi çöküyor? Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 286 Secdenin zorluğundan yakınan sahâbîlere Peygamber: "Dizlerinizden yardım alın" buyurdu. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz