Ravi
Ebû Hüreyre
Ebû Hüreyre ed-Devsî
أبو هريرة الدوسي
Hadisler
2878
Kur'ân'ın zirvesi Bakara sûresidir; onda Kur'ân âyetlerinin efendisi olan Âyetü'l-kürsî vardır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2879
Sabahleyin Mü'min sûresinin başını ve Âyetü'l-kürsî'yi okuyan akşama kadar korunur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2888
Kim bir gece Hâ-mîm ed-Duhân'ı okursa, yetmiş bin melek onun için istiğfar eder hâlde sabahlar.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2889
Kim Cuma gecesi Hâ-mîm ed-Duhân'ı okursa bağışlanır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2891
Kur'ân'dan otuz âyetlik bir sûre bir adama bağışlanıncaya kadar şefaat etti; o, Mülk sûresidir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2897
Kul hüvallâhü ehad'i okuyan adam için Vâcip oldu buyurdu; vâcip olan cennetti.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2899
Kul hüvallâhü ehad, Kur'ân'ın üçte birine denktir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2900
Toplanın, size Kur'ân'ın üçte birini okuyacağım; dikkat edin, o Kur'ân'ın üçte birine denktir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2915
Kur'ân kıyamet günü gelir ve "Ya Rabbi, onu süsle!" der; ona keramet tacı giydirilir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân'ın Sevabı (Faziletleri)
2945
Bir mescitte Allah'ın Kitabını okuyup müzakere eden topluluğa sekînet iner, melekler onları kuşatır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıraatler
2953
Namazı kendimle kulum arasında ikiye böldüm; yarısı benim, yarısı kulumundur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
2956
İsrâiloğulları kapıdan secde ederek değil, kalçaları üzerinde sürünerek girdiler.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
2989
Ey insanlar! Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder; yiyeceği haram olanın duası nasıl kabul edilir!
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3013
Cennette bir kamçılık yer dünyadan hayırlıdır; dilerseniz "Kim ateşten uzaklaştırılırsa" âyetini okuyun.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3035
Dacnân ile Usfân arasında Cebrâil, ashabın iki gruba ayrılıp korku namazı kılmasını emretti.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3038
Mü'mine isabet eden her şeyde bir kefaret vardır; ayağına batan diken bile
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3045
Rahmân'ın sağ eli doludur, bol bol akıtır; gece ve gündüz onu eksiltmez
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3062
Allah, Îsâ'ya kıyamet günü vereceği cevabı telkin etti: "Sen yücesin! Hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz."
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3072
Üç şey çıktığında önceden iman etmemiş kimseye imanı fayda vermez: Deccâl, Dâbbe ve güneşin batıdan doğması.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3073
Kulum bir iyiliğe niyetlenirse ona bir iyilik, onu yaparsa on misli yazın.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3076
Âdem inkâr etti, zürriyeti de inkâr etti; Âdem unuttu, zürriyeti de unuttu.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3078
"Âdem yaratıldığında" diye başlayan rivayet: İblîs Havvâ'ya "Çocuğa Abdülhâris adını ver" dedi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3085
Ganimetler sizden önce hiç kimseye helal olmadı; gökten bir ateş iner ve onları yerdi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3100
Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır âyeti suyla istinca eden Kubâ halkı hakkında indi
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3116
Kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm, İbrâhîm oğlu İshâk oğlu Ya'kûb oğlu Yûsuf'tur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3118
Yemişlerin birbirine üstün kılınması: dakal, fârisî, tatlı ve ekşi hurmalardır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3124
Elhamdülillah, Ümmü'l-Kur'ân, Ümmü'l-Kitâb ve es-Seb'u'l-mesânî'dir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3125
Allah ne Tevrat'ta ne İncil'de Ümmü'l-Kur'ân'ın benzerini indirmiştir; o, es-Seb'u'l-mesânî'dir.
Ubey b. Ka'b
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3130
İsrâ gecesi sütü seçen Peygamber'e "Fıtratı buldun; şarabı alsaydın ümmetin sapardı" denildi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3135
Sabah namazındaki Kur'an okuyuşuna gece melekleri ve gündüz melekleri şahit olur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3136
Kitabı sağından verilen kimse arkadaşlarına gelip "Müjdeler olsun! Her birinize bunun gibisi vardır" der.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3137
Makâm-ı mahmûd, şefaattir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3142
İnsanlar kıyamet günü üç sınıf haşredilir: yaya, binekli ve yüzüstü.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3151
Hızır'a bu adın verilmesi, oturduğu beyaz yerin altında yeşermesi sebebiyledir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3153
Ye'cûc ve Me'cûc seddi her gün kazarlar; "inşallah" dedikleri gün onu delip insanların üzerine çıkarlar.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3161
Allah bir kulu sevince Cebrâil'e seslenir ve onun için yeryüzü halkı arasında sevgi iner.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3163
Hayber dönüşü sabah namazına uyanamadılar; Peygamber namazı kılıp "Beni anmak için namaz kıl" âyetini okudu.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3166
İbrâhîm üç söz dışında hiçbir konuda asla yalan söylemedi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3185
Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarın; ben Allah'a karşı size ne zarar ne fayda verme gücüne sahibim
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3187
Dâbbe çıkacak; yanında Süleyman'ın mührü ve Mûsâ'nın asası olacak, mü'minin yüzünü parlatacak
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3188
Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin âyeti, amcasının kelime-i tevhidi söylemekten kaçınması üzerine indi
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3197
Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği şeyler hazırladım
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3221
Allah, Mûsâ'yı İsrâiloğulları'nın söylediklerinden, elbisesini alıp kaçan taş ile temize çıkardı.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3223
Gökte bir iş hükme bağlanınca melekler kanat çırpar; kalplerinden korku gidince "Rabbiniz ne buyurdu?" derler.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3245
Başını ilk kaldıran ben olurum; bir de bakarım ki Mûsâ Arş'ın ayaklarından birine tutunmuş.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3246
Cennettekilere seslenilir: Sizin için yaşamak vardır, artık asla ölmeyeceksiniz.
Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3259
Ben günde yetmiş defa Allah'tan bağışlanma dilerim.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3260
Yerinize başka bir kavim getirir âyeti üzerine Selmân'ın omzuna vurup "Bu ve kavmi" buyurdu.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3261
İman Süreyyâ yıldızına bağlı olsaydı Fars'tan birtakım adamlar ona ulaşırdı.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3290
Kureyş müşrikleri kader konusunda tartışınca "Biz her şeyi bir kader ile yarattık" âyeti indi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3292
Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği şeyler hazırladım; isterseniz âyetleri okuyun.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3298
Üstünüzde ne olduğunu biliyor musunuz? O, korunmuş bir tavan ve tutulmuş bir dalgadır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3304
Ensârdan bir adamın misafirini çocuklarına tercih etmesi üzerine "Kendilerine tercih ederler" âyeti indi
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3310
İman Süreyyâ yıldızında olsaydı, bunlardan birtakım adamlar ona ulaşırdı
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3334
Kul bir günah işlediğinde kalbine siyah bir nokta konur; tövbe ederse kalbi cilalanır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3339
Vaat edilen gün kıyamet günü, şahit olunan gün Arafe günü, şahit ise cuma günüdür.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3347
Tîn sûresinin sonunu okuyan, Evet, ben de buna şahitlik edenlerdenim desin
İsmâil b. Ümeyye
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3353
Yerin haberleri, her kulun üzerinde yaptığı şeye şahitlik etmesidir
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3357
Düşman hazır, kılıçlarımız omuzlarımızda; hangi nimetten sorulacağız? Şüphesiz o olacaktır
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3358
Kula nimetlerden ilk sorulacak şey: Bedenini sağlıklı kılmadık mı, seni soğuk sudan kandırmadık mı?
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3367
Âdem inkâr etti, zürriyeti de inkâr etti; unuttu, zürriyeti de unuttu
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3370
Allah Teâlâ katında duadan daha değerli hiçbir şey yoktur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3373
Kim Allah'tan istemezse, Allah ona gazap eder.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3378
Allah'ı zikreden topluluğu melekler kuşatır ve Allah onları katındakiler arasında anar.
Eğarr Ebû Müslim
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3380
Allah'ın zikredilmediği ve peygambere salavat getirilmediği meclis, oturanlar için pişmanlık olur.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3382
Sıkıntı anında duasının kabul edilmesini isteyen, bolluk zamanında çok dua etsin.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3387
Sizden birinin duası, acele edip "Dua ettim de kabul edilmedi" demedikçe kabul edilir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3391
Sabaha girince "Allâhümme bike asbahnâ...", akşama girince "Allâhümme bike emseynâ..." desin.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3392
Ebû Bekir'e sabah, akşam ve yatarken "Allâhümme âlime'l-gaybi ve'ş-şehâde..." demesini emretti.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3400
Yatağa uzanınca "Allâhümme rabbe's-semâvât... İkdı anni'd-deyne ve ağninî mine'l-fakr" denmesini emrederdi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3401
Yatağından kalkıp dönen, izarının kenarıyla onu üç kez silkelesin ve "Bismike rabbî..." desin.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3430
Kul 'Lâ ilâhe illallah vallâhu ekber' deyince Rabbi onu tasdik eder: Benden başka ilah yoktur, ben en büyüğüm.
Eğarr Ebû Müslim
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3432
Musibete uğramış birini görünce Allah'a hamdedene o belâ isabet etmez.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3433
Meclisinden kalkmadan önce 'Allah'ım! Seni hamdinle tesbih ederim...' diyenin o mecliste geçenleri bağışlanır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3436
Peygamber bir iş onu kaygılandırınca başını göğe kaldırıp 'Sübhânallahi'l-azîm' derdi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3438
Allah'ım! Yolculukta yoldaş, ailede vekil sensin; yeri bize dür ve yolculuğu bize kolaylaştır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3445
Yolculuğa çıkana öğüt: Allah'tan sakınmaya ve her yüksek yerde tekbir getirmeye sarıl.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3448
Üç dua kabul olunur: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın çocuğu aleyhine duası.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3454
Allah'ım! Meyvelerimizi, şehrimizi, sâ'ımızı ve müddümüzü bizim için bereketli kıl.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3459
Horoz öttüğünde Allah'ın lütfunu dileyin, çünkü o melek görmüştür; eşek anırınca şeytandan Allah'a sığının.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3466
Yüz defa Sübhânallahi ve bi-hamdihî diyenin günahları deniz köpüğü kadar da olsa bağışlanır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3467
Rahmân'a sevimli, dile hafif, mizanda ağır iki kelime Sübhânallahi ve bi-hamdihî ile Sübhânallahi'l-azîm'dir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3468
Günde yüz defa tehlil getirene on köle azat etmeye denk sevap ve o gün akşama kadar şeytandan korunma vardır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3469
Sabahladığında ve akşamladığında yüz kez Sübhânallahi ve bi-hamdihî diyenin getirdiğinden üstününü kimse getiremez.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3479
Allah'a icabet edileceğinden emin olarak dua edin; Allah gafil ve oyalanan bir kalbin duasını kabul etmez.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3481
Peygamber, hizmetçi istemeye gelen Fâtıma'ya borçtan ve fakirlikten kurtuluş için Allah'a sığınma duasını öğretti.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3497
Hiçbiriniz "Allahım! Dilersen beni bağışla" demesin; isteğinde kararlı olsun.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3498
Rabbimiz gecenin son üçte birinde dünya semasına iner ve "Kim bana dua ederse kabul edeyim" der.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3500
Allahım! Günahımı bağışla, rızkımı genişlet ve bana verdiğin rızkı bereketli kıl.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3506
Allah'ın doksan dokuz, yani bir eksiğiyle yüz ismi vardır; kim onları sayıp korursa cennete girer.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3507
Allah'ın doksan dokuz ismi tek tek sayıldı: er-Rahmân, er-Rahîm, el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm…
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3508
Allah'ın doksan dokuz ismi vardır; kim onları sayıp korursa cennete girer (isimler sayılmadan).
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3509
Cennet bahçelerine uğradığınızda otlanın; cennet bahçeleri mescitlerdir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3538
Allah birinizin tövbesine, kaybettiği hayvanını bulan kimsenin sevincinden daha çok sevinir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3541
Allah yüz rahmet yarattı; birini yaratıkları arasına koydu, doksan dokuz rahmet de O'nun katındadır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3542
Mümin Allah katındaki cezayı bilse kimse cenneti ummaz, kâfir rahmeti bilse kimse cennetten ümit kesmezdi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3543
Allah yaratılmışları yarattığında kendi eliyle kendi üzerine "Rahmetim gazabıma galip gelir" diye yazdı.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3545
Yanında anıldığım hâlde bana salavat getirmeyen adamın burnu yere sürtülsün!
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3550
Ümmetimin ömürleri altmış ile yetmiş arasındadır; bunu aşanlar onların en azıdır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3557
İki parmağıyla işaret ederek dua edene "Tek yap, tek yap!" buyurdu.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)