Fihrist

Selâm ile ilgili hadisler

Selâm ile ilgili 212 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

212 hadis
1 Binekli olan yürüyene, yürüyen oturana, az olan da çok olana selâm verir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2160 2 Yol kenarındaki meclislerin hakkı: gözü sakınmak, selâmı almak ve güzel söz söylemek. Ebû Talha · Sahîh-i Müslim 2161 3 Yollarda oturmaktan sakının; oturacaksanız yola hakkını verin. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2121 c 4 İbn Ebû Füdeyk'in Hişâm b. Sa'd'dan rivayeti: Yolda oturacaksanız yola hakkını verin. Sahîh-i Müslim 2121 d 5 Müslümanın kardeşi üzerindeki beş hak: selâmı almak, teşmit, davete icabet, hasta ziyareti ve cenazeye uymak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2162 a 6 Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı altıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2162 b 7 Ehl-i kitap size selâm verdiğinde onlara ve aleyküm deyin. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2163 a 8 Ehl-i kitabın selâmına ve aleyküm diyerek karşılık verin. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2163 b 9 Yahudi es-sâmu aleyküm derse sen de ona aleyke de. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2164 a 10 Abdullah b. Dînâr tarikiyle: Yahudi selam verince ve aleyke deyin. Sahîh-i Müslim 2164 b 11 Ey Âişe! Allah her işte yumuşaklığı sever. Âişe · Sahîh-i Müslim 2165 a 12 Sâlih ve Ma'mer'in Zührî tarikiyle: Ben de aleyküm dedim; Allah her işte yumuşaklığı sever. Sahîh-i Müslim 2165 b 13 Ey Âişe! Kötü sözlü olma. Âişe · Sahîh-i Müslim 2165 c 14 Ya'lâ'nın A'meş tarikiyle: Dur ey Âişe, Allah kötü sözü sevmez; Mücâdele 8. âyet indi. Sahîh-i Müslim 2165 d 15 Onlar aleyhine dualarımız kabul olunur, onların bizim aleyhimize duaları kabul olunmaz. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2166 16 Yahudilere ve Hıristiyanlara selâmı önce siz vermeyin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2167 a 17 Şu'be, Süfyân ve Cerîr'in Süheyl tarikiyle: Yahudilerle karşılaştığınızda selamı önce siz vermeyin. Sahîh-i Müslim 2167 b 18 Resûlullah çocukların yanından geçti ve onlara selâm verdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2168 a 19 Hüşeym'in Seyyâr tarikiyle: Resûlullah çocukların yanından geçerken onlara selâm verdi. Sahîh-i Müslim 2168 b 20 Enes, Resûlullah ile yürürken onun çocuklara selâm verdiğini anlattı. Seyyâr · Sahîh-i Müslim 2168 c 21 Yanıma girme iznin, perdenin kaldırılması ve gizli konuşmamı işitmendir. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2169 a 22 İbn İdrîs'in Hasan b. Ubeydullah tarikiyle: Yanıma girme iznin perdenin kaldırılmasıdır. Sahîh-i Müslim 2169 b 23 Hanımlara ihtiyaçları için dışarı çıkmalarına izin verildi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2170 a 24 İbn Nümeyr ve Ali b. Müshir'in Hişâm tarikiyle: Sevde iri yapılıydı; ihtiyaç için çıkmaya izin verildi. Sahîh-i Müslim 2170 b, c 25 Ömer hanımlarını örttür derdi; sonunda Allah Azze ve Celle hicabı indirdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2170 d 26 Sâlih'in İbn Şihâb tarikiyle: Ömer hanımlarını örttür derdi, sonunda hicap âyeti indi. Sahîh-i Müslim 2170 e 27 Hiçbir erkek, nikâhlısı ya da mahremi olmadıkça bir kadının yanında geceyi geçirmesin. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2171 28 Kadınların yanına girmekten sakının; kayın ölümdür. Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Müslim 2172 a 29 Yezîd b. Ebû Habîb'den Amr, Leys ve Hayve tarikiyle: Kadınların yanına girmekten sakının; kayın ölümdür. Sahîh-i Müslim 2172 b 30 Hamv, kocanın kardeşi ve amcaoğlu gibi kocanın akrabalarıdır. Abdullah b. Vehb · Sahîh-i Müslim 2172 c 31 Hiçbir erkek, kocası yanında olmayan bir kadının yanına, beraberinde bir veya iki adam olmadıkça girmesin. Abdullah b. Amr b. Âs · Sahîh-i Müslim 2173 32 Şeytan insanda kanın dolaştığı yerlerde dolaşır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2174 33 Yavaş olun, bu Safiyye bint Huyey'dir; şeytanın kalplerinize bir kötülük atmasından korktum. Safiyye bint Huyey · Sahîh-i Müslim 2175 a 34 Şuayb'ın Zührî tarikiyle: Safiyye itikâftaki Resûlullah'ı ziyaret etti; bu Safiyye'dir, buyurdu. Sahîh-i Müslim 2175 b 35 Biri Allah'a sığındı, Allah da onu barındırdı; diğeri utandı, Allah da ondan hayâ etti. Ebû Vâkıd el-Leysî · Sahîh-i Müslim 2176 a 36 Harb ve Ebân'ın Yahyâ b. Ebû Kesîr tarikiyle: Biri Allah'a sığındı, Allah da onu barındırdı. Sahîh-i Müslim 2176 b 37 Sizden biri, bir adamı oturduğu yerden kaldırıp sonra oraya oturmasın. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2177 a 38 Kimse kimseyi yerinden kaldırıp oturmasın; fakat genişleyin ve yer açın. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2177 b 39 Nâfi'den Eyyûb, İbn Cüreyc ve Dahhâk tarikiyle: Kimse kimseyi yerinden kaldırıp oturmasın. Sahîh-i Müslim 2177 c 40 Sizden biri kardeşini kaldırıp sonra onun yerine oturmasın. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2177 d 41 Ma'mer tarikiyle: Biriniz kardeşini kaldırıp onun yerine oturmasın. Sahîh-i Müslim 2177 e 42 Kimse cuma günü kardeşini kaldırıp onun yerine oturmasın; yer açın desin. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2178 43 Oturduğu yerden kalkıp sonra oraya dönen kimse, orada oturmaya en çok hak sahibidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2179 44 Muhannesler yanınıza girmesin. Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 2180 45 Bu adam kadınların hâlini biliyor; sakın yanınıza girmesin. Âişe · Sahîh-i Müslim 2181 46 Zübeyr benimle evlendiğinde yeryüzünde atından başka ne malı ne kölesi vardı. Esmâ bint Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 2182 a 47 Hizmetler içinde bana atın bakımından daha ağır gelen bir şey yoktu. Esmâ bint Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 2182 b 48 Üç kişi olduklarında, ikisi diğerini bırakıp gizlice konuşmasın. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2183 a 49 Nâfi'den Ubeydullah, Leys ve Eyyûb tarikiyle: Üç kişiyken ikisi diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Sahîh-i Müslim 2183 b 50 Üç kişi olduğunuzda, insanlara karışıncaya kadar ikiniz diğerini bırakıp gizlice konuşmasın. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2184 a 51 İkisi arkadaşlarını bırakıp gizlice konuşmasın; çünkü bu onu üzer. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2184 b 52 Îsâ b. Yûnus ve Süfyân'ın A'meş tarikiyle: İki kişi arkadaşlarını bırakıp gizlice konuşmasın, bu onu üzer. Sahîh-i Müslim 2184 c 53 Resûlullah rahatsızlandığında Cebrâil ona Allah'ın adıyla rukye yapardı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2185 54 Allah'ın adıyla sana rukye yaparım; sana eziyet veren her şeyden. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2186 55 Göz değmesi haktır. Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 2187 56 Kaderin önüne geçecek bir şey olsaydı, göz değmesi onun önüne geçerdi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 2188 57 Lebîd b. A'sam adında bir Yahudi Resûlullah'a büyü yaptı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2189 a 58 Ebû Üsâme'nin Hişâm tarikiyle: Resûlullah büyünün atıldığı kuyuya gidip baktı. Sahîh-i Müslim 2189 b 59 Yahudi bir kadın Resûlullah'a zehirlenmiş bir koyun getirdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2190 a 60 Şu'be'nin Hişâm b. Zeyd tarikiyle: Yahudi bir kadın ete zehir koyup Resûlullah'a getirdi. Sahîh-i Müslim 2190 b 61 Sıkıntıyı gider ey insanların Rabbi; şifa ver, şifa veren sensin. Âişe · Sahîh-i Müslim 2191 a 62 Hüşeym, Ebû Muâviye ve Şu'be tarikiyle: Sıkıntıyı gider ey insanların Rabbi, şifa ver. Sahîh-i Müslim 2191 b 63 Resûlullah hasta ziyaret ettiğinde: Sıkıntıyı gider ey insanların Rabbi, ona şifa ver, derdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2191 c 64 Resûlullah hastanın yanına geldiğinde ona dua ederdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2191 d 65 İsrâîl'in Mansûr tarikiyle: Resûlullah hastanın yanına gelince ona şifa duası ederdi. Sahîh-i Müslim 2191 e 66 Şifa senin elindedir; sıkıntıyı senden başka giderecek yoktur. Âişe · Sahîh-i Müslim 2191 f 67 Ebû Üsâme ve Îsâ b. Yûnus'un Hişâm tarikiyle: Şifa senin elindedir, sıkıntıyı ancak sen giderirsin. Sahîh-i Müslim 2191 g 68 Ailesinden biri hastalandığında Resûlullah muavvizât sûreleriyle ona üflerdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2192 a 69 Peygamber rahatsızlandığında kendi üzerine muavvizâtı okuyup üflerdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2192 b 70 Zührî'den Yûnus, Ma'mer ve İbn Cüreyc tarikiyle: Peygamber hastalanınca muavvizâtı okuyup üflerdi. Sahîh-i Müslim 2192 c 71 Resûlullah Ensâr'dan bir aileye her türlü zehirli sokmaya karşı rukye ruhsatı verdi. Esved b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 2193 a 72 Resûlullah Ensâr'dan bir aileye zehirli hayvan sokmasına karşı rukye izni verdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2193 b 73 Allah'ın adıyla; toprağımızın toprağı, bazımızın tükürüğüyle hastamız şifa bulsun. Âişe · Sahîh-i Müslim 2194 74 Resûlullah, Âişe'ye nazara karşı rukye yaptırmasını emrederdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2195 a 75 Mis'ar tarikiyle: Resûlullah Âişe'ye nazara karşı rukye yaptırmasını emrederdi. Sahîh-i Müslim 2195 b 76 Resûlullah bana göz değmesine karşı rukye yaptırmamı emrederdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 2195 c 77 Zehirli sokmaya, nemleye ve göz değmesine karşı rukyeye ruhsat verildi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2196 a 78 Resûlullah göz değmesine, zehirli sokmaya ve nemleye karşı rukyeye ruhsat verdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2196 b 79 Ona nazar değmiş; ona rukye yaptırın. Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 2197 80 Kardeşimin çocuklarının bedenlerini neden zayıf görüyorum? Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2198 81 Sizden kim kardeşine fayda sağlayabilirse bunu yapsın. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2199 a 82 İbn Cüreyc tarikiyle: Bir adam ona rukye yapayım mı dedi; kardeşine faydası dokunan yapsın. Sahîh-i Müslim 2199 b 83 Sen rukyeleri yasakladın; ben ise akrep sokmasına karşı rukye yapıyorum. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2199 c 84 Cerîr'in A'meş tarikiyle: Akrep sokmasına karşı rukye yapıyorum; kardeşine fayda veren yapsın. Sahîh-i Müslim 2199 d 85 Bunda bir sakınca görmüyorum; sizden kim kardeşine fayda sağlayabilirse ona fayda sağlasın. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2199 e 86 İçinde şirk bulunmadıkça rukyelerde bir sakınca yoktur. Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sahîh-i Müslim 2200 87 Fâtiha ile rukye yapan sahâbîye: Onun bir rukye olduğunu sana ne bildirdi? buyurdu. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2201 a 88 Şu'be'nin Ebû Bişr tarikiyle: Sahâbî Fâtiha'yı okuyup tükürdü ve adam iyileşti. Sahîh-i Müslim 2201 b 89 Onun bir rukye olduğunu ona ne bildirdi? Paylaştırın, bana da bir pay ayırın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2201 c 90 Vehb b. Cerîr'in Hişâm tarikiyle: Rukye bilmediğimiz biri kalktı ve Fâtiha ile okudu. Sahîh-i Müslim 2201 d 91 Elini ağrıyan yerin üzerine koy, üç kere Bismillâh de, yedi kere de Allah'ın kudretine sığın. Osman b. Ebü'l-Âs es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 2202 92 O, Hınzeb denilen bir şeytandır; onu hissettiğinde Allah'a sığın ve sol tarafına üç kere tükür. Osman b. Ebü'l-Âs es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 2203 a 93 Sâlim b. Nûh ve Ebû Üsâme'nin Cüreyrî tarikiyle: Namazda vesvese veren şeytan Hınzeb'dir. Sahîh-i Müslim 2203 b 94 Yezîd b. Şıhhîr'in Osman b. Ebü'l-Âs'tan rivayeti: Hınzeb'i hissedince Allah'a sığın, sola tükür. Sahîh-i Müslim 2203 c 95 Her hastalığın bir ilacı vardır; ilaç hastalığa isabet edince Allah'ın izniyle iyileşilir. Câbir · Sahîh-i Müslim 2204 96 Hacamat olmadıkça yanından ayrılmam; çünkü Resûlullah onda şifa vardır buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2205 a 97 İlaçlarınızdan birinde hayır varsa, hacamat neşterinde, bir içim balda ya da ateşle dağlamadadır. Âsım b. Ömer b. Katâde · Sahîh-i Müslim 2205 b 98 Ümmü Seleme hacamat için izin istedi; Peygamber Ebû Taybe'ye onu hacamat etmesini emretti. Câbir · Sahîh-i Müslim 2206 99 Resûlullah Übey b. Ka'b'a bir tabip gönderdi; tabip bir damarını kesip dağladı. Câbir · Sahîh-i Müslim 2207 a 100 Cerîr ve Süfyân'ın A'meş tarikiyle: Resûlullah Übey b. Ka'b'a bir tabip gönderdi, tabip dağladı. Sahîh-i Müslim 2207 b 101 Übey Ahzâb günü kol damarından vuruldu; Resûlullah onu dağladı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2207 c 102 Sa'd b. Muâz kol damarından vuruldu; Peygamber yarasını eliyle iki kez dağladı. Câbir · Sahîh-i Müslim 2208 103 Peygamber hacamat oldu, hacamatçıya ücretini verdi ve burnuna ilaç çekti. Abdullah b. Abbas · Sahîh-i Müslim 1202 d 104 Resûlullah hacamat oldu; o hiç kimseye ücreti konusunda haksızlık etmezdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1577 d 105 Humma cehennemin kaynamasındandır; onu su ile serinletin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2209 a 106 Hummanın şiddeti cehennemin kaynamasındandır; onu su ile serinletin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2209 b 107 Humma cehennemin kaynamasındandır; onu su ile söndürün. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2209 c 108 Humma cehennem kaynamasındandır, onu suyla söndürün (Muhammed b. Zeyd tarikiyle). Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2209 d 109 Âişe'nin rivayetiyle: Humma cehennemin kaynamasındandır, onu su ile serinletin. Âişe · Sahîh-i Müslim 2210 a 110 Hâlid ve Abde'nin Hişâm tarikiyle: Humma cehennemin kaynamasındandır, onu su ile serinletin. Sahîh-i Müslim 2210 b 111 Esmâ hummalı kadının yakasına su döker, Resûlullah onu su ile serinletin buyurdu derdi. Esmâ · Sahîh-i Müslim 2211 a 112 İbn Nümeyr ve Ebû Üsâme'nin Hişâm tarikiyle: Esmâ hummalı kadının yakasına su dökerdi. Sahîh-i Müslim 2211 b 113 Humma cehennemden bir kaynamadır; onu su ile serinletin. Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Müslim 2212 a 114 Humma cehennemin kaynamasındandır; onu kendinizden su ile serinletin. Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Müslim 2212 b 115 Abbas dışında sizden ağzına ilaç akıtılmadık kimse kalmasın; çünkü o sizinle bulunmadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 2213 116 Bu Hint ödünü kullanın; çünkü onda yedi şifa vardır, bunlardan biri de zâtülcenptir. Ukkâşe b. Mihsan'ın kız kardeşi Ümmü Kays bint Mihsan · Sahîh-i Müslim 287 d, 2214 a 117 Çocuklarınızın damağını bu bastırmayla niçin sıkıyorsunuz? Bu Hint ödünü kullanın. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2214 b, 287 e 118 Çörek otunda ölüm dışında her hastalığa şifa vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2215 a 119 Zührî'den Yûnus, İbn Uyeyne ve Ma'mer tarikiyle: Çörek otunda ölümden başka her derde şifa vardır. Sahîh-i Müslim 2215 b 120 Hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda ondan bir şifa bulunmasın; ölüm müstesna. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2215 c 121 Telbîne hastanın kalbini rahatlatır, hüznün bir kısmını giderir. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 2216 122 Allah doğru söyledi, kardeşinin karnı yalan söyledi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2217 a 123 Saîd'in Katâde tarikiyle: Kardeşinin karnı bozulana bal içir; Allah doğru söyledi. Sahîh-i Müslim 2217 b 124 Tâunun bir yerde olduğunu işitirseniz oraya gitmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa ondan kaçmayın. Âmir b. Sa'd b. Ebû Vakkâs, babasından · Sahîh-i Müslim 2218 a 125 Tâun, Allah'ın kullarından bazılarını onunla imtihan ettiği bir bela alametidir. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 2218 b 126 Bu tâun, sizden öncekilere ya da İsrâiloğullarına musallat edilmiş bir beladır. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 2218 c 127 Tâun, Allah'ın İsrâiloğullarından bir topluluğa gönderdiği bir azap veya beladır. Âmir b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 2218 d 128 Hammâd ve İbn Uyeyne'nin Amr b. Dînâr tarikiyle: Tâun İsrâiloğullarına gönderilmiş bir azaptır. Sahîh-i Müslim 2218 e 129 Bu hastalık önceki bazı ümmetlerin azaba uğratıldığı bir beladır; bir sefer gider, bir sefer gelir. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 2218 f 130 Ma'mer'in Zührî tarikiyle: Tâun önceki ümmetlerin azaba uğratıldığı bir beladır. Sahîh-i Müslim 2218 g 131 Bu ağrı, sizden önce bazı insanların azaba uğratıldığı bir azabın kalıntısıdır. Habîb · Sahîh-i Müslim 2218 h 132 Muâz'ın Şu'be tarikiyle: Bu ağrı, sizden öncekilerin uğratıldığı azabın kalıntısıdır. Sahîh-i Müslim 2218 i 133 Vekî'in Süfyân tarikiyle: Sa'd, Huzeyme ve Üsâme'den: Tâun önceki bir azabın kalıntısıdır. Sahîh-i Müslim 2218 j 134 Cerîr'in A'meş tarikiyle: Üsâme ve Sa'd konuşurken tâunun bir azap kalıntısı olduğunu anlattılar. Sahîh-i Müslim 2218 k 135 Şeybânî'nin Habîb b. Ebû Sâbit tarikiyle: Tâun duyulan yere girmeyin, bulunduğunuz yerden kaçmayın. Sahîh-i Müslim 2218 l 136 Evet, Allah'ın kaderinden Allah'ın kaderine kaçıyoruz. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 2219 a 137 Ma'mer'in rivayeti: Ömer, Allah'ın kaderinden Allah'ın kaderine kaçıyoruz dedi ve misal verdi. Sahîh-i Müslim 2219 b 138 Yûnus'un İbn Şihâb tarikiyle: Evet, Allah'ın kaderinden yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz. Sahîh-i Müslim 2219 c 139 Ömer, Abdurrahman b. Avf'ın veba hadisini işitince Serğ'den geri döndü. Abdullah b. Âmir b. Rebîa · Sahîh-i Müslim 2219 d 140 Hastalık bulaşması, safer ve hâme yoktur; peki ilkine kim bulaştırdı? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2220 a 141 Hastalık bulaşması, uğursuzluk, safer ve hâme yoktur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2220 b 142 Peygamber "Hastalık bulaşması yoktur" buyurunca bir bedevi ayağa kalktı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2220 c 143 Hasta hayvan sahibi, hayvanlarını sağlıklı hayvan sahibinin yanına getirmesin. Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf · Sahîh-i Müslim 2221 a 144 Ebû Hüreyre "Hastalık bulaşması yoktur" hadisiyle birlikte hastanın sağlamın yanına getirilmemesini de rivayet ederdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2221 b 145 Şuayb'ın Zührî tarikiyle: Hastalık bulaşması yoktur; hasta deve sağlamın yanına getirilmesin. Sahîh-i Müslim 2221 c 146 Hastalık bulaşması, hâme, nev' ve safer yoktur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2220 d 147 Hastalık bulaşması, uğursuzluk ve gul yoktur. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2222 a 148 Hastalık bulaşması, gul ve safer yoktur. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2222 b 149 Câbir, "safer yoktur" sözünü karın hayvancıkları diye açıkladı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2222 c 150 Uğursuzluk yoktur; onun hayırlısı fe'ldir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2223 a 151 Ukayl ve Şuayb'ın Zührî tarikiyle: Uğursuzluk yoktur; onun hayırlısı fe'ldir. Sahîh-i Müslim 2223 b 152 Fe'l, yani güzel söz, hoş söz hoşuma gider. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2224 a 153 Hastalık bulaşması ve uğursuzluk yoktur; fe'l hoşuma gider. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 2224 b 154 Hastalık bulaşması ve uğursuzluk yoktur; ben iyi fe'li severim. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2223 c 155 Hastalık bulaşması, hâme ve uğursuzluk yoktur; ben iyi fe'li severim. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2223 d 156 Uğursuzluk evde, kadında ve attadır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2225 a 157 Uğursuzluk ancak üç şeydedir: kadında, atta ve evde. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2225 b 158 Süfyân'ın Zührî'den Sâlim ve Hamza tarikiyle: Uğursuzluk kadında, atta ve evdedir. Sahîh-i Müslim 2225 c 159 Eğer uğursuzluktan gerçek olan bir şey varsa, o da atta, kadında ve evdedir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2225 d 160 Ravh'ın Şu'be tarikiyle: Uğursuzluktan bir şey varsa atta, kadında ve evdedir. Sahîh-i Müslim 2225 e 161 Eğer uğursuzluk bir şeyde varsa, atta, meskende ve kadındadır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2225 f 162 Uğursuzluk bir şeyde varsa kadında, atta ve meskendedir. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 2226 a 163 Hişâm b. Sa'd'ın Ebû Hâzim tarikiyle: Uğursuzluk bir şeyde varsa kadında, atta ve meskendedir. Sahîh-i Müslim 2226 b 164 Uğursuzluk bir şeyde varsa yurtta, hizmetçide ve attadır. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 2227 165 Uğursuzluk, sizden birinin içinde hissettiği bir şeydir; sakın sizi alıkoymasın. Muâviye b. Hakem es-Sülemî · Sahîh-i Müslim 537 c 166 Zührî'den Ukayl, Ma'mer ve İbn Ebû Zi'b tarikiyle: Uğursuzluk insanın içinde hissettiği bir şeydir. Sahîh-i Müslim 537 d 167 Haccâc es-Savvâf ve Evzâî'nin Yahyâ tarikiyle: Uğursuzluk sizi işinizden alıkoymasın. Sahîh-i Müslim 537 e 168 O, cinnînin kaptığı hak sözdür; onu dostunun kulağına atar ve ona yüz yalan katar. Âişe · Sahîh-i Müslim 2228 a 169 Kâhinler bir şey değildir; cinnî sözü kapar, dostunun kulağına tavuğun gıdaklaması gibi bırakır. Âişe · Sahîh-i Müslim 2228 b 170 Muhammed b. Amr'ın İbn Cüreyc tarikiyle: Kâhinler bir şey değildir; cinnî sözü kapıp dostuna fısıldar. Sahîh-i Müslim 2228 c 171 Yıldız ne birinin ölümü ne de hayatı için atılır. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 2229 a 172 Zührî'den Evzâî, Yûnus ve Ma'kıl tarikiyle: Yıldız kimsenin ölümü ya da hayatı için atılmaz. Sahîh-i Müslim 2229 b 173 Kim bir arrâfa gidip ona bir şey sorarsa, onun kırk gece namazı kabul olunmaz. Safiyye, Peygamber'in hanımlarından birinden · Sahîh-i Müslim 2230 174 Biz seninle biatleştik, sen geri dön. Şerîd b. Süveyd · Sahîh-i Müslim 2231 175 Resûlullah sırtında iki çizgi bulunan yılanın öldürülmesini emretti. Âişe · Sahîh-i Müslim 2232 a 176 Ebû Muâviye'nin Hişâm tarikiyle: Kuyruğu kısa yılan ile iki çizgili yılanın öldürülmesi emredildi. Sahîh-i Müslim 2232 b 177 Yılanları, zü't-tufyeteyni ve ebteri öldürün; çünkü bu ikisi gebeliği düşürür ve gözü kör eder. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2233 a 178 Yavaş ol ey Abdullah! Resûlullah ev yılanlarını öldürmeyi yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2233 b, c 179 Onu öldürmeyin; Resûlullah evlerdeki yılanların öldürülmesini yasakladı. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 2233 d 180 İbn Ömer bütün yılanları öldürürdü; Ebû Lübâbe'nin haberi üzerine vazgeçti. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 2233 e 181 Resûlullah ev yılanlarını öldürmeyi yasakladı. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 2233 f 182 Ebû Lübâbe: Resûlullah evlerde bulunan yılanları öldürmeyi yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2233 g 183 Ev yılanlarını öldürmek yasaklandı; kuyruksuz ve iki çizgili yılanı öldürmek emredildi. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 2233 h 184 Kuyruksuz ve iki çizgili yılan gözü kapar, kadınların karnındakini düşürür. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 2233 i 185 Üsâme'nin Nâfi' tarikiyle: Ebû Lübâbe, yılan gözetleyen İbn Ömer'e evdeki yılanları öldürmeyi yasakladı. Sahîh-i Müslim 2233 j 186 Allah onun şerrinden sizi koruduğu gibi sizin şerrinizden de onu korudu. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2234 a 187 Cerîr'in A'meş tarikiyle: Allah onun şerrinden sizi, sizin şerrinizden de onu korudu. Sahîh-i Müslim 2234 b 188 Resûlullah ihramlı bir kimseye Minâ'da bir yılanı öldürmesini emretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 2235 189 Hafs b. Gıyâs'ın A'meş tarikiyle: Mağaradayken bir yılan çıktı; onu öldürün buyurdu. Sahîh-i Müslim 2234 c 190 Medine'de Müslüman olmuş cinler vardır; onlardan birini görürseniz ona üç gün bildirin. Hişâm b. Zühre'nin azatlısı Ebû's-Sâib · Sahîh-i Müslim 2236 a 191 Bu evlerin sakinleri vardır; birini görürseniz ona üç kere daraltın, gitmezse öldürün. Ebû's-Sâib · Sahîh-i Müslim 2236 b 192 Medine'de cinlerden Müslüman olmuş bir topluluk vardır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2236 c 193 Peygamber Ümmü Şerîk'e kertenkeleleri öldürmesini emretti. Ümmü Şerîk · Sahîh-i Müslim 2237 a 194 Ümmü Şerîk kertenkeleleri öldürmeyi danıştı, Peygamber onların öldürülmesini emretti. Ümmü Şerîk · Sahîh-i Müslim 2237 b 195 Peygamber kertenkelenin öldürülmesini emretti ve ona küçük fasık adını verdi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 2238 196 Resûlullah kertenkeleye küçük fasık dedi; öldürülmesini emrettiğini işitmedim. Âişe · Sahîh-i Müslim 2239 197 Kim bir kertenkeleyi ilk vuruşta öldürürse ona şu kadar şu kadar sevap vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2240 a 198 Süheyl'den Ebû Avâne, Cerîr ve Süfyân tarikiyle: Kertenkeleyi ilk vuruşta öldürene şu kadar sevap vardır. Sahîh-i Müslim 2240 b 199 Kertenkeleyi öldürmede ilk vuruşta yetmiş sevap vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2240 c 200 Bir karınca seni ısırdı diye tesbih eden ümmetlerden bir ümmeti mi helâk ettin? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2241 a 201 Allah ona: Yalnız seni ısıran bir karıncayı cezalandırsaydın ya! diye vahyetti. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2241 b 202 Peygamberlerden biri, bir karınca onu ısırınca karınca yuvasını ateşte yaktırdı. Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 2241 c 203 Bir kadın, ölünceye kadar hapsettiği bir kedi yüzünden azaba uğratıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2242 a 204 Ubeydullah'ın Nâfi' ve Makburî tarikiyle: Bir kadın hapsettiği kedi yüzünden azaba uğratıldı. Sahîh-i Müslim 2242 b 205 Mâlik'in Nâfi' tarikiyle: Bir kadın, hapsettiği bir kedi yüzünden azaba uğratıldı. Sahîh-i Müslim 2242 c 206 Bir kadın, ne yedirip içirdiği ne de salıverdiği bir kedi yüzünden azaba uğratıldı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2243 a 207 Ebû Muâviye ve Hişâm tarikiyle: Kadın kediyi bağladı, yerin haşerâtından yemesine de izin vermedi. Sahîh-i Müslim 2243 b 208 Zührî'nin Humeyd tarikiyle: Bir kadın, ne yedirip ne de salıverdiği bir kedi yüzünden azaba uğratıldı. Sahîh-i Müslim 2243 c 209 Hemmâm'ın Ebû Hüreyre'den rivayeti: Kedisini aç bırakan kadın onun yüzünden azaba uğratıldı. Sahîh-i Müslim 2243 d 210 Her yaş ciğer sahibi canlı hususunda bir sevap vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2244 211 Fahişe bir kadın susuz bir köpeğe mestiyle su çekti ve bağışlandı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2245 a 212 İsrâiloğulları'nın fahişelerinden biri susuz bir köpeğe su içirdi ve bağışlandı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 2245 b