Fihrist
Zühd ile ilgili hadisler
Zühd ile ilgili 354 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Sağlık ve boş vakit, insanların çoğunun aldandığı iki nimettir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2304
2
Haramlardan sakın, insanların en çok ibadet edeni olursun; Allah'ın sana verdiği paya razı ol, en zengini olursun.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2305
3
Yedi şeyden önce salih amellere koşun: Unutturan fakirlik, azdıran zenginlik, bozan hastalık ve diğerleri.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2306
4
Lezzetleri yıkanı, yani ölümü çokça anın!
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2307
5
Kabir âhiret duraklarının ilkidir; hiçbir manzara görmedim ki kabir ondan daha korkunç olmasın.
Osman'ın azatlısı Hânî · Câmiu't-Tirmizî 2308
6
Kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever.
Ubâde b. Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 2309
7
Ey Abdülmuttalib oğulları! Ben sizin için Allah'tan gelecek hiçbir şeye güç yetiremem.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2310
8
Allah korkusundan ağlayan cehenneme girmez; Allah yolundaki toz ile cehennem dumanı bir araya gelmez.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2311
9
Benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız; gök gıcırdadı, gıcırdamak da onun hakkıdır.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 2312
10
Benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2313
11
Kişi, sakıncasını görmediği bir söz yüzünden cehennemde yetmiş yıllık mesafe aşağı yuvarlanır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2314
12
İnsanları güldürmek için konuşup da yalan söyleyene yazıklar olsun!
Behz b. Hakîm babasından, o da dedesinden) · Câmiu't-Tirmizî 2315
13
Belki o, kendisini ilgilendirmeyen şeyler hakkında konuşmuş ya da eksiltmeyecek bir şeyde cimrilik etmiştir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2316
14
Kişinin, kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2317
15
Kişinin, kendisini ilgilendirmeyeni bırakması İslâm'ının güzelliğindendir (Ali b. Hüseyin'in mürsel rivayeti).
Ali b. Hüseyin · Câmiu't-Tirmizî 2318
16
Kişi Allah'ın rızasına uygun bir söz söyler de Allah onun için kendisine kavuşacağı güne kadar rızasını yazar.
Resûlullah'ın sahâbîsi Bilâl b. Hâris el-Müzenî · Câmiu't-Tirmizî 2319
17
Dünya Allah katında bir sivrisineğin kanadı kadar değer taşısaydı, ondan bir kâfire bir yudum su içirmezdi.
Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 2320
18
Dünya Allah katında, bu ölü kuzunun sahiplerinin gözündeki değerinden daha değersizdir.
Müstevrid b. Şeddâd · Câmiu't-Tirmizî 2321
19
Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir; ancak Allah'ı zikir ve ona yakın olanlar, âlim ve ilim öğrenen müstesnadır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2322
20
Dünya, âhiretin yanında ancak sizden birinin parmağını denize daldırması gibidir.
Fihr oğullarından Müstevrid · Câmiu't-Tirmizî 2323
21
Dünya, müminin zindanı ve kâfirin cennetidir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2324
22
Dünya ancak dört kişi içindir: Mal ve ilim verilen, yalnız ilim verilen, yalnız mal verilen ve hiçbiri verilmeyen kul.
Ebû Kebşe el-Enmârî · Câmiu't-Tirmizî 2325
23
Yoksulluğunu insanlara arz edenin yoksulluğu giderilmez; Allah'a arz edene Allah er ya da geç rızık verir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2326
24
Mal biriktirmekten sana ancak bir hizmetçi ile Allah yolunda bir binek yeter.
Ebû Vâil · Câmiu't-Tirmizî 2327
25
Arazi ve mülk edinmeyin; yoksa dünyaya rağbet edersiniz.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2328
26
İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun ve ameli güzel olandır.
Abdullah b. Büsr · Câmiu't-Tirmizî 2329
27
İnsanların en kötüsü, ömrü uzun ve ameli kötü olandır.
Ebû Bekre · Câmiu't-Tirmizî 2330
28
Ümmetimin ömrü altmış yıl ile yetmiş yıl arasıdır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2331
29
Zaman birbirine yaklaşmadıkça kıyamet kopmaz; yıl bir ay, ay bir hafta, hafta bir gün gibi olur.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2332
30
Dünyada sanki bir garip ya da bir yolcu gibi ol; kendini kabir ehlinden say.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2333
31
Bu, Âdemoğludur, bu da onun ecelidir; emeli ise ecelinin ötesindedir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2334
32
Ben işin, yıkılmak üzere olan bu kulübeden daha çabuk geleceğini görüyorum.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2335
33
Her ümmetin bir fitnesi vardır; benim ümmetimin fitnesi de maldır.
Ka'b b. Iyâz · Câmiu't-Tirmizî 2336
34
Âdemoğlunun altından bir vadisi olsa, ikinci bir vadisinin de olmasını ister.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2337
35
İhtiyarın kalbi iki şeyin sevgisinde gençtir: Uzun yaşamak ve çok mal.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2338
36
Âdemoğlu ihtiyarlar, ondaki iki şey gençleşir: Ömre düşkünlük ve mala düşkünlük.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2339
37
Dünyada zühd, helâli haram kılmak ve malı zayi etmekle olmaz.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 2340
38
Âdemoğlunun bir ev, bir elbise, kuru ekmek ve sudan başka bir şeyde hakkı yoktur.
Osman b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 2341
39
Malından sadaka verip gönderdiğin, yiyip tükettiğin ve giyip eskittiğinden başka neyin var?
Mutarrif b. Abdullah b. Şıhhîr'in babası · Câmiu't-Tirmizî 2342
40
Ey Âdemoğlu! İhtiyacından fazlasını vermen senin için hayırlı, onu tutman ise kötüdür.
Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 2343
41
Allah'a gereği gibi tevekkül etseydiniz, kuşların rızıklandırıldığı gibi rızıklandırılırdınız.
Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 2344
42
Belki de sen kardeşin sayesinde rızıklandırılıyorsun.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2345
43
Güven içinde, sağlıklı ve günlük yiyeceği yanında sabahlayana sanki dünya toplanıp verilmiştir.
Ubeydullah b. Mihsan el-Hatmî · Câmiu't-Tirmizî 2346
44
Dostlarımın en çok gıpta edileni, yükü hafif, namazdan nasibi bol ve yetecek kadar rızka sabreden mümindir.
Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 2347
45
Müslüman olan, rızkı yetecek kadar olan ve Allah'ın kanaatkâr kıldığı kimse kurtuluşa ermiştir.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 2348
46
İslâm'a hidayet edilen, geçimi yetecek kadar olan ve kanaat eden kimseye ne mutlu!
Fadâle b. Ubeyd · Câmiu't-Tirmizî 2349
47
Beni seviyorsan fakirliğe karşı bir zırh hazırla; fakirlik beni sevene selden hızlı gelir.
Abdullah b. Muğaffel · Câmiu't-Tirmizî 2350
48
Muhâcirlerin fakirleri cennete zenginlerinden beş yüz yıl önce girerler.
Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2351
49
Miskinler cennete zenginlerinden kırk güz önce girer; Ey Âişe, miskinleri sev ve onları yaklaştır.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 2352
50
Fakirler cennete zenginlerden beş yüz yıl, yani yarım gün önce girerler.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2353
51
Müslümanların fakirleri cennete zenginlerinden yarım gün önce girer; bu da beş yüz yıldır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2354
52
Müslümanların fakirleri cennete zenginlerinden kırk güz önce girerler.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 2355
53
Allah'a yemin olsun ki Resûlullah bir günde iki defa ekmek ve etle doymadı.
Mesrûk · Câmiu't-Tirmizî 2356
54
Resûlullah vefat edinceye kadar arka arkaya iki gün arpa ekmeğiyle doymadı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2357
55
Resûlullah ve ailesi dünyadan ayrılıncaya kadar üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle doymadılar.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2358
56
Peygamber'in ev halkının arpa ekmeğinden artan olmazdı.
Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 2359
57
Resûlullah arka arkaya geceleri aç geçirir, ailesi de akşam yemeği bulamazdı.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 2360
58
Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını yetecek kadar azık kıl.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2361
59
Peygamber yarın için hiçbir şey biriktirmezdi.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 2362
60
Resûlullah vefat edinceye kadar ne yüksek sofrada yemek yedi ne de ince yufka ekmeği yedi.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 2363
61
Resûlullah Allah'a kavuşuncaya kadar elenmiş ak un görmedi.
Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 2364
62
Allah yolunda kan döken ve ok atan ilk adam benim; ağaç yaprağından başka yiyeceğimiz yoktu.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 2365
63
Araplardan Allah yolunda ok atan ilk adam benim; hubleden ve semurdan başka yiyeceğimiz yoktu.
Sa'd b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2366
64
Kendimi minber ile Âişe'nin odası arasında açlıktan baygın düşerken gördüm; o ancak açlıktı.
Muhammed b. Sîrîn · Câmiu't-Tirmizî 2367
65
Allah katında sizin için ne olduğunu bilseydiniz, yoksulluğunuzun ve ihtiyacınızın artmasını isterdiniz.
Fadâle b. Ubeyd · Câmiu't-Tirmizî 2368
66
Serin gölge, güzel taze hurma ve soğuk su; kıyamet günü sorguya çekileceğiniz nimetlerdendir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2369
67
"Ebû Hüreyre'den" denmeden: Serin gölge, taze hurma ve soğuk su sorulacak nimetlerdendir.
Ebû Seleme b. Abdurrahman · Câmiu't-Tirmizî 2370
68
Açlıktan şikâyet edip karnımızdaki birer taşı gösterdik; Resûlullah da karnındaki iki taşı gösterdi.
Ebû Talha · Câmiu't-Tirmizî 2371
69
Peygamberinizi, karnını dolduracak kadar adi kuru hurma bile bulamazken gördüm.
Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 2372
70
Zenginlik mal çokluğundan değildir; asıl zenginlik gönül zenginliğidir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2373
71
Bu mal yeşil ve tatlıdır; kim onu hakkıyla elde ederse onda kendisine bereket verilir.
Hamza b. Abdülmuttalib'in hanımı Havle bint Kays · Câmiu't-Tirmizî 2374
72
Dinarın kulu lanetlendi, dirhemin kulu lanetlendi.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2375
73
Sürüye salınan iki aç kurt, kişinin mal ve şeref hırsının dinine verdiği zarardan fazlasını veremez.
Ka'b b. Mâlik el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 2376
74
Ben dünyada ancak bir ağacın altında gölgelenip sonra onu bırakıp giden bir yolcu gibiyim.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 2377
75
Kişi dostunun dini üzeredir; her biriniz kiminle dostluk kurduğuna baksın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2378
76
Ölünün ardından ailesi, malı ve ameli gider; ailesi ve malı geri döner, ameli kalır.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2379
77
İnsanoğlu, karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır.
Mikdâm b. Ma'dîkerib · Câmiu't-Tirmizî 2380
78
Kim gösteriş yaparsa Allah da onu teşhir eder; kim duyurmak isterse Allah da onu duyurur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2381
79
Gösteriş için okuyan, harcayan ve savaşan üç kişi, kıyamet günü ateşin ilk tutuşturulacağı kimselerdir.
Şüfey el-Asbahî şöyle anlattı: · Câmiu't-Tirmizî 2382
80
Cehennemin her gün yüz defa sığındığı hüzün kuyusuna amelleriyle gösteriş yapan kurrâ girer.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2383
81
Gizlediği ameli ortaya çıkınca sevinen kişiye gizliliğin ve açıklığın olmak üzere iki ecir vardır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2384
82
Kişi sevdiğiyle beraberdir; sen de sevdiğinle berabersin.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2385
83
Kişi sevdiğiyle beraberdir; kazandığı da kendisinedir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2386
84
Bir topluluğu sevip de onlara yetişemeyen kimse, sevdiğiyle beraberdir.
Safvân b. Assâl · Câmiu't-Tirmizî 2387
85
Ben kulumun beni zannı yanındayım; bana dua ettiğinde onunla beraberim.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2388
86
İyilik güzel ahlâktır; günah ise içini tırmalayan ve insanların bilmesinden hoşlanmadığın şeydir.
Nevvâs b. Sem'ân · Câmiu't-Tirmizî 2389
87
Celâlim için birbirini sevenlere nurdan minberler vardır; peygamberler ve şehitler onlara gıpta eder.
Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 2390
88
Yedi kişiyi Allah, kendi gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı günde gölgesinde gölgelendirir.
Ebû Hüreyre ya da Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 2391
89
Biriniz kardeşini sevdiğinde, bunu ona bildirsin.
Mikdâm b. Ma'dîkerib · Câmiu't-Tirmizî 2392
90
Bir adam biriyle kardeşlik kurduğunda ona adını, babasının adını ve kimlerden olduğunu sorsun.
Yezîd b. Nuâme ed-Dabbî · Câmiu't-Tirmizî 2392 b
91
Resûlullah bize, övgücülerin yüzlerine toprak saçmamızı emretti.
Ebû Ma'mer · Câmiu't-Tirmizî 2393
92
Resûlullah, övgücülerin ağızlarına toprak saçmamızı emretti.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2394
93
Müminden başkasıyla arkadaşlık etme; yemeğini de takva sahibinden başkası yemesin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2395
94
Allah kulu için hayır dilediğinde, onun cezasını dünyada peşin verir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2396
95
Hastalık ağrısının hiç kimsede Resûlullah'takinden daha şiddetli olduğunu görmedim.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 2397
96
İnsanların en şiddetli belâya uğrayanı peygamberlerdir; kişi dinine göre belâya uğratılır.
Sa'd b. Ebî Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 2398
97
Belâ, mümin erkek ve kadının canında, çocuğunda ve malında, Allah'a günahsız kavuşuncaya kadar sürer.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2399
98
Dünyada kulumun iki gözünü aldığımda, onun katımdaki karşılığı ancak cennettir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 2400
99
Gözlerini aldığım kimse sabreder ve sevabını umarsa, ona cennetten aşağı bir mükâfata razı olmam.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2401
100
Kıyamet günü âfiyet ehli, belâ ehline verilen sevabı görünce dünyada derilerinin makaslarla kesilmiş olmasını ister.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 2402
101
Ölen hiç kimse yoktur ki pişman olmasın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2403
102
Âhir zamanda dinle dünyayı elde etmeye çalışan, dilleri şekerden tatlı, kalpleri kurt kalbi adamlar çıkacak.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2404
103
Öyle kimseler yarattım ki dilleri baldan tatlı, kalpleri sabır otundan daha acıdır.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2405
104
Kurtuluş nedir? Diline hâkim ol, evin sana yetsin ve günahına ağla.
Ukbe b. Âmir · Câmiu't-Tirmizî 2406
105
Âdemoğlu sabahladığında bütün organları dile, hakkımızda Allah'tan kork diye yalvarır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 2407
106
Kim bana iki çenesi arasındakini ve iki bacağı arasındakini garanti ederse, ona cenneti garanti ederim.
Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 2408
107
Allah kimi iki çenesi ve iki bacağı arasındakinin şerrinden korursa, o cennete girer.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2409
108
Rabbim Allah'tır de, sonra dosdoğru ol; senin için en çok korktuğum şey dildir.
Süfyân b. Abdullah es-Sakafî · Câmiu't-Tirmizî 2410
109
Allah'ı anmanın dışında sözü çoğaltmayın; çünkü bu, kalbi katılaştırır.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 2411
110
Âdemoğlunun bütün sözü lehine değil aleyhinedir; ancak iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ve zikir müstesna.
Peygamber'in hanımı Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 2412
111
Nefsinin, Rabbinin, misafirinin ve ailenin senin üzerinde hakkı vardır; her hak sahibine hakkını ver.
Ebû Cühayfe · Câmiu't-Tirmizî 2413
112
Kim insanları öfkelendirme pahasına Allah'ın rızasını ararsa, Allah ona insanlara karşı yeter.
Medine ehlinden bir adam · Câmiu't-Tirmizî 2414
113
Dünyaya karşı zühd, elindekine Allah'ın elindekinden daha çok güvenmemendir.
Ebû Zer el-Gıfârî · Sünen-i İbn Mâce 4100
114
Dünyaya karşı zühd ve az konuşma verilmiş bir adam gördüğünüzde ona yaklaşın; çünkü ona hikmet telkin edilir.
Ebû Hallâd · Sünen-i İbn Mâce 4101
115
Dünyaya karşı zühd göster ki Allah seni sevsin; insanların elindekine karşı zühd göster ki insanlar seni sevsin.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i İbn Mâce 4102
116
Sana mallardan ancak bir hizmetçi ile Allah yolunda bir binek yeter.
Ebû Vâil'in kavminden bir adam olan Semure b. Sehm şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4103
117
Birinize bir yolcunun azığı kadarı yeter; ben ise bunu aştım sanırım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4104
118
Kimin derdi dünya olursa Allah işini dağıtır; kimin niyeti âhiret olursa Allah işini toplar.
Ebân b. Osmân b. Affân şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4105
119
Kim bütün dertleri tek bir dert, âhiret derdi yaparsa Allah ona dünya derdinde yeter.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4106
120
Ey Âdemoğlu! Kendini Bana ibadete ver ki göğsünü zenginlikle doldurayım ve fakirliğini gidereyim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4107
121
Dünyanın âhirete göre misali, birinizin parmağını denize sokması gibidir; baksın ne ile döner!
Benî Fihr'in kardeşi Müstevrid · Sünen-i İbn Mâce 4108
122
Ben ve dünya, bir ağacın altında gölgelenip sonra kalkıp onu bırakan bir yolcu gibiyiz.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4109
123
Dünya Allah katında bir sivrisinek kanadı kadar değer taşısaydı, kâfire ondan bir yudum su içirmezdi.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i İbn Mâce 4110
124
Atılmış oğlak: Dünya Allah katında bunun sahipleri katında olduğundan daha değersizdir.
Müstevrid b. Şeddâd · Sünen-i İbn Mâce 4111
125
Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir; Allah'ın zikri, ona yakın olanlar, âlim ve ilim öğrenen müstesna.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4112
126
Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4113
127
Dünyada bir garip ya da bir yolcu gibi ol ve kendini kabir ehlinden say.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4114
128
Cennetin kralları: Zayıf görülen, iki eski elbiseli, aldırış edilmeyen; Allah adına yemin etse Allah yerine getirir.
Muâz b. Cebel · Sünen-i İbn Mâce 4115
129
Cennet ehli her zayıf ve zayıf görülen; cehennem ehli her kaba, cimri ve kibirli kimsedir.
Hârise b. Vehb · Sünen-i İbn Mâce 4116
130
İnsanların en çok gıpta edileni, yükü hafif, namazdan nasibi olan, insanlar arasında gizli kalan mümindir.
Ebû Umâme · Sünen-i İbn Mâce 4117
131
Sade ve süssüz giyinmek (bezâze) imandandır.
Ebû Umâme el-Hârisî · Sünen-i İbn Mâce 4118
132
En hayırlılarınız, görüldüklerinde Allah'ın hatırlandığı kimselerdir.
Esmâ bt. Yezîd · Sünen-i İbn Mâce 4119
133
Bu fakir Müslüman, öbürü gibilerden yeryüzü dolusundan daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i İbn Mâce 4120
134
Allah, fakir, istemekten iffetli davranan, çoluk çocuk sahibi mümin kulunu sever.
İmrân b. Husayn · Sünen-i İbn Mâce 4121
135
Müminlerin fakirleri cennete zenginlerden yarım gün, yani beş yüz yıl önce girer.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4122
136
Muhâcirlerin fakirleri cennete zenginlerinden beş yüz yıl miktarı önce girerler.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4123
137
Ey fakirler topluluğu! Müminlerin fakirlerinin cennete yarım gün önce gireceğini müjdeleyeyim mi?
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4124
138
Ca'fer b. Ebû Tâlib miskinleri severdi; Resûlullah ona Ebü'l-Mesâkîn künyesini verirdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4125
139
Allah'ım! Beni miskin olarak yaşat, miskin olarak öldür ve miskinler zümresi içinde haşret.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4126
140
Sabah akşam Rablerine dua edenleri kovma: Akra' ile Uyeyne zayıf müminlerden ayrı meclis isteyince inen âyetler.
Habbâb b. el-Eret · Sünen-i İbn Mâce 4127
141
Kureyş "Bunlara tâbi olmaya razı değiliz, onları kov" deyince "Sabah akşam Rablerine dua edenleri kovma" indi.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i İbn Mâce 4128
142
Malı çok olanların vay haline! Ancak malla sağa, sola, öne ve arkaya şöyle dağıtan müstesna.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4129
143
Malı çok olanlar kıyamet günü en aşağıda olanlardır; malı dağıtıp onu helal yoldan kazanan müstesna.
Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 4130
144
Malı çok olanlar en aşağıda olanlardır; ancak şöyle, şöyle ve şöyle dağıtan müstesna.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4131
145
Uhud kadar altınım olsa, üçüncü gece yanımda ondan bir şey kalmasını istemem; borç için ayırdığım müstesna.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4132
146
Allah'ım! Bana iman edenin malını ve çocuğunu azalt, ona Sana kavuşmayı sevdir.
Amr b. Gaylân es-Sekafî · Sünen-i İbn Mâce 4133
147
Allah'ım! Falanın malını çoğalt; deveyi göndereninin rızkını da günü gününe kıl.
Nukâde el-Esedî · Sünen-i İbn Mâce 4134
148
Dinarın, dirhemin, kadifenin ve hamîsanın kulu kahrolsun! Verilirse razı olur, verilmezse vefa göstermez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4135
149
Dinarın, dirhemin ve hamîsanın kulu kahrolsun ve baş aşağı dönsün; ayağına diken batsa çıkarılmasın!
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4136
150
Zenginlik mal çokluğuyla değildir; asıl zenginlik gönül zenginliğidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4137
151
İslam'a hidayet edilen, yetecek kadar rızık verilen ve buna kanaat eden kurtuluşa ermiştir.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i İbn Mâce 4138
152
Allah'ım! Muhammed ailesinin rızkını ancak yetecek kadar kıl.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4139
153
Zengin fakir herkes kıyamet günü kendisine dünyadan ancak yetecek kadar verilmiş olmasını arzu eder.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4140
154
Bedeni sağlıklı, emniyette ve bir günlük yiyeceği yanında olarak sabahlayana sanki dünya toplanmıştır.
Ubeydullah b. Mihsan el-Ensârî · Sünen-i İbn Mâce 4141
155
Sizden aşağıda olana bakın, yukarıda olana bakmayın; bu, Allah'ın nimetini küçümsememenize daha uygundur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4142
156
Allah suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; ancak amellerinize ve kalplerinize bakar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4143
157
Muhammed ailesi bir ay kalırdı da hiç ateş yakmazdı; yiyecekleri yalnızca hurma ve suydu.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4144
158
Muhammed ailesinin evlerinde bir ay duman görülmezdi; yiyecekleri iki kara: hurma ile su idi.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4145
159
Resûlullah gün boyunca açlıktan kıvranır, karnını dolduracak kadar kötü hurma bile bulamazdı.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i İbn Mâce 4146
160
Muhammed ailesinin yanında ne bir sâ' tahıl ne de bir sâ' hurma sabahladı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4147
161
Muhammed ailesinde bir müd yiyecekten başkası sabahlamadı.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4148
162
Resûlullah bize geldi; üç gece yiyecek bir şey bulamadan kaldık.
Süleymân b. Surad · Sünen-i İbn Mâce 4149
163
Elhamdülillah! Şu kadar zamandan beri karnıma sıcak yemek girmemişti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4150
164
Resûlullah'ın yatağı, içi hurma lifiyle doldurulmuş deriden idi.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4151
165
Resûlullah Ali ile Fâtıma'yı bir yün örtü, izhir dolu bir yastık ve bir su tulumuyla çeyizlemişti.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 4152
166
Ey Hattâb'ın oğlu! Âhiretin bizim, dünyanın da onların olmasına razı olmaz mısın?
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i İbn Mâce 4153
167
Fâtıma bana gelin getirildiği gece yatağımız bir koç postundan başka bir şey değildi.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 4154
168
Sadaka için bizden biri hamallık yapıp bir müd getirirdi; bugün ise onlardan birinin yüz bini var.
Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sünen-i İbn Mâce 4155
169
Utbe b. Gazvân: Resûlullah ile birlikte ağaç yaprağı yerdik; ağızlarımızın kenarı yara oldu.
Hâlid b. Umeyr şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4156
170
Yedi kişi açlık çekerken Peygamber bana yedi hurma verdi; her insana bir hurma.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4157
171
Hangi nimetten sorulacağız, o ancak hurma ile su! dedi; "Bilesiniz ki o olacaktır" buyurdu.
Zübeyr b. el-Avvâm · Sünen-i İbn Mâce 4158
172
Azığımız tükendi, her adama bir hurma düştü; sonra denizin attığı balıktan on sekiz gün yedik.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 4159
173
Kulübemizi onarırken: Ben işi (ölümü) bundan daha çabuk görüyorum, buyurdu.
Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 4160
174
Böyle olan her mal kıyamet günü sahibine vebaldir; kubbesini yıkan Ensârî'ye: Allah ona rahmet etsin.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4161
175
Resûlullah zamanında beni yağmurdan ve güneşten koruyacak bir evi kimsenin yardımı olmadan yaptım.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4162
176
Kul harcamalarının hepsinde ecir alır; ancak toprağa ya da binaya yapılan harcama müstesna.
Hârise b. Mudarrib şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4163
177
Allah'a hakkıyla tevekkül etseydiniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i İbn Mâce 4164
178
Başlarınız kımıldadığı sürece rızıktan ümidinizi kesmeyin; insanı annesi çıplak doğurur, sonra Allah rızıklandırır.
Hâlid'in oğulları Habbe ve Sevâ' · Sünen-i İbn Mâce 4165
179
Âdemoğlunun kalbinin her vadide bir şubesi vardır; Allah'a tevekkül edene Allah dağınıklığa karşı yeter.
Amr b. el-Âs · Sünen-i İbn Mâce 4166
180
Sizden hiçbiriniz Allah hakkında güzel zan beslemedikçe ölmesin.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 4167
181
Kuvvetli mümin Allah katında zayıf müminden daha hayırlıdır; ‘keşke’ şeytanın işine kapı açar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4168
182
Hikmetli söz müminin yitiğidir; onu nerede bulursa ona en lâyık olan odur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4169
183
İki nimet vardır ki insanların çoğu onlarda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4170
184
Namazına durduğunda veda edenin namazı gibi kıl; özür dileyeceğin sözü söyleme.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i İbn Mâce 4171
185
Hikmet dinleyip yalnız kötüsünü anlatan, çobandan koyun isteyip köpeğin kulağından tutan gibidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4172
186
Kalbinde hardal tanesi ağırlığınca kibir bulunan cennete, hardal tanesi kadar iman bulunan cehenneme girmez.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4173
187
Ebû Hüreyre: Kibriyâ Benim ridâmdır, azamet izârımdır; bunlarda Benimle çekişeni cehenneme atarım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4174
188
İbn Abbâs: Kibriyâ Benim ridâmdır, azamet izârımdır; bunlarda Benimle çekişeni ateşe atarım.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4175
189
Allah için bir derece tevazu göstereni Allah bir derece yükseltir; kibirleneni bir derece alçaltır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4176
190
Medine'den bir câriye Resûlullah'ın elinden tutar, o da elini çekmez, ihtiyacı için dilediği yere götürürdü.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4177
191
Resûlullah hastayı ziyaret eder, cenazeye eşlik eder, kölenin davetine icabet eder ve merkebe binerdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4178
192
Allah bana tevazu göstermenizi, hiç kimsenin başkasına karşı övünmemesini vahyetti.
Iyâz b. Himâr · Sünen-i İbn Mâce 4179
193
Resûlullah perdesi arkasındaki bakire bir kızdan daha hayalı idi.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4180
194
Enes: Her dinin bir ahlakı vardır; İslam'ın ahlakı da hayadır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4181
195
İbn Abbâs: Her dinin bir ahlakı vardır; şüphesiz İslam'ın ahlakı hayadır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4182
196
İnsanların ilk peygamberlik sözlerinden ulaştıkları: Utanmıyorsan dilediğini yap.
Ukbe b. Amr Ebû Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4183
197
Haya imandandır, iman cennettedir; kötü söz katı kalpliliktendir, o da cehennemdedir.
Ebû Bekre · Sünen-i İbn Mâce 4184
198
Çirkinlik bir şeyde bulunursa onu çirkinleştirir; haya bir şeyde bulunursa onu güzelleştirir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4185
199
Gücü yettiği halde öfkesini yutanı Allah kıyamet günü herkesin önünde çağırıp dilediği huriyi seçtirir.
Muâz b. Enes el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 4186
200
Ey Eşecc! Sende Allah'ın sevdiği iki haslet var: Hilim ve teenni.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4187
201
Eşecc el-Asarî'ye: Sende Allah'ın sevdiği iki haslet var: Hilim ve haya.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4188
202
Allah katında, kulun Allah rızası için yuttuğu öfke yudumundan daha büyük ecirli bir yudum yoktur.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4189
203
Benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız; gökte secde eden meleksiz dört parmaklık yer yoktur.
Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 4190
204
Enes: Benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4191
205
Müslüman oluşları ile "kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar" âyetinin inişi arasında dört yıl vardı.
Abdullah b. ez-Zübeyr · Sünen-i İbn Mâce 4192
206
Çok gülmeyin; çünkü çok gülmek kalbi öldürür.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4193
207
Nisâ sûresinde "seni de bunlara şahit getirdiğimizde" âyetine ulaşınca Peygamber'in gözlerinden yaş akıyordu.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4194
208
Ey kardeşlerim! Böyle bir gün için hazırlık yapın.
Berâ · Sünen-i İbn Mâce 4195
209
Ağlayın; ağlayamazsanız ağlamaya çalışın.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i İbn Mâce 4196
210
Allah korkusundan gözünden sinek başı kadar yaş çıkıp yüzüne değen mümin kulu Allah ateşe haram kılar.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4197
211
O, oruç tutan, sadaka veren ve namaz kılan, bununla birlikte amellerinin kabul edilmemesinden korkan adamdır.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4198
212
Ameller ancak kap gibidir: Altı iyi olursa üstü de iyi olur; altı bozuk olursa üstü de bozuk olur.
Muâviye b. Ebû Süfyân · Sünen-i İbn Mâce 4199
213
Kul açıkta da gizlide de namazını güzel kılarsa Allah: Bu, gerçekten benim kulumdur, buyurur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4200
214
Orta yolu tutun ve doğru olun; çünkü sizden hiç kimseyi ameli kurtaracak değildir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4201
215
Ben ortakların ortaklıktan en müstağni olanıyım; kim amelinde bana başkasını ortak koşarsa ben ondan uzağım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4202
216
Allah için yaptığı amelde başkasını ortak koşan, sevabını Allah'tan başkasının katında arasın.
Ebû Sa'd b. Ebû Fadâle el-Ensârî -ki sahâbîlerdendi- · Sünen-i İbn Mâce 4203
217
Size Deccâl'den daha korkulu olanı haber vereyim mi? Gizli şirk: Kişinin, biri baktığı için namazını süslemesidir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4204
218
Ümmetim için en çok korktuğum şirktir: Güneşe, aya, puta tapmak değil; Allah'tan başkası için ameller ve gizli şehvet.
Şeddâd b. Evs · Sünen-i İbn Mâce 4205
219
Ebû Saîd: Kim amelini duyurmak isterse Allah da onu duyurur; kim gösteriş yaparsa Allah da onu gösterir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4206
220
Cündeb: Kim gösteriş yaparsa Allah da onu gösterir; kim amelini duyurmak isterse Allah da onu duyurur.
Cündeb · Sünen-i İbn Mâce 4207
221
Ancak iki kişiye gıpta edilir: Malını hak yolunda harcayan ve kendisine verilen hikmetle hükmedip onu öğreten.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4208
222
Ancak iki kişiye gıpta edilir: Gece gündüz Kur'an'la kalkan ve gece gündüz malını infak eden.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4209
223
Hased, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi iyilikleri yiyip bitirir.
Enes · Sünen-i İbn Mâce 4210
224
Cezası dünyada da peşin verilmeye zulüm ve akrabalık bağını koparmaktan daha lâyık bir günah yoktur.
Ebû Bekre · Sünen-i İbn Mâce 4211
225
Sevabı en çabuk gelen hayır iyilik ve sıla-i rahim, cezası en çabuk gelen şer zulüm ve akrabayı terktir.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4212
226
Müslüman kardeşini küçük görmesi, kişiye kötülük olarak yeter.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4213
227
Allah bana, alçak gönüllü olmanızı ve birbirinize zulmetmemenizi vahyetti.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4214
228
Kul, sakıncalı olandan sakınmak için sakıncası olmayanı bırakmadıkça takva sahiplerinden olamaz.
Atiyye es-Sa'dî -ki Peygamber'in ashabındandı- · Sünen-i İbn Mâce 4215
229
İnsanların en faziletlisi kalbi temiz, dili doğru olan herkestir.
Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 4216
230
Vera sahibi ol, insanların en çok ibadet edeni olursun; kanaatkâr ol, insanların en çok şükredeni olursun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4217
231
Tedbir gibi akıl, haramdan el çekmek gibi vera, güzel ahlak gibi şeref yoktur.
Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 4218
232
Haseb (itibar) maldır; kerem (asalet) de takvadır.
Semure b. Cündeb · Sünen-i İbn Mâce 4219
233
Bütün insanlar tutsa onlara yetecek âyet: Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.
Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 4220
234
Yakında cennet ehlini cehennem ehlinden övgü ve kötü anma ile ayırt edeceksiniz; siz Allah'ın şahitlerisiniz.
Ebû Züheyr es-Sekafî · Sünen-i İbn Mâce 4221
235
Külsûm el-Huzâî: Komşuların "İyilik yaptın" derlerse iyilik, "Kötülük yaptın" derlerse kötülük yapmışsındır.
Külsûm el-Huzâî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4222
236
İbn Mes'ûd: Komşularından "İyilik yaptın" sözünü işitirsen iyilik, "Kötülük yaptın" sözünü işitirsen kötülük yapmışsındır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4223
237
Cennet ehli, Allah'ın kulaklarını insanların hayırla övgüsüyle doldurduğu kimsedir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4224
238
Allah için amel işleyip bu yüzden insanların sevgisini kazanmak, müminin peşin müjdesidir.
Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 4225
239
Senin için iki ecir vardır: Gizliliğin ecri ve açıklığın ecri.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4226
240
Ameller ancak niyetlere göredir; herkese ancak niyet ettiği şey vardır.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i İbn Mâce 4227
241
Bu ümmet dört kişi gibidir: Malını ilimle harcayan ile "Malım olsa ben de yapardım" diyen ecirde eşittir.
Ebû Kebşe el-Enmârî · Sünen-i İbn Mâce 4228
242
İnsanlar ancak niyetlerine göre diriltilir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4229
243
İnsanlar niyetlerine göre haşredilir.
Câbir · Sünen-i İbn Mâce 4230
244
Ortadaki çizgi insan, yanındakiler onu ısıran dertler, dörtgen onu kuşatan ecel, dışarı çıkan çizgi de emeldir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4231
245
Bu Âdemoğlu, bu da ensesinin dibindeki ecelidir; emeli ise ta oradadır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4232
246
Yaşlının kalbi iki şeyde gençtir: Hayat sevgisinde ve malın çokluğunda.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4233
247
Âdemoğlu yaşlanır; ama ondaki iki şey gençleşir: Mal hırsı ve ömür hırsı.
Enes · Sünen-i İbn Mâce 4234
248
Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsa bir üçüncüsünü isterdi; onun içini ancak toprak doldurur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4235
249
Ümmetimin ömürleri altmış ile yetmiş arasıdır; bunu aşan ise azdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4236
250
Ona amellerin en sevimlisi, kulun az da olsa devam ettiği salih ameldi.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 4237
251
Gücünüzün yettiği amelleri tutun; Allah'a yemin olsun ki siz usanmadıkça Allah usanmaz.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4238
252
Ey Hanzala! Benim yanımda olduğunuz gibi olsaydınız melekler sizinle musafaha ederdi; bir saat öyle, bir saat böyle.
Hanzala el-Kâtib et-Temîmî el-Üseyyidî · Sünen-i İbn Mâce 4239
253
Amelden gücünüzün yettiğini yüklenin; amelin hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4240
254
Ey insanlar! Orta yolu tutun; çünkü siz usanmadıkça Allah usanmaz.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 4241
255
Kim İslâm'da iyi davranırsa cahiliyede yaptıklarından sorumlu tutulmaz.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4242
256
Ey Âişe! Küçük görülen amellerden sakın; çünkü onların Allah katından bir takipçisi vardır.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4243
257
Mümin günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta olur; tövbe edip istiğfar ederse kalbi cilalanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4244
258
Allah'ın haramlarıyla baş başa kalınca onları çiğneyenlerin Tihâme dağları gibi iyilikleri toz olur.
Sevbân · Sünen-i İbn Mâce 4245
259
Cennete en çok sokan takva ve güzel ahlak, cehenneme en çok sokan ağız ve ferctir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4246
260
Allah, kulunun tövbesine, onun kaybettiği hayvanını bulduğundaki sevincinden daha çok sevinir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4247
261
Hatalarınız göğe ulaşacak kadar hata işleyip sonra tövbe etseniz Allah tövbenizi kabul ederdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4248
262
Allah, kulunun tövbesine, çölde kaybettiği bineğini ümidini kestikten sonra bulan adamdan daha çok sevinir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4249
263
Günahtan tövbe eden, hiç günahı olmayan gibidir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4250
264
Âdemoğullarının hepsi çok hata yapar; hata yapanların en hayırlısı çok tövbe edenlerdir.
Enes · Sünen-i İbn Mâce 4251
265
Pişmanlık tövbedir.
Abdullah b. Ma'kıl şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4252
266
Allah, can boğaza gelip hırıltı başlamadıkça kulun tövbesini kabul eder.
Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 4253
267
Bir kadını öpen adam üzerine "İyilikler kötülükleri giderir" âyeti indi; o, ümmetimden onunla amel eden herkes içindir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4254
268
Kendini öldükten sonra yaktırıp külünü savurtan adama "Senden korkum" dediği için Allah mağfiret etti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4255
269
Bir kadın, bağlayıp ne beslediği ne de saldığı bir kedi yüzünden cehenneme girdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4256
270
Ey kullarım! Afiyet verdiklerim dışında hepiniz günahkârsınız; benden mağfiret isteyin ki sizi bağışlayayım.
Ebû Zer · Sünen-i İbn Mâce 4257
271
Lezzetleri yıkan ölümü çokça anın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4258
272
Müminlerin en akıllısı, ölümü en çok anan ve ölümden sonrası için en güzel hazırlanandır.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4259
273
Akıllı kimse nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.
Ebû Ya'lâ Şeddâd b. Evs · Sünen-i İbn Mâce 4260
274
Ölüm anında ümit ve korku bir kulun kalbinde birleşirse Allah ona umduğunu verir, korktuğundan emin kılar.
Enes · Sünen-i İbn Mâce 4261
275
Ey temiz bedende bulunmuş temiz can! Övülmüş olarak çık; rahat, güzel rızık ve öfkeli olmayan bir Rab ile müjdelen.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4262
276
Birinizin eceli bir yerde ise ihtiyaç onu oraya sevk eder; kıyamet günü yer: Rabbim, bu bana emanet ettiğindir, der.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4263
277
Kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever; bu, ölüm anında rahmetle müjdelenmektir.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4264
278
Sıkıntı yüzünden ölümü temenni etmeyin; Allah'ım, hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, deyin.
Enes · Sünen-i İbn Mâce 4265
279
İnsanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür; kıyamet günü yaratılış ondan yeniden terkip edilir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4266
280
Kabir, âhiret duraklarının ilkidir; ondan kurtulan için sonrası daha kolaydır.
Osman b. Affân'ın azatlısı Hânî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4267
281
Salih adam kabrinde korkmadan oturtulur; ona "Kesin inanç üzere idin, onun üzere öldün" denir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4268
282
"Allah iman edenleri sağlam sözle sabit kılar" âyeti kabir azabı hakkında indi.
Berâ b. Âzib · Sünen-i İbn Mâce 4269
283
Biriniz öldüğünde sabah akşam ona yeri gösterilir: Kıyamet günü diriltilinceye kadar yerin budur, denir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4270
284
Müminin ruhu, diriltileceği gün bedenine dönünceye kadar cennet ağaçlarından yiyen bir kuştur.
Ka'b b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4271
285
Ölü kabre konulduğunda güneş ona batmak üzere gösterilir; gözlerini silip "Bırakın namaz kılayım" der.
Câbir · Sünen-i İbn Mâce 4272
286
Sûr'un iki sahibinin ellerinde iki boru vardır; ne zaman emrolunacaklarını gözleyip dururlar.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4273
287
Başını kaldıran ilk kişi ben olurum; bir de bakarım ki Mûsâ Arş'ın direklerinden birine tutunmuş.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4274
288
Cebbâr göklerini ve yerlerini eliyle tutar ve: Cebbâr benim, Melik benim! Nerede zorbalar, nerede kibirlenenler? der.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4275
289
İnsanlar kıyamet günü yalınayak ve çıplak haşrolunur; iş, birbirlerine bakmalarından çok daha çetindir.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4276
290
İnsanlar kıyamet günü üç kere arz olunur; üçüncüsünde amel defterleri ellere uçuşur.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 4277
291
İnsanlardan biri kıyamet günü kulaklarının yarısına kadar terinin içinde ayakta durur.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4278
292
Yer başka bir yere dönüştürüldüğü gün insanlar nerede olacak? Sırat üzerinde.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 4279
293
Sırat cehennemin ortasına sa'dân dikenleri gibi dikenler üzerine kurulur; kimi kurtulur, kimi baş aşağı düşer.
Ebû Saîd · Sünen-i İbn Mâce 4280
294
Bedir'de ve Hudeybiye'de bulunanlardan hiç kimsenin inşallah cehenneme girmeyeceğini umarım.
Hafsa · Sünen-i İbn Mâce 4281
295
Abdestten dolayı alınları ve el-ayakları parlak olarak yanıma geleceksiniz; bu ümmetimin alametidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4282
296
Nefsim elinde olana yemin ederim ki sizin cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım.
Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 4283
297
Peygamberin kavmi tebliğ edilmediğini söyler; Muhammed'in ümmeti peygamberlerin tebliğ ettiğine şahitlik eder.
Ebû Saîd · Sünen-i İbn Mâce 4284
298
Rabbim bana ümmetimden yetmiş bini hesapsız olarak cennete koyacağını vaat etti (Rifâa el-Cühenî).
Rifâa el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 4285
299
Ümmetimden yetmiş bin kişi hesapsız ve azapsız cennete girer; her binle yetmiş bin ve Rabbimin üç avucu daha.
Ebû Ümâme el-Bâhilî · Sünen-i İbn Mâce 4286
300
Kıyamet günü yetmiş ümmete tamamlarız; biz onların sonuncusu ve en hayırlısıyız.
Behz b. Hakîm babasından, o da dedesinden) · Sünen-i İbn Mâce 4287
301
Siz yetmiş ümmeti tamamladınız; onların en hayırlısı ve Allah katında en değerlisisiniz.
Behz b. Hakîm babasından, o da dedesinden) · Sünen-i İbn Mâce 4288
302
Cennet ehli yüz yirmi saftır; seksen saf bu ümmetten, kırk saf diğer ümmetlerdendir.
Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 4289
303
Biz ümmetlerin sonuncusu ve hesaba ilk çekilecek olanlarız; biz sonuncular ve ilkleriz.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4290
304
Muhammed'in ümmetine kıyamet günü secde izni verilir; sizin sayınız kadarını cehennemden fidyeniz kıldık denir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 4291
305
Bu ümmet merhamete erdirilmiştir; kıyamet günü her Müslümana müşriklerden bir adam fidye olarak verilir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4292
306
Allah'ın yüz rahmeti vardır; birini yaratılmışlar arasında paylaştırmış, doksan dokuzunu kıyamet gününe ertelemiştir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4293
307
Allah gökleri ve yeri yarattığı gün yüz rahmet yarattı; birini yeryüzüne koydu, kıyamet günü onları bu rahmetle tamamlar.
Ebû Saîd · Sünen-i İbn Mâce 4294
308
Allah yaratılmışları yarattığında kendi eliyle kendi üzerine yazdı: Rahmetim gazabıma galip gelir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4295
309
Allah'ın kullar üzerindeki hakkı O'na ibadet edip ortak koşmamaları, kulların hakkı ise onlara azap etmemesidir.
Muâz b. Cebel · Sünen-i İbn Mâce 4296
310
Allah kullarından ancak Allah'a isyan edip Lâ ilâhe illallah demekten kaçınan azgın serkeşe azap eder.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4297
311
Cehenneme ancak şakî girer: Allah için hiçbir itaat yapmayan ve O'nun için hiçbir günahı terk etmeyen.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4298
312
Ben kendisinden sakınılmaya lâyık olanım; benimle başka ilah edinmekten sakınanı bağışlamaya da lâyığım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4299
313
Doksan dokuz defter bir kefeye, kelime-i şehadet yazılı kart öbür kefeye konur; defterler hafif gelir, kart ağır basar.
Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 4300
314
Benim Kâbe ile Beytülmakdis arası genişliğinde, süt gibi beyaz ve kapları yıldızlar sayısınca bir havzım vardır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4301
315
Havzım Eyle'den Aden'e olan mesafeden daha uzundur; sütten beyaz, baldan tatlıdır.
Huzeyfe · Sünen-i İbn Mâce 4302
316
Havzıma ilk gelecek olanlar elbiseleri kirli, saçları dağınık, kendilerine kapılar açılmayan fakir muhacirlerdir.
Ebû Sellâm el-Habeşî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4303
317
Havzımın iki kenarı arası San'â ile Medine arası yahut Medine ile Ammân arası kadardır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4304
318
Havzda gökteki yıldızların sayısınca altın ve gümüş ibrikler görülür.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4305
319
Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim! Siz ashabımsınız; kardeşlerim benden sonra gelecek olanlardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4306
320
Her peygamberin kabul edilen bir duası vardır; ben duamı ümmetime şefaat olmak üzere sakladım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4307
321
Ben Âdemoğlunun efendisiyim, övünmek için değil; kıyamet günü hamd sancağı benim elimdedir.
Ebû Saîd · Sünen-i İbn Mâce 4308
322
Günahları sebebiyle ateşte kömür hâline gelenlere şefaat izni verilir; sel getirintisindeki tohum gibi biterler.
Ebû Saîd · Sünen-i İbn Mâce 4309
323
Kıyamet günü şefaatim, ümmetimden büyük günah sahipleri içindir.
Câbir · Sünen-i İbn Mâce 4310
324
Şefaat ile ümmetimin yarısının cennete girmesi arasında muhayyer bırakıldım, şefaati seçtim.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 4311
325
Müminler kıyamet günü Âdem'e, Nûh'a, İbrâhîm'e, Mûsâ'ya, Îsâ'ya gider; sonunda Muhammed'e gelip şefaat isterler.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4312
326
Kıyamet günü üç zümre şefaat eder: Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehitler.
Osman b. Affân · Sünen-i İbn Mâce 4313
327
Kıyamet günü ben peygamberlerin imamı, hatibi ve şefaatlerinin sahibi olacağım; övünmek için değil.
Übey b. Ka'b · Sünen-i İbn Mâce 4314
328
Benim şefaatimle bir topluluk cehennemden çıkacak; onlara Cehennemiyyûn adı verilir.
İmrân b. Husayn · Sünen-i İbn Mâce 4315
329
Ümmetimden bir adamın şefaatiyle Temîmoğullarından daha çok kişi cennete girecektir.
Abdullah b. Ebü'l-Cez'â · Sünen-i İbn Mâce 4316
330
Rabbim beni ümmetimin yarısının cennete girmesi ile şefaat arasında muhayyer bıraktı; şefaat her Müslüman içindir.
Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sünen-i İbn Mâce 4317
331
Sizin bu ateşiniz cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür; iki defa su ile söndürülmüştür.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4318
332
Cehennem Rabbine şikâyet etti; ona biri kışın biri yazın iki nefes verildi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4319
333
Cehennem bin yıl yakılıp ağardı, bin yıl kızardı, bin yıl karardı; artık karanlık gece gibi simsiyahtır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4320
334
Dünyanın en çok nimetlenen kâfiri cehenneme bir kere daldırılır ve: Bana hiçbir nimet erişmedi der.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4321
335
Kâfir cehennemde öylesine büyütülür ki azı dişi Uhud dağından daha büyük olur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4322
336
Ümmetimden kimi vardır ki şefaatiyle Mudar'dan çok kişi cennete girer; kimi de cehennemin bir köşesi olur.
Abdullah b. Kays şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4323
337
Cehennem ehli gözyaşları kesilinceye kadar ağlar, sonra kan ağlar; yüzlerinde gemi yüzecek hendekler oluşur.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4324
338
Zakkumdan bir damla yeryüzüne damlatılsaydı dünya ehlinin geçimini bozardı; ya yiyeceği o olanın hâli nice olur!
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 4325
339
Ateş secde izi dışında Âdemoğlunu yer; Allah secde izini yemeyi ateşe haram kılmıştır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4326
340
Ölüm kıyamet günü getirilip sıratın üzerinde boğazlanır; iki zümreye: Ebedîlik vardır, asla ölüm yoktur denir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4327
341
Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kalbe gelmeyen şeyler hazırladım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4328
342
Cennette bir karış yer, yeryüzünden ve üzerindekilerden daha hayırlıdır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4329
343
Cennette bir kamçı konacak kadar yer, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i İbn Mâce 4330
344
Cennet yüz derecedir; en yükseği Firdevs'tir. Allah'tan istediğinizde Firdevs'i isteyin.
Muâz b. Cebel · Sünen-i İbn Mâce 4331
345
Cennet için paçaları sıvayan yok mu? Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki cennetin bir benzeri yoktur.
Üsâme b. Zeyd · Sünen-i İbn Mâce 4332
346
Cennete ilk girecek zümre dolunay gecesindeki ay suretindedir; bevletmezler, tükürmezler, terleri misktir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4333
347
Kevser cennette iki kenarı altından, yatağı yakut ve inci üzerinde olan bir ırmaktır.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 4334
348
Cennette bir ağaç vardır ki binekli kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da onu kat edemez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4335
349
Ebû Hüreyre: Allah'tan, beni seninle cennetin çarşısında bir araya getirmesini dilerim.
Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 4336
350
Allah'ın cennete koyduğu herkesi yetmiş iki eşle evlendirir: İkisi hurilerden, yetmişi cehennem ehlinin mirasından.
Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 4337
351
Mümin cennette çocuk arzu ettiğinde, hamile kalınması ve doğumu dilediği gibi bir saat içinde olur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 4338
352
Cehennemden en son çıkacak ve cennete en son girecek olan, cehennemden emekleyerek çıkan bir adamdır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 4339
353
Kim üç defa cenneti isterse cennet: Allahım onu cennete koy der; cehennemden sığınana cehennem de dua eder.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 4340
354
Sizden herkesin cennette ve cehennemde birer yeri vardır; cehenneme gireninkine cennet ehli mirasçı olur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 4341