Fihrist

Tıp ile ilgili hadisler

Tıp ile ilgili 309 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

309 hadis
1 Allah, şifasını da indirmediği hiçbir hastalık indirmemiştir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5678 2 Resûlullah ile gazaya çıkar, topluluğa su verir, onlara hizmet eder, ölüleri ve yaralıları Medine'ye götürürdük. Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sahîh-i Buhârî 5679 3 Şifa üç şeydedir: bir yudum bal, hacamat neşteri ve ateşle dağlama; ben ise ümmetimi dağlamaktan men ediyorum. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5680 4 Şifa üç şeydedir: hacamat neşteri, bir yudum bal yahut ateşle dağlama; ümmetimi dağlamaktan men ediyorum. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5681 5 Peygamber tatlıyı ve balı severdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5682 6 İlaçlarınızda bir hayır varsa, hacamatta, bir yudum balda yahut hastalığa uygun düşen ateş dağlamasındadır. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5683 7 Allah doğru söyledi, kardeşinin karnı yalan söyledi; ona bal içir. Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 5684 8 Peygamber, Medine'nin havası yaramayan hastaları develerinin yanına, Harre'ye yerleştirip: "Sütlerinden için" dedi. Enes · Sahîh-i Buhârî 5685 9 Peygamber, Medine'de rahatsızlananlara develerin sütlerinden ve sidiklerinden içmelerini emretti. Enes · Sahîh-i Buhârî 5686 10 Bu çörek otu, sâm dışında her hastalığa şifadır. Hâlid b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5687 11 Çörek otunda sâm dışında her hastalık için şifa vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5688 12 Telbîne hastanın kalbini dinlendirir ve hüznün bir kısmını giderir. Urve, Âişe'den · Sahîh-i Buhârî 5689 13 Âişe telbîneyi emreder ve: "O, sevilmeyen ama faydalı olandır" derdi. Urve, Âişe'den · Sahîh-i Buhârî 5690 14 Peygamber hacamat oldu, hacamatçıya ücretini verdi ve burnuna ilaç çekti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5691 15 Bu Hint ödünü kullanın; çünkü onda yedi şifa vardır. Ümmü Kays bint Mihsan · Sahîh-i Buhârî 5692, 5693 16 Peygamber oruçlu iken hacamat oldu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5694 17 Peygamber ihramlı iken hacamat oldu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5695 18 Tedavi olduğunuz şeylerin en iyisi hacamat ve deniz kustudur. Enes · Sahîh-i Buhârî 5696 19 Câbir, Mukanna'a: "Hacamat olmadıkça ayrılmam; çünkü Resûlullah: ‘Onda şifa vardır’ buyurdu" dedi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5697 20 Resûlullah, Mekke yolundaki Lahyü Cemel'de ihramlı iken başının ortasından hacamat oldu. Abdullah b. Buhayne · Sahîh-i Buhârî 5698, 5699 21 Peygamber ihramlı iken bir ağrısından dolayı Lahyü Cemel denilen su başında başından hacamat oldu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5700, 5701 22 İlaçlarınızdan birinde hayır varsa, bir yudum balda, hacamat neşterinde yahut ateşle dağlamadadır. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5702 23 Haşerelerin sana eziyet veriyor mu? Başını tıraş et; üç gün oruç tut, altı yoksulu doyur yahut bir kurban kes. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Buhârî 5703 24 İlaçlarınızdan birinde şifa varsa, hacamat neşterinde yahut ateşle dağlamadadır; ben dağlanmayı sevmem. Câbir · Sahîh-i Buhârî 5704 25 Onlar rukye istemeyen, uğursuzluğa inanmayan, dağlanmayan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir. İmrân b. Husayn ve İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5705 26 Kocası ölen kadının gözü için sürme sorulunca Peygamber: "Hayır, dört ay on gün" buyurdu. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 5706 27 Adva yoktur, tıyera yoktur, hâme yoktur, safer yoktur; aslandan kaçtığın gibi cüzamlıdan kaç. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5707 28 Keme mantarı kudret helvası cinsindendir; suyu da göze şifadır. Saîd b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 5708 29 Ben bakarken, evde Abbâs dışında ağzının kenarından ilaç verilmedik kimse kalmasın. İbn Abbâs ve Âişe · Sahîh-i Buhârî 5709-5712 30 Bu Hint ödünü kullanın; çünkü onda yedi şifa vardır, bunlardan biri zatülcenptir. Ümmü Kays · Sahîh-i Buhârî 5713 31 Hastalığı ağırlaşan Peygamber, Âişe'nin evinde: "Ağızları çözülmemiş yedi kırbadan üzerime su dökün" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5714 32 Bu bastırmayla çocuklarınızın boğazını niçin sıkıyorsunuz? Bu Hint ödünü kullanın. Ümmü Kays bint Mihsan · Sahîh-i Buhârî 5715 33 Bal ishalini artırınca Peygamber: "Allah doğru söyledi, kardeşinin karnı yalan söyledi" buyurdu. Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 5716 34 Develerinin uyuz deveden uyuz olduğunu söyleyen bedeviye: "Peki, ilkine kim bulaştırdı?" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5717 35 Allah'tan korkun! Bu bastırmalarla çocuklarınızın boğazını niçin sıkıyorsunuz? Ümmü Kays bint Mihsan · Sahîh-i Buhârî 5718 36 Resûlullah hayattayken zatülcenpten dolayı dağlandım; beni Ebû Talha dağladı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5719, 5720, 5721 37 Fâtıma bir hasır yakıp külünü Resûlullah'ın yarasına yapıştırdı, kan da durdu. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 5722 38 Humma cehennemin kaynamasındandır; onu su ile söndürün. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5723 39 Resûlullah bize hummayı su ile serinletmemizi emrederdi. Fâtıma bint Münzir, Esmâ bint Ebû Bekir'den · Sahîh-i Buhârî 5724 40 Humma cehennemin kaynamasındandır; onu su ile serinletin. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5725 41 Humma cehennemin sıcağının yayılmasındandır; onu su ile serinletin. Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Buhârî 5726 42 Ukl ve Ureyneliler Medine'nin havasını ağır bulunca Peygamber develerin sütünden ve sidiğinden içmelerini emretti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5727 43 Bir yerde tâûn olduğunu işitirseniz oraya girmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa oradan çıkmayın. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 5728 44 Evet, Allah'ın kaderinden yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5729 45 Bir yerde vebayı işitirseniz oraya gitmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa ondan kaçmak için çıkmayın. Abdullah b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 5730 46 Medine'ye ne Mesîh (Deccâl) girer ne de tâûn. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5731 47 Tâûn her müslüman için şehadettir. Hafsa bt. Sîrîn, Enes b. Mâlik'ten · Sahîh-i Buhârî 5732 48 Karın hastalığından ölen şehittir, tâûndan ölen şehittir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5733 49 Tâûn Allah'ın dilediğine gönderdiği bir azaptı; Allah onu müminler için rahmet kıldı. Peygamber'in eşi Âişe · Sahîh-i Buhârî 5734 50 Peygamber vefat ettiği hastalığında muavvizeleri okuyarak kendine üflerdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5735 51 Ümmü'l-Kur'ân ile rukye yapıp koyun alanlara Peygamber: "Onu alın, bana da bir pay ayırın" dedi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 5736 52 Karşılığında ücret almanıza en layık olan şey Allah'ın Kitabıdır. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5737 53 Resûlullah nazardan dolayı rukye yaptırılmasını emretti. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5738 54 Ona rukye yaptırın; çünkü ona nazar değmiş. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 5739 55 Nazar haktır; (Peygamber) dövme yapmayı da yasakladı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5740 56 Peygamber her zehirli hayvanın sokmasına karşı rukye yapılmasına ruhsat verdi. Esved · Sahîh-i Buhârî 5741 57 Allah'ım! Ey insanların Rabbi, sıkıntıyı gideren! Şifa ver; şifa veren sensin, senden başka şifa veren yoktur. Abdülazîz · Sahîh-i Buhârî 5742 58 Allah'ım! Ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider, ona şifa ver; senin şifandan başka şifa yoktur. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5743 59 Sıkıntıyı sil ey insanların Rabbi! Şifa senin elindedir; onu senden başka giderecek yoktur. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5744 60 Bismillah! Yerimizin toprağı, birimizin tükürüğüyle, Rabbimizin izniyle hastamız şifa bulur. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5745 61 Peygamber rukyede: "Yerimizin toprağı ve birimizin tükürüğü; Rabbimizin izniyle hastamız şifa bulur" derdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5746 62 Rüya Allah'tandır, düş şeytandandır; hoşlanmadığı bir şey gören uyanınca üç defa üflesin ve şerrinden sığınsın. Ebû Katâde · Sahîh-i Buhârî 5747 63 Resûlullah yatağına girince İhlâs ve Muavvizeteyn'i okuyarak avuçlarına üfler, yüzünü ve bedenini sıvazlardı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5748 64 Fâtiha ile rukye yapıp ücret alanlara Peygamber: "İsabet ettiniz; paylaştırın, bana da bir pay ayırın" dedi. Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 5749 65 Sıkıntıyı gider ey insanların Rabbi! Şifa ver, şifa veren sensin; senin şifandan başka şifa yoktur. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5750 66 Peygamber ruhunun kabzedildiği hastalıkta muavvizelerle kendine üflerdi; ağırlaşınca onlarla ben üflerdim. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5751 67 Hesapsız cennete girecek yetmiş bin: Uğursuzluğa inanmayan, rukye istemeyen, dağlatmayan ve Rablerine tevekkül edenler. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5752 68 Advâ da tıyera da yoktur. Uğursuzluk üç şeydedir: Kadında, evde ve binekte. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5753 69 Tıyera yoktur; onun en hayırlısı fe'ldir. Fe'l, birinizin işittiği güzel sözdür. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5754 70 "Fe'l nedir ey Allah'ın Resûlü?" denildi; "Birinizin işittiği güzel sözdür" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5755 71 Advâ da tıyera da yoktur. İyi fe'l, yani güzel söz hoşuma gider. Enes · Sahîh-i Buhârî 5756 72 Advâ yoktur, tıyera yoktur, hâme yoktur, safer de yoktur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5757 73 Cenin diyetine itiraz eden veli için Peygamber: "Bu ancak kâhinlerin kardeşlerindendir" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5758 74 Peygamber, annesinin karnında öldürülen cenin için bir gurre, yani bir köle ya da cariye hükmetti. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5759, 5760 75 Peygamber köpeğin satış bedelini, zina eden kadının ücretini ve kâhinin aldığı ücreti yasakladı. Ebû Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 5761 76 O, cinnînin kaptığı haktan bir sözdür; onu dostunun kulağına bırakır, onlar da ona yüz yalan karıştırırlar. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5762 77 Allah bana afiyet verdi; onun yüzünden insanlar arasında bir kötülük kışkırtmaktan hoşlanmadım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5763 78 Helak edici şeylerden sakının: Allah'a şirk koşmak ve sihir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5764 79 Bu, bana gösterilen kuyudur; sanki suyu kına özsuyu, hurmaları da şeytanların başlarıdır. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5765 80 Hayır; Allah bana afiyet ve şifa verdi, onun yüzünden insanlar arasında bir kötülük kışkırtmaktan korktum. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5766 81 Doğudan gelen iki hatibe hayran kalınınca Peygamber: "Şüphesiz beyandan sihir olanı vardır" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5767 82 Her gün sabahleyin birkaç acve hurması yiyene o gün geceye kadar ne zehir ne de sihir zarar verir. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5768 83 Sabahleyin yedi acve hurması yiyen kimseye o gün zehir de sihir de zarar vermez. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5769 84 Uyuz develeri soran bedeviye Peygamber: "Peki ilkine kim bulaştırdı?" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5770 85 Hasta hayvanı olan kimse, onu sağlıklı hayvanı olanın yanına getirmesin. Ebû Seleme, Ebû Hüreyre'den · Sahîh-i Buhârî 5771 86 Advâ da tıyera da yoktur; uğursuzluk ancak üç şeydedir: Atta, kadında ve evde. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5772 87 Hasta hayvanları sağlıklı hayvanların yanına getirmeyin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5773-5775 88 Advâ da tıyera da yoktur; fe'l ise hoşuma gider. Fe'l nedir? Güzel bir söz. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5776 89 Yahudiler zehirli koyun için: "Yalancıysan senden kurtulalım, peygambersen sana zarar vermez istedik" dediler. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5777 90 Kim zehir içip kendini öldürürse, zehri elindedir; cehennem ateşinde onu yudum yudum içer. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5778 91 Yedi acve hurmasıyla sabahlayan kimseye o gün ne zehir ne de sihir zarar verir. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5779 92 Peygamber azı dişli her yırtıcının yenmesini yasakladı; Zührî bunu Şam'a gelince işitti. Ebû Sa'lebe el-Huşenî · Sahîh-i Buhârî 5780, 5781 93 Birinizin kabına sinek düşerse onu tamamen batırsın, sonra atsın; kanatlarından birinde şifa, diğerinde hastalık vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5782 94 Tedavi olun; Allah ihtiyarlık dışında hiçbir hastalık koymamıştır ki onun için bir ilaç da koymamış olsun. Üsâme b. Şerîk · Sünen-i Ebû Dâvûd 3855 95 Yeni iyileşen Ali'ye: Dur, sen nekâhettesin; arpa ve pazıdan ye, bu senin için daha faydalıdır. Ümmü'l-Münzir bint Kays el-Ensâriyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3856 96 Tedavi olduğunuz şeylerden herhangi birinde bir hayır varsa, o da hacamattır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3857 97 Başı ağrıyana "Hacamat ol", ayakları ağrıyana "Onları kınala" derdi. Resûlullah'ın hizmetçisi Selmâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3858 98 Kim bu kanlardan akıtırsa, herhangi bir şey için başka bir şeyle tedavi olmaması ona zarar vermez. Ebû Kebşe el-Enmârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3859 99 Enes: Peygamber boynunun iki yanındaki damarlardan ve omuz arasından üç defa hacamat oldu. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 3860 100 Kim ayın on yedinci, on dokuzuncu ve yirmi birinci gününde hacamat olursa, her hastalığa şifa olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3861 101 Salı günü kan günüdür; onda kanın dinmediği bir saat vardır. Ebû Bekre'nin kızı Kebşe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3862 102 Peygamber, kendisinde bulunan bir burkulmadan dolayı kalçasının üzerinden hacamat oldu. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3863 103 Peygamber Übey'e bir tabip gönderdi; tabip onun bir damarını kesti. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3864 104 Peygamber dağlamayı yasakladı; biz yine de dağlandık, ama bize ne bir fayda verdi ne bir başarı sağladı. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 3865 105 Peygamber, Sa'd b. Muâz'ı aldığı ok yarası sebebiyle dağladı. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3866 106 Resûlullah burnuna ilaç çekti (saût yaptı). Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3867 107 Nüşre şeytanın işindendir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3868 108 Tiryak içer, muska asar veya kendiliğimden şiir söylersem, ne yaptığıma aldırmıyorum demektir. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3869 109 Resûlullah habis (pis) ilaçtan nehyetti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3870 110 İlaca kurbağa koymak isteyen tabibi, Peygamber kurbağayı öldürmekten nehyetti. Abdurrahman b. Osmân · Sünen-i Ebû Dâvûd 3871 111 Kim zehir içerse, zehri elinde olur; cehennem ateşinde ebedî kalmak üzere onu yudumlar durur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3872 112 Şarap için "O bir ilaçtır" diyene: Hayır, o bir hastalıktır. Vâil · Sünen-i Ebû Dâvûd 3873 113 Allah hastalığı da ilacı da indirdi; tedavi olun, ama haram ile tedavi olmayın. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3874 114 Sen kalbinden rahatsız bir adamsın; Hâris b. Kelede yedi acve hurmasını çekirdekleriyle dövüp sana içirsin. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3875 115 Kim sabahleyin yedi acve hurması yerse, o gün ona ne zehir ne de sihir zarar verir. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3876 116 Niçin çocuklarınızın damağını sıkıyorsunuz? Hint ödünü kullanın; onda yedi şifa vardır. Ümmü Kays bint Mihsan · Sünen-i Ebû Dâvûd 3877 117 Sürmelerinizin en hayırlısı ismiddir; gözü parlatır ve kirpiği bitirir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3878 118 Ebû Hüreyre: Göz değmesi (nazar) haktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3879 119 Göz değdiren kişi abdest alır, göz değen kişi de o suyla yıkanırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3880 120 Çocuklarınızı gizlice öldürmeyin; gayl, atlıya yetişir de onu atından devirir. Esmâ bint Yezîd b. es-Seken · Sünen-i Ebû Dâvûd 3881 121 Gîleden nehyetmeyi düşünmüştüm; Rumların ve Farsların bunu yaptığı, çocuklarına zarar vermediği hatırlatıldı. Cüdâme el-Esediyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3882 122 Rukyeler, muskalar ve tivele şirktir. Abdullah b. Mes'ûd'un hanımı Zeyneb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3883 123 İmrân b. Husayn: Rukye ancak göz değmesi veya zehirli sokma sebebiyle olur. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 3884 124 Sıkıntıyı Sâbit b. Kays'tan kaldır, ey insanların Rabbi! (Buthân toprağına su ile üfleyip üzerine döktü.) Yûsuf b. Muhammed, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 3885 125 Rukyelerinizi bana arz edin; şirk olmadığı sürece rukyelerde bir sakınca yoktur. Avf b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3886 126 Hafsa'ya yazıyı öğrettiğin gibi nemle rukyesini de öğretmez misin? Şifâ bint Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3887 127 Sehl b. Huneyf: Rukye ancak göz değmesi, zehir veya sokma için olur. Osmân b. Hakîm'in ninesi Rebâb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3888 128 Enes: Rukye ancak göz değmesi, zehirli sokma veya kanın dinmesi için olur. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 3889 129 Allah'ım, ey insanların Rabbi, sıkıntıyı gideren! Şifa ver, senden başka şifa veren yoktur. Abdülazîz b. Suhayb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3890 130 Ağrıyan yeri sağ elinle yedi defa sıvazla ve Allah'ın izzetine ve kudretine sığınırım de. Osmân b. Ebü'l-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3891 131 Hastalanan desin: Rabbimiz gökte olan Allah'tır; rahmetinden bir rahmet ve şifandan bir şifa bu ağrıya indir. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3892 132 Korku için dua: Allah'ın gazabından, kullarının şerrinden ve şeytanların kışkırtmalarından O'nun kelimelerine sığınırım. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 3893 133 Seleme: Hayber'de vurulan baldırıma Resûlullah üç defa üfledi; bu saate kadar ondan ağrı duymadım. Yezîd b. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3894 134 Yerimizin toprağı, birimizin tükürüğüyle, Rabbimizin izniyle hastamız şifa bulur. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3895 135 Fâtiha ile rukye yapıp yüz koyun alana: Onu al; kimi bâtıl rukye ile yer, sen hak bir rukye ile yedin. Hârice b. es-Salt et-Temîmî'nin amcası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3896 136 Şu'be tariki: Deliye üç gün sabah akşam Fâtiha ile rukye yaptı; adam sanki bağdan çözülmüş gibi oldu. Sünen-i Ebû Dâvûd 3897 137 Akşam ‘Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım’ deseydin, akrep sana zarar vermezdi. Eslem kabilesinden bir adam şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3898 138 Akrebin soktuğu adam ‘Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım’ deseydi sokulmazdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3899 139 Fâtiha'nın bir rukye olduğunu nereden bildiniz? İyi yaptınız; paylaşın ve bana da bir pay ayırın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3900 140 Ye; ömrüme andolsun, nice kişi bâtıl bir rukye ile yer, sen ise hak bir rukye ile yedin. Hârice b. es-Salt et-Temîmî'nin amcası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3901 141 Rahatsızlandığında muavvizeleri okuyup üflerdi; ağrısı şiddetlenince ben okur, onun eliyle onu sıvazlardım. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3902 142 Annem bana taze hurma ile acur yedirdi; bununla en güzel şekilde kilo aldım. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3903 143 Allah bir kulu sevdiği zaman, hastanızı sudan sakındırdığınız gibi onu dünyadan sakındırır. Katâde b. Nu'mân · Câmiu't-Tirmizî 2036 144 Ey Ali! Bundan ye; çünkü bu sana daha uygundur. Ümmü'l-Münzir · Câmiu't-Tirmizî 2037 145 Ey Allah'ın kulları, tedavi olun! Allah, şifasını koymadığı bir hastalık koymamıştır; yaşlılık müstesna. Üsâme b. Şerîk · Câmiu't-Tirmizî 2038 146 Hasâ çorbası hüzünlünün kalbini kuvvetlendirir, hastanın kalbinden sıkıntıyı giderir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2039 147 Hastalarınızı yemek yemeye zorlamayın; çünkü onları Allah yedirir ve içirir. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 2040 148 Çörek otuna sarılın; çünkü onda ölüm dışında her hastalığa şifa vardır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2041 149 Medine'nin havası yaramayan Ureyneliler zekât develerinin yanına gönderildi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2042 150 Kendini demirle öldüren, cehennemde ebedî olarak onu karnına saplayıp durur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2043 151 Kendini dağdan atarak öldüren, cehennem ateşinde düşüp durur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2044 152 Resûlullah habis (pis) ilaçla tedavi olmaktan nehyetti. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2045 153 İçki bir ilaç değildir, bilakis bir hastalıktır. Vâil · Câmiu't-Tirmizî 2046 154 Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı saût, ledûd, hacamat ve müshildir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2047 155 Sürme çektiğiniz şeylerin en hayırlısı ismiddir; gözün görmesini açar ve kirpikleri bitirir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2048 156 Resûlullah dağlamaktan nehyetti; dağlandık, fakat ne iflah olduk ne de muradımıza erdik. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 2049 157 Peygamber, Es'ad b. Zürâre'yi şevke hastalığı sebebiyle dağladı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2050 158 Resûlullah ayın on yedisinde, on dokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2051 159 İsrâ gecesi melekler: "Ümmetine hacamatı emret" dediler. İbn Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2052 160 Hacamatçı köle ne güzel köledir! Kanı giderir, beli hafifletir ve gözü açar. İkrime · Câmiu't-Tirmizî 2053 161 Resûlullah'ta bir yara ya da bere olmazdı ki üzerine kına koymamı emretmesin. Selmâ · Câmiu't-Tirmizî 2054 162 Kim dağlanırsa ya da rukye yaptırırsa tevekkülden uzaklaşmış olur. Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 2055 163 Resûlullah akrep sokmasından, nazardan ve nemleden dolayı rukyeye ruhsat verdi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 2056 164 Rukye ancak nazardan ya da zehirli sokmadan dolayıdır. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 2057 165 Muavvizetân inince Resûlullah onlarla sığınıp diğerlerini bıraktı. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2058 166 Kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, onun önüne nazar geçerdi. Esmâ bint Umeys · Câmiu't-Tirmizî 2059 167 Sizi her şeytandan, her zehirli hayvandan ve her kem gözden Allah'ın tam kelimelerine sığındırırım. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2060 168 Hâm'da bir şey yoktur; nazar ise haktır. Hâbis et-Temîmî · Câmiu't-Tirmizî 2061 169 Nazar sebebiyle sizden yıkanmanız istendiğinde yıkanın. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2062 170 Onun bir rukye olduğunu nereden bildin? Koyunları alın ve bana da sizinle birlikte bir pay ayırın. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2063 171 Onun bir rukye olduğunu sana ne bildirdi? Yiyin ve bana da sizinle birlikte bir pay ayırın. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2064 172 Rukyeler, ilaçlar ve korunma tedbirleri de Allah'ın kaderindendir. Ebû Hizâme, babasından · Câmiu't-Tirmizî 2065 173 Acve cennettendir ve onda zehre karşı şifa vardır; kemeh menndendir ve suyu göz için şifadır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2066 174 Kemeh menndendir ve suyu göz için şifadır. Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 2067 175 Kemehe "yerin çiçek hastalığı" diyenlere: Kemeh menndendir ve suyu göz için şifadır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2068 176 Ebû Hüreyre kemeh suyunu cariyesinin gözüne sürme olarak çekti, o da iyileşti. Katâde · Câmiu't-Tirmizî 2069 177 Şûnîz (çörek otu) ölüm dışında her hastalığa ilaçtır; Katâde'nin burna damlatma tarifi. Katâde · Câmiu't-Tirmizî 2070 178 Köpeğin satış bedeli, zina eden kadının kazancı ve kâhine verilen ücret yasaklandı. Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 2071 179 Kim bir şey takınırsa o şeye havale edilir. Îsâ b. Abdurrahmân b. Ebû Leylâ · Câmiu't-Tirmizî 2072 180 Humma ateşin kaynamasındandır; onu su ile soğutun. Râfi' b. Hadîc · Câmiu't-Tirmizî 2073 181 Humma cehennemin sıcak solumasındandır; onu su ile soğutun. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2074 182 Peygamber hummaya ve bütün ağrılara karşı "Büyük olan Allah'ın adıyla" diye başlayan duayı öğretirdi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2075 183 Gıyâli yasaklamak istedim; fakat Farslar ve Rumlar bunu yapıyor ve bu çocuklarını öldürmüyor. Âişe, Vehb'in kızı Cüdâme'den · Câmiu't-Tirmizî 2076 184 Gîleyi yasaklamayı düşündüm; Rumların ve Farsların bunu yaptığı, çocuklarına zarar vermediği hatırlatıldı. Âişe, Cüdâme bint Vehb el-Esediyye'den · Câmiu't-Tirmizî 2077 185 Peygamber zatülcenp için zeytinyağı ve vers tavsiye ederdi. Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 2078 186 Zatülcenpten deniz kustu ve zeytinyağı ile tedavi olmamızı emretti. Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 2079 187 Sağ elinle yedi defa sıvazla ve "Hissettiğim ağrının şerrinden Allah'ın izzetine ve kuvvetine sığınırım" de. Osmân b. Ebü'l-Âs · Câmiu't-Tirmizî 2080 188 Eğer bir şeyde ölüme karşı şifa olsaydı, sinamekide olurdu. Esmâ bint Umeys · Câmiu't-Tirmizî 2081 189 Allah doğru söyledi, kardeşinin karnı yalan söyledi; ona bal içir. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2082 190 Eceli gelmemiş hastaya yedi defa "Allah'tan sana şifa vermesini dilerim" denirse o afiyet bulur. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2083 191 Humma ateşten bir parçadır; onu akan bir nehre dalarak su ile söndürün. Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 2084 192 Resûlullah'ın yarası, onun için yakılan bir hasırla dolduruldu. Ebû Hâzim · Câmiu't-Tirmizî 2085 193 İyileşip sağlığına kavuşan hasta, berraklığı ve rengiyle gökten düşen dolu tanesi gibidir. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2086 194 Hastanın yanına girdiğinizde ona eceli hakkında ümit verin; bu onun gönlünü hoş eder. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2087 195 O benim ateşimdir; onu, ateşten payı olsun diye günahkâr kulumun üzerine musallat ederim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2088 196 Ey Allah'ın kulları, tedavi olun! Allah ihtiyarlık dışında her hastalığın yanında bir şifa da yaratmıştır. Üsâme b. Şerîk · Sünen-i İbn Mâce 3436 197 Tedavi olduğumuz ilaçlar ve rukyeler Allah'ın kaderini geri çevirir mi? Onlar da Allah'ın kaderindendir. Ebû Hızâme · Sünen-i İbn Mâce 3437 198 Allah hiçbir hastalık indirmemiştir ki onun için bir ilaç da indirmiş olmasın. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 3438 199 Ebû Hüreyre: Allah hiçbir hastalık indirmemiştir ki onun için bir şifa da indirmiş olmasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3439 200 Birinizin hastasının canı bir şey çektiğinde ona onu yedirsin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3440 201 Peygamber bir hastayı ziyaret edip sordu: Canın bir şey istiyor mu? Canın kek istiyor mu? Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3441 202 Dur ey Ali, sen hastalıktan yeni kalktın; şu pazı ve arpadan ye, bu senin için daha faydalıdır. Ümmü'l-Münzir bt. Kays el-Ensâriyye · Sünen-i İbn Mâce 3442 203 Gözün ağrıyorken hurma mı yiyorsun? Öbür taraftan çiğniyorum, dedim; Resûlullah tebessüm etti. Suhayb · Sünen-i İbn Mâce 3443 204 Hastalarınızı yemeye ve içmeye zorlamayın; çünkü Allah onları yedirir ve içirir. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 3444 205 Çorba hüzünlünün kalbini güçlendirir, hastanın kalbinden sıkıntıyı yüzdeki kiri suyun giderdiği gibi giderir. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3445 206 Hoş gelmeyen faydalı şeye, telbîneye sarılın. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3446 207 Çörek otunda sâm (ölüm) dışında her hastalıktan şifa vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3447 208 İbn Ömer: Şu çörek otuna sarılın; çünkü onda ölüm dışında her hastalıktan şifa vardır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3448 209 İbn Ebû Atîk: Çörek otunu ezip zeytinyağıyla hastanın burnuna damlatın; o ölüm dışında her hastalığa şifadır. Hâlid b. Sa'd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3449 210 Kim her ay üç sabah bal yalarsa ona büyük bir bela isabet etmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3450 211 Peygamber hediye edilen balı aramızda birer yalamlık paylaştırdı; bir daha alabilir miyim dedim, evet buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 3451 212 İki şifaya sarılın: bal ve Kur'ân. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 3452 213 Keme mantarı menn türündendir, suyu göze şifadır; acve cennettendir ve cinnete karşı şifadır. Ebû Saîd ve Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3453 214 Keme mantarı, Allah'ın İsrâiloğulları'na indirdiği menn türündendir; suyu göz için şifadır. Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl · Sünen-i İbn Mâce 3454 215 Keme mantarına yerin çiçek hastalığı dediler; Resûlullah: Keme mantarı menndendir, acve zehre karşı şifadır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3455 216 Acve hurması ve kaya (Sahre) cennettendir. Râfi' b. Amr el-Müzenî · Sünen-i İbn Mâce 3456 217 Sinameki ve sennûta sarılın; çünkü ikisinde ölüm dışında her hastalıktan şifa vardır. Resûlullah ile birlikte iki kıbleye de namaz kılmış olan Ebû Übey b. Ümmü Harâm · Sünen-i İbn Mâce 3457 218 Karnın mı ağrıyor? Kalk da namaz kıl; çünkü namazda şifa vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3458 219 Resûlullah habis (zararlı) ilacı, yani zehirle tedaviyi yasakladı. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3459 220 Kim zehir içip kendini öldürürse onu cehennem ateşinde ebedî olarak yudumlayıp durur. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3460 221 Eğer bir şey ölümden şifa verseydi bu sinameki olurdu. Esmâ bt. Umeys · Sünen-i İbn Mâce 3461 222 Çocuklarınızın boğazını ne diye bastırıyorsunuz? Hint ödağacına sarılın; onda yedi şifa vardır. Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i İbn Mâce 3462 223 Siyatiğin şifası bedevî koyununun kuyruk yağıdır; eritilip üçe bölünür, her gün aç karnına bir parçası içilir. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3463 224 Uhud'da su kanı artırınca Fâtıma bir hasır parçasını yakıp külünü yaraya bastırdı, kan durdu. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i İbn Mâce 3464 225 Sehl b. Sa'd: Uhud'da suyu kalkanla Ali taşıdı; kan durmayınca Fâtıma eski bir hasırı yakıp külünü yaraya koydu. Abdülmüheymin b. Abbâs'ın dedesi Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i İbn Mâce 3465 226 Kim daha önce tıp bilgisi bilinmediği hâlde doktorluk yaparsa verdiği zarardan sorumludur. Amr b. Şuayb'ın dedesi · Sünen-i İbn Mâce 3466 227 Resûlullah zatülcenp için vers, kust ve zeytinyağını ağzın kenarından verilmek üzere tavsiye etti. Zeyd b. Erkam · Sünen-i İbn Mâce 3467 228 Ümmü Kays: Hint ödağacına sarılın; onda yedi şifa vardır, zatülcenp de bunlardandır. Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i İbn Mâce 3468 229 Sıtmaya sövme! Çünkü o, ateşin demirin pasını giderdiği gibi günahları giderir. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3469 230 Sıtma Benim ateşimdir; onu dünyada mümin kuluma musallat ederim ki ahiretteki ateşten payı olsun. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3470 231 Sıtma cehennemin kaynamasındandır; onu su ile serinletin. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3471 232 Sıtmanın şiddeti cehennemin kaynamasındandır; onu su ile serinletin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3472 233 Râfi' b. Hadîc: Sıtma cehennemin kaynamasındandır, onu su ile serinletin; ey insanların Rabbi, sıkıntıyı gider. Râfi' b. Hadîc · Sünen-i İbn Mâce 3473 234 Esmâ ateşli kadının yakasından su döker ve derdi: Peygamber, onu su ile serinletin, buyurdu. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i İbn Mâce 3474 235 Sıtma cehennemin körüklerinden bir körüktür; onu soğuk su ile kendinizden uzaklaştırın. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3475 236 Tedavi olduğunuz şeylerden birinde hayır varsa o, hacamattır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3476 237 İsrâ gecesi geçtiğim her melek topluluğu bana: Ey Muhammed, hacamata sarıl, diyordu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3477 238 Hacamatçı ne iyi kuldur! Kanı alır götürür, beli hafifletir ve gözü parlatır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3478 239 İsrâ gecesi geçtiğim her topluluk: Ey Muhammed, ümmetine hacamatı emret, dedi. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3479 240 Ümmü Seleme hacamat için izin istedi, Peygamber de Ebû Taybe'ye ona hacamat yapmasını emretti. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 3480 241 Resûlullah ihramlı iken Lahy-i Cemel'de başının ortasından hacamat oldu. Abdullah b. Buhayne · Sünen-i İbn Mâce 3481 242 Cibrîl, Peygamber'e iki boyun damarına ve omuzların arasına hacamat tavsiyesiyle indi. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3482 243 Peygamber iki boyun damarından ve omuzlarının arasından hacamat oldu. Enes · Sünen-i İbn Mâce 3483 244 Kim başının tepesinden ve omuzlarının arasından bu kanları akıtırsa, başka şeyle tedavi olmaması ona zarar vermez. Ebû Kebşe el-Enmârî · Sünen-i İbn Mâce 3484 245 Peygamber atından bir kütüğün üzerine düşüp ayağı burkulunca oradan hacamat oldu. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3485 246 Hacamat olmak isteyen ayın on yedi, on dokuz ya da yirmi birini gözetsin; kan galeyana gelip sizi öldürmesin. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3486 247 Aç karnına hacamat daha iyidir; onda şifa ve bereket vardır, aklı ve hafızayı artırır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3487 248 Nâfi' tariki: Aç karnına hacamat aklı ve hafızayı artırır; çarşamba günü hacamattan kaçının. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3488 249 Kim dağlatırsa ya da rukye yaptırırsa tevekkülden uzaklaşmış olur. Akkâr b. el-Mugîre'nin babası · Sünen-i İbn Mâce 3489 250 Resûlullah dağlamayı yasakladı; ben yine de dağlattım, ne iflah oldum ne de başarıya ulaştım. İmrân b. Husayn · Sünen-i İbn Mâce 3490 251 Şifa üç şeydedir: bir yudum bal, hacamat çiziği ve ateşle dağlama; ümmetimi dağlamaktan nehyederim. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3491 252 Ebû Ümâme'yi boğaz ağrısı için dağladı, öldü; ben ne onun ne kendim için bir şeye malik değilim, buyurdu. Muhammed b. Abdurrahman b. Sa'd b. Zürâre el-Ensârî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3492 253 Peygamber Übey b. Ka'b'a bir tabip gönderdi; tabip onu ekhal damarından dağladı. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3493 254 Resûlullah Sa'd b. Muâz'ı ekhal damarından iki defa dağladı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 3494 255 İsmid kullanın; çünkü o gözün görüşünü parlatır ve kılı bitirir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3495 256 Uyurken ismid sürmesi kullanın; çünkü o gözün görüşünü parlatır ve kılı bitirir. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3496 257 Sürmelerinizin en hayırlısı ismiddir; gözün görüşünü parlatır ve kılı bitirir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3497 258 Kim sürme çekerse tek sayıda çeksin; kim yapmazsa bir sakıncası yoktur. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3498 259 Peygamber'in bir sürmedanlığı vardı; ondan her bir göze üçer defa sürme çekerdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3499 260 Sıkılıp içilen üzüm hakkında: O şifa değildir; bilakis o derttir. Târık b. Süveyd el-Hadramî · Sünen-i İbn Mâce 3500 261 İlacın en hayırlısı Kur'ân'dır. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3501 262 Peygamber'e bir yara ya da diken isabet ettiğinde üzerine kına koyardı. Resûlullah'ın âzatlısı Selmâ Ümmü Râfi' · Sünen-i İbn Mâce 3502 263 Medine'nin havası yaramayan Ureynelilere: Deve sürümüze çıkıp sütlerinden ve sidiklerinden içseniz. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3503 264 Sineğin bir kanadında zehir, diğerinde şifa vardır; yemeğe düştüğünde onu içine batırın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 3504 265 Sinek içeceğinize düştüğünde onu batırsın, sonra atsın; bir kanadında dert, diğerinde şifa vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3505 266 Âmir b. Rebîa: Göz değmesi haktır. Âmir b. Rebîa · Sünen-i İbn Mâce 3506 267 Ebû Hüreyre: Göz değmesi haktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3507 268 Allah'a sığının; çünkü göz değmesi haktır. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3508 269 Biriniz kardeşinde hoşuna giden bir şey gördüğünde ona bereketle dua etsin. Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3509 270 Kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, göz değmesi onun önüne geçerdi. Ubeyd b. Rifâa ez-Zürakî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3510 271 Muavvizeteyn inince Resûlullah onları aldı, cin ve insan gözüne karşı diğer sığınma dualarını bıraktı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 3511 272 Peygamber Âişe'ye göz değmesinden dolayı rukye yaptırmasını emretti. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3512 273 Rukye ancak göz değmesi ya da zehirli sokma içindir. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i İbn Mâce 3513 274 Hâlide bint Enes rukyelerini Peygamber'e arz etti, o da bunları yapmasını emretti. Ebû Bekr b. Muhammed şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3514 275 Âlü Amr b. Hazm'ın rukyeleri: Bunlarda bir sakınca yoktur; bunlar sağlam ahitlerdir. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3515 276 Peygamber zehirli sokmaya, göz değmesine ve nemleye karşı rukye yapmaya ruhsat verdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3516 277 Resûlullah yılana ve akrebe karşı rukye yapmaya ruhsat verdi. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3517 278 Akşama girerken Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınsaydı, sabaha kadar akrep sokması ona zarar vermezdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3518 279 Amr b. Hazm yılan sokmasına karşı rukyeyi arz etti, Resûlullah da onu yapmayı emretti. Amr b. Hazm · Sünen-i İbn Mâce 3519 280 Hastaya dua: Sıkıntıyı gider ey insanların Rabbi! Şifa ver; şifa veren Sensin. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3520 281 Bismillâh! Toprağımızın toprağıyla, birimizin tükürüğüyle, Rabbimizin izniyle hastamız şifa bulsun. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3521 282 Sağ elini ağrının üzerine koy ve yedi defa: Allah'ın izzetine ve kudretine sığınırım, de. Osmân b. Ebü'l-Âs es-Sekafî · Sünen-i İbn Mâce 3522 283 Cebrâil: Allah'ın adıyla seni, sana eziyet veren her şeyden rukyelerim; Allah sana şifa versin. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 3523 284 Cebrâil'in getirdiği rukye: Allah'ın adıyla seni rukyelerim; Allah sana sendeki her dertten şifa versin. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3524 285 Peygamber Hasan ile Hüseyin'i Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığındırırdı; atamız İbrâhim de böyle yapardı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3525 286 Sıtma ve ağrılar için: Büyük olan Allah'ın adıyla! Fışkıran damarın ve ateşin sıcaklığının şerrinden Allah'a sığınırım. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3526 287 Cebrâil, sıtmalı Peygamber'e: Seni hasetçinin hasedinden ve her gözden rukyelerim; Allah sana şifa versin. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 3527 288 Peygamber rukyede üflerdi. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3528 289 Peygamber rahatsızlandığında kendi üzerine muavvizâtı okur ve üflerdi. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3529 290 Şüphesiz rukyeler, muskalar ve tivele şirktir. Abdullah b. Mes'ûd'un hanımı Zeyneb · Sünen-i İbn Mâce 3530 291 Vâhine için takılan halka: Onu çıkar; çünkü o sana ancak güçsüzlük artırır. İmrân b. el-Husayn · Sünen-i İbn Mâce 3531 292 Ona bundan içir, üzerine bundan dök ve onun için Allah'tan şifa dile. Ümmü Cündeb · Sünen-i İbn Mâce 3532 293 Kur'ân ile şifa aramak: İlacın en hayırlısı Kur'ân'dır. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3533 294 Peygamber zü't-tufyeteyn yılanının öldürülmesini emretti; o, görme gücünü alır ve gebeliği düşürür. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3534 295 Yılanları öldürün; zü't-tufyeteyn'i ve ebter'i öldürün; bu ikisi görme gücünü alır ve gebeliği düşürür. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3535 296 Peygamber'in güzel fe'l hoşuna gider, uğursuzluk saymayı ise hoş görmezdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3536 297 Sirayet yoktur, uğursuzluk yoktur; ben güzel fe'li severim. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3537 298 Uğursuzluk saymak şirktir; fakat Allah onu tevekkül ile giderir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 3538 299 Sirayet yoktur, uğursuzluk yoktur, hâme yoktur, safer yoktur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3539 300 Uyuz deve sorusu: Bu, kaderdir. Peki ilkini kim uyuz etti? Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3540 301 Hasta hayvan sahibi, hayvanlarını sağlıklı hayvanların yanına getirmesin. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3541 302 Cüzzamlıya: Allah'a güvenerek ve Allah'a tevekkül ederek ye. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 3542 303 Cüzzamlılara uzun uzun bakmayın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3543 304 Sakîf heyetindeki cüzzamlıya: Geri dön; seninle biatleştik. Şerîd ailesinden Amr adlı bir adamın babası · Sünen-i İbn Mâce 3544 305 Lebîd b. el-A'sam'ın sihri: Allah bana âfiyet verdi; insanlara ondan bir şer kışkırtmaktan hoşlanmadım. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3545 306 Zehirli koyundan bana isabet eden her şey, Âdem henüz çamurundayken bana yazılmıştır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3546 307 Konaklayan kişi Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırsa, oradan göçünceye kadar ona hiçbir şey zarar vermez. Havle bint Hakîm · Sünen-i İbn Mâce 3547 308 Namazda ârız olan şey için: O, şeytandır; çık ey Allah'ın düşmanı! Osmân b. Ebü'l-Âs · Sünen-i İbn Mâce 3548 309 Peygamber cinnetli bedeviyi Fâtiha, Âyetü'l-Kürsî ve Muavvizeteyn ile Allah'a sığındırdı, o da iyileşti. Ebû Leylâ · Sünen-i İbn Mâce 3549