Fihrist

Cihad ile ilgili hadisler

Cihad ile ilgili 604 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

604 hadis
1 Kendileriyle savaşılan müminlere, zulme uğramaları sebebiyle savaşma izni verildi; bu, savaş hakkında inen ilk âyettir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3085 2 Ben affetmekle emrolundum; savaşmayın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 3086 3 Ben cevâmiu'l-kelim ile gönderildim ve korku ile yardım olundum. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3087 4 Benzer rivayet: Ben cevâmiu'l-kelim ile gönderildim ve korku salmakla yardım olundum. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3088 5 Ben uyurken yeryüzü hazinelerinin anahtarları bana getirildi ve elime konuldu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3089 6 İnsanlarla, "Lâ ilâhe illallah" deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3090 7 Vallahi, namaz ile zekâtın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım; çünkü zekât malın hakkıdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3091 8 Resûlullah'tan sonra Araplardan kâfir olanlar çıkınca Ebû Bekir, namaz ile zekâtı ayıranlarla savaşmaya karar verdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3092 9 Ebû Bekir onlarla savaşmak için ordu toplayınca Ömer, "İnsanlarla nasıl savaşırsın?" diye sordu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3093 10 İnsanlarla, şahadet getirip namazı kılıncaya ve zekâtı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3094 11 Kim "Lâ ilâhe illallah" derse, hakkı hariç canını ve malını korumuş olur; hesabı Allah'a kalmıştır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3095 12 Müşriklerle mallarınızla, ellerinizle ve dillerinizle cihad edin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3096 13 Gazveye çıkmadan ve bunu içinden geçirmeden ölen kimse, nifaktan bir şube üzere ölür. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3097 14 Allah yolunda öldürülmeyi, sonra diriltilip yeniden öldürülmeyi isterdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3098 15 Cihada gücü yetmeyen İbn Ümmü Mektûm için "özür sahipleri hariç" ifadesi indirildi. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Nesâî 3099 16 Resûlullah, Zeyd b. Sâbit'e âyeti yazdırırken âmâ İbn Ümmü Mektûm cihada gücünün yetmediğini söyledi. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Nesâî 3100 17 Bana kürek kemiğini ve levhayı getirin; Amr b. Ümmü Mektûm ruhsat isteyince "özür sahipleri hariç" indi. Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 3101 18 Ey Allah'ın Resûlü! Ben âmâ iken benim durumum nasıl olacak? Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 3102 19 Annen baban sağ mı? O hâlde onların hizmeti için cihad et. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 3103 20 Annenden ayrılma; çünkü cennet onun ayaklarının altındadır. Muâviye b. Câhime es-Sülemî · Sünen-i Nesâî 3104 21 İnsanların en faziletlisi, Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden kimsedir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 3105 22 İnsanların en hayırlılarından biri, ölünceye kadar atının ya da devesinin sırtında Allah yolunda çalışan kimsedir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 3106 23 Allah korkusundan ağlayan kimseyi, süt memeye geri dönmedikçe ateş yakmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3107 24 Allah korkusundan ağlayan kişi, süt memeye geri dönmedikçe ateşe girmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3108 25 İman ile haset bir kulun kalbinde bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3109 26 Allah yolundaki toz ile cehennem dumanı bir kulun içinde asla bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3110 27 Allah yolundaki toz ile cehennem dumanı bir adamın yüzünde asla bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3111 28 Cimrilik ile iman bir kulun içinde bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3112 29 Allah yolundaki toz ile cehennem dumanı bir Müslümanın burun deliklerinde asla bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3113 30 Cimrilik ile iman Müslüman bir adamın kalbinde bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3114 31 Allah, Allah yolundaki toz ile cehennem dumanını Müslüman bir kişinin içinde bir araya getirmez. Ebü'l-Alâ b. el-Leclâc · Sünen-i Nesâî 3115 32 Kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa, o ateşe haramdır. Yezîd b. Ebû Meryem · Sünen-i Nesâî 3116 33 Allah yolunda uykusuz kalan göz ateşe haram kılınmıştır. Ebû Reyhâne · Sünen-i Nesâî 3117 34 Allah yolunda bir sabah ve bir akşam yürüyüşü, dünyadan ve içindekilerden daha faziletlidir. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Nesâî 3118 35 Allah yolunda bir sabah ya da akşam yürüyüşü, üzerine güneşin doğup battığı her şeyden hayırlıdır. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 3119 36 Mücahide, iffet için evlenene ve borcunu ödemek isteyen mükâtebe yardım etmek Allah üzerine haktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3120 37 Allah'ın misafirleri üç kişidir: Gazi, hacı ve umreci. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3121 38 Allah, yalnızca kendi yolunda cihad için çıkanı cennete koymayı ya da ecir veya ganimetle evine döndürmeyi üstlenmiştir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3122 39 Onu ancak bana iman ve benim yolumda cihad çıkarmışsa, onu cennete koyarım ya da ecir veya ganimetle döndürürüm. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3123 40 Allah yolunda cihad eden kimse, oruç tutan ve namaz kılan kimse gibidir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3124 41 Gazveye çıkıp ganimet elde eden birlik, ahiretteki ecirlerinin üçte ikisini peşin almış olur. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 3125 42 Kullarımdan hangi kul benim rızamı arayarak Allah yolunda mücahit olarak çıkarsa, onu geri döndürmeyi garanti ederim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 3126 43 Allah yolunda cihad eden, oruç tutan, namaz kılan, huşû içinde rükû ve secde eden kimse gibidir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3127 44 Mücahit çıktığında, sen mescide girip gevşemeden namaz kılmaya ve ara vermeden oruç tutmaya güç yetirebilir misin? Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3128 45 En hayırlı amel, Allah'a iman ve Allah yolunda cihaddır. Ebû Zer · Sünen-i Nesâî 3129 46 Amellerin en faziletlisi Allah'a iman, sonra Allah yolunda cihad, sonra mebrûr hacdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3130 47 Kul, Allah yolunda cihad ile cennette her biri gök ile yer arası kadar olan yüz derece yükseltilir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 3131 48 Cennette yüz derece vardır; Allah onları kendi yolunda cihad edenler için hazırlamıştır. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Nesâî 3132 49 Bana iman edip Allah yolunda cihad edene cennetin en yüksek köşklerinde bir ev için kefilim. Fadâle b. Ubeyd · Sünen-i Nesâî 3133 50 Şeytan, Âdemoğlu için İslâm, hicret ve cihad yollarında oturur. Sebre b. Ebû Fâkih · Sünen-i Nesâî 3134 51 Allah yolunda bir çift infak eden cennette çağrılır; oruç ehli Reyyân kapısından girer. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3135 52 Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa o, Allah yolundadır. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Nesâî 3136 53 Kıyamet günü ilk hüküm verilecekler: gösteriş için savaşan şehit, ilim öğrenen kârî ve cömert zengin. Süleymân b. Yesâr · Sünen-i Nesâî 3137 54 Kim Allah yolunda gazveye çıkıp yalnızca bir deve bağı niyet ederse ona niyet ettiği vardır. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Nesâî 3138 55 Yalnızca bir deve bağı isteyerek gazveye çıkana niyet ettiğinden başkası yoktur. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Nesâî 3139 56 Allah amellerden yalnızca kendisi için halis olanı ve rızası aranılanı kabul eder. Ebû Ümâme el-Bâhilî · Sünen-i Nesâî 3140 57 Kim Allah yolunda bir deveyi iki sağım arası kadar savaşırsa ona cennet vacip olur. Muâz b. Cebel · Sünen-i Nesâî 3141 58 Allah yolunda ağaran bir saç kıyamet günü nur olur; atılan bir ok köle azat etmek gibidir. Amr b. Abese · Sünen-i Nesâî 3142 59 Allah yolunda oku hedefe ulaştırana cennette bir derece vardır. Ebû Necîh es-Sülemî · Sünen-i Nesâî 3143 60 Düşmana bir ok ulaştıranı Allah bir derece yükseltir; iki derece arası yüz yıllık mesafedir. Ka'b b. Mürre · Sünen-i Nesâî 3144 61 Allah yolunda atılan ok düşmana ulaşırsa, isabet etsin etmesin, bir köle azat etmeye denktir. Amr b. Abese · Sünen-i Nesâî 3145 62 Allah tek bir okla üç kişiyi cennete koyar: yapanı, atanı ve atana ok vereni. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Nesâî 3146 63 Allah yolunda yaralanan kıyamet günü yarası kan fışkırarak gelir; rengi kan, kokusu misktir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3147 64 Şehitleri kanlarıyla sarın; Allah yolunda alınan yara kıyamet günü misk kokarak gelir. Abdullah b. Sa'lebe · Sünen-i Nesâî 3148 65 Talha'ya: 'Bismillâh' deseydin, insanlar bakarken melekler seni yukarı kaldırırdı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 3149 66 Kendi kılıcıyla ölen gazi için: O, çabalayan bir mücahit olarak öldü; ona iki kat ecir vardır. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Nesâî 3150 67 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım hiçbir seriyyeden geri kalmazdım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3151 68 Nefsim elinde olana yemin ederim ki Allah yolunda öldürülüp diriltilmeyi, yine öldürülmeyi isterdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3152 69 Canı alınan Müslümanlardan şehitten başkası dünyaya dönmeyi istemez. İbn Ebû Amîre · Sünen-i Nesâî 3153 70 Allah yolunda öldürülürsem nerede olurum? diyen adama: Cennette. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 3154 71 Allah yolunda sabırla öldürülenin kötülükleri örtülür, borç müstesna; bunu Cebrâil az önce gizlice söyledi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3155 72 Allah yolunda öldürülenin hataları örtülür, borç müstesna; Cebrâil bana böyle söyledi. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 3156 73 Allah yolunda cihad ve Allah'a iman amellerin en faziletlisidir; şehidin hataları borç dışında örtülür. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 3157 74 İşte Cebrâil, 'Üzerinde borç olması müstesna' diyor. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 3158 75 Ölenlerden yalnızca Allah yolunda öldürülen, dönüp bir kez daha öldürülmeyi ister. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Nesâî 3159 76 Cennetlik adam şehitliğin faziletini görünce dünyaya dönüp Allah yolunda on kez öldürülmeyi ister. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3160 77 Şehit öldürülmenin acısını ancak birinizin duyduğu çimdik acısı kadar duyar. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3161 78 Allah'tan samimiyetle şehitlik isteyeni, yatağında ölse bile Allah şehitlerin derecesine ulaştırır. Sehl b. Huneyf · Sünen-i Nesâî 3162 79 Allah yolunda öldürülen, boğulan, karın hastalığından, vebadan ölen ve lohusa ölen şehittir. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Nesâî 3163 80 Vebadan ölenlerin yaraları öldürülenlerinkine benzer; onlar şehitlerdendir. İrbâd b. Sâriye · Sünen-i Nesâî 3164 81 Allah, biri diğerini öldürüp sonra ikisi de cennete giren iki adama hayret eder. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3165 82 Allah yolunda öldürülen ile tövbe edip sonra şehit edilen katili ikisi de cennete girer. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3166 83 Allah yolunda bir gün bir gece ribât tutana bir ay oruç ve gece namazı ecri vardır. Selmân el-Hayr · Sünen-i Nesâî 3167 84 Ribât tutarken ölenin ameli akmaya devam eder, kabir fitnecisinden emin olur. Selmân · Sünen-i Nesâî 3168 85 Allah yolunda bir günlük ribât, başka yerlerde geçirilen bin günden hayırlıdır. Osman b. Affân · Sünen-i Nesâî 3169 86 Allah yolunda bir gün, başka yerde geçirilen bin günden daha hayırlıdır. Osman b. Affân · Sünen-i Nesâî 3170 87 Ümmetimden bazıları bu denizin ortasında tahtlardaki krallar gibi Allah yolunda gazveye çıkar. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3171 88 Ümmetimden bir topluluğu tahtlardaki krallar gibi bu denize binerken gördüm; sen ilklerdensin. Ümmü Harâm bint Milhân · Sünen-i Nesâî 3172 89 Resûlullah bize Hind gazvesini vaat etti; ona yetişirsem canımı ve malımı harcarım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3173 90 Hind gazvesinde öldürülürsem şehitlerin en faziletlisi, dönersem azat edilmiş Ebû Hüreyre olurum. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3174 91 Ümmetimden Hind'e gazveye çıkan ve Îsâ b. Meryem ile olacak iki topluluğu Allah ateşten korumuştur. Resûlullah'ın azatlısı Sevbân · Sünen-i Nesâî 3175 92 Habeşliler sizi bıraktıkça siz de onları bırakın; Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın. Peygamber'in ashabından bir adam · Sünen-i Nesâî 3176 93 Müslümanlar yüzleri deri kaplı kalkanlar gibi olan Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3177 94 Allah bu ümmete ancak zayıfları sayesinde, onların duaları, namazları ve ihlasları ile yardım eder. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 3178 95 Siz ancak zayıflarınız sayesinde rızıklandırılır ve yardım görürsünüz. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Nesâî 3179 96 Allah yolunda bir gaziyi teçhiz eden gazveye çıkmış gibidir. Zeyd b. Hâlid · Sünen-i Nesâî 3180 97 Bir gazinin ailesine hayırla bakarak yerini tutan da gazveye çıkmış gibidir. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Nesâî 3181 98 Osman: Ceyşü'l-usre'yi teçhiz ettim; ne bir deve bağı ne de bir yular eksikleri kaldı. Ahnef b. Kays · Sünen-i Nesâî 3182 99 Ebû Bekir'e: Cennetin bütün kapılarından çağrılacaklar olacak, senin de onlardan olmanı umarım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3183 100 Allah yolunda bir çift infak edeni cennetin bekçileri her kapıdan 'Gel, gir!' diye çağırır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 3184 101 Her malından Allah yolunda bir çift infak eden Müslümanı cennetin kapıcıları karşılar. Ebû Zer · Sünen-i Nesâî 3185 102 Kim Allah yolunda bir infakta bulunursa ona yedi yüz kat olarak yazılır. Hureym b. Fâtik · Sünen-i Nesâî 3186 103 Allah yolunda yularlı bir deve veren kıyamet günü yedi yüz yularlı deveyle gelecektir. Ebû Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 3187 104 Gazve iki türlüdür; Allah rızası için çıkanın uykusu da uyanıklığı da tamamen ecirdir. Muâz b. Cebel · Sünen-i Nesâî 3188 105 Mücahitlerin kadınlarının oturanlar üzerindeki dokunulmazlığı, kendi annelerinin dokunulmazlığı gibidir. Büreyde · Sünen-i Nesâî 3189 106 Gazinin ailesine hıyanet eden için kıyamet günü: Onun iyiliklerinden dilediğini al, denir. Büreyde · Sünen-i Nesâî 3190 107 Ne dersiniz, mücahit ailesine hıyanet edenin iyiliklerinden ona bir şey bırakır mı? Büreyde · Sünen-i Nesâî 3191 108 Ellerinizle, dillerinizle ve mallarınızla cihad edin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 3192 109 Yılanların intikamından korkan bizden değildir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 3193 110 Şehitliği yalnızca Allah yolunda öldürülene mi sayıyorsunuz? O takdirde şehitleriniz pek az olur. Abdullah b. Cebr · Sünen-i Nesâî 3194 111 Bırak onları, o aralarında olduğu sürece ağlasınlar; ölüm gerçekleşince ağlamasınlar. Cebr b. Atîk · Sünen-i Nesâî 3195 112 Hicretin işi çetindir; denizlerin ötesinden de olsa amel et, Allah amelinden hiçbir şey eksiltmez. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2477 113 Ey Âişe, yumuşak davran; yumuşaklık bir şeyde bulunursa onu güzelleştirir, çekilip alınırsa çirkinleştirir. Mikdâm b. Şüreyh'in babası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2478 114 Tövbe sona ermedikçe hicret sona ermez; güneş battığı yerden doğmadıkça da tövbe sona ermez. Muâviye · Sünen-i Ebû Dâvûd 2479 115 Mekke'nin fethi günü: Hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda çıkın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2480 116 Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu; muhâcir de Allah'ın yasakladığını terk edendir. Âmir şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2481 117 Hicret ardından hicret olacak; yeryüzünün en hayırlıları, İbrâhîm'in hicret yerine en çok bağlı kalanlardır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2482 118 Şam'a git; orası Allah'ın yeryüzünden seçtiği yerdir, kullarından seçkinlerini oraya toplar. İbn Havâle · Sünen-i Ebû Dâvûd 2483 119 Ümmetimden bir topluluk, sonuncuları Deccâl ile savaşıncaya kadar hak üzere savaşmaya devam edecektir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 2484 120 İmanca en kâmil mümin, Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden ve bir vadide Allah'a ibadet edendir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2485 121 Ümmetimin seyahati, Allah yolunda cihaddır. Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 2486 122 Gazadan dönüş, bir gazve gibidir. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2487 123 Ehl-i kitabın öldürdüğü oğlun için iki şehit sevabı vardır. Sâbit b. Kays b. Şemmâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2488 124 Denize ancak hacı, umreci veya Allah yolunda gazâ eden biner. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2489 125 Ümmü Harâm: Denize binen bir topluluk tahtlar üzerindeki krallar gibiydi; sen ilklerdensin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2490 126 Resûlullah Kubâ'ya gittiğinde Ümmü Harâm'ın yanına girerdi; Milhân'ın kızı Kıbrıs'ta öldü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2491 127 Rumeysâ: Peygamber gülerek uyandı; "Başıma mı gülüyorsun?" dedim, "Hayır" buyurdu. Ümmü Süleym'in kız kardeşi Rumeysâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2492 128 Denizde başı dönüp kusana bir şehit, boğulana iki şehit sevabı vardır. Ümmü Harâm · Sünen-i Ebû Dâvûd 2493 129 Üç kişi Allah'ın güvencesi altındadır: Gazâya çıkan, mescide giden ve evine selamla giren. Ebû Ümâme el-Bâhilî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2494 130 Kâfir ile onu öldüren, cehennemde asla bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2495 131 Mücahitlerin kadınlarının oturanlara haramlığı, kendi annelerinin haramlığı gibidir. Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 2496 132 Ganimet elde eden gaziler sevaplarının üçte ikisini peşin almış olur; ganimet almazlarsa sevapları tamdır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2497 133 Namaz, oruç ve zikir, Allah yolunda yapılan harcamanın üzerine yedi yüz kat artırılır. Muâz b. Enes el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2498 134 Allah yolunda çıkıp ölen, öldürülen, atından düşen veya yatağında ölen şehittir; onun için cennet vardır. Ebû Mâlik el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2499 135 Her ölünün ameli mühürlenir; ancak ribâttakinin ameli kıyamete kadar artar ve kabir fitnesinden emin olur. Fudâle b. Ubeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2500 136 Huneyn gecesi nöbet tutan atlıya: Cenneti vâcip kıldın; bundan sonra amel etmemenin sana zararı yoktur. Sehl b. el-Hanzaliyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2501 137 Gazâ etmeden ve gazâyı içinden geçirmeden ölen, nifaktan bir şube üzere ölür. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2502 138 Gazâ etmeyen, gazi donatmayan, gazinin ailesine iyilikle bakmayanı Allah büyük bir musibete uğratır. Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 2503 139 Müşriklerle mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2504 140 İbn Abbâs: "Eğer çıkmazsanız" ve "Medine halkına yaraşmaz" âyetlerini, ardından gelen âyet neshetti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2505 141 İbn Abbâs: Savaşa çıkmayanlardan yağmur kesildi; bu da onların azabı oldu. Necde b. Nüfey' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2506 142 Zeyd b. Sâbit: "Özür sahipleri hariç" kısmını Allah tek başına indirdi, ben de onu âyete ekledim. Zeyd b. Sâbit şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2507 143 Medine'de öyle topluluklar bıraktınız ki her yürüyüşünüzde sizinle beraberdiler; onları özür alıkoydu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2508 144 Allah yolunda bir gaziyi donatan da, ailesine iyilikle bakan da gazâ etmiş olur. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2509 145 Çıkanın ailesine ve malına iyilikle bakana, çıkanın sevabının yarısı kadar sevap vardır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2510 146 Bir adamdaki en kötü şey, huzursuz eden cimrilik ve yüreği söküp atan korkaklıktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2511 147 Ebû Eyyûb: Kendini tehlikeye atmak, malların başında kalıp onları düzeltmemiz ve cihadı bırakmamızdır. Eslem Ebû İmrân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2512 148 Allah tek bir okla üç kişiyi cennete koyar: Onu hayır umarak yapanı, atanı ve atana ok vereni. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 2513 149 Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayın; dikkat edin, kuvvet atıştır. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2514 150 Gazâ iki türlüdür: Allah rızasını gözeten, imama itaat edenin uykusu da uyanıklığı da sevaptır. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 2515 151 Dünya malı arayarak Allah yolunda cihad etmek isteyen adam için sevap yoktur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2516 152 Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa o, Allah'ın yolundadır. Ebû Mûsâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 2517 153 Şu'be'nin Amr'dan rivayeti: Allah'ın kelimesi yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır. Sünen-i Ebû Dâvûd 2518 154 Ey Abdullah b. Amr! Hangi hâl üzere savaşır veya öldürülürsen, Allah seni o hâl üzere diriltir. Abdullah b. Amr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2519 155 Uhud şehitlerinin ruhları, cennet ırmaklarına varıp Arş'ın gölgesindeki kandillere sığınan yeşil kuşlardadır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2520 156 Peygamber cennettedir, şehit cennettedir, küçük çocuk ve diri diri gömülen de cennettedir. Hasnâ bint Muâviye es-Sarîmiyye'nin amcası · Sünen-i Ebû Dâvûd 2521 157 Şehit, ev halkından yetmiş kişi hakkında şefaatçi kılınır. Nimrân b. Utbe ez-Zimârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2522 158 Necâşî ölünce, kabri üzerinde sürekli bir nur görüldüğünü konuşurduk. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2523 159 Şehit arkadaşından sonra ölenin fazla namazı ve ameli nerede? İkisinin arası gökle yer arası gibidir. Ubeyd b. Hâlid es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2524 160 Kimin yerine sefere çıkayım diye kabileleri dolaşan, kanının son damlasına kadar ücretlidir. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2525 161 Gaziye kendi sevabı, onu ücretle donatana da kendi sevabı ile gazinin sevabı vardır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2526 162 Ücretle gazâya çıkan için dünyada ve ahirette, belirlediği dinarlardan başka bir şey yoktur. Ya'lâ b. Münye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2527 163 Anne babana dön; onları ağlattığın gibi güldür. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2528 164 Cihad etmek isteyene: Anne baban var mı? O hâlde onlar hususunda cihad et. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2529 165 Anne babana dön ve izin iste; izin verirlerse cihad et, yoksa onlara iyilik et. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2530 166 Resûlullah, su dağıtıp yaralıları tedavi etsinler diye Ümmü Süleym ve Ensâr kadınlarıyla gazâya çıkardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2531 167 Üç şey imanın aslındandır: Lâ ilâhe illallah diyene dokunmamak, cihadın sürmesi ve kadere iman. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2532 168 Cihad, iyi olsun kötü olsun her emirle birlikte üzerinize vâciptir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2533 169 Malı ve aşireti olmayan kardeşlerinizden her biriniz iki veya üç kişiyi yanına alsın. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2534 170 İbn Havâle: Hilafetin mukaddes topraklara indiğini gördüğünde depremler ve büyük olaylar yaklaşmıştır. İbn Zuğb el-İyâdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2535 171 Rabbimiz, arkadaşları bozguna uğrayınca geri dönüp kanı akıtılan gaziye hayret eder. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2536 172 Amr b. Ukayş Uhud'da Allah ve Resûlü için savaşıp öldü; tek namaz kılmadan cennete girdi. Ebû Hüreyre şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2537 173 Kılıcı kendine dönüp ölen için: Yalan söylediler, o mücahit olarak öldü; ona iki kat sevap vardır. Seleme b. el-Ekva' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2538 174 Kendi kılıcıyla ölen gazi için: Evet, o şehittir; ben de onun şahidiyim. Ebû Sellâm, Peygamber'in ashabından bir adamdan · Sünen-i Ebû Dâvûd 2539 175 İki dua reddedilmez: ezan okunurken yapılan dua ve savaşta birbirine girildiği andaki dua. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2540 176 Allah yolunda bir deve sağımı arası kadar savaşana cennet vacip olur. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 2541 177 Atların perçemlerini, yelelerini ve kuyruklarını kesmeyin; perçemlerine hayır bağlanmıştır. Utbe b. Abd es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2542 178 Alnı ve ayakları beyaz her kümeyt, eşkar veya edhem atı edinin. Ebû Vehb el-Cüşemî -ki sahâbî idi- · Sünen-i Ebû Dâvûd 2543 179 Eşkar at niçin üstün tutuldu? Çünkü seriyyeden fetih haberini ilk getiren, al at sahibiydi. Ebû Vehb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2544 180 Atların uğuru, al olanlarındadır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2545 181 Resûlullah, atların dişisine de feres (at) derdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2546 182 Peygamber, atlardan şikâl olanı (çapraz ayakları beyaz olanı) hoş görmezdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2547 183 Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah'tan korkun; onlara iyi halde binin, iyi halde yiyin. Sehl İbnü'l-Hanzaliyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 2548 184 Allah'ın sana mülk kıldığı bu hayvan hakkında Allah'tan korkmuyor musun? Onu aç bırakıp yoruyorsun. Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2549 185 Her yaş ciğer sahibi (canlı) hakkında bir ecir vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2550 186 Bir konağa indiğimizde semerleri çözünceye kadar namaz kılmazdık. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2551 187 Hiçbir devenin boynunda kirişten gerdanlık bırakılmasın, mutlaka kesilsin. Ebû Beşîr el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2552 188 Atları bağlayıp besleyin, perçemlerini sıvazlayın; onlara gerdanlık takın ama kiriş takmayın. Ebû Vehb el-Cüşemî -ki sahâbî idi- · Sünen-i Ebû Dâvûd 2553 189 Ümmü Habîbe: Melekler, içinde çan bulunan bir kafileye eşlik etmez. Ümmü Habîbe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2554 190 Melekler, içinde köpek veya çan bulunan bir kafileye eşlik etmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2555 191 Çan, şeytanın mizmarıdır (çalgısıdır). Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2556 192 Celâleye (pislik yiyen hayvana) binmek yasaklandı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2557 193 Resûlullah, pislik yiyen develerin üzerine binilmesini yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2558 194 Ufeyr denilen bir eşek üzerinde Resûlullah'ın terkisindeydim. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 2559 195 Peygamber, korku anında süvarilerimize ‘Allah'ın süvarileri’ adını verdi. Semure b. Cündüb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2560 196 Bineğine lanet eden kadın için: Onun üzerindekileri indirin; çünkü o lanetlenmiştir. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 2561 197 Resûlullah, hayvanları birbirine kışkırtmayı yasakladı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2562 198 Kardeşimi tahnîk için getirdiğimde Peygamber ağılda koyunları kulaklarından damgalıyordu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2563 199 Hayvanı yüzünden dağlayana veya yüzüne vurana lanet ettiğim size ulaşmadı mı? Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2564 200 Eşekleri atlara aşılatmayı ancak bilmeyenler yapar. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 2565 201 Yolculuktan dönen Resûlullah, karşılamaya gelen çocukları önüne ve arkasına bindirirdi. Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2566 202 Hayvanlarınızın sırtlarını minberler edinmekten sakının. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2567 203 Şeytanlara ait develer ve şeytanlara ait evler olacaktır. Saîd b. Ebû Hind şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2568 204 Bolluk zamanı yolculukta develere haklarını verin; kıtlık zamanı hızlı yürüyün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2569 205 Câbir tariki: Develere haklarını verin ve konak yerlerini aşmayın. Sünen-i Ebû Dâvûd 2570 206 Gece yolculuğuna sarılın; çünkü yeryüzü geceleyin dürülür. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2571 207 Sen hayvanının ön tarafına benden daha lâyıksın; ancak onu bana bırakırsan başka. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2572 208 Mûte'de Ca'fer, al atından atlayıp onu sakatladı ve öldürülünceye kadar savaştı. Abbâd b. Abdullah b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2573 209 Ödüllü yarış ancak deve, at veya ok atma hususunda olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2574 210 Resûlullah, tazmîr edilmiş atları Hafyâ'dan Seniyyetü'l-Vedâ'ya kadar yarıştırdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2575 211 Allah'ın Nebîsi, yarıştıracağı atları tazmîr ederdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2576 212 Peygamber, at yarışında beş yaşını doldurmuş atlara daha uzun mesafe verdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2577 213 Âişe ile koşu yarışı: Bu, o geçişe karşılıktır. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2578 214 Geçilmeyeceğinden emin olarak iki at arasına bir at sokmak kumardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2579 215 Saîd b. Beşîr tarikiyle: Geçilmeyeceğinden emin olarak iki at arasına at sokmak kumardır. Sünen-i Ebû Dâvûd 2580 216 Yarışta celeb (atı bağırarak sürme) ve ceneb (yanında yedek at bulundurma) yoktur. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 2581 217 Katâde: Celeb ve ceneb, yarışta söz konusu olur. Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 2582 218 Enes: Resûlullah'ın kılıcının kabza başlığı gümüştendi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2583 219 Saîd b. Ebü'l-Hasen (mürsel): Resûlullah'ın kılıcının kabza başlığı gümüştendi. Saîd b. Ebü'l-Hasen · Sünen-i Ebû Dâvûd 2584 220 Osmân b. Sa'd tarikiyle Enes: Resûlullah'ın kılıcının kabza başlığı gümüştendi. Sünen-i Ebû Dâvûd 2585 221 Mescitte ok dağıtan adama, okların demirlerini tutmadan geçmemesi emredildi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2586 222 Mescidimizde veya çarşımızda yanında okla geçen, okların demirlerini tutsun. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2587 223 Peygamber, kılıcın kınından çekilmiş halde elden ele verilmesini yasakladı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2588 224 Resûlullah, kayışın iki parmak arasında kesilmesini yasakladı. Semure b. Cündüb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2589 225 Resûlullah, Uhud günü iki zırhı üst üste giydi. Sâib b. Yezîd, adını verdiği bir adamdan · Sünen-i Ebû Dâvûd 2590 226 Resûlullah'ın sancağı nemireden, siyah ve dört köşe idi. Yûnus b. Ubeyd -Sakîf'ten bir adam, Muhammed b. el-Kâsım'ın mevlâsı- şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2591 227 Peygamber'in Mekke'ye girdiği gün livâsı beyazdı. Câbir b. Abdullah, Peygamber'e dayandırarak · Sünen-i Ebû Dâvûd 2592 228 Resûlullah'ın sancağını sarı renkte gördüm. Simâk b. Harb, kavminden bir adamdan, o da onlardan bir başkasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 2593 229 Bana zayıfları arayın; siz ancak zayıflarınız sebebiyle rızıklandırılır ve yardım olunursunuz. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 2594 230 Muhacirlerin parolası ‘Abdullah’, ensarınki ‘Abdurrahman’ idi. Semure b. Cündüb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2595 231 Ebû Bekir ile gazada parolamız ‘Emit! Emit!’ (Öldür! Öldür!) idi. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2596 232 Gece baskınına uğrarsanız parolanız ‘Hâ Mîm, lâ yunsarûn’ olsun. Mühelleb b. Ebû Sufre, Peygamber'i işiten birinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 2597 233 Allah'ım! Yolculukta arkadaş, ailede vekil sensin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2598 234 Allah'ım! Bu yolculuğumuzda senden iyilik, takva ve razı olacağın amelleri isterim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2599 235 Dinini, emanetini ve amellerinin sonunu Allah'a emanet ediyorum. Kaz'a şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2600 236 Orduyu uğurlarken: Dininizi, emanetinizi ve amellerinizin sonlarını Allah'a emanet ediyorum. Abdullah el-Hatmî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2601 237 Rabbin, ‘Günahlarımı bağışla’ diyen kulundan hoşnut olur; günahları O'ndan başkasının bağışlamayacağını bilir. Ali b. Rebîa şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2602 238 Ey yer! Benim de Rabbim, senin de Rabbin Allah'tır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2603 239 Güneş battığında, yatsının karanlığı gidinceye kadar hayvanlarınızı salmayın. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2604 240 Resûlullah'ın perşembe günü dışında yolculuğa çıktığı pek azdı. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2605 241 Allah'ım! Ümmetime sabahın erken vakitlerinde bereket ver. Sahr el-Gâmidî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2606 242 Tek yolcu bir şeytandır, iki yolcu iki şeytandır; üç kişi ise kafiledir. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 2607 243 Ebû Saîd: Üç kişi bir yolculuğa çıktığında, içlerinden birini emir yapsınlar. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2608 244 Ebû Hüreyre: Yolculukta üç kişi olunca birini emir yapsınlar; Nâfi': Sen bizim emîrimizsin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2609 245 Resûlullah, Kur'an ile düşman toprağına yolculuk edilmesini yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2610 246 Arkadaşların en hayırlısı dört, seriyyelerin dört yüz, orduların dört bin kişidir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2611 247 Müşriklerden olan düşmanınla karşılaştığında onları üç hasletten birine davet et. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2612 248 Allah'ın adıyla gazaya çıkın; ahdi bozmayın, ganimete hıyanet etmeyin, müsle yapmayın, çocuk öldürmeyin. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2613 249 Yaşı ilerlemiş ihtiyarı, çocuğu ve kadını öldürmeyin; ganimete hıyanet etmeyin. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2614 250 Resûlullah, Benî Nadîr'in Büveyre'deki hurmalıklarını yaktı ve kesti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2615 251 Übnâ'ya sabah vakti baskın yap ve orayı yak. Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2616 252 Ebû Müshir: Übnâ, Filistin'deki Yübnâ'dır. Abdullah b. Amr el-Gazzî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2617 253 Peygamber, Ebû Süfyân'ın kervanını gözetlemek için Büsbese'yi gözcü olarak gönderdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2618 254 Sürünün sahibi yoksa üç defa seslensin; cevap veren olmazsa sağıp içsin, fakat götürmesin. Semure b. Cündüb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2619 255 Cahil iken ona öğretmedin, aç iken de ona yedirmedin. Abbâd b. Şurahbîl · Sünen-i Ebû Dâvûd 2620 256 Ebû Bişr tarikiyle Abbâd b. Şurahbîl: Cahilken ona öğretmedin, açken de yedirmedin. Sünen-i Ebû Dâvûd 2621 257 Hurma ağaçlarını taşlama; altına düşenden ye. Râfi' b. Amr el-Gıfârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2622 258 Hiç kimse, hiç kimsenin hayvanını izni olmadan sağmasın. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2623 259 "Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de" âyeti bir seriyye emiri hakkında indi. İbn Cüreyc · Sünen-i Ebû Dâvûd 2624 260 Allah'a isyanda itaat yoktur; itaat ancak meşru olan işlerdedir. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2625 261 Günaha emredilmediği sürece sevdiği ve hoşlanmadığı şeylerde dinlemek ve itaat etmek müslümana gerekir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2626 262 Emrimi yerine getirmeyen birini gönderdiğimde onun yerine emrimi yerine getirecek birini geçirmekten âciz mi kaldınız? Ukbe b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2627 263 Sizin bu dağ yollarına ve vadilere dağılmanız ancak şeytandandır. Ebû Sa'lebe el-Huşenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2628 264 Kim bir konak yerini daraltır veya bir yolu keserse onun için cihad yoktur. Muâz b. Enes el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2629 265 Muâz b. Enes (Evzâî tariki): Gazvede konak yerini daraltan veya yolu kesen için cihad yoktur. Muâz b. Enes el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2630 266 Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; karşılaştığınızda sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır. Ömer b. Ubeydullah b. Ma'mer'in azatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2631 267 Allah'ım! Sen benim dayanağım ve yardımcımsın; Seninle saldırır ve Seninle savaşırım. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2632 268 Savaş öncesi müşrikleri davet İslâm'ın başlangıcında idi; Peygamber Benî Mustalik'e gafil iken baskın yaptı. İbn Avn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2633 269 Peygamber sabah namazı vaktinde kulak verir, ezan işitirse vazgeçer, işitmezse baskın yapardı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 2634 270 Bir mescit görür veya bir müezzin işitirseniz hiç kimseyi öldürmeyin. İsâm el-Müzenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2635 271 Câbir: Savaş hiledir. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 2636 272 Peygamber bir gazveye çıkmak istediğinde başka bir yeri kastediyormuş gibi gösterir ve "Savaş hiledir" derdi. Kâ'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2637 273 O gece parolamız "Emit, emit! (Öldür, öldür!)" idi. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2638 274 Resûlullah yolculukta geride kalır, zayıfı sürer, terkisine alır ve onlara dua ederdi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2639 275 Ebû Hüreyre: İnsanlarla "Lâ ilâhe illallah" deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2640 276 Kıblemize yönelinceye, kestiğimizi yiyinceye ve namazımızı kılıncaya kadar savaşmakla emrolundum. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 2641 277 Enes (Yahyâ b. Eyyûb tariki): Müşriklerle savaşmakla emrolundum. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2642 278 Onu bunun için mi söyledi, bilmek için kalbini yarıp baksaydın ya! Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2643 279 Onu öldürürsen o, öldürmenden önceki senin konumunda; sen de onun, o sözü söylemeden önceki konumunda olursun. Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 2644 280 Ben müşriklerin arasında ikamet eden her müslümandan uzağım; ateşleri birbirini görmemelidir. Cerîr b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2645 281 Allah onlardan sayıyı hafifletince, hafiflettiği oranda sabır da eksildi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2646 282 Hayır, bilakis siz geri dönüp saldıranlarsınız; ben müslümanların sığınağıyım. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2647 283 "O gün kim onlara arkasını dönerse" âyeti Bedir günü hakkında indi. Ebû Saîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2648 284 Allah bu işi mutlaka tamamlayacaktır; fakat siz acele ediyorsunuz. Habbâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2649 285 Ne bilirsin, belki de Allah Bedir ehline muttali olup "Dilediğinizi yapın; ben sizi bağışladım" buyurmuştur. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2650 286 Ali (Ebû Abdurrahman es-Sülemî tariki): Ya seni öldürürüm ya da mektubu çıkarırsın. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2651 287 Aranızda imanlarına havale ettiğimiz adamlar vardır; Furât b. Hayyân da onlardandır. Furât b. Hayyân · Sünen-i Ebû Dâvûd 2652 288 Müşriklerin casusu hakkında: Onu arayın ve öldürün. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2653 289 Adamı kim öldürdü? Onun bütün selebi onundur. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2654 290 Günün başında savaşmadığında güneş kayıp rüzgârlar esinceye ve yardım ininceye kadar savaşı ertelerdi. Nu'mân b. Mukarrin · Sünen-i Ebû Dâvûd 2655 291 Peygamber'in ashâbı savaş sırasında ses çıkarmayı hoş görmezlerdi. Kays b. Ubâd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2656 292 Matar tarikiyle Ebû Bürde: Ashâb savaş sırasında ses yükseltmeyi hoş görmezdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 2657 293 Huneyn günü müslümanlar dağılınca Peygamber katırından indi ve yaya oldu. Berâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 2658 294 Allah'ın sevdiği büyüklenme, kişinin savaş sırasında ve sadaka verirken büyüklenmesidir. Câbir b. Atîk · Sünen-i Ebû Dâvûd 2659 295 Allah'a yemin olsun ki bende korku olduğunu sanmasaydınız namazı uzatırdım. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2660 296 Şuayb'ın Zührî'den rivayeti: Bende korku var sanmasaydınız namazı uzatırdım. Sünen-i Ebû Dâvûd 2661 297 Bizi kuşların kaptığını görseniz bile ben size haber gönderinceye kadar yerinizden ayrılmayın. Berâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 2662 298 Düşman size yaklaştığında onlara ok atın ve oklarınızı saklayın. Ebû Üseyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2663 299 Düşman yaklaştığında ok atın; üzerinize gelinceye kadar kılıçları çekmeyin. Ebû Üseyd es-Sâidî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2664 300 Kalk ey Hamza! Kalk ey Ali! Kalk ey Ubeyde b. el-Hâris! Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2665 301 Öldürme şekli bakımından insanların en ölçülü olanları iman ehlidir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2666 302 Peygamber bizi sadakaya teşvik eder ve müsleden nehyederdi. Heyyâc b. İmrân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2667 303 Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kınadı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2668 304 Hâlid'e söyle: Asla bir kadını ve bir ücretli hizmetçiyi öldürmesin. Rebâh b. Rebî' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2669 305 Müşriklerin yaşlılarını öldürün, gençlerini bırakın. Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2670 306 Öldürüleceğini bildiği halde kahkahalarla gülmesine duyduğum hayreti unutamıyorum. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2671 307 Gece baskınında isabet eden müşrik kadın ve çocukları hakkında: Onlar da onlardandır. Sa'b b. Cessâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 2672 308 Onu öldürün, yakmayın; çünkü ateşle ancak ateşin Rabbi azap eder. Hamza el-Eslemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2673 309 Ebû Hüreyre: Eğer falanca ile falancayı bulursanız... (ateşle yakmayın). Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2674 310 Bunu yavrusu ile kim acıttı? Yavrusunu ona geri verin. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2675 311 Develerini al, ey kardeşimin oğlu! Biz senin payından başkasını istedik. Vâsile b. el-Eska' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2676 312 Rabbimiz, zincirler içinde cennete götürülen bir topluluğa hayret etti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2677 313 Eğer müslümansan bir gün bir gece seni bağlamamız sana zarar vermez. Cündeb b. Mekîs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2678 314 Ey Muhammed! Öldürürsen kanı dâvâ edilecek birini öldürürsün; iyilik edersen iyilik bilen birine iyilik edersin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2679 315 Ebû Yezîd Süheyl b. Amr odanın bir köşesinde, elleri bir iple boynuna bağlanmıştı. Yahyâ b. Abdullah b. Abdurrahman b. Sa'd b. Zürâre şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2680 316 O size doğruyu söylediğinde onu dövüyor, yalan söylediğinde bırakıyorsunuz. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 2681 317 Dinde zorlama yoktur âyeti, Yahudi yapılan Ensâr çocukları hakkında indi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2682 318 Bir peygamberin hain bakışlı bir gözü olması yakışmaz. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2683 319 Dört kişi var ki onlara ne harem dışında ne de haremde eman veririm. Saîd b. Yerbû' el-Mahzûmî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2684 320 Fetih günü Kâbe'nin örtülerine tutunan İbn Hatal için: Onu öldürün. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2685 321 Mesrûk: Babanı öldürmek istediğinde baban "Çocuklara kim bakacak?" demiş, "Ateş" buyurmuştu. İbrâhîm şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2686 322 Ebû Eyyûb: Resûlullah bağlayıp hedef yaparak öldürmeyi yasakladı; bir tavuk olsa bile böyle yapmazdım. İbn Tı'lâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2687 323 Ten'îm dağlarından inen seksen Mekkeliyi Resûlullah savaşmadan yakalayıp serbest bıraktı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 2688 324 Mut'im b. Adî hayatta olup bu esirler hakkında benimle konuşsaydı, onları onun için serbest bırakırdım. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 2689 325 Bedir'de fidye alınınca "Hiçbir peygambere esirler edinmek yakışmaz" âyeti indi. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2690 326 Bedir günü Câhiliye ehlinin fidyesi kişi başı dört yüz olarak belirlendi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2691 327 Zeyneb, Ebü'l-Âs'ın fidyesi için Hatice'nin gerdanlığını gönderdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2692 328 Sözün bana en sevimlisi en doğru olanıdır; ya esirleri ya da malı seçin. Mervân ile Misver b. Mahreme şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2693 329 Bu fey'den bana beşte birden başka bir şey yoktur; o da size geri verilir, ipliği de iğneyi de teslim edin. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 2694 330 Resûlullah bir kavme galip geldiğinde onların meydanında üç gece kalırdı. Ebû Talha · Sünen-i Ebû Dâvûd 2695 331 Cariye ile çocuğunu ayıran Ali'yi Peygamber bundan nehyetti ve satışı geri çevirdi. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 2696 332 Resûlullah, Seleme'den istediği Fezâreli kızı Mekke'ye gönderip Müslüman esirleri kurtardı. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 2697 333 Düşmana kaçan İbn Ömer'in kölesi ele geçirilince taksim edilmeden ona geri verildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2698 334 İbn Ömer'in atı Resûlullah zamanında, Rum diyarına kaçan kölesi de sonradan Hâlid tarafından geri verildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2699 335 Hudeybiye'de kaçıp gelen köleler hakkında: Onlar Allah'ın azatlılarıdır. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 2700 336 Resûlullah zamanında ganimet alınan yiyecek ve baldan beşte bir alınmadı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2701 337 Hayber günü yağ dağarcığına sarılan İbn Muğaffel'e Resûlullah gülümsedi. Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Ebû Dâvûd 2702 338 Kâbil'de Abdurrahman b. Semüre: Resûlullah'ın yağmayı yasakladığını işittim. Ebû Lebîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2703 339 İbn Ebû Evfâ: Hayber'de herkes yiyecekten kendisine yetecek kadarını alırdı. Muhammed b. Ebû Mücâlid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2704 340 Yağma malı leşten daha helâl değildir. Ensâr'dan bir adam · Sünen-i Ebû Dâvûd 2705 341 Gazada kesilen develeri taksim etmeden yer, heybelerimiz onların etiyle dolu dönerdik. Peygamber'in ashabından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 2706 342 Muâz: Hayber'de ele geçen koyunların bir kısmı taksim edildi, kalanı ganimete katıldı. Abdurrahman b. Ganm şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2707 343 Allah'a ve âhiret gününe iman eden, Müslümanların fey'inden bir binite binip zayıf düşürünce geri vermesin. Rüveyfi' b. Sâbit el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2708 344 İbn Mes'ûd: Ey Allah düşmanı Ebû Cehil! Allah o alçağı rezil etti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2709 345 Arkadaşınızın namazını kılın; arkadaşınız Allah yolunda ganimetten hıyanet etti. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2710 346 Mid'am'ın Hayber günü taksime girmeden aldığı örtü, üzerinde ateş olarak tutuşacaktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2711 347 Ganimetten yuları geç getirene: Onu kıyamet günü getirirsin, senden asla kabul etmeyeceğim. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2712 348 Ganimetten hıyanet etmiş adamı bulduğunuzda eşyasını yakın ve onu dövün. Sâlih b. Muhammed b. Zâide şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2713 349 Velîd b. Hişâm ganimetten hıyanet edenin eşyasını yaktırıp onu dolaştırdı ve payını vermedi. Sâlih b. Muhammed şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2714 350 Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer ganimetten hıyanet edenin eşyasını yakıp onu dövdüler. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 2715 351 Ganimetten hıyanet edeni gizleyen, onun gibidir. Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2716 352 Kim bir düşmanı öldürür ve buna dair delili bulunursa, onun selebi onundur. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 2717 353 Huneyn günü: Kim bir kâfiri öldürürse onun selebi onundur; Ebû Talha yirmi adam öldürdü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2718 354 Siz benim emirlerimi bana bırakmayacak mısınız? İşlerinin iyisi sizin, bulanığı onların üzerinedir. Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2719 355 Sevr tarikiyle Avf b. Mâlik: Emirlerimi bana bırakmayacak mısınız? Sünen-i Ebû Dâvûd 2720 356 Resûlullah selebin öldürene ait olduğuna hükmetti ve selebden beşte bir almadı. Avf b. Mâlik el-Eşcaî ile Hâlid b. el-Velîd şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2721 357 Bedir günü Ebû Cehil'i öldüren İbn Mes'ûd'a onun kılıcı nefel olarak verildi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 2722 358 Hayber'in fethinden sonra gelen Ebân b. Saîd ve arkadaşlarına Resûlullah pay vermedi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2723 359 Pay istemesine itiraz edilen Ebû Hüreyre: Bu, İbn Kavkal'ın katilidir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2724 360 Hayber'in fethinde bulunmayana pay verilmedi; gemi arkadaşlarımız Ca'fer ve arkadaşları hariç. Ebû Mûsâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 2725 361 Osman, Allah'ın ve Allah'ın Resûlü'nün işi için gitti; ben onun adına biat ediyorum. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2726 362 İbn Abbâs: Köleye ganimetten biraz verilirdi; kadınlar yaralıları tedavi eder, su verirlerdi. Yezîd b. Hürmüz şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2727 363 İbn Abbâs'ın Necde'ye mektubu: Kadınlara pay ayrılmazdı, ancak ganimetten bir miktar verilirdi. Yezîd b. Hürmüz şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2728 364 Ümmü Ziyâd: Hayber'de erkeklere pay verdiği gibi bize de pay verdi; o da hurmaydı. Haşrec b. Ziyâd'ın babaannesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 2729 365 Köle olan Umeyr'e Hayber'de pay verilmedi, ev eşyasının ufak tefeğinden verildi. Âbi'l-Lahm'ın mevlâsı Umeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2730 366 Câbir: Bedir günü arkadaşlarım için kuyudan su dolduruyordum. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2731 367 Biz bir müşrikten yardım istemeyiz. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2732 368 Resûlullah bir adama ve atına üç pay verdi: bir payı ona, iki payı atına. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2733 369 Dört kişi olarak geldik; yanımızda bir at vardı. Her birimize birer pay, ata da iki pay verdi. Ebû Amra, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 2734 370 Ümeyye b. Hâlid tariki: Üç kişi olarak geldik; atlıya üç pay düştü. Sünen-i Ebû Dâvûd 2735 371 Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki o, elbette bir fetihtir. Kur'ân'ı okuyan kurrâdan biri olan Mücemmi' b. Câriye el-Ensârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2736 372 Bedir günü gençler öne atıldı, yaşlılar sancakların yanında kaldı; ganimet hakkında Enfâl âyetleri indi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2737 373 Bedir günü: Kim bir düşman öldürürse ona şu kadar, kim bir esir alırsa ona şu kadar vardır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2738 374 İbn Ebû Zâide tariki: Resûlullah Bedir ganimetini eşit olarak taksim etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 2739 375 Bu kılıç ne benimdi ne de senin; şimdi Allah onu bana verdi, artık o senindir. Sa'd b. Ebû Vakkâs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2740 376 Necid ordusu: Ordunun payı on ikişer deve oldu, seriyyedekilere birer deve nefel verildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2741 377 İbnü'l-Mübârek: Adını verdiğin kimseyi Mâlik'e denk tutma. el-Velîd b. Müslim · Sünen-i Ebû Dâvûd 2742 378 Komutanımız birer deve nefel verdi; Resûlullah bunu paydan düşmedi, onu ayıplamadı da. Abdullah b. Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2743 379 İbn Ömer'in de bulunduğu Necid seriyyesine on iki deve pay, birer deve de nefel verildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2744 380 Ubeydullah tariki: Paylarımız on iki deveye ulaştı; Resûlullah bize birer deve nefel verdi. Abdullah b. Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2745 381 Resûlullah bazı seriyyelere kendilerine özel nefel verirdi; bütün bunlarda humus gereklidir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2746 382 Allah'ım! Onlar yalınayaktır, onları bindir; çıplaktır, giydir; açtır, doyur. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 2747 383 Resûlullah humustan sonra üçte bir nefel verirdi. Habîb b. Mesleme el-Fihrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2748 384 Resûlullah humustan sonra dörtte bir, seferden dönüşte ise üçte bir nefel verirdi. Habîb b. Mesleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 2749 385 Mekhûl'ün nefel arayışı: Peygamber seferin başında dörtte bir, dönüşte üçte bir nefel verdi. Mekhûl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2750 386 Müslümanların kanları birbirine denktir; onlar kendilerinden başkalarına karşı tek bir eldir. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 2751 387 Seleme b. el-Ekva': Zû Kared'de Resûlullah bana atlı payı ile yaya payını birlikte verdi. Seleme b. el-Ekva' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2752 388 Ma'n b. Yezîd: Nefel ancak humustan sonradır; bunu işitmeseydim sana verirdim. Ebü'l-Cüveyriye el-Cermî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2753 389 İbnü'l-Mübârek tarikiyle Ma'n b. Yezîd: Nefel ancak humustan sonradır. Sünen-i Ebû Dâvûd 2754 390 Ganimetlerinizden bana bu tüy kadarı bile helal değildir; ancak humus, o da size döndürülür. Amr b. Abese · Sünen-i Ebû Dâvûd 2755 391 Vefasız kimse için kıyamet günü bir sancak dikilir: Bu, falan oğlu falanın vefasızlığıdır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2756 392 İmam ancak bir kalkandır; onun arkasında savaşılır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2757 393 Ben ahdi bozmam, elçileri de alıkoymam; dön, içindeki duygu sürerse yine gel. Ebû Râfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2758 394 Vefa gerekir, hıyanet değil: Ahdin süresi bitmeden ne bir düğüm bağlanır ne de çözülür. Himyer'den bir adam olan Süleym b. Âmir şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2759 395 Kim bir muâhidi haksız yere öldürürse, Allah ona cenneti haram kılar. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2760 396 Vallahi elçiler öldürülmez olmasaydı, boyunlarınızı vururdum. Nuaym b. Mes'ûd el-Eşcaî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2761 397 İbn Mes'ûd, İbnü'n-Nevvâha'ya: Elçi olmasaydın boynunu vururdum; sen bugün elçi değilsin. Hârise b. Mudarrib'den rivayet edildiğine göre: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2762 398 Ümmü Hâni': Senin himaye ettiğini biz de himaye ettik, eman verdiğine biz de eman verdik. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2763 399 Âişe: Kadın müminler adına eman verirdi ve bu geçerli olurdu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 2764 400 Hudeybiye: Kasvâ inat etmedi, onu fili alıkoyan alıkoydu; Ebû Basîr kıssası. el-Misver b. Mahreme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2765 401 Hudeybiye: İnsanların güvende olacağı on yıl savaşı bırakmak üzere anlaştılar. el-Misver b. Mahreme ile Mervân b. el-Hakem · Sünen-i Ebû Dâvûd 2766 402 Hüdne sorusuna Zû Mihber: Rumlarla güvenli bir sulh yapacak, birlikte arkanızdaki düşmanla savaşacaksınız. Hassân b. Atıyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2767 403 Ka'b b. el-Eşref'e kim karşı çıkar? Çünkü o, Allah'a ve Resûlü'ne eziyet etti. Câbir b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2768 404 İman, gafil avlayıp öldürmeyi bağlamıştır; mümin kimseyi gafil avlayıp öldürmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2769 405 Gazveden dönüşte: Dönenleriz, tövbe edenleriz, ibadet edenleriz, secde edenleriz, Rabbimize hamd edenleriz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2770 406 İbn Abbâs: Tevbe sûresindeki izin istememe âyetini Nûr sûresindeki âyet neshetti. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 2771 407 Beni Zülhalesa'dan rahatlatmaz mısın? Cerîr gidip onu yaktı ve müjdeci gönderdi. Cerîr b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2772 408 Ka'b b. Mâlik: Talha b. Ubeydullah koşarak bana doğru kalktı, musafaha etti ve beni tebrik etti. Ka'b b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2773 409 Peygamber'e sevindirici bir iş gelince Allah'a şükrederek secdeye kapanırdı. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 2774 410 Rabbimden ümmetim için istedim, üçte birini verdi; Rabbime şükretmek için secdeye kapandım. Sa'd b. Ebû Vakkâs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2775 411 Resûlullah, adamın seferden dönüp ailesinin yanına gece ansızın gelmesini hoş görmezdi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2776 412 Adamın seferden dönüp ailesinin yanına girmesinin en güzeli gecenin başlangıcındadır. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2777 413 Bekleyin, gece girelim ki saçı dağınık kadın taransın, kocası uzakta olan kadın temizlensin. Câbir b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2778 414 Sâib b. Yezîd: Tebük dönüşü Peygamber'i çocuklarla birlikte Seniyyetü'l-Vedâ'da karşıladım. es-Sâib b. Yezîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2779 415 Hastalanan Ensârî: Bana hazırladığın teçhizatı ona ver, ondan hiçbir şey alıkoyma. Enes b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2780 416 Peygamber seferden ancak gündüz döner, önce mescide gelip iki rekât kılar, sonra otururdu. Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 2781 417 Resûlullah haccından dönünce mescidinin kapısında deve çöktürüp iki rekât kıldı, sonra evine gitti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 2782 418 Kusâmeden sakının: İnsanlar arasındaki ortak şeye gelip ondan eksiltmektir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 2783 419 Atâ b. Yesâr tariki (mürsel): Kusâme, toplulukların başındaki adamın şunun ve bunun payından almasıdır. Sünen-i Ebû Dâvûd 2784 420 Hayber ganimetinden üç yüz ukıyye kâr edene: En hayırlı kâr, namazdan sonraki iki rekâttır. Peygamber'in ashabından bir adam şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2785 421 Karhâ'nın yavrusuna ihtiyacım yok; istersen onu Bedir zırhlarının seçkiniyle değişirim. Dibâbden bir adam olan Zü'l-Cevşen şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 2786 422 Müşrikle bir araya gelen ve onunla birlikte oturan kimse onun gibidir. Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 2787 423 Müminlerden oturanlar eşit olmaz âyetine, İbn Ümmü Mektûm'un sorusu üzerine özür sahipleri hariç kaydı indi. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 1670 424 Anne-baban var mı? O hâlde onların uğrunda cihad et. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1671 425 Emir sahiplerine itaat âyeti, Resûlullah'ın bir seriyyenin başında gönderdiği Abdullah b. Huzâfe hakkındadır. İbn Cüreyc · Câmiu't-Tirmizî 1672 426 İnsanlar yalnızlık hakkında benim bildiğimi bilselerdi hiçbir binekli gece tek başına yol yürümezdi. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1673 427 Tek binekli bir şeytandır, iki binekli iki şeytandır; üç kişi ise bir kafiledir. Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden · Câmiu't-Tirmizî 1674 428 Resûlullah savaşın bir hile (aldatma) olduğunu bildirdi. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1675 429 Peygamber on dokuz gazveye çıktı; Zeyd b. Erkam on yedisine katıldı, ilki Zâtü'l-Uşeyrâ idi. Ebû İshâk · Câmiu't-Tirmizî 1676 430 Peygamber Bedir'de ashabını gece savaş düzenine soktu. Abdurrahman b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 1677 431 Allah'ım! Ey Kitab'ı indiren, hesabı çabuk gören! Ahzâb'ı hezimete uğrat, onları sars. İbn Ebû Evfâ · Câmiu't-Tirmizî 1678 432 Peygamber Mekke'ye girdiğinde bayrağı (livâ) beyazdı. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1679 433 Resûlullah'ın sancağı nemire kumaşından, dört köşe ve siyahtı. Muhammed b. Kâsım'ın âzatlısı Yûnus b. Ubeyd · Câmiu't-Tirmizî 1680 434 Resûlullah'ın sancağı siyah, bayrağı beyazdı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1681 435 Düşman size gece baskını yaparsa ‘Hâ-mîm, lâ yunsarûn’ deyin. Mühelleb b. Ebû Sufre, Peygamber'i işiten birinden · Câmiu't-Tirmizî 1682 436 Semure kılıcını Resûlullah'ın kılıcı örneğinde yaptırmıştı; o kılıç Hanefî tarzındaydı. İbn Sîrîn · Câmiu't-Tirmizî 1683 437 Fetih yılı düşmanla karşılaşılacağı için Peygamber ashabına oruçlarını açmalarını emretti. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 1684 438 Peygamber Ebû Talha'nın Mendûb adlı atına bindi ve onu deniz gibi buldu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1685 439 Medine'deki telaş gecesi Resûlullah Mendûb adlı atı ödünç aldı ve onu deniz gibi buldu. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1686 440 Peygamber insanların en atılganı, en cömerdi ve en cesuruydu; korku gecesi eğersiz bir atla önden çıktı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1687 441 Huneyn'de Resûlullah arkasını dönmedi; katırının üstünde ‘Ben peygamberim, bunda yalan yok’ diyordu. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 1688 442 Huneyn günü iki topluluk da geri dönmüştü; Resûlullah'ın yanında yüz kişi bile kalmamıştı. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1689 443 Fetih günü Resûlullah'ın kılıcı üzerinde altın ve gümüş vardı; kabza başlığı gümüştü. Mezîde el-Asarî · Câmiu't-Tirmizî 1690 444 Resûlullah'ın kılıcının kabza başlığı gümüştendi. Enes · Câmiu't-Tirmizî 1691 445 Uhud'da iki zırhlı Peygamber Talha'nın sırtına basıp kayaya çıktı ve ‘Talha (cenneti) hak etti’ buyurdu. Zübeyr b. Avvâm · Câmiu't-Tirmizî 1692 446 Peygamber fetih yılı Mekke'ye başında miğferle girdi ve Kâbe örtüsüne tutunan İbn Hatal'ın öldürülmesini emretti. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1693 447 Hayır kıyamet gününe kadar atların alınlarına bağlanmıştır; bu hayır ecir ve ganimettir. Urve el-Bârikî · Câmiu't-Tirmizî 1694 448 Atın uğuru al renkli olanlarındadır. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1695 449 Atların en hayırlısı alnı akıtmalı, üst dudağı beyaz yağız attır. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 1696 450 Ebû Katâde'nin diğer tariki: Atların hayırlısı alnı akıtmalı, dudağı beyaz yağız attır. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 1697 451 Peygamber atlarda şikâli (ayaklardaki alacalığı) hoş görmezdi. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1698 452 Resûlullah idmanlı atları Hafyâ'dan Seniyyetü'l-Vedâ'a kadar yarıştırdı; aralarında altı mil vardı. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1699 453 Ödüllü yarış ancak ok atmada, deve ve at yarışında olur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1700 454 Resûlullah bize abdesti tam almamızı, sadaka yemememizi ve eşeği kısrağa aşırtmamamızı emretti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1701 455 Siz ancak zayıflarınız sayesinde rızıklandırılır ve yardım görürsünüz. Ebü'd-Derdâ · Câmiu't-Tirmizî 1702 456 İçinde köpek ve çan bulunan kafileye melekler eşlik etmez. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1703 457 Allah'ı ve Resûlü'nü seven, Allah'ın ve Resûlü'nün de sevdiği bir adam hakkında ne düşünüyorsun? Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 1704 458 İnsanların başındaki emir çobandır; adam ev halkının, kadın kocasının evinin çobanıdır. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1705 459 Allah her çobana, gütmesi için kendisine verdiği şeyden soracaktır. Ebû Îsâ · Câmiu't-Tirmizî 1705 460 Başınıza Habeşli bir köle emir tayin edilse bile, Allah'ın Kitabı'nı uyguladıkça onu dinleyin ve itaat edin. Ümmü'l-Husayn el-Ahmesiyye · Câmiu't-Tirmizî 1706 461 Günah emredilmedikçe, hoşa giden ve gitmeyen şeylerde dinleyip itaat etmek Müslüman kişiye borçtur. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1707 462 Resûlullah hayvanları birbirine kışkırtıp dövüştürmeyi yasakladı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1708 463 Peygamber hayvanları birbirine kışkırtmaktan nehyetti. Mücâhid · Câmiu't-Tirmizî 1709 464 Şerîk'in A'meş'ten rivayeti: Hayvanları birbirine kışkırtmak yasaklandı. Ebû Îsâ · Câmiu't-Tirmizî 1709 465 Peygamber yüze damga vurmayı ve yüze vurmayı yasakladı. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1710 466 On dört yaşındayken Resûlullah beni orduya kabul etmedi, on beş yaşındayken kabul etti. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1711 467 Ömer b. Abdülazîz'in sözüyle İbn Ömer: On beş yaşında orduya kabul edildim. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1711 468 Sabreden, sevabını uman ve arkasını dönmeden Allah yolunda öldürülenin hataları örtülür; borç müstesna. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 1712 469 Kabirleri kazın, geniş tutun; ikişer üçer kişiyi bir kabre defnedin, Kur'an'ı en çok bileni öne koyun. Hişâm b. Âmir · Câmiu't-Tirmizî 1713 470 Bedir günü esirler getirilince Resûlullah, "Bu esirler hakkında ne dersiniz?" buyurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1714 471 Müşrikler kendilerinden birinin cesedini satın almak istediler; Peygamber onu satmayı kabul etmedi. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1715 472 Hayır, siz yeniden dönüp saldıranlarsınız; ben de sizin sığınağınızım. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1716 473 Uhud günü Resûlullah'ın münâdîsi, ölüleri düştükleri yerlere geri götürün diye seslendi. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1717 474 Resûlullah Tebük'ten dönünce insanlar onu karşılamak için Seniyyetü'l-Vedâ'a çıktılar. Sâib b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 1718 475 Resûlullah ailesinin bir yıllık nafakasını ayırır, kalanını Allah yolunda at ve silaha harcardı. Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 1719 476 Allah yolunda savaşıp öldürülmeyi, sonra yine savaşıp öldürülmeyi, sonra yine savaşıp öldürülmeyi isterdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2753 477 Allah yolunda cihad eden, dönünceye kadar gevşemeden oruç tutan ve namaz kılan kimse gibidir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 2754 478 Allah yolunda bir sabah ya da bir akşam yürüyüşü, dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2755 479 Sehl b. Sa'd: Allah yolunda bir sabah ya da akşam yürüyüşü dünyadan ve içindekilerden hayırlıdır. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i İbn Mâce 2756 480 Enes: Allah yolunda bir sabah ya da akşam yürüyüşü elbette dünyadan ve içindekilerden hayırlıdır. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2757 481 Kim Allah yolunda bir gaziyi donatırsa, o ölünceye ya da dönünceye kadar onun ecri kadar ecir alır. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i İbn Mâce 2758 482 Kim Allah yolunda bir gaziyi donatırsa, gazinin ecrinden hiçbir şey eksilmeksizin onun ecri kadar ecir alır. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 2759 483 En faziletli dinar ailesine, Allah yolundaki ata ve Allah yolunda arkadaşlarına harcanan dinardır. Sevbân · Sünen-i İbn Mâce 2760 484 Bizzat Allah yolunda savaşıp bu uğurda harcayana her bir dirheme karşılık yedi yüz bin dirhem vardır. Ali b. Ebû Tâlib, Ebü'd-Derdâ, Ebû Hüreyre, Ebû Ümâme el-Bâhilî, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Amr, Câbir b. Abdullah ve İmrân b. Husayn · Sünen-i İbn Mâce 2761 485 Kim savaşmaz, bir gaziyi donatmaz ya da gazinin ailesine iyilikle bakmazsa Allah onu kıyametten önce bir belaya uğratır. Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 2762 486 Kim Allah'a, üzerinde Allah yolunda kalmış bir iz olmadan kavuşursa, Allah'a bir gedikle kavuşur. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2763 487 Medine'de öyle insanlar var ki, geçtiğiniz her vadide sizinle beraberdiler; onları özürleri alıkoydu. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2764 488 Medine'de öyle adamlar var ki, geçtiğiniz her vadide ve yürüdüğünüz her yolda ecirde size ortak oldular. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 2765 489 Allah yolunda bir gece ribât nöbeti tutmak, oruçla ve namazla geçirilmiş bin gece gibidir. Abdullah b. Zübeyr · Sünen-i İbn Mâce 2766 490 Allah yolunda ribât hâlinde ölenin salih amelinin ecri ve rızkı akmaya devam eder, kıyamette korkudan emin olarak diriltilir. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2767 491 Ramazan ayında Allah yolunda bir gün ribât nöbeti tutmak, Allah katında bin yıllık ibadetten daha faziletlidir. Übey b. Ka'b · Sünen-i İbn Mâce 2768 492 Allah, orduyu bekleyen nöbetçiye rahmet etsin. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 2769 493 Allah yolunda bir gece nöbet tutmak, ailesi yanında bin yıl oruç tutup namaz kılmaktan daha faziletlidir. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2770 494 Sana Allah'tan korkmayı ve her yüksek yerde tekbir getirmeyi tavsiye ederim. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2771 495 Peygamber insanların en güzeli, en cömerdi ve en cesuruydu. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2772 496 Savaşa çağrıldığınızda hemen çıkın. İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 2773 497 Allah yolundaki toz ile cehennem dumanı, Müslüman bir kulun içinde bir araya gelmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2774 498 Allah yolunda yürüyene isabet eden toz miktarınca kıyamet gününde onun için misk olur. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2775 499 Ümmetimden bazı insanlar bana gösterildi; tahtlar üzerindeki krallar gibi bu denizin sırtına biniyorlar. Ümmü Harâm bint Milhân · Sünen-i İbn Mâce 2776 500 Denizde bir gazve, karada on gazve gibidir. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i İbn Mâce 2777 501 Deniz şehidi karanın iki şehidi gibidir; Allah onun günahlarını da borcunu da bağışlar. Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 2778 502 Dünyadan bir gün kalsa bile Allah, Ehl-i Beytimden bir adam Deylem dağına ve Kostantiniyye'ye hâkim oluncaya kadar onu uzatırdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2779 503 Size Kazvin denilen bir şehir fethedilecek; orada kırk gün ribât nöbeti tutana cennette altından bir sütun vardır. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2780 504 Annenin ayağının dibinden ayrılma; cennet oradadır. Muâviye b. Câhime es-Sülemî · Sünen-i İbn Mâce 2781 505 Anne babana dön; onları ağlattığın gibi güldür. Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 2782 506 Kim Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa, o Allah yolundadır. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 2783 507 Al bunu benden, ben Ensârî delikanlıyım deseydin ya! Ebû Ukbe · Sünen-i İbn Mâce 2784 508 Ganimet elde eden gaziler ecirlerinin üçte ikisini peşin almış olur; ganimet almayanların ecri tamamlanır. Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 2785 509 Hayır, kıyamet gününe kadar atların alınlarına bağlanmıştır. Urve el-Bârikî · Sünen-i İbn Mâce 2786 510 Atların alınlarında kıyamet gününe kadar hayır vardır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2787 511 At üç türlüdür: bir adam için ecir, bir adam için örtü, bir adam için de günah yüküdür. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2788 512 Atların en hayırlısı alnı akıtmalı, ayakları sekili, sağ ön ayağı sekisiz yağız attır. Ebû Katâde el-Ensârî · Sünen-i İbn Mâce 2789 513 Peygamber atlardan şikâl olanı hoş görmezdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2790 514 Allah yolunda at besleyip yemini kendi eliyle verene her bir tane karşılığında bir hasene vardır. Temîm ed-Dârî · Sünen-i İbn Mâce 2791 515 Allah yolunda bir deve sağımı arası kadar savaşan Müslümana cennet vacip olur. Muâz b. Cebel · Sünen-i İbn Mâce 2792 516 Abdullah b. Revâha: Ey nefsim, Allah'a yemin ederim ki cennete ya gönüllü ya da zorla gireceksin. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2793 517 En faziletli cihad, kanı akıtılan ve atı yaralanıp yere serilen kimsenin cihadıdır. Amr b. Abese · Sünen-i İbn Mâce 2794 518 Allah yolunda yaralanan, kıyamet gününde rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olan yarasıyla gelir. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2795 519 Ey Kitab'ı indiren, hesabı çabuk gören Allah'ım! Ahzâbı hezimete uğrat ve sars. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i İbn Mâce 2796 520 Kim Allah'tan samimi bir kalple şehitlik isterse, yatağında ölse bile Allah onu şehitlerin mertebelerine ulaştırır. Sehl b. Ebû Ümâme'nin dedesi · Sünen-i İbn Mâce 2797 521 Şehidin kanından toprak kurumadan iki eşi ona koşuşurlar. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2798 522 Şehidin Allah katında altı hasleti vardır: Kanının ilk damlasında bağışlanır ve cennetteki yeri ona gösterilir. Mikdâm b. Ma'dîkerib · Sünen-i İbn Mâce 2799 523 Allah hiç kimseyle perde arkası olmadan konuşmamıştır; babanla ise yüz yüze konuştu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 2800 524 Şehitlerin ruhları yeşil kuşlar gibidir; cennette diledikleri yerde dolaşırlar. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 2801 525 Şehit, öldürülmenin acısını ancak sizden birinin bir çimdiğin acısını duyduğu kadar duyar. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2802 526 Allah yolunda öldürülmek şehitliktir; taundan, boğularak, yanarak ölen ve hamileyken ölen kadın da şehittir. Câbir b. Atîk · Sünen-i İbn Mâce 2803 527 Allah yolunda öldürülen de, Allah yolunda ölen de şehittir; karın hastalığından ve taundan ölen de şehittir. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2804 528 Peygamber fetih günü başında miğfer olduğu hâlde Mekke'ye girdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2805 529 Peygamber Uhud günü iki zırhı üst üste giydi. Sâib b. Yezîd –inşallah– · Sünen-i İbn Mâce 2806 530 Ebû Ümâme: Kılıçlarının süsü altın ve gümüş olmayan bir topluluk nice fetihler yaptı. Süleyman b. Habîb şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 2807 531 Resûlullah Zülfikâr kılıcını Bedir günü nefl olarak aldı. İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 2808 532 Yapma! Bunu yaparsan hiçbir yitik eşya yerden kaldırılmaz. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 2809 533 Arap yayına ve kanâ mızraklarına sarılın; Allah bu ikisiyle dini güçlendirir ve size memleketlerde iktidar verir. Ali · Sünen-i İbn Mâce 2810 534 Allah tek bir okla üç kişiyi cennete koyar: Onu sevap umarak yapanı, atanı ve atana uzatanı. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 2811 535 Kim düşmana bir ok atar da oku düşmana ulaşırsa, isabet etsin etmesin, bir köle azat etmeye denktir. Amr b. Abese · Sünen-i İbn Mâce 2812 536 Dikkat edin, kuvvet ok atmaktır. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 2813 537 Kim ok atmayı öğrenir de sonra onu bırakırsa bana isyan etmiş olur. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 2814 538 Ey İsmâiloğulları, ok atın! Çünkü babanız bir okçu idi. İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 2815 539 Peygamber minberdeyken bir gazveden dönen Amr b. el-Âs'ın siyah sancağını gördüm. Hâris b. Hassân · Sünen-i İbn Mâce 2816 540 Peygamber fetih günü Mekke'ye girdi; livâsı beyazdı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 2817 541 Resûlullah'ın sancağı siyah, livâsı beyazdı. İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 2818 542 Peygamber düşmanla karşılaştığında düğmeleri dîbâdan olan bu cübbeyi giyerdi. Esmâ'nın azatlısı Ebû Ömer şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 2819 543 Ömer dört parmak kadarı müstesna ipek ve dîbâdan men ederdi. Ebû Osman şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 2820 544 Resûlullah'ın üzerinde siyah bir sarık vardı; iki ucunu iki omzunun arasına sarkıtmıştı. Amr b. Hureys · Sünen-i İbn Mâce 2821 545 Peygamber üzerinde siyah bir sarık olduğu hâlde Mekke'ye girdi. Câbir · Sünen-i İbn Mâce 2822 546 Tebük'te Resûlullah ile birlikte alıp satıyorduk; bizi görüyor ve men etmiyordu. Hârice b. Zeyd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 2823 547 Allah yolunda bir mücahidi uğurlamam bana dünyadan ve dünyada olan her şeyden daha sevimlidir. Muâz b. Enes · Sünen-i İbn Mâce 2824 548 Seni, emanetleri zâyi olmayan Allah'a emanet ediyorum. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2825 549 Dinini, emanetini ve amellerinin sonunu Allah'a emanet ediyorum. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2826 550 Arkadaşların en hayırlısı dört, seriyyelerin en hayırlısı dört yüz, orduların en hayırlısı dört bin kişidir. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2827 551 Bedir ashabı, Tâlût ile nehri geçenlerin sayısınca üç yüz on küsur kişiydi. Berâ b. Âzib · Sünen-i İbn Mâce 2828 552 Düşmanla karşılaşınca kaçan, ganimet elde edince ganimetten çalan seriyyeden sakının. Lehîa b. Ukbe şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 2829 553 Hristiyanlığa benzediğin bir yiyecek hakkında göğsünde bir kuşku kıpırdamasın. Hülb · Sünen-i İbn Mâce 2830 554 Müşriklerin tencerelerini iyice yıkayın, sonra pişirin ve yiyin. Ebû Sa'lebe el-Huşenî · Sünen-i İbn Mâce 2831 555 Biz bir müşrikten yardım istemeyiz. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 2832 556 Harp hiledir. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 2833 557 İbn Abbâs rivayeti: Harp hiledir. İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 2834 558 Şu iki hasım Rableri hakkında çekiştiler âyeti Bedir günü mübârezeye çıkan altı kişi hakkında indi. Kays b. Ubâd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 2835 559 Mübârezede öldürdüğüm adamın selebini Resûlullah bana nefl olarak verdi. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i İbn Mâce 2836 560 Resûlullah Huneyn günü Ebû Katâde'ye öldürdüğü maktulün selebini nefl olarak verdi. Ebû Katâde · Sünen-i İbn Mâce 2837 561 Kim bir düşmanı öldürürse selep onundur. Semüre b. Cündeb · Sünen-i İbn Mâce 2838 562 Gece baskınında isabet alan müşrik kadın ve çocukları hakkında: Onlar da onlardandır. İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 2839 563 Ebû Bekir ile Hevâzin gazvesinde Fezâreoğullarının su başındaki halkına sabah baskını yaptık. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i İbn Mâce 2840 564 Peygamber öldürülmüş bir kadın görünce kadınların ve çocukların öldürülmesini yasakladı. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2841 565 Hâlid b. Velîd'e de ki: Sakın ne bir çocuk ne de bir ücretli işçi öldür. Hanzala el-Kâtib · Sünen-i İbn Mâce 2842 566 Übnâ'ya sabahleyin var, sonra orayı yak. Üsâme b. Zeyd · Sünen-i İbn Mâce 2843 567 Resûlullah Benî Nadîr'in hurmalıklarını yaktı ve kesti; bunun üzerine Haşr sûresindeki âyet indi. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2844 568 Peygamber Benî Nadîr'in hurmalıklarını yaktı ve kesti; şair Büveyre'deki yangını şiirinde andı. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2845 569 Peygamber, Seleme'nin nefl olarak aldığı cariyeyi Mekke'deki müslüman esirlere fidye olarak verdi. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i İbn Mâce 2846 570 Düşmanın ele geçirdiği at ve kaçan köle, müslümanlar galip gelince sahibine geri verildi. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2847 571 Arkadaşınız Allah yolunda ganimetten hıyanet etti; eşyasında iki dirhem etmeyen boncuklar bulundu. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 2848 572 Ganimetten bir abâ çalan Kirkire hakkında Peygamber: O ateştedir, buyurdu. Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 2849 573 Ganimetten çalmak kıyamet günü sahibi için bir utanç, bir rezillik ve ateştir. Ubâde b. Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 2850 574 Peygamber humustan sonra ganimetin üçte birini nefl olarak verdi. Habîb b. Mesleme · Sünen-i İbn Mâce 2851 575 Peygamber sefere ilk çıkışta dörtte bir, dönüşte üçte bir nefl verdi. Ubâde b. Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 2852 576 Resûlullah'tan sonra nefl yoktur; müslümanların güçlüsü elde ettiğini zayıfına geri verir. Amr b. Şuayb'ın dedesi · Sünen-i İbn Mâce 2853 577 Hayber günü süvariye üç pay ayrıldı: ata iki pay, adama bir pay. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2854 578 Köle olarak gazveye katılan Umeyr'e ganimetten pay ayrılmadı, değersiz eşyadan bir kılıç verildi. Âbi'l-Lahm'ın azatlısı Umeyr · Sünen-i İbn Mâce 2855 579 Resûlullah ile yedi gazveye katıldım; yemek yapar, yaralıları tedavi eder, hastalara bakardım. Ümmü Atiyye el-Ensâriyye · Sünen-i İbn Mâce 2856 580 Allah'ın adıyla ve Allah yolunda yürüyün; müsle yapmayın, ahdi bozmayın, ganimetten çalmayın, çocuk öldürmeyin. Safvân b. Assâl · Sünen-i İbn Mâce 2857 581 Müşrik düşmanla karşılaştığında onları üç şeyden birine çağır: İslâm, cizye ya da savaş. Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 2858 582 Kim imama itaat ederse bana itaat etmiş, kim imama isyan ederse bana isyan etmiş olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2859 583 Başınıza başı kuru üzüm gibi olan Habeşli bir köle tayin edilse bile dinleyin ve itaat edin. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2860 584 Sizi Allah'ın Kitabı ile yönettiği sürece, burnu kesik Habeşli bir köle emir olsa bile dinleyin ve itaat edin. Ümmü'l-Husayn · Sünen-i İbn Mâce 2861 585 Dostum bana, uzuvları kesik Habeşli bir köle olsa bile emîri dinleyip itaat etmemi tavsiye etti. Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 2862 586 Emirlerden kim size Allah'a isyanı emrederse ona itaat etmeyin. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 2863 587 Kime bir masiyet emredilirse artık dinlemek de itaat etmek de yoktur. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2864 588 Allah'a isyan edene itaat yoktur. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 2865 589 Resûlullah'a zorlukta ve kolaylıkta dinleyip itaat etmek ve nerede olursak olalım hakkı söylemek üzere bey'at ettik. Ubâde b. Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 2866 590 Allah'a ibadet etmeniz, beş vakit namazı kılmanız, dinleyip itaat etmeniz ve insanlardan hiçbir şey istememeniz üzerine bey'at edin. Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sünen-i İbn Mâce 2867 591 Dinleyip itaat etmek üzere bey'at ettik; Resûlullah: Gücünüzün yettiği ölçüde, buyurdu. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 2868 592 Peygamber bundan sonra köle olup olmadığını sormadıkça hiç kimseden bey'at almadı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 2869 593 Bir imama yalnız dünyalık için bey'at eden, verilirse vefa gösterip verilmezse göstermeyen kimseye Allah kıyamet günü bakmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2870 594 İlk bey'at edilene vefa gösterin, üzerinize düşeni yerine getirin; Allah onlara da üzerlerine düşenden soracaktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2871 595 Kıyamet günü her hain için bir sancak dikilir ve bu, falancanın hainliğidir denilir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 2872 596 Kıyamet günü her hain için hainliği ölçüsünde bir sancak dikilir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 2873 597 Ben kadınlarla tokalaşmam; bey'atiniz gücünüzün yettiği şeylerdedir. Ümeyme bint Rukayka · Sünen-i İbn Mâce 2874 598 Vallahi Resûlullah'ın eli hiçbir kadının eline asla dokunmadı; onlardan ancak sözle bey'at alırdı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 2875 599 Kim geçeceğinden emin olduğu bir atı iki atın arasına katarsa bu kumardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2876 600 Resûlullah idmanlı atları Hafyâ'dan Seniyyetü'l-Vedâ'ya kadar yarıştırırdı. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2877 601 Yarış ödülü ancak deve ya da at yarışında olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 2878 602 Düşmanın eline geçer korkusuyla Kur'ân ile düşman topraklarına yolculuk edilmesi yasaklandı. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2879 603 Resûlullah, Kur'ân ile düşman topraklarına yolculuk edilmesini yasaklardı. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 2880 604 Ben Hâşimoğulları ile Muttaliboğullarını ancak tek bir şey olarak görüyorum. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i İbn Mâce 2881