Ravi
Leys bin Sa'd
Leys b. Sa'd el-Fehmî
الليث بن سعد الفهمي
Hadisler
2423
İbn Şihâb, cumartesi orucunun yasaklandığı rivayeti için: Bu, Humuslu bir hadistir.
el-Leys şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdOruç
2462
Vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikâf ederdi; ondan sonra eşleri de itikâf etti.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdOruç
2468
Leys tarikiyle Âişe: İtikâftayken başını uzatır, ben tarardım; ihtiyaç dışında eve girmezdi.
Sünen-i Ebû DâvûdOruç
2487
Gazadan dönüş, bir gazve gibidir.
Abdullah b. Amr
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2526
Gaziye kendi sevabı, onu ücretle donatana da kendi sevabı ile gazinin sevabı vardır.
Abdullah b. Amr
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2565
Eşekleri atlara aşılatmayı ancak bilmeyenler yapar.
Ali b. Ebû Tâlib
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2586
Mescitte ok dağıtan adama, okların demirlerini tutmadan geçmemesi emredildi.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2615
Resûlullah, Benî Nadîr'in Büveyre'deki hurmalıklarını yaktı ve kesti.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2644
Onu öldürürsen o, öldürmenden önceki senin konumunda; sen de onun, o sözü söylemeden önceki konumunda olursun.
Mikdâd b. el-Esved
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2668
Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kınadı.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2674
Ebû Hüreyre: Eğer falanca ile falancayı bulursanız... (ateşle yakmayın).
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2679
Ey Muhammed! Öldürürsen kanı dâvâ edilecek birini öldürürsün; iyilik edersen iyilik bilen birine iyilik edersin.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2693
Sözün bana en sevimlisi en doğru olanıdır; ya esirleri ya da malı seçin.
Mervân ile Misver b. Mahreme şöyle rivayet ettiler:
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2744
İbn Ömer'in de bulunduğu Necid seriyyesine on iki deve pay, birer deve de nefel verildi.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2746
Resûlullah bazı seriyyelere kendilerine özel nefel verirdi; bütün bunlarda humus gereklidir.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdCihad
2879
Ömer'in Semğ vakfı: satılmaz, satın alınmaz; yaşadıkça Hafsa, sonra ailesinden görüş sahibi olan idare eder.
Yahyâ b. Saîd şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdVasiyetler
2944
Ömer: Sana verileni al; ben de Resûlullah döneminde çalıştım, o da bana ücret verdi.
İbnü's-Sâidî şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey
2968
Bize mirasçı olunmaz; bıraktığımız sadakadır. Muhammed'in ailesi ancak bu maldan yer.
Peygamber'in hanımı Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey
3003
Ey Yahudiler topluluğu! Müslüman olun, selamet bulun; bilin ki yeryüzü Allah'ın ve Resûlü'nündür.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey
3138
Hangisi Kur'an'ı daha çok almıştı? Ben kıyamet günü bunlara şahidim.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3139
Câbir (İbn Vehb tariki): Uhud'da öldürülenlerden iki adamı bir elbise içinde bir araya getiriyordu.
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3223
Resûlullah bir gün çıkıp Uhud ehline, ölüye kıldığı namazı kıldı.
Ukbe b. Âmir
Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler
3352
Fadâle: On iki dinara aldığım gerdanlıkta daha fazla altın çıktı; Ayrıştırılmadıkça satılmaz buyurdu.
Fadâle b. Ubeyd
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3353
Altını altınla ancak tartısı tartısına eşit olarak satın.
Fadâle b. Ubeyd
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3358
Peygamber bir köleyi iki köle karşılığında satın aldı.
Câbir
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3392
Râfi' b. Hadîc: Araziyi altın ve gümüşle kiraya vermede sakınca yok; teminatlı ve belli şeyde sakınca yoktur.
Hanzala b. Kays el-Ensârî şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3394
İbn Ömer, Râfi' b. Hadîc'in hadisini duyunca yeni bir hüküm gelmiş olmasından korkup arazi kiralamayı bıraktı.
Sâlim b. Abdullah b. Ömer şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3409
Peygamber Hayber'in hurmalık ve arazisini, kendi mallarıyla işletmeleri şartıyla yahudilere verdi.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû')
3456
Akdi bozmasını ister korkusuyla alışveriş arkadaşından ayrılmak helal değildir.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret)
3469
Bulduğunuzu alın; sizin için bundan başkası yoktur.
Ebû Saîd el-Hudrî
Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret)
3486
Allah hamrın, ölü hayvanın, domuzun ve putların satışını haram kıldı.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret)
3635
Kim başkasına zarar verirse Allah da ona zarar verir.
Ebû Sırme
Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri)
3637
Ey Zübeyr! Önce sen sula, sonra suyu komşuna sal.
Abdullah b. ez-Zübeyr
Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri)
3703
Câbir: Kuru üzüm ile hurmanın, büsr ile rutabın birlikte nebîz yapılmasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû Dâvûdİçecekler
3752
Sizi ağırlamazlarsa, onlardan vermeleri gereken misafir hakkını alın.
Ukbe b. Âmir
Sünen-i Ebû DâvûdYiyecekler
3762
Câbir: Resûlullah ihtiyacını giderip geldi, bizimle hurma yedi ve suya dokunmadı.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû DâvûdYiyecekler
3892
Hastalanan desin: Rabbimiz gökte olan Allah'tır; rahmetinden bir rahmet ve şifandan bir şifa bu ağrıya indir.
Ebü'd-Derdâ
Sünen-i Ebû DâvûdTıp
3929
Satın al ve azat et; velâ ancak azat edenindir. Allah'ın şartı daha haklı ve daha sağlamdır.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdKöle Azadı (Itk)
3962
Malı olan bir köleyi azat edene: Kölenin malı kölenindir; ancak efendi onu şart koşarsa başka.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdKöle Azadı (Itk)
4028
Peygamber kabâlar dağıttı; Mahreme'ye "Bunu senin için sakladım" buyurdu, Mahreme razı oldu.
Misver b. Mahreme
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4057
İpek ve altın, bu ikisi ümmetimin erkeklerine haramdır.
Ali b. Ebû Tâlib
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4105
Ümmü Seleme hacamat için izin istedi; Peygamber Ebû Taybe'ye ona hacamat yapmasını emretti.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4155
Melekler suretli eve girmez; ancak elbisedeki nakış bundan hariçtir.
Ebû Talha
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4263
Şüphesiz bahtiyar, fitnelerden uzak tutulan kimsedir; imtihan edilip sabredene de ne mutlu!
Mikdâd b. el-Esved
Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim)
4264
Sağır, dilsiz ve kör bir fitne olacaktır; onda dili uzatmak kılıcın inmesi gibidir.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim)
4370
Ebü'z-Zinâd: Develeri çalanların gözlerine mil çekilince Allah onu uyardı ve muhârebe âyetini indirdi.
Ebü'z-Zinâd şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4373
Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4390
Harman yerine konduktan sonra kalkan bedeline ulaşan meyveyi çalana el kesme vardır.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4396
Tanınanların adıyla ziynet ödünç alıp satan kadın; Üsâme'nin hakkında şefaat ettiği kadın odur.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4491
Allah'ın hadlerinden bir had dışında on sopadan fazla vurulmaz.
Ebû Bürde
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4577
Aleyhine gurre hükmedilen kadın ölünce mirası oğullarına, diyet ise asabesine verildi.
Ebû Hüreyre bu kıssa hakkında
Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler
4611
Muâz b. Cebel: Hakîmin sapmasından sakının; hakkı işittiğinizde alın, hakkın üzerinde nur vardır.
Yezîd b. Umeyre şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4653
Ağacın altında biat edenlerden hiçbiri cehenneme girmez.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4856
Kim içinde Allah'ı anmadığı bir yerde oturursa, bu onun için Allah katından bir noksanlık olur.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4862
Mü'min aynı delikten iki defa sokulmaz.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4865
Resûlullah, sırtüstü uzanırken bir ayağı diğerinin üzerine koymayı yasakladı.
Câbir
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4884
Irzının zedelendiği bir yerde Müslümanı yardımsız bırakanı, Allah da yardımını istediği yerde yardımsız bırakır.
Câbir b. Abdullah ve Ebû Talha b. Sehl el-Ensârî şöyle rivayet ettiler:
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4892
Ukbe b. Âmir: Şarap içen komşularını zabıtaya bildirmek isteyen kâtibine: Yazık sana, onları bırak, dedi.
Ukbe b. Âmir'in kâtibi Duhayn şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4893
Müslüman müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4896
Gökten bir melek inip sana söyleneni yalanlıyordu; sen karşılık verince şeytan araya düştü.
Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4953
Kendinizi temize çıkarmayın; iyilik ehlini Allah daha iyi bilir. Berre'ye Zeyneb adını koyun.
Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4974
Sizden biri üzüme kerm demesin; çünkü kerm, Müslüman adamdır.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4991
Eğer çocuğa bir şey vermeseydin, aleyhine bir yalan yazılırdı.
Abdullah b. Âmir
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5022
Hoşlanmadığı rüyayı gören soluna tükürsün, üç kere sığınsın ve yattığı yanından dönsün.
Câbir b. Abdullah
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5035
Leys tariki (merfû): Kardeşine üç defa teşmît et; fazlası nezledir.
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5076
Sabah akşam Rûm sûresinin ‘Fe-sübhânallahi hîne tümsûne’ âyetlerini okuyan o gün ve gece kaçırdığını telafi eder.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5102
Horozların ötüşünü işitince Allah'tan lütfunu isteyin; eşeğin anırmasını işitince şeytandan Allah'a sığının.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5104
Ayak sesleri kesildikten sonra dışarı çıkmayı azaltın; Allah'ın yeryüzüne yaydığı canlıları vardır.
Câbir b. Abdullah ile Ali b. Ömer b. Hüseyn b. Ali ve bir başkası
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5143
İyiliğin en iyisi, kişinin babası gittikten sonra babasının sevdikleriyle ilişkiyi sürdürmesidir.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5194
İslâm'ın hangisi hayırlıdır? Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selâm vermendir.
Abdullah b. Amr
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5245
Hiç hayır işlememiş bir adam yoldan dikenli bir dalı kaldırdı; Allah ona şükretti ve onu cennete koydu.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5257
Medine'de cinlerden bir topluluk müslüman oldu; onlardan birini görürseniz onu üç defa uyarın.
Ebü's-Sâib şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
89
Peygamber süt içtikten sonra mazmaza yaptı ve "Onun yağı vardır" buyurdu.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
129
Ümmü Habîbe istihâzalı iken her namaz için gusül alırdı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
157
Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın, zira sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
159
Resûlullah ikindiyi, güneş Âişe'nin odasında iken kıldı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîNamaz
174
Resûlullah vefat edinceye kadar hiçbir namazı iki kez son vaktinde kılmadı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîNamaz
175
İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir.
İbn Ömer
Câmiu't-TirmizîNamaz
203
Bilâl geceleyin ezan okur; İbn Ümmü Mektûm'un ezanını işitinceye kadar yiyin, için.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîNamaz
210
Müezzini işitince şehadet getirip "Rab olarak Allah'tan razı oldum" diyenin günahı bağışlanır.
Sa'd b. Ebû Vakkâs
Câmiu't-TirmizîNamaz
286
Secdenin zorluğundan yakınan sahâbîlere Peygamber: "Dizlerinizden yardım alın" buyurdu.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
290
Resûlullah bize Kur'an'ı öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîNamaz
322
Resûlullah mescitte şiir okuşmayı, alışverişi ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Câmiu't-TirmizîNamaz
339
Resûlullah'ın Ümmü Seleme'nin evinde tek bir elbiseye bürünerek namaz kılması
Ömer b. Ebû Seleme
Câmiu't-TirmizîNamaz
347
Zeyd b. Cebîre tarikiyle İbn Ömer: Yedi yerde namaz kılmak yasaklandı.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîNamaz
361
Attan düşen Resûlullah'ın oturarak namaz kıldırıp imama uyulmasını emretmesi
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîNamaz
367
Namaz kılan Resûlullah'ın Suheyb'in selâmına parmağıyla işaret ederek karşılık vermesi
Suheyb
Câmiu't-TirmizîNamaz
385
Namaz ikişer ikişerdir; her iki rekâtta teşehhüd edersin.
Fadl b. Abbâs
Câmiu't-TirmizîNamaz
386
Mescide gitmek için çıkan kimse parmaklarını birbirine geçirmesin; çünkü o namazdadır.
Ka'b b. Ucre
Câmiu't-TirmizîNamaz
391
Peygamber öğle namazında ilk oturuşu unutunca selâmdan önce iki secde yaptı.
Abdülmuttaliboğulları'nın müttefiki Abdullah b. Buhayne el-Esedî
Câmiu't-TirmizîNamaz
397
Şeytan namazda birinizi şaşırtır; kaç rekât kıldığını bilemezse oturduğu hâlde iki secde yapsın.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
437
Gece namazı ikişer ikişerdir; sabahın girmesinden korkarsan bir rekâtla vitir kıl.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîNamaz
449
Peygamber geceleyin bazen gizli okur, bazen açıktan okurdu.
Abdullah b. Ebû Kays
Câmiu't-TirmizîNamaz
452
Allah size kırmızı develerden daha hayırlı bir namazla yardım etti: Vitir.
Hârice b. Huzâfe
Câmiu't-TirmizîVitir
493
Abdullah b. Abdullah b. Ömer tarikiyle: Cumaya gelen gusletsin.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîCuma
495
Yûnus'un Zührî'den rivayeti: Ömer, abdestle gelen sahâbîye Resûlullah'ın gusül emrini hatırlattı.
Sâlim b. Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîCuma
512
Cuma günü imam hutbe okurken "Sus!" diyen kimse boş (lağv) bir iş yapmış olur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCuma
522
İbn Ömer cumadan sonra evinde iki rekât kılar, Resûlullah böyle yapardı derdi.
Nâfi'
Câmiu't-TirmizîCuma
550
Resûlullah'ın yolculukta, güneş zevale kaydığında öğleden önceki iki rekâtı terk ettiğini görmedim.
Berâ b. Âzib
Câmiu't-TirmizîSefer (Yolculuk)
553
Peygamber Tebük gazvesinde yola çıkış vaktine göre öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirirdi.
Muâz b. Cebel
Câmiu't-TirmizîSefer (Yolculuk)