Ravi
Mâlik bin Enes
Mâlik b. Enes el-Esbahî
مالك بن أنس الأصبحي
Hadisler
4040
İpek çizgili hulleyi ancak âhirette nasibi olmayan giyer; Ömer'e: Ben onu sana giyesin diye vermedim.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4044
Kassî ve usfurla boyanmış elbise giymeyi, altın yüzük takmayı ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı.
Ali b. Ebû Tâlib
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4117
Kadın eteğini bir karış sarkıtır; ayakları açılırsa bir arşın, onu da aşmasın.
Safiyye bt. Ebû Ubeyd şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4124
Resûlullah, ölü hayvan derilerinden tabaklandığında faydalanılmasını emretti.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4136
Biriniz tek ayakkabıyla yürümesin; ya ikisini birden giysin ya da ikisini birden çıkarsın.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4139
Ayakkabı giyerken sağdan, çıkarırken soldan başlayın; sağ, ilk giyilen ve son çıkarılan olsun.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdGiyim (Libâs)
4167
Muâviye: İsrâiloğulları ancak kadınları saç eklentisi edindiklerinde helâk oldular.
Humeyd b. Abdurrahman şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdSaç Bakımı (Tereccül)
4199
Resûlullah bıyıkların iyice kısaltılmasını ve sakalların salıverilmesini emretti.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdSaç Bakımı (Tereccül)
4267
Müslümanın en hayırlı malının, dinini fitnelerden kaçırarak dağ başlarına götürdüğü koyunlar olması yakındır.
Ebû Saîd el-Hudrî
Sünen-i Ebû DâvûdFitneler ve Büyük Savaşlar (Melâhim)
4385
Resûlullah değeri üç dirhem olan bir kalkan için el kesti.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4388
Meyvede ve hurma özünde el kesme yoktur.
Muhammed b. Yahyâ b. Habbân şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4445
Aranızda Allah'ın Kitabı ile hükmedeceğim: Koyunların ve cariyen sana geri verilecek.
Ebû Hüreyre ve Zeyd b. Hâlid el-Cühenî şöyle rivayet ettiler:
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4446
Elini kaldır! Bir de baktılar ki Tevrat'ta recm âyeti var.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4469
Evlenmemiş cariye zina ederse ona sopa vurun; yine zina ederse bir ip karşılığında bile olsa onu satın.
Ebû Hüreyre ve Zeyd b. Hâlid el-Cühenî
Sünen-i Ebû DâvûdHadler (Şer'î Cezalar)
4521
Ya arkadaşınızın diyetini öderler ya da kendilerine savaş ilan edilir.
Sehl b. Ebû Hasme ve kavminin büyüklerinden bazı adamlar
Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler
4533
Karımın yanında bir adam bulsam dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi vereyim? Evet.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdDiyetler
4703
Allah kulu cennet için yarattığında, onu cennet ehlinin ameliyle amel ettirir.
Ömer b. el-Hattâb
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4714
Her doğan fıtrat üzere doğar; sonra anne babası onu Yahudi ve Hristiyan yapar.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4715
İmam Mâlik: Fıtrat hadisini delil getiren heva ehline karşı hadisin sonuyla delil getir.
Mâlik'e şöyle denildi:
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4733
Rabbimiz her gece dünya semasına iner: Kim bana dua eder de ona icabet edeyim?
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4743
Âdemoğlunun her yerini toprak yer; ancak kuyruk sokumu kemiği müstesna.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
4785
Resûlullah iki iş arasında serbest bırakıldığında, günah olmadıkça ikisinin kolay olanını seçerdi.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4795
Onu bırak; çünkü haya imandandır.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4866
Amcası, Resûlullah'ı mescitte bir ayağını diğerinin üzerine koymuş, sırtüstü uzanmış gördü.
Abbâd b. Temîm, amcasından
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4867
Ömer ve Osmân da sırtüstü uzanıp bir ayağı diğerinin üzerine koyarlardı.
Saîd b. el-Müseyyeb
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4910
Birbirinize buğzetmeyin, haset etmeyin, sırt çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun.
Enes b. Mâlik
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4911
Küsüp karşılaşınca yüz çeviren iki kardeşin hayırlısı selâma önce başlayandır.
Ebû Eyyûb el-Ensârî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4917
Zandan sakının; çünkü zan sözün en yalanıdır; araştırmayın ve casusluk etmeyin.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4938
Kim tavla oynarsa Allah'a ve Resûlü'ne isyan etmiş olur.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
4983
Adam "İnsanlar helâk oldu" dediğinde, onların en helâk olanı kendisidir.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5007
Doğudan gelen iki hatip hakkında: Şüphesiz beyanın bir kısmı sihirdir.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5017
Benden sonra nübüvvetten salih rüyadan başka bir şey kalmayacaktır.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5169
Köle efendisine samimiyetle hizmet eder ve Allah'a ibadetini güzel yaparsa ona iki kat ecir vardır.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5253
Evlerdeki ev yılanlarının öldürülmesini yasakladı; ancak sırtı iki çizgili ve kısa kuyruklu olan müstesna.
Ebû Lübâbe
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
5259
Mâlik tariki: Ona üç gün uyarın; bundan sonra görünürse öldürün, çünkü o ancak bir şeytandır.
Sünen-i Ebû DâvûdEdep
2
Müslüman kul abdest aldığında yüzünden ve ellerinden günahlar suyla birlikte çıkar.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
32
Başını iki eliyle mesh etti; önden başlayıp ensesine götürdü, sonra başladığı yere geri getirdi.
Abdullah b. Zeyd
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
69
Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
92
Kedi necis değildir; o ancak etrafınızda dolaşanlardandır
Kebşe bt. Ka'b b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
143
Pis yerden sürünen eteği ondan sonraki temiz yer temizler.
Abdurrahman b. Avf'ın ümmü veledi
Câmiu't-TirmizîTaharet (Temizlik)
153
Kadınlar sabah namazından örtülerine bürünmüş olarak döner, karanlıktan tanınmazlardı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîNamaz
186
Güneş doğmadan sabahtan bir rekâta yetişen sabaha, güneş batmadan ikindiden bir rekâta yetişen ikindiye yetişmiştir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
208
Ezanı işittiğinizde müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîNamaz
216
Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığından yirmi beş kat fazladır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
225
İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilselerdi, onun için kura çekerlerdi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
234
Ben ve yetim arkasında saf tuttuk, yaşlı kadın da arkamızdaydı.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîNamaz
250
İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
264
Peygamber, ipekli ve usfurla boyanmış elbiseyi, altın yüzüğü ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı.
Ali b. Ebû Tâlib
Câmiu't-TirmizîNamaz
267
İmam "Semi'allâhu limen hamideh" dediğinde siz "Rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
312
Bana ne oluyor da Kur'ân'da benimle çekişiliyor?
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
313
Ümmü'l-Kur'ân'ı okumadığı bir rekât kılan namaz kılmış olmaz; ancak imamın arkasında olması hariç
Câbir b. Abdullah
Câmiu't-TirmizîNamaz
316
Biriniz mescide geldiğinde oturmadan önce iki rekât namaz kılsın
Ebû Katâde
Câmiu't-TirmizîNamaz
325
Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Harâm hariç, başka yerlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
336
Namaz kılanın önünden geçen ne vebal yüklendiğini bilseydi, kırk beklemesi daha hayırlı olurdu
Büsr b. Saîd
Câmiu't-TirmizîNamaz
373
Resûlullah vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazı oturarak kılmazdı
Peygamber'in hanımı Hafsa
Câmiu't-TirmizîNamaz
374
Peygamber oturarak kıldığı namazda otuz-kırk âyet kalınca kalkıp ayakta okurdu
Âişe
Câmiu't-TirmizîNamaz
399
Zülyedeyn: Ey Allah'ın Resûlü! Namaz mı kısaltıldı, yoksa unuttun mu?
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîNamaz
418
Peygamber sabahın iki rekâtını kıldıktan sonra bir ihtiyacı varsa benimle konuşur, yoksa namaza çıkardı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîNamaz
439
Resûlullah ne ramazanda ne de başka zamanda on bir rekâttan fazla kılmazdı.
Ebû Seleme
Câmiu't-TirmizîNamaz
440
Resûlullah geceleyin on bir rekât kılar, bunlardan biriyle vitir yapardı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîNamaz
441
Âişe'nin diğer tariki: Resûlullah geceleyin vitirle beraber on bir rekât kılardı.
İbn Şihâb
Câmiu't-TirmizîNamaz
472
Resûlullah'ı bineğinin üzerinde vitir kılarken gördüm.
Saîd b. Yesâr
Câmiu't-TirmizîVitir
487
Dinde fıkıh sahibi olmayan kimse çarşımızda alışveriş yapmasın.
Ömer b. el-Hattâb
Câmiu't-TirmizîVitir
491
Abdullah b. Selâm: Cuma günündeki o saat ikindiden sonra güneş batıncaya kadardır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCuma
495
Yûnus'un Zührî'den rivayeti: Ömer, abdestle gelen sahâbîye Resûlullah'ın gusül emrini hatırlattı.
Sâlim b. Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîCuma
499
Cumaya ilk saatte giden bir deve, ikinci saatte giden bir sığır kurban etmiş gibidir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCuma
534
Resûlullah Ramazan ve Kurban bayramlarında Kâf ile Kamer sûrelerini okurdu.
Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe
Câmiu't-Tirmizîİki Bayram
627
Abdülazîz tarikiyle Ebû Saîd: Beş deveden, beş ukiyyeden ve beş veskten azında zekât yoktur.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîZekât
676
Resûlullah fıtır zekâtını müslümanlardan hür veya köle, erkek veya kadın herkese farz kıldı.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîZekât
699
İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece hayır üzere olmaya devam ederler.
Sehl b. Sa'd
Câmiu't-TirmizîOruç
791
Resûlullah itikâfa gireceği zaman sabah namazını kılar, sonra itikâf yerine girerdi.
Âişe
Câmiu't-TirmizîOruç
804
Resûlullah itikâftayken başını uzatır, ben tarardım; insanî ihtiyaç dışında eve girmezdi.
Âişe
Câmiu't-TirmizîOruç
820
Resûlullah haccı ifrad olarak yaptı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîHac
823
Temettuyu Resûlullah yaptı, biz de onunla birlikte yaptık.
Muhammed b. Abdullah b. Hâris b. Nevfel
Câmiu't-TirmizîHac
841
Resûlullah Meymûne ile ihramsız iken evlendi ve ihramsız iken gerdeğe girdi; aradaki elçi bendim.
Ebû Râfi'
Câmiu't-TirmizîHac
847
Muhrimlerin yediği yaban eşeği için: O, ancak Allah'ın size yedirdiği bir yiyecektir.
Ebû Katâde
Câmiu't-TirmizîHac
848
Yaban eşeği avı için: Yanınızda onun etinden bir şey var mı?
Ebû Katâde
Câmiu't-TirmizîHac
857
Peygamber Hacer'den Hacer'e kadar üç şavt remel yaptı, dört şavt yürüdü.
Câbir
Câmiu't-TirmizîHac
904
Hudeybiye yılında sığırı yedi kişi, deveyi de yedi kişi adına kurban ettik.
Câbir
Câmiu't-TirmizîHac
954
Peygamber, çobanlara cemreleri bir gün atıp bir gün bırakma ruhsatı verdi.
Ebü'l-Beddâh b. Adî, babasından
Câmiu't-TirmizîHac
955
Deve çobanları, bayramdan sonraki iki günün cemrelerini birleştirip birinde atabilir.
Ebü'l-Beddâh b. Âsım b. Adî, babasından
Câmiu't-TirmizîHac
1006
Onlar onun arkasından ağlıyorlar, o ise kabrinde azap görüyor.
Amra
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1009
Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer cenazenin önünde yürürlerdi; Sâlim'in babası da önünde yürürdü.
Zührî
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1060
Üç çocuğu ölen Müslümana ateş, yemini yerine getirecek kadarı dışında dokunmaz.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1063
Şehitler beştir: vebadan ölen, karın hastalığından ölen, suda boğulan, enkaz altında kalan ve Allah yolundaki şehit.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1108
Dul kadın, kendisi hakkında velîsinden daha çok hak sahibidir; kızın izni susmasıdır.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîNikâh
1114
Ezberindeki Kur'ân karşılığında onu sana nikâhladım.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Câmiu't-TirmizîNikâh
1124
Peygamber şiğâr nikâhını yasakladı.
İbn Ömer
Câmiu't-TirmizîNikâh
1147
Allah, doğum sebebiyle haram kıldığını süt emme sebebiyle de haram kılmıştır.
Âişe
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1149
Aynı adamın iki cariyesinin emzirdiği kız ve erkek çocuk evlenemez; çünkü aşılama (lıkâh) birdir.
Amr b. Şerîd
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1150
Bir emme de iki emme de haram kılmaz.
Âişe
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1170
Hiçbir kadın, yanında mahremi olmadıkça bir gün bir gecelik mesafeye yolculuk yapmaz.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1195
Allah'a ve âhiret gününe iman eden kadın, kocası dışında bir ölü için üç günden fazla yas tutamaz.
Zeyneb bint Ebû Seleme
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1203
Peygamber, liân yapan karı kocayı ayırdı ve çocuğu anneye bağladı.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1204
Kocası ölen kadına: "Yazılan süre doluncaya kadar evinde kal."
Zeyneb bint Ka'b b. Ucre
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1225
Yaş hurma kuruyunca eksilir mi?
Abdullah b. Yezîd
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1225 b
"Sa'd'a sorduk" lafzıyla: Yaş hurma kuruyunca eksilir mi? Öyleyse satmayın.
Zeyd Ebû Ayyâş
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1277
Hacamat ücreti için: Onu su taşıyan devene yem yap, kölene yedir.
Benî Hârise'den İbn Muhayyisa, babasından
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1300
Muhâkale ve müzâbene yasaklandı; ariyye sahiplerine harsının benzeriyle satma izni verildi.
İbn Ömer, Zeyd b. Sâbit'ten
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1301
Beş veskten az miktardaki ariyye satışına ruhsat verildi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')