Fihrist
İman ile ilgili hadisler
İman ile ilgili 529 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
İslâm beş temel üzerine bina edilmiştir.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 8
2
İman altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 9
3
Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 10
4
En faziletli Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 11
5
Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın kimseye selâm vermendir.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 12
6
Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olmaz.
Enes · Sahîh-i Buhârî 13
7
Ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili olmadıkça sizden biriniz iman etmiş olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 14
8
Ben kendisine babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça sizden biriniz iman etmiş olmaz.
Enes · Sahîh-i Buhârî 15
9
Üç şey kimde bulunursa imanın tadını bulur.
Enes · Sahîh-i Buhârî 16
10
İmanın alameti Ensâr'ı sevmek, nifakın alameti de Ensâr'a buğzetmektir.
Enes · Sahîh-i Buhârî 17
11
Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak ve zina etmemek üzere bana biat edin.
Bedir'de bulunmuş ve Akabe gecesi nakiplerden biri olan Ubâde b. Sâmit · Sahîh-i Buhârî 18
12
Yakında Müslümanın en hayırlı malı, dinini fitnelerden kaçırmak için dağ başlarına götürdüğü koyunlar olacaktır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 19
13
Sizin Allah'tan en çok korkanınız ve Allah'ı en iyi bileniniz benim.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 20
14
Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra ona dönmekten, ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi hoşlanmayan imanın tadını bulur.
Enes · Sahîh-i Buhârî 21
15
Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca iman bulunanı cehennemden çıkarın!
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 22
16
Ömer'in yerde sürüdüğü gömlek rüyası: Resûlullah onu din diye yorumladı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 23
17
Bırak onu! Çünkü hayâ imandandır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 24
18
Bunu yaptıklarında kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar; hesapları da Allah'a aittir.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 25
19
En faziletli amel Allah'a ve Resûlüne imandır; sonra Allah yolunda cihad, sonra mebrûr hac.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 26
20
Ben bir adama, başkası bana ondan daha sevimli olduğu hâlde, Allah onu yüzüstü ateşe atar korkusuyla veririm.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Buhârî 27
21
İslâm'ın en hayırlısı: Yemek yedirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selâm vermendir.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 28
22
Kocalarına nankörlük ederler, iyiliğe nankörlük ederler.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 29
23
Hizmetkârlarınız kardeşlerinizdir; yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin.
Ma'rûr · Sahîh-i Buhârî 30
24
İki Müslüman kılıçlarıyla karşılaştıklarında, öldüren de öldürülen de ateştedir.
Ahnef b. Kays · Sahîh-i Buhârî 31
25
Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 32
26
Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünden döner, kendisine güvenildiğinde hıyanet eder.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 33
27
Dört özellik kimde bulunursa o, halis bir münafık olur.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 34
28
Kim Kadir gecesini inanarak ve sevabını Allah'tan umarak ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 35
29
Allah, kendi yolunda çıkana ya sevap ve ganimetle dönmeyi ya da cennete girmeyi üstlenmiştir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 36
30
Kim Ramazan gecelerini inanarak ve sevabını Allah'tan umarak ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 37
31
Kim Ramazan orucunu inanarak ve sevabını Allah'tan umarak tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 38
32
Şüphesiz din kolaylıktır; hiç kimse dinde aşırılığa gitmez ki din ona galip gelmesin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 39
33
Allah imanınızı zayi edecek değildir: Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 40
34
Kul Müslüman olur ve Müslümanlığı güzel olursa, Allah onun daha önce işlediği her kötülüğü örter.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 41
35
Müslümanlığını güzelleştirenin her iyiliği on mislinden yedi yüz katına kadar yazılır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 42
36
Gücünüzün yettiği amelleri yapın. Vallahi siz usanmadıkça Allah usanmaz.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 43
37
Lâ ilâhe illallah deyip kalbinde zerre ağırlığınca hayır bulunan kimse cehennemden çıkar.
Enes · Sahîh-i Buhârî 44
38
Bugün sizin için dininizi kemâle erdirdim, size nimetimi tamamladım.
Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Buhârî 45
39
Necidli adam İslâm'ı sordu: Beş vakit namaz, Ramazan orucu ve zekât.
Talha b. Ubeydullah · Sahîh-i Buhârî 46
40
Cenazeye defni bitinceye kadar katılan, her biri Uhud gibi iki kîrat sevapla döner.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 47
41
Müslümana sövmek fısktır, onunla savaşmak küfürdür.
Zübeyd dedi ki: Ebû Vâil'e Mürcie hakkında sordum; o da Abdullah b. Mes'ûd'un şöyle rivayet ettiğini söyledi: · Sahîh-i Buhârî 48
42
Size Kadir gecesini haber vermek için çıktım; fakat iki kişi çekişti ve bilgisi kaldırıldı.
Ubâde b. Sâmit · Sahîh-i Buhârî 49
43
İman, İslâm ve ihsan: Allah'a, O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 50
44
İman da böyledir; neşesi kalplere karıştığında hiç kimse onu beğenmemezlik etmez.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 51
45
Helâl bellidir, haram da bellidir; ikisinin arasında şüpheli şeyler vardır.
Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Buhârî 52
46
Bir olan Allah'a iman: Şehadet, namaz, zekât, Ramazan orucu ve ganimetin beşte birini vermek.
Ebû Cemre · Sahîh-i Buhârî 53
47
Ameller niyete göredir; kimin hicreti Allah'a ve Resûlüne ise hicreti Allah'a ve Resûlünedir.
Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Buhârî 54
48
Kişi, sevabını Allah'tan umarak ailesine harcama yaparsa, bu onun için sadakadır.
Ebû Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 55
49
Allah rızası için yaptığın her harcamaya sevap verilirsin; hanımının ağzına koyduğun lokmaya bile.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Buhârî 56
50
Resûlullah'a namaz kılmak, zekât vermek ve her Müslümanın iyiliğini istemek üzere biat ettim.
Cerîr b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 57
51
Peygamber bana biat ederken her Müslümanın iyiliğini istemeyi şart koştu.
Ziyâd b. Ilâka · Sahîh-i Buhârî 58
52
Cibrîl hadisi (İbn Ömer, Ömer'den): İslâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına şahitlik etmendir.
Yahyâ b. Ya'mur şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 8 a
53
Cibrîl hadisi (Matar el-Verrâk tariki): Ma'bed kader hakkında konuşunca biz bunu yadırgadık.
Yahyâ b. Ya'mur şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 8 b
54
Cibrîl hadisi (Osmân b. Gıyâs tariki): Abdullah b. Ömer'le karşılaştık ve kaderi andık.
Yahyâ b. Ya'mur ile Humeyd b. Abdurrahman şöyle anlattılar: · Sahîh-i Müslim 8 c
55
Süleymân et-Teymî tariki: Cibrîl hadisi, İbn Ömer'in Ömer'den rivayetiyle.
Sahîh-i Müslim 8 d
56
Cibrîl hadisi (Ebû Hüreyre): İman, Allah'a, meleklerine, kitabına, O'na kavuşmaya ve peygamberlerine iman etmendir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 8 e
57
Cibrîl hadisi (Muhammed b. Bişr tariki): Cariye kocasını doğurduğu zaman.
Sahîh-i Müslim 9
58
Cibrîl hadisi ("Bana sorun"): Bu Cibrîl'di; siz sormayınca öğrenmenizi istedi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 10
59
Necidli adam: Vallahi bunun üzerine bir şey artırmayacağım, eksiltmeyeceğim. Eğer doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi.
Talha b. Ubeydullah · Sahîh-i Müslim 11 a
60
Necidli adam hakkında: Babasına andolsun, eğer doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi (ya da cennete girdi).
Sahîh-i Müslim 11 b
61
Çöl halkından adam: Seni gönderen adına soruyorum, bunu sana Allah mı emretti? Doğru söylüyorsa cennete girecektir.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 12 a
62
Kur'ân'da, Resûlullah'a bir şey sormaktan men edilmiştik (Behz tariki).
Enes · Sahîh-i Müslim 12 b
63
Beni cennete yaklaştıracak şey: Allah'a ibadet edersin, ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın... (Şimdi) deveyi bırak.
Ebû Eyyûb · Sahîh-i Müslim 13 a
64
Şu'be tariki: Beni cennete yaklaştıracak amel sorusu, Ebû Eyyûb'dan.
Sahîh-i Müslim 13 b
65
Kendisine emredilene sarılırsa cennete girer.
Ebû Eyyûb · Sahîh-i Müslim 14 a
66
Cennet ehlinden bir adama bakmak kimi sevindirirse şuna baksın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 14 b
67
Nu'mân b. Kavkal: Farz namazı kılar, haramı haram, helali helal kabul edersem cennete girer miyim? Evet.
Câbir · Sahîh-i Müslim 15 a
68
Nu'mân b. Kavkal hadisi (Ebû Sâlih tariki): Buna bir şey de artırmayacağım.
Sahîh-i Müslim 15 b
69
Farz namazları kılar, ramazan orucunu tutar, helali helal, haramı haram kabul edersem cennete girer miyim?
Câbir · Sahîh-i Müslim 15 c
70
İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah'ın birlenmesi, namaz, zekât, ramazan orucu ve hac.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 16 a
71
İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah'a ibadet edilmesi ve ondan başkasının inkâr edilmesi...
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 16 b
72
İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir: Lâ ilâhe illallah ve Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik...
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 16 c
73
İbn Ömer'e: Savaşa çıkmıyor musun? İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir.
İkrime b. Hâlid, Tâvûs'a şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 16 d
74
Abdülkays heyeti (İbn Abbâs): Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi de yasaklıyorum.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 17 a
75
Abdülkays heyeti (Ebû Cemre): Allah'a imanın ne olduğunu biliyor musunuz? Bunu ezberleyin ve haber verin.
Ebû Cemre şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 17 b
76
Abdülkays'ın Eşecc'ine: Sende Allah'ın sevdiği iki haslet var: hilim ve teennî.
Sahîh-i Müslim 17 c
77
Abdülkays heyeti (Ebû Saîd): Neyin içinde içelim? Ağızları bağlanan deri tulumlarda; fareler onları yese de!
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 18 a
78
Abdülkays heyeti (İbn Ebû Adî tariki): İçine küçük hurmaları ya da hurmayı ve suyu katıp karıştırırsınız.
Sahîh-i Müslim 18 b
79
Abdülkays heyeti: Allah bizi sana feda kılsın, içeceklerden hangisi bizim için uygundur? Ağzı bağlanan tulumu kullanın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 18 c
80
Mazlumun bedduasından sakın; çünkü onunla Allah arasında hiçbir perde yoktur.
Muâz b. Cebel · Sahîh-i Müslim 19 a
81
Muâz'ı Yemen'e gönderirken (İbn Abbâs): Sen yakında bir kavme varacaksın.
Sahîh-i Müslim 19 b
82
Onları ilk davet edeceğin şey, Allah'a ibadet olsun; Allah'ı tanıdıklarında beş vakit namazı haber ver.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 19 c
83
Ebû Bekir: Vallahi namaz ile zekâtın arasını ayıranla mutlaka savaşacağım; zekât malın hakkıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 20
84
Lâ ilâhe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 21 a
85
Lâ ilâhe illallah'a şahitlik edinceye, bana ve getirdiğime iman edinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 21 b
86
İnsanlarla savaşmakla emrolundum... Sonra okudu: Sen ancak bir öğüt vericisin, onların üzerinde bir zorba değilsin.
Câbir ile Ebû Hüreyre şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 21 c
87
Şahitlik edinceye, namazı kılıp zekâtı verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum (İbn Ömer).
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 22
88
Kim Lâ ilâhe illallah der ve Allah'tan başka ibadet edilenleri inkâr ederse malı ve kanı dokunulmaz olur.
Ebû Mâlik el-Eşcaî'nin babası · Sahîh-i Müslim 23 a
89
Kim Allah'ı birlerse malı ve kanı dokunulmaz olur (Ebû Mâlik'in babası, Yezîd b. Hârûn tariki).
Sahîh-i Müslim 23 b
90
Amcacığım! Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin lehine şahitlik ederim.
Müseyyeb b. Hazn · Sahîh-i Müslim 24 a
91
Ma'mer ve Sâlih tariki: Amcacığım! Lâ ilâhe illallah de.
Sahîh-i Müslim 24 b
92
Lâ ilâhe illallah de; kıyamet günü onunla senin lehine şahitlik edeyim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 25 a
93
Ebû Tâlib: Kureyş'in beni ayıplamasından çekinmeseydim, bu sözle gözünü aydın ederdim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 25 b
94
Kim Allah'tan başka ilâh olmadığını bilerek ölürse cennete girer.
Osmân · Sahîh-i Müslim 26 a
95
Velîd Ebû Bişr tariki: Allah'tan başka ilâh olmadığını bilerek ölen cennete girer.
Sahîh-i Müslim 26 b
96
Bu ikisi hakkında şüphe etmeyerek bunlarla Allah'a kavuşan her kul mutlaka cennete girer.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 27 a
97
Tebük'te azık bereketi: Bu ikisi hakkında şüphe etmeden Allah'a kavuşan kul cennetten alıkonulmaz.
Ebû Hüreyre ya da Ebû Saîd –A'meş şüphe etti– · Sahîh-i Müslim 27 b
98
Îsâ'nın Allah'ın kulu ve kelimesi olduğuna da şahitlik edeni Allah, cennetin sekiz kapısından dilediğinden sokar.
Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 28 a
99
Evzâî rivayeti: Allah onu, ameli ne olursa olsun cennete sokar.
Sahîh-i Müslim 28 b
100
Kim Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın resûlü olduğuna şahitlik ederse, Allah ona ateşi haram kılar.
Sunâbihî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 29
101
Allah'ın kullar üzerindeki hakkı, O'na ibadet etmeleri ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır.
Muâz b. Cebel · Sahîh-i Müslim 30 a
102
Kulların Allah üzerindeki hakkı, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayana azap etmemesidir; onlara müjdeleme.
Muâz b. Cebel · Sahîh-i Müslim 30 b
103
Allah'ın kullar üzerindeki hakkı, yalnız O'na ibadet edilmesi ve O'na hiçbir şeyin ortak koşulmamasıdır.
Muâz b. Cebel · Sahîh-i Müslim 30 c
104
Muâz'ı çağırıp sordu: Allah'ın insanlar üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?
Muâz b. Cebel · Sahîh-i Müslim 30 d
105
Kalbi buna kesin olarak inanarak Allah'tan başka ilâh olmadığına şahitlik eden kime rastlarsan onu cennetle müjdele.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 31
106
Allah'tan başka ilâh olmadığına şahitlik eden hiçbir kul yoktur ki Allah onu ateşe haram kılmasın.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 32
107
Allah'tan başka ilâh olmadığına ve benim Allah'ın resûlü olduğuma şahitlik eden hiç kimse ateşe girmez.
Mahmûd b. er-Rebî' şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 33 a
108
Gözleri görmez olan Itbân b. Mâlik, Resûlullah'a: Gel, bana (evimde) bir namaz yeri belirle, dedi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 33 b
109
Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, resûl olarak Muhammed'den razı olan imanın tadını tatmıştır.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Sahîh-i Müslim 34
110
İman yetmiş küsur şubedir; haya da imandan bir şubedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 35 a
111
İmanın en üstün şubesi "Lâ ilâhe illallah" sözü, en aşağısı eziyet veren şeyi yoldan kaldırmaktır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 35 b
112
Kardeşine haya hususunda öğüt veren adamı işitince: Haya imandandır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 36 a
113
Ma'mer rivayeti: Peygamber, Ensâr'dan kardeşine öğüt veren bir adamın yanından geçti.
Sahîh-i Müslim 36 b
114
Haya ancak hayır getirir.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 37 a
115
Haya bütünüyle hayırdır; Büşeyr'in itirazına İmrân öfkelendi.
Ebû Katâde şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 37 b
116
Hucayr b. er-Rebî' tariki: Haya bütünüyle hayırdır.
Sahîh-i Müslim 37 c
117
"Allah'a iman ettim" de, sonra dosdoğru ol.
Süfyân b. Abdullah es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 38
118
İslâm'ın en hayırlısı: Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın kimseye selam vermendir.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 39
119
Müslümanların en hayırlısı, Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsedir.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 40
120
Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimsedir.
Câbir · Sahîh-i Müslim 41
121
İslâm'ın en faziletlisi, Müslümanların dilinden ve elinden selamette olduğu kimseninkidir.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 42 a
122
Büreyd rivayeti: Resûlullah'a "Müslümanların hangisi daha faziletlidir?" diye soruldu.
Sahîh-i Müslim 42 b
123
Üç şey vardır ki kimde bulunursa, onlar sayesinde imanın tatlılığını bulur.
Enes · Sahîh-i Müslim 43 a
124
Küfürden kurtarıldıktan sonra ateşe atılmayı küfre dönmekten daha çok seven imanın tadını bulur.
Enes · Sahîh-i Müslim 43 b
125
Sâbit rivayeti: Yahudi ya da Hıristiyan olarak geri dönmekten (ateşe atılmayı daha çok sevmek).
Sahîh-i Müslim 43 c
126
Ben kendisine ailesinden, malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça bir kul iman etmiş olmaz.
Enes · Sahîh-i Müslim 44 a
127
Ben kendisine çocuğundan, babasından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça sizden biri iman etmiş olmaz.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 44 b
128
Sizden biri, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olmaz.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 45 a
129
Nefsim elinde olana yemin ederim ki bir kul, kendisi için sevdiğini komşusu için de sevmedikçe iman etmiş olmaz.
Enes · Sahîh-i Müslim 45 b
130
Komşusu kötülüklerinden emin olmayan kimse cennete giremez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 46
131
Allah'a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 47 a
132
Allah'a ve âhiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 47 b
133
A'meş rivayeti: Allah'a ve âhiret gününe iman eden komşusuna iyilik etsin.
Sahîh-i Müslim 47 c
134
Ebû Şüreyh: Allah'a ve âhiret gününe iman eden komşusuna iyilik etsin, misafirine ikram etsin.
Ebû Şüreyh el-Huzâî · Sahîh-i Müslim 48
135
Sizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin; gücü yetmezse diliyle, o da olmazsa kalbiyle.
Târık b. Şihâb şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 49 a
136
A'meş tariki: Kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin.
Sahîh-i Müslim 49 b
137
Kötü nesillerle eliyle, diliyle, kalbiyle cihad eden mümindir; bunun ötesinde hardal tanesi kadar iman yoktur.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 50 a
138
Hiçbir peygamber yoktur ki onun, yoluna uyan ve sünnetine tâbi olan havârîleri olmasın.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 50 b
139
Yemen'i işaret ederek: Dikkat edin! İman işte buradadır; katılık ve kalp kabalığı feddâdîndedir.
Ebû Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 51
140
Yemen halkı geldi; onlar gönülleri daha yufka olanlardır. İman Yemenlidir, fıkıh Yemenlidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 a
141
İbn Avn tariki: Yemen halkı geldi; iman Yemenlidir, fıkıh Yemenlidir.
Sahîh-i Müslim 52 b
142
Size Yemen halkı geldi; kalpleri daha zayıf, gönülleri daha yufkadır. Fıkıh Yemenlidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 c
143
Küfrün başı doğu tarafındadır; sükûnet ise koyun sahiplerindedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 d
144
İman Yemenlidir, küfür doğu tarafındadır; övünme ve riya feddâdîndedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 e
145
Övünme ve kibir çadır ehli feddâdîndedir; sükûnet ise koyun sahiplerindedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 f
146
Şuayb rivayeti şunu ekler: İman Yemenlidir, hikmet Yemenlidir.
Sahîh-i Müslim 52 g
147
Övünme ve kibir güneşin doğduğu tarafta, çadır ehli feddâdîndedir; iman Yemenlidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 h
148
Size Yemen halkı geldi; kalpleri daha yumuşaktır. İman Yemenlidir, küfrün başı doğu tarafındadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 52 i
149
Cerîr'in A'meş'ten rivayeti: Yemen halkı geldi; "küfrün başı doğudadır" ibaresi olmadan.
Sahîh-i Müslim 52 j
150
Şu'be rivayeti şunu ekler: Övünme ve kibir deve sahiplerinde, sükûnet ve vakar koyun sahiplerindedir.
Sahîh-i Müslim 52 k
151
Kalp katılığı ve kabalık doğudadır; iman ise Hicaz ehlindedir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 53
152
İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız; selamı yayın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 54 a
153
Cerîr rivayeti: Nefsim elinde olana yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz.
Sahîh-i Müslim 54 b
154
Din nasihattir: Allah'a, Kitabı'na, Resûlü'ne, Müslümanların imamlarına ve onların geneline.
Temîm ed-Dârî · Sahîh-i Müslim 55 a
155
Süfyân'ın Süheyl'den rivayeti: Din nasihattir.
Sahîh-i Müslim 55 b
156
Ravh b. Kāsım tariki: Din nasihattir; Allah'a, Kitabı'na ve Resûlü'ne.
Sahîh-i Müslim 55 c
157
Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek ve her Müslümana nasihat etmek üzere biat ettim.
Cerîr b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 56 a
158
Cerîr: Peygamber'e her Müslümana nasihat etmek üzere biat ettim.
Cerîr b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 56 b
159
Dinleyip itaat etmek üzere biat ettim; bana "gücün yettiği kadarıyla" demeyi telkin etti.
Cerîr b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 56 c
160
Zina eden, zina ettiği sırada mümin olarak zina etmez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 57 a
161
Ukayl rivayeti: Zina eden zina etmez...; yağma anılır, fakat "değerli" kaydı anılmaz.
Sahîh-i Müslim 57 b
162
Evzâî'nin Zührî'den rivayeti: Zina eden, zina ettiği sırada mümin olarak zina etmez.
Sahîh-i Müslim 57 c
163
Safvân b. Süleym ve Hemmâm tarikleri: Zina eden, zina ederken mümin değildir.
Sahîh-i Müslim 57 d
164
Hemmâm rivayeti şunu ekler: Sizden biri ganimetten çaldığı sırada mümin olarak çalmaz; sakının, sakının!
Sahîh-i Müslim 57 e
165
Zina eden, zina ettiği sırada mümin olarak zina etmez; tövbe ise bundan sonra da açıktır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 57 f
166
Süfyân'ın A'meş'ten rivayeti: Zina eden zina etmez; tövbe kapısı bundan sonra da açıktır.
Sahîh-i Müslim 57 g
167
Dört haslet kimde bulunursa katıksız münafık olur: Konuşunca yalan söyler, ahdini bozar, sözünden döner.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 58
168
Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde döner, emanete hıyanet eder.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 59 a
169
Münafığın alametlerinden üçü: Konuşunca yalan söylemek, söz verince dönmek, emanete hıyanet etmek.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 59 b
170
Münafığın alameti üçtür; isterse oruç tutsun, namaz kılsın ve Müslüman olduğunu iddia etsin.
Sahîh-i Müslim 59 c
171
Münafığın alameti (Saîd b. el-Müseyyeb tariki): Oruç tutsa, namaz kılsa ve Müslüman olduğunu iddia etse bile.
Sahîh-i Müslim 59 d
172
Bir kimse kardeşini tekfir ederse, küfür ikisinden birine döner.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 60 a
173
Kim kardeşine "Ey kâfir!" derse, bu söz ikisinden birine döner; dediği gibi değilse kendisine geri döner.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 60 b
174
Bile bile babasından başkasına nispet iddia eden küfre girmiş olur.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 61
175
Babalarınızdan yüz çevirmeyin; kim babasından yüz çevirirse bu küfürdür.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 62
176
Kim İslâm'da, babası olmadığını bile bile babasından başkasını baba edinirse, cennet ona haramdır.
Ebû Osmân şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 63 a
177
Kulaklarım işitti, kalbim belledi: Kim bile bile babasından başkasına nispet iddia ederse cennet ona haramdır.
Sa'd ve Ebû Bekre · Sahîh-i Müslim 63 b
178
Müslümana sövmek fısktır, onunla savaşmak küfürdür.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 64 a
179
Mansûr ve A'meş tariki: Müslümana sövmek fısktır, onunla savaşmak küfürdür.
Sahîh-i Müslim 64 b
180
Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak geri dönmeyin.
Cerîr · Sahîh-i Müslim 65
181
Vâkıd b. Muhammed tariki: Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olmayın.
Sahîh-i Müslim 66 a
182
Yazık size! Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak geri dönmeyin (İbn Ömer).
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 66 b
183
Ömer b. Muhammed tariki: Benden sonra kâfirler olarak geri dönmeyin.
Sahîh-i Müslim 66 c
184
İnsanlarda iki şey küfürdür: Nesebe dil uzatmak ve ölünün arkasından feryat ederek ağlamak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 67
185
Efendilerinden kaçan köle, onlara dönünceye kadar küfre girmiş olur.
Cerîr · Sahîh-i Müslim 68
186
Hangi köle kaçarsa ondan zimmet kalkmış olur.
Cerîr · Sahîh-i Müslim 69
187
Köle kaçtığında hiçbir namazı kabul edilmez.
Şa'bî · Sahîh-i Müslim 70
188
Kullarımdan kimi bana iman eden, kimi de beni inkâr eden olarak sabahladı.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sahîh-i Müslim 71
189
Kullarıma hangi nimeti verdimse onlardan bir grup onu inkâr eder hâle geldi; "Yıldızlar sayesinde" derler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 72 a
190
Allah yağmuru indirir, onlar ise "Şu şu yıldız yağdırdı" derler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 72 b
191
İnsanlardan şükreden de inkâr eden de sabahladı; bazıları "Şu şu yıldızın nev'i doğru çıktı" dedi.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 73
192
Münafığın alameti Ensâr'a buğzetmek, müminin alameti Ensâr'ı sevmektir.
Enes · Sahîh-i Müslim 74 a
193
Ensâr'ı sevmek imanın alametidir, onlara buğzetmek nifakın alametidir.
Enes · Sahîh-i Müslim 74 b
194
Ensâr'ı ancak mümin sever, onlara ancak münafık buğzeder.
Berâ · Sahîh-i Müslim 75
195
Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir adam Ensâr'a buğzetmez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 76
196
Allah'a ve âhiret gününe iman eden Ensâr'a buğzetmez (Ebû Saîd el-Hudrî).
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 77
197
Ali: Beni ancak mümin sever, bana ancak münafık buğzeder.
Zir şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 78
198
Ey kadınlar topluluğu! Sadaka verin ve çokça istiğfar edin.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 79 a
199
İbnü'l-Hâd tariki: Ey kadınlar topluluğu! Sadaka verin, çokça istiğfar edin.
Sahîh-i Müslim 79 b
200
Zeyd b. Eslem tariki: Ebû Saîd'den, kadınlara sadaka verip istiğfar etmeleri emri.
Sahîh-i Müslim 80 a
201
Makburî tariki: Ebû Hüreyre'den, "Ey kadınlar topluluğu, sadaka verin" hadisinin benzeri.
Sahîh-i Müslim 80 b
202
Âdemoğlu secde âyetini okuyup secde ettiğinde şeytan ağlayarak bir kenara çekilir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 81 a
203
Şeytan: Bana secde emredildi, ben ise isyan ettim; artık ateş benimdir (Vekî' tariki).
Sahîh-i Müslim 81 b
204
Şüphesiz kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır.
Câbir · Sahîh-i Müslim 82 a
205
Kişi ile şirk ve küfür arasındaki sınır namazın terkidir (Ebü'z-Zübeyr, Câbir'den).
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 82 b
206
Hangi amel daha faziletlidir? Allah'a iman, sonra Allah yolunda cihad, sonra mebrûr hac.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 83
207
Kötülüğünü insanlardan uzak tutarsın; bu da senin kendine verdiğin bir sadakadır.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 84 a
208
Ustaya yardım edersin ya da beceriksize iş yaparsın (Ebû Zer hadisi, Zührî tariki).
Sahîh-i Müslim 84 b
209
En faziletli amel vaktinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihaddır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 85 a
210
Cennete en yakın amel vakitlerinde kılınan namazdır, sonra anne babaya iyilik, sonra cihad.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 85 b
211
Allah'a en sevimli amel vaktinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra cihaddır.
Ebû Amr eş-Şeybânî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 85 c
212
Şu'be tariki: Allah'a en sevimli amel vaktinde namazdır; Ebû Amr, Abdullah'ın evini gösterdi.
Sahîh-i Müslim 85 d
213
Amellerin en faziletlisi vaktinde kılınan namaz ve anne babaya iyiliktir.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 85 e
214
Allah katında en büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a bir eş koşmandır.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 86 a
215
En büyük günah sorusu ve onu doğrulayan âyet: "Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarmazlar..."
Abdullah · Sahîh-i Müslim 86 b
216
Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? Allah'a şirk koşmak, anne babaya âsi olmak ve yalan şahitlik.
Ebû Bekre · Sahîh-i Müslim 87
217
Büyük günahlar: Allah'a şirk koşmak, anne babaya âsi olmak, cana kıymak ve yalan söz.
Enes · Sahîh-i Müslim 88 a
218
Büyük günahların en büyüğü yalan söz ya da yalan şahitliktir (Enes).
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 88 b
219
Helak edici yedi şeyden kaçının.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 89
220
Kişinin anne babasına sövmesi büyük günahlardandır.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 90 a
221
Şu'be ve Süfyân tariki: Kişinin anne babasına sövmesi büyük günahlardandır.
Sahîh-i Müslim 90 b
222
Şüphesiz Allah güzeldir, güzelliği sever; kibir hakkı reddetmek ve insanları küçümsemektir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 91 a
223
Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca iman bulunan ateşe, hardal tanesi ağırlığınca kibir bulunan cennete girmez.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 91 b
224
Kalbinde zerre ağırlığınca kibir bulunan kimse cennete girmez.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 91 c
225
Allah'a bir şeyi ortak koşarak ölen ateşe girer.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 92
226
Gerekli kılan iki şey: Allah'a ortak koşmadan ölen cennete, ortak koşarak ölen ateşe girer.
Câbir · Sahîh-i Müslim 93 a
227
Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan O'na kavuşan cennete girer.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 93 b
228
Ebü'z-Zübeyr tariki: Allah'a şirk koşmadan O'na kavuşan cennete girer.
Sahîh-i Müslim 93 c
229
Cibrîl bana geldi ve ümmetinden Allah'a ortak koşmadan ölenin cennete gireceğini müjdeledi.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 94 a
230
"Lâ ilâhe illallah" deyip bunun üzerine ölen her kul cennete girer; zina etse de, hırsızlık yapsa da.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 94 b
231
Onu öldürme; eğer öldürürsen o senin, sen de onun o sözü söylemeden önceki konumunda olursun.
Mikdâd b. el-Esved · Sahîh-i Müslim 95 a
232
Mikdâd hadisi (Ma'mer tariki): Onu öldürmek için eğilince "Lâ ilâhe illallah" dedi.
Sahîh-i Müslim 95 b
233
Yûnus tariki: Mikdâd, "Lâ ilâhe illallah" diyen kâfiri öldürmeyi sordu.
Sahîh-i Müslim 95 c
234
Onu söyleyip söylemediğini bilmek için kalbini yarıp baksaydın ya!
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 96 a
235
Ey Üsâme! "Lâ ilâhe illallah" dedikten sonra onu öldürdün mü?
Üsâme b. Zeyd b. Hârise · Sahîh-i Müslim 96 b
236
Kıyamet günü "Lâ ilâhe illallah" sözü gelince onunla ne yapacaksın?
Safvân b. Muhriz şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 97
237
Bize karşı silah taşıyan bizden değildir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 98
238
Bize karşı kılıç çeken bizden değildir.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 99
239
Ebû Mûsâ'dan: Bize karşı silah taşıyan bizden değildir.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 100
240
Bize karşı silah taşıyan bizden değildir; bizi aldatan da bizden değildir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 101
241
Aldatan benden değildir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 102
242
Yanaklarını döven, yakasını yırtan ya da câhiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 103 a
243
Cerîr ve Îsâ tariki: Yakasını yırtan ve câhiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir.
Sahîh-i Müslim 103 b
244
Resûlullah feryat eden, saçını kazıtan ve yakasını yırtan kadından uzaktır.
Ebû Bürde b. Ebû Mûsâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 104 a
245
Ebû Mûsâ ayılınca hanımına: Resûlullah, saçını kazıyan, feryat eden ve yakasını yırtandan uzaktır.
Abdurrahman b. Yezîd ile Ebû Bürde b. Ebû Mûsâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 104 b
246
İyâz el-Eş'arî tariki: Saçını kazıyan, feryat eden ve yakasını yırtan bizden değildir.
Sahîh-i Müslim 104 c
247
Koğucu (nemmâm) cennete girmez.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 105 a
248
Söz taşıyan (kattât) cennete girmez.
Hemmâm b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 105 b
249
Huzeyfe, sultana söz ileten adama duyurmak için: Laf taşıyan cennete girmez.
Hemmâm b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 105 c
250
Allah'ın kıyamet günü konuşmayacağı üç kişi: eteğini sürüyen, başa kakan ve malını yalan yeminle satan.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 106 a
251
Verdiği her şeyi başa kakanla, yalan yeminle mal satanla ve izârını sürüyenle Allah konuşmaz.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 106 b
252
Bişr b. Hâlid tariki: Allah üç kişiyle konuşmaz, onlara bakmaz ve onları arındırmaz.
Sahîh-i Müslim 106 c
253
Zina eden ihtiyar, yalancı hükümdar ve kibirlenen fakirle Allah kıyamet günü konuşmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 107
254
Çölde artan suyunu yolcudan esirgeyen, Allah'ın kıyamet günü konuşmayacağı üç kişidendir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 108 a
255
Cerîr tariki: "Bir adamla bir mal üzerinde pazarlık eden adam" lafzıyla üç kişi hadisi.
Sahîh-i Müslim 108 b
256
İkindiden sonra yemin edip bir Müslümanın malını kendine ayıran adamla Allah konuşmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 108 c
257
Kim kendini bir demirle öldürürse cehennem ateşinde onu karnına saplayıp durur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 109 a
258
Şu'be'nin A'meş'ten tariki: Kendini demirle öldüren cehennemde onu karnına saplayıp durur.
Sahîh-i Müslim 109 b
259
Kim İslâm'dan başka bir din üzerine yalan yere yemin ederse o, dediği gibidir.
Sâbit b. ed-Dahhâk · Sahîh-i Müslim 110 a
260
Mümine lanet etmek onu öldürmek gibidir.
Sâbit b. ed-Dahhâk · Sahîh-i Müslim 110 b
261
Ebû Kılâbe tariki: Mümine lanet etmek onu öldürmek gibidir.
Sahîh-i Müslim 110 c
262
Kim kendini bir şeyle boğazlarsa kıyamet günü onunla boğazlanır.
Sâbit b. ed-Dahhâk · Sahîh-i Müslim 110 d
263
Cennete ancak Müslüman olan kişi girer; Allah bu dini günahkâr adamla da destekler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 111
264
Kişi insanlara görünüşte cennet ehlinin amelini işler, hâlbuki o cehennem ehlindendir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 112
265
Çıbanını deşip kanı durmadan ölen adam için Allah: Ona cenneti haram kıldım.
Hasan · Sahîh-i Müslim 113 a
266
Hasan el-Basrî: Cündeb'in Resûlullah adına yalan söylemiş olmasından korkmayız.
Hasan · Sahîh-i Müslim 113 b
267
Ey Hattâb'ın oğlu! Git, insanlara cennete ancak müminlerin gireceğini ilan et.
Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 114
268
Hayber'de ganimetten aldığı örtü onun üzerinde ateş olarak alev alev yanmaktadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 115
269
Allah'ım! Onun ellerini de bağışla.
Câbir · Sahîh-i Müslim 116
270
Allah Yemen'den ipekten yumuşak bir rüzgâr gönderir; kalbinde zerre kadar iman olanın ruhunu alır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 117
271
Karanlık gecenin parçaları gibi fitnelerden önce amellere koşun.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 118
272
Sâbit b. Kays hakkında: Hayır, bilakis o cennet ehlindendir.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 119 a
273
Ensâr'ın hatibi Sâbit b. Kays ve âyet (Sa'd b. Muâz'ın anılmadığı tarik).
Sahîh-i Müslim 119 b
274
Süleymân b. Mugîre tariki: Sesinizi Peygamber'in sesinden yükseltmeyin âyeti ve Sâbit b. Kays.
Sahîh-i Müslim 119 c
275
Sâbit b. Kays'ı aramızda yürüyen cennet ehlinden bir adam olarak görürdük.
Sahîh-i Müslim 119 d
276
Sizden İslâm'da iyi davranan, Cahiliye'de yaptıklarından sorumlu tutulmaz.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 120 a
277
İslâm'da kötü davranan, öncekinden de sonrakinden de sorumlu tutulur.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 120 b
278
Ali b. Müshir'in A'meş'ten tariki: İslâm'da kötü davranan, öncekinden de sorumlu tutulur.
Sahîh-i Müslim 120 c
279
Amr b. el-Âs: İslâm kendinden öncekini yıkar; hicret ve hac da kendinden öncekini yıkar.
İbn Şemâse el-Mehrî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 121
280
Çokça öldürüp zina eden müşrikler kefaret sorunca: Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 122
281
Önceden yaptığın hayırlarla birlikte Müslüman oldun.
Hakîm b. Hizâm · Sahîh-i Müslim 123 a
282
Cahiliye'deki sadaka, köle azadı ve sıla-i rahim için: Önceki hayırlarınla Müslüman oldun.
Hakîm b. Hizâm · Sahîh-i Müslim 123 b
283
Hakîm b. Hizâm: Cahiliye'de yaptığım her iyiliğin benzerini İslâm'da da yapacağım.
Hakîm b. Hizâm · Sahîh-i Müslim 123 c
284
Hakîm b. Hizâm Cahiliye'de de İslâm'da da yüz köle azat edip yüz deve bağışladı.
Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 123 d
285
İmanlarını zulümle karıştırmayanlar âyetindeki zulüm şirktir: Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 124 a
286
İbn İdrîs tariki: İmanını zulümle karıştırmayanlar âyetindeki zulüm şirktir.
Sahîh-i Müslim 124 b
287
İşittik ve itaat ettik; Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş sanadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 125
288
İşittik, itaat ettik ve teslim olduk deyin; Allah her duaya "Yaptım" buyurdu.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 126
289
Allah, ümmetimin içinden geçirdiklerini konuşmadıkça ya da yapmadıkça bağışlamıştır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 127 a
290
Aziz ve celil olan Allah, ümmetimin içinden geçirdiklerini yapmadıkça ya da konuşmadıkça bağışlamıştır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 127 b
291
Mis'ar ve Hişâm tariki: Allah ümmetimin içinden geçirdiklerini, yapmadıkça bağışlamıştır.
Sahîh-i Müslim 127 c
292
Kulum bir kötülüğe niyetlendiğinde onu aleyhine yazmayın; işlerse bir kötülük yazın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 128 a
293
Kulum bir iyiliğe niyetlenip yaparsa onu on iyilikten yedi yüz katına kadar yazarım.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 128 b
294
Kötülüğü terk ederse ona bir iyilik yazın; çünkü onu ancak benim için terk etti.
Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 129
295
Kim bir kötülüğe niyetlenip onu yapmazsa yazılmaz; yaparsa yazılır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 130
296
Kim bir kötülüğe niyetlenip onu yapmazsa Allah onu katında tam bir iyilik olarak yazar.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 131 a
297
Ca'fer b. Süleymân'ın ziyadesi: Allah'a karşı ancak helak olmayı hak eden helak olur.
Sahîh-i Müslim 131 b
298
İçimizde söylemeyi büyük bulduğumuz vesveseler: İşte bu, imanın ta kendisidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 132 a
299
Şu'be ve Ammâr b. Ruzeyk tariki: Vesveseyi büyük bulmak imanın ta kendisidir.
Sahîh-i Müslim 132 b
300
Vesvese hakkında: O, halis imandır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 133
301
Allah'ı kim yarattı vesvesesine kapılan "Allah'a iman ettim" desin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 134 a
302
Şeytan birinize gelip 'Göğü kim yarattı, yeri kim yarattı?' der; o da 'Allah' der.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 134 b
303
Şeytan 'Rabbini kim yarattı?' demeye varınca Allah'a sığınsın ve (bu düşünceyi) bıraksın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 134 c
304
Şeytan kula gelir ve 'Şunu kim yarattı, bunu kim yarattı?' der (Ukayl tariki).
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 134 d
305
İnsanlar size ilim hakkında sormaya devam edecekler; sonunda 'Allah'ı kim yarattı?' diyecekler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 135 a
306
Ebû Hüreyre'den mevkuf tarik: İnsanlar soru sormaya devam edecekler; sonunda 'Allah'ı kim yarattı?' diyecekler.
Sahîh-i Müslim 135 b
307
Ey Ebû Hüreyre! Sana sormaya devam edecekler; sonunda 'Allah'ı kim yarattı?' diyecekler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 135 c
308
İnsanlar size mutlaka her şeyi soracaklar; sonunda 'Allah her şeyi yarattı; peki onu kim yarattı?' diyecekler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 135 d
309
Allah buyurdu: Ümmetin 'Bu nedir, şu nedir?' demeye devam edecek; sonunda 'Allah'ı kim yarattı?' diyecekler.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 136 a
310
Muhtâr b. Fülfül tariki: Ümmetin sonunda "Allah'ı kim yarattı?" diyecek.
Sahîh-i Müslim 136 b
311
Kim yeminiyle Müslüman bir kişinin hakkını koparıp alırsa, Allah ona ateşi gerekli kılmış ve cenneti haram etmiştir.
Ebû Ümâme · Sahîh-i Müslim 137 a
312
Abdullah b. Ka'b tariki: Yeminiyle Müslümanın hakkını alana Allah ateşi gerekli kılar.
Sahîh-i Müslim 137 b
313
Kim Müslüman bir kişinin malını koparıp almak için yalan yere yemin ederse, Allah ona gazaplı olduğu hâlde O'na kavuşur.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 138 a
314
Eş'as'ın kuyu davası: Ya iki şahidin ya da onun yemini.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 138 b
315
Kim Müslüman bir kişinin malı üzerine haksız yere yemin ederse, Allah ona gazaplı olduğu hâlde O'na kavuşur.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 138 c
316
Bir kimsenin malını haksız yere yemek için yemin eden, Allah ondan yüz çevirmiş olduğu hâlde O'na kavuşur.
Vâil b. Hucr · Sahîh-i Müslim 139 a
317
Kim haksız yere bir araziyi koparıp alırsa, Allah ona gazaplı olduğu hâlde O'na kavuşur.
Vâil b. Hucr · Sahîh-i Müslim 139 b
318
Malını almak isteyen adam seni öldürürse sen şehitsin; sen onu öldürürsen o ateştedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 140
319
Kim malını korurken öldürülürse o şehittir.
Ömer b. Abdurrahman'ın âzatlısı Sâbit şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 141 a
320
İbn Cüreyc tariki: Malını korurken öldürülen şehittir.
Sahîh-i Müslim 141 b
321
Allah'ın yönetici kıldığı bir kul, idaresi altındakileri aldatan biri olarak ölürse Allah ona cenneti haram eder.
Hasan şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 142 a
322
Allah'ın yönetici kıldığı kul, onları aldatan biri olarak ölürse Allah ona cenneti haram eder (Yûnus tariki).
Hasan şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 142 b
323
Ma'kıl b. Yesâr, ziyaretine gelen Ubeydullah b. Ziyâd'a Resûlullah'tan işittiği hadisi anlattı.
Hasan şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 142 c
324
Müslümanların işini üstlenip onlar için çabalamayan ve iyiliklerini istemeyen emîr, onlarla birlikte cennete giremez.
Ebü'l-Melîh şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 142 d
325
Emanet insanların kalplerinin köküne indi, sonra Kur'ân indi; onlar da Kur'ân'dan ve sünnetten öğrendiler.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 143 a
326
Vekî' ve Îsâ'nın A'meş'ten tariki: Emanet insanların kalplerinin köküne indi.
Sahîh-i Müslim 143 b
327
Fitneler, hasırın çubuk çubuk örülmesi gibi kalplere arz edilir; onu içine çeken kalpte siyah bir nokta oluşur.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 144 a
328
Huzeyfe, Ömer'in 'Hanginiz Resûlullah'ın fitneler hakkındaki sözünü ezberinde tutuyor?' diye sorduğunu anlattı.
Rib'î şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 144 b
329
Ömer'in fitne sorusuna Huzeyfe 'Ben' dedi: Ona yanıltmacalardan olmayan sahih bir hadis anlattım.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 144 c
330
İslâm garip olarak başladı ve başladığı gibi yine garip olarak dönecektir. Ne mutlu gariplere!
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 145
331
İslâm garip başladı, yine garip olacak; yılanın deliğine çekildiği gibi iki mescit arasına çekilecek.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 146
332
İman, yılanın deliğine çekildiği gibi Medine'ye çekilecektir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 147
333
Yeryüzünde 'Allah, Allah' denmez hâle gelmedikçe kıyamet kopmaz.
Enes · Sahîh-i Müslim 148 a
334
Kıyamet, 'Allah, Allah' diyen hiç kimsenin üzerine kopmaz.
Enes · Sahîh-i Müslim 148 b
335
Bana İslâm'ı dile getirenlerin sayısını çıkarın; siz bilmezsiniz, belki imtihana tâbi tutulursunuz.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 149
336
Falan mü'mindir dedim; Peygamber 'Yahut Müslüman' buyurdu.
Sa'd b. Ebû Vakkās · Sahîh-i Müslim 150 a
337
Ben, yüzüstü ateşe atılması korkusuyla bir adama veririm; hâlbuki başkası bana ondan daha sevimlidir.
Sa'd b. Ebû Vakkās · Sahîh-i Müslim 150 b
338
Sa'd: Kalkıp Resûlullah'a gizlice 'Falana neden vermedin?' dedim.
Sa'd b. Ebû Vakkās · Sahîh-i Müslim 150 c
339
Resûlullah Sa'd'ın boynuyla omzu arasına vurup 'Çekişme mi ediyorsun, ey Sa'd?' buyurdu.
Sahîh-i Müslim 150 d
340
Biz şüpheye İbrâhîm'den daha lâyığız; hani o 'Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 151 a
341
Mâlik ve Ebû Üveys tarikleri: Resûlullah sonra bu âyeti sonuna kadar okudu.
Sahîh-i Müslim 151 b
342
Bana verilen ancak Allah'ın bana vahyettiği bir vahiydir; kıyamet günü en çok tâbii olan peygamber olmayı umuyorum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 152
343
Bu ümmetten Yahudi ya da Hristiyan, beni duyup da benimle gönderilene iman etmeden ölen ateş ehlindendir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 153
344
Üç kişi vardır ki onlara ecirleri iki kez verilir.
Sâlih b. Sâlih el-Hemdânî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 154 a
345
Meryem oğlu adaletli bir hâkim olarak aranıza inecek; haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 155 a
346
Îsâ inince tek bir secde dünyadan ve içindekilerden daha hayırlı olur (Sâlih tariki).
Sahîh-i Müslim 155 b
347
Meryem oğlu inince kin, birbirine buğzetme ve kıskançlık ortadan kalkacak; mala çağıracak, kimse kabul etmeyecek.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 155 c
348
Meryem oğlu aranıza indiğinde, imamınız da sizden iken hâliniz nasıl olacak?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 155 d
349
Meryem oğlu aranıza inip size imam olduğunda hâliniz nasıl olacak?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 155 e
350
Meryem oğlu size sizden biri olarak imamlık eder; yani Rabbinizin kitabı ve Peygamberinizin sünnetiyle.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 155 f
351
Ümmetimden bir topluluk, kıyamet gününe kadar hak üzere savaşarak üstün gelmeye devam edecektir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 156
352
Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz; o gün daha önce iman etmemiş kimseye imanı fayda vermez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 157 a
353
Hemmâm b. Münebbih tariki: Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz.
Sahîh-i Müslim 157 b
354
Güneşin batıdan doğuşu, Deccâl ve Dâbbetü'l-arz çıktığında daha önce iman etmemiş kimseye imanı fayda vermez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 158
355
Bu güneşin nereye gittiğini biliyor musunuz? Arş'ın altındaki karargâhına varır ve secdeye kapanır.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 159 a
356
Peygamber bir gün 'Bu güneşin nereye gittiğini biliyor musunuz?' buyurdu (Hâlid tariki).
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 159 b
357
Ey Ebû Zer! Güneş gider ve secde etmek için izin ister, ona izin verilir.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 159 c
358
Güneşin karargâhı Arş'ın altıdır.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 159 d
359
Resûlullah'a vahyin ilk başladığı şey uykuda görülen sâdık rüya idi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 160 a
360
Vahyin başlangıcı (Ma'mer): Allah'a yemin olsun ki, Allah seni asla üzmez; Hadîce: Kardeşinin oğlunu dinle.
Sahîh-i Müslim 160 b
361
Vahyin başlangıcı (Ukayl): Resûlullah kalbi titreyerek Hadîce'nin yanına döndü.
Sahîh-i Müslim 160 c
362
Fetretü'l-vahy (Yûnus): Hirâ'da bana gelen melek gökle yer arasında bir kürsü üzerinde oturuyordu.
Câbir b. Abdullah el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 161 a
363
Fetretü'l-vahy (Ukayl): Ondan korkup öyle dehşete kapıldım ki yere yığıldım.
Sahîh-i Müslim 161 b
364
Fetretü'l-vahy (Ma'mer): Müddessir sûresinin ilk âyetleri namaz farz kılınmadan önce indi.
Sahîh-i Müslim 161 c
365
Kur'ân'dan ilk inen Müddessir'dir: Hirâ'da bir ay inzivaya çekildim, sonra bana seslenildi.
Yahyâ b. Ebû Kesîr şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 161 d
366
Fetretü'l-vahy (Ali b. el-Mübârek): Bir de ne göreyim, o gökle yer arasında bir taht üzerinde oturuyor.
Sahîh-i Müslim 161 e
367
Burâk ve Mi'rac (Sâbit, Enes'ten): Beş vakit namazdır, her biri on sayılır; böylece elli namaz eder.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 162 a
368
Beni Zemzem'e götürdüler; göğsüm yarıldı, sonra Zemzem suyuyla yıkandı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 162 b
369
Cibrîl çocukken kalbini çıkarıp yıkadı: Bu, şeytanın senden payıdır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 162 c
370
İsrâ (Şerîk, Enes'ten): Vahiy gelmeden önce Mescid-i Harâm'da uyurken yanına üç kişi geldi.
Sahîh-i Müslim 162
371
Mi'rac (Ebû Zer'den): Onlar beştir ve elliye denktir; benim katımda söz değiştirilmez.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 163
372
Mi'rac (Mâlik b. Sa'saa): Mûsâ ağladı; benden sonra gönderilen bu gencin ümmetinden cennete girecekler daha çok.
Mâlik b. Sa'saa · Sahîh-i Müslim 164 a
373
Mi'rac (Hişâm, Katâde'den): Boğazımdan karnımın altına kadar yarıldı, sonra hikmet ve imanla dolduruldu.
Sahîh-i Müslim 164 b
374
Mûsâ buğday tenli, uzun boylu, sanki Şenûe adamlarındandır; Îsâ kıvırcık saçlı, orta boyludur.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 165 a
375
İsrâ gecesi İmrân oğlu Mûsâ'ya uğradım; Îsâ'yı orta boylu, kırmızı-beyaz tenli, düz saçlı gördüm.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 165 b
376
Sanki Mûsâ'ya bakıyorum; Ezrak vadisinde tepeden iniyor ve telbiye ile Allah'a yakarıyor.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 166 a
377
Sanki Yûnus'a bakıyorum; kırmızı bir deve üzerinde, yün cübbeyle telbiye getirerek bu vadiden geçiyor.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 166 b
378
İbrâhîm'e gelince arkadaşınıza bakın; Mûsâ buğday tenli, kıvırcık saçlı bir adamdır.
Mücâhid şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 166 c
379
Bana peygamberler gösterildi; Îsâ'ya en çok benzeyen Urve b. Mes'ûd, Cibrîl'e en çok benzeyen Dihye'dir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 167
380
Fıtrata hidayet olundun; eğer şarabı almış olsaydın ümmetin azardı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 168
381
Kâbe'nin yanında Meryem oğlu Mesîh'i tavaf ederken, sonra sağ gözü kör Mesîh Deccâl'i gördüm.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 169 a
382
Allah tek gözlü değildir; dikkat edin, Mesîh Deccâl'in sağ gözü kördür.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 169 b
383
Îsâ buğday tenli ve düz saçlı, arkasındaki Deccâl kırmızı tenli ve kıvırcık saçlıydı (Sâlim'in rivayeti).
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 169 c
384
Kureyş beni yalanlayınca Allah bana Beytü'l-Makdis'i gösterdi; ona bakarak alametlerini anlattım.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 170
385
Uyurken kendimi Kâbe'yi tavaf ederken gördüm; iri cüsseli, kırmızı tenli Deccâl'in gözü kördü.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 171
386
Namaz vakti geldi, peygamberlere imam oldum; cehennemin bekçisi Mâlik bana önce selâm verdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 172
387
Resûlullah'a üç şey verildi: beş vakit namaz, Bakara'nın son âyetleri ve şirk koşmayanların büyük günahlarının affı.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 173
388
İki yay kadar ya da daha yakın: Nebî, Cibrîl'i altı yüz kanatlı olarak gördü.
Ebû İshâk eş-Şeybânî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 174 a
389
Kalp gördüğünü yalanlamadı: Resûlullah Cibrîl'i altı yüz kanatlı gördü (Hafs b. Gıyâs tariki).
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 174 b
390
Rabbinin en büyük âyetlerini gördü: Cibrîl'i kendi suretinde, altı yüz kanatlı olarak gördü.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 174 c
391
Onu bir başka inişte de gördü âyeti: Cibrîl'i gördü (Ebû Hüreyre).
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 175
392
İbn Abbâs'a göre Resûlullah onu kalbiyle gördü.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 176 a
393
Kalp gördüğünü yalanlamadı: Onu kalbiyle iki defa gördü (Ebü'l-Âliye, İbn Abbâs'tan).
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 176 b
394
Ebû Cehme tariki: Peygamber Rabbini kalbiyle iki defa gördü (İbn Abbâs).
Sahîh-i Müslim 176 c
395
Âişe: Kim Muhammed'in Rabbini gördüğünü iddia ederse Allah'a karşı büyük bir iftirada bulunmuş olur.
Mesrûk şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 177 a
396
Âişe: Muhammed kendisine indirilenden bir şey gizleseydi Ahzâb sûresindeki şu âyeti gizlerdi.
Sahîh-i Müslim 177 b
397
Muhammed Rabbini gördü mü? Âişe: Sübhânallah, söylediğinden tüylerim diken diken oldu.
Sahîh-i Müslim 177 c
398
Âişe: Yaklaştı ve sarktı âyetindeki Cibrîl'dir; bu sefer kendi suretinde gelip göğün ufkunu kapladı.
Mesrûk şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 177 d
399
Rabbini gördün mü? O bir nurdur; onu nasıl görebilirim!
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 178 a
400
Ebû Zer: Rabbini gördün mü diye sordum; Bir nur gördüm buyurdu.
Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 178 b
401
Allah uyumaz, uyumak O'na yakışmaz; O'nun perdesi nurdur.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Müslim 179 a
402
Resûlullah aramızda kalkıp dört söz söyledi: O'nun perdesi nurdur (Cerîr tariki).
Sahîh-i Müslim 179 b
403
Allah uyumaz; gündüzün ameli gece, gecenin ameli gündüz O'na yükseltilir (Şu'be tariki).
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Müslim 179 c
404
Adn cennetinde insanlarla Rablerine bakmaları arasında yalnızca kibriyâ örtüsü vardır.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Müslim 180
405
Cennet ehline verilen hiçbir şey, Rablerine bakmaktan daha sevimli gelmez.
Suheyb · Sahîh-i Müslim 181 a
406
Rablerine bakma hadisi (Hammâd'ın ziyadesi): Güzel davrananlara daha güzeli ve fazlası vardır.
Sahîh-i Müslim 181 b
407
Rü'yet hadisi (Ebû Hüreyre): Dolunay gecesi ayı görmekte zarar görür müsünüz? İşte O'nu böyle göreceksiniz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 182 a
408
Şuayb'ın Zührî'den tariki: "Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" sorusu.
Sahîh-i Müslim 182 b
409
Cennetteki en aşağı makam: Dilediğin şey de beraberinde bir misli de senindir (Hemmâm, Ebû Hüreyre'den).
Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 182 c
410
Rü'yet ve şefaat hadisi (Ebû Saîd): Melekler, peygamberler ve müminler şefaat etti; merhametlilerin en merhametlisi kaldı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 183 a
411
Şefaat hadisi (Leys'in rivayeti): Köprü kıldan daha ince, kılıçtan daha keskindir.
Sahîh-i Müslim 183 b
412
Hişâm b. Sa'd tariki: Şefaat ve sırat hadisi, Zeyd b. Eslem'den bazı farklarla.
Sahîh-i Müslim 183 c
413
Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca iman bulunan kimseyi ateşten çıkarın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 184 a
414
Hardal tanesi hadisi (Vüheyb ve Hâlid'in rivayeti): Hayat denilen bir nehre atılırlar.
Sahîh-i Müslim 184 b
415
Ateşin asıl ehli orada ne ölür ne yaşar; günahları yüzünden ateşe girenler ise kömürleşip şefaatle çıkarılır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 185 a
416
Ebû Mesleme tariki: Ateşten çıkarılanlar sel getirisindeki tohum gibi biter.
Sahîh-i Müslim 185 b
417
Ateşten en son çıkıp cennete en son giren adam: Sen hükümdar olduğun hâlde benimle alay mı ediyorsun?
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 186 a
418
Ateşten sürünerek en son çıkan adama: Dilediğin şey ve dünyanın on katı senindir (A'meş'in rivayeti).
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 186 b
419
Cennete en son giren adam (İbn Mes'ûd, ağaçlar): Ben seninle alay etmiyorum; fakat ben dilediğim şeye kadirim.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 187
420
Cennetin en aşağı derecesindeki adama iki huri eşi: Seni bizim için, bizi de senin için yaşatan Allah'a hamd olsun.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 188
421
Mutarrif ve İbn Ebcer tariki: Mugîre minberde cennetin en aşağı derecesindekini anlattı.
Sahîh-i Müslim 189 a
422
Mûsâ Rabbine sordu: Cennet ehlinin derece bakımından en aşağısı kimdir?
Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 189 b
423
Mûsâ, Allah'a cennet ehlinden oradaki nasibi en az olanı sordu (İbn Ebcer'in rivayeti).
Sahîh-i Müslim 189 c
424
Her kötülüğün yerine bir iyilik verilen adam: Rabbim, ben burada görmediğim şeyler de yapmıştım.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 190 a
425
Vekî' ve Ebû Muâviye tariki: Günahları iyiliğe çevrilen adam, görmediği günahlarını hatırlattı.
Sahîh-i Müslim 190 b
426
Câbir'in vürûd hakkındaki sözü: Rabbimiz onlara gülerek tecelli eder; münafık ve mümin herkese bir nur verilir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 191 a
427
Allah bazı insanları ateşten çıkarır ve onları cennete koyar.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 191 b
428
Allah bir topluluğu şefaatle ateşten çıkarır (Amr b. Dînâr, Câbir'den).
Hammâd b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 191 c
429
Ateşten çıkarılanların yüzlerinin çevresi dışında her yeri yanar; sonunda cennete girerler.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 191 d
430
Yezîd el-Fakîr ve Câbir: Makâm-ı Mahmûd, Allah'ın onunla ateşten dilediğini çıkardığı makamdır.
Yezîd el-Fakîr şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 191 e
431
Ey Rabbim! Madem beni ateşten çıkardın, beni oraya geri döndürme.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 192
432
Şefaat hadisi (Enes, Ebû Avâne): Ey Muhammed, başını kaldır; söyle işitilir, iste verilir, şefaat et kabul olunur.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 193 a
433
Şefaat hadisi (Saîd, Katâde'den): Dördüncü defa döner, Kur'ân'ın alıkoyduğundan başkası kalmadı derim.
Sahîh-i Müslim 193 b
434
Şefaat hadisi (Hişâm, Katâde'den): Allah kıyamet günü müminleri toplar; buna ilham olunurlar.
Sahîh-i Müslim 193 c
435
Lâ ilâhe illallah diyen ve kalbinde zerre ağırlığınca hayır bulunan kimse ateşten çıkar.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 193 d
436
Şefaat hadisi (Ma'bed, Enes ve Hasan): İzzetime andolsun, Lâ ilâhe illallah diyeni elbette ateşten çıkaracağım.
Ma'bed b. Hilâl el-Anezî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 193 e
437
Şefaat hadisi (Ebû Hüreyre): Ben kıyamet günü insanların efendisiyim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 194 a
438
Ashabı sormayınca: "Bu nasıl olacak demez misiniz?" İnsanlar âlemlerin Rabbi için ayağa kalkar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 194 b
439
Emanet ve akrabalık Sırat'ın iki yanında durur; ilkiniz şimşek gibi geçer.
Ebû Hüreyre ve Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 195
440
Cennet hususunda şefaat edecek insanların ilki benim; peygamberler içinde ümmeti en çok olan benim.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 196 a
441
Cennetin kapısını ilk çalacak olan benim.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 196 b
442
Peygamberlerden öylesi vardır ki ümmetinden onu yalnızca tek bir adam tasdik eder.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 196 c
443
Cennet bekçisi: Senin için emrolundum; senden önce kimseye açmayacağım.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 197
444
Her peygamberin bir duası vardır; ben duamı kıyamet günü ümmetime şefaat olarak saklamak istiyorum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 198 a
445
Ben de inşallah duamı kıyamet günü ümmetime şefaat olarak saklamak istedim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 198 b
446
İbn Şihâb'ın yeğeni tariki: Duamı kıyamet günü ümmetime şefaat olarak saklamak istedim.
Sahîh-i Müslim 198 c
447
Ka'bü'l-Ahbâr'ın sorusu: Saklanan şefaat duasını Resûlullah'tan sen mi işittin? Ebû Hüreyre: Evet.
Amr b. Ebû Süfyân es-Sekafî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 198 d
448
Şefaatim, inşallah ümmetimden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimseye ulaşacaktır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 199 a
449
Her peygamberin kabul edilen bir duası vardır; onunla dua eder ve istediği verilir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 199 b
450
Ben inşallah duamı kıyamet günü ümmetime şefaat olarak ertelemek istiyorum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 199 c
451
Enes: Her peygamberin ümmeti için yaptığı bir duası vardır; ben duamı şefaat olarak sakladım.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 200 a
452
Ravh'ın Şu'be'den tariki: Her peygamberin bir duası vardır; ben duamı şefaat için sakladım.
Sahîh-i Müslim 200 b
453
Mis'ar tariki: Her peygambere bir dua verildi; ben duamı ümmetime şefaat için sakladım.
Sahîh-i Müslim 200 c
454
Süleymân et-Teymî tariki: Enes'ten, her peygamberin ümmeti için bir duası vardır.
Sahîh-i Müslim 200 d
455
Câbir: Her peygamberin ümmeti hakkında yaptığı bir duası vardır; ben duamı ümmetime şefaat olarak sakladım.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 201
456
Ümmetin hakkında biz seni razı edeceğiz, seni üzmeyeceğiz.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 202
457
Bir adam "Babam nerede?" diye sordu; "Benim babam da senin baban da ateştedir" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Müslim 203
458
Ey Fâtıma! Kendini ateşten kurtar; ben Allah'a karşı sizin için hiçbir şeye malik değilim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 204 a
459
Ebû Avâne tariki: Ey Fâtıma, kendini ateşten kurtar.
Sahîh-i Müslim 204 b
460
Ben Allah'a karşı sizin için hiçbir şeye malik değilim; malımdan dilediğinizi benden isteyin.
Âişe · Sahîh-i Müslim 205
461
Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi Allah'tan satın alın; ben Allah'a karşı size hiçbir fayda sağlayamam.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 206 a
462
Abdullah b. Zekvân tariki: Ey Kureyş, kendinizi Allah'tan satın alın.
Sahîh-i Müslim 206 b
463
Benim ve sizin durumunuz, düşmanı görüp "Yâ sabâhâh!" diye bağıran adamın durumu gibidir.
Kabîsa b. el-Muhârik ve Züheyr b. Amr · Sahîh-i Müslim 207 a
464
Mu'temir'in Ebû Osmân'dan tariki: Düşmanı görüp "Yâ sabâhâh!" diye bağıran adam misali.
Sahîh-i Müslim 207 b
465
Size şu dağın eteğinden bir süvari birliği çıkacağını haber versem beni doğrular mıydınız?
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 208 a
466
Ebû Muâviye tariki: Resûlullah Safâ'ya çıkıp "Yâ sabâhâh!" diye seslendi.
Sahîh-i Müslim 208 b
467
Ebû Tâlib ateşin sığ bir yerindedir; ben olmasaydım ateşin en alt tabakasında olurdu.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Sahîh-i Müslim 209 a
468
Ebû Tâlib'i ateşin derinliklerinde buldum ve onu sığ bir yere çıkardım.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Sahîh-i Müslim 209 b
469
Süfyân tariki: Ebû Tâlib'i ateşin derinliklerinde bulup sığ bir yere çıkardım.
Sahîh-i Müslim 209 c
470
Umulur ki şefaatim Ebû Tâlib'e fayda verir de ateşin topuklarına ulaşan sığ bir yerine konur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 210
471
Ateş ehlinin azabı en hafif olanı, ateşten iki nalın giyen kimsedir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 211
472
Ateş ehlinin azabı en hafif olanı Ebû Tâlib'dir.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 212
473
Ateş ehlinin azabı en hafif olanı, ayaklarının altına iki kor konan adamdır.
Nu'mân b. Beşîr hutbe okurken · Sahîh-i Müslim 213 a
474
Azabı en hafif olan, kimsenin kendisinden daha şiddetli azap gördüğünü sanmaz.
Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 213 b
475
İbn Cüd'ân'a iyilikleri fayda vermez; bir gün bile "Rabbim! Din gününde hatamı bağışla" demedi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 214
476
Benim dostum ancak Allah ve müminlerin salih olanlarıdır.
Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 215
477
Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete hesapsız girer; Ukkâşe bu hususta seni geçti.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 216 a
478
Muhammed b. Ziyâd tariki: Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete hesapsız girer.
Sahîh-i Müslim 216 b
479
Ümmetimden yetmiş bin kişilik bir topluluk cennete girer; yüzleri dolunay gibi parlar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 216 c
480
Ümmetimden yetmiş bin kişi tek bir topluluk hâlinde cennete girer; onlar ay suretindedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 217
481
Hesapsız girecek yetmiş bin: Dağlanmayan, rukye istemeyen ve Rablerine tevekkül edenler.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 218 a
482
Hesapsız girenler rukye istemeyen, uğursuzluğa inanmayan, dağlanmayan ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 218 b
483
Birbirlerine tutunarak cennete girerler; ilkleri, sonuncuları girmedikçe girmez.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 219
484
Ümmetler bana arz olundu; ümmetinle birlikte hesapsız ve azapsız cennete girecek yetmiş bin kişi vardır.
Husayn b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 220 a
485
Muhammed b. Fudayl tariki: Ümmetler bana arz olundu.
Sahîh-i Müslim 220 b
486
Cennet ehlinin yarısı olmanızı umuyorum; Müslümanlar kâfirler arasında siyah öküzdeki beyaz kıl gibidir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 221 a
487
Cennete ancak Müslüman bir nefis girer; siz şirk ehli arasında kızıl öküzdeki siyah kıl gibisiniz.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 221 b
488
Dikkat edin! Cennete ancak Müslüman bir nefis girer. Allahım! Tebliğ ettim mi? Allahım, şahit ol!
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 221 c
489
Ateş topluluğu her bin kişiden dokuz yüz doksan dokuzdur; müjdeler olsun, Ye'cûc ve Me'cûc'den bin, sizden bir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 222 a
490
A'meş tariki: Siz insanlar arasında siyah öküzdeki beyaz kıl gibisiniz.
Sahîh-i Müslim 222 b
491
İnsanlarla, lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2606
492
Allah'a yemin olsun ki zekât ile namazın arasını ayıranla mutlaka savaşacağım.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2607
493
Kıblemize yönelip kestiğimizi yiyen ve namazımızı kılanların kanları ve malları bize haram olur.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2608
494
İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir: Şehadet, namaz, zekât, ramazan orucu ve hac.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2609
495
Soranın kim olduğunu biliyor musun? O Cebrâil'di; size dininizin esaslarını öğretmek için gelmişti.
Yahyâ b. Ya'mer · Câmiu't-Tirmizî 2610
496
Size dört şeyi emrediyorum: Allah'a iman, namaz, zekât ve ganimetin beşte birini ödemek.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2611
497
İman bakımından müminlerin en kâmillerinden biri, ahlâkı en güzel ve ailesine en yumuşak davranandır.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2612
498
Ey kadınlar topluluğu! Sadaka verin; çünkü cehennem ehlinin çoğu sizsiniz.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2613
499
İman yetmiş küsur kapıdır; en aşağısı yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak, en yükseği lâ ilâhe illallah sözüdür.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2614
500
Hayâ imandandır.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2615
501
İşin başı İslâm'dır, direği namazdır, zirvesi de cihaddır.
Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 2616
502
Mescide devam eden kişiyi gördüğünüzde onun imanına şahitlik edin.
Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2617
503
Küfür ile iman arasında namazı terk etmek vardır.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 2618
504
Kul ile şirk ya da küfür arasında namazı terk etmek vardır.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 2619
505
Kul ile küfür arasında namazı terk etmek vardır.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 2620
506
Bizimle onlar arasındaki ahit namazdır; onu terk eden kâfir olmuştur.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 2621
507
Muhammed'in ashâbı, amellerden namaz dışında terki küfür olan hiçbir şey görmezlerdi.
Abdullah b. Şakîk el-Ukaylî · Câmiu't-Tirmizî 2622
508
Allah'ı Rab, İslâm'ı din ve Muhammed'i peygamber olarak razı olan kimse imanın tadını tatmıştır.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Câmiu't-Tirmizî 2623
509
Üç şey vardır ki kimde bulunursa onlar sayesinde imanın tadını bulur.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2624
510
Zina eden, zina ettiği sırada mümin olarak zina etmez; fakat tövbe kapısı açıktır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2625
511
Allah, dünyada cezası verilen kuluna âhirette cezayı ikinci kez vermekten daha adildir.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 2626
512
Mümin, insanların kanları ve malları konusunda kendisinden emin olduğu kimsedir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2627
513
Müslümanların en faziletlisi, diğer Müslümanların dilinden ve elinden selâmette olduğu kimsedir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Câmiu't-Tirmizî 2628
514
İslâm garip başladı ve başladığı gibi yine garip olacaktır; ne mutlu gariplere!
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2629
515
Ne mutlu, benden sonra insanların sünnetimden bozduklarını ıslah eden gariplere!
Amr b. Avf el-Müzenî · Câmiu't-Tirmizî 2630
516
Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde döner, emanete hıyanet eder.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2631
517
Dört haslet kimde bulunursa o münafık olur; birisi bulunursa onu bırakıncaya kadar nifaktan bir haslet taşır.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2632
518
Söz verip yerine getirmeye niyet eden, fakat getiremeyen kimseye günah yoktur.
Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 2633
519
Müslümanın kardeşiyle savaşması küfür, ona sövmesi fâsıklıktır.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2634
520
Müslümana sövmek fâsıklık, onunla savaşmak ise küfürdür.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2635
521
Bir mümini küfürle itham eden, onu öldüren gibidir.
Sâbit b. Dahhâk · Câmiu't-Tirmizî 2636
522
Kardeşine ‘Kâfir!’ diyen kimsenin bu sözünü ikisinden biri yüklenmiş olur.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2637
523
Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resûlü olduğuna şehadet edene Allah cehennemi haram kılar.
Sunâbihî · Câmiu't-Tirmizî 2638
524
Defterler hafif gelir, kart ağır basar; Allah'ın adıyla birlikte hiçbir şey ağır basmaz.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Câmiu't-Tirmizî 2639
525
Yahudiler yetmiş bir ya da yetmiş iki fırkaya ayrıldı; ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2640
526
Ümmetim yetmiş üç millete ayrılacak; benim ve ashâbımın yolunda olan dışında hepsi ateştedir.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2641
527
Allah yaratıklarını karanlık içinde yarattı, sonra üzerlerine nurundan serpti.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2642
528
Kulların Allah üzerindeki hakkı, O'na ibadet edip ortak koşmadıklarında onlara azap etmemesidir.
Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 2643
529
Cebrâil bana geldi ve Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölenin, zina etse de çalsa da cennete gireceğini müjdeledi.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 2644