Abdullah bin Abbâs
Hayatı
Tam adı Ebü'l-Abbâs Abdullah bin Abbâs bin Abdülmuttalib el-Kureşî el-Hâşimî'dir. Hz. Peygamber'in amcası Abbâs'ın oğludur ve İbn Abbas diye tanınır. Müslümanların Kureyş boykotu altında bulunduğu yıllarda, hicretten yaklaşık üç yıl önce Mekke'de doğdu. Annesi Ümmü'l-Fazl Lübâbe, teyzesi ise Hz. Peygamber'in eşi Meymûne'dir. Bu yakınlık sayesinde zaman zaman Peygamber evinde kaldı. Hz. Peygamber onun Kitab'ı öğrenmesi ve dinde derin anlayış sahibi olması için dua etti. Resûlullah vefat ettiğinde on üç yaşındaydı.
Hz. Osman döneminde hac emîrliği yaptı. Hz. Ali'nin yanında Cemel ve Sıffîn'de bulundu, Hâricîlerle tartışarak bir kısmını ikna etti ve bir süre Basra valiliği yaptı. Abdullah bin Zübeyr'e biat etmeyerek Tâif'e çekildi ve orada vefat etti. TDV İslâm Ansiklopedisi ölüm tarihini 68 (687-88) olarak verir. Zehebî de çoğunluğun bu tarihte birleştiğini, Ali bin Medînî'nin ise 67 veya 68 dediğini kaydeder. Cenaze namazını Muhammed bin Hanefiyye kıldırdı.
Yaşı küçük olduğu için hadislerinin bir kısmını doğrudan Hz. Peygamber'den, çoğunu da Ömer, Ali, Muâz bin Cebel, Übey bin Kâ'b, Zeyd bin Sâbit gibi büyük sahâbîlerden öğrendi. Müksirûndan biri olarak 1660 hadis rivayet etti. Bu rakam hem TDV'de hem Zehebî'de aynıdır. Buhârî ile Müslim 75 hadisinde birleşmiştir. TDV'ye göre ayrıca 120 hadisi yalnız Buhârî'de, 9 hadisi yalnız Müslim'de yer alır. Kendisinden 197 kişi rivayette bulunmuştur. Talebeleri arasında İkrime, Mücâhid, Atâ bin Ebû Rebâh, Saîd bin Cübeyr ve Tâvûs gibi Mekke ekolünün büyük fakih ve müfessirleri vardır.
İbn Abbas'ın asıl şöhreti tefsir alanındadır. Âyetlerin iniş sebeplerine ve Arap diline olan hâkimiyeti yüzünden "Tercümânü'l-Kur'ân" ve "Hibrü'l-ümme" (ümmetin âlimi) unvanlarıyla anılmıştır. Hz. Ömer genç yaşına rağmen onu Bedir ehlinin bulunduğu istişare meclislerine alırdı. Ona nisbet edilen tefsir rivayetlerinin sağlamlık derecesi farklıdır. Âlimler bu rivayetleri gelen yollara (tariklere) göre ayrı ayrı değerlendirmiştir. Fıkıh, Arap edebiyatı ve neseb bilgisinde de otorite sayılır. Rivayetleri Kütüb-i Sitte'nin bütün kitaplarında yer alır.