Ravi
Sehl bin Sa'd
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
سهل بن سعد الساعدي
Hadisler
5924
Baktığını bilseydim onu gözüne saplardım; izin isteme ancak gözler sebebiyle konulmuştur.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîGiyim (Libâs)
6005
Ben ve yetimi himayesine alan kimse cennette (şehadet ve orta parmak gibi) şöyleyiz.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîEdep
6036
Peygamber'in giydiği bürdeyi isteyen sahâbî: Bereketini umdum; belki onunla kefenlenirim.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîEdep
6191
Ebû Üseyd'in oğlu için: "Hayır, onun adını Münzir koy."
Sehl
Sahîh-i BuhârîEdep
6204
Ali'nin en sevdiği isim Ebû Türâb idi; Peygamber sırtındaki toprağı silerek: "Otur ey Ebû Türâb!" dedi.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîEdep
6241
Bakmakta olduğunu bilseydim tarakla gözüne batırırdım; izin istemek ancak bakış yüzünden konulmuştur.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân)
6248
Cumayı kılınca yaşlı bir kadına selâm verirdik, o da bize pazı yemeği ikram ederdi; bu yüzden cuma günü sevinirdik.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân)
6279
Cumadan sonra kaylûle eder ve kuşluk yemeğini yerdik.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân)
6280
Ali'ye Ebû Türâb'dan daha sevimli bir isim yoktu; Peygamber mescitte onu "Kalk ey Ebû Türâb!" diye kaldırdı.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Buhârîİzin İsteme (İsti'zân)
6414
Hendek'te: Allah'ım! Yaşayış ancak ahiret yaşayışıdır; Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6415
Cennette bir kamçı yeri, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.
Sehl
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6447
Bu fakir, yeryüzü dolusu şunun gibisinden daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6474
Kim bana iki çenesi arasındakini ve iki bacağı arasındakini garanti ederse, ben de ona cenneti garanti ederim.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6493
Kul insanların gördüğüne göre cennetliklerin amelini işler, oysa cehennemliktir; ameller ancak sonlarına göredir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6503
Ben ve kıyamet şöyle (yan yana) gönderildik; iki parmağıyla işaret edip onları uzattı.
Sehl
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6521
İnsanlar kıyamet günü, has undan yuvarlak bir ekmek gibi kırmızıya çalan beyaz bir yerde haşrolunurlar.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6543
Ümmetimden yetmiş bin ya da yedi yüz bin kişi birbirine tutunmuş hâlde cennete girecek; ilkleri ve sonları birlikte.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6552
Cennette öyle bir ağaç vardır ki binekli kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da onu kat edemez.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6554
Ümmetimden yetmiş bin ya da yedi yüz bin kişi birbirine tutunmuş halde cennete girecek; yüzleri dolunay gibidir.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6555
Cennet ehli cennetteki köşkleri, sizin gökteki yıldızı gördüğünüz gibi görürler.
Sehl
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6583
Havzın başında yanıma uğrayan içer, içen de ebediyen susamaz.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîRikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler)
6607
Kul, cennetliklerden olduğu halde cehennemliklerin amelini işler; ameller ancak sonlarına göredir.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîKader
6685
Ebû Üseyd'in gelini Peygamber'e geceden ıslattığı hurmanın suyunu içirdi.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîYeminler ve Adaklar
6807
Kim bana iki ayağının arasını ve iki çenesinin arasını (korumaya) kefil olursa, ben de ona cennete kefil olurum.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîHadler (Had Cezaları)
6854
Lanetleşen karı-koca ayrıldı; kocası: "Onu tutarsam, onun hakkında yalan söylemiş olurum" dedi.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîHadler (Had Cezaları)
6901
Bana baktığını bilseydim bununla gözlerine dürterdim; izin isteme ancak bakış sebebiyle konulmuştur.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîDiyetler (Kan Bedelleri)
7050
Ben havzın başında sizin öncünüzüm; kim ondan içerse ondan sonra ebediyen susamaz.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîFitneler
7165
On beş yaşındayken lianlaşan karı kocanın yanında bulundum; aralarını ayırdı.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîAhkâm (Yönetim ve Yargı)
7166
Karısıyla birlikte bir adam bulan kimse onu öldürsün mü diye soruldu; mescitte lianlaştılar, ben de oradaydım.
Benî Sâide'den Sehl
Sahîh-i BuhârîAhkâm (Yönetim ve Yargı)
7190
Ebû Kuhâfe'nin oğluna Peygamber'e imamlık etmek yakışmaz.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîAhkâm (Yönetim ve Yargı)
7304
Peygamber soruları hoş görmedi; sonra Uveymir'e: "Allah sizin hakkınızda Kur'an indirdi" buyurdu ve lanetleştirdi.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i BuhârîKitap ve Sünnete Sarılma (İ'tisâm)
7334
Mescidin kıble tarafındaki duvarı ile minber arasında bir koyun geçecek kadar yer vardı.
Sehl
Sahîh-i BuhârîKitap ve Sünnete Sarılma (İ'tisâm)
7417
Peygamber bir adama: "Seninle Kur'ân'dan bir şey var mı?" dedi; adam: "Evet, şu sûre ve şu sûre" dedi.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i BuhârîTevhid
112
Kişi insanlara görünüşte cennet ehlinin amelini işler, hâlbuki o cehennem ehlindendir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i Müslimİman
219
Birbirlerine tutunarak cennete girerler; ilkleri, sonuncuları girmedikçe girmez.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Müslimİman
421 a
Namazında başına bir şey gelen sübhânallah desin; el çırpmak yalnız kadınlar içindir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimNamaz
421 b
Sehl b. Sa'd (Ebû Hâzim tariki): Ebû Bekir ellerini kaldırıp Allah'a hamdetti, geri geri çekilip safa durdu.
Sahîh-i MüslimNamaz
421 c
Sehl b. Sa'd (Ubeydullah tariki): Resûlullah gelip safları yardı ve en öndeki safta durdu.
Sahîh-i MüslimNamaz
441
Ey kadınlar topluluğu! Erkekler kaldırmadan başlarınızı kaldırmayın.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimNamaz
508
Resûlullah'ın namaz kıldığı yer ile duvar arasında bir koyunun geçeceği kadar mesafe vardı.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimNamaz
544 a
Sehl b. Sa'd: Ey insanlar! Bunu bana uyasınız ve namazımı öğrenesiniz diye yaptım.
Ebû Hâzim şöyle anlattı:
Sahîh-i MüslimMescidler ve Namaz Kılınacak Yerler
859
Cumadan sonra olmadıkça ne öğle uykusuna yatar ne de kuşluk yemeği yerdik.
Sehl
Sahîh-i MüslimCuma
1091 a
"Fecirden" kelimesi inince âyetteki ak ve kara ipliğin gece ve gündüz olduğu anlaşıldı.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimOruç
1091 b
Bazıları ayaklarına ak ve kara iplik bağlardı; "fecirden" inince bunun gece ve gündüz olduğu anlaşıldı.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimOruç
1098 a
İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece hayır üzere olmaya devam ederler.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimOruç
1098 b
Ya'kûb ve Süfyân'ın Ebû Hâzim'den rivayeti: İnsanlar iftarda acele ettikçe hayır üzeredir.
Sahîh-i MüslimOruç
1152
Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır; kıyamet günü oradan yalnızca oruçlular girer.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimOruç
1425 a
Resûlullah, mehir olarak bir şeyi olmayan adamı bildiği Kur'an'ı öğretmesi karşılığında evlendirdi.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimNikâh
1425 b
Zâide tarikiyle: Git, onu seninle evlendirdim; ona Kur'an'dan öğret.
Sahîh-i MüslimNikâh
1492 a
Uveymir el-Aclânî ile hanımı Resûlullah'ın huzurunda lanetleştiler; bu, lanetleşenlerin sünneti oldu.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimLiân (Eşlerin Karşılıklı Lanetleşmesi)
1492 b
Yûnus tarikiyle Sehl: Lanetleşenlerin ayrılması sünnet oldu; çocuk annesine nispet edildi.
Sahîh-i MüslimLiân (Eşlerin Karşılıklı Lanetleşmesi)
1790 a
Uhud'da yaralanan Resûlullah'ın kanını Fâtıma yanmış hasır külüyle durdurdu.
Ebû Hâzim
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1790 b
Ya'kûb el-Kârî tarikiyle: Uhud'da Resûlullah'ın yüzü yaralandı, dişi kırıldı.
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1790 c
Ebû Hâzim'den diğer tarikler: Fâtıma, Resûlullah'ın yarasını yanmış hasır külüyle durdurdu.
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1804
Hayat ancak âhiret hayatıdır; Allah'ım, Muhâcirleri ve Ensâr'ı bağışla.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimCihad ve Siyer (Savaş Hukuku)
1881 a
Kulun Allah yolunda yaptığı bir sabah yürüyüşü, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi)
1881 b
Sabah ya da akşam Allah yolunda yürümek dünyadan ve içindeki her şeyden hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i Müslimİmâret (Devlet Yönetimi)
2006 a
Ebû Üseyd'in gelini, Resûlullah'a geceden suya bırakılmış hurmanın suyunu içirdi.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2006 b
Ya'kûb'un Ebû Hâzim tarikiyle: Ebû Üseyd Resûlullah'ı düğününe davet etti, gelini ona nebîz sundu.
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2006 c
Ebû Gassân'ın Ebû Hâzim tarikiyle: Gelin taş kapta hurmaları ezip yalnız Resûlullah'a içirdi.
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2007
Sehl, Resûlullah'a içirdiği kabı bize çıkardı; biz de ondan içtik.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2030 a
Vallahi senden gelecek payımda hiç kimseyi kendime tercih etmem.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2030 b
Abdülazîz ve Ya'kûb'un Ebû Hâzim tarikiyle: Resûlullah artan içeceği sağındaki çocuğa verdi.
Sahîh-i Müslimİçecekler (Eşribe)
2149
Hayır, onun adı Münzir'dir.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimÂdâb (Görgü Kuralları)
2156 a
İzin ancak bakıştan korunmak için konulmuştur.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimÂdâb (Görgü Kuralları)
2156 c
İbn Uyeyne ve Ma'mer'in Zührî tarikiyle: İzin ancak bakış sebebiyle konmuştur.
Sahîh-i MüslimÂdâb (Görgü Kuralları)
2226 a
Uğursuzluk bir şeyde varsa kadında, atta ve meskendedir.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimSelâm
2226 b
Hişâm b. Sa'd'ın Ebû Hâzim tarikiyle: Uğursuzluk bir şeyde varsa kadında, atta ve meskendedir.
Sahîh-i MüslimSelâm
2290, 2291 a
Havza gelen ondan içer; içen de ebediyen susamaz.
Sehl
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2291 b
Üsâme'nin Sehl ve Ebû Saîd'den rivayeti: Havza gelen ondan içer; içen ebediyen susamaz.
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2406
Allah'ın senin vasıtanla bir tek adamı hidayete erdirmesi, senin için kırmızı develerden daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2409
Kalk ey Ebû Türâb! Kalk ey Ebû Türâb!
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
112 b
Adam, insanlara görünen kadarıyla cennet ehlinin amelini işler; hâlbuki o cehennem ehlindendir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimKader
2790
İnsanlar kıyamet gününde has un pidesi gibi beyaz bir yer üzerinde haşrolunur.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2825
Cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbinden geçmeyen şeyler vardır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2827, 2828
Cennetteki ağacın gölgesinde süvari yüz yıl yol alır da onu kat edemez.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2830, 2831 a
Cennet ehli cennetteki köşkü, sizin gökteki yıldızı gördüğünüz gibi görürler.
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2950
Peygamber iki parmağıyla işaret ederek: Ben ve kıyamet şöyle gönderildik
Sehl b. Sa'd
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
734
Mescitte namazı bekleyen kimse namazdadır.
Sehl es-Sâidî
Sünen-i NesâîMescidler
739
Bunu ancak bana uyasınız ve namazımı öğrenesiniz diye yaptım.
Ebû Hâzim b. Dînâr
Sünen-i NesâîMescidler
766
Kadınlara, erkekler doğrulup oturmadıkça başlarını kaldırmamaları söylendi.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîKıble
784
El çırpmak ancak kadınlar içindir; namazda başına bir şey gelen Sübhânallah desin.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i Nesâîİmamet
793
Namazda başınıza bir şey geldiğinde erkekler tesbih etsin, kadınlar el çırpsın.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i Nesâîİmamet
1183
Resûlullah gelince Ebû Bekir ellerini kaldırıp Allah'a hamd etti, sonra geri çekilip imamlığı ona bıraktı.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîSehiv (Namazda Yanılma)
2236
Oruçlular için cennette Reyyân denilen bir kapı vardır; onlardan başka kimse oradan girmez.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîOruç
2237
Kıyamet günü oruçlular Reyyân kapısına çağrılır; oradan giren ebediyen susamaz.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîOruç
3099
Cihada gücü yetmeyen İbn Ümmü Mektûm için "özür sahipleri hariç" ifadesi indirildi.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîCihad
3100
Resûlullah, Zeyd b. Sâbit'e âyeti yazdırırken âmâ İbn Ümmü Mektûm cihada gücünün yetmediğini söyledi.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîCihad
3118
Allah yolunda bir sabah ve bir akşam yürüyüşü, dünyadan ve içindekilerden daha faziletlidir.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîCihad
3200
Git, demirden bir yüzük de olsa bir şey ara.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîNikâh
3280
Bildiğin Kur'an karşılığında onu seninle nikâhladım.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîNikâh
3339
Kur'an'dan bildiklerin karşılığında onu sana nikâhladım.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîNikâh
3359
Kendini Peygamber'e hibe eden kadın, Kur'an'dan ezberindekiler karşılığında bir sahâbîyle evlendirildi.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîNikâh
3402
Uveymir lanetleşmeden sonra, Resûlullah emretmeden önce hanımını üç talakla boşadı.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sünen-i NesâîTalâk (Boşanma)
3466
Uveymir lian yaptıktan sonra hanımından ayrıldı; bu, lianlaşanlar için sünnet oldu.
Âsım b. Adî
Sünen-i NesâîTalâk (Boşanma)
4859
İzin istemek ancak bakış yüzünden konulmuştur
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sünen-i NesâîKasâme (Kısas ve Diyetler)
5321
Bir kadının kendi eliyle dokuyup hediye ettiği bürdeyi Resûlullah izar olarak giydi.
Sehl b. Sa'd
Sünen-i NesâîZînet (Süslenme)
5349
Ebû Talha, üzerinde resim bulunan yaygıyı altından çıkarttı: "Bu, gönlüme daha hoş geliyor" dedi.
Ubeydullah b. Abdullah
Sünen-i NesâîZînet (Süslenme)
5413
Peygamber, birbirine taş atan Ensar'dan iki kabilenin arasını düzeltmek için onlara gitti.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Sünen-i NesâîKadıların Âdâbı
214
"Su sudandır" ruhsatı İslâm'ın başlangıcında elbiselerin azlığındandı; sonra gusül emredildi.
Übey b. Ka'b
Sünen-i Ebû DâvûdTaharet (Temizlik)