Fihrist

Cihad ve Siyer (Savaş Hukuku) ile ilgili hadisler

Cihad ve Siyer (Savaş Hukuku) ile ilgili 476 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

476 hadis
1 Hangi amel daha faziletlidir? Vaktinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihad. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 2782 2 Fetihten sonra hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda hemen çıkın. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2783 3 Âişe: "Biz de cihad etmeyelim mi?" dedi; Peygamber: "Cihadın en faziletlisi mebrûr bir hacdır" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2784 4 Mücahit savaşa çıktığında mescide girip ara vermeden namaz kılmaya ve iftarsız oruç tutmaya güç yetirebilir misin? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2785 5 İnsanların en faziletlisi Allah yolunda canıyla ve malıyla cihad eden mümindir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 2786 6 Allah yolunda cihad eden kimsenin misali oruç tutan ve namaz kılan kimsenin misali gibidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2787 7 Ümmetimden bazı insanlar bana Allah yolunda bu denize binen gaziler olarak gösterildi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2788, 2789 8 Cennette Allah'ın, Allah yolunda cihad edenler için hazırladığı yüz derece vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2790 9 Beni daha güzel ve daha faziletli bir eve soktular ve: "Bu ev ise şehitlerin evidir" dediler. Semüre · Sahîh-i Buhârî 2791 10 Allah yolunda bir sabah ya da bir akşam yürüyüşü, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2792 11 Cennette bir yay boyu kadar yer, güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2793 12 Allah yolunda bir akşam ve bir sabah yürüyüşü, dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha faziletlidir. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2794 13 Ölen hiçbir kul dünyaya dönmek istemez; ancak şehit, şehitliğin faziletini gördüğü için dönüp yine öldürülmek ister. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2795 14 Cennet ehlinden bir kadın yeryüzü ehline baksaydı, aradaki her yeri aydınlatır ve güzel kokuyla doldururdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2796 15 Allah yolunda öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi çok isterdim. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2797 16 Sancağı Zeyd, Ca'fer ve İbn Revâha alıp vuruldular; onların bizim yanımızda olmaları bizi sevindirmez. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2798 17 Ümmetimden bazı insanlar bana tahtlar üzerindeki krallar gibi bu yeşil denize binerken gösterildi. Enes b. Mâlik, teyzesi Ümmü Harâm bint Milhân'dan · Sahîh-i Buhârî 2799, 2800 18 Mızrakla vurulan sahâbî: "Allahu ekber! Kâbe'nin Rabbine yemin ederim ki kazandım" dedi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2801 19 Sen kanayan bir parmaktan başka bir şey misin? Başına gelen de Allah yolundadır. Cündeb b. Süfyân · Sahîh-i Buhârî 2802 20 Allah yolunda yaralanan kimse kıyamet günü rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olarak gelir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2803 21 Herakleios: "Peygamberler de böyledir; imtihan edilirler, sonra akıbet onların olur" dedi. Abdullah b. Abbâs, Ebû Süfyân'dan · Sahîh-i Buhârî 2804 22 Ey Sa'd b. Muâz! Cennet! Nadr'ın Rabbine yemin ederim ki ben onun kokusunu Uhud'un berisinden alıyorum. Enes · Sahîh-i Buhârî 2805, 2806 23 Ahzâb sûresinden bir âyeti ancak şahitliği iki adamın şahitliği sayılan Huzeyme b. Sâbit'in yanında buldum. Zeyd b. Sâbit · Sahîh-i Buhârî 2807 24 Müslüman ol, sonra savaş. Az amel etti, çok ecir aldı. Berâ · Sahîh-i Buhârî 2808 25 Ey Hârise'nin annesi! Cennette birçok cennetler vardır; senin oğlun da en yüce Firdevs'e erişti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2809 26 Ganimet, şöhret ya da gösteriş için değil, Allah'ın kelimesi en yüce olsun diye savaşan Allah yolundadır. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 2810 27 Bir kulun ayakları Allah yolunda tozlanıp da ona ateş dokunması olacak şey değildir. Ebû Abs Abdurrahman b. Cebr · Sahîh-i Buhârî 2811 28 Ammâr onları Allah'a çağırıyor, onlar ise onu ateşe çağırıyorlar. İkrime · Sahîh-i Buhârî 2812 29 Cebrâîl Hendek dönüşü: "Silahı bıraktın; vallahi ben onu bırakmadım" deyip Benî Kurayza'yı işaret etti. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2813 30 Bi'r-i Maûne'yi öldürenlere otuz sabah beddua etti; onlar için: "Rabbimize kavuştuk; O bizden razı oldu" indirildi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2814 31 Uhud günü bazı insanlar sabahleyin şarap içtiler, sonra şehit olarak öldürüldüler. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2815 32 Niçin ağlıyor? -ya da: Ağlamasın- Melekler onu kanatlarıyla gölgelemeye devam ediyorlar. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2816 33 Cennete giren kimse dünyaya dönmek istemez; ancak şehit, gördüğü ikram sebebiyle dönüp on kez öldürülmeyi temenni eder. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2817 34 Bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır. Ömer b. Ubeydullah'ın azatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr · Sahîh-i Buhârî 2818 35 Süleymân "inşallah" deseydi, çocuklarının hepsi süvariler olarak Allah yolunda cihad ederlerdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2819 36 Peygamber insanların en güzeli, insanların en cesuru ve insanların en cömerdiydi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2820 37 Şu dikenli ağaçlar sayısınca devem olsaydı aranızda paylaştırırdım; beni cimri, yalancı ve korkak bulmazdınız. Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 2821 38 Allah'ım! Korkaklıktan, ömrün en düşkün çağına döndürülmekten, dünya fitnesinden ve kabir azabından sana sığınırım. Amr b. Meymûn el-Evdî · Sahîh-i Buhârî 2822 39 Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve aşırı yaşlılıktan sana sığınırım. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2823 40 Talha, Sa'd, Mikdâd ve Abdurrahman b. Avf'tan hadis işitmedim; yalnız Talha'nın Uhud gününü anlattığını işittim. Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 2824 41 Peygamber Fetih günü: "Fetihten sonra hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2825 42 Allah, biri diğerini öldüren ve ikisi de cennete giren iki adama güler. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2826 43 İbn Saîd b. Âs: "Allah onu benim elimle şereflendirdi, beni onun eliyle alçaltmadı" dedi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2827 44 Ebû Talha Peygamber zamanında gaza yüzünden oruç tutmazdı; vefatından sonra bayramlar dışında hep oruçluydu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2828 45 Şehitler beştir: Tâundan ölen, karın hastalığından ölen, suda boğulan, enkaz altında kalan ve Allah yolunda şehit olan. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2829 46 Veba, her Müslüman için şehitliktir. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2830 47 İbn Ümmü Mektûm görme özrünü şikâyet edince "Mü'minlerden özür sahibi olanlar dışında oturanlar eşit olmaz" âyeti indi. Berâ · Sahîh-i Buhârî 2831 48 İbn Ümmü Mektûm: "Ey Allah'ın Resûlü! Cihada gücüm yetseydi elbette cihad ederdim" dedi; o âmâ bir adamdı. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2832 49 Onlarla (düşmanla) karşılaştığınızda sabredin. Ebü'n-Nadr Sâlim · Sahîh-i Buhârî 2833 50 Allah'ım! Asıl hayat âhiret hayatıdır; Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla. Enes · Sahîh-i Buhârî 2834 51 Allah'ım! Hayır ancak âhiretin hayrıdır; Ensâr'a ve Muhâcirlere bereket ver. Enes · Sahîh-i Buhârî 2835 52 Peygamber toprak taşıyor ve: "Sen olmasaydın doğru yolu bulamazdık" diyordu. Berâ · Sahîh-i Buhârî 2836 53 Ahzâb günü toprak taşırken: "Üzerimize sekînet indir, karşılaşırsak ayaklarımızı sabit kıl" diyordu. Berâ · Sahîh-i Buhârî 2837 54 Peygamber ile birlikte Tebük gazvesinden döndük. Enes · Sahîh-i Buhârî 2838 55 Medine'de arkamızda kalan topluluklar var ki hangi vadiye girdiysek bizimle beraberdir; onları özür alıkoydu. Enes · Sahîh-i Buhârî 2839 56 Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah onun yüzünü ateşten yetmiş yıl uzaklaştırır. Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 2840 57 Kim Allah yolunda bir çift infak ederse cennetin her kapısının bekçileri onu: "Ey filan, gel!" diye çağırır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2841 58 Benden sonra sizin için korktuğum şey, ancak yeryüzünün bereketlerinden size açılacak olanlardır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 2842 59 Kim Allah yolunda bir gaziyi donatırsa gerçekten gazaya katılmış olur. Zeyd b. Hâlid · Sahîh-i Buhârî 2843 60 Ben ona acıyorum; kardeşi benimle birlikte öldürüldü. Enes · Sahîh-i Buhârî 2844 61 Resûlullah ile birlikteyken böyle yapmazdık; hasımlarınıza ne kötü şey alıştırdınız! Mûsâ b. Enes şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 2845 62 Her peygamberin bir havârîsi vardır; benim havârîm de Zübeyr'dir. Câbir · Sahîh-i Buhârî 2846 63 Hendek günü Peygamber üç defa çağırdı, Zübeyr gönüllü oldu: Benim havârîm de Zübeyr b. Avvâm'dır. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2847 64 Siz ikiniz ezan okuyun, kamet getirin ve ikinizden büyük olanınız size imam olsun. Mâlik b. Huveyris · Sahîh-i Buhârî 2848 65 Atların alınlarında kıyamet gününe kadar hayır vardır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2849 66 Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır bağlanmıştır. Urve b. Ca'd · Sahîh-i Buhârî 2850 67 Bereket atların alınlarındadır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2851 68 Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır bağlanmıştır: sevap ve ganimet. Urve el-Bârikî · Sahîh-i Buhârî 2852 69 Allah yolunda iman ve tasdikle at besleyenin, atının tokluğu, kanması, tezeği ve idrarı kıyamet günü mîzanındadır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2853 70 Ebû Katâde, Cerâde denilen atına binip bir yaban eşeği avladı; Peygamber de onun budunu alıp yedi. Abdullah b. Ebû Katâde, babası Ebû Katâde'den · Sahîh-i Buhârî 2854 71 Bizim bahçemizde Peygamber'in Luhayf denilen bir atı vardı. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2855 72 Ufeyr denilen eşeğin üzerinde terkisindeydim: "Ey Muâz! Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir, bilir misin?" Muâz · Sahîh-i Buhârî 2856 73 Peygamber bizim Mendûb denilen atımızı ödünç aldı: "Korkulacak bir şey görmedik; onu da bir deniz gibi bulduk." Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2857 74 Uğursuzluk ancak üç şeydedir: atta, kadında ve evde. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2858 75 Eğer uğursuzluk bir şeyde varsa, kadında, atta ve meskendedir. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2859 76 At üç kişi içindir: Bir adam için sevap, bir adam için örtü, bir adam için günah yüküdür; eşekler hakkında soruldu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2860 77 Câbir'in devesini satın alıp bedelini ödeyen Peygamber: "Bedel de deve de senindir" buyurdu. Ebü'l-Mütevekkil en-Nâcî · Sahîh-i Buhârî 2861 78 Peygamber, Ebû Talha'nın Mendûb denilen atını ödünç alıp bindi ve onu bir deniz gibi bulduğunu söyledi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2862 79 Resûlullah ata iki pay, sahibine de bir pay verdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2863 80 Huneyn günü Resûlullah kaçmadı; beyaz katırının üzerinde: "Ben peygamberim, yalan yok" diyordu. Ebû İshâk · Sahîh-i Buhârî 2864 81 Peygamber ayağını üzengiye koyup devesi dikilince Zülhuleyfe mescidinin yanından telbiye getirirdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2865 82 Peygamber onları, üzerinde eyer olmayan çıplak bir atın üzerinde, boynunda kılıç asılı olarak karşıladı. Enes · Sahîh-i Buhârî 2866 83 Peygamber Ebû Talha'nın ağır yürüyen atına bindi; at bundan sonra koşuda geçilemez oldu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2867 84 Peygamber idmanlı atları Hafyâ'dan Seniyyetü'l-Vedâ'a, idmansızları Seniyye'den Benî Züreyk mescidine koşturdu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2868 85 Peygamber idmansız atlar arasında Seniyye'den Benî Züreyk mescidine kadar yarış düzenledi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2869 86 Resûlullah idmanlı atları Hafyâ'dan saldı; varış noktaları Seniyyetü'l-Vedâ idi, arası altı ya da yedi mildi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2870 87 Peygamber'in devesine Adbâ denirdi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2871 88 Dünyadan yükselen her şeyi alçaltmak Allah üzerine bir haktır. Enes · Sahîh-i Buhârî 2872 89 Peygamber beyaz katırından, silahından ve sadaka olarak bıraktığı bir araziden başka bir şey bırakmadı. Amr b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 2873 90 Vallahi Peygamber dönüp kaçmadı; fakat insanların aceleci olanları kaçtı. Berâ · Sahîh-i Buhârî 2874 91 Cihad için izin isteyen Âişe'ye Peygamber: "Sizin (kadınların) cihadınız hactır" buyurdu. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 2875 92 Hanımları cihadı sorunca Peygamber: "Hac ne güzel cihaddır!" buyurdu. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 2876 93 Ümmetimden bazı insanlar Allah yolunda yeşil denize binerler; onlar tahtlar üzerindeki krallar gibidir. Enes · Sahîh-i Buhârî 2877, 2878 94 Peygamber bir gazvede hanımları arasında kura çekti, kura Âişe'ye çıktı ve onu yanında götürdü. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2879 95 Uhud günü Âişe ile Ümmü Süleym su tulumlarını sırtlarında taşıyıp insanların ağızlarına boşaltıyorlardı. Enes · Sahîh-i Buhârî 2880 96 Ömer: "Ümmü Selît daha layıktır; çünkü o, Uhud günü bize su tulumlarını taşıyordu" dedi. Sa'lebe b. Ebû Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2881 97 Peygamber ile birlikte bulunur, su verir, yaralıları tedavi eder ve ölüleri Medine'ye geri götürürdük. Rubeyyi' bint Muavviz · Sahîh-i Buhârî 2882 98 Peygamber ile gazaya çıkar, insanlara su verip hizmet eder, yaralıları ve ölüleri Medine'ye götürürdük. Rubeyyi' bint Muavviz · Sahîh-i Buhârî 2883 99 Allah'ım, Ubeyd Ebû Âmir'i bağışla. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 2884 100 Peygamber: "Keşke ashabımdan salih bir adam bu gece beni beklese!" deyince Sa'd b. Ebû Vakkâs geldi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2885 101 Dinarın, dirhemin, kadife örtünün ve çizgili elbisenin kulu kahrolsun! Verilirse razı olur, verilmezse olmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2886 102 Allah yolunda atının dizginini tutan, saçı başı dağınık, ayakları tozlu kula ne mutlu! Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2887 103 Cerîr: "Ensâr'ın bir şey yaptığını gördüm; onlardan kimi bulsam mutlaka ona ikram ederim" dedi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2888 104 Hayber dönüşü Uhud görününce Peygamber: "Bu, bizi seven, bizim de onu sevdiğimiz bir dağdır" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2889 105 Oruç tutmayanlar bugün sevabı alıp götürdüler. Enes · Sahîh-i Buhârî 2890 106 Her eklem için her gün sadaka gerekir; birini bineğine bindirmek ya da yükünü kaldırmak sadakadır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2891 107 Allah yolunda bir gün nöbet (ribât) tutmak dünyadan ve üzerindekilerden hayırlıdır. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2892 108 Peygamber Ebû Talha'ya: "Hayber'e çıkıncaya kadar bana hizmet edecek, gençlerinizden bir genç ara" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2893 109 Ümmetimden, tahtlar üzerindeki krallar gibi denize binen bir topluluğa hayret ettim. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2894, 2895 110 Siz ancak zayıflarınız sayesinde yardım görmüyor ve rızıklandırılmıyor musunuz? Mus'ab b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2896 111 Gazaya çıkanlara, aranızda Peygamber'e arkadaşlık etmiş biri var mı diye sorulacak ve onlara fetih nasip olacak. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 2897 112 Kişi, insanlara görünen o ki cennet ehlinin amelini işler, oysa o cehennem ehlindendir. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Buhârî 2898 113 Ey İsmâîloğulları, atın! Çünkü babanız (iyi) bir okçuydu. Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Buhârî 2899 114 Bedir günü Peygamber: "Size yaklaştıklarında oklarınızı kullanın" buyurdu. Ebû Üseyd · Sahîh-i Buhârî 2900 115 Habeşliler mızraklarıyla oynarken onları taşlayan Ömer'e Peygamber: "Bırak onları ey Ömer!" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2901 116 Ebû Talha Peygamber ile tek kalkanla korunur; ok attığında Peygamber uzanıp okunun düştüğü yere bakardı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2902 117 Peygamber'in miğferi kırılıp yüzü kanayınca Ali kalkanla su taşıyor, Fâtıma da onu yıkıyordu. Sehl · Sahîh-i Buhârî 2903 118 Peygamber Benî Nadîr mallarından ailesine yıllık nafakasını verir, kalanını Allah yolunda silah ve ata ayırırdı. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2904 119 Peygamber Sa'd'a: "At, anam babam sana feda olsun!" buyurdu. Ali · Sahîh-i Buhârî 2905 120 Bayram günü siyahiler kalkan ve mızraklarla oynarken Peygamber: "Haydi, Erfide oğulları!" diyordu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2906, 2907 121 Peygamber, Ebû Talha'nın eğersiz atıyla boynunda kılıç asılı gelip: "Korkmayın, korkmayın!" diyordu. Enes · Sahîh-i Buhârî 2908 122 Fetihleri, kılıçlarının süsü altın ve gümüş değil, sinir, kurşun ve demir olan bir topluluk yaptı. Ebû Ümâme · Sahîh-i Buhârî 2909 123 Uyurken kılıcını çekip "Seni benden kim koruyacak?" diyen bedeviye Peygamber: "Allah" dedi ve onu cezalandırmadı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2910 124 Uhud günü Peygamber'in kanı durmayınca Fâtıma bir hasırı kül oluncaya kadar yakıp yarasına yapıştırdı. Sehl · Sahîh-i Buhârî 2911 125 Peygamber silahından, beyaz bir katırdan ve sadaka yaptığı bir araziden başka bir şey bırakmadı. Amr b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 2912 126 "Seni kim koruyacak?" diyen adama Peygamber "Allah" deyince adam kılıcı kınına soktu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2913 127 Ebû Katâde'nin mızrağıyla avladığı yaban eşeği için Peygamber: "O, Allah'ın size yedirdiği bir yiyecektir" buyurdu. Ebû Katâde · Sahîh-i Buhârî 2914 128 Allah'ım, ahdini ve vaadini senden istiyorum; Allah'ım, dilersen bugünden sonra sana ibadet edilmez. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2915 129 Resûlullah vefat ettiğinde zırhı otuz sâ' arpa karşılığında bir Yahudinin yanında rehin bulunuyordu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2916 130 Cimri ile sadaka verenin misali, elleri köprücük kemiklerine sıkışmış, demir cübbeli iki adam gibidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2917 131 Peygamber, Şam işi cübbesinin yenleri dar olunca ellerini alttan çıkarıp abdest aldı ve mestlerine meshetti. Muğîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 2918 132 Peygamber, Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr'e kaşıntıları sebebiyle ipek gömlek giyme ruhsatı verdi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2919 133 Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr bitten şikâyet edince Peygamber onlara ipek giyme ruhsatı verdi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2920 134 Peygamber, Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvâm'a ipek giyme ruhsatı verdi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2921 135 Abdurrahman ile Zübeyr'e kaşıntıları sebebiyle (ipek giyme) ruhsatı verildi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2922 136 Peygamber kürek kemiğinden bıçakla et kesip yedi, sonra namaza çağrılınca abdest almadan kıldı. Amr b. Ümeyye · Sahîh-i Buhârî 2923 137 Ümmetimden denizde gazaya çıkan ilk ordu (cenneti) hak etmiştir. Umeyr b. Esved el-Ansî, Ümmü Harâm'dan · Sahîh-i Buhârî 2924 138 Yahudilerle savaşacaksınız; öyle ki onlardan biri taşın arkasına saklanacak. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2925 139 Siz Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz; arkasında Yahudi bulunan taş: Ey müslüman, onu öldür, diyecektir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2926 140 Kıyamet alametlerinden biri, kıldan ayakkabılar giyen bir kavimle savaşmanızdır. Amr b. Tağlib · Sahîh-i Buhârî 2927 141 Küçük gözlü, kırmızı yüzlü, basık burunlu Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2928 142 Ayakkabıları kıldan olan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2929 143 Huneyn günü Peygamber katırından inip yardım diledi ve ashabını saf düzenine soktu. Ebû İshâk, Berâ'dan · Sahîh-i Buhârî 2930 144 Ahzâb günü: Allah evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun; güneş batıncaya kadar bizi orta namazdan alıkoydular. Ali · Sahîh-i Buhârî 2931 145 Peygamber kunutta Seleme b. Hişâm, Velîd b. Velîd ve Ayyâş b. Ebû Rebîa'nın kurtuluşu için dua ederdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2932 146 Resûlullah Ahzâb günü müşriklere beddua etti: Allah'ım, onları bozguna uğrat ve sars. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Buhârî 2933 147 Kâbe'nin gölgesinde namaz kılarken üzerine deve artığı atılan Peygamber Kureyş'e beddua etti. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2934 148 Yahudiler es-Sâmu aleyke deyince Âişe onlara lanet etti; Peygamber ise ve aleyküm demekle yetindi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2935 149 Resûlullah Kayser'e yazdı: Eğer yüz çevirirsen, köylülerin günahı senin üzerinedir. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2936 150 Devs isyan etti, onlara beddua et denilince: Allah'ım! Devs'e hidayet ver ve onları getir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2937 151 Rumlar mühürsüz mektup okumaz denilince Peygamber gümüşten bir yüzük edindi. Enes · Sahîh-i Buhârî 2938 152 Kisrâ mektubu yırtınca Peygamber onların paramparça edilmeleri için beddua etti. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2939 153 Kayser, Dıhye ile gelen mektup üzerine Ebû Süfyân'ı huzuruna çağırıp Peygamber hakkında sorular sordu. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2940, 2941 154 Önce onları İslâm'a davet et; senin vasıtanla tek bir adamın hidayete ermesi kırmızı develerden hayırlıdır. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 2942 155 Resûlullah bir kavme gaza ettiğinde ezan işitirse vazgeçer, işitmezse sabah olduktan sonra baskın yapardı. Enes · Sahîh-i Buhârî 2943 156 Enes'in diğer tariki: Peygamber gazaya çıktığında ezan işitmezse sabah baskın yapardı. Enes · Sahîh-i Buhârî 2944 157 Hayber Yahudileri kürek ve zenbilleriyle çıkıp Peygamber'i görünce: Muhammed ve ordusu! dediler. Enes · Sahîh-i Buhârî 2945 158 İnsanlarla, Lâ ilâhe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2946 159 Resûlullah bir gazveye çıkmak istediğinde mutlaka başka bir yeri kastediyormuş gibi gösterirdi. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2947 160 Tebük gazvesinde Resûlullah, hazırlansınlar diye gideceği yönü müslümanlara açıkça bildirdi. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2948 161 Resûlullah bir yolculuğa çıktığında pek nadiren perşembe gününden başka bir günde çıkardı. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2949 162 Peygamber Tebük gazvesine perşembe günü çıktı; perşembe günü yola çıkmayı severdi. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2950 163 Zülhuleyfe'de ikindiyi iki rekât kıldı; ashabın hac ve umre için birlikte yüksek sesle telbiye getirdiğini işittim. Enes · Sahîh-i Buhârî 2951 164 Zilkade'nin bitmesine beş gece kala, yalnızca haccı düşünerek Resûlullah ile birlikte yola çıktık. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2952 165 Peygamber Ramazan'da yolculuğa çıktı; Kedîd'e varıncaya kadar oruç tuttu, sonra orucunu açtı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2953 166 Ateşle ancak Allah azap eder; o iki adamı yakalarsanız öldürün. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2954 167 Masiyet emredilmedikçe dinlemek ve itaat etmek haktır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2955 168 İmam ancak bir kalkandır; onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2956, 2957 169 Ertesi yıl, altında biat ettiğimiz ağaç üzerinde içimizden iki kişi bile birleşmedi; bu Allah'tan bir rahmetti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2958 170 İbn Hanzala ölüm üzerine biat alıyor denilince: Resûlullah'tan sonra bunun üzerine kimseye biat etmem. Abdullah b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 2959 171 Ey İbn Ekva'! Biat etmeyecek misin? Biat ettim deyince: Bir daha, buyurdu. Seleme · Sahîh-i Buhârî 2960 172 Biz o kimseleriz ki yaşadığımız sürece ebediyen cihad üzerine Muhammed'e biat ettik. Enes · Sahîh-i Buhârî 2961 173 Hicret, ehli için geçip gitti; İslâm ve cihad üzerine biat alırım. Mücâşi' · Sahîh-i Buhârî 2962, 2963 174 Dünyadan geriye kalan, duru suyu içilmiş de bulanığı kalmış bir su birikintisi gibidir. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2964 175 Düşmanla karşılaştığınızda sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır. Ömer b. Ubeydullah'ın âzatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr · Sahîh-i Buhârî 2965, 2966 176 Câbir, Medine'ye kadar binme şartıyla devesini Peygamber'e sattı; Peygamber bedelini verip deveyi de geri verdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2967 177 Medine'de korku baş gösterince Resûlullah Ebû Talha'nın atına bindi: Bir şey görmedik, buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2968 178 Ebû Talha'nın ağır yürüyen atı, Peygamber binince öyle hızlandı ki o günden sonra hiç geçilmedi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 2969 179 Allah yolunda verdiğim atı satın alayım mı diye sordum: Onu satın alma ve sadakandan dönme, buyurdu. Ömer b. Hattâb · Sahîh-i Buhârî 2970 180 Ömer Allah yolunda verdiği atı satın almak isteyince: Onu satın alma ve sadakandan dönme. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2971 181 Ümmetime zor gelmeseydi hiçbir seriyyeden geri kalmazdım; fakat onları taşıyacak binek bulamıyorum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2972 182 Elini sana uzatsın da sen onu aygırın kemirdiği gibi kemiresin mi? Ya'lâ · Sahîh-i Buhârî 2973 183 Resûlullah'ın sancaktarı olan Kays b. Sa'd el-Ensârî hacca gitmek istedi ve saçını taradı. Sa'lebe b. Ebû Mâlik el-Kurazî · Sahîh-i Buhârî 2974 184 Gözü ağrıyan Ali geride kalmayıp Hayber'de yetişti; Resûlullah sancağı ona verdi, Allah da fethi nasip etti. Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Buhârî 2975 185 Peygamber sana sancağı buraya dikmeni emretmişti. Nâfi' b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 2976 186 Ben cevâmi'u'l-kelim ile gönderildim, korku ile yardım olundum ve hazinelerin anahtarları elime konuldu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2977 187 İbn Ebû Kebşe'nin işi gerçekten büyüdü; Benü'l-Asfar'ın kralı bile ondan korkuyor. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 2978 188 Onu ikiye böl; birisiyle tulumu, diğeriyle azık dağarcığını bağla. Esmâ · Sahîh-i Buhârî 2979 189 Peygamber zamanında kurban etlerini Medine'ye dönerken azık olarak yanımıza alırdık. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2980 190 Hayber yılında Sahbâ'da Peygamber'e kavuttan başka yiyecek getirilmedi; onu çiğneyip yedik ve içtik. Süveyd b. Nu'mân · Sahîh-i Buhârî 2981 191 İnsanlara seslen, azıklarından artakalanı getirsinler. Seleme · Sahîh-i Buhârî 2982 192 Üç yüz kişi olarak azığımızı boyunlarımızda taşıyarak çıktık; bizden biri her gün bir hurma yiyordu. Câbir · Sahîh-i Buhârî 2983 193 Ashabın hac ve umre sevabıyla dönüyor, ben ise hacdan fazlasını yapmadım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 2984 194 Peygamber, Âişe'yi terkime almamı ve ona Ten'îm'den umre yaptırmamı bana emretti. Abdurrahman b. Ebû Bekir es-Sıddîk · Sahîh-i Buhârî 2985 195 Ebû Talha'nın terkisindeydim; onlar hac ve umrenin ikisi için birden yüksek sesle telbiye ediyorlardı. Enes · Sahîh-i Buhârî 2986 196 Resûlullah, semerinin üzerinde kadife bir örtü bulunan bir merkebe bindi ve Üsâme'yi arkasına aldı. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 2987 197 Fetih günü Resûlullah, Üsâme'yi devesinin terkisine almış olarak Mekke'nin yukarısından geldi ve Kâbe'ye girdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2988 198 Adama bineği hususunda yardım edip onu bindirmek ya da yükünü üzerine kaldırmak sadakadır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 2989 199 Resûlullah, Kur'an ile düşman toprağına sefer yapılmasını yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2990 200 Peygamber Hayber'de ellerini kaldırıp "Allahu ekber, Hayber harap oldu" dedi; sonra eşek etleri yasaklandı. Enes · Sahîh-i Buhârî 2991 201 Ey insanlar! Kendinize acıyın; siz ne sağır birine ne de uzakta olana dua ediyorsunuz, O sizinle beraberdir. Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sahîh-i Buhârî 2992 202 Yükseğe çıktığımızda tekbir getirir, aşağı indiğimizde tesbih ederdik. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2993 203 Yükseğe çıktığımızda tekbir getirir, yokuş aşağı indiğimizde tesbih ederdik. Câbir · Sahîh-i Buhârî 2994 204 Allah vaadini yerine getirdi, kuluna yardım etti ve düşman toplulukları tek başına bozguna uğrattı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2995 205 Kul hastalandığı ya da yolculuğa çıktığı zaman, mukim ve sağlıklıyken yaptığı amellerin benzeri onun için yazılır. İbrâhîm Ebû İsmâil es-Seksekî · Sahîh-i Buhârî 2996 206 Hendek günü çağrıya üç kez Zübeyr koştu; Peygamber: "Her peygamberin bir havârîsi vardır, benimki Zübeyr'dir" dedi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 2997 207 İnsanlar yalnızlıkta benim bildiğimi bilselerdi, hiçbir binekli gece tek başına yol yürümezdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 2998 208 Peygamber Veda haccında anak yürüyüşüyle gider, boş bir yer bulunca daha hızlı olan nass yürüyüşüne geçerdi. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 2999 209 İbn Ömer, Safiyye'nin ağır hastalığını duyunca yürüyüşünü hızlandırdı ve akşam ile yatsıyı birleştirerek kıldı. Eslem · Sahîh-i Buhârî 3000 210 Yolculuk azaptan bir parçadır; sizden birini uykusundan, yemesinden ve içmesinden alıkoyar. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3001 211 Onu satın alma ve sadakandan geri dönme. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3002 212 Bir dirheme bile olsa onu satın alma; çünkü hibesinden geri dönen, kusmuğuna dönen köpek gibidir. Ömer b. Hattâb · Sahîh-i Buhârî 3003 213 Annen baban hayatta mı? O halde onlara hizmet uğrunda cihad et. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 3004 214 Hiçbir devenin boynunda yay kirişinden bir gerdanlık ya da herhangi bir gerdanlık kesilmeden kalmasın. Ebû Beşîr el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 3005 215 Falan gazveye yazıldım, karım da hacca çıktı, diyen adama: "Git, karınla birlikte hac yap" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3006 216 Ne bilirsin, belki de Allah Bedir ehline muttali olmuş ve "Dilediğinizi yapın, sizi bağışladım" demiştir. Ali · Sahîh-i Buhârî 3007 217 Bedir'de elbisesiz getirilen Abbâs'a Abdullah b. Übey'in gömleği uydu; Peygamber onu ona giydirdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3008 218 Ağır ağır git, onları İslam'a davet et; Allah'ın senin vasıtanla bir adamı hidayete erdirmesi daha hayırlıdır. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 3009 219 Allah, cennete zincirler içinde girecek bir topluluğa taaccüp eder. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3010 220 Üç kişiye ecirleri iki kez verilir: cariyesini eğitip azat ederek evlenen, Peygamber'e iman eden kitap ehli ve köle. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 3011 221 Gece baskınında isabet edilen müşrik kadın ve çocukları hakkında: "Onlar da onlardandır" buyurdu. Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Buhârî 3012 222 Süfyân'ın Zührî'den tariki: Müşriklerin çocukları hakkında "Onlar da onlardandır" buyurdu. Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Buhârî 3013 223 Gazvelerin birinde öldürülmüş bir kadın bulununca Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kınadı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3014 224 Öldürülmüş bir kadın bulununca Resûlullah kadınların ve çocukların öldürülmesini yasakladı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3015 225 Ateşle ancak Allah azap eder; onları bulursanız öldürün. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3016 226 Allah'ın azabıyla (kimseye) azap etmeyin. İkrime · Sahîh-i Buhârî 3017 227 Ukl kabilesinden sekiz kişi çobanı öldürüp develeri sürüp götürdü ve Müslüman olduktan sonra kâfir oldu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3018 228 Seni bir karınca ısırdı diye Allah'ı tesbih eden ümmetlerden bir ümmeti yaktın! Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3019 229 Allah'ım! Onu sabit kıl; onu doğru yolu gösteren ve doğru yolda olan biri kıl. Cerîr · Sahîh-i Buhârî 3020 230 Peygamber, Benî Nadîr'in hurmalıklarını yaktı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3021 231 Hicaz ehlinin tüccarı Ebû Râfi'in ölüm haberlerini işitinceye kadar ayrılmadım. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3022 232 Abdullah b. Atîk gece Ebû Râfi'in evine girdi ve uyurken onu öldürdü. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3023 233 Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; karşılaşınca sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır. Ömer b. Ubeydullah'ın azatlısı ve kâtibi Sâlim Ebü'n-Nadr · Sahîh-i Buhârî 3024, 3025 234 Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; onlarla karşılaştığınızda ise sabredin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3026 235 Kisrâ helak oldu, ondan sonra Kisrâ olmayacak; Kayser de helak olacak; hazineleri Allah yolunda paylaştırılacak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3027, 3028 236 Peygamber savaşı "hile" diye adlandırdı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3029 237 Harp hiledir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3030 238 Ka'b b. Eşref Allah'a ve Resûlü'ne eziyet etti; Muhammed b. Mesleme fırsat bulup onu öldürdü. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3031 239 Muhammed b. Mesleme: "Bana izin ver de (Ka'b'a istediğimi) söyleyeyim" dedi; Peygamber: "İzni verdim" buyurdu. Câbir · Sahîh-i Buhârî 3032 240 İbn Sayyâd'ın annesi onu uyarınca Peygamber: "Onu bıraksaydı (durumunu) açığa çıkarırdı" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3033 241 Allah'ım! Sen olmasaydın doğru yolu bulamazdık; ne sadaka verirdik ne de namaz kılardık. Berâ · Sahîh-i Buhârî 3034 242 Müslüman olduğumdan beri Peygamber beni hiç alıkoymadı ve beni her gördüğünde yüzüme gülümsedi. Cerîr · Sahîh-i Buhârî 3035, 3036 243 Bir hasır yakıldı ve külü Resûlullah'ın yarasına dolduruldu; Fâtıma da yüzündeki kanı yıkıyordu. Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 3037 244 Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin; birbirinizle uyumlu olun, ayrılığa düşmeyin. Ebû Bürde'nin dedesi · Sahîh-i Buhârî 3038 245 Kuşların bizi kaptığını görseniz bile size haber gönderinceye kadar bu yerinizden ayrılmayın. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 3039 246 Resûlullah insanların en güzeli, en cömerdi ve en cesuruydu; korkan Medinelileri eyersiz bir atla karşıladı. Enes · Sahîh-i Buhârî 3040 247 Ey İbnü'l-Ekva'! Galip geldin; artık yumuşak davran. Seleme · Sahîh-i Buhârî 3041 248 Huneyn günü Resûlullah arkasını dönmedi; katırından inip: Ben peygamberim, yalan yok, dedi. Ebû İshâk · Sahîh-i Buhârî 3042 249 Efendinize doğru kalkın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 3043 250 İbn Hatal Kâbe'nin örtülerine tutunmuş (duruyor); Resûlullah: "Onu öldürün" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3044 251 Âsım b. Sâbit: "Vallahi bugün bir kâfirin himayesine inmem. Allah'ım! Durumumuzu Peygamberine haber ver." Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3045 252 Esiri kurtarın, açı doyurun ve hastayı ziyaret edin. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 3046 253 Sahifede ne var? Diyet, esirin kurtarılması ve bir Müslümanın bir kâfire karşılık öldürülmemesi. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 3047 254 Ensâr Abbâs'ın fidyesini bırakmak için izin isteyince: "Ondan bir dirhem bile bırakmayın" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3048 255 Abbâs: "Bana ver; kendimin de Akîl'in de fidyesini ödedim" dedi; Peygamber: "Al" buyurdu. Enes · Sahîh-i Buhârî 3049 256 Bedir esirleri arasında gelen Cübeyr: Peygamber'i akşam namazında Tûr sûresini okurken işittim. Bedir esirleri arasında gelmiş olan Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 3050 257 Müşriklerden bir casus gelip oturdu, sonra sıvıştı; Peygamber: "Onu arayın ve öldürün" buyurdu. Seleme b. Ekva' · Sahîh-i Buhârî 3051 258 Ömer'in vasiyeti: Zimmîlere verilen ahde vefa gösterilsin, onlar için savaşılsın, güçlerinin üstünde yük yüklenmesin. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3052 259 Müşrikleri Arap yarımadasından çıkarın; elçi heyetlerine benim hediye verdiğim gibi hediye verin. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3053 260 Ömer, elçi heyetleri için süslenmesine ipek hulle getirince: "Bu, (âhirette) nasibi olmayanın elbisesidir." Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3054 261 Eğer o (Deccâl) ise ona asla musallat kılınmazsın; o değilse onu öldürmende senin için bir hayır yoktur. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3055 262 Deccâl hakkında hiçbir peygamberin söylemediği bir söz söyleyeceğim: O tek gözlüdür; Allah ise tek gözlü değildir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3056, 3057 263 Akîl bize bir ev bıraktı mı ki? Yarın Kureyş'in küfür üzerine anlaştığı Benî Kinâne Hayfı'na ineceğiz. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 3058 264 Mazlumun bedduasından sakın; çünkü mazlumun bedduası kabul olunur. Eslem · Sahîh-i Buhârî 3059 265 İnsanlardan İslâm'ı diliyle söyleyenleri bana yazın; biz de ona bin beş yüz adam yazdık. Huzeyfe · Sahîh-i Buhârî 3060 266 Falan gazveye yazıldım, hanımım hacca gidiyor; Peygamber: "Dön ve hanımınla birlikte haccet" buyurdu. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3061 267 Cennete ancak Müslüman olan bir can girer; Allah bu dini günahkâr bir adamla da destekler. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3062 268 Sancağı Zeyd aldı ve şehit düştü, sonra Ca'fer, sonra İbn Revâha; sonra Hâlid emir tayin edilmeden aldı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3063 269 Kavmimize bizden haber ulaştırın ki biz Rabbimize kavuştuk; O bizden razı oldu, bizi de razı etti. Enes · Sahîh-i Buhârî 3064 270 Peygamber bir kavme galip geldiğinde onların meydanında üç gece kalırdı. Ebû Talha · Sahîh-i Buhârî 3065 271 Peygamber, Huneyn ganimetlerini taksim ettiği Ci'râne'den umreye niyet etti. Enes · Sahîh-i Buhârî 3066 272 Düşmanın ele geçirdiği atı, müslümanlar galip gelince Resûlullah zamanında İbn Ömer'e geri verildi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3067 273 İbn Ömer'in Rumlara kaçan kölesini Hâlid b. Velîd ele geçirip ona geri verdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 3068 274 Düşman İbn Ömer'in atını ele geçirdi; düşman bozguna uğrayınca Hâlid atını ona geri verdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3069 275 Ey Hendek ehli! Câbir bir sûr (ziyafet yemeği) hazırladı; haydi gelin! Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3070 276 Eskit ve yenisini giy, sonra eskit ve yenisini giy, sonra eskit ve yenisini giy! Hâlid b. Saîd'in kızı Ümmü Hâlid · Sahîh-i Buhârî 3071 277 Kıh kıh! Bizim sadaka yemediğimizi bilmiyor musun? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3072 278 Kıyamet günü sizden birini, boynunda meleyen bir koyun olduğu hâlde bana yardım dilerken bulmayayım. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 3073 279 Peygamber'in yükünün başındaki Kirkire için: "O ateştedir" buyurdu; ganimetten çaldığı bir aba bulundu. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 3074 280 Kanı akıtan ve üzerine Allah'ın adı anılan hayvanı ye; diş ve tırnak hariç. Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Buhârî 3075 281 Allah'ım! Onu at üzerinde sabit kıl, onu doğru yolu gösteren ve doğru yola erdirilmiş biri yap! Cerîr b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3076 282 Hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. Savaşa çağrıldığınızda hemen çıkın. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 3077 283 Mekke'nin fethinden sonra hicret yoktur; fakat ona İslâm üzerine biat alırım. Mücâşi' b. Mes'ûd · Sahîh-i Buhârî 3078, 3079 284 Allah, Peygamber'ine Mekke'nin fethini nasip ettiğinden beri hicret sona erdi. Atâ · Sahîh-i Buhârî 3080 285 Belki de Allah Bedir ehline muttali olmuş ve: "Dilediğinizi yapın" demiştir. Sa'd b. Ubeyde, Osman taraftarı olan Ebû Abdurrahman'den · Sahîh-i Buhârî 3081 286 İbn Ca'fer: "Resûlullah'ı karşıladığımızda bizi bineğine bindirdi, seni bıraktı" dedi. İbn Ebû Müleyke · Sahîh-i Buhârî 3082 287 Çocuklarla birlikte Resûlullah'ı karşılamak için Senîyyetü'l-Vedâ'a gittik. Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 3083 288 İnşallah dönüyoruz; tövbe ederek, ibadet ederek, Rabbimize hamd ederek, secde ederek dönüyoruz. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 3084 289 Usfân dönüşünde Peygamber'in devesi tökezledi; Ebû Talha: "Allah beni sana feda etsin!" dedi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3085 290 Ebû Talha: "Sana bir şey oldu mu?" dedi; Peygamber: "Hayır, fakat sen kadına bak!" buyurdu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 3086 291 Seferden Medine'ye geldiğimizde Peygamber bana: "Mescide gir ve iki rekât namaz kıl" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3087 292 Peygamber kuşluk vakti seferden döndüğünde mescide girer ve oturmadan önce iki rekât namaz kılardı. Ka'b · Sahîh-i Buhârî 3088 293 Resûlullah Medine'ye geldiğinde bir deve ya da bir sığır kesti. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 3089 294 Bir seferden geldim; Peygamber: "İki rekât namaz kıl" buyurdu. Câbir · Sahîh-i Buhârî 3090 295 Daveti almış düşmana önceden bildirmeden baskın yapılabilir; Mustalik oğullarına böyle yapıldı. İbn Avn · Sahîh-i Müslim 1730 a 296 İbn Ebû Adî tarikiyle: Mustalik baskınında Hâris'in kızı Cüveyriye esir alındı. Sahîh-i Müslim 1730 b 297 Resûlullah komutanlara takva, ganimete hıyanet etmeme, çocuk öldürmeme ve düşmanı önce İslâm'a davet etmeyi emretti. Büreyde · Sahîh-i Müslim 1731 a, b 298 Abdussamed'in Şu'be'den rivayeti: Resûlullah seriyye gönderdiğinde emîre takvayı tavsiye ederdi. Sahîh-i Müslim 1731 c 299 Hüseyn b. el-Velîd tarikiyle: Resûlullah komutanlara düşmanı önce İslâm'a davet etmeyi emretti. Sahîh-i Müslim 1731 d 300 Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1732 301 Görevliler kolaylaştırmalı, müjdelemeli ve birbiriyle uyum içinde olmalıdır. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1733 a 302 Saîd b. Ebû Bürde'den diğer tarikler: Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Sahîh-i Müslim 1733 b 303 Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; gönülleri yatıştırın, nefret ettirmeyin. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1734 304 Kıyamet günü her ahdini bozan için onu teşhir eden bir sancak dikilir. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1735 a 305 Eyyûb ve Sahr tarikiyle: Kıyamet günü ahdini bozan için bir sancak dikilir. Sahîh-i Müslim 1735 b 306 Vefasız kıyamet günü dikilen bir sancakla teşhir edilir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1735 c 307 Kıyamet günü her vefasız için bir sancak vardır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1735 d 308 Ahdini bozan kıyamette sancakla teşhir edilir. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1736 a 309 Şu'be tarikiyle: Ahdini bozan için kıyamette sancak dikilir; "falanın vefasızlığı" sözü yok. Sahîh-i Müslim 1736 b 310 Her vefasız kıyamette kendisiyle tanınacağı bir sancakla gelir. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1736 c 311 Vefasız kıyamette sancağıyla tanınır. Enes · Sahîh-i Müslim 1737 312 Kıyamet günü her vefasızın arkasında bir sancak bulunur. Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1738 a 313 Vefasızlığın en büyüğü, halkın yöneticisinin vefasızlığıdır. Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1738 b 314 Harp hiledir. Câbir · Sahîh-i Müslim 1739 315 Savaşta düşmanı aldatmak caizdir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1740 316 Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; karşılaşınca sabredin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1741 317 Düşmanla karşılaşmayı istemeyin, afiyet dileyin; karşılaşınca sabredin, cennet kılıçların gölgesindedir. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 1742 a 318 Resûlullah düşman birliklerinin bozguna uğraması için dua etti. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 1742 b 319 Vekî'in İsmâil'den rivayeti: Resûlullah "düşman birliklerini bozguna uğratan" diye dua etti. Sahîh-i Müslim 1742 c 320 İbn Uyeyne'nin İsmâil'den rivayeti: Kitabı indiren, bulutları yürüten Allah'ım, onları boz. Sahîh-i Müslim 1742 d 321 Resûlullah Uhud'da, müminlerin yok olması hâlinde yeryüzünde Allah'a ibadet edilmeyeceğini söyleyerek dua etti. Enes · Sahîh-i Müslim 1743 322 Resûlullah savaşta kadın ve çocukların öldürülmesini kınadı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1744 a 323 Savaşta kadınları ve çocukları öldürmek yasaktır. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1744 b 324 Gece baskınında kasıtsız isabet eden müşrik kadın ve çocukları, ebeveynlerinin hükmündedir. Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Müslim 1745 a 325 Gece baskınında kasıtsız ölen müşrik çocukları ebeveynlerinin hükmündedir. Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Müslim 1745 b 326 Baskında kasıtsız isabet eden müşrik çocukları babalarının hükmündedir. Sa'b b. Cessâme · Sahîh-i Müslim 1745 c 327 Nadîr oğullarının hurmalıklarının kesilip yakılması Allah'ın izniyle oldu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1746 a 328 Nadîr oğullarının hurmalıklarını kesip yakma hakkında Haşr sûresinin âyeti indi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1746 b 329 Resûlullah savaş gereği Nadîr oğullarının hurmalıklarını yaktı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1746 c 330 Önceki ümmetlere ganimet helal değildi; Allah zayıflığımız sebebiyle onu bize helal kıldı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1747 331 Ganimetler Allah'a ve Resûlü'ne aittir; Sa'd'ın kılıç talebi üzerine Enfâl âyeti indi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 1748 a 332 Sa'd'ın ganimetten kılıç istemesi üzerine ganimetlerin Allah ve Resûlü'ne ait olduğu bildirildi. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 1748 b 333 Seriyye askerlerine ganimet payının yanında birer deve nefel verildi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1749 a 334 Seriyyeye verilen birer deve nefeli Resûlullah onayladı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1749 b 335 Resûlullah seriyyeye paylarına ek olarak birer deve nefel verdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1749 c 336 Yahyâ el-Kattân'ın Ubeydullah'tan rivayeti: Seriyyeye birer deve nefel verildi. Sahîh-i Müslim 1749 d 337 Nâfi'den diğer tarikler: Seriyye mensuplarına paylarından başka birer deve verildi. Sahîh-i Müslim 1749 e 338 Resûlullah askerlere ganimet payları dışında nefel verirdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1750 a 339 Yûnus'un İbn Şihâb'dan rivayeti: Resûlullah bir seriyyeye nefel verdi. Sahîh-i Müslim 1750 b 340 Bazı seriyyelere özel nefel verilirdi; ganimetin beşte biri ise her durumda ayrılırdı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1750 c 341 Hüşeym tarikiyle: Ebû Katâde'nin seleb hakkındaki hadisi. Sahîh-i Müslim 1751 a 342 Leys tarikiyle: Ebû Katâde'nin, öldürdüğü düşmanın selebi hakkındaki hadisi. Sahîh-i Müslim 1751 b 343 Savaşta düşmanını öldüren, delil getirirse onun üzerindekilere (seleb) hak kazanır. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1751 c 344 Ebû Cehil'i iki Ensârî genç öldürdü; Resûlullah selebini birine verdi. Abdurrahman b. Avf · Sahîh-i Müslim 1752 345 Öldürenin selebi kendisinindir; ancak emîrlerin otoritesi de korunmalıdır. Avf b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1753 a 346 Resûlullah selebin öldürene ait olduğuna hükmetmiştir. Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sahîh-i Müslim 1753 b 347 Casusu öldüren Seleme'ye, öldürdüğünün selebinin tamamı verildi. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1754 348 Resûlullah esir kadını vererek Mekke'de esir tutulan Müslümanları kurtardı. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1755 349 Savaşla alınan yerin beşte biri Allah ve Resûlü'nün, kalanı mücahitlerindir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1756 350 Savaşsız ele geçen fey Resûlullah'a aitti; ailesinin yıllık nafakası dışında kalanı cihad hazırlığına ayırırdı. Ömer · Sahîh-i Müslim 1757 a 351 İbn Uyeyne'nin Ma'mer'den rivayeti: Nadîroğullarının malı savaşsız Resûlullah'a fey oldu. Sahîh-i Müslim 1757 b 352 Peygamber'e mirasçı olunmaz, bıraktığı sadakadır; Ömer fey malının idaresini bu esasla yürüttü. Mâlik b. Evs · Sahîh-i Müslim 1757 c 353 Ma'mer'in Mâlik b. Evs'ten rivayeti: Resûlullah fey'den ailesine bir yıllık nafaka harcardı. Sahîh-i Müslim 1757 d 354 Peygamber'e mirasçı olunmaz; bıraktığı sadakadır. Âişe · Sahîh-i Müslim 1758 355 Ebû Bekir, Peygamber'e mirasçı olunmayacağı gerekçesiyle Fâtıma'ya miras vermedi; Ali sonra Ebû Bekir'e biat etti. Âişe · Sahîh-i Müslim 1759 a 356 Ma'mer'in Urve'den rivayeti: Ali, Ebû Bekir'in faziletini anıp ona biat etti. Sahîh-i Müslim 1759 b 357 Resûlullah'ın bıraktığı mallar miras olarak taksim edilmedi, sadaka olarak devlet idaresinde kaldı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1759 c 358 Resûlullah'ın bıraktığı, hanımlarının nafakası ve görevli masrafından sonra sadakadır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1760 a 359 Süfyân'ın Ebü'z-Zinâd'dan rivayeti: Mirasçılarım dinar paylaşmaz; bıraktığım sadakadır. Sahîh-i Müslim 1760 b 360 Peygamberlere mirasçı olunmaz; bıraktıkları sadakadır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1761 361 Ganimette süvariye atı için iki, kendisi için bir pay verilir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1762 a 362 İbn Numeyr'in Ubeydullah'tan rivayeti: Süvariye iki pay, piyadeye bir pay verilir. Sahîh-i Müslim 1762 b 363 Bedir'de Resûlullah'ın duası üzerine meleklerle yardım edildi; esirler hakkında âyet indi ve ganimet helal kılındı. Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 1763 364 Esir Sümâme serbest bırakılınca Müslüman oldu; esire karşılıksız iyilik caizdir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1764 a 365 Saîd el-Makburî tarikiyle: Sümâme, "Beni öldürürsen kanı olan birini öldürürsün" dedi. Sahîh-i Müslim 1764 b 366 Resûlullah Medine Yahudilerini İslâm'a davet etti, kabul etmeyince onları sürdü. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1765 367 Ahdini bozan Nadîr ve Kurayza'ya müdahale edildi; Medine Yahudileri sürüldü. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1766 a 368 Hafs b. Meysere tarikiyle: Ahdini bozan Nadîr ve Kurayza Yahudilerine müdahale edildi. Sahîh-i Müslim 1766 b 369 Resûlullah Yahudi ve Hristiyanları Arap yarımadasından çıkaracağını bildirdi. Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 1767 a 370 Ebü'z-Zübeyr'den diğer tarikler: Yahudi ve Hristiyanları Arap yarımadasından çıkaracağım. Sahîh-i Müslim 1767 b 371 Sa'd b. Muâz Kurayza hakkında Allah'ın hükmüne uygun hüküm verdi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 1768 a 372 Abdurrahman b. Mehdî'nin Şu'be'den rivayeti: Kurayza hakkında Melik'in hükmüyle hükmettin. Sahîh-i Müslim 1768 b 373 Hendek'ten sonra Cibrîl'in bildirmesiyle Kurayza'ya gidildi; hüküm Sa'd'a bırakıldı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1769 a 374 İbn Numeyr'in Hişâm'dan rivayeti: Sa'd'a, Allah'ın hükmüyle hükmettin, buyruldu. Sahîh-i Müslim 1769 b 375 Sa'd b. Muâz Kureyş'le savaş bittiyse şehit olmayı diledi; yarası açılarak vefat etti. Âişe · Sahîh-i Müslim 1769 c 376 Abde'nin Hişâm'dan rivayeti: Sa'd'ın yarası o gece açıldı ve ölünceye kadar aktı. Sahîh-i Müslim 1769 d 377 Emri farklı anlayan iki gruptan hiçbiri kınanmadı; içtihat farkı hoş görüldü. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1770 378 Fetihlerle zenginleşen Muhâcirler, Ensâr'ın bağışladığı hurmalıkları geri verdiler. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1771 a 379 Resûlullah, Ümmü Eymen'in gönlünü hoş tutmak için ona verdiğinin on katını verdi. Enes · Sahîh-i Müslim 1771 b 380 Düşman topraklarında bulunan yiyecek taksimden önce alınıp yenebilir. Abdullah b. Muğaffel · Sahîh-i Müslim 1772 a 381 Hayber'de atılan yiyecek dağarcığını almak isteyen sahâbî Resûlullah'tan utandı. Abdullah b. Muğaffel · Sahîh-i Müslim 1772 b 382 Ebû Dâvûd'un Şu'be'den rivayeti: Hayber'de iç yağı dolu bir dağarcık buldum. Sahîh-i Müslim 1772 c 383 Herakleios, Ebû Süfyân'a sorduğu sorularla Resûlullah'ın peygamberliğini doğruladı; mektup onu İslâm'a davet ediyordu. Ebû Süfyân · Sahîh-i Müslim 1773 a 384 Sâlih'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Kayser, nimete şükür için Hıms'tan Kudüs'e yürüyerek gitti. Sahîh-i Müslim 1773 b 385 Resûlullah Kisrâ, Kayser, Necâşî ve diğer hükümdarlara İslâm'a davet mektupları yazdı. Enes · Sahîh-i Müslim 1774 a 386 Saîd'in Katâde'den rivayeti: Resûlullah hükümdarlara İslâm'a davet mektupları yazdı. Sahîh-i Müslim 1774 b 387 Hâlid b. Kays'ın Katâde'den rivayeti: Kisrâ, Kayser ve Necâşî'ye davet mektubu yazıldı. Sahîh-i Müslim 1774 c 388 Huneyn'de Müslümanlar dağılınca Resûlullah sebat etti; çağrı üzerine dönen ashabıyla zafer kazanıldı. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1775 a 389 Ma'mer'in Zührî'den rivayeti: Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki Huneyn'de bozguna uğradılar. Sahîh-i Müslim 1775 b 390 Kesîr b. Abbâs'ın babasından rivayeti: Huneyn günü Resûlullah ile birlikteydim. Sahîh-i Müslim 1775 c 391 Huneyn'de Resûlullah geri çekilmedi; "Ben peygamberim, yalan yok" diyerek ashabını topladı. Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1776 a 392 Savaş kızışınca ashab Resûlullah'a sığınırdı; en cesurları onunla aynı hizada duranlardı. Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1776 b 393 Huneyn'de ganimete yönelen Müslümanlar ok yağmuruyla dağıldı; Resûlullah yerinden kıpırdamadı. Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1776 c 394 Yahyâ b. Saîd'in Süfyân'dan rivayeti: Bir adam Berâ'ya "Ey Ebû Umâre" diye Huneyn'i sordu. Sahîh-i Müslim 1776 d 395 Huneyn'de Resûlullah'ın attığı bir avuç toprak düşmanın gözlerini doldurdu ve bozguna uğradılar. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1777 396 Tâif kuşatması sonuçsuz kalınca Resûlullah dönmeye karar verdi. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 1778 397 Bedir öncesi Ensâr tam destek verdi; Resûlullah müşriklerin öleceği yerleri önceden gösterdi. Enes · Sahîh-i Müslim 1779 398 Mekke fethedildi; Resûlullah Ensâr'a hayatının ve ölümünün onlarla olacağını söyledi ve putları kırdı. Abdullah b. Rebâh · Sahîh-i Müslim 1780 a 399 Süleymân b. el-Muğîre tarikiyle: Ben Allah'ın kulu ve Resûlü'yüm; hayatım ve ölümüm sizinledir. Sahîh-i Müslim 1780 b 400 Fetih günü Ebû Süfyân'ın evine giren, silahını bırakan ve kapısını kapatan emniyette ilan edildi. Abdullah b. Rebâh · Sahîh-i Müslim 1780 c 401 Fetih günü Resûlullah Kâbe çevresindeki putları "Hak geldi, bâtıl yok oldu" diyerek devirdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1781 a 402 Sevrî'nin İbn Ebû Necîh'ten rivayeti: Hak geldi, bâtıl yok oldu; Kâbe'deki putlar devrildi. Sahîh-i Müslim 1781 b 403 Fetihten sonra kıyamete kadar hiçbir Kureyşli bağlanarak öldürülmeyecektir. Mutî' · Sahîh-i Müslim 1782 a 404 Zekeriyyâ tarikiyle: Resûlullah Âsî'nin adını Mutî' olarak değiştirdi. Sahîh-i Müslim 1782 b 405 Hudeybiye antlaşmasında Resûlullah müşriklerin itirazıyla "Allah'ın Resûlü" ifadesini kendi eliyle sildi. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 1783 a 406 Şu'be'nin Ebû İshâk'tan rivayeti: Ali Hudeybiye antlaşmasına "Allah'ın Resûlü Muhammed" yazdı. Sahîh-i Müslim 1783 b 407 Hudeybiye antlaşmasının şartlarına Resûlullah tam olarak uydu. Berâ · Sahîh-i Müslim 1783 c 408 Hudeybiye'de ağır görünen şartlar kabul edildi; Resûlullah sonucun hayırlı olacağını bildirdi. Enes · Sahîh-i Müslim 1784 409 Hudeybiye barışı ağır görünse de Allah onu apaçık bir fetih olarak bildirdi. Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 1785 a 410 Sehl b. Huneyf, Hudeybiye'de itiraz ettiği halde sonucun hayırlı çıktığını hatırlatıp görüşü itham etmeyi öğütledi. Şakîk · Sahîh-i Müslim 1785 b 411 Cerîr ve Vekî'in A'meş'ten rivayeti: Kılıçlarımızı bizi korkutan bir işe kuşandığımızda kolaylaştı. Sahîh-i Müslim 1785 c 412 Fitne zamanında kişi kendi görüşünü sorgulamalıdır. Ebû Vâil · Sahîh-i Müslim 1785 d 413 Hudeybiye dönüşü inen Fetih sûresi Resûlullah'a bütün dünyadan daha sevimliydi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1786 a 414 Katâde'den diğer tarikler: Hudeybiye dönüşü inen Fetih sûresi dünyadan daha sevimliydi. Sahîh-i Müslim 1786 b 415 Düşmana verilen söze, savaş hâlinde bile vefa gösterilir. Huzeyfe b. el-Yemân · Sahîh-i Müslim 1787 416 Hendek gecesi Huzeyfe Resûlullah'ın emriyle düşman karargâhına gidip haber getirdi. İbrâhim et-Teymî'nin babası · Sahîh-i Müslim 1788 417 Uhud'da yedi Ensârî Resûlullah'ı korumak için birer birer şehit oldu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1789 418 Uhud'da yaralanan Resûlullah'ın kanını Fâtıma yanmış hasır külüyle durdurdu. Ebû Hâzim · Sahîh-i Müslim 1790 a 419 Ya'kûb el-Kârî tarikiyle: Uhud'da Resûlullah'ın yüzü yaralandı, dişi kırıldı. Sahîh-i Müslim 1790 b 420 Ebû Hâzim'den diğer tarikler: Fâtıma, Resûlullah'ın yarasını yanmış hasır külüyle durdurdu. Sahîh-i Müslim 1790 c 421 Uhud'da yaralanan Resûlullah'a, işin Allah'a ait olduğu âyetle bildirildi. Enes · Sahîh-i Müslim 1791 422 Kavmi tarafından yaralanan peygamber, onların bağışlanması için dua etti. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1792 a 423 Vekî' ve İbn Bişr tarikiyle: Peygamber alnından kanı silerken kavminin bağışlanmasını diledi. Sahîh-i Müslim 1792 b 424 Resûlullah'ı yaralayanlara ve onun Allah yolunda öldürdüğü kimseye Allah'ın gazabı şiddetlidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1793 425 Secdedeki Resûlullah'a eziyet eden Kureyş ileri gelenleri bedduaya uğradı ve Bedir'de öldüler. İbn Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1794 a 426 Resûlullah'a eziyet eden Kureyş ileri gelenleri Bedir'de öldürüldü. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1794 b 427 Süfyân'ın Ebû İshâk'tan rivayeti: Allah'ım, Kureyş'i sana havale ediyorum. Sahîh-i Müslim 1794 c 428 Resûlullah'ın beddua ettiği Kureyşliler Bedir'de ölü olarak serildi. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 1794 d 429 Tâif'te eziyet gören Resûlullah, helak yerine onların neslinden müminler çıkmasını diledi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1795 430 Resûlullah Allah yolunda kanayan parmağına teselli verici sözler söyledi. Cündeb b. Süfyân · Sahîh-i Müslim 1796 a 431 İbn Uyeyne tarikiyle: Mağarada parmağı yaralanan Resûlullah, kanayan parmağına seslendi. Sahîh-i Müslim 1796 b 432 Vahyin gecikmesi üzerine Allah Peygamberi'ni terk etmediğini Duhâ sûresiyle bildirdi. Cündeb · Sahîh-i Müslim 1797 a 433 Müşriklerin alayı üzerine Duhâ sûresi inerek Allah'ın Peygamberi'ni terk etmediği bildirildi. Cündeb b. Süfyân · Sahîh-i Müslim 1797 b 434 Şu'be ve Süfyân'ın Esved b. Kays'tan rivayeti: Duhâ sûresi indi, Rabbin seni terk etmedi. Sahîh-i Müslim 1797 c 435 Resûlullah, kendisine kaba davranan Abdullah b. Übeyy'i Sa'd'ın ricasıyla affetti. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1798 a 436 Ukayl'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Bu olay Abdullah b. Übeyy Müslüman görünmeden önceydi. Sahîh-i Müslim 1798 b 437 Müminler arasındaki kavga üzerine aralarını düzeltmeyi emreden âyet indi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1799 438 Ebû Cehil Bedir'de Afrâ'nın oğulları tarafından öldürüldü. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1800 a 439 Mu'temir'in babasından rivayeti: Ebû Cehil'in ne yaptığını benim için kim öğrenir? Sahîh-i Müslim 1800 b 440 Allah'a ve Resûlü'ne eziyet eden Kâ'b b. el-Eşref, Muhammed b. Mesleme ve arkadaşlarınca öldürüldü. Câbir · Sahîh-i Müslim 1801 441 Resûlullah Hayber'e sabah baskını yaptı ve orası savaşla fethedildi. Enes · Sahîh-i Müslim 1365 g 442 Hayber halkı sabah ordu ile karşılaştı ve Allah onları bozguna uğrattı. Enes · Sahîh-i Müslim 1365 h 443 Uyarılanların sabahı ne kötüdür. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1365 i 444 Hayber'de kendi kılıcıyla ölen Âmir için Resûlullah iki ecir olduğunu bildirdi; ehlî eşek eti yasaklandı. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1802 a 445 Savaşta kazara kendi silahıyla ölen mücahide iki kat ecir vardır. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1802 b 446 Resûlullah Hendek kazılırken ashabıyla toprak taşıyıp recez okudu. Berâ · Sahîh-i Müslim 1803 a 447 İbn Mehdî'nin Şu'be'den rivayeti: Hendek'te "Şunlar bize zulmettiler" recezi okundu. Sahîh-i Müslim 1803 b 448 Hayat ancak âhiret hayatıdır; Allah'ım, Muhâcirleri ve Ensâr'ı bağışla. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 1804 449 Gerçek hayat âhiret hayatıdır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1805 a 450 Resûlullah Ensâr ve Muhâcirlere ikram edilmesi için dua etti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1805 b 451 Ashab ve Resûlullah birlikte "Hayır ancak âhiretin hayrıdır" diyerek recez okudu. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1805 c 452 Hendek'te ashab Resûlullah'a sadakatlerini, o da onlar için duasını recezle ifade etti. Enes · Sahîh-i Müslim 1805 d 453 Seleme b. el-Ekva' tek başına Resûlullah'ın gasbedilen develerini kurtardı. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1806 454 Seleme'nin Zûkared'deki kahramanlığı, Hudeybiye biatı, Âmir'in şehadeti ve Hayber'in Ali eliyle fethi anlatıldı. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1807 a 455 İkrime b. Ammâr tarikiyle: Seleme b. Ekva'ın Zûkared ve Hayber gazveleri uzun hadisi. Sahîh-i Müslim 1807 b 456 Resûlullah'ı gafil avlamak isteyen seksen Mekkeli esir alınıp affedildi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1808 457 Ümmü Süleym Huneyn'de kendini korumak için hançer taşıdı. Enes · Sahîh-i Müslim 1809 a, b 458 Kadınlar gazvelerde su taşıyıp yaralıları tedavi ederdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1810 459 Uhud'da Ebû Talha Resûlullah'ı korudu; Âişe ve Ümmü Süleym mücahitlere su taşıdı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1811 460 Kadınlar gazvede yardımcı olur, pay değil bahşiş alır; çocuklar öldürülmez; yetimlik reşitlikle biter. Yezîd b. Hürmüz · Sahîh-i Müslim 1812 a 461 Hâtim b. İsmâil tarikiyle: Resûlullah çocukları öldürmezdi, sen de çocukları öldürme. Sahîh-i Müslim 1812 b 462 Ganimette kadın ve köleye bahşiş verilir; düşman çocukları öldürülmez. Yezîd b. Hürmüz · Sahîh-i Müslim 1812 c 463 İsmâil b. Ümeyye tarikiyle: Necde İbn Abbâs'a yazdı; ganimette kadın ve köleye bahşiş verilir. Sahîh-i Müslim 1812 d 464 İbn Abbâs Necde'ye akraba payı, yetimlik, çocuklar ve kadın-köle payı hakkında cevap verdi. Yezîd b. Hürmüz · Sahîh-i Müslim 1812 e 465 Zâide'nin A'meş'ten rivayeti: Necde'nin İbn Abbâs'a mektubu kısaltılarak anlatıldı. Sahîh-i Müslim 1812 f 466 Ümmü Atıyye yedi gazvede yemek yaptı, yaralı ve hastalara baktı. Ümmü Atıyye el-Ensâriyye · Sahîh-i Müslim 1812 g 467 Hişâm b. Hassân tarikiyle: Ümmü Atıyye gazvelerde yemek yaptı, yaralılara baktı. Sahîh-i Müslim 1812 h 468 Resûlullah on dokuz gazveye çıktı; ilki Zâtü'l-Useyr idi. Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1254 b 469 Resûlullah on dokuz gazveye çıktı ve hicretten sonra yalnız Vedâ haccını yaptı. Zeyd b. Erkam · Sahîh-i Müslim 1254 c 470 Câbir, babasının şehadetinden sonra hiçbir gazveden geri kalmadı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1813 471 Resûlullah on dokuz gazveye çıktı, sekizinde bizzat savaştı. Büreyde · Sahîh-i Müslim 1814 a 472 Büreyde Resûlullah ile on altı gazveye katıldı. Büreyde · Sahîh-i Müslim 1814 b 473 Seleme yedi gazve ve dokuz seriyyeye katıldı. Seleme b. el-Ekva' · Sahîh-i Müslim 1815 a 474 Hâtim tarikiyle: Seleme Resûlullah ile yedi gazveye katıldı. Sahîh-i Müslim 1815 b 475 Ayaklarına bez sardıkları için gazveye Zâtürrikâ' adı verildi. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1816 476 Resûlullah savaşta müşrikten yardım almadı; adam iman edince ordusuna kabul etti. Âişe · Sahîh-i Müslim 1817