Fihrist

Kıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' ile ilgili hadisler

Kıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera' ile ilgili 108 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

108 hadis
1 Rabbi kıyamet günü herkesle, aralarında bir tercüman olmaksızın konuşacaktır. Adî b. Hâtim · Câmiu't-Tirmizî 2415 2 Âdemoğlunun ayakları kıyamet günü beş şeyden sorulmadıkça Rabbinin huzurundan ayrılmaz. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2416 3 Kul; ömründen, ilminden, malından ve bedeninden sorulmadıkça kıyamet günü yerinden ayrılmaz. Ebû Berze el-Eslemî · Câmiu't-Tirmizî 2417 4 Ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelip başkalarına haksızlık etmiş olarak gelendir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2418 5 Allah, kardeşine yaptığı haksızlık için hak alınmadan önce ondan helallik dileyen kula rahmet etsin. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2419 6 Haklar mutlaka sahiplerine ödenecek; boynuzsuz koyun için boynuzlu koyundan kısas alınacaktır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2420 7 Kıyamet günü güneş kullara yaklaştırılır; insanlar amelleri ölçüsünde ter içinde kalırlar. Mikdâd · Câmiu't-Tirmizî 2421 8 Kıyamet günü insanlar kulaklarının yarısına kadar ter içinde dururlar. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2422 9 İnsanlar kıyamet günü yalınayak, çıplak ve sünnetsiz haşrolunur; ilk giydirilecek olan İbrâhîm'dir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2423 10 Yaya, binekli ve yüzleriniz üzerinde sürüklenerek haşrolunacaksınız. Muâviye b. Hayde · Câmiu't-Tirmizî 2424 11 İnsanlar kıyamet günü üç defa arz olunur; üçüncüsünde amel defterleri ellere uçuşur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2425 12 Hesabı didik didik sorgulanan helâk olur. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2426 13 Âdemoğlu kıyamet günü bir kuzu gibi getirilip Allah'ın huzurunda durdurulur ve nimetlerden sorulur. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2427 14 Sen beni unuttuğun gibi bugün ben de seni unutuyorum. Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2428 15 Yerin haberleri, her kulun kendi üzerinde yaptığı amellere şahitlik etmesidir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2429 16 Sûr, içine üfürülecek bir boynuzdur. Abdullah b. Amr b. Âs · Câmiu't-Tirmizî 2430 17 Sûr sahibi boynuzu ağzına almış, üfürme emrini beklerken ben nasıl rahat edebilirim? Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2431 18 Müminin sırat üzerindeki şiarı: "Rabbim, selamete çıkar, selamete çıkar!" Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 2432 19 Beni önce sıratta, sonra mîzanın, sonra havzın yanında ara; ben bu üç yerden şaşmam. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2433 20 Kıyamet günü insanlar şefaat için peygamberlere başvurur; sonunda Muhammed'e gelirler. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2434 21 Şefaatim, ümmetimden büyük günah sahipleri içindir. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2435 22 Büyük günah sahiplerinden olmayanın şefaatle ne işi var? Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 2436 23 Rabbim ümmetimden yetmiş bin kişiyi hesapsız ve azapsız cennete koymayı bana vaat etti. Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 2437 24 Ümmetimden bir adamın şefaatiyle Temîmoğullarından daha çok kimse cennete girecektir. Abdullah b. Şakîk · Câmiu't-Tirmizî 2438 25 Osmân b. Affân kıyamet günü Rebîa ve Mudar kadar kişiye şefaat edecektir. Hasan-ı Basrî · Câmiu't-Tirmizî 2439 26 Ümmetimden kimisi büyük topluluklara, kimisi bir kabileye, kimisi de bir kişiye şefaat eder. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2440 27 Ümmetimin yarısının cennete girmesi ile şefaat arasında muhayyer bırakıldım ve şefaati seçtim. Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Câmiu't-Tirmizî 2441 28 Havzımda gökteki yıldızların sayısınca ibrik vardır. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2442 29 Her peygamberin bir havzı vardır; ben havzına gelenleri en çok olan peygamber olmayı umarım. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 2443 30 Havzıma ilk gelecek olanlar, saçları dağınık, elbiseleri kirli muhâcir fakirleridir. Ebû Sellâm el-Habeşî · Câmiu't-Tirmizî 2444 31 Havzın kapları, karanlık bir gecede gökteki yıldızlardan daha çoktur. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 2445 32 Hesapsız cennete girecek yetmiş bin kişi; dağlanmayan, rukye istemeyen ve Rablerine tevekkül edenlerdir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2446 33 Peygamber zamanında üzerinde bulunduğumuz şeylerden hiçbirini bugün tanımıyorum. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2447 34 Kendini beğenip böbürlenen ve Yüce, Büyük Allah'ı unutan kul ne kötü kuldur! Esmâ bint Umeys el-Has'amiyye · Câmiu't-Tirmizî 2448 35 Aç bir mümini doyuran mümini, Allah kıyamet günü cennet meyvelerinden yedirir. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2449 36 Dikkat edin! Allah'ın malı pahalıdır; dikkat edin! Allah'ın malı cennettir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2450 37 Kul, sakıncalı olandan sakınmak için sakıncasız olanı terk etmedikçe muttakilerden olamaz. Peygamber'in ashabından olan Atıyye es-Sa'dî · Câmiu't-Tirmizî 2451 38 Benim yanımdaki hâliniz üzere olsaydınız, melekler kanatlarıyla sizi gölgelerdi. Hanzala el-Üseyyidî · Câmiu't-Tirmizî 2452 39 Her şeyin bir coşkusu, her coşkunun da bir durgunluğu vardır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2453 40 Bu Âdemoğludur, bu onu kuşatan ecelidir; dışarı uzanan çizgi de emeldir. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2454 41 Âdemoğlu yaşlanır, ama onda iki şey gençleşir: Mal hırsı ve ömür hırsı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2455 42 Âdemoğlunun yanında doksan dokuz ölüm sebebi vardır; onlar ıskalarsa ihtiyarlığa düşer. Abdullah b. eş-Şıhhîr · Câmiu't-Tirmizî 2456 43 Duamın tamamını sana ayırayım; o takdirde derdine yetilir ve günahın bağışlanır. Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 2457 44 Allah'tan hakkıyla hayâ edin; başı ve kavradıklarını, karnı ve içine aldıklarını koruyun. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2458 45 Akıllı kimse, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Şeddâd b. Evs · Câmiu't-Tirmizî 2459 46 Lezzetleri yıkıp yok edeni, ölümü çok anın; kabir ya cennet bahçesi ya da cehennem çukurudur. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2460 47 Resûlullah hasır üzerine yaslanmıştı; hasırın izini onun böğründe gördüm. Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 2461 48 Sizin için fakirlikten korkmuyorum; dünyanın size de serilip onda yarışmanızdan korkuyorum. Bedir'de Resûlullah ile birlikte bulunmuş olan, Benî Âmir b. Lüey'in müttefiki Amr b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 2462 49 Bu mal tatlı ve tazedir; kim onu gönül tokluğuyla alırsa, onda kendisine bereket verilir. Hakîm b. Hizâm · Câmiu't-Tirmizî 2463 50 Resûlullah ile birlikte darlıkla imtihan olunduk, sabrettik; ondan sonra bollukla imtihan olunduk, sabredemedik. Abdurrahmân b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 2464 51 Kimin derdi ahiret olursa Allah onun zenginliğini kalbine koyar ve dünya boyun eğmiş olarak ona gelir. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2465 52 Ey Âdemoğlu! Kendini benim ibadetime ver ki göğsünü zenginlikle doldurayım ve fakirliğini gidereyim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2466 53 Arpayı ölçmeden bıraksaydık ondan daha fazla yerdik. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2467 54 Resimli perdeyi çıkar, çünkü bana dünyayı hatırlatıyor. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2468 55 Resûlullah'ın üzerinde yattığı yastık deridendi; içi hurma lifiyle doldurulmuştu. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2469 56 Kesilen koyunun küreği dışında hepsi kaldı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2470 57 Biz Muhammed ailesi, bir ay ateş yakmadan dururduk; yiyeceğimiz sadece su ve hurmaydı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2471 58 Allah yolunda, kimsenin korkutulmadığı kadar korkutuldum ve kimseye eziyet edilmediği kadar eziyet gördüm. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2472 59 Ali, açlıktan bir Yahudi'nin bahçesinde her kova suya bir hurma karşılığında çalıştı. Muhammed b. Ka'b el-Kurazî · Câmiu't-Tirmizî 2473 60 Sahâbîler açlığa düştü; Resûlullah da onlara birer hurma verdi. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2474 61 Azığımız tükendi; öyle ki içimizden her adama günde bir hurma düşüyordu. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 2475 62 Siz bugün, sabah bir elbise akşam başka bir elbise giyeceğiniz o günkü halinizden daha hayırlısınız. Muhammed b. Ka'b el-Kurazî · Câmiu't-Tirmizî 2476 63 Bir kadeh süt bütün Suffe ehlini doyurdu; sonunda Ebû Hüreyre de içebileceği kadar içti. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2477 64 Dünyada en çok doyanlar, kıyamet günü açlığı en uzun sürecek olanlardır. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2478 65 Yağmur bize isabet ettiğinde görseydin, kokumuzun koyun kokusu olduğunu sanırdın. Ebû Mûsâ · Câmiu't-Tirmizî 2479 66 Binanın hepsi vebaldir; zorunlu olanında ise ne sevap vardır ne günah. İbrâhîm en-Nehaî · Câmiu't-Tirmizî 2480 67 Gücü yettiği halde tevazu için güzel elbiseyi terk edene Allah iman elbiselerinden dilediğini giydirir. Muâz b. Enes el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 2481 68 Harcamanın hepsi Allah yolundadır; bina hariç, onda hayır yoktur. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2482 69 Kişi, toprak ve bina dışında bütün harcamalarından dolayı sevap alır. Hâris b. Mudarrib · Câmiu't-Tirmizî 2483 70 Bir Müslümana elbise giydiren Müslüman, o elbiseden üzerinde bir parça kaldıkça Allah'ın koruması altındadır. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 2484 71 Selâmı yayın, yemek yedirin, insanlar uyurken namaz kılın; selâmetle cennete girersiniz. Abdullah b. Selâm · Câmiu't-Tirmizî 2485 72 Yiyip şükreden, sabreden oruçlu mertebesindedir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2486 73 Ensâr için Allah'a dua ettiğiniz ve onları övdüğünüz sürece sevabınız gitmez. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2487 74 Ateş; insanlara yakın, yumuşak huylu, nazik ve kolaylık gösteren herkese haramdır. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2488 75 Peygamber evinde ailesinin hizmetinde bulunur, namaz vakti gelince kalkıp namaz kılardı. Esved b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 2489 76 Peygamber tokalaştığı kimse elini çekmedikçe elini onun elinden çekmezdi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2490 77 Elbisesi içinde böbürlenerek çıkan adamı yer yuttu; kıyamete kadar onun içinde çalkalanacaktır. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2491 78 Kibirliler kıyamet günü insan suretinde, zerreler gibi haşrolunurlar. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2492 79 Kim gücü yettiği halde öfkesini yutarsa, Allah kıyamet günü onu hûrilerden dilediğini seçmekte serbest bırakır. Muâz b. Enes el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 2493 80 Zayıfa yumuşaklık, anne babaya şefkat ve köleye iyilik kimde bulunursa Allah onu cennetine koyar. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 2494 81 Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz sapıksınız; benden hidayet isteyin ki size hidayet vereyim. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 2495 82 İsrâiloğulları'ndan günahtan sakınmayan Kifl tövbe etti ve sabah kapısında "Allah Kifl'i bağışladı" yazılı bulundu. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2496 83 Mümin günahlarını, üzerine düşmesinden korktuğu bir dağ gibi görür; facir ise burnuna konan bir sinek gibi. Hâris b. Süveyd · Câmiu't-Tirmizî 2497 84 Allah, kulunun tövbesine, çölde kaybettiği bineğini başucunda bulan adamdan daha çok sevinir. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2498 85 Âdemoğlunun hepsi çok hata eder; çok hata edenlerin en hayırlısı çok tövbe edenlerdir. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2499 86 Allah'a ve âhiret gününe iman eden misafirine ikram etsin; ya hayır söylesin ya da sussun. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2500 87 Susan kurtulur. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2501 88 Öyle bir söz söyledin ki denizin suyuna katılsaydı onu bile bozardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2502 89 Bana şu kadar mal verilse bile birini taklit etmeyi sevmem. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2503 90 Müslümanların en faziletlisi, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir. Ebû Mûsâ · Câmiu't-Tirmizî 2504 91 Kardeşini bir günahla ayıplayan, o günahı kendisi işlemedikçe ölmez. Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 2505 92 Kardeşinin başına gelene sevindiğini belli etme; Allah ona merhamet eder, seni de imtihan eder. Vâsile b. Eska' · Câmiu't-Tirmizî 2506 93 İnsanlarla iç içe olup eziyetlerine sabreden Müslüman, onlardan uzak durup sabretmeyenden daha hayırlıdır. Yahyâ b. Vessâb, Peygamber'in ashabından bir şeyhten · Câmiu't-Tirmizî 2507 94 Aranızdaki ilişkileri bozmaktan sakının; çünkü o, dini kazıyıp yok edendir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2508 95 Aranızdaki ilişkileri düzeltmek, oruç, namaz ve sadaka derecesinden daha faziletlidir. Ebü'd-Derdâ · Câmiu't-Tirmizî 2509 96 Önceki ümmetlerin hastalığı olan haset ve kin size sokuldu; aranızda selamı yayın. Zübeyr b. Avvâm · Câmiu't-Tirmizî 2510 97 Cezası dünyada da peşin verilmeye zulüm ve akrabalık bağını koparmaktan daha lâyık günah yoktur. Ebû Bekre · Câmiu't-Tirmizî 2511 98 Dininde üstününe, dünyasında aşağısındakine bakanı Allah şükreden ve sabreden olarak yazar. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2512 99 Sizden aşağıda olana bakın, üstün olana bakmayın; bu, Allah'ın nimetini küçümsememeniz için daha uygundur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2513 100 Ey Hanzala! Yanımdaki hâl üzere devam etseydiniz melekler sizinle musafaha ederdi; fakat bir saat böyle, bir saat öyle. Hanzala el-Üseyyidî · Câmiu't-Tirmizî 2514 101 Kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmeyen kimse gerçek anlamda iman etmiş olmaz. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2515 102 Allah'ı gözet ki Allah da seni korusun; kalemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2516 103 Devemi bağlayıp mı tevekkül edeyim? Onu bağla ve tevekkül et. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2517 104 Şüpheye düşüreni bırak, şüpheye düşürmeyene bak; doğruluk gönül huzurudur, yalan ise şüphedir. Hasan b. Ali · Câmiu't-Tirmizî 2518 105 Peygamber'in yanında ibadetiyle anılan adama karşı vera' sahibi övüldü: Vera' ile hiçbir şeyi denk tutma. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 2519 106 Helal yiyen, sünnete göre amel eden ve insanların şerrinden emin olduğu kimse cennete girer. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2520 107 Allah için veren, Allah için vermeyen, Allah için seven ve buğzeden kimse imanını kemale erdirmiştir. Muâz b. Enes el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 2521 108 Cennete ilk girecek topluluk dolunay gecesindeki ay suretinde, ikincisi en parlak yıldız renginde olacaktır. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2522