Fihrist
Vitir ile ilgili hadisler
Vitir ile ilgili 190 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Gece namazı ikişer ikişerdir; sabahtan korkan bir rekât kılar, o da kıldığı namazı vitir yapar.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 990
2
İbn Ömer vitirde iki rekât ile bir rekât arasında selam verir, arada bazı ihtiyaçlarını emrederdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 991
3
İbn Abbâs, teyzesinin evinde Peygamber'in gece altı kez ikişer rekât kılıp sonra vitir kıldığını anlattı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 992
4
Gece namazı ikişer ikişerdir; bitirmek istediğinde bir rekât kıl, o kıldığını senin için vitir yapar.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 993
5
Resûlullah gece on bir rekât kılar, secdelerinde elli âyet okunacak kadar kalırdı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 994
6
Peygamber sabah namazından önceki iki rekâtı, sanki ezan kulaklarındaymış gibi (süratle) kılardı.
Enes b. Sîrîn · Sahîh-i Buhârî 995
7
Resûlullah gecenin her vaktinde vitir kıldı; vitri sonunda seher vaktine kadar uzandı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 996
8
Peygamber vitir kılmak istediğinde, yatağında enine uzanıp uyuyan Âişe'yi uyandırır, o da vitir kılardı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 997
9
Gece kıldığınız namazınızın sonunu vitir yapın.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 998
10
İbn Ömer, vitir için bineğinden inen Saîd'e: "Resûlullah deve üzerinde vitir kılardı" dedi.
Saîd b. Yesâr · Sahîh-i Buhârî 999
11
Peygamber yolculukta farzlar dışında gece namazını ve vitri bineğinin üzerinde îmâ ile kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1000
12
Enes'e Peygamber sabah namazında kunut yaptı mı diye soruldu; "Evet, rükûdan sonra kısa bir süre" dedi.
Muhammed · Sahîh-i Buhârî 1001
13
Enes: "Resûlullah rükûdan sonra ancak bir ay kunut yaptı; kunut rükûdan önceydi" dedi.
Âsım · Sahîh-i Buhârî 1002
14
Peygamber bir ay Ri'l ve Zekvân kabilelerine beddua ederek kunut yaptı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1003
15
Kunut akşam ve sabah namazlarında idi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1004
16
Ey Kur'an ehli! Vitir kılın; çünkü Allah tektir, teki sever.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1416
17
İbn Mes'ûd tariki: Bir bedevi "Ne diyorsun?" dedi; "Bu ne sana ne de arkadaşlarına aittir" buyurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1417
18
Allah size kızıl develerden daha hayırlı bir namazı ilave etti; o vitirdir.
Hârice b. Huzâfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1418
19
Vitir haktır; vitir kılmayan bizden değildir.
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1419
20
Beş vakit namazı Allah kullara farz kıldı; onları zayi etmeden kılana Allah katında cennete koyma ahdi vardır.
Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 1420
21
Bir bedeviye: Gece namazı ikişer ikişerdir; vitir gecenin sonundan bir rekâttır.
İbn Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1421
22
Vitir her Müslüman üzerine haktır; dileyen beş, dileyen üç, dileyen bir rekâtla vitir kılsın.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1422
23
Resûlullah vitirde A'lâ, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 1423
24
Âişe: Vitrin üçüncü rekâtında İhlâs ile Muavvizeteyn'i okurdu.
Abdülazîz b. Cüreyc şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1424
25
Allah'ım! Hidayet verdiklerinin arasında bana da hidayet ver; âfiyet verdiklerinin arasında bana da âfiyet ver.
Hasan b. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1425
26
Züheyr tariki: Hasan bu duayı vitirde, kunutta söylerdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1426
27
Allah'ım! Gazabından rızana, cezalandırmandan affına sığınırım; senden sana sığınırım.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1427
28
Übey b. Ka'b Ramazan'da imamlık yapar, ayın son yarısında kunut yapardı.
Muhammed, arkadaşlarından birinden şöyle nakletti: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1428
29
Ömer insanları Übey'in imamlığında topladı; Übey ancak ayın kalan yarısında kunut yapardı.
el-Hasan şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1429
30
Resûlullah vitirde selam verince "Sübhâne'l-meliki'l-kuddûs" derdi.
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 1430
31
Kim vitrini kılmadan uyuyakalır veya onu unutursa, hatırladığında onu kılsın.
Ebû Saîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1431
32
Ebû Hüreyre: Dostum bana kuşluğun iki rekâtını, ayda üç gün orucu ve vitir kılmadan uyumamayı tavsiye etti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1432
33
Ebu'd-Derdâ: Dostum bana ayda üç gün orucu, vitirsiz uyumamayı ve hazarda da yolculukta da kuşluk namazını tavsiye etti.
Ebu'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1433
34
Gecenin başında vitir kılan Ebû Bekir ihtiyatlı olanı, sonunda kılan Ömer kuvvetli olanı tuttu.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1434
35
Gecenin başında, ortasında ve sonunda vitir kıldı; vefat ettiğinde vitri sehere ulaşmıştı.
Mesrûk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1435
36
Sabah olmadan önce vitri kılmakta acele edin.
İbn Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1436
37
Bazen gecenin başında, bazen sonunda vitir kılar; bazen gizli, bazen açıktan okurdu.
Abdullah b. Ebû Kays şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1437
38
Gece namazınızın sonunu vitir yapın.
İbn Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1438
39
Bir gecede iki vitir olmaz.
Kays b. Talk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1439
40
Ebû Hüreyre öğle, yatsı ve sabah namazlarının son rekâtında kunut yapar, mü'minlere dua ederdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1440
41
Peygamber sabah namazında, İbn Muâz'ın rivayetine göre akşamda da kunut yapardı.
el-Berâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1441
42
Allah'ım! Velîd b. el-Velîd'i, Seleme b. Hişâm'ı ve zayıf bırakılmış mü'minleri kurtar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1442
43
Bir ay aralıksız beş vakitte son rekâtta kunut yapıp Ri'l, Zekvân ve Usayye'ye beddua etti.
İbn Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1443
44
Enes: Resûlullah sabah namazında rükûdan sonra kunut yaptı.
Muhammed şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1444
45
Peygamber bir ay kunut yaptı, sonra onu bıraktı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1445
46
Sabah namazında ikinci rekâttan başını kaldırınca kısa bir süre ayakta durdu.
Muhammed b. Sîrîn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1446
47
Zeyd b. Sâbit: Kişinin en hayırlı namazı, farz namaz dışında, evinde kıldığı namazdır.
Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 1447
48
Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin.
İbn Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1448
49
Hangi amel daha faziletlidir? Kıyamın uzun olması; hangi sadaka? Az mal sahibinin gücünün yettiği.
Abdullah b. Hubşî el-Has'amî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1449
50
Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, hanımını da uyandırıp namaz kıldıran adama rahmet etsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1450
51
Geceleyin uyanıp hanımını uyandıran ve birlikte iki rekât kılanlar, Allah'ı çok zikredenlerden yazılır.
Ebû Saîd el-Hudrî ile Ebû Hüreyre şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1451
52
Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve onu öğretendir.
Osmân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1452
53
Kur'an'ı okuyup içindekilerle amel edenin anne babasına kıyamet günü güneşten parlak bir taç giydirilir.
Muâz el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1453
54
Kur'an'ı mahir olarak okuyan değerli meleklerle beraberdir; zorlanarak okuyana iki ecir vardır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1454
55
Allah'ın evlerinden birinde Kur'an okuyup müzakere edenlere sekînet iner, onları rahmet kaplar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1455
56
Mescide gidip Allah'ın Kitabı'ndan iki âyet öğrenmek iki dişi deveden daha hayırlıdır.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1456
57
Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, Ümmü'l-Kur'an, Ümmü'l-Kitâb ve es-Seb'u'l-mesânî'dir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1457
58
Kur'an'ın en büyük sûresi Fâtiha'dır; o bana verilen es-Seb'u'l-mesânî ve Kur'an-ı Azîm'dir.
Ebû Saîd b. el-Muallâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1458
59
Resûlullah'a mesânîden yedi uzun sûre, Mûsâ'ya ise altı sûre verildi.
İbn Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1459
60
Allah'ın Kitabı'ndaki en büyük âyet Âyetü'l-Kürsî'dir; ilim sana kutlu olsun, ey Ebu'l-Münzir!
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 1460
61
Canım elinde olana yemin olsun ki İhlâs sûresi Kur'an'ın üçte birine denktir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1461
62
Ey Ukbe! Sana okunan en hayırlı iki sûreyi, Felak ve Nâs'ı öğreteyim mi?
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1462
63
Ey Ukbe! Felak ve Nâs ile Allah'a sığın; hiçbir sığınan bunların benzeriyle sığınmamıştır.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1463
64
Kur'an sahibine: Oku ve yüksel; dünyada tertîl ile okuduğun gibi tertîl ile oku, denilir.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1464
65
Enes: Peygamber Kur'an'ı uzatarak (med yaparak) okurdu.
Katâde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1465
66
Ümmü Seleme Resûlullah'ın okuyuşunu harf harf, tane tane tarif etti.
Ya'lâ b. Memlek şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1466
67
Fetih günü Resûlullah'ı deve üzerinde Fetih sûresini terci' ederek okurken gördüm.
Abdullah b. Mugaffel · Sünen-i Ebû Dâvûd 1467
68
Kur'an'ı seslerinizle süsleyin.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1468
69
Sa'd b. Ebû Vakkâs: Kur'an'ı teğannî ile (güzel sesle) okumayan bizden değildir.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1469
70
İbn Uyeyne tarikiyle Sa'd: Kur'an'ı güzel sesle okumayan bizden değildir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1470
71
Ebû Lübâbe: Kur'an'ı teğannî ile okumayan bizden değildir; güzel sesli olmayan gücü yettiğince güzelleştirir.
Ubeydullah b. Ebû Yezîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1471
72
Vekî' ve İbn Uyeyne: Teğannî, Kur'an ile yetinip (başka şeylerden) müstağni olmaktır.
Vekî' ve İbn Uyeyne şöyle dediler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1472
73
Allah, Kur'an'ı teğannî ile açıktan okuyan güzel sesli bir peygamberi dinlediği gibi hiçbir şeyi dinlemez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1473
74
Kur'an'ı okuyup sonra unutan, kıyamet günü Allah'a eli kesik olarak kavuşur.
Sa'd b. Ubâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1474
75
Bu Kur'an yedi harf üzere indirilmiştir; ondan kolayınıza geleni okuyun.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1475
76
Zührî: Yedi harf tek bir anlam hakkındadır; helal ve haramda farklılık göstermez.
ez-Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1476
77
Ey Übey! Kur'an bana yedi harf üzere okutuldu; her biri şifa verici ve yeterlidir.
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 1477
78
Allah ümmetine Kur'an'ı yedi harf üzere okutmanı emrediyor; hangisiyle okurlarsa isabet ederler.
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 1478
79
Dua ibadetin ta kendisidir.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1479
80
Duada haddi aşan bir topluluk olacaktır; sakın onlardan olma.
Sa'd'ın bir oğlu şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1480
81
Biriniz namaz kıldığında Rabbine hamd ve sena ile başlasın, sonra Peygamber'e salavat getirip dilediğini istesin.
Resûlullah'ın sahâbîsi Fedâle b. Ubeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1481
82
Resûlullah dualardan kapsamlı olanlarını sever, diğerlerini bırakırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1482
83
Sizden biri "Allah'ım, dilersen beni bağışla" demesin; isteğinde kararlı olsun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1483
84
Acele edip "Dua ettim de kabul edilmedi" demedikçe sizden birinin duası kabul edilir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1484
85
Allah'tan avuçlarınızın içiyle isteyin; duayı bitirince ellerinizle yüzlerinizi mesh edin.
İbn Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1485
86
Allah'tan istediğinizde O'ndan avuçlarınızın içiyle isteyin; ellerinizin sırtıyla istemeyin.
Mâlik b. Yesâr es-Sekûnî el-Avfî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1486
87
Resûlullah'ı avuçlarının içiyle ve dışıyla böyle dua ederken gördüm.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1487
88
Rabbiniz hayâ sahibidir, kerîmdir; kulu ellerini kendisine kaldırdığında onları boş çevirmekten hayâ eder.
Selmân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1488
89
İbn Abbâs: İstemek ellerini omuz hizasına kaldırmak, istiğfar tek parmakla işaret etmek, ibtihâl iki eli uzatmaktır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1489
90
İbn Abbâs (Süfyân tariki): İbtihâl böyledir; ellerini kaldırıp sırtlarını yüzüne bakan tarafa getirdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1490
91
Abbâs b. Abdullah tarikiyle İbn Abbâs: İbtihâl, ellerin sırtı yüze dönük kaldırılmasıdır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1491
92
Peygamber dua edip ellerini kaldırdığında, ellerini yüzüne sürerdi.
Sâib b. Yezîd'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 1492
93
Allah'tan öyle bir isimle istedin ki, onunla istendiğinde verir; onunla dua edildiğinde icabet eder.
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1493
94
Büreyde (Zeyd b. Hubâb tariki): Andolsun, aziz ve celil olan Allah'tan O'nun en büyük ismiyle istedin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1494
95
Allah'a, onunla dua edildiğinde icabet ettiği, istendiğinde verdiği yüce ismiyle dua etti.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 1495
96
Allah'ın en büyük ismi iki âyettedir: Bakara 2/163 ve Âl-i İmrân sûresinin başı.
Esmâ bint Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1496
97
Örtüsünü çalana beddua eden Âişe'ye: Ondan günahını hafifletme.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1497
98
Umreye giden Ömer'e: Ey kardeşçiğim! Bizi duandan unutma.
Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1498
99
İki parmağıyla dua eden Sa'd'a: Tek yap, tek yap! (Şehadet parmağıyla işaret etti.)
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1499
100
Çekirdekle tesbih çeken kadına: Gökte ve yerde yarattıklarının sayısınca sübhânallah de.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1500
101
Tesbihleri parmak uçlarıyla sayın; çünkü parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacaklardır.
Yüseyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1501
102
Resûlullah'ı tesbihi sağ eliyle (parmaklarıyla) sayarken gördüm.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1502
103
Allah'ı hamd ile tesbih ederim; yarattıklarının sayısınca, rızası kadar, arşının ağırlığınca, kelimelerinin mürekkebince.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1503
104
Ebû Zer'e: Namaz ardından otuz üçer tekbir, hamd ve tesbih; günahları deniz köpüğü kadar olsa bile bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1504
105
Muğîre'nin Muâviye'ye yazdığı: Allah'ım! Senin verdiğine engel olacak, engellediğini verecek yoktur.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 1505
106
Namazdan ayrılınca: Allah'tan başka ilah yoktur; kâfirler hoşlanmasa da dini yalnız O'na has kılarız.
Ebü'z-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1506
107
İbn Zübeyr (Hişâm tariki) ek: Güç ve kuvvet ancak Allah iledir; O'ndan başkasına ibadet etmeyiz.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1507
108
Allah'ım! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Ben şahidim ki kulların hepsi kardeştir.
Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 1508
109
Selam verince: Allah'ım! Önceden yaptığımı ve sonraya bıraktığımı, gizlediğimi ve açığa vurduğumu bağışla.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1509
110
Rabbim! Bana yardım et, aleyhime yardım etme; beni muzaffer kıl, aleyhime muzaffer kılma.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1510
111
İbn Abbâs (Yahyâ–Süfyân tariki): Rabbim! Hidayeti bana kolaylaştır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1511
112
Selam verince: Allah'ım! Sen Selâm'sın, selamet sendendir; ey celal ve ikram sahibi, sen ne yücesin!
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1512
113
Sevbân: Namazından ayrılmak istediğinde üç kere istiğfar eder, sonra Allah'ım! Sen Selâm'sın derdi.
Resûlullah'ın azatlısı Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1513
114
İstiğfar eden kimse, günde yetmiş kere günaha dönse bile ısrar etmiş olmaz.
Ebû Bekir es-Sıddîk · Sünen-i Ebû Dâvûd 1514
115
Kalbim bazen perdelenir; ben de her gün Allah'a yüz kere istiğfar ederim.
Eğarr el-Müzenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1515
116
Rabbim! Beni bağışla ve tövbemi kabul et; şüphesiz sen tövbeleri çok kabul eden, çok merhametli olansın.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1516
117
Kim Hayy ve Kayyûm olan Allah'tan bağışlanma dilerim ve O'na tövbe ederim derse, savaştan kaçmış olsa bile bağışlanır.
Peygamber'in azatlısı Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1517
118
Kim istiğfara devam ederse, Allah ona her darlıktan bir çıkış yolu, her tasadan bir ferahlık verir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1518
119
Resûlullah'ın en çok ettiği dua: Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver, bizi ateş azabından koru.
Abdülazîz b. Suheyb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1519
120
Kim samimi olarak Allah'tan şehadet isterse, yatağında ölse bile Allah onu şehitlerin mertebelerine ulaştırır.
Sehl b. Huneyf · Sünen-i Ebû Dâvûd 1520
121
Günah işleyip güzelce temizlenen, iki rekât kılıp Allah'tan bağışlanma dileyen kulu Allah bağışlar.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1521
122
Ey Muâz! Her namazın ardından: Allah'ım! Seni zikretmem, sana şükretmem ve güzelce ibadet etmem için bana yardım et.
Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 1522
123
Resûlullah her namazın ardından muavvizeleri okumamı emretti.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1523
124
Resûlullah'ın üç kere dua etmek ve üç kere istiğfar etmek hoşuna giderdi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1524
125
Sıkıntı anında söyle: Allah, Allah Rabbimdir; O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.
Esmâ bint Umeys · Sünen-i Ebû Dâvûd 1525
126
Ey Ebû Mûsâ! Sana cennet hazinelerinden bir hazineyi göstereyim mi? Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1526
127
Tepeye çıkarken yüksek sesle tehlîl getirene: Siz ne sağır ne de gaip birine sesleniyorsunuz.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1527
128
Ebû Mûsâ (Âsım tariki): Ey insanlar! Kendinize karşı yumuşak davranın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1528
129
Kim Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, Resûl olarak Muhammed'den razı oldum derse, ona cennet vacip olur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1529
130
Kim bana bir kere salavat getirirse, Allah da ona on kere salat eder.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1530
131
Evs b. Evs: Salavatınız bana arz olunur; Allah, peygamberlerin bedenlerini toprağa haram kılmıştır.
Evs b. Evs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1531
132
Kendinize, çocuklarınıza, hizmetçilerinize ve mallarınıza beddua etmeyin; duanın kabul saatine denk gelebilirsiniz.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1532
133
Kendisi ve kocası için dua isteyen kadına: Allah sana ve kocana salat etsin.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1533
134
Kişi kardeşine gıyabında dua ettiğinde melekler: Âmin, sana da onun benzeri olsun derler.
Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1534
135
Duaların icabete en hızlı olanı, gaip olanın gaip olana duasıdır.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1535
136
Üç dua kabul edilir, bunda şüphe yoktur: Babanın duası, yolcunun duası ve mazlumun duası.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1536
137
Allah'ım! Seni onların karşısına koyarız ve onların şerlerinden sana sığınırız.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1537
138
Biriniz bir işe niyetlendiğinde farz dışında iki rekât kılsın ve: Allah'ım! İlminle senden hayır diliyorum desin.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1538
139
Beş şeyden sığınırdı: Korkaklık, cimrilik, ömrün kötüsü, göğsün fitnesi ve kabir azabı.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1539
140
Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve aşırı yaşlılıktan sana sığınırım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1540
141
Allah'ım! Tasadan, hüzünden, borcun ağırlığından ve insanların galebesinden sana sığınırım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1541
142
Allah'ım! Cehennem azabından, kabir azabından, Mesîh Deccâl'in fitnesinden ve hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1542
143
Allah'ım! Ateşin fitnesinden, ateşin azabından, zenginliğin ve fakirliğin şerrinden sana sığınırım.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1543
144
Allah'ım! Fakirlikten, azlıktan ve zilletten; zulmetmekten ya da zulme uğramaktan sana sığınırım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1544
145
Allah'ım! Nimetinin zevalinden, afiyetinin değişmesinden, azabının ansızın gelmesinden ve gazabından sana sığınırım.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1545
146
Allah'ım! Ayrılıktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1546
147
Allah'ım! Açlıktan sana sığınırım, o ne kötü yatak arkadaşıdır; hıyanetten sana sığınırım, o ne kötü iç huydur!
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1547
148
Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten ve işitilmeyen duadan sana sığınırım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1548
149
Allah'ım! Fayda vermeyen namazdan sana sığınırım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1549
150
Allah'ım! Yaptığım şeyin şerrinden ve yapmadığım şeyin şerrinden sana sığınırım.
Ferve b. Nevfel el-Eşcaî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1550
151
Allah'ım! Kulağımın, gözümün, dilimin, kalbimin ve menimin şerrinden sana sığınırım.
Şekel b. Humeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1551
152
Allah'ım! Yıkıntı altında kalmaktan, yüksekten düşmekten, boğulmaktan, yanmaktan ve aşırı yaşlılıktan sana sığınırım.
Ebü'l-Yeser · Sünen-i Ebû Dâvûd 1552
153
Ebü'l-Yeser (Îsâ tariki) sığınılanlara gamı da ekler.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1553
154
Allah'ım! Alacadan, delilikten, cüzzamdan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 1554
155
Ebû Ümâme'ye sabah akşam: Allah'ım! Tasadan, hüzünden, borcun galebesinden ve insanların baskısından sana sığınırım.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1555
156
Allah size kırmızı develerden daha hayırlı bir namazla yardım etti: Vitir.
Hârice b. Huzâfe · Câmiu't-Tirmizî 452
157
Allah tektir, teki sever; ey Kur'ân ehli, vitir kılın!
Ali · Câmiu't-Tirmizî 453
158
Vitir, farz namaz gibi kesin değildir; Resûlullah'ın koyduğu bir sünnettir.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 454
159
Resûlullah bana uyumadan önce vitir kılmamı emretti.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 457
160
Resûlullah gecenin başında, ortasında ve sonunda vitir kıldı; sonunda vitri seher vaktine vardı.
Mesrûk · Câmiu't-Tirmizî 456
161
Peygamber on üç rekât vitir kılardı; yaşlanıp zayıflayınca yedi rekât kıldı.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 457, 458
162
Peygamber geceleyin on üç rekât kılar, beşiyle vitir yapar, yalnız sonunda otururdu.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 459
163
Peygamber üç rekât vitir kılar, her rekâtta mufassaldan üç sûre okurdu.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 460
164
Peygamber geceleyin ikişer ikişer kılar, bir rekâtla vitir yapardı.
Enes b. Sîrîn · Câmiu't-Tirmizî 461
165
Peygamber vitirde Sebbihisme, Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini birer rekâtta okurdu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 462
166
Resûlullah vitrin üçüncü rekâtında Kul hüvallâhü ehad ve Muavvizeteyn'i okurdu.
Abdülazîz b. Cüreyc · Câmiu't-Tirmizî 463
167
Allah'ım! Hidayet verdiklerin arasında bana da hidayet ver: Vitirde okunan kunut duası.
Hasan b. Ali · Câmiu't-Tirmizî 464
168
Kim vitri kılmadan uyur ya da unutursa, hatırladığında ve uyandığında kılsın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 465
169
Kim vitrini kılmadan uyursa sabahladığında kılsın.
Zeyd b. Eslem · Câmiu't-Tirmizî 466
170
Sabah olmadan vitri kılmakta acele edin.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 467
171
Sabaha girmeden önce vitir kılın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 468
172
Fecir doğduğunda gece namazı ve vitir geçmiş olur; fecirden önce vitir kılın.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 469
173
Bir gecede iki vitir olmaz.
Talk b. Ali · Câmiu't-Tirmizî 470
174
Peygamber vitirden sonra iki rekât namaz kılardı.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 471
175
Resûlullah'ı bineğinin üzerinde vitir kılarken gördüm.
Saîd b. Yesâr · Câmiu't-Tirmizî 472
176
Kim duhâ namazını on iki rekât kılarsa Allah ona cennette altından bir köşk yapar.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 473
177
Peygamber Mekke'nin fethi günü Ümmü Hâni'nin evinde gusledip sekiz rekât duhâ namazı kıldı.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ · Câmiu't-Tirmizî 474
178
Ey Âdemoğlu! Günün başında benim için dört rekât kıl, günün sonunda sana kâfi geleyim.
Ebü'd-Derdâ ve Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 475
179
Kim duhânın iki rekâtına devam ederse günahları deniz köpüğü kadar olsa da bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 476
180
Peygamber duhâyı bırakmayacak sanılacak kadar kılar, kılmayacak sanılacak kadar bırakırdı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 477
181
Bu, gök kapılarının açıldığı bir saattir; bu saatte salih bir amelimin yükselmesini severim.
Abdullah b. es-Sâib · Câmiu't-Tirmizî 478
182
Kimin Allah'a ya da bir insana ihtiyacı olursa abdest alıp iki rekât kılsın ve şöyle dua etsin.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Câmiu't-Tirmizî 479
183
Resûlullah bize Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi bütün işlerde istihâreyi öğretirdi.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 480
184
Ümmü Süleym'e: Allah'ı onar kere tekbir, tesbih ve hamd et, sonra dilediğini iste.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 481
185
Ey amca! Dört rekât kıl; günahların Âlic kumu kadar olsa bile Allah onları bağışlar.
Ebû Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 482
186
Sana selâm vermeyi bildik; peki sana salât nasıldır? Şöyle deyin: Allah'ım! Muhammed'e salât et.
Ka'b b. Ucre · Câmiu't-Tirmizî 483
187
Kıyamet günü insanların bana en yakın olanı, bana en çok salavat getirenidir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 484
188
Kim bana bir salavat getirirse Allah da bununla ona on kere salât eder.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 485
189
Dua gök ile yer arasında asılı kalır; Peygamberine salavat getirinceye kadar ondan bir şey yükselmez.
Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 486
190
Dinde fıkıh sahibi olmayan kimse çarşımızda alışveriş yapmasın.
Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 487