Ravi
Süveyd bin Nasr
Süveyd b. Nasr el-Mervezî
سويد بن نصر المروزي
Hadisler
5730
Allah'a yemin ederim ki, ateş bir şeyi ne helal kılar ne de haram kılar.
Atâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5731
Köpüklenmediği sürece şırayı iç.
Saîd b. el-Müseyyeb
Sünen-i Nesâîİçecekler
5732
İbrâhîm: Değişmediği sürece şırayı kaynayıncaya kadar iç.
Hişâm b. Âiz el-Esedî
Sünen-i Nesâîİçecekler
5733
Atâ: Şırayı kaynayıncaya kadar iç.
Atâ'dan şöyle rivayet edildi:
Sünen-i Nesâîİçecekler
5734
Şa'bî: Şırayı kaynamadıkça üç gün iç.
Şa'bî
Sünen-i Nesâîİçecekler
5740
İbn Ömer için sabah hazırlanan kuru üzüm nebîzi gece, akşamüstü hazırlanan sabah içilirdi.
Nâfi'
Sünen-i Nesâîİçecekler
5741
Ali b. Hüseyin geceden hazırlanan nebîzi sabah, sabah hazırlananı gece içerdi.
Bessâm
Sünen-i Nesâîİçecekler
5742
Akşamüstü nebîz hazırla, sabahleyin iç.
Abdullah
Sünen-i Nesâîİçecekler
5743
Enes'in oğlu Nadr küpte sabahleyin nebîz hazırlar, akşamüstü içerdi.
Ebû Osman
Sünen-i Nesâîİçecekler
5744
Saîd b. el-Müseyyeb, sertleşsin diye nebîze posa katmayı hoş görmezdi.
Katâde
Sünen-i Nesâîİçecekler
5745
Nebîzin şarabı, tortusudur.
Saîd b. el-Müseyyeb nebîz hakkında
Sünen-i Nesâîİçecekler
5746
Şaraba hamr denmesi, duru kısmı gidip bulanığı kalıncaya kadar bırakılmasındandır.
Saîd b. el-Müseyyeb
Sünen-i Nesâîİçecekler
5748
Buhtuc nebîzinde sakınca yoktur.
İbrâhîm
Sünen-i Nesâîİçecekler
5749
Şarap tortusunda kuru üzüm ıslatılarak yapılan içki mekruhtur.
Ebû Miskîn
Sünen-i Nesâîİçecekler
5754
Su iç, bal iç, sevîk iç, süt iç; şarap mı istiyorsun?
Abdurrahmân b. Ebzâ
Sünen-i Nesâîİçecekler
5756
Yirmi yıldır su, süt ve baldan başka bir içeceğim olmadı.
Abîde
Sünen-i Nesâîİçecekler
385
Namaz ikişer ikişerdir; her iki rekâtta teşehhüd edersin.
Fadl b. Abbâs
Câmiu't-TirmizîNamaz
1021
Kulum için cennette bir ev yapın ve onu Hamd Evi diye adlandırın.
Ebû Sinân
Câmiu't-TirmizîCenazeler
1209 b
Ebû Hamza tarikiyle: Doğru sözlü güvenilir tüccar peygamberler ve şehitlerle beraberdir.
Ebû Saîd
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1240
Altın altınla, gümüş gümüşle misli misline; kim fazla verir ya da isterse faiz yapmış olur.
Ubâde b. Sâmit
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1753
Ak saçın kendisiyle değiştirildiği şeylerin en güzeli kına ve ketemdir.
Ebû Zer
Câmiu't-TirmizîGiyim (Libâs)
1759
Allah, saç ekleyen ve ekleten kadına, dövme yapan ve yaptıran kadına lânet etsin.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîGiyim (Libâs)
1767
Allah'ım! Hamd sanadır. Onu bana sen giydirdin; senden onun hayrını ve yapıldığı şeyin hayrını isterim.
Ebû Saîd
Câmiu't-TirmizîGiyim (Libâs)
2045
Resûlullah habis (pis) ilaçla tedavi olmaktan nehyetti.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîTıp
2196
Sübhânallah! Bu gece ne fitneler indirildi, ne hazineler indirildi!
Ümmü Seleme
Câmiu't-TirmizîFitneler
2304
Sağlık ve boş vakit, insanların çoğunun aldandığı iki nimettir.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîZühd
2321
Dünya Allah katında, bu ölü kuzunun sahiplerinin gözündeki değerinden daha değersizdir.
Müstevrid b. Şeddâd
Câmiu't-TirmizîZühd
2334
Bu, Âdemoğludur, bu da onun ecelidir; emeli ise ecelinin ötesindedir.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîZühd
2347
Dostlarımın en çok gıpta edileni, yükü hafif, namazdan nasibi bol ve yetecek kadar rızka sabreden mümindir.
Ebû Ümâme
Câmiu't-TirmizîZühd
2376
Sürüye salınan iki aç kurt, kişinin mal ve şeref hırsının dinine verdiği zarardan fazlasını veremez.
Ka'b b. Mâlik el-Ensârî
Câmiu't-TirmizîZühd
2379
Ölünün ardından ailesi, malı ve ameli gider; ailesi ve malı geri döner, ameli kalır.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîZühd
2380
İnsanoğlu, karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır.
Mikdâm b. Ma'dîkerib
Câmiu't-TirmizîZühd
2382
Gösteriş için okuyan, harcayan ve savaşan üç kişi, kıyamet günü ateşin ilk tutuşturulacağı kimselerdir.
Şüfey el-Asbahî şöyle anlattı:
Câmiu't-TirmizîZühd
2395
Müminden başkasıyla arkadaşlık etme; yemeğini de takva sahibinden başkası yemesin.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîZühd
2403
Ölen hiç kimse yoktur ki pişman olmasın.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîZühd
2404
Âhir zamanda dinle dünyayı elde etmeye çalışan, dilleri şekerden tatlı, kalpleri kurt kalbi adamlar çıkacak.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîZühd
2406
Kurtuluş nedir? Diline hâkim ol, evin sana yetsin ve günahına ağla.
Ukbe b. Âmir
Câmiu't-TirmizîZühd
2410
Rabbim Allah'tır de, sonra dosdoğru ol; senin için en çok korktuğum şey dildir.
Süfyân b. Abdullah es-Sakafî
Câmiu't-TirmizîZühd
2414
Kim insanları öfkelendirme pahasına Allah'ın rızasını ararsa, Allah ona insanlara karşı yeter.
Medine ehlinden bir adam
Câmiu't-TirmizîZühd
2421
Kıyamet günü güneş kullara yaklaştırılır; insanlar amelleri ölçüsünde ter içinde kalırlar.
Mikdâd
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2426
Hesabı didik didik sorgulanan helâk olur.
Âişe
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2427
Âdemoğlu kıyamet günü bir kuzu gibi getirilip Allah'ın huzurunda durdurulur ve nimetlerden sorulur.
Enes
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2429
Yerin haberleri, her kulun kendi üzerinde yaptığı amellere şahitlik etmesidir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2430
Sûr, içine üfürülecek bir boynuzdur.
Abdullah b. Amr b. Âs
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2431
Sûr sahibi boynuzu ağzına almış, üfürme emrini beklerken ben nasıl rahat edebilirim?
Ebû Saîd
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2434
Kıyamet günü insanlar şefaat için peygamberlere başvurur; sonunda Muhammed'e gelirler.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2462
Sizin için fakirlikten korkmuyorum; dünyanın size de serilip onda yarışmanızdan korkuyorum.
Bedir'de Resûlullah ile birlikte bulunmuş olan, Benî Âmir b. Lüey'in müttefiki Amr b. Avf
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2463
Bu mal tatlı ve tazedir; kim onu gönül tokluğuyla alırsa, onda kendisine bereket verilir.
Hakîm b. Hizâm
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2490
Peygamber tokalaştığı kimse elini çekmedikçe elini onun elinden çekmezdi.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2492
Kibirliler kıyamet günü insan suretinde, zerreler gibi haşrolunurlar.
Abdullah b. Amr
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2500
Allah'a ve âhiret gününe iman eden misafirine ikram etsin; ya hayır söylesin ya da sussun.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2512
Dininde üstününe, dünyasında aşağısındakine bakanı Allah şükreden ve sabreden olarak yazar.
Abdullah b. Amr
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2515
Kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmeyen kimse gerçek anlamda iman etmiş olmaz.
Enes
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2537
Cennet ehlinin kalpleri tek bir adamın kalbi gibidir; sabah akşam Allah'ı tesbih ederler.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2538
Cennetteki şeylerden bir tırnak kadarı görünse göklerle yerin ufukları onunla süslenirdi.
Sa'd b. Ebû Vakkâs
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2543
Allah seni cennete koyarsa, orada canının çektiği ve gözünün hoşlandığı her şey senin olur.
Büreyde
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2555
Size rızamı helâl kılıyorum; artık bundan sonra size asla öfkelenmem.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2556
Cennet ehli, gurfedekileri ufuktaki parlak yıldızı gördüğünüz gibi görürler.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2562
Cennet ehlinin en aşağı derecedekinin seksen bin hizmetçisi ve yetmiş iki eşi vardır.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîCennetin Vasfı
2582
Hamîm başlarına dökülür, karınlarındakini söküp ayaklarından çıkarır; sonra beden eski hâline döner.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2583
Sadîd suyu yaklaştırıldığında yüzü kavurur, içildiğinde bağırsakları parça parça eder.
Ebû Ümâme
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2584
Gassâktan bir kova dünyaya dökülse dünya ehli kokuşurdu.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2587
Ateş kavurur; üst dudak başın ortasına kadar büzülür, alt dudak göbeğe kadar sarkar.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2588
Kafatası büyüklüğünde bir kurşun, zincirin başından bırakılsa dibine kırk güzde ulaşırdı.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2589
Âdemoğullarının yaktığı ateş, cehennem sıcaklığının yetmiş cüzünden bir cüzdür.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2591, 2795
Ateş bin yıl kızarana, bin yıl ağarana, bin yıl da kararana kadar yakıldı; artık simsiyahtır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2599
Ateşten çıkarılan iki adamdan biri kendini geri atar, öbürü rahmet umar; ikisi de cennete girer.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2601
Ateş gibisini görmedim ki ondan kaçan uyusun; cennet gibisini görmedim ki onu isteyen uyusun.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCehennemin Vasfı
2639
Defterler hafif gelir, kart ağır basar; Allah'ın adıyla birlikte hiçbir şey ağır basmaz.
Abdullah b. Amr b. el-Âs
Câmiu't-Tirmizîİman
2697
Resûlullah mescitte oturan bir grup kadına eliyle işaret ederek selâm verdi.
Esmâ bint Yezîd
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2704
Küçük büyüğe, yoldan geçen oturana, az olan çok olana selâm verir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2705
Atlı yürüyene, yürüyen ayakta durana, az olan çok olana selâm verir.
Fadâle b. Ubeyd
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2711
Kapıda ‘Kim o?’ diye sorulunca ‘Ben’ diyen Câbir'e Peygamber ‘Ben, ben!’ diyerek bunu hoş görmedi.
Câbir b. Abdullah
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2717
Allah'ın kulu ve Resûlü Muhammed'den Rumların büyüğü Herakleios'a: Hidayete uyana selâm olsun.
Abdullah b. Abbâs
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2719
Resûlullah gece gelir, uyuyanı uyandırmayacak, uyanık olana da işittirecek şekilde selâm verirdi.
Mikdâd b. el-Esved
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2721
'Aleyke's-selâm' ölünün selâmıdır; kişi kardeşiyle karşılaşınca 'es-Selâmü aleyküm ve rahmetullah' desin.
Ebû Temîme el-Hüceymî, kavminden bir adamdan
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2728
Kardeşiyle karşılaşan ona eğilmez, kucaklayıp öpmez; elini tutup onunla tokalaşır.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2729
Resûlullah'ın ashabı arasında tokalaşma var mıydı? diye sordum; Enes "Evet" dedi.
Katâde
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2731
Hasta ziyaretinin tamamı, elini hastanın alnına koyup nasıl olduğunu sormaktır; selâmlaşmanın tamamı tokalaşmadır.
Ebû Ümâme
Câmiu't-Tirmizîİzin İsteme ve Âdâb
2743
Ard arda aksıran adam için Resûlullah, "Bu adam nezlelidir" buyurdu.
Seleme b. el-Ekva'
Câmiu't-TirmizîEdep
2752
Bir kimsenin, izinleri olmadan iki kişinin arasını ayırması helal değildir.
Abdullah b. Amr
Câmiu't-TirmizîEdep
2753
Halkanın ortasına oturan kimse Muhammed'in diliyle lanetlenmiştir.
Ebû Miclez
Câmiu't-TirmizîEdep
2778
Ondan örtünün; siz ikiniz de mi âmâsınız, onu görmüyor musunuz?
Ümmü Seleme
Câmiu't-TirmizîEdep
2779
Resûlullah, kadınların yanına kocalarının izni olmadan girmemizi yasakladı.
Amr b. el-Âs'ın âzatlısı
Câmiu't-TirmizîEdep
2781
İsrâiloğulları ancak kadınları takma saç edindiği zaman helak oldu.
Humeyd b. Abdurrahmân
Câmiu't-TirmizîEdep
2783
Allah, saç ekleyen ve ekleten, dövme yapan ve yaptıran kadına lanet etmiştir.
İbn Ömer
Câmiu't-TirmizîEdep
2806
Cebrâil, evdeki heykel, suretli perde ve köpek yüzünden Peygamber'in yanına giremediğini bildirdi.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîEdep
2929
Enes b. Mâlik: Peygamber "ve'l-aynü bi'l-ayn" diye ayn'ı ötreli okudu; Ebû Ubeyd de böyle okudu.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîKıraatler
3176
Ateş cehennemliği kızartır; üst dudağı başının ortasına çekilir, alt dudağı göbeğine sarkar.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3241
Yer O'nun avucunda, gökler O'nun sağ elinde dürülmüşken insanlar nerede olacak? Cehennemin köprüsü üzerinde.
Mücâhid
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3337
Hesabı didik didik sorulan helak olur; kolay hesap ise amellerin gösterilmesidir.
Âişe
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3353
Yerin haberleri, her kulun üzerinde yaptığı şeye şahitlik etmesidir
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKur'ân Tefsiri
3438
Allah'ım! Yolculukta yoldaş, ailede vekil sensin; yeri bize dür ve yolculuğu bize kolaylaştır.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3447
Allah'ım! Bu yolculuğumda senden iyilik ve takva, razı olacağın amel isterim.
İbn Ömer
Câmiu't-TirmizîDualar (Deavât)
3881
Ey Âişe! Bu Cebrâil'dir, sana selâm söylüyor; ben de: Sen bizim görmediğimizi görüyorsun, dedim.
Âişe
Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler)
3882
Cebrâil sana selâm söylüyor, buyurdu; ben de: Onun üzerine de selâm ve Allah'ın rahmeti olsun, dedim.
Âişe
Câmiu't-TirmizîMenâkıb (Faziletler)