Fihrist
Cihad ve Siyer (Savaş Hukuku) ile ilgili hadisler
Cihad ve Siyer (Savaş Hukuku) ile ilgili 476 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Hangi amel daha faziletlidir? Vaktinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihad.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 2782
2
Fetihten sonra hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda hemen çıkın.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2783
3
Âişe: "Biz de cihad etmeyelim mi?" dedi; Peygamber: "Cihadın en faziletlisi mebrûr bir hacdır" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2784
4
Mücahit savaşa çıktığında mescide girip ara vermeden namaz kılmaya ve iftarsız oruç tutmaya güç yetirebilir misin?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2785
5
İnsanların en faziletlisi Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden mümindir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 2786
6
Allah yolunda cihad eden kimsenin misali oruç tutan ve namaz kılan kimsenin misali gibidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2787
7
Ümmetimden bazı insanlar bana Allah yolunda bu denize binen gaziler olarak gösterildi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2788, 2789
8
Cennette Allah'ın, Allah yolunda cihad edenler için hazırladığı yüz derece vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2790
9
Beni daha güzel ve daha faziletli bir eve soktular ve: "Bu ev ise şehitlerin evidir" dediler.
Semüre · Sahîh-i Buhârî 2791
10
Allah yolunda bir sabah ya da bir akşam yürüyüşü, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2792
11
Cennette bir yay boyu kadar yer, güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2793
12
Allah yolunda bir akşam ve bir sabah yürüyüşü, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha faziletlidir.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2794
13
Ölen hiçbir kul dünyaya dönmek istemez; ancak şehit, şehitliğin faziletini gördüğü için dönüp yine öldürülmek ister.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2795
14
Cennet ehlinden bir kadın yeryüzü ehline baksaydı, aradaki her yeri aydınlatır ve güzel kokuyla doldururdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2796
15
Allah yolunda öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi çok isterdim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2797
16
Sancağı Zeyd, Ca'fer ve İbn Revâha alıp vuruldular; onların bizim yanımızda olmaları bizi sevindirmez.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2798
17
Ümmetimden bazı insanlar bana tahtlar üzerindeki krallar gibi bu yeşil denize binerken gösterildi.
Enes b. Mâlik, teyzesi Ümmü Harâm bint Milhân'dan · Sahîh-i Buhârî 2799, 2800
18
Mızrakla vurulan sahâbî: "Allahu ekber! Kâbe'nin Rabbine yemin ederim ki kazandım" dedi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2801
19
Sen kanayan bir parmaktan başka bir şey misin? Başına gelen de Allah yolundadır.
Cündeb b. Süfyân · Sahîh-i Buhârî 2802
20
Allah yolunda yaralanan kimse kıyamet günü rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olarak gelir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2803
21
Herakleios: "Peygamberler de böyledir; imtihan edilirler, sonra akıbet onların olur" dedi.
Abdullah b. Abbâs, Ebû Süfyân'dan · Sahîh-i Buhârî 2804
22
Ey Sa'd b. Muâz! Cennet! Nadr'ın Rabbine yemin ederim ki ben onun kokusunu Uhud'un berisinden alıyorum.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2805, 2806
23
Ahzâb sûresinden bir âyeti ancak şahitliği iki adamın şahitliği sayılan Huzeyme b. Sâbit'in yanında buldum.
Zeyd b. Sâbit · Sahîh-i Buhârî 2807
24
Müslüman ol, sonra savaş. Az amel etti, çok ecir aldı.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 2808
25
Ey Hârise'nin annesi! Cennette birçok cennetler vardır; senin oğlun da en yüce Firdevs'e erişti.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2809
26
Ganimet, şöhret ya da gösteriş için değil, Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 2810
27
Bir kulun ayakları Allah yolunda tozlanıp da ona ateş dokunması olacak şey değildir.
Ebû Abs Abdurrahman b. Cebr · Sahîh-i Buhârî 2811
28
Ammâr onları Allah'a çağırıyor, onlar ise onu ateşe çağırıyorlar.
İkrime · Sahîh-i Buhârî 2812
29
Cebrâîl Hendek dönüşü: "Silahı bıraktın; vallahi ben onu bırakmadım" deyip Benî Kurayza'yı işaret etti.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2813
30
Bi'r-i Maûne'yi öldürenlere otuz sabah beddua etti; onlar için: "Rabbimize kavuştuk; O bizden razı oldu" indirildi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2814
31
Uhud günü bazı insanlar sabahleyin şarap içtiler, sonra şehit olarak öldürüldüler.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2815
32
Niçin ağlıyor? -ya da: Ağlamasın- Melekler onu kanatlarıyla gölgelemeye devam ediyorlar.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2816
33
Cennete giren kimse dünyaya dönmek istemez; ancak şehit, gördüğü ikram sebebiyle dönüp on kez öldürülmeyi temenni eder.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2817
34
Bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır.
Ömer b. Ubeydullah'ın azatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr · Sahîh-i Buhârî 2818
35
Süleymân "inşallah" deseydi, çocuklarının hepsi süvariler olarak Allah yolunda cihad ederlerdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2819
36
Peygamber insanların en güzeli, insanların en cesuru ve insanların en cömerdiydi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2820
37
Şu dikenli ağaçlar sayısınca devem olsaydı aranızda paylaştırırdım; beni cimri, yalancı ve korkak bulmazdınız.
Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 2821
38
Allah'ım! Korkaklıktan, ömrün en düşkün çağına döndürülmekten, dünya fitnesinden ve kabir azabından sana sığınırım.
Amr b. Meymûn el-Evdî · Sahîh-i Buhârî 2822
39
Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve aşırı yaşlılıktan sana sığınırım.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2823
40
Talha, Sa'd, Mikdâd ve Abdurrahman b. Avf'tan hadis işitmedim; yalnız Talha'nın Uhud gününü anlattığını işittim.
Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 2824
41
Peygamber Fetih günü: "Fetihten sonra hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2825
42
Allah, biri diğerini öldüren ve ikisi de cennete giren iki adama güler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2826
43
İbn Saîd b. Âs: "Allah onu benim elimle şereflendirdi, beni onun eliyle alçaltmadı" dedi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2827
44
Ebû Talha Peygamber zamanında gaza yüzünden oruç tutmazdı; vefatından sonra bayramlar dışında hep oruçluydu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2828
45
Şehitler beştir: Tâundan ölen, karın hastalığından ölen, suda boğulan, enkaz altında kalan ve Allah yolunda şehit olan.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2829
46
Veba, her Müslüman için şehitliktir.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2830
47
İbn Ümmü Mektûm görme özrünü şikâyet edince "Mü'minlerden özür sahibi olanlar dışında oturanlar eşit olmaz" âyeti indi.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 2831
48
İbn Ümmü Mektûm: "Ey Allah'ın Resûlü! Cihada gücüm yetseydi elbette cihad ederdim" dedi; o âmâ bir adamdı.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2832
49
Onlarla (düşmanla) karşılaştığınızda sabredin.
Ebü'n-Nadr Sâlim · Sahîh-i Buhârî 2833
50
Allah'ım! Asıl hayat âhiret hayatıdır; Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2834
51
Allah'ım! Hayır ancak âhiretin hayrıdır; Ensâr'a ve Muhâcirlere bereket ver.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2835
52
Peygamber toprak taşıyor ve: "Sen olmasaydın doğru yolu bulamazdık" diyordu.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 2836
53
Ahzâb günü toprak taşırken: "Üzerimize sekînet indir, karşılaşırsak ayaklarımızı sabit kıl" diyordu.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 2837
54
Peygamber ile birlikte Tebük gazvesinden döndük.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2838
55
Medine'de arkamızda kalan topluluklar var ki hangi vadiye girdiysek bizimle beraberdir; onları özür alıkoydu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2839
56
Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah onun yüzünü ateşten yetmiş yıl uzaklaştırır.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 2840
57
Kim Allah yolunda bir çift infak ederse cennetin her kapısının bekçileri onu: "Ey filan, gel!" diye çağırır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2841
58
Benden sonra sizin için korktuğum şey, ancak yeryüzünün bereketlerinden size açılacak olanlardır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 2842
59
Kim Allah yolunda bir gaziyi donatırsa gerçekten gazaya katılmış olur.
Zeyd b. Hâlid · Sahîh-i Buhârî 2843
60
Ben ona acıyorum; kardeşi benimle birlikte öldürüldü.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2844
61
Resûlullah ile birlikteyken böyle yapmazdık; hasımlarınıza ne kötü şey alıştırdınız!
Mûsâ b. Enes şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 2845
62
Her peygamberin bir havârîsi vardır; benim havârîm de Zübeyr'dir.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 2846
63
Hendek günü Peygamber üç defa çağırdı, Zübeyr gönüllü oldu: Benim havârîm de Zübeyr b. Avvâm'dır.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2847
64
Siz ikiniz ezan okuyun, kamet getirin ve ikinizden büyük olanınız size imam olsun.
Mâlik b. Huveyris · Sahîh-i Buhârî 2848
65
Atların alınlarında kıyamet gününe kadar hayır vardır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2849
66
Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır bağlanmıştır.
Urve b. Ca'd · Sahîh-i Buhârî 2850
67
Bereket atların alınlarındadır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2851
68
Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır bağlanmıştır: sevap ve ganimet.
Urve el-Bârikî · Sahîh-i Buhârî 2852
69
Allah yolunda iman ve tasdikle at besleyenin, atının tokluğu, kanması, tezeği ve idrarı kıyamet günü mîzanındadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2853
70
Ebû Katâde, Cerâde denilen atına binip bir yaban eşeği avladı; Peygamber de onun budunu alıp yedi.
Abdullah b. Ebû Katâde, babası Ebû Katâde'den · Sahîh-i Buhârî 2854
71
Bizim bahçemizde Peygamber'in Luhayf denilen bir atı vardı.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2855
72
Ufeyr denilen eşeğin üzerinde terkisindeydim: "Ey Muâz! Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir, bilir misin?"
Muâz · Sahîh-i Buhârî 2856
73
Peygamber bizim Mendûb denilen atımızı ödünç aldı: "Korkulacak bir şey görmedik; onu da bir deniz gibi bulduk."
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2857
74
Uğursuzluk ancak üç şeydedir: atta, kadında ve evde.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2858
75
Eğer uğursuzluk bir şeyde varsa, kadında, atta ve meskendedir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2859
76
At üç kişi içindir: Bir adam için sevap, bir adam için örtü, bir adam için günah yüküdür; eşekler hakkında soruldu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2860
77
Câbir'in devesini satın alıp bedelini ödeyen Peygamber: "Bedel de deve de senindir" buyurdu.
Ebü'l-Mütevekkil en-Nâcî · Sahîh-i Buhârî 2861
78
Peygamber, Ebû Talha'nın Mendûb denilen atını ödünç alıp bindi ve onu bir deniz gibi bulduğunu söyledi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2862
79
Resûlullah ata iki pay, sahibine de bir pay verdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2863
80
Huneyn günü Resûlullah kaçmadı; beyaz katırının üzerinde: "Ben peygamberim, yalan yok" diyordu.
Ebû İshâk · Sahîh-i Buhârî 2864
81
Peygamber ayağını üzengiye koyup devesi dikilince Zülhuleyfe mescidinin yanından telbiye getirirdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2865
82
Peygamber onları, üzerinde eyer olmayan çıplak bir atın üzerinde, boynunda kılıç asılı olarak karşıladı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2866
83
Peygamber Ebû Talha'nın ağır yürüyen atına bindi; at bundan sonra koşuda geçilemez oldu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2867
84
Peygamber idmanlı atları Hafyâ'dan Seniyyetü'l-Vedâ'a, idmansızları Seniyye'den Benî Züreyk mescidine koşturdu.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2868
85
Peygamber idmansız atlar arasında Seniyye'den Benî Züreyk mescidine kadar yarış düzenledi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2869
86
Resûlullah idmanlı atları Hafyâ'dan saldı; varış noktaları Seniyyetü'l-Vedâ idi, arası altı ya da yedi mildi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2870
87
Peygamber'in devesine Adbâ denirdi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2871
88
Dünyadan yükselen her şeyi alçaltmak Allah üzerine bir haktır.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2872
89
Peygamber beyaz katırından, silahından ve sadaka olarak bıraktığı bir araziden başka bir şey bırakmadı.
Amr b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 2873
90
Vallahi Peygamber dönüp kaçmadı; fakat insanların aceleci olanları kaçtı.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 2874
91
Cihad için izin isteyen Âişe'ye Peygamber: "Sizin (kadınların) cihadınız hactır" buyurdu.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 2875
92
Hanımları cihadı sorunca Peygamber: "Hac ne güzel cihaddır!" buyurdu.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 2876
93
Ümmetimden bazı insanlar Allah yolunda yeşil denize binerler; onlar tahtlar üzerindeki krallar gibidir.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2877, 2878
94
Peygamber bir gazvede hanımları arasında kura çekti, kura Âişe'ye çıktı ve onu yanında götürdü.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2879
95
Uhud günü Âişe ile Ümmü Süleym su tulumlarını sırtlarında taşıyıp insanların ağızlarına boşaltıyorlardı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2880
96
Ömer: "Ümmü Selît daha layıktır; çünkü o, Uhud günü bize su tulumlarını taşıyordu" dedi.
Sa'lebe b. Ebû Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2881
97
Peygamber ile birlikte bulunur, su verir, yaralıları tedavi eder ve ölüleri Medine'ye geri götürürdük.
Rubeyyi' bint Muavviz · Sahîh-i Buhârî 2882
98
Peygamber ile gazaya çıkar, insanlara su verip hizmet eder, yaralıları ve ölüleri Medine'ye götürürdük.
Rubeyyi' bint Muavviz · Sahîh-i Buhârî 2883
99
Allah'ım, Ubeyd Ebû Âmir'i bağışla.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 2884
100
Peygamber: "Keşke ashabımdan salih bir adam bu gece beni beklese!" deyince Sa'd b. Ebû Vakkâs geldi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2885
101
Dinarın, dirhemin, kadife örtünün ve çizgili elbisenin kulu kahrolsun! Verilirse razı olur, verilmezse olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2886
102
Allah yolunda atının dizginini tutan, saçı başı dağınık, ayakları tozlu kula ne mutlu!
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2887
103
Cerîr: "Ensâr'ın bir şey yaptığını gördüm; onlardan kimi bulsam mutlaka ona ikram ederim" dedi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2888
104
Hayber dönüşü Uhud görününce Peygamber: "Bu, bizi seven, bizim de onu sevdiğimiz bir dağdır" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2889
105
Oruç tutmayanlar bugün sevabı alıp götürdüler.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2890
106
Her eklem için her gün sadaka gerekir; birini bineğine bindirmek ya da yükünü kaldırmak sadakadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2891
107
Allah yolunda bir gün nöbet (ribât) tutmak dünyadan ve üzerindekilerden hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2892
108
Peygamber Ebû Talha'ya: "Hayber'e çıkıncaya kadar bana hizmet edecek, gençlerinizden bir genç ara" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2893
109
Ümmetimden, tahtlar üzerindeki krallar gibi denize binen bir topluluğa hayret ettim.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2894, 2895
110
Siz ancak zayıflarınız sayesinde yardım görmüyor ve rızıklandırılmıyor musunuz?
Mus'ab b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2896
111
Gazaya çıkanlara, aranızda Peygamber'e arkadaşlık etmiş biri var mı diye sorulacak ve onlara fetih nasip olacak.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 2897
112
Kişi, insanlara görünen o ki cennet ehlinin amelini işler, oysa o cehennem ehlindendir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2898
113
Ey İsmâîloğulları, atın! Çünkü babanız (iyi) bir okçuydu.
Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Buhârî 2899
114
Bedir günü Peygamber: "Size yaklaştıklarında oklarınızı kullanın" buyurdu.
Ebû Üseyd · Sahîh-i Buhârî 2900
115
Habeşliler mızraklarıyla oynarken onları taşlayan Ömer'e Peygamber: "Bırak onları ey Ömer!" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2901
116
Ebû Talha Peygamber ile tek kalkanla korunur; ok attığında Peygamber uzanıp okunun düştüğü yere bakardı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2902
117
Peygamber'in miğferi kırılıp yüzü kanayınca Ali kalkanla su taşıyor, Fâtıma da onu yıkıyordu.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 2903
118
Peygamber Benî Nadîr mallarından ailesine yıllık nafakasını verir, kalanını Allah yolunda silah ve ata ayırırdı.
Ömer · Sahîh-i Buhârî 2904
119
Peygamber Sa'd'a: "At, anam babam sana feda olsun!" buyurdu.
Ali · Sahîh-i Buhârî 2905
120
Bayram günü siyahiler kalkan ve mızraklarla oynarken Peygamber: "Haydi, Erfide oğulları!" diyordu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2906, 2907
121
Peygamber, Ebû Talha'nın eğersiz atıyla boynunda kılıç asılı gelip: "Korkmayın, korkmayın!" diyordu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2908
122
Fetihleri, kılıçlarının süsü altın ve gümüş değil, sinir, kurşun ve demir olan bir topluluk yaptı.
Ebû Ümâme · Sahîh-i Buhârî 2909
123
Uyurken kılıcını çekip "Seni benden kim koruyacak?" diyen bedeviye Peygamber: "Allah" dedi ve onu cezalandırmadı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2910
124
Uhud günü Peygamber'in kanı durmayınca Fâtıma bir hasırı kül oluncaya kadar yakıp yarasına yapıştırdı.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 2911
125
Peygamber silahından, beyaz bir katırdan ve sadaka yaptığı bir araziden başka bir şey bırakmadı.
Amr b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 2912
126
"Seni kim koruyacak?" diyen adama Peygamber "Allah" deyince adam kılıcı kınına soktu.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2913
127
Ebû Katâde'nin mızrağıyla avladığı yaban eşeği için Peygamber: "O, Allah'ın size yedirdiği bir yiyecektir" buyurdu.
Ebû Katâde · Sahîh-i Buhârî 2914
128
Allah'ım, ahdini ve vaadini senden istiyorum; Allah'ım, dilersen bugünden sonra sana ibadet edilmez.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2915
129
Resûlullah vefat ettiğinde zırhı otuz sâ' arpa karşılığında bir Yahudinin yanında rehin bulunuyordu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2916
130
Cimri ile sadaka verenin misali, elleri köprücük kemiklerine sıkışmış, demir cübbeli iki adam gibidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2917
131
Peygamber, Şam işi cübbesinin yenleri dar olunca ellerini alttan çıkarıp abdest aldı ve mestlerine meshetti.
Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 2918
132
Peygamber, Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr'e kaşıntıları sebebiyle ipek gömlek giyme ruhsatı verdi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2919
133
Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr bitten şikâyet edince Peygamber onlara ipek giyme ruhsatı verdi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2920
134
Peygamber, Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvâm'a ipek giyme ruhsatı verdi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2921
135
Abdurrahman ile Zübeyr'e kaşıntıları sebebiyle (ipek giyme) ruhsatı verildi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2922
136
Peygamber kürek kemiğinden bıçakla et kesip yedi, sonra namaza çağrılınca abdest almadan kıldı.
Amr b. Ümeyye · Sahîh-i Buhârî 2923
137
Ümmetimden denizde gazaya çıkan ilk ordu (cenneti) hak etmiştir.
Umeyr b. Esved el-Ansî, Ümmü Harâm'dan · Sahîh-i Buhârî 2924
138
Yahudilerle savaşacaksınız; öyle ki onlardan biri taşın arkasına saklanacak.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2925
139
Siz Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz; arkasında Yahudi bulunan taş: Ey müslüman, onu öldür, diyecektir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2926
140
Kıyamet alametlerinden biri, kıldan ayakkabılar giyen bir kavimle savaşmanızdır.
Amr b. Tağlib · Sahîh-i Buhârî 2927
141
Küçük gözlü, kırmızı yüzlü, basık burunlu Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2928
142
Ayakkabıları kıldan olan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2929
143
Huneyn günü Peygamber katırından inip yardım diledi ve ashabını saf düzenine soktu.
Ebû İshâk, Berâ'dan · Sahîh-i Buhârî 2930
144
Ahzâb günü: Allah evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun; güneş batıncaya kadar bizi orta namazdan alıkoydular.
Ali · Sahîh-i Buhârî 2931
145
Peygamber kunutta Seleme b. Hişâm, Velîd b. Velîd ve Ayyâş b. Ebû Rebîa'nın kurtuluşu için dua ederdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2932
146
Resûlullah Ahzâb günü müşriklere beddua etti: Allah'ım, onları bozguna uğrat ve sars.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Buhârî 2933
147
Kâbe'nin gölgesinde namaz kılarken üzerine deve artığı atılan Peygamber Kureyş'e beddua etti.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2934
148
Yahudiler es-Sâmu aleyke deyince Âişe onlara lanet etti; Peygamber ise ve aleyküm demekle yetindi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2935
149
Resûlullah Kayser'e yazdı: Eğer yüz çevirirsen, köylülerin günahı senin üzerinedir.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2936
150
Devs isyan etti, onlara beddua et denilince: Allah'ım! Devs'e hidayet ver ve onları getir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2937
151
Rumlar mühürsüz mektup okumaz denilince Peygamber gümüşten bir yüzük edindi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2938
152
Kisrâ mektubu yırtınca Peygamber onların paramparça edilmeleri için beddua etti.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2939
153
Kayser, Dıhye ile gelen mektup üzerine Ebû Süfyân'ı huzuruna çağırıp Peygamber hakkında sorular sordu.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2940, 2941
154
Önce onları İslâm'a davet et; senin vasıtanla tek bir adamın hidayete ermesi kırmızı develerden hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2942
155
Resûlullah bir kavme gaza ettiğinde ezan işitirse vazgeçer, işitmezse sabah olduktan sonra baskın yapardı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2943
156
Enes'in diğer tariki: Peygamber gazaya çıktığında ezan işitmezse sabah baskın yapardı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2944
157
Hayber Yahudileri kürek ve zenbilleriyle çıkıp Peygamber'i görünce: Muhammed ve ordusu! dediler.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2945
158
İnsanlarla, Lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2946
159
Resûlullah bir gazveye çıkmak istediğinde mutlaka başka bir yeri kastediyormuş gibi gösterirdi.
Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2947
160
Tebük gazvesinde Resûlullah, hazırlansınlar diye gideceği yönü müslümanlara açıkça bildirdi.
Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2948
161
Resûlullah bir yolculuğa çıktığında pek nadiren perşembe gününden başka bir günde çıkardı.
Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2949
162
Peygamber Tebük gazvesine perşembe günü çıktı; perşembe günü yola çıkmayı severdi.
Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2950
163
Zülhuleyfe'de ikindiyi iki rekât kıldı; ashabın hac ve umre için birlikte yüksek sesle telbiye getirdiğini işittim.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2951
164
Zilkade'nin bitmesine beş gece kala, yalnızca haccı düşünerek Resûlullah ile birlikte yola çıktık.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2952
165
Peygamber Ramazan'da yolculuğa çıktı; Kedîd'e varıncaya kadar oruç tuttu, sonra orucunu açtı.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2953
166
Ateşle ancak Allah azap eder; o iki adamı yakalarsanız öldürün.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2954
167
Masiyet emredilmedikçe dinlemek ve itaat etmek haktır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2955
168
İmam ancak bir kalkandır; onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2956, 2957
169
Ertesi yıl, altında biat ettiğimiz ağaç üzerinde içimizden iki kişi bile birleşmedi; bu Allah'tan bir rahmetti.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2958
170
İbn Hanzala ölüm üzerine biat alıyor denilince: Resûlullah'tan sonra bunun üzerine kimseye biat etmem.
Abdullah b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 2959
171
Ey İbn Ekva'! Biat etmeyecek misin? Biat ettim deyince: Bir daha, buyurdu.
Seleme · Sahîh-i Buhârî 2960
172
Biz o kimseleriz ki yaşadığımız sürece ebediyen cihad üzerine Muhammed'e biat ettik.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2961
173
Hicret, ehli için geçip gitti; İslâm ve cihad üzerine biat alırım.
Mücâşi' · Sahîh-i Buhârî 2962, 2963
174
Dünyadan geriye kalan, duru suyu içilmiş de bulanığı kalmış bir su birikintisi gibidir.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2964
175
Düşmanla karşılaştığınızda sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır.
Ömer b. Ubeydullah'ın âzatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr · Sahîh-i Buhârî 2965, 2966
176
Câbir, Medine'ye kadar binme şartıyla devesini Peygamber'e sattı; Peygamber bedelini verip deveyi de geri verdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2967
177
Medine'de korku baş gösterince Resûlullah Ebû Talha'nın atına bindi: Bir şey görmedik, buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2968
178
Ebû Talha'nın ağır yürüyen atı, Peygamber binince öyle hızlandı ki o günden sonra hiç geçilmedi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2969
179
Allah yolunda verdiğim atı satın alayım mı diye sordum: Onu satın alma ve sadakandan dönme, buyurdu.
Ömer b. Hattâb · Sahîh-i Buhârî 2970
180
Ömer Allah yolunda verdiği atı satın almak isteyince: Onu satın alma ve sadakandan dönme.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2971
181
Ümmetime zor gelmeseydi hiçbir seriyyeden geri kalmazdım; fakat onları taşıyacak binek bulamıyorum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2972
182
Elini sana uzatsın da sen onu aygırın kemirdiği gibi kemiresin mi?
Ya'lâ · Sahîh-i Buhârî 2973
183
Resûlullah'ın sancaktarı olan Kays b. Sa'd el-Ensârî hacca gitmek istedi ve saçını taradı.
Sa'lebe b. Ebû Mâlik el-Kurazî · Sahîh-i Buhârî 2974
184
Gözü ağrıyan Ali geride kalmayıp Hayber'de yetişti; Resûlullah sancağı ona verdi, Allah da fethi nasip etti.
Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Buhârî 2975
185
Peygamber sana sancağı buraya dikmeni emretmişti.
Nâfi' b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 2976
186
Ben cevâmi'u'l-kelim ile gönderildim, korku ile yardım olundum ve hazinelerin anahtarları elime konuldu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2977
187
İbn Ebû Kebşe'nin işi gerçekten büyüdü; Benü'l-Asfar'ın kralı bile ondan korkuyor.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2978
188
Onu ikiye böl; birisiyle tulumu, diğeriyle azık dağarcığını bağla.
Esmâ · Sahîh-i Buhârî 2979
189
Peygamber zamanında kurban etlerini Medine'ye dönerken azık olarak yanımıza alırdık.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2980
190
Hayber yılında Sahbâ'da Peygamber'e kavuttan başka yiyecek getirilmedi; onu çiğneyip yedik ve içtik.
Süveyd b. Nu'mân · Sahîh-i Buhârî 2981
191
İnsanlara seslen, azıklarından artakalanı getirsinler.
Seleme · Sahîh-i Buhârî 2982
192
Üç yüz kişi olarak azığımızı boyunlarımızda taşıyarak çıktık; bizden biri her gün bir hurma yiyordu.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 2983
193
Ashabın hac ve umre sevabıyla dönüyor, ben ise hacdan fazlasını yapmadım.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 2984
194
Peygamber, Âişe'yi terkime almamı ve ona Ten'îm'den umre yaptırmamı bana emretti.
Abdurrahman b. Ebû Bekir es-Sıddîk · Sahîh-i Buhârî 2985
195
Ebû Talha'nın terkisindeydim; onlar hac ve umrenin ikisi için birden yüksek sesle telbiye ediyorlardı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2986
196
Resûlullah, semerinin üzerinde kadife bir örtü bulunan bir merkebe bindi ve Üsâme'yi arkasına aldı.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 2987
197
Fetih günü Resûlullah, Üsâme'yi devesinin terkisine almış olarak Mekke'nin yukarısından geldi ve Kâbe'ye girdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2988
198
Adama bineği hususunda yardım edip onu bindirmek ya da yükünü üzerine kaldırmak sadakadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2989
199
Resûlullah, Kur'an ile düşman toprağına sefer yapılmasını yasakladı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2990
200
Peygamber Hayber'de ellerini kaldırıp "Allahu ekber, Hayber harap oldu" dedi; sonra eşek etleri yasaklandı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 2991
201
Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz ne sağır birine ne de uzakta olana dua ediyorsunuz, O sizinle beraberdir.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Buhârî 2992
202
Yükseğe çıktığımızda tekbir getirir, aşağı indiğimizde tesbih ederdik.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2993
203
Yükseğe çıktığımızda tekbir getirir, yokuş aşağı indiğimizde tesbih ederdik.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 2994
204
Allah vaadini yerine getirdi, kuluna yardım etti ve düşman toplulukları tek başına bozguna uğrattı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2995
205
Kul hastalandığı ya da yolculuğa çıktığı zaman, mukim ve sağlıklıyken yaptığı amellerin benzeri onun için yazılır.
İbrâhîm Ebû İsmâil es-Seksekî · Sahîh-i Buhârî 2996
206
Hendek günü çağrıya üç kez Zübeyr koştu; Peygamber: "Her peygamberin bir havârîsi vardır, benimki Zübeyr'dir" dedi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2997
207
İnsanlar yalnızlıkta benim bildiğimi bilselerdi, hiçbir binekli gece tek başına yol yürümezdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2998
208
Peygamber Veda haccında anak yürüyüşüyle gider, boş bir yer bulunca daha hızlı olan nass yürüyüşüne geçerdi.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 2999
209
İbn Ömer, Safiyye'nin ağır hastalığını duyunca yürüyüşünü hızlandırdı ve akşam ile yatsıyı birleştirerek kıldı.
Eslem · Sahîh-i Buhârî 3000
210
Yolculuk azaptan bir parçadır; sizden birini uykusundan, yemesinden ve içmesinden alıkoyar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3001
211
Onu satın alma ve sadakandan geri dönme.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3002
212
Bir dirheme bile olsa onu satın alma; çünkü hibesinden geri dönen, kusmuğuna dönen köpek gibidir.
Ömer b. Hattâb · Sahîh-i Buhârî 3003
213
Annen baban hayatta mı? O halde onlara hizmet uğrunda cihad et.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 3004
214
Hiçbir devenin boynunda yay kirişinden bir gerdanlık ya da herhangi bir gerdanlık kesilmeden kalmasın.
Ebû Beşîr el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 3005
215
Falan gazveye yazıldım, karım da hacca çıktı, diyen adama: "Git, karınla birlikte hac yap" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3006
216
Ne bilirsin, belki de Allah Bedir ehline muttali olmuş ve "Dilediğinizi yapın, sizi bağışladım" demiştir.
Ali · Sahîh-i Buhârî 3007
217
Bedir'de elbisesiz getirilen Abbâs'a Abdullah b. Übey'in gömleği uydu; Peygamber onu ona giydirdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3008
218
Ağır ağır git, onları İslam'a davet et; Allah'ın senin vasıtanla bir adamı hidayete erdirmesi daha hayırlıdır.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 3009
219
Allah, cennete zincirler içinde girecek bir topluluğa taaccüp eder.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3010
220
Üç kişiye ecirleri iki kez verilir: cariyesini eğitip azat ederek evlenen, Peygamber'e iman eden kitap ehli ve köle.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 3011
221
Gece baskınında isabet edilen müşrik kadın ve çocukları hakkında: "Onlar da onlardandır" buyurdu.
Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Buhârî 3012
222
Süfyân'ın Zührî'den tariki: Müşriklerin çocukları hakkında "Onlar da onlardandır" buyurdu.
Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Buhârî 3013
223
Gazvelerin birinde öldürülmüş bir kadın bulununca Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kınadı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3014
224
Öldürülmüş bir kadın bulununca Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini yasakladı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3015
225
Ateşle ancak Allah azap eder; onları bulursanız öldürün.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3016
226
Allah'ın azabıyla (kimseye) azap etmeyin.
İkrime · Sahîh-i Buhârî 3017
227
Ukl kabilesinden sekiz kişi çobanı öldürüp develeri sürüp götürdü ve Müslüman olduktan sonra kâfir oldu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3018
228
Seni bir karınca ısırdı diye Allah'ı tesbih eden ümmetlerden bir ümmeti yaktın!
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3019
229
Allah'ım! Onu sabit kıl; onu doğru yolu gösteren ve doğru yolda olan biri kıl.
Cerîr · Sahîh-i Buhârî 3020
230
Peygamber, Benî Nadîr'in hurmalıklarını yaktı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3021
231
Hicaz ehlinin tüccarı Ebû Râfi'in ölüm haberlerini işitinceye kadar ayrılmadım.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3022
232
Abdullah b. Atîk gece Ebû Râfi'in evine girdi ve uyurken onu öldürdü.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3023
233
Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; karşılaşınca sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır.
Ömer b. Ubeydullah'ın azatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr · Sahîh-i Buhârî 3024, 3025
234
Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; onlarla karşılaştığınızda ise sabredin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3026
235
Kisrâ helak oldu, ondan sonra Kisrâ olmayacak; Kayser de helak olacak; hazineleri Allah yolunda paylaştırılacak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3027, 3028
236
Peygamber savaşı "hile" diye adlandırdı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3029
237
Harp hiledir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3030
238
Ka'b b. Eşref Allah'a ve Resûlü'ne eziyet etti; Muhammed b. Mesleme fırsat bulup onu öldürdü.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3031
239
Muhammed b. Mesleme: "Bana izin ver de (Ka'b'a istediğimi) söyleyeyim" dedi; Peygamber: "İzni verdim" buyurdu.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 3032
240
İbn Sayyâd'ın annesi onu uyarınca Peygamber: "Onu bıraksaydı (durumunu) açığa çıkarırdı" buyurdu.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3033
241
Allah'ım! Sen olmasaydın doğru yolu bulamazdık; ne sadaka verirdik ne de namaz kılardık.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 3034
242
Müslüman olduğumdan beri Peygamber beni hiç alıkoymadı ve beni her gördüğünde yüzüme gülümsedi.
Cerîr · Sahîh-i Buhârî 3035, 3036
243
Bir hasır yakıldı ve külü Resûlullah'ın yarasına dolduruldu; Fâtıma da yüzündeki kanı yıkıyordu.
Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 3037
244
Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin; birbirinizle uyumlu olun, ayrılığa düşmeyin.
Ebû Bürde'nin dedesi · Sahîh-i Buhârî 3038
245
Kuşların bizi kaptığını görseniz bile size haber gönderinceye kadar bu yerinizden ayrılmayın.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3039
246
Resûlullah insanların en güzeli, en cömerdi ve en cesuruydu; korkan Medinelileri eyersiz bir atla karşıladı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 3040
247
Ey İbnü'l-Ekva'! Galip geldin; artık yumuşak davran.
Seleme · Sahîh-i Buhârî 3041
248
Huneyn günü Resûlullah arkasını dönmedi; katırından inip: Ben peygamberim, yalan yok, dedi.
Ebû İshâk · Sahîh-i Buhârî 3042
249
Efendinize doğru kalkın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 3043
250
İbn Hatal Kâbe'nin örtülerine tutunmuş (duruyor); Resûlullah: "Onu öldürün" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3044
251
Âsım b. Sâbit: "Vallahi bugün bir kâfirin himayesine inmem. Allah'ım! Durumumuzu Peygamberine haber ver."
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3045
252
Esiri kurtarın, açı doyurun ve hastayı ziyaret edin.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 3046
253
Sahifede ne var? Diyet, esirin kurtarılması ve bir Müslümanın bir kâfire karşılık öldürülmemesi.
Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 3047
254
Ensâr Abbâs'ın fidyesini bırakmak için izin isteyince: "Ondan bir dirhem bile bırakmayın" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3048
255
Abbâs: "Bana ver; kendimin de Akîl'in de fidyesini ödedim" dedi; Peygamber: "Al" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 3049
256
Bedir esirleri arasında gelen Cübeyr: Peygamber'i akşam namazında Tûr sûresini okurken işittim.
Bedir esirleri arasında gelmiş olan Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 3050
257
Müşriklerden bir casus gelip oturdu, sonra sıvıştı; Peygamber: "Onu arayın ve öldürün" buyurdu.
Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Buhârî 3051
258
Ömer'in vasiyeti: Zimmîlere verilen ahde vefa gösterilsin, onlar için savaşılsın, güçlerinin üstünde yük yüklenmesin.
Ömer · Sahîh-i Buhârî 3052
259
Müşrikleri Arap yarımadasından çıkarın; elçi heyetlerine benim hediye verdiğim gibi hediye verin.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3053
260
Ömer, elçi heyetleri için süslenmesine ipek hulle getirince: "Bu, (âhirette) nasibi olmayanın elbisesidir."
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3054
261
Eğer o (Deccâl) ise ona asla musallat kılınmazsın; o değilse onu öldürmende senin için bir hayır yoktur.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3055
262
Deccâl hakkında hiçbir peygamberin söylemediği bir söz söyleyeceğim: O tek gözlüdür; Allah ise tek gözlü değildir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3056, 3057
263
Akîl bize bir ev bıraktı mı ki? Yarın Kureyş'in küfür üzerine anlaştığı Benî Kinâne Hayfı'na ineceğiz.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 3058
264
Mazlumun bedduasından sakın; çünkü mazlumun bedduası kabul olunur.
Eslem · Sahîh-i Buhârî 3059
265
İnsanlardan İslâm'ı diliyle söyleyenleri bana yazın; biz de ona bin beş yüz adam yazdık.
Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 3060
266
Falan gazveye yazıldım, hanımım hacca gidiyor; Peygamber: "Dön ve hanımınla birlikte haccet" buyurdu.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3061
267
Cennete ancak Müslüman olan bir can girer; Allah bu dini günahkâr bir adamla da destekler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3062
268
Sancağı Zeyd aldı ve şehit düştü, sonra Ca'fer, sonra İbn Revâha; sonra Hâlid emir tayin edilmeden aldı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3063
269
Kavmimize bizden haber ulaştırın ki biz Rabbimize kavuştuk; O bizden razı oldu, bizi de razı etti.
Enes · Sahîh-i Buhârî 3064
270
Peygamber bir kavme galip geldiğinde onların meydanında üç gece kalırdı.
Ebû Talha · Sahîh-i Buhârî 3065
271
Peygamber, Huneyn ganimetlerini taksim ettiği Ci'râne'den umreye niyet etti.
Enes · Sahîh-i Buhârî 3066
272
Düşmanın ele geçirdiği atı, müslümanlar galip gelince Resûlullah zamanında İbn Ömer'e geri verildi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3067
273
İbn Ömer'in Rumlara kaçan kölesini Hâlid b. Velîd ele geçirip ona geri verdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 3068
274
Düşman İbn Ömer'in atını ele geçirdi; düşman bozguna uğrayınca Hâlid atını ona geri verdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3069
275
Ey Hendek ehli! Câbir bir sûr (ziyafet yemeği) hazırladı; haydi gelin!
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3070
276
Eskit ve yenisini giy, sonra eskit ve yenisini giy, sonra eskit ve yenisini giy!
Hâlid b. Saîd'in kızı Ümmü Hâlid · Sahîh-i Buhârî 3071
277
Kıh kıh! Bizim sadaka yemediğimizi bilmiyor musun?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3072
278
Kıyamet günü sizden birini, boynunda meleyen bir koyun olduğu hâlde bana yardım dilerken bulmayayım.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3073
279
Peygamber'in yükünün başındaki Kirkire için: "O ateştedir" buyurdu; ganimetten çaldığı bir aba bulundu.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 3074
280
Kanı akıtan ve üzerine Allah'ın adı anılan hayvanı ye; diş ve tırnak hariç.
Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Buhârî 3075
281
Allah'ım! Onu at üzerinde sabit kıl, onu doğru yolu gösteren ve doğru yola erdirilmiş biri yap!
Cerîr b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3076
282
Hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda hemen çıkın.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3077
283
Mekke'nin fethinden sonra hicret yoktur; fakat ona İslâm üzerine biat alırım.
Mücâşi' b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 3078, 3079
284
Allah, Peygamber'ine Mekke'nin fethini nasip ettiğinden beri hicret sona erdi.
Atâ · Sahîh-i Buhârî 3080
285
Belki de Allah Bedir ehline muttali olmuş ve: "Dilediğinizi yapın" demiştir.
Sa'd b. Ubeyde, Osman taraftarı olan Ebû Abdurrahman'den · Sahîh-i Buhârî 3081
286
İbn Ca'fer: "Resûlullah'ı karşıladığımızda bizi bineğine bindirdi, seni bıraktı" dedi.
İbn Ebû Müleyke · Sahîh-i Buhârî 3082
287
Çocuklarla birlikte Resûlullah'ı karşılamak için Senîyyetü'l-Vedâ'a gittik.
Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 3083
288
İnşallah dönüyoruz; tövbe ederek, ibadet ederek, Rabbimize hamd ederek, secde ederek dönüyoruz.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3084
289
Usfân dönüşünde Peygamber'in devesi tökezledi; Ebû Talha: "Allah beni sana feda etsin!" dedi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3085
290
Ebû Talha: "Sana bir şey oldu mu?" dedi; Peygamber: "Hayır, fakat sen kadına bak!" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3086
291
Seferden Medine'ye geldiğimizde Peygamber bana: "Mescide gir ve iki rekât namaz kıl" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3087
292
Peygamber kuşluk vakti seferden döndüğünde mescide girer ve oturmadan önce iki rekât namaz kılardı.
Ka'b · Sahîh-i Buhârî 3088
293
Resûlullah Medine'ye geldiğinde bir deve ya da bir sığır kesti.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3089
294
Bir seferden geldim; Peygamber: "İki rekât namaz kıl" buyurdu.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 3090
295
Daveti almış düşmana önceden bildirmeden baskın yapılabilir; Mustalik oğullarına böyle yapıldı.
İbn Avn · Sahîh-i Müslim 1730 a
296
İbn Ebû Adî tarikiyle: Mustalik baskınında Hâris'in kızı Cüveyriye esir alındı.
Sahîh-i Müslim 1730 b
297
Resûlullah komutanlara takva, ganimete hıyanet etmeme, çocuk öldürmeme ve düşmanı önce İslâm'a davet etmeyi emretti.
Büreyde · Sahîh-i Müslim 1731 a, b
298
Abdussamed'in Şu'be'den rivayeti: Resûlullah seriyye gönderdiğinde emîre takvayı tavsiye ederdi.
Sahîh-i Müslim 1731 c
299
Hüseyn b. el-Velîd tarikiyle: Resûlullah komutanlara düşmanı önce İslâm'a davet etmeyi emretti.
Sahîh-i Müslim 1731 d
300
Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1732
301
Görevliler kolaylaştırmalı, müjdelemeli ve birbiriyle uyum içinde olmalıdır.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1733 a
302
Saîd b. Ebû Bürde'den diğer tarikler: Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.
Sahîh-i Müslim 1733 b
303
Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; gönülleri yatıştırın, nefret ettirmeyin.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1734
304
Kıyamet günü her ahdini bozan için onu teşhir eden bir sancak dikilir.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1735 a
305
Eyyûb ve Sahr tarikiyle: Kıyamet günü ahdini bozan için bir sancak dikilir.
Sahîh-i Müslim 1735 b
306
Vefasız kıyamet günü dikilen bir sancakla teşhir edilir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1735 c
307
Kıyamet günü her vefasız için bir sancak vardır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1735 d
308
Ahdini bozan kıyamette sancakla teşhir edilir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1736 a
309
Şu'be tarikiyle: Ahdini bozan için kıyamette sancak dikilir; "falanın vefasızlığı" sözü yok.
Sahîh-i Müslim 1736 b
310
Her vefasız kıyamette kendisiyle tanınacağı bir sancakla gelir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1736 c
311
Vefasız kıyamette sancağıyla tanınır.
Enes · Sahîh-i Müslim 1737
312
Kıyamet günü her vefasızın arkasında bir sancak bulunur.
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1738 a
313
Vefasızlığın en büyüğü, halkın yöneticisinin vefasızlığıdır.
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1738 b
314
Harp hiledir.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1739
315
Savaşta düşmanı aldatmak caizdir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1740
316
Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; karşılaşınca sabredin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1741
317
Düşmanla karşılaşmayı istemeyin, afiyet dileyin; karşılaşınca sabredin, cennet kılıçların gölgesindedir.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 1742 a
318
Resûlullah düşman birliklerinin bozguna uğraması için dua etti.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 1742 b
319
Vekî'in İsmâil'den rivayeti: Resûlullah "düşman birliklerini bozguna uğratan" diye dua etti.
Sahîh-i Müslim 1742 c
320
İbn Uyeyne'nin İsmâil'den rivayeti: Kitabı indiren, bulutları yürüten Allah'ım, onları boz.
Sahîh-i Müslim 1742 d
321
Resûlullah Uhud'da, müminlerin yok olması hâlinde yeryüzünde Allah'a ibadet edilmeyeceğini söyleyerek dua etti.
Enes · Sahîh-i Müslim 1743
322
Resûlullah savaşta kadın ve çocukların öldürülmesini kınadı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1744 a
323
Savaşta kadınları ve çocukları öldürmek yasaktır.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1744 b
324
Gece baskınında kasıtsız isabet eden müşrik kadın ve çocukları, ebeveynlerinin hükmündedir.
Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Müslim 1745 a
325
Gece baskınında kasıtsız ölen müşrik çocukları ebeveynlerinin hükmündedir.
Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Müslim 1745 b
326
Baskında kasıtsız isabet eden müşrik çocukları babalarının hükmündedir.
Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Müslim 1745 c
327
Nadîr oğullarının hurmalıklarının kesilip yakılması Allah'ın izniyle oldu.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1746 a
328
Nadîr oğullarının hurmalıklarını kesip yakma hakkında Haşr sûresinin âyeti indi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1746 b
329
Resûlullah savaş gereği Nadîr oğullarının hurmalıklarını yaktı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1746 c
330
Önceki ümmetlere ganimet helal değildi; Allah zayıflığımız sebebiyle onu bize helal kıldı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1747
331
Ganimetler Allah'a ve Resûlü'ne aittir; Sa'd'ın kılıç talebi üzerine Enfâl âyeti indi.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 1748 a
332
Sa'd'ın ganimetten kılıç istemesi üzerine ganimetlerin Allah ve Resûlü'ne ait olduğu bildirildi.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 1748 b
333
Seriyye askerlerine ganimet payının yanında birer deve nefel verildi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1749 a
334
Seriyyeye verilen birer deve nefeli Resûlullah onayladı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1749 b
335
Resûlullah seriyyeye paylarına ek olarak birer deve nefel verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1749 c
336
Yahyâ el-Kattân'ın Ubeydullah'tan rivayeti: Seriyyeye birer deve nefel verildi.
Sahîh-i Müslim 1749 d
337
Nâfi'den diğer tarikler: Seriyye mensuplarına paylarından başka birer deve verildi.
Sahîh-i Müslim 1749 e
338
Resûlullah askerlere ganimet payları dışında nefel verirdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1750 a
339
Yûnus'un İbn Şihâb'dan rivayeti: Resûlullah bir seriyyeye nefel verdi.
Sahîh-i Müslim 1750 b
340
Bazı seriyyelere özel nefel verilirdi; ganimetin beşte biri ise her durumda ayrılırdı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1750 c
341
Hüşeym tarikiyle: Ebû Katâde'nin seleb hakkındaki hadisi.
Sahîh-i Müslim 1751 a
342
Leys tarikiyle: Ebû Katâde'nin, öldürdüğü düşmanın selebi hakkındaki hadisi.
Sahîh-i Müslim 1751 b
343
Savaşta düşmanını öldüren, delil getirirse onun üzerindekilere (seleb) hak kazanır.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1751 c
344
Ebû Cehil'i iki Ensârî genç öldürdü; Resûlullah selebini birine verdi.
Abdurrahman b. Avf · Sahîh-i Müslim 1752
345
Öldürenin selebi kendisinindir; ancak emîrlerin otoritesi de korunmalıdır.
Avf b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1753 a
346
Resûlullah selebin öldürene ait olduğuna hükmetmiştir.
Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sahîh-i Müslim 1753 b
347
Casusu öldüren Seleme'ye, öldürdüğünün selebinin tamamı verildi.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1754
348
Resûlullah esir kadını vererek Mekke'de esir tutulan Müslümanları kurtardı.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1755
349
Savaşla alınan yerin beşte biri Allah ve Resûlü'nün, kalanı mücahitlerindir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1756
350
Savaşsız ele geçen fey Resûlullah'a aitti; ailesinin yıllık nafakası dışında kalanı cihad hazırlığına ayırırdı.
Ömer · Sahîh-i Müslim 1757 a
351
İbn Uyeyne'nin Ma'mer'den rivayeti: Nadîroğullarının malı savaşsız Resûlullah'a fey oldu.
Sahîh-i Müslim 1757 b
352
Peygamber'e mirasçı olunmaz, bıraktığı sadakadır; Ömer fey malının idaresini bu esasla yürüttü.
Mâlik b. Evs · Sahîh-i Müslim 1757 c
353
Ma'mer'in Mâlik b. Evs'ten rivayeti: Resûlullah fey'den ailesine bir yıllık nafaka harcardı.
Sahîh-i Müslim 1757 d
354
Peygamber'e mirasçı olunmaz; bıraktığı sadakadır.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1758
355
Ebû Bekir, Peygamber'e mirasçı olunmayacağı gerekçesiyle Fâtıma'ya miras vermedi; Ali sonra Ebû Bekir'e biat etti.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1759 a
356
Ma'mer'in Urve'den rivayeti: Ali, Ebû Bekir'in faziletini anıp ona biat etti.
Sahîh-i Müslim 1759 b
357
Resûlullah'ın bıraktığı mallar miras olarak taksim edilmedi, sadaka olarak devlet idaresinde kaldı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1759 c
358
Resûlullah'ın bıraktığı, hanımlarının nafakası ve görevli masrafından sonra sadakadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1760 a
359
Süfyân'ın Ebü'z-Zinâd'dan rivayeti: Mirasçılarım dinar paylaşmaz; bıraktığım sadakadır.
Sahîh-i Müslim 1760 b
360
Peygamberlere mirasçı olunmaz; bıraktıkları sadakadır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1761
361
Ganimette süvariye atı için iki, kendisi için bir pay verilir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1762 a
362
İbn Numeyr'in Ubeydullah'tan rivayeti: Süvariye iki pay, piyadeye bir pay verilir.
Sahîh-i Müslim 1762 b
363
Bedir'de Resûlullah'ın duası üzerine meleklerle yardım edildi; esirler hakkında âyet indi ve ganimet helal kılındı.
Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 1763
364
Esir Sümâme serbest bırakılınca Müslüman oldu; esire karşılıksız iyilik caizdir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1764 a
365
Saîd el-Makburî tarikiyle: Sümâme, "Beni öldürürsen kanı olan birini öldürürsün" dedi.
Sahîh-i Müslim 1764 b
366
Resûlullah Medine Yahudilerini İslâm'a davet etti, kabul etmeyince onları sürdü.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1765
367
Ahdini bozan Nadîr ve Kurayza'ya müdahale edildi; Medine Yahudileri sürüldü.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1766 a
368
Hafs b. Meysere tarikiyle: Ahdini bozan Nadîr ve Kurayza Yahudilerine müdahale edildi.
Sahîh-i Müslim 1766 b
369
Resûlullah Yahudi ve Hristiyanları Arap yarımadasından çıkaracağını bildirdi.
Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 1767 a
370
Ebü'z-Zübeyr'den diğer tarikler: Yahudi ve Hristiyanları Arap yarımadasından çıkaracağım.
Sahîh-i Müslim 1767 b
371
Sa'd b. Muâz Kurayza hakkında Allah'ın hükmüne uygun hüküm verdi.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 1768 a
372
Abdurrahman b. Mehdî'nin Şu'be'den rivayeti: Kurayza hakkında Melik'in hükmüyle hükmettin.
Sahîh-i Müslim 1768 b
373
Hendek'ten sonra Cibrîl'in bildirmesiyle Kurayza'ya gidildi; hüküm Sa'd'a bırakıldı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1769 a
374
İbn Numeyr'in Hişâm'dan rivayeti: Sa'd'a, Allah'ın hükmüyle hükmettin, buyruldu.
Sahîh-i Müslim 1769 b
375
Sa'd b. Muâz Kureyş'le savaş bittiyse şehit olmayı diledi; yarası açılarak vefat etti.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1769 c
376
Abde'nin Hişâm'dan rivayeti: Sa'd'ın yarası o gece açıldı ve ölünceye kadar aktı.
Sahîh-i Müslim 1769 d
377
Emri farklı anlayan iki gruptan hiçbiri kınanmadı; içtihat farkı hoş görüldü.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1770
378
Fetihlerle zenginleşen Muhâcirler, Ensâr'ın bağışladığı hurmalıkları geri verdiler.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1771 a
379
Resûlullah, Ümmü Eymen'in gönlünü hoş tutmak için ona verdiğinin on katını verdi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1771 b
380
Düşman topraklarında bulunan yiyecek taksimden önce alınıp yenebilir.
Abdullah b. Muğaffel · Sahîh-i Müslim 1772 a
381
Hayber'de atılan yiyecek dağarcığını almak isteyen sahâbî Resûlullah'tan utandı.
Abdullah b. Muğaffel · Sahîh-i Müslim 1772 b
382
Ebû Dâvûd'un Şu'be'den rivayeti: Hayber'de iç yağı dolu bir dağarcık buldum.
Sahîh-i Müslim 1772 c
383
Herakleios, Ebû Süfyân'a sorduğu sorularla Resûlullah'ın peygamberliğini doğruladı; mektup onu İslâm'a davet ediyordu.
Ebû Süfyân · Sahîh-i Müslim 1773 a
384
Sâlih'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Kayser, nimete şükür için Hıms'tan Kudüs'e yürüyerek gitti.
Sahîh-i Müslim 1773 b
385
Resûlullah Kisrâ, Kayser, Necâşî ve diğer hükümdarlara İslâm'a davet mektupları yazdı.
Enes · Sahîh-i Müslim 1774 a
386
Saîd'in Katâde'den rivayeti: Resûlullah hükümdarlara İslâm'a davet mektupları yazdı.
Sahîh-i Müslim 1774 b
387
Hâlid b. Kays'ın Katâde'den rivayeti: Kisrâ, Kayser ve Necâşî'ye davet mektubu yazıldı.
Sahîh-i Müslim 1774 c
388
Huneyn'de Müslümanlar dağılınca Resûlullah sebat etti; çağrı üzerine dönen ashabıyla zafer kazanıldı.
Abbâs · Sahîh-i Müslim 1775 a
389
Ma'mer'in Zührî'den rivayeti: Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki Huneyn'de bozguna uğradılar.
Sahîh-i Müslim 1775 b
390
Kesîr b. Abbâs'ın babasından rivayeti: Huneyn günü Resûlullah ile birlikteydim.
Sahîh-i Müslim 1775 c
391
Huneyn'de Resûlullah geri çekilmedi; "Ben peygamberim, yalan yok" diyerek ashabını topladı.
Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1776 a
392
Savaş kızışınca ashab Resûlullah'a sığınırdı; en cesurları onunla aynı hizada duranlardı.
Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1776 b
393
Huneyn'de ganimete yönelen Müslümanlar ok yağmuruyla dağıldı; Resûlullah yerinden kıpırdamadı.
Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1776 c
394
Yahyâ b. Saîd'in Süfyân'dan rivayeti: Bir adam Berâ'ya "Ey Ebû Umâre" diye Huneyn'i sordu.
Sahîh-i Müslim 1776 d
395
Huneyn'de Resûlullah'ın attığı bir avuç toprak düşmanın gözlerini doldurdu ve bozguna uğradılar.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1777
396
Tâif kuşatması sonuçsuz kalınca Resûlullah dönmeye karar verdi.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 1778
397
Bedir öncesi Ensâr tam destek verdi; Resûlullah müşriklerin öleceği yerleri önceden gösterdi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1779
398
Mekke fethedildi; Resûlullah Ensâr'a hayatının ve ölümünün onlarla olacağını söyledi ve putları kırdı.
Abdullah b. Rebâh · Sahîh-i Müslim 1780 a
399
Süleymân b. el-Muğîre tarikiyle: Ben Allah'ın kulu ve Resûlü'yüm; hayatım ve ölümüm sizinledir.
Sahîh-i Müslim 1780 b
400
Fetih günü Ebû Süfyân'ın evine giren, silahını bırakan ve kapısını kapatan emniyette ilan edildi.
Abdullah b. Rebâh · Sahîh-i Müslim 1780 c
401
Fetih günü Resûlullah Kâbe çevresindeki putları "Hak geldi, bâtıl yok oldu" diyerek devirdi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1781 a
402
Sevrî'nin İbn Ebû Necîh'ten rivayeti: Hak geldi, bâtıl yok oldu; Kâbe'deki putlar devrildi.
Sahîh-i Müslim 1781 b
403
Fetihten sonra kıyamete kadar hiçbir Kureyşli bağlanarak öldürülmeyecektir.
Mutî' · Sahîh-i Müslim 1782 a
404
Zekeriyyâ tarikiyle: Resûlullah Âsî'nin adını Mutî' olarak değiştirdi.
Sahîh-i Müslim 1782 b
405
Hudeybiye antlaşmasında Resûlullah müşriklerin itirazıyla "Allah'ın Resûlü" ifadesini kendi eliyle sildi.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 1783 a
406
Şu'be'nin Ebû İshâk'tan rivayeti: Ali Hudeybiye antlaşmasına "Allah'ın Resûlü Muhammed" yazdı.
Sahîh-i Müslim 1783 b
407
Hudeybiye antlaşmasının şartlarına Resûlullah tam olarak uydu.
Berâ · Sahîh-i Müslim 1783 c
408
Hudeybiye'de ağır görünen şartlar kabul edildi; Resûlullah sonucun hayırlı olacağını bildirdi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1784
409
Hudeybiye barışı ağır görünse de Allah onu apaçık bir fetih olarak bildirdi.
Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 1785 a
410
Sehl b. Huneyf, Hudeybiye'de itiraz ettiği halde sonucun hayırlı çıktığını hatırlatıp görüşü itham etmeyi öğütledi.
Şakîk · Sahîh-i Müslim 1785 b
411
Cerîr ve Vekî'in A'meş'ten rivayeti: Kılıçlarımızı bizi korkutan bir işe kuşandığımızda kolaylaştı.
Sahîh-i Müslim 1785 c
412
Fitne zamanında kişi kendi görüşünü sorgulamalıdır.
Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 1785 d
413
Hudeybiye dönüşü inen Fetih sûresi Resûlullah'a bütün dünyadan daha sevimliydi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1786 a
414
Katâde'den diğer tarikler: Hudeybiye dönüşü inen Fetih sûresi dünyadan daha sevimliydi.
Sahîh-i Müslim 1786 b
415
Düşmana verilen söze, savaş hâlinde bile vefa gösterilir.
Huzeyfe b. el-Yemân · Sahîh-i Müslim 1787
416
Hendek gecesi Huzeyfe Resûlullah'ın emriyle düşman karargâhına gidip haber getirdi.
İbrâhim et-Teymî'nin babası · Sahîh-i Müslim 1788
417
Uhud'da yedi Ensârî Resûlullah'ı korumak için birer birer şehit oldu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1789
418
Uhud'da yaralanan Resûlullah'ın kanını Fâtıma yanmış hasır külüyle durdurdu.
Ebû Hâzim · Sahîh-i Müslim 1790 a
419
Ya'kûb el-Kârî tarikiyle: Uhud'da Resûlullah'ın yüzü yaralandı, dişi kırıldı.
Sahîh-i Müslim 1790 b
420
Ebû Hâzim'den diğer tarikler: Fâtıma, Resûlullah'ın yarasını yanmış hasır külüyle durdurdu.
Sahîh-i Müslim 1790 c
421
Uhud'da yaralanan Resûlullah'a, işin Allah'a ait olduğu âyetle bildirildi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1791
422
Kavmi tarafından yaralanan peygamber, onların bağışlanması için dua etti.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1792 a
423
Vekî' ve İbn Bişr tarikiyle: Peygamber alnından kanı silerken kavminin bağışlanmasını diledi.
Sahîh-i Müslim 1792 b
424
Resûlullah'ı yaralayanlara ve onun Allah yolunda öldürdüğü kimseye Allah'ın gazabı şiddetlidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1793
425
Secdedeki Resûlullah'a eziyet eden Kureyş ileri gelenleri bedduaya uğradı ve Bedir'de öldüler.
İbn Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1794 a
426
Resûlullah'a eziyet eden Kureyş ileri gelenleri Bedir'de öldürüldü.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1794 b
427
Süfyân'ın Ebû İshâk'tan rivayeti: Allah'ım, Kureyş'i sana havale ediyorum.
Sahîh-i Müslim 1794 c
428
Resûlullah'ın beddua ettiği Kureyşliler Bedir'de ölü olarak serildi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1794 d
429
Tâif'te eziyet gören Resûlullah, helak yerine onların neslinden müminler çıkmasını diledi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1795
430
Resûlullah Allah yolunda kanayan parmağına teselli verici sözler söyledi.
Cündeb b. Süfyân · Sahîh-i Müslim 1796 a
431
İbn Uyeyne tarikiyle: Mağarada parmağı yaralanan Resûlullah, kanayan parmağına seslendi.
Sahîh-i Müslim 1796 b
432
Vahyin gecikmesi üzerine Allah Peygamberi'ni terk etmediğini Duhâ sûresiyle bildirdi.
Cündeb · Sahîh-i Müslim 1797 a
433
Müşriklerin alayı üzerine Duhâ sûresi inerek Allah'ın Peygamberi'ni terk etmediği bildirildi.
Cündeb b. Süfyân · Sahîh-i Müslim 1797 b
434
Şu'be ve Süfyân'ın Esved b. Kays'tan rivayeti: Duhâ sûresi indi, Rabbin seni terk etmedi.
Sahîh-i Müslim 1797 c
435
Resûlullah, kendisine kaba davranan Abdullah b. Übeyy'i Sa'd'ın ricasıyla affetti.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1798 a
436
Ukayl'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Bu olay Abdullah b. Übeyy Müslüman görünmeden önceydi.
Sahîh-i Müslim 1798 b
437
Müminler arasındaki kavga üzerine aralarını düzeltmeyi emreden âyet indi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1799
438
Ebû Cehil Bedir'de Afrâ'nın oğulları tarafından öldürüldü.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1800 a
439
Mu'temir'in babasından rivayeti: Ebû Cehil'in ne yaptığını benim için kim öğrenir?
Sahîh-i Müslim 1800 b
440
Allah'a ve Resûlü'ne eziyet eden Kâ'b b. el-Eşref, Muhammed b. Mesleme ve arkadaşlarınca öldürüldü.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1801
441
Resûlullah Hayber'e sabah baskını yaptı ve orası savaşla fethedildi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1365 g
442
Hayber halkı sabah ordu ile karşılaştı ve Allah onları bozguna uğrattı.
Enes · Sahîh-i Müslim 1365 h
443
Uyarılanların sabahı ne kötüdür.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1365 i
444
Hayber'de kendi kılıcıyla ölen Âmir için Resûlullah iki ecir olduğunu bildirdi; ehlî eşek eti yasaklandı.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1802 a
445
Savaşta kazara kendi silahıyla ölen mücahide iki kat ecir vardır.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1802 b
446
Resûlullah Hendek kazılırken ashabıyla toprak taşıyıp recez okudu.
Berâ · Sahîh-i Müslim 1803 a
447
İbn Mehdî'nin Şu'be'den rivayeti: Hendek'te "Şunlar bize zulmettiler" recezi okundu.
Sahîh-i Müslim 1803 b
448
Hayat ancak âhiret hayatıdır; Allah'ım, Muhâcirleri ve Ensâr'ı bağışla.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 1804
449
Gerçek hayat âhiret hayatıdır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1805 a
450
Resûlullah Ensâr ve Muhâcirlere ikram edilmesi için dua etti.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1805 b
451
Ashab ve Resûlullah birlikte "Hayır ancak âhiretin hayrıdır" diyerek recez okudu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1805 c
452
Hendek'te ashab Resûlullah'a sadakatlerini, o da onlar için duasını recezle ifade etti.
Enes · Sahîh-i Müslim 1805 d
453
Seleme b. el-Ekva' tek başına Resûlullah'ın gasbedilen develerini kurtardı.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1806
454
Seleme'nin Zûkared'deki kahramanlığı, Hudeybiye biatı, Âmir'in şehadeti ve Hayber'in Ali eliyle fethi anlatıldı.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1807 a
455
İkrime b. Ammâr tarikiyle: Seleme b. Ekva'ın Zûkared ve Hayber gazveleri uzun hadisi.
Sahîh-i Müslim 1807 b
456
Resûlullah'ı gafil avlamak isteyen seksen Mekkeli esir alınıp affedildi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1808
457
Ümmü Süleym Huneyn'de kendini korumak için hançer taşıdı.
Enes · Sahîh-i Müslim 1809 a, b
458
Kadınlar gazvelerde su taşıyıp yaralıları tedavi ederdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1810
459
Uhud'da Ebû Talha Resûlullah'ı korudu; Âişe ve Ümmü Süleym mücahitlere su taşıdı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1811
460
Kadınlar gazvede yardımcı olur, pay değil bahşiş alır; çocuklar öldürülmez; yetimlik reşitlikle biter.
Yezîd b. Hürmüz · Sahîh-i Müslim 1812 a
461
Hâtim b. İsmâil tarikiyle: Resûlullah çocukları öldürmezdi, sen de çocukları öldürme.
Sahîh-i Müslim 1812 b
462
Ganimette kadın ve köleye bahşiş verilir; düşman çocukları öldürülmez.
Yezîd b. Hürmüz · Sahîh-i Müslim 1812 c
463
İsmâil b. Ümeyye tarikiyle: Necde İbn Abbâs'a yazdı; ganimette kadın ve köleye bahşiş verilir.
Sahîh-i Müslim 1812 d
464
İbn Abbâs Necde'ye akraba payı, yetimlik, çocuklar ve kadın-köle payı hakkında cevap verdi.
Yezîd b. Hürmüz · Sahîh-i Müslim 1812 e
465
Zâide'nin A'meş'ten rivayeti: Necde'nin İbn Abbâs'a mektubu kısaltılarak anlatıldı.
Sahîh-i Müslim 1812 f
466
Ümmü Atıyye yedi gazvede yemek yaptı, yaralı ve hastalara baktı.
Ümmü Atıyye el-Ensâriyye · Sahîh-i Müslim 1812 g
467
Hişâm b. Hassân tarikiyle: Ümmü Atıyye gazvelerde yemek yaptı, yaralılara baktı.
Sahîh-i Müslim 1812 h
468
Resûlullah on dokuz gazveye çıktı; ilki Zâtü'l-Useyr idi.
Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1254 b
469
Resûlullah on dokuz gazveye çıktı ve hicretten sonra yalnız Vedâ haccını yaptı.
Zeyd b. Erkam · Sahîh-i Müslim 1254 c
470
Câbir, babasının şehadetinden sonra hiçbir gazveden geri kalmadı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1813
471
Resûlullah on dokuz gazveye çıktı, sekizinde bizzat savaştı.
Büreyde · Sahîh-i Müslim 1814 a
472
Büreyde Resûlullah ile on altı gazveye katıldı.
Büreyde · Sahîh-i Müslim 1814 b
473
Seleme yedi gazve ve dokuz seriyyeye katıldı.
Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1815 a
474
Hâtim tarikiyle: Seleme Resûlullah ile yedi gazveye katıldı.
Sahîh-i Müslim 1815 b
475
Ayaklarına bez sardıkları için gazveye Zâtürrikâ' adı verildi.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1816
476
Resûlullah savaşta müşrikten yardım almadı; adam iman edince ordusuna kabul etti.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1817