Fihrist

Menâsik (Hac) ile ilgili hadisler

Menâsik (Hac) ile ilgili 325 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

325 hadis
1 Hac bir defadır; kim fazlasını yaparsa o nafiledir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1721 2 Vedâ haccında hanımlarına: Bu hac, sonra da hasırların sırtı. Ebû Vâkıd el-Leysî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1722 3 Müslüman bir kadının yanında mahrem bir erkek olmadan bir gecelik yolculuk yapması helal değildir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1723 4 Mâlik tariki: Allah'a ve ahirete iman eden kadının bir gün ve bir gecelik yolculuk yapması helal değildir. Sünen-i Ebû Dâvûd 1724 5 Süheyl tariki: Kadın, yanında mahremi olmadan bir berîdlik mesafeye yolculuk yapamaz. Sünen-i Ebû Dâvûd 1725 6 Kadın; babası, kardeşi, kocası, oğlu veya bir mahremi yanında olmadan üç günden fazla yolculuğa çıkamaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1726 7 Kadın, yanında bir mahremi olmadan üç gün yolculuk yapmasın. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1727 8 İbn Ömer, âzatlısı Safiyye'yi terkisine alır, o da onunla Mekke'ye yolculuk ederdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1728 9 İslâm'da sarûre (hiç hac etmeden kalmak) yoktur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1729 10 Azık edinin; şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1730 11 Mina'da ticaret yapmazlardı; Arafat'tan ayrıldıklarında ticaret yapmakla emrolundular. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1731 12 Kim haccı dilerse acele etsin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1732 13 İbn Ömer, hac yolunda hayvan kiraya veren adama: Senin haccın vardır. Ebû Ümâme et-Teymî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1733 14 İhramlı iken alışverişten çekindiler; hac mevsimlerinde lütuf istemenizde günah yoktur âyeti indi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1734 15 İbn Ebû Füdeyk tariki: İnsanlar haccın ilk zamanlarında alışveriş yaparlardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1735 16 Bunun için hac var mıdır? Evet, sana da ecir vardır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1736 17 Medine halkı için Zü'l-Huleyfe, Şam halkı için Cuhfe, Necid halkı için Karn mîkat tayin edildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1737 18 Tâvûs tariki: Mîkatlar oraların halkı ve oraya gelen hac ve umre niyetliler içindir; Mekkeliler Mekke'den girer. Sünen-i Ebû Dâvûd 1738 19 Resûlullah Irak halkı için Zâtü Irk'ı mîkat tayin etti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1739 20 Resûlullah Doğu halkı için Akîk'i mîkat tayin etti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1740 21 Kim Mescid-i Aksâ'dan Mescid-i Harâm'a hac veya umre için ihrama girerse geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır. Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 1741 22 Bedeviler: Bu mübarek bir yüzdür; Irak halkı için de Zâtü Irk'ı mîkat tayin etti. Hâris b. Amr es-Sehmî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1742 23 Lohusa Esmâ bint Umeys'in gusledip ihrama girmesi emredildi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1743 24 Hayızlı ve lohusa kadın gusleder, ihrama girer ve Beyt'i tavaf dışında bütün menâsiki yerine getirir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1744 25 Resûlullah'ı ihrama girmeden önce ve ihramdan çıkması için Beyt'i tavaf etmeden önce kokulardım. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1745 26 Sanki ihramlı iken Resûlullah'ın saç ayrımındaki miskin parıltısına bakıyorum. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1746 27 Peygamber'i saçlarını telbîd etmiş hâlde telbiye getirirken işittim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1747 28 Peygamber başını balla telbîd etti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1748 29 Hudeybiye yılında Ebû Cehil'in burnunda gümüş halka bulunan devesini kurbanlık olarak gönderdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1749 30 Vedâ haccında Muhammed'in ailesi adına tek bir sığır kurban etti. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1750 31 Hanımlarından umre yapanlar adına aralarında ortak bir sığır kesti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1751 32 Kurbanlık devenin hörgücünü sağdan iş'âr etti, iki nalın taktı ve Beydâ'da hac için telbiye getirdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1752 33 Yahyâ tariki: Sonra kurbanlık devenin kanını eliyle sildi. Sünen-i Ebû Dâvûd 1753 34 Hudeybiye yılında Zü'l-Huleyfe'de kurbanlığa gerdanlık taktı, onu iş'âr etti ve ihrama girdi. Misver b. Mahreme ile Mervân şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1754 35 Gerdanlık takılmış koyunları kurbanlık olarak gönderdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1755 36 Ömer'in kurbanlık necîb devesi hakkında: Hayır, onu bizzat kurban et. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1756 37 Kurbanlıkları Beyt'e gönderip Medine'de kaldı; kendisine helal olan hiçbir şey ona haram olmadı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1757 38 Medine'den kurbanlık gönderir, sonra ihramlının sakındığı şeylerden hiçbirinden sakınmazdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1758 39 Kurbanlığın gerdanlıklarını yünden büktüm; o, aramızda ihramsız olarak sabahladı. Mü'minlerin annesi Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1759 40 Kurbanlık deveyi süren adama: Ona bin, yazık sana! Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1760 41 Mecbur kaldığında, bir binek buluncaya kadar kurbanlığa uygun bir şekilde bin. Ebü'z-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1761 42 Kurbanlıklardan biri helak olacak hâle gelirse onu kes, nalınını kanına boya ve insanlara bırak. Nâciye el-Eslemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1762 43 Yürüyemeyen kurbanlığı kes, nalınını kanına boya; ondan ne sen ne de arkadaşlarından biri yesin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1763 44 Kurbanlık develerin otuzunu kendi eliyle kesti, geri kalanını ben kestim. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1764 45 Allah katında günlerin en büyüğü nahr günüdür, sonra da karr günüdür. Abdullah b. Kurt · Sünen-i Ebû Dâvûd 1765 46 Vedâ haccında Ali ile mızrağı birlikte tutup kurbanlık develeri kesti. Garafe b. el-Hâris el-Kindî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1766 47 Kurbanlık deveyi sol ayağı bağlı, diğer ayakları üzerinde ayakta dururken keserlerdi. Câbir ve Abdurrahman b. Sâbit şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1767 48 Deveyi ayağı bağlı olarak ayakta kaldır; bu Muhammed'in sünnetidir. Ziyâd b. Cübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1768 49 Kasaba kurbanlıktan bir şey verme; biz ona ücretini kendi yanımızdan veririz. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1769 50 Namaz kıldığı yerde, devesi doğrulunca ve Beydâ tepesine çıkınca telbiye getirdi. Saîd b. Cübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1770 51 Resûlullah ancak Zü'l-Huleyfe mescidinin yanından telbiye getirdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1771 52 İbn Ömer'in dört uygulaması: iki Yemânî rükne dokunmak, sibtî nalın, sarı boya ve terviye günü ihram. Ubeyd b. Cüreyc şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1772 53 Öğleyi Medine'de dört, ikindiyi Zü'l-Huleyfe'de iki rekât kıldı; sabah bineği doğrulunca telbiye getirdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1773 54 Öğleyi kıldı, bineğine bindi ve Beydâ dağının üzerine çıkınca telbiye getirdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1774 55 Fur' yolunda bineği doğrulunca, Uhud yolunda Beydâ dağına yükselince telbiye getirirdi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1775 56 Lebbeyk Allâhümme lebbeyk; ihramdan çıkacağım yer, beni alıkoyduğun yerdir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1776 57 Resûlullah haccı ifrad olarak yaptı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1777 58 Âişe'ye: Umreni bırak, saçını çöz ve tara; sonra Ten'îm'den umre yaptı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1778 59 Hac için ihrama girenler ve hac ile umreyi birleştirenler nahr gününe kadar ihramdan çıkmadılar. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1779 60 İbn Vehb tariki: Umre için ihrama girenler ise ihramdan çıktı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1780 61 Umre yapanlar Mina'dan sonra ikinci bir tavaf yaptı; hac ile umreyi birleştirenler yalnızca bir tavaf yaptı. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1781 62 Bu, Allah'ın Âdemoğlu kızlarına yazdığı bir şeydir; Beyt'i tavaf etmemen dışında bütün menâsiki yerine getir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1782 63 Kurbanlık sürüp getirmemiş olanlara ihramdan çıkmalarını emretti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1783 64 Sonradan öğrendiğimi işimin başında bilseydim kurbanlık sürüp getirmezdim. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1784 65 Câbir: Haccından da umrenden de birlikte ihramdan çıktın; Ey Abdurrahman, Ten'îm'den ona umre yaptır. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1785 66 İbn Cüreyc tariki: Hac edenin yaptığını yap; ancak Beyt'i tavaf etme ve namaz kılma. Sünen-i Ebû Dâvûd 1786 67 Sürâka: Bu temettuumuz bu yılımıza mı mahsus, yoksa ebedî mi? Hayır, o ebedîdir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1787 68 Haccı umreye çevirin; nahr günü Beyt'i tavaf ettiler, Safâ ile Merve arasında tavaf etmediler. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1788 69 Câbir: Sonradan öğrendiğimi baştan bilseydim kurbanlık getirmezdim; yanımda kurbanlık olmasaydı ihramdan çıkardım. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1789 70 Umre kıyamet gününe kadar hacca girmiştir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1790 71 Hac için ihrama girip Beyt'i ve Safâ ile Merve'yi tavaf eden ihramdan çıkar; bu umre olur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1791 72 Kurbanlık sebebiyle ihramdan çıkmadı; kurbanlığı olmayanlara tavaf, sa'y ve saç kısaltmayı emretti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1792 73 Resûlullah vefat ettiği hastalığında hacdan önce umreyi yasakladı. Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1793 74 Muâviye: Hac ile umrenin birleştirilmesini yasakladığını biliyor musunuz? Ebû Şeyh el-Hünâî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1794 75 Hac ve umre için birlikte telbiye getirip: Lebbeyk umreten ve haccen, diyordu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1795 76 Beydâ'da hamd, tesbih ve tekbir getirdi, sonra hac ve umre için ihrama girdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1796 77 Ben kurbanlık sürüp getirdim ve kıran yaptım; develerden altmış yedi veya altmış altı tane kes. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1797 78 Ömer: Peygamberinin sünnetine hidayet olundun. Ebû Vâil şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1798 79 Subey b. Ma'bed hac ile umreyi birleştirdi; Ömer: Peygamberinin sünnetine hidayet olundun. Subey b. Ma'bed şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1799 80 Ömer: Bu mübarek vadide namaz kıl ve de ki: Bir haccın içinde bir umre. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1800 81 Sebre: Allah bu haccınıza bir umre dahil etti; kurbanı olmayan, tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkar. Sebre b. Ma'bed el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1801 82 Muâviye: Merve üzerinde bir mişkas ile Peygamber'in saçını kısalttım. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1802 83 Muâviye (Ma'mer tariki): Merve üzerinde bir bedevinin mişkasıyla Resûlullah'ın saçını kısalttım. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1803 84 İbn Abbâs: Peygamber umre için, ashabı da hac için ihrama girip telbiye getirdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1804 85 Resûlullah Veda Haccında umreyi hacca ekleyerek temettu yaptı ve kurbanı Zü'l-Huleyfe'den sevk etti. Sâlim b. Abdullah b. Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1805 86 Hafsa: Başımı telbid ettim, kurbanıma gerdanlık taktım; kurbanı kesinceye kadar ihramdan çıkmam. Hafsa · Sünen-i Ebû Dâvûd 1806 87 Ebû Zer: Haccı umreye çevirmek yalnızca Resûlullah ile birlikte bulunan kafileye mahsustu. Selîm b. el-Esved şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1807 88 Bilâl b. el-Hâris: Haccı feshetmek bize mi mahsus? "Bilakis yalnızca size mahsustur." Bilâl b. el-Hâris · Sünen-i Ebû Dâvûd 1808 89 Has'amlı kadın: Babam binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı; onun yerine hac edeyim mi? "Evet." Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1809 90 Ebû Rezîn: Babam hacca ve umreye güç yetiremiyor; "Babanın yerine hac ve umre yap." Ebû Rezîn · Sünen-i Ebû Dâvûd 1810 91 Önce kendi adına hac et, sonra Şübrüme adına hac et. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1811 92 Resûlullah'ın telbiyesi: Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1812 93 Câbir: İnsanlar telbiyeye "Ze'l-meâric" gibi sözler eklerdi; Peygamber işitir, bir şey demezdi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1813 94 Cebrâil bana geldi ve ashabıma telbiyede seslerini yükseltmelerini emretmemi emretti. Sâib b. Hallâd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1814 95 Fadl b. Abbâs: Resûlullah Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye getirdi. Fadl b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1815 96 Mina'dan Arafat'a giderken kimimiz telbiye, kimimiz tekbir getiriyordu. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1816 97 Umre yapan kimse Hacerü'l-esved'i istilâm edinceye kadar telbiye getirir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1817 98 Ebû Bekir kölesini dövünce Resûlullah gülümseyerek: Şu ihramlıya bakın, ne yapıyor! Esmâ bint Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1818 99 Halûk izini yıka, cübbeyi çıkar ve haccında ne yaptıysan umrende de onu yap. Ya'lâ b. Ümeyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 1819 100 Ya'lâ b. Ümeyye (Ebû Bişr ve Haccâc tariki): Cübbeni çıkar; o da onu başından çıkardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1820 101 Ya'lâ b. Münye (Leys tariki): Cübbeyi çıkarıp atmasını ve iki veya üç defa yıkanmasını emretti. Sünen-i Ebû Dâvûd 1821 102 Ya'lâ b. Ümeyye (Kays b. Sa'd tariki): Umre için ihramlı adam sakalını ve başını sarıya boyamıştı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1822 103 İhramlı gömlek, bürnus, şalvar, sarık ve vars ya da za'ferân değmiş elbise giymez. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1823 104 Nâfi' tarikiyle İbn Ömer: İhramlı gömlek, bürnus, şalvar, sarık ve boyalı elbise giymez. Sünen-i Ebû Dâvûd 1824 105 İbn Ömer (Leys tariki): İhramlı kadın peçe takmaz ve eldiven giymez. Sünen-i Ebû Dâvûd 1825 106 İbn Ömer (İbrâhîm b. Saîd el-Medînî tariki): İhramlı kadın peçe takmaz, eldiven giymez. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1826 107 Kadınlar ihramda eldiven, peçe ve vars ile za'ferân değmiş elbise giymez; bundan sonra dilediğini giyer. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1827 108 İbn Ömer: Bürnusu mu üzerime atıyorsun? Resûlullah ihramlının bunu giymesini yasakladı. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1828 109 Şalvar izar bulamayan, mest de nalın bulamayan içindir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1829 110 Âişe: İhrama girerken alnımıza sükk sürerdik; terleyince yüzümüze akardı, Peygamber menetmezdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1830 111 İbn Ömer ihramlı kadının mestlerini keserdi; Âişe'nin ruhsat haberini duyunca bunu bıraktı. Sâlim b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1831 112 Berâ: Hudeybiye'de Mekke'ye ancak cülbânü's-silâh, yani içindekiyle birlikte kın ile girilmesi şartıyla anlaşıldı. Berâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1832 113 Âişe: İhramlı iken binekliler hizamıza gelince cilbâbımızı başımızdan yüzümüze sarkıtırdık. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1833 114 Ümmü'l-Husayn: Akabe cemresini taşlayıncaya kadar biri elbisesini kaldırıp Peygamber'i sıcaktan korudu. Ümmü'l-Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 1834 115 Peygamber ihramlı iken hacamat oldu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1835 116 İbn Abbâs: Resûlullah ihramlı iken bir rahatsızlıktan dolayı başından hacamat oldu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1836 117 Enes: Resûlullah ihramlı iken bir ağrıdan dolayı ayağının üstünden hacamat oldu. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 1837 118 İhramlı gözlerinden rahatsızlanınca onlara sarısabır ile pansuman yapsın. Nübeyh b. Vehb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1838 119 İbn Uleyye'nin Eyyûb'dan rivayeti: İhramlı gözleri ağrıyınca onlara sarısabır sürsün. Sünen-i Ebû Dâvûd 1839 120 Ebû Eyyûb: Resûlullah'ı ihramlı iken başını elleriyle öne ve arkaya ovuşturarak yıkarken gördüm. Abdullah b. Huneyn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1840 121 İhramlı evlenmez ve evlendirilmez. Nübeyh b. Vehb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1841 122 Osmân (Matar ve Ya'lâ b. Hakîm tariki): İhramlı evlenmez, evlendirilmez ve kız istemez. Sünen-i Ebû Dâvûd 1842 123 Meymûne: Resûlullah benimle ikimiz de ihramsız iken Serif'te evlendi. Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 1843 124 İbn Abbâs: Peygamber ihramlı iken Meymûne ile evlendi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1844 125 Saîd b. el-Müseyyeb: İbn Abbâs, Peygamber'in ihramlı iken Meymûne ile evlendiği hususunda yanıldı. Saîd b. el-Müseyyeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1845 126 Beş hayvanı Harem dışında ve Harem'de öldürene günah yoktur: Akrep, fare, çaylak, karga ve saldırgan köpek. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1846 127 Ebû Hüreyre: Harem'de öldürülmesi helal beş hayvan: Yılan, akrep, çaylak, fare ve saldırgan köpek. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1847 128 Ebû Saîd: İhramlı yılan, akrep, fare, saldırgan köpek, çaylak ve saldıran yırtıcıyı öldürür; kargayı taşlar. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1848 129 Ali: Resûlullah ihramlı iken kendisine hediye edilen yaban eşeğini yemekten kaçındı. Abdullah b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1849 130 İbn Abbâs: Resûlullah kendisine hediye edilen av etini "Biz ihramlıyız" diyerek kabul etmedi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1850 131 Kara avı, siz onu avlamadıkça veya sizin için avlanmadıkça size helaldir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1851 132 Ebû Katâde'nin avladığı yaban eşeği: O, ancak Allah'ın size yedirdiği bir rızıktır. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1852 133 Çekirge deniz avındandır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1853 134 Ebû Hüreyre (Ebü'l-Mühezzim tariki): İhramlı çekirgeye vurdu; "O ancak deniz avındandır." Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1854 135 Kâ'b el-Ahbâr: Çekirge deniz avındandır. Kâ'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 1855 136 Tıraş ol, sonra bir koyun kes, ya da üç gün oruç tut, ya da altı yoksula üç sâ' hurma yedir. Kâ'b b. Ucre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1856 137 Kâ'b b. Ucre (Şa'bî tariki): Dilersen kurban kes, dilersen üç gün oruç tut, dilersen altı yoksulu doyur. Kâ'b b. Ucre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1857 138 Kâ'b b. Ucre: Yanında kurban yoksa üç gün oruç tut veya altı yoksula üç sâ' hurma sadaka ver. Kâ'b b. Ucre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1858 139 Kâ'b b. Ucre başını tıraş edince Peygamber ona kurban olarak bir sığır göndermesini emretti. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1859 140 Kâ'b b. Ucre: Başını tıraş et; üç gün oruç tut, ya da altı yoksula bir ferak kuru üzüm yedir, ya da koyun kes. Kâ'b b. Ucre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1860 141 Kâ'b b. Ucre (Abdülkerîm el-Cezerî tariki): Bunlardan hangisini yaparsan sana yeter. Sünen-i Ebû Dâvûd 1861 142 Kimin bir uzvu kırılır veya topal kalırsa ihramdan çıkmış olur; gelecek yıl haccetmesi gerekir. Haccâc b. Amr el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1862 143 Haccâc b. Amr (Abdullah b. Râfi' tariki): Kimin bir uzvu kırılır, topal kalır veya hastalanırsa... Sünen-i Ebû Dâvûd 1863 144 İbn Abbâs: Engellenip kesilen kurbanın bedelini kaza umresinde yenile. Ebû Hâdır el-Himyerî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1864 145 İbn Ömer Zû Tuvâ'da geceler, yıkanır, sonra gündüzün Mekke'ye girerdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1865 146 Peygamber Mekke'ye yukarı seniyyeden girer, aşağı seniyyeden çıkardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1866 147 Peygamber Şecere yolundan çıkar, Muarras yolundan girerdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1867 148 Âişe: Resûlullah Fetih yılında Mekke'nin yukarısındaki Kedâ'dan, umrede ise Küdâ'dan girdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1868 149 Âişe: Peygamber Mekke'ye yukarısından girer, aşağısından çıkardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1869 150 Câbir: Beyt'i görünce elleri kaldırmayı ancak yahudiler yapardı; Resûlullah bunu yapmazdı. Muhâcir el-Mekkî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1870 151 Ebû Hüreyre: Fetih günü Peygamber Beyt'i tavaf etti ve Makâm'ın arkasında iki rekât kıldı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1871 152 Resûlullah Safâ'ya Beyt'i görebileceği yere kadar çıktı, ellerini kaldırıp Allah'ı zikretti ve dua etti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1872 153 Ömer: Senin fayda da zarar da veremeyen bir taş olduğunu biliyorum; Resûlullah'ı görmeseydim seni öpmezdim. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1873 154 Resûlullah'ın Beyt'ten iki Yemânî rükün dışında bir şeyi meshettiğini görmedim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1874 155 İbn Ömer: Resûlullah iki rüknün istilâmını ancak onlar Beyt'in temelleri üzerinde olmadığı için terk etti. Sâlim b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1875 156 Resûlullah her şavtta Rükn-i Yemânî'yi ve Hacerü'l-esved'i istilâm etmeyi bırakmazdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1876 157 Resûlullah Veda Haccında deve üzerinde tavaf etti, Rükn'ü mihcen ile istilâm ediyordu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1877 158 Safiyye bint Şeybe: Fetih yılında Resûlullah deve üzerinde tavaf etti, elindeki mihcenle Rükn'ü istilâm etti. Safiyye bint Şeybe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1878 159 Ebü't-Tufeyl: Peygamber bineği üzerinde tavaf ederken Rükn'ü mihceniyle istilâm eder, sonra onu öperdi. Ebü't-Tufeyl · Sünen-i Ebû Dâvûd 1879 160 Câbir: Peygamber, insanlar görsün ve soru sorsun diye bineği üzerinde tavaf ve sa'y etti. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1880 161 İbn Abbâs: Resûlullah rahatsız olduğu hâlde bineği üzerinde tavaf etti, sonra deveyi çöktürüp iki rekât kıldı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1881 162 İnsanların arkasından binekli olarak tavaf et. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 1882 163 Peygamber yeşil bir bürde ile ıztıbâ yapmış olarak tavaf etti. Ya'lâ b. Ümeyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 1883 164 Ci'râne umresinde remel yaptılar, ridâlarını koltuk altından geçirip sol omuzlarına attılar. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1884 165 İbn Abbâs: Resûlullah'ın remel yapması ve deve üzerinde sa'y etmesi doğrudur; fakat bunlar sünnet değildir. Ebü't-Tufeyl · Sünen-i Ebû Dâvûd 1885 166 Müşrikler hummadan zayıf düştüklerini söyleyince Peygamber ilk üç şavtta remel yapmalarını emretti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1886 167 Ömer: Bugün remel ve omuzları açmak niye? Yine de Resûlullah zamanında yaptığımız hiçbir şeyi bırakmayız. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1887 168 Beyt'i tavaf, Safâ ile Merve arasında sa'y ve cemrelere taş atmak ancak Allah'ın zikrini ikame için meşru kılınmıştır. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1888 169 Peygamber ıztıbâ yaptı ve üç şavtta remel yaptı; Kureyş "Sanki onlar ceylanlar" diyordu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1889 170 Resûlullah ve ashabı Ci'râne'den umre yaptılar; üç şavt remel yapıp dört şavt yürüdüler. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1890 171 İbn Ömer Hacer'den Hacer'e kadar remel yaptı ve Resûlullah'ın böyle yaptığını söyledi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1891 172 İki rükün arasında: Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru. Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1892 173 Resûlullah hac ve umrede ilk tavafında üç şavt koşar, dört şavt yürür, sonra iki rekât kılardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1893 174 Bu Beyt'i tavaf eden ve gece ya da gündüz dilediği saatte namaz kılan hiç kimseye engel olmayın. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 1894 175 Peygamber ve ashabı Safâ ile Merve arasında yalnızca bir tavaf, ilk tavaflarını yaptılar. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1895 176 Resûlullah'ın yanındaki ashabı, cemreye taş atıncaya kadar tavaf etmediler. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1896 177 Âişe'ye: Beyt'i ve Safâ ile Merve arasını tavafın, haccın ve umren için sana yeter. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1897 178 Peygamber ve ashabı Beyt'i kapıdan Hatîm'e kadar istilâm etmiş, yanaklarını Beyt'e koymuşlardı. Abdurrahman b. Safvân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1898 179 Abdullah b. Amr rükün ile kapı arasında göğsünü, yüzünü ve kollarını Beyt'e koydu: Resûlullah'ı böyle yaparken gördüm. Amr b. Şuayb'ın babası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1899 180 İbn Abbâs: Resûlullah'ın burada namaz kıldığı sana haber verildi mi? O da "Evet" derdi. Muhammed b. Abdullah b. es-Sâib, babasından şöyle nakletti: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1900 181 Âişe: Bu âyet, Menât için telbiye getirip Safâ ile Merve arasında tavaftan çekinen Ensâr hakkında indi. Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1901 182 Resûlullah umresinde Makam'ın arkasında iki rekât kıldı; Kâbe'ye girdi mi denilince "Hayır" dedi. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1902 183 Şerîk tariki: Sonra Safâ ile Merve arasında yedi defa sa'y etti, ardından başını tıraş etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 1903 184 İbn Ömer: Yürüyorsam Resûlullah'ı yürürken gördüm; koşuyorsam onu koşarken gördüm. Kesîr b. Cumhân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1904 185 Câbir'in Veda Haccı hadisi: Kanlarınız ve mallarınız bu gününüzün haram oluşu gibi size haramdır. Muhammed b. Ali şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1905 186 Peygamber Arafat'ta öğle ile ikindiyi, Müzdelife'de akşam ile yatsıyı bir ezan ve iki kametle kıldı. Ca'fer b. Muhammed'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 1906 187 Ben burada nahrettim, Mina'nın tamamı kesim yeridir; Arafat'ın ve Müzdelife'nin tamamı vakfe yeridir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1907 188 Hafs b. Gıyâs tariki: Mina'nın tamamı kesim yeridir; konaklarınızda nahredin. Sünen-i Ebû Dâvûd 1908 189 Yahyâ el-Kattân tariki: Makam'ın arkasındaki iki rekâtta İhlâs ve Kâfirûn sûrelerini okudu. Sünen-i Ebû Dâvûd 1909 190 Âişe: Hums denilen Kureyş Müzdelife'de vakfe yapardı; Allah Peygamberine Arafat'ta vakfe yapmasını emretti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1910 191 Resûlullah terviye günü öğleyi, Arafe günü sabah namazını Mina'da kıldı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1911 192 Enes: Terviye günü öğleyi Mina'da, nefir günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı; emirlerinin yaptığı gibi yap. Abdülazîz b. Rufey' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1912 193 Resûlullah Arafe günü Nemire'ye indi; öğle ile ikindiyi cem etti, hutbe verdi, sonra vakfe yerinde durdu. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1913 194 İbn Ömer, Arafe günü güneş zevale kaydı denilince vakfe yerine gitmek üzere yola çıktı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1914 195 Resûlullah'ı Arafat'ta minber üzerindeyken gördüm. Damraoğullarından bir adamın babası ya da amcası · Sünen-i Ebû Dâvûd 1915 196 Nübeyt, Peygamber'i Arafat'ta kırmızı bir deve üzerinde hutbe verirken gördü. Nübeyt · Sünen-i Ebû Dâvûd 1916 197 Resûlullah'ı Arafe günü deve üzerinde iki üzengide ayakta durarak hutbe verirken gördüm. el-Addâ' b. Hâlid b. Hevze · Sünen-i Ebû Dâvûd 1917 198 Abdülmecîd tarikiyle el-Addâ: Resûlullah'ı Arafe günü deve üzerinde hutbe verirken gördüm. Sünen-i Ebû Dâvûd 1918 199 Vakfe yerlerinizde durun; çünkü siz babanız İbrâhîm'in mirasından bir miras üzerindesiniz. Yezîd b. Şeybân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1919 200 Ey insanlar! Sükûnete sarılın; çünkü iyilik atları ve develeri hızla koşturmakla değildir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1920 201 Üsâme: Ey Allah'ın Resûlü, namaz? dedim; "Namaz önündedir" buyurdu ve Müzdelife'ye gelince kıldı. Kureyb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1921 202 Ali: İnsanlar develeri sağa sola dövüyordu; o ise "Sükûnet ey insanlar!" diyordu. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1922 203 Üsâme: Resûlullah Arafat'tan ayrılınca orta hızla yürür, bir boşluk bulunca hızlandırırdı. Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1923 204 Üsâme: Terkisindeydim; güneş batınca Resûlullah Arafat'tan ayrıldı. Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1924 205 Namaz önündedir; Müzdelife'ye gelince abdesti tam aldı, akşamı ve yatsıyı kıldı. Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1925 206 Resûlullah akşam ile yatsıyı Müzdelife'de birlikte kıldı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1926 207 Zührî (Hammâd b. Hâlid) tariki: Akşam ile yatsıyı her biri için birer kametle cem etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 1927 208 İbn Ebû Zi'b tariki: Her namaz için tek kamet getirildi; ezan okunmadı, ardlarından nafile kılınmadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1928 209 İbn Ömer: Akşam ile yatsıyı Resûlullah ile birlikte bu yerde tek bir kametle kıldım. Abdullah b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1929 210 Saîd b. Cübeyr ve Abdullah b. Mâlik: İbn Ömer ile Müzdelife'de akşam ile yatsıyı tek kametle kıldık. Saîd b. Cübeyr ve Abdullah b. Mâlik şöyle anlattılar: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1930 211 İbn Ömer: Resûlullah bu yerde bize akşam ile yatsıyı böyle, üç ve iki rekât olarak kıldırdı. Saîd b. Cübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1931 212 Saîd b. Cübeyr: İbn Ömer'in bu yerde böyle yaptığına şahit oldum; o da Resûlullah'ın böyle yaptığına. Seleme b. Küheyl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1932 213 İbn Ömer Müzdelife'ye kadar tekbir ve tehlilden gevşemedi; orada akşamı üç, yatsıyı iki rekât kıldırdı. Eş'as b. Süleym'in babası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1933 214 İbn Mes'ûd: Resûlullah'ı Müzdelife dışında hiçbir namazı vaktinden başka zamanda kılarken görmedim. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1934 215 Burası Kuzah'tır, vakfe yeridir; Müzdelife'nin tamamı vakfe yeridir. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1935 216 Burada Arafat'ta ve Müzdelife'de vakfe yaptım, burada nahrettim; konaklarınızda nahredin. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1936 217 Arafat'ın her yeri vakfe yeridir, Mina'nın her yeri kesim yeridir; Mekke'nin bütün yolları yol ve kesim yeridir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1937 218 Ömer: Cahiliye ehli güneşi Sebîr üzerinde görmeden ayrılmazdı; Peygamber güneş doğmadan önce ayrıldı. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1938 219 İbn Abbâs: Resûlullah'ın Müzdelife gecesi ailesinin zayıfları arasında öne gönderdiklerindenim. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1939 220 Yavrucaklarım! Güneş doğuncaya kadar cemreye taş atmayın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1940 221 Resûlullah ailesinin zayıflarını alacakaranlıkta öne gönderir, güneş doğmadan taş atmamalarını emrederdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1941 222 Peygamber nahr gecesi Ümmü Seleme'yi gönderdi; fecirden önce cemreye taş atıp ifâda tavafı yaptı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1942 223 Esmâ: Cemreye gece taş atmayı biz Resûlullah zamanında da yapardık. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1943 224 Resûlullah sükûnetle ifâda etti, küçük çakıllarla taş atılmasını emretti ve Muhassir vadisinde hızlandı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1944 225 Nahr günü cemreler arasında: Bu, hacc-ı ekber günüdür. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1945 226 Bu yıldan sonra hiçbir müşrik haccetmesin ve Beyt'i hiç kimse çıplak olarak tavaf etmesin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1946 227 Zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü şekline dönmüştür; yıl on iki aydır, dördü haram aylardır. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1947 228 Eyyûb tarikiyle Ebû Bekre: Zaman ilk yaratıldığı şekline dönmüştür; yıl on iki aydır. Sünen-i Ebû Dâvûd 1948 229 Hac Arafe günüdür; Müzdelife gecesinin sabah namazından önce Arafat'a gelenin haccı tamam olmuştur. Abdurrahman b. Ya'mer ed-Dîlî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1949 230 Kim bizimle bu namaza yetişir ve ondan önce gece ya da gündüz Arafat'a gelmişse haccı tamam olmuştur. Urve b. Mudarris et-Tâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1950 231 Mina'da: Muhâcirler kıblenin sağına, Ensâr soluna konsun; diğer insanlar da onların çevresine konsun. Abdurrahman b. Muâz, Peygamber'in ashabından bir adamdan · Sünen-i Ebû Dâvûd 1951 232 Bekiroğullarından iki adam: Resûlullah'ı teşrik günlerinin ortasında Mina'da hutbe verirken gördük. Bekiroğullarından iki adam · Sünen-i Ebû Dâvûd 1952 233 Serrâ bint Nebhân: Yevmü'r-ruûs'ta "Bu hangi gündür? Teşrik günlerinin ortası değil mi?" buyurdu. Serrâ bint Nebhân -cahiliye döneminde bir put evinin sahibesiydi- · Sünen-i Ebû Dâvûd 1953 234 Peygamber'i Kurban Bayramı günü Mina'da Adbâ adlı devesi üzerinde hutbe verirken gördüm. Hirmâs b. Ziyâd el-Bâhilî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1954 235 Ebû Ümâme: Resûlullah'ın nahr günü Mina'daki hutbesini işittim. Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 1955 236 Resûlullah Mina'da kuşlukta boz bir katır üzerinde hutbe verdi; Ali de sözlerini insanlara aktarıyordu. Râfi' b. Amr el-Müzenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1956 237 Mina hutbesi: Cemreler hazf taşı gibi küçük çakıllarla taşlanır. Abdurrahman b. Muâz et-Teymî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1957 238 İbn Ömer: Resûlullah Mina'da geceledi ve gündüzü de orada geçirdi. Abdurrahman b. Ferrûh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1958 239 Abbâs'a sikâye görevi için Mina gecelerini Mekke'de geçirme izni verildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1959 240 İbn Mes'ûd: Mina'da Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer ile iki rekât kıldım; ayrılık kötüdür. Abdurrahman b. Yezîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1960 241 Zührî: Osman, hacdan sonra ikamete karar verdiği için Mina'da dört rekât kıldı. Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1961 242 İbrâhîm en-Nehaî: Osman orayı vatan edindiği için dört rekât kıldı. İbrâhîm · Sünen-i Ebû Dâvûd 1962 243 Zührî: Osman Tâif'te mal edinip ikamet etmek isteyince dört rekât kıldı. Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1963 244 Zührî: Osman, o yıl çoğalan bedevilere namazın dört rekât olduğunu öğretmek için tam kıldı. Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1964 245 Hârise b. Vehb: Vedâ haccında Mina'da bize iki rekât kıldırdı. Hârise b. Vehb el-Huzâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1965 246 Ey insanlar! Birbirinizi öldürmeyin; cemreyi hazf taşı gibi çakıllarla taşlayın. Süleyman b. Amr b. el-Ahvas'ın annesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 1966 247 Akabe cemresinde Resûlullah'ı binekli ve parmakları arasında taşla gördüm. Süleyman b. Amr b. el-Ahvas'ın annesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 1967 248 İbn İdrîs tariki: Akabe cemresini taşladı ve yanında durmadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1968 249 İbn Ömer, nahr gününden sonraki üç günde cemrelere yürüyerek gidip gelirdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1969 250 Menâsikinizi alın; belki bu haccımdan sonra hac yapamam. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1970 251 Câbir: Nahr günü kuşluk vakti, sonraki günlerde ise zevalden sonra taşladı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1971 252 İbn Ömer: Güneşin zevalini gözetirdik; zevale erince cemreleri taşlardık. Vebere şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1972 253 Âişe: Teşrik günlerinde birinci ve ikinci cemrede durup yalvarır, üçüncüde durmazdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1973 254 İbn Mes'ûd: Kendisine Bakara sûresi indirilen zat işte böyle taşladı. Abdurrahman b. Yezîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1974 255 Deve çobanlarına Mina'da gecelememe ruhsatı: Nahr günü ve nefr günü taşlarlar. Âsım b. Adî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1975 256 Çobanlara bir gün taşlayıp bir gün bırakma ruhsatı verildi. Âsım b. Adî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1976 257 İbn Abbâs: Resûlullah cemreleri altı mı yedi çakılla mı taşladı, bilmiyorum. Ebû Miclez şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1977 258 Akabe cemresini taşlayana kadınlar hariç her şey helal olur. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1978 259 Allah'ım! Tıraş olanlara merhamet et; saçlarını kısaltanlara da. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1979 260 Resûlullah Vedâ haccında başını tıraş etti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1980 261 Enes: Resûlullah tıraş olup saçını yanındakilere dağıttı, sol yarısını Ebû Talha'ya verdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1981 262 Süfyân tariki: Berbere, sağ yarımdan başla ve onu tıraş et. Sünen-i Ebû Dâvûd 1982 263 Kurban kesmeden önce tıraş oldum. Kes, sakıncası yok. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1983 264 Kadınlara tıraş yoktur; kadınlara ancak saç kısaltmak vardır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1984 265 Abdülhamîd b. Cübeyr tariki: Kadınlara tıraş yoktur, ancak saç kısaltmak vardır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1985 266 Resûlullah hac yapmadan önce umre yaptı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1986 267 Âişe'ye zilhicce ayında umre yaptırılması, müşriklerin âdetini kaldırmak içindi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1987 268 Ümmü Ma'kıl: Ramazanda yapılan umre hac yerine geçer. Ümmü Ma'kıl · Sünen-i Ebû Dâvûd 1988 269 Ümmü Ma'kıl: Bu hac seni kaçırdıysa Ramazanda umre yap; o bir hac gibidir. Ümmü Ma'kıl · Sünen-i Ebû Dâvûd 1989 270 Ramazandaki umre, benimle yapılan bir hacca denktir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1990 271 Âişe: Resûlullah biri zilkadede, biri şevvalde iki umre yaptı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1991 272 Âişe: Resûlullah Vedâ haccıyla birleştirdiğinden başka üç umre yaptı. Mücâhid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1992 273 İbn Abbâs: Resûlullah dört umre yaptı; dördüncüsünü haccıyla birleştirdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1993 274 Enes: Haccıyla yaptığı hariç dört umrenin hepsi zilkadedeydi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1994 275 Kız kardeşin Âişe'yi terkine al ve ona Ten'îm'den umre yaptır. Abdurrahman b. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1995 276 Muharriş el-Ka'bî: Peygamber Ci'râne'de mescitte namaz kılıp ihrama girdi. Muharriş el-Ka'bî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1996 277 Resûlullah kaza umresinde Mekke'de üç gün kaldı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1997 278 İbn Ömer: Nahr günü ifâda tavafını yapıp öğleyi Mina'da kıldı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1998 279 Bu Beyt'i tavaf etmeden akşama girerseniz, taşlamadan önceki gibi ihramlı olursunuz. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 1999 280 Peygamber nahr günü tavafını geceye erteledi. Âişe ve Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2000 281 Peygamber ifâda tavafının yedi şavtında remel yapmadı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2001 282 Hiç kimse, son işi Beyt'i tavaf olmadıkça ayrılmasın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2002 283 Safiyye ifâda tavafını yaptıysa bizi alıkoymaz. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2003 284 Ömer: Nahr günü tavaf edip hayız olan kadının son işi Beyt tavafı olsun. Hâris b. Abdullah b. Evs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2004 285 Âişe: Umremi bitirinceye kadar Resûlullah Ebtah'ta beni bekledi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2005 286 Âişe: Son nefirde Muhassab'a indi; sabahtan önce Beyt'i tavaf edip Medine'ye yöneldi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2006 287 Resûlullah Ya'lâ'nın evi yanındaki yeri geçince Beyt'e yönelip dua ederdi. Abdurrahman b. Târık'ın annesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 2007 288 Muhassab'a inmek sünnet değildir; dileyen iner, dileyen inmez. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2008 289 Ebû Râfi': Emredilmeden Ebtah'ta çadırını kurdum, o da oraya indi. Ebû Râfi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2009 290 Akîl bize bir konak bıraktı mı ki? Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2010 291 Ebû Hüreyre: Mina'dan ayrılmak isteyince, biz yarın konaklayacağız, buyurdu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2011 292 Nâfi': İbn Ömer Bathâ'da biraz uyuyup sonra Mekke'ye girerdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2012 293 Peygamber dört vakti Bathâ'da kılıp biraz uyudu, sonra Mekke'ye girdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2013 294 O gün öne alınan veya geri bırakılan her şey için: Yap, sakıncası yok. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2014 295 Sakıncası yok; ancak zulmederek Müslümanın ırzına dil uzatan helak olmuştur. Üsâme b. Şerîk · Sünen-i Ebû Dâvûd 2015 296 Peygamber, Benî Sehm kapısı yanında önünden insanlar geçerken sütresiz namaz kıldı. el-Muttalib b. Ebû Vedâa · Sünen-i Ebû Dâvûd 2016 297 Mekke kıyamete kadar haramdır; ağacı kesilmez, avı ürkütülmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2017 298 İbn Abbâs tariki: Mekke'nin yaş otu da koparılmaz. Sünen-i Ebû Dâvûd 2018 299 Mina, oraya önce varanın konakladığı yerdir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2019 300 Harem'de yiyecek ihtikârı, orada ilhaddır. Ya'lâ b. Ümeyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 2020 301 Sikâyede nebiz için: İyi ve güzel yaptınız; böyle yapın. Bekr b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2021 302 Muhâcirler için hac dönüşünden sonra Mekke'de üç gün ikamet vardır. Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2022 303 Bilâl: Resûlullah Kâbe'de bir direği soluna, ikisini sağına, üçünü arkasına alıp namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2023 304 Abdurrahman b. Mehdî tariki: Kâbe'de kıble ile arasında üç zira' bırakarak namaz kıldı. Sünen-i Ebû Dâvûd 2024 305 Ubeydullah tariki: İbn Ömer, Bilâl'e kaç rekât kıldığını sormayı unuttu. Sünen-i Ebû Dâvûd 2025 306 Ömer: Resûlullah Kâbe'ye girdiğinde iki rekât namaz kıldı. Abdurrahman b. Safvân · Sünen-i Ebû Dâvûd 2026 307 İbn Abbâs: Kâbe'ye girip köşelerinde tekbir getirdi ve içinde namaz kılmadı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2027 308 Beyt'e girmek istediğinde Hicr'de namaz kıl; o Beyt'ten bir parçadır. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2028 309 Kâbe'ye girdim; sonradan anladığımı önceden bilseydim girmezdim. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2029 310 Beyt'te namaz kılanı meşgul edecek bir şeyin bulunması uygun değildir. el-Eslemiyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 2030 311 Şeybe: Resûlullah ve Ebû Bekir Kâbe'nin malını gördükleri hâlde çıkarmadılar. Şeybe b. Osman · Sünen-i Ebû Dâvûd 2031 312 Vecc'in avı ve dikenli ağaçları haramdır, Allah için haram kılınmıştır. Zübeyr b. el-Avvâm · Sünen-i Ebû Dâvûd 2032 313 Semerler ancak üç mescide gitmek üzere bağlanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2033 314 Medine, Âir ile Sevr arası haramdır; orada bid'at çıkarana lanet olsun. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2034 315 Ali (Ebû Hassân tariki): Medine'nin yaş otu koparılmaz, orada savaş için silah taşınmaz. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2035 316 Resûlullah Medine'nin her yanından birer berîdlik yeri koruluk yaptı. Adî b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2036 317 Sa'd: Medine hareminde avlananı bulan, onun elbiselerini soysun. Süleyman b. Ebû Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2037 318 Medine'nin ağacından kesenin üzerindekiler, onu yakalayana aittir. Sa'd'ın azatlısı şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2038 319 Resûlullah'ın himasında ağaç dövülmez ve kesilmez; yumuşakça silkelenebilir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2039 320 Resûlullah Kubâ'ya yürüyerek ve binekli gelir, iki rekât kılardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2040 321 Bana selam veren herkes için Allah ruhumu iade eder de selamını alırım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2041 322 Kabrimi bayram yeri edinmeyin; salavatınız nerede olursanız bana ulaşır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2042 323 Şehitlerin kabirleri için: Bunlar kardeşlerimizin kabirleridir. Rebîa b. el-Hüdeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2043 324 Resûlullah Zü'l-Huleyfe'deki Bathâ'da devesini çöktürüp namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2044 325 Mâlik: Medine'ye dönen, namaz kılmadan Muarres'i geçmesin. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2045