Fihrist

Diyetler ile ilgili hadisler

Diyetler ile ilgili 141 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

141 hadis
1 Kurayza ve Nadîr arasındaki eşitsiz kan bedeli üzerine "aralarında adaletle hükmet" âyeti indi; adalet cana candır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4494 2 O senin yerine suç işlemiş olmaz, sen de onun yerine suç işlemiş olmazsın. Ebû Rimse · Sünen-i Ebû Dâvûd 4495 3 Öldürme veya yaralamaya uğrayan üç şeyden birini seçer: ya kısas yapar ya affeder ya da diyet alır. Ebû Şüreyh el-Huzâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4496 4 Peygamber'e kısas gerektiren bir dava getirildiğinde mutlaka affı emrederdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4497 5 Eğer o doğru söylüyorsa ve sen onu öldürürsen ateşe girersin; katil kayışını sürükleyerek çıktı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4498 6 Eğer onu affedersen, o hem kendi günahını hem de maktulün günahını yüklenir. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4499 7 Yahyâ b. Saîd'in Câmi' b. Matar'dan rivayeti: Affedersen o, kendi ve maktulün günahını yüklenir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4500 8 Habeşli katil hakkında: Eğer onu öldürürse onun gibi olur; onu salıver, kendi günahını ve maktulün günahını yüklenir. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4501 9 Osman kuşatılmışken: Müslümanın kanı ancak üç şeyden biriyle helal olur; beni ne sebeple öldürüyorlar? Ebû Ümâme b. Sehl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4502 10 Muhallim b. Cessâme kıssası: Ey Uyeyne! Diyeti kabul etmez misin? Allah'ım! Muhallim'i bağışlama! Ziyâd b. Sa'd b. Dumeyre es-Sülemî, babasından -Mûsâ rivayetinde: ve dedesinden- · Sünen-i Ebû Dâvûd 4503 11 Bu sözümden sonra kimin bir yakını öldürülürse, ailesi ya diyeti alır ya da kısas yapar. Ebû Şüreyh el-Ka'bî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4504 12 Kimin bir yakını öldürülürse ya diyet alır ya kısas yapılır; Ebû Şâh'a yazın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4505 13 Kâfire karşılık mü'min öldürülmez; bir mü'mini kasten öldüren maktulün velîlerine teslim edilir. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4506 14 Diyeti aldıktan sonra katili öldüreni affetmem. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4507 15 Yahudi kadının zehirli koyunu: Allah seni buna musallat edecek değildi; onu öldürmeyelim mi? Hayır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4508 16 Yahudi kadın Peygamber'e zehirli koyun hediye etti; Peygamber ona ilişmedi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4509 17 Elimdeki şu ön kol bana haber verdi; eğer peygamberse ona asla zarar vermez dedim. İbn Şihâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4510 18 Ebû Seleme (mürsel): Bişr b. el-Berâ ölünce zehirleyen Yahudi kadın Resûlullah'ın emriyle öldürüldü. Ebû Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4511 19 Hayber'de yediğim lokmanın acısını hep hissediyorum; işte şimdi şah damarımı kesme zamanıdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4512 20 Ümmü Mübeşşir: Oğlum hakkında ancak zehirli koyundan şüphe ediyorum; Peygamber: Ben de kendim hakkında ancak ondan. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4513 21 Ümmü Mübeşşir tariki: Bişr b. el-Berâ ölünce zehirleyen Yahudi kadın öldürüldü. Sünen-i Ebû Dâvûd 4514 22 Kim kölesini öldürürse onu öldürürüz; kim kölesinin burnunu keserse onun burnunu keseriz. Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4515 23 Hişâm tariki: Kim kölesini hadım ederse onu hadım ederiz. Sünen-i Ebû Dâvûd 4516 24 İbn Ebû Arûbe tariki: Hasan bu hadisi unuttu; hür kimse köle karşılığında öldürülmez derdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 4517 25 Hasan el-Basrî: Hür kimseye köle karşılığında kısas uygulanmaz. Hasan el-Basrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4518 26 Kıskanıp kölesinin uzvunu kesen efendiye karşı Peygamber köleye: Git, sen hürsün, buyurdu. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4519 27 Sizden elli kişi onlardan bir adam aleyhine yemin eder, o da ipiyle birlikte teslim edilir. Sehl b. Ebû Hasme ve Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 4520 28 Ya arkadaşınızın diyetini öderler ya da kendilerine savaş ilan edilir. Sehl b. Ebû Hasme ve kavminin büyüklerinden bazı adamlar · Sünen-i Ebû Dâvûd 4521 29 Resûlullah Benî Nasr b. Mâlik'ten bir adamı kasâme ile kısas olarak öldürdü. Amr b. Şuayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4522 30 Peygamber maktulün kanını heder etmek istemedi; diyetini sadaka develerinden yüz deve olarak ödedi. Sehl b. Ebû Hasme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4523 31 Arkadaşınızın öldürülmesine şahitlik edecek iki şahidiniz var mı? Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 4524 32 Abdurrahman b. Bucayd: Vallahi Sehl hadiste yanıldı; Resûlullah Yahudilere diyeti ödeyin diye yazdı. Abdurrahman b. Bucayd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4525 33 Maktul aralarında bulunduğu için Resûlullah diyeti Yahudilerin üzerine yükledi. Ebû Seleme b. Abdurrahman ve Süleymân b. Yesâr, Ensâr'dan bazı adamlardan · Sünen-i Ebû Dâvûd 4526 34 Başı iki taş arasında ezilmiş kız başıyla işaret etti; Yahudinin de başı taşlarla ezildi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4527 35 Ensârlı kızı ziyneti için öldürüp kuyuya atan Yahudi ölünceye kadar taşlandı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4528 36 Falan mı seni öldürdü? Kız başıyla evet dedi; Yahudi iki taş arasında öldürüldü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4529 37 Müminlerin kanları birbirine denktir; mümin kâfir karşılığında öldürülmez. Kays b. Abbâd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4530 38 Amr b. Şuayb tariki: Müslümanların en uzaktakisi de onlar adına eman verir. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4531 39 Karısının yanında bir adam bulan onu öldürür mü? Hayır. Efendinizin ne dediğini dinleyin! Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4532 40 Karımın yanında bir adam bulsam dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi vereyim? Evet. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4533 41 Ebû Cehm'in başını yardığı adamın yakınları kısas istedi; Peygamber mal verip onları razı etti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4534 42 Kızın başını taşla ezen Yahudi itiraf etti; Peygamber onun başının da taşlarla ezilmesini emretti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4535 43 Resûlullah urcûnla yaraladığı adama: Gel, kısas al! buyurdu; adam: Hayır, affettim, dedi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4536 44 Ömer: Memurlarımı derilerinizi dövsünler diye göndermedim; Resûlullah'ın kendi nefsinden kısas aldırdığını gördüm. Ebû Firâs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4537 45 Kısas hakkı olanlar en yakından başlayarak sırasıyla el çekmelidir; affeden kadın olsa bile. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4538 46 Taş atışmasında kimin elinden olduğu belirsiz öldürülen hatadır; kasten öldürülende kısas vardır. Tâvûs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4539 47 Süleymân b. Kesîr tarikiyle İbn Abbâs: Taş atışmasında faili belirsiz öldürülen hatadır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4540 48 Hata ile öldürülenin diyeti yüz devedir: Otuz bint mahâd, otuz bint lebûn, otuz hıkka ve on ibn lebûn. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4541 49 Develer pahalanınca Ömer diyeti altın sahiplerine bin dinar, gümüş sahiplerine on iki bin dirhem olarak belirledi. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4542 50 Atâ: Resûlullah diyette deve sahiplerine yüz deve, sığır sahiplerine iki yüz sığır hükmetti. Atâ b. Ebû Rebâh · Sünen-i Ebû Dâvûd 4543 51 Câbir (Ebû Tümeyle tariki): Resûlullah diyeti belirledi; yiyecek sahiplerine de hatırlanmayan bir miktar. Sünen-i Ebû Dâvûd 4544 52 Hata diyetinde yirmi hıkka, yirmi cezea, yirmi bint mahâd, yirmi bint lebûn ve yirmi ibn mahâd vardır. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4545 53 Benî Adî'den öldürülen adamın diyetini Peygamber on iki bin olarak belirledi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4546 54 Kamçı ve sopa ile olan kasta benzer hatanın diyeti, kırkı gebe olmak üzere yüz devedir. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4547 55 Vüheyb'in Hâlid'den rivayeti: Kasta benzer hatanın diyeti kırkı gebe yüz devedir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4548 56 İbn Ömer: Resûlullah fetih günü Kâbe'nin basamağı üzerinde hutbe okudu. Sünen-i Ebû Dâvûd 4549 57 Ömer kasta benzer öldürmede otuz hıkka, otuz cezea ve kırk gebe deve hükmetti. Mücâhid · Sünen-i Ebû Dâvûd 4550 58 Ali: Kasta benzer öldürmede diyet üç kısımdır: Otuz üç hıkka, otuz üç cezea ve otuz dört gebe deve. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4551 59 Abdullah b. Mes'ûd: Kasta benzer öldürmede yirmi beşer hıkka, cezea, bint lebûn ve bint mahâd. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4552 60 Ali: Hata ile öldürmede diyet dört kısımdır: Yirmi beşer hıkka, cezea, bint lebûn ve bint mahâd. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4553 61 Osman ve Zeyd b. Sâbit: Ağırlaştırılmış diyette kırk gebe cezea, otuz hıkka ve otuz bint lebûn vardır. Osman b. Affân ile Zeyd b. Sâbit'ten şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4554 62 Saîd b. el-Müseyyeb tarikiyle Zeyd b. Sâbit: Ağırlaştırılmış diyette kırk gebe cezea vardır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4555 63 Parmaklar eşittir; her biri için onar deve. Ebû Mûsâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 4556 64 Ebû Mûsâ: Parmaklar eşittir. Onar deve mi? dedim; Evet, buyurdu. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4557 65 Bu ve bu eşittir: Başparmak ile serçe parmağı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4558 66 Parmaklar eşittir, dişler de eşittir; ön diş ile azı dişi eşittir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4559 67 Dişler eşittir, parmaklar da eşittir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4560 68 Resûlullah ellerin ve ayakların parmaklarını (diyette) eşit tuttu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4561 69 Peygamber sırtını Kâbe'ye dayamış hâlde: Parmaklarda onar deve vardır. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4562 70 Dişlerde beşer deve vardır. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4563 71 Resûlullah hata diyetini develerin fiyatına göre takdir ederdi; katil hiçbir şeye vâris olmaz. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4564 72 Kasta benzer öldürmenin diyeti, kasıtlı öldürmeninki gibi ağırdır; ancak faili öldürülmez. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4565 73 Kemiği açığa çıkaran (mûdıha) yaralarda beş deve diyet vardır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4566 74 Yerinde duran fakat görmeyen göz için diyetin üçte biri ile hüküm verdi. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4567 75 Mugîre: Bedevîlerin seci'i gibi bir seci mi? Peygamber ceninin diyeti olarak gurreye hükmetti. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 4568 76 Mugîre (Cerîr tariki): Öldürülen kadının diyetini öldüren kadının asabesine, cenin için de gurre yükledi. Sünen-i Ebû Dâvûd 4569 77 Ömer cenin düşürme hakkında istişare etti; Mugîre ile Muhammed b. Mesleme gurre hükmüne şahitlik etti. Misver b. Mahreme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4570 78 Vüheyb'in Hişâm'dan rivayeti: Ömer cenin düşürme hakkında istişare etti, Mugîre gurreye şahitlik etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 4571 79 Hamel b. Mâlik: Biri diğerine mistahla vurup onu ve ceninini öldürdü; ceninine gurre ile hükmetti. Abdullah b. Abbâs, Ömer'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 4572 80 Ömer: Allahu ekber! Cenin hakkındaki bu hükmü işitmeseydik, başkasıyla hüküm verecektik. Tâvûs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4573 81 Câhiliye seci'i ve kâhinliği mi bu? Çocuk için bir gurre öde. Abdullah b. Abbâs, Hamel b. Mâlik kıssası hakkında · Sünen-i Ebû Dâvûd 4574 82 Öldürülen kadının diyeti âkileye yüklendi; onun mirası ise kocasına ve çocuğunadır. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4575 83 Hüzeylli iki kadından biri diğerini taşla öldürdü; Peygamber: Bu ancak kâhinlerin kardeşlerindendir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4576 84 Aleyhine gurre hükmedilen kadın ölünce mirası oğullarına, diyet ise asabesine verildi. Ebû Hüreyre bu kıssa hakkında · Sünen-i Ebû Dâvûd 4577 85 Düşük için beş yüz koyun kıldı ve o gün taş fırlatmayı yasakladı. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 4578 86 Cenin için köle veya cariye ya da at veya katır olarak bir gurre ile hüküm verdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4579 87 Şa'bî: Gurre (cenin diyeti) beş yüz dirhemdir. Şa'bî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4580 88 Öldürülen mükâtebe, ödediği kısım oranında hür diyeti, kalanı oranında köle diyeti ödenir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4581 89 Mükâteb diyete hak kazanır veya mirasa vâris olursa, azat edilmiş kısmı oranında vâris olur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4582 90 Muâhedin diyeti, hürün diyetinin yarısıdır. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4583 91 Elini senin ağzına koysun da aygır gibi onu çiğneyesin mi istiyorsun? Ya'lâ b. Ümeyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 4584 92 Ya'lâ b. Ümeyye (Hüşeym tariki): İstersen elini ısırması için ona teslim et, sonra onun ağzından çek. Sünen-i Ebû Dâvûd 4585 93 Kim tıp bilgisi bilinmediği hâlde tabiplik yaparsa, verdiği zararı tazmin eder. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4586 94 Tabipliği bilinmeyen bir tabip bir topluluğu tedavi edip zarar verirse, zararı tazmin eder. Abdülazîz b. Ömer b. Abdülazîz şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4587 95 Kasta benzer hata, kırbaç ve sopa ile olandır; diyeti kırkı gebe olmak üzere yüz devedir. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4588 96 Vüheyb tarikiyle: Kırbaç ve sopa ile olan kasta benzer hatada yüz deve diyet vardır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4589 97 Fakirlerin kölesi zenginlerin kölesinin kulağını kesti; fakir olduklarından ona bir şey yüklemedi. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4590 98 Karışıklıkta öldürülenin diyeti hata diyetidir; kasten öldürülende kısas vardır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4591 99 Hayvanın ayağıyla verdiği zarar hederdir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4592 100 Hayvanın yaralaması, maden ve kuyu hederdir; rikâzda beşte bir vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4593 101 Ateşin verdiği zarar hederdir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4594 102 Allah'ın kulları arasında öyleleri vardır ki Allah adına yemin etse, Allah onun yeminini yerine getirir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4595 103 Resûlullah, hataen öldürmenin diyetinde beş yaş grubundan yirmişer deve olarak hükmetti. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1386 104 Kim bir mümini kasten öldürürse maktulün velilerine teslim edilir; dilerlerse öldürürler, dilerlerse diyet alırlar. Amr b. Şuayb'ın dedesi · Câmiu't-Tirmizî 1387 105 Peygamber, diyeti on iki bin dirhem olarak belirledi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1388 106 İkrime'nin mürseli: Peygamber diyeti on iki bin dirhem olarak belirledi. İkrime · Câmiu't-Tirmizî 1389 107 Mûzıhalarda (kemiği açığa çıkaran baş yaralarında) beşer deve vardır. Amr b. Şuayb'ın dedesi · Câmiu't-Tirmizî 1390 108 Ellerin ve ayakların parmaklarının diyeti eşittir; her parmak için on devedir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1391 109 Bu ve bu eşittir; yani serçe parmağı ile başparmağın diyeti aynıdır. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1392 110 Bedeninde yaralanıp hakkını bağışlayanı Allah bir derece yükseltir ve ondan bir hatasını siler. Ebü's-Sefer · Câmiu't-Tirmizî 1393 111 Bir kızın başını taşla ezen Yahudi itiraf edince onun da başı iki taş arasında ezildi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1394 112 Dünyanın yok olması, Allah katında Müslüman bir adamın öldürülmesinden daha hafiftir. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1395 113 Abdullah b. Amr'ın mevkuf rivayeti: Dünyanın yok olması bir Müslümanın öldürülmesinden hafiftir. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1395 114 Kullar arasında ilk hükmedilecek şey kan dâvâlarıdır. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1396 115 Kullar arasında ilk karara bağlanacak şey kan dâvâlarıdır. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1397 116 Gök ehli ve yer ehli bir müminin kanına ortak olsalar, Allah hepsini yüzüstü ateşe atardı. Ebü'l-Hakem el-Becelî · Câmiu't-Tirmizî 1398 117 Resûlullah'ın babanın kısasını oğlundan aldığına, oğulun kısasını babasından almadığına şahit oldum. Sürâka b. Mâlik b. Cu'şum · Câmiu't-Tirmizî 1399 118 Baba, evladı karşılığında kısas edilmez. Ömer b. Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 1400 119 Hadler mescitlerde uygulanmaz; baba da evladı karşılığında öldürülmez. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1401 120 Müslüman bir kimsenin kanı ancak üç şeyden biriyle helal olur: Zina eden evli, cana karşılık can ve dinden dönen. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1402 121 Allah'ın ve Resûlü'nün himayesindeki ahitli birini öldüren cennetin kokusunu alamaz. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1403 122 Peygamber, ahitli iki Âmirînin diyetini Müslümanların diyeti kadar ödedi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1404 123 Kimin bir yakını öldürülürse iki seçenekten hayırlısını seçer: Ya affeder ya da kısas olarak öldürür. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1405 124 Mekke'yi Allah haram kılmıştır; kimin bir yakını öldürülürse ailesi ya kısas ister ya diyet alır. Ebû Şüreyh el-Ka'bî · Câmiu't-Tirmizî 1406 125 O doğru söylüyorsa ve sen onu öldürürsen ateşe girersin. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1407 126 Allah'ın adıyla ve Allah yolunda savaşın; hıyanet etmeyin, ahdi bozmayın, müsle yapmayın, çocuk öldürmeyin. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 1408 127 Allah her şeyde ihsanı farz kılmıştır; öldürdüğünüzde öldürmeyi, boğazladığınızda boğazlamayı güzel yapın. Şeddâd b. Evs · Câmiu't-Tirmizî 1409 128 Resûlullah cenin hakkında bir gurre, yani bir köle veya bir cariye verilmesine hükmetti. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1410 129 Resûlullah cenin için bir gurre hükmetti ve bunu vuran kadının asabesine yükledi. Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 1411 130 Sahifede diyet hükümleri, esirin kurtarılması ve müminin kâfir karşılığında öldürülmemesi vardır. Ebû Cühayfe · Câmiu't-Tirmizî 1412 131 Müslüman kâfir karşılığında öldürülmez; kâfirin diyeti müminin diyetinin yarısıdır. Amr b. Şuayb'ın babası aracılığıyla dedesinden rivayet edildiğine göre: · Câmiu't-Tirmizî 1413 132 Kim kölesini öldürürse onu öldürürüz; kim kölesinin uzvunu keserse onun uzvunu keseriz. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 1414 133 Eşyem ed-Dıbâbî'nin hanımını kocasının diyetinden mirasçı kıl. Saîd b. el-Müseyyeb · Câmiu't-Tirmizî 1415 134 Biriniz aygırın ısırdığı gibi kardeşini ısırıyor! Sana diyet yoktur. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 1416 135 Peygamber bir adamı bir töhmet sebebiyle hapsetti, sonra onu serbest bıraktı. Behz b. Hakîm'in babası aracılığıyla dedesinden rivayet edildiğine göre: · Câmiu't-Tirmizî 1417 136 Malını korurken öldürülen şehittir; yerden bir karış çalana kıyamette yedi kat yer boyunduruk olur. Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 1418 137 Malını korurken öldürülen kimse şehittir. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1419 138 Kimin malı haksız yere alınmak istenir de savaşıp öldürülürse o şehittir. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1420 139 Abdullah b. Amr'ın diğer tariki: Malı için savaşıp öldürülen şehittir. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1420 140 Malını, dinini, canını ve ailesini korurken öldürülen kimse şehittir. Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 1421 141 Hayber'de öldürülen Abdullah b. Sehl için Resûlullah kasâme teklif etti, sonunda diyetini kendisi verdi. Sehl b. Ebû Hasme · Câmiu't-Tirmizî 1422