Fihrist
Rikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) ile ilgili hadisler
Rikâk (Kalpleri Yumuşatan Hadisler) ile ilgili 196 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
İki nimet vardır ki insanların çoğu onlarda aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6412
2
Allah'ım! Yaşayış ancak ahiret yaşayışıdır; Ensâr'ı ve Muhâcirleri ıslah et.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6413
3
Hendek'te: Allah'ım! Yaşayış ancak ahiret yaşayışıdır; Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 6414
4
Cennette bir kamçı yeri, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 6415
5
Dünyada bir garip ya da bir yolcu gibi ol.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6416
6
Bu insandır, bu onu kuşatan ecelidir; dışarı taşan şu çizgi de onun emelidir.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6417
7
Bu emeldir, bu da onun ecelidir; o bu hâldeyken en yakın çizgi ona geliverir.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6418
8
Allah, ecelini geciktirip altmış yaşına ulaştırdığı kimseye özür bırakmamıştır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6419
9
Yaşlının kalbi iki şeyde genç kalmaya devam eder: Dünya sevgisinde ve uzun emelde.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6420
10
Âdemoğlu yaşlanır, onunla birlikte iki şey de büyür: Mal sevgisi ve uzun ömür arzusu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6421
11
Mahmûd b. Rebî', Resûlullah'ın evlerindeki bir kovadan yüzüne su püskürttüğünü hatırladığını söyledi.
Mahmûd b. Rebî' · Sahîh-i Buhârî 6422
12
Kıyamet günü Allah'ın rızasını gözeterek Lâ ilâhe illallah diyerek gelen kula Allah ateşi haram kılar.
Mahmûd b. Rebî', Ensâr'dan, Benî Sâlim'den olan Itbân b. Mâlik'ten · Sahîh-i Buhârî 6423
13
Dünya ehlinden en sevdiğini aldığımda sevabını uman mü'min kulumun katımda karşılığı ancak cennettir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6424
14
Sizin için fakirlikten korkmuyorum; dünyanın size bolca açılıp onun için yarışmanızdan ve sizi oyalamasından korkuyorum.
Benî Âmir b. Lüey'in müttefiki olan ve Resûlullah ile birlikte Bedir'de bulunan Amr b. Avf · Sahîh-i Buhârî 6425
15
Ben sizin önden gideninizim; vallahi ben şu anda havzıma bakıyorum.
Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 6426
16
Sizin için en çok korktuğum şey, Allah'ın size yeryüzünün bereketlerinden çıkaracağı şeylerdir.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 6427
17
Sizin en hayırlınız benim asrımdakilerdir; sonra adayıp da adağını yerine getirmeyen bir topluluk gelir.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Buhârî 6428
18
Öyle bir topluluk gelir ki şahitlikleri yeminlerinin, yeminleri de şahitliklerinin önüne geçer.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6429
19
Biz dünyadan, topraktan başka koyacak yer bulamadığımız şeyler elde ettik.
Kays · Sahîh-i Buhârî 6430
20
Duvar ören Habbâb: Geçip giden arkadaşlarımızdan dünya hiçbir şey eksiltmedi.
Kays · Sahîh-i Buhârî 6431
21
Habbâb: Resûlullah ile birlikte (Allah rızası için) hicret ettik.
Habbâb · Sahîh-i Buhârî 6432
22
Kim bu abdest gibi abdest alıp mescitte iki rekât kılar ve oturursa geçmiş günahları bağışlanır; aldanmayın.
b. Ebân · Sahîh-i Buhârî 6433
23
Salih kimseler birer birer göçüp gider; geriye arpa ya da hurma döküntüsü gibi bir döküntü kalır.
Mirdâs el-Eslemî · Sahîh-i Buhârî 6434
24
Dinarın, dirhemin, kadifenin ve hamîsanın kulu helak olsun! Verilirse razı olur, verilmezse razı olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6435
25
Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsa üçüncüsünü arardı; onun içini ancak toprak doldurur.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6436
26
Âdemoğlunun gözünü ancak toprak doyurur; Allah, tevbe edenin tevbesini kabul eder.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6437
27
Âdemoğluna altın dolu bir vadi verilse ikincisini, ikincisi verilse üçüncüsünü ister.
Abbâs b. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6438
28
Âdemoğlunun altından bir vadisi olsa iki vadisinin olmasını ister; ağzını ancak toprak doldurur.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6439
29
Biz bunu, "Çokluk yarışı sizi oyaladı" sûresi inene kadar Kur'an'dan sayardık.
Übey · Sahîh-i Buhârî 6440
30
Bu mal yeşil ve tatlıdır; kim onu gönül hoşluğuyla alırsa onda kendisine bereket verilir.
Hakîm b. Hizâm · Sahîh-i Buhârî 6441
31
Kişinin malı önden gönderdiğidir; varisinin malı ise geride bıraktığıdır.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6442
32
Malı çok olanlar kıyamet günü sevabı az olanlardır; ancak malını sağına, soluna, önüne ve arkasına saçan müstesna.
Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 6443
33
Şu Uhud kadar altınım olup da yanımda ondan bir dinar varken üçüncü günün geçmesi beni sevindirmez.
Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 6444
34
Uhud kadar altınım olsaydı, ondan bir şey yanımdayken üzerimden üç gece geçmemesi beni sevindirirdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6445
35
Zenginlik mal çokluğuyla değildir; asıl zenginlik gönül zenginliğidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6446
36
Bu fakir, yeryüzü dolusu şunun gibisinden daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 6447
37
Allah'ın rızasını isteyerek hicret ettik; ecrimiz Allah'a düştü, kimimiz ecrinden hiçbir şey almadan göçtü.
Ebû Vâil · Sahîh-i Buhârî 6448
38
Cennete baktım, ehlinin çoğunun fakirler; cehenneme baktım, ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Buhârî 6449
39
Peygamber vefat edinceye kadar sofra üzerinde yemek yemedi, ince ekmek de yemedi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6450
40
Peygamber vefat ettiğinde rafımda biraz arpadan başka yiyecek yoktu; onu ölçünce tükeniverdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6451
41
Ebû Hüreyre bir kadeh sütü bütün Suffe ehline içirdi; sonra kendisi doyasıya içti, artanı da Peygamber içti.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6452
42
Ben Allah yolunda ok atan Arapların ilkiyim; hubla yaprağından başka yiyeceğimiz olmadan gazaya çıkardık.
Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6453
43
Muhammed'in ailesi Medine'ye geldiğinden beri vefat edinceye kadar üç gece art arda buğday yemeğine doymadı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6454
44
Muhammed'in ailesi bir günde iki öğün yemek yemişse mutlaka biri hurma olmuştur.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6455
45
Resûlullah'ın döşeği deridendi; içi de hurma lifiyle doluydu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6456
46
Peygamber Allah'a kavuşuncaya kadar inceltilmiş ekmek görmedi; semît bir koyunu da gözüyle asla görmedi.
Katâde · Sahîh-i Buhârî 6457
47
Üzerimizden bir ay geçerdi de ateş yakmazdık; yiyeceğimiz yalnızca hurma ve su idi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6458
48
İki ayda üç hilal görürdük de Resûlullah'ın evlerinde ateş yakılmazdı; bizi hurma ve su geçindirirdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6459
49
Allah'ım! Muhammed ailesine yetecek kadar azık ver.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6460
50
Peygamber'e en sevimli amel devamlı olanıydı; horozun ötüşünü işittiğinde (gece namazına) kalkardı.
Mesrûk · Sahîh-i Buhârî 6461
51
Resûlullah'a en sevimli amel, sahibinin devamlı yaptığı amel idi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6462
52
Sizden hiç kimseyi ameli kurtaramayacaktır; beni de, ancak Allah beni rahmetiyle kuşatırsa başka.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6463
53
Hiçbirinizi ameli cennete sokmayacaktır; Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa en devamlı olanıdır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6464
54
Allah'a en sevimli amel az da olsa en devamlı olanıdır; amellerden gücünüzün yettiğini üstlenin.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6465
55
Peygamber günlerden birini özel kılmazdı, ameli devamlıydı; onun güç yetirdiğine hanginiz güç yetirebilir?
Alkame · Sahîh-i Buhârî 6466
56
Doğru olun, yaklaşın ve müjdelenin; hiç kimseyi ameli cennete sokmaz, Allah bağışlamasıyla kuşatmadıkça beni de.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6467
57
Bana cennet ve cehennem bu duvarın önünde temsil edilerek gösterildi; hayırda ve şerde bugünkü gibisini görmedim.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6468
58
Kâfir Allah katındaki rahmetin hepsini bilse cennetten ümit kesmez, mümin azabın hepsini bilse ateşten emin olmazdı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6469
59
Kim sabretmeye çalışırsa Allah ona sabır verir; size sabırdan daha hayırlı ve geniş bir bağış verilmemiştir.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 6470
60
Peygamber ayakları şişinceye kadar namaz kılar, kendisine söylenince "Şükreden bir kul olmayayım mı?" buyururdu.
Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 6471
61
Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete hesapsız girecektir; onlar rukye istemeyen, uğursuzluğa inanmayan kimselerdir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6472
62
Peygamber dedikoduyu, çok soru sormayı, malı zayi etmeyi, annelere itaatsizliği ve kızları diri gömmeyi yasaklardı.
Mugîre b. Şu'be'nin kâtibi Verrâd · Sahîh-i Buhârî 6473
63
Kim bana iki çenesi arasındakini ve iki bacağı arasındakini garanti ederse, ben de ona cenneti garanti ederim.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6474
64
Allah'a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya sussun, komşusuna eziyet etmesin, misafirine ikram etsin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6475
65
Misafirlik üç gündür, câizesi bir gün ve bir gecedir; Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin.
Ebû Şüreyh el-Huzâî · Sahîh-i Buhârî 6476
66
Kul düşünmeden bir söz söyler de o söz sebebiyle ateşte doğu ile batı arasındaki mesafeden daha uzağa kayar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6477
67
Kul önemsemediği bir sözle Allah'ın rızasını kazanıp yükselir, önemsemediği bir sözle de cehenneme yuvarlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6478
68
Allah'ın gölgelendireceği yedi kişiden biri, Allah'ı anıp da gözlerinden yaş boşanan adamdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6479
69
Amelinden ümitsiz adam kendisini denize savurmalarını istedi; Allah onu topladı ve korkusu için bağışladı.
Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 6480
70
Ölünce yakılıp küllerinin rüzgâra savrulmasını isteyen adama Allah "Ol!" dedi ve korkusu sebebiyle ona rahmet etti.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 6481
71
Benim misalim, bir kavme "Orduyu gözlerimle gördüm, ben çıplak uyarıcıyım; kurtulun, kurtulun!" diyen adamın misalidir.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 6482
72
Ben bellerinizden tutup sizi ateşten çekiyorum, siz ise pervaneler gibi ona dalıyorsunuz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6483
73
Müslüman, müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu; muhâcir de Allah'ın yasakladığını terk eden kimsedir.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 6484
74
Benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6485
75
Peygamber: "Benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6486
76
Cehennem şehvetlerle, cennet ise hoşa gitmeyen şeylerle örtülmüştür.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6487
77
Cennet herhangi birinize ayakkabısının bağından daha yakındır; cehennem de öyledir.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6488
78
Bir şairin söylediği en doğru beyit: "Dikkat edin! Allah'tan başka her şey bâtıldır."
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6489
79
Biriniz mal ve yaratılışta kendisinden üstün kılınmış birine baktığında, kendisinden aşağıda olana da baksın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6490
80
Kim bir kötülüğe niyet eder de yapmazsa Allah onu tam bir iyilik olarak yazar; yaparsa tek bir kötülük olarak yazar.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6491
81
Gözünüzde kıldan ince olan amelleri biz Peygamber zamanında helak edici günahlardan sayardık.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6492
82
Kul insanların gördüğüne göre cennetliklerin amelini işler, oysa cehennemliktir; ameller ancak sonlarına göredir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 6493
83
İnsanların en hayırlısı, canı ve malıyla cihad eden ile bir vadide Rabbine ibadet edip insanları şerrinden koruyandır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 6494
84
İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki müslümanın en hayırlı malı, dinini fitnelerden kaçırdığı koyunlar olacaktır.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 6495
85
Emanetin zayi edilmesi, işin ehli olmayana verilmesidir; o zaman kıyameti bekle.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6496
86
Adam uyur, emanet kalbinden alınır; izi önce hafif bir leke, sonra içi boş bir kabarcık gibi kalır.
Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 6497
87
İnsanlar ancak yüz deve gibidir; içlerinde neredeyse bir binek devesi bulamazsın.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6498
88
Kim amelini insanlara duyurursa Allah da onu duyurur; kim gösteriş yaparsa Allah da onu gösterir.
Cündeb · Sahîh-i Buhârî 6499
89
Kullar Allah'a ibadet edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmadıklarında, onların Allah üzerindeki hakkı azap görmemeleridir.
Muâz b. Cebel · Sahîh-i Buhârî 6500
90
Adbâ yarışta geçilince Peygamber: "Dünyadan bir şeyi yükseltince onu alçaltmak Allah üzerine bir haktır" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6501
91
Kulum nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder, nihayet onu severim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6502
92
Ben ve kıyamet şöyle (yan yana) gönderildik; iki parmağıyla işaret edip onları uzattı.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 6503
93
Ben ve kıyamet şu ikisi gibi gönderildik (Enes rivayeti).
Enes · Sahîh-i Buhârî 6504
94
Ben ve kıyamet şu iki parmak gibi gönderildik (Ebû Hüreyre rivayeti).
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6505
95
Güneş batısından doğmadıkça kıyamet kopmaz; doğduğunda insanlar hepsi iman eder, ama o zaman iman fayda vermez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6506
96
Kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever (Ubâde b. Sâmit rivayeti).
Ubâde b. Sâmit · Sahîh-i Buhârî 6507
97
Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz (Ebû Mûsâ rivayeti).
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 6508
98
Hiçbir peygamberin ruhu, cennetteki yerini görmedikçe kabzedilmez; sonra (ona) seçme hakkı verilir.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 6509
99
Lâ ilâhe illallah! Ölümün sarhoşlukları (sıkıntıları) vardır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6510
100
Bu yaşarsa, ona ihtiyarlık yetişmeden sizin kıyametiniz kopar.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6511
101
Mü'min kul dünyanın yorgunluğundan rahata kavuşur; facir kuldan ise kullar, memleketler, ağaçlar ve hayvanlar kurtulur.
Ebû Katâde b. Rib'î el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 6512
102
Ölen ya rahata kavuşandır ya da ondan rahata kavuşulandır; mü'min rahata kavuşur.
Ebû Katâde · Sahîh-i Buhârî 6513
103
Ölünün arkasından üç şey gider: ailesi, malı ve ameli; ailesi ve malı döner, ameli kalır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6514
104
Biriniz öldüğünde sabah akşam ona yeri gösterilir: ya cehennem ya cennet; bu, diriltilinceye kadar senin yerindir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6515
105
Ölülere sövmeyin; onlar önceden gönderdiklerine (amellerinin karşılığına) kavuşmuşlardır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6516
106
Beni Mûsâ'ya üstün tutmayın; kıyamet günü ilk ayılanlar arasında olurum, bakarım ki Mûsâ Arş'ın bir yanını tutmuş.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6517
107
İnsanlar bayılacakları zaman bayılırlar; ilk kalkan ben olurum, bakarım ki Mûsâ Arş'ı tutmuş.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6518
108
Allah yeri avucuna alır, göğü sağ eliyle dürer, sonra: "Melik benim! Yeryüzünün hükümdarları nerede?" der.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6519
109
Kıyamet günü yeryüzü tek bir ekmek olur; Cebbâr onu eliyle çevirir, cennet ehline bir ikram olarak.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 6520
110
İnsanlar kıyamet günü, has undan yuvarlak bir ekmek gibi kırmızıya çalan beyaz bir yerde haşrolunurlar.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6521
111
İnsanlar üç yol üzere haşrolunur; geri kalanlarını ateş toplar, nerede gecelerlerse onlarla geceler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6522
112
Onu dünyada iki ayağı üzerinde yürüten, kıyamet günü onu yüzü üstü yürütmeye kâdir değil midir?
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6523
113
Siz Allah'a yalınayak, çıplak, yaya ve sünnetsiz olarak kavuşacaksınız.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6524
114
Resûlullah minberde hutbe okurken: "Siz Allah'a yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak kavuşacaksınız" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6525
115
Kıyamet günü yaratılmışlardan ilk giydirilecek olan İbrâhîm'dir; ümmetimden bazı adamlar sol tarafa götürülecek.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6526
116
Erkekler ve kadınlar birbirine bakar mı? "Durum, bunun onları ilgilendirmesinden daha şiddetlidir."
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6527
117
Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki ben sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6528
118
Kıyamet günü ilk çağrılacak olan Âdem'dir; ona: "Zürriyetinden her yüzden doksan dokuzu (cehenneme) çıkar" denir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6529
119
Müjdeleniz! Ye'cûc ve Me'cûc'tan bin, sizden bir adam; sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 6530
120
İnsanların âlemlerin Rabbi için kalkacakları gün biri kulaklarının yarısına kadar terinin içinde duracaktır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6531
121
İnsanlar kıyamet günü öyle terlerler ki terleri yerde yetmiş arşın gider ve kulaklarına ulaşır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6532
122
İnsanlar arasında ilk hüküm verilecek şey kanlardır.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 6533
123
Kimin yanında kardeşine ait bir haksızlık varsa ondan helallik dilesin; çünkü orada ne dinar vardır ne dirhem.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6534
124
Mü'minler ateşten kurtulunca cennetle cehennem arasındaki bir köprüde alıkonulur, birbirlerinden kısas alınır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 6535
125
Hesabı didik didik edilen azap görür; kolay hesap ise (amellerin) arzıdır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6536
126
Kıyamet günü hesaba çekilen hiç kimse yoktur ki helak olmasın.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 6537
127
Kâfire: "Yeryüzü dolusu altının olsaydı fidye verir miydin?" denir; "Senden bundan daha kolayı istenmişti."
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6538
128
Sizden kim yarım hurma ile de olsa ateşten korunabilirse korunsun; Allah her biriyle tercümansız konuşacaktır.
Adî b. Hâtim · Sahîh-i Buhârî 6539
129
Yarım hurma ile de olsa ateşten korunun; kim bunu bulamazsa güzel bir sözle (korunsun).
Adî b. Hâtim · Sahîh-i Buhârî 6540
130
Ümmetimin önündeki yetmiş bin kişiye ne hesap vardır ne azap; onlar dağlanmaz, rukye istemez, Rablerine tevekkül eder.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6541
131
Ümmetimden yetmiş bin kişilik bir zümre cennete girer; yüzleri dolunay gecesindeki ay gibi parlar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6542
132
Ümmetimden yetmiş bin ya da yedi yüz bin kişi birbirine tutunmuş hâlde cennete girecek; ilkleri ve sonları birlikte.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6543
133
Ey cehennem ehli! Ölüm yok. Ey cennet ehli! Ölüm yok; ebedîlik var.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6544
134
Cennet ehline de cehennem ehline de: "Ebedîlik var, ölüm yok" denir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6545
135
Cennete baktım, halkının çoğunu fakirler; cehenneme baktım, halkının çoğunu kadınlar gördüm.
İmrân · Sahîh-i Buhârî 6546
136
Cennetin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğu yoksullardı, varlık sahipleri ise alıkonulmuştu.
Üsâme · Sahîh-i Buhârî 6547
137
Ölüm getirilir, cennetle cehennemin arasına konulup boğazlanır; ‘Ey cennet ehli! Ölüm yok!’ diye seslenilir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6548
138
Rızamı üzerinize indiriyorum; artık bundan sonra size ebediyen gazap etmeyeceğim.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 6549
139
Cennet bir tane mi ki? Onlar pek çok cennettir; Hârise de şüphesiz Firdevs cennetindedir.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6550
140
Kâfirin iki omzunun arası, hızlı giden binekli için üç günlük yoldur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6551
141
Cennette öyle bir ağaç vardır ki binekli kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da onu kat edemez.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6552
142
Cennetteki ağacı, idmanlı, hızlı, cins atın binicisi yüz yıl yol alır da kat edemez.
Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 6553
143
Ümmetimden yetmiş bin ya da yedi yüz bin kişi birbirine tutunmuş halde cennete girecek; yüzleri dolunay gibidir.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6554
144
Cennet ehli cennetteki köşkleri, sizin gökteki yıldızı gördüğünüz gibi görürler.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 6555
145
Cennet ehli köşkleri, sizin doğu ve batı ufkunda batmakta olan yıldızı gördüğünüz gibi görür.
Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 6556
146
Sen Âdem'in sulbünde iken senden bundan daha kolayını istemiştim: Bana hiçbir şeyi ortak koşmamanı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6557
147
(Bazı kimseler) şefaatle ateşten çıkacaktır; sanki onlar se'ârîr gibidir.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 6558
148
Bir topluluk ateşten çıkıp cennete girer; cennet ehli onlara ‘Cehennemlikler’ adını verir.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6559
149
Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca iman bulunan kimseyi ateşten çıkarın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 6560
150
Cehennem ehlinin azabı en hafif olanı, ayaklarının çukuruna bir kor konulan ve ondan beyni kaynayan adamdır.
Nu'mân · Sahîh-i Buhârî 6561
151
Ayaklarının çukurunda iki kor bulunan adamın beyni, kazanın ve güğümün kaynadığı gibi kaynar.
Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Buhârî 6562
152
Peygamber ateşi anıp yüzünü çevirdi ve: "Yarım hurmayla da olsa ateşten korunun" buyurdu.
Adî b. Hâtim · Sahîh-i Buhârî 6563
153
Umulur ki kıyamet günü şefaatim Ebû Tâlib'e fayda verir de ateşin topuklarına ulaşan sığ bir yerine konulur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 6564
154
Kıyamet günü insanlar Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Îsâ'dan şefaat ister; sonunda Muhammed'e gelirler.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6565
155
Bir topluluk Muhammed'in şefaatiyle ateşten çıkar, cennete girer; onlara ‘Cehennemlikler’ denir.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Buhârî 6566
156
Cennet ehlinin kadınlarından biri yeryüzüne baksaydı, yerle gök arasını aydınlatır ve güzel kokuyla doldururdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6567, 6568
157
Cennete giren herkese, kötülük etseydi varacağı ateşteki yeri şükrü artsın diye gösterilir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6569
158
Kıyamet günü şefaatimle insanların en mutlusu, içinden halis olarak ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen kimsedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6570
159
Ateşten en son çıkıp cennete en son girecek olan, ateşten emekleyerek çıkan bir adamdır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 6571
160
Abbâs, Peygamber'e: ‘Ebû Tâlib'e herhangi bir faydan oldu mu?’ diye sordu.
Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6572
161
Önünde bulut olmayan güneşi ve dolunayı gördüğünüz gibi, kıyamet günü Rabbinizi de öyle göreceksiniz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6573
162
Ebû Saîd, Resûlullah'ın cennete en son girene ‘Bu senindir, on misli de’ dediğini işittiğini söyledi.
Atâ · Sahîh-i Buhârî 6574
163
Ben havzın başında sizin öncünüzüm.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 6575
164
Sizden bazı adamlar bana gösterilecek, sonra benden çekilip alınacak; ‘Ey Rabbim! Ashabım!’ diyeceğim.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 6576
165
Önünüzde Cerbâ ile Ezruh arası kadar geniş bir havz vardır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 6577
166
Kevser, Allah'ın Peygamber'e verdiği çok hayırdır; cennetteki ırmak da o hayırdandır.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 6578
167
Havzım bir aylık yoldur; suyu sütten beyaz, kokusu miskten güzeldir, ondan içen ebediyen susamaz.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 6579
168
Havzımın büyüklüğü Eyle ile Yemen'deki San'â arası kadardır; onda yıldızların sayısınca ibrik vardır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6580
169
Cennette, iki kenarında içi oyulmuş inciden kubbeler bulunan bir ırmak gördüm; Cebrâil ‘Bu Kevser'dir’ dedi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 6581
170
Ashabımdan bazı insanlar havzın başında yanıma gelecek, onları tanıdığımda benden çekilip alınacaklar.
Enes · Sahîh-i Buhârî 6582
171
Havzın başında yanıma uğrayan içer, içen de ebediyen susamaz.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 6583
172
Benden sonra dinini değiştirene uzaklık olsun, uzaklık olsun!
Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 6584
173
Kıyamet günü ashabımdan bir grup yanıma gelecek ve havzdan geri çevrilecekler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6585
174
Havzın başında ashabımdan bazı adamlar yanıma gelecek ve oradan geri çevrilecekler.
Saîd b. el-Müseyyeb · Sahîh-i Buhârî 6586
175
Onlardan, başıboş develer kadarından başkasının kurtulacağını sanmıyorum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6587
176
Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçe, minberim de havzımın üzerindedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 6588
177
Cündeb, Peygamber'i ‘Ben havzın başında sizin öncünüzüm’ buyururken işitti.
Cündeb · Sahîh-i Buhârî 6589
178
Vallahi benden sonra şirke düşmenizden korkmuyorum; fakat dünyada birbirinizle yarışmanızdan korkuyorum.
Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 6590
179
Havzın genişliği Medine ile San'â arası kadardır.
Hârise b. Vehb · Sahîh-i Buhârî 6591
180
Müstevrid: "Havzda kaplar yıldızlar gibi görünür" dedi.
Hârise b. Vehb · Sahîh-i Buhârî 6592
181
Ey Rabbim! Onlar bendendir, ümmetimdendir, diyeceğim; ‘Senden sonra ne yaptıklarının farkında mısın?’ denilecek.
Esmâ bint Ebû Bekir · Sahîh-i Buhârî 6593
182
Cennetin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğu yoksullardı, servet sahipleri ise alıkonulmuştu.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 2736
183
Cennete baktım, ehlinin çoğunun fakirler olduğunu gördüm; cehenneme baktım, ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 2737 a
184
Sekafî'nin Eyyûb'dan rivayeti: Cennet ehlinin çoğu fakirler, cehennem ehlinin çoğu kadınlardır.
Sahîh-i Müslim 2737 b
185
Ebü'l-Eşheb tarikiyle: Cennete baktım, ehlinin çoğunun fakirler olduğunu gördüm.
Sahîh-i Müslim 2737 c
186
Saîd b. Ebû Arûbe'nin Ebû Recâ'dan rivayeti: Cehennem ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.
Sahîh-i Müslim 2737 d
187
Cennet sakinlerinin en azı kadınlardır.
Ebü't-Teyyâh · Sahîh-i Müslim 2738 a
188
Şu'be'nin Ebü't-Teyyâh'tan rivayeti: Cennet sakinlerinin en azı kadınlardır.
Sahîh-i Müslim 2738 b
189
Allah'ım! Nimetinin zail olmasından, verdiğin âfiyetin değişmesinden sana sığınırım.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2739
190
Kendimden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 2740
191
Kendimden sonra insanlar arasında erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım.
Üsâme b. Zeyd b. Hârise ile Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl · Sahîh-i Müslim 2741 a
192
Süleymân et-Teymî tarikiyle: Erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım.
Sahîh-i Müslim 2741 b
193
Dünya tatlı ve yeşildir; dünyadan sakının, kadınlardan da sakının.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 2742
194
Mağaraya kapanan üç kişi salih amelleriyle Allah'a dua etti ve kaya açıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2743 a
195
Nâfi' tarikiyle: Mağaraya kapanan üç kişi salih amelleriyle dua etti ve kaya açıldı.
Sahîh-i Müslim 2743 b
196
Sizden öncekilerden üç kişi yola çıktı ve geceyi geçirmek için bir mağaraya sığındı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 2743 c