Fihrist

Giyim (Libâs) ile ilgili hadisler

Giyim (Libâs) ile ilgili 507 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

507 hadis
1 Allah, elbisesini kibirle sürüyen kimseye bakmaz. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5783 2 Ebû Bekir'in sarkan izarı için Peygamber: "Sen bunu kibirle yapanlardan değilsin" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5784 3 Güneş tutulunca Peygamber elbisesini sürüyerek acele ile kalktı, mescide gelip iki rekât kıldı. Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 5785 4 Resûlullah eteklerini toplamış olarak bir hulle içinde çıktı ve anezeye doğru iki rekât kıldı. Ebû Cühayfe · Sahîh-i Buhârî 5786 5 İzarın topuklardan aşağıda kalan kısmı ateştedir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5787 6 Allah kıyamet günü izarını şımarıklıkla sürüyen kimseye bakmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5788 7 Hulle içinde kendini beğenerek yürüyen adamı Allah yere batırdı; o, kıyamete kadar yerin içinde çalkalanıyor. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5789 8 Bir adam izarını sürürken yere batırıldı; o, kıyamet gününe kadar yerin içinde çalkalanarak batmaktadır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5790 9 Kim elbisesini kibirle sürürse Allah ona bakmaz; Muhârib: "Ne izarı ne de gömleği ayırdı" dedi. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 5791 10 Rifâa'ya dönmek isteyen kadına: "Hayır! O senin balcağızını, sen de onun balcağızını tatmadıkça" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5792 11 Peygamber ridâsını isteyip yürüyerek gitti; Hamza'nın bulunduğu eve gelip izin istedi. Ali · Sahîh-i Buhârî 5793 12 İhramlı gömlek, şalvar, burnus ve mest giymez; ayakkabı bulamazsa topuklardan aşağıda kalanı giysin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5794 13 Peygamber, kabre konulan Abdullah b. Übey'i dizlerine aldırıp üzerine tükürüğünden üfledi, ona gömleğini giydirdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5795 14 Ömer Peygamber'i çekip: "Allah sana münafıkların namazını kılmayı yasaklamadı mı?" dedi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5796 15 Cimri ile sadaka verenin misali, üzerlerinde demirden iki cübbe bulunan iki adamın misali gibidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5797 16 Peygamber üzerinde dar yenli Şam işi bir cübbe varken ellerini cübbenin altından çıkarıp abdest aldı. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 5798 17 Yün cübbesinin altından kollarını çıkarıp abdest aldı; mestler için: "Bırak onları, temiz olarak giydim" buyurdu. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 5799 18 Peygamber üzerinde bir kaftanla Mahreme'ye çıkıp: "Bunu senin için sakladım" buyurdu; o da: "Mahreme razı oldu" dedi. Misver b. Mahreme · Sahîh-i Buhârî 5800 19 Hediye edilen ipek ferrûcu namazdan sonra şiddetle çıkarıp: "Bu, takva sahiplerine yakışmaz" buyurdu. Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 5801 20 Enes'in üzerinde hazdan sarı bir burnus gördüm. Mu'temir'in babası · Sahîh-i Buhârî 5802 21 İhramlı ne giyer sorusuna: "Gömlekler, sarıklar, şalvarlar, burnuslar ve mestler giymeyin" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5803 22 İzar bulamayan şalvar giysin, ayakkabı bulamayan da mest giysin. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5804 23 İhrama girdiğimizde ne giyelim? sorusuna: "Gömlek, şalvar, sarık, burnus ve mest giymeyin" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5805 24 İhramlı gömlek, sarık, şalvar, burnus, zâferan ya da vers değmiş elbise ve mest giymez. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5806 25 Resûlullah öğle sıcağında başını örtmüş olarak Ebû Bekir'e geldi ve: "Bana çıkmak için izin verildi" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5807 26 Peygamber fetih yılı Mekke'ye başında miğfer olduğu hâlde girdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5808 27 Bedevi Resûlullah'ı ridâsından şiddetle çekti; o da dönüp güldü ve ona bir bağış verilmesini emretti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5809 28 Peygamber'in izar olarak giydiği bürdeyi isteyen adam: "Ancak kefenim olsun diye istedim" dedi. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5810 29 Ümmetimden yetmiş bin kişilik bir zümre cennete girer; yüzleri ayın parlaması gibi parlar. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5811 30 Katâde, Peygamber'e en sevimli elbiseyi sordu; Enes: "Hibere" dedi. Katâde · Sahîh-i Buhârî 5812 31 Giyilmesi Peygamber'e en sevimli olan elbise hibere idi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5813 32 Resûlullah vefat ettiğinde hibere bir bürde ile örtüldü. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5814 33 Hamîsasını yüzüne atıp açarken: "Allah'ın laneti, kabirleri mescit edinen Yahudilerin ve Hristiyanların üzerine olsun." Âişe ve Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5815, 5816 34 Bu hamîsamı Ebû Cehm'e götürün; çünkü az önce beni namazımdan alıkoydu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5817 35 Âişe bir kisâ ile kalın bir izar çıkarıp: "Peygamber'in ruhu bu ikisi içinde kabzedildi" dedi. Ebû Bürde · Sahîh-i Buhârî 5818 36 Peygamber mülâmese ve münâbezeden, sabah ve ikindiden sonra namazdan, ihtibâdan ve sammâ sarınışından nehyetti. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5819 37 Resûlullah iki giyinişten ve iki alışverişten nehyetti: Mülâmese ile münâbeze, sammâ ile ihtibâ. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 5820 38 Avret yeri açık kalacak şekilde tek elbiseyle ihtibâdan, bir yanı açık sarınmaktan, mülâmese ve münâbezeden nehyetti. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5821 39 Peygamber sammâ şeklinde sarınmaktan ve avret yeri açık kalacak şekilde tek elbiseyle ihtibâdan nehyetti. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 5822 40 Küçük Ümmü Hâlid'e siyah hamîsayı giydirip: "Eskit ve yıprat" buyurdu; "Bu senâh" dedi. Ümmü Hâlid bint Hâlid · Sahîh-i Buhârî 5823 41 Peygamber bir bahçede, üzerinde hureysiyye bir hamîsa ile fetihte geldiği binekleri dağlıyordu. Enes · Sahîh-i Buhârî 5824 42 Âişe: "Mü'min kadınların çektiği gibisini görmedim; onun derisi elbisesinden daha yeşil" dedi. İkrime · Sahîh-i Buhârî 5825 43 Uhud günü Peygamber'in solunda ve sağında beyaz elbiseli iki adam gördüm; onları ne önce ne sonra gördüm. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5826 44 Lâ ilâhe illallah deyip bunun üzerine ölen her kul cennete girer; Ebû Zer'in burnu yere sürtülse de. Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 5827 45 Ömer'in mektubu: Resûlullah ipekten nehyetti, ancak iki parmak kadarı müstesna. Ebû Osmân en-Nehdî · Sahîh-i Buhârî 5828 46 Peygamber, ipek giymeyi iki parmak kadarı hariç yasakladı. Ebû Osmân · Sahîh-i Buhârî 5829 47 Dünyada ipek giyilmez ki, giyene ahirette ondan giydirilmiş olsun. Ebû Osmân · Sahîh-i Buhârî 5830 48 Altın, gümüş, ipek ve dîbâc dünyada onlarındır, ahirette ise sizindir. İbn Ebû Leylâ · Sahîh-i Buhârî 5831 49 Dünyada ipek giyen kimse ahirette onu asla giymeyecektir. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5832 50 İbn Zübeyr hutbesinde nakletti: Dünyada ipek giyen kimse ahirette onu giymez. Sâbit · Sahîh-i Buhârî 5833 51 İbn Zübeyr, Ömer'den işitti: Dünyada ipek giyen kimse ahirette onu giymez. Abdullah b. Zübeyr · Sahîh-i Buhârî 5834 52 Dünyada ipeği ancak ahirette nasibi olmayan kimse giyer. İmrân b. Hittân · Sahîh-i Buhârî 5835 53 Hediye edilen ipek elbiseye hayret edenlere: "Sa'd b. Muâz'ın cennetteki mendilleri bundan daha hayırlıdır." Berâ · Sahîh-i Buhârî 5836 54 Peygamber bizi altın ve gümüş kaplarda yiyip içmekten, ipek ve dîbâc giymekten ve onun üzerinde oturmaktan nehyetti. Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 5837 55 Peygamber bizi kırmızı mîserelerden ve kassîden nehyetti. İbn Âzib · Sahîh-i Buhârî 5838 56 Peygamber, Zübeyr ile Abdurrahman'a üzerlerindeki kaşıntı sebebiyle ipek giymeye ruhsat verdi. Enes · Sahîh-i Buhârî 5839 57 Peygamber'in yüzünde öfkeyi görünce bana giydirdiği siyerâ hulleyi parçalayıp kadınlarım arasında paylaştırdım. Ali · Sahîh-i Buhârî 5840 58 Ömer'e gönderdiği siyerâ hulle için: "Onu sana ancak satasın ya da başkasına giydiresin diye gönderdim." Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5841 59 Enes, Resûlullah'ın kızı Ümmü Gülsüm'ün üzerinde siyerâ ipekten bir bürde gördü. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5842 60 Peygamber'i, yanında iz bırakmış bir hasır üzerinde, başının altında içi lif dolu deriden bir yastıkla gördüm. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5843 61 Lâ ilâhe illallah! Bu gece ne fitneler indirildi! Dünyada nice giyinik kadın kıyamet günü çıplaktır! Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 5844 62 Peygamber, siyah hamîsayı Ümmü Hâlid'e eliyle giydirip: "Ey Ümmü Hâlid! Bu, senâ'dır (güzeldir)" dedi. Ümmü Hâlid bt. Hâlid · Sahîh-i Buhârî 5845 63 Peygamber, erkeğin za'ferân sürünmesini yasakladı. Enes · Sahîh-i Buhârî 5846 64 Peygamber, ihramlının vers ya da za'ferânla boyanmış bir elbise giymesini yasakladı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5847 65 Peygamber orta boylu idi; onu kırmızı bir hulle içinde gördüm, ondan daha güzel bir şey görmedim. Berâ · Sahîh-i Buhârî 5848 66 Peygamber bizi ipek, dîbâc, kassî ve istebrak giymekten ve kırmızı mîserelerden nehyetti. Berâ · Sahîh-i Buhârî 5849 67 Enes'e: "Peygamber ayakkabılarıyla namaz kılar mıydı?" diye sordum; "Evet" dedi. Saîd Ebû Mesleme · Sahîh-i Buhârî 5850 68 İbn Ömer: Resûlullah'ı kılsız ayakkabılar giyip onlarla abdest alırken gördüm; ben de onları giymeyi severim. Ubeyd b. Cüreyc · Sahîh-i Buhârî 5851 69 Resûlullah, ihramlının za'ferân ya da versle boyanmış elbise giymesini yasakladı; nalın bulamayan mest giysin. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5852 70 İzarı olmayan kimse şalvar giysin; nalını olmayan kimse de mest giysin. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5853 71 Peygamber temizlenmesinde, taranmasında ve ayakkabı giymesinde sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5854 72 Biriniz ayakkabı giydiğinde sağdan başlasın; çıkardığında soldan başlasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5855 73 Biriniz tek ayakkabıyla yürümesin; ya ikisini birden çıkarsın ya da ikisini birden giysin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5856 74 Peygamber'in ayakkabısının iki kayışı vardı. Enes · Sahîh-i Buhârî 5857 75 Enes iki kayışlı bir çift ayakkabı çıkardı; Sâbit el-Bünânî: "Bu, Peygamber'in ayakkabısıdır" dedi. Îsâ b. Tahmân · Sahîh-i Buhârî 5858 76 Peygamber deriden kırmızı bir çadırdaydı; insanlar onun abdest suyunu almak için koşuşuyordu. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 5859 77 Peygamber Ensâr'a haber gönderdi ve onları deriden bir çadırda topladı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5860 78 Ey insanlar! Amellerden gücünüzün yettiğini yapın; çünkü siz usanmadıkça Allah usanmaz. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5861 79 Peygamber altın düğmeli dîbâc kabâyla çıkıp: "Ey Mahreme! Bunu senin için sakladık" buyurdu ve onu ona verdi. Misver b. Mahreme · Sahîh-i Buhârî 5862 80 Peygamber bizi altın yüzükten, ipekten, istebraktan, dîbâcdan, kırmızı mîsereden, kassîden ve gümüş kaplardan nehyetti. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 5863 81 Peygamber altın yüzüğü yasakladı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5864 82 Resûlullah altından yüzüğünü attı ve verikten ya da gümüşten bir yüzük edindi. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5865 83 Peygamber'den sonra yüzüğü Ebû Bekir, sonra Ömer, sonra Osman taktı; nihayet Osman'dan Erîs kuyusuna düştü. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5866 84 Resûlullah altın yüzüğünü atıp: "Onu asla takmayacağım" buyurdu; insanlar da yüzüklerini attılar. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5867 85 Enes, Resûlullah'ın elinde bir gün gümüş yüzük gördü; insanlar da yaptırınca yüzüğünü attı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5868 86 Enes: Peygamber yatsıyı geciktirip bize yöneldi; sanki şimdi yüzüğünün parıltısına bakıyorum. Humeyd · Sahîh-i Buhârî 5869 87 Peygamber'in yüzüğü gümüştendi; kaşı da ondandı. Enes · Sahîh-i Buhârî 5870 88 Kendini hibe eden kadın için talip olana: "Git, demirden bir yüzük de olsa ara" buyurdu. Sehl · Sahîh-i Buhârî 5871 89 Acemler mühürsüz mektubu kabul etmez denilince Peygamber, nakşı "Muhammed Resûlullah" olan gümüş yüzük edindi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5872 90 Resûlullah'ın gümüş yüzüğü sonra Ebû Bekir'in, Ömer'in ve Osman'ın elinde oldu; nihayet Erîs kuyusuna düştü. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5873 91 Biz bir yüzük edindik ve üzerine bir nakış kazıdık; hiç kimse onun üzerine bu nakşı kazımasın. Enes · Sahîh-i Buhârî 5874 92 Rumlar mühürsüz mektup okumaz denilince Peygamber, nakşı "Muhammed Resûlullah" olan gümüş bir yüzük edindi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5875 93 Peygamber minberde: "Ben onu yaptırmıştım; artık onu takmıyorum" buyurup altın yüzüğü attı, insanlar da attılar. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5876 94 Ben gümüşten bir yüzük edindim ve üzerine Muhammed Resûlullah kazıdım; hiç kimse onun nakşının aynısını kazımasın. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5877 95 Yüzüğün nakşı üç satırdı: Muhammed bir satır, Resûl bir satır, Allah bir satır. Enes · Sahîh-i Buhârî 5878 96 Peygamber'in yüzüğü Ebû Bekir ve Ömer'den sonra Osman'ın elinden Erîs kuyusuna düştü ve bulunamadı. Enes · Sahîh-i Buhârî 5879 97 Peygamber ile birlikte bayramda bulundum; hutbeden önce namaz kıldı. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5880 98 Peygamber kadınlara sadakayı emredince kadın, küpesini ve gerdanlığını sadaka olarak vermeye başladı. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5881 99 Esmâ'nın gerdanlığı kayboldu; su bulamayanlar abdestsiz namaz kıldı, Allah da teyemmüm âyetini indirdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5882 100 Peygamber yanında Bilâl ile kadınlara gelip sadakayı emretti; kadın küpesini atmaya başladı. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5883 101 Allah'ım! Ben onu seviyorum; Sen de onu sev, onu seveni de sev. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5884 102 Resûlullah erkeklerden kadınlara benzeyenlere ve kadınlardan erkeklere benzeyenlere lanet etti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5885 103 Peygamber kadınsı erkeklere ve erkeksi kadınlara lanet etti ve: "Onları evlerinizden çıkarın" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5886 104 Peygamber, Gaylân'ın kızını tarif eden muhannes hakkında: "Bunlar asla yanınıza girmesin" buyurdu. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 5887 105 Bıyığı kısaltmak fıtrattandır. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5888 106 Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasıkları tıraş etmek, koltuk altını yolmak, tırnakları kesmek ve bıyığı kısaltmak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5889 107 Kasıkları tıraş etmek, tırnakları kesmek ve bıyığı kısaltmak fıtrattandır. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5890 108 Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasıkları tıraş etmek, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altlarını yolmak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5891 109 Müşriklere muhalefet edin; sakalları bol bırakın, bıyıkları iyice kısaltın. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5892 110 Bıyıkları iyice kısaltın, sakalları uzatın. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5893 111 Enes'e Peygamber'in saçını boyayıp boyamadığı soruldu; "Ancak pek az ağarmıştı" dedi. Muhammed b. Sîrîn · Sahîh-i Buhârî 5894 112 Peygamber boyanacak kadar ağarmadı; isteseydim sakalındaki beyaz kılları sayabilirdim. Sâbit · Sahîh-i Buhârî 5895 113 Ümmü Seleme'deki gümüş kaba baktım ve Peygamber'in saçlarından kırmızı kıllar gördüm. Osman b. Abdullah b. Mevheb · Sahîh-i Buhârî 5896 114 Ümmü Seleme bize Peygamber'in saçlarından boyanmış bir saç çıkardı. Osman b. Abdullah b. Mevheb · Sahîh-i Buhârî 5897 115 Ümmü Seleme, İbn Mevheb'e Peygamber'in saçını kırmızı olarak gösterdi. İbn Mevheb'den şöyle nakledildi: · Sahîh-i Buhârî 5898 116 Yahudiler ve Hristiyanlar saçlarını boyamazlar; siz onlara muhalefet edin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5899 117 Resûlullah ne aşırı uzun ne kısa, ne kireç gibi beyaz ne esmerdi; saçı ne çok kıvırcık ne de düzdü. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5900 118 Hiç kimseyi kırmızı bir hulle içinde Peygamber'den daha güzel görmedim. Berâ · Sahîh-i Buhârî 5901 119 Rüyamda Kâbe'nin yanında saçından su damlayan Meryem oğlu Mesîh'i ve sağ gözü kör Mesîh Deccâl'i gördüm. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5902 120 Peygamber'in saçı omuzlarına vururdu. Enes · Sahîh-i Buhârî 5903 121 Enes şöyle dedi: Peygamber'in saçı omuzlarına vururdu. Enes · Sahîh-i Buhârî 5904 122 Resûlullah'ın saçı hafif dalgalıydı; ne düz ne de kıvırcıktı, iki kulağı ile omzu arasındaydı. Katâde · Sahîh-i Buhârî 5905 123 Peygamber iri elliydi, ondan sonra onun gibisini görmedim; saçı da hafif dalgalıydı. Enes · Sahîh-i Buhârî 5906 124 Peygamber iri elli, iri ayaklı ve güzel yüzlüydü; ondan önce de sonra da onun gibisini görmedim. Enes · Sahîh-i Buhârî 5907 125 Peygamber iri ayaklı ve güzel yüzlüydü; ondan sonra onun gibisini görmedim. Enes b. Mâlik'ten ya da bir adam vasıtasıyla Ebû Hüreyre'den şöyle rivayet edildi: · Sahîh-i Buhârî 5908, 5909 126 Peygamber'in ayakları ve avuçları kalın ve iriydi. Enes · Sahîh-i Buhârî 5910 127 Peygamber iri avuçlu ve iri ayaklıydı; ondan sonra ona benzeyen birini görmedim. Enes ya da Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5911, 5912 128 İbrâhîm'e gelince arkadaşınıza bakın; Mûsâ ise kırmızı bir deve üzerinde esmer, kıvırcık saçlı bir adamdır. Mücâhid · Sahîh-i Buhârî 5913 129 Ömer: "Saçını ören tıraş olsun; telbîde benzer şey yapmayın" dedi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5914 130 Resûlullah saçları telbîdli olarak ihrama girdi ve telbiyesine bu kelimelerden başka bir şey ilave etmezdi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 5915 131 Ben başımı telbîd ettim ve kurbanlığıma gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam. Peygamber'in eşi Hafsa · Sahîh-i Buhârî 5916 132 Peygamber, hakkında emir verilmeyen şeylerde Ehl-i kitaba uymayı severdi; perçemini saldı, sonra ayırdı. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5917 133 Sanki ihramlıyken Peygamber'in saç ayrımlarındaki güzel kokunun parıltısına bakıyorum. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5918 134 Gece namazında Resûlullah'ın soluna durdum; perçemimden tutup beni sağına geçirdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5919 135 Resûlullah'ı kaza'dan (başın bir kısmını tıraş edip bir kısmını bırakmaktan) nehyederken işittim. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5920 136 Resûlullah kaz'ı (başın bir kısmını tıraş edip bir kısmını bırakmayı) yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5921 137 Peygamber'i ihramı için kendi elimle kokuladım; Minâ'da da ifâza etmeden önce onu kokuladım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5922 138 Peygamber'i en güzel kokuyla kokulardım; öyle ki kokunun parıltısını başında ve sakalında görürdüm. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5923 139 Baktığını bilseydim onu gözüne saplardım; izin isteme ancak gözler sebebiyle konulmuştur. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 5924 140 Ben hayızlı iken Resûlullah'ın başını (saçını) tarardım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5925 141 Peygamber gücü yettiğince taranmasında ve abdestinde sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5926 142 Âdemoğlunun her ameli kendisi içindir; ancak oruç benim içindir ve onun karşılığını ben veririm. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5927 143 Peygamber'i ihramı sırasında bulabildiğim en güzel kokuyla kokulardım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5928 144 Enes güzel kokuyu geri çevirmez, Peygamber'in de güzel kokuyu geri çevirmediğini söylerdi. Sümâme b. Abdullah, Enes'ten · Sahîh-i Buhârî 5929 145 Vedâ haccında Resûlullah'ı ihramdan çıkışı ve ihrama girişi için kendi ellerimle zerîre ile kokuladım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5930 146 Dövme yapan ve yaptıran, yüz kıllarını yolduran, güzellik için dişlerinin arasını açtıran kadınlara Allah lanet etsin. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5931 147 İsrâiloğulları ancak kadınları bunu (takma saçı) edindiği zaman helak oldu. Humeyd b. Abdurrahmân b. Avf · Sahîh-i Buhârî 5932 148 Allah, saç ekleyene ve ekletene, dövme yapana ve yaptırana lanet etsin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5933 149 Saçları dökülen Ensârlı geline saç eklemek istediler; Peygamber: "Allah saç ekleyene ve ekletene lanet etsin" dedi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5934 150 Kızının saçları dökülen kadın saç ekleyip ekleyemeyeceğini sordu; Resûlullah saç ekleyene ve ekletene sövdü. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sahîh-i Buhârî 5935 151 Peygamber, saç ekleyen ve ekleten kadına lanet etti. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sahîh-i Buhârî 5936 152 İbn Ömer'den: Allah saç ekleyene ve ekletene, dövme yapana ve yaptırana lanet etsin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5937 153 Peygamber saça saç eklemeyi "zûr" (sahtekârlık) diye adlandırdı. Saîd b. el-Müseyyeb · Sahîh-i Buhârî 5938 154 İbn Mes'ûd Ümmü Ya'kûb'a: "Kur'ân'ı okusaydın bulurdun: Peygamber size ne verdiyse onu alın" dedi. Alkame · Sahîh-i Buhârî 5939 155 Peygamber saç ekleyene ve ekletene, dövme yapana ve yaptırana lanet etti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5940 156 Kızamıktan saçı dökülen geline saç eklemeyi soran kadına: "Allah saç ekleyene ve saçı eklenene lanet etsin." Esmâ · Sahîh-i Buhârî 5941 157 Dövme yapan ve yaptıran, saç ekleyen ve ekleten kadınlara Peygamber lanet etti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5942 158 İbn Mes'ûd: Resûlullah'ın lanet ettiğine ben neden lanet etmeyeyim, bu Allah'ın Kitabı'nda da vardır. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 5943 159 Göz değmesi haktır; Resûlullah dövmeyi yasakladı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5944 160 Abdurrahman b. Âbis, dövme yaptıranlar hadisini Ümmü Ya'kūb'dan, o da Abdullah'tan işitti. Süfyân · Sahîh-i Buhârî 5944b 161 Peygamber kanın bedelini, köpeğin bedelini, faiz yiyeni ve yedireni, dövme yapanı ve yaptıranı nehyetti. Avn b. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 5945 162 Dövme yapmayın ve dövme yaptırmayın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 5946 163 Peygamber'in lanet ettikleri: Saç ekleyen ve ekleten, dövme yapan ve yaptıran kadın. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5947 164 Allah'ın yaratışını değiştiren, dövme yapan, kıl yolduran ve dişlerinin arasını açtıran kadınlara Allah lanet etsin. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 5948 165 İçinde köpek ve suretler bulunan eve melekler girmez. Ebû Talha · Sahîh-i Buhârî 5949 166 Kıyamet günü Allah katında azabı en şiddetli olan insanlar suret yapanlardır. Müslim · Sahîh-i Buhârî 5950 167 Bu suretleri yapanlar kıyamet günü azap olunur; onlara "Yarattığınızı diriltin!" denilir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5951 168 Peygamber evinde haç şekilleri bulunan hiçbir şeyi bırakmaz, mutlaka onu bozardı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5952 169 Benim yaratmam gibi yaratmaya kalkışandan daha zalim kim olabilir! Bir tane, bir zerre yaratsınlar. Ebû Zür'a · Sahîh-i Buhârî 5953 170 Kıyamet günü azabı en şiddetli olanlar, Allah'ın yaratmasına benzetmeye çalışanlardır. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5954 171 İçinde timsaller bulunan bir perde asmıştım; Peygamber onu çıkarmamı emretti, ben de çıkardım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5955 172 Âişe: "Ben ve Peygamber tek bir kaptan yıkanırdık." Âişe · Sahîh-i Buhârî 5956 173 Bu suretlerin sahipleri kıyamet günü azap olunur; melekler de içinde suret bulunan eve girmez. Âişe · Sahîh-i Buhârî 5957 174 Melekler içinde suret bulunan eve girmez; Zeyd elbisedeki nakşı bundan hariç tutmuştu. Resûlullah'ın sahâbîsi Ebû Talha · Sahîh-i Buhârî 5958 175 Bu perdeyi benden uzaklaştır; resimleri namazımda sürekli gözüme ilişiyor. Enes · Sahîh-i Buhârî 5959 176 Cebrâil: "Biz içinde suret ve köpek bulunan eve girmeyiz" dedi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 5960 177 Allah'a ve Resûlü'ne tövbe ederim, ne günah işledim? dedim; "Bu minderin hali nedir?" buyurdu. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 5961 178 Peygamber faiz yiyene ve yedirene, dövme yapana ve yaptırana ve suret yapana lanet etti. Avn b. Ebû Cuhayfe, babası Ebû Cuhayfe'den · Sahîh-i Buhârî 5962 179 Kim dünyada bir suret yaparsa kıyamet günü ona ruh üflemekle yükümlü tutulur, oysa üfleyemez. Nadr b. Enes b. Mâlik, İbn Abbâs'tan · Sahîh-i Buhârî 5963 180 Resûlullah, üzerinde Fedek işi kadife örtü bulunan semerli bir eşeğe bindi ve Üsâme'yi arkasına aldı. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 5964 181 Peygamber Mekke'ye geldiğinde Abdülmuttalib oğullarının küçükleri onu karşıladı; birini önüne, birini arkasına aldı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 5965 182 Resûlullah Kusem'i önüne, Fadl'ı arkasına bindirmişti; hangisi kötü, hangisi iyidir? Eyyûb · Sahîh-i Buhârî 5966 183 Allah'ın kulları üzerindeki hakkı O'na ibadet etmeleri, kulların Allah üzerindeki hakkı onlara azap etmemesidir. Muâz b. Cebel · Sahîh-i Buhârî 5967 184 Deve sürçünce "Kadın!" deyip indim; Resûlullah: "O sizin annenizdir" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 5968 185 Peygamber'i mescitte bir ayağını diğerinin üzerine kaldırmış olarak uzanırken gördüm. Abbâd b. Temîm'in amcası · Sahîh-i Buhârî 5969 186 Allah'ım! Hamd sanadır, onu bana sen giydirdin; senden onun hayrını ve yapıldığı şeyin hayrını isterim. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4020 187 Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Allah'ım! Hamd sanadır, bu elbiseyi bana sen giydirdin. Sünen-i Ebû Dâvûd 4021 188 Muhammed b. Dînâr tarikiyle: Yeni elbise duası: Allah'ım, onun hayrını ve yapıldığı şeyin hayrını isterim. Sünen-i Ebû Dâvûd 4022 189 Kim elbise giyip "Bunu bana giydiren ve güç kuvvetim olmadan rızık veren Allah'a hamdolsun" derse bağışlanır. Muâz b. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 4023 190 Peygamber Ümmü Hâlid'e hamîsa giydirdi: Eskit ve yıprat! Senâh, senâh ey Ümmü Hâlid! Ümmü Hâlid bint Hâlid b. Saîd b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4024 191 Resûlullah'ın en sevdiği elbise gömlek (kamis) idi. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4025 192 Resûlullah'a gömlekten daha sevimli bir elbise yoktu. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4026 193 Resûlullah'ın gömleğinin yeni bileğe kadardı. Esmâ bint Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4027 194 Peygamber kabâlar dağıttı; Mahreme'ye "Bunu senin için sakladım" buyurdu, Mahreme razı oldu. Misver b. Mahreme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4028 195 Kim şöhret elbisesi giyerse Allah kıyamet günü ona benzerini giydirir, sonra içinde ateş tutuşturulur. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4029 196 Ebû Avâne (Müsedded tariki): Kim şöhret elbisesi giyerse Allah ona zillet elbisesi giydirir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4030 197 Kim bir topluluğa benzerse o onlardandır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4031 198 Resûlullah siyah kıldan desenli bir mirt giymiş olarak çıktı; Utbe'ye de kaba ketenden iki elbise giydirdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4032 199 Ebû Mûsâ: Peygamberle beraberken yağmur yağınca kokumuzun koyun kokusu olduğunu sanırdın. Ebû Bürde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4033 200 Zû Yezen hükümdarı otuz üç deveye aldığı bir hulleyi hediye etti; Resûlullah onu kabul etti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4034 201 Resûlullah yirmi küsur genç deveye bir hulle satın alıp Zû Yezen'e hediye etti. İshâk b. Abdullah b. el-Hâris · Sünen-i Ebû Dâvûd 4035 202 Âişe kalın bir izâr ile yamalı bir kisâ çıkarıp Resûlullah'ın bu ikisi içinde vefat ettiğine yemin etti. Ebû Bürde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4036 203 İbn Abbâs Hâricîlere en güzel Yemen hullesiyle gitti: Resûlullah'ın üzerinde hullelerin en güzelini gördüm. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4037 204 Buhârâ'da hazdan siyah sarıklı bir adam: Bunu bana Resûlullah giydirdi. Sa'd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4038 205 Ümmetimden hazzı ve ipeği helal sayan topluluklar mutlaka olacaktır; diğerleri maymun ve domuza çevrilir. Abdurrahman b. Ganm el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4039 206 İpek çizgili hulleyi ancak âhirette nasibi olmayan giyer; Ömer'e: Ben onu sana giyesin diye vermedim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4040 207 Sâlim tariki: İstebrak hulle; sonra dîbâc bir cübbe gönderip "Onu satar, ihtiyacını görürsün" buyurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 4041 208 Ömer: Peygamber ipeği yasakladı; ancak iki, üç ve dört parmak kadar olanı müstesna. Ebû Osmân en-Nehdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4042 209 Ali: Hediye edilen ipek hulleyi giyince yüzünde öfke gördüm; onu kadınlarım arasında paylaştırdım. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4043 210 Kassî ve usfurla boyanmış elbise giymeyi, altın yüzük takmayı ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4044 211 Ma'mer tariki: Kassî, mu'asfer ve altın yüzükle birlikte rükûda ve secdede Kur'an okumayı da yasakladı. Sünen-i Ebû Dâvûd 4045 212 Muhammed b. Amr tariki: Ali bu yasakları anlatıp "Sizi yasakladı demiyorum" dedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 4046 213 Rum hükümdarının hediye ettiği sündüs kürkü Ca'fer'e verip "Onu kardeşin Necâşî'ye gönder" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4047 214 Erkeklerin kokusu rengi olmayan kokudur, kadınların kokusu kokusu olmayan renktir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 4048 215 Ebû Reyhâne: Resûlullah dişleri törpülemek, dövme, kıl yolmak ve kaplan derisine binmek dahil on şeyi yasakladı. Ebü'l-Husayn el-Heysem b. Şefî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4049 216 Ali: Peygamber erguvanî (kırmızı) eğer minderlerini yasakladı. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4050 217 Ali: Resûlullah beni altın yüzükten, kassî giymekten ve kırmızı eğer minderinden nehyetti. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4051 218 Bu hamîsamı Ebû Cehm'e götürün, az önce namazımda beni meşgul etti; bana onun enbicâniyyesini getirin. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4052 219 Süfyân'ın Zührî'den rivayeti: Bu hamîsamı Ebû Cehm'e götürün, namazımda beni meşgul etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 4053 220 Esmâ, yakası, yenleri ve yırtmaçları dîbâc ile kenarlanmış Resûlullah'ın cübbesini çıkardı. Esmâ bint Ebû Bekir'in azatlısı Abdullah Ebû Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4054 221 Resûlullah ancak tamamı ipek olan elbiseyi yasakladı; ipek kenar ve çözgüde sakınca yoktur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4055 222 Resûlullah Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr'e kaşıntıdan dolayı yolculukta ipek gömleğe ruhsat verdi. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 4056 223 İpek ve altın, bu ikisi ümmetimin erkeklerine haramdır. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4057 224 Enes, Resûlullah'ın kızı Ümmü Gülsüm'ün üzerinde ipek çizgili bir bürde gördü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4058 225 İpeği erkek çocukların üzerinden çıkarır, kız çocuklarının üzerinde bırakırdık. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4059 226 Resûlullah'a en sevimli gelen elbise hıbara (çizgili Yemen kumaşı) idi. Katâde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4060 227 Beyaz elbiseler giyin, onlar elbiselerinizin en hayırlısıdır; ölülerinizi de onlarla kefenleyin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4061 228 Bu adam saçını düzeltecek bir şey, elbisesini yıkayacak bir su bulamaz mıydı? Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4062 229 Allah sana mal verdiyse, Allah'ın sana olan nimetinin ve ikramının izi üzerinde görülsün. Ebü'l-Ahvas'ın babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 4063 230 İbn Ömer: Resûlullah bütün elbiselerini, hatta sarığını bile sarı boya ile boyardı. Zeyd b. Eslem şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4064 231 Ebû Rimse: Peygamber'in üzerinde iki yeşil bürde gördüm. Ebû Rimse · Sünen-i Ebû Dâvûd 4065 232 Usfurla boyanmış raytayı ailenden birine giydirseydin ya; kadınlar için onda sakınca yoktur. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4066 233 Müdarrece, rengi koyu olmayan ve gül renginde de olmayan boyadır. Hişâm b. el-Gâz · Sünen-i Ebû Dâvûd 4067 234 Usfurla gül rengine boyanmış elbisemi yaktım; "Onu ailenden birine giydirseydin ya!" buyurdu. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4068 235 Üzerinde iki kırmızı elbise bulunan adamın selamını Peygamber almadı. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 4069 236 Bu kırmızılığın size galip geldiğini görmüyor muyum? Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 4070 237 Zeynep'in elbiseleri kızıl toprak boyasıyla boyanınca Resûlullah geri döndü; kırmızılık giderilince girdi. Hureys b. el-Ebahh es-Selîhî'nin bildirdiğine göre Benî Esed'den bir kadın şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4071 238 Resûlullah'ı kırmızı bir hulle içinde gördüm; ondan daha güzel bir şey asla görmedim. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 4072 239 Resûlullah'ı Minâ'da katır üzerinde, sırtında kırmızı bir bürde ile hutbe okurken gördüm. Hilâl b. Âmir'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 4073 240 Âişe'nin yaptığı siyah bürdede terleyip yün kokusunu duyunca Resûlullah onu attı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4074 241 Peygamber, saçakları ayaklarına düşen bir şemleye sarılarak ihtibâ hâlinde oturuyordu. Câbir b. Süleym · Sünen-i Ebû Dâvûd 4075 242 Resûlullah fetih yılında Mekke'ye başında siyah bir sarıkla girdi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4076 243 Peygamber'i minberde, iki ucunu omuzlarının arasına sarkıttığı siyah bir sarıkla gördüm. Amr b. Hureys · Sünen-i Ebû Dâvûd 4077 244 Bizimle müşrikler arasındaki fark, takkelerin üzerine sarılan sarıklardır. Muhammed b. Ali b. Rükâne şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4078 245 Resûlullah başıma sarık sardı ve ucunu önüme ve arkama sarkıttı. Abdurrahman b. Avf · Sünen-i Ebû Dâvûd 4079 246 Resûlullah iki giyinişi yasakladı: avret yeri açık ihtibâ ve bir yanı açık kalacak şekilde örtünmek. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4080 247 Resûlullah sammâdan ve tek elbise içinde ihtibâ etmekten nehyetti. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4081 248 Resûlullah'ın gömleğinin düğmeleri açıktı; elimi yakasından sokup mührüne dokundum. Muâviye b. Kurre'nin babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 4082 249 Resûlullah, bize gelmediği bir saatte başını örtmüş olarak geldi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4083 250 İzârını baldırın yarısına kadar kaldır; izârı sarkıtmaktan sakın, çünkü o kibirdendir. Ebû Cüreyy Câbir b. Süleym · Sünen-i Ebû Dâvûd 4084 251 Kim elbisesini kibirle sürürse Allah ona bakmaz; Ebû Bekir'e: Sen onu kibirle yapanlardan değilsin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4085 252 İzârını sarkıtarak namaz kılana: Git abdest al; Allah izârını sarkıtanın namazını kabul etmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4086 253 Üç kişiye Allah kıyamet günü bakmaz: izârını sarkıtan, başa kakan ve malını yalan yeminle satan. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4087 254 Ebû Zer (Süleymân b. Müshir tariki): Mennân, verdiği hiçbir şeyi başa kakmadan vermeyen kimsedir. Sünen-i Ebû Dâvûd 4088 255 Kardeşlerinizin yanına varıyorsunuz; binitlerinizi ve elbiselerinizi düzeltin ki insanlar arasında ben gibi olasınız. Kays b. Bişr et-Tağlibî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4089 256 Büyüklük benim ridâmdır, azamet benim izârımdır; kim bunlardan biri hususunda benimle çekişirse onu ateşe atarım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4090 257 Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca kibir bulunan kimse cennete girmez. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 4091 258 Kibir, hakkı kabul etmeyip şımarmak ve insanları hor görmektir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4092 259 Müslümanın izârı baldırın yarısına kadardır; topuklardan aşağıda olan ateştedir. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4093 260 İsbâl izârda, gömlekte ve sarıkta olur; kim bunlardan birini kibirle sürürse Allah ona bakmaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4094 261 Resûlullah'ın izâr hakkında söylediği, gömlek için de geçerlidir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4095 262 İbn Abbâs izârının önünü ayaklarının üstüne bırakır, arkasını kaldırırdı: Resûlullah'ı böyle bağlarken gördüm. İkrime şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4096 263 Peygamber, erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lânet etti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4097 264 Resûlullah, kadın kıyafeti giyen erkeğe ve erkek kıyafeti giyen kadına lânet etti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4098 265 Âişe: Resûlullah kadınlardan erkeksi olana lânet etti. İbn Ebû Müleyke şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4099 266 Âişe: Nûr sûresi inince Ensâr kadınları peştamallarını yırtıp onlardan başörtüleri edindiler. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4100 267 Cilbâb âyeti inince Ensâr kadınları, örtülerden dolayı başlarında kargalar varmış gibi çıktılar. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4101 268 Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin! Âyet inince örtülerini yırtıp başlarını onunla örttüler. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4102 269 Ukayl'in İbn Şihâb'dan rivayeti: İlk muhacir kadınlar âyet inince örtüleriyle başlarını örttüler. Sünen-i Ebû Dâvûd 4103 270 Ey Esmâ! Kadın ergenlik çağına ulaştığında ondan yüzü ve elleri dışında bir yerin görülmesi uygun olmaz. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4104 271 Ümmü Seleme hacamat için izin istedi; Peygamber Ebû Taybe'ye ona hacamat yapmasını emretti. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4105 272 Senin için bir sakınca yoktur; o ancak baban ve kölendir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4106 273 Bu, kadınların hâlini biliyor; sakın yanınıza girmesin. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4107 274 Ma'mer'in Zührî'den rivayeti: Bu muhannes kadınların hâlini biliyor; yanınıza girmesin. Sünen-i Ebû Dâvûd 4108 275 Yûnus tariki: Peygamber muhannesi çıkardı; Beydâ'da kalır, her cuma girip yiyecek isterdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 4109 276 Evzâî tariki: O açlıktan ölür denilince muhannese haftada iki kez girip yiyecek istemesine izin verdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 4110 277 İbn Abbâs: Gözlerini sakınsınlar âyetinden, evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınlar istisna edildi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4111 278 Siz ikiniz de mi âmâsınız? Siz onu görmüyor musunuz? Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4112 279 Biriniz kölesini cariyesiyle evlendirdiğinde onun avret yerine bakmasın. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4113 280 Câriyesini kölesiyle veya işçisiyle evlendiren, onun göbeğin altı ile dizin üstü arasına bakmasın. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 4114 281 Başörtüsü için: Bir dolama; iki dolama değil. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4115 282 Hanımına, ince başörtüsünün altına vücudunu belli etmeyen bir elbise koymasını emret. Dihye b. Halîfe el-Kelbî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4116 283 Kadın eteğini bir karış sarkıtır; ayakları açılırsa bir arşın, onu da aşmasın. Safiyye bt. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4117 284 Süleymân b. Yesâr tarikiyle Ümmü Seleme: Kadın eteğini bir karış, gerekirse bir arşın sarkıtır. Sünen-i Ebû Dâvûd 4118 285 Resûlullah müminlerin annelerine eteklerini bir karış sarkıtma ruhsatı verdi, sonra bir karış artırdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4119 286 Ölü koyunun derisini tabaklayıp faydalansaydınız ya! Ancak onun yenmesi haram kılındı. Abdullah b. Abbâs -Müsedded ile Vehb'in rivayetinde Meymûne'den- · Sünen-i Ebû Dâvûd 4120 287 Ma'mer tariki: Derisinden faydalansaydınız ya! (tabaklama anılmadan) Sünen-i Ebû Dâvûd 4121 288 Ma'mer: Zührî tabaklamayı kabul etmez, ölü derisinden her hâlükârda faydalanılır derdi. Ma'mer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4122 289 Deri tabaklandığında temizlenmiş olur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4123 290 Resûlullah, ölü hayvan derilerinden tabaklandığında faydalanılmasını emretti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4124 291 Ölü hayvan derisinin tabaklanması, onun temizlenmesidir. Seleme b. el-Muhabbak · Sünen-i Ebû Dâvûd 4125 292 Ölü hayvanın derisini su ve karaz temizler. Âliye bt. Sübey' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4126 293 Ölü hayvanın derisinden ve sinirinden faydalanmayın. Abdullah b. Ukeym şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4127 294 Resûlullah vefatından bir ay önce Cüheyne'ye ölü hayvanın derisinden faydalanmamalarını yazdı. Hakem b. Uteybe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4128 295 Hazz ve pars derileri üzerine binmeyin. Muâviye · Sünen-i Ebû Dâvûd 4129 296 Melekler, içinde pars derisi bulunan kafileye eşlik etmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4130 297 Mikdâm, Muâviye'ye: Altın, ipek ve yırtıcı hayvan derilerinin hepsini senin evinde gördüm. Hâlid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4131 298 Resûlullah yırtıcı hayvanların derilerini kullanmayı yasakladı. Ebü'l-Melîh'in babası Üsâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4132 299 Ayakkabıları çokça edinin; kişi ayakkabı giydiği sürece binekli gibidir. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4133 300 Peygamber'in ayakkabısının iki kayışı vardı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 4134 301 Resûlullah kişinin ayakta ayakkabı giymesini yasakladı. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4135 302 Biriniz tek ayakkabıyla yürümesin; ya ikisini birden giysin ya da ikisini birden çıkarsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4136 303 Ayakkabı bağı kopan, onu onarıncaya kadar tek ayakkabıyla yürümesin; sol eliyle de yemesin. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4137 304 Kişi oturduğunda ayakkabılarını çıkarıp yanına koyması sünnettendir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4138 305 Ayakkabı giyerken sağdan, çıkarırken soldan başlayın; sağ, ilk giyilen ve son çıkarılan olsun. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4139 306 Resûlullah temizlenmesinde, saç taramasında ve ayakkabı giymesinde sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4140 307 Giyindiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ taraflarınızdan başlayın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4141 308 Bir döşek erkek, bir döşek kadın, bir döşek misafir içindir; dördüncüsü şeytan içindir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 4142 309 Peygamber'i evinde sol tarafı üzerine bir yastığa yaslanmış gördüm. Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4143 310 İbn Ömer: Ashaba en çok benzeyen kafileyi görmek isteyen, eğerleri deriden olan bu Yemenlilere baksın. Saîd b. Amr el-Kureşî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 4144 311 Yaygılar edindiniz mi? Bilesin ki yakında sizin de yaygılarınız olacak. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4145 312 Resûlullah'ın geceleyin üzerinde uyuduğu yastık, içi lif dolu deridendi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4146 313 Resûlullah'ın yatağı, içi hurma lifi dolu deridendi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4147 314 Ümmü Seleme'nin döşeği, Resûlullah'ın namaz kıldığı yerin hizasındaydı. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 4148 315 Fâtıma'nın kapısındaki perde: Benim dünya ile ne işim var, nakışlarla ne işim var! Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 4149 316 İbn Fudayl tariki: Fâtıma'nın kapısındaki perde nakışlı bir perdeydi. Sünen-i Ebû Dâvûd 4150 317 Resûlullah evinde haç şekli bulunan hiçbir şeyi bırakmaz, mutlaka bozardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 4151 318 Melekler içinde suret, köpek ve cünüp bulunan eve girmez. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 4152 319 Allah, verdiği rızıktan bize taşları ve kerpiçleri giydirmemizi emretmedi. Ebû Talha el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 4153 320 Cerîr tariki: Ey anneciğim, bu bana Peygamber'in şöyle buyurduğunu rivayet etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 4154 321 Melekler suretli eve girmez; ancak elbisedeki nakış bundan hariçtir. Ebû Talha · Sünen-i Ebû Dâvûd 4155 322 Kâbe'deki bütün suretler silininceye kadar Peygamber oraya girmedi. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 4156 323 Cebrâil: Biz içinde köpek ve suret bulunan eve girmeyiz; yaygının altında köpek yavrusu vardı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 4157 324 Suretin başı kesilsin ki ağaç şekline dönsün; perdeden üzerine basılan iki yastık yapılsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 4158 325 İpek ve altın giymek ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helal kılındı. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Câmiu't-Tirmizî 1720 326 Allah'ın Peygamberi iki, üç veya dört parmaklık yer dışında ipeği yasakladı. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1721 327 Peygamber, bitten şikâyet eden Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr'e ipek entari giyme ruhsatı verdi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1722 328 Buna mı hayret ediyorsunuz? Sa'd'ın cennetteki mendilleri gördüğünüzden daha hayırlıdır. Vâkıd b. Amr b. Sa'd b. Muâz · Câmiu't-Tirmizî 1723 329 Kırmızı hulle içinde, saçları omuzlarına değen kimseler arasında Resûlullah'tan daha güzelini görmedim. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 1724 330 Peygamber beni kassî giymekten ve usfurla boyanmış elbiseden nehyetti. Ali · Câmiu't-Tirmizî 1725 331 Helal, Allah'ın Kitabı'nda helal kıldığıdır; haram, Kitabı'nda haram kıldığıdır; sustuğu ise affettiğidir. Selmân · Câmiu't-Tirmizî 1726 332 Ölen koyunun derisini yüzüp tabaklayarak ondan faydalansaydınız ya! İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1727 333 Tabaklanan her deri temizlenmiş olur. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1728 334 Ölü hayvanın ne derisinden ne de sinirinden faydalanmayın. Abdullah b. Ukeym · Câmiu't-Tirmizî 1729 335 Allah kıyamet günü elbisesini kibirle sürüyen kimseye bakmaz. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1730 336 Kadınlar eteklerini bir arşın sarkıtsınlar, ondan fazla uzatmasınlar. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1731 337 Peygamber, Fâtıma için eteğinden bir karışlık ölçü belirledi. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 1732 338 Resûlullah'ın ruhu bu keçeleşmiş kisâ ile kalın izarın içindeyken kabzedildi. Ebû Bürde · Câmiu't-Tirmizî 1733 339 Rabbinin Mûsâ ile konuştuğu gün üzerinde yünden kisâ, cübbe, külah ve şalvar vardı. İbn Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1734 340 Peygamber fetih günü Mekke'ye, üzerinde siyah bir sarık olduğu hâlde girdi. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1735 341 Peygamber sarık sardığında, sarığını iki omzunun arasına sarkıtırdı. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1736 342 Peygamber beni altın yüzükten, kassîden, rükû ve secdede Kur'an okumaktan ve usfurla boyalı elbiseden nehyetti. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 1737 343 Resûlullah altın yüzük takmayı yasakladı. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 1738 344 Peygamber'in yüzüğü gümüştendi, kaşı da Habeş işiydi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1739 345 Resûlullah'ın yüzüğü gümüştendi, kaşı da kendisindendi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1740 346 Peygamber sağ eline taktığı altın yüzüğü attı, insanlar da yüzüklerini attılar. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1741 347 İbn Abbâs: Resûlullah'ı yüzüğünü sağ eline takarken gördüm. Salt b. Abdullah b. Nevfel · Câmiu't-Tirmizî 1742 348 Hasan ve Hüseyin yüzüklerini sol ellerine takarlardı. Ca'fer b. Muhammed, babasından · Câmiu't-Tirmizî 1743 349 Abdullah b. Ca'fer: Peygamber yüzüğünü sağ eline takardı. Hammâd b. Seleme · Câmiu't-Tirmizî 1744 350 Peygamber gümüş yüzüğüne Muhammedün Resûlullah nakşettirdi ve bunu nakşetmeyin buyurdu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1745 351 Resûlullah helâya girdiğinde yüzüğünü çıkarırdı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1746 352 Peygamber'in yüzüğünün nakşı: Muhammed bir satır, Resûl bir satır, Allah bir satır. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1747 353 Peygamber'in yüzüğünün nakşı üç satırdı: Muhammed, Resûl ve Allah. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1748 354 Resûlullah evde resim bulundurmayı ve resim yapılmasını yasakladı. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1749 355 Ebû Talha resimli örtüyü çıkarttırdı; Sehl: Elbisedeki nakış hariç demedi mi? dedi. Ubeydullah b. Utbe · Câmiu't-Tirmizî 1750 356 Kim bir suret yaparsa, Allah ona, içine ruh üfleyinceye kadar azap eder; oysa o üfleyecek değildir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1751 357 Ak saçı boyayarak değiştirin ve yahudilere benzemeyin. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1752 358 Ak saçın kendisiyle değiştirildiği şeylerin en güzeli kına ve ketemdir. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 1753 359 Resûlullah orta boyluydu; ne uzun ne kısaydı, vücudu güzel, rengi buğdaydı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1754 360 Resûlullah'ın, omuza inen saçtan kısa, kulak memesine inen saçtan uzun saçı vardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1755 361 Resûlullah saçı taramayı ancak gün aşırı olması müstesna yasakladı. Abdullah b. Mugaffel · Câmiu't-Tirmizî 1756 362 Abdullah b. Muğaffel'in diğer tariki: Saçı her gün taramak yasaklandı. Abdullah b. Mugaffel · Câmiu't-Tirmizî 1756 363 İsmid sürmesi çekin; çünkü o gözü parlatır ve kirpiği bitirir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1757 364 İbn Abbâs'ın diğer tariki: İsmid sürmesine sarılın, gözü parlatır, kirpiği bitirir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1757b 365 Peygamber iki türlü giyinişi yasakladı: sammâ ve avret yeri açık kalacak şekilde ihtibâ. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1758 366 Allah, saç ekleyen ve ekleten kadına, dövme yapan ve yaptıran kadına lânet etsin. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1759 367 Resûlullah bizi eyer minderlerine (meyâsir) binmekten nehyetti. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 1760 368 Peygamber'in üzerinde uyuduğu yatağı, içi hurma lifiyle dolu bir deriden ibaretti. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1761 369 Peygamber'e en sevimli gelen elbise entari (kamis) idi. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 1762 370 Elbiselerin içinde Peygamber'e en sevimlisi entari idi. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 1763 371 Resûlullah'a en sevimli gelen elbise entari (kamis) idi. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 1764 372 Resûlullah'ın elbisesinin yeni bileğe kadardı. Esmâ bint Yezîd b. Seken el-Ensâriyye · Câmiu't-Tirmizî 1765 373 Resûlullah entari giydiğinde sağ taraflarından başlardı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1766 374 Allah'ım! Hamd sanadır. Onu bana sen giydirdin; senden onun hayrını ve yapıldığı şeyin hayrını isterim. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 1767 375 Ebû Saîd'in diğer tariki: Yeni elbise giyince "Allah'ım hamd sanadır, onu bana sen giydirdin." Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 1767 376 Peygamber yenleri dar bir Rum cübbesi giydi. Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 1768 377 Dihye el-Kelbî Resûlullah'a bir çift mest hediye etti, o da onları giydi. Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 1769 378 Gümüş burnum koku yapınca Resûlullah bana altından bir burun edinmemi emretti. Arfece b. Es'ad · Câmiu't-Tirmizî 1770 379 Selm b. Zerîr tarikiyle Arfece: Gümüş burnu koku yapınca altından burun edindi. Ebü'l-Eşheb'den başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 1770 380 Peygamber yırtıcı hayvanların derilerinin yaygı olarak serilmesini yasakladı. Ebü'l-Melîh, babasından · Câmiu't-Tirmizî 1770 381 Peygamber yırtıcı hayvanların derilerini kullanmayı yasakladı. Ebü'l-Melîh, babasından · Câmiu't-Tirmizî 1770 382 Ebü'l-Melîh yırtıcı hayvanların derilerini mekruh görürdü. Katâde, Ebü'l-Melîh'ten · Câmiu't-Tirmizî 1770 383 Ebü'l-Melîh'in mürsel rivayetine göre Peygamber yırtıcı hayvan derilerini yasakladı. Ebü'l-Melîh · Câmiu't-Tirmizî 1771 384 Resûlullah'ın ayakkabısının iki kayışı vardı. Katâde · Câmiu't-Tirmizî 1772 385 Resûlullah'ın iki ayakkabısının her birinin ikişer kayışı vardı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1773 386 Sizden biri tek ayakkabıyla yürümesin; ya ikisini birden giysin ya da ikisini birden çıkarsın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1774 387 Resûlullah kişinin ayakta iken ayakkabı giymesini yasakladı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1775 388 Enes'in rivayetine göre Resûlullah ayakta iken ayakkabı giymeyi yasakladı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1776 389 Peygamber bazen tek ayakkabıyla yürürdü. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1777 390 Âişe'nin kendisi tek ayakkabıyla yürüdü. Abdurrahmân b. Kāsım, babasından · Câmiu't-Tirmizî 1778 391 Sizden biri ayakkabı giydiğinde sağdan başlasın, çıkardığında soldan başlasın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1779 392 Bana kavuşmak istiyorsan dünyadan binekli bir yolcunun azığı kadarı sana yetsin; zenginlerle oturup kalkmaktan sakın. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1780 393 Resûlullah Mekke'ye geldiğinde saçının dört örgüsü (gadîre) vardı. Ümmü Hânî · Câmiu't-Tirmizî 1781 394 Resûlullah Mekke'ye geldiğinde dört saç örgüsü (dafîre) vardı. Ümmü Hânî · Câmiu't-Tirmizî 1781 395 Resûlullah'ın ashabının takkeleri başa yayvan ve genişti. Ebû Kebşe el-Enmârî · Câmiu't-Tirmizî 1782 396 İzarın yeri burasıdır; izarın topuklarda hakkı yoktur. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 1783 397 Bizimle müşrikler arasındaki fark, takkeler üzerine sarılan sarıklardır. Ebû Ca'fer b. Muhammed b. Rükâne, babasından · Câmiu't-Tirmizî 1784 398 Yüzüğü gümüşten edin; ama onu bir miskale tamamlama. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 1785 399 Resûlullah beni yüzüğümü şehadet ve orta parmağa takmaktan nehyetti. Ali · Câmiu't-Tirmizî 1786 400 Resûlullah'ın giymeyi en çok sevdiği elbise hıbere idi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1787 401 Bunun desenleri beni meşgul etti; bunu Ebû Cehm'e götürün ve bana onun enbicâniyyesini getirin. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3550 402 Âişe, Resûlullah'ın kalın bir izâr ile mülebbede denilen bir kisâ içinde vefat ettiğine yemin etti. Ebû Bürde şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3551 403 Resûlullah, üzerine düğüm attığı bir şemle içinde namaz kıldı. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 3552 404 Peygamber'in üzerinde kenarı kalın, Necrân işi bir ridâ vardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3553 405 Resûlullah'ı hiç kimseye söverken görmedim; onun için hiçbir elbise de katlanıp saklanmazdı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3554 406 Vallahi ben onu giymek için istemedim; lakin kefenim olsun diye istedim. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i İbn Mâce 3555 407 Resûlullah yün giydi, yamalı ayakkabı giydi ve pek kaba bir elbise giydi. Enes · Sünen-i İbn Mâce 3556 408 Yeni elbise giyip hamdeden ve eskisini sadaka veren, diri iken de ölü iken de Allah'ın himayesinde olur. Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 3557 409 Yeni giy, övülmüş olarak yaşa ve şehit olarak öl. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3558 410 Ebû Saîd: Peygamber, sammâ şeklinde bürünmeyi ve avret yeri açık hâlde tek elbiseyle ihtibâyı yasakladı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 3559 411 Ebû Hüreyre: Resûlullah, sammâ şeklinde bürünmeyi ve avret yerini göğe açarak tek elbiseyle ihtibâyı yasakladı. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3560 412 Âişe: Resûlullah, sammâ şeklinde bürünmeyi ve avret yeri göğe açıkken tek elbiseyle ihtibâyı yasakladı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3561 413 Yağmur isabet ettiğinde kokumuzun koyun kokusu olduğunu sanırdın. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 3562 414 Resûlullah, üzerinde yenleri dar, yünden Rûm işi bir cübbe ile bize namaz kıldırdı. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 3563 415 Resûlullah abdest aldı, üzerindeki yün cübbeyi ters çevirip onunla yüzünü sildi. Selmân el-Fârisî · Sünen-i İbn Mâce 3564 416 Resûlullah'ı koyunları kulaklarından damgalarken ve bir kisâya izâr gibi bürünmüş gördüm. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3565 417 Elbiselerinizin en hayırlısı beyazdır; onu giyin ve ölülerinizi onunla kefenleyin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3566 418 Beyaz elbiseler giyin; çünkü onlar daha temiz ve daha güzeldir. Semure b. Cündeb · Sünen-i İbn Mâce 3567 419 Allah'ı kabirlerinizde ve mescitlerinizde ziyaret ettiğiniz şeylerin en güzeli beyazdır. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i İbn Mâce 3568 420 İbn Ömer: Elbisesini kibirden dolayı sürüyen kimseye Allah kıyamet günü bakmaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3569 421 Ebû Saîd: Kim izârını kibirden dolayı sürürse Allah kıyamet günü ona bakmaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 3570 422 Ebû Hüreyre, eteğini sürüyen Kureyşli gence: Kim elbisesini kibirden dolayı sürürse Allah ona bakmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3571 423 İzârın yeri burasıdır; kabul etmezsen biraz aşağısı, ama izârın topuklarda hakkı yoktur. Huzeyfe · Sünen-i İbn Mâce 3572 424 Mü'minin izârı baldırlarının yarısına kadardır; topuklardan aşağısı ise ateştedir. Alâ b. Abdurrahman'ın babası Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3573 425 Ey Süfyân b. Sehl! Elbiseni sarkıtma; çünkü Allah sarkıtanları sevmez. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i İbn Mâce 3574 426 Resûlullah'a gömlekten daha sevimli bir elbise yoktu. Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 3575 427 İsbâl izârda, gömlekte ve sarıktadır; kim bunlardan birini kibirle sürürse Allah ona bakmaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3576 428 Resûlullah kolları ve boyu kısa bir gömlek giyerdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3577 429 Resûlullah'a gelip biat ettim; gömleğinin düğmesi açıktı. Kurre b. İyâs el-Müzenî · Sünen-i İbn Mâce 3578 430 Peygamber yanımıza geldi ve bizimle bir şalvar için pazarlık etti. Süveyd b. Kays · Sünen-i İbn Mâce 3579 431 Ümmü Seleme: Kadın eteğini bir karış sürür; açılırsa bir zirâ, ondan fazla değil. Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 3580 432 Peygamber'in hanımlarına eteği bir zirâ sarkıtmaya ruhsat verildi; onlara kamışla bir zirâ ölçerdik. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3581 433 Peygamber, Fâtıma'ya ya da Ümmü Seleme'ye: Senin eteğin bir zirâdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3582 434 Âişe: Kadınların etekleri bir karıştır; baldırları açılırsa bir zirâ. Ebû Hüreyre, Âişe'den · Sünen-i İbn Mâce 3583 435 Peygamber'i minberde hutbe okurken gördüm; üzerinde siyah bir sarık vardı. Amr b. Hureys · Sünen-i İbn Mâce 3584 436 Peygamber Mekke'ye, üzerinde siyah bir sarık olduğu hâlde girdi. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3585 437 Peygamber Mekke'nin fethi günü, başında siyah bir sarıkla girdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3586 438 Resûlullah'ın üzerinde siyah bir sarık vardı, iki ucunu omuzlarının arasına sarkıtmıştı. Amr b. Hureys · Sünen-i İbn Mâce 3587 439 Enes: Kim dünyada ipek giyerse âhirette onu giymez. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3588 440 Resûlullah ibrişimi, ipeği ve kalın ipek kumaşı (istebrak) yasakladı. Berâ · Sünen-i İbn Mâce 3589 441 İpek ve altın dünyada onlar içindir, âhirette ise bizim içindir. Huzeyfe · Sünen-i İbn Mâce 3590 442 Bu ipek hulleyi ancak âhirette nasibi olmayan kimse giyer. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3591 443 Resûlullah, Zübeyr ile Abdurrahman b. Avf'a kaşıntı sebebiyle ipek gömlek giymelerine ruhsat verdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3592 444 Ömer, dört parmak kadarı dışında ipeği ve ibrişimi yasaklar ve Resûlullah bizi ondan nehyederdi derdi. Ömer hakkında şöyle rivayet edildi: · Sünen-i İbn Mâce 3593 445 Esmâ, Resûlullah'ın yenleri, yakası ve yırtmaçları ibrişimle kenarlanmış cübbesini getirtti. Esmâ'nın azatlısı Ebû Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3594 446 Ali: İpek ve altın ümmetimin erkeklerine haramdır, kadınlarına helaldir. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 3595 447 Hayır; lakin bu ipekli hulleyi Fâtımalar arasında başörtüleri yap. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3596 448 Abdullah b. Amr: İpek ve altın ümmetimin erkeklerine haram kılınmıştır, kadınlarına helaldir. Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 3597 449 Resûlullah'ın kızı Zeyneb'in üzerinde çizgili ipekten bir gömlek gördüm. Enes · Sünen-i İbn Mâce 3598 450 Saçı taranmış, kırmızı bir hulle içinde Resûlullah'tan daha güzel birini görmedim. Berâ · Sünen-i İbn Mâce 3599 451 Hasan ile Hüseyin kırmızı gömlekleriyle sürçerek gelince Peygamber hutbeyi bırakıp onları kucağına aldı. Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 3600 452 Resûlullah, usfurla koyu boyanmış elbiseyi (müfeddem) yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3601 453 Resûlullah beni -size yasakladı demiyorum- usfurla boyanmış elbise giymekten nehyetti. Abdullah b. Huneyn şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3602 454 Usfurla boyanmış örtüyü ailenden birine giydirseydin ya! Kadınlar için bunda bir sakınca yoktur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i İbn Mâce 3603 455 Peygamber'e sarı bir örtü getirdim ve karnının kıvrımlarında vers boyasının izini gördüm. Kays b. Sa'd · Sünen-i İbn Mâce 3604 456 İsraf ya da kibir karışmadıkça yiyin, için, sadaka verin ve giyinin. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i İbn Mâce 3605 457 Kim şöhret elbisesi giyerse Allah kıyamet günü ona zillet elbisesi giydirir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3606 458 Dünyada şöhret elbisesi giyene Allah kıyamet günü zillet elbisesi giydirir, sonra onda ateş tutuşturur. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3607 459 Kim şöhret elbisesi giyerse, onu çıkarıncaya kadar Allah ondan yüz çevirir. Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 3608 460 Tabaklanan her deri temizlenmiş olur. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3609 461 Meymûne: Ölü koyunun derisini tabaklayıp faydalansalar ya! Yalnızca onu yemek haram kılındı. Abdullah b. Abbâs, Meymûne'den · Sünen-i İbn Mâce 3610 462 Ölen koyunun sahipleri derisinden faydalansalardı onlara ne zararı olurdu? Selmân · Sünen-i İbn Mâce 3611 463 Resûlullah, tabaklandıklarında ölü hayvan derilerinden faydalanılmasını emretti. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3612 464 Ölü hayvanın ne derisinden ne de sinirinden faydalanmayın. Abdullah b. Ukeym şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3613 465 Peygamber'in ayakkabısının, kayışları çift katlı iki tasması vardı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3614 466 Peygamber'in ayakkabısının iki tasması vardı. Enes · Sünen-i İbn Mâce 3615 467 Biriniz ayakkabı giydiğinde sağdan başlasın; çıkardığında ise soldan başlasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3616 468 Biriniz tek ayakkabıyla ya da tek mestle yürümesin; ya ikisini çıkarsın ya da ikisiyle yürüsün. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3617 469 Ebû Hüreyre: Resûlullah kişinin ayakta ayakkabı giymesini yasakladı. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3618 470 İbn Ömer: Peygamber kişinin ayakta ayakkabı giymesini yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3619 471 Necâşî Resûlullah'a düz siyah iki mest hediye etti; o da onları giydi. Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 3620 472 Yahudiler ve Hristiyanlar saçlarını boyamazlar; siz onlara muhalefet edin. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 3621 473 Ak saçı değiştirdiğiniz şeylerin en güzeli kına ve ketemdir. Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 3622 474 Ümmü Seleme bana Resûlullah'ın kına ve ketemle boyanmış bir kılını çıkardı. Osmân b. Mevheb şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3623 475 Onu kadınlarından birine götürün de saçını değiştirsin; onu siyahtan uzak tutun. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 3624 476 Boyandığınız şeylerin en güzeli siyahtır; kadınlarınızı size rağbet ettirir, düşmanınıza heybet verir. Suheyb el-Hayr · Sünen-i İbn Mâce 3625 477 İbn Ömer: Resûlullah'ı sakalını sarıya boyarken gördüm. Saîd b. Ebû Saîd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3626 478 Kınayla boyanan güzel, kına ve ketemle boyanan daha güzel, sarıya boyanan hepsinden güzel. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3627 479 Resûlullah'ı gördüm; alt dudağı ile çenesi arasındaki kılları beyazdı. Ebû Cühayfe · Sünen-i İbn Mâce 3628 480 Enes: Resûlullah'ın sakalının önünde on yedi ya da yirmi kadar kıldan başka ak görülmedi. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 3629 481 Resûlullah'ın ak kılları yirmi kadardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3630 482 Resûlullah Mekke'ye girdiğinde saçının dört örgüsü vardı. Ümmü Hânî · Sünen-i İbn Mâce 3631 483 Resûlullah önce perçemini ehl-i kitap gibi salıverdi, sonra saçını ortadan ayırdı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 3632 484 Resûlullah'ın saçını tepesinin arkasından ayırır, sonra perçemini salıverirdim. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3633 485 Resûlullah'ın saçı, kulakları ile omuzları arasına inen hafif dalgalı bir saçtı. Enes · Sünen-i İbn Mâce 3634 486 Resûlullah'ın omuza inenden kısa, kulak memesine inenden uzun bir saçı vardı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3635 487 Ben seni kastetmemiştim; ama bu (kısa saç) daha güzel. Vâil b. Hucr · Sünen-i İbn Mâce 3636 488 Resûlullah, çocuğun başının bir yerini tıraş edip bir yerini bırakmayı (kaza') yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3637 489 Resûlullah kaza'ı yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3638 490 Hiç kimse benim bu yüzüğümün nakşı gibi yüzüğüne nakşetmesin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3639 491 Biz bir yüzük yaptırıp üzerine bir nakış kazıttık; hiç kimse onun gibisini nakşetmesin. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3640 492 Resûlullah'ın Habeş taşlı gümüş yüzüğünün nakşı "Muhammed Resûlullah" idi. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3641 493 Ali: Resûlullah altın yüzük takmayı yasakladı. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3642 494 İbn Ömer: Resûlullah altın yüzüğü yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3643 495 Resûlullah Necâşî'nin hediye ettiği altın yüzüğü torunu Ümâme'ye verdi: Kızcağızım, bununla süslen. Mü'minlerin annesi Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3644 496 İbn Ömer: Peygamber yüzüğünün taşını avucunun iç tarafına getirirdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 3645 497 Enes: Resûlullah Habeş taşlı gümüş yüzüğünün taşını avucunun içine getirirdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 3646 498 Peygamber yüzüğünü sağ elinde takardı. Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i İbn Mâce 3647 499 Resûlullah beni serçe parmağa ve başparmağa yüzük takmaktan nehyetti. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3648 500 Ebû Talha: Melekler içinde köpek ve suret bulunan bir eve girmez. Ebû Talha · Sünen-i İbn Mâce 3649 501 Ali: Şüphesiz melekler içinde köpek ve suret bulunan bir eve girmez. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 3650 502 Cibrîl: Evde bir köpek var; biz içinde köpek ve suret bulunan bir eve girmeyiz. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3651 503 Kocası gazvede olan kadın evine hurma ağacı resmi yapmak için izin istedi; Peygamber ona engel oldu. Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 3652 504 Resimli perdeyi Peygamber yırttı; ondan iki minder yaptım, onlardan birine yaslandığını gördüm. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 3653 505 Resûlullah altın yüzükten ve kırmızı eyer minderinden (mîsere) nehyetti. Ali · Sünen-i İbn Mâce 3654 506 Ebû Reyhâne: Peygamber pars derilerine binmeyi yasaklardı. Peygamber'in ashabından Ebû Reyhâne · Sünen-i İbn Mâce 3655 507 Muâviye: Resûlullah pars derilerine binmeyi yasaklardı. Muâviye · Sünen-i İbn Mâce 3656