Fihrist

Menâkıb (Faziletler) ile ilgili hadisler

Menâkıb (Faziletler) ile ilgili 507 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

507 hadis
1 Şuûb büyük kabilelerdir; kabâil ise kabilelerin kollarıdır. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3489 2 İnsanların en değerlisi, Allah'tan en çok sakınanlarıdır; o hâlde Allah'ın peygamberi Yûsuf'tur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3490 3 Peygamber Mudar'dan değilse kimden olacaktı! Nadr b. Kinâne oğullarındandı. Kuleyb b. Vâil · Sahîh-i Buhârî 3491 4 Peygamber'in üvey kızı: Resûlullah dübbâ, hantem, mukayyer ve müzeffet kaplarını yasakladı. Kuleyb · Sahîh-i Buhârî 3492 5 İnsanların en kötüsü, bunlara bir yüzle şunlara başka bir yüzle gelen iki yüzlü kimsedir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3493, 3494 6 İnsanlar bu işte Kureyş'e tâbidir: Müslümanları onların müslümanına, kâfirleri onların kâfirine. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3495, 3496 7 Kureyş'in hiçbir kolu yoktu ki Peygamber'in onda bir akrabalığı bulunmasın. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3497 8 Kabalık ve kalp katılığı, Rebîa ve Mudar içindeki sesi yüksek kıl çadır ehlindedir. Ebû Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 3498 9 Övünme ve kibir kıl çadır ehlinde, sükûnet koyun sahiplerindedir; iman ve hikmet Yemenlidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3499 10 Bu iş Kureyş'tedir; dini ayakta tuttukları sürece onlara düşmanlık edeni Allah yüzüstü yere çalar. Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 3500 11 Bu iş, onlardan iki kişi kaldığı sürece Kureyş'te kalmaya devam edecektir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3501 12 Ey Allah'ın Resûlü! Muttalib oğullarına verdin, bizi bıraktın; biz ve onlar sana göre aynı derecedeyiz. Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 3502 13 Âişe, Resûlullah'a akrabalıkları sebebiyle Zühre oğullarına karşı en şefkatli kimseydi. Urve b. Zübeyr · Sahîh-i Buhârî 3503 14 Kureyş, Ensâr, Cüheyne, Müzeyne, Eslem, Eşca' ve Gıfâr benim dostlarımdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3504 15 Keşke yemin ettiğim zaman yapacağım bir amel belirleseydim de onu yapıp bitirseydim. Urve b. Zübeyr · Sahîh-i Buhârî 3505 16 Osman, Kureyşli üç kişiye: Zeyd ile ihtilaf ederseniz Kur'an'ı Kureyş lisanıyla yazın, dedi. Enes · Sahîh-i Buhârî 3506 17 Atın, ben hepinizle beraberim. Seleme · Sahîh-i Buhârî 3507 18 Aralarında nesebi olmayan bir kavme mensup olduğunu iddia eden, cehennemdeki yerine hazırlansın. Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 3508 19 En büyük iftiralardan biri, kişinin babasından başkasına nispet iddia etmesidir. Vâsile b. Eska' · Sahîh-i Buhârî 3509 20 Seninle aramıza Mudar kâfirleri girmiştir; sana ancak haram aylarda ulaşabiliyoruz. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3510 21 Dikkat edin! Fitne buradadır, şeytanın boynuzunun doğduğu yerdir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3511 22 Allah'tan ve Resûlü'nden başka Kureyş, Ensâr, Cüheyne, Müzeyne, Eslem, Gıfâr ve Eşca'ın dostu yoktur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3512 23 Gıfâr'ı Allah bağışlasın, Eslem'e Allah selamet versin; Usayye ise Allah'a ve Resûlü'ne isyan etti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3513 24 Eslem'e Allah selamet versin! Gıfâr'ı da Allah bağışlasın! Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3514 25 Cüheyne, Müzeyne, Eslem ve Gıfâr; Temîm, Esed, Abdullah b. Gatafân ve Âmir b. Sa'saa oğullarından hayırlıdır. Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 3515 26 Sana ancak hacıların hırsızları olan Eslem, Gıfâr ve Müzeyne biat etti. Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 3516 27 Kahtân'dan insanları asasıyla süren bir adam çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3517 28 Bu Cahiliye ehlinin çağrısı da ne oluyor? Bırakın onu, çünkü o çirkindir. Câbir · Sahîh-i Buhârî 3518 29 Yanaklara vuran, yakaları yırtan ve Cahiliye çağrısıyla çağıran kimse bizden değildir. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3519 30 Amr b. Luhay b. Kama'a b. Hındif, Huzâa'nın atasıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3520 31 Amr b. Âmir el-Huzâî'yi ateşte bağırsaklarını sürüklerken gördüm; sâibeleri ilk salıveren oydu. Saîd b. Müseyyeb · Sahîh-i Buhârî 3521 32 Seni hak ile gönderene yemin ederim ki bunu onların arasında haykıracağım. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3522 33 Eslem, Gıfâr, Müzeyne ve Cüheyne'den bir kısım, Allah katında Esed, Temîm, Hevâzin ve Gatafân'dan hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3523 34 Arapların cahilliğini öğrenmek istersen En'âm sûresinde yüz otuzuncu âyetin ötesindekileri oku. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3524 35 "En yakın akrabanı uyar" âyeti inince Peygamber, Kureyş'in kollarına: Ey Fihr oğulları! Ey Adî oğulları! dedi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3525 36 "En yakın akrabanı uyar" âyeti inince Peygamber onları kabile kabile çağırmaya başladı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3526 37 Ey Muhammed'in kızı Fâtıma! Kendinizi Allah'tan satın alın; malımdan dilediğinizi benden isteyin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3527 38 Bir kavmin kız kardeşinin oğlu onlardandır. Enes · Sahîh-i Buhârî 3528 39 Bırak onları! Emniyet içinde oynayın, ey Erfide oğulları! Âişe · Sahîh-i Buhârî 3529, 3530 40 Hamurdan kıl çekilir gibi seni onlardan mutlaka çekip çıkaracağım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 3531 41 Benim beş ismim vardır: Muhammed, Ahmed, Mâhî, Hâşir ve Âkıb. Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 3532 42 Onlar Müzemmem'e söverler, Müzemmem'e lanet ederler; ben ise Muhammed'im. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3533 43 Benim ve peygamberlerin misali, bir ev yapıp bir kerpiçlik yeri dışında onu tamamlayan adamın misalidir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3534 44 İşte ben o kerpicim; ben peygamberlerin sonuncusuyum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3535 45 Peygamber altmış üç yaşında iken vefat etti. Âişe · Sahîh-i Buhârî 3536 46 Bir adam çarşıda Ey Ebü'l-Kâsım diye seslenince: İsmimle isimlenin, künyemle künyelenmeyin, buyurdu. Enes · Sahîh-i Buhârî 3537 47 Benim ismimle ad alın, fakat künyemle künyelenmeyin. Câbir · Sahîh-i Buhârî 3538 48 Ebü'l-Kâsım: Benim ismimle isimlenin, fakat künyemle künyelenmeyin, buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3539 49 Kulağım ve gözümle faydalanmamın ancak Resûlullah'ın duası sayesinde olduğunu biliyorum. Cuayd b. Abdurrahman · Sahîh-i Buhârî 3540 50 Teyzem beni Resûlullah'a götürdü; başımı sıvazladı, bereketle dua etti ve omuzları arasındaki mühre baktım. Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 3541 51 Ebû Bekir, Hasan'ı omzuna alıp: "Peygamber'e benziyor, Ali'ye benzemiyor" dedi; Ali de gülüyordu. Ukbe b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 3542 52 Peygamber'i gördüm; Hasan ona benziyordu. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 3543 53 Peygamber beyaz tenliydi, saçına kır düşmüştü; Hasan b. Ali ona benziyordu. İsmâil b. Ebû Hâlid · Sahîh-i Buhârî 3544 54 Peygamber'in alt dudağının altında, ançüğünde bir beyazlık gördüm. Vehb Ebû Cuhayfe es-Süvâî · Sahîh-i Buhârî 3545 55 Peygamber'in ançüğünde birkaç beyaz kıl vardı. Harîz b. Osman · Sahîh-i Buhârî 3546 56 Peygamber insanlar arasında orta boyluydu; ne uzun ne kısa, ne kireç gibi beyaz ne de esmerdi. Rabîa b. Ebû Abdurrahmân · Sahîh-i Buhârî 3547 57 Allah onu kırk yaşının başında gönderdi; vefatında başında ve sakalında yirmi beyaz kıl yoktu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3548 58 Resûlullah insanların yüzce en güzeli ve yaratılışça en güzeliydi. Berâ · Sahîh-i Buhârî 3549 59 Peygamber saçını boyamazdı; yalnızca şakaklarında biraz beyazlık vardı. Katâde · Sahîh-i Buhârî 3550 60 Peygamber'i kırmızı bir hulle içinde gördüm; ondan daha güzel hiçbir şey asla görmedim. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3551 61 Peygamber'in yüzü kılıç gibi miydi? Hayır, bilakis ay gibiydi. Ebû İshâk · Sahîh-i Buhârî 3552 62 Elini tutup yüzüme koydum; kardan daha soğuk ve miskten daha güzel kokuluydu. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 3553 63 Peygamber Cebrâil'le buluştuğu Ramazan'da hayır hususunda salıverilmiş rüzgârdan daha cömertti. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3554 64 Resûlullah, Müdlicî'nin Zeyd ile Üsâme hakkındaki sözüne sevinerek yüzü parıldar hâlde geldi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 3555 65 Resûlullah sevindiğinde yüzü aydınlanırdı; sanki bir ay parçası gibi olurdu. Abdullah b. Ka'b · Sahîh-i Buhârî 3556 66 Âdemoğullarının nesillerinin en hayırlısından, nesilden nesile geçerek gönderildim. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3557 67 Resûlullah hakkında emir gelmeyen konularda Ehl-i kitab'a uymayı severdi; sonra saçını ortadan ayırdı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3558 68 Peygamber ne yaradılıştan kötü sözlü ne de kötü söz söylemeye özenen biriydi. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 3559 69 Resûlullah kendisi için asla intikam almadı; ancak Allah'ın haramı çiğnenirse Allah adına intikam alırdı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 3560 70 Peygamber'in avucundan daha yumuşak ne bir ipeğe ne de bir dîbâca dokundum. Enes · Sahîh-i Buhârî 3561 71 Peygamber, perdesi ardındaki bakire kızdan daha hayâlıydı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 3562 72 Peygamber bir şeyden hoşlanmadığında bu, yüzünden anlaşılırdı. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 3562b 73 Peygamber hiçbir yemeği ayıplamazdı; canı çekerse yer, yoksa bırakırdı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3563 74 Peygamber secdede kollarını yanlarından açardı; öyle ki koltuk altlarını görürdük. Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne el-Esdî · Sahîh-i Buhârî 3564 75 Resûlullah yalnız istiskâda ellerini koltuk altlarının beyazlığı görülecek kadar kaldırırdı. Enes · Sahîh-i Buhârî 3565 76 Resûlullah çadırdan çıktı; sanki şu an iki baldırının parıltısına bakıyorum. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 3566 77 Peygamber öyle konuşurdu ki sayan biri sözlerini saymak istese sayabilirdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 3567, 3568 78 Ramazan'da da başka zamanda da on bir rekâttan fazla kılmazdı; gözüm uyur, kalbim uyumaz, buyurdu. Ebû Seleme b. Abdurrahmân · Sahîh-i Buhârî 3569 79 Peygamberler de böyledir; gözleri uyur, kalpleri uyumaz. Şerîk b. Abdullah b. Ebû Nemir · Sahîh-i Buhârî 3570 80 Allah o obayı o kadın vasıtasıyla hidayete erdirdi; kadın müslüman oldu, onlar da müslüman oldular. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Buhârî 3571 81 Zevrâ'da Peygamber elini kaba koydu; su parmaklarının arasından kaynadı, topluluk abdest aldı. Enes · Sahîh-i Buhârî 3572 82 Suyun Resûlullah'ın parmaklarının altından kaynadığını gördüm; insanlar en sonuncularına kadar abdest aldı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3573 83 Peygamber dört parmağını kadehin üzerine uzattı ve: "Kalkın, abdest alın" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3574 84 Leğen avucunu içinde açamayacak kadar küçük geldi; parmaklarını birleştirip leğene koydu. Enes · Sahîh-i Buhârî 3575 85 Yüz bin kişi olsaydık bize yeterdi; Hudeybiye'de biz bin beş yüz kişiydik. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3576 86 Peygamber ağzını çalkalayıp suyu kuyuya püskürttü; çok geçmeden hem biz hem bineklerimiz kandık. Berâ · Sahîh-i Buhârî 3577 87 Resûlullah'ın sesini zayıf işittim; onda açlığı seziyorum. Yanında yiyecek bir şey var mı? Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3578 88 Biz olağanüstü alametleri bereket sayardık, siz ise onları korkutma sayıyorsunuz. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3579 89 Alacaklılara haklarını tam olarak ödedi; onlara verdiği kadarı da geriye kaldı. Câbir · Sahîh-i Buhârî 3580 90 Aldığımız her lokmanın altından ondan fazlası çoğalıyordu; nihayet doydular. Abdurrahmân b. Ebû Bekir · Sahîh-i Buhârî 3581 91 Bulutlara baktım; Medine'nin etrafında sanki bir taç gibi yarılıyordu. Enes · Sahîh-i Buhârî 3582 92 Minber edinilince hurma kütüğü inledi; Peygamber gelip elini onun üzerine sürdü. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3583 93 Hurma ağacı, yanında işittiği zikir için ağlıyordu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3584 94 O kütükten gebe develerin sesi gibi bir ses işittik; Peygamber elini üzerine koyunca sustu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3585 95 Ey müminlerin emiri! Seninle o fitne arasında kapalı bir kapı vardır; o kapı kırılacak. Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 3586 96 Sizden birinize öyle bir zaman gelecek ki beni görmesi, ailesi ve malının bir mislinden daha sevimli olacak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3587, 3588, 3589 97 Acemlerden Hûz ve Kirmân halkı ile savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3590 98 Kıyametten önce ayakkabıları kıldan olan bir kavimle savaşacaksınız. Kays · Sahîh-i Buhârî 3591 99 Kıyametten önce kıl ayakkabı giyen bir kavimle ve yüzleri kalkan gibi olan bir kavimle savaşacaksınız. Amr b. Tağlib · Sahîh-i Buhârî 3592 100 Yahudiler sizinle savaşacak, siz de onlara üstün getirileceksiniz. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3593 101 Aranızda Resûl'e arkadaşlık etmiş biri var mı, denilecek; evet diyecekler ve onlara fetih nasip olacak. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 3594 102 Ömrün uzun olursa hevdeçteki kadının Hîre'den gelip Allah'tan başka kimseden korkmadan Kâbe'yi tavaf ettiğini göreceksin. Adî b. Hâtim · Sahîh-i Buhârî 3595 103 Adî b. Hâtim'in diğer tariki: Hevdeçteki kadın Hîre'den gelip korkusuzca Kâbe'yi tavaf edecek. Adî b. Hâtim · Sahîh-i Buhârî 3595b 104 Ben sizin öncünüzüm; benden sonra şirke düşmenizden değil, dünya için birbirinizle yarışmanızdan korkuyorum. Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 3596 105 Peygamber, kalelerden birinin üzerinden bakıp fitnelerin yağmur damlaları gibi evlerin arasına düştüğünü haber verdi. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 3597 106 İçimizde salih kimseler varken helak olur muyuz? Evet, kötülük çoğaldığı zaman. Zeyneb bt. Cahş · Sahîh-i Buhârî 3598 107 Peygamber uyanıp: "Sübhânallah! Ne hazineler indirildi, ne fitneler indirildi!" buyurdu. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 3599 108 Koyunlarına iyi bak; zira bir zaman gelecek ki koyun, Müslümanın en hayırlı malı olacaktır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 3600 109 Fitneler olacak; o fitnelerde oturan ayakta durandan, ayakta duran yürüyenden daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3601, 3602 110 Üzerinizdeki hakkı yerine getirirsiniz, sizin olanı da Allah'tan istersiniz. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 3603 111 Kureyş'ten şu kabile insanları helak edecek; keşke insanlar onlardan uzak dursalar. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3604 112 Ümmetimin helaki Kureyş'ten birtakım gençlerin elleriyle olacaktır. Saîd b. Amr el-Ümevî · Sahîh-i Buhârî 3605 113 İnsanlar Resûlullah'a hayırdan sorardı; ben ise bana ulaşır korkusuyla ona şerden sorardım. Huzeyfe b. Yemân · Sahîh-i Buhârî 3606 114 Arkadaşlarım hayrı öğrendi, ben ise şerri öğrendim. Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 3607 115 Davaları bir olan iki topluluk birbiriyle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3608 116 Her biri Allah'ın elçisi olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı deccal çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3609 117 Yazıklar olsun sana! Ben adil olmazsam kim adil olur? Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 3610 118 Ahir zamanda yaşları küçük, akılları kıt bir topluluk gelecek; okun avı delip geçmesi gibi İslam'dan çıkarlar. Ali · Sahîh-i Buhârî 3611 119 Allah'a yemin ederim ki bu iş mutlaka tamamlanacaktır; fakat siz acele ediyorsunuz. Habbâb b. Eret · Sahîh-i Buhârî 3612 120 Sâbit'e git ve de ki: Sen cehennemliklerden değilsin, bilakis cennetliklerdensin. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3613 121 Kehf'i okuyan adamı bir bulut kapladı; Peygamber: "Oku ey falan! O, Kur'an için inen sekînettir" buyurdu. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3614 122 Ebû Bekir, hicret yolculuğunda çobandan süt alıp Peygamber'e içirdiğini ve Sürâka'nın peşlerine düştüğünü anlattı. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3615 123 Bir şey yok, inşallah temizlenmedir. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3616 124 Peygamber'e yazı yazarken dininden dönen adamı, defnedildikçe toprak dışarı attı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3617 125 Kisrâ helak olunca ondan sonra Kisrâ yoktur; Kayser helak olunca ondan sonra Kayser yoktur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3618 126 Kisrâ helak olunca ondan sonra Kisrâ yoktur; onların hazineleri Allah yolunda infak edilecektir. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Buhârî 3619 127 Benden şu parçayı istesen bile sana vermem; sen Allah'ın senin hakkındaki emrini aşamazsın. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3620, 3621 128 Rüyamda bir kılıç salladım, ucu koptu; meğer bu, Uhud günü müminlerin uğradığı musibet imiş. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Buhârî 3622 129 Cennet ehlinin kadınlarının efendisi olmaya razı olmaz mısın? Âişe · Sahîh-i Buhârî 3623, 3624 130 Fâtıma, Peygamber'in bu hastalıkta vefat edeceğini duyunca ağladı; ona ilk kendisinin kavuşacağını duyunca güldü. Âişe · Sahîh-i Buhârî 3625, 3626 131 Ömer, İbn Abbâs'ı yakın tutardı; ona Nasr sûresini sordu ve: Senin bildiğinden başkasını bilmiyorum, dedi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3627 132 İnsanlar çoğalacak, Ensâr ise azalacak; nihayet insanlar arasında yemekteki tuz mesabesinde olacaklar. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3628 133 Peygamber Hasan'ı minbere çıkarıp: "Bu oğlum bir efendidir" buyurdu. Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 3629 134 Peygamber, Ca'fer ve Zeyd'in ölüm haberini, haberleri gelmeden önce gözleri yaşararak verdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3630 135 Yaygılarınız var mı? Dikkat edin, sizin yaygılarınız olacak. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3631 136 Ümeyye b. Halef: "Allah'a yemin ederim ki Muhammed söz söylediğinde yalan söylemez" dedi. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 3632 137 İnsanlar arasında Ömer gibi iş gören bir dâhi görmedim; nihayet insanlar develerini sulayıp çöktürdüler. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3633 138 Ümmü Seleme, Peygamber'in yanında konuşan Cebrâil'i Dıhye sandı. Ebû Osmân · Sahîh-i Buhârî 3634 139 Abdullah b. Selâm: "Elini kaldır" dedi; el kalkınca Tevrat'taki recm âyeti göründü. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3635 140 Resûlullah zamanında ay iki parçaya ayrıldı; Peygamber: "Şahit olun" buyurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 3636 141 Mekke halkı Resûlullah'tan bir mucize istedi; o da onlara ayın yarılmasını gösterdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3637 142 Ay, Peygamber zamanında yarıldı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3638 143 İki sahâbî ayrılınca, önlerini aydınlatan lamba gibi ışıklardan biri her birinin yanında kaldı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3639 144 Ümmetimden bir kısım insanlar, Allah'ın emri kendilerine gelinceye kadar galip olmaya devam edecekler. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 3640 145 Ümmetimden Allah'ın emrini ayakta tutan bir topluluk eksik olmayacak; onları yardımsız bırakan zarar veremez. Muâviye · Sahîh-i Buhârî 3641 146 Peygamber'in bereket duasından sonra Urve toprak satın alsa bile ondan kâr ederdi. Urve · Sahîh-i Buhârî 3642, 3643 147 Kıyamet gününe kadar atların alınlarında hayır vardır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3644 148 Atların alınlarına hayır bağlanmıştır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3645 149 At üç kişi içindir: Bir adam için ecir, bir adam için örtü, bir adamın üzerine de günahtır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3646 150 Hayberliler Peygamber'i görünce: "Muhammed ve ordu!" deyip koşarak kaleye sığındılar. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3647 151 Ey Allah'ın Resûlü! Senden çok şey işitiyorum, fakat unutuyorum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3648 152 Allah Kureyş'ten Hâşimoğulları'nı seçti, beni de Hâşimoğulları'ndan seçti. Vâsile b. el-Eska' · Câmiu't-Tirmizî 3605 153 Allah İsmâil'in çocuklarından Kinâne'yi seçti; beni de Hâşimoğulları'ndan seçti. Vâsile b. el-Eska' · Câmiu't-Tirmizî 3606 154 Ben şahsım bakımından da onların en hayırlısıyım, hane bakımından da en hayırlısıyım. Abbâs b. Abdülmuttalib · Câmiu't-Tirmizî 3607 155 Ben Abdülmuttalib oğlu Abdullah oğlu Muhammed'im; Allah beni hane bakımından en hayırlıları içinde kıldı. Muttalib b. Ebû Vedâa · Câmiu't-Tirmizî 3608 156 Nübüvvet sana ne zaman vacip oldu? Âdem ruh ile ceset arasında iken. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3609 157 Ben Rabbimin katında Âdemoğullarının en değerlisiyim; bunda övünme yoktur. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3610 158 Arş'ın sağında dururum; mahlukattan hiç kimse benden başka o makamda durmaz. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3611 159 Vesîle cennetteki en yüksek derecedir; ona yalnız bir kişi ulaşır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3612 160 Peygamberler arasında benim misalim, bir tuğlalık yeri boş bırakılmış güzel bir evin misali gibidir. Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 3613 161 Kim benim için vesîleyi isterse ona şefaat helal olur. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 3614 162 Ben kıyamet günü Âdemoğullarının efendisiyim; bunda övünme yoktur. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 3615 163 Haberiniz olsun, ben de Allah'ın habîbiyim; bunda övünme yoktur. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3616 164 Tevrat'ta Muhammed'in vasfı yazılıdır; Meryem oğlu Îsâ da onunla birlikte defnedilecektir. Abdullah b. Selâm · Câmiu't-Tirmizî 3617 165 Resûlullah'ın Medine'ye girdiği gün oradaki her şey aydınlandı, vefat ettiği gün de karardı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3618 166 Resûlullah benden büyüktür; ben ise doğum bakımından ondan önceyim. Kays b. Mahreme · Câmiu't-Tirmizî 3619 167 Bu, âlemlerin efendisidir; Allah onu âlemlere rahmet olarak gönderecektir. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Câmiu't-Tirmizî 3620 168 Resûlullah'a kırk yaşındayken vahiy indirildi; Mekke'de on üç, Medine'de on yıl kaldı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3621 169 Peygamber altmış beş yaşındayken vefat etti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3622 170 Allah onu kırk yaşının başında gönderdi; başında ve sakalında yirmi beyaz kıl yoktu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3623 171 Mekke'de, peygamber olarak gönderildiğim gecelerde bana selam veren bir taş vardır. Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 3624 172 Sabahtan geceye kadar bir kaptan sırayla yiyorduk; on kişi kalkıyor, on kişi oturuyordu. Semüre b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 3625 173 Mekke'de karşısına çıkan her dağ ve ağaç ona selam veriyordu. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3626 174 Minber yapılınca hurma kütüğü dişi devenin inlemesi gibi inledi; Peygamber inip ona dokununca sustu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3627 175 Şu hurma ağacındaki şu salkımı çağırırsam, benim Allah'ın Resûlü olduğuma şahitlik eder misin? Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3628 176 Resûlullah elini Ebû Zeyd'in yüzüne sürüp dua etti; yüz yirmi yıl yaşadı, başında birkaç beyaz kıl vardı. Ebû Zeyd b. Ahtab · Câmiu't-Tirmizî 3629 177 Ümmü Süleym'in birkaç arpa ekmeğiyle yetmiş ya da seksen kişinin doyması Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3630 178 İkindi vakti suyun parmaklarının altından fışkırdığını gördüm; insanlar sonuncusuna kadar abdest aldı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3631 179 Nübüvvetin başlangıcında gördüğü her şey sabahın aydınlığı gibi gerçekleşir, ona yalnızlık sevdirilirdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3632 180 Peygamber ile birlikte yemek yerdik ve yemeğin tesbihini işitirdik. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3633 181 Hâris b. Hişâm'a: Vahiy bazen bana çan sesi gibi gelir; bu bana en ağır gelenidir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3634 182 Kırmızı hulle içinde lümme sahibi olup Resûlullah'tan daha güzel kimse görmedim. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3635 183 Resûlullah'ın yüzü kılıç gibi değil, ay gibiydi. Ebû İshâk · Câmiu't-Tirmizî 3636 184 Resûlullah yürüdüğünde, sanki yokuş aşağı iniyormuş gibi öne meyilli yürürdü. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3637 185 Onu ansızın gören ondan heybetlenir, onu tanıyarak düşüp kalkan onu severdi. Ali b. Ebû Tâlib'in soyundan İbrâhîm b. Muhammed · Câmiu't-Tirmizî 3638 186 Resûlullah, yanında oturanın ezberleyebileceği açık seçik sözlerle konuşurdu. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3639 187 Resûlullah, kendisinden anlaşılsın diye sözü üç kez tekrarlardı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3640 188 Resûlullah'tan daha çok tebessüm eden kimse görmedim. Abdullah b. el-Hâris b. Cez' · Câmiu't-Tirmizî 3641 189 Resûlullah'ın gülmesi ancak tebessümden ibaretti. Abdullah b. el-Hâris b. Cez' · Câmiu't-Tirmizî 3642 190 Sâib b. Yezîd, Peygamber'in abdest suyundan içti ve iki omzu arasındaki nübüvvet mührünü gördü. Sâib b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 3643 191 Resûlullah'ın iki omzu arasındaki mühür, güvercin yumurtası gibi kırmızı bir et kabarcığıydı. Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 3644 192 Resûlullah ancak tebessüm ederek gülerdi; ona bakan, gözlerini sürmeli sanırdı. Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 3645 193 Peygamber geniş ağızlı, gözleri eşkel ve topukları az etli idi. Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 3646 194 Simâk, Peygamber'in geniş ağzını, uzun göz yarığını ve az etli topuklarını açıkladı. Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 3647 195 Resûlullah'tan daha güzel bir şey görmedim; sanki güneş yüzünde dolaşıyordu. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3648 196 Peygamberler bana gösterildi; Cibrîl'e en çok benzeyen Dihye'dir. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 3649 197 Resûlullah altmış beş yaşında iken vefat etti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3650 198 İbn Abbâs'a göre Peygamber altmış beş yaşında vefat etti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3651 199 Peygamber, kendisine vahyedilirken Mekke'de on üç yıl kaldı ve altmış üç yaşında vefat etti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3652 200 Muâviye: Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer altmış üç yaşında vefat etti; ben de altmış üç yaşındayım. Cerîr b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3653 201 Âişe'ye göre Peygamber altmış üç yaşında iken vefat etti. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3654 202 Eğer bir halîl edinecek olsaydım, İbn Ebû Kuhâfe'yi halîl edinirdim. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3655 203 Ebû Bekir efendimiz, en hayırlımız ve Resûlullah'a en sevgili olanımızdır. Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 3656 204 Âişe'ye göre Resûlullah'a en sevgili sahâbîler Ebû Bekir, Ömer ve Ebû Ubeyde idi. Abdullah b. Şakîk · Câmiu't-Tirmizî 3657 205 Yüksek derece ehli ufukta doğan yıldız gibi görülür; Ebû Bekir ile Ömer de onlardandır. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 3658 206 Arkadaşlığı ve malı bakımından bize İbn Ebû Kuhâfe'den daha çok iyiliği dokunan hiç kimse yoktur. Ebü'l-Muallâ · Câmiu't-Tirmizî 3659 207 Mescitte Ebû Bekir'in küçük kapısı dışında hiçbir küçük kapı (havha) bırakılmasın. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3660 208 Ebû Bekir'in bizde öyle bir iyiliği vardır ki kıyamet günü onun karşılığını Allah verecektir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3661 209 Benden sonraki şu iki kişiye, Ebû Bekir ile Ömer'e uyun. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 3662 210 Aranızda ne kadar kalacağımı bilmiyorum; benden sonraki şu iki kişiye uyun. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 3663 211 Bu ikisi, peygamberler ve resuller hariç, cennet ehlinin olgun yaşlılarının efendileridir. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3664 212 Bu ikisi cennet ehlinin olgun yaşlılarının efendileridir; ey Ali, onlara bunu haber verme. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3665 213 Ebû Bekir ile Ömer, öncekilerden ve sonrakilerden cennet ehli olgun yaşlıların efendileridir. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3666 214 İnsanlar içinde buna en lâyık olan ben değil miyim? İlk Müslüman olan ben değil miyim? Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3667 215 Ebû Bekir ve Ömer ona bakarlar, o da onlara bakardı; onlar ona tebessüm ederler, o da onlara tebessüm ederdi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3668 216 Ebû Bekir ve Ömer'in ellerinden tutarak: Kıyamet günü işte böyle diriltileceğiz. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3669 217 Sen benim havuz başındaki arkadaşım ve mağaradaki arkadaşımsın. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3670 218 Ebû Bekir ve Ömer hakkında: Bu ikisi kulak ve gözdür. Abdullah b. Hantab · Câmiu't-Tirmizî 3671 219 Siz, Yûsuf'un yanındaki kadınlar gibisiniz! Ebû Bekir'e söyleyin, insanlara namaz kıldırsın. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3672 220 İçlerinde Ebû Bekir bulunan bir topluluğa ondan başkasının imamlık yapması uygun değildir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3673 221 Cennet kapılarının hepsinden çağrılacak kimse var mı? Evet, senin de onlardan olmanı umarım. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3674 222 Ailene ne bıraktın? Onlara Allah'ı ve Resûlü'nü bıraktım. Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 3675 223 Seni bulamazsam ne dersin? Beni bulamazsan Ebû Bekir'e git. Cübeyr b. Mut'im · Câmiu't-Tirmizî 3676 224 Ben ancak çift sürmek için yaratıldım diyen inek hakkında: Ben, Ebû Bekir ve Ömer buna iman ettik. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3677 225 Peygamber, Ebû Bekir'in kapısı dışındaki kapıların kapatılmasını emretti. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3678 226 Sen, Allah'ın ateşten azat ettiği kimsesin; o günden itibaren Atîk diye adlandırıldı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3679 227 Gökteki iki vezirim Cebrâil ve Mîkâil, yerdeki iki vezirim Ebû Bekir ve Ömer'dir. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3680 228 Allah'ım! İslâm'ı şu iki adamdan sana daha sevimli olanıyla, Ebû Cehil ile ya da Ömer ile aziz kıl. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3681 229 Allah hakkı Ömer'in diline ve kalbine koymuştur. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3682 230 Allah'ım! İslâm'ı Ebû Cehil b. Hişâm ile ya da Ömer ile aziz kıl. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3683 231 Güneş, Ömer'den daha hayırlı bir adamın üzerine doğmamıştır. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3684 232 Ebû Bekir ve Ömer'i küçümseyen bir adamın Peygamber'i sevdiğini sanmıyorum. Muhammed b. Sîrîn · Câmiu't-Tirmizî 3685 233 Benden sonra bir peygamber olsaydı, Ömer b. el-Hattâb olurdu. Ukbe b. Âmir · Câmiu't-Tirmizî 3686 234 Bana bir kadeh süt getirildi; ondan içtim, artanımı da Ömer'e verdim. Bunu ilme yordum. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3687 235 Cennette altından bir köşk gördüm; Kureyş'ten bir gencin, Ömer b. el-Hattâb'ınmış. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3688 236 Ey Bilâl! Cennete beni hangi şeyle geçtin? Ne zaman girdiysem önümde senin ayak sesini işittim. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 3689 237 Ey Ömer! Şeytan gerçekten senden korkar. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 3690 238 İnsan ve cin şeytanlarının Ömer'den kaçtığını görüyorum. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3691 239 Yerin ilk yarılacağı kişi benim; sonra Ebû Bekir, sonra Ömer. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3692 240 Ümmetimde muhaddes biri varsa o, Ömer b. el-Hattâb'dır. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3693 241 Yanınıza cennet ehlinden bir adam çıkagelecek, buyurdu; Ebû Bekir, sonra Ömer çıkageldi. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3694 242 Kurdun konuşmasına ben iman ettim; Ebû Bekir ve Ömer de. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3695 243 Sakin ol Hirâ! Üzerinde ancak bir peygamber, bir sıddîk ya da bir şehit vardır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3696 244 Sabit dur ey Uhud! Üzerinde ancak bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehit vardır. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3697 245 Her peygamberin bir arkadaşı vardır; benim cennetteki arkadaşım da Osmân'dır. Talha b. Ubeydullah · Câmiu't-Tirmizî 3698 246 Kuşatılan Osmân, Hirâ, Usret ordusu ve Rûme kuyusu ile ilgili faziletlerini hatırlattı. Ebû Abdurrahman es-Sülemî · Câmiu't-Tirmizî 3699 247 Bundan sonra yaptıklarından Osmân'a bir sorumluluk yoktur. Abdurrahman b. Habbâb · Câmiu't-Tirmizî 3700 248 Bugünden sonra yaptıkları Osmân'a zarar vermez. Abdurrahman b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 3701 249 Osmân, Allah'ın ve Resûlü'nün işi için gitmiştir. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3702 250 Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki benim şehit olduğuma şahitlik ettiler. Sümâme b. Hazn el-Kuşeyrî · Câmiu't-Tirmizî 3703 251 Fitneler zamanında bu adam hidayet üzere olacaktır; baktım ki Osmân b. Affân. Ebü'l-Eş'as es-San'ânî · Câmiu't-Tirmizî 3704 252 Ey Osmân! Allah sana bir gömlek giydirirse, onu çıkarmanı isterlerse çıkarma. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3705 253 İbn Ömer, Osmân'ın Uhud, Bedir ve Rıdvan bey'atiyle ilgili durumunu Mısırlı adama açıkladı. Osmân b. Abdullah b. Mevheb · Câmiu't-Tirmizî 3706 254 Resûlullah hayattayken biz, "Ebû Bekir, Ömer ve Osmân" derdik. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3707 255 Resûlullah bir fitneden söz edip Osmân için: Bu, onda zulmen öldürülecek. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3708 256 O, Osmân'a buğzederdi; Allah da ona buğzetti. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 3709 257 Ona kapıyı aç ve başına gelecek bir belâ ile birlikte onu cennetle müjdele. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Câmiu't-Tirmizî 3710 258 Osmân ev kuşatması günü: Resûlullah bana bir ahid verdi; ben de ona sabrediyorum. Ebû Sehle · Câmiu't-Tirmizî 3711 259 Ali'den ne istiyorsunuz? Ali bendendir, ben de ondanım; o, benden sonra her mü'minin velîsidir. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 3712 260 Peygamber buyurdu: Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Ebû Serîha ya da Zeyd b. Erkam –Şu'be hangisi olduğunda şüphe etmiştir– · Câmiu't-Tirmizî 3713 261 Allah Ebû Bekir'e, Ömer'e, Osmân'a ve Ali'ye rahmet etsin; Allah'ım, hakkı Ali ile beraber döndür. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3714 262 Ey Kureyş! Ya vazgeçersiniz ya da Allah üzerinize boyunlarınızı vuracak birini gönderir; o, nalını yamayandır. Rib'î b. Hirâş · Câmiu't-Tirmizî 3715 263 Peygamber'in Ali b. Ebû Tâlib'e sözü: Sen bendensin, ben de sendenim. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3716 264 Biz Ensâr topluluğu, münafıkları Ali b. Ebû Tâlib'e buğzetmelerinden tanırdık. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3717 265 Ali'yi münafık sevmez, mü'min de ona buğzetmez. Müsâvir el-Himyerî'nin annesi · Câmiu't-Tirmizî 3717 266 Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti: Ali, Ebû Zer, Mikdâd ve Selmân. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 3718 267 Ali bendendir, ben de Ali'denim; benim adıma ancak ben ya da Ali eda eder. Hubşî b. Cünâde · Câmiu't-Tirmizî 3719 268 Sen dünyada ve âhirette benim kardeşimsin. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3720 269 Allah'ım, yarattıklarının sana en sevimlisini gönder de bu kuşu benimle yesin; Ali geldi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3721 270 Resûlullah'tan istediğimde bana verirdi; sustuğumda ise kendisi bana başlardı. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3722 271 Ben hikmetin eviyim, Ali de onun kapısıdır. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3723 272 Sa'd, Muâviye'ye Ali hakkında üç şeyi hatırladığı sürece ona asla sövmeyeceğini söyledi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 3724 273 Allah'ı ve Resûlü'nü seven, Allah'ın ve Resûlü'nün de sevdiği bir adam hakkında ne düşünürsün? Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3725 274 Onunla ben gizlice konuşmadım, fakat Allah onunla gizlice konuştu. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 3726 275 Ey Ali! Bu mescitte benden ve senden başka hiç kimsenin cünüp olması helâl değildir. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 3727 276 Peygamber'e pazartesi günü peygamberlik verildi, Ali de salı günü namaz kıldı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3728 277 Resûlullah'tan bir şey istediğimde bana verirdi; sustuğumda da kendisi bana başlardı. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3729 278 Sen bana göre, Hârûn'un Mûsâ'ya göre olduğu konumdasın; ancak benden sonra peygamber yoktur. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3730 279 Ali'ye: Sen bana göre Hârûn'un Mûsâ'ya göre konumundasın, ancak benden sonra peygamber yoktur. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 3731 280 Resûlullah, Ali'nin kapısı dışında (mescide açılan) kapıların kapatılmasını emretti. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3732 281 Kim beni, bu ikisini, babalarını ve annelerini severse, kıyamet günü benimle birlikte benim derecemde olur. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3733 282 İbn Abbâs: İlk namaz kılan Ali'dir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3734 283 Zeyd b. Erkam: İlk Müslüman olan Ali'dir; İbrâhîm en-Nehaî ise Ebû Bekir'dir dedi. Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 3735 284 Seni ancak mümin sever, sana ancak münafık buğzeder. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3736 285 Allah'ım! Bana Ali'yi göstermeden canımı alma. Ümmü Atıyye · Câmiu't-Tirmizî 3737 286 Uhud'da Peygamber, Talha'nın üzerine basarak kayaya çıktı ve: Talha cenneti hak etti, buyurdu. Zübeyr · Câmiu't-Tirmizî 3738 287 Yeryüzünde yürüyen bir şehide bakmak kimi sevindirirse, Talha b. Ubeydullah'a baksın. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3739 288 Talha, Allah'a verdiği sözünü yerine getirenlerdendir. Mûsâ b. Talha · Câmiu't-Tirmizî 3740 289 Talha ve Zübeyr, cennette benim iki komşumdur. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3741 290 Talha'yı görünce: İşte bu, sözünü yerine getirenlerdendir, buyurdu. Talha · Câmiu't-Tirmizî 3742 291 Kurayza günü Resûlullah, Zübeyr için anne ve babasını bir arada anarak: Anam babam sana feda olsun, dedi. Zübeyr · Câmiu't-Tirmizî 3743 292 Her peygamberin bir havârîsi vardır; benim havârîm de Zübeyr b. Avvâm'dır. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3744 293 Ahzâb günü: Bize o topluluğun haberini kim getirir? buyurdu; Zübeyr her defasında: Ben, dedi. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 3745 294 Zübeyr: Bende Resûlullah ile birlikte yaralanmamış hiçbir uzuv yoktur. Hişâm b. Urve · Câmiu't-Tirmizî 3746 295 Ebû Bekir, Ömer, Osmân, Ali, Talha, Zübeyr, Abdurrahman, Sa'd, Saîd ve Ebû Ubeyde cennettedir. Abdurrahman b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 3747 296 On kişi cennettedir; onuncusunu soranlara Saîd b. Zeyd: Ebü'l-A'ver cennettedir, dedi. Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 3748 297 Benden sonra sizin durumunuz beni kaygılandıran şeylerdendir; size ancak sabredenler sabredebilecektir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3749 298 Abdurrahman b. Avf, mü'minlerin annelerine dört yüz bine satılan bir bahçe vasiyet etti. Ebû Seleme · Câmiu't-Tirmizî 3750 299 Allah'ım! Sa'd sana dua ettiğinde ona icabet et! Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 3751 300 Bu benim dayımdır. Haydi biri bana dayısını göstersin! Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3752 301 Uhud günü Sa'd'a: At, anam babam sana feda olsun! At, ey güçlü delikanlı! Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3753 302 Sa'd b. Ebû Vakkâs: Resûlullah Uhud günü benim için anne ve babasını bir araya getirdi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 3754 303 At, Sa'd! Anam babam sana feda olsun! Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3755 304 Keşke salih bir adam bu gece beni korusa! Silah şakırtısı geldi; gelen Sa'd b. Ebû Vakkâs'tı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3756 305 Dokuz kişinin cennette olduğuna şahitlik ederim; onuncusu için de şahitlik etsem günaha girmem. Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl · Câmiu't-Tirmizî 3757 306 Kim amcama eziyet ederse bana eziyet etmiş olur; çünkü kişinin amcası babasının sinvidir. Abdülmuttalib b. Rebîa b. el-Hâris b. Abdülmuttalib · Câmiu't-Tirmizî 3758 307 Âişe'ye göre Peygamber'in en sevdiği sahâbîler: Ebû Bekir, sonra Ömer, sonra Ebû Ubeyde; sonra sustu. Abdullah b. Şakîk · Câmiu't-Tirmizî 3758 308 Abbâs bendendir, ben de ondanım. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3759 309 Ebû Bekir ne güzel adamdır! Ömer ne güzel adamdır! Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh ne güzel adamdır! Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3759 310 Peygamber Abbâs hakkında Ömer'e: Kişinin amcası babasının sınvudur, buyurdu. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3760 311 Abbâs, Resûlullah'ın amcasıdır; kişinin amcası babasının sınvudur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3761 312 Allah'ım! Abbâs'ı ve çocuklarını hiçbir günah bırakmayan açık ve gizli bir mağfiretle bağışla. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3762 313 Ca'fer'i cennette meleklerle birlikte uçarken gördüm. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3763 314 Resûlullah'tan sonra ayakkabı giyip bineğe binenlerin hiçbiri Ca'fer'den daha faziletli değildir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3764 315 Peygamber Ca'fer'e: Yaratılışça da ahlâkça da bana benzedin, buyurdu. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3765 316 Ca'fer yoksulları sever, onlarla otururdu; Resûlullah ona Ebü'l-Mesâkîn künyesini verirdi. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3766 317 Ca'fer'in yanında bir şey bulunmayınca bal küpünü kırdı, biz de ondan yalamaya başladık. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3767 318 Hasan ve Hüseyin, cennet ehli gençlerinin efendileridir. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3768 319 Bunlar benim iki oğlum ve kızımın iki oğludur. Allah'ım! Ben onları seviyorum; sen de onları sev. Üsâme b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 3769 320 Hasan ile Hüseyin, onlar benim dünyadaki iki reyhânımdır. Abdurrahman b. Ebû Nu'm · Câmiu't-Tirmizî 3770 321 Ümmü Seleme, Resûlullah'ı rüyada başı ve sakalı toz içinde gördü: "Az önce Hüseyin'in öldürülüşüne şahit oldum." Selmâ · Câmiu't-Tirmizî 3771 322 Ehl-i beytinden sana en sevimli olan kimdir? "Hasan ile Hüseyin" buyurdu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3772 323 Şu oğlum bir efendidir; Allah onun eliyle iki büyük topluluğun arasını düzeltecektir. Ebû Bekre · Câmiu't-Tirmizî 3773 324 Şu iki çocuğa baktım, yürüyor ve tökezliyorlardı; dayanamadım, sözümü kesip onları kaldırdım. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 3774 325 Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim. Hüseyin'i seveni Allah sever. Ya'lâ b. Mürre · Câmiu't-Tirmizî 3775 326 Onlardan hiçbiri Resûlullah'a Hasan b. Ali'den daha çok benzemezdi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3776 327 Resûlullah'ı gördüm; Hasan b. Ali ona benzerdi. Ebû Cuhayfe · Câmiu't-Tirmizî 3777 328 Hüseyin'in başı İbn Ziyâd'a getirildi; Enes: "O, Resûlullah'a en çok benzeyenlerdendi" dedi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3778 329 Hasan göğüsten başa kadar, Hüseyin de bundan aşağısında Peygamber'e en çok benzeyendi. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3779 330 Bir yılan başların arasından süzülüp Ubeydullah b. Ziyâd'ın burun deliklerine girdi, sonra çıkıp gitti. Umâre b. Umeyr · Câmiu't-Tirmizî 3780 331 Yeryüzüne hiç inmemiş bir melek, Fâtıma ile Hasan ve Hüseyin'in cennet ehlinin efendileri olduğunu müjdeledi. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 3781 332 Peygamber Hasan ile Hüseyin'i gördü ve: "Allah'ım! Ben onları seviyorum, sen de onları sev" buyurdu. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3782 333 Peygamber Hasan b. Ali'yi omzuna koymuş, "Allah'ım! Ben onu seviyorum, sen de onu sev" diyordu. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3783 334 Ey çocuk, ne güzel bir bineğe bindin! Peygamber: "O da ne güzel biniciddir!" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3784 335 Her peygambere yedi seçkin verildi; bana ise on dört verildi. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3785 336 Size öyle bir şey bıraktım ki ona tutunursanız asla sapmazsınız: Allah'ın Kitabı ve Ehl-i beytim. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3786 337 Allah'ım! Bunlar benim Ehl-i beytimdir; onlardan günahı gider ve onları tertemiz yap. Peygamber'in üvey oğlu Ömer b. Ebû Seleme · Câmiu't-Tirmizî 3787 338 Allah'ın Kitabı ile Ehl-i beytim, Havz'ın başında yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmayacaklardır. Ebû Saîd el-Hudrî ve Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 3788 339 Sizi nimetlerinden beslediği için Allah'ı sevin, Allah'ı sevdiğiniz için beni, beni sevdiğiniz için Ehl-i beytimi sevin. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3789 340 Ümmetime karşı ümmetimin en merhametlisi Ebû Bekir'dir; Allah'ın emri hususunda en çetinleri Ömer'dir. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3790 341 Ümmetimin en merhametlisi Ebû Bekir, Allah'ın Kitabını en iyi okuyanı Übey, ferâizi en iyi bileni Zeyd'dir. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3791 342 Allah bana, sana "Lem yekünillezîne keferû" sûresini okumamı emretti. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3792 343 Allah katında dinin özü Yahudilik ve Hristiyanlık değil, (Allah'a) teslim olan Hanîfliktir. Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 3793 344 Resûlullah zamanında Kur'an'ı, hepsi de Ensâr'dan olan dört kişi topladı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3794 345 Ebû Bekir, Ömer, Ebû Ubeyde, Üseyd b. Hudayr, Sâbit b. Kays ve iki Muâz ne güzel adamlardır! Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3795 346 Sizinle hakkıyla emin olan bir emin göndereceğim. Huzeyfe b. el-Yemân · Câmiu't-Tirmizî 3796 347 Cennet üç kişiye özlem duyar: Ali'ye, Ammâr'a ve Selmân'a. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3797 348 Ona izin verin. Temiz ve tertemiz kılınmış olana merhaba! Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3798 349 Ammâr iki iş arasında serbest bırakıldıysa mutlaka onların en doğru olanını seçmiştir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3799 350 Aranızda ne kadar kalacağımı bilmiyorum; benden sonra şu ikisine, Ebû Bekir ile Ömer'e uyun. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 3799 351 Müjdeler olsun Ammâr! Seni azgın topluluk öldürecek. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3800 352 Gök kubbe Ebû Zer'den daha doğru sözlü birini gölgelememiş, yeryüzü de taşımamıştır. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 3801 353 Gök kubbe, Îsâ'ya benzeyen Ebû Zer'den daha doğru sözlü ve daha vefalı birini gölgelememiştir. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 3802 354 Abdullah b. Selâm'ın, Osman'ı öldürmek isteyenlere "Bu adam konusunda Allah'tan korkun" demesi. Abdullah b. Selâm'ın kardeşinin oğlu · Câmiu't-Tirmizî 3803 355 İlim ve iman yerli yerindedir; kim onları ararsa bulur. İlmi dört kişinin yanında arayın. Yezîd b. Amîre · Câmiu't-Tirmizî 3804 356 Ebû Bekir ile Ömer'e uyun, Ammâr'ın yolunu yol edinin ve İbn Mes'ûd'un ahdine sarılın. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3805 357 İbn Mes'ûd'u, annesiyle Peygamber'in yanına girip çıkmasından dolayı ev halkından sandık. Ebû Mûsâ · Câmiu't-Tirmizî 3806 358 Gidişat ve tavır bakımından Resûlullah'a insanların en yakın olanı İbn Mes'ûd'du. Abdurrahman b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 3807 359 İstişare olmaksızın birini emir tayin edecek olsaydım, onların başına İbn Ümmü Abd'i tayin ederdim. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3808 360 İstişaresiz birini emir yapacak olsaydım, İbn Ümmü Abd'i emir yapardım. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3809 361 Kur'an'ı dört kişiden alın: İbn Mes'ûd, Übey b. Ka'b, Muâz b. Cebel ve Ebû Huzeyfe'nin azatlısı Sâlim. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 3810 362 Aranızda duası kabul olunan Sa'd, İbn Mes'ûd, Huzeyfe, Ammâr ve iki kitap sahibi Selmân yok mu? Hayseme b. Ebû Sebre · Câmiu't-Tirmizî 3811 363 Huzeyfe size ne rivayet ederse onu tasdik edin; Abdullah size ne okutursa onu okuyun. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 3812 364 Ömer: Resûlullah'ın sevdiğini kendi sevdiğime tercih ettim. Eslem, Ömer b. el-Hattâb'dan · Câmiu't-Tirmizî 3813 365 Onları babalarına nispet ederek çağırın âyeti inene kadar Zeyd'i Zeyd b. Muhammed diye çağırırdık. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3814 366 Zeyd b. Hârise: Ey Allah'ın Resûlü! Allah'a yemin olsun ki seni hiç kimseye tercih etmem. Zeyd'in kardeşi Cebele b. Hârise · Câmiu't-Tirmizî 3815 367 Üsâme'nin emirliğine dil uzatıyorsanız, daha önce babasının emirliğine de dil uzatıyordunuz. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3816 368 Resûlullah ellerini Üsâme'nin üzerine koyup kaldırıyordu; benim için dua ettiğini anladım. Üsâme b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 3817 369 Ey Âişe! Üsâme'yi sev, çünkü ben onu seviyorum. Mü'minlerin annesi Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3818 370 Ailemden bana en sevimli olan, Allah'ın ve benim kendisine nimet verdiğimiz Üsâme b. Zeyd'dir. Üsâme b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 3819 371 Müslüman olduğumdan beri Resûlullah beni hiç geri çevirmedi ve beni her gördüğünde güldü. Cerîr b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3820 372 Müslüman olduğumdan beri Resûlullah beni her gördüğünde tebessüm etti. Cerîr · Câmiu't-Tirmizî 3821 373 İbn Abbâs Cebrâil'i iki defa gördü; Peygamber de onun için iki defa dua etti. Ebû Cehdam · Câmiu't-Tirmizî 3822 374 Resûlullah, Allah'ın bana hikmet vermesi için iki defa dua etti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3823 375 Resûlullah İbn Abbâs'ı bağrına bastı ve: Allah'ım! Ona hikmeti öğret, buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3824 376 İbn Ömer'in rüyası: Elindeki ipek parçası onu cennette işaret ettiği yere uçuruyordu. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3825 377 Peygamber, Esmâ'nın doğan oğluna Abdullah adını verdi ve onu elindeki bir hurmayla tahnîk etti. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3826 378 Resûlullah benim için üç dua etti; ikisini dünyada gördüm, üçüncüsünü ahirette umuyorum. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3827 379 Peygamber bazen Enes'e şakayla "Ey iki kulaklı!" derdi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3828 380 Allah'ım! Enes'in malını ve çocuğunu çoğalt, ona verdiğin şeyde de onu bereketli kıl. Enes b. Mâlik, Ümmü Süleym'den · Câmiu't-Tirmizî 3829 381 Resûlullah toplamakta olduğum bir bitkiden dolayı bana künye verdi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3830 382 Ey Sâbit! Benden al; ben onu Resûlullah'tan, o Cebrâil'den, Cebrâil de Allah Teâlâ'dan aldı. Sâbit el-Bünânî · Câmiu't-Tirmizî 3831 383 Zeyd b. Hubâb tarikiyle Enes: Ey Sâbit, benden al; ben onu Resûlullah'tan aldım. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3832 384 Enes'in yılda iki kez meyve veren ve içinde misk kokulu reyhan bulunan bir bahçesi vardı. Ebû Halde · Câmiu't-Tirmizî 3833 385 Peygamber yere serdiğim elbisemi alıp kalbimin üzerinde topladı; ondan sonra hiçbir hadisi unutmadım. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3834 386 Ridânı yay, buyurdu; yaydım, o da pek çok hadis anlattı ve hiçbirini unutmadım. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3835 387 Ey Ebû Hüreyre! Sen Resûlullah'tan en çok ayrılmayanımız ve hadisini en iyi ezberleyenimizdin. Velîd b. Abdurrahman · Câmiu't-Tirmizî 3836 388 Talha: Ebû Hüreyre yoksul ve Resûlullah'ın misafiriydi; bizim işitmediklerimizi işittiğinden şüphe etmiyorum. Mâlik b. Ebû Âmir · Câmiu't-Tirmizî 3837 389 Devs'te içinde hayır bulunan bir kimse olduğunu sanmazdım. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3838 390 Peygamber'in bereket duası ettiği hurma torbası, Osmân öldürülene kadar Ebû Hüreyre'nin belinden ayrılmadı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3839 391 Küçük bir kedim vardı, onunla oynardım; bu yüzden bana Ebû Hüreyre künyesini verdiler. Abdullah b. Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 3840 392 Resûlullah'tan benden çok hadis rivayet eden yoktur; ancak Abdullah b. Amr yazardı, ben ise yazmazdım. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3841 393 Allah'ım! Muâviye'yi doğru yolu gösteren ve doğru yola eriştirilmiş biri kıl ve onunla hidayete erdir. Resûlullah'ın ashabından Abdurrahman b. Ebû Umeyre · Câmiu't-Tirmizî 3842 394 Muâviye'yi ancak hayırla anın; Resûlullah'ı ‘Allah'ım! Onunla hidayete erdir’ buyururken işittim. Ebû İdrîs el-Havlânî · Câmiu't-Tirmizî 3843 395 İnsanlar Müslüman oldu, Amr b. el-Âs ise iman etti. Ukbe b. Âmir · Câmiu't-Tirmizî 3844 396 Amr b. el-Âs, Kureyş'in salihlerindendir. Talha b. Ubeydullah · Câmiu't-Tirmizî 3845 397 Hâlid b. Velîd Allah'ın ne iyi kuludur! Allah'ın kılıçlarından bir kılıçtır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3846 398 Buna mı hayret ediyorsunuz? Sa'd b. Muâz'ın cennetteki mendilleri bundan daha güzeldir. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3847 399 Sa'd b. Muâz için Rahmân'ın Arşı titredi. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3848 400 Sa'd b. Muâz'ın cenazesini melekler taşıyordu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3849 401 Kays b. Sa'd, Peygamber'in yanında emirin yanındaki zabıta başkanı konumundaydı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3850 402 Resûlullah yanıma ne katıra ne de beygire binmiş olarak geldi. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3851 403 Resûlullah deve gecesi benim için yirmi beş defa istiğfar etti. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 3852 404 Mus'ab b. Umeyr öldüğünde başını ve ayaklarını birden örtmeye yetmeyen bir elbiseden başka bir şey bırakmadı. Habbâb · Câmiu't-Tirmizî 3853 405 Kendisine aldırış edilmeyen nice kimse Allah adına yemin etse Allah onu doğrular; Berâ b. Mâlik de onlardandır. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3854 406 Ey Ebû Mûsâ! Sana Dâvûd ailesinin mizmarlarından bir mizmar verilmiştir. Ebû Mûsâ · Câmiu't-Tirmizî 3855 407 Hendek kazılırken: Allah'ım! Ahiret hayatından başka hayat yoktur; Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla. Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 3856 408 Allah'ım! Ahiret hayatından başka hayat yoktur; Ensâr'a ve Muhâcirlere ikram et. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3857 409 Beni gören ya da beni göreni gören bir müslümana ateş dokunmaz. Talha b. Hırâş · Câmiu't-Tirmizî 3858 410 İnsanların en hayırlısı benim asrımdakilerdir; sonra yeminleri şahitliklerini geçen bir topluluk gelir. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3859 411 Ağacın altında bey'at edenlerden hiçbiri ateşe girmeyecektir. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 3860 412 Ashâbıma sövmeyin! Sizden biri Uhud kadar altın infak etse onlardan birinin bir müddüne ulaşamaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3861 413 Ashâbım hakkında Allah'tan korkun; benden sonra onları hedef edinmeyin. Abdullah b. Muğaffel · Câmiu't-Tirmizî 3862 414 Ağacın altında bey'at edenler mutlaka cennete girecektir; kızıl devenin sahibi müstesna. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3863 415 Yalan söyledin! Hâtıb cehenneme girmez; çünkü o, Bedir'de ve Hudeybiye'de bulundu. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3864 416 Ashabımdan bir yerde ölen, kıyamet günü o yerin halkına önder ve nur olarak diriltilir. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 3865 417 Ashabıma sövenleri gördüğünüzde, 'Sizin şerrinize Allah'ın laneti olsun' deyin. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3866 418 Kızım benden bir parçadır; onu kuşkulandıran beni kuşkulandırır, onu inciten beni incitir. Misver b. Mahreme · Câmiu't-Tirmizî 3867 419 Resûlullah'a kadınların en sevgilisi Fâtıma, erkeklerden de Ali idi. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 3868 420 Fâtıma ancak benden bir parçadır; onu inciten beni incitir, onu yoran beni yorar. Abdullah b. ez-Zübeyr · Câmiu't-Tirmizî 3869 421 Ben, sizin savaştığınız kimseyle savaş, barıştığınız kimseyle barış hâlindeyim. Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 3870 422 Allah'ım! Bunlar benim ehl-i beytim ve has yakınlarımdır; onlardan kiri gider ve onları tertemiz kıl. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 3871 423 Bu hastalığından vefat edeceğini, sonra ehlinden ona en önce kavuşacak kişinin ben olduğumu haber verdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3872 424 Bana, İmrân kızı Meryem dışında cennet ehli kadınlarının efendisi olduğumu haber verdi, güldüm. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 3873 425 Resûlullah'a en sevgili olan Fâtıma, erkeklerden de onun kocasıydı; o çok oruç tutar, çok namaz kılardı. Cümey' b. Umeyr et-Teymî · Câmiu't-Tirmizî 3874 426 Hatice'yi kıskandığım kadar kimseyi kıskanmadım; çünkü Resûlullah onu çok anar, dostlarına koyun eti gönderirdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3875 427 Resûlullah, Hatice'yi cennette içinde ne gürültü ne yorgunluk bulunan kamıştan bir evle müjdeledi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3876 428 Kadınlarının en hayırlısı Huveylid kızı Hatice'dir; kadınlarının en hayırlısı da İmrân kızı Meryem'dir. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3877 429 Âlemlerin kadınlarından sana Meryem, Hatice, Fâtıma ve Firavun'un karısı Âsiye yeter. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3878 430 Ey Ümmü Seleme! Âişe hakkında beni incitme; ondan başka hiçbirinizin yorganında bana vahiy inmedi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3879 431 Cebrâil, Âişe'nin suretini yeşil bir ipek içinde getirip: Bu, dünyada ve ahirette senin eşindir, dedi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3880 432 Ey Âişe! Bu Cebrâil'dir, sana selâm söylüyor; ben de: Sen bizim görmediğimizi görüyorsun, dedim. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3881 433 Cebrâil sana selâm söylüyor, buyurdu; ben de: Onun üzerine de selâm ve Allah'ın rahmeti olsun, dedim. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3882 434 Ashâba bir hadis müşkül gelip Âişe'ye sorduklarında mutlaka onda o konuda bir bilgi bulurlardı. Ebû Mûsâ · Câmiu't-Tirmizî 3883 435 Âişe'den daha fasih konuşan birini görmedim. Mûsâ b. Talha · Câmiu't-Tirmizî 3884 436 Zâtüsselâsil komutanı Amr'a: İnsanlardan bana en sevimlisi Âişe, erkeklerden de onun babasıdır. Amr b. el-Âs · Câmiu't-Tirmizî 3885 437 İnsanlardan sana en sevimli olan kimdir? Âişe. Erkeklerden? Onun babası. Amr b. el-Âs · Câmiu't-Tirmizî 3886 438 Âişe'nin kadınlara üstünlüğü, tirîdin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3887 439 Resûlullah'ın sevgilisine eziyet mi ediyorsun? Amr b. Gâlib · Câmiu't-Tirmizî 3888 440 Âişe, dünyada da âhirette de Peygamber'in hanımıdır Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 3889 441 Peygamber'e en sevdiği insan soruldu: Âişe, erkeklerden de onun babası dedi Enes · Câmiu't-Tirmizî 3890 442 Peygamber'in hanımlarının gidişinden daha büyük hangi alamet vardır? İkrime · Câmiu't-Tirmizî 3891 443 Kocam Muhammed, babam Hârûn, amcam Mûsâ iken siz benden nasıl daha hayırlı olabilirsiniz? Safiyye bint Huyey · Câmiu't-Tirmizî 3892 444 İmrân kızı Meryem dışında cennet ehli kadınlarının efendisi olduğumu haber verdi, güldüm Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 3893 445 Sen bir peygamber kızısın, amcan bir peygamberdir ve sen bir peygamberin nikâhı altındasın Enes · Câmiu't-Tirmizî 3894 446 Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır; ben de aileme karşı en hayırlınızım Âişe · Câmiu't-Tirmizî 3895 447 Hiç kimse bana ashabımdan biri hakkında bir şey ulaştırmasın; onların yanına gönlüm temiz çıkmayı severim Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3896 448 Hiç kimse bana hiç kimse hakkında bir şey ulaştırmasın Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 3897 449 Allah bana Kur'an'ı sana okumamı emretti buyurdu ve Übey'e Lem yekün sûresini okudu Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 3898 450 Hicret olmasaydı ben Ensâr'dan bir kişi olurdum; insanlar bir vadiye girse Ensâr ile olurdum Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 3899 451 Ensâr'ı ancak mümin sever; onları seveni Allah sever, onlara buğzedene Allah da buğzeder Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 3900 452 İnsanların dünyalıkla, sizin de Resûlullah ile evlerinize dönmenize razı olmaz mısınız? Enes · Câmiu't-Tirmizî 3901 453 Allah'ım! Ensâr'ı, Ensâr'ın zürriyetini ve onların zürriyetlerinin zürriyetini bağışla Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 3902 454 Kavmine selam söyle; bildiğim kadarıyla onlar iffetli ve sabırlı kimselerdir Ebû Talha · Câmiu't-Tirmizî 3903 455 Sığındığım sırdaşlarım Ehl-i beytim, candan yakınlarım da Ensâr'dır Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 3904 456 Kim Kureyş'i hor görmek isterse Allah onu hor kılar Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 3905 457 Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiç kimse Ensâr'a buğzetmez. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3906 458 Ensâr benim içim ve sırdaşımdır; iyilik yapanlarından kabul edin, kötülük yapanlarını bağışlayın. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3907 459 Allah'ım! Kureyş'in öncekilerine azap tattırdın, sonrakilerine de ihsan tattır. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3908 460 Allah'ım! Ensâr'ı, çocuklarını, çocuklarının çocuklarını ve Ensâr'ın kadınlarını bağışla. Enes · Câmiu't-Tirmizî 3909 461 Ensâr yurtlarının hepsinde hayır vardır; en hayırlısı Neccâroğulları, sonra Abdüleşheloğullarıdır. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3910 462 Ensâr yurtlarının en hayırlısı Neccâroğullarının yurtlarıdır; Sa'd'a "Sizi de birçoklarından üstün tuttu" denildi. Ebû Üseyd es-Sâidî · Câmiu't-Tirmizî 3911 463 Ensâr yurtlarının en hayırlısı Neccâroğullarıdır. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3912 464 Ensâr'ın en hayırlısı Abdüleşheloğullarıdır. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3913 465 Allahım! Mekke ehline verdiğin bereketin iki mislini Medine ehlinin müdlerine ve sâlarına ver. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 3914 466 Evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Ali b. Ebû Tâlib ve Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3915 467 Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Harâm hariç, diğer mescitlerdeki bin namazdan daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3916 468 Medine'de ölmeye gücü yeten orada ölsün; çünkü ben orada ölene şefaat edeceğim. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3917 469 Kim Medine'nin sıkıntısına ve darlığına sabrederse, kıyamet günü ona şahit ya da şefaatçi olurum. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3918 470 İslâm beldelerinden harap olacak en son belde Medine'dir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3919 471 Medine ancak körük gibidir; kirini dışarı atar, iyisini arıtıp parlatır. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3920 472 Medine'de ceylanların otladığını görsem ürkütmezdim; çünkü onun iki harrası arası haramdır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3921 473 Uhud bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır; İbrâhîm Mekke'yi, ben de Medine'yi harem kıldım. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3922 474 Allah bana vahyetti: Medine, Bahreyn ya da Kınnesrîn'den hangisine inersen o senin hicret yurdundur. Cerîr b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3923 475 Medine'nin darlığına ve sıkıntısına sabreden herkese kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3924 476 Vallahi sen Allah'ın yeryüzünün en hayırlısısın; senden çıkarılmasaydım çıkmazdım. Abdullah b. Adî b. Hamrâ ez-Zührî · Câmiu't-Tirmizî 3925 477 Ey Mekke! Sen ne güzel bir beldesin; kavmim beni çıkarmasaydı senden başka yerde oturmazdım. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 3926 478 Ey Selmân! Araplara buğzedersen bana buğzetmiş olursun. Selmân · Câmiu't-Tirmizî 3927 479 Araplara hile yapan şefaatime giremez ve sevgime nail olamaz. Osmân b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 3928 480 Arapların helâki kıyametin yaklaşmasındandır. Muhammed b. Ebû Rezîn, annesinden · Câmiu't-Tirmizî 3929 481 İnsanlar Deccâl'den kaçıp dağlara sığınacak; o gün Araplar azdır. Câbir b. Abdullah, Ümmü Şerîk'ten · Câmiu't-Tirmizî 3930 482 Sâm Arapların, Yâfes Rumların, Hâm da Habeşlilerin atasıdır. Semure b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 3931 483 Ben Acemlere ya da bazılarına, size ya da bazınıza güvendiğimden daha çok güvenirim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3932 484 İman Süreyyâ'da olsaydı, Selmân'ın kavminden bazı adamlar mutlaka ona ulaşırdı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3933 485 Allah'ım! Yemenlilerin kalplerini bize yönelt; sâımızı ve müddümüzü bizim için bereketli kıl. Zeyd b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 3934 486 Size Yemen halkı geldi; onlar kalpleri daha yumuşak kimselerdir. İman Yemenlidir, hikmet de Yemenlidir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3935 487 Hükümdarlık Kureyş'te, kadılık Ensâr'da, ezan Habeşliler'de, emanet de Ezd'dedir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3936 488 Ezdliler Allah'ın yeryüzündeki aslanlarıdır; insanlar onları alçaltmak ister, Allah ise yükseltir. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3937 489 Eğer biz Ezd'den değilsek, insanlardan da değiliz. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 3938 490 Allah Himyer'e rahmet etsin! Onların ağızları selâm, elleri yemektir; onlar güven ve iman ehlidir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3939 491 Ensâr, Müzeyne, Cüheyne, Gıfâr, Eşca' ve Abdüddâroğulları benim dostlarımdır; Allah ve Resûlü onların mevlâsıdır. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 3940 492 Eslem'e Allah esenlik versin; Gıfâr'ı Allah bağışlasın; Usayye ise Allah'a ve Resûlü'ne isyan etti. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3941 493 Sakîf'in okları bizi kırıp geçirdi, onlara beddua et denince: Allah'ım! Sakîf'e hidayet ver. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 3942 494 Peygamber, Sakîf, Hanîfeoğulları ve Ümeyyeoğulları'ndan hoşlanmadığı halde vefat etti. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 3943 495 Sakîf'te bir yalancı bir de helak edici vardır. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3944 496 Kureyşli, Ensârî, Sakafî ya da Devsî olandan başkasının hediyesini kabul etmemeyi düşündüm. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3945 497 Allah'a andolsun, bu makamımdan sonra Kureyşli, Ensârî, Sakafî ya da Devsî olmayan Araptan hediye kabul etmeyeceğim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3946 498 Esed ve Eş'arîler ne güzel kabiledir; savaşta kaçmazlar, ganimete hıyanet etmezler; onlar bendendir, ben onlardanım. Âmir b. Ebû Âmir el-Eş'arî, babasından · Câmiu't-Tirmizî 3947 499 Eslem'e Allah esenlik versin, Gıfâr'ı da Allah bağışlasın. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3948 500 Süfyân'ın ziyadesiyle: Eslem'e Allah esenlik versin, Gıfâr'ı bağışlasın; Usayye isyan etti. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3949 501 Gıfâr, Eslem, Müzeyne ve Cüheyne kıyamet günü Allah katında Esed, Tayy ve Gatafân'dan daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3950 502 Temîmoğulları müjdeyi kabul etmeyince Yemenlilere: Müjdeyi siz kabul edin, dedi; onlar da kabul ettik dediler. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 3951 503 Eslem, Gıfâr ve Müzeyne; Temîm, Esed, Gatafân ve Âmir b. Sa'saa oğullarından daha hayırlıdır. Ebû Bekre · Câmiu't-Tirmizî 3952 504 Allah'ım! Şâm'ımızı ve Yemen'imizi bereketli kıl; Necd'de ise depremler ve fitneler vardır. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 3953 505 Ne mutlu Şâm'a! Çünkü Rahmân'ın melekleri kanatlarını onun üzerine germektedir. Zeyd b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 3954 506 Ölmüş babalarıyla övünen kavimler ya vazgeçerler ya da Allah katında bok böceğinden daha değersiz olurlar. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3955 507 Allah sizden cahiliye kibrini ve babalarla övünmesini gidermiştir; insanlar Âdemoğullarıdır, Âdem de topraktandır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 3956