Ravi
Hennâd bin Serî
Hennâd b. es-Serî et-Temîmî
هناد بن السري التميمي
Hadisler
1116
Câriyesini edeplendirip azat eden ve onunla evlenen adama ecri iki kez verilir.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîNikâh
1128
On karısıyla Müslüman olan Gaylân'a Peygamber, içlerinden dördünü seçmesini emretti.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîNikâh
1142
Resûlullah, kızı Zeyneb'i yeni bir mehir ve yeni bir nikâhla Ebü'l-Âs'a geri verdi.
Amr b. Şuayb'ın dedesi
Câmiu't-TirmizîNikâh
1143
Peygamber, kızı Zeyneb'i altı yıl sonra ilk nikâhla Ebü'l-Âs'a geri verdi.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîNikâh
1155
Berîre'nin kocası hürdü; Resûlullah onu muhayyer bıraktı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1156
Berîre'nin kocası, gözyaşları sakalından akarken Medine sokaklarında onun gönlünü almaya çalışıyordu.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1160
Adam ihtiyacı için hanımını çağırdığında, tandırın başında olsa bile ona gelsin.
Talk b. Ali
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1164
Kadınlara arka yollarından yaklaşmayın; çünkü Allah haktan utanmaz.
Alî b. Talk
Câmiu't-TirmizîRadâ (Süt Emzirme)
1176
Ona emret, hanımına dönsün; sonra onu temiz iken ya da hamile iken boşasın.
Sâlim
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1177
Hanımını bette talâkla boşayana: Öyleyse ne kastettiysen odur.
Rükâne b. Abdüyezîd
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1180
Üç talâkla boşanan Fâtıma bt. Kays'a: Sana ne mesken ne de nafaka vardır.
Fâtıma bt. Kays
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1202
Sübhânallah! Evet, liân yapan karı koca birbirinden ayrılır.
Saîd b. Cübeyr
Câmiu't-TirmizîTalâk (Boşanma) ve Liân
1205 b
Şa'bî tarikiyle Nu'mân b. Beşîr: Helal de haram da bellidir, arada şüpheliler vardır.
Nu'mân b. Beşîr
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1208
Ey tüccar topluluğu! Şeytan ve günah alım satıma karışır; alım satımınıza sadaka katın.
Kays b. Ebû Ğaraze
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1208 b
Kays b. Ebû Garaze'nin diğer tariki: Tüccarlar, alım satımınıza sadaka katın.
Kays b. Ebû Ğaraze
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1209
Doğru sözlü, güvenilir tüccar peygamberlerle, sıddîklarla ve şehitlerle beraberdir.
Ebû Saîd
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1220
Peygamber, pazara getirilen malları yolda karşılamayı yasakladı.
İbn Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1225 b
"Sa'd'a sorduk" lafzıyla: Yaş hurma kuruyunca eksilir mi? Öyleyse satmayın.
Zeyd Ebû Ayyâş
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1231
Resûlullah bir satışta iki satışı yasakladı.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1265
Âriyet geri verilir, kefil borcu üstlenir, borç da ödenir.
Ebû Ümâme
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1268
Kervanı pazara varmadan karşılamayın, satacağınız hayvanın sütünü memesinde biriktirmeyin.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1269
Bir Müslümanın malını koparmak için yalan yere yemin eden, Allah'a O ona gazaplıyken kavuşur.
Abdullah b. Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1300
Muhâkale ve müzâbene yasaklandı; ariyye sahiplerine harsının benzeriyle satma izni verildi.
İbn Ömer, Zeyd b. Sâbit'ten
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1305
Tart ve ağır bastır.
Süveyd b. Kays
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1307
Darda olana kolaylık gösteren adamı Allah, "Biz buna ondan daha lâyığız" diyerek bağışladı.
Ebû Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîAlım Satım (Büyû')
1323
Kim kadılığı isterse kendi nefsine bırakılır; kim ona zorlanırsa Allah ona doğruya yönelten bir melek indirir.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîAhkâm (Yargı Hükümleri)
1327
Kitapta ve sünnette yoksa görüşümle içtihat ederim; Resûlullah'ın elçisini muvaffak kılan Allah'a hamdolsun.
Muâz'ın arkadaşlarından bazı kimseler, Muâz'dan
Câmiu't-TirmizîAhkâm (Yargı Hükümleri)
1331
İki adam sana başvurduğunda, öbürünün sözünü dinlemedikçe birincisinin lehine hüküm verme.
Ali
Câmiu't-TirmizîAhkâm (Yargı Hükümleri)
1371
Ortak şüf'a sahibidir; şüf'a her şeydedir.
İbn Abbâs
Câmiu't-TirmizîAhkâm (Yargı Hükümleri)
1384
Birinizin bir arazisi olursa onu kardeşine versin ya da kendisi eksin.
Râfi' b. Hadîc
Câmiu't-TirmizîAhkâm (Yargı Hükümleri)
1402
Müslüman bir kimsenin kanı ancak üç şeyden biriyle helal olur: Zina eden evli, cana karşılık can ve dinden dönen.
Abdullah b. Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîDiyetler
1424
Vekî'in mevkuf rivayeti: Gücünüz yettiğince Müslümanlardan hadleri savın.
Vekî', Yezîd b. Ziyâd'dan
Câmiu't-TirmizîHadler (Şer'î Cezalar)
1437
Peygamber, zina eden bir Yahudi erkek ile Yahudi kadını recmetti; Ehl-i kitaba da İslâm hükmü uygulanır.
Câbir b. Semüre
Câmiu't-TirmizîHadler (Şer'î Cezalar)
1467
Resûlullah'a doğanın avını sordum; "Senin için tuttuğunu ye" buyurdu.
Adî b. Hâtim
Câmiu't-TirmizîAv ve Kesilen Hayvanlar
1481
Kesim yalnızca boğazdan mı olur? Hayvanın uyluğuna saplasan bu da sana yeterdi.
Ebü'l-Uşerâ, babasından
Câmiu't-TirmizîAv ve Kesilen Hayvanlar
1484
Evlerinizin sakinleri vardır; onları üç defa sıkıştırın, sonra görünürse öldürün.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîAv ve Kesilen Hayvanlar
1485
Yılan evde göründüğünde ona: Nûh'un ve Süleymân'ın ahdi hakkı için bize eziyet etme, deyin.
Ebû Leylâ
Câmiu't-TirmizîAv ve Kesilen Hayvanlar
1491
Kanı akıtan ve üzerine Allah'ın adı anılan şeyi yiyin; diş ya da tırnak olmadığı sürece.
Râfi' b. Hadîc
Câmiu't-TirmizîAv ve Kesilen Hayvanlar
1492
Evcil hayvanların da yabani hayvanlar gibi ürküp kaçanları vardır; böyle yapana siz de böyle yapın.
Râfi' b. Hadîc
Câmiu't-TirmizîAv ve Kesilen Hayvanlar
1497
Ubeyd b. Fîrûz tarikiyle Berâ: Topal, kör, hasta ve cılız hayvan kurban edilmez.
Berâ b. Âzib
Câmiu't-TirmizîKurbanlar (Udhiyye)
1504
Resûlullah boynuzu ve kulağı kırık ya da kesik olan hayvanın kurban edilmesini yasakladı.
Ali
Câmiu't-TirmizîKurbanlar (Udhiyye)
1507
Resûlullah Medine'de on yıl kaldı ve her yıl kurban keserdi.
İbn Ömer
Câmiu't-TirmizîKurbanlar (Udhiyye)
1534
Yemin eden Allah adına yemin etsin ya da sussun.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîAdaklar ve Yeminler
1560
Ehl-i kitabın kaplarından başka kap bulamazsanız onları yıkayın ve onlarda yiyin.
Ebû Sa'lebe el-Huşenî
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1561
Peygamber, Bedir günü Zülfikâr adlı kılıcını nefl olarak kendine ayırdı.
Abdullah b. Abbâs
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1563
Resûlullah ganimetlerin taksim edilmeden önce satın alınmasını yasakladı.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1584
Kurayza günü kasık kılı çıkmış olan öldürüldü, çıkmamış olan serbest bırakıldı.
Atıyye el-Kurazî
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1600
Tencerelerin devrilmesini emretti ve bir deveyi on koyuna denk tuttu
Râfi' b. Hadîc
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1604
Müşriklerin arasında ikamet eden her Müslümandan ben uzağım
Cerîr b. Abdullah
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1605
"Cerîr'den" denmeden Kays b. Ebû Hâzim'in mürseli: Müşrikler arasında oturan Müslümandan uzağım.
Kays b. Ebû Hâzim
Câmiu't-TirmizîSiyer (Savaş ve Seferler)
1633
Allah korkusundan ağlayan kimse, süt memeye geri dönmedikçe cehenneme girmez.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîCihadın Faziletleri
1634
İslâm'da iken bir tel saçı ağaran kimse için o ak, kıyamet gününde bir nur olur.
Ka'b b. Mürre
Câmiu't-TirmizîCihadın Faziletleri
1646
Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa o, Allah yolundadır.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîCihadın Faziletleri
1694
Hayır kıyamet gününe kadar atların alınlarına bağlanmıştır; bu hayır ecir ve ganimettir.
Urve el-Bârikî
Câmiu't-TirmizîCihad
1714
Bedir günü esirler getirilince Resûlullah, "Bu esirler hakkında ne dersiniz?" buyurdu.
Abdullah b. Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîCihad
1755
Resûlullah'ın, omuza inen saçtan kısa, kulak memesine inen saçtan uzun saçı vardı.
Âişe
Câmiu't-TirmizîGiyim (Libâs)
1792
İçinde hayır bulunan biri hiç kurt yer mi?
Huzeyme b. Cez'
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1809
Pişmiş olanı dışında sarımsak yemek uygun değildir.
Ali
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1816
Allah, kulun bir lokma yiyip ya da bir yudum içip O'na hamdetmesinden razı olur.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1824
Resûlullah, pislik yiyen hayvanın (cellâle) etini ve sütünü yasakladı.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1827
Resûlullah'ı tavuk eti yerken gördüm.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1855
Rahmân'a ibadet edin, yemek yedirin, selâmı yayın; cennete selâmetle girersiniz
Abdullah b. Amr
Câmiu't-TirmizîYiyecekler
1937
Şeytan, namaz kılanların kendisine ibadet etmesinden ümidini kesmiştir; fakat aralarını bozmaya çalışır.
Câbir
Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla)
1955
İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmemiş olur.
Ebû Saîd
Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla)
1971
Doğruluktan ayrılmayın; çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür.
Abdullah b. Mes'ûd
Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla)
1989
Resûlullah bizimle kaynaşır, küçük kardeşime "Ey Ebû Umeyr! Nuğayr ne yaptı?" derdi.
Enes
Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla)
2025
Kıyamet günü Allah katında insanların en kötülerinden biri de iki yüzlü kimsedir.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-Tirmizîİyilik ve Akrabayı Gözetme (Birr ve Sıla)
2063
Onun bir rukye olduğunu nereden bildin? Koyunları alın ve bana da sizinle birlikte bir pay ayırın.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîTıp
2073
Humma ateşin kaynamasındandır; onu su ile soğutun.
Râfi' b. Hadîc
Câmiu't-TirmizîTıp
2088
O benim ateşimdir; onu, ateşten payı olsun diye günahkâr kulumun üzerine musallat ederim.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîTıp
2120
Allah her hak sahibine hakkını vermiştir; artık mirasçıya vasiyet yoktur.
Ebû Ümâme el-Bâhilî
Câmiu't-TirmizîVasiyetler
2127
Kim babasından başkasına nisbet iddia eder ya da efendilerinden başkalarını velî edinirse lanet onun üzerinedir.
İbrâhim et-Teymî'nin babası
Câmiu't-TirmizîVelâ ve Hibe
2137
Melek, rahimdeki ceninin rızkını, ecelini, amelini ve şakî mi saîd mi olacağını yazar.
Abdullah b. Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîKader
2140
Ey kalpleri evirip çeviren! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîKader
2159
Şeytan bu beldelerde tapılmaktan ümidini kesti; fakat küçümsediğiniz amellerde ona itaat edilecek.
Amr b. el-Ahvas
Câmiu't-TirmizîFitneler
2179
Kişi bir uyku uyur, emanet kalbinden alınır da izi hafif bir leke gibi kalır.
Huzeyfe b. el-Yemân
Câmiu't-TirmizîFitneler
2183
On alamet görmedikçe kıyamet kopmaz; güneşin battığı yerden doğması bunlardandır.
Huzeyfe b. Esîd
Câmiu't-TirmizîFitneler
2186
Güneş secde için izin istemeye gider; bir gün ona geldiği yerden doğması söylenir ve battığı yerden doğar.
Ebû Zer
Câmiu't-TirmizîFitneler
2200
Öyle günler gelecek ki o günlerde ilim kaldırılacak ve herc, yani öldürmek çoğalacak.
Ebû Mûsâ
Câmiu't-TirmizîFitneler
2250
Bugün yeryüzünde doğmuş hiçbir can yoktur ki üzerinden yüz yıl geçsin.
Câbir
Câmiu't-TirmizîFitneler
2308
Kabir âhiret duraklarının ilkidir; hiçbir manzara görmedim ki kabir ondan daha korkunç olmasın.
Osman'ın azatlısı Hânî
Câmiu't-TirmizîZühd
2311
Allah korkusundan ağlayan cehenneme girmez; Allah yolundaki toz ile cehennem dumanı bir araya gelmez.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîZühd
2319
Kişi Allah'ın rızasına uygun bir söz söyler de Allah onun için kendisine kavuşacağı güne kadar rızasını yazar.
Resûlullah'ın sahâbîsi Bilâl b. Hâris el-Müzenî
Câmiu't-TirmizîZühd
2335
Ben işin, yıkılmak üzere olan bu kulübeden daha çabuk geleceğini görüyorum.
Abdullah b. Amr
Câmiu't-TirmizîZühd
2392 b
Bir adam biriyle kardeşlik kurduğunda ona adını, babasının adını ve kimlerden olduğunu sorsun.
Yezîd b. Nuâme ed-Dabbî
Câmiu't-TirmizîZühd
2407
Âdemoğlu sabahladığında bütün organları dile, hakkımızda Allah'tan kork diye yalvarır.
Ebû Saîd el-Hudrî
Câmiu't-TirmizîZühd
2415
Rabbi kıyamet günü herkesle, aralarında bir tercüman olmaksızın konuşacaktır.
Adî b. Hâtim
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2419
Allah, kardeşine yaptığı haksızlık için hak alınmadan önce ondan helallik dileyen kula rahmet etsin.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2422
Kıyamet günü insanlar kulaklarının yarısına kadar ter içinde dururlar.
Abdullah b. Ömer
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2441
Ümmetimin yarısının cennete girmesi ile şefaat arasında muhayyer bırakıldım ve şefaati seçtim.
Avf b. Mâlik el-Eşcaî
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2457
Duamın tamamını sana ayırayım; o takdirde derdine yetilir ve günahın bağışlanır.
Übey b. Ka'b
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2465
Kimin derdi ahiret olursa Allah onun zenginliğini kalbine koyar ve dünya boyun eğmiş olarak ona gelir.
Enes b. Mâlik
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2467
Arpayı ölçmeden bıraksaydık ondan daha fazla yerdik.
Âişe
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2468
Resimli perdeyi çıkar, çünkü bana dünyayı hatırlatıyor.
Âişe
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2469
Resûlullah'ın üzerinde yattığı yastık deridendi; içi hurma lifiyle doldurulmuştu.
Âişe
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2473
Ali, açlıktan bir Yahudi'nin bahçesinde her kova suya bir hurma karşılığında çalıştı.
Muhammed b. Ka'b el-Kurazî
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2475
Azığımız tükendi; öyle ki içimizden her adama günde bir hurma düşüyordu.
Câbir b. Abdullah
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2476
Siz bugün, sabah bir elbise akşam başka bir elbise giyeceğiniz o günkü halinizden daha hayırlısınız.
Muhammed b. Ka'b el-Kurazî
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2477
Bir kadeh süt bütün Suffe ehlini doyurdu; sonunda Ebû Hüreyre de içebileceği kadar içti.
Ebû Hüreyre
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'
2488
Ateş; insanlara yakın, yumuşak huylu, nazik ve kolaylık gösteren herkese haramdır.
Abdullah b. Mes'ûd
Câmiu't-TirmizîKıyametin Vasfı, Rekâik ve Vera'