Ravi

Ebû Hüreyre

Ebû Hüreyre ed-Devsî
4.689 hadiste geçiyor
أبو هريرة الدوسي

Hadisler

2369 Serin gölge, güzel taze hurma ve soğuk su; kıyamet günü sorguya çekileceğiniz nimetlerdendir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2373 Zenginlik mal çokluğundan değildir; asıl zenginlik gönül zenginliğidir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2375 Dinarın kulu lanetlendi, dirhemin kulu lanetlendi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2378 Kişi dostunun dini üzeredir; her biriniz kiminle dostluk kurduğuna baksın. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2382 Gösteriş için okuyan, harcayan ve savaşan üç kişi, kıyamet günü ateşin ilk tutuşturulacağı kimselerdir. Şüfey el-Asbahî şöyle anlattı: Câmiu't-TirmizîZühd 2383 Cehennemin her gün yüz defa sığındığı hüzün kuyusuna amelleriyle gösteriş yapan kurrâ girer. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2384 Gizlediği ameli ortaya çıkınca sevinen kişiye gizliliğin ve açıklığın olmak üzere iki ecir vardır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2388 Ben kulumun beni zannı yanındayım; bana dua ettiğinde onunla beraberim. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2391 Yedi kişiyi Allah, kendi gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı günde gölgesinde gölgelendirir. Ebû Hüreyre ya da Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîZühd 2394 Resûlullah, övgücülerin ağızlarına toprak saçmamızı emretti. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2399 Belâ, mümin erkek ve kadının canında, çocuğunda ve malında, Allah'a günahsız kavuşuncaya kadar sürer. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2401 Gözlerini aldığım kimse sabreder ve sevabını umarsa, ona cennetten aşağı bir mükâfata razı olmam. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2403 Ölen hiç kimse yoktur ki pişman olmasın. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2404 Âhir zamanda dinle dünyayı elde etmeye çalışan, dilleri şekerden tatlı, kalpleri kurt kalbi adamlar çıkacak. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2409 Allah kimi iki çenesi ve iki bacağı arasındakinin şerrinden korursa, o cennete girer. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîZühd 2418 Ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelip başkalarına haksızlık etmiş olarak gelendir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2419 Allah, kardeşine yaptığı haksızlık için hak alınmadan önce ondan helallik dileyen kula rahmet etsin. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2420 Haklar mutlaka sahiplerine ödenecek; boynuzsuz koyun için boynuzlu koyundan kısas alınacaktır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2425 İnsanlar kıyamet günü üç defa arz olunur; üçüncüsünde amel defterleri ellere uçuşur. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2428 Sen beni unuttuğun gibi bugün ben de seni unutuyorum. Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2429 Yerin haberleri, her kulun kendi üzerinde yaptığı amellere şahitlik etmesidir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2434 Kıyamet günü insanlar şefaat için peygamberlere başvurur; sonunda Muhammed'e gelirler. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2450 Dikkat edin! Allah'ın malı pahalıdır; dikkat edin! Allah'ın malı cennettir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2453 Her şeyin bir coşkusu, her coşkunun da bir durgunluğu vardır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2466 Ey Âdemoğlu! Kendini benim ibadetime ver ki göğsünü zenginlikle doldurayım ve fakirliğini gidereyim. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2474 Sahâbîler açlığa düştü; Resûlullah da onlara birer hurma verdi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2477 Bir kadeh süt bütün Suffe ehlini doyurdu; sonunda Ebû Hüreyre de içebileceği kadar içti. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2486 Yiyip şükreden, sabreden oruçlu mertebesindedir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2500 Allah'a ve âhiret gününe iman eden misafirine ikram etsin; ya hayır söylesin ya da sussun. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2508 Aranızdaki ilişkileri bozmaktan sakının; çünkü o, dini kazıyıp yok edendir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2513 Sizden aşağıda olana bakın, üstün olana bakmayın; bu, Allah'ın nimetini küçümsememeniz için daha uygundur. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' 2523 Cennette öyle bir ağaç vardır ki binekli kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2525 Cennette gövdesi altından olmayan hiçbir ağaç yoktur. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2526 Cennetin bir kerpici gümüşten bir kerpici altından, harcı misk, çakılları inci ve yakut, toprağı zaferandır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2529 Cennette yüz derece vardır; her iki derece arası yüz yıllık mesafedir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2537 Cennet ehlinin kalpleri tek bir adamın kalbi gibidir; sabah akşam Allah'ı tesbih ederler. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2539 Cennet ehli tüysüz, sakalsız ve sürmelidir; gençlikleri tükenmez, elbiseleri eskimez. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2549 Cennet ehli o çarşıda birbirleriyle karşılaşır; orada alım satım yapılmaz. Saîd b. el-Müseyyeb Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2554 Rabbinizi, dolunay gecesi ayı gördüğünüz gibi birbirinizi sıkıştırmadan göreceksiniz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2556 Cennet ehli, gurfedekileri ufuktaki parlak yıldızı gördüğünüz gibi görürler. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2557 Ölüm getirilip cennet ile cehennem arasında boğazlanır: "Ey cennet ehli! Ölümsüz bir ebedîlik!" denir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2560 Cebrâil, hoşa gitmeyen şeylerle kuşatılan cennete hiç kimsenin giremeyeceğinden korktu. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2561 Cennet ile cehennem tartıştı; cennet: "Bana zayıflar ve yoksullar girer" dedi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2569 Fırat altından bir hazineyi açığa çıkaracak; orada bulunan ondan hiçbir şey almasın. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2570 Ebû Hüreyre (başka tarik): Fırat, altından bir dağı açığa çıkaracak. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı 2574 Kıyamet günü ateşten, gören gözleri, işiten kulakları ve konuşan dili olan bir boyun çıkar. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2577 Kâfirin derisinin kalınlığı kırk iki arşın, azı dişi Uhud gibidir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2578 Kıyamet günü kâfirin azı dişi Uhud, uyluğu Beydâ dağı gibidir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2579 Kâfirin azı dişi Uhud dağı gibidir. Ebû Hüreyre, ref ederek Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2582 Hamîm başlarına dökülür, karınlarındakini söküp ayaklarından çıkarır; sonra beden eski hâline döner. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2589 Âdemoğullarının yaktığı ateş, cehennem sıcaklığının yetmiş cüzünden bir cüzdür. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2591, 2795 Ateş bin yıl kızarana, bin yıl ağarana, bin yıl da kararana kadar yakıldı; artık simsiyahtır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2592 Ateş Rabbine şikâyet etti; Allah ona iki nefes verdi: Kışın zemherir, yazın semûm. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2599 Ateşten çıkarılan iki adamdan biri kendini geri atar, öbürü rahmet umar; ikisi de cennete girer. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2601 Ateş gibisini görmedim ki ondan kaçan uyusun; cennet gibisini görmedim ki onu isteyen uyusun. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı 2606 İnsanlarla, lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2607 Allah'a yemin olsun ki zekât ile namazın arasını ayıranla mutlaka savaşacağım. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2613 Ey kadınlar topluluğu! Sadaka verin; çünkü cehennem ehlinin çoğu sizsiniz. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2614 İman yetmiş küsur kapıdır; en aşağısı yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak, en yükseği lâ ilâhe illallah sözüdür. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2625 Zina eden, zina ettiği sırada mümin olarak zina etmez; fakat tövbe kapısı açıktır. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2627 Mümin, insanların kanları ve malları konusunda kendisinden emin olduğu kimsedir. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2631 Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde döner, emanete hıyanet eder. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2640 Yahudiler yetmiş bir ya da yetmiş iki fırkaya ayrıldı; ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİman 2646 Kim ilim aradığı bir yola girerse, Allah ona cennete giden bir yolu kolaylaştırır. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2649 Kime bildiği bir ilim sorulur da onu gizlerse, kıyamet günü ona ateşten bir gem vurulur. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2666 Hadisi ezberleyemediğini söyleyen adama: "Sağ elinden yardım al" buyurdu ve yazıya işaret etti. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2667 Ebû Şâh hutbenin yazılmasını isteyince: "Ebû Şâh'a yazın" buyurdu. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2668 Ashâbdan hiç kimse benden çok hadis rivayet etmedi; yalnız Abdullah b. Amr müstesna, çünkü o yazardı. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2674 Kim hidayete çağırırsa, ona kendisine uyanların ecirleri kadar ecir vardır. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2679 Ben sizi bıraktığım sürece siz de beni bırakın; size bir şey söylediğimde onu benden alın. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2680 İnsanlar ilim için develeri koşturacak, fakat Medine âliminden daha bilgili kimseyi bulamayacaklar. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2684 İki haslet münafıkta bir araya gelmez: Güzel gidiş ve dinde anlayış. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2687 Hikmetli söz müminin yitiğidir; onu nerede bulursa ona en layık olan odur. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİlim 2688 Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız; aranızda selâmı yayın. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb 2692 Ve aleyke! Dön, namaz kıl; çünkü sen namaz kılmadın. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb 2700 Yahudilere ve Hristiyanlara selâma siz başlamayın; yolda onları yolun en dar yerine sıkıştırın. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb 2703 Binekli yürüyene, yürüyen oturana, az olan çok olana, küçük de büyüğe selâm verir. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb 2704 Küçük büyüğe, yoldan geçen oturana, az olan çok olana selâm verir. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb 2706 Biriniz bir meclise varınca selâm versin, kalkınca da selâm versin; ilki sonrakinden daha gerekli değildir. Ebû Hüreyre Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb 2737 Müminin mümin üzerinde altı hakkı vardır; yanında olsun olmasın onun iyiliğini ister. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2745 Peygamber aksırdığında yüzünü eliyle ya da elbisesiyle örter, sesini kısardı. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2746 Aksırmak Allah'tan, esnemek şeytandandır; esneyen elini ağzına koysun. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2747 Aksırıp hamdedene, onu işiten herkesin Yerhamükallah demesi bir haktır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2756 Kasık tıraşı, sünnet, bıyığı kısaltmak, koltuk altını yolmak ve tırnak kesmek fıtrattandır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2768 Yüzükoyun yatış, Allah'ın sevmediği bir yatıştır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2787 Erkeklerin kokusu, kokusu belli rengi gizli olandır; kadınlarınki rengi belli kokusu gizli olandır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2887b İsmâil b. İbrâhîm tarikiyle: Erkeklerin kokusu rengi gizli, kadınlarınki kokusu gizli olandır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2806 Cebrâil, evdeki heykel, suretli perde ve köpek yüzünden Peygamber'in yanına giremediğini bildirdi. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2822 Kendisine danışılan kimse emindir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2837 Kıyamet günü Allah katında en alçak isim, hükümdarlar hükümdarı diye adlandırılan adamdır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2841 Peygamber, kişinin onun ismiyle künyesini birleştirip Muhammed Ebü'l-Kâsım diye adlandırılmasını yasakladı. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2849 Arapların söylediği en şairane söz Lebîd'in sözüdür: Allah'tan başka her şey bâtıldır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2852 Birinizin içinin onu çürütecek irinle dolması, şiirle dolmasından daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2858 Gece konakladığınızda yoldan uzak durun; orası geceleyin hayvanların yolu ve haşeratın barınağıdır. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîEdep 2866 Müminin meseli ekin gibidir; rüzgârlar onu durmadan eğer, mümine de durmadan bela isabet eder. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîMeseller (Örnekler) 2868 Beş vakit namazın meseli, kapının önünde akan nehir gibidir; Allah onlarla hataları siler. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîMeseller (Örnekler) 2874 Ben sizi kuşaklarınızdan tutuyorum, siz ise ateşin içine dalıyorsunuz. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîMeseller (Örnekler) 2875 Fâtiha'nın benzeri ne Tevrat'ta, ne İncil'de, ne Zebur'da, ne de Furkân'da indirilmiştir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri) 2876 Kur'ân'ı öğrenip okuyan ve onunla kalkanın misali, kokusu her yere yayılan misk dolu bir dağarcık gibidir. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri) 2877 Evlerinizi kabirlere çevirmeyin; içinde Bakara sûresi okunan eve şeytan girmez. Ebû Hüreyre Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)