Fihrist
Ahkâm (Yargı Hükümleri) ile ilgili hadisler
Ahkâm (Yargı Hükümleri) ile ilgili 66 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Kim kadı olur da adaletle hüküm verirse, kadılıktan başa baş çıkması bile ona yeter.
Abdullah b. Mevheb · Câmiu't-Tirmizî 1322
2
Kadılar üç kısımdır: İki kadı cehennemde, bir kadı da cennettedir.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 1322
3
Kim kadılığı isterse kendi nefsine bırakılır; kim ona zorlanırsa Allah ona doğruya yönelten bir melek indirir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1323
4
Kim kadılığı arzular ve bunun için aracılar ararsa kendi nefsine bırakılır.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 1324
5
Kim kadılık görevini üstlenir ya da insanlar arasında kadı kılınırsa, bıçaksız boğazlanmış olur.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1325
6
Hâkim içtihat eder de isabet ederse iki ecir, hata ederse bir ecir alır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1326
7
Kitapta ve sünnette yoksa görüşümle içtihat ederim; Resûlullah'ın elçisini muvaffak kılan Allah'a hamdolsun.
Muâz'ın arkadaşlarından bazı kimseler, Muâz'dan · Câmiu't-Tirmizî 1327
8
Humuslular tarikiyle Muâz: Kitapta ve sünnette bulamazsam görüşümle içtihat ederim.
Muâz · Câmiu't-Tirmizî 1328
9
Kıyamet günü insanların Allah'a en sevimlisi ve O'na en yakın olanı adaletli imamdır.
Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 1329
10
Kadı zulmetmedikçe Allah onunla beraberdir; zulmedince onu bırakır ve şeytan ona yapışır.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Câmiu't-Tirmizî 1330
11
İki adam sana başvurduğunda, öbürünün sözünü dinlemedikçe birincisinin lehine hüküm verme.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 1331
12
Kapısını ihtiyaç sahiplerine kapayan yöneticiye Allah da gök kapılarını kapar.
Ebü'l-Hasen · Câmiu't-Tirmizî 1332
13
Ebû Meryem el-Cühenî tarikiyle: İhtiyaç sahiplerine kapı kapayana Allah gök kapılarını kapar.
Ebû Meryem · Câmiu't-Tirmizî 1333
14
Hâkim öfkeliyken iki kişi arasında hüküm vermesin.
Abdurrahman b. Ebû Bekre · Câmiu't-Tirmizî 1334
15
İznim olmadan hiçbir şey alma; çünkü o hıyanettir ve hıyanet eden, kıyamet günü onunla gelir.
Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 1335
16
Resûlullah hükümde rüşvet verene de rüşvet alana da lanet etti.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1336
17
Resûlullah rüşvet verene de rüşvet alana da lanet etti.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1337
18
Bana bir paça hediye edilse kabul ederim; ona davet edilsem icabet ederim.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1338
19
Birinize kardeşinin hakkından bir şeyi hükmedersem, ona ancak ateşten bir parça kesip vermiş olurum.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 1339
20
Delilin yoksa senin hakkın onun yeminidir; senin ondan bundan başka bir hakkın yoktur.
Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 1340
21
Delil davacıya, yemin de davalıya düşer.
Amr b. Şuayb, babası aracılığıyla dedesinden · Câmiu't-Tirmizî 1341
22
Resûlullah yeminin davalıya düştüğüne hükmetti.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1342
23
Resûlullah tek şâhitle birlikte yemine dayanarak hüküm verdi.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1343
24
Peygamber şâhitle birlikte yemine göre hüküm verdi.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1344
25
Peygamber tek şâhitle birlikte yeminle hüküm verdi; Ali de aranızda bununla hükmetti.
Muhammed b. Ali · Câmiu't-Tirmizî 1345
26
Kölede payını azat edenin malı kalan bedele yeterse köle tamamen hür olur; yetmezse azat ettiği kadarı hür olur.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1346
27
Kölede payını azat edenin malı kalan bedele yeterse köle onun malından ödenerek hür olur.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1347
28
Kölede payını azat edenin malı yoksa köle, kalan pay için kendisine ağır gelmeyecek şekilde çalıştırılır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1348
29
Ömür boyu bağış (umrâ) sahibi için geçerlidir ya da sahibine mirastır.
Semüre · Câmiu't-Tirmizî 1349
30
Kendisine ve soyuna umrâ verilen kimsenin bağışı, onu verene geri dönmez.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1350
31
Umrâ da rukbâ da sahibi için geçerlidir.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1351
32
Helali haram ya da haramı helal kılan sulh dışında Müslümanlar arasında sulh caizdir.
Amr b. Avf el-Müzenî · Câmiu't-Tirmizî 1352
33
Komşunuz duvarınıza kiriş çakmak için izin isterse onu engellemeyin.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1353
34
Yemin, hasmının seni doğrulayacağı anlam üzerinedir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1354
35
Yolu yedi zirâ genişliğinde yapın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1355
36
Yol hakkında anlaşmazlığa düştüğünüzde onu yedi zirâ yapın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1356
37
Peygamber bir çocuğu babası ile annesi arasında seçim yapmakta serbest bıraktı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1357
38
Yediğiniz şeylerin en temizi kendi kazancınızdandır; çocuklarınız da kazancınızdandır.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1358
39
Yemeğe karşılık yemek, kaba karşılık kap.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 1359
40
Peygamber ödünç aldığı çanak kaybolunca onu sahiplerine tazmin etti.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 1360
41
İbn Ömer on dört yaşında orduya kabul edilmedi, on beş yaşında kabul edildi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1361
42
Resûlullah babasının hanımıyla evlenen adamın başını getirmesi için Ebû Bürde'yi gönderdi.
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 1362
43
Ey Zübeyr! Sula, sonra suyu duvar diplerine ulaşıncaya kadar tut.
Abdullah b. Zübeyr · Câmiu't-Tirmizî 1363
44
Ölümünde altı kölesini azat edenin köleleri arasında kura çekildi; ikisi azat edildi, dördü köle bırakıldı.
İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 1364
45
Kim mahrem bir akrabasına sahip olursa o hürdür.
Semure · Câmiu't-Tirmizî 1365
46
Mahrem akrabasına mâlik olan kimsenin o akrabası hür olur.
Semure · Câmiu't-Tirmizî 1365
47
Kim bir topluluğun arazisine izinsiz ekin ekerse ekinden ona bir şey yoktur; yaptığı masraf onundur.
Râfi' b. Hadîc · Câmiu't-Tirmizî 1366
48
Çocuklarının hepsine bunun benzerini bağışladın mı? Öyleyse onu geri al.
Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 1367
49
Evin komşusu, o eve daha çok hak sahibidir.
Semure · Câmiu't-Tirmizî 1368
50
Komşu şüf'a hakkına daha layıktır; yolları bir ise orada olmasa bile onun için beklenir.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1369
51
Sınırlar belirlenip yollar ayrıldığında şüf'a yoktur.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1370
52
Ortak şüf'a sahibidir; şüf'a her şeydedir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1371
53
Buluntuyu bir yıl ilan et; sonra bağını, kabını ve kesesini tanı, sonra onu harca.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 1372
54
Buluntuyu bir yıl ilan et; sahibi çıkmazsa kabını, bağını ve sayısını bil, sonra onu ye.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 1373
55
Arayan gelip sayısını, kabını ve bağını haber verirse onu ona ver; yoksa ondan faydalan.
Süveyd b. Gafele · Câmiu't-Tirmizî 1374
56
İstersen aslını alıkoyar, onu sadaka olarak verirsin: Ömer'in Hayber arazisini vakfetmesi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1375
57
İnsan ölünce ameli üç şey dışında kesilir: sadaka-i câriye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1376
58
Hayvanın yarası hederdir, kuyu hederdir, maden hederdir; rikâzda beşte bir vardır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1377
59
Kim ölü bir araziyi ihya ederse o onundur; zalim bir kökün hiçbir hakkı yoktur.
Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 1378
60
Kim ölü bir araziyi ihya ederse o arazi onundur.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1379
61
Ebyaz'a tahsis edilen tuz madeni, tükenmez su olduğu söylenince ondan geri alındı.
Ebyaz b. Hammâl · Câmiu't-Tirmizî 1380
62
Peygamber, Vâil b. Hucr'a Hadramevt'te bir arazi tahsis etti.
Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 1381
63
Müslümanın diktiği ağaçtan ya da ektiği ekinden insan, kuş veya hayvan yerse bu onun için sadakadır.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 1382
64
Peygamber, Hayber ehliyle oradan çıkan meyve ya da ekinin yarısı karşılığında anlaştı.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1383
65
Birinizin bir arazisi olursa onu kardeşine versin ya da kendisi eksin.
Râfi' b. Hadîc · Câmiu't-Tirmizî 1384
66
Resûlullah müzâraayı haram kılmadı, fakat birbirlerine yumuşak davranmalarını emretti.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1385