Ravi
Müsedded bin Müserhed
Müsedded b. Müserhed el-Esedî
مسدد بن مسرهد الأسدي
Hadisler
808
İbn Abbâs: Resûlullah emir altında bir kuldu; bizi insanlardan ancak üç hasletle ayırdı.
Abdullah b. Ubeydullah şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
827
Ebû Hüreyre (Süfyân tariki): Sabah olduğunu sandığımız namazda "Bana ne oluyor ki Kur'an'da benimle çekişiliyor" dedi.
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
842
Ebû Kılâbe (Eyyûb tariki): Mâlik b. el-Huveyris birinci rekâtın son secdesinden kalkınca oturur, sonra kalkardı.
Ebû Kılâbe şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
844
Mâlik b. el-Huveyris: Peygamber namazın tek rekâtlarında dosdoğru oturmadan kalkmazdı.
Ebû Kılâbe, Mâlik b. el-Huveyris'ten
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
854
Berâ b. Âzib: Namazda kıyamını, rükûunu, secdesini ve oturuşunu birbirine yakın buldum.
el-Berâ b. Âzib
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
876
İbn Abbâs: Rükûda Rabbi tazim edin; secdede ise duaya gayret edin.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
881
Ebû Leylâ: Nafile namazda "Ateşten Allah'a sığınırım, yazıklar olsun ateş ehline!" derken işittim.
Ebû Leylâ el-Ensârî
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
885
es-Sa'dî: Peygamber rükû ve secdede üç kere "Sübhânallâhi ve bi-hamdih" diyecek kadar dururdu.
es-Sa'dî, babasından ya da amcasından
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
889
İbn Abbâs (Hammâd tariki): Yedi organ üzerine secde etmek, saçı ve elbiseyi toplamamakla emrolundu.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
910
Âişe: Namazda dönüp bakmak, şeytanın kulun namazından kaptığı bir çalıntıdır.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
912
Câbir b. Semüre: Gözlerini semaya dikenler ya vazgeçecekler ya da gözleri kendilerine dönmeyecek.
Câbir b. Semüre
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
913
Enes: Namazda gözlerini semaya kaldıranlar ya vazgeçecekler ya da gözleri kapılacak.
Enes b. Mâlik
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
922
Âişe: Resûlullah namaz kılarken yürüyüp bana kapıyı açtı, sonra namaz yerine döndü.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
930
Muâviye b. el-Hakem: Bu namazda insanların sözünden hiçbir şey helal olmaz; namaz tesbih, tekbir ve Kur'ân okumaktır.
Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
945
Ebû Zer: Biriniz namaza kalktığında rahmet ona yönelir; çakıl taşlarını silmesin.
Ebû Zer
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
951
İmrân b. Husayn: Oturarak kılınan namaz ayakta kılınanın, yatarak kılınan da oturarak kılınanın yarısıdır.
İmrân b. Husayn
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
955
Âişe: Resûlullah ayakta kıldığında ayakta, oturarak kıldığında oturarak rükû ederdi.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
957
Vâil b. Hucr: Resûlullah teşehhütte sol ayağını yere yaydı, parmaklarıyla halka yapıp işaret etti.
Vâil b. Hucr
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
963
Ebû Humeyd es-Sâidî: Selamın bulunduğu rekâtta sol ayağını geriye çıkarır ve sol yanı üzerine teverrük ederek otururdu.
Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
968
İbn Mes'ûd: "Allah'a selam olsun" demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
977
Ka'b b. Ucre (Yezîd b. Zürey' tariki): İbrâhîm'e salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de salât eyle.
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
996
İbn Mes'ûd: Peygamber sağına ve soluna yanağının beyazlığı görülecek şekilde selâm verirdi.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1006
Ebû Hüreyre: Biriniz nafile namaz için öne, geriye, sağa ya da sola geçmekten aciz mi kalır?
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1010
Seleme b. Alkame tariki: İbn Sîrîn, sehiv secdesinden sonra teşehhüd okunmasını daha sevimli buldu.
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1018
İmrân b. Husayn: Peygamber ikindinin üç rekâtında selâm verdi; Hırbâk sorunca kalan rekâtı kılıp iki secde etti.
İmrân b. Husayn
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1050
Ebû Hüreyre: Güzelce abdest alıp cumaya gelen ve hutbeyi susarak dinleyenin iki cuma arası ve üç gün fazlası bağışlanır.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1052
Ebü'l-Ca'd: Kim önemsemeyerek üç cumayı terk ederse Allah onun kalbini mühürler.
Ebü'l-Ca'd ed-Damrî
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1066
İbn Abbâs: Yağmurlu günde müezzine "Hayye ale's-salâh yerine ‘Evlerinizde namaz kılın’ de" dedi.
Muhammed b. Sîrîn'in amcasının oğlu Abdullah b. el-Hâris şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1074
İbn Abbâs: Resûlullah cuma günü sabah namazında Secde ve İnsân sûrelerini okurdu.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1075
Şu'be tariki: Cuma namazında da Cum'a ve Münâfikûn sûrelerini okurdu.
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1079
Abdullah b. Amr: Mescitte alışverişi, kayıp ilanını, şiir okumayı ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1099
Adî b. Hâtim: "Kim ikisine isyan ederse" diyen hatibe "Kalk, sen ne kötü bir hatipsin!" buyurdu.
Adî b. Hâtim
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1101
Câbir b. Semure: Resûlullah'ın namazı da hutbesi de orta uzunluktaydı.
Câbir b. Semure
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1105
Sehl b. Sa'd: Minberde ellerini kaldırarak dua ettiğini hiç görmedim; şehadet parmağıyla işaret ederdi.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1113
Abdullah b. Amr: Cumaya üç kişi gelir: boş sözle, dua ederek, bir de susarak ve kimseye eziyet etmeden gelen.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1125
Semure b. Cündeb: Cuma namazında A'lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu.
Semure b. Cündeb
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1128
Nâfi': İbn Ömer cumadan önce namazı uzatır, sonra evinde iki rekât kılardı.
Nâfi' şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1143
Abdülvâris tariki: Kadınlara duyuramadığını düşünüp yanlarına gitti; küpe ve yüzüklerini Bilâl'in elbisesine attılar.
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1147
İbn Abbâs: Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer bayram namazını ezansız ve kametsiz kıldılar.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1151
Abdullah b. Amr: Ramazan bayramında tekbir birinci rekâtta yedi, ikincide beştir; kıraat tekbirlerden sonradır.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Sünen-i Ebû DâvûdNamaz
1174
Allahım! Etrafımıza yağdır, üzerimize değil.
Enes b. Mâlik
Sünen-i Ebû Dâvûdİstiskâ (Yağmur Duası)
1183
İbn Abbâs (Tâvûs tariki): Peygamber güneş tutulmasında her rekâtta dört kez okuyup dört rükû yaptı.
İbn Abbâs
Sünen-i Ebû Dâvûdİstiskâ (Yağmur Duası)
1195
Abdurrahman b. Semure: Peygamber ellerini kaldırmış tesbih, hamd ve dua ediyordu; sonra iki rekât kıldı.
Abdurrahman b. Semure
Sünen-i Ebû Dâvûdİstiskâ (Yağmur Duası)
1199
Bu, Allah'ın size verdiği bir sadakadır; O'nun sadakasını kabul edin.
Ya'lâ b. Ümeyye
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1204
Yolculukta "Güneş zevale erdi mi, ermedi mi?" dediğimiz vakit öğleyi kılar, sonra yola koyulurdu.
Mishâc b. Mûsâ şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1205
Resûlullah bir konak yerine indiğinde öğleyi kılmadıkça oradan ayrılmazdı.
Enes b. Mâlik
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1214
Resûlullah Medine'de bize sekiz ve yedi rekât kıldırdı: öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1225
Nafile kılmak istediğinde devesiyle kıbleye yönelip tekbir alır, sonra bineği hangi yöne giderse kılardı.
Enes b. Mâlik
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1243
Resûlullah iki gruptan her birine birer rekât kıldırıp selâm verdi; sonra her grup kalan rekâtını kaza etti.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1246
Huzeyfe korku namazında bu gruba bir rekât, şu gruba bir rekât kıldırdı; onlar kalan rekâtı kaza etmediler.
Sa'lebe b. Zehdem şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1247
Allah namazı hazarda dört, yolculukta iki, korkuda bir rekât olarak farz kıldı.
Abdullah b. Abbâs
Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı
1251
Âişe: Öğleden önce evimde dört rekât kılar, sonra çıkıp insanlara kıldırır, sonra dönüp iki rekât kılardı.
Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1253
Peygamber öğleden önceki dört rekâtı ve sabah namazından önceki iki rekâtı bırakmazdı.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1254
Resûlullah nafilelerden hiçbirine sabahtan önceki iki rekâta gösterdiği kadar özen göstermezdi.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1258
Atlılar sizi kovalasa bile sabahın iki rekâtını bırakmayın.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1261
Biriniz sabahtan önceki iki rekâtı kıldığında sağ yanı üzerine uzansın.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1263
Sabahın iki rekâtını kılınca, ben uyuyor isem uzanır, uyanık isem benimle konuşurdu.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1285
Her bir eklem için sabaha bir sadaka ile çıkılır; bunların yerine kuşluk vaktinde kılınan iki rekât yeterlidir.
Ebû Zer
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1292
Âişe: Resûlullah kuşluk namazını ancak yolculuğundan döndüğünde kılardı.
Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu)
1375
Kişi imamla birlikte, imam ayrılıncaya kadar namaz kılarsa, ona bir gecelik kıyâm yazılır.
Ebû Zer
Sünen-i Ebû DâvûdRamazan Ayı
1378
Übey b. Ka'b: Allah'a yemin olsun ki Kadir gecesi Ramazan'dadır; yirmi yedinci gecedir.
Zirr b. Hubeyş şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdRamazan Ayı
1393
Ashab Kur'an'ı üç, beş, yedi, dokuz, on bir, on üç sûre ve tek başına mufassal hizbi olarak bölerdi.
Evs b. Huzeyfe
Sünen-i Ebû DâvûdRamazan Ayı
1407
Ebû Hüreyre: Resûlullah ile birlikte İnşikāk ve Alak sûrelerinde secde ettik.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdKur'ân Secdeleri (Tilâvet Secdesi)
1408
Ebû Hüreyre: Ebü'l-Kâsım'ın arkasında bu sûrede secde ettim; ona kavuşuncaya kadar secde etmeye devam edeceğim.
Ebû Râfi' şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdKur'ân Secdeleri (Tilâvet Secdesi)
1414
Yüzüm, onu yaratana ve gücü ve kuvvetiyle onun kulağını ve gözünü yarıp açana secde etti.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdKur'ân Secdeleri (Tilâvet Secdesi)
1439
Bir gecede iki vitir olmaz.
Kays b. Talk şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1444
Enes: Resûlullah sabah namazında rükûdan sonra kunut yaptı.
Muhammed şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1446
Sabah namazında ikinci rekâttan başını kaldırınca kısa bir süre ayakta durdu.
Muhammed b. Sîrîn şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1448
Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin.
İbn Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1464
Kur'an sahibine: Oku ve yüksel; dünyada tertîl ile okuduğun gibi tertîl ile oku, denilir.
Abdullah b. Amr
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1480
Duada haddi aşan bir topluluk olacaktır; sakın onlardan olma.
Sa'd'ın bir oğlu şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1493
Allah'tan öyle bir isimle istedin ki, onunla istendiğinde verir; onunla dua edildiğinde icabet eder.
Büreyde
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1496
Allah'ın en büyük ismi iki âyettedir: Bakara 2/163 ve Âl-i İmrân sûresinin başı.
Esmâ bint Yezîd
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1501
Tesbihleri parmak uçlarıyla sayın; çünkü parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacaklardır.
Yüseyre
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1505
Muğîre'nin Muâviye'ye yazdığı: Allah'ım! Senin verdiğine engel olacak, engellediğini verecek yoktur.
Muğîre b. Şu'be
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1508
Allah'ım! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Ben şahidim ki kulların hepsi kardeştir.
Zeyd b. Erkam
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1511
İbn Abbâs (Yahyâ–Süfyân tariki): Rabbim! Hidayeti bana kolaylaştır.
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1515
Kalbim bazen perdelenir; ben de her gün Allah'a yüz kere istiğfar ederim.
Eğarr el-Müzenî
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1519
Resûlullah'ın en çok ettiği dua: Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver, bizi ateş azabından koru.
Abdülazîz b. Suheyb şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1521
Günah işleyip güzelce temizlenen, iki rekât kılıp Allah'tan bağışlanma dileyen kulu Allah bağışlar.
Ali
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1525
Sıkıntı anında söyle: Allah, Allah Rabbimdir; O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.
Esmâ bint Umeys
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1527
Tepeye çıkarken yüksek sesle tehlîl getirene: Siz ne sağır ne de gaip birine sesleniyorsunuz.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1540
Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve aşırı yaşlılıktan sana sığınırım.
Enes b. Mâlik
Sünen-i Ebû DâvûdVitir
1579
Süveyd b. Gafele: Zekât memuru hörgücü büyük deveyi kabul etmedi, ondan aşağısını aldı.
Süveyd b. Gafele şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1613
Ubeydullah tariki: Fitre küçük, büyük, hür ve köle üzerine bir sâ' arpa ya da hurmadır.
Abdullah b. Ömer
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1615
İbn Ömer fitrede hurma verirdi; Medine'de hurma bulunmadığı bir yıl arpa verdi.
Nâfi' şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1618
Ebû Saîd: Ebediyen bir sâ'dan başkasını çıkarmam; Resûlullah zamanında bir sâ' çıkarırdık.
Ebû Saîd el-Hudrî
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1619
Fitre: Zengininizi Allah temizler; fakirinize ise verdiğinden fazlasını geri verir.
Sa'lebe b. Abdullah b. Ebû Su'ayr'ın babasından rivayet edildiğine göre:
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1632
Ebû Hüreyre (Ma'mer tariki): Miskin, dilenmeyen ve ihtiyacı bilinmeyen iffetli kimsedir; işte o mahrumdur.
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1633
Dilerseniz size veririm; fakat sadakada zengine ve kazanabilen güçlü kimseye pay yoktur.
Ubeydullah b. Adî b. el-Hıyâr şöyle anlattı:
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1640
Ey Kabîsa! Dilenmek ancak üç kişiden birine helâl olur; bunların dışındaki dilenme haramdır.
Kabîsa b. Muhârik el-Hilâlî
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1645
Yoksulluğunu insanlara arz edenin ihtiyacı giderilmez; Allah'a arz edene Allah yakında zenginlik verir.
Abdullah b. Mes'ûd
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1683
Kırk haslet vardır ki en yükseği sütünden faydalanılmak üzere keçi bağışlamaktır.
Abdullah b. Amr
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1685
Kadın kocasının evinden israf etmeksizin infak ederse, infak ettiğinin ecri kendisine, kazandığının ecri kocasınadır.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1694
Ben Rahmân'ım, o da rahimdir; ona kendi ismimden bir isim türettim. Kim onu gözetirse ben de onu gözetirim.
Abdurrahman b. Avf
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1696
Akrabalık bağını kesen cennete giremez.
Cübeyr b. Mut'im
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1699
Ver, kesenin ağzını bağlama; yoksa Allah da sana karşı bağlar.
Esmâ bint Ebû Bekir
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1700
Ver, sayma; yoksa Allah da sana karşı sayar.
Âişe
Sünen-i Ebû DâvûdZekât
1702
Übey b. Kâ'b (Yahyâ tariki): "Onu bir yıl ilan et" sözünü bir yılda mı üç yılda mı söyledi, bilmiyorum.
Sünen-i Ebû DâvûdLukata (Buluntu Mal)
1709
Kim bir lukata bulursa adaletli bir veya iki kişiyi şahit tutsun; onu gizlemesin ve saklamasın.
İyâz b. Himâr
Sünen-i Ebû DâvûdLukata (Buluntu Mal)