Fihrist

Sünnet ile ilgili hadisler

Sünnet ile ilgili 177 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

177 hadis
1 Yahudiler yetmiş bir veya yetmiş iki fırkaya ayrıldı; ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4596 2 Bu ümmet yetmiş üç fırkaya ayrılacak; yetmiş ikisi ateşte, biri cennettedir, o da cemaattir. Ebû Âmir el-Hevzenî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4597 3 Kur'ân'ın müteşâbih âyetlerine uyanları gördüğünüzde onlardan sakının. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4598 4 Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğzetmektir. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4599 5 Resûlullah Müslümanları biz üç kişiyle konuşmaktan men etti; Ebû Katâde selamımı almadı. Kâ'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4600 6 Za'feranlı koku sürünen Ammâr'ın selamını almadı: Git, bunu üzerinden yıka. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4601 7 Ben mi o Yahudi kadına vereceğim? deyince Resûlullah öfkelenip Zeyneb'e küstü. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4602 8 Kur'ân hakkında tartışmak (mirâ) küfürdür. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4603 9 Dikkat edin! Bana Kitap ve onunla birlikte onun bir benzeri verildi. Mikdâm b. Ma'dîkerib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4604 10 Sizden birini koltuğuna yaslanmış hâlde bulmayayım: Allah'ın Kitabı'nda ne bulduysak ona uyarız der. Ebû Râfi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 4605 11 Kim bu işimizde ondan olmayan bir şey ihdas ederse o reddolunur. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4606 12 Benim sünnetime ve hidayete erdirilmiş râşid halifelerin sünnetine sarılın; her bid'at sapıklıktır. Abdurrahman b. Amr es-Sülemî ve Hucr b. Hucr şöyle anlattılar: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4607 13 Dikkat edin! Dinde aşırı gidenler (mütenattı'lar) helâk oldu. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4608 14 Kim hidayete çağırırsa, kendisine uyanların ecirleri kadar ecir onun olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4609 15 Suçu en büyük Müslüman, haram kılınmamış bir şeyi sorup sorusu yüzünden haram kılınan kimsedir. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4610 16 Muâz b. Cebel: Hakîmin sapmasından sakının; hakkı işittiğinizde alın, hakkın üzerinde nur vardır. Yezîd b. Umeyre şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4611 17 Ömer b. Abdülazîz'in kader mektubu: Sünnete sımsıkı bağlı kal; o Allah'ın izniyle senin için korunaktır. Süfyân es-Sevrî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4612 18 Ümmetimde kaderi yalanlayan kavimler olacaktır. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4613 19 Hasan-ı Basrî: Âdem yer için yaratıldı; ağaçtan yemekten onun için kaçış yoktu. Hâlid el-Hazzâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4614 20 Hasan-ı Basrî: Bunları bunun için, şunları da şunun için yarattı. Hasan-ı Basrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4615 21 Hasan-ı Basrî: Ancak Allah'ın, cehenneme gireceğini kendisine vâcip kıldığı kimseyi saptırabilirler. Hâlid el-Hazzâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4616 22 Hasan-ı Basrî için gökten yere düşürülmek, İş benim elimdedir demekten daha sevimliydi. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4617 23 Hasan-ı Basrî: Allah'tan başka yaratıcı var mı? Allah şeytanı yarattı; hayrı da şerri de yarattı. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4618 24 Hasan-ı Basrî: Suçluların kalplerine sokulan şey şirktir. Hasan-ı Basrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4619 25 Hasan-ı Basrî: Onlarla arzu ettikleri arasına engel konuldu; yani onlarla iman arasına. Hasan-ı Basrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4620 26 İbn Avn: Onlar Hasan hakkında çok yalan söylüyorlar. Abdullah b. Avn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4621 27 Eyyûb: Hasan hakkında iki sınıf insan yalan söyledi; Kaderiyye ve ona kin besleyenler. Eyyûb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4622 28 Kurre b. Hâlid: Ey gençler, Hasan hakkında yenik düşmeyin; onun görüşü sünnet ve doğruydu. Yahyâ b. Kesîr el-Anberî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4623 29 İbn Avn: Hasan'ın sözünün bu noktaya varacağını bilseydik, döndüğüne dair bir yazı yazardık. Abdullah b. Avn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4624 30 Hasan-ı Basrî: Ben ondan hiçbir şeye asla dönecek değilim. Eyyûb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4625 31 Osmân el-Bettî: Hasan hiçbir âyeti kaderi ispat dışında tefsir etmedi. Osmân el-Bettî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4626 32 Peygamber zamanında derdik: Ebû Bekr'e kimseyi denk tutmayız, sonra Ömer'e, sonra Osmân'a. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4627 33 Resûlullah hayattayken derdik: Ümmetin ondan sonra en faziletlisi Ebû Bekr, sonra Ömer, sonra Osmân'dır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4628 34 Ali: Resûlullah'tan sonra insanların en hayırlısı Ebû Bekr, sonra Ömer'dir; ben Müslümanlardan bir adamım. Muhammed b. el-Hanefiyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4629 35 Süfyân: Ali'nin hilâfete o ikisinden daha lâyık olduğunu iddia eden, Ebû Bekr ve Ömer'i hatalı saymış olur. Süfyân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4630 36 Süfyân es-Sevrî: Halifeler beştir: Ebû Bekr, Ömer, Osmân, Ali ve Ömer b. Abdülazîz. Süfyân es-Sevrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4631 37 Ebû Bekr'in rüya tabiri: Bir kısmında isabet ettin, bir kısmında hata ettin; yemin etme. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4632 38 İbn Abbâs: Ebû Bekir rüyanın yorumunda neyi yanlış bildiğini sordu; Peygamber ona haber vermekten kaçındı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4633 39 Gökten bir terazi indi; sen Ebû Bekir'den, Ebû Bekir Ömer'den, Ömer Osman'dan ağır geldi, sonra terazi kaldırıldı. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4634 40 Terazi rüyası üzerine: Nübüvvet hilâfetidir; sonra Allah mülkü dilediğine verir. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4635 41 Salih bir adama Ebû Bekir'in Resûlullah'a, Ömer'in Ebû Bekir'e, Osman'ın Ömer'e bağlandığı gösterildi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4636 42 Gökten bir kova sarkıtıldı; Ebû Bekir zayıfça, Ömer ve Osman kana kana içti; Ali tutunca üzerine sıçradı. Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4637 43 Mekhûl: Rumlar Şam'ı kırk sabah çiğneyecek; yalnızca Dımaşk ve Ammân korunacak. Mekhûl · Sünen-i Ebû Dâvûd 4638 44 Acem krallarından bir kral gelecek; Dımaşk dışında bütün şehirlere galip gelecek. Ebü'l-A'yes Abdurrahman b. Selmân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4639 45 Melhamelerde Müslümanların otağının yeri, Gûta denilen bir arazidir. Mekhûl · Sünen-i Ebû Dâvûd 4640 46 Haccâc hutbesinde: Osman'ın Allah katındaki misali, Meryem oğlu Îsâ'nın misali gibidir. Avf şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4641 47 Haccâc: Elçiniz mi daha değerlidir, halifeniz mi? Rebî': Senin arkanda asla namaz kılmayacağım. Rebî' b. Hâlid ed-Dabbî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4642 48 Haccâc minberde: Abdülmelik'i dinleyin ve itaat edin; bunda istisna yoktur. Âsım şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4643 49 Haccâc minberde: Şu kızıllar, kesip doğrayın! Onları giden dün gibi bırakırım. Süleymân el-A'meş şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4644 50 Haccâc cuma hutbesinde: Allah'ın halifesini ve seçkinini, Abdülmelik b. Mervân'ı dinleyin ve itaat edin. Süleymân el-A'meş şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4645 51 Nübüvvet hilâfeti otuz yıldır; sonra Allah mülkü dilediğine verir. Sefîne · Sünen-i Ebû Dâvûd 4646 52 Sefîne (Avvâm b. Havşeb tariki): Nübüvvet hilâfeti otuz yıldır; sonra Allah kendi mülkünü dilediğine verir. Sefîne · Sünen-i Ebû Dâvûd 4647 53 Sabit dur ey Hirâ! Üzerinde bir peygamber, bir sıddîk yahut bir şehitten başkası yok. Saîd b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4648 54 On kişi cennettedir: Peygamber, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Sa'd ve Abdurrahman b. Avf. Saîd b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4649 55 Onlardan birinin Resûlullah ile yüzü tozlanan bir savaşta bulunması, sizden birinin ömür boyu amelinden hayırlıdır. Riyâh b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4650 56 Sabit dur ey Uhud! Üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehit var. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4651 57 Ey Ebû Bekir, sen ümmetimden cennete ilk girecek olansın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4652 58 Ağacın altında biat edenlerden hiçbiri cehenneme girmez. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4653 59 Allah Bedir ehline muttali oldu ve: Dilediğinizi yapın; sizi bağışladım, buyurdu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4654 60 Muğîre kılıcın kın ucuyla Urve'nin eline vurdu: Elini onun sakalından çek! Misver b. Mahreme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4655 61 Piskopos Ömer'e: Seni demirden, emin, sağlam bir kale olarak buluyorum. Ömer b. el-Hattâb'ın müezzini el-Akra' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4656 62 Ümmetimin en hayırlısı, içlerinde gönderildiğim nesildir; sonra onları takip edenlerdir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4657 63 Ashabıma sövmeyin! Sizden biri Uhud kadar altın infak etse, onlardan birinin bir müddüne ulaşamaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4658 64 Ümmetimden hangi adama öfkemle sövmüş yahut lânet etmişsem, onu kıyamet gününde onun için rahmet kıl. Amr b. Ebû Kurra şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4659 65 Ebû Bekir nerede? Allah da Müslümanlar da buna razı olmaz! Abdullah b. Zem'a şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4660 66 Hayır, hayır, hayır! İnsanlara Ebû Kuhâfe'nin oğlu namaz kıldırsın. Abdullah b. Zem'a şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4661 67 Şu oğlum bir seyyiddir; Allah'ın onun vasıtasıyla iki topluluğun arasını düzeltmesini umarım. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4662 68 Huzeyfe: Muhammed b. Mesleme müstesna herkes için fitneden korkarım; Resûlullah ona: Fitne sana zarar vermez, dedi. Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4663 69 Muhammed b. Mesleme çadırında: Fitne açılıp gidinceye kadar şehirlerinizden hiçbirinin beni içine almasını istemem. Sa'lebe b. Dubey'a şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4664 70 Dubey'a b. Husayn tarikiyle: Muhammed b. Mesleme fitne geçinceye kadar şehirlerden uzak durdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 4665 71 Ali: Resûlullah bana bu yürüyüş hakkında bir şey ahdetmedi; bu benim vardığım bir görüştür. Kays b. Ubâd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4666 72 Müslümanlar arasında bir ayrılık sırasında dinden çıkan bir fırka çıkacak; onu hakka daha yakın taife öldürecek. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4667 73 Peygamberler arasında üstünlük tercihi yapmayın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4668 74 Hiçbir kula: Ben Yûnus b. Mettâ'dan hayırlıyım, demek yakışmaz. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4669 75 Hiçbir peygambere: Ben Yûnus b. Mettâ'dan hayırlıyım, demek yakışmaz. Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4670 76 Beni Mûsâ'ya üstün tutmayın! İnsanlar bayılacak, ayılan ilk kişi ben olacağım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4671 77 Ey yaratılmışların en hayırlısı! dedi; Resûlullah: O, İbrâhîm'dir, buyurdu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4672 78 Ben Âdemoğlunun efendisiyim; ilk şefaat eden ve şefaati ilk kabul edilen benim. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4673 79 Tübba' lânetlenmiş midir bilmiyorum; Üzeyr peygamber midir bilmiyorum. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4674 80 İnsanların Meryem oğluna en yakını benim; benimle onun arasında bir peygamber yoktur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4675 81 İman yetmiş küsur şubedir; en faziletlisi Lâ ilâhe illallah, en aşağısı yoldan kemiği gidermektir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4676 82 Abdülkays heyeti: Allah'a imanın ne olduğunu biliyor musunuz? Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4677 83 Kul ile küfür arasındaki sınır namazı terk etmektir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4678 84 Aklı ve dini eksik olup da akıl sahibine sizden daha baskın gelen kimse görmedim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4679 85 Beytülmakdis'e doğru namaz kılarken ölenler ne olacak? Allah imanınızı zayi edecek değildir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4680 86 Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için vermezse imanı kemale erdirmiş olur. Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4681 87 Müminlerin iman bakımından en kâmili, ahlâkı en güzel olanıdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4682 88 Ben bazı adamlara veririm de bana onlardan daha sevgili olanı bırakırım; yüzüstü ateşe atılmalarından korkarım. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4683 89 Zührî: İslâm'ın şehadet kelimesi, imanın ise amel olduğu görüşündeyiz. Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4684 90 Sa'd: Falana ver, çünkü o mümindir dedim; Peygamber: Yahut Müslümandır, buyurdu. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4685 91 Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak dönmeyin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4686 92 Müslüman bir adam Müslüman bir adamı kâfir sayarsa, o kâfir değilse kâfir olan kendisidir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4687 93 Dört haslet kimde bulunursa o halis münafıktır: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde durmaz... Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4688 94 Zina eden, zina ettiği sırada mümin olarak zina etmez; tövbe ise bundan sonra da arz olunmuştur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4689 95 Adam zina ettiğinde iman ondan çıkar, üzerinde gölgelik gibi olur; bıraktığında iman ona döner. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4690 96 Kaderiyye bu ümmetin Mecûsîleridir; hastalanırlarsa ziyaret etmeyin, ölürlerse hazır bulunmayın. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4691 97 Her ümmetin Mecûsîleri vardır; bu ümmetin Mecûsîleri kader yoktur diyenlerdir. Huzeyfe b. el-Yemân · Sünen-i Ebû Dâvûd 4692 98 Allah Âdem'i bütün yeryüzünden aldığı bir avuç topraktan yarattı; Âdemoğulları yeryüzüne göre geldi. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4693 99 Amel edin; herkes yaratıldığı şeye kolaylaştırılmıştır. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4694 100 İhsan, Allah'a onu görüyormuş gibi ibadet etmendir; sen onu görmesen de o seni görür. Yahyâ b. Ya'mer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4695 101 Osmân b. Gıyâs tariki: Cennet ehli cennet ehlinin ameline kolaylaştırılır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4696 102 Alkame b. Mersed tariki: İslâm namaz, zekât, hac, ramazan orucu ve cünüplükten gusletmektir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4697 103 Yabancı geldiğinde Resûlullah'ı tanısın diye ona çamurdan bir seki yaptık. Ebû Zer ve Ebû Hüreyre şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4698 104 Ubey b. Ka'b: Uhud kadar altın infak etsen, kadere iman etmedikçe Allah onu senden kabul etmez. İbn ed-Deylemî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4699 105 Allah'ın ilk yarattığı şey kalemdir; ona: Kıyamet kopuncaya kadar her şeyin takdirlerini yaz! dedi. Ubâde b. es-Sâmit oğluna · Sünen-i Ebû Dâvûd 4700 106 Âdem ile Mûsâ tartıştılar; böylece Âdem Mûsâ'ya delille üstün geldi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4701 107 Mûsâ: Rabbim! Bizi ve kendisini cennetten çıkaran Âdem'i bize göster, dedi. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4702 108 Allah kulu cennet için yarattığında, onu cennet ehlinin ameliyle amel ettirir. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4703 109 Nuaym b. Rebîa tarikiyle Ömer: Allah cennet için yarattığı kula cennet ehlinin amelini işletir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4704 110 Hızır'ın öldürdüğü çocuk kâfir olarak yaratılmıştı; yaşasaydı anne babasını azgınlık ve küfre sürüklerdi. Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 4705 111 Übey b. Ka'b (Kehf 80. âyet hakkında): O çocuk yaratıldığı gün kâfir olarak yaratılmıştı. Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 4706 112 Hızır, çocuklarla oynayan bir çocuk gördü; başını tutup kopardı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4707 113 Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gün toplanır; sonra alaka, sonra mudğa olur. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4708 114 Herkes ne için yaratıldıysa ona kolaylaştırılmıştır. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4709 115 Kader ehli (Kaderiyye) ile oturmayın ve onlarla söze başlamayın. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4710 116 Müşriklerin çocukları: Allah, onların ne yapacaklarını daha iyi bilir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4711 117 Müminlerin de müşriklerin de çocukları babalarındandır; Allah onların ne yapacaklarını daha iyi bilir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4712 118 Allah cenneti ve ona ehil olanları, onlar babalarının sulbünde iken yarattı. Mü'minlerin annesi Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4713 119 Her doğan fıtrat üzere doğar; sonra anne babası onu Yahudi ve Hristiyan yapar. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4714 120 İmam Mâlik: Fıtrat hadisini delil getiren heva ehline karşı hadisin sonuyla delil getir. Mâlik'e şöyle denildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4715 121 Hammâd b. Seleme: Fıtrat, Allah'ın babalarının sulbünde iken onlardan aldığı ahittir. Haccâc b. el-Minhâl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4716 122 Kız çocuğunu diri diri gömen de gömülen de cehennemdedir. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4717 123 Adam dönüp gidince: Şüphesiz benim babam da senin baban da cehennemdedir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4718 124 Şüphesiz şeytan, Âdemoğlunda kanın dolaştığı yerde dolaşır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4719 125 Ömer (İbn Vehb tariki): Kader ehli ile oturmayın ve onlarla söze başlamayın. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4720 126 Allah'ı kim yarattı? Kim bundan bir şey hissederse: Allah'a iman ettim desin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4721 127 Allah'ı kim yarattı denince İhlâs'ı okuyun, sola üç defa tükürüp şeytandan Allah'a sığının. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4722 128 Sekiz dağ keçisinin sırtlarında Arş vardır; sonra Allah Tebâreke ve Teâlâ bunun üstündedir. Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4723 129 Amr b. Ebû Kays'ın Simâk'tan rivayeti: Arş sekiz dağ keçisinin sırtındadır, Allah onun üstündedir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4724 130 İbrâhîm b. Tahmân'ın Simâk'tan uzun rivayeti: Arş sekiz dağ keçisinin sırtları üzerindedir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4725 131 Yazık sana! Allah, yarattıklarından hiçbirine karşı şefaatçi kılınmaz; Allah'ın şanı bundan çok daha yücedir. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 4726 132 Arşı taşıyan meleklerden birinin kulak memesi ile omzu arası yedi yüz yıllık yoldur. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4727 133 Peygamber, Semî ve Basîr âyetini okurken baş parmağını kulağına, yanındakini gözüne koydu. Ebû Hüreyre'nin azatlısı Ebû Yûnus Süleym b. Cübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4728 134 Şüphesiz siz, şu ayı gördüğünüz gibi Rabbinizi göreceksiniz; O'nu görmekte sıkışmazsınız. Cerîr b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4729 135 Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz? Bulutsuz güneşi ve dolunayı görmekte sıkıntı çeker misiniz? Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4730 136 Ey Ebû Rezîn! Her biriniz ayı görmüyor mu? Allah daha büyüktür. Ebû Rezîn el-Ukaylî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4731 137 Allah kıyamet günü gökleri dürer, sağ eliyle tutar ve: Melik benim! Zorbalar nerede? der. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4732 138 Rabbimiz her gece dünya semasına iner: Kim bana dua eder de ona icabet edeyim? Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4733 139 Beni kavmine götürecek bir adam yok mu? Kureyş, Rabbimin kelâmını tebliğ etmemi engelledi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4734 140 Âişe: Benim durumum, Allah'ın hakkımda okunacak bir âyetle konuşmasından çok daha değersizdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4735 141 Necâşî: Allah'ın kelâmına mı gülüyorsun? Âmir b. Şehr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4736 142 Sizi, Allah'ın tam kelimelerine, her şeytandan, haşereden ve her kem gözden sığındırırım. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4737 143 Allah vahiy ile konuştuğunda gök ehli, zincirin kaya üzerinde sürüklenmesi gibi bir çınlama işitir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4738 144 Şefaatim, ümmetimden büyük günah sahiplerinedir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4739 145 Bir topluluk, Muhammed'in şefaatiyle cehennemden çıkar, cennete girer ve onlara Cehennemîler denir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4740 146 Şüphesiz cennet ehli orada yer ve içer. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4741 147 Sûr, içine üflenecek bir boynuzdur. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4742 148 Âdemoğlunun her yerini toprak yer; ancak kuyruk sokumu kemiği müstesna. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4743 149 Cennet hoşa gitmeyen şeylerle, cehennem şehvetlerle kuşatıldı; Cebrâil gidip ikisine de baktı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4744 150 Şüphesiz önünüzde bir havuz vardır; iki kenarı arası Cerbâ ile Ezruh arası gibidir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4745 151 Siz, havzın başına bana gelecek olanların yüz bin cüzünden bir cüz bile değilsiniz. Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 4746 152 Kevser, Rabbimin cennette bana vaat ettiği bir nehirdir; üzerinde ümmetimin geleceği bir havuz vardır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4747 153 Peygamber'e kenarları içi oyuk yakuttan bir nehir arz edildi: Bu, Allah'ın sana verdiği Kevser'dir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4748 154 Ebû Berze: Havzı kim yalanlarsa Allah ona ondan su içirmesin. Abdüsselâm b. Ebû Hâzim Ebû Tâlût şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4749 155 Müslüman kabirde sorgulanınca şahadet eder; Allah iman edenleri sağlam sözle sabit kılar. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4750 156 Mümin kabrinde Allah'a ibadet ederdim der; cehennemdeki evinin yerine ona cennette bir ev verilir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4751 157 Enes (Abdülvehhâb tariki): Kul kabre konulunca arkadaşlarının ayakkabı sesini işitir; ona iki melek gelir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4752 158 Berâ: Mümin kabirde Rabbim Allah, dinim İslâm der; gökten bir münadi Kulum doğru söyledi diye seslenir. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4753 159 Zâzân tarikiyle Berâ: Mümin kabirde "Rabbim Allah, dinim İslâm" der. Sünen-i Ebû Dâvûd 4754 160 Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz: Mizanın, amel defterinin ve sıratın yanında. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4755 161 Nûh'tan sonra kavmini Deccâl'e karşı uyarmamış hiçbir peygamber yoktur; ben de sizi ona karşı uyarıyorum. Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh · Sünen-i Ebû Dâvûd 4756 162 Deccâl hakkında hiçbir peygamberin söylemediği bir söz söyleyeceğim: O tek gözlüdür, Allah ise değildir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4757 163 Kim cemaatten bir karış ayrılırsa, İslâm bağını boynundan çıkarmış olur. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4758 164 Fey'i kendilerine ayıran yöneticilere karşı kılıç çekme; bana kavuşuncaya kadar sabret. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4759 165 Başınıza yöneticiler gelecek; onlarla savaşmayalım mı? Hayır, namaz kıldıkları sürece. Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4760 166 Ümmü Seleme (Katâde tariki): Kim hoş görmezse beri olur, kim inkâr ederse selâmette olur. Sünen-i Ebû Dâvûd 4761 167 Kim Müslümanların işini onlar bir aradayken parçalamak isterse, kim olursa olsun onu kılıçla vurun. Arfece · Sünen-i Ebû Dâvûd 4762 168 Ali: Nehrevân ehli içinde eli kusurlu bir adam vardır; şımarmasaydınız onları öldürenlere vaat edileni söylerdim. Abîde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4763 169 Bunun soyundan Kur'ân okuyan, fakat okun avdan çıktığı gibi İslâm'dan çıkan bir kavim gelecek. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4764 170 Ümmetimde ihtilaf ve ayrılık olacak; bir kavim sözü güzel söyler, işi kötü yapar; alametleri tıraş olmaktır. Ebû Saîd el-Hudrî ve Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4765 171 Enes (Ma'mer tariki): Alametleri tıraş olmak ve saçı kökünden kazıtmaktır; onları gördüğünüzde öldürün. Sünen-i Ebû Dâvûd 4766 172 Ahir zamanda yaşları genç, akılları kıt bir kavim gelecek; okun avdan çıktığı gibi İslâm'dan çıkarlar. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4767 173 Ali: Hâricîlerin alameti, içlerinde pazusu olup kolu olmayan, pazusunda meme ucu gibi bir şey bulunan adamdır. Seleme b. Kühayl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4768 174 Ebü'l-Vadî: Muhdeci ölülerin altından çamur içinde çıkardılar; bir eli kadın memesi gibiydi. Ebü'l-Vadî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4769 175 Ebû Meryem: Muhdec fakir biriydi, bizimle mescitte otururdu; ona Nâfi' Zü's-Südeyye denirdi. Ebû Meryem şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4770 176 Kimin malı haksız yere alınmak istenir de savaşıp öldürülürse o şehittir. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4771 177 Malını korurken öldürülen şehittir; ailesi, canı veya dini uğrunda öldürülen de şehittir. Saîd b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4772