Fihrist

Yeminler ve Adaklar ile ilgili hadisler

Yeminler ve Adaklar ile ilgili 264 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

264 hadis
1 Daha hayırlısını görürsem hayırlı olanı yapar, yeminimin keffâretini veririm. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6621 2 Bir şey üzerine yemin edip başkasını daha hayırlı görürsen, yemininin keffâretini ver ve hayırlı olanı yap. Abdurrahman b. Semure · Sahîh-i Buhârî 6622 3 Sizi ben bindirmedim, sizi Allah bindirdi. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 6623 4 Biz dünyada sonuncular, kıyamet günü ise önde olanlarız. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6624 5 Kişinin ailesi hakkındaki yemininde ısrar etmesi, Allah katında keffâret vermesinden daha günahtır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6625 6 Kim ailesi hakkında bir yeminde ısrar ederse, onun günahı daha büyüktür. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6626 7 Allah'a andolsun, Zeyd komutanlığa lâyıktı; Üsâme de ondan sonra insanların bana en sevimlilerindendir. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 6627 8 Peygamber'in yemini "Hayır, kalpleri evirip çevirene andolsun" idi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 6628 9 Kayser ve Kisrâ helâk olunca onlardan sonra Kayser ve Kisrâ olmayacak; hazineleri Allah yolunda harcanacaktır. Câbir b. Semure · Sahîh-i Buhârî 6629 10 Kisrâ ve Kayser'in hazineleri mutlaka Allah yolunda harcanacaktır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6630 11 Vallahi benim bildiğimi bilseydiniz çok ağlar, az gülerdiniz. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6631 12 Ben sana kendi nefsinden daha sevimli olmadıkça olmaz. "Şimdi oldu ey Ömer." Abdullah b. Hişâm · Sahîh-i Buhârî 6632 13 Nefsim kudret elinde olana yemin ederim ki aranızda mutlaka Allah'ın Kitabı ile hükmedeceğim. Ebû Hüreyre ve Zeyd b. Hâlid · Sahîh-i Buhârî 6633, 6634 14 Eslem, Gıfâr, Müzeyne ve Cüheyne; Temîm, Âmir, Gatafân ve Esed'den daha hayırlıdır. Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 6635 15 Babasının ve annesinin evinde otursaydı da kendisine hediye verilir mi verilmez mi baksaydı ya! Ebû Humeyd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 6636 16 Benim bildiğimi bilseydiniz çok ağlar, az gülerdiniz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6637 17 En çok zarara uğrayanlar malı en çok olanlardır; ancak malını her yana dağıtan müstesna. Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 6638 18 Süleyman "inşallah" deseydi, çocuklarının hepsi süvari olarak Allah yolunda cihad ederdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6639 19 Sa'd'ın cennetteki mendilleri bu ipekten daha hayırlıdır. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 6640 20 Kocanın malından çocuklarına yedirmende günah yoktur; ancak örfe uygun ölçüde. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6641 21 Sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 6642 22 İhlâs sûresi Kur'an'ın üçte birine denktir. Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 6643 23 Rükûu ve secdeyi tam yapın; ben sizi arkamdan görürüm. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6644 24 Nefsim kudret elinde olana yemin ederim ki siz insanların bana en sevimlilerisiniz. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6645 25 Kim yemin edecekse Allah adına yemin etsin ya da sussun. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6646 26 Allah sizi babalarınız adına yemin etmekten nehyediyor. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6647 27 Babalarınız adına yemin etmeyin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6648 28 Bir şey üzerine yemin edip başkasını daha hayırlı görürsem, hayırlı olanı yapar ve yeminimden çıkarım. Zehdem · Sahîh-i Buhârî 6649 29 Kim yemininde "Lât ve Uzzâ adına" derse "Lâ ilâhe illallah" desin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6650 30 Resûlullah altın yüzüğünü atıp "Vallahi onu bir daha asla takmayacağım" buyurdu. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 6651 31 Mümine lânet etmek onu öldürmek gibidir; bir mümini küfürle itham etmek de onu öldürmek gibidir. Sâbit b. ed-Dahhâk · Sahîh-i Buhârî 6652 32 Bugün Allah'tan, sonra da senden başkasıyla yurduma ulaşmam mümkün değil. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6653 33 Peygamber bize yemin edenin yeminini yerine getirmesine yardım etmeyi emretti. Berâ · Sahîh-i Buhârî 6654 34 Allah kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder. Üsâme · Sahîh-i Buhârî 6655 35 Üç çocuğu ölen Müslümana ateş ancak yeminin yerine gelmesi kadar dokunur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6656 36 Cennet ehli, Allah'a yemin etse Allah'ın yeminini yerine getirdiği zayıf ve hor görülen her kimsedir. Hârise b. Vehb · Sahîh-i Buhârî 6657 37 İnsanların en hayırlısı benim asrımdakiler, sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenlerdir. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6658 38 Kim Müslüman bir adamın malını koparıp almak için yalan yemin ederse, Allah ona öfkeliyken Allah'a kavuşur. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6659, 6660 39 Cehennem "Daha var mı?" demeye devam eder; sonunda "Yeter, yeter! İzzetine andolsun" der. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6661 40 Üseyd b. Hudayr, Sa'd b. Ubâde'ye "Le'amrullah, onu mutlaka öldüreceğiz!" dedi. Zührî · Sahîh-i Buhârî 6662 41 Lağv yemin âyeti, kişinin "Hayır, vallahi", "Evet, vallahi" sözü hakkında indi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6663 42 Allah ümmetimin içinden geçirdiklerini, onunla amel etmedikçe ya da konuşmadıkça bağışlamıştır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6664 43 Kurban bayramı günü kendisine sorulan her şey için "Yap, bir sakıncası yok" buyurdu. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Buhârî 6665 44 Hac menâsikinin sırasını karıştıranlara Peygamber "Sakıncası yok" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6666 45 Dön, namaz kıl; çünkü sen namaz kılmadın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6667 46 Uhud'da Müslümanlar yanlışlıkla babasını öldürünce Huzeyfe "Allah sizi bağışlasın" dedi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6668 47 Kim oruçluyken unutarak yerse orucunu tamamlasın; çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6669 48 Peygamber ilk oturuşu unutunca selâmdan önce iki secde yaptı. Abdullah İbn Buhayne · Sahîh-i Buhârî 6670 49 Namazında artırdı mı eksiltti mi bilmeyen doğruyu araştırır, kalanı tamamlar ve iki secde yapar. İbn Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 6671 50 Mûsâ'nın Hızır'a ilk itirazı unutmaktandı. Übey b. Kâ'b · Sahîh-i Buhârî 6672 51 Bayram namazından önce kesilen kurban için Peygamber kesimin yeniden yapılmasını emretti. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 6673 52 Kim namazdan önce kesmişse yerine başkasını kessin; kim kesmemişse Allah'ın adıyla kessin. Cündeb · Sahîh-i Buhârî 6674 53 Büyük günahlar: Allah'a şirk koşmak, anne babaya isyan etmek, cana kıymak ve gamûs yemindir. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 6675 54 Ya senin delilin ya da onun yemini. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6676, 6677 55 Arkadaşlarına git ve de ki: Allah sizi bindiriyor. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 6678 56 Evet, vallahi Allah'ın beni bağışlamasını elbette isterim. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6679 57 Ebû Mûsâ rivayeti: Bir şey üzerine yemin edip başkasını daha hayırlı görürsem, hayırlı olanı yaparım. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Buhârî 6680 58 Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin için delil getireyim. Müseyyeb · Sahîh-i Buhârî 6681 59 Dile hafif, mizanda ağır, Rahmân'a sevimli iki kelime: Sübhânallahi ve bi-hamdihî, sübhânallahi'l-azîm. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6682 60 Kim Allah'a bir eş koşarak ölürse ateşe, eş koşmadan ölürse cennete sokulur. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6683 61 Bir ay hanımlarına girmemeye yemin: Ay yirmi dokuz gün olur. Enes · Sahîh-i Buhârî 6684 62 Ebû Üseyd'in gelini Peygamber'e geceden ıslattığı hurmanın suyunu içirdi. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6685 63 Ölen koyunumuzun derisini tabakladık, eskiyinceye kadar içinde nebîz yaptık. Peygamber'in hanımı Sevde · Sahîh-i Buhârî 6686 64 Muhammed'in ailesi, o Allah'a kavuşuncaya kadar üç gün art arda katıklı buğday ekmeğine doymadı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6687 65 Birkaç arpa pidesiyle Resûlullah'ın bereketiyle yetmiş ya da seksen kişi yiyip doydu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6688 66 Ameller ancak niyete göredir; herkese ancak niyet ettiği şey vardır. Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Buhârî 6689 67 Malının bir kısmını kendine alıkoy; bu senin için daha hayırlıdır. Kâ'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6690 68 Ey Peygamber! Allah'ın sana helâl kıldığını niçin haram kılıyorsun? Âişe · Sahîh-i Buhârî 6691 69 Adak hiçbir şeyi öne almaz ve geciktirmez; adakla ancak cimriden mal çıkarılır. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 6692 70 Adak hiçbir şeyi geri çeviremez; fakat onunla cimriden mal çıkarılır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6693 71 Adak, Âdemoğluna kendisi için takdir edilmemiş bir şeyi getirmez. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6694 72 Sonra öyle bir topluluk gelir ki adak adarlar ama yerine getirmezler. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Buhârî 6695 73 Kim Allah'a itaat etmeyi adarsa itaat etsin, isyan etmeyi adarsa isyan etmesin. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6696 74 Cahiliyede itikâf adayan Ömer'e Peygamber "Adağını yerine getir" buyurdu. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 6697 75 Peygamber, annesinin adağını onun yerine yerine getirmesi için Sa'd b. Ubâde'ye fetva verdi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6698 76 Allah'ın hakkını öde; O, ödenmeye daha lâyıktır. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6699 77 Kim Allah'a isyan etmeyi adarsa O'na isyan etmesin. Âişe · Sahîh-i Buhârî 6700 78 Allah bunun kendine azap etmesinden müstağnidir. Enes · Sahîh-i Buhârî 6701 79 Peygamber yularla bağlı olarak tavaf eden adamın ipini kesti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6702 80 Peygamber burnundan iple çekilen adamın ipini kesti ve onu eliyle götürmesini emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6703 81 Ona emredin; konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6704 82 Resûlullah kurban ve Ramazan bayramı günlerinde oruç tutmazdı; sizin için onda güzel bir örnek vardır. Hakîm b. Ebî Hurre el-Eslemî · Sahîh-i Buhârî 6705 83 Allah adağın yerine getirilmesini emretti; biz de kurban bayramı günü oruç tutmaktan nehyolunduk. Ziyâd b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 6706 84 Ganimetten paylaştırılmadan alınan örtü, sahibinin üzerinde ateş olarak yanmaktadır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6707 85 Resûlullah'ın yemini: "Hayır, kalpleri evirip çevirene andolsun!" Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3761 86 Resûlullah "Hayır, kalpleri dilediği yöne çevirene andolsun!" diye yemin ederdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3762 87 Cennet hoşa gitmeyen şeylerle, cehennem ise şehvetlerle kuşatıldı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3763 88 Yemin edecek olan, Allah'tan başkası adına yemin etmesin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3764 89 Allah sizi babalarınız adına yemin etmekten men ediyor. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3765 90 Peygamber, Ömer'i "Babama andolsun!" derken işitince babalar adına yemin etmeyi yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3766 91 Ömer: Ondan sonra ne kendiliğimden ne de nakleden olarak babam adına yemin etmedim. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Nesâî 3767 92 Resûlullah: Allah sizi babalarınız adına yemin etmekten men ediyor. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Nesâî 3768 93 Babalarınız ve anneleriniz adına yemin etmeyin; ancak doğru söylüyorsanız Allah adına yemin edin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3769 94 Kim İslâm'dan başka bir din adına yalan yere yemin ederse, o dediği gibidir. Sâbit b. ed-Dahhâk · Sünen-i Nesâî 3770 95 Kendini bir şeyle öldüren, âhirette onunla azap görür. Sâbit b. ed-Dahhâk · Sünen-i Nesâî 3771 96 "Ben İslâm'dan uzağım" diyen, yalan söylüyorsa dediği gibidir. Büreyde · Sünen-i Nesâî 3772 97 Yemin etmek isteyenler "Kâbe'nin Rabbine andolsun" desinler. Cüheyne'den bir kadın olan Kuteyle · Sünen-i Nesâî 3773 98 Babalarınız ve tâğutlar adına yemin etmeyin. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3774 99 "Lât'a andolsun" diyen "Lâ ilâhe illallah" desin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3775 100 Lât ve Uzzâ adına yemin eden Sa'd'a "Üç kez Lâ ilâhe illallah de ve soluna tükür" buyruldu. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 3776 101 Lât ve Uzzâ adına yemin eden "Lâ ilâhe illallahu vahdehû..." desin, şeytandan Allah'a sığınsın. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 3777 102 Resûlullah bize yedi şeyi emretti; bunlardan biri de yemin edenin yeminini yerine getirmektir. Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 3778 103 Yemin edip de başkasını daha hayırlı gördüğümde mutlaka hayırlı olanı yaparım. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Nesâî 3779 104 Bir şeye yemin edip de başkasını daha hayırlı görürsem, yeminimin keffaretini verir ve hayırlı olanı yaparım. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Nesâî 3780 105 Yemin edip de başkasını daha hayırlı gören, yemininin keffaretini versin ve hayırlı olanı yapsın. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 3781 106 Biriniz yemin edip de başkasını daha hayırlı görürse, keffaret versin ve hayırlı olana bakıp onu yapsın. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3782 107 Bir şeye yemin ettiğinde yemininin keffaretini ver, sonra hayırlı olanı yap. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3783 108 Yemin edip de başkasını daha hayırlı görürsen, yemininin keffaretini ver ve hayırlı olanı yap. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3784 109 Yemin edip de başkasını daha hayırlı gören, hayırlı olanı yapsın ve sonra yemininin keffaretini versin. Adî b. Hâtim · Sünen-i Nesâî 3785 110 Yemin edip de başkasını daha hayırlı gören, yeminini bıraksın ve hayırlı olanı yapıp keffaret versin. Adî b. Hâtim · Sünen-i Nesâî 3786 111 Yemin edip de ondan daha hayırlısını gören, hayırlı olanı yapsın ve yeminini terk etsin. Adî b. Hâtim · Sünen-i Nesâî 3787 112 Akrabasına yardım etmemeye yemin edene, hayırlı olanı yapıp yemininin keffaretini vermesi emredildi. Ebü'l-Ahvas'ın babası · Sünen-i Nesâî 3788 113 Bir şeye ant içip de başkasını daha hayırlı görürsen, hayırlı olanı yap ve keffaretini ver. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3789 114 Yemin edip de başkasını daha hayırlı görürsen, önce hayırlı olanı yap, sonra yemininin keffaretini ver. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3790 115 Resûlullah Abdurrahman b. Semüre'ye: Yemin edip de başkasını daha hayırlı görürsen hayırlı olanı yap. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3791 116 Sahip olmadığın şeyde, masiyette ve akrabalık bağını koparmakta adak da yemin de yoktur. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 3792 117 Yemin edip inşallah diyen, dilerse devam eder, dilerse yemin bozmuş olmadan terk eder. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3793 118 Ameller ancak niyete göredir; herkese ancak niyet ettiği şey vardır (yeminde niyet). Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Nesâî 3794 119 "Ey Peygamber! Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin haram kılıyorsun?" âyeti bal hadisesi üzerine indi. Âişe · Sünen-i Nesâî 3795 120 Sirke ne güzel katıktır! Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 3796 121 Ey tüccarlar topluluğu! Bu alışverişe yemin ve yalan karışır; alışverişinize sadaka katın. Kays b. Ebû Ğaraze · Sünen-i Nesâî 3797 122 Resûlullah Bakî'de alışveriş yapan simsarlara "Ey tüccarlar topluluğu!" diye seslendi. Kays b. Ebû Ğaraze · Sünen-i Nesâî 3798 123 Bu çarşıya boş söz ve yalan karışır; ona sadaka katın. Kays b. Ebû Ğaraze · Sünen-i Nesâî 3799 124 Medine'de vesk vesk alışveriş yapanlara "Alışverişinizde yemin ve yalan bulunur" buyruldu. Kays b. Ebû Ğaraze · Sünen-i Nesâî 3800 125 Adak bir hayır getirmez; onunla ancak cimriden mal çıkarılır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3801 126 Adak hiçbir şeyi geri çeviremez; onunla ancak pintiden mal çıkarılır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3802 127 Adak hiçbir şeyi öne almaz ve geciktirmez. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3803 128 Adak, Âdemoğluna Allah'ın onun için takdir etmediği bir şeyi getirmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3804 129 Adakta bulunmayın; çünkü adak kaderden hiçbir şeyi savmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3805 130 Kim Allah'a itaat etmeyi adarsa O'na itaat etsin. Âişe · Sünen-i Nesâî 3806 131 Kim Allah'a isyan etmeyi adarsa O'na isyan etmesin. Âişe · Sünen-i Nesâî 3807 132 Masiyet adağı yerine getirilmez: Allah'a isyanı adayan O'na isyan etmesin. Âişe · Sünen-i Nesâî 3808 133 Adakta bulunup adaklarını yerine getirmeyen bir topluluk gelecektir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3809 134 Peygamber, bir adamı ipe bağlayarak çeken kişinin ipini kesti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3810 135 Peygamber, tavafta burnundan halkayla çekilen adamın ipini kesip "Onu elinle götür" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3811 136 Allah'a isyanda ve Âdemoğlunun sahip olmadığı şeyde adak yoktur. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3812 137 Kişinin sahip olmadığı şeyde adak yükümlülüğü yoktur. Sâbit b. ed-Dahhâk · Sünen-i Nesâî 3813 138 Beytullah'a yürümeyi adayan kadın için: Yürüsün de binsin de. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Nesâî 3814 139 Yalınayak ve başı açık yürümeyi adayan kadın başını örtsün, binsin ve üç gün oruç tutsun. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Nesâî 3815 140 Bir ay oruç adayıp tutamadan ölen kadının yerine kız kardeşinin oruç tutması emredildi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3816 141 Sa'd b. Ubâde'ye, annesinin yerine getiremediği adağı onun yerine ödemesi emredildi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3817 142 Ölünün adağı: "Onu annen yerine sen yerine getir." Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3818 143 Sa'd b. Ubâde: Annem üzerinde bir adak varken öldü. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3819 144 Ömer, câhiliyede bir gece itikâfa girmeyi adamıştı; Resûlullah ona itikâfa girmesini emretti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3820 145 Ömer'in Mescid-i Harâm'da bir gece itikâf adağı vardı; Resûlullah ona itikâfa girmesini emretti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3821 146 Câhiliyede bir gün itikâfa girmeyi adayan Ömer'e, adağını yerine getirmesi emredildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3822 147 Malının bir kısmını kendine alıkoy; bu senin için daha hayırlıdır. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3823 148 Ka'b b. Mâlik tövbesinin gereği olarak malını sadaka vermek istedi; Hayber'deki payını alıkoydu. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3824 149 Tövbesinin gereği olarak malını sadaka vermek isteyen Ka'b'a "Malını kendine alıkoy" buyruldu. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3825 150 Ka'b b. Mâlik: Allah beni ancak doğru sözlülükle kurtardı. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3826 151 Ganimetten alınan örtü, sahibinin üzerinde ateş olarak alev alev yanmaktadır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3827 152 Kim yemin eder de "İnşallah" derse istisna yapmış olur. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3828 153 Yemininde "İnşallah" diyen, istisna yapmış olur. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3829 154 Yemin edip "İnşallah" diyen muhayyerdir: Dilerse yerine getirir, dilerse terk eder. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3830 155 Süleyman "İnşallah" deseydi, oğullarının hepsi süvari olarak Allah yolunda cihad ederdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3831 156 Adak keffareti, yemin keffaretidir. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Nesâî 3832 157 Masiyette adak yoktur. Âişe · Sünen-i Nesâî 3833 158 Masiyette adak yoktur; onun keffareti yemin keffaretidir. Âişe · Sünen-i Nesâî 3834 159 Masiyet adağının keffareti bir yemin keffaretidir. Âişe · Sünen-i Nesâî 3835 160 Allah'a isyan içeren adak geçerli değildir; keffareti yemin keffaretidir. Âişe · Sünen-i Nesâî 3836 161 Günah işlemeyi adamak geçerli değildir; keffareti yemin keffaretidir. Âişe · Sünen-i Nesâî 3837 162 Masiyet adağı yerine getirilmez, yemin keffaretiyle kapatılır. Âişe · Sünen-i Nesâî 3838 163 Günaha dair adak olmaz; keffareti bir yemin keffaretidir. Âişe · Sünen-i Nesâî 3839 164 İmrân b. Husayn: Masiyette adak yoktur, keffareti yemin keffaretidir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3840 165 Masiyete adak olmaz; onun yerine yemin keffareti verilir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3841 166 Öfkeyle adak olmaz; onun keffareti yemin keffaretidir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3842 167 Öfke anında yapılan adak geçerli değildir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3843 168 Öfkeyle yapılan adağın keffareti yemin keffaretidir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3844 169 Adak iki türlüdür: Allah'a itaatte olan Allah için, isyanda olan ise şeytan içindir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3845 170 Kavminin mescidinde namaza katılmamayı adayan kişi hakkında: Öfkeyle adak olmaz. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3846 171 Masiyette ve öfkede adak yoktur; keffareti bir yemin keffaretidir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3847 172 Masiyet adağı yemin keffaretiyle telafi edilir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3848 173 Âdemoğlu için sahip olmadığı şeyde ve Allah'a isyanda adak yoktur. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3849 174 Masiyette ve Âdemoğlunun sahip olmadığı şeyde adak yoktur. Abdurrahman b. Semüre · Sünen-i Nesâî 3850 175 Günahta ve insanın sahip olmadığı şeyde adak olmaz. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 3851 176 Allah'ın, bu adamın kendine azap etmesine ihtiyacı yoktur; ona emret, binsin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3852 177 Yürümeyi adayıp iki kişiye dayanarak yürüyen yaşlıya binmesi emredildi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3853 178 Allah, bu adamın kendine azap etmesiyle hiçbir şey yapmaz. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3854 179 Bir şeye yemin edip "İnşallah" diyen, istisnada bulunmuş olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3855 180 Süleyman "İnşallah" deseydi yemini bozulmaz, isteğine de ulaşırdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3856 181 Kim bağlayıcı bir yemini yalan yere ederse, yüzü üstü cehennemdeki yerine hazırlansın. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 3242 182 Kim bir Müslümanın malını koparıp almak için yalan yere yemin ederse, Allah'a O ona öfkeliyken kavuşur. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3243 183 Hiç kimse yeminle bir malı koparıp almaz ki Allah'a eli kesik olarak kavuşmasın. Eş'as b. Kays · Sünen-i Ebû Dâvûd 3244 184 Bir malı zulmen yemek için yemin eden, Allah'a O kendisinden yüz çevirmişken kavuşur. Vâil b. Hucr el-Hadramî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3245 185 Minberimin yanında yeşil bir misvak için bile günah olan yemin eden, cehennemdeki yerine hazırlanır. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3246 186 Yemininde "Lât hakkı için" diyen "Lâ ilâhe illallah" desin; "Gel kumar oynayalım" diyen sadaka versin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3247 187 Babalarınızla, annelerinizle ve putlarla yemin etmeyin; Allah ile de ancak doğru söylüyorken yemin edin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3248 188 Allah sizi babalarınızla yemin etmekten nehyediyor; yemin eden Allah ile yemin etsin ya da sussun. Abdullah b. Ömer, Ömer b. el-Hattâb'dan · Sünen-i Ebû Dâvûd 3249 189 Ömer: Vallahi bundan sonra babamla ne kendiliğimden ne de başkasından nakl ederek yemin ettim. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3250 190 Kim Allah'tan başkasıyla yemin ederse şirk koşmuş olur. Sa'd b. Ubeyde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3251 191 Bedevî kıssası: Babasına andolsun, doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi; doğru söylüyorsa cennete girdi. Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3252 192 Kim emanet üzerine yemin ederse bizden değildir. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3253 193 Lağv yemin, kişinin evinde "Hayır vallahi", "Evet vallahi" demesidir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3254 194 Yeminin, arkadaşının seni üzerinde tasdik edeceği şeye göredir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3255 195 Süveyd: Vâil'in kardeşim olduğuna yemin ettim; "Doğru söyledin, Müslüman Müslümanın kardeşidir" buyurdu. Süveyd b. Hanzala · Sünen-i Ebû Dâvûd 3256 196 İslâm'dan başka bir din üzerine yalan yere yemin eden dediği gibidir; sahip olunmayan şeyde adak yoktur. Sâbit b. ed-Dahhâk · Sünen-i Ebû Dâvûd 3257 197 "Ben İslâm'dan uzağım" diye yemin eden yalancıysa dediği gibidir; doğruysa İslâm'a sağlam dönemez. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3258 198 Yûsuf b. Abdullah b. Selâm: Peygamber hurmayı ekmeğin üzerine koyup "Bu, bunun katığıdır" buyurdu. Yûsuf b. Abdullah b. Selâm · Sünen-i Ebû Dâvûd 3259 199 Yezîd el-A'ver tarikiyle: Peygamber hurmayı ekmeğin üzerine koyup "Bu bunun katığıdır" dedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 3260 200 Kim yemin eder de "inşallah" derse istisna etmiş olur. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3261 201 Yemin edip istisna eden dilerse yemininden döner, dilerse bırakır; yemini bozmuş olmaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3262 202 Resûlullah'ın en çok ettiği yemin: Hayır, kalpleri çevirene andolsun! Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3263 203 Resûlullah yeminini kuvvetlendirince "Ebu'l-Kâsım'ın canı elinde olana andolsun" derdi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3264 204 Resûlullah yemin ettiğinde "Hayır, Allah'tan mağfiret dilerim" derdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3265 205 Lakît b. Âmir'in heyeti: Peygamber "İlâhının ömrüne andolsun" buyurdu. Lakît b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3266 206 Ebû Bekir Peygamber'e yemin verdi; "Yemin verme" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3267 207 Rüya tabirinde bir kısmında isabet ettin, bir kısmında hata ettin; Ebû Bekir yemin verince "Yemin verme" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3268 208 İbn Abbâs (Süleymân b. Kesîr tariki): Rüya tabiri hadisi; yemin anılmaz, Peygamber hatayı ona söylemedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 3269 209 Ebû Bekir misafirler için ettiği yemini bozup yedi; Peygamber: Bilakis sen onların en iyisi ve en doğrususun. Abdurrahman b. Ebî Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3270 210 Abdurrahman b. Ebî Bekir (Sâlim b. Nûh tariki): Misafir kıssası; Ebû Bekir'in keffâret verdiği bana ulaşmadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 3271 211 Kâbe senin malına muhtaç değil; Rabbe isyanda, akrabalığı koparmada ve sahip olmadığın şeyde yemin ve adak yoktur. Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3272 212 Allah'ın rızasının gözetildiği şey dışında adak yoktur; akrabalığı koparmada yemin yoktur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3273 213 Daha hayırlısını gördüğün yemini bırak, çünkü onu bırakmak keffâretidir; masiyette adak ve yemin yoktur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3274 214 Evet, sen yaptın; fakat "Lâ ilâhe illallah" sözünü ihlasla söylemen sebebiyle bağışlandın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3275 215 Yemin edip başkasını daha hayırlı görürsem, mutlaka yeminimin keffâretini verir ve hayırlı olanı yaparım. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3276 216 Ey Abdurrahman b. Semure! Yemininden daha hayırlısını görürsen hayırlı olanı yap ve keffâret ver. Abdurrahman b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 3277 217 Abdurrahman b. Semure (Katâde tariki): Yemininin keffâretini ver, sonra hayırlı olanı yap. Abdurrahman b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 3278 218 Safiyye: Bu, Peygamber'in sâ'ıdır; Enes b. Iyâz onu Hişâm'ın müddüyle iki buçuk müd buldu. Abdurrahman b. Harmele şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3279 219 Muhammed b. Hallâd: Hâlid'in mekkûku Hârûn'un keylecesiyle iki keyleceydi; Hâlid'in sâ'ı Hişâm'ın sâ'ıdır. Muhammed b. Muhammed b. Hallâd Ebû Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3280 220 Ümeyye b. Hâlid: Hâlid el-Kasrî sâ'ı iki katına çıkardı; sâ' on altı rıtl oldu. Ümeyye b. Hâlid · Sünen-i Ebû Dâvûd 3281 221 Muâviye b. el-Hakem'in tokatladığı câriye: "Allah nerede?" "Gökte." "Onu azat et, o mümindir." Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3282 222 Şerîd: Annem adına mümin bir köle azat etmemi vasiyet etti; yanımda siyah Nûbeli bir câriye var. Şerîd b. Süveyd es-Sekafî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3283 223 Siyah câriye parmağıyla göğe işaret etti; "Onu azat et, çünkü o mümindir" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3284 224 Vallahi Kureyş'le mutlaka savaşacağım (üç kez); sonra "İnşallah" buyurdu. İkrime · Sünen-i Ebû Dâvûd 3285 225 İkrime (Mis'ar tariki): Vallahi Kureyş'le savaşacağım dedi, sustu, sonra "İnşallah" dedi. İkrime · Sünen-i Ebû Dâvûd 3286 226 Adak hiçbir şeyi geri çevirmez; onunla ancak cimriden mal çıkarılır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3287 227 Adak Âdemoğluna takdir etmediğim bir şeyi getirmez; onunla cimriden mal çıkarılır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3288 228 Kim Allah'a itaat etmeyi adarsa itaat etsin; kim Allah'a isyan etmeyi adarsa isyan etmesin. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3289 229 Masiyette adak yoktur; onun keffâreti yemin keffâretidir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3290 230 Yûnus'un İbn Şihâb'dan rivayeti: Masiyette adak yoktur; keffâreti yemin keffâretidir. Sünen-i Ebû Dâvûd 3291 231 Âişe (Süleymân b. Erkam tariki): Masiyette adak yoktur; keffâreti yemin keffâretidir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3292 232 Yalınayak ve başı açık hac adayan kız kardeş başını örtsün, binsin ve üç gün oruç tutsun. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3293 233 Ebû Saîd er-Ruaynî tarikiyle: Yalınayak hac adayan kadın binsin ve üç gün oruç tutsun. Sünen-i Ebû Dâvûd 3294 234 Allah kız kardeşinin meşakkat çekmesiyle bir şey yapmaz; binerek hac etsin ve yemininin keffâretini versin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3295 235 Ukbe'nin kız kardeşi Beytullah'a yürümeyi adadı; ona binmesini ve kurban göndermesini emretti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3296 236 Allah onun adağından elbette müstağnidir; ona emret, binsin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3297 237 İkrime (Saîd tariki): Ukbe'nin kız kardeşi hakkında kurban anılmaz: Kız kardeşine emret, binsin. İkrime · Sünen-i Ebû Dâvûd 3298 238 Ukbe: Beytullah'a yürümeyi adayan kız kardeşim için "Yürüsün de binsin de" buyurdu. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3299 239 Ebû İsrâil'in adağı: Ona emredin; konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3300 240 Allah bu adamın kendisine azap etmesinden müstağnidir; yürümeyi adayana binmesini emretti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3301 241 Tavafta burnundaki halkadan yedilen adamın halkasını kesti ve onu eliyle yedmesini emretti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3302 242 Allah kız kardeşinin yürümesinden müstağnidir; binsin ve bir deve kurban göndersin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3303 243 Allah kız kardeşinin Beytullah'a yürümesiyle hiçbir şey yapmaz. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3304 244 Beytülmakdis'te namaz adayan adama "Burada kıl" dedi; ısrar edince "O hâlde sen bilirsin" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3305 245 Muhammed'i hak ile gönderene andolsun, burada kılsaydın Beytülmakdis'teki namaz yerine sana yeterdi. Ömer b. Abdurrahman b. Avf, Peygamber'in ashabından bazı kimselerden · Sünen-i Ebû Dâvûd 3306 246 Sa'd b. Ubâde'nin ölen annesinin ödenmemiş adağı: Onu onun yerine öde. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3307 247 Denizden kurtulursa bir ay oruç adayıp tutmadan ölen kadının yerine kızı veya kız kardeşi oruç tutsun. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3308 248 Anneye sadaka verilen câriye: Ecrin vâcip oldu; câriye de miras yoluyla sana döndü. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3309 249 Annenin üzerinde borç olsaydı öder miydin? Allah'ın borcu ödenmeye daha lâyıktır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3310 250 Âişe: Üzerinde oruç borcu olduğu hâlde ölenin yerine velisi oruç tutar. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3311 251 Başının üzerinde def çalmayı adayan kadına "Adağını yerine getir" buyurdu. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3312 252 Buvâne'de deve kesme adağı: Orada put ve câhiliye bayramı yoksa adağını yerine getir. Sâbit b. ed-Dahhâk · Sünen-i Ebû Dâvûd 3313 253 Meymûne bint Kerdem: Babamın Buvâne'de koyun kesme adağı; orada put yoksa Allah için adadığını yerine getir. Meymûne bint Kerdem · Sünen-i Ebû Dâvûd 3314 254 Meymûne bint Kerdem (Amr b. Şuayb tariki): Annemin adağını ve yürümesini onun yerine ödeyeyim mi? "Evet." Meymûne bint Kerdem, babası Kerdem b. Süfyân'dan · Sünen-i Ebû Dâvûd 3315 255 Adbâ kıssası: Ona ne kötü karşılık verdin! Masiyette ve insanın sahip olmadığı şeydeki adak yerine getirilmez. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 3316 256 Malının bir kısmını kendine alıkoy; bu senin için daha hayırlıdır. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3317 257 Ka'b b. Mâlik (Abdullah b. Ka'b tariki): Tövbem kabul edilince "Ben malımdan sıyrılıyorum" dedim. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3318 258 Günah işlediğim yurdu terk edip bütün malımı sadaka vereyim mi dedim; "Üçte biri sana yeter" buyurdu. İbn Ka'b b. Mâlik, babası Ka'b'dan · Sünen-i Ebû Dâvûd 3319 259 İbn Ka'b b. Mâlik (Ma'mer tariki): Malını sadaka olarak verme kıssası Ebû Lübâbe'ye aittir. İbn Ka'b b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3320 260 Ka'b: Bütün malımı mı? Hayır. Yarısını mı? Hayır. Üçte birini mi? Evet; Hayber'deki payımı alıkoyacağım. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3321 261 Adı konmamış, masiyet olan ve güç yetmeyen adağın keffâreti yemin keffâretidir; güç yeten adak yerine getirilir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3322 262 Adak keffâreti yemin keffâretidir. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3323 263 İbn Şimâse tarikiyle Ukbe b. Âmir: Adak keffâreti yemin keffâretidir. Sünen-i Ebû Dâvûd 3324 264 Câhiliyede Mescid-i Harâm'da bir gece itikâf adayan Ömer'e: Adağını yerine getir. Abdullah b. Ömer, Ömer'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 3325