Ravi

Müsedded bin Müserhed

Müsedded b. Müserhed el-Esedî
983 hadiste geçiyor
مسدد بن مسرهد الأسدي

Hadisler

808 İbn Abbâs: Resûlullah emir altında bir kuldu; bizi insanlardan ancak üç hasletle ayırdı. Abdullah b. Ubeydullah şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 827 Ebû Hüreyre (Süfyân tariki): Sabah olduğunu sandığımız namazda "Bana ne oluyor ki Kur'an'da benimle çekişiliyor" dedi. Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 842 Ebû Kılâbe (Eyyûb tariki): Mâlik b. el-Huveyris birinci rekâtın son secdesinden kalkınca oturur, sonra kalkardı. Ebû Kılâbe şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 844 Mâlik b. el-Huveyris: Peygamber namazın tek rekâtlarında dosdoğru oturmadan kalkmazdı. Ebû Kılâbe, Mâlik b. el-Huveyris'ten Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 854 Berâ b. Âzib: Namazda kıyamını, rükûunu, secdesini ve oturuşunu birbirine yakın buldum. el-Berâ b. Âzib Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 876 İbn Abbâs: Rükûda Rabbi tazim edin; secdede ise duaya gayret edin. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 881 Ebû Leylâ: Nafile namazda "Ateşten Allah'a sığınırım, yazıklar olsun ateş ehline!" derken işittim. Ebû Leylâ el-Ensârî Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 885 es-Sa'dî: Peygamber rükû ve secdede üç kere "Sübhânallâhi ve bi-hamdih" diyecek kadar dururdu. es-Sa'dî, babasından ya da amcasından Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 889 İbn Abbâs (Hammâd tariki): Yedi organ üzerine secde etmek, saçı ve elbiseyi toplamamakla emrolundu. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 910 Âişe: Namazda dönüp bakmak, şeytanın kulun namazından kaptığı bir çalıntıdır. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 912 Câbir b. Semüre: Gözlerini semaya dikenler ya vazgeçecekler ya da gözleri kendilerine dönmeyecek. Câbir b. Semüre Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 913 Enes: Namazda gözlerini semaya kaldıranlar ya vazgeçecekler ya da gözleri kapılacak. Enes b. Mâlik Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 922 Âişe: Resûlullah namaz kılarken yürüyüp bana kapıyı açtı, sonra namaz yerine döndü. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 930 Muâviye b. el-Hakem: Bu namazda insanların sözünden hiçbir şey helal olmaz; namaz tesbih, tekbir ve Kur'ân okumaktır. Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 945 Ebû Zer: Biriniz namaza kalktığında rahmet ona yönelir; çakıl taşlarını silmesin. Ebû Zer Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 951 İmrân b. Husayn: Oturarak kılınan namaz ayakta kılınanın, yatarak kılınan da oturarak kılınanın yarısıdır. İmrân b. Husayn Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 955 Âişe: Resûlullah ayakta kıldığında ayakta, oturarak kıldığında oturarak rükû ederdi. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 957 Vâil b. Hucr: Resûlullah teşehhütte sol ayağını yere yaydı, parmaklarıyla halka yapıp işaret etti. Vâil b. Hucr Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 963 Ebû Humeyd es-Sâidî: Selamın bulunduğu rekâtta sol ayağını geriye çıkarır ve sol yanı üzerine teverrük ederek otururdu. Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 968 İbn Mes'ûd: "Allah'a selam olsun" demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 977 Ka'b b. Ucre (Yezîd b. Zürey' tariki): İbrâhîm'e salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de salât eyle. Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 996 İbn Mes'ûd: Peygamber sağına ve soluna yanağının beyazlığı görülecek şekilde selâm verirdi. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1006 Ebû Hüreyre: Biriniz nafile namaz için öne, geriye, sağa ya da sola geçmekten aciz mi kalır? Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1010 Seleme b. Alkame tariki: İbn Sîrîn, sehiv secdesinden sonra teşehhüd okunmasını daha sevimli buldu. Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1018 İmrân b. Husayn: Peygamber ikindinin üç rekâtında selâm verdi; Hırbâk sorunca kalan rekâtı kılıp iki secde etti. İmrân b. Husayn Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1050 Ebû Hüreyre: Güzelce abdest alıp cumaya gelen ve hutbeyi susarak dinleyenin iki cuma arası ve üç gün fazlası bağışlanır. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1052 Ebü'l-Ca'd: Kim önemsemeyerek üç cumayı terk ederse Allah onun kalbini mühürler. Ebü'l-Ca'd ed-Damrî Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1066 İbn Abbâs: Yağmurlu günde müezzine "Hayye ale's-salâh yerine ‘Evlerinizde namaz kılın’ de" dedi. Muhammed b. Sîrîn'in amcasının oğlu Abdullah b. el-Hâris şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1074 İbn Abbâs: Resûlullah cuma günü sabah namazında Secde ve İnsân sûrelerini okurdu. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1075 Şu'be tariki: Cuma namazında da Cum'a ve Münâfikûn sûrelerini okurdu. Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1079 Abdullah b. Amr: Mescitte alışverişi, kayıp ilanını, şiir okumayı ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı. Abdullah b. Amr b. el-Âs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1099 Adî b. Hâtim: "Kim ikisine isyan ederse" diyen hatibe "Kalk, sen ne kötü bir hatipsin!" buyurdu. Adî b. Hâtim Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1101 Câbir b. Semure: Resûlullah'ın namazı da hutbesi de orta uzunluktaydı. Câbir b. Semure Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1105 Sehl b. Sa'd: Minberde ellerini kaldırarak dua ettiğini hiç görmedim; şehadet parmağıyla işaret ederdi. Sehl b. Sa'd Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1113 Abdullah b. Amr: Cumaya üç kişi gelir: boş sözle, dua ederek, bir de susarak ve kimseye eziyet etmeden gelen. Abdullah b. Amr b. el-Âs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1125 Semure b. Cündeb: Cuma namazında A'lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu. Semure b. Cündeb Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1128 Nâfi': İbn Ömer cumadan önce namazı uzatır, sonra evinde iki rekât kılardı. Nâfi' şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1143 Abdülvâris tariki: Kadınlara duyuramadığını düşünüp yanlarına gitti; küpe ve yüzüklerini Bilâl'in elbisesine attılar. Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1147 İbn Abbâs: Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer bayram namazını ezansız ve kametsiz kıldılar. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1151 Abdullah b. Amr: Ramazan bayramında tekbir birinci rekâtta yedi, ikincide beştir; kıraat tekbirlerden sonradır. Abdullah b. Amr b. el-Âs Sünen-i Ebû DâvûdNamaz 1174 Allahım! Etrafımıza yağdır, üzerimize değil. Enes b. Mâlik Sünen-i Ebû Dâvûdİstiskâ (Yağmur Duası) 1183 İbn Abbâs (Tâvûs tariki): Peygamber güneş tutulmasında her rekâtta dört kez okuyup dört rükû yaptı. İbn Abbâs Sünen-i Ebû Dâvûdİstiskâ (Yağmur Duası) 1195 Abdurrahman b. Semure: Peygamber ellerini kaldırmış tesbih, hamd ve dua ediyordu; sonra iki rekât kıldı. Abdurrahman b. Semure Sünen-i Ebû Dâvûdİstiskâ (Yağmur Duası) 1199 Bu, Allah'ın size verdiği bir sadakadır; O'nun sadakasını kabul edin. Ya'lâ b. Ümeyye Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1204 Yolculukta "Güneş zevale erdi mi, ermedi mi?" dediğimiz vakit öğleyi kılar, sonra yola koyulurdu. Mishâc b. Mûsâ şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1205 Resûlullah bir konak yerine indiğinde öğleyi kılmadıkça oradan ayrılmazdı. Enes b. Mâlik Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1214 Resûlullah Medine'de bize sekiz ve yedi rekât kıldırdı: öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1225 Nafile kılmak istediğinde devesiyle kıbleye yönelip tekbir alır, sonra bineği hangi yöne giderse kılardı. Enes b. Mâlik Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1243 Resûlullah iki gruptan her birine birer rekât kıldırıp selâm verdi; sonra her grup kalan rekâtını kaza etti. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1246 Huzeyfe korku namazında bu gruba bir rekât, şu gruba bir rekât kıldırdı; onlar kalan rekâtı kaza etmediler. Sa'lebe b. Zehdem şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1247 Allah namazı hazarda dört, yolculukta iki, korkuda bir rekât olarak farz kıldı. Abdullah b. Abbâs Sünen-i Ebû DâvûdYolculuk Namazı 1251 Âişe: Öğleden önce evimde dört rekât kılar, sonra çıkıp insanlara kıldırır, sonra dönüp iki rekât kılardı. Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1253 Peygamber öğleden önceki dört rekâtı ve sabah namazından önceki iki rekâtı bırakmazdı. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1254 Resûlullah nafilelerden hiçbirine sabahtan önceki iki rekâta gösterdiği kadar özen göstermezdi. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1258 Atlılar sizi kovalasa bile sabahın iki rekâtını bırakmayın. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1261 Biriniz sabahtan önceki iki rekâtı kıldığında sağ yanı üzerine uzansın. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1263 Sabahın iki rekâtını kılınca, ben uyuyor isem uzanır, uyanık isem benimle konuşurdu. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1285 Her bir eklem için sabaha bir sadaka ile çıkılır; bunların yerine kuşluk vaktinde kılınan iki rekât yeterlidir. Ebû Zer Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1292 Âişe: Resûlullah kuşluk namazını ancak yolculuğundan döndüğünde kılardı. Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdNafile Namazlar (Tatavvu) 1375 Kişi imamla birlikte, imam ayrılıncaya kadar namaz kılarsa, ona bir gecelik kıyâm yazılır. Ebû Zer Sünen-i Ebû DâvûdRamazan Ayı 1378 Übey b. Ka'b: Allah'a yemin olsun ki Kadir gecesi Ramazan'dadır; yirmi yedinci gecedir. Zirr b. Hubeyş şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdRamazan Ayı 1393 Ashab Kur'an'ı üç, beş, yedi, dokuz, on bir, on üç sûre ve tek başına mufassal hizbi olarak bölerdi. Evs b. Huzeyfe Sünen-i Ebû DâvûdRamazan Ayı 1407 Ebû Hüreyre: Resûlullah ile birlikte İnşikāk ve Alak sûrelerinde secde ettik. Ebû Hüreyre Sünen-i Ebû DâvûdKur'ân Secdeleri (Tilâvet Secdesi) 1408 Ebû Hüreyre: Ebü'l-Kâsım'ın arkasında bu sûrede secde ettim; ona kavuşuncaya kadar secde etmeye devam edeceğim. Ebû Râfi' şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdKur'ân Secdeleri (Tilâvet Secdesi) 1414 Yüzüm, onu yaratana ve gücü ve kuvvetiyle onun kulağını ve gözünü yarıp açana secde etti. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdKur'ân Secdeleri (Tilâvet Secdesi) 1439 Bir gecede iki vitir olmaz. Kays b. Talk şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1444 Enes: Resûlullah sabah namazında rükûdan sonra kunut yaptı. Muhammed şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1446 Sabah namazında ikinci rekâttan başını kaldırınca kısa bir süre ayakta durdu. Muhammed b. Sîrîn şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1448 Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin. İbn Ömer Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1464 Kur'an sahibine: Oku ve yüksel; dünyada tertîl ile okuduğun gibi tertîl ile oku, denilir. Abdullah b. Amr Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1480 Duada haddi aşan bir topluluk olacaktır; sakın onlardan olma. Sa'd'ın bir oğlu şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1493 Allah'tan öyle bir isimle istedin ki, onunla istendiğinde verir; onunla dua edildiğinde icabet eder. Büreyde Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1496 Allah'ın en büyük ismi iki âyettedir: Bakara 2/163 ve Âl-i İmrân sûresinin başı. Esmâ bint Yezîd Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1501 Tesbihleri parmak uçlarıyla sayın; çünkü parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacaklardır. Yüseyre Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1505 Muğîre'nin Muâviye'ye yazdığı: Allah'ım! Senin verdiğine engel olacak, engellediğini verecek yoktur. Muğîre b. Şu'be Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1508 Allah'ım! Ey Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Ben şahidim ki kulların hepsi kardeştir. Zeyd b. Erkam Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1511 İbn Abbâs (Yahyâ–Süfyân tariki): Rabbim! Hidayeti bana kolaylaştır. Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1515 Kalbim bazen perdelenir; ben de her gün Allah'a yüz kere istiğfar ederim. Eğarr el-Müzenî Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1519 Resûlullah'ın en çok ettiği dua: Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver, bizi ateş azabından koru. Abdülazîz b. Suheyb şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1521 Günah işleyip güzelce temizlenen, iki rekât kılıp Allah'tan bağışlanma dileyen kulu Allah bağışlar. Ali Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1525 Sıkıntı anında söyle: Allah, Allah Rabbimdir; O'na hiçbir şeyi ortak koşmam. Esmâ bint Umeys Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1527 Tepeye çıkarken yüksek sesle tehlîl getirene: Siz ne sağır ne de gaip birine sesleniyorsunuz. Ebû Mûsâ el-Eş'arî Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1540 Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve aşırı yaşlılıktan sana sığınırım. Enes b. Mâlik Sünen-i Ebû DâvûdVitir 1579 Süveyd b. Gafele: Zekât memuru hörgücü büyük deveyi kabul etmedi, ondan aşağısını aldı. Süveyd b. Gafele şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1613 Ubeydullah tariki: Fitre küçük, büyük, hür ve köle üzerine bir sâ' arpa ya da hurmadır. Abdullah b. Ömer Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1615 İbn Ömer fitrede hurma verirdi; Medine'de hurma bulunmadığı bir yıl arpa verdi. Nâfi' şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1618 Ebû Saîd: Ebediyen bir sâ'dan başkasını çıkarmam; Resûlullah zamanında bir sâ' çıkarırdık. Ebû Saîd el-Hudrî Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1619 Fitre: Zengininizi Allah temizler; fakirinize ise verdiğinden fazlasını geri verir. Sa'lebe b. Abdullah b. Ebû Su'ayr'ın babasından rivayet edildiğine göre: Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1632 Ebû Hüreyre (Ma'mer tariki): Miskin, dilenmeyen ve ihtiyacı bilinmeyen iffetli kimsedir; işte o mahrumdur. Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1633 Dilerseniz size veririm; fakat sadakada zengine ve kazanabilen güçlü kimseye pay yoktur. Ubeydullah b. Adî b. el-Hıyâr şöyle anlattı: Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1640 Ey Kabîsa! Dilenmek ancak üç kişiden birine helâl olur; bunların dışındaki dilenme haramdır. Kabîsa b. Muhârik el-Hilâlî Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1645 Yoksulluğunu insanlara arz edenin ihtiyacı giderilmez; Allah'a arz edene Allah yakında zenginlik verir. Abdullah b. Mes'ûd Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1683 Kırk haslet vardır ki en yükseği sütünden faydalanılmak üzere keçi bağışlamaktır. Abdullah b. Amr Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1685 Kadın kocasının evinden israf etmeksizin infak ederse, infak ettiğinin ecri kendisine, kazandığının ecri kocasınadır. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1694 Ben Rahmân'ım, o da rahimdir; ona kendi ismimden bir isim türettim. Kim onu gözetirse ben de onu gözetirim. Abdurrahman b. Avf Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1696 Akrabalık bağını kesen cennete giremez. Cübeyr b. Mut'im Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1699 Ver, kesenin ağzını bağlama; yoksa Allah da sana karşı bağlar. Esmâ bint Ebû Bekir Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1700 Ver, sayma; yoksa Allah da sana karşı sayar. Âişe Sünen-i Ebû DâvûdZekât 1702 Übey b. Kâ'b (Yahyâ tariki): "Onu bir yıl ilan et" sözünü bir yılda mı üç yılda mı söyledi, bilmiyorum. Sünen-i Ebû DâvûdLukata (Buluntu Mal) 1709 Kim bir lukata bulursa adaletli bir veya iki kişiyi şahit tutsun; onu gizlemesin ve saklamasın. İyâz b. Himâr Sünen-i Ebû DâvûdLukata (Buluntu Mal)