Fihrist

Taharet (Temizlik) ile ilgili hadisler

Taharet (Temizlik) ile ilgili 1.007 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

1.007 hadis
1 Temizlik imanın yarısıdır. Ebû Mâlik el-Eş‘arî · Sahîh-i Müslim 223 2 Temizlik olmadan namaz, ganimetten çalınan maldan da sadaka kabul olunmaz. Mus'ab b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 224a 3 Simâk b. Harb tariki: Temizlik olmadan namaz kabul olunmaz. Sahîh-i Müslim 224b 4 Sizden birinin abdesti bozulduğunda, abdest alıncaya kadar namazı kabul olunmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 225 5 Kim benim bu abdestim gibi abdest alıp içinden bir şey geçirmeden iki rekât kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır. Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 226a 6 Kim benim bu abdestim gibi abdest alıp iki rekât kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır. Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 226b 7 Müslüman abdestini güzel alıp namaz kılarsa, Allah onun o namazla sonraki namaz arasındaki günahlarını bağışlar. Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 227a 8 Hişâm tariki: Abdestini güzel alıp farz namazı kılanın günahları bağışlanır. Sahîh-i Müslim 227b 9 Abdestini güzel alıp namaz kılanın o namazla sonraki namaz arasındaki günahları bağışlanır. Humrân · Sahîh-i Müslim 227c 10 Abdestini, huşûunu ve rükûunu güzel yapan Müslümanın namazı, büyük günah işlemedikçe önceki günahlarına keffâret olur. Amr b. Saîd b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 228 11 Kim böyle abdest alırsa geçmiş günahları bağışlanır; namazı ve mescide yürümesi de ona fazladan sevap olur. Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 229 12 Osman Resûlullah'ın abdestini göstermek için azalarını üçer kere yıkayarak abdest aldı. Ebû Enes · Sahîh-i Müslim 230 13 Allah'ın farz kıldığı temizliği tamamlayıp beş vakit namazı kılanın namazları aralarındaki günahlara keffâret olur. Humrân b. Ebân · Sahîh-i Müslim 231a 14 Kim abdesti Allah'ın emrettiği gibi tamamlarsa, farz namazlar aralarındaki günahlara keffârettir. Câmi' b. Şeddâd · Sahîh-i Müslim 231b 15 Kim böyle abdest alıp yalnızca namaz için mescide çıkarsa, geçmiş günahları bağışlanır. Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 232a 16 Kim abdestini tam alıp farz namazı cemaatle kılarsa, Allah onun günahlarını bağışlar. Osman b. Affân · Sahîh-i Müslim 232b 17 Büyük günahlar işlenmedikçe beş vakit namaz ve cumadan cumaya, aralarındaki günahlara keffârettir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 233a 18 Beş vakit namaz ve cumadan cumaya, aralarındaki günahlara keffâretlerdir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 233b 19 Büyük günahlardan kaçınıldıkça beş vakit namaz, cumadan cumaya ve Ramazan'dan Ramazan'a, aralarındakilere keffârettir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 233c 20 Abdestini tam alıp kelime-i şehadet getirene cennetin sekiz kapısı açılır; dilediğinden girer. Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Müslim 234a 21 Abdestten sonra: Eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sahîh-i Müslim 234b 22 Resûlullah'ın abdesti böyleydi. Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 235a 23 Süleymân b. Bilâl tariki: Resûlullah'ın abdesti, topuklar anılmadan. Sahîh-i Müslim 235b 24 Mâlik'in Amr b. Yahyâ'dan tariki: Başını önden başlayıp ensesine kadar mesh etti. Sahîh-i Müslim 235c 25 Vüheyb tariki: Üç avuçla ağzını çalkaladı, burnuna su çekti ve başını bir kere mesh etti. Sahîh-i Müslim 235d 26 Resûlullah başını elinden artan sudan başka yeni bir su ile mesh etti. Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî · Sahîh-i Müslim 236 27 Taşla temizlenen tek sayıda taşla temizlensin; abdest alan burnuna su koyup sümkürsün. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 237a 28 Sizden biri abdest aldığında burun deliklerine su çeksin, sonra sümkürsün. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 237b 29 Abdest alan sümkürsün; taşla temizlenen de tek yapsın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 237c 30 Ebû İdrîs el-Havlânî tariki: Abdest alan sümkürsün; taşla temizlenen tek yapsın. Sahîh-i Müslim 237d 31 Uykudan uyanan üç kere sümkürsün; çünkü şeytan onun burun boşluğunda geceler. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 238 32 Sizden biri taşla temizlendiğinde tek yapsın. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 239 33 Vay o topukların ateşten çekeceğine! Şeddâd'ın âzatlısı Sâlim · Sahîh-i Müslim 240a 34 Ebû Abdullah tariki: Âişe'den, vay o topukların ateşten çekeceğine! Sahîh-i Müslim 240b 35 Mehrî'nin azatlısı Sâlim tariki: Âişe, Abdurrahman'a abdesti tam almasını öğütledi. Sahîh-i Müslim 240c 36 Nuaym b. Abdullah tariki: Âişe'den, ateşten vay o topuklara! Sahîh-i Müslim 240d 37 Vay o topukların ateşten çekeceğine! Abdesti tam alın. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 241a 38 Süfyân ve Şu'be'nin Mansûr'dan tariki: Topuklara ateşten yazık; abdesti tam alın. Sahîh-i Müslim 241b 39 Ayaklarını mesh edenlere Peygamber "Vay o topukların ateşten çekeceğine!" diye seslendi. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 241c 40 Peygamber topuklarını yıkamamış bir adam görünce "Vay o topukların ateşten çekeceğine!" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 242a 41 Abdesti tam alın; vay o topuk kirişlerinin ateşten çekeceğine! Muhammed b. Ziyâd · Sahîh-i Müslim 242b 42 Ebû Hüreyre rivayeti: Vay o topukların ateşten çekeceğine! Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 242c 43 Dön, abdestini güzel al. Câbir · Sahîh-i Müslim 243 44 Mümin kul abdest aldığında günahları su ile birlikte çıkar; sonunda günahlardan arınmış olur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 244 45 Kim abdestini güzel alırsa, günahları tırnaklarının altından bile çıkar. Osman b. Affân · Sahîh-i Müslim 245 46 Siz kıyamet günü abdesti tam almanız sebebiyle alnı ve el-ayakları parlak olanlarsınız. Nuaym b. Abdullah el-Mücmir · Sahîh-i Müslim 246a 47 Ümmetim kıyamet günü abdest izinden dolayı alnı ve el-ayakları parlak olarak gelecek. Nuaym b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 246b 48 Sizin ümmetlerden hiçbirinde olmayan bir alametiniz var: Abdest izinden dolayı alnınız ve el-ayaklarınız parlak olacak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 247a 49 Abdest izlerinden dolayı alnınız ve el-ayaklarınız parlak olarak havuzun başına bana geleceksiniz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 247b 50 Abdest izlerinden dolayı alnınız ve el-ayaklarınız parlak olarak bana geleceksiniz; bu sizden başka kimsede yoktur. Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 248 51 Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim! Kardeşlerimiz henüz gelmemiş olanlardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 249a 52 Mâlik tariki: Selâm size ey müminler yurdu; bazı adamlar havuzumdan uzaklaştırılacak. Sahîh-i Müslim 249b 53 Müminin ahiretteki süsü, abdestin ulaştığı yere kadar ulaşır. Ebû Hâzim · Sahîh-i Müslim 250 54 Zor şartlarda abdesti tam almak, mescidlere çok adım atmak ve namazdan sonra namazı beklemek; işte ribât budur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 251a 55 Mâlik ve Şu'be tariki: Zor şartlarda abdesti tam almak; işte ribât budur. Sahîh-i Müslim 251b 56 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, onlara her namazda misvak kullanmalarını emrederdim. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 252 57 Peygamber evine girdiğinde ilk olarak misvak kullanırdı. Şüreyh · Sahîh-i Müslim 253a 58 Peygamber evine girdiğinde misvakla başlardı. Âişe · Sahîh-i Müslim 253b 59 Peygamber'in yanına girdim; misvakın ucu dilinin üzerindeydi. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 254 60 Resûlullah teheccüd için kalktığında ağzını misvakla temizlerdi. Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 255a 61 Mansûr ve A'meş tariki: Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla temizlerdi. Sahîh-i Müslim 255b 62 Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla temizlerdi. Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 255c 63 Peygamber gecenin sonunda kalkıp göğe bakar, âyetleri okur, sonra misvak kullanıp abdest alır ve namaz kılardı. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 256 64 Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, kasık tıraşı, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak ve bıyığı kısaltmak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 257a 65 Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasık tıraşı, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altını yolmak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 257b 66 Bıyık, tırnak, koltuk altı ve kasık temizliğini kırk geceden fazla bırakmamamız için bize süre belirlendi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 258 67 Bıyıkları iyice kısaltın, sakalları bırakın. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 259a 68 Peygamber bıyıkların iyice kısaltılmasını ve sakalın bırakılmasını emretti. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 259b 69 Müşriklere muhalefet edin: Bıyıkları iyice kısaltın, sakalları bol bırakın. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 259c 70 Bıyıkları kırpın, sakalları salıverin; Mecûsîlere muhalefet edin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 260 71 On şey fıtrattandır: Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnakları kesmek... Âişe · Sahîh-i Müslim 261a 72 İbn Ebû Zâide tariki: On şey fıtrattandır; ravi onuncusunu unuttu. Sahîh-i Müslim 261b 73 Peygamber bizi tuvalette kıbleye yönelmekten, sağ elle ve üç taştan az ile istinca etmekten nehyetti. Selmân · Sahîh-i Müslim 262a 74 Sizden biri üç taştan az ile istinca etmesin. Selmân · Sahîh-i Müslim 262b 75 Resûlullah kemikle ya da hayvan pisliğiyle istinca etmeyi yasakladı. Câbir · Sahîh-i Müslim 263 76 Ayak yoluna gittiğinizde kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönün. Ebû Eyyûb · Sahîh-i Müslim 264 77 İhtiyacını gidermek için oturan kıbleye ne önünü ne de arkasını dönsün. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 265 78 Resûlullah'ı ihtiyacı için iki kerpiç üzerinde Beytülmakdis'e yönelmiş olarak otururken gördüm. Vâsi' b. Habbân · Sahîh-i Müslim 266a 79 Resûlullah'ı ihtiyacı için Şam'a yönelmiş, kıbleye sırtını dönmüş olarak otururken gördüm. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 266b 80 Tenasül uzvunu sağ elle tutmayın, sağ elle silinmeyin ve kabın içine solumayın. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 267a 81 Sizden biri tuvalete girdiğinde tenasül uzvuna sağ eliyle dokunmasın. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 267b 82 Peygamber kabın içine solumayı ve sağ elle temizlenmeyi yasakladı. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 267c 83 Resûlullah temizlikte, taranmada ve ayakkabı giymede sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 268a 84 Resûlullah bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 268b 85 Lânete sebep olan iki şeyden sakının: İnsanların yoluna ya da gölgeliklerine ihtiyaç gidermek. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 269 86 Resûlullah ihtiyacını giderdi ve su ile istinca etmiş olarak yanımıza çıktı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 270 87 Resûlullah tuvalete girdiğinde su ile istinca ederdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 271a 88 Resûlullah ihtiyacı için çıktığında ona su getirirdim, onunla yıkanırdı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 271b 89 Resûlullah'ı küçük abdest bozup sonra abdest alırken ve mestleri üzerine mesh ederken gördüm. Hemmâm · Sahîh-i Müslim 272a 90 A'meş tarikleri: Cerîr'in mest üzerine mesh rivayeti Mâide'den sonra olduğu için beğenilirdi. Sahîh-i Müslim 272b 91 Peygamber abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti. Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 273a 92 Arkadaşınızın idrar konusunda bu kadar sıkı davranmamasını isterdim. Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 273b 93 Resûlullah ihtiyacını giderdikten sonra abdest aldı ve mestler üzerine mesh etti. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274a 94 Yahyâ b. Saîd tariki: Yüzünü ve ellerini yıkadı, başını ve mestlerini mesh etti. Sahîh-i Müslim 274b 95 Resûlullah gece ihtiyacını giderdi, abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274c 96 Resûlullah yolculukta namaz abdesti aldı, mestleri üzerine mesh etti ve namaz kıldı. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274d 97 Resûlullah başını ve mestlerini mesh edip bize namaz kıldırdı. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274e 98 Mestleri bırak; çünkü ben onları temiz olarak giydim. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274f 99 Ben mestleri temiz olarak giydim. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274g 100 Resûlullah nâsiyesine, sarığının ve mestlerinin üzerine mesh etti. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274h 101 Peygamber mestlerin, başının ön kısmının ve sarığının üzerine mesh etti. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274i 102 Hasan'ın İbnü'l-Muğîre'den tariki: Peygamber mestleri, perçemi ve sarığı üzerine mesh etti. Sahîh-i Müslim 274j 103 Peygamber abdest aldı; nâsiyesine, sarığın ve mestlerin üzerine mesh etti. Muğîre b. Şu'be'nin oğlu · Sahîh-i Müslim 274k 104 Resûlullah mestlerin ve sarığın üzerine mesh etti. Bilâl · Sahîh-i Müslim 275 105 Resûlullah mest üzerine mesh için yolcuya üç gün üç gece, mukime bir gün bir gece süre belirledi. Şüreyh b. Hâni · Sahîh-i Müslim 276a 106 Zeyd b. Ebû Üneyse tariki: Mest üzerine mesh süresi yolcuya üç gün, mukime bir gündür. Sahîh-i Müslim 276b 107 Mestler üzerine meshi Ali'ye sor; çünkü o bunu benden daha iyi bilir. Şüreyh b. Hâni · Sahîh-i Müslim 276c 108 Peygamber fetih günü namazları tek abdestle kıldı ve "Onu bilerek yaptım ey Ömer" buyurdu. Büreyde · Sahîh-i Müslim 277 109 Uykudan uyanan elini üç kere yıkamadıkça kaba daldırmasın; çünkü elinin geceyi nerede geçirdiğini bilmez. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 278a 110 Ebû Rezîn ve Ebû Sâlih tariki: Uyanan elini üç kere yıkamadan kaba daldırmasın. Sahîh-i Müslim 278b 111 Ebû Seleme ve İbnü'l-Müseyyeb tariki: Uykudan uyanan elini yıkamadan kaba daldırmasın. Sahîh-i Müslim 278c 112 Uyanan kişi elini kabına sokmadan önce ona üç kere su döksün. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 278d 113 Sâbit ve diğer tarikler: Uyanan elini yıkayıncaya kadar kaba sokmasın; "üç kere" anılmadan. Sahîh-i Müslim 278e 114 Köpek sizden birinin kabını yaladığında içindekini döksün, sonra onu yedi kere yıkasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279a 115 İsmâil b. Zekeriyyâ tariki: Köpek kabı yalarsa yedi kere yıkansın; "döksün" denmeden. Sahîh-i Müslim 279b 116 Köpek sizden birinin kabından içtiğinde onu yedi kere yıkasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279c 117 Köpeğin yaladığı kabın temizliği, ilki toprakla olmak üzere yedi kere yıkanmasıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279d 118 Köpeğin yaladığı kabın temizliği, yedi kere yıkanmasıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279e 119 Köpek kabı yaladığında onu yedi kere yıkayın, sekizincisinde de toprakla ovun. İbnü'l-Muğaffel · Sahîh-i Müslim 280a 120 Yahyâ b. Saîd tariki: Köpeğin yaladığı kap yıkanır; koyun, av ve ekin köpeğine ruhsat verildi. Sahîh-i Müslim 280b 121 Resûlullah durgun suya idrar yapılmasını yasakladı. Câbir · Sahîh-i Müslim 281 122 Sizden biri durgun suya idrar yapıp sonra ondan yıkanmasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 282a 123 Akmayan durgun suya idrar yapıp sonra ondan yıkanma. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 282b 124 Sizden biri cünüp iken durgun suyun içinde yıkanmasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 283 125 Onu bırakın, idrarını kesmeyin. Enes · Sahîh-i Müslim 284a 126 Mescide idrar yapan bedevinin idrarının üzerine Resûlullah bir kova su döktürdü. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 284b 127 Mescidler ancak Allah'ı anmak, namaz kılmak ve Kur'an okumak içindir. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 285 128 Üzerine idrar yapan çocuğun idrarının üzerine Resûlullah su döktü, onu yıkamadı. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 286a 129 Süt emen çocuk Resûlullah'ın kucağına idrar yapınca su isteyip üzerine döktü. Âişe · Sahîh-i Müslim 286b 130 Îsâ'nın Hişâm'dan tariki: Süt emen çocuk kucağına idrar yapınca üzerine su döktü. Sahîh-i Müslim 286c 131 Henüz yemek yemeyen çocuk Resûlullah'ın kucağına idrar yapınca oraya su serpmekten fazlasını yapmadı. Ümmü Kays bint Mihsan · Sahîh-i Müslim 287a 132 İbn Uyeyne tariki: Çocuğun idrarına su isteyip serpti. Sahîh-i Müslim 287b 133 Resûlullah çocuğun idrar yaptığı elbisesine su serpti, onu iyice yıkamadı. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe · Sahîh-i Müslim 287c 134 Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ovalayarak kazırdım; o da onunla namaz kılardı. Alkame ve Esved · Sahîh-i Müslim 288a 135 Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ovalayarak kazırdım. Âişe · Sahîh-i Müslim 288b 136 Vâsıl, Mansûr ve Mugîre tariki: Âişe meniyi Resûlullah'ın elbisesinden kazırdı. Sahîh-i Müslim 288c 137 Hemmâm tariki: Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki meniyi ovalayarak kazırdı. Sahîh-i Müslim 288d 138 Resûlullah meniyi yıkar, sonra o elbiseyle namaza çıkardı. Amr b. Meymûn · Sahîh-i Müslim 289a 139 Amr b. Meymûn tariki: Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ben yıkardım. Sahîh-i Müslim 289b 140 Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden kuru olarak tırnağımla kazırdım. Abdullah b. Şihâb el-Havlânî · Sahîh-i Müslim 290 141 Elbiseye bulaşan hayız kanını kazır, su ile ovalar, üzerine su döker ve onunla namaz kılar. Esmâ · Sahîh-i Müslim 291a 142 Hişâm b. Urve tariki: Elbiseye bulaşan hayız kanı kazınıp yıkanır, onunla namaz kılınır. Sahîh-i Müslim 291b 143 Bu ikisi azap görüyorlar: Biri laf taşırdı, diğeri ise idrarından sakınmazdı. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 292a 144 Abdülvâhid'in A'meş'ten tariki: Biri laf taşırdı, diğeri idrardan korunmazdı. Sahîh-i Müslim 292b 145 Biriniz uykusundan uyandığında elini üç kez yıkamadıkça abdest suyuna daldırmasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1 146 Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla ovarak temizlerdi. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 2 147 Ebû Mûsâ, Resûlullah'ı misvakın ucu dilinin üzerindeyken misvak kullanırken gördü. Ebû Mûsâ · Sünen-i Nesâî 3 148 Bir işi isteyen kimseden o iş için yardım alınmaz; Ebû Mûsâ Yemen'e gönderilir. Ebû Mûsâ · Sünen-i Nesâî 4 149 Misvak, ağız için bir temizlik ve Rab için bir hoşnutluk vesilesidir. Âişe · Sünen-i Nesâî 5 150 Resûlullah, misvak konusunda kendilerine çokça ısrar ettiğini bildirdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 6 151 Ümmetime zorluk verecek olmasaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 7 152 Peygamber evine girdiğinde ilk olarak misvak kullanmakla başlardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 8 153 Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasık tıraşı, bıyığı kısaltmak, tırnak kesmek ve koltuk altını yolmak. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 9 154 Fıtrattan beşi: Bıyığı kısaltmak, koltuk altını yolmak, tırnak kesmek, kasık tıraşı ve sünnettir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 10 155 Fıtrattan beşi: Sünnet, kasık tıraşı, koltuk altını yolmak, tırnak kesmek ve bıyıktan almaktır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 11 156 Fıtrat; tırnakları kesmek, bıyıktan almak ve kasık kıllarını tıraş etmektir. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 12 157 Resûlullah, bıyığından almayan kimsenin bizden olmadığını bildirdi. Zeyd b. Erkam · Sünen-i Nesâî 13 158 Bıyık, tırnak, kasık kılları ve koltuk altı kırk günden fazla bırakılmaz. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 14 159 Bıyıkları iyice kısaltın ve sakalları salıverip uzamaya bırakın. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 15 160 Resûlullah def-i hâcetini gidermek istediğinde uzağa giderdi. Abdurrahman b. Ebû Kurâd · Sünen-i Nesâî 16 161 Peygamber def-i hâcette uzaklaşır; yolculukta abdest alıp mestlerine mesh etti. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 17 162 Resûlullah çöplükte ayakta küçük abdest bozdu, sonra mestlerine mesh etti. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 18 163 Resûlullah helâya girerken erkek ve dişi şeytanlardan Allah'a sığınırdı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 19 164 Büyük veya küçük abdestte kıbleye ne önünü dönün ne de arkanızı çevirin. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 20 165 Büyük veya küçük abdestte kıbleye yönelmeyin; doğuya ya da batıya dönün. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 21 166 Büyük abdeste giden kıbleye önünü dönmesin; doğuya ya da batıya yönelsin. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 22 167 İbn Ömer, Resûlullah'ı iki kerpiç üzerinde Beytülmakdis'e dönük hâcette gördü. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 23 168 Biriniz küçük abdest bozduğunda zekerini sağ eliyle tutmasın. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 24 169 Biriniz helâya girdiğinde kendi zekerini sağ eliyle tutmasın. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 25 170 Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 26 171 Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu (başka bir tarik). Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 27 172 Peygamber bir kavmin çöplüğüne yürüyüp ayakta küçük abdestini bozdu. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 28 173 Resûlullah'ın ayakta küçük abdest bozduğunu söyleyene inanılmasın. Âişe · Sünen-i Nesâî 29 174 İdrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan İsrâiloğulları adamı kabrinde azap gördü. Abdurrahman b. Hasene · Sünen-i Nesâî 30 175 Kabirde azap görenlerden biri idrarından sakınmazdı, diğeri laf taşırdı. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 31 176 Peygamber ağaçtan kabına küçük abdest bozar, onu karyolanın altına koyardı. Ümeyme bint Rukayka · Sünen-i Nesâî 32 177 Peygamber'in Alî'ye vasiyet ettiği söylenir; ruhu leğen isterken çekildi. Âişe · Sünen-i Nesâî 33 178 Hiçbiriniz bir deliğe küçük abdest bozmasın; oralar cinlerin meskenidir. Abdullah b. Sercis · Sünen-i Nesâî 34 179 Resûlullah durgun suyun içine küçük abdest bozulmasını yasakladı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 35 180 Hiçbiriniz yıkandığı yere küçük abdest bozmasın; vesvesenin çoğu ondandır. Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Nesâî 36 181 Peygamber küçük abdest bozarken kendisine selâm verenin selâmını almadı. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 37 182 Peygamber, küçük abdest bozarken verilen selâmı abdestten sonra aldı. Muhâcir b. Kunfuz · Sünen-i Nesâî 38 183 Resûlullah kemik veya tezek ile istincâ edilmesini yasakladı. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 39 184 Helâda kıbleye ön ve arka dönülmez; sağ elle istincâ edilmez, üç taş emredilir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 40 185 Kıbleye yönelmek, sağ elle istincâ ve üç taştan azıyla yetinmek yasaktır. Selmân · Sünen-i Nesâî 41 186 Peygamber iki taşı aldı, tezeği attı ve bunun riks olduğunu söyledi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 42 187 İsticmâr ettiğinde taşla temizliği tek sayıda yapmak gerekir. Seleme b. Kays · Sünen-i Nesâî 43 188 Büyük abdeste giden yanında üç taş götürsün; onlarla istincâ etmesi yeter. Âişe · Sünen-i Nesâî 44 189 Resûlullah helâya girdiğinde kendisine su getirilir, su ile istincâ ederdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 45 190 Kocalara su ile istincâ etmeleri söylensin; Resûlullah bunu yapardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 46 191 İçerken kaba solunmaz; helâda zeker sağ elle tutulmaz ve sağ elle silinmez. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 47 192 Peygamber kaba solumayı, sağ elle zekere dokunmayı ve sağ elle istincâyı yasakladı. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 48 193 Sağ elle istincâ etmek, kıbleye yönelmek ve üç taştan az kullanmak yasaktır. Selmân · Sünen-i Nesâî 49 194 Peygamber abdest alıp istincâ ettikten sonra elini toprağa sürdü. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 50 195 Peygamber su ile istincâ etti ve elini toprağa sürerek temizledi. Cerîr b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 51 196 Hayvanların ve yırtıcıların uğradığı su, iki kulle olunca pisliği taşımaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 52 197 Mescitte küçük abdest bozan bedevi bırakılır; üzerine bir kova su dökülür. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 53 198 Mescitte küçük abdest bozan bedevi için Peygamber bir kova su döktürdü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 54 199 Mescitte küçük abdest bozan bedevi bırakıldı, üzerine bir kova su döküldü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 55 200 Mescitte bevleyen bırakılır, idrarının üzerine bir kova su dökülür. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 56 201 Hiçbiriniz durgun suya bevletmesin, sonra ondan abdest almasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 57 202 Hiçbiriniz durgun suya bevletmesin, sonra ondan gusül almasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 58 203 Deniz suyuyla abdest alınır; onun suyu temizleyicidir, ölüsü de helaldir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 59 204 Peygamber, tekbir ile kıraat arasında günahlarının kar, su ve dolu ile yıkanması için dua ederdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 60 205 Peygamber, günahlarının kar suyu ve dolu ile yıkanıp kalbinin arındırılması için dua ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 61 206 Cenaze namazında ölü için bağışlanma dilenir; su, kar ve dolu ile yıkanması istenir. Avf b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 62 207 Köpek birinizin kabından su içerse, o kabı yedi kez yıkamak gerekir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 63 208 Köpek birinizin kabını yalarsa, o kabı yedi kez yıkamak gerekir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 64 209 Başka bir tarikle: Köpek kabı yalarsa o kap yedi kez yıkanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 65 210 Köpek kabı yalarsa içindekini döküp kabı yedi kez yıkamak gerekir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 66 211 Köpek kabı yalarsa yedi kez yıkanır, sekizincisinde toprakla ovulur. Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Nesâî 67 212 Kedi necis değildir; aranızda dolaşıp duran erkek ve dişi hayvanlardandır. Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 68 213 Eşek eti pisliktir; Allah ve Resûlü onu yemeyi yasaklamıştır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 69 214 Hayızlı kadının ağzını değdirdiği yerden yemek ve içmek caizdir. Âişe · Sünen-i Nesâî 70 215 Erkekler ve kadınlar Resûlullah zamanında hep birlikte abdest alırlardı. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 71 216 Cünüp olan kadın, kocasıyla aynı kaptan birlikte gusül alabilir. Âişe · Sünen-i Nesâî 72 217 Peygamber abdesti bir mekkûk suyla, guslü beş mekkûk suyla alırdı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 73 218 Peygamber, müddün üçte ikisi kadar su bulunan bir kapla abdest almıştır. Ümmü Umâre bint Ka'b · Sünen-i Nesâî 74 219 Ameller ancak niyete göredir; kişiye de ancak niyet ettiği şey vardır. Ömer b. Hattâb · Sünen-i Nesâî 75 220 İkindi vakti su bulunamayınca su, Peygamberin parmakları altından kaynamıştır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 76 221 Su bulunamayınca Peygamber elini leğene sokmuş, su parmakları arasından fışkırmıştır. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 77 222 Abdest sırasında besmele çekilir; Peygamber Allah'ın adıyla abdest alın demiştir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 78 223 Tebük Gazvesi'nde Peygamber abdest alırken mestlerinin üzerine mesh etmiştir. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 79 224 İbn Abbâs her organı birer kez yıkayarak Peygamberin abdestini göstermiştir. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 80 225 İbn Ömer her organı üçer kez yıkayarak abdest almış, bunu Peygambere dayandırmıştır. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 81 226 Yolculukta Peygamber dar kollu cübbesinin altından kollarını yıkayıp mestlerine mesh etmiştir. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 82 227 Peygamber abdestte ellerine üç kez su döküp damlayıncaya kadar yıkamıştır. Evs b. Ebû Evs · Sünen-i Nesâî 83 228 Bu abdest gibi abdest alıp iki rekâtı içinden bir şey söylemeden kılanın geçmiş günahı bağışlanır. Osman b. Affân · Sünen-i Nesâî 84 229 Sağ elle mazmaza edilip bu abdestle iki rekât kılınırsa Allah geçmiş günahı bağışlar. Osman b. Affân · Sünen-i Nesâî 85 230 Biriniz abdest aldığında burnuna su koysun, sonra istinsar etsin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 86 231 Abdest tam alınır; oruçlu değilse istinşakta su buruna iyice çekilir. Lakît b. Sabıra · Sünen-i Nesâî 87 232 Abdest alan istinsar etsin; taşla istincâ eden bunu tek sayıda yapsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 88 233 Abdest alınca istinsar edilir; taşla istincâ edilince tek sayıda yapılır. Seleme b. Kays · Sünen-i Nesâî 89 234 Uykudan uyanıp abdest alan üç kez istinsar etsin; şeytan genzinde geceyi geçirir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 90 235 Ali sol eliyle üç kez istinsar etmiş, bunun Peygamberin temizliği olduğunu söylemiştir. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 91 236 Ali, Peygamberin abdestini gösterirken yüzünü üç kez yıkamıştır. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 92 237 Abdestte yüz üç kez yıkanır; Ali bunu Peygamberin temizliği olarak göstermiştir. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 93 238 Ali ellerini üçer kez yıkamış, bunun Peygamberin abdesti olduğunu söylemiştir. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 94 239 Ali, Peygamberin abdesti gibi abdest alıp artan suyu ayakta içmiştir. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 95 240 Ali avuçlarını temizleyinceye kadar yıkamış, Peygamberin abdestini böyle göstermiştir. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 96 241 Abdullah b. Zeyd, Peygamberin abdestinde başı önden enseye, oradan geri mesh ettiğini göstermiştir. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 97 242 Peygamber başını meshederken ellerini önden enseye götürüp başladığı yere döndürmüştür. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 98 243 Peygamber yüzünü üç kez, ellerini ve ayaklarını ikişer kez yıkamış, başını iki kez mesh etmiştir. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 99 244 Âişe başını önden arkaya bir kez meshederek Peygamberin abdestini göstermiştir. Âişe · Sünen-i Nesâî 100 245 Peygamber bir avuç suyla mazmaza ve istinşak etmiş, başını ve kulaklarını bir kez mesh etmiştir. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 101 246 Peygamber kulakların içini işaret parmaklarıyla, dışını başparmaklarıyla mesh etmiştir. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 102 247 Abdestte günahlar ağız, burun, yüz, el, baş, kulak ve ayaklardan çıkar. Abdullah es-Sunâbihî · Sünen-i Nesâî 103 248 Bilâl, Peygamberin mestler ve baş örtüsü üzerine mesh ettiğini görmüştür. Bilâl · Sünen-i Nesâî 104 249 Bilâl, Resûlullah'ın mestler üzerine mesh ettiğini görmüştür. Bilâl · Sünen-i Nesâî 105 250 Bilâl, Resûlullah'ın baş örtüsü ve mestler üzerine mesh ettiğini görmüştür. Bilâl · Sünen-i Nesâî 106 251 Peygamber abdestte perçemini, sarığını ve mestlerinin üzerine mesh etmiştir. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 107 252 Peygamber dar kollu cübbeyi omzuna atıp perçemine, sarığa ve mestlere mesh etmiştir. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 108 253 Peygamber perçemini ve sarığının iki yanını mesh etmiş, mestleri üzerine de mesh etmiştir. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 109 254 Topukların ateşten vay haline; abdestte topukların yıkanması gerekir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 110 255 Abdest alırken kuru kalıp parlayan topukların ateşten vay haline; abdesti tam alın. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 111 256 Resûlullah elinden geldiğince temizlikte, nalın giymede ve saç taramada sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 112 257 Resûlullah yolculukta ellerini, yüzünü ve kollarını birer kez, ayaklarını sağ eliyle yıkadı. el-Kaysî · Sünen-i Nesâî 113 258 Abdest aldığında abdesti tam almalı ve parmak aralarını hilallemek gerekir. Lakît b. Sabira · Sünen-i Nesâî 114 259 Ali avuç, yüz, kol ve ayakları üçer kez yıkayıp üç kez mazmaza ve istinşak yaptı; bunun Resûlullah'ın abdesti olduğunu söyledi. Ali · Sünen-i Nesâî 115 260 Bu şekilde abdest alıp içinden hiçbir şey geçirmeden iki rekât kılanın geçmiş günahı bağışlanır. Osman · Sünen-i Nesâî 116 261 İbn Ömer, Resûlullah'ın septe nalınlarını giyip onların içinde abdest aldığını gördüğü için aynısını yapardı. İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 117 262 Cerîr, Resûlullah'ı mest üzerine mesh ederken gördüğü için abdestte mestlerinin üzerine mesh ederdi. Cerîr b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 118 263 Amr b. Ümeyye, Resûlullah'ın abdest alırken mestlerin üzerine mesh ettiğini gördü. Amr b. Ümeyye ed-Damrî · Sünen-i Nesâî 119 264 Bilâl, Peygamber'in yüzünü ve ellerini yıkayıp başını ve mestlerini mesh ederek namaz kıldığını anlattı. Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 120 265 Sa'd b. Ebû Vakkâs'ın rivayetine göre Resûlullah mestlerin üzerine mesh etmiştir. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 121 266 Resûlullah, mestlerin üzerine mesh etmekte bir sakınca olmadığını bildirdi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 122 267 Peygamber dar cübbesinin altından kollarını çıkarıp yıkadı, mestlerine mesh etti ve namaz kıldırdı. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 123 268 Mugîre su döktü; Resûlullah ihtiyacını bitirince abdest alıp mestlerin üzerine mesh etti. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 124 269 Yolculukta Peygamber dar kollu cübbesinin altından elini çıkarıp yüzünü ve ellerini yıkadı, başını ve mestlerini mesh etti. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 125 270 Resûlullah çorap ve nalın üzerine mesh etti; Nesâî'ye göre sahih olan mest üzerine meshtir. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 125 b 271 Peygamber yolcuya, mestlerini üç gün üç gece çıkarmadan mesh etmesi için ruhsat verdi. Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 126 272 Yolcu, cünüplük dışında büyük abdest, idrar ve uykuda mestini üç gün çıkarmadan mesh eder. Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 127 273 Mest üzerine mesh süresi yolcu için üç gün üç gece, mukim için bir gün bir gecedir. Ali · Sünen-i Nesâî 128 274 Mukim bir gün bir gece, yolcu üç gün mest üzerine mesh eder; Âişe bu konuda Ali'ye yönlendirdi. Ali · Sünen-i Nesâî 129 275 Abdesti bozulmamış kimse bir avuç suyla yüzünü, kollarını, başını ve ayaklarını mesh eder. Ali · Sünen-i Nesâî 130 276 Peygamber her namaz için abdest alırdı; Enes ve beraberindekiler abdest bozulmadıkça bir abdestle kılarlardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 131 277 Yemekten önce abdest gerekmez; abdest ancak namaza kalkıldığında emredilmiştir. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 132 278 Resûlullah her namaz için abdest alırdı; fetih günü namazları bilerek tek abdestle kıldı. Büreyde · Sünen-i Nesâî 133 279 Resûlullah abdest aldığında bir avuç su alıp bununla avret yerine su serperdi. el-Hakem'in babası · Sünen-i Nesâî 134 280 Hakem b. Süfyân, Resûlullah'ın abdest alırken avret yerine su serptiğini gördü. Hakem b. Süfyân · Sünen-i Nesâî 135 281 Ali her organı üçer kez yıkayıp artan abdest suyunu içti ve Resûlullah'ın da böyle yaptığını söyledi. Ali · Sünen-i Nesâî 136 282 Ebû Cuhayfe, Peygamber'in artan abdest suyundan aldı; Peygamber önünden geçenlere rağmen namaz kıldırdı. Ebû Cuhayfe · Sünen-i Nesâî 137 283 Câbir baygınken Resûlullah abdest aldı ve abdest suyunu onun üzerine döktü. Câbir · Sünen-i Nesâî 138 284 Allah, temizlik olmadan kılınan namazı ve hıyanet malından verilen sadakayı kabul etmez. Üsâme b. Umeyr · Sünen-i Nesâî 139 285 Abdest her uzvu üçer kez yıkamaktır; bunu aşan kötü etmiş, haddi aşmış ve zulmetmiş olur. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 140 286 İbn Abbâs'ın ailesine abdesti tam almak, sadaka yememek ve eşeği atla çiftleştirmemek emredildi. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 141 287 Resûlullah, abdestin tam ve eksiksiz alınmasını emretti; abdest eksik bırakılmaz. Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 142 288 Zorlukta tam abdest, mescide çok adım ve namazı beklemek günahları siler, dereceleri yükseltir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 143 289 Emredildiği gibi abdest alıp emredildiği gibi namaz kılanın geçmiş ameli bağışlanır. Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 144 290 Allah'ın emrettiği gibi abdesti tam alanın beş vakit namazı, aralarındaki günahlara kefarettir. Osman · Sünen-i Nesâî 145 291 Abdestini güzel alıp namaz kılanın, o namazla sonraki namaz arasındaki günahları bağışlanır. Osman · Sünen-i Nesâî 146 292 Abdest organları yıkandıkça günahlar dökülür; Allah için secde eden, doğduğu günkü gibi arınır. Amr b. Abese · Sünen-i Nesâî 147 293 Abdesti güzel alıp kelime-i şehadet getirene cennetin sekiz kapısı açılır, dilediğinden girer. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Nesâî 148 294 Müminin süsü abdestinin ulaştığı yere varır; Ebû Hüreyre bu yüzden kollarını koltuk altına kadar yıkardı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 149 295 Ümmet kıyamette abdest sebebiyle alınları ak, el ve ayakları bembeyaz gelir; Resûlullah onları böyle tanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 150 296 Abdesti güzel alıp kalbi ve yüzüyle yönelerek iki rekât kılan kimseye cennet vacip olur. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Nesâî 151 297 Mezi gelince abdest gerekir; Ali, Peygamber'in kızından utandığı için bunu başkasına sordurdu. Ali · Sünen-i Nesâî 152 298 Eşine yaklaşıp mezi gelen ve cima etmeyen kişi zekerini yıkar, namaz abdesti alır. Ali · Sünen-i Nesâî 153 299 Çok mezi gelen kimse için abdest yeter; Ali bunu, kızı nikâhında olduğu için Ammâr'a sordurdu. Ali · Sünen-i Nesâî 154 300 Ali'nin Ammâr'a sordurduğu üzere mezi gelince zeker yıkanır ve abdest alınır. Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Nesâî 155 301 Eşine yaklaşıp mezi gelen kişi avret yerine su serper ve namaz için abdest alır. Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Nesâî 156 302 Ali, Fâtıma'dan utandığı için mezîyi Mikdâd'a sordurdu; Peygamber onda abdest gerektiğini bildirdi. Ali · Sünen-i Nesâî 157 303 Yolcuda mest, cünüplük dışında büyük abdest, idrar ve uykuda üç gün çıkarılmaz. Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 158 304 Yolculukta mest, cünüplük hariç büyük abdest, idrar ve uykuda üç gün çıkarılmaz. Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 159 305 Namazda bir şey hisseden kişi, koku bulmadıkça veya ses işitmedikçe namazdan ayrılmaz. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 160 306 Uykudan uyanan kişi, eline üç kez su dökmedikçe elini abdest kabına sokmasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 161 307 Namazda uyuklayan kişi, farkında olmadan kendine beddua etmesin diye namazdan ayrılsın. Âişe · Sünen-i Nesâî 162 308 Zekerine dokunan kimsenin abdest alması gerekir; Büsre bu hükmü Resûlullah'tan işitmiştir. Büsre bint Safvân · Sünen-i Nesâî 163 309 Kişi eliyle zekerine dokunursa abdest alır; Büsre bu hükmü gönderilen elçiye de bildirdi. Büsre bint Safvân · Sünen-i Nesâî 164 310 Namazda zekerine dokunmak abdesti bozmaz; zeker kişinin bedeninden bir parçadır. Talk b. Alî · Sünen-i Nesâî 165 311 Resûlullah, önünde enine yatan eşine ayağıyla dokunup namaza devam ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 166 312 Resûlullah secde için önündeki eşinin ayağını dürter, o da ayağını çekerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 167 313 Resûlullah kıble yönündeki ayağını dürterek secde eder; kadın da o kalkınca ayağını uzatırdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 168 314 Peygamber secdede iken eşinin eli ayaklarına değdi; dua ederek namaza devam etti. Âişe · Sünen-i Nesâî 169 315 Peygamber, eşlerinden birini öptükten sonra abdest almadan namaz kılardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 170 316 Ateşin değdiği şeyden dolayı abdest almak Resûlullah'ın emridir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 171 317 Ateşin değdiği şeyden dolayı abdest almak Resûlullah'ın emridir (başka bir tarik). Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 172 318 Ebû Hüreyre, keş yedikten sonra ateşin değdiği şeyden abdest almıştır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 173 319 Ebû Hüreyre, ateşin değdiği şeyden abdest alınacağını çakıl sayısı kadar şahitlikle bildirdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 174 320 Ateşin değdiği şeyden dolayı abdest almak Resûlullah'ın emridir (2. tarik). Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 175 321 Peygamber, ateşin değiştirdiği şeyden abdest alınmasını emretmiştir. Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 176 322 Resûlullah, ateşin değiştirdiği şeyden abdest alınmasını emretmiştir. Ebû Talha · Sünen-i Nesâî 177 323 Peygamber, ateşin pişirdiği şeyden abdest alınmasını emretmiştir. Ebû Talha · Sünen-i Nesâî 178 324 Zeyd b. Sâbit, ateşin değdiği şeyden abdest alınmasını Resûlullah'tan işitmiştir. Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Nesâî 179 325 Ümmü Habîbe, sevîk içirdiği yeğenine ateşin değdiği şeyden abdest almasını söyledi. Ümmü Habîbe · Sünen-i Nesâî 180 326 Ümmü Habîbe, sevîk içene ateşin değdiği şeyden abdest almasını emretti. Ümmü Habîbe · Sünen-i Nesâî 181 327 Resûlullah kürek eti yedikten sonra suya dokunmadan namaza çıktı. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 182 328 Peygamber ihtilâm olmaksızın cünüp sabahlayıp oruç tutar; et yiyince abdest almadan namaz kılardı. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 183 329 İbn Abbâs, Peygamber'in ekmek ve et yiyip abdest almadan namaz kıldığını gördü. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 184 330 Peygamber'in ateş değen şey hakkındaki son uygulaması abdesti terk etmektir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 185 331 Peygamber sevîk yedikten sonra yalnızca mazmaza yapıp abdest almadan namaz kıldı. Süveyd b. en-Nu'mân · Sünen-i Nesâî 186 332 Peygamber süt içince, sütün yağı olduğu için mazmaza yapmıştır. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 187 333 Müslüman olan kimseye su ve sidr yaprağı ile gusletmesi emredilmiştir. Kays b. Âsım · Sünen-i Nesâî 188 334 Sümâme mescit yakınında gusledip şehâdet getirdi; sonra umre yapması emredildi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 189 335 Peygamber, müşrik olarak ölen Ebû Tâlib'i defneden Alî'ye gusletmesini emretti. Alî b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 190 336 Erkek kadının dört uzvu arasına oturup çabalayınca gusül vâcip olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 191 337 Erkek kadının dört uzvu arasına oturup çabalayınca gusül vâcip olur (başka bir tarik). Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 192 338 Mezi gelince zeker yıkanıp namaz abdesti alınır; meni fışkırınca gusül gerekir. Alî b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 193 339 Mezi görünce abdest alınıp zeker yıkanır; meninin fışkırdığı görülünce gusül gerekir. Alî b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 194 340 Kadın rüyasında erkeğin gördüğünü görüp su indirirse gusletmelidir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 195 341 Kadın uykuda erkeğin gördüğünü görürse bundan dolayı gusül gerekir. Âişe · Sünen-i Nesâî 196 342 Kadın ihtilâm olup su görürse gusül gerekir; çocuk bu yüzden anneye benzer. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 197 343 Rüyasında ihtilâm olup su gören kadının gusletmesi emredilmiştir. Havle bint Hakîm · Sünen-i Nesâî 198 344 Gusül ancak meni gelince gerekir; su, su sebebiyle vâcip olur. Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 199 345 Erkeğin suyu koyu beyaz, kadınınki ince sarıdır; önce gelen benzerliği belirler. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 200 346 İstihâze bir damardır; hayız gelince namaz bırakılır, bitince kan yıkanıp namaz kılınır. Fâtıma bint Kays · Sünen-i Nesâî 201 347 Kadın hayız görünce namazı bırakır; hayız sona erince gusleder. Âişe · Sünen-i Nesâî 202 348 Yedi yıl süren istihâze hayız sayılmaz; kadın gusledip namaz kılar. Âişe · Sünen-i Nesâî 203 349 İstihâzede hayız bitince gusledilip namaz kılınır, hayız gelince namaz bırakılır. Âişe · Sünen-i Nesâî 204 350 Yedi yıl istihâze gören Ümmü Habîbe'ye bunun damar olduğu, gusledip namaz kılması söylendi. Âişe · Sünen-i Nesâî 205 351 İstihâze gören Ümmü Habîbe'ye gusledip namaz kılması söylendi; her namazda gusletti. Âişe · Sünen-i Nesâî 206 352 İstihâzeli kadın, eski hayız süresi kadar bekleyip sonra gusleder. Âişe · Sünen-i Nesâî 207 353 Sürekli kan gören kadın, eski hayız günleri kadar namazı bırakıp sonra gusleder. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 208 354 Temizlenemeyen istihâzeli kadın, hayız süresi kadar namazı bırakıp her namazda gusleder. Âişe · Sünen-i Nesâî 209 355 Yedi yıl istihâze gören kadın, hayız süresi kadar namazı bırakıp guslederek namaz kılar. Âişe · Sünen-i Nesâî 210 356 Kur' gelince namaz bırakılır; kur' geçince temizlenilip sonraki kur'a kadar namaz kılınır. Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Nesâî 211 357 İstihâze hayız değildir; hayız gelince namaz bırakılır, bitince kan yıkanıp namaz kılınır. Âişe · Sünen-i Nesâî 212 358 İnatçı damardan kan gören kadın, birleştirilen namazlar için bir gusül alır. Âişe · Sünen-i Nesâî 213 359 Nifas gören kadına gusledip telbiye getirerek ihrama girmesi emredilmiştir. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 214 360 Bilinen siyah hayız kanında namaz bırakılır; diğer kan damardır, abdest alınır. Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Nesâî 215 361 Bilinen siyah hayız kanında namaz bırakılır; diğer kanda abdest alınıp namaz kılınır. Âişe · Sünen-i Nesâî 216 362 İstihâze hayız değildir; hayız bitince kanın izi yıkanır ve abdest alınır. Âişe · Sünen-i Nesâî 217 363 İstihâze damardır; hayız gelince namaz bırakılır, süresi geçince kan yıkanıp namaz kılınır. Âişe · Sünen-i Nesâî 218 364 Temizlenemeyen kadına bunun damar olduğu, hayız bitince kanını yıkayıp namaz kılacağı söylendi. Âişe · Sünen-i Nesâî 219 365 Cünüp olan bir kimse durgun suyun içine girerek gusül etmesin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 220 366 Bir kimse hareketsiz suya bevletmesin ve ardından o sudan gusül etmesin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 221 367 Peygamber gecenin bazen başında, bazen de sonunda gusül ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 222 368 Peygamber gecenin başında da sonunda da gusül eder ve her iki vakti de yapardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 223 369 Peygamber gusül ederken hizmetçisine ensesini çevirtir, o da ensesiyle Peygamber'i örterdi. Ebû's-Semh · Sünen-i Nesâî 224 370 Fâtıma Peygamber gusül ederken onu elbise ile örttü, Peygamber sonra sekiz rekât kıldı. Ümmü Hâni · Sünen-i Nesâî 225 371 Peygamber, sekiz rıtl diye tahmin edilen bir kap su ile gusül ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 226 372 Âişe Peygamber'in guslünü bir sâ' su ile gösterip başına üç kez su döktü. Âişe · Sünen-i Nesâî 227 373 Peygamber ferek ölçüsündeki kapta gusül eder, Âişe ile aynı kapta yıkanırdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 228 374 Peygamber bir mekkûk su ile abdest alır, beş mekkûk su ile gusül ederdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 229 375 Câbir, cünüplük guslü için bir sâ' suyun yeteceğini ve daha hayırlı olana da yettiğini söyledi. Câbir · Sünen-i Nesâî 230 376 Âişe ile Peygamber ferek miktarındaki tek bir kaptan birlikte gusül ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 231 377 Peygamber ile Âişe tek bir kaptan gusül eder, ikisi de o kaptan su avuçlardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 232 378 Âişe ile Peygamber cünüplükten tek bir kaptan birlikte gusül ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 233 379 Âişe, Peygamber ile aynı kaptan gusül ederken su kabını onunla çekişirdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 234 380 Âişe, kendisinin Peygamber ile tek bir kaptan birlikte gusül ettiğini haber verdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 235 381 Meymûne, kendisinin Peygamber ile tek bir kaptan gusül ettiğini haber verdi. Meymûne · Sünen-i Nesâî 236 382 Akıllı kadın erkekle aynı leğenden gusül edebilir, önce ellerini temizler, sonra su döker. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 237 383 Peygamber her gün taranmayı, gusül yerine bevletmeyi ve artan suyla gusül etmeyi yasaklayıp birlikte avuçlamayı istedi. Bir sahâbî · Sünen-i Nesâî 238 384 Âişe ile Peygamber aynı kaptan gusül ederken birbirinden önce davranıp suyu bırakmasını isterdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 239 385 Peygamber ile Meymûne, içinde hamur izi bulunan bir çanakta tek kaptan gusül etti. Ümmü Hâni · Sünen-i Nesâî 240 386 Saçı örgülü kadına cünüplük guslünde başına üç avuç, sonra bedenine su dökmesi yeter. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 241 387 Hayızlı kadın hac ihramında saçını çözüp tarar, umreyi bırakıp hac için ihrama girer. Âişe · Sünen-i Nesâî 242 388 Cünüp guslünde eller ve avret yeri yıkanır, üç mazmaza ve istinşaktan sonra başa üç avuç dökülür. Âişe · Sünen-i Nesâî 243 389 Cünüp guslünde ellere üç kez su dökülür, avret yeri yıkanır, başa da üç kez su dökülür. Âişe · Sünen-i Nesâî 244 390 Peygamber cünüp guslünde ellerini üç kez yıkar, uyluklarındaki bulaşığı giderir, başına üç kez su dökerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 245 391 Peygamber cünüp guslünde ellerini ve yüzünü üçer kez yıkar, başına da üç kez su dökerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 246 392 Peygamber cünüp guslünde namaz abdesti alır, saç diplerini hilaller, başına üç avuç dökerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 247 393 Peygamber cünüp guslünde abdest alır, başını saça ulaşıncaya dek hilaller, sonra bedenine su dökerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 248 394 Peygamber gusülde başını suya iyice doyurur, ardından üzerine üç kez su dökerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 249 395 Peygamber, gusülde kendi uygulamasının başa üç avuç su dökmek olduğunu söyledi. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Nesâî 250 396 Hayız guslünden sonra kadın, miskli bezle kan izinin üzerinden geçerek temizlenir. Âişe · Sünen-i Nesâî 251 397 Peygamber guslü bitirdikten sonra ayrıca bir daha abdest almazdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 252 398 Peygamber cünüp guslünden sonra yerinden çekilip ayaklarını yıkar, mendili de geri çevirirdi. Meymûne · Sünen-i Nesâî 253 399 Peygamber gusülden sonra getirilen mendile dokunmadı ve su ile şöyle yaptı. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 254 400 Peygamber cünüp olduğu hâlde yemek ya da uyumak istediğinde abdest alırdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 255 401 Peygamber cünüpken uyumak istediğinde abdest alır, yemek istediğinde ellerini yıkardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 256 402 Peygamber cünüpken uyumak için abdest alır, yemek veya içmek için ellerini yıkayıp yer içerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 257 403 Peygamber cünüp olduğu hâlde uyumadan önce namaz abdesti gibi abdest alırdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 258 404 Cünüp olan bir kimse ancak abdest aldıktan sonra uyuyabilir. Ömer · Sünen-i Nesâî 259 405 Gece cünüp olan kimse abdest alır, zekerini yıkar ve ancak ondan sonra uyur. Ömer · Sünen-i Nesâî 260 406 İçinde resim, köpek ya da cünüp kimse bulunan eve melekler girmez. Ali · Sünen-i Nesâî 261 407 Bir kimse eşine yeniden dönmek istediğinde, dönmeden önce abdest alsın. Ebû Saîd · Sünen-i Nesâî 262 408 Peygamber bir gecede hanımlarının yanını tek bir gusülle dolaştı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 263 409 Peygamber hanımlarının yanına gider, bunu tek bir gusülle yapardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 264 410 Peygamber'i Kur'an okumaktan yalnızca cünüplük alıkor, başka hiçbir hâl alıkoymazdı. Ali · Sünen-i Nesâî 265 411 Peygamber cünüplük hâli dışında her durumda Kur'an okumaya devam ederdi. Ali · Sünen-i Nesâî 266 412 Müslüman necis olmaz, cünüp olmak Peygamber'in elini sıvazlamasına engel değildir. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 267 413 Peygamber, cünüp olduğunu söyleyen Huzeyfe'ye Müslümanın necis olmayacağını bildirdi. Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 268 414 Peygamber, gusül edinceye dek yanına oturmayan Ebû Hüreyre'ye müminin necis olmadığını bildirdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 269 415 Namaz kılmayan kadın da elbiseyi uzatabilir, çünkü o hâl onun elinde değildir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 270 416 Hayızlı kadının hayzı elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir. Âişe · Sünen-i Nesâî 271 417 Aynı lafızla: Hayızlı kadın, hayız elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir. Ebû Muâviye, A'meş'ten bu isnadla rivayet etti: · Sünen-i Nesâî 272 418 Peygamber hayızlı kadının kucağında Kur'an okur, kadın da hayızlı iken humreyi mescide serer. Meymûne · Sünen-i Nesâî 273 419 Peygamber'in başı hayızlı kadının kucağında iken kendisi Kur'an okumaya devam ederdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 274 420 Âişe, Peygamber itikâfta iken başını kendisine eğince hayızlı olduğu hâlde onu yıkardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 275 421 Âişe, Resûlullah itikâfta iken başını mescitten çıkarınca hayızlı hâliyle onu yıkardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 276 422 Âişe, hayızlı olduğu hâlde Resûlullah'ın başını tarayıp saçını düzeltirdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 277 423 Başka bir senetle: Âişe hayızlı iken Resûlullah'ın başını tarardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 278 424 Âişe hayızlıyken Resûlullah onunla yer, içer ve ağzını onun ağzının değdiği yere koyardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 279 425 Resûlullah, Âişe hayızlıyken onun içtiği yere ağzını koyup artığından içerdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 280 426 Resûlullah, hayızlı Âişe'nin içtiği kapta ağzının değdiği yeri arayıp kendi ağzına koyardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 281 427 Âişe hayızlıyken içtiği yerden Peygamber içer, et kemiğinde de ağzını onun yerine koyardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 282 428 Ümmü Seleme örtünün içinde hayız olunca Resûlullah onu çağırdı ve birlikte yattılar. Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 283 429 Âişe hayızlıyken Resûlullah'la aynı örtüde yatar, bulaşan yeri yıkayıp o örtüyle namaz kılardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 284 430 Resûlullah, hayızlı olan hanımına peştemalını bağlamasını emreder, sonra onunla yakınlaşırdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 285 431 Hayız olan hanımına Resûlullah peştemal kuşanmasını emreder, sonra onunla yakınlaşırdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 286 432 Resûlullah, uyluk ortasına ve dizlere inen peştemal varken hayızlı hanımıyla yakınlaşırdı. Meymûne · Sünen-i Nesâî 287 433 Resûlullah, hayızlı kadınla birlikte yemeyi, içmeyi ve cinsel ilişki dışında her şeyi yapmayı emretti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 288 434 Karısına hayızlıyken cinsel ilişkide bulunan adam bir dinar ya da yarım dinar sadaka verir. İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 289 435 Hayız gören kadın hacının yaptıklarını yapar, yalnız Kâbe'yi tavaf etmez. Âişe · Sünen-i Nesâî 290 436 Doğum yapan kadına gusletmesi, bez bağlaması ve ihrama girmesi emredildi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 291 437 Elbiseye bulaşan hayız kanı bir kaburga kemiğiyle kazınır, su ve sidr ile yıkanır. Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Nesâî 292 438 Elbiseye bulaşan hayız kanı kazınır, suyla ovulur, üzerine su serpilir ve namaz kılınır. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Nesâî 293 439 Resûlullah, cinsel ilişkide bulunduğu elbisede pislik görmezse onunla namaz kılardı. Ümmü Habîbe · Sünen-i Nesâî 294 440 Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki cünüplük izini yıkar, o da su lekesiyle namaza çıkardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 295 441 Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki cünüplük izini, bir seferinde de meniyi ovalardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 296 442 Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki meniyi ovalamaktan başka bir şey yapmazdı. Âişe · Sünen-i Nesâî 297 443 Âişe, Peygamber'in elbisesine bulaşan meniyi ovalayıp giderirdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 298 444 Âişe, meniyi Resûlullah'ın elbisesinde görür ve kazıyıp giderirdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 299 445 Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki cünüplük izini ovalayıp giderirdi. Âişe · Sünen-i Nesâî 300 446 Âişe, meniyi Resûlullah'ın elbisesinde bulur, üzerinden kazıyıp çıkardı. Âişe · Sünen-i Nesâî 301 447 Yemek yemeyen çocuk Resûlullah'ın elbisesine işeyince Resûlullah su serpti, yıkamadı. Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Nesâî 302 448 Çocuk Resûlullah'ın üzerine işeyince Resûlullah suyu idrarın üzerine döktü. Âişe · Sünen-i Nesâî 303 449 Kız çocuğunun idrarı yıkanır, erkek çocuğunun idrarına su serpilir. Ebü's-Semh · Sünen-i Nesâî 304 450 Resûlullah, hastalanan Uklîlere develerin sütünden ve sidiklerinden içmelerini emretti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 305 451 Resûlullah, Medine'nin havası yaramayan Ureynelilere develerin süt ve sidiklerini içmelerini emretti. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 306 452 Kureyş'ten biri Resûlullah secdeye varınca sırtına işkembe koydu; o da namazdan sonra beddua etti. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 307 453 Peygamber ridâsının ucuna tükürüp bir kısmını diğerinin üzerine katladı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 308 454 Namazda önüne ve sağına tükürmeyin; solunuza, ayağınızın altına ya da elbisenize tükürün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 309 455 Âişe'nin gerdanlığı kaybolunca su bulunamadı ve teyemmüm âyeti indirildi. Âişe · Sünen-i Nesâî 310 456 Resûlullah selamı, duvara yönelip yüzünü ve ellerini mesh edinceye kadar almadı. Ebû Cüheym b. el-Hâris · Sünen-i Nesâî 311 457 Cünüp olup su bulamayana teyemmüm yeter: eller yere vurulur, üflenir, yüz ve avuçlar meshedilir. Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 312 458 Toprakta yuvarlanan Ammâr'a Resûlullah, bunun yerine teyemmümün yeteceğini söyledi. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 313 459 Müslümanlar yüzlerini, omuzlara kadar kollarını ve koltuk altlarına kadar meshettiler. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 314 460 Resûlullah ile toprakla teyemmümde yüz ve omuzlara kadar kollar mesh edildi. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 315 461 Su bulunmayınca temiz toprak yeter; Peygamber yüzünü ve kollarının bir kısmını meshetti. Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 316 462 Cünüp olup toprakta yuvarlanan Ammâr'a, yüzünü ve avuçlarını bir kere mesh etmesi yeterdi. Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 317 463 Su bulamayan cünüpe teyemmüm yeter; yüzünü mesh etmesi ona kâfi gelir. Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 318 464 Cünüpte su yoksa teyemmüm yeter: eller yere vurulur, üflenir, yüz ve avuçlar meshedilir. Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 319 465 Cünüp olup su bulamayan, toprağa bir kere vurup avuçlarını ve yüzünü mesh eder. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 320 466 Cünüp olup su bulamayan temiz toprağa yönelir; o ona yeter ve namazını kılar. İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 321 467 Temiz toprak, su on yıl bulunmasa bile Müslümanın abdesti yerine geçer. Ebû Zer · Sünen-i Nesâî 322 468 Gerdanlığı arayanlar su bulamayınca abdestsiz namaz kıldılar, ardından teyemmüm âyeti indi. Âişe · Sünen-i Nesâî 323 469 Peygamber, namaz kılmayan cünüpe de teyemmüm edip kılana da isabet ettin buyurdu. Târık b. Şihâb · Sünen-i Nesâî 324 470 Muğîre b. Şu'be: Peygamber def-i hâcete gittiğinde uzaklaşırdı. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 1 471 Câbir: Peygamber def-i hâcete giderken kimsenin görmeyeceği yere kadar giderdi. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2 472 Ebû Mûsâ: Biriniz küçük abdestini bozmak istediğinde, idrarı için uygun bir yer arasın. Ebü't-Teyyâh'a bir şeyh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3 473 Enes: Resûlullah helâya girdiğinde "Erkek ve dişi şeytanlardan Allah'a sığınırım" derdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4 474 Şu'be tariki: Helâya girerken "Allah'ım! Sana sığınırım", bir defasında da "Allah'a sığınırım" dedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 5 475 Zeyd b. Erkam: Bu helâlar şeytanların hazır bulunduğu yerlerdir; helâya giren Allah'a sığınsın. Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 6 476 Selmân: Peygamberiniz size her şeyi, hatta def-i hâcet adabını bile öğretmiş. Selmân · Sünen-i Ebû Dâvûd 7 477 Ebû Hüreyre: Ben sizin için ancak baba konumundayım; def-i hâcette kıbleye ne önünüzü ne arkanızı dönün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 8 478 Ebû Eyyûb: Def-i hâcette kıbleye yönelmeyin; doğuya veya batıya dönün. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 9 479 Ma'kil el-Esedî: Resûlullah abdest bozarken iki kıbleye yönelmemizi nehyetti. Ma'kil b. Ebû Ma'kil el-Esedî · Sünen-i Ebû Dâvûd 10 480 İbn Ömer: Kıbleye dönmek açık arazide yasaklandı; seni örten bir şey varsa sakıncası yoktur. Mervân el-Asfar şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 11 481 İbn Ömer: Resûlullah'ı def-i hâcet için iki kerpiç üzerinde Beytülmakdis'e yönelmiş gördüm. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 12 482 Câbir: Kıbleye yönelmeyi nehyeden Peygamber'i vefatından bir yıl önce kıbleye yönelirken gördüm. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 13 483 İbn Ömer: Peygamber def-i hâcet yapmak istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 14 484 Ebû Saîd: İki kişi avret yerleri açık hâlde konuşarak def-i hâcete çıkmasın; Allah buna gazap eder. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 15 485 İbn Ömer: Küçük abdest bozarken selam veren adamın selamını Peygamber almadı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 16 486 Muhâcir b. Kunfuz: Allah'ı temiz olmadan anmayı hoş görmedim; abdest alıncaya kadar selamı almadı. Muhâcir b. Kunfuz · Sünen-i Ebû Dâvûd 17 487 Âişe: Resûlullah, Allah'ı her hâlinde zikrederdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 18 488 Enes: Peygamber helâya girdiğinde yüzüğünü çıkarıp bırakırdı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 19 489 İbn Abbâs: Bu ikisi azap görüyor; biri idrardan sakınmazdı, diğeri laf taşırdı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 20 490 Cerîr tariki: Kabirde azap görenlerden biri idrarından örtünmezdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 21 491 Abdurrahman b. Hasene: İsrâiloğulları'ndan, idrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan adam kabrinde azap gördü. Abdurrahman b. Hasene · Sünen-i Ebû Dâvûd 22 492 Huzeyfe: Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu, sonra mestlerine mesh etti. Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 23 493 Ümeyme bint Rukayka: Peygamber'in karyolasının altında geceleyin küçük abdestini bozduğu bir kap vardı. Ümeyme bint Rukayka · Sünen-i Ebû Dâvûd 24 494 Ebû Hüreyre: Lanete sebep olan iki şeyden, insanların yolunda ve gölgeliğinde def-i hâcetten sakının. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 25 495 Muâz b. Cebel: Lanete sebep olan üç şeyden sakının: su başlarına, yol ortasına ve gölgeliğe def-i hâcet. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 26 496 Abdullah b. Muğaffel: Hiçbiriniz yıkandığı yere küçük abdestini bozup sonra orada yıkanmasın. Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Ebû Dâvûd 27 497 Bir sahâbî: Resûlullah her gün taranmayı ve yıkanılan yere küçük abdest bozmayı nehyetti. Humeyd b. Abdurrahman el-Himyerî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 28 498 Abdullah b. Sercis: Resûlullah deliğe küçük abdest bozulmasını nehyetti. Abdullah b. Sercis · Sünen-i Ebû Dâvûd 29 499 Âişe: Peygamber helâdan çıktığında "Gufrâneke (Bağışlamanı dilerim)" derdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 30 500 Ebû Katâde: Biriniz küçük abdest bozarken tenasül uzvunu sağ eliyle tutmasın, sağ eliyle silinmesin. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 31 501 Hafsa: Peygamber sağ elini yemek, içmek ve giyinmek için, sol elini bunların dışındakiler için kullanırdı. Peygamber'in hanımı Hafsa · Sünen-i Ebû Dâvûd 32 502 Âişe: Resûlullah'ın sağ eli temizliği ve yemeği, sol eli def-i hâceti ve pis şeyler içindi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 33 503 Esved tarikiyle Âişe: Resûlullah'ın sağ eli temizlik ve yemek, sol eli def-i hâcet içindi. Sünen-i Ebû Dâvûd 34 504 Ebû Hüreyre: Taşla temizlenen tek sayıda taş kullansın; def-i hâcete giden örtünsün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 35 505 Ruveyfi' b. Sâbit: Hayvan tezeği veya kemikle istinca edenden Muhammed uzaktır. Şeybân el-Kıtbânî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 36 506 Ebû Sâlim el-Ceyşânî tarikiyle: Tezek veya kemikle istinca edenden Muhammed uzaktır. Sünen-i Ebû Dâvûd 37 507 Câbir: Resûlullah kemik veya hayvan tersi ile silinmemizi nehyetti. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 38 508 İbn Mes'ûd: Cin heyeti, kemik, tezek ve kömürle istincanın yasaklanmasını istedi; bunlar onların rızkıdır. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 39 509 Âişe: Def-i hâcete giden, temizleneceği üç taşı yanına alsın; bunlar ona yeterlidir. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 40 510 Huzeyme b. Sâbit: Def-i hâcetten sonra temizlenme, içinde tezek bulunmayan üç taşla olur. Huzeyme b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 41 511 Âişe: Her küçük abdest bozduğumda abdest almakla emrolunmadım; yapsaydım sünnet olurdu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 42 512 Enes: Resûlullah def-i hâcetini gördü ve su ile istinca etmiş olarak yanımıza çıktı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 43 513 Ebû Hüreyre: "Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır" âyeti, su ile istinca eden Kubâ halkı hakkında indi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 44 514 Ebû Hüreyre: Peygamber helâya gittiğinde ona kap içinde su getirirdim, onunla istinca ederdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 45 515 Ebû Hüreyre: Mü'minlere zorluk vermeseydim, yatsıyı geciktirmeyi ve her namazda misvakı emrederdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 46 516 Zeyd b. Hâlid: Ümmetime zorluk vermeseydim, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 47 517 Abdullah b. Hanzala: Her namaz için abdest zor gelince Resûlullah her namaz için misvakla emrolundu. Muhammed b. Yahyâ b. Habbân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 48 518 Ebû Mûsâ: Peygamber'i misvakı dilinin ucuna koymuş, öğürür gibi misvak kullanırken gördüm. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 49 519 Âişe: Misvak kullanırken "Büyüğü öne geçir" diye vahyedildi; misvakı ikisinin büyüğüne ver. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 50 520 Âişe: Resûlullah evine girdiğinde işe misvakla başlardı. Şüreyh b. Hânî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 51 521 Âişe: Peygamber yıkamam için misvakını bana verirdi; ben önce onunla misvaklanır, sonra yıkardım. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 52 522 Âişe: On şey fıtrattandır; bıyığı kısaltmak, sakalı salıvermek ve misvak bunlardandır. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 53 523 Ammâr b. Yâsir tariki: Mazmaza ve istinşâk fıtrattandır; sünnet olmak ve su serpmek de eklendi. Sünen-i Ebû Dâvûd 54 524 Huzeyfe: Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla temizlerdi. Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 55 525 Âişe: Peygamber geceleyin kalktığında def-i hâcetini görür, sonra misvak kullanırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 56 526 Âişe: Peygamber gece veya gündüz uyuyup uyandığında abdestten önce mutlaka misvak kullanırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 57 527 İbn Abbâs: Peygamber geceleyin her uyanışında misvak kullanıp iki rekât kılar, sonra vitir kılardı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 58 528 Ebü'l-Melîh'in babası: Allah, ganimetten çalınmış maldan sadakayı ve temizliksiz namazı kabul etmez. Ebü'l-Melîh'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 59 529 Ebû Hüreyre: Allah, abdesti bozulanın namazını abdest alıncaya kadar kabul etmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 60 530 Ali: Namazın anahtarı temizliktir; tahrimesi tekbir, tahlili selamdır. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 61 531 İbn Ömer: Kim abdestli iken abdest alırsa, Allah ona on iyilik yazar. Ebû Gutayf el-Hüzelî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 62 532 İbn Ömer: Su iki kulle olduğunda necaseti taşımaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 63 533 Muhammed b. İshâk tariki: Resûlullah'a çölde bulunan su soruldu; iki kulle hadisinin anlamını zikretti. Sünen-i Ebû Dâvûd 64 534 Âsım b. el-Münzir tariki: Su iki kulle olduğunda necis olmaz. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 65 535 Su temizdir; onu hiçbir şey necis kılmaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 66 536 Ebû Saîd: Budâa kuyusundan su çekildiği söylenince Peygamber 'Şüphesiz su temizdir' buyurdu. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 67 537 Su cünüp olmaz. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 68 538 Sizden biri, sonra ondan yıkanacağı durgun suya asla bevletmesin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 69 539 Sizden biri durgun suya asla bevletmesin ve onda cünüplükten yıkanmasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 70 540 Köpek kabı yaladığında, ilki toprakla olmak üzere yedi kere yıkanarak temizlenir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 71 541 Ebû Hüreyre'nin mevkuf rivayeti şunu ekler: Kedi kabı yaladığında bir kere yıkanır. Sünen-i Ebû Dâvûd 72 542 Köpek kabı yaladığında onu yedi kere yıkayın; yedincisi toprakla olsun. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 73 543 İbn Muğaffel: Köpek kabı yaladığında yedi kere yıkayın, sekizincisinde toprakla ovun. Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Ebû Dâvûd 74 544 Kedi necis değildir; o, etrafınızda dolaşanlardandır. Kebşe bt. Ka'b b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 75 545 Âişe: Resûlullah'ı kedinin artığıyla abdest alırken gördüm. Dâvûd b. Sâlih b. Dînâr et-Temmâr'ın annesi şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 76 546 Âişe: Resûlullah ile ikimiz cünüpken tek bir kaptan yıkanırdık. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 77 547 Ümmü Subayye: Abdestte elimle Resûlullah'ın eli tek bir kapta nöbetleşe girip çıktı. Ümmü Subayye el-Cüheniyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 78 548 İbn Ömer: Resûlullah zamanında erkekler ve kadınlar hep birlikte abdest alırlardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 79 549 İbn Ömer: Biz ve kadınlar tek bir kaptan abdest alır, ellerimizi ona daldırırdık. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 80 550 Kadının erkeğin, erkeğin de kadının artık suyuyla yıkanması yasaklandı; birlikte avuçlasınlar. Humeyd el-Himyerî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 81 551 Hakem b. Amr: Peygamber erkeğin, kadının temizlik suyunun artığıyla abdest almasını yasakladı. el-Hakem b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 82 552 Denizin suyu temizleyici, ölüsü helaldir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 83 553 Nebîz hakkında: Güzel bir hurma ve temizleyici bir su. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 84 554 İbn Mes'ûd: Cin gecesi Resûlullah ile bizden hiç kimse yoktu. Alkame şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 85 555 Atâ: Teyemmüm bana sütle ve nebîzle abdest almaktan daha hoş gelir. İbn Cüreyc şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 86 556 Ebü'l-Âliye: Suyu olmayan cünüp, nebîzle yıkanamaz. Ebû Halde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 87 557 Namaz için kamet getirilmişken def-i hâcet ihtiyacı olan, önce def-i hâcetle başlasın. Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 88 558 Yemek hazırken ve iki pislik sıkıştırırken namaz kılınmaz. Kâsım b. Muhammed'in kardeşi Abdullah b. Muhammed şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 89 559 Sevbân: Üç şeyi yapmak kimseye helal değildir; biri bevli sıkışmışken namaz kılmaktır. Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 90 560 Allah'a ve ahiret gününe iman edene, bevli sıkışmışken namaz kılması helal değildir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 91 561 Âişe: Peygamber bir sâ' ile yıkanır, bir müd ile abdest alırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 92 562 Câbir: Resûlullah bir sâ' ile yıkanır, bir müd ile abdest alırdı. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 93 563 Ümmü Umâre: Peygamber'e abdest için müddün üçte ikisi kadar su getirildi. Ümmü Umâre · Sünen-i Ebû Dâvûd 94 564 Enes: Peygamber iki rıtıl alan bir kapla abdest alır, bir sâ' ile yıkanırdı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 95 565 Bu ümmette temizlikte ve duada haddi aşan bir topluluk olacaktır. Ebû Neâme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 96 566 Abdullah b. Amr: Ateşten vay o topukların hâline! Abdesti tam alın. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 97 567 Âişe: Resûlullah ile ikimiz pirinçten bir kapta yıkanırdık. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 98 568 Hammâd b. Seleme tarikiyle Âişe: Resûlullah ile pirinç bir kaptan yıkanırdık. Sünen-i Ebû Dâvûd 99 569 Abdullah b. Zeyd: Resûlullah'a sarı bakırdan bir kapta su çıkardık, abdest aldı. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 100 570 Abdesti olmayanın namazı, üzerine Allah'ın adını anmayanın da abdesti yoktur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 101 571 Rebîa: Allah'ın adını anmayanın abdesti yoktur hadisi, niyet etmeden abdest alıp yıkanan hakkındadır. ed-Derâverdî · Sünen-i Ebû Dâvûd 102 572 Gece kalkan, elini üç kere yıkamadıkça kaba daldırmasın; elinin nerede gecelediğini bilmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 103 573 Îsâ b. Yûnus rivayetinde: Gece kalkan, elini iki veya üç kere yıkamadıkça kaba daldırmasın. Sünen-i Ebû Dâvûd 104 574 Uykusundan uyanan elini üç kere yıkamadıkça kaba sokmasın; eli nerelerde dolaştı bilmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 105 575 Kim bu abdestim gibi abdest alıp gönlünü dağıtmadan iki rekât kılarsa geçmiş günahları bağışlanır. Osman b. Affân'ın azatlısı Humrân b. Ebân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 106 576 Humrân'ın diğer rivayeti: Osman başını üç kere mesh etti; kim bundan eksik abdest alırsa ona yeter. Osman b. Affân'ın azatlısı Humrân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 107 577 Osman: Abdesti soranlar nerede? Resûlullah'ı işte böyle abdest alırken gördüm. Osman b. Abdurrahman et-Teymî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 108 578 Ebû Alkame: Osman sağ eliyle sol eline su döküp ellerini bileklere kadar yıkadı. Ebû Alkame şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 109 579 Şakîk b. Seleme: Osman kollarını üçer kere yıkadı, başını üç kere mesh etti. Şakîk b. Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 110 580 Ali: Resûlullah'ın abdestini öğrenmek kimi sevindirirse, işte o budur. Abdu Hayr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 111 581 Abdu Hayr: Ali sabah namazından sonra Rahbe'de abdest aldı, başının önünü ve arkasını bir kere mesh etti. Abdu Hayr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 112 582 Abdu Hayr: Ali kürsüye oturup abdest aldı, ağzına ve burnuna aynı su ile su verdi. Abdu Hayr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 113 583 Zir b. Hubeyş: Ali başını, su neredeyse damlayacak hâle gelinceye kadar mesh etti. Zir b. Hubeyş şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 114 584 İbn Ebû Leylâ: Ali yüzünü ve kollarını üçer kere yıkadı, başını bir kere mesh etti. Abdurrahman b. Ebû Leylâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 115 585 Ali: Ben ancak size Resûlullah'ın abdestini göstermek istedim. Ebû Hayye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 116 586 Ali, nalınları ayağındayken ayaklarına birer avuç su çarpıp ovuşturdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 117 587 Abdullah b. Zeyd: Peygamber başını elleriyle önden enseye, enseden öne doğru mesh etti. Amr b. Yahyâ el-Mâzinî, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 118 588 Hâlid rivayetinde: Tek bir avuçtan ağzına ve burnuna su verdi, bunu üç kere yaptı. Sünen-i Ebû Dâvûd 119 589 Abdullah b. Zeyd: Peygamber başını, ellerinin artığı olmayan yeni bir su ile mesh etti. Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî · Sünen-i Ebû Dâvûd 120 590 Mikdâm: Peygamber abdestte başını ve kulaklarının dışını ve içini mesh etti. el-Mikdâm b. Ma'dîkerib el-Kindî · Sünen-i Ebû Dâvûd 121 591 Mikdâm: Peygamber avuçlarını başının önünden enseye kadar gezdirip geri getirdi. el-Mikdâm b. Ma'dîkerib · Sünen-i Ebû Dâvûd 122 592 Hişâm b. Hâlid rivayeti şunu ekler: Peygamber parmaklarını kulak deliklerine soktu. Sünen-i Ebû Dâvûd 123 593 Muâviye başına bir avuç su koyup önünden arkasına, arkasından önüne mesh etti. Ebü'l-Ezher el-Muğîre b. Ferve ile Yezîd b. Ebû Mâlik şöyle anlattılar: · Sünen-i Ebû Dâvûd 124 594 Mahmûd b. Hâlid rivayetinde: Muâviye üçer kere abdest aldı, ayaklarını sayı gözetmeden yıkadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 125 595 Rubeyyi': Peygamber başını iki kere, arka tarafından başlayıp sonra ön tarafını mesh etti. Rubeyyi' bt. Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 126 596 İbn Akîl'den Süfyân: Ağzını çalkaladı ve burnunu üç kere temizledi. Sünen-i Ebû Dâvûd 127 597 Resûlullah başının tamamını, saçı şeklinden oynatmadan meshetti. Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 128 598 Başının önünü, arkasını, şakaklarını ve kulaklarını bir kere meshetti. Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 129 599 Peygamber başını elinde kalan artık suyla meshetti. Rubeyyi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 130 600 Peygamber abdestte iki parmağını kulaklarının deliklerine soktu. Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 131 601 Resûlullah başını bir kere, ensesinin başlangıcına kadar meshetti. Talha b. Musarrif'in dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 132 602 İbn Abbâs: Uzuvlarını üçer kere yıkadı, başını ve kulaklarını tek bir meshle meshetti. Saîd b. Cübeyr, İbn Abbâs'tan · Sünen-i Ebû Dâvûd 133 603 Kulaklar baştandır. Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 134 604 Abdest işte böyledir; kim bundan fazla yapar ya da eksiltirse kötü yapmış ve zulmetmiş olur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 135 605 Peygamber abdest uzuvlarını ikişer kere yıkadı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 136 606 İbn Abbâs: Na'lın içindeki ayağına su serpip bir eli üstte, bir eli na'lın altında meshetti. Atâ b. Yesâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 137 607 İbn Abbâs, Resûlullah'ın abdestini göstermek için uzuvlarını birer kere yıkadı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 138 608 Peygamber'in ağza su vermekle burna su vermeyi birbirinden ayırdığını gördüm. Talha b. Musarrif'in dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 139 609 Biriniz abdest aldığında burnuna su çeksin, sonra sümkürsün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 140 610 Burnunuzu iki kere iyice ya da üç kere sümkürerek temizleyin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 141 611 Abdesti tam al, parmakların arasını hilalle, oruçlu değilsen burna su çekmede mübalağa et. Lakît b. Sabra · Sünen-i Ebû Dâvûd 142 612 Lakît (İbn Cüreyc'ten Yahyâ): Çok geçmeden Resûlullah öne eğilerek, hızlı adımlarla geldi. Sünen-i Ebû Dâvûd 143 613 Lakît (İbn Cüreyc'ten Ebû Âsım): Abdest aldığında ağzına su verip çalkala. Sünen-i Ebû Dâvûd 144 614 Sakalını hilaller ve "Rabbim bana böyle emretti" derdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 145 615 Soğuk tutan seriyyeye sarıklar ve mestler üzerine meshetmelerini emretti. Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 146 616 Elini sarığın altından sokup başının ön kısmını meshetti, sarığı çözmedi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 147 617 Resûlullah abdest aldığında ayak parmaklarını küçük parmağıyla ovardı. Müstevrid b. Şeddâd · Sünen-i Ebû Dâvûd 148 618 Muğîre: Tebük'te mestleri üzerine meshetti ve Abdurrahman b. Avf'ın arkasında namaz kıldı. Muğîre b. Şu'be şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 149 619 Muğîre: Resûlullah mestleri, perçemi ve sarığı üzerine meshederdi. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 150 620 Mestleri bırak; çünkü ben ayaklarımı mestlere temiz iken soktum. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 151 621 Peygamber kaçırdığı rekâtı kıldı ve ona bir şey ilave etmedi. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 152 622 Bilâl: Resûlullah abdest alır, sarığı ve mûkları üzerine meshederdi. Ebû Abdurrahman es-Sülemî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 153 623 Cerîr mestleri üzerine meshetti: "Ben ancak Mâide indikten sonra Müslüman oldum." Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 154 624 Necâşî Resûlullah'a siyah, süssüz iki mest hediye etti; giyip üzerlerine meshetti. Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 155 625 Hayır, sen unuttun; Rabbim bana bunu emretti. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 156 626 Mestler üzerine mesh yolcu için üç gün, mukim için bir gün bir gecedir. Huzeyme b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 157 627 Mestler üzerine meshe üç gün de mi? "Evet, ne kadar istersen." Ubey b. İmâre · Sünen-i Ebû Dâvûd 158 628 Muğîre: Resûlullah abdest aldı, çoraplar ve na'lınlar üzerine meshetti. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 159 629 Evs: Resûlullah abdest aldı, na'lınları ve ayakları üzerine meshetti. Evs b. Ebû Evs es-Sekafî · Sünen-i Ebû Dâvûd 160 630 Muğîre: Resûlullah mestlerin üst yüzüne meshederdi. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 161 631 Din rey ile olsaydı mestin altı meshedilmeye üstünden daha layık olurdu. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 162 632 Ali (Yezîd b. Abdülazîz tarikiyle): Ayakların altını yıkanmaya daha layık görürdüm. Sünen-i Ebû Dâvûd 163 633 Ali (Hafs b. Gıyâs tarikiyle): Din rey ile olsaydı ayakların altı meshe daha layık olurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 164 634 Muğîre: Tebük'te Peygamber mestlerin üstünü ve altını meshetti. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 165 635 Resûlullah bevlettiğinde abdest alır ve su serperdi. Süfyân b. el-Hakem es-Sekafî ya da Hakem b. Süfyân · Sünen-i Ebû Dâvûd 166 636 Sakîfli bir adamın babası: Resûlullah'ı bevlettikten sonra avret yerine su serperken gördüm. Sakîf'ten bir adam, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 167 637 Resûlullah bevletti, sonra abdest aldı ve avret yerine su serpti. el-Hakem ya da İbnü'l-Hakem, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 168 638 Abdestten sonra kelime-i şehadet getirene cennetin sekiz kapısı açılır; dilediğinden girer. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 169 639 Ukbe (Ebû Akîl tarikiyle): Abdestini güzel alır, sonra gözünü semaya kaldırıp şehadet getirir. Sünen-i Ebû Dâvûd 170 640 Enes: Peygamber her namaz için abdest alırdı; biz namazları tek abdestle kılardık. Amr b. Âmir el-Becelî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 171 641 Fetih günü beş vakit namazı tek abdestle kıldı: "Onu bilerek yaptım." Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 172 642 Ayağında tırnak yeri kadar kuru yer bırakana: "Dön, abdestini güzelce al." Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 173 643 Hasan el-Basrî'nin mürseli: Ayağında kuru yer bırakana "Dön, abdestini güzelce al." Sünen-i Ebû Dâvûd 174 644 Ayağında dirhem kadar kuru yer kalana abdesti ve namazı yenilemesini emretti. Peygamber'in ashabından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 175 645 Bir ses işitmedikçe ya da bir koku duymadıkça namazdan ayrılmasın. Abbâd b. Temîm'in amcası · Sünen-i Ebû Dâvûd 176 646 Namazda abdestinin bozulduğundan şüphe eden, ses işitmedikçe ya da koku duymadıkça ayrılmasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 177 647 Peygamber Âişe'yi öptü ve abdest almadı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 178 648 Peygamber hanımlarından birini öptü, abdest almadan namaza çıktı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 179 649 Urve el-Müzenî tarikiyle: Peygamber hanımını öptü, abdest almadan namaza çıktı. Sünen-i Ebû Dâvûd 180 650 Kim tenasül uzvuna dokunursa abdest alsın. Urve şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 181 651 Tenasül uzvu, kişinin vücudundan bir et parçasından başka bir şey mi? Talk b. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 182 652 Muhammed b. Câbir rivayeti, tenasül uzvuna dokunma sorusuna "namazda" kaydını ekler. Sünen-i Ebû Dâvûd 183 653 Deve etlerinden dolayı abdest alın, koyun etlerinden dolayı abdest almayın. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 184 654 Peygamber koyun derisini yüzmeyi gösterdi, sonra namaz kıldırdı ve abdest almadı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 185 655 Peygamber ölü bir oğlağı kulağından tutup: "Hanginiz bunun kendisinin olmasını ister?" buyurdu. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 186 656 Resûlullah koyun küreği yedi, sonra namaz kıldı ve abdest almadı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 187 657 Muğîre: Peygamber kızarmış etten keserken Bilâl namazı haber verdi; bıçağı bırakıp namaza kalktı. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 188 658 Resûlullah kürek eti yedi, elini altındaki örtüye sildi, sonra kalkıp namaz kıldı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 189 659 Resûlullah kürekten dişleriyle et kopararak yedi, sonra namaz kıldı ve abdest almadı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 190 660 Peygamber ekmek ve et yedi, öğleyi kıldı; sonra yemeğin artığını yiyip abdest almadan namaza kalktı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 191 661 Resûlullah'ın son uygulaması, ateşte pişen şeyden dolayı abdesti terk etmekti. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 192 662 Peygamber tencereden bir parça et aldı ve namaza tekbir alıncaya kadar onu çiğnedi. Ubeyd b. Sümâme el-Murâdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 193 663 Abdest, ateşin pişirdiği şeyden dolayıdır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 194 664 Ümmü Habîbe: Peygamber "Ateşin değiştirdiği şeyden dolayı abdest alın" buyurdu. Ebû Süfyân b. Saîd b. el-Muğîre şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 195 665 Peygamber süt içip ağzını çalkaladı ve "Onun yağı vardır" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 196 666 Resûlullah süt içti; ağzını çalkalamadan ve abdest almadan namaz kıldı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 197 667 Ensârî nöbetçi namazda ok yediği hâlde: "Okuduğum bir sûrenin içindeydim, onu kesmek istemedim" dedi. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 198 668 İbn Ömer: Yatsı gecikti, mescitte uyuyup uyandık; Peygamber "Sizden başka namazı bekleyen kimse yoktur" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 199 669 Ashap başları öne düşünceye kadar yatsıyı bekler, sonra abdest almadan namaz kılarlardı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 200 670 Yatsı için kamet getirildi; Peygamber bir adamla konuşurken topluluk uyukladı, sonra onlara namaz kıldırdı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 201 671 Abdest ancak yanı üzerine yatarak uyuyana gerekir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 202 672 Makatın bağı iki gözdür; öyleyse uyuyan abdest alsın. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 203 673 İbn Mes'ûd: Basılan pis yerden dolayı abdest almazdık; saçı ve elbiseyi de toplamazdık. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 204 674 Biriniz namazda yel çıkarırsa ayrılsın, abdest alsın ve namazı yeniden kılsın. Ali b. Talk · Sünen-i Ebû Dâvûd 205 675 Ali: Mezîyi gördüğünde tenasül uzvunu yıka ve abdest al; meniyi fışkırtırsan gusül et. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 206 676 Mikdâd: Biriniz mezî bulduğunda fercini yıkasın ve namaz abdesti gibi abdest alsın. Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 207 677 Urve rivayeti: Mezî için tenasül uzvunu ve hayalarını yıkasın. Urve şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 208 678 Ali: Mikdâd'a mezîyi Peygamber'e sormasını söyledim. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 209 679 Mezî bulaşan elbiseye bir avuç su alıp bulaştığını gördüğün yere serpmen yeter. Sehl b. Huneyf · Sünen-i Ebû Dâvûd 210 680 O mezîdir; her erkek mezî salgılar. Abdullah b. Sa'd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 211 681 Hayızlı hanımdan sana helâl olan izarın üstüdür. Abdullah b. Sa'd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 212 682 Muâz: Hayızlı hanımdan izarın üstü helâldir; bundan da sakınmak daha faziletlidir. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 213 683 "Su sudandır" ruhsatı İslâm'ın başlangıcında elbiselerin azlığındandı; sonra gusül emredildi. Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 214 684 Übey: "Su sudandır" fetvası, Resûlullah'ın başlangıçta tanıdığı bir ruhsattı; sonra gusül emredildi. Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 215 685 Sünnet yeri sünnet yerine değdiğinde gusül vacip olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 216 686 Su (gusül) sudandır (meniden dolayıdır). Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 217 687 Resûlullah bir gün tek bir gusülle hanımlarını dolaştı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 218 688 Hanımlarının her birinin yanında gusletmek daha temiz, daha güzel ve daha arındırıcıdır. Ebû Râfi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 219 689 Biriniz hanımına yaklaşıp tekrar dönmek isterse ikisi arasında abdest alsın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 220 690 Geceleyin cünüp olan Ömer'e: Abdest al, tenasül uzvunu yıka, sonra uyu. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 221 691 Peygamber cünüp iken uyumak istediğinde namaz abdesti gibi abdest alırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 222 692 İbnü'l-Mübârek rivayeti ekler: Peygamber cünüp iken yemek istediğinde ellerini yıkardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 223 693 Peygamber cünüp iken yemek ya da uyumak istediğinde abdest alırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 224 694 Peygamber cünübe yerken, içerken ya da uyurken abdest almasına ruhsat verdi. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 225 695 Peygamber cünüplükten dolayı bazen gecenin başında, bazen de sonunda gusül ederdi. Ğudayf b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 226 696 İçinde suret, köpek ya da cünüp bulunan eve melekler girmez. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 227 697 Resûlullah cünüp iken suya dokunmadan uyurdu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 228 698 Cünüplükten başka hiçbir şey Peygamber'i Kur'an'dan alıkoymazdı. Abdullah b. Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 229 699 Huzeyfe: Ben cünübüm dedim; Peygamber "Müslüman necis olmaz" buyurdu. Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 230 700 Ebû Hüreyre: Cünüp olduğum için seninle oturmayı hoş görmedim; "Sübhânallah! Müslüman necis olmaz." Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 231 701 Ben mescidi hayızlıya da cünübe de helâl kılmıyorum. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 232 702 Ebû Bekre: Peygamber sabah namazına girdi, "Yerinizde durun" diye işaret etti; başından su damlarken gelip kıldırdı. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 233 703 Hammâd b. Seleme rivayeti ekler: Peygamber tekbir almıştı; namazdan sonra "Ben ancak bir insanım; cünüp idim" buyurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 234 704 Ebû Hüreyre: Peygamber makamında gusül etmediğini hatırladı, "Yerinizde durun" dedi; gusledip geldi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 235 705 Islaklık bulan gusül eder; ihtilâmı hatırlayıp ıslaklık bulmayana gusül yoktur. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 236 706 Ümmü Süleym: Kadın uykuda erkeğin gördüğünü görürse gusül eder mi? "Evet, suyu bulursa gusül etsin." Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 237 707 Resûlullah cünüplükten dolayı ferak denen bir kaptan gusül ederdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 238 708 Bana gelince, ben başıma üç kere su dökerim. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 239 709 Peygamber cünüplükten guslederken hilâb gibi bir kap ister, başının sağ tarafından başlardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 240 710 Biz saç örgülerimiz sebebiyle başlarımıza beş kere su dökerdik. Teymullah b. Sa'lebe oğullarından Cümey' b. Umeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 241 711 Suyun tene ulaştığını görünce başına üç kere döker, artan suyu da üzerine dökerdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 242 712 Ellerini temizleyince onları bir duvara sürer, sonra abdest alıp başına su dökerdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 243 713 İsterseniz Resûlullah'ın cünüplükten yıkandığı yerdeki duvarda el izini size gösteririm. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 244 714 Ona havlu uzattım, almadı ve bedenindeki suyu silkelemeye başladı. İbn Abbâs'ın teyzesi Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 245 715 İbn Abbâs gusülde sağ eliyle sol eline yedi kere su dökerdi. Şu'be şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 246 716 Namaz elli vakit, cünüplük guslü yedi kere idi; sonunda beş vakte ve bir kereye indirildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 247 717 Her kılın altında cünüplük vardır; saçı yıkayın ve teni iyice temizleyin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 248 718 Kim cünüplükten bir kıl yeri kadar yeri yıkamadan bırakırsa ona ateşten şöyle şöyle yapılır. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 249 719 Resûlullah'ın gusülden sonra yeniden abdest aldığını sanmıyorum. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 250 720 Saç örgümü çözeyim mi? Başının üzerine üç avuç su dökmen sana yeter. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 251 721 Üsâme tariki şunu ekler: Her avuç suda saç örgülerini sık. Sünen-i Ebû Dâvûd 252 722 Bizden biri cünüp olduğunda iki avucuyla üç avuç su alıp başına dökerdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 253 723 İhramlı da ihramsız da başımızda dımâd varken guslederdik. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 254 724 Erkek saçını açıp diplerine kadar yıkasın; kadının saçını çözmemesinde sakınca yoktur. Şüreyh b. Ubeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 255 725 Peygamber cünüp iken başını hatmî ile yıkar ve bununla yetinirdi. Âişe, Peygamber'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 256 726 Resûlullah bir avuç su alır, erkekle kadın arasında akan suyun üzerine dökerdi. Âişe, erkekle kadın arasında akan su hakkında · Sünen-i Ebû Dâvûd 257 727 Evlerde onlarla bir arada bulunun ve cinsel ilişki dışında her şeyi yapın. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 258 728 Hayızlı iken sıyırdığım kemiği Peygamber'e verirdim, o da ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 259 729 Ben hayızlı iken Resûlullah başını kucağıma koyar ve Kur'an okurdu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 260 730 Senin hayzın elinde değil ki. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 261 731 Sen Harûrî misin? Hayız görürdük de namazı kaza etmezdik. Muâze şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 262 732 Ma'mer tariki ekler: Orucu kaza etmekle emrolunur, namazı kaza etmekle emrolunmazdık. Sünen-i Ebû Dâvûd 263 733 Hayızlı hanımına yaklaşan kimse bir dinar veya yarım dinar sadaka verir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 264 734 İbn Abbâs: Kanın başında yaklaşırsa bir dinar, kesilirken yaklaşırsa yarım dinar. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 265 735 Hayızlı hanımına yaklaşan adam yarım dinar sadaka versin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 266 736 Hanımı hayızlıyken dizlerine kadar inen bir izar bulunursa onunla tenden tene temas ederdi. Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 267 737 Hayızlı olana izar bağlamasını emreder, sonra kocası onunla birlikte yatardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 268 738 Ben hayızlıyken Resûlullah ile tek bir örtü içinde gecelerdik. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 269 739 Ben hayızlıyım dedim; Resûlullah: Olsun, uyluklarını aç, buyurdu ve ısınıp uyudu. Umâre b. Gurâb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 270 740 Hayız gördüğümde yataktan hasıra iner, temizleninceye kadar Resûlullah'a yaklaşmazdık. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 271 741 Peygamber hayızlı hanımından bir şey istediğinde avret yerinin üzerine bir örtü atardı. Peygamber'in hanımlarından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 272 742 Sizden hangisi Resûlullah'ın arzusuna hâkim olduğu gibi arzusuna hâkim olabilir? Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 273 743 Hayız gördüğü gün sayısına baksın, o kadar namazı terk etsin, sonra gusledip bağlasın. Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 274 744 Leys tariki: Hayız günlerini geride bırakıp namaz vakti gelince gusletsin. Sünen-i Ebû Dâvûd 275 745 Enes b. İyâz tariki: O günleri geride bırakıp namaz vakti gelince gusletsin. Sünen-i Ebû Dâvûd 276 746 Sahr b. Cüveyriye tariki: Namaz vakti gelince gusletsin, bir bezle bağlayıp namaz kılsın. Sünen-i Ebû Dâvûd 277 747 Eyyûb tariki: Namazı terk eder, bunun dışında gusledip bezle bağlar ve namaz kılar. Sünen-i Ebû Dâvûd 278 748 Ümmü Habîbe'ye: Hayzının seni alıkoyduğu kadar bekle, sonra guslet. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 279 749 O ancak bir damar kanıdır; kur'un gelince namaz kılma, geçince temizlen ve namaz kıl. Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Ebû Dâvûd 280 750 Fâtıma bint Ebû Hubeyş'e, önceden oturduğu günler kadar oturup sonra gusletmesi emredildi. Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 281 751 O ancak bir damar kanıdır, hayız değildir; hayız gelince namazı bırak, gidince kanı yıka. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 282 752 Mâlik tariki: Hayız süresi kadar zaman geçince kanı üzerinden yıka ve namaz kıl. Sünen-i Ebû Dâvûd 283 753 Hayzı düzgün iken her ay ne kadar hayız gördüğüne baksın, o kadar gün namazı bıraksın. Büheyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 284 754 Ümmü Habîbe yedi yıl istihâzalı oldu: Bu hayız değil, bir damar kanıdır; gusledip namaz kıl. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 285 755 Hayız kanı bilinen siyah bir kandır; o olunca namazdan uzak dur, diğeri olunca abdest al. Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Ebû Dâvûd 286 756 Bu ancak şeytanın tepmelerinden bir tepmedir; altı ya da yedi gün kendini hayızlı say. Hamne bint Cahş · Sünen-i Ebû Dâvûd 287 757 Ümmü Habîbe yedi yıl istihâza gördü: Bu hayız değil, bir damardır; yıkan ve namaz kıl. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 288 758 Âişe (Amre–Ümmü Habîbe tariki): Ümmü Habîbe her namaz için yıkanırdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 289 759 Âişe (Leys–Urve tariki): İstihâza gören Ümmü Habîbe her namaz için yıkanırdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 290 760 Âişe (İbn Ebû Zi'b tariki): Resûlullah, yedi yıl istihâza gören Ümmü Habîbe'ye yıkanmasını emretti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 291 761 Âişe (İbn İshâk tariki): Resûlullah, Ümmü Habîbe'ye her namaz için yıkanmasını emretti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 292 762 Zeyneb bint Ebû Seleme: Resûlullah kanı akan kadına her namaz vaktinde yıkanmasını emretti. Ebû Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 293 763 Âişe: İstihâzalı kadına öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı için birer gusül yapması emredildi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 294 764 Âişe: Sehle bint Süheyl'e gusül ağır gelince iki namazı bir gusülle birleştirmesi emredildi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 295 765 Esmâ bint Umeys: Fâtıma bint Ebû Hubeyş leğene otursun, suyun üstünde sarılık görünce yıkansın. Esmâ bint Umeys · Sünen-i Ebû Dâvûd 296 766 İstihâzalı kadın hayız günlerinde namazı bırakır, sonra yıkanır ve her namaz için abdest alır. Adî b. Sâbit'in dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 297 767 Fâtıma bint Ebû Hubeyş'e: Sonra yıkan, sonra her namaz için abdest al ve namaz kıl. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 298 768 Âişe: İstihâzalı kadın bir kere yıkanır, sonra hayız günlerine kadar abdest alır. Âişe istihâzalı kadın hakkında · Sünen-i Ebû Dâvûd 299 769 Mesrûk'un hanımı tarikiyle Âişe: İstihâzalı kadın bir kez yıkanır, sonra her namaz için abdest alır. Sünen-i Ebû Dâvûd 300 770 Saîd b. el-Müseyyeb: İstihâzalı kadın bir öğleden öğleye yıkanır, her namaz için abdest alır. Ebû Bekr'in mevlâsı Sümey şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 301 771 Ali: İstihâzalı kadın hayzı bitince her gün yıkanır, yağlı bir yün parçası kullanır. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 302 772 Kāsım b. Muhammed: İstihâzalı kadın hayız günlerinde namazı bırakır, sonra yıkanıp namaz kılar. Kāsım b. Muhammed · Sünen-i Ebû Dâvûd 303 773 Fâtıma bint Ebû Hubeyş: Hayız kanı bilinen siyah bir kandır; o gelince namazdan uzak dur. Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Ebû Dâvûd 304 774 İkrime: Peygamber, Ümmü Habîbe'ye hayız günlerini bekleyip sonra yıkanmasını emretti. İkrime şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 305 775 Rebîa: İstihâzalı kadına, kandan başka bir hades olmadıkça her namaz için abdest gerekmez. Rebîa hakkında şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 306 776 Ümmü Atiyye: Temizlendikten sonra bulanık ve sarı akıntıyı bir şey saymazdık. Peygamber'e biat etmiş olan Ümmü Atiyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 307 777 Muhammed b. Sîrîn tarikiyle Ümmü Atiyye: Temizlikten sonra bulanık ve sarı akıntıyı bir şey saymazdık. Sünen-i Ebû Dâvûd 308 778 İkrime: Ümmü Habîbe istihâza görürken kocası onunla birleşirdi. İkrime · Sünen-i Ebû Dâvûd 309 779 Hamne bint Cahş istihâzalı iken kocası onunla birleşirdi. Hamne bint Cahş · Sünen-i Ebû Dâvûd 310 780 Ümmü Seleme: Lohusa kadınlar Resûlullah zamanında kırk gün ya da kırk gece otururlardı. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 311 781 Ümmü Seleme: Peygamber, nifas hâlinde kırk gece oturan hanımına namazını kaza etmesini emretmezdi. Ezdiyye –yani Müsse– şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 312 782 Gıfârlı kadın: Hayız kanı bulaşan heybeyi tuzlu suyla yıka, sonra bineğine dön. Benî Gıfâr'dan bir kadın şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 313 783 Âişe: Hayızdan yıkanan kadın bir bez parçasıyla kan izlerini takip eder. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 314 784 Âişe Ensâr kadınlarını övdü: Hayızdan yıkanan kadın misk sürülmüş bir bez parçası kullanır. Sünen-i Ebû Dâvûd 315 785 Âişe: Ensâr kadınları ne güzel kadınlardır; hayâ onları dini sormaktan alıkoymazdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 316 786 Âişe'nin gerdanlığı aranırken abdestsiz namaz kılındı ve teyemmüm âyeti indirildi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 317 787 Ammâr: Sahâbîler teyemmümde kollarını omuzlara ve koltuk altlarına kadar meshettiler. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 318 788 Ammâr (Mehrî tariki): Müslümanlar avuçlarını toprağa vurdular ve topraktan bir şey almadılar. Sünen-i Ebû Dâvûd 319 789 Ammâr: Âişe'nin gerdanlığı koptu, Ebû Bekir kızdı; Allah temiz toprakla temizlenme ruhsatını indirdi. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 320 790 Şakîk: Ebû Mûsâ, su bulamayan cünübün teyemmüm edebileceğini Ammâr'ın haberiyle İbn Mes'ûd'a hatırlattı. Şakîk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 321 791 Ömer'in "Ey Ammâr, Allah'tan kork" demesi üzerine Ammâr: Dilersen onu asla anmam. Abdurrahman b. Ebzâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 322 792 Ammâr (A'meş tariki): Peygamber tek vuruşla yüzünü ve kollarını ön kolların yarısına kadar meshetti. Sünen-i Ebû Dâvûd 323 793 Ammâr (Şu'be–Zer tariki): Peygamber elini yere vurup üfledi, onunla yüzünü ve ellerini meshetti. Sünen-i Ebû Dâvûd 324 794 Ammâr (Haccâc tariki): Mansûr, Seleme'ye "Senden başka kimse kolları zikretmiyor" dedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 325 795 Ammâr (Hakem–Zer tariki): Ellerini yere vurup onlarla yüzünü ve ellerini meshetmen sana yeterdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 326 796 Ammâr: Peygamber bana teyemmümde yüz ve eller için tek bir vuruş emretti. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 327 797 Katâde'ye yolculukta teyemmüm soruldu: Resûlullah "Dirseklere kadar" buyurdu. Ebân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 328 798 Ebü'l-Cüheym: Resûlullah duvara varıp yüzünü ve ellerini meshedinceye kadar selamı almadı. İbn Abbâs'ın mevlâsı Umeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 329 799 Selamını almaktan beni alıkoyan tek şey, abdestli olmamamdı. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 330 800 İbn Ömer: Resûlullah elini duvara koyup yüzünü ve ellerini meshetti, sonra selamı aldı. İbn Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 331 801 Temiz toprak, on yıl boyunca bile olsa Müslümanın abdestidir; su bulunca onu derine değdir. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 332 802 Temiz toprak, on yıla kadar su bulamasan bile temizleyicidir; suyu bulunca onu tenine değdir. Benî Âmir'den bir adam şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 333 803 Amr b. el-Âs soğuk gecede cünüp iken teyemmümle namaz kıldırdı; Peygamber güldü ve bir şey söylemedi. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 334 804 Ebû Kays rivayeti: Amr b. el-Âs vücudunun kıvrım yerlerini yıkayıp abdest aldı; teyemmüm zikredilmez. Sünen-i Ebû Dâvûd 335 805 Bilmemenin şifası ancak sormaktır; yaralıya teyemmüm edip yarasını sarması ve üzerine mesh etmesi yeterdi. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 336 806 İbn Abbâs: Yaralıyken yıkanması emredilip ölen adam için "Onu öldürdüler, Allah da onları öldürsün!" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 337 807 Teyemmümle kılıp vakitte su bulunca iade etmeyene "Sünnete isabet ettin", iade edene "Sana iki kat sevap var" buyurdu. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 338 808 İbn Lehîa tarikiyle: Teyemmümle kılıp vakitte su bulan iki sahâbînin kıssası. Sünen-i Ebû Dâvûd 339 809 Ömer, hutbe sırasında yalnızca abdest alıp gelen adama cuma için yıkanma emrini hatırlattı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 340 810 Cuma günü gusletmek, ihtilâm çağına ermiş herkese vaciptir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 341 811 Hafsa: Cumaya gitmek her ergene, gusül de cumaya giden herkese gerekir. Hafsa · Sünen-i Ebû Dâvûd 342 812 Cuma günü yıkanıp güzel giyinen ve imam çıkınca susana, o cuma ile önceki cuma arası kefaret olur. Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 343 813 Cuma günü gusül ve misvak her ergene gerekir; bulabildiği güzel kokudan da sürünsün. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 344 814 Cuma günü yıkanıp erken giden, yürüyüp imama yaklaşan ve dinleyene her adımı için bir yıllık amel sevabı vardır. Evs b. Evs es-Sekafî · Sünen-i Ebû Dâvûd 345 815 Ubâde b. Nusey tarikinde Evs: Kim cuma günü başını yıkar ve yıkanırsa... Sünen-i Ebû Dâvûd 346 816 Hutbede boş söz söyleyip insanların boyunları üzerinden atlayana o cuma öğle namazı olur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 347 817 Peygamber dört şeyden dolayı yıkanırdı: cünüplük, cuma günü, hacamat ve ölü yıkamak. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 348 818 Mekhûl: "Gassele ve igtesele", başını yıkadı ve bedenini yıkadı demektir. Ali b. Havşeb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 349 819 Saîd b. Abdülazîz: "Gassele" başını, "igtesele" bedenini yıkamaktır. Saîd b. Abdülazîz · Sünen-i Ebû Dâvûd 350 820 Cuma günü yıkanıp ilk saatte giden deve, ikinci saatte giden sığır kurban etmiş gibidir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 351 821 İnsanlar cumaya iş kılıklarıyla gidince onlara "Keşke yıkansaydınız" denildi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 352 822 İbn Abbâs: Cuma guslü vacip değildir; insanlar yünlüler içinde terleyip birbirini rahatsız edince emredildi. İkrime şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 353 823 Cuma günü abdest alan ne güzel etmiştir; yıkanan ise daha faziletlidir. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 354 824 Kays b. Âsım: Müslüman olmak için geldiğimde Peygamber su ve sidr ile yıkanmamı emretti. Kays b. Âsım · Sünen-i Ebû Dâvûd 355 825 Müslüman olana "Küfür saçını üzerinden at" buyurdu; başka birine "ve sünnet ol" diye ekledi. Useym b. Küleyb'in dedesinden şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 356 826 Âişe: Hayızlı kadın elbisesindeki kanı yıkar; izi gitmezse biraz sarı boya ile değiştirir. Muâze şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 357 827 Âişe: Tek elbisemize hayız kanı bulaşırsa onu tükürükle ıslatıp tırnakla ovardık. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 358 828 Ümmü Seleme: Hayızda giydiğimiz elbiseye kan bulaşmışsa yıkar, bulaşmamışsa onunla namaz kılardık. Bekkâr b. Yahyâ'nın ninesi şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 359 829 Esmâ: Temizlenen kadın elbisesinde kan görürse suyla ovar, görmediği yere su serper ve namaz kılar. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 360 830 Elbiseye bulaşan hayız kanı ovulur, üzerine su serpilir, sonra namaz kılınır. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 361 831 Hişâm'ın diğer tariklerinde: Kanı kazı, sonra suyla ov, sonra üzerine su serp. Sünen-i Ebû Dâvûd 362 832 Ümmü Kays: Hayız kanını bir çubukla kazı, su ve sidr ile yıka. Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Ebû Dâvûd 363 833 Âişe: Hem hayız hem cünüplük gördüğümüz gömlekteki kan damlasını tükürükle ovardık. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 364 834 Havle bt. Yesâr'a: Kanı yıkaman sana yeter, izi sana zarar vermez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 365 835 Ümmü Habîbe: Peygamber, eşiyle birlikte olduğu elbisede pislik görmezse onunla namaz kılardı. Muâviye b. Ebû Süfyân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 366 836 Âişe: Resûlullah bizim iç örtülerimizde ya da yorganlarımızda namaz kılmazdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 367 837 Peygamber örtülerimizde namaz kılmazdı; İbn Sîrîn bunu kimden işittiğini bilmediğini söyledi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 368 838 Meymûne: Peygamber, bir ucu hayızlı hanımının üzerinde olan örtüye bürünerek namaz kıldı. Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 369 839 Âişe: Ben hayızlıyken örtümün bir kısmı üzerinde olduğu hâlde Resûlullah gece namazı kılardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 370 840 Hemmâm elbisesini yıkarken Âişe: Ben meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ovalayıp giderirdim. Hemmâm b. el-Hâris'ten şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 371 841 Âişe: Resûlullah'ın elbisesinden meniyi ovalardım, o da onunla namaz kılardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 372 842 Âişe: Resûlullah'ın elbisesinden meniyi yıkardım, sonra onda bir leke ya da lekeler görürdüm. Süleymân b. Yesâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 373 843 Ümmü Kays: Yemek yemeyen oğlu Peygamber'in elbisesine işeyince üzerine su serpti, yıkamadı. Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Ebû Dâvûd 374 844 Lübâbe: Kız çocuğunun sidiğinden yıkanır, erkek çocuğunun sidiğinden su serpilir. Lübâbe bt. el-Hâris · Sünen-i Ebû Dâvûd 375 845 Ebu's-Semh: Hasan ya da Hüseyin Peygamber'in göğsüne işeyince kızın sidiği yıkanır, erkeğinkine su serpilir buyurdu. Ebu's-Semh · Sünen-i Ebû Dâvûd 376 846 Ali: Erkek çocuğun sidiğine yemek yemediği sürece su serpilir, kızınki yıkanır. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 377 847 Ali'nin merfû rivayetinde Katâde: Yemek yemeye başlayınca kız ve erkek çocuğun sidiği de yıkanır. Sünen-i Ebû Dâvûd 378 848 Ümmü Seleme, yemek yemeyen erkek çocuğun sidiğine su döker, kız çocuğununkini yıkardı. Hasan, annesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 379 849 Mescide işeyen bedevi: Siz kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz; üzerine bir kova su dökün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 380 850 İbn Ma'kıl'in mürsel rivayeti: Bedevinin işediği toprağı alıp atın ve yerine su dökün. Abdullah b. Ma'kıl b. Mukarrin şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 381 851 İbn Ömer: Peygamber zamanında köpekler mescitte gelip giderdi; onlardan hiçbir şeye su serpilmezdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 382 852 Uzun eteği pis yere değen kadına: Ondan sonraki yer onu temizler. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 383 853 Pis yolun ardından daha temiz bir yol varsa "Bu, onun karşılığıdır" buyurdu. Benî Abdüleşhel'den bir kadın · Sünen-i Ebû Dâvûd 384 854 Biriniz ayakkabılarıyla pisliğe basarsa, toprak onun için temizleyicidir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 385 855 İbn Aclân tarikinde: Mestleriyle pisliğe basanın mestlerinin temizleyicisi topraktır. Sünen-i Ebû Dâvûd 386 856 Ka'kâ' b. Hakîm tarikiyle Âişe: Mestle pisliğe basılırsa mestin temizleyicisi topraktır. Sünen-i Ebû Dâvûd 387 857 Âişe: Kisâdaki kan lekesini Peygamber bana gönderip "Bunu yıka, kurut, sonra bana gönder" buyurdu. Ümmü Cahder el-Âmiriyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 388 858 Ebû Nadra: Resûlullah elbisesine tükürüp onun bir kısmını diğer kısmıyla ovaladı. Ebû Nadra · Sünen-i Ebû Dâvûd 389 859 Humeyd tarikiyle Enes: Resûlullah elbisesine tükürüp bir kısmını diğeriyle ovaladı. Sünen-i Ebû Dâvûd 390 860 Temizlik olmadan namaz, ganimetten çalınan maldan da sadaka kabul edilmez. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1 861 Müslüman kul abdest aldığında yüzünden ve ellerinden günahlar suyla birlikte çıkar. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2 862 Namazın anahtarı temizliktir; tahrîmi tekbir, tahlîli selâmdır. Ali · Câmiu't-Tirmizî 3 863 Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı da abdesttir. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 4 864 Peygamber helaya girdiğinde "Allah'ım! Sana sığınırım" derdi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 5 865 Helaya girerken: Allah'ım! Hubusten ve habâisten sana sığınırım. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 6 866 Peygamber heladan çıktığında "Gufrâneke (Bağışlamanı dilerim)" derdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 7 867 Def-i hacet sırasında kıbleye yönelmeyin, ona arkanızı da dönmeyin; doğuya ya da batıya dönün. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 8 868 Peygamber kıbleye karşı bevletmeyi yasakladı; vefatından bir yıl önce ise onu kıbleye yönelmiş gördüm. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 9 869 Ebû Katâde, Peygamber'i kıbleye yönelmiş olarak bevlederken gördü. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 10 870 Peygamber'i Şam'a yönelmiş, Kâbe'ye arkasını dönmüş olarak def-i hacet ederken gördüm. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 11 871 Peygamber'in ayakta bevlettiğini size söyleyene inanmayın; o ancak oturarak bevlederdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 12 872 Peygamber bir kavmin çöplüğüne ayakta bevletti, sonra abdest alıp mestleri üzerine mesh etti. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 13 873 Peygamber def-i hacet etmek istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 14 874 Peygamber, kişinin tenasül uzvuna sağ eliyle dokunmasını yasakladı. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 15 875 Peygamber sağ elle, üç taştan az ile ve tezek veya kemikle istincâ yapmayı yasakladı. Abdurrahman b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 16 876 Peygamber istincâ için getirilen iki taşı aldı, tezeği atıp "O pistir" buyurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 17 877 Tezekle ve kemiklerle istincâ yapmayın; çünkü o, cinlerden olan kardeşlerinizin azığıdır. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 18 878 Kocalarınıza su ile istincâ yapmalarını emredin; Resûlullah da bunu yapardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 19 879 Bir yolculukta Peygamber def-i hacet için uzağa gitti. Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 20 880 Kişinin yıkandığı yere bevletmesi yasaklandı; vesvesenin çoğu bundandır. Abdullah b. Mugaffel · Câmiu't-Tirmizî 21 881 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 22 882 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, her namazda misvakı emreder, yatsıyı gecenin üçte birine ertelerdim. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 23 883 Biriniz gece uyandığında elinin üzerine iki veya üç kez su dökmedikçe onu kaba sokmasın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 24 884 Üzerine Allah'ın adını anmayanın abdesti yoktur. Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 25 885 Diğer tarikle: Besmele çekmeden abdest alanın abdesti yoktur. Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 26 886 Abdest aldığında burnunu sümkür; taşla istincâ yaptığında da tek sayıda yap. Seleme b. Kays · Câmiu't-Tirmizî 27 887 Peygamber bir avuç su ile mazmaza ve istinşâk yaptı; bunu üç kez yaptı. Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 28 888 Ammâr b. Yâsir: Andolsun, Resûlullah'ı sakalını hilâllerken gördüm. Hassân b. Bilâl · Câmiu't-Tirmizî 29 889 Başka bir tarikle: Resûlullah abdestte sakalını hilâllerdi. Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 30 890 Peygamber sakalını hilallerdi. Osmân b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 31 891 Başını iki eliyle mesh etti; önden başlayıp ensesine götürdü, sonra başladığı yere geri getirdi. Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 32 892 Peygamber başını iki kez mesh etti; başının arka tarafından başladı. Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Câmiu't-Tirmizî 33 893 Başını, önünü ve arkasını, şakaklarını ve kulaklarını bir kez mesh etti. Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Câmiu't-Tirmizî 34 894 Başını, ellerinden artan sudan başka bir suyla mesh etti. Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 35 895 Peygamber başını ve kulaklarının dışını ve içini mesh etti. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 36 896 Kulaklar baştandır. Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 37 897 Abdest aldığında parmaklarının arasını hilalle. Lakît b. Sabra · Câmiu't-Tirmizî 38 898 Abdest aldığında ellerinin ve ayaklarının parmaklarının arasını hilalle. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 39 899 Abdest aldığında ayak parmaklarını serçe parmağıyla ovardı. el-Müstevrid b. Şeddâd el-Fihrî · Câmiu't-Tirmizî 40 900 Vay hâline o topukların ateşten! Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 41 901 Peygamber uzuvlarını birer kez yıkayarak abdest aldı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 42 902 Peygamber uzuvlarını ikişer kez yıkayarak abdest aldı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 43 903 Peygamber uzuvlarını üçer kez yıkayarak abdest aldı. Alî · Câmiu't-Tirmizî 44 904 Peygamber uzuvlarını birer, ikişer ve üçer kez yıkayarak abdest aldı. Sâbit b. Ebû Safiyye · Câmiu't-Tirmizî 45 905 Câbir'e göre Peygamber uzuvlarını birer kez yıkayarak abdest aldı. Sâbit b. Ebû Safiyye · Câmiu't-Tirmizî 46 906 Yüzünü üç kez, ellerini ikişer kez yıkadı, başını mesh etti, ayaklarını iki kez yıkadı. Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 47 907 Resûlullah'ın abdestinin nasıl olduğunu size göstermek istedim. Ebû Hayye · Câmiu't-Tirmizî 48 908 Abdestini bitirince abdest suyunun artığından avucuyla alıp içerdi. Alî · Câmiu't-Tirmizî 49 909 Ey Muhammed! Abdest aldığında su serp. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 50 910 Zorluklara rağmen abdesti güzelce almak, mescitlere çok adım atmak ve namazdan sonra namazı beklemek ribâttır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 51 911 İşte bu ribâttır, işte bu ribâttır, işte bu ribâttır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 52 912 Resûlullah'ın abdestten sonra kurulandığı bir bez parçası vardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 53 913 Abdest aldığında yüzünü elbisesinin ucuyla silerdi. Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 54 914 Kim abdestini güzel alıp şehâdet getirirse ona cennetin sekiz kapısı açılır; hangisinden dilerse girer. Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 55 915 Peygamber bir müdd su ile abdest alır, bir sâ' su ile gusül ederdi. Sefîne · Câmiu't-Tirmizî 56 916 Abdestin Velhân denilen bir şeytanı vardır; su vesvesesinden sakının. Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 57 917 Peygamber abdestli olsun olmasın her namaz için abdest alırdı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 58 918 Kim abdestli iken abdest alırsa, Allah ona bununla on hasene yazar. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 59 919 Abdestimizi bozmadıkça bütün namazları bir abdestle kılardık. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 60 920 Peygamber Fetih yılı bütün namazları tek abdestle kıldı ve "Onu bilerek yaptım" buyurdu. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 61 921 Ben ve Resûlullah cünüplükten dolayı aynı kaptan gusleder idik. Meymûne · Câmiu't-Tirmizî 62 922 Resûlullah kadının temizlenmesinden artan suyu kullanmayı yasakladı. Benî Gıfâr'dan bir adam · Câmiu't-Tirmizî 63 923 Peygamber, erkeğin kadının temizlenmesinden artan su ile abdest almasını yasakladı. el-Hakem b. Amr el-Gıfârî · Câmiu't-Tirmizî 64 924 Su cünüp olmaz. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 65 925 Su temizdir, onu hiçbir şey necis kılmaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 66 926 Su iki kulle olduğunda pisliği taşımaz. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 67 927 Sizden biri, sonra ondan abdest alacağı durgun suya asla bevletmesin. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 68 928 Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 69 929 Bu ikisi azap görüyor: biri idrarından sakınmazdı, diğeri laf taşırdı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 70 930 Henüz yemek yemeyen erkek çocuk Peygamber'in üzerine bevletti, o da üzerine su serpti. Ümmü Kays bint Mihsan · Câmiu't-Tirmizî 71 931 Ureyneliler sadaka develerinin sütünü ve idrarını içtiler, sonra çobanı öldürüp dinden döndüler. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 72 932 Peygamber Ureynelilerin gözlerine, onlar çobanların gözlerine mil çektikleri için mil çekti. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 73 933 Ses veya koku olmadıkça abdest gerekmez. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 74 934 Mescitte yel hisseden, bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça çıkmasın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 75 935 Allah, abdesti bozulan kimsenin namazını abdest alıncaya kadar kabul etmez. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 76 936 Abdest ancak yan yatarak uyuyana gerekir; çünkü yan yatınca mafsallar gevşer. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 77 937 Resûlullah'ın ashâbı uyurlar, sonra kalkıp namaz kılarlar ve abdest almazlardı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 78 938 Ateşin dokunduğu şeyden dolayı abdest gerekir, bir parça keş dahi olsa. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 79 939 Peygamber koyun etinden yedikten sonra ikindiyi kıldı ve abdest almadı. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 80 940 Deve etinden dolayı abdest alın, koyun etinden dolayı abdest almayın. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 81 941 Kim tenasül uzvuna dokunursa abdest alıncaya kadar namaz kılmasın. Büsre bint Safvân · Câmiu't-Tirmizî 82 942 Ebû Üsâme tarikiyle Büsre: Tenasül uzvuna dokunan abdest almadan namaz kılmasın. Büsre · Câmiu't-Tirmizî 83 943 Ebü'z-Zinâd tarikiyle Büsre: Zekerine dokunan abdest almadıkça namaz kılmasın. Büsre · Câmiu't-Tirmizî 84 944 Tenasül uzvu, kişinin kendisinden bir et parçasından başka bir şey midir? Talk b. Ali el-Hanefî · Câmiu't-Tirmizî 85 945 Peygamber hanımlarından birini öptü, sonra namaza çıktı ve abdest almadı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 86 946 Resûlullah kustu, orucunu bozdu ve abdest aldı. Ebü'd-Derdâ · Câmiu't-Tirmizî 87 947 Güzel bir hurma ve temiz bir su: Peygamber'in nebîz ile abdest alması. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 88 948 Peygamber süt içtikten sonra mazmaza yaptı ve "Onun yağı vardır" buyurdu. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 89 949 Bevlederken kendisine selam verilen Peygamber selamı almadı. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 90 950 Köpek bir kaptan içtiğinde o kap yedi defa yıkanır; ilki ya da sonuncusu toprakla olur Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 91 951 Kedi necis değildir; o ancak etrafınızda dolaşanlardandır Kebşe bt. Ka'b b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 92 952 Cerîr küçük abdestini bozup mestleri üzerine mesh etti: Resûlullah'ı bunu yaparken gördüm Hemmâm b. el-Hâris · Câmiu't-Tirmizî 93 953 Ben ancak Mâide sûresinden sonra Müslüman oldum Şehr b. Havşeb · Câmiu't-Tirmizî 94 954 Mestler üzerine mesh: Yolcu için üç gün, mukim için bir gündür Huzeyme b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 95 955 Resûlullah yolculukta cünüplük dışında üç gün üç gece mestlerimizi çıkarmamamızı emrederdi Safvân b. Assâl · Câmiu't-Tirmizî 96 956 Peygamber mestin üstünü ve altını mesh etti Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 97 957 Peygamber'i mestlerin üst tarafına mesh ederken gördüm Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 98 958 Peygamber abdest aldı ve çoraplarının ve nalınlarının üzerine mesh etti Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 99 959 Peygamber abdest aldı ve mestleri ile sarığı üzerine mesh etti Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 100 960 Peygamber mestleri ve başörtüsü (sarığı) üzerine mesh etti Bilâl · Câmiu't-Tirmizî 101 961 Câbir'e mestler üzerine meshi sordum: Sünnettir, ey kardeşimin oğlu Ebû Ubeyde b. Muhammed b. Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 102 962 Peygamber'in cünüplük guslü: Başına üç defa su döktü, sonra bir kenara çekilip ayaklarını yıkadı İbn Abbâs, teyzesi Meymûne'den · Câmiu't-Tirmizî 103 963 Resûlullah cünüplükten gusledeceğinde önce ellerini yıkar, namaz abdesti gibi abdest alırdı Âişe · Câmiu't-Tirmizî 104 964 Saç örgülerimi cünüplük guslü için çözeyim mi? Hayır, başına üç avuç su dökmen yeterlidir Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 105 965 Her kılın altında cünüplük vardır; saçları yıkayın ve teni iyice temizleyin Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 106 966 Peygamber gusülden sonra abdest almazdı Âişe · Câmiu't-Tirmizî 107 967 Sünnet yeri sünnet yerini geçtiğinde gusül vâcip olur; ben ve Resûlullah bunu yaptık da yıkandık Âişe · Câmiu't-Tirmizî 108 968 Peygamber buyurdu: Sünnet yeri sünnet yerini geçtiğinde gusül vâcip olur Âişe · Câmiu't-Tirmizî 109 969 "Su sudandır" hükmü İslâm'ın başlangıcında bir ruhsattı; sonra ondan nehyedildi Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 110 970 Aynı isnadla: "Su sudandır" ruhsatı İslâm'ın başında idi, sonra neshedildi. Ma'mer, Zührî'den · Câmiu't-Tirmizî 111 971 "Su sudandır" hükmü ancak ihtilâm hakkındadır İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 112 972 Kadınlar erkeklerin benzerleridir: Islaklık bulan gusleder, ıslaklık bulmayana gusül gerekmez Âişe · Câmiu't-Tirmizî 113 973 Mezîden dolayı abdest, menîden dolayı gusül gerekir Ali · Câmiu't-Tirmizî 114 974 Mezîden dolayı sana ancak abdest yeterlidir; elbiseye bulaştığı yere bir avuç su serpersin Sehl b. Huneyf · Câmiu't-Tirmizî 115 975 Menîyi Resûlullah'ın elbisesinden parmaklarımla ovalayarak giderirdim Hemmâm b. el-Hâris · Câmiu't-Tirmizî 116 976 Âişe, Resûlullah'ın elbisesinden menîyi yıkadı Âişe · Câmiu't-Tirmizî 117 977 Resûlullah cünüp olduğu hâlde suya dokunmadan uyurdu Âişe · Câmiu't-Tirmizî 118 978 Başka bir tarikle Âişe: Resûlullah cünüpken suya dokunmadan uyurdu. Süfyân, Ebû İshâk'tan · Câmiu't-Tirmizî 119 979 Bizden biri cünüp olduğu hâlde uyuyabilir mi? Evet, abdest aldığında Ömer · Câmiu't-Tirmizî 120 980 Müslüman necis olmaz. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 121 981 Kadın, erkeğin rüyada gördüğünün benzerini görür de ıslaklık görürse yıkansın. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 122 982 Peygamber cünüplükten gusledikten sonra henüz gusletmemiş olan Âişe ile ısınırdı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 123 983 Temiz toprak, on yıl su bulamasa bile müslümanın temizlik aracıdır. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 124 984 İstihâza bir damar kanıdır, hayız değildir; hayız gidince kanı yıka ve namazını kıl. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 125 985 İstihâzalı kadın âdet günlerinde namazı bırakır, sonra gusleder ve her namaz için abdest alır. Adî b. Sâbit'in dedesi · Câmiu't-Tirmizî 126 986 Şerîk tarikiyle: İstihâzalı kadın âdet günlerinde namazı bırakır, sonra her namaz için abdest alır. Adî b. Sâbit'in dedesi · Câmiu't-Tirmizî 127 987 İstihâza şeytanın bir tepmesidir; altı ya da yedi gün kendini hayızlı say, sonra gusül al. Hamne bint Cahş · Câmiu't-Tirmizî 128 988 Ümmü Habîbe istihâzalı iken her namaz için gusül alırdı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 129 989 Bizden biri hayız görürdü de namazı kaza etmesi emredilmezdi. Muâze · Câmiu't-Tirmizî 130 990 Hayızlı kadın da cünüp de Kur'ân'dan hiçbir şey okumasın. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 131 991 Âişe hayız gördüğünde Peygamber ona izar bağlamasını emreder, sonra onunla temas ederdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 132 992 Hayızlı kadınla birlikte yemek yemek sorulunca: Onunla birlikte ye. Abdullah b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 133 993 Hayzın senin elinde değildir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 134 994 Kim hayızlı kadına ya da bir kâhine giderse Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 135 995 Hayızlı hanımıyla ilişkiye giren adam yarım dinar sadaka verir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 136 996 Kan kırmızı ise bir dinar, sarı ise yarım dinar sadaka verilir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 137 997 Hayız kanı bulaşan elbiseyi kazı, su ile ov, üzerine su serp ve onunla namaz kıl. Esmâ bint Ebû Bekir · Câmiu't-Tirmizî 138 998 Resûlullah zamanında lohusa kadın kırk gün otururdu. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 139 999 Peygamber tek bir gusülle hanımlarını dolaşırdı. Enes · Câmiu't-Tirmizî 140 1000 Biriniz hanımına yaklaşıp tekrar dönmek isterse ikisinin arasında abdest alsın. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 141 1001 Namaz için kamet getirildiğinde biriniz helaya gitme ihtiyacı duyarsa önce helaya gitsin. Abdullah b. el-Erkam · Câmiu't-Tirmizî 142 1002 Pis yerden sürünen eteği ondan sonraki temiz yer temizler. Abdurrahman b. Avf'ın ümmü veledi · Câmiu't-Tirmizî 143 1003 Peygamber, Ammâr'a yüz ve iki el için teyemmüm etmesini emretti. Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 144 1004 Teyemmüm ancak yüz ve iki eldir: İbn Abbâs'ın âyetlerden delili. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 145 1005 Resûlullah cünüp olmadığı sürece her hâlde bize Kur'ân okuturdu. Ali · Câmiu't-Tirmizî 146 1006 Siz ancak kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 147 1007 Yahyâ b. Saîd'in Enes'ten rivayeti: Kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı olarak değil. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 148