Fihrist
Taharet (Temizlik) ile ilgili hadisler
Taharet (Temizlik) ile ilgili 1.007 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Temizlik imanın yarısıdır.
Ebû Mâlik el-Eş‘arî · Sahîh-i Müslim 223
2
Temizlik olmadan namaz, ganimetten çalınan maldan da sadaka kabul olunmaz.
Mus'ab b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 224a
3
Simâk b. Harb tariki: Temizlik olmadan namaz kabul olunmaz.
Sahîh-i Müslim 224b
4
Sizden birinin abdesti bozulduğunda, abdest alıncaya kadar namazı kabul olunmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 225
5
Kim benim bu abdestim gibi abdest alıp içinden bir şey geçirmeden iki rekât kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.
Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 226a
6
Kim benim bu abdestim gibi abdest alıp iki rekât kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.
Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 226b
7
Müslüman abdestini güzel alıp namaz kılarsa, Allah onun o namazla sonraki namaz arasındaki günahlarını bağışlar.
Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 227a
8
Hişâm tariki: Abdestini güzel alıp farz namazı kılanın günahları bağışlanır.
Sahîh-i Müslim 227b
9
Abdestini güzel alıp namaz kılanın o namazla sonraki namaz arasındaki günahları bağışlanır.
Humrân · Sahîh-i Müslim 227c
10
Abdestini, huşûunu ve rükûunu güzel yapan Müslümanın namazı, büyük günah işlemedikçe önceki günahlarına keffâret olur.
Amr b. Saîd b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 228
11
Kim böyle abdest alırsa geçmiş günahları bağışlanır; namazı ve mescide yürümesi de ona fazladan sevap olur.
Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 229
12
Osman Resûlullah'ın abdestini göstermek için azalarını üçer kere yıkayarak abdest aldı.
Ebû Enes · Sahîh-i Müslim 230
13
Allah'ın farz kıldığı temizliği tamamlayıp beş vakit namazı kılanın namazları aralarındaki günahlara keffâret olur.
Humrân b. Ebân · Sahîh-i Müslim 231a
14
Kim abdesti Allah'ın emrettiği gibi tamamlarsa, farz namazlar aralarındaki günahlara keffârettir.
Câmi' b. Şeddâd · Sahîh-i Müslim 231b
15
Kim böyle abdest alıp yalnızca namaz için mescide çıkarsa, geçmiş günahları bağışlanır.
Osman'ın âzatlısı Humrân · Sahîh-i Müslim 232a
16
Kim abdestini tam alıp farz namazı cemaatle kılarsa, Allah onun günahlarını bağışlar.
Osman b. Affân · Sahîh-i Müslim 232b
17
Büyük günahlar işlenmedikçe beş vakit namaz ve cumadan cumaya, aralarındaki günahlara keffârettir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 233a
18
Beş vakit namaz ve cumadan cumaya, aralarındaki günahlara keffâretlerdir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 233b
19
Büyük günahlardan kaçınıldıkça beş vakit namaz, cumadan cumaya ve Ramazan'dan Ramazan'a, aralarındakilere keffârettir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 233c
20
Abdestini tam alıp kelime-i şehadet getirene cennetin sekiz kapısı açılır; dilediğinden girer.
Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Müslim 234a
21
Abdestten sonra: Eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sahîh-i Müslim 234b
22
Resûlullah'ın abdesti böyleydi.
Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 235a
23
Süleymân b. Bilâl tariki: Resûlullah'ın abdesti, topuklar anılmadan.
Sahîh-i Müslim 235b
24
Mâlik'in Amr b. Yahyâ'dan tariki: Başını önden başlayıp ensesine kadar mesh etti.
Sahîh-i Müslim 235c
25
Vüheyb tariki: Üç avuçla ağzını çalkaladı, burnuna su çekti ve başını bir kere mesh etti.
Sahîh-i Müslim 235d
26
Resûlullah başını elinden artan sudan başka yeni bir su ile mesh etti.
Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî · Sahîh-i Müslim 236
27
Taşla temizlenen tek sayıda taşla temizlensin; abdest alan burnuna su koyup sümkürsün.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 237a
28
Sizden biri abdest aldığında burun deliklerine su çeksin, sonra sümkürsün.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 237b
29
Abdest alan sümkürsün; taşla temizlenen de tek yapsın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 237c
30
Ebû İdrîs el-Havlânî tariki: Abdest alan sümkürsün; taşla temizlenen tek yapsın.
Sahîh-i Müslim 237d
31
Uykudan uyanan üç kere sümkürsün; çünkü şeytan onun burun boşluğunda geceler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 238
32
Sizden biri taşla temizlendiğinde tek yapsın.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 239
33
Vay o topukların ateşten çekeceğine!
Şeddâd'ın âzatlısı Sâlim · Sahîh-i Müslim 240a
34
Ebû Abdullah tariki: Âişe'den, vay o topukların ateşten çekeceğine!
Sahîh-i Müslim 240b
35
Mehrî'nin azatlısı Sâlim tariki: Âişe, Abdurrahman'a abdesti tam almasını öğütledi.
Sahîh-i Müslim 240c
36
Nuaym b. Abdullah tariki: Âişe'den, ateşten vay o topuklara!
Sahîh-i Müslim 240d
37
Vay o topukların ateşten çekeceğine! Abdesti tam alın.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 241a
38
Süfyân ve Şu'be'nin Mansûr'dan tariki: Topuklara ateşten yazık; abdesti tam alın.
Sahîh-i Müslim 241b
39
Ayaklarını mesh edenlere Peygamber "Vay o topukların ateşten çekeceğine!" diye seslendi.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 241c
40
Peygamber topuklarını yıkamamış bir adam görünce "Vay o topukların ateşten çekeceğine!" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 242a
41
Abdesti tam alın; vay o topuk kirişlerinin ateşten çekeceğine!
Muhammed b. Ziyâd · Sahîh-i Müslim 242b
42
Ebû Hüreyre rivayeti: Vay o topukların ateşten çekeceğine!
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 242c
43
Dön, abdestini güzel al.
Câbir · Sahîh-i Müslim 243
44
Mümin kul abdest aldığında günahları su ile birlikte çıkar; sonunda günahlardan arınmış olur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 244
45
Kim abdestini güzel alırsa, günahları tırnaklarının altından bile çıkar.
Osman b. Affân · Sahîh-i Müslim 245
46
Siz kıyamet günü abdesti tam almanız sebebiyle alnı ve el-ayakları parlak olanlarsınız.
Nuaym b. Abdullah el-Mücmir · Sahîh-i Müslim 246a
47
Ümmetim kıyamet günü abdest izinden dolayı alnı ve el-ayakları parlak olarak gelecek.
Nuaym b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 246b
48
Sizin ümmetlerden hiçbirinde olmayan bir alametiniz var: Abdest izinden dolayı alnınız ve el-ayaklarınız parlak olacak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 247a
49
Abdest izlerinden dolayı alnınız ve el-ayaklarınız parlak olarak havuzun başına bana geleceksiniz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 247b
50
Abdest izlerinden dolayı alnınız ve el-ayaklarınız parlak olarak bana geleceksiniz; bu sizden başka kimsede yoktur.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 248
51
Kardeşlerimizi görmüş olmayı ne çok isterdim! Kardeşlerimiz henüz gelmemiş olanlardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 249a
52
Mâlik tariki: Selâm size ey müminler yurdu; bazı adamlar havuzumdan uzaklaştırılacak.
Sahîh-i Müslim 249b
53
Müminin ahiretteki süsü, abdestin ulaştığı yere kadar ulaşır.
Ebû Hâzim · Sahîh-i Müslim 250
54
Zor şartlarda abdesti tam almak, mescidlere çok adım atmak ve namazdan sonra namazı beklemek; işte ribât budur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 251a
55
Mâlik ve Şu'be tariki: Zor şartlarda abdesti tam almak; işte ribât budur.
Sahîh-i Müslim 251b
56
Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, onlara her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 252
57
Peygamber evine girdiğinde ilk olarak misvak kullanırdı.
Şüreyh · Sahîh-i Müslim 253a
58
Peygamber evine girdiğinde misvakla başlardı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 253b
59
Peygamber'in yanına girdim; misvakın ucu dilinin üzerindeydi.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 254
60
Resûlullah teheccüd için kalktığında ağzını misvakla temizlerdi.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 255a
61
Mansûr ve A'meş tariki: Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla temizlerdi.
Sahîh-i Müslim 255b
62
Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla temizlerdi.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 255c
63
Peygamber gecenin sonunda kalkıp göğe bakar, âyetleri okur, sonra misvak kullanıp abdest alır ve namaz kılardı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 256
64
Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, kasık tıraşı, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak ve bıyığı kısaltmak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 257a
65
Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasık tıraşı, bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek ve koltuk altını yolmak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 257b
66
Bıyık, tırnak, koltuk altı ve kasık temizliğini kırk geceden fazla bırakmamamız için bize süre belirlendi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 258
67
Bıyıkları iyice kısaltın, sakalları bırakın.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 259a
68
Peygamber bıyıkların iyice kısaltılmasını ve sakalın bırakılmasını emretti.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 259b
69
Müşriklere muhalefet edin: Bıyıkları iyice kısaltın, sakalları bol bırakın.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 259c
70
Bıyıkları kırpın, sakalları salıverin; Mecûsîlere muhalefet edin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 260
71
On şey fıtrattandır: Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnakları kesmek...
Âişe · Sahîh-i Müslim 261a
72
İbn Ebû Zâide tariki: On şey fıtrattandır; ravi onuncusunu unuttu.
Sahîh-i Müslim 261b
73
Peygamber bizi tuvalette kıbleye yönelmekten, sağ elle ve üç taştan az ile istinca etmekten nehyetti.
Selmân · Sahîh-i Müslim 262a
74
Sizden biri üç taştan az ile istinca etmesin.
Selmân · Sahîh-i Müslim 262b
75
Resûlullah kemikle ya da hayvan pisliğiyle istinca etmeyi yasakladı.
Câbir · Sahîh-i Müslim 263
76
Ayak yoluna gittiğinizde kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönün.
Ebû Eyyûb · Sahîh-i Müslim 264
77
İhtiyacını gidermek için oturan kıbleye ne önünü ne de arkasını dönsün.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 265
78
Resûlullah'ı ihtiyacı için iki kerpiç üzerinde Beytülmakdis'e yönelmiş olarak otururken gördüm.
Vâsi' b. Habbân · Sahîh-i Müslim 266a
79
Resûlullah'ı ihtiyacı için Şam'a yönelmiş, kıbleye sırtını dönmüş olarak otururken gördüm.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 266b
80
Tenasül uzvunu sağ elle tutmayın, sağ elle silinmeyin ve kabın içine solumayın.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 267a
81
Sizden biri tuvalete girdiğinde tenasül uzvuna sağ eliyle dokunmasın.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 267b
82
Peygamber kabın içine solumayı ve sağ elle temizlenmeyi yasakladı.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 267c
83
Resûlullah temizlikte, taranmada ve ayakkabı giymede sağdan başlamayı severdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 268a
84
Resûlullah bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 268b
85
Lânete sebep olan iki şeyden sakının: İnsanların yoluna ya da gölgeliklerine ihtiyaç gidermek.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 269
86
Resûlullah ihtiyacını giderdi ve su ile istinca etmiş olarak yanımıza çıktı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 270
87
Resûlullah tuvalete girdiğinde su ile istinca ederdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 271a
88
Resûlullah ihtiyacı için çıktığında ona su getirirdim, onunla yıkanırdı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 271b
89
Resûlullah'ı küçük abdest bozup sonra abdest alırken ve mestleri üzerine mesh ederken gördüm.
Hemmâm · Sahîh-i Müslim 272a
90
A'meş tarikleri: Cerîr'in mest üzerine mesh rivayeti Mâide'den sonra olduğu için beğenilirdi.
Sahîh-i Müslim 272b
91
Peygamber abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti.
Huzeyfe · Sahîh-i Müslim 273a
92
Arkadaşınızın idrar konusunda bu kadar sıkı davranmamasını isterdim.
Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 273b
93
Resûlullah ihtiyacını giderdikten sonra abdest aldı ve mestler üzerine mesh etti.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274a
94
Yahyâ b. Saîd tariki: Yüzünü ve ellerini yıkadı, başını ve mestlerini mesh etti.
Sahîh-i Müslim 274b
95
Resûlullah gece ihtiyacını giderdi, abdest aldı ve mestleri üzerine mesh etti.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274c
96
Resûlullah yolculukta namaz abdesti aldı, mestleri üzerine mesh etti ve namaz kıldı.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274d
97
Resûlullah başını ve mestlerini mesh edip bize namaz kıldırdı.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274e
98
Mestleri bırak; çünkü ben onları temiz olarak giydim.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274f
99
Ben mestleri temiz olarak giydim.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274g
100
Resûlullah nâsiyesine, sarığının ve mestlerinin üzerine mesh etti.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274h
101
Peygamber mestlerin, başının ön kısmının ve sarığının üzerine mesh etti.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Müslim 274i
102
Hasan'ın İbnü'l-Muğîre'den tariki: Peygamber mestleri, perçemi ve sarığı üzerine mesh etti.
Sahîh-i Müslim 274j
103
Peygamber abdest aldı; nâsiyesine, sarığın ve mestlerin üzerine mesh etti.
Muğîre b. Şu'be'nin oğlu · Sahîh-i Müslim 274k
104
Resûlullah mestlerin ve sarığın üzerine mesh etti.
Bilâl · Sahîh-i Müslim 275
105
Resûlullah mest üzerine mesh için yolcuya üç gün üç gece, mukime bir gün bir gece süre belirledi.
Şüreyh b. Hâni · Sahîh-i Müslim 276a
106
Zeyd b. Ebû Üneyse tariki: Mest üzerine mesh süresi yolcuya üç gün, mukime bir gündür.
Sahîh-i Müslim 276b
107
Mestler üzerine meshi Ali'ye sor; çünkü o bunu benden daha iyi bilir.
Şüreyh b. Hâni · Sahîh-i Müslim 276c
108
Peygamber fetih günü namazları tek abdestle kıldı ve "Onu bilerek yaptım ey Ömer" buyurdu.
Büreyde · Sahîh-i Müslim 277
109
Uykudan uyanan elini üç kere yıkamadıkça kaba daldırmasın; çünkü elinin geceyi nerede geçirdiğini bilmez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 278a
110
Ebû Rezîn ve Ebû Sâlih tariki: Uyanan elini üç kere yıkamadan kaba daldırmasın.
Sahîh-i Müslim 278b
111
Ebû Seleme ve İbnü'l-Müseyyeb tariki: Uykudan uyanan elini yıkamadan kaba daldırmasın.
Sahîh-i Müslim 278c
112
Uyanan kişi elini kabına sokmadan önce ona üç kere su döksün.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 278d
113
Sâbit ve diğer tarikler: Uyanan elini yıkayıncaya kadar kaba sokmasın; "üç kere" anılmadan.
Sahîh-i Müslim 278e
114
Köpek sizden birinin kabını yaladığında içindekini döksün, sonra onu yedi kere yıkasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279a
115
İsmâil b. Zekeriyyâ tariki: Köpek kabı yalarsa yedi kere yıkansın; "döksün" denmeden.
Sahîh-i Müslim 279b
116
Köpek sizden birinin kabından içtiğinde onu yedi kere yıkasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279c
117
Köpeğin yaladığı kabın temizliği, ilki toprakla olmak üzere yedi kere yıkanmasıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279d
118
Köpeğin yaladığı kabın temizliği, yedi kere yıkanmasıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 279e
119
Köpek kabı yaladığında onu yedi kere yıkayın, sekizincisinde de toprakla ovun.
İbnü'l-Muğaffel · Sahîh-i Müslim 280a
120
Yahyâ b. Saîd tariki: Köpeğin yaladığı kap yıkanır; koyun, av ve ekin köpeğine ruhsat verildi.
Sahîh-i Müslim 280b
121
Resûlullah durgun suya idrar yapılmasını yasakladı.
Câbir · Sahîh-i Müslim 281
122
Sizden biri durgun suya idrar yapıp sonra ondan yıkanmasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 282a
123
Akmayan durgun suya idrar yapıp sonra ondan yıkanma.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 282b
124
Sizden biri cünüp iken durgun suyun içinde yıkanmasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 283
125
Onu bırakın, idrarını kesmeyin.
Enes · Sahîh-i Müslim 284a
126
Mescide idrar yapan bedevinin idrarının üzerine Resûlullah bir kova su döktürdü.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 284b
127
Mescidler ancak Allah'ı anmak, namaz kılmak ve Kur'an okumak içindir.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 285
128
Üzerine idrar yapan çocuğun idrarının üzerine Resûlullah su döktü, onu yıkamadı.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 286a
129
Süt emen çocuk Resûlullah'ın kucağına idrar yapınca su isteyip üzerine döktü.
Âişe · Sahîh-i Müslim 286b
130
Îsâ'nın Hişâm'dan tariki: Süt emen çocuk kucağına idrar yapınca üzerine su döktü.
Sahîh-i Müslim 286c
131
Henüz yemek yemeyen çocuk Resûlullah'ın kucağına idrar yapınca oraya su serpmekten fazlasını yapmadı.
Ümmü Kays bint Mihsan · Sahîh-i Müslim 287a
132
İbn Uyeyne tariki: Çocuğun idrarına su isteyip serpti.
Sahîh-i Müslim 287b
133
Resûlullah çocuğun idrar yaptığı elbisesine su serpti, onu iyice yıkamadı.
Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe · Sahîh-i Müslim 287c
134
Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ovalayarak kazırdım; o da onunla namaz kılardı.
Alkame ve Esved · Sahîh-i Müslim 288a
135
Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ovalayarak kazırdım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 288b
136
Vâsıl, Mansûr ve Mugîre tariki: Âişe meniyi Resûlullah'ın elbisesinden kazırdı.
Sahîh-i Müslim 288c
137
Hemmâm tariki: Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki meniyi ovalayarak kazırdı.
Sahîh-i Müslim 288d
138
Resûlullah meniyi yıkar, sonra o elbiseyle namaza çıkardı.
Amr b. Meymûn · Sahîh-i Müslim 289a
139
Amr b. Meymûn tariki: Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ben yıkardım.
Sahîh-i Müslim 289b
140
Meniyi Resûlullah'ın elbisesinden kuru olarak tırnağımla kazırdım.
Abdullah b. Şihâb el-Havlânî · Sahîh-i Müslim 290
141
Elbiseye bulaşan hayız kanını kazır, su ile ovalar, üzerine su döker ve onunla namaz kılar.
Esmâ · Sahîh-i Müslim 291a
142
Hişâm b. Urve tariki: Elbiseye bulaşan hayız kanı kazınıp yıkanır, onunla namaz kılınır.
Sahîh-i Müslim 291b
143
Bu ikisi azap görüyorlar: Biri laf taşırdı, diğeri ise idrarından sakınmazdı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 292a
144
Abdülvâhid'in A'meş'ten tariki: Biri laf taşırdı, diğeri idrardan korunmazdı.
Sahîh-i Müslim 292b
145
Biriniz uykusundan uyandığında elini üç kez yıkamadıkça abdest suyuna daldırmasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1
146
Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla ovarak temizlerdi.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 2
147
Ebû Mûsâ, Resûlullah'ı misvakın ucu dilinin üzerindeyken misvak kullanırken gördü.
Ebû Mûsâ · Sünen-i Nesâî 3
148
Bir işi isteyen kimseden o iş için yardım alınmaz; Ebû Mûsâ Yemen'e gönderilir.
Ebû Mûsâ · Sünen-i Nesâî 4
149
Misvak, ağız için bir temizlik ve Rab için bir hoşnutluk vesilesidir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 5
150
Resûlullah, misvak konusunda kendilerine çokça ısrar ettiğini bildirdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 6
151
Ümmetime zorluk verecek olmasaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 7
152
Peygamber evine girdiğinde ilk olarak misvak kullanmakla başlardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 8
153
Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasık tıraşı, bıyığı kısaltmak, tırnak kesmek ve koltuk altını yolmak.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 9
154
Fıtrattan beşi: Bıyığı kısaltmak, koltuk altını yolmak, tırnak kesmek, kasık tıraşı ve sünnettir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 10
155
Fıtrattan beşi: Sünnet, kasık tıraşı, koltuk altını yolmak, tırnak kesmek ve bıyıktan almaktır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 11
156
Fıtrat; tırnakları kesmek, bıyıktan almak ve kasık kıllarını tıraş etmektir.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 12
157
Resûlullah, bıyığından almayan kimsenin bizden olmadığını bildirdi.
Zeyd b. Erkam · Sünen-i Nesâî 13
158
Bıyık, tırnak, kasık kılları ve koltuk altı kırk günden fazla bırakılmaz.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 14
159
Bıyıkları iyice kısaltın ve sakalları salıverip uzamaya bırakın.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 15
160
Resûlullah def-i hâcetini gidermek istediğinde uzağa giderdi.
Abdurrahman b. Ebû Kurâd · Sünen-i Nesâî 16
161
Peygamber def-i hâcette uzaklaşır; yolculukta abdest alıp mestlerine mesh etti.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 17
162
Resûlullah çöplükte ayakta küçük abdest bozdu, sonra mestlerine mesh etti.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 18
163
Resûlullah helâya girerken erkek ve dişi şeytanlardan Allah'a sığınırdı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 19
164
Büyük veya küçük abdestte kıbleye ne önünü dönün ne de arkanızı çevirin.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 20
165
Büyük veya küçük abdestte kıbleye yönelmeyin; doğuya ya da batıya dönün.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 21
166
Büyük abdeste giden kıbleye önünü dönmesin; doğuya ya da batıya yönelsin.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Nesâî 22
167
İbn Ömer, Resûlullah'ı iki kerpiç üzerinde Beytülmakdis'e dönük hâcette gördü.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 23
168
Biriniz küçük abdest bozduğunda zekerini sağ eliyle tutmasın.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 24
169
Biriniz helâya girdiğinde kendi zekerini sağ eliyle tutmasın.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 25
170
Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 26
171
Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu (başka bir tarik).
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 27
172
Peygamber bir kavmin çöplüğüne yürüyüp ayakta küçük abdestini bozdu.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 28
173
Resûlullah'ın ayakta küçük abdest bozduğunu söyleyene inanılmasın.
Âişe · Sünen-i Nesâî 29
174
İdrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan İsrâiloğulları adamı kabrinde azap gördü.
Abdurrahman b. Hasene · Sünen-i Nesâî 30
175
Kabirde azap görenlerden biri idrarından sakınmazdı, diğeri laf taşırdı.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 31
176
Peygamber ağaçtan kabına küçük abdest bozar, onu karyolanın altına koyardı.
Ümeyme bint Rukayka · Sünen-i Nesâî 32
177
Peygamber'in Alî'ye vasiyet ettiği söylenir; ruhu leğen isterken çekildi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 33
178
Hiçbiriniz bir deliğe küçük abdest bozmasın; oralar cinlerin meskenidir.
Abdullah b. Sercis · Sünen-i Nesâî 34
179
Resûlullah durgun suyun içine küçük abdest bozulmasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 35
180
Hiçbiriniz yıkandığı yere küçük abdest bozmasın; vesvesenin çoğu ondandır.
Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Nesâî 36
181
Peygamber küçük abdest bozarken kendisine selâm verenin selâmını almadı.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 37
182
Peygamber, küçük abdest bozarken verilen selâmı abdestten sonra aldı.
Muhâcir b. Kunfuz · Sünen-i Nesâî 38
183
Resûlullah kemik veya tezek ile istincâ edilmesini yasakladı.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 39
184
Helâda kıbleye ön ve arka dönülmez; sağ elle istincâ edilmez, üç taş emredilir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 40
185
Kıbleye yönelmek, sağ elle istincâ ve üç taştan azıyla yetinmek yasaktır.
Selmân · Sünen-i Nesâî 41
186
Peygamber iki taşı aldı, tezeği attı ve bunun riks olduğunu söyledi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 42
187
İsticmâr ettiğinde taşla temizliği tek sayıda yapmak gerekir.
Seleme b. Kays · Sünen-i Nesâî 43
188
Büyük abdeste giden yanında üç taş götürsün; onlarla istincâ etmesi yeter.
Âişe · Sünen-i Nesâî 44
189
Resûlullah helâya girdiğinde kendisine su getirilir, su ile istincâ ederdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 45
190
Kocalara su ile istincâ etmeleri söylensin; Resûlullah bunu yapardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 46
191
İçerken kaba solunmaz; helâda zeker sağ elle tutulmaz ve sağ elle silinmez.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 47
192
Peygamber kaba solumayı, sağ elle zekere dokunmayı ve sağ elle istincâyı yasakladı.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 48
193
Sağ elle istincâ etmek, kıbleye yönelmek ve üç taştan az kullanmak yasaktır.
Selmân · Sünen-i Nesâî 49
194
Peygamber abdest alıp istincâ ettikten sonra elini toprağa sürdü.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 50
195
Peygamber su ile istincâ etti ve elini toprağa sürerek temizledi.
Cerîr b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 51
196
Hayvanların ve yırtıcıların uğradığı su, iki kulle olunca pisliği taşımaz.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 52
197
Mescitte küçük abdest bozan bedevi bırakılır; üzerine bir kova su dökülür.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 53
198
Mescitte küçük abdest bozan bedevi için Peygamber bir kova su döktürdü.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 54
199
Mescitte küçük abdest bozan bedevi bırakıldı, üzerine bir kova su döküldü.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 55
200
Mescitte bevleyen bırakılır, idrarının üzerine bir kova su dökülür.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 56
201
Hiçbiriniz durgun suya bevletmesin, sonra ondan abdest almasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 57
202
Hiçbiriniz durgun suya bevletmesin, sonra ondan gusül almasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 58
203
Deniz suyuyla abdest alınır; onun suyu temizleyicidir, ölüsü de helaldir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 59
204
Peygamber, tekbir ile kıraat arasında günahlarının kar, su ve dolu ile yıkanması için dua ederdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 60
205
Peygamber, günahlarının kar suyu ve dolu ile yıkanıp kalbinin arındırılması için dua ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 61
206
Cenaze namazında ölü için bağışlanma dilenir; su, kar ve dolu ile yıkanması istenir.
Avf b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 62
207
Köpek birinizin kabından su içerse, o kabı yedi kez yıkamak gerekir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 63
208
Köpek birinizin kabını yalarsa, o kabı yedi kez yıkamak gerekir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 64
209
Başka bir tarikle: Köpek kabı yalarsa o kap yedi kez yıkanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 65
210
Köpek kabı yalarsa içindekini döküp kabı yedi kez yıkamak gerekir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 66
211
Köpek kabı yalarsa yedi kez yıkanır, sekizincisinde toprakla ovulur.
Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Nesâî 67
212
Kedi necis değildir; aranızda dolaşıp duran erkek ve dişi hayvanlardandır.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 68
213
Eşek eti pisliktir; Allah ve Resûlü onu yemeyi yasaklamıştır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 69
214
Hayızlı kadının ağzını değdirdiği yerden yemek ve içmek caizdir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 70
215
Erkekler ve kadınlar Resûlullah zamanında hep birlikte abdest alırlardı.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 71
216
Cünüp olan kadın, kocasıyla aynı kaptan birlikte gusül alabilir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 72
217
Peygamber abdesti bir mekkûk suyla, guslü beş mekkûk suyla alırdı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 73
218
Peygamber, müddün üçte ikisi kadar su bulunan bir kapla abdest almıştır.
Ümmü Umâre bint Ka'b · Sünen-i Nesâî 74
219
Ameller ancak niyete göredir; kişiye de ancak niyet ettiği şey vardır.
Ömer b. Hattâb · Sünen-i Nesâî 75
220
İkindi vakti su bulunamayınca su, Peygamberin parmakları altından kaynamıştır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 76
221
Su bulunamayınca Peygamber elini leğene sokmuş, su parmakları arasından fışkırmıştır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 77
222
Abdest sırasında besmele çekilir; Peygamber Allah'ın adıyla abdest alın demiştir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 78
223
Tebük Gazvesi'nde Peygamber abdest alırken mestlerinin üzerine mesh etmiştir.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 79
224
İbn Abbâs her organı birer kez yıkayarak Peygamberin abdestini göstermiştir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 80
225
İbn Ömer her organı üçer kez yıkayarak abdest almış, bunu Peygambere dayandırmıştır.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 81
226
Yolculukta Peygamber dar kollu cübbesinin altından kollarını yıkayıp mestlerine mesh etmiştir.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 82
227
Peygamber abdestte ellerine üç kez su döküp damlayıncaya kadar yıkamıştır.
Evs b. Ebû Evs · Sünen-i Nesâî 83
228
Bu abdest gibi abdest alıp iki rekâtı içinden bir şey söylemeden kılanın geçmiş günahı bağışlanır.
Osman b. Affân · Sünen-i Nesâî 84
229
Sağ elle mazmaza edilip bu abdestle iki rekât kılınırsa Allah geçmiş günahı bağışlar.
Osman b. Affân · Sünen-i Nesâî 85
230
Biriniz abdest aldığında burnuna su koysun, sonra istinsar etsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 86
231
Abdest tam alınır; oruçlu değilse istinşakta su buruna iyice çekilir.
Lakît b. Sabıra · Sünen-i Nesâî 87
232
Abdest alan istinsar etsin; taşla istincâ eden bunu tek sayıda yapsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 88
233
Abdest alınca istinsar edilir; taşla istincâ edilince tek sayıda yapılır.
Seleme b. Kays · Sünen-i Nesâî 89
234
Uykudan uyanıp abdest alan üç kez istinsar etsin; şeytan genzinde geceyi geçirir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 90
235
Ali sol eliyle üç kez istinsar etmiş, bunun Peygamberin temizliği olduğunu söylemiştir.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 91
236
Ali, Peygamberin abdestini gösterirken yüzünü üç kez yıkamıştır.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 92
237
Abdestte yüz üç kez yıkanır; Ali bunu Peygamberin temizliği olarak göstermiştir.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 93
238
Ali ellerini üçer kez yıkamış, bunun Peygamberin abdesti olduğunu söylemiştir.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 94
239
Ali, Peygamberin abdesti gibi abdest alıp artan suyu ayakta içmiştir.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 95
240
Ali avuçlarını temizleyinceye kadar yıkamış, Peygamberin abdestini böyle göstermiştir.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 96
241
Abdullah b. Zeyd, Peygamberin abdestinde başı önden enseye, oradan geri mesh ettiğini göstermiştir.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 97
242
Peygamber başını meshederken ellerini önden enseye götürüp başladığı yere döndürmüştür.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 98
243
Peygamber yüzünü üç kez, ellerini ve ayaklarını ikişer kez yıkamış, başını iki kez mesh etmiştir.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 99
244
Âişe başını önden arkaya bir kez meshederek Peygamberin abdestini göstermiştir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 100
245
Peygamber bir avuç suyla mazmaza ve istinşak etmiş, başını ve kulaklarını bir kez mesh etmiştir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 101
246
Peygamber kulakların içini işaret parmaklarıyla, dışını başparmaklarıyla mesh etmiştir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 102
247
Abdestte günahlar ağız, burun, yüz, el, baş, kulak ve ayaklardan çıkar.
Abdullah es-Sunâbihî · Sünen-i Nesâî 103
248
Bilâl, Peygamberin mestler ve baş örtüsü üzerine mesh ettiğini görmüştür.
Bilâl · Sünen-i Nesâî 104
249
Bilâl, Resûlullah'ın mestler üzerine mesh ettiğini görmüştür.
Bilâl · Sünen-i Nesâî 105
250
Bilâl, Resûlullah'ın baş örtüsü ve mestler üzerine mesh ettiğini görmüştür.
Bilâl · Sünen-i Nesâî 106
251
Peygamber abdestte perçemini, sarığını ve mestlerinin üzerine mesh etmiştir.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 107
252
Peygamber dar kollu cübbeyi omzuna atıp perçemine, sarığa ve mestlere mesh etmiştir.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 108
253
Peygamber perçemini ve sarığının iki yanını mesh etmiş, mestleri üzerine de mesh etmiştir.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 109
254
Topukların ateşten vay haline; abdestte topukların yıkanması gerekir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 110
255
Abdest alırken kuru kalıp parlayan topukların ateşten vay haline; abdesti tam alın.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 111
256
Resûlullah elinden geldiğince temizlikte, nalın giymede ve saç taramada sağdan başlamayı severdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 112
257
Resûlullah yolculukta ellerini, yüzünü ve kollarını birer kez, ayaklarını sağ eliyle yıkadı.
el-Kaysî · Sünen-i Nesâî 113
258
Abdest aldığında abdesti tam almalı ve parmak aralarını hilallemek gerekir.
Lakît b. Sabira · Sünen-i Nesâî 114
259
Ali avuç, yüz, kol ve ayakları üçer kez yıkayıp üç kez mazmaza ve istinşak yaptı; bunun Resûlullah'ın abdesti olduğunu söyledi.
Ali · Sünen-i Nesâî 115
260
Bu şekilde abdest alıp içinden hiçbir şey geçirmeden iki rekât kılanın geçmiş günahı bağışlanır.
Osman · Sünen-i Nesâî 116
261
İbn Ömer, Resûlullah'ın septe nalınlarını giyip onların içinde abdest aldığını gördüğü için aynısını yapardı.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 117
262
Cerîr, Resûlullah'ı mest üzerine mesh ederken gördüğü için abdestte mestlerinin üzerine mesh ederdi.
Cerîr b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 118
263
Amr b. Ümeyye, Resûlullah'ın abdest alırken mestlerin üzerine mesh ettiğini gördü.
Amr b. Ümeyye ed-Damrî · Sünen-i Nesâî 119
264
Bilâl, Peygamber'in yüzünü ve ellerini yıkayıp başını ve mestlerini mesh ederek namaz kıldığını anlattı.
Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 120
265
Sa'd b. Ebû Vakkâs'ın rivayetine göre Resûlullah mestlerin üzerine mesh etmiştir.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 121
266
Resûlullah, mestlerin üzerine mesh etmekte bir sakınca olmadığını bildirdi.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Nesâî 122
267
Peygamber dar cübbesinin altından kollarını çıkarıp yıkadı, mestlerine mesh etti ve namaz kıldırdı.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 123
268
Mugîre su döktü; Resûlullah ihtiyacını bitirince abdest alıp mestlerin üzerine mesh etti.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 124
269
Yolculukta Peygamber dar kollu cübbesinin altından elini çıkarıp yüzünü ve ellerini yıkadı, başını ve mestlerini mesh etti.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 125
270
Resûlullah çorap ve nalın üzerine mesh etti; Nesâî'ye göre sahih olan mest üzerine meshtir.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 125 b
271
Peygamber yolcuya, mestlerini üç gün üç gece çıkarmadan mesh etmesi için ruhsat verdi.
Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 126
272
Yolcu, cünüplük dışında büyük abdest, idrar ve uykuda mestini üç gün çıkarmadan mesh eder.
Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 127
273
Mest üzerine mesh süresi yolcu için üç gün üç gece, mukim için bir gün bir gecedir.
Ali · Sünen-i Nesâî 128
274
Mukim bir gün bir gece, yolcu üç gün mest üzerine mesh eder; Âişe bu konuda Ali'ye yönlendirdi.
Ali · Sünen-i Nesâî 129
275
Abdesti bozulmamış kimse bir avuç suyla yüzünü, kollarını, başını ve ayaklarını mesh eder.
Ali · Sünen-i Nesâî 130
276
Peygamber her namaz için abdest alırdı; Enes ve beraberindekiler abdest bozulmadıkça bir abdestle kılarlardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 131
277
Yemekten önce abdest gerekmez; abdest ancak namaza kalkıldığında emredilmiştir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 132
278
Resûlullah her namaz için abdest alırdı; fetih günü namazları bilerek tek abdestle kıldı.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 133
279
Resûlullah abdest aldığında bir avuç su alıp bununla avret yerine su serperdi.
el-Hakem'in babası · Sünen-i Nesâî 134
280
Hakem b. Süfyân, Resûlullah'ın abdest alırken avret yerine su serptiğini gördü.
Hakem b. Süfyân · Sünen-i Nesâî 135
281
Ali her organı üçer kez yıkayıp artan abdest suyunu içti ve Resûlullah'ın da böyle yaptığını söyledi.
Ali · Sünen-i Nesâî 136
282
Ebû Cuhayfe, Peygamber'in artan abdest suyundan aldı; Peygamber önünden geçenlere rağmen namaz kıldırdı.
Ebû Cuhayfe · Sünen-i Nesâî 137
283
Câbir baygınken Resûlullah abdest aldı ve abdest suyunu onun üzerine döktü.
Câbir · Sünen-i Nesâî 138
284
Allah, temizlik olmadan kılınan namazı ve hıyanet malından verilen sadakayı kabul etmez.
Üsâme b. Umeyr · Sünen-i Nesâî 139
285
Abdest her uzvu üçer kez yıkamaktır; bunu aşan kötü etmiş, haddi aşmış ve zulmetmiş olur.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 140
286
İbn Abbâs'ın ailesine abdesti tam almak, sadaka yememek ve eşeği atla çiftleştirmemek emredildi.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 141
287
Resûlullah, abdestin tam ve eksiksiz alınmasını emretti; abdest eksik bırakılmaz.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 142
288
Zorlukta tam abdest, mescide çok adım ve namazı beklemek günahları siler, dereceleri yükseltir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 143
289
Emredildiği gibi abdest alıp emredildiği gibi namaz kılanın geçmiş ameli bağışlanır.
Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 144
290
Allah'ın emrettiği gibi abdesti tam alanın beş vakit namazı, aralarındaki günahlara kefarettir.
Osman · Sünen-i Nesâî 145
291
Abdestini güzel alıp namaz kılanın, o namazla sonraki namaz arasındaki günahları bağışlanır.
Osman · Sünen-i Nesâî 146
292
Abdest organları yıkandıkça günahlar dökülür; Allah için secde eden, doğduğu günkü gibi arınır.
Amr b. Abese · Sünen-i Nesâî 147
293
Abdesti güzel alıp kelime-i şehadet getirene cennetin sekiz kapısı açılır, dilediğinden girer.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Nesâî 148
294
Müminin süsü abdestinin ulaştığı yere varır; Ebû Hüreyre bu yüzden kollarını koltuk altına kadar yıkardı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 149
295
Ümmet kıyamette abdest sebebiyle alınları ak, el ve ayakları bembeyaz gelir; Resûlullah onları böyle tanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 150
296
Abdesti güzel alıp kalbi ve yüzüyle yönelerek iki rekât kılan kimseye cennet vacip olur.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Nesâî 151
297
Mezi gelince abdest gerekir; Ali, Peygamber'in kızından utandığı için bunu başkasına sordurdu.
Ali · Sünen-i Nesâî 152
298
Eşine yaklaşıp mezi gelen ve cima etmeyen kişi zekerini yıkar, namaz abdesti alır.
Ali · Sünen-i Nesâî 153
299
Çok mezi gelen kimse için abdest yeter; Ali bunu, kızı nikâhında olduğu için Ammâr'a sordurdu.
Ali · Sünen-i Nesâî 154
300
Ali'nin Ammâr'a sordurduğu üzere mezi gelince zeker yıkanır ve abdest alınır.
Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Nesâî 155
301
Eşine yaklaşıp mezi gelen kişi avret yerine su serper ve namaz için abdest alır.
Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Nesâî 156
302
Ali, Fâtıma'dan utandığı için mezîyi Mikdâd'a sordurdu; Peygamber onda abdest gerektiğini bildirdi.
Ali · Sünen-i Nesâî 157
303
Yolcuda mest, cünüplük dışında büyük abdest, idrar ve uykuda üç gün çıkarılmaz.
Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 158
304
Yolculukta mest, cünüplük hariç büyük abdest, idrar ve uykuda üç gün çıkarılmaz.
Safvân b. Assâl · Sünen-i Nesâî 159
305
Namazda bir şey hisseden kişi, koku bulmadıkça veya ses işitmedikçe namazdan ayrılmaz.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 160
306
Uykudan uyanan kişi, eline üç kez su dökmedikçe elini abdest kabına sokmasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 161
307
Namazda uyuklayan kişi, farkında olmadan kendine beddua etmesin diye namazdan ayrılsın.
Âişe · Sünen-i Nesâî 162
308
Zekerine dokunan kimsenin abdest alması gerekir; Büsre bu hükmü Resûlullah'tan işitmiştir.
Büsre bint Safvân · Sünen-i Nesâî 163
309
Kişi eliyle zekerine dokunursa abdest alır; Büsre bu hükmü gönderilen elçiye de bildirdi.
Büsre bint Safvân · Sünen-i Nesâî 164
310
Namazda zekerine dokunmak abdesti bozmaz; zeker kişinin bedeninden bir parçadır.
Talk b. Alî · Sünen-i Nesâî 165
311
Resûlullah, önünde enine yatan eşine ayağıyla dokunup namaza devam ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 166
312
Resûlullah secde için önündeki eşinin ayağını dürter, o da ayağını çekerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 167
313
Resûlullah kıble yönündeki ayağını dürterek secde eder; kadın da o kalkınca ayağını uzatırdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 168
314
Peygamber secdede iken eşinin eli ayaklarına değdi; dua ederek namaza devam etti.
Âişe · Sünen-i Nesâî 169
315
Peygamber, eşlerinden birini öptükten sonra abdest almadan namaz kılardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 170
316
Ateşin değdiği şeyden dolayı abdest almak Resûlullah'ın emridir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 171
317
Ateşin değdiği şeyden dolayı abdest almak Resûlullah'ın emridir (başka bir tarik).
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 172
318
Ebû Hüreyre, keş yedikten sonra ateşin değdiği şeyden abdest almıştır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 173
319
Ebû Hüreyre, ateşin değdiği şeyden abdest alınacağını çakıl sayısı kadar şahitlikle bildirdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 174
320
Ateşin değdiği şeyden dolayı abdest almak Resûlullah'ın emridir (2. tarik).
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 175
321
Peygamber, ateşin değiştirdiği şeyden abdest alınmasını emretmiştir.
Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 176
322
Resûlullah, ateşin değiştirdiği şeyden abdest alınmasını emretmiştir.
Ebû Talha · Sünen-i Nesâî 177
323
Peygamber, ateşin pişirdiği şeyden abdest alınmasını emretmiştir.
Ebû Talha · Sünen-i Nesâî 178
324
Zeyd b. Sâbit, ateşin değdiği şeyden abdest alınmasını Resûlullah'tan işitmiştir.
Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Nesâî 179
325
Ümmü Habîbe, sevîk içirdiği yeğenine ateşin değdiği şeyden abdest almasını söyledi.
Ümmü Habîbe · Sünen-i Nesâî 180
326
Ümmü Habîbe, sevîk içene ateşin değdiği şeyden abdest almasını emretti.
Ümmü Habîbe · Sünen-i Nesâî 181
327
Resûlullah kürek eti yedikten sonra suya dokunmadan namaza çıktı.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 182
328
Peygamber ihtilâm olmaksızın cünüp sabahlayıp oruç tutar; et yiyince abdest almadan namaz kılardı.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 183
329
İbn Abbâs, Peygamber'in ekmek ve et yiyip abdest almadan namaz kıldığını gördü.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 184
330
Peygamber'in ateş değen şey hakkındaki son uygulaması abdesti terk etmektir.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 185
331
Peygamber sevîk yedikten sonra yalnızca mazmaza yapıp abdest almadan namaz kıldı.
Süveyd b. en-Nu'mân · Sünen-i Nesâî 186
332
Peygamber süt içince, sütün yağı olduğu için mazmaza yapmıştır.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 187
333
Müslüman olan kimseye su ve sidr yaprağı ile gusletmesi emredilmiştir.
Kays b. Âsım · Sünen-i Nesâî 188
334
Sümâme mescit yakınında gusledip şehâdet getirdi; sonra umre yapması emredildi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 189
335
Peygamber, müşrik olarak ölen Ebû Tâlib'i defneden Alî'ye gusletmesini emretti.
Alî b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 190
336
Erkek kadının dört uzvu arasına oturup çabalayınca gusül vâcip olur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 191
337
Erkek kadının dört uzvu arasına oturup çabalayınca gusül vâcip olur (başka bir tarik).
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 192
338
Mezi gelince zeker yıkanıp namaz abdesti alınır; meni fışkırınca gusül gerekir.
Alî b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 193
339
Mezi görünce abdest alınıp zeker yıkanır; meninin fışkırdığı görülünce gusül gerekir.
Alî b. Ebû Tâlib · Sünen-i Nesâî 194
340
Kadın rüyasında erkeğin gördüğünü görüp su indirirse gusletmelidir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 195
341
Kadın uykuda erkeğin gördüğünü görürse bundan dolayı gusül gerekir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 196
342
Kadın ihtilâm olup su görürse gusül gerekir; çocuk bu yüzden anneye benzer.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 197
343
Rüyasında ihtilâm olup su gören kadının gusletmesi emredilmiştir.
Havle bint Hakîm · Sünen-i Nesâî 198
344
Gusül ancak meni gelince gerekir; su, su sebebiyle vâcip olur.
Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 199
345
Erkeğin suyu koyu beyaz, kadınınki ince sarıdır; önce gelen benzerliği belirler.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 200
346
İstihâze bir damardır; hayız gelince namaz bırakılır, bitince kan yıkanıp namaz kılınır.
Fâtıma bint Kays · Sünen-i Nesâî 201
347
Kadın hayız görünce namazı bırakır; hayız sona erince gusleder.
Âişe · Sünen-i Nesâî 202
348
Yedi yıl süren istihâze hayız sayılmaz; kadın gusledip namaz kılar.
Âişe · Sünen-i Nesâî 203
349
İstihâzede hayız bitince gusledilip namaz kılınır, hayız gelince namaz bırakılır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 204
350
Yedi yıl istihâze gören Ümmü Habîbe'ye bunun damar olduğu, gusledip namaz kılması söylendi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 205
351
İstihâze gören Ümmü Habîbe'ye gusledip namaz kılması söylendi; her namazda gusletti.
Âişe · Sünen-i Nesâî 206
352
İstihâzeli kadın, eski hayız süresi kadar bekleyip sonra gusleder.
Âişe · Sünen-i Nesâî 207
353
Sürekli kan gören kadın, eski hayız günleri kadar namazı bırakıp sonra gusleder.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 208
354
Temizlenemeyen istihâzeli kadın, hayız süresi kadar namazı bırakıp her namazda gusleder.
Âişe · Sünen-i Nesâî 209
355
Yedi yıl istihâze gören kadın, hayız süresi kadar namazı bırakıp guslederek namaz kılar.
Âişe · Sünen-i Nesâî 210
356
Kur' gelince namaz bırakılır; kur' geçince temizlenilip sonraki kur'a kadar namaz kılınır.
Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Nesâî 211
357
İstihâze hayız değildir; hayız gelince namaz bırakılır, bitince kan yıkanıp namaz kılınır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 212
358
İnatçı damardan kan gören kadın, birleştirilen namazlar için bir gusül alır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 213
359
Nifas gören kadına gusledip telbiye getirerek ihrama girmesi emredilmiştir.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 214
360
Bilinen siyah hayız kanında namaz bırakılır; diğer kan damardır, abdest alınır.
Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Nesâî 215
361
Bilinen siyah hayız kanında namaz bırakılır; diğer kanda abdest alınıp namaz kılınır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 216
362
İstihâze hayız değildir; hayız bitince kanın izi yıkanır ve abdest alınır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 217
363
İstihâze damardır; hayız gelince namaz bırakılır, süresi geçince kan yıkanıp namaz kılınır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 218
364
Temizlenemeyen kadına bunun damar olduğu, hayız bitince kanını yıkayıp namaz kılacağı söylendi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 219
365
Cünüp olan bir kimse durgun suyun içine girerek gusül etmesin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 220
366
Bir kimse hareketsiz suya bevletmesin ve ardından o sudan gusül etmesin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 221
367
Peygamber gecenin bazen başında, bazen de sonunda gusül ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 222
368
Peygamber gecenin başında da sonunda da gusül eder ve her iki vakti de yapardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 223
369
Peygamber gusül ederken hizmetçisine ensesini çevirtir, o da ensesiyle Peygamber'i örterdi.
Ebû's-Semh · Sünen-i Nesâî 224
370
Fâtıma Peygamber gusül ederken onu elbise ile örttü, Peygamber sonra sekiz rekât kıldı.
Ümmü Hâni · Sünen-i Nesâî 225
371
Peygamber, sekiz rıtl diye tahmin edilen bir kap su ile gusül ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 226
372
Âişe Peygamber'in guslünü bir sâ' su ile gösterip başına üç kez su döktü.
Âişe · Sünen-i Nesâî 227
373
Peygamber ferek ölçüsündeki kapta gusül eder, Âişe ile aynı kapta yıkanırdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 228
374
Peygamber bir mekkûk su ile abdest alır, beş mekkûk su ile gusül ederdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 229
375
Câbir, cünüplük guslü için bir sâ' suyun yeteceğini ve daha hayırlı olana da yettiğini söyledi.
Câbir · Sünen-i Nesâî 230
376
Âişe ile Peygamber ferek miktarındaki tek bir kaptan birlikte gusül ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 231
377
Peygamber ile Âişe tek bir kaptan gusül eder, ikisi de o kaptan su avuçlardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 232
378
Âişe ile Peygamber cünüplükten tek bir kaptan birlikte gusül ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 233
379
Âişe, Peygamber ile aynı kaptan gusül ederken su kabını onunla çekişirdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 234
380
Âişe, kendisinin Peygamber ile tek bir kaptan birlikte gusül ettiğini haber verdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 235
381
Meymûne, kendisinin Peygamber ile tek bir kaptan gusül ettiğini haber verdi.
Meymûne · Sünen-i Nesâî 236
382
Akıllı kadın erkekle aynı leğenden gusül edebilir, önce ellerini temizler, sonra su döker.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 237
383
Peygamber her gün taranmayı, gusül yerine bevletmeyi ve artan suyla gusül etmeyi yasaklayıp birlikte avuçlamayı istedi.
Bir sahâbî · Sünen-i Nesâî 238
384
Âişe ile Peygamber aynı kaptan gusül ederken birbirinden önce davranıp suyu bırakmasını isterdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 239
385
Peygamber ile Meymûne, içinde hamur izi bulunan bir çanakta tek kaptan gusül etti.
Ümmü Hâni · Sünen-i Nesâî 240
386
Saçı örgülü kadına cünüplük guslünde başına üç avuç, sonra bedenine su dökmesi yeter.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 241
387
Hayızlı kadın hac ihramında saçını çözüp tarar, umreyi bırakıp hac için ihrama girer.
Âişe · Sünen-i Nesâî 242
388
Cünüp guslünde eller ve avret yeri yıkanır, üç mazmaza ve istinşaktan sonra başa üç avuç dökülür.
Âişe · Sünen-i Nesâî 243
389
Cünüp guslünde ellere üç kez su dökülür, avret yeri yıkanır, başa da üç kez su dökülür.
Âişe · Sünen-i Nesâî 244
390
Peygamber cünüp guslünde ellerini üç kez yıkar, uyluklarındaki bulaşığı giderir, başına üç kez su dökerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 245
391
Peygamber cünüp guslünde ellerini ve yüzünü üçer kez yıkar, başına da üç kez su dökerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 246
392
Peygamber cünüp guslünde namaz abdesti alır, saç diplerini hilaller, başına üç avuç dökerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 247
393
Peygamber cünüp guslünde abdest alır, başını saça ulaşıncaya dek hilaller, sonra bedenine su dökerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 248
394
Peygamber gusülde başını suya iyice doyurur, ardından üzerine üç kez su dökerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 249
395
Peygamber, gusülde kendi uygulamasının başa üç avuç su dökmek olduğunu söyledi.
Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Nesâî 250
396
Hayız guslünden sonra kadın, miskli bezle kan izinin üzerinden geçerek temizlenir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 251
397
Peygamber guslü bitirdikten sonra ayrıca bir daha abdest almazdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 252
398
Peygamber cünüp guslünden sonra yerinden çekilip ayaklarını yıkar, mendili de geri çevirirdi.
Meymûne · Sünen-i Nesâî 253
399
Peygamber gusülden sonra getirilen mendile dokunmadı ve su ile şöyle yaptı.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 254
400
Peygamber cünüp olduğu hâlde yemek ya da uyumak istediğinde abdest alırdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 255
401
Peygamber cünüpken uyumak istediğinde abdest alır, yemek istediğinde ellerini yıkardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 256
402
Peygamber cünüpken uyumak için abdest alır, yemek veya içmek için ellerini yıkayıp yer içerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 257
403
Peygamber cünüp olduğu hâlde uyumadan önce namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 258
404
Cünüp olan bir kimse ancak abdest aldıktan sonra uyuyabilir.
Ömer · Sünen-i Nesâî 259
405
Gece cünüp olan kimse abdest alır, zekerini yıkar ve ancak ondan sonra uyur.
Ömer · Sünen-i Nesâî 260
406
İçinde resim, köpek ya da cünüp kimse bulunan eve melekler girmez.
Ali · Sünen-i Nesâî 261
407
Bir kimse eşine yeniden dönmek istediğinde, dönmeden önce abdest alsın.
Ebû Saîd · Sünen-i Nesâî 262
408
Peygamber bir gecede hanımlarının yanını tek bir gusülle dolaştı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 263
409
Peygamber hanımlarının yanına gider, bunu tek bir gusülle yapardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 264
410
Peygamber'i Kur'an okumaktan yalnızca cünüplük alıkor, başka hiçbir hâl alıkoymazdı.
Ali · Sünen-i Nesâî 265
411
Peygamber cünüplük hâli dışında her durumda Kur'an okumaya devam ederdi.
Ali · Sünen-i Nesâî 266
412
Müslüman necis olmaz, cünüp olmak Peygamber'in elini sıvazlamasına engel değildir.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 267
413
Peygamber, cünüp olduğunu söyleyen Huzeyfe'ye Müslümanın necis olmayacağını bildirdi.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 268
414
Peygamber, gusül edinceye dek yanına oturmayan Ebû Hüreyre'ye müminin necis olmadığını bildirdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 269
415
Namaz kılmayan kadın da elbiseyi uzatabilir, çünkü o hâl onun elinde değildir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 270
416
Hayızlı kadının hayzı elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 271
417
Aynı lafızla: Hayızlı kadın, hayız elinde olmadığından mescitteki humreyi alıp verebilir.
Ebû Muâviye, A'meş'ten bu isnadla rivayet etti: · Sünen-i Nesâî 272
418
Peygamber hayızlı kadının kucağında Kur'an okur, kadın da hayızlı iken humreyi mescide serer.
Meymûne · Sünen-i Nesâî 273
419
Peygamber'in başı hayızlı kadının kucağında iken kendisi Kur'an okumaya devam ederdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 274
420
Âişe, Peygamber itikâfta iken başını kendisine eğince hayızlı olduğu hâlde onu yıkardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 275
421
Âişe, Resûlullah itikâfta iken başını mescitten çıkarınca hayızlı hâliyle onu yıkardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 276
422
Âişe, hayızlı olduğu hâlde Resûlullah'ın başını tarayıp saçını düzeltirdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 277
423
Başka bir senetle: Âişe hayızlı iken Resûlullah'ın başını tarardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 278
424
Âişe hayızlıyken Resûlullah onunla yer, içer ve ağzını onun ağzının değdiği yere koyardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 279
425
Resûlullah, Âişe hayızlıyken onun içtiği yere ağzını koyup artığından içerdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 280
426
Resûlullah, hayızlı Âişe'nin içtiği kapta ağzının değdiği yeri arayıp kendi ağzına koyardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 281
427
Âişe hayızlıyken içtiği yerden Peygamber içer, et kemiğinde de ağzını onun yerine koyardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 282
428
Ümmü Seleme örtünün içinde hayız olunca Resûlullah onu çağırdı ve birlikte yattılar.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 283
429
Âişe hayızlıyken Resûlullah'la aynı örtüde yatar, bulaşan yeri yıkayıp o örtüyle namaz kılardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 284
430
Resûlullah, hayızlı olan hanımına peştemalını bağlamasını emreder, sonra onunla yakınlaşırdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 285
431
Hayız olan hanımına Resûlullah peştemal kuşanmasını emreder, sonra onunla yakınlaşırdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 286
432
Resûlullah, uyluk ortasına ve dizlere inen peştemal varken hayızlı hanımıyla yakınlaşırdı.
Meymûne · Sünen-i Nesâî 287
433
Resûlullah, hayızlı kadınla birlikte yemeyi, içmeyi ve cinsel ilişki dışında her şeyi yapmayı emretti.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 288
434
Karısına hayızlıyken cinsel ilişkide bulunan adam bir dinar ya da yarım dinar sadaka verir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 289
435
Hayız gören kadın hacının yaptıklarını yapar, yalnız Kâbe'yi tavaf etmez.
Âişe · Sünen-i Nesâî 290
436
Doğum yapan kadına gusletmesi, bez bağlaması ve ihrama girmesi emredildi.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 291
437
Elbiseye bulaşan hayız kanı bir kaburga kemiğiyle kazınır, su ve sidr ile yıkanır.
Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Nesâî 292
438
Elbiseye bulaşan hayız kanı kazınır, suyla ovulur, üzerine su serpilir ve namaz kılınır.
Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Nesâî 293
439
Resûlullah, cinsel ilişkide bulunduğu elbisede pislik görmezse onunla namaz kılardı.
Ümmü Habîbe · Sünen-i Nesâî 294
440
Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki cünüplük izini yıkar, o da su lekesiyle namaza çıkardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 295
441
Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki cünüplük izini, bir seferinde de meniyi ovalardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 296
442
Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki meniyi ovalamaktan başka bir şey yapmazdı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 297
443
Âişe, Peygamber'in elbisesine bulaşan meniyi ovalayıp giderirdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 298
444
Âişe, meniyi Resûlullah'ın elbisesinde görür ve kazıyıp giderirdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 299
445
Âişe, Resûlullah'ın elbisesindeki cünüplük izini ovalayıp giderirdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 300
446
Âişe, meniyi Resûlullah'ın elbisesinde bulur, üzerinden kazıyıp çıkardı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 301
447
Yemek yemeyen çocuk Resûlullah'ın elbisesine işeyince Resûlullah su serpti, yıkamadı.
Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Nesâî 302
448
Çocuk Resûlullah'ın üzerine işeyince Resûlullah suyu idrarın üzerine döktü.
Âişe · Sünen-i Nesâî 303
449
Kız çocuğunun idrarı yıkanır, erkek çocuğunun idrarına su serpilir.
Ebü's-Semh · Sünen-i Nesâî 304
450
Resûlullah, hastalanan Uklîlere develerin sütünden ve sidiklerinden içmelerini emretti.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 305
451
Resûlullah, Medine'nin havası yaramayan Ureynelilere develerin süt ve sidiklerini içmelerini emretti.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 306
452
Kureyş'ten biri Resûlullah secdeye varınca sırtına işkembe koydu; o da namazdan sonra beddua etti.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 307
453
Peygamber ridâsının ucuna tükürüp bir kısmını diğerinin üzerine katladı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 308
454
Namazda önüne ve sağına tükürmeyin; solunuza, ayağınızın altına ya da elbisenize tükürün.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 309
455
Âişe'nin gerdanlığı kaybolunca su bulunamadı ve teyemmüm âyeti indirildi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 310
456
Resûlullah selamı, duvara yönelip yüzünü ve ellerini mesh edinceye kadar almadı.
Ebû Cüheym b. el-Hâris · Sünen-i Nesâî 311
457
Cünüp olup su bulamayana teyemmüm yeter: eller yere vurulur, üflenir, yüz ve avuçlar meshedilir.
Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 312
458
Toprakta yuvarlanan Ammâr'a Resûlullah, bunun yerine teyemmümün yeteceğini söyledi.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 313
459
Müslümanlar yüzlerini, omuzlara kadar kollarını ve koltuk altlarına kadar meshettiler.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 314
460
Resûlullah ile toprakla teyemmümde yüz ve omuzlara kadar kollar mesh edildi.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 315
461
Su bulunmayınca temiz toprak yeter; Peygamber yüzünü ve kollarının bir kısmını meshetti.
Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 316
462
Cünüp olup toprakta yuvarlanan Ammâr'a, yüzünü ve avuçlarını bir kere mesh etmesi yeterdi.
Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 317
463
Su bulamayan cünüpe teyemmüm yeter; yüzünü mesh etmesi ona kâfi gelir.
Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 318
464
Cünüpte su yoksa teyemmüm yeter: eller yere vurulur, üflenir, yüz ve avuçlar meshedilir.
Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Nesâî 319
465
Cünüp olup su bulamayan, toprağa bir kere vurup avuçlarını ve yüzünü mesh eder.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Nesâî 320
466
Cünüp olup su bulamayan temiz toprağa yönelir; o ona yeter ve namazını kılar.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 321
467
Temiz toprak, su on yıl bulunmasa bile Müslümanın abdesti yerine geçer.
Ebû Zer · Sünen-i Nesâî 322
468
Gerdanlığı arayanlar su bulamayınca abdestsiz namaz kıldılar, ardından teyemmüm âyeti indi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 323
469
Peygamber, namaz kılmayan cünüpe de teyemmüm edip kılana da isabet ettin buyurdu.
Târık b. Şihâb · Sünen-i Nesâî 324
470
Muğîre b. Şu'be: Peygamber def-i hâcete gittiğinde uzaklaşırdı.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 1
471
Câbir: Peygamber def-i hâcete giderken kimsenin görmeyeceği yere kadar giderdi.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 2
472
Ebû Mûsâ: Biriniz küçük abdestini bozmak istediğinde, idrarı için uygun bir yer arasın.
Ebü't-Teyyâh'a bir şeyh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3
473
Enes: Resûlullah helâya girdiğinde "Erkek ve dişi şeytanlardan Allah'a sığınırım" derdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 4
474
Şu'be tariki: Helâya girerken "Allah'ım! Sana sığınırım", bir defasında da "Allah'a sığınırım" dedi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 5
475
Zeyd b. Erkam: Bu helâlar şeytanların hazır bulunduğu yerlerdir; helâya giren Allah'a sığınsın.
Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 6
476
Selmân: Peygamberiniz size her şeyi, hatta def-i hâcet adabını bile öğretmiş.
Selmân · Sünen-i Ebû Dâvûd 7
477
Ebû Hüreyre: Ben sizin için ancak baba konumundayım; def-i hâcette kıbleye ne önünüzü ne arkanızı dönün.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 8
478
Ebû Eyyûb: Def-i hâcette kıbleye yönelmeyin; doğuya veya batıya dönün.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 9
479
Ma'kil el-Esedî: Resûlullah abdest bozarken iki kıbleye yönelmemizi nehyetti.
Ma'kil b. Ebû Ma'kil el-Esedî · Sünen-i Ebû Dâvûd 10
480
İbn Ömer: Kıbleye dönmek açık arazide yasaklandı; seni örten bir şey varsa sakıncası yoktur.
Mervân el-Asfar şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 11
481
İbn Ömer: Resûlullah'ı def-i hâcet için iki kerpiç üzerinde Beytülmakdis'e yönelmiş gördüm.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 12
482
Câbir: Kıbleye yönelmeyi nehyeden Peygamber'i vefatından bir yıl önce kıbleye yönelirken gördüm.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 13
483
İbn Ömer: Peygamber def-i hâcet yapmak istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 14
484
Ebû Saîd: İki kişi avret yerleri açık hâlde konuşarak def-i hâcete çıkmasın; Allah buna gazap eder.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 15
485
İbn Ömer: Küçük abdest bozarken selam veren adamın selamını Peygamber almadı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 16
486
Muhâcir b. Kunfuz: Allah'ı temiz olmadan anmayı hoş görmedim; abdest alıncaya kadar selamı almadı.
Muhâcir b. Kunfuz · Sünen-i Ebû Dâvûd 17
487
Âişe: Resûlullah, Allah'ı her hâlinde zikrederdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 18
488
Enes: Peygamber helâya girdiğinde yüzüğünü çıkarıp bırakırdı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 19
489
İbn Abbâs: Bu ikisi azap görüyor; biri idrardan sakınmazdı, diğeri laf taşırdı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 20
490
Cerîr tariki: Kabirde azap görenlerden biri idrarından örtünmezdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 21
491
Abdurrahman b. Hasene: İsrâiloğulları'ndan, idrar bulaşan yeri kesmeyi yasaklayan adam kabrinde azap gördü.
Abdurrahman b. Hasene · Sünen-i Ebû Dâvûd 22
492
Huzeyfe: Resûlullah bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta küçük abdestini bozdu, sonra mestlerine mesh etti.
Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 23
493
Ümeyme bint Rukayka: Peygamber'in karyolasının altında geceleyin küçük abdestini bozduğu bir kap vardı.
Ümeyme bint Rukayka · Sünen-i Ebû Dâvûd 24
494
Ebû Hüreyre: Lanete sebep olan iki şeyden, insanların yolunda ve gölgeliğinde def-i hâcetten sakının.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 25
495
Muâz b. Cebel: Lanete sebep olan üç şeyden sakının: su başlarına, yol ortasına ve gölgeliğe def-i hâcet.
Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 26
496
Abdullah b. Muğaffel: Hiçbiriniz yıkandığı yere küçük abdestini bozup sonra orada yıkanmasın.
Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Ebû Dâvûd 27
497
Bir sahâbî: Resûlullah her gün taranmayı ve yıkanılan yere küçük abdest bozmayı nehyetti.
Humeyd b. Abdurrahman el-Himyerî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 28
498
Abdullah b. Sercis: Resûlullah deliğe küçük abdest bozulmasını nehyetti.
Abdullah b. Sercis · Sünen-i Ebû Dâvûd 29
499
Âişe: Peygamber helâdan çıktığında "Gufrâneke (Bağışlamanı dilerim)" derdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 30
500
Ebû Katâde: Biriniz küçük abdest bozarken tenasül uzvunu sağ eliyle tutmasın, sağ eliyle silinmesin.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 31
501
Hafsa: Peygamber sağ elini yemek, içmek ve giyinmek için, sol elini bunların dışındakiler için kullanırdı.
Peygamber'in hanımı Hafsa · Sünen-i Ebû Dâvûd 32
502
Âişe: Resûlullah'ın sağ eli temizliği ve yemeği, sol eli def-i hâceti ve pis şeyler içindi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 33
503
Esved tarikiyle Âişe: Resûlullah'ın sağ eli temizlik ve yemek, sol eli def-i hâcet içindi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 34
504
Ebû Hüreyre: Taşla temizlenen tek sayıda taş kullansın; def-i hâcete giden örtünsün.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 35
505
Ruveyfi' b. Sâbit: Hayvan tezeği veya kemikle istinca edenden Muhammed uzaktır.
Şeybân el-Kıtbânî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 36
506
Ebû Sâlim el-Ceyşânî tarikiyle: Tezek veya kemikle istinca edenden Muhammed uzaktır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 37
507
Câbir: Resûlullah kemik veya hayvan tersi ile silinmemizi nehyetti.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 38
508
İbn Mes'ûd: Cin heyeti, kemik, tezek ve kömürle istincanın yasaklanmasını istedi; bunlar onların rızkıdır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 39
509
Âişe: Def-i hâcete giden, temizleneceği üç taşı yanına alsın; bunlar ona yeterlidir.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 40
510
Huzeyme b. Sâbit: Def-i hâcetten sonra temizlenme, içinde tezek bulunmayan üç taşla olur.
Huzeyme b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 41
511
Âişe: Her küçük abdest bozduğumda abdest almakla emrolunmadım; yapsaydım sünnet olurdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 42
512
Enes: Resûlullah def-i hâcetini gördü ve su ile istinca etmiş olarak yanımıza çıktı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 43
513
Ebû Hüreyre: "Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır" âyeti, su ile istinca eden Kubâ halkı hakkında indi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 44
514
Ebû Hüreyre: Peygamber helâya gittiğinde ona kap içinde su getirirdim, onunla istinca ederdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 45
515
Ebû Hüreyre: Mü'minlere zorluk vermeseydim, yatsıyı geciktirmeyi ve her namazda misvakı emrederdim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 46
516
Zeyd b. Hâlid: Ümmetime zorluk vermeseydim, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 47
517
Abdullah b. Hanzala: Her namaz için abdest zor gelince Resûlullah her namaz için misvakla emrolundu.
Muhammed b. Yahyâ b. Habbân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 48
518
Ebû Mûsâ: Peygamber'i misvakı dilinin ucuna koymuş, öğürür gibi misvak kullanırken gördüm.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 49
519
Âişe: Misvak kullanırken "Büyüğü öne geçir" diye vahyedildi; misvakı ikisinin büyüğüne ver.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 50
520
Âişe: Resûlullah evine girdiğinde işe misvakla başlardı.
Şüreyh b. Hânî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 51
521
Âişe: Peygamber yıkamam için misvakını bana verirdi; ben önce onunla misvaklanır, sonra yıkardım.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 52
522
Âişe: On şey fıtrattandır; bıyığı kısaltmak, sakalı salıvermek ve misvak bunlardandır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 53
523
Ammâr b. Yâsir tariki: Mazmaza ve istinşâk fıtrattandır; sünnet olmak ve su serpmek de eklendi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 54
524
Huzeyfe: Resûlullah geceleyin kalktığında ağzını misvakla temizlerdi.
Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 55
525
Âişe: Peygamber geceleyin kalktığında def-i hâcetini görür, sonra misvak kullanırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 56
526
Âişe: Peygamber gece veya gündüz uyuyup uyandığında abdestten önce mutlaka misvak kullanırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 57
527
İbn Abbâs: Peygamber geceleyin her uyanışında misvak kullanıp iki rekât kılar, sonra vitir kılardı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 58
528
Ebü'l-Melîh'in babası: Allah, ganimetten çalınmış maldan sadakayı ve temizliksiz namazı kabul etmez.
Ebü'l-Melîh'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 59
529
Ebû Hüreyre: Allah, abdesti bozulanın namazını abdest alıncaya kadar kabul etmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 60
530
Ali: Namazın anahtarı temizliktir; tahrimesi tekbir, tahlili selamdır.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 61
531
İbn Ömer: Kim abdestli iken abdest alırsa, Allah ona on iyilik yazar.
Ebû Gutayf el-Hüzelî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 62
532
İbn Ömer: Su iki kulle olduğunda necaseti taşımaz.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 63
533
Muhammed b. İshâk tariki: Resûlullah'a çölde bulunan su soruldu; iki kulle hadisinin anlamını zikretti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 64
534
Âsım b. el-Münzir tariki: Su iki kulle olduğunda necis olmaz.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 65
535
Su temizdir; onu hiçbir şey necis kılmaz.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 66
536
Ebû Saîd: Budâa kuyusundan su çekildiği söylenince Peygamber 'Şüphesiz su temizdir' buyurdu.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 67
537
Su cünüp olmaz.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 68
538
Sizden biri, sonra ondan yıkanacağı durgun suya asla bevletmesin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 69
539
Sizden biri durgun suya asla bevletmesin ve onda cünüplükten yıkanmasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 70
540
Köpek kabı yaladığında, ilki toprakla olmak üzere yedi kere yıkanarak temizlenir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 71
541
Ebû Hüreyre'nin mevkuf rivayeti şunu ekler: Kedi kabı yaladığında bir kere yıkanır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 72
542
Köpek kabı yaladığında onu yedi kere yıkayın; yedincisi toprakla olsun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 73
543
İbn Muğaffel: Köpek kabı yaladığında yedi kere yıkayın, sekizincisinde toprakla ovun.
Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Ebû Dâvûd 74
544
Kedi necis değildir; o, etrafınızda dolaşanlardandır.
Kebşe bt. Ka'b b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 75
545
Âişe: Resûlullah'ı kedinin artığıyla abdest alırken gördüm.
Dâvûd b. Sâlih b. Dînâr et-Temmâr'ın annesi şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 76
546
Âişe: Resûlullah ile ikimiz cünüpken tek bir kaptan yıkanırdık.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 77
547
Ümmü Subayye: Abdestte elimle Resûlullah'ın eli tek bir kapta nöbetleşe girip çıktı.
Ümmü Subayye el-Cüheniyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 78
548
İbn Ömer: Resûlullah zamanında erkekler ve kadınlar hep birlikte abdest alırlardı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 79
549
İbn Ömer: Biz ve kadınlar tek bir kaptan abdest alır, ellerimizi ona daldırırdık.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 80
550
Kadının erkeğin, erkeğin de kadının artık suyuyla yıkanması yasaklandı; birlikte avuçlasınlar.
Humeyd el-Himyerî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 81
551
Hakem b. Amr: Peygamber erkeğin, kadının temizlik suyunun artığıyla abdest almasını yasakladı.
el-Hakem b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 82
552
Denizin suyu temizleyici, ölüsü helaldir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 83
553
Nebîz hakkında: Güzel bir hurma ve temizleyici bir su.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 84
554
İbn Mes'ûd: Cin gecesi Resûlullah ile bizden hiç kimse yoktu.
Alkame şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 85
555
Atâ: Teyemmüm bana sütle ve nebîzle abdest almaktan daha hoş gelir.
İbn Cüreyc şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 86
556
Ebü'l-Âliye: Suyu olmayan cünüp, nebîzle yıkanamaz.
Ebû Halde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 87
557
Namaz için kamet getirilmişken def-i hâcet ihtiyacı olan, önce def-i hâcetle başlasın.
Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 88
558
Yemek hazırken ve iki pislik sıkıştırırken namaz kılınmaz.
Kâsım b. Muhammed'in kardeşi Abdullah b. Muhammed şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 89
559
Sevbân: Üç şeyi yapmak kimseye helal değildir; biri bevli sıkışmışken namaz kılmaktır.
Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 90
560
Allah'a ve ahiret gününe iman edene, bevli sıkışmışken namaz kılması helal değildir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 91
561
Âişe: Peygamber bir sâ' ile yıkanır, bir müd ile abdest alırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 92
562
Câbir: Resûlullah bir sâ' ile yıkanır, bir müd ile abdest alırdı.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 93
563
Ümmü Umâre: Peygamber'e abdest için müddün üçte ikisi kadar su getirildi.
Ümmü Umâre · Sünen-i Ebû Dâvûd 94
564
Enes: Peygamber iki rıtıl alan bir kapla abdest alır, bir sâ' ile yıkanırdı.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 95
565
Bu ümmette temizlikte ve duada haddi aşan bir topluluk olacaktır.
Ebû Neâme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 96
566
Abdullah b. Amr: Ateşten vay o topukların hâline! Abdesti tam alın.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 97
567
Âişe: Resûlullah ile ikimiz pirinçten bir kapta yıkanırdık.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 98
568
Hammâd b. Seleme tarikiyle Âişe: Resûlullah ile pirinç bir kaptan yıkanırdık.
Sünen-i Ebû Dâvûd 99
569
Abdullah b. Zeyd: Resûlullah'a sarı bakırdan bir kapta su çıkardık, abdest aldı.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 100
570
Abdesti olmayanın namazı, üzerine Allah'ın adını anmayanın da abdesti yoktur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 101
571
Rebîa: Allah'ın adını anmayanın abdesti yoktur hadisi, niyet etmeden abdest alıp yıkanan hakkındadır.
ed-Derâverdî · Sünen-i Ebû Dâvûd 102
572
Gece kalkan, elini üç kere yıkamadıkça kaba daldırmasın; elinin nerede gecelediğini bilmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 103
573
Îsâ b. Yûnus rivayetinde: Gece kalkan, elini iki veya üç kere yıkamadıkça kaba daldırmasın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 104
574
Uykusundan uyanan elini üç kere yıkamadıkça kaba sokmasın; eli nerelerde dolaştı bilmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 105
575
Kim bu abdestim gibi abdest alıp gönlünü dağıtmadan iki rekât kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.
Osman b. Affân'ın azatlısı Humrân b. Ebân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 106
576
Humrân'ın diğer rivayeti: Osman başını üç kere mesh etti; kim bundan eksik abdest alırsa ona yeter.
Osman b. Affân'ın azatlısı Humrân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 107
577
Osman: Abdesti soranlar nerede? Resûlullah'ı işte böyle abdest alırken gördüm.
Osman b. Abdurrahman et-Teymî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 108
578
Ebû Alkame: Osman sağ eliyle sol eline su döküp ellerini bileklere kadar yıkadı.
Ebû Alkame şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 109
579
Şakîk b. Seleme: Osman kollarını üçer kere yıkadı, başını üç kere mesh etti.
Şakîk b. Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 110
580
Ali: Resûlullah'ın abdestini öğrenmek kimi sevindirirse, işte o budur.
Abdu Hayr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 111
581
Abdu Hayr: Ali sabah namazından sonra Rahbe'de abdest aldı, başının önünü ve arkasını bir kere mesh etti.
Abdu Hayr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 112
582
Abdu Hayr: Ali kürsüye oturup abdest aldı, ağzına ve burnuna aynı su ile su verdi.
Abdu Hayr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 113
583
Zir b. Hubeyş: Ali başını, su neredeyse damlayacak hâle gelinceye kadar mesh etti.
Zir b. Hubeyş şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 114
584
İbn Ebû Leylâ: Ali yüzünü ve kollarını üçer kere yıkadı, başını bir kere mesh etti.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 115
585
Ali: Ben ancak size Resûlullah'ın abdestini göstermek istedim.
Ebû Hayye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 116
586
Ali, nalınları ayağındayken ayaklarına birer avuç su çarpıp ovuşturdu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 117
587
Abdullah b. Zeyd: Peygamber başını elleriyle önden enseye, enseden öne doğru mesh etti.
Amr b. Yahyâ el-Mâzinî, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 118
588
Hâlid rivayetinde: Tek bir avuçtan ağzına ve burnuna su verdi, bunu üç kere yaptı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 119
589
Abdullah b. Zeyd: Peygamber başını, ellerinin artığı olmayan yeni bir su ile mesh etti.
Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî · Sünen-i Ebû Dâvûd 120
590
Mikdâm: Peygamber abdestte başını ve kulaklarının dışını ve içini mesh etti.
el-Mikdâm b. Ma'dîkerib el-Kindî · Sünen-i Ebû Dâvûd 121
591
Mikdâm: Peygamber avuçlarını başının önünden enseye kadar gezdirip geri getirdi.
el-Mikdâm b. Ma'dîkerib · Sünen-i Ebû Dâvûd 122
592
Hişâm b. Hâlid rivayeti şunu ekler: Peygamber parmaklarını kulak deliklerine soktu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 123
593
Muâviye başına bir avuç su koyup önünden arkasına, arkasından önüne mesh etti.
Ebü'l-Ezher el-Muğîre b. Ferve ile Yezîd b. Ebû Mâlik şöyle anlattılar: · Sünen-i Ebû Dâvûd 124
594
Mahmûd b. Hâlid rivayetinde: Muâviye üçer kere abdest aldı, ayaklarını sayı gözetmeden yıkadı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 125
595
Rubeyyi': Peygamber başını iki kere, arka tarafından başlayıp sonra ön tarafını mesh etti.
Rubeyyi' bt. Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 126
596
İbn Akîl'den Süfyân: Ağzını çalkaladı ve burnunu üç kere temizledi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 127
597
Resûlullah başının tamamını, saçı şeklinden oynatmadan meshetti.
Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 128
598
Başının önünü, arkasını, şakaklarını ve kulaklarını bir kere meshetti.
Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 129
599
Peygamber başını elinde kalan artık suyla meshetti.
Rubeyyi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 130
600
Peygamber abdestte iki parmağını kulaklarının deliklerine soktu.
Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 131
601
Resûlullah başını bir kere, ensesinin başlangıcına kadar meshetti.
Talha b. Musarrif'in dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 132
602
İbn Abbâs: Uzuvlarını üçer kere yıkadı, başını ve kulaklarını tek bir meshle meshetti.
Saîd b. Cübeyr, İbn Abbâs'tan · Sünen-i Ebû Dâvûd 133
603
Kulaklar baştandır.
Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 134
604
Abdest işte böyledir; kim bundan fazla yapar ya da eksiltirse kötü yapmış ve zulmetmiş olur.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 135
605
Peygamber abdest uzuvlarını ikişer kere yıkadı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 136
606
İbn Abbâs: Na'lın içindeki ayağına su serpip bir eli üstte, bir eli na'lın altında meshetti.
Atâ b. Yesâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 137
607
İbn Abbâs, Resûlullah'ın abdestini göstermek için uzuvlarını birer kere yıkadı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 138
608
Peygamber'in ağza su vermekle burna su vermeyi birbirinden ayırdığını gördüm.
Talha b. Musarrif'in dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 139
609
Biriniz abdest aldığında burnuna su çeksin, sonra sümkürsün.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 140
610
Burnunuzu iki kere iyice ya da üç kere sümkürerek temizleyin.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 141
611
Abdesti tam al, parmakların arasını hilalle, oruçlu değilsen burna su çekmede mübalağa et.
Lakît b. Sabra · Sünen-i Ebû Dâvûd 142
612
Lakît (İbn Cüreyc'ten Yahyâ): Çok geçmeden Resûlullah öne eğilerek, hızlı adımlarla geldi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 143
613
Lakît (İbn Cüreyc'ten Ebû Âsım): Abdest aldığında ağzına su verip çalkala.
Sünen-i Ebû Dâvûd 144
614
Sakalını hilaller ve "Rabbim bana böyle emretti" derdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 145
615
Soğuk tutan seriyyeye sarıklar ve mestler üzerine meshetmelerini emretti.
Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 146
616
Elini sarığın altından sokup başının ön kısmını meshetti, sarığı çözmedi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 147
617
Resûlullah abdest aldığında ayak parmaklarını küçük parmağıyla ovardı.
Müstevrid b. Şeddâd · Sünen-i Ebû Dâvûd 148
618
Muğîre: Tebük'te mestleri üzerine meshetti ve Abdurrahman b. Avf'ın arkasında namaz kıldı.
Muğîre b. Şu'be şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 149
619
Muğîre: Resûlullah mestleri, perçemi ve sarığı üzerine meshederdi.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 150
620
Mestleri bırak; çünkü ben ayaklarımı mestlere temiz iken soktum.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 151
621
Peygamber kaçırdığı rekâtı kıldı ve ona bir şey ilave etmedi.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 152
622
Bilâl: Resûlullah abdest alır, sarığı ve mûkları üzerine meshederdi.
Ebû Abdurrahman es-Sülemî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 153
623
Cerîr mestleri üzerine meshetti: "Ben ancak Mâide indikten sonra Müslüman oldum."
Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 154
624
Necâşî Resûlullah'a siyah, süssüz iki mest hediye etti; giyip üzerlerine meshetti.
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 155
625
Hayır, sen unuttun; Rabbim bana bunu emretti.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 156
626
Mestler üzerine mesh yolcu için üç gün, mukim için bir gün bir gecedir.
Huzeyme b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 157
627
Mestler üzerine meshe üç gün de mi? "Evet, ne kadar istersen."
Ubey b. İmâre · Sünen-i Ebû Dâvûd 158
628
Muğîre: Resûlullah abdest aldı, çoraplar ve na'lınlar üzerine meshetti.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 159
629
Evs: Resûlullah abdest aldı, na'lınları ve ayakları üzerine meshetti.
Evs b. Ebû Evs es-Sekafî · Sünen-i Ebû Dâvûd 160
630
Muğîre: Resûlullah mestlerin üst yüzüne meshederdi.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 161
631
Din rey ile olsaydı mestin altı meshedilmeye üstünden daha layık olurdu.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 162
632
Ali (Yezîd b. Abdülazîz tarikiyle): Ayakların altını yıkanmaya daha layık görürdüm.
Sünen-i Ebû Dâvûd 163
633
Ali (Hafs b. Gıyâs tarikiyle): Din rey ile olsaydı ayakların altı meshe daha layık olurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 164
634
Muğîre: Tebük'te Peygamber mestlerin üstünü ve altını meshetti.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 165
635
Resûlullah bevlettiğinde abdest alır ve su serperdi.
Süfyân b. el-Hakem es-Sekafî ya da Hakem b. Süfyân · Sünen-i Ebû Dâvûd 166
636
Sakîfli bir adamın babası: Resûlullah'ı bevlettikten sonra avret yerine su serperken gördüm.
Sakîf'ten bir adam, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 167
637
Resûlullah bevletti, sonra abdest aldı ve avret yerine su serpti.
el-Hakem ya da İbnü'l-Hakem, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 168
638
Abdestten sonra kelime-i şehadet getirene cennetin sekiz kapısı açılır; dilediğinden girer.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 169
639
Ukbe (Ebû Akîl tarikiyle): Abdestini güzel alır, sonra gözünü semaya kaldırıp şehadet getirir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 170
640
Enes: Peygamber her namaz için abdest alırdı; biz namazları tek abdestle kılardık.
Amr b. Âmir el-Becelî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 171
641
Fetih günü beş vakit namazı tek abdestle kıldı: "Onu bilerek yaptım."
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 172
642
Ayağında tırnak yeri kadar kuru yer bırakana: "Dön, abdestini güzelce al."
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 173
643
Hasan el-Basrî'nin mürseli: Ayağında kuru yer bırakana "Dön, abdestini güzelce al."
Sünen-i Ebû Dâvûd 174
644
Ayağında dirhem kadar kuru yer kalana abdesti ve namazı yenilemesini emretti.
Peygamber'in ashabından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 175
645
Bir ses işitmedikçe ya da bir koku duymadıkça namazdan ayrılmasın.
Abbâd b. Temîm'in amcası · Sünen-i Ebû Dâvûd 176
646
Namazda abdestinin bozulduğundan şüphe eden, ses işitmedikçe ya da koku duymadıkça ayrılmasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 177
647
Peygamber Âişe'yi öptü ve abdest almadı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 178
648
Peygamber hanımlarından birini öptü, abdest almadan namaza çıktı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 179
649
Urve el-Müzenî tarikiyle: Peygamber hanımını öptü, abdest almadan namaza çıktı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 180
650
Kim tenasül uzvuna dokunursa abdest alsın.
Urve şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 181
651
Tenasül uzvu, kişinin vücudundan bir et parçasından başka bir şey mi?
Talk b. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 182
652
Muhammed b. Câbir rivayeti, tenasül uzvuna dokunma sorusuna "namazda" kaydını ekler.
Sünen-i Ebû Dâvûd 183
653
Deve etlerinden dolayı abdest alın, koyun etlerinden dolayı abdest almayın.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 184
654
Peygamber koyun derisini yüzmeyi gösterdi, sonra namaz kıldırdı ve abdest almadı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 185
655
Peygamber ölü bir oğlağı kulağından tutup: "Hanginiz bunun kendisinin olmasını ister?" buyurdu.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 186
656
Resûlullah koyun küreği yedi, sonra namaz kıldı ve abdest almadı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 187
657
Muğîre: Peygamber kızarmış etten keserken Bilâl namazı haber verdi; bıçağı bırakıp namaza kalktı.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 188
658
Resûlullah kürek eti yedi, elini altındaki örtüye sildi, sonra kalkıp namaz kıldı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 189
659
Resûlullah kürekten dişleriyle et kopararak yedi, sonra namaz kıldı ve abdest almadı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 190
660
Peygamber ekmek ve et yedi, öğleyi kıldı; sonra yemeğin artığını yiyip abdest almadan namaza kalktı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 191
661
Resûlullah'ın son uygulaması, ateşte pişen şeyden dolayı abdesti terk etmekti.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 192
662
Peygamber tencereden bir parça et aldı ve namaza tekbir alıncaya kadar onu çiğnedi.
Ubeyd b. Sümâme el-Murâdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 193
663
Abdest, ateşin pişirdiği şeyden dolayıdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 194
664
Ümmü Habîbe: Peygamber "Ateşin değiştirdiği şeyden dolayı abdest alın" buyurdu.
Ebû Süfyân b. Saîd b. el-Muğîre şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 195
665
Peygamber süt içip ağzını çalkaladı ve "Onun yağı vardır" buyurdu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 196
666
Resûlullah süt içti; ağzını çalkalamadan ve abdest almadan namaz kıldı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 197
667
Ensârî nöbetçi namazda ok yediği hâlde: "Okuduğum bir sûrenin içindeydim, onu kesmek istemedim" dedi.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 198
668
İbn Ömer: Yatsı gecikti, mescitte uyuyup uyandık; Peygamber "Sizden başka namazı bekleyen kimse yoktur" buyurdu.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 199
669
Ashap başları öne düşünceye kadar yatsıyı bekler, sonra abdest almadan namaz kılarlardı.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 200
670
Yatsı için kamet getirildi; Peygamber bir adamla konuşurken topluluk uyukladı, sonra onlara namaz kıldırdı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 201
671
Abdest ancak yanı üzerine yatarak uyuyana gerekir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 202
672
Makatın bağı iki gözdür; öyleyse uyuyan abdest alsın.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 203
673
İbn Mes'ûd: Basılan pis yerden dolayı abdest almazdık; saçı ve elbiseyi de toplamazdık.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 204
674
Biriniz namazda yel çıkarırsa ayrılsın, abdest alsın ve namazı yeniden kılsın.
Ali b. Talk · Sünen-i Ebû Dâvûd 205
675
Ali: Mezîyi gördüğünde tenasül uzvunu yıka ve abdest al; meniyi fışkırtırsan gusül et.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 206
676
Mikdâd: Biriniz mezî bulduğunda fercini yıkasın ve namaz abdesti gibi abdest alsın.
Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 207
677
Urve rivayeti: Mezî için tenasül uzvunu ve hayalarını yıkasın.
Urve şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 208
678
Ali: Mikdâd'a mezîyi Peygamber'e sormasını söyledim.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 209
679
Mezî bulaşan elbiseye bir avuç su alıp bulaştığını gördüğün yere serpmen yeter.
Sehl b. Huneyf · Sünen-i Ebû Dâvûd 210
680
O mezîdir; her erkek mezî salgılar.
Abdullah b. Sa'd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 211
681
Hayızlı hanımdan sana helâl olan izarın üstüdür.
Abdullah b. Sa'd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 212
682
Muâz: Hayızlı hanımdan izarın üstü helâldir; bundan da sakınmak daha faziletlidir.
Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 213
683
"Su sudandır" ruhsatı İslâm'ın başlangıcında elbiselerin azlığındandı; sonra gusül emredildi.
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 214
684
Übey: "Su sudandır" fetvası, Resûlullah'ın başlangıçta tanıdığı bir ruhsattı; sonra gusül emredildi.
Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 215
685
Sünnet yeri sünnet yerine değdiğinde gusül vacip olur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 216
686
Su (gusül) sudandır (meniden dolayıdır).
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 217
687
Resûlullah bir gün tek bir gusülle hanımlarını dolaştı.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 218
688
Hanımlarının her birinin yanında gusletmek daha temiz, daha güzel ve daha arındırıcıdır.
Ebû Râfi' · Sünen-i Ebû Dâvûd 219
689
Biriniz hanımına yaklaşıp tekrar dönmek isterse ikisi arasında abdest alsın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 220
690
Geceleyin cünüp olan Ömer'e: Abdest al, tenasül uzvunu yıka, sonra uyu.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 221
691
Peygamber cünüp iken uyumak istediğinde namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 222
692
İbnü'l-Mübârek rivayeti ekler: Peygamber cünüp iken yemek istediğinde ellerini yıkardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 223
693
Peygamber cünüp iken yemek ya da uyumak istediğinde abdest alırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 224
694
Peygamber cünübe yerken, içerken ya da uyurken abdest almasına ruhsat verdi.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 225
695
Peygamber cünüplükten dolayı bazen gecenin başında, bazen de sonunda gusül ederdi.
Ğudayf b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 226
696
İçinde suret, köpek ya da cünüp bulunan eve melekler girmez.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 227
697
Resûlullah cünüp iken suya dokunmadan uyurdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 228
698
Cünüplükten başka hiçbir şey Peygamber'i Kur'an'dan alıkoymazdı.
Abdullah b. Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 229
699
Huzeyfe: Ben cünübüm dedim; Peygamber "Müslüman necis olmaz" buyurdu.
Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 230
700
Ebû Hüreyre: Cünüp olduğum için seninle oturmayı hoş görmedim; "Sübhânallah! Müslüman necis olmaz."
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 231
701
Ben mescidi hayızlıya da cünübe de helâl kılmıyorum.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 232
702
Ebû Bekre: Peygamber sabah namazına girdi, "Yerinizde durun" diye işaret etti; başından su damlarken gelip kıldırdı.
Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 233
703
Hammâd b. Seleme rivayeti ekler: Peygamber tekbir almıştı; namazdan sonra "Ben ancak bir insanım; cünüp idim" buyurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 234
704
Ebû Hüreyre: Peygamber makamında gusül etmediğini hatırladı, "Yerinizde durun" dedi; gusledip geldi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 235
705
Islaklık bulan gusül eder; ihtilâmı hatırlayıp ıslaklık bulmayana gusül yoktur.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 236
706
Ümmü Süleym: Kadın uykuda erkeğin gördüğünü görürse gusül eder mi? "Evet, suyu bulursa gusül etsin."
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 237
707
Resûlullah cünüplükten dolayı ferak denen bir kaptan gusül ederdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 238
708
Bana gelince, ben başıma üç kere su dökerim.
Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 239
709
Peygamber cünüplükten guslederken hilâb gibi bir kap ister, başının sağ tarafından başlardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 240
710
Biz saç örgülerimiz sebebiyle başlarımıza beş kere su dökerdik.
Teymullah b. Sa'lebe oğullarından Cümey' b. Umeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 241
711
Suyun tene ulaştığını görünce başına üç kere döker, artan suyu da üzerine dökerdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 242
712
Ellerini temizleyince onları bir duvara sürer, sonra abdest alıp başına su dökerdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 243
713
İsterseniz Resûlullah'ın cünüplükten yıkandığı yerdeki duvarda el izini size gösteririm.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 244
714
Ona havlu uzattım, almadı ve bedenindeki suyu silkelemeye başladı.
İbn Abbâs'ın teyzesi Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 245
715
İbn Abbâs gusülde sağ eliyle sol eline yedi kere su dökerdi.
Şu'be şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 246
716
Namaz elli vakit, cünüplük guslü yedi kere idi; sonunda beş vakte ve bir kereye indirildi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 247
717
Her kılın altında cünüplük vardır; saçı yıkayın ve teni iyice temizleyin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 248
718
Kim cünüplükten bir kıl yeri kadar yeri yıkamadan bırakırsa ona ateşten şöyle şöyle yapılır.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 249
719
Resûlullah'ın gusülden sonra yeniden abdest aldığını sanmıyorum.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 250
720
Saç örgümü çözeyim mi? Başının üzerine üç avuç su dökmen sana yeter.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 251
721
Üsâme tariki şunu ekler: Her avuç suda saç örgülerini sık.
Sünen-i Ebû Dâvûd 252
722
Bizden biri cünüp olduğunda iki avucuyla üç avuç su alıp başına dökerdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 253
723
İhramlı da ihramsız da başımızda dımâd varken guslederdik.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 254
724
Erkek saçını açıp diplerine kadar yıkasın; kadının saçını çözmemesinde sakınca yoktur.
Şüreyh b. Ubeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 255
725
Peygamber cünüp iken başını hatmî ile yıkar ve bununla yetinirdi.
Âişe, Peygamber'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 256
726
Resûlullah bir avuç su alır, erkekle kadın arasında akan suyun üzerine dökerdi.
Âişe, erkekle kadın arasında akan su hakkında · Sünen-i Ebû Dâvûd 257
727
Evlerde onlarla bir arada bulunun ve cinsel ilişki dışında her şeyi yapın.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 258
728
Hayızlı iken sıyırdığım kemiği Peygamber'e verirdim, o da ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 259
729
Ben hayızlı iken Resûlullah başını kucağıma koyar ve Kur'an okurdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 260
730
Senin hayzın elinde değil ki.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 261
731
Sen Harûrî misin? Hayız görürdük de namazı kaza etmezdik.
Muâze şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 262
732
Ma'mer tariki ekler: Orucu kaza etmekle emrolunur, namazı kaza etmekle emrolunmazdık.
Sünen-i Ebû Dâvûd 263
733
Hayızlı hanımına yaklaşan kimse bir dinar veya yarım dinar sadaka verir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 264
734
İbn Abbâs: Kanın başında yaklaşırsa bir dinar, kesilirken yaklaşırsa yarım dinar.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 265
735
Hayızlı hanımına yaklaşan adam yarım dinar sadaka versin.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 266
736
Hanımı hayızlıyken dizlerine kadar inen bir izar bulunursa onunla tenden tene temas ederdi.
Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 267
737
Hayızlı olana izar bağlamasını emreder, sonra kocası onunla birlikte yatardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 268
738
Ben hayızlıyken Resûlullah ile tek bir örtü içinde gecelerdik.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 269
739
Ben hayızlıyım dedim; Resûlullah: Olsun, uyluklarını aç, buyurdu ve ısınıp uyudu.
Umâre b. Gurâb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 270
740
Hayız gördüğümde yataktan hasıra iner, temizleninceye kadar Resûlullah'a yaklaşmazdık.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 271
741
Peygamber hayızlı hanımından bir şey istediğinde avret yerinin üzerine bir örtü atardı.
Peygamber'in hanımlarından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 272
742
Sizden hangisi Resûlullah'ın arzusuna hâkim olduğu gibi arzusuna hâkim olabilir?
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 273
743
Hayız gördüğü gün sayısına baksın, o kadar namazı terk etsin, sonra gusledip bağlasın.
Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 274
744
Leys tariki: Hayız günlerini geride bırakıp namaz vakti gelince gusletsin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 275
745
Enes b. İyâz tariki: O günleri geride bırakıp namaz vakti gelince gusletsin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 276
746
Sahr b. Cüveyriye tariki: Namaz vakti gelince gusletsin, bir bezle bağlayıp namaz kılsın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 277
747
Eyyûb tariki: Namazı terk eder, bunun dışında gusledip bezle bağlar ve namaz kılar.
Sünen-i Ebû Dâvûd 278
748
Ümmü Habîbe'ye: Hayzının seni alıkoyduğu kadar bekle, sonra guslet.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 279
749
O ancak bir damar kanıdır; kur'un gelince namaz kılma, geçince temizlen ve namaz kıl.
Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Ebû Dâvûd 280
750
Fâtıma bint Ebû Hubeyş'e, önceden oturduğu günler kadar oturup sonra gusletmesi emredildi.
Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 281
751
O ancak bir damar kanıdır, hayız değildir; hayız gelince namazı bırak, gidince kanı yıka.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 282
752
Mâlik tariki: Hayız süresi kadar zaman geçince kanı üzerinden yıka ve namaz kıl.
Sünen-i Ebû Dâvûd 283
753
Hayzı düzgün iken her ay ne kadar hayız gördüğüne baksın, o kadar gün namazı bıraksın.
Büheyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 284
754
Ümmü Habîbe yedi yıl istihâzalı oldu: Bu hayız değil, bir damar kanıdır; gusledip namaz kıl.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 285
755
Hayız kanı bilinen siyah bir kandır; o olunca namazdan uzak dur, diğeri olunca abdest al.
Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Ebû Dâvûd 286
756
Bu ancak şeytanın tepmelerinden bir tepmedir; altı ya da yedi gün kendini hayızlı say.
Hamne bint Cahş · Sünen-i Ebû Dâvûd 287
757
Ümmü Habîbe yedi yıl istihâza gördü: Bu hayız değil, bir damardır; yıkan ve namaz kıl.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 288
758
Âişe (Amre–Ümmü Habîbe tariki): Ümmü Habîbe her namaz için yıkanırdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 289
759
Âişe (Leys–Urve tariki): İstihâza gören Ümmü Habîbe her namaz için yıkanırdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 290
760
Âişe (İbn Ebû Zi'b tariki): Resûlullah, yedi yıl istihâza gören Ümmü Habîbe'ye yıkanmasını emretti.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 291
761
Âişe (İbn İshâk tariki): Resûlullah, Ümmü Habîbe'ye her namaz için yıkanmasını emretti.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 292
762
Zeyneb bint Ebû Seleme: Resûlullah kanı akan kadına her namaz vaktinde yıkanmasını emretti.
Ebû Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 293
763
Âişe: İstihâzalı kadına öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı için birer gusül yapması emredildi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 294
764
Âişe: Sehle bint Süheyl'e gusül ağır gelince iki namazı bir gusülle birleştirmesi emredildi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 295
765
Esmâ bint Umeys: Fâtıma bint Ebû Hubeyş leğene otursun, suyun üstünde sarılık görünce yıkansın.
Esmâ bint Umeys · Sünen-i Ebû Dâvûd 296
766
İstihâzalı kadın hayız günlerinde namazı bırakır, sonra yıkanır ve her namaz için abdest alır.
Adî b. Sâbit'in dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 297
767
Fâtıma bint Ebû Hubeyş'e: Sonra yıkan, sonra her namaz için abdest al ve namaz kıl.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 298
768
Âişe: İstihâzalı kadın bir kere yıkanır, sonra hayız günlerine kadar abdest alır.
Âişe istihâzalı kadın hakkında · Sünen-i Ebû Dâvûd 299
769
Mesrûk'un hanımı tarikiyle Âişe: İstihâzalı kadın bir kez yıkanır, sonra her namaz için abdest alır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 300
770
Saîd b. el-Müseyyeb: İstihâzalı kadın bir öğleden öğleye yıkanır, her namaz için abdest alır.
Ebû Bekr'in mevlâsı Sümey şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 301
771
Ali: İstihâzalı kadın hayzı bitince her gün yıkanır, yağlı bir yün parçası kullanır.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 302
772
Kāsım b. Muhammed: İstihâzalı kadın hayız günlerinde namazı bırakır, sonra yıkanıp namaz kılar.
Kāsım b. Muhammed · Sünen-i Ebû Dâvûd 303
773
Fâtıma bint Ebû Hubeyş: Hayız kanı bilinen siyah bir kandır; o gelince namazdan uzak dur.
Fâtıma bint Ebû Hubeyş · Sünen-i Ebû Dâvûd 304
774
İkrime: Peygamber, Ümmü Habîbe'ye hayız günlerini bekleyip sonra yıkanmasını emretti.
İkrime şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 305
775
Rebîa: İstihâzalı kadına, kandan başka bir hades olmadıkça her namaz için abdest gerekmez.
Rebîa hakkında şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 306
776
Ümmü Atiyye: Temizlendikten sonra bulanık ve sarı akıntıyı bir şey saymazdık.
Peygamber'e biat etmiş olan Ümmü Atiyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 307
777
Muhammed b. Sîrîn tarikiyle Ümmü Atiyye: Temizlikten sonra bulanık ve sarı akıntıyı bir şey saymazdık.
Sünen-i Ebû Dâvûd 308
778
İkrime: Ümmü Habîbe istihâza görürken kocası onunla birleşirdi.
İkrime · Sünen-i Ebû Dâvûd 309
779
Hamne bint Cahş istihâzalı iken kocası onunla birleşirdi.
Hamne bint Cahş · Sünen-i Ebû Dâvûd 310
780
Ümmü Seleme: Lohusa kadınlar Resûlullah zamanında kırk gün ya da kırk gece otururlardı.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 311
781
Ümmü Seleme: Peygamber, nifas hâlinde kırk gece oturan hanımına namazını kaza etmesini emretmezdi.
Ezdiyye –yani Müsse– şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 312
782
Gıfârlı kadın: Hayız kanı bulaşan heybeyi tuzlu suyla yıka, sonra bineğine dön.
Benî Gıfâr'dan bir kadın şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 313
783
Âişe: Hayızdan yıkanan kadın bir bez parçasıyla kan izlerini takip eder.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 314
784
Âişe Ensâr kadınlarını övdü: Hayızdan yıkanan kadın misk sürülmüş bir bez parçası kullanır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 315
785
Âişe: Ensâr kadınları ne güzel kadınlardır; hayâ onları dini sormaktan alıkoymazdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 316
786
Âişe'nin gerdanlığı aranırken abdestsiz namaz kılındı ve teyemmüm âyeti indirildi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 317
787
Ammâr: Sahâbîler teyemmümde kollarını omuzlara ve koltuk altlarına kadar meshettiler.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 318
788
Ammâr (Mehrî tariki): Müslümanlar avuçlarını toprağa vurdular ve topraktan bir şey almadılar.
Sünen-i Ebû Dâvûd 319
789
Ammâr: Âişe'nin gerdanlığı koptu, Ebû Bekir kızdı; Allah temiz toprakla temizlenme ruhsatını indirdi.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 320
790
Şakîk: Ebû Mûsâ, su bulamayan cünübün teyemmüm edebileceğini Ammâr'ın haberiyle İbn Mes'ûd'a hatırlattı.
Şakîk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 321
791
Ömer'in "Ey Ammâr, Allah'tan kork" demesi üzerine Ammâr: Dilersen onu asla anmam.
Abdurrahman b. Ebzâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 322
792
Ammâr (A'meş tariki): Peygamber tek vuruşla yüzünü ve kollarını ön kolların yarısına kadar meshetti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 323
793
Ammâr (Şu'be–Zer tariki): Peygamber elini yere vurup üfledi, onunla yüzünü ve ellerini meshetti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 324
794
Ammâr (Haccâc tariki): Mansûr, Seleme'ye "Senden başka kimse kolları zikretmiyor" dedi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 325
795
Ammâr (Hakem–Zer tariki): Ellerini yere vurup onlarla yüzünü ve ellerini meshetmen sana yeterdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 326
796
Ammâr: Peygamber bana teyemmümde yüz ve eller için tek bir vuruş emretti.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 327
797
Katâde'ye yolculukta teyemmüm soruldu: Resûlullah "Dirseklere kadar" buyurdu.
Ebân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 328
798
Ebü'l-Cüheym: Resûlullah duvara varıp yüzünü ve ellerini meshedinceye kadar selamı almadı.
İbn Abbâs'ın mevlâsı Umeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 329
799
Selamını almaktan beni alıkoyan tek şey, abdestli olmamamdı.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 330
800
İbn Ömer: Resûlullah elini duvara koyup yüzünü ve ellerini meshetti, sonra selamı aldı.
İbn Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 331
801
Temiz toprak, on yıl boyunca bile olsa Müslümanın abdestidir; su bulunca onu derine değdir.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 332
802
Temiz toprak, on yıla kadar su bulamasan bile temizleyicidir; suyu bulunca onu tenine değdir.
Benî Âmir'den bir adam şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 333
803
Amr b. el-Âs soğuk gecede cünüp iken teyemmümle namaz kıldırdı; Peygamber güldü ve bir şey söylemedi.
Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 334
804
Ebû Kays rivayeti: Amr b. el-Âs vücudunun kıvrım yerlerini yıkayıp abdest aldı; teyemmüm zikredilmez.
Sünen-i Ebû Dâvûd 335
805
Bilmemenin şifası ancak sormaktır; yaralıya teyemmüm edip yarasını sarması ve üzerine mesh etmesi yeterdi.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 336
806
İbn Abbâs: Yaralıyken yıkanması emredilip ölen adam için "Onu öldürdüler, Allah da onları öldürsün!" buyurdu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 337
807
Teyemmümle kılıp vakitte su bulunca iade etmeyene "Sünnete isabet ettin", iade edene "Sana iki kat sevap var" buyurdu.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 338
808
İbn Lehîa tarikiyle: Teyemmümle kılıp vakitte su bulan iki sahâbînin kıssası.
Sünen-i Ebû Dâvûd 339
809
Ömer, hutbe sırasında yalnızca abdest alıp gelen adama cuma için yıkanma emrini hatırlattı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 340
810
Cuma günü gusletmek, ihtilâm çağına ermiş herkese vaciptir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 341
811
Hafsa: Cumaya gitmek her ergene, gusül de cumaya giden herkese gerekir.
Hafsa · Sünen-i Ebû Dâvûd 342
812
Cuma günü yıkanıp güzel giyinen ve imam çıkınca susana, o cuma ile önceki cuma arası kefaret olur.
Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 343
813
Cuma günü gusül ve misvak her ergene gerekir; bulabildiği güzel kokudan da sürünsün.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 344
814
Cuma günü yıkanıp erken giden, yürüyüp imama yaklaşan ve dinleyene her adımı için bir yıllık amel sevabı vardır.
Evs b. Evs es-Sekafî · Sünen-i Ebû Dâvûd 345
815
Ubâde b. Nusey tarikinde Evs: Kim cuma günü başını yıkar ve yıkanırsa...
Sünen-i Ebû Dâvûd 346
816
Hutbede boş söz söyleyip insanların boyunları üzerinden atlayana o cuma öğle namazı olur.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 347
817
Peygamber dört şeyden dolayı yıkanırdı: cünüplük, cuma günü, hacamat ve ölü yıkamak.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 348
818
Mekhûl: "Gassele ve igtesele", başını yıkadı ve bedenini yıkadı demektir.
Ali b. Havşeb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 349
819
Saîd b. Abdülazîz: "Gassele" başını, "igtesele" bedenini yıkamaktır.
Saîd b. Abdülazîz · Sünen-i Ebû Dâvûd 350
820
Cuma günü yıkanıp ilk saatte giden deve, ikinci saatte giden sığır kurban etmiş gibidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 351
821
İnsanlar cumaya iş kılıklarıyla gidince onlara "Keşke yıkansaydınız" denildi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 352
822
İbn Abbâs: Cuma guslü vacip değildir; insanlar yünlüler içinde terleyip birbirini rahatsız edince emredildi.
İkrime şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 353
823
Cuma günü abdest alan ne güzel etmiştir; yıkanan ise daha faziletlidir.
Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 354
824
Kays b. Âsım: Müslüman olmak için geldiğimde Peygamber su ve sidr ile yıkanmamı emretti.
Kays b. Âsım · Sünen-i Ebû Dâvûd 355
825
Müslüman olana "Küfür saçını üzerinden at" buyurdu; başka birine "ve sünnet ol" diye ekledi.
Useym b. Küleyb'in dedesinden şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 356
826
Âişe: Hayızlı kadın elbisesindeki kanı yıkar; izi gitmezse biraz sarı boya ile değiştirir.
Muâze şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 357
827
Âişe: Tek elbisemize hayız kanı bulaşırsa onu tükürükle ıslatıp tırnakla ovardık.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 358
828
Ümmü Seleme: Hayızda giydiğimiz elbiseye kan bulaşmışsa yıkar, bulaşmamışsa onunla namaz kılardık.
Bekkâr b. Yahyâ'nın ninesi şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 359
829
Esmâ: Temizlenen kadın elbisesinde kan görürse suyla ovar, görmediği yere su serper ve namaz kılar.
Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 360
830
Elbiseye bulaşan hayız kanı ovulur, üzerine su serpilir, sonra namaz kılınır.
Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 361
831
Hişâm'ın diğer tariklerinde: Kanı kazı, sonra suyla ov, sonra üzerine su serp.
Sünen-i Ebû Dâvûd 362
832
Ümmü Kays: Hayız kanını bir çubukla kazı, su ve sidr ile yıka.
Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Ebû Dâvûd 363
833
Âişe: Hem hayız hem cünüplük gördüğümüz gömlekteki kan damlasını tükürükle ovardık.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 364
834
Havle bt. Yesâr'a: Kanı yıkaman sana yeter, izi sana zarar vermez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 365
835
Ümmü Habîbe: Peygamber, eşiyle birlikte olduğu elbisede pislik görmezse onunla namaz kılardı.
Muâviye b. Ebû Süfyân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 366
836
Âişe: Resûlullah bizim iç örtülerimizde ya da yorganlarımızda namaz kılmazdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 367
837
Peygamber örtülerimizde namaz kılmazdı; İbn Sîrîn bunu kimden işittiğini bilmediğini söyledi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 368
838
Meymûne: Peygamber, bir ucu hayızlı hanımının üzerinde olan örtüye bürünerek namaz kıldı.
Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 369
839
Âişe: Ben hayızlıyken örtümün bir kısmı üzerinde olduğu hâlde Resûlullah gece namazı kılardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 370
840
Hemmâm elbisesini yıkarken Âişe: Ben meniyi Resûlullah'ın elbisesinden ovalayıp giderirdim.
Hemmâm b. el-Hâris'ten şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 371
841
Âişe: Resûlullah'ın elbisesinden meniyi ovalardım, o da onunla namaz kılardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 372
842
Âişe: Resûlullah'ın elbisesinden meniyi yıkardım, sonra onda bir leke ya da lekeler görürdüm.
Süleymân b. Yesâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 373
843
Ümmü Kays: Yemek yemeyen oğlu Peygamber'in elbisesine işeyince üzerine su serpti, yıkamadı.
Ümmü Kays bt. Mihsan · Sünen-i Ebû Dâvûd 374
844
Lübâbe: Kız çocuğunun sidiğinden yıkanır, erkek çocuğunun sidiğinden su serpilir.
Lübâbe bt. el-Hâris · Sünen-i Ebû Dâvûd 375
845
Ebu's-Semh: Hasan ya da Hüseyin Peygamber'in göğsüne işeyince kızın sidiği yıkanır, erkeğinkine su serpilir buyurdu.
Ebu's-Semh · Sünen-i Ebû Dâvûd 376
846
Ali: Erkek çocuğun sidiğine yemek yemediği sürece su serpilir, kızınki yıkanır.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 377
847
Ali'nin merfû rivayetinde Katâde: Yemek yemeye başlayınca kız ve erkek çocuğun sidiği de yıkanır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 378
848
Ümmü Seleme, yemek yemeyen erkek çocuğun sidiğine su döker, kız çocuğununkini yıkardı.
Hasan, annesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 379
849
Mescide işeyen bedevi: Siz kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz; üzerine bir kova su dökün.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 380
850
İbn Ma'kıl'in mürsel rivayeti: Bedevinin işediği toprağı alıp atın ve yerine su dökün.
Abdullah b. Ma'kıl b. Mukarrin şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 381
851
İbn Ömer: Peygamber zamanında köpekler mescitte gelip giderdi; onlardan hiçbir şeye su serpilmezdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 382
852
Uzun eteği pis yere değen kadına: Ondan sonraki yer onu temizler.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 383
853
Pis yolun ardından daha temiz bir yol varsa "Bu, onun karşılığıdır" buyurdu.
Benî Abdüleşhel'den bir kadın · Sünen-i Ebû Dâvûd 384
854
Biriniz ayakkabılarıyla pisliğe basarsa, toprak onun için temizleyicidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 385
855
İbn Aclân tarikinde: Mestleriyle pisliğe basanın mestlerinin temizleyicisi topraktır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 386
856
Ka'kâ' b. Hakîm tarikiyle Âişe: Mestle pisliğe basılırsa mestin temizleyicisi topraktır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 387
857
Âişe: Kisâdaki kan lekesini Peygamber bana gönderip "Bunu yıka, kurut, sonra bana gönder" buyurdu.
Ümmü Cahder el-Âmiriyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 388
858
Ebû Nadra: Resûlullah elbisesine tükürüp onun bir kısmını diğer kısmıyla ovaladı.
Ebû Nadra · Sünen-i Ebû Dâvûd 389
859
Humeyd tarikiyle Enes: Resûlullah elbisesine tükürüp bir kısmını diğeriyle ovaladı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 390
860
Temizlik olmadan namaz, ganimetten çalınan maldan da sadaka kabul edilmez.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1
861
Müslüman kul abdest aldığında yüzünden ve ellerinden günahlar suyla birlikte çıkar.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 2
862
Namazın anahtarı temizliktir; tahrîmi tekbir, tahlîli selâmdır.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 3
863
Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı da abdesttir.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 4
864
Peygamber helaya girdiğinde "Allah'ım! Sana sığınırım" derdi.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 5
865
Helaya girerken: Allah'ım! Hubusten ve habâisten sana sığınırım.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 6
866
Peygamber heladan çıktığında "Gufrâneke (Bağışlamanı dilerim)" derdi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 7
867
Def-i hacet sırasında kıbleye yönelmeyin, ona arkanızı da dönmeyin; doğuya ya da batıya dönün.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 8
868
Peygamber kıbleye karşı bevletmeyi yasakladı; vefatından bir yıl önce ise onu kıbleye yönelmiş gördüm.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 9
869
Ebû Katâde, Peygamber'i kıbleye yönelmiş olarak bevlederken gördü.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 10
870
Peygamber'i Şam'a yönelmiş, Kâbe'ye arkasını dönmüş olarak def-i hacet ederken gördüm.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 11
871
Peygamber'in ayakta bevlettiğini size söyleyene inanmayın; o ancak oturarak bevlederdi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 12
872
Peygamber bir kavmin çöplüğüne ayakta bevletti, sonra abdest alıp mestleri üzerine mesh etti.
Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 13
873
Peygamber def-i hacet etmek istediğinde yere yaklaşıncaya kadar elbisesini kaldırmazdı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 14
874
Peygamber, kişinin tenasül uzvuna sağ eliyle dokunmasını yasakladı.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 15
875
Peygamber sağ elle, üç taştan az ile ve tezek veya kemikle istincâ yapmayı yasakladı.
Abdurrahman b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 16
876
Peygamber istincâ için getirilen iki taşı aldı, tezeği atıp "O pistir" buyurdu.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 17
877
Tezekle ve kemiklerle istincâ yapmayın; çünkü o, cinlerden olan kardeşlerinizin azığıdır.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 18
878
Kocalarınıza su ile istincâ yapmalarını emredin; Resûlullah da bunu yapardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 19
879
Bir yolculukta Peygamber def-i hacet için uzağa gitti.
Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 20
880
Kişinin yıkandığı yere bevletmesi yasaklandı; vesvesenin çoğu bundandır.
Abdullah b. Mugaffel · Câmiu't-Tirmizî 21
881
Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 22
882
Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, her namazda misvakı emreder, yatsıyı gecenin üçte birine ertelerdim.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 23
883
Biriniz gece uyandığında elinin üzerine iki veya üç kez su dökmedikçe onu kaba sokmasın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 24
884
Üzerine Allah'ın adını anmayanın abdesti yoktur.
Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 25
885
Diğer tarikle: Besmele çekmeden abdest alanın abdesti yoktur.
Saîd b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 26
886
Abdest aldığında burnunu sümkür; taşla istincâ yaptığında da tek sayıda yap.
Seleme b. Kays · Câmiu't-Tirmizî 27
887
Peygamber bir avuç su ile mazmaza ve istinşâk yaptı; bunu üç kez yaptı.
Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 28
888
Ammâr b. Yâsir: Andolsun, Resûlullah'ı sakalını hilâllerken gördüm.
Hassân b. Bilâl · Câmiu't-Tirmizî 29
889
Başka bir tarikle: Resûlullah abdestte sakalını hilâllerdi.
Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 30
890
Peygamber sakalını hilallerdi.
Osmân b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 31
891
Başını iki eliyle mesh etti; önden başlayıp ensesine götürdü, sonra başladığı yere geri getirdi.
Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 32
892
Peygamber başını iki kez mesh etti; başının arka tarafından başladı.
Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Câmiu't-Tirmizî 33
893
Başını, önünü ve arkasını, şakaklarını ve kulaklarını bir kez mesh etti.
Rubeyyi' bint Muavviz b. Afrâ · Câmiu't-Tirmizî 34
894
Başını, ellerinden artan sudan başka bir suyla mesh etti.
Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 35
895
Peygamber başını ve kulaklarının dışını ve içini mesh etti.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 36
896
Kulaklar baştandır.
Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 37
897
Abdest aldığında parmaklarının arasını hilalle.
Lakît b. Sabra · Câmiu't-Tirmizî 38
898
Abdest aldığında ellerinin ve ayaklarının parmaklarının arasını hilalle.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 39
899
Abdest aldığında ayak parmaklarını serçe parmağıyla ovardı.
el-Müstevrid b. Şeddâd el-Fihrî · Câmiu't-Tirmizî 40
900
Vay hâline o topukların ateşten!
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 41
901
Peygamber uzuvlarını birer kez yıkayarak abdest aldı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 42
902
Peygamber uzuvlarını ikişer kez yıkayarak abdest aldı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 43
903
Peygamber uzuvlarını üçer kez yıkayarak abdest aldı.
Alî · Câmiu't-Tirmizî 44
904
Peygamber uzuvlarını birer, ikişer ve üçer kez yıkayarak abdest aldı.
Sâbit b. Ebû Safiyye · Câmiu't-Tirmizî 45
905
Câbir'e göre Peygamber uzuvlarını birer kez yıkayarak abdest aldı.
Sâbit b. Ebû Safiyye · Câmiu't-Tirmizî 46
906
Yüzünü üç kez, ellerini ikişer kez yıkadı, başını mesh etti, ayaklarını iki kez yıkadı.
Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 47
907
Resûlullah'ın abdestinin nasıl olduğunu size göstermek istedim.
Ebû Hayye · Câmiu't-Tirmizî 48
908
Abdestini bitirince abdest suyunun artığından avucuyla alıp içerdi.
Alî · Câmiu't-Tirmizî 49
909
Ey Muhammed! Abdest aldığında su serp.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 50
910
Zorluklara rağmen abdesti güzelce almak, mescitlere çok adım atmak ve namazdan sonra namazı beklemek ribâttır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 51
911
İşte bu ribâttır, işte bu ribâttır, işte bu ribâttır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 52
912
Resûlullah'ın abdestten sonra kurulandığı bir bez parçası vardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 53
913
Abdest aldığında yüzünü elbisesinin ucuyla silerdi.
Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 54
914
Kim abdestini güzel alıp şehâdet getirirse ona cennetin sekiz kapısı açılır; hangisinden dilerse girer.
Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 55
915
Peygamber bir müdd su ile abdest alır, bir sâ' su ile gusül ederdi.
Sefîne · Câmiu't-Tirmizî 56
916
Abdestin Velhân denilen bir şeytanı vardır; su vesvesesinden sakının.
Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 57
917
Peygamber abdestli olsun olmasın her namaz için abdest alırdı.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 58
918
Kim abdestli iken abdest alırsa, Allah ona bununla on hasene yazar.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 59
919
Abdestimizi bozmadıkça bütün namazları bir abdestle kılardık.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 60
920
Peygamber Fetih yılı bütün namazları tek abdestle kıldı ve "Onu bilerek yaptım" buyurdu.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 61
921
Ben ve Resûlullah cünüplükten dolayı aynı kaptan gusleder idik.
Meymûne · Câmiu't-Tirmizî 62
922
Resûlullah kadının temizlenmesinden artan suyu kullanmayı yasakladı.
Benî Gıfâr'dan bir adam · Câmiu't-Tirmizî 63
923
Peygamber, erkeğin kadının temizlenmesinden artan su ile abdest almasını yasakladı.
el-Hakem b. Amr el-Gıfârî · Câmiu't-Tirmizî 64
924
Su cünüp olmaz.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 65
925
Su temizdir, onu hiçbir şey necis kılmaz.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 66
926
Su iki kulle olduğunda pisliği taşımaz.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 67
927
Sizden biri, sonra ondan abdest alacağı durgun suya asla bevletmesin.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 68
928
Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 69
929
Bu ikisi azap görüyor: biri idrarından sakınmazdı, diğeri laf taşırdı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 70
930
Henüz yemek yemeyen erkek çocuk Peygamber'in üzerine bevletti, o da üzerine su serpti.
Ümmü Kays bint Mihsan · Câmiu't-Tirmizî 71
931
Ureyneliler sadaka develerinin sütünü ve idrarını içtiler, sonra çobanı öldürüp dinden döndüler.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 72
932
Peygamber Ureynelilerin gözlerine, onlar çobanların gözlerine mil çektikleri için mil çekti.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 73
933
Ses veya koku olmadıkça abdest gerekmez.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 74
934
Mescitte yel hisseden, bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça çıkmasın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 75
935
Allah, abdesti bozulan kimsenin namazını abdest alıncaya kadar kabul etmez.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 76
936
Abdest ancak yan yatarak uyuyana gerekir; çünkü yan yatınca mafsallar gevşer.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 77
937
Resûlullah'ın ashâbı uyurlar, sonra kalkıp namaz kılarlar ve abdest almazlardı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 78
938
Ateşin dokunduğu şeyden dolayı abdest gerekir, bir parça keş dahi olsa.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 79
939
Peygamber koyun etinden yedikten sonra ikindiyi kıldı ve abdest almadı.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 80
940
Deve etinden dolayı abdest alın, koyun etinden dolayı abdest almayın.
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 81
941
Kim tenasül uzvuna dokunursa abdest alıncaya kadar namaz kılmasın.
Büsre bint Safvân · Câmiu't-Tirmizî 82
942
Ebû Üsâme tarikiyle Büsre: Tenasül uzvuna dokunan abdest almadan namaz kılmasın.
Büsre · Câmiu't-Tirmizî 83
943
Ebü'z-Zinâd tarikiyle Büsre: Zekerine dokunan abdest almadıkça namaz kılmasın.
Büsre · Câmiu't-Tirmizî 84
944
Tenasül uzvu, kişinin kendisinden bir et parçasından başka bir şey midir?
Talk b. Ali el-Hanefî · Câmiu't-Tirmizî 85
945
Peygamber hanımlarından birini öptü, sonra namaza çıktı ve abdest almadı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 86
946
Resûlullah kustu, orucunu bozdu ve abdest aldı.
Ebü'd-Derdâ · Câmiu't-Tirmizî 87
947
Güzel bir hurma ve temiz bir su: Peygamber'in nebîz ile abdest alması.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 88
948
Peygamber süt içtikten sonra mazmaza yaptı ve "Onun yağı vardır" buyurdu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 89
949
Bevlederken kendisine selam verilen Peygamber selamı almadı.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 90
950
Köpek bir kaptan içtiğinde o kap yedi defa yıkanır; ilki ya da sonuncusu toprakla olur
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 91
951
Kedi necis değildir; o ancak etrafınızda dolaşanlardandır
Kebşe bt. Ka'b b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 92
952
Cerîr küçük abdestini bozup mestleri üzerine mesh etti: Resûlullah'ı bunu yaparken gördüm
Hemmâm b. el-Hâris · Câmiu't-Tirmizî 93
953
Ben ancak Mâide sûresinden sonra Müslüman oldum
Şehr b. Havşeb · Câmiu't-Tirmizî 94
954
Mestler üzerine mesh: Yolcu için üç gün, mukim için bir gündür
Huzeyme b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 95
955
Resûlullah yolculukta cünüplük dışında üç gün üç gece mestlerimizi çıkarmamamızı emrederdi
Safvân b. Assâl · Câmiu't-Tirmizî 96
956
Peygamber mestin üstünü ve altını mesh etti
Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 97
957
Peygamber'i mestlerin üst tarafına mesh ederken gördüm
Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 98
958
Peygamber abdest aldı ve çoraplarının ve nalınlarının üzerine mesh etti
Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 99
959
Peygamber abdest aldı ve mestleri ile sarığı üzerine mesh etti
Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 100
960
Peygamber mestleri ve başörtüsü (sarığı) üzerine mesh etti
Bilâl · Câmiu't-Tirmizî 101
961
Câbir'e mestler üzerine meshi sordum: Sünnettir, ey kardeşimin oğlu
Ebû Ubeyde b. Muhammed b. Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 102
962
Peygamber'in cünüplük guslü: Başına üç defa su döktü, sonra bir kenara çekilip ayaklarını yıkadı
İbn Abbâs, teyzesi Meymûne'den · Câmiu't-Tirmizî 103
963
Resûlullah cünüplükten gusledeceğinde önce ellerini yıkar, namaz abdesti gibi abdest alırdı
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 104
964
Saç örgülerimi cünüplük guslü için çözeyim mi? Hayır, başına üç avuç su dökmen yeterlidir
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 105
965
Her kılın altında cünüplük vardır; saçları yıkayın ve teni iyice temizleyin
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 106
966
Peygamber gusülden sonra abdest almazdı
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 107
967
Sünnet yeri sünnet yerini geçtiğinde gusül vâcip olur; ben ve Resûlullah bunu yaptık da yıkandık
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 108
968
Peygamber buyurdu: Sünnet yeri sünnet yerini geçtiğinde gusül vâcip olur
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 109
969
"Su sudandır" hükmü İslâm'ın başlangıcında bir ruhsattı; sonra ondan nehyedildi
Übey b. Ka'b · Câmiu't-Tirmizî 110
970
Aynı isnadla: "Su sudandır" ruhsatı İslâm'ın başında idi, sonra neshedildi.
Ma'mer, Zührî'den · Câmiu't-Tirmizî 111
971
"Su sudandır" hükmü ancak ihtilâm hakkındadır
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 112
972
Kadınlar erkeklerin benzerleridir: Islaklık bulan gusleder, ıslaklık bulmayana gusül gerekmez
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 113
973
Mezîden dolayı abdest, menîden dolayı gusül gerekir
Ali · Câmiu't-Tirmizî 114
974
Mezîden dolayı sana ancak abdest yeterlidir; elbiseye bulaştığı yere bir avuç su serpersin
Sehl b. Huneyf · Câmiu't-Tirmizî 115
975
Menîyi Resûlullah'ın elbisesinden parmaklarımla ovalayarak giderirdim
Hemmâm b. el-Hâris · Câmiu't-Tirmizî 116
976
Âişe, Resûlullah'ın elbisesinden menîyi yıkadı
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 117
977
Resûlullah cünüp olduğu hâlde suya dokunmadan uyurdu
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 118
978
Başka bir tarikle Âişe: Resûlullah cünüpken suya dokunmadan uyurdu.
Süfyân, Ebû İshâk'tan · Câmiu't-Tirmizî 119
979
Bizden biri cünüp olduğu hâlde uyuyabilir mi? Evet, abdest aldığında
Ömer · Câmiu't-Tirmizî 120
980
Müslüman necis olmaz.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 121
981
Kadın, erkeğin rüyada gördüğünün benzerini görür de ıslaklık görürse yıkansın.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 122
982
Peygamber cünüplükten gusledikten sonra henüz gusletmemiş olan Âişe ile ısınırdı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 123
983
Temiz toprak, on yıl su bulamasa bile müslümanın temizlik aracıdır.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 124
984
İstihâza bir damar kanıdır, hayız değildir; hayız gidince kanı yıka ve namazını kıl.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 125
985
İstihâzalı kadın âdet günlerinde namazı bırakır, sonra gusleder ve her namaz için abdest alır.
Adî b. Sâbit'in dedesi · Câmiu't-Tirmizî 126
986
Şerîk tarikiyle: İstihâzalı kadın âdet günlerinde namazı bırakır, sonra her namaz için abdest alır.
Adî b. Sâbit'in dedesi · Câmiu't-Tirmizî 127
987
İstihâza şeytanın bir tepmesidir; altı ya da yedi gün kendini hayızlı say, sonra gusül al.
Hamne bint Cahş · Câmiu't-Tirmizî 128
988
Ümmü Habîbe istihâzalı iken her namaz için gusül alırdı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 129
989
Bizden biri hayız görürdü de namazı kaza etmesi emredilmezdi.
Muâze · Câmiu't-Tirmizî 130
990
Hayızlı kadın da cünüp de Kur'ân'dan hiçbir şey okumasın.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 131
991
Âişe hayız gördüğünde Peygamber ona izar bağlamasını emreder, sonra onunla temas ederdi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 132
992
Hayızlı kadınla birlikte yemek yemek sorulunca: Onunla birlikte ye.
Abdullah b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 133
993
Hayzın senin elinde değildir.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 134
994
Kim hayızlı kadına ya da bir kâhine giderse Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 135
995
Hayızlı hanımıyla ilişkiye giren adam yarım dinar sadaka verir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 136
996
Kan kırmızı ise bir dinar, sarı ise yarım dinar sadaka verilir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 137
997
Hayız kanı bulaşan elbiseyi kazı, su ile ov, üzerine su serp ve onunla namaz kıl.
Esmâ bint Ebû Bekir · Câmiu't-Tirmizî 138
998
Resûlullah zamanında lohusa kadın kırk gün otururdu.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 139
999
Peygamber tek bir gusülle hanımlarını dolaşırdı.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 140
1000
Biriniz hanımına yaklaşıp tekrar dönmek isterse ikisinin arasında abdest alsın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 141
1001
Namaz için kamet getirildiğinde biriniz helaya gitme ihtiyacı duyarsa önce helaya gitsin.
Abdullah b. el-Erkam · Câmiu't-Tirmizî 142
1002
Pis yerden sürünen eteği ondan sonraki temiz yer temizler.
Abdurrahman b. Avf'ın ümmü veledi · Câmiu't-Tirmizî 143
1003
Peygamber, Ammâr'a yüz ve iki el için teyemmüm etmesini emretti.
Ammâr b. Yâsir · Câmiu't-Tirmizî 144
1004
Teyemmüm ancak yüz ve iki eldir: İbn Abbâs'ın âyetlerden delili.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 145
1005
Resûlullah cünüp olmadığı sürece her hâlde bize Kur'ân okuturdu.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 146
1006
Siz ancak kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 147
1007
Yahyâ b. Saîd'in Enes'ten rivayeti: Kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı olarak değil.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 148