Ravi

Leys bin Sa'd

Leys b. Sa'd el-Fehmî
1.460 hadiste geçiyor
الليث بن سعد الفهمي

Hadisler

2423 İbn Şihâb, cumartesi orucunun yasaklandığı rivayeti için: Bu, Humuslu bir hadistir. el-Leys şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdOruç 2462 Vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikâf ederdi; ondan sonra eşleri de itikâf etti. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdOruç 2468 Leys tarikiyle Âişe: İtikâftayken başını uzatır, ben tarardım; ihtiyaç dışında eve girmezdi. Sünen-i Ebû DâvûdOruç 2487 Gazadan dönüş, bir gazve gibidir. Abdullah b. Amr Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2526 Gaziye kendi sevabı, onu ücretle donatana da kendi sevabı ile gazinin sevabı vardır. Abdullah b. Amr Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2565 Eşekleri atlara aşılatmayı ancak bilmeyenler yapar. Ali b. Ebû Tâlib Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2586 Mescitte ok dağıtan adama, okların demirlerini tutmadan geçmemesi emredildi. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2615 Resûlullah, Benî Nadîr'in Büveyre'deki hurmalıklarını yaktı ve kesti. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2644 Onu öldürürsen o, öldürmenden önceki senin konumunda; sen de onun, o sözü söylemeden önceki konumunda olursun. Mikdâd b. el-Esved Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2668 Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kınadı. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2674 Ebû Hüreyre: Eğer falanca ile falancayı bulursanız... (ateşle yakmayın). Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2679 Ey Muhammed! Öldürürsen kanı dâvâ edilecek birini öldürürsün; iyilik edersen iyilik bilen birine iyilik edersin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2693 Sözün bana en sevimlisi en doğru olanıdır; ya esirleri ya da malı seçin. Mervân ile Misver b. Mahreme şöyle rivayet ettiler: Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2744 İbn Ömer'in de bulunduğu Necid seriyyesine on iki deve pay, birer deve de nefel verildi. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2746 Resûlullah bazı seriyyelere kendilerine özel nefel verirdi; bütün bunlarda humus gereklidir. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdCihad 2879 Ömer'in Semğ vakfı: satılmaz, satın alınmaz; yaşadıkça Hafsa, sonra ailesinden görüş sahibi olan idare eder. Yahyâ b. Saîd şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdVasiyetler 2944 Ömer: Sana verileni al; ben de Resûlullah döneminde çalıştım, o da bana ücret verdi. İbnü's-Sâidî şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey 2968 Bize mirasçı olunmaz; bıraktığımız sadakadır. Muhammed'in ailesi ancak bu maldan yer. Peygamber'in hanımı Âişe Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey 3003 Ey Yahudiler topluluğu! Müslüman olun, selamet bulun; bilin ki yeryüzü Allah'ın ve Resûlü'nündür. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey 3138 Hangisi Kur'an'ı daha çok almıştı? Ben kıyamet günü bunlara şahidim. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler 3139 Câbir (İbn Vehb tariki): Uhud'da öldürülenlerden iki adamı bir elbise içinde bir araya getiriyordu. Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler 3223 Resûlullah bir gün çıkıp Uhud ehline, ölüye kıldığı namazı kıldı. Ukbe b. Âmir Sünen-i Ebû DâvûdCenazeler 3352 Fadâle: On iki dinara aldığım gerdanlıkta daha fazla altın çıktı; Ayrıştırılmadıkça satılmaz buyurdu. Fadâle b. Ubeyd Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû') 3353 Altını altınla ancak tartısı tartısına eşit olarak satın. Fadâle b. Ubeyd Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû') 3358 Peygamber bir köleyi iki köle karşılığında satın aldı. Câbir Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû') 3392 Râfi' b. Hadîc: Araziyi altın ve gümüşle kiraya vermede sakınca yok; teminatlı ve belli şeyde sakınca yoktur. Hanzala b. Kays el-Ensârî şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû') 3394 İbn Ömer, Râfi' b. Hadîc'in hadisini duyunca yeni bir hüküm gelmiş olmasından korkup arazi kiralamayı bıraktı. Sâlim b. Abdullah b. Ömer şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû') 3409 Peygamber Hayber'in hurmalık ve arazisini, kendi mallarıyla işletmeleri şartıyla yahudilere verdi. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdAlım Satım (Büyû') 3456 Akdi bozmasını ister korkusuyla alışveriş arkadaşından ayrılmak helal değildir. Abdullah b. Amr b. el-Âs Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret) 3469 Bulduğunuzu alın; sizin için bundan başkası yoktur. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret) 3486 Allah hamrın, ölü hayvanın, domuzun ve putların satışını haram kıldı. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû Dâvûdİcâre (Kiralama ve Ücret) 3635 Kim başkasına zarar verirse Allah da ona zarar verir. Ebû Sırme Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri) 3637 Ey Zübeyr! Önce sen sula, sonra suyu komşuna sal. Abdullah b. ez-Zübeyr Sünen-i Ebû DâvûdAkdiye (Yargı Hükümleri) 3703 Câbir: Kuru üzüm ile hurmanın, büsr ile rutabın birlikte nebîz yapılmasını yasakladı. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû Dâvûdİçecekler 3752 Sizi ağırlamazlarsa, onlardan vermeleri gereken misafir hakkını alın. Ukbe b. Âmir Sünen-i Ebû DâvûdYiyecekler 3762 Câbir: Resûlullah ihtiyacını giderip geldi, bizimle hurma yedi ve suya dokunmadı. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû DâvûdYiyecekler 3892 Hastalanan desin: Rabbimiz gökte olan Allah'tır; rahmetinden bir rahmet ve şifandan bir şifa bu ağrıya indir. Ebü'd-Derdâ Sünen-i Ebû DâvûdTıp 3929 Satın al ve azat et; velâ ancak azat edenindir. Allah'ın şartı daha haklı ve daha sağlamdır. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdKöle Azadı (Itk) 3962 Malı olan bir köleyi azat edene: Kölenin malı kölenindir; ancak efendi onu şart koşarsa başka. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdKöle Azadı (Itk) 4028 Peygamber kabâlar dağıttı; Mahreme'ye "Bunu senin için sakladım" buyurdu, Mahreme razı oldu. Misver b. Mahreme Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4057 İpek ve altın, bu ikisi ümmetimin erkeklerine haramdır. Ali b. Ebû Tâlib Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4105 Ümmü Seleme hacamat için izin istedi; Peygamber Ebû Taybe'ye ona hacamat yapmasını emretti. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4155 Melekler suretli eve girmez; ancak elbisedeki nakış bundan hariçtir. Ebû Talha Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4263 Şüphesiz bahtiyar, fitnelerden uzak tutulan kimsedir; imtihan edilip sabredene de ne mutlu! Mikdâd b. el-Esved Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim) 4264 Sağır, dilsiz ve kör bir fitne olacaktır; onda dili uzatmak kılıcın inmesi gibidir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim) 4370 Ebü'z-Zinâd: Develeri çalanların gözlerine mil çekilince Allah onu uyardı ve muhârebe âyetini indirdi. Ebü'z-Zinâd şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4373 Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4390 Harman yerine konduktan sonra kalkan bedeline ulaşan meyveyi çalana el kesme vardır. Abdullah b. Amr b. el-Âs Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4396 Tanınanların adıyla ziynet ödünç alıp satan kadın; Üsâme'nin hakkında şefaat ettiği kadın odur. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4491 Allah'ın hadlerinden bir had dışında on sopadan fazla vurulmaz. Ebû Bürde Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4577 Aleyhine gurre hükmedilen kadın ölünce mirası oğullarına, diyet ise asabesine verildi. Ebû Hüreyre bu kıssa hakkında Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler 4611 Muâz b. Cebel: Hakîmin sapmasından sakının; hakkı işittiğinizde alın, hakkın üzerinde nur vardır. Yezîd b. Umeyre şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4653 Ağacın altında biat edenlerden hiçbiri cehenneme girmez. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4856 Kim içinde Allah'ı anmadığı bir yerde oturursa, bu onun için Allah katından bir noksanlık olur. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4862 Mü'min aynı delikten iki defa sokulmaz. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4865 Resûlullah, sırtüstü uzanırken bir ayağı diğerinin üzerine koymayı yasakladı. Câbir Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4884 Irzının zedelendiği bir yerde Müslümanı yardımsız bırakanı, Allah da yardımını istediği yerde yardımsız bırakır. Câbir b. Abdullah ve Ebû Talha b. Sehl el-Ensârî şöyle rivayet ettiler: Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4892 Ukbe b. Âmir: Şarap içen komşularını zabıtaya bildirmek isteyen kâtibine: Yazık sana, onları bırak, dedi. Ukbe b. Âmir'in kâtibi Duhayn şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4893 Müslüman müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4896 Gökten bir melek inip sana söyleneni yalanlıyordu; sen karşılık verince şeytan araya düştü. Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4953 Kendinizi temize çıkarmayın; iyilik ehlini Allah daha iyi bilir. Berre'ye Zeyneb adını koyun. Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4974 Sizden biri üzüme kerm demesin; çünkü kerm, Müslüman adamdır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4991 Eğer çocuğa bir şey vermeseydin, aleyhine bir yalan yazılırdı. Abdullah b. Âmir Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5022 Hoşlanmadığı rüyayı gören soluna tükürsün, üç kere sığınsın ve yattığı yanından dönsün. Câbir b. Abdullah Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5035 Leys tariki (merfû): Kardeşine üç defa teşmît et; fazlası nezledir. Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5076 Sabah akşam Rûm sûresinin ‘Fe-sübhânallahi hîne tümsûne’ âyetlerini okuyan o gün ve gece kaçırdığını telafi eder. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5102 Horozların ötüşünü işitince Allah'tan lütfunu isteyin; eşeğin anırmasını işitince şeytandan Allah'a sığının. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5104 Ayak sesleri kesildikten sonra dışarı çıkmayı azaltın; Allah'ın yeryüzüne yaydığı canlıları vardır. Câbir b. Abdullah ile Ali b. Ömer b. Hüseyn b. Ali ve bir başkası Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5143 İyiliğin en iyisi, kişinin babası gittikten sonra babasının sevdikleriyle ilişkiyi sürdürmesidir. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5194 İslâm'ın hangisi hayırlıdır? Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selâm vermendir. Abdullah b. Amr Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5245 Hiç hayır işlememiş bir adam yoldan dikenli bir dalı kaldırdı; Allah ona şükretti ve onu cennete koydu. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5257 Medine'de cinlerden bir topluluk müslüman oldu; onlardan birini görürseniz onu üç defa uyarın. Ebü's-Sâib şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdEdep 89 Peygamber süt içtikten sonra mazmaza yaptı ve "Onun yağı vardır" buyurdu. İbn Abbâs Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 129 Ümmü Habîbe istihâzalı iken her namaz için gusül alırdı. Âişe Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 157 Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın, zira sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 159 Resûlullah ikindiyi, güneş Âişe'nin odasında iken kıldı. Âişe Câmiu't-TirmizîNamaz 174 Resûlullah vefat edinceye kadar hiçbir namazı iki kez son vaktinde kılmadı. Âişe Câmiu't-TirmizîNamaz 175 İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir. İbn Ömer Câmiu't-TirmizîNamaz 203 Bilâl geceleyin ezan okur; İbn Ümmü Mektûm'un ezanını işitinceye kadar yiyin, için. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîNamaz 210 Müezzini işitince şehadet getirip "Rab olarak Allah'tan razı oldum" diyenin günahı bağışlanır. Sa'd b. Ebû Vakkâs Câmiu't-TirmizîNamaz 286 Secdenin zorluğundan yakınan sahâbîlere Peygamber: "Dizlerinizden yardım alın" buyurdu. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 290 Resûlullah bize Kur'an'ı öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi. İbn Abbâs Câmiu't-TirmizîNamaz 322 Resûlullah mescitte şiir okuşmayı, alışverişi ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı Abdullah b. Amr b. el-Âs Câmiu't-TirmizîNamaz 339 Resûlullah'ın Ümmü Seleme'nin evinde tek bir elbiseye bürünerek namaz kılması Ömer b. Ebû Seleme Câmiu't-TirmizîNamaz 347 Zeyd b. Cebîre tarikiyle İbn Ömer: Yedi yerde namaz kılmak yasaklandı. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîNamaz 361 Attan düşen Resûlullah'ın oturarak namaz kıldırıp imama uyulmasını emretmesi Enes b. Mâlik Câmiu't-TirmizîNamaz 367 Namaz kılan Resûlullah'ın Suheyb'in selâmına parmağıyla işaret ederek karşılık vermesi Suheyb Câmiu't-TirmizîNamaz 385 Namaz ikişer ikişerdir; her iki rekâtta teşehhüd edersin. Fadl b. Abbâs Câmiu't-TirmizîNamaz 386 Mescide gitmek için çıkan kimse parmaklarını birbirine geçirmesin; çünkü o namazdadır. Ka'b b. Ucre Câmiu't-TirmizîNamaz 391 Peygamber öğle namazında ilk oturuşu unutunca selâmdan önce iki secde yaptı. Abdülmuttaliboğulları'nın müttefiki Abdullah b. Buhayne el-Esedî Câmiu't-TirmizîNamaz 397 Şeytan namazda birinizi şaşırtır; kaç rekât kıldığını bilemezse oturduğu hâlde iki secde yapsın. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 437 Gece namazı ikişer ikişerdir; sabahın girmesinden korkarsan bir rekâtla vitir kıl. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîNamaz 449 Peygamber geceleyin bazen gizli okur, bazen açıktan okurdu. Abdullah b. Ebû Kays Câmiu't-TirmizîNamaz 452 Allah size kırmızı develerden daha hayırlı bir namazla yardım etti: Vitir. Hârice b. Huzâfe Câmiu't-TirmizîVitir 493 Abdullah b. Abdullah b. Ömer tarikiyle: Cumaya gelen gusletsin. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîCuma 495 Yûnus'un Zührî'den rivayeti: Ömer, abdestle gelen sahâbîye Resûlullah'ın gusül emrini hatırlattı. Sâlim b. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîCuma 512 Cuma günü imam hutbe okurken "Sus!" diyen kimse boş (lağv) bir iş yapmış olur. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCuma 522 İbn Ömer cumadan sonra evinde iki rekât kılar, Resûlullah böyle yapardı derdi. Nâfi' Câmiu't-TirmizîCuma 550 Resûlullah'ın yolculukta, güneş zevale kaydığında öğleden önceki iki rekâtı terk ettiğini görmedim. Berâ b. Âzib Câmiu't-TirmizîSefer (Yolculuk) 553 Peygamber Tebük gazvesinde yola çıkış vaktine göre öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirirdi. Muâz b. Cebel Câmiu't-TirmizîSefer (Yolculuk)