Fihrist

Zühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) ile ilgili hadisler

Zühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler) ile ilgili 96 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

96 hadis
1 Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2956 2 Dünya Allah katında, bu ölü oğlağın sizin gözünüzde olduğundan daha değersizdir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2957 a 3 Sekafî tarikiyle: Bu oğlak diri olsaydı bile kulak küçüklüğü onda bir kusur olurdu. Sahîh-i Müslim 2957 b 4 Ey Âdemoğlu! Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka verip gönderdiğin dışında malından senin olan ne var? Abdullah b. Şıhhîr · Sahîh-i Müslim 2958 a 5 Şu'be, Saîd ve Hişâm tarikiyle: Ey Âdemoğlu! Yiyip tükettiğin ve sadaka verdiğinden başka malın ne var? Sahîh-i Müslim 2958 b 6 Kulun malından kendisine ait olan ancak yiyip tükettiği, giyip eskittiği veya verip biriktirdiğidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2959 a 7 Alâ b. Abdurrahman tarikiyle: Kulun malından kendisine ait olan, yiyip tükettiği ve verip biriktirdiğidir. Sahîh-i Müslim 2959 b 8 Ölünün arkasından ailesi, malı ve ameli gider; ailesi ve malı geri döner, ameli kalır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2960 9 Allah'a yemin olsun ki sizin için fakirlikten korkmuyorum; dünyanın size açılıp sizi helâk etmesinden korkuyorum. Misver b. Mahreme · Sahîh-i Müslim 2961 a 10 Sâlih ve Şuayb tarikiyle: Dünyanın öncekileri oyaladığı gibi sizi de oyalamasından korkuyorum. Sahîh-i Müslim 2961 b 11 Fâris ve Rum size fethedildiğinde birbirinizle yarışacak, sonra birbirinizi kıskanacaksınız. Abdullah b. Amr b. Âs · Sahîh-i Müslim 2962 12 Biriniz mal ve yaratılışta kendisinden üstün olana baktığında, kendisinden aşağıda olana da baksın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2963 a 13 Hemmâm b. Münebbih tarikiyle: Kendinden üstün olana bakan, kendinden aşağıda olana da baksın. Sahîh-i Müslim 2963 b 14 Sizden aşağıda olana bakın, üstün olana bakmayın; bu, Allah'ın nimetini küçümsememeniz için daha uygundur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2963 c 15 Alacalı, kel ve kör üç İsrâiloğlu'nun bir melekle imtihan edilmesi: Senden razı olundu, iki arkadaşına gazap edildi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2964 16 Allah, takvâ sahibi, gönlü zengin ve kendini gizleyen kulu sever. Âmir b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 2965 17 Ben, Allah yolunda ok atan Araplardan ilk adamım. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 2966 a 18 Vekî'in İsmâil'den rivayeti: Allah yolunda ok atan ilk Arap benim; yiyecek bulamaz, keçi gibi dışkı yapardık. Sahîh-i Müslim 2966 b 19 Dünya sona ereceğini ilan etti ve hızla arkasını dönüp gitti. Hâlid b. Umeyr el-Adevî · Sahîh-i Müslim 2967 a 20 Süleymân b. Mugîre tarikiyle: Basra emîri Utbe b. Gazvân hutbede dünyanın hızla sona ereceğini bildirdi. Sahîh-i Müslim 2967 b 21 Resûlullah ile birlikte yedi kişinin yedincisiydim; hubla yaprağından başka yiyeceğimiz yoktu. Utbe b. Gazvân · Sahîh-i Müslim 2967 c 22 Sen beni unuttuğun gibi ben de seni unutuyorum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2968 23 Kıyamet günü kulun ağzı mühürlenir ve organları onun amellerini anlatır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2969 24 Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını ancak geçinmelerine yetecek kadar kıl. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1055 b 25 Allah'ım! Muhammed ailesini yetecek kadar rızıklandır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1055 c 26 Ebû Üsâme'nin A'meş'ten rivayeti: Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını ihtiyaca yetecek kadar kıl. Sahîh-i Müslim 1055 d 27 Muhammed ailesi, Medine'ye gelişten vefata kadar üç gece art arda buğday yemeğiyle doymadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2970 a 28 Resûlullah vefat edinceye kadar üç gün art arda buğday ekmeğiyle doymadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2970 b 29 Muhammed ailesi, Resûlullah vefat edinceye kadar iki gün art arda arpa ekmeğiyle doymadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2970 c 30 Muhammed ailesi üç günden fazla buğday ekmeğiyle doymadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2970 d 31 Muhammed ailesi, Resûlullah dünyadan göçünceye kadar üç gün art arda buğday ekmeğiyle doymadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2970 e 32 Muhammed ailesi iki gün buğday ekmeğiyle doymamıştır ki bunlardan biri hurma olmasın. Âişe · Sahîh-i Müslim 2971 33 Muhammed ailesi bir ay boyunca ateş yakmadan durur, yalnızca hurma ve suyla geçinirdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2972 a 34 Hişâm b. Urve tarikiyle: Bir ay ateş yakmadan dururduk; meğer ki bize biraz et gelmiş olsun. Sahîh-i Müslim 2972 b 35 Resûlullah vefat ettiğinde rafımda biraz arpadan başka bir canlının yiyebileceği hiçbir şey yoktu. Âişe · Sahîh-i Müslim 2973 36 İki ayda üç hilal görürdük de Resûlullah'ın evlerinde ateş yakılmazdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2972 c 37 Resûlullah bir günde iki kere ekmek ve zeytinyağıyla doymadan vefat etti. Peygamber'in eşi Âişe · Sahîh-i Müslim 2974 38 Resûlullah, insanlar hurma ve suyla doyduğu sırada vefat etti. Âişe · Sahîh-i Müslim 2975 a 39 Resûlullah vefat ettiğinde biz su ve hurmayla doymuştuk. Âişe · Sahîh-i Müslim 2975 b 40 Eşcaî ve Ebû Ahmed tarikiyle: Resûlullah vefat ettiğinde biz iki siyahla, hurma ve suyla doymamıştık. Sahîh-i Müslim 2975 c 41 Resûlullah dünyadan ayrılıncaya kadar ailesini üç gün art arda buğday ekmeğiyle doyurmadı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2976 a 42 Allah'ın Peygamberi ve ailesi dünyadan ayrılıncaya kadar üç gün art arda buğday ekmeğiyle doymadı. Ebû Hâzim · Sahîh-i Müslim 2976 b 43 Peygamberinizi, karnını dolduracak kadar bayağı hurma bile bulamaz halde gördüm. Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 2977 a 44 Züheyr ve İsrâîl tarikiyle: Siz hurma ve tereyağının çeşitlerinden aşağısına razı olmuyorsunuz. Sahîh-i Müslim 2977 b 45 Resûlullah'ı gün boyu açlıktan kıvranır, karnını dolduracak bayağı hurma bile bulamaz halde gördüm. Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 2978 46 Muhacirlerin fakirleri kıyamet günü cennete zenginlerden kırk güz önce varırlar. Ebû Abdurrahman el-Hubulî · Sahîh-i Müslim 2979 a, b 47 Azaba uğratılmış bu kavmin yanına ancak ağlayarak girin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2980 a 48 Kendilerine zulmedenlerin meskenlerine ancak ağlayarak girin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2980 b 49 Semûd'un kuyularından çekilen suyun dökülmesini, hamurun develere yedirilmesini emretti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2981 a 50 Enes b. İyâz tarikiyle: Semûd kuyularından su çekip hamur yoğuranlara onu dökmeleri emredildi. Sahîh-i Müslim 2981 b 51 Dul kadın ve yoksul için çalışıp çabalayan, Allah yolunda cihad eden gibidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2982 52 Yetimi himayesine alan kimse ile ben cennette şu iki parmak gibiyiz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2983 53 Osman, mescidi yeniden yaptırınca konuşanlara mescit yapanın cennetteki mükâfatını hatırlattı. Osman b. Affân · Sahîh-i Müslim 533 c 54 Kim Allah için bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette onun benzerini bina eder. Mahmûd b. Lebîd · Sahîh-i Müslim 533 d 55 Ebû Bekir el-Hanefî tarikiyle: Allah için mescit yapana Allah cennette bir ev bina eder. Sahîh-i Müslim 533 e 56 Ürününün üçte birini sadaka veren adamın bahçesini sulaması için buluta ses geldi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2984 a 57 Abdülazîz b. Ebû Seleme tarikiyle: Üçte birini yoksullara, isteyenlere ve yolda kalmışlara ayırırım. Sahîh-i Müslim 2984 b 58 Ben, ortakların ortaklıktan en müstağni olanıyım. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2985 59 Kim amelini duyurursa Allah da onu duyurur; kim gösteriş yaparsa Allah da onu teşhir eder. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 2986 60 Gösteriş için amel edeni Allah teşhir eder. Cündeb · Sahîh-i Müslim 2987 a 61 Mülâî'nin Süfyân'dan rivayeti: Gösteriş için amel edeni Allah teşhir eder; bunu Cündeb'den işittim. Sahîh-i Müslim 2987 b 62 Velîd b. Harb tarikiyle: Duyursun diye amel edeni Allah rezil eder; Cündeb'den başkası bunu söylemedi. Sahîh-i Müslim 2987 c 63 İbn Ebû Ömer'in Süfyân'dan rivayeti: Riyakârın ayıbını Allah duyurur, gösteriş yapanı teşhir eder. Sahîh-i Müslim 2987 d 64 Kul öyle bir söz söyler ki onun yüzünden cehennemde doğu ile batı arasından daha uzağa iner. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2988 a 65 Kul, ne olduğunu düşünmeden söylediği bir söz yüzünden cehenneme yuvarlanır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2988 b 66 İyiliği emrederdim ama kendim yapmazdım; kötülükten nehyederdim ama kendim yapardım. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 2989 a 67 Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Üsâme'ye Osman ile konuşmaktan seni ne alıkoyuyor diye soruldu. Sahîh-i Müslim 2989 b 68 Ümmetimin hepsi affa uğrar; ancak günahlarını açıkça ortaya dökenler müstesna. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2990 69 Aksıran bu kişi Allah'a hamdetti, sen ise Allah'a hamdetmedin. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2991 a 70 Ebû Hâlid el-Ahmer tarikiyle: Aksırıp hamdedene teşmit edildi, hamdetmeyene edilmedi. Sahîh-i Müslim 2991 b 71 Biriniz aksırıp Allah'a hamdederse ona teşmîtte bulunun; hamdetmezse bulunmayın. Ebû Bürde · Sahîh-i Müslim 2992 72 Bir kez daha aksıran adam hakkında: Bu adam nezlelidir, buyurdu. Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Müslim 2993 73 Esnemek şeytandandır; biriniz esnediğinde gücü yettiği kadar onu tutsun. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2994 74 Biriniz esnediğinde eliyle ağzını kapatsın; çünkü şeytan içeri girer. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2995 a 75 Esneyen kimse eliyle tutsun, zira şeytan içeri girer. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2995 b 76 Biriniz namazda esnediğinde gücü yettiği kadar onu tutsun. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2995 c 77 Cerîr'in Süheyl'den rivayeti: Biriniz esnediğinde eliyle ağzını tutsun; şeytan içeri girer. Sahîh-i Müslim 2995 d 78 Melekler nurdan, cinler ateşin dumansız alevinden, Âdem de size vasfedilen şeyden yaratıldı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2996 79 İsrâiloğullarından bir ümmet kayboldu; onu ancak fareler olarak görüyorum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2997 a 80 Fare suret değiştirilmiş bir topluluktur; deve sütünü tatmaz, koyun sütünü içer. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2997 b 81 Mümin bir delikten iki defa sokulmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2998 a, b 82 Müminin işi ne hoştur! Onun her işi kendisi için hayırdır. Suheyb · Sahîh-i Müslim 2999 83 Yazık sana! Arkadaşının boynunu kestin, arkadaşının boynunu kestin! Ebû Bekre · Sahîh-i Müslim 3000 a 84 Kardeşini mutlaka övecek olan, falanı böyle sanırım desin; Allah'a karşı kimseyi temize çıkarmasın. Ebû Bekre · Sahîh-i Müslim 3000 b 85 Hâşim ve Şebâbe'nin Şu'be'den rivayeti: Kardeşini övecek olan, falanı böyle sanırım desin. Sahîh-i Müslim 3000 c 86 Övgüde aşırı gitmek, övülen adamı helâk etmek, belini kırmaktır. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Müslim 3001 87 Resûlullah bize övgücülerin yüzüne toprak saçmamızı emretti. Ebû Ma'mer · Sahîh-i Müslim 3002 a 88 Övgücüleri gördüğünüzde yüzlerine toprak saçın. Hemmâm b. Hâris · Sahîh-i Müslim 3002 b 89 Eşcaî'nin Sevrî'den rivayeti: Yüzüne karşı övenlerin yüzlerine toprak saçın. Sahîh-i Müslim 3002 c 90 Misvakı küçüğe verdim; bana büyüğü öne geçir denildi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 3003 91 Peygamber, sayan biri saymak istese sayabileceği şekilde konuşurdu. Urve b. Zübeyr · Sahîh-i Müslim 2493 b 92 Benden Kur'an'dan başka bir şey yazan onu silsin; benden hadis rivayet edin, bunda sakınca yoktur. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 3004 93 Gencin Rabbine iman ettik! Ashâb-ı Uhdûd, sihirbaz, rahip ve genç kıssası. Suheyb · Sahîh-i Müslim 3005 94 Kim darda olan birine süre tanır yahut borcunu düşerse, Allah onu kendi gölgesinde gölgelendirir. Ubâde b. Velîd b. Ubâde b. Sâmit · Sahîh-i Müslim 3006-3014 95 Üzülme, Allah bizimle beraberdir: Ebû Bekir hicret gecesini Âzib'e anlattı. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 2009 c 96 Abdülmuttalib'in dayıları olan Neccâroğulları'nın yanına ineceğim; bununla onlara ikramda bulunmuş olurum. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 2009 d