Ravi

Abdullah bin Mes'ûd

Abdullah b. Mes'ûd
1.019 hadiste geçiyor
عبد الله بن مسعود

Hadisler

6169 Bir topluluğu sevip onlara yetişemeyen adam hakkında: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîEdep 6230 Allah, Selâm'ın ta kendisidir; biriniz namazda oturduğunda "Ettehiyyâtü lillâhi..." desin, sonra dilediği sözü seçsin. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân) 6265 Resûlullah, elim avuçlarının arasındayken bana Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi teşehhüdü öğretti. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân) 6290 Üç kişi olduğunuzda, insanlara karışıncaya kadar iki kişi diğerini bırakıp gizli konuşmasın; bu onu üzer. Abdullah Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân) 6291 Taksime itiraz gizlice iletilince: "Allah'ın rahmeti Mûsâ'ya olsun; bundan fazlasıyla eziyet gördü de sabretti." Abdullah Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân) 6308 Mümin günahlarını üzerine düşecek bir dağ gibi, facir ise burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür. Hâris b. Süveyd, Abdullah b. Mes'ûd'dan Sahîh-i BuhârîDualar (Daavât) 6328 Allah Selâm'ın ta kendisidir; namazda oturan teşehhüdü okusun, sonra övgüden dilediğini seçer. Abdullah Sahîh-i BuhârîDualar (Daavât) 6336 Taksime itiraz edilince: "Allah Mûsâ'ya rahmet etsin; o bundan daha fazlasıyla eziyet gördü de sabretti." Abdullah Sahîh-i BuhârîDualar (Daavât) 6411 Resûlullah usanmamızı istemediği için günler içinde bize aralıklarla vaaz ederdi Şakîk Sahîh-i BuhârîDualar (Daavât) 6417 Bu insandır, bu onu kuşatan ecelidir; dışarı taşan şu çizgi de onun emelidir. Abdullah Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6429 Öyle bir topluluk gelir ki şahitlikleri yeminlerinin, yeminleri de şahitliklerinin önüne geçer. Abdullah Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6442 Kişinin malı önden gönderdiğidir; varisinin malı ise geride bıraktığıdır. Abdullah Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6488 Cennet herhangi birinize ayakkabısının bağından daha yakındır; cehennem de öyledir. Abdullah Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6528 Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki ben sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım. Abdullah Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6533 İnsanlar arasında ilk hüküm verilecek şey kanlardır. Abdullah Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6571 Ateşten en son çıkıp cennete en son girecek olan, ateşten emekleyerek çıkan bir adamdır. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6575 Ben havzın başında sizin öncünüzüm. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6576 Sizden bazı adamlar bana gösterilecek, sonra benden çekilip alınacak; ‘Ey Rabbim! Ashabım!’ diyeceğim. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) 6594 Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gün toplanır; sonra melek dört şeyle emrolunur. Abdullah Sahîh-i BuhârîKader 6642 Sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 6658 İnsanların en hayırlısı benim asrımdakiler, sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir. Abdullah Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 6659, 6660 Kim Müslüman bir adamın malını koparıp almak için yalan yemin ederse, Allah ona öfkeliyken Allah'a kavuşur. Abdullah Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 6671 Namazında artırdı mı eksiltti mi bilmeyen doğruyu araştırır, kalanı tamamlar ve iki secde yapar. İbn Mes'ûd Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 6676, 6677 Ya senin delilin ya da onun yemini. Abdullah Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 6683 Kim Allah'a bir eş koşarak ölürse ateşe, eş koşmadan ölürse cennete sokulur. Abdullah Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar 6736 Kıza yarısı, oğul kızına üçte ikiyi tamamlamak üzere altıda biri, geriye kalan da kız kardeşindir. Hüzeyl b. Şurahbîl Sahîh-i BuhârîFerâiz (Miras Hukuku) 6742 İbn Mes'ûd: "Bu hususta mutlaka Peygamber'in hükmüyle hükmedeceğim" dedi; kalan kız kardeşindir. Hüzeyl Sahîh-i BuhârîFerâiz (Miras Hukuku) 6753 Müslümanlar köleyi sâibe olarak salıvermezler; cahiliye halkı ise sâibe olarak salıverirdi. Abdullah Sahîh-i BuhârîFerâiz (Miras Hukuku) 6811 Allah'a eş koşmak ve çocuğunu öldürmekten sonra en büyük günah, komşunun hanımıyla zina etmektir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîHadler (Had Cezaları) 6861 Allah katında en büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a bir eş koşmandır. Abdullah Sahîh-i BuhârîDiyetler (Kan Bedelleri) 6864 İnsanlar arasında ilk hüküm verilecek şey kan davalarıdır. Abdullah Sahîh-i BuhârîDiyetler (Kan Bedelleri) 6867 Haksız yere öldürülen hiçbir can yoktur ki Âdem'in ilk oğlunun üzerine ondan bir pay olmasın. Abdullah Sahîh-i BuhârîDiyetler (Kan Bedelleri) 6878 Müslüman bir kişinin kanı ancak üç şeyden biriyle helal olur: Cana karşılık can, evli zâni ve dinden çıkan. Abdullah Sahîh-i BuhârîDiyetler (Kan Bedelleri) 6918 Hangimiz imanına zulüm karıştırmamıştır? O öyle değil; Lokmân'ın ‘Şirk büyük bir zulümdür’ sözünü işitmiyor musunuz? Abdullah Sahîh-i BuhârîMürtedlerin ve İnatçıların Tövbeye Çağrılması ve Onlarla Savaş 6921 Kim İslam'da iyi davranırsa câhiliyede yaptıklarından sorumlu tutulmaz; kötülük yaparsa öncekinden de sorumlu tutulur. İbn Mes'ûd Sahîh-i BuhârîMürtedlerin ve İnatçıların Tövbeye Çağrılması ve Onlarla Savaş 6929 Kavmi tarafından kanatılan peygamber, yüzündeki kanı silerken: Rabbim! Kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar. Abdullah Sahîh-i BuhârîMürtedlerin ve İnatçıların Tövbeye Çağrılması ve Onlarla Savaş 6937 Sandığınız gibi değildir; o, Lokmân'ın oğluna dediği gibidir: Allah'a ortak koşma, şirk büyük bir zulümdür. Abdullah Sahîh-i BuhârîMürtedlerin ve İnatçıların Tövbeye Çağrılması ve Onlarla Savaş 7049 Ey Rabbim, ashabım! diyeceğim; "Senden sonra ne ihdas ettiklerini bilmiyorsun" denilecek. Abdullah Sahîh-i BuhârîFitneler 7052 Benden sonra kayırmacılık ve hoşlanmayacağınız işler göreceksiniz; onlara haklarını verin, hakkınızı Allah'tan isteyin. Abdullah Sahîh-i BuhârîFitneler 7062, 7063 Kıyametten önce öyle günler vardır ki onlarda cehalet iner, ilim kaldırılır ve herc çoğalır. Şakîk Sahîh-i BuhârîFitneler 7067 Kıyametin, kendileri diri iken yetiştiği kimseler insanların şerlilerindendir. Ebû Vâil, el-Eş'arî'den Sahîh-i BuhârîFitneler 7076 Müslümana sövmek fısk, onunla savaşmak küfürdür. Abdullah Sahîh-i BuhârîFitneler 7141 Ancak iki kişiye gıpta edilir: Mal verilip onu hak yolda harcayan ve hikmet verilip onunla hüküm veren. Abdullah Sahîh-i BuhârîAhkâm (Yönetim ve Yargı) 7183, 7184 Yalancı olduğu hâlde bir malı koparıp almak için sabr yemini eden, Allah'a O ona öfkeliyken kavuşur. Abdullah Sahîh-i BuhârîAhkâm (Yönetim ve Yargı) 7247 Bilâl'in ezanı hiçbirinizi sahurundan alıkoymasın; o, namaz kılanınız dönsün, uyuyanınız uyansın diye ezan okur. İbn Mes'ûd Sahîh-i BuhârîHaber-i Vâhid (Tek Kişinin Rivayeti) 7249 Peygamber bize öğle namazını beş rekât kıldırdı; bu söylenince selam verdikten sonra iki secde yaptı. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîHaber-i Vâhid (Tek Kişinin Rivayeti) 7277 Sözün en güzeli Allah'ın Kitabı, yolun en güzeli Muhammed'in yoludur; işlerin en kötüsü sonradan çıkarılanlardır. Abdullah Sahîh-i BuhârîKitap ve Sünnete Sarılma (İ'tisâm) 7297 Ey Ebü'l-Kâsım! Bize ruhtan haber ver: Yahudilerin sorusu üzerine ruh âyeti indi. İbn Mes'ûd Sahîh-i BuhârîKitap ve Sünnete Sarılma (İ'tisâm) 7316 Hased ancak iki kişiye olur: malını hak yolunda harcayan ve kendisine verilen hikmetle hükmedip onu öğreten. Abdullah Sahîh-i BuhârîKitap ve Sünnete Sarılma (İ'tisâm) 7321 Haksız öldürülen her candan bir pay Âdem'in ilk oğlunun üzerinedir; çünkü öldürmeyi ilk çığır edinen odur. Abdullah Sahîh-i BuhârîKitap ve Sünnete Sarılma (İ'tisâm) 7381 "Allah'a selam olsun" diyenlere: Şüphesiz Allah, Selâm'ın ta kendisidir; fakat tahiyyâtı söyleyin. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7403 Allah'tan daha kıskanç kimse yoktur, bu sebeple çirkin işleri haram kılmıştır; övülmeyi O'ndan çok seven de yoktur. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7414 Bir Yahudi: "Allah gökleri bir parmak üzerinde tutar..." deyince Resûlullah azı dişleri görününceye kadar güldü. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 7415 Ehl-i kitaptan bir adam: "Ey Ebü'l-Kâsım! Allah gökleri bir parmak üzerinde tutar..." deyince Peygamber güldü. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 7445 Kim yalan bir yeminle Müslüman bir kimsenin malını koparıp alırsa, Allah'a, O kendisine gazaplı olduğu halde kavuşur. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 7451 Bir Yahudi âlim: "Allah göğü bir parmak, yeri bir parmak üzerine koyar" deyince Resûlullah güldü. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 7454 Melek rızkını, ecelini, amelini ve şakî mi saîd mi olacağını yazar; sonra yazı onun önüne geçer. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 7456 Yahudiler ruhu sordu; Peygamber hurma dalına dayanarak: "Ruh Rabbimin emrindendir" âyetini okudu. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7462 Ey Ebü'l-Kâsım! Ruh nedir? Peygamber sustu, sonra: "De ki: Ruh Rabbimin emrindendir" âyeti geldi. İbn Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 7511 Cehennemden en son çıkan adama Allah: "Cennete gir; senin için dünyanın on misli vardır" buyurur. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7513 Yahudi âlim: "Kıyamet günü Allah gökleri bir parmak, yerleri bir parmak üzerine koyar" deyince Peygamber güldü. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7520 Allah katında en büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a bir denk koşmandır. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7521 Karınlarının yağı çok, kalplerinin anlayışı az üç kişi Kâbe'de: "Allah söylediklerimizi işitir mi?" diye konuştu. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7532 En büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a bir denk tutup ona yalvarmandır; Allah bunu tasdik eden âyeti indirdi. Abdullah Sahîh-i BuhârîTevhid 7534 Amellerin en faziletlisi: Vaktinde kılınan namaz, anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihad. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i BuhârîTevhid 14 İbn Mes'ûd: Akıllarının ermediği söz, bir topluluğun bazıları için fitne olur. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i MüslimMukaddime (Giriş) 50 a Kötü nesillerle eliyle, diliyle, kalbiyle cihad eden mümindir; bunun ötesinde hardal tanesi kadar iman yoktur. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 50 b Hiçbir peygamber yoktur ki onun, yoluna uyan ve sünnetine tâbi olan havârîleri olmasın. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 64 a Müslümana sövmek fısktır, onunla savaşmak küfürdür. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 64 b Mansûr ve A'meş tariki: Müslümana sövmek fısktır, onunla savaşmak küfürdür. Sahîh-i Müslimİman 85 a En faziletli amel vaktinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihaddır. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 85 b Cennete en yakın amel vakitlerinde kılınan namazdır, sonra anne babaya iyilik, sonra cihad. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 85 c Allah'a en sevimli amel vaktinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra cihaddır. Ebû Amr eş-Şeybânî şöyle anlattı: Sahîh-i Müslimİman 85 e Amellerin en faziletlisi vaktinde kılınan namaz ve anne babaya iyiliktir. Abdullah Sahîh-i Müslimİman 86 a Allah katında en büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a bir eş koşmandır. Abdullah Sahîh-i Müslimİman 86 b En büyük günah sorusu ve onu doğrulayan âyet: "Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarmazlar..." Abdullah Sahîh-i Müslimİman 91 a Şüphesiz Allah güzeldir, güzelliği sever; kibir hakkı reddetmek ve insanları küçümsemektir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 91 b Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca iman bulunan ateşe, hardal tanesi ağırlığınca kibir bulunan cennete girmez. Abdullah Sahîh-i Müslimİman 91 c Kalbinde zerre ağırlığınca kibir bulunan kimse cennete girmez. Abdullah Sahîh-i Müslimİman 92 Allah'a bir şeyi ortak koşarak ölen ateşe girer. Abdullah Sahîh-i Müslimİman 103 a Yanaklarını döven, yakasını yırtan ya da câhiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir. Abdullah Sahîh-i Müslimİman 120 a Sizden İslâm'da iyi davranan, Cahiliye'de yaptıklarından sorumlu tutulmaz. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 120 b İslâm'da kötü davranan, öncekinden de sonrakinden de sorumlu tutulur. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 124 a İmanlarını zulümle karıştırmayanlar âyetindeki zulüm şirktir: Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 133 Vesvese hakkında: O, halis imandır. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 138 a Kim Müslüman bir kişinin malını koparıp almak için yalan yere yemin ederse, Allah ona gazaplı olduğu hâlde O'na kavuşur. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 138 b Eş'as'ın kuyu davası: Ya iki şahidin ya da onun yemini. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 138 c Kim Müslüman bir kişinin malı üzerine haksız yere yemin ederse, Allah ona gazaplı olduğu hâlde O'na kavuşur. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 173 Resûlullah'a üç şey verildi: beş vakit namaz, Bakara'nın son âyetleri ve şirk koşmayanların büyük günahlarının affı. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 174 a İki yay kadar ya da daha yakın: Nebî, Cibrîl'i altı yüz kanatlı olarak gördü. Ebû İshâk eş-Şeybânî şöyle anlattı: Sahîh-i Müslimİman 174 b Kalp gördüğünü yalanlamadı: Resûlullah Cibrîl'i altı yüz kanatlı gördü (Hafs b. Gıyâs tariki). Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 174 c Rabbinin en büyük âyetlerini gördü: Cibrîl'i kendi suretinde, altı yüz kanatlı olarak gördü. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 186 a Ateşten en son çıkıp cennete en son giren adam: Sen hükümdar olduğun hâlde benimle alay mı ediyorsun? Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 186 b Ateşten sürünerek en son çıkan adama: Dilediğin şey ve dünyanın on katı senindir (A'meş'in rivayeti). Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 187 Cennete en son giren adam (İbn Mes'ûd, ağaçlar): Ben seninle alay etmiyorum; fakat ben dilediğim şeye kadirim. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 221 a Cennet ehlinin yarısı olmanızı umuyorum; Müslümanlar kâfirler arasında siyah öküzdeki beyaz kıl gibidir. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 221 b Cennete ancak Müslüman bir nefis girer; siz şirk ehli arasında kızıl öküzdeki siyah kıl gibisiniz. Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 221 c Dikkat edin! Cennete ancak Müslüman bir nefis girer. Allahım! Tebliğ ettim mi? Allahım, şahit ol! Abdullah b. Mes'ûd Sahîh-i Müslimİman 368 a Ammâr'ın teyemmümü: Ellerini yere bir kere vurup yüzünü ve ellerinin dışını mesh etmesi yeterdi. Şakīk şöyle anlattı: Sahîh-i MüslimHayız 368 b Abdülvâhid tariki: Ellerini yere vurup silkeledi, sonra yüzünü ve ellerini mesh etti. Sahîh-i MüslimHayız