Ravi

Mâlik bin Enes

Mâlik b. Enes el-Esbahî
1.859 hadiste geçiyor
مالك بن أنس الأصبحي

Hadisler

4040 İpek çizgili hulleyi ancak âhirette nasibi olmayan giyer; Ömer'e: Ben onu sana giyesin diye vermedim. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4044 Kassî ve usfurla boyanmış elbise giymeyi, altın yüzük takmayı ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı. Ali b. Ebû Tâlib Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4117 Kadın eteğini bir karış sarkıtır; ayakları açılırsa bir arşın, onu da aşmasın. Safiyye bt. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4124 Resûlullah, ölü hayvan derilerinden tabaklandığında faydalanılmasını emretti. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4136 Biriniz tek ayakkabıyla yürümesin; ya ikisini birden giysin ya da ikisini birden çıkarsın. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4139 Ayakkabı giyerken sağdan, çıkarırken soldan başlayın; sağ, ilk giyilen ve son çıkarılan olsun. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs) 4167 Muâviye: İsrâiloğulları ancak kadınları saç eklentisi edindiklerinde helâk oldular. Humeyd b. Abdurrahman şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdSaç Bakımı (Tereccül) 4199 Resûlullah bıyıkların iyice kısaltılmasını ve sakalların salıverilmesini emretti. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdSaç Bakımı (Tereccül) 4267 Müslümanın en hayırlı malının, dinini fitnelerden kaçırarak dağ başlarına götürdüğü koyunlar olması yakındır. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim) 4385 Resûlullah değeri üç dirhem olan bir kalkan için el kesti. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4388 Meyvede ve hurma özünde el kesme yoktur. Muhammed b. Yahyâ b. Habbân şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4445 Aranızda Allah'ın Kitabı ile hükmedeceğim: Koyunların ve cariyen sana geri verilecek. Ebû Hüreyre ve Zeyd b. Hâlid el-Cühenî şöyle rivayet ettiler: Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4446 Elini kaldır! Bir de baktılar ki Tevrat'ta recm âyeti var. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4469 Evlenmemiş cariye zina ederse ona sopa vurun; yine zina ederse bir ip karşılığında bile olsa onu satın. Ebû Hüreyre ve Zeyd b. Hâlid el-Cühenî Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar) 4521 Ya arkadaşınızın diyetini öderler ya da kendilerine savaş ilan edilir. Sehl b. Ebû Hasme ve kavminin büyüklerinden bazı adamlar Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler 4533 Karımın yanında bir adam bulsam dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi vereyim? Evet. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler 4703 Allah kulu cennet için yarattığında, onu cennet ehlinin ameliyle amel ettirir. Ömer b. el-Hattâb Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4714 Her doğan fıtrat üzere doğar; sonra anne babası onu Yahudi ve Hristiyan yapar. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4715 İmam Mâlik: Fıtrat hadisini delil getiren heva ehline karşı hadisin sonuyla delil getir. Mâlik'e şöyle denildi: Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4733 Rabbimiz her gece dünya semasına iner: Kim bana dua eder de ona icabet edeyim? Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4743 Âdemoğlunun her yerini toprak yer; ancak kuyruk sokumu kemiği müstesna. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdSünnet 4785 Resûlullah iki iş arasında serbest bırakıldığında, günah olmadıkça ikisinin kolay olanını seçerdi. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4795 Onu bırak; çünkü haya imandandır. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4866 Amcası, Resûlullah'ı mescitte bir ayağını diğerinin üzerine koymuş, sırtüstü uzanmış gördü. Abbâd b. Temîm, amcasından Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4867 Ömer ve Osmân da sırtüstü uzanıp bir ayağı diğerinin üzerine koyarlardı. Saîd b. el-Müseyyeb Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4910 Birbirinize buğzetmeyin, haset etmeyin, sırt çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun. Enes b. Mâlik Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4911 Küsüp karşılaşınca yüz çeviren iki kardeşin hayırlısı selâma önce başlayandır. Ebû Eyyûb el-Ensârî Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4917 Zandan sakının; çünkü zan sözün en yalanıdır; araştırmayın ve casusluk etmeyin. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4938 Kim tavla oynarsa Allah'a ve Resûlü'ne isyan etmiş olur. Ebû Mûsâ el-Eş'arî Sünen-i Ebû DâvûdEdep 4983 Adam "İnsanlar helâk oldu" dediğinde, onların en helâk olanı kendisidir. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5007 Doğudan gelen iki hatip hakkında: Şüphesiz beyanın bir kısmı sihirdir. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5017 Benden sonra nübüvvetten salih rüyadan başka bir şey kalmayacaktır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5169 Köle efendisine samimiyetle hizmet eder ve Allah'a ibadetini güzel yaparsa ona iki kat ecir vardır. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5253 Evlerdeki ev yılanlarının öldürülmesini yasakladı; ancak sırtı iki çizgili ve kısa kuyruklu olan müstesna. Ebû Lübâbe Sünen-i Ebû DâvûdEdep 5259 Mâlik tariki: Ona üç gün uyarın; bundan sonra görünürse öldürün, çünkü o ancak bir şeytandır. Sünen-i Ebû DâvûdEdep 2 Müslüman kul abdest aldığında yüzünden ve ellerinden günahlar suyla birlikte çıkar. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 32 Başını iki eliyle mesh etti; önden başlayıp ensesine götürdü, sonra başladığı yere geri getirdi. Abdullah b. Zeyd Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 69 Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 92 Kedi necis değildir; o ancak etrafınızda dolaşanlardandır Kebşe bt. Ka'b b. Mâlik Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 143 Pis yerden sürünen eteği ondan sonraki temiz yer temizler. Abdurrahman b. Avf'ın ümmü veledi Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik) 153 Kadınlar sabah namazından örtülerine bürünmüş olarak döner, karanlıktan tanınmazlardı. Âişe Câmiu't-TirmizîNamaz 186 Güneş doğmadan sabahtan bir rekâta yetişen sabaha, güneş batmadan ikindiden bir rekâta yetişen ikindiye yetişmiştir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 208 Ezanı işittiğinizde müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîNamaz 216 Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığından yirmi beş kat fazladır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 225 İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilselerdi, onun için kura çekerlerdi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 234 Ben ve yetim arkasında saf tuttuk, yaşlı kadın da arkamızdaydı. Enes b. Mâlik Câmiu't-TirmizîNamaz 250 İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 264 Peygamber, ipekli ve usfurla boyanmış elbiseyi, altın yüzüğü ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı. Ali b. Ebû Tâlib Câmiu't-TirmizîNamaz 267 İmam "Semi'allâhu limen hamideh" dediğinde siz "Rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 312 Bana ne oluyor da Kur'ân'da benimle çekişiliyor? Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 313 Ümmü'l-Kur'ân'ı okumadığı bir rekât kılan namaz kılmış olmaz; ancak imamın arkasında olması hariç Câbir b. Abdullah Câmiu't-TirmizîNamaz 316 Biriniz mescide geldiğinde oturmadan önce iki rekât namaz kılsın Ebû Katâde Câmiu't-TirmizîNamaz 325 Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Harâm hariç, başka yerlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 336 Namaz kılanın önünden geçen ne vebal yüklendiğini bilseydi, kırk beklemesi daha hayırlı olurdu Büsr b. Saîd Câmiu't-TirmizîNamaz 373 Resûlullah vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazı oturarak kılmazdı Peygamber'in hanımı Hafsa Câmiu't-TirmizîNamaz 374 Peygamber oturarak kıldığı namazda otuz-kırk âyet kalınca kalkıp ayakta okurdu Âişe Câmiu't-TirmizîNamaz 399 Zülyedeyn: Ey Allah'ın Resûlü! Namaz mı kısaltıldı, yoksa unuttun mu? Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîNamaz 418 Peygamber sabahın iki rekâtını kıldıktan sonra bir ihtiyacı varsa benimle konuşur, yoksa namaza çıkardı. Âişe Câmiu't-TirmizîNamaz 439 Resûlullah ne ramazanda ne de başka zamanda on bir rekâttan fazla kılmazdı. Ebû Seleme Câmiu't-TirmizîNamaz 440 Resûlullah geceleyin on bir rekât kılar, bunlardan biriyle vitir yapardı. Âişe Câmiu't-TirmizîNamaz 441 Âişe'nin diğer tariki: Resûlullah geceleyin vitirle beraber on bir rekât kılardı. İbn Şihâb Câmiu't-TirmizîNamaz 472 Resûlullah'ı bineğinin üzerinde vitir kılarken gördüm. Saîd b. Yesâr Câmiu't-TirmizîVitir 487 Dinde fıkıh sahibi olmayan kimse çarşımızda alışveriş yapmasın. Ömer b. el-Hattâb Câmiu't-TirmizîVitir 491 Abdullah b. Selâm: Cuma günündeki o saat ikindiden sonra güneş batıncaya kadardır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCuma 495 Yûnus'un Zührî'den rivayeti: Ömer, abdestle gelen sahâbîye Resûlullah'ın gusül emrini hatırlattı. Sâlim b. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîCuma 499 Cumaya ilk saatte giden bir deve, ikinci saatte giden bir sığır kurban etmiş gibidir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCuma 534 Resûlullah Ramazan ve Kurban bayramlarında Kâf ile Kamer sûrelerini okurdu. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe Câmiu't-Tirmizîİki Bayram 627 Abdülazîz tarikiyle Ebû Saîd: Beş deveden, beş ukiyyeden ve beş veskten azında zekât yoktur. Ebû Saîd el-Hudrî Câmiu't-TirmizîZekât 676 Resûlullah fıtır zekâtını müslümanlardan hür veya köle, erkek veya kadın herkese farz kıldı. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîZekât 699 İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece hayır üzere olmaya devam ederler. Sehl b. Sa'd Câmiu't-TirmizîOruç 791 Resûlullah itikâfa gireceği zaman sabah namazını kılar, sonra itikâf yerine girerdi. Âişe Câmiu't-TirmizîOruç 804 Resûlullah itikâftayken başını uzatır, ben tarardım; insanî ihtiyaç dışında eve girmezdi. Âişe Câmiu't-TirmizîOruç 820 Resûlullah haccı ifrad olarak yaptı. Âişe Câmiu't-TirmizîHac 823 Temettuyu Resûlullah yaptı, biz de onunla birlikte yaptık. Muhammed b. Abdullah b. Hâris b. Nevfel Câmiu't-TirmizîHac 841 Resûlullah Meymûne ile ihramsız iken evlendi ve ihramsız iken gerdeğe girdi; aradaki elçi bendim. Ebû Râfi' Câmiu't-TirmizîHac 847 Muhrimlerin yediği yaban eşeği için: O, ancak Allah'ın size yedirdiği bir yiyecektir. Ebû Katâde Câmiu't-TirmizîHac 848 Yaban eşeği avı için: Yanınızda onun etinden bir şey var mı? Ebû Katâde Câmiu't-TirmizîHac 857 Peygamber Hacer'den Hacer'e kadar üç şavt remel yaptı, dört şavt yürüdü. Câbir Câmiu't-TirmizîHac 904 Hudeybiye yılında sığırı yedi kişi, deveyi de yedi kişi adına kurban ettik. Câbir Câmiu't-TirmizîHac 954 Peygamber, çobanlara cemreleri bir gün atıp bir gün bırakma ruhsatı verdi. Ebü'l-Beddâh b. Adî, babasından Câmiu't-TirmizîHac 955 Deve çobanları, bayramdan sonraki iki günün cemrelerini birleştirip birinde atabilir. Ebü'l-Beddâh b. Âsım b. Adî, babasından Câmiu't-TirmizîHac 1006 Onlar onun arkasından ağlıyorlar, o ise kabrinde azap görüyor. Amra Câmiu't-TirmizîCenazeler 1009 Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer cenazenin önünde yürürlerdi; Sâlim'in babası da önünde yürürdü. Zührî Câmiu't-TirmizîCenazeler 1060 Üç çocuğu ölen Müslümana ateş, yemini yerine getirecek kadarı dışında dokunmaz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCenazeler 1063 Şehitler beştir: vebadan ölen, karın hastalığından ölen, suda boğulan, enkaz altında kalan ve Allah yolundaki şehit. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCenazeler 1108 Dul kadın, kendisi hakkında velîsinden daha çok hak sahibidir; kızın izni susmasıdır. İbn Abbâs Câmiu't-TirmizîNikâh 1114 Ezberindeki Kur'ân karşılığında onu sana nikâhladım. Sehl b. Sa'd es-Sâidî Câmiu't-TirmizîNikâh 1124 Peygamber şiğâr nikâhını yasakladı. İbn Ömer Câmiu't-TirmizîNikâh 1147 Allah, doğum sebebiyle haram kıldığını süt emme sebebiyle de haram kılmıştır. Âişe Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme) 1149 Aynı adamın iki cariyesinin emzirdiği kız ve erkek çocuk evlenemez; çünkü aşılama (lıkâh) birdir. Amr b. Şerîd Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme) 1150 Bir emme de iki emme de haram kılmaz. Âişe Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme) 1170 Hiçbir kadın, yanında mahremi olmadıkça bir gün bir gecelik mesafeye yolculuk yapmaz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme) 1195 Allah'a ve âhiret gününe iman eden kadın, kocası dışında bir ölü için üç günden fazla yas tutamaz. Zeyneb bint Ebû Seleme Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân 1203 Peygamber, liân yapan karı kocayı ayırdı ve çocuğu anneye bağladı. Abdullah b. Ömer Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân 1204 Kocası ölen kadına: "Yazılan süre doluncaya kadar evinde kal." Zeyneb bint Ka'b b. Ucre Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân 1225 Yaş hurma kuruyunca eksilir mi? Abdullah b. Yezîd Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû') 1225 b "Sa'd'a sorduk" lafzıyla: Yaş hurma kuruyunca eksilir mi? Öyleyse satmayın. Zeyd Ebû Ayyâş Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû') 1277 Hacamat ücreti için: Onu su taşıyan devene yem yap, kölene yedir. Benî Hârise'den İbn Muhayyisa, babasından Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû') 1300 Muhâkale ve müzâbene yasaklandı; ariyye sahiplerine harsının benzeriyle satma izni verildi. İbn Ömer, Zeyd b. Sâbit'ten Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû') 1301 Beş veskten az miktardaki ariyye satışına ruhsat verildi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')