Fihrist
Hac ile ilgili hadisler
Hac ile ilgili 1.006 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Allah'ın farz kıldığı hac, babama binek üzerinde duramayan bir ihtiyar iken yetişti; onun yerine hac edebilir miyim?
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1513
2
Resûlullah Zülhuleyfe'de bineğine biner, bineği onu taşıyarak doğrulunca telbiye getirip ihrama girerdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1514
3
Resûlullah'ın Zülhuleyfe'den ihrama girmesi, bineği onu taşıyarak doğrulduğu zamandı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1515
4
Hac için yolculuk semerlerini bağlayın; çünkü o iki cihattan biridir.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1516
5
Resûlullah bir semer üzerinde hac etti; o binek aynı zamanda onun yük devesiydi.
Sümâme b. Abdullah b. Enes · Sahîh-i Buhârî 1517
6
Ey Abdurrahman! Kız kardeşini götür, ona Ten'îm'den umre yaptır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1518
7
Hangi amel daha faziletlidir? Allah'a ve Resûlüne iman, sonra Allah yolunda cihat, sonra mebrûr bir hac.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1519
8
Cihadı amellerin en faziletlisi görüyoruz, cihat etmeyelim mi? Hayır; fakat cihadın en faziletlisi mebrûr bir hactır.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 1520
9
Kim Allah için hac eder de çirkin söz ve davranışta bulunmaz, günaha dalmazsa annesinin onu doğurduğu günkü gibi döner.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1521
10
Resûlullah mîkâtı Necid halkı için Karn, Medine halkı için Zülhuleyfe, Şam halkı için Cuhfe olarak belirledi.
Zeyd b. Cübeyr şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 1522
11
Yemen halkı hac eder, azık almaz ve "Biz tevekkül edenleriz" derlerdi; Mekke'ye gelince insanlardan dilenirlerdi.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1523
12
Mîkâtlar oraların halkı ve oradan geçen hac ve umre niyetlileri içindir; berisindeki kimse çıktığı yerden ihrama girer.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1524
13
Medine halkı Zülhuleyfe'den, Şam halkı Cuhfe'den, Necid halkı da Karn'dan ihrama girer.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1525
14
Mîkâtların berisinde olan kimsenin ihrama gireceği yer ailesinin yanıdır; Mekkeliler bile oradan ihrama girerler.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1526
15
İbn Ömer: Peygamber mîkâtları belirledi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1527
16
Medine halkının ihrama gireceği yer Zülhuleyfe, Şam halkınınki Mehyea yani Cuhfe, Necid halkınınki de Karn'dır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1528
17
Peygamber Medine halkı için Zülhuleyfe'yi, Şam için Cuhfe'yi, Yemen için Yelemlem'i, Necid için Karn'ı mîkât belirledi.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1529
18
Mîkâtlar oraların halkı ve oralara gelen, hac ve umre isteyen herkes içindir; hatta Mekkeliler Mekke'den ihrama girer.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1530
19
Yolunuz üzerinde Karn'ın hizasına bakın; Ömer onlar için Zâtüırk'ı mîkât olarak belirledi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1531
20
Resûlullah Zülhuleyfe'deki Bathâ'da devesini çöktürdü ve orada namaz kıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1532
21
Resûlullah Şecere yolundan çıkar, Muarres yolundan girerdi; dönüşte Zülhuleyfe'de vadinin içinde sabaha kadar gecelerdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1533
22
Bu gece Rabbimden bir gelen geldi ve: Bu mübarek vadide namaz kıl ve: Hac içinde bir umre, de, dedi.
Ömer · Sahîh-i Buhârî 1534
23
Peygamber, Zülhuleyfe'de vadinin içinde konaklarken rüyasında kendisine: Sen mübarek bir Bathâ'dasın, denildi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1535
24
Üzerindeki güzel kokuyu üç defa yıka, cübbeyi çıkar ve umrende de haccında yaptığın gibi yap.
Safvân b. Ya'lâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 1536
25
İbn Ömer zeytinyağı sürünürdü; İbrâhîm, Âişe'nin Resûlullah'ın saç ayrımında güzel koku parıltısı gördüğünü hatırlattı.
Saîd b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 1537, 1538
26
Resûlullah'a ihramına girerken, ihramdan çıkması için de Beytullah'ı tavaf etmeden önce güzel koku sürerdim.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1539
27
Resûlullah'ı saçları yapıştırılmış olarak telbiye getirip ihrama girerken işittim.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1540
28
Resûlullah ancak mescidin yanından, yani Zülhuleyfe mescidinden telbiye getirip ihrama girdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1541
29
İhramlı kimse gömlek, sarık, şalvar, bürnüs ve mest giymez; nalın bulamayan mesti topukların aşağısından keserek giysin.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1542
30
Peygamber Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1543, 1544
31
Peygamber saçını tarayıp yağ süründükten, izar ve ridâsını giydikten sonra ashabıyla Medine'den yola çıktı.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1545
32
Peygamber Medine'de dört, Zülhuleyfe'de iki rekât kıldı; sabaha kadar orada geceledi, sonra bineğine binip ihrama girdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1546
33
Peygamber öğleyi Medine'de dört rekât, ikindiyi Zülhuleyfe'de iki rekât kıldı ve orada sabaha kadar geceledi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1547
34
Onların hac ve umre için birlikte yüksek sesle telbiye getirdiklerini işittim.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1548
35
Resûlullah'ın telbiyesi: Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk...
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1549
36
Peygamber'in nasıl telbiye getirdiğini elbette biliyorum: Lebbeyk Allâhümme lebbeyk...
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1550
37
Beydâ'da Allah'a hamd etti, tesbih etti, tekbir getirdi; sonra hac ve umre için telbiye getirip ihrama girdi.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1551
38
Peygamber, bineği onu taşıyarak dimdik doğrulduğu zaman telbiye getirip ihrama girdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1552
39
İbn Ömer Harem sınırına kadar telbiye getirir, Zûtuvâ'da sabaha kadar geceler, sabah namazından sonra guslederdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1553
40
İbn Ömer Mekke'ye çıkacağı zaman güzel kokusu olmayan bir yağ sürünür, Zülhuleyfe mescidinde namaz kılıp ihrama girerdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1554
41
Mûsâ'ya gelince, vadiye inerken telbiye getirdiği hâlde sanki ona bakıyor gibiyim.
Mücâhid · Sahîh-i Buhârî 1555
42
Yanında hedy bulunan umre ile birlikte hac için de ihrama girsin; ikisinden birden çıkıncaya kadar ihramdan çıkmasın.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1556
43
Peygamber, Ali'ye ihramı üzerinde kalmasını emretti.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 1557
44
Neyle ihrama girdin? Peygamber'in ihrama girdiği şeyle. Yanımda hedy olmasaydı ihramdan çıkardım.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1558
45
Allah'ın Kitabı bize haccı ve umreyi tamamlamayı emrediyor; Peygamber de hedyi kesinceye kadar ihramdan çıkmadı.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1559
46
Sen ancak Âdemoğlu kızlarından bir kadınsın; Allah onlara yazdığını sana da yazmıştır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1560
47
Kardeşinle Ten'îm'e git, umre için ihrama gir, sonra buluşma yerin şurası.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1561
48
Hac için ihrama girenler ya da hac ile umreyi birleştirenler Nahr günü gelinceye kadar ihramdan çıkmadılar.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1562
49
Ben hiç kimsenin sözü için Peygamber'in sünnetini bırakacak değilim.
Mervân b. Hakem · Sahîh-i Buhârî 1563
50
Hac aylarında umre yapmanın yeryüzündeki günahların en büyüklerinden olduğunu düşünürlerdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1564
51
Ebû Mûsâ Peygamber'in yanına geldi, Peygamber de ona ihramdan çıkmasını emretti.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1565
52
Ben başımı yapıştırdım ve kurbanlığıma gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam.
Peygamber'in hanımı Hafsa · Sahîh-i Buhârî 1566
53
Rüyamda bir adamın bana: "Makbul bir hac ve kabul edilmiş bir umre" dediğini gördüm.
Ebû Cemre Nasr b. İmrân ed-Dubaî · Sahîh-i Buhârî 1567
54
Size emrettiğimi yapın; kurbanlık sürmüş olmasaydım size emrettiğimin aynısını ben de yapardım.
Ebû Şihâb · Sahîh-i Buhârî 1568
55
Sen ancak Peygamber'in yaptığı bir işi yasaklamak istiyorsun.
Saîd b. Müseyyeb · Sahîh-i Buhârî 1569
56
Lebbeyk Allâhümme lebbeyk bi'l-hac diyerek geldik; Resûlullah bize emretti, biz de onu umreye çevirdik.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1570
57
Resûlullah zamanında temettu' yaptık ve Kur'an indi; bir adam kendi görüşüyle dilediğini söyledi.
İmrân · Sahîh-i Buhârî 1571
58
Hac için ihramınızı umreye çevirin; kurbanlığına gerdanlık takan müstesna.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1572
59
İbn Ömer Harem'e girince telbiyeyi keser, Zû Tuvâ'da geceler, sabah namazını orada kılıp gusül ederdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1573
60
Peygamber sabah oluncaya kadar Zû Tuvâ'da geceledi, sonra Mekke'ye girdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1574
61
Resûlullah Mekke'ye yukarı seniyyeden girer, aşağı seniyyeden çıkardı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1575
62
Resûlullah Mekke'ye Batha'daki yukarı seniyyeden, Kedâ'dan girdi; aşağı seniyyeden çıkardı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1576
63
Peygamber Mekke'ye geldiğinde onun yukarısından girdi, aşağısından çıktı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1577
64
Peygamber fetih yılı Mekke'ye Kedâ'dan girdi, Mekke'nin yukarısındaki Küdâ'dan çıktı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1578
65
Peygamber fetih yılı Mekke'ye, Mekke'nin yukarısındaki Kedâ'dan girdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1579
66
Peygamber fetih yılı Mekke'ye, Mekke'nin yukarı tarafından, Kedâ'dan girdi.
Urve · Sahîh-i Buhârî 1580
67
Peygamber fetih yılı Mekke'ye Kedâ'dan girdi; Urve de çoğunlukla oradan girerdi.
Urve · Sahîh-i Buhârî 1581
68
Kâbe inşa edilirken Peygamber ile Abbâs taş taşıdılar; izarını boynuna koyunca yere yığıldı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1582
69
Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi İbrâhim'in temelleri üzerine döndürürdüm.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1583
70
Kavmin cahiliyeden yeni çıkmış olmasaydı, duvarı Beytullah'a katar ve kapısını yere bitiştirirdim.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1584
71
Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Beytullah'ı yıkar, İbrâhim'in temeli üzerine yeniden inşa ederdim.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1585
72
Ey Âişe! Kavmin cahiliyeden yeni çıkmış olmasaydı Beytullah'a biri doğuya, biri batıya iki kapı yapardım.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1586
73
Bu beldeyi Allah haram kılmıştır; dikeni kesilmez, avı ürkütülmez.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1587
74
Akîl bize arsa ya da ev bıraktı mı ki?
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1588
75
Yarın inşallah konak yerimiz, küfür üzerine yeminleştikleri Benî Kinâne Hayfı olacak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1589
76
Biz yarın, küfür üzerine yeminleştikleri Benî Kinâne Hayfı'nda konaklayacağız.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1590
77
Kâbe'yi Habeşlilerden iki incecik bacaklı biri yıkacaktır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1591
78
Âşûrâ, Kâbe'nin örtüldüğü bir gündü; Ramazan farz kılınınca dileyen onu tuttu, dileyen bıraktı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1592
79
Ye'cûc ve Me'cûc çıktıktan sonra da Beytullah mutlaka haccedilecek ve umre yapılacaktır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 1593
80
Onlar kendilerine uyduğum iki adamdır.
Ebû Vâil · Sahîh-i Buhârî 1594
81
Sanki onu görür gibiyim: Siyah, çarpık bacaklı biri, Kâbe'yi taş taş söküyor.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1595
82
Resûlullah: "Kâbe'yi Habeşlilerden Zü's-süveykateyn yıkacaktır" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1596
83
Biliyorum ki sen zarar da fayda da veremeyen bir taşsın; Peygamber'i seni öperken görmeseydim seni öpmezdim.
Âbis b. Rebîa, Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1597
84
Resûlullah Beytullah'ta namaz kıldı mı? Bilâl: "Evet, Yemen tarafındaki iki direk arasında" dedi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1598
85
İbn Ömer, Kâbe'de karşısındaki duvara üç zirâ kalıncaya kadar yürür, Resûlullah'ın kıldığı yerde namaz kılardı.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1599
86
Resûlullah umresinde Beytullah'ı tavaf edip Makam'ın arkasında iki rekât kıldı; Kâbe'ye girmedi.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Buhârî 1600
87
Allah onları kahretsin! Vallahi, onlar ikisinin fal oklarıyla asla kısmet aramadığını biliyorlardı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1601
88
Peygamber ashâbına ilk üç şavtta remel yapmalarını, iki rükün arasında ise normal yürümelerini emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1602
89
Resûlullah Mekke'ye gelince Hacerülesved'i istilâm eder, yedi şavtın üçünde koşar adımla yürürdü.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1603
90
Peygamber hac ve umrede üç şavtta koşar adımla yürüdü, dört şavtta normal yürüdü.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1604
91
Ömer: Senin zarar da fayda da veremeyen bir taş olduğunu biliyorum; Peygamber'i görmeseydim seni istilâm etmezdim.
Eslem · Sahîh-i Buhârî 1605
92
Peygamber'i bu iki rüknü istilâm ederken gördüğümden beri, kalabalıkta da rahatlıkta da onları istilâm ettim.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1606
93
Peygamber Vedâ haccında deve üzerinde tavaf etti; rüknü eğri başlı bir değnekle istilâm ediyordu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1607
94
Muâviye bütün rükünleri istilâm ediyor ve "Beytullah'tan hiçbir şey terk edilmiş değildir" diyordu.
Ebü'ş-Şa'sâ · Sahîh-i Buhârî 1608
95
Peygamber'in Beytullah'tan iki Yemânî rükünden başkasını istilâm ettiğini görmedim.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1609
96
Ömer Hacer'i öptü ve: "Resûlullah'ın seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim" dedi.
Eslem · Sahîh-i Buhârî 1610
97
Bu "ne dersin"i Yemen'de bırak! Resûlullah'ın onu istilâm edip öptüğünü gördüm.
Zübeyr b. Arabî · Sahîh-i Buhârî 1611
98
Peygamber Beytullah'ı deve üzerinde tavaf etti; rükne her gelişinde ona işaret etti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1612
99
Peygamber deve üzerinde tavaf ederken rükne her gelişinde yanındaki bir şeyle ona işaret eder ve tekbir getirirdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1613
100
Peygamber Mekke'ye geldiğinde ilk başladığı şey abdest almak oldu, sonra tavaf etti.
Urve b. Zübeyr · Sahîh-i Buhârî 1614, 1615
101
Resûlullah ilk geldiği tavafta üç şavtta hızlı yürür, dördünde yürür, sonra iki rekât kılardı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1616
102
Peygamber Safâ ile Merve arasında tavaf ettiğinde sel yatağının içinde koşardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1617
103
Âişe erkeklerden ayrı, bir kenarda tavaf ederdi; onlarla karışmazdı.
İbn Cüreyc · Sahîh-i Buhârî 1618
104
Ümmü Seleme hastalığını söyleyince Peygamber: "Binekli olarak insanların arkasından tavaf et" buyurdu.
Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 1619
105
Tavaf ederken birine iple bağlanmış adamı görünce Peygamber ipi kesti ve: "Onu elinden tutarak götür" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1620
106
Peygamber, Kâbe'yi bir yularla bağlı olarak tavaf eden bir adam gördü ve onu kesti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1621
107
Ebû Bekir Nahr günü ilan ettirdi: Bu yıldan sonra hiçbir müşrik hac yapmayacak, Beytullah'ı çıplak tavaf eden olmayacak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1622
108
Câbir: Umre yapan kişi Safâ ile Merve arasında tavaf edinceye kadar hanımına yaklaşmasın.
Amr b. Dînâr · Sahîh-i Buhârî 1623, 1624
109
Peygamber Mekke'ye gelip tavaf ve sa'y etti; Arafat'tan dönünceye kadar da Kâbe'ye yaklaşmadı.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1625
110
Sabah namazı için kamet getirildiğinde, insanlar namaz kılarken devenin üzerinde tavaf et.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 1626
111
Peygamber Beytullah'ı yedi defa tavaf etti, Makam'ın arkasında iki rekât kıldı, sonra Safâ'ya çıktı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1627
112
Oturdular; namaz kılmanın mekruh olduğu vakit gelince de kalkıp namaz kılmaya başladılar.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1628
113
Peygamber'in güneş doğarken ve batarken namaz kılmayı yasakladığını işittim.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1629
114
Abdullah b. Zübeyr fecirden sonra tavaf eder ve iki rekât kılardı.
Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1630, 1631
115
Resûlullah deve üzerinde tavaf ederken rükne her gelişinde elindeki bir şeyle işaret edip tekbir getirirdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1632
116
Ümmü Seleme binekli olarak insanların arkasından tavaf etti; Resûlullah Kâbe'nin yanında Tûr sûresini okuyordu.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 1633
117
Abbâs, sikâye görevi için Minâ gecelerinde Mekke'de geceleme izni istedi; Peygamber de izin verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1634
118
Çalışın, çünkü siz salih bir amel üzeresiniz.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1635
119
Cebrâil göğsümü yardı, sonra onu Zemzem suyuyla yıkadı.
Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 1636
120
Resûlullah'a Zemzem'den su verdim, o da ayakta iken içti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1637
121
Umre için ihrama girenler iki tavaf yaptılar; hac ile umreyi birleştirenler ise tek bir tavaf yaptılar.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1638
122
İbn Ömer: Sizi şahit tutuyorum ki umremle birlikte haccı da kendime vacip kıldım.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1639
123
Haccın ve umrenin durumu bir ve aynıdır; sizi şahit tutuyorum ki umremle birlikte haccı da vacip kıldım.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1640
124
Onlar Beytullah'ı tavaf etmeden önce hiçbir şeye başlamazlar, sonra da ihramdan çıkmazlardı.
Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel el-Kureşî · Sahîh-i Buhârî 1641, 1642
125
Resûlullah Safâ ile Merve arasında tavafı sünnet kıldı; artık hiç kimsenin onu terk etmesi caiz değildir.
Urve · Sahîh-i Buhârî 1643
126
Resûlullah ilk tavafında üç şavtta sık adımlarla koşar, dördünde yürürdü.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1644
127
Safâ ile Merve arasında tavaf edinceye kadar hanımına kesinlikle yaklaşmasın.
Amr b. Dînâr · Sahîh-i Buhârî 1645, 1646
128
Peygamber Mekke'ye gelip tavaf etti, iki rekât kıldı, sonra Safâ ile Merve arasında sa'y etti.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1647
129
Enes: Safâ ile Merve arasında sa'y etmekten hoşlanmazdık, çünkü o Câhiliye âdetlerindendi.
Âsım · Sahîh-i Buhârî 1648
130
Resûlullah Beytullah'ta ve Safâ ile Merve arasında ancak müşriklere gücünü göstermek için koştu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1649
131
Hacı ne yapıyorsa sen de onu yap; ancak temizlenene kadar Beytullah'ı tavaf etme.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1650
132
Sonradan öğrendiğimi önceden bilseydim hedy getirmezdim; yanımda hedy olmasaydı ihramdan çıkardım.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1651
133
Ümmü Atiyye: Hayızlı Arafat'ta bulunmuyor mu, şurada şurada bulunmuyor mu?
Hafsa · Sahîh-i Buhârî 1652
134
Peygamber Terviye günü öğle ile ikindiyi Minâ'da, nefir günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı.
Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1653
135
Yöneticilerinin nerede namaz kıldığına bak ve sen de orada kıl.
Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1654
136
Resûlullah Minâ'da iki rekât kıldı; Ebû Bekir, Ömer ve hilafetinin başında Osman da öyle kıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1655
137
Peygamber, hiç olmadığımız kadar çok ve en emin hâlde iken Minâ'da bize iki rekât kıldırdı.
Hârise b. Vehb el-Huzâî · Sahîh-i Buhârî 1656
138
Keşke dört rekâttan benim payım kabul edilmiş iki rekât olsa!
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1657
139
Arafe günü insanlar Peygamber'in orucundan şüphe edince ona bir içecek gönderdim, o da içti.
Ümmü'l-Fadl · Sahîh-i Buhârî 1658
140
Bizden telbiye eden telbiye ederdi, ona karşı çıkılmazdı; tekbir getiren tekbir getirirdi, ona da karşı çıkılmazdı.
Muhammed b. Ebû Bekir es-Sekafî · Sahîh-i Buhârî 1659
141
Eğer sünneti istiyorsan hutbeyi kısa tut ve vakfeye acele et; İbn Ömer de: "Doğru söyledi" dedi.
Sâlim · Sahîh-i Buhârî 1660
142
Arafe günü Peygamber'in orucunda ihtilaf edilince devesi üzerinde dururken ona bir kadeh süt gönderildi, içti.
Ümmü'l-Fadl bint Hâris · Sahîh-i Buhârî 1661
143
Eğer sünneti istiyorsan Arafe günü namazı erkenden kıl; onlar sünnette öğle ile ikindiyi birleştirirlerdi.
Sâlim · Sahîh-i Buhârî 1662
144
Eğer bugün sünnete isabet etmek istiyorsan hutbeyi kısa tut ve vakfeye acele et.
Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1663
145
Peygamber'i Arafat'ta vakfede dururken gördüm ve: "Vallahi bu Hums'tandır; burada ne işi var?" dedim.
Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 1664
146
Cahiliyede insanlar Kâbe'yi çıplak tavaf ederdi; Hums müstesna. Hums, Kureyş ve onun soyundan gelenlerdir.
Urve · Sahîh-i Buhârî 1665
147
Resûlullah vedâ haccında Arafat'tan orta hızda yürürdü; boş bir yer bulunca hızlanırdı.
Urve · Sahîh-i Buhârî 1666
148
Ey Allah'ın Resûlü! Namaz kılacak mısın? diye sordum; "Namaz önündedir" buyurdu.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1667
149
İbn Ömer, Resûlullah'ın girdiği vadiye girip ihtiyacını giderir, abdest alır, Cem'e varmadan namaz kılmazdı.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1668
150
Resûlullah Müzdelife'den önceki vadide hafif abdest aldı; "Namaz!" deyince "Namaz önündedir" buyurdu.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1669, 1670
151
Ey insanlar! Sükûnete sarılın; çünkü iyilik, develeri koşturmakla değildir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1671
152
Müzdelife'de akşamı kıldı, herkes devesini çöktürdü, sonra yatsıyı kıldı; ikisi arasında namaz kılmadı.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1672
153
Peygamber Cem'de akşam ile yatsıyı her birini birer kametle kılarak birleştirdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1673
154
Resûlullah vedâ haccında akşam ile yatsıyı Müzdelife'de birleştirdi.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 1674
155
Bunlar vakitlerinden kaydırılan iki namazdır: Müzdelife'ye gelince akşam ve fecir ağarır ağarmaz sabah namazı.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1675
156
İbn Ömer ailesinin zayıflarını önden gönderir ve: "Resûlullah bunlara ruhsat verdi" derdi.
Sâlim · Sahîh-i Buhârî 1676
157
Resûlullah beni Cem'den gece gönderdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1677
158
Ben, Peygamber'in Müzdelife gecesi ailesinin zayıfları arasında önden gönderdiği kimselerdenim.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1678
159
Yavrucuğum! Resûlullah, hevdeçteki kadınlara gece erken ayrılmaları için izin verdi.
Esmâ'nın azatlısı Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1679
160
Ağır ve hantal bir kadın olan Sevde, Cem gecesi Peygamber'den izin istedi; o da ona izin verdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1680
161
Sevde'nin izin istediği gibi benim de Resûlullah'tan izin istemiş olmam, bana her sevinçten daha sevimlidir.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1681
162
Peygamber'in vaktinin dışında bir namaz kıldığını görmedim; ancak iki namaz müstesna.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1682
163
Bu iki namaz bu yerde vakitlerinden kaydırılmıştır: Akşam ve yatsı ile bu saatteki sabah namazı.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1683
164
Müşrikler güneş doğmadıkça Müzdelife'den ayrılmazdı; Peygamber onlara muhalefet edip güneş doğmadan ayrıldı.
Amr b. Meymûn · Sahîh-i Buhârî 1684
165
Fadl, Peygamber'in cemreyi taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadığını haber verdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1685
166
Üsâme ve Fadl, Peygamber'in Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadığını söylediler.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1686, 1687
167
Rüyada biri: "Mebrur bir hac ve kabul edilmiş bir temettu'!" diye seslendi; İbn Abbâs: "Ebü'l-Kâsım'ın sünnetidir" dedi.
Ebû Cemre · Sahîh-i Buhârî 1688
168
Kurbanlık deve süren adama Resûlullah: "Ona bin, yazıklar olsun sana!" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1689
169
Peygamber kurbanlık deve süren adama üç defa: "Ona bin!" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1690
170
Hedy bulamayan kimse hacda üç gün, ailesine döndüğünde de yedi gün oruç tutsun.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1691
171
Urve'nin Âişe'den rivayeti: Peygamber umreyi hacca ekleyerek temettu' yaptı, insanlar da yaptı.
Urve · Sahîh-i Buhârî 1692
172
Haccın ve umrenin durumu birdir; İbn Ömer Kudeyd'den hedy satın alıp ikisi için tek bir tavaf yaptı.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1693
173
Peygamber Hudeybiye zamanında Zülhuleyfe'de hedye gerdanlık taktı, onu işaretledi ve umre için ihrama girdi.
Misver b. Mahreme ve Mervân · Sahîh-i Buhârî 1694, 1695
174
Peygamber'in kurbanlık develerinin gerdanlıklarını kendi ellerimle büktüm; o da onları işaretleyip gönderdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1696
175
Ben saçımı yapıştırdım ve hedyime gerdanlık taktım; hacdan çıkıncaya kadar ihramdan çıkmam.
Hafsa · Sahîh-i Buhârî 1697
176
Resûlullah Medine'den hedy gönderir, sonra ihramlının sakındığı hiçbir şeyden sakınmazdı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1698
177
Peygamber hedyini Beytullah'a gönderip Medine'de kaldı; kendisine helal olan hiçbir şey ona haram olmadı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1699
178
İbn Abbâs'ın dediği gibi değildir; hedy kesilinceye kadar Allah'ın helal kıldığı hiçbir şey Resûlullah'a haram olmadı.
Amre bint Abdurrahman · Sahîh-i Buhârî 1700
179
Peygamber bir defasında hedy olarak koyunlar gönderdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1701
180
Peygamber koyunlara gerdanlık takar ve ailesinin yanında ihramsız olarak kalırdı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1702
181
Peygamber için koyunların gerdanlıklarını örerdim; o onları gönderir, sonra ihramsız olarak kalırdı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1703
182
Peygamber'in hedyi için, o ihrama girmeden önce gerdanlıklar ördüm.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1704
183
Hedylerin gerdanlıklarını yanımda bulunan yünden ördüm.
Mü'minlerin annesi · Sahîh-i Buhârî 1705
184
Peygamber, kurbanlık deveyi süren adama: "Ona bin" buyurdu; adam: "O kurbanlık devedir" dedi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1706
185
Resûlullah, kestiğim kurbanlık develerin çullarını ve derilerini sadaka olarak vermemi emretti.
Ali · Sahîh-i Buhârî 1707
186
Harûriyye yılında İbn Ömer: "Haccın ve umrenin durumu birdir, haccı umreyle birleştirdim" dedi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1708
187
Nahr günü yanımıza sığır eti getirildi; Resûlullah hanımları adına kurban kesmişti.
Amre bt. Abdurrahman, Âişe'den · Sahîh-i Buhârî 1709
188
İbn Ömer kurbanını Resûlullah'ın kurban kestiği yerde keserdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1710
189
İbn Ömer hedyini gecenin sonunda Müzdelife'den gönderir, Peygamber'in kurban kesim yerine götürülürdü.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1711
190
Peygamber yedi kurbanlık deveyi ayakta iken kendi eliyle kesti; Medine'de iki alaca koç kurban etti.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1712
191
İbn Ömer: "Deveyi ayakta, ayağı bağlı olarak kes; bu Muhammed'in sünnetidir" dedi.
Ziyâd b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 1713
192
Peygamber, Beydâ'ya çıkınca hac ve umre için birlikte telbiye getirdi; yedi deveyi ayakta iken eliyle kesti.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1714
193
Peygamber sabah namazını kılıp bineğine bindi; bineği Beydâ'da doğrulunca umre ve hac için ihrama girdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1715
194
Peygamber beni kurbanlık develerin başında durdurdu; etlerini, sonra çullarını ve derilerini paylaştırdım.
Ali · Sahîh-i Buhârî 1716
195
Peygamber, kurban develerinin etini, derisini ve çulunu paylaştırmayı, kesim ücreti olarak bir şey vermemeyi emretti.
Ali · Sahîh-i Buhârî 1717
196
Peygamber yüz deveyi hedy olarak gönderdi; etlerini, çullarını ve derilerini paylaştırmamı emretti.
Ali · Sahîh-i Buhârî 1718
197
Kurban etlerini Minâ'nın üç gününden fazla yemezdik; Peygamber: "Yiyin ve azık edinin" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1719
198
Âişe: Nahr günü yanımıza sığır eti getirildi; "Peygamber hanımları adına kurban kesti" denildi.
Amre, Âişe'den · Sahîh-i Buhârî 1720
199
Kurbanını kesmeden önce tıraş olan sorulunca Peygamber: "Sakıncası yok, sakıncası yok" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1721
200
Bir adam: "Taşlamadan önce ziyaret tavafını yaptım" deyince Peygamber: "Sakıncası yok" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1722
201
Biri: "Akşam olduktan sonra taşladım" deyince Peygamber: "Sakıncası yok" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1723
202
Ömer: "Allah'ın Kitabı bize tamamlamayı emreder; Resûlullah hedy yerine ulaşıncaya kadar ihramdan çıkmadı" dedi.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1724
203
Hafsa'ya: "Saçımı yapıştırdım, hedyime gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam" buyurdu.
İbn Ömer, Hafsa'dan · Sahîh-i Buhârî 1725
204
Resûlullah haccında tıraş oldu.
Nâfi' şöyle dedi: İbn Ömer şöyle derdi: · Sahîh-i Buhârî 1726
205
Allah'ım! Tıraş olanlara rahmet et. -Saçını kısaltanlara da ey Allah'ın Resûlü! -Saçını kısaltanlara da.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1727
206
Allah'ım! Tıraş olanları bağışla. -Saçını kısaltanları da. -Saçını kısaltanları da.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1728
207
Peygamber ve ashabından bir grup tıraş oldu, bir kısmı da saçını kısalttı.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1729
208
Resûlullah'ın saçını bir mişkas ile kısalttım.
Muâviye · Sahîh-i Buhârî 1730
209
Peygamber Mekke'ye gelince ashabına tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkıp tıraş olmalarını ya da kısaltmalarını emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1731
210
İbn Ömer Nahr günü tek bir tavaf yapar, sonra öğle uykusuna yatar, sonra Minâ'ya gelirdi.
Nâfi', İbn Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1732
211
Safiyye hayız olunca Peygamber: "O bizi alıkoyacak mı?" buyurdu; Nahr günü ifâza yaptığı söylenince: "Çıkın" dedi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1733
212
Kesim, tıraş ve taşlamayı öne alma ya da geriye bırakma sorulunca Peygamber: "Sakıncası yok" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1734
213
Peygamber'e Nahr günü Minâ'da sorular sorulur, o da: "Sakıncası yok" derdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1735
214
Vedâ haccında öne alınan ya da geriye bırakılan her şey sorulunca Peygamber: "Yap, sakıncası yok" dedi.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 1736
215
Nahr günü hutbesinde sorulan her şey için Peygamber: "Yap, sakıncası yok" buyurdu.
Abdullah b. Amr b. Âs · Sahîh-i Buhârî 1737
216
Ma'mer'in mütâbaatıyla: Peygamber devesinin üzerinde durup sorulana "Yap, sakıncası yok" dedi.
Abdullah b. Amr b. Âs · Sahîh-i Buhârî 1738
217
Kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız, bu gününüzün, bu beldenizdeki, bu ayınızdaki dokunulmazlığı gibi haramdır.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1739
218
Peygamber'i Arafat'ta hutbe okurken işittim.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1740
219
Hazır olan, olmayana tebliğ etsin; nice tebliğ edilen vardır ki sözü işitenden daha iyi kavrar.
Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 1741
220
Şüphesiz Allah kanlarınızı, mallarınızı ve ırzlarınızı, bu gününüzün dokunulmazlığı gibi size haram kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1742
221
İbn Ömer: Peygamber (Abbâs'a Mina gecelerini Mekke'de geçirmesi için) ruhsat verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1743
222
İbn Ömer'in diğer tariki: Peygamber (sikâye için Mekke'de kalmaya) izin verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1744
223
Abbâs, sikâye görevi için Minâ gecelerini Mekke'de geçirmek üzere izin istedi; Peygamber ona izin verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1745
224
İbn Ömer: "Vakti gözetirdik; güneş zevale erince cemreleri taşlardık" dedi.
Vebere · Sahîh-i Buhârî 1746
225
İbn Mes'ûd cemreyi vadinin içinden taşladı ve: "Burası, Bakara sûresi indirilen zatın durduğu yerdir" dedi.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1747
226
İbn Mes'ûd, Beytullah'ı soluna, Minâ'yı sağına alarak büyük cemreye yedi taş attı.
Abdurrahman b. Yezîd, Abdullah b. Mes'ûd'dan · Sahîh-i Buhârî 1748
227
İbn Mes'ûd büyük cemreyi taşlayınca: "Burası, Bakara sûresi indirilen zatın makamıdır" dedi.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1749
228
İbn Mes'ûd her taşla tekbir getirerek Akabe cemresine vadinin içinden yedi taş attı.
A'meş · Sahîh-i Buhârî 1750
229
İbn Ömer her taşta tekbir getirerek cemreleri taşlar, ilk ikisinden sonra uzun süre el kaldırıp dua ederdi.
Sâlim, İbn Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1751
230
İbn Ömer Akabe cemresini vadinin içinden taşlar, yanında durmaz ve: "Resûlullah'ı böyle yaparken gördüm" derdi.
Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1752
231
Resûlullah Minâ mescidi yanındaki cemreyi yedi taşla taşlar, her taşta tekbir getirir, sonra kıbleye dönüp dua ederdi.
Zührî · Sahîh-i Buhârî 1753
232
Âişe: "Resûlullah'a ihrama girerken ve tavaftan önce ihramdan çıkarken şu iki elimle koku sürdüm" dedi.
Abdurrahman b. Kâsım · Sahîh-i Buhârî 1754
233
İnsanlara son işlerinin Beytullah'ta olması emredildi; ancak hayızlı kadına bu hafifletildi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1755
234
Peygamber dört vakit namazı kıldı, Muhassab'da biraz uyudu, sonra binitiyle Beytullah'a gidip tavaf etti.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1756
235
Safiyye hayız olunca Peygamber: "Bizi alıkoyacak mı?" dedi; ifâza yaptığı söylenince: "O halde hayır" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1757
236
İbn Abbâs, tavaftan sonra hayız olan kadın için "Ayrılıp gider" dedi; Medineliler Ümmü Süleym'e sordular.
İkrime · Sahîh-i Buhârî 1758, 1759
237
Hayızlı kadına, ifâza tavafını yapmışsa ayrılıp gitmesi için ruhsat verildi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1760, 1761
238
Âişe: "Bütün ashabın hac ve umre ile dönüyor, ben hariç" deyince Peygamber onu Ten'îm'e gönderdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1762
239
Enes: "Peygamber nefir günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı; sen yöneticilerin nasıl yapıyorsa öyle yap" dedi.
Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1763
240
Peygamber öğle, ikindi, akşam ve yatsıyı kılıp Muhassab'da bir süre uyudu, sonra Beytullah'ı tavaf etti.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1764
241
Ebtah, Peygamber'in çıkışı daha kolay olsun diye konakladığı bir konak yeriydi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1765
242
Muhassab'da konaklamak bir şey değildir; orası ancak Resûlullah'ın konakladığı bir yerdir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1766
243
İbn Ömer Mekke'ye gelince devesini ancak mescidin kapısında çöktürür, Hacerülesved'den başlayarak tavaf ederdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1767
244
Nâfi': "Resûlullah, Ömer ve İbn Ömer Muhassab'da konakladılar" dedi.
Hâlid b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 1768
245
İbn Ömer Mekke'den ayrılırken de Zû Tuvâ'ya uğrar, sabaha kadar orada gecelerdi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1769
246
Zülmecâz ve Ukâz cahiliyede ticaret yeriydi; Müslümanlar bundan hoşlanmayınca hac mevsimleri hakkında âyet indi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1770
247
Safiyye ayrılış gecesi hayız olunca: "Kendimi ancak sizi alıkoyacak biri olarak görüyorum" dedi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1771, 1772
248
İhramlı gömlek, sarık, şalvar, bürnus ve mest giymez; zâferan ya da vers değmiş elbise de giymez.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1177 a
249
İhramlı gömlek, sarık, bürnus ve şalvar giymez; nalın bulamazsa mestleri topuk altından kesip giyer.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1177 b
250
İhramlının zâferan ya da vers ile boyanmış elbise giymesi yasaklandı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1177 c
251
İhramlı izâr bulamazsa şalvar, nalın bulamazsa mest giyebilir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1178 a
252
Şu'be'nin Amr b. Dînâr'dan rivayeti: Resûlullah Arafat'ta hutbede şalvar ve mest ruhsatını bildirdi.
Sahîh-i Müslim 1178 b
253
İbn Uyeyne ve Hüşeym'in Amr b. Dînâr'dan rivayeti: İzâr bulamayan ihramlı şalvar giyebilir.
Sahîh-i Müslim 1178 c
254
Nalın bulamayan mest, izâr bulamayan şalvar giysin.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1179
255
Üzerindeki koku izini yıka, cübbeni çıkar ve haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap.
Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 a
256
Haccında ne yapıyor idiysen umrende de onu yap.
Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 b
257
Üzerindeki kokuyu üç defa yıka, cübbeyi çıkar; haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap.
Safvân b. Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 c
258
Cübbeyi çıkar, sarı boyayı yıka; haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap.
Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 d
259
Cübbeni çıkar, koku izini yıka; haccında ne yapıyor idiysen umrende de onu yap.
Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 e
260
Resûlullah Medine, Şam, Necid ve Yemen halkı için Zülhuleyfe, Cuhfe, Karnü'l-Menâzil ve Yelemlem'i mîkât tayin etti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1181 a
261
Mîkâtın berisinde olan yolculuğa başladığı yerden, Mekke halkı da Mekke'den ihrama girer.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1181 b
262
Medine halkı Zülhuleyfe'den, Şam halkı Cuhfe'den, Necid halkı Karn'dan ihrama girer.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 a
263
Medine, Şam ve Necid halkının ihrama girecekleri mîkâtlar.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 b
264
Medine halkının ihram yeri Zülhuleyfe, Şam halkının Cuhfe, Necid halkının Karn'dır.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 c
265
Resûlullah her bölge halkına ihrama girecekleri yeri emretti.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 d
266
İbn Cüreyc'in Ebü'z-Zübeyr'den rivayeti: Câbir, ihram yerleri sorulunca Peygamber'den işittiğini anlattı.
Sahîh-i Müslim 1183 a
267
Irak halkının ihram yeri Zâtu Irk, Necid halkınınki Karn, Yemen halkınınki Yelemlem'dir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1183 b
268
Resûlullah'ın telbiyesi: Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk...
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1184 a
269
Resûlullah Zülhuleyfe'de bineği ayağa kalkınca telbiye etmeye başlardı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1184 b
270
Yahyâ b. Saîd'in Ubeydullah'tan rivayeti: İbn Ömer telbiyeyi Resûlullah'ın ağzından kaptığını söyledi.
Sahîh-i Müslim 1184 c
271
Resûlullah Zülhuleyfe'de iki rekât kılar, devesi ayağa kalkınca telbiyeye başlardı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1184 d
272
Müşrikler telbiyeye şirk katarlardı; Resûlullah "Yazıklar olsun size! Yeter, yeter" derdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1185
273
Resûlullah ancak Zülhuleyfe mescidinin yanından ihrama girdi.
Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1186 a
274
Resûlullah ağacın yanında devesi onu taşıyarak kalktığında ihrama girdi.
Sâlim · Sahîh-i Müslim 1186 b
275
İbn Ömer, Resûlullah'ı yalnız iki Yemânî köşeye dokunurken ve bineği yürümeye başlayınca ihrama girerken gördüğünü söyledi.
Ubeyd b. Cüreyc · Sahîh-i Müslim 1187 a
276
İbn Kusayt tarikiyle: Ubeyd b. Cüreyc, İbn Ömer'de gördüğü dört hasleti sordu.
Sahîh-i Müslim 1187 b
277
Resûlullah ayağını üzengiye koyup devesi ayağa kalkınca Zülhuleyfe'den ihrama girerdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1187 c
278
Peygamber devesi onu taşıyarak ayağa kalktığı zaman ihrama girdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1187 d
279
Resûlullah Zülhuleyfe'de devesine binip deve ayağa kalkınca telbiye etti.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1187 e
280
Resûlullah hacca çıkarken Zülhuleyfe'de geceledi ve onun mescidinde namaz kıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1188
281
Âişe, Resûlullah'a ihrama girerken ve tavaftan önce ihramdan çıkarken koku sürerdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 a
282
Âişe, Resûlullah'a ihrama girerken ve ihramdan çıkarken kendi eliyle koku sürdü.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 b
283
Resûlullah'a ihrama girmeden önce ve tavaftan önce ihramdan çıkarken koku sürerdim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 c
284
Resûlullah'a ihrama girerken ve çıkarken koku sürdüm.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 d
285
Veda haccında Resûlullah'a ihram ve ihramdan çıkış için zerîre sürdüm.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 e
286
Âişe, Resûlullah'a ihram sırasında kokuların en güzelini sürerdi.
Urve · Sahîh-i Müslim 1189 f
287
Resûlullah'a ihrama girmeden önce bulabildiğim en güzel kokuyu sürerdim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 g
288
Resûlullah'a ihrama girerken ve ifâda tavafından önce bulduğum en güzel kokuyu sürdüm.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 h
289
Resûlullah ihramlı iken saçının ayrımındaki kokunun parıltısını görür gibiyim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 a
290
Resûlullah telbiye ederken saç ayrımlarındaki kokunun parıltısını görür gibiyim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 b
291
Resûlullah telbiye ederken saçındaki kokunun parıltısını görür gibiyim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 c
292
Züheyr'in A'meş'ten rivayeti: Resûlullah'ın saçındaki kokunun parıltısını görür gibiyim.
Sahîh-i Müslim 1190 d
293
Resûlullah ihramlı iken saçının ayrımlarında kokunun parıltısı görünürdü.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 e
294
Resûlullah ihramlı iken saç ayrımlarındaki kokunun parıltısına bakardım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 f
295
Resûlullah ihrama girmeden en güzel koku ile kokulanır, sonra başında ve sakalında yağın parıltısı görünürdü.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 g
296
Resûlullah ihramlı iken saçının ayrımındaki miskin parıltısını görür gibiyim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 h
297
Süfyân'ın Hasen b. Ubeydullah'tan rivayeti: Resûlullah'ın saç ayrımındaki miskin parıltısını görür gibiyim.
Sahîh-i Müslim 1190 i
298
Peygamber'e ihramdan önce ve kurban günü tavaftan önce içinde misk bulunan koku sürerdim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1191
299
Âişe: Resûlullah'a ihram için koku sürdüm, sonra hanımlarını dolaştı ve ihramlı olarak sabahladı.
Muhammed b. el-Münteşir · Sahîh-i Müslim 1192 a
300
Resûlullah koku sürünür, hanımlarını dolaşır ve kokular saçarak ihramlı sabahlardı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1192 b
301
Âişe, İbn Ömer'e karşı Resûlullah'ın koku sürünüp ihramlı sabahladığını bildirdi.
Muhammed b. el-Münteşir · Sahîh-i Müslim 1192 c
302
Biz bu av hediyesini sana ancak ihramlı olduğumuz için geri verdik.
Sa'b b. Cessâme el-Leysî · Sahîh-i Müslim 1193 a
303
Leys ve Sâlih'in Zührî'den rivayeti: Sa'b b. Cessâme Resûlullah'a bir yaban eşeği hediye etti.
Sahîh-i Müslim 1193 b
304
İbn Uyeyne'nin Zührî'den rivayeti: Sa'b'ın hediye ettiği yaban eşeği eti ihram sebebiyle geri verildi.
Sahîh-i Müslim 1193 c
305
İhramlı olmasaydık bu av hediyesini senden kabul ederdik.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1194 a
306
Hakem ve Habîb'in Saîd b. Cübeyr'den rivayeti: Peygamber kendisine hediye edilen yaban eşeği etini geri verdi.
Sahîh-i Müslim 1194 b
307
Resûlullah ihramlı iken kendisine hediye edilen av etini "Biz ihramlıyız" diyerek geri verdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1195
308
İhramsız kimsenin, ihramlıların yardımı olmadan avladığı av ihramlılara helaldir.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 a
309
İhramsızın avladığı av, Allah'ın ihramlılara yedirdiği bir yiyecektir.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 b
310
Zeyd b. Eslem tarikiyle: Resûlullah, "Yanınızda onun etinden bir şey var mı?" diye sordu.
Sahîh-i Müslim 1196 c
311
Ebû Katâde'nin ihramsız avladığı avdan Resûlullah ihramlı ashâbına "Yiyin" buyurdu.
Abdullah b. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 d
312
İhramlılar av için emir vermez ve işaret etmezlerse, ihramsızın avladığı avdan yiyebilirler.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 e
313
Şeybân ve Şu'be'nin rivayeti: İhramlılardan biri avı emretti ya da ona işaret etti mi?
Sahîh-i Müslim 1196 f
314
Ebû Katâde'nin avından artanı Resûlullah ihramlılara "Yiyin" diye yedirtti.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 g
315
Resûlullah, ihramsız Ebû Katâde'nin avladığı yaban eşeğinin ayağından yedi.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 h
316
Abdülazîz b. Rufey'in rivayeti: Kimse işaret etmediyse Ebû Katâde'nin avından yiyin.
Sahîh-i Müslim 1196 i
317
Talha, ihramlıyken hediye edilen avdan yiyeni doğruladı: "Onu Resûlullah ile birlikte yedik."
Abdurrahman b. Osmân et-Teymî · Sahîh-i Müslim 1197
318
Çaylak, karga, fare ve saldırgan köpek zararlıdır; Harem dışında da Harem'de de öldürülür.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 a
319
Yılan, alacalı karga, fare, saldırgan köpek ve çaylak Harem'de de öldürülür.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 b
320
Akrep, fare, çaylak, karga ve saldırgan köpek Harem'de öldürülür.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 c
321
İbn Numeyr'in Hişâm'dan rivayeti: Akrep, fare, çaylak, karga ve saldırgan köpek Harem'de öldürülür.
Sahîh-i Müslim 1198 d
322
Beş zararlı hayvan Harem'de öldürülür: Fare, akrep, karga, çaylak ve saldırgan köpek.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 e
323
Ma'mer'in Zührî'den rivayeti: Resûlullah beş zararlının Harem içinde ve dışında öldürülmesini emretti.
Sahîh-i Müslim 1198 f
324
Karga, çaylak, saldırgan köpek, akrep ve fare zararlıdır; Harem'de öldürülür.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 g
325
Fare, akrep, karga, çaylak ve saldırgan köpeği Harem'de ve ihramda öldürene günah yoktur.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 a
326
Akrep, karga, çaylak, fare ve saldırgan köpeği öldürene vebal yoktur.
Peygamber'in hanımı Hafsa · Sahîh-i Müslim 1200 a
327
İhramlı fare, akrep, çaylak, saldırgan köpek ve kargayı öldürebilir.
Zeyd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1200 b
328
Peygamber saldırgan köpek, fare, akrep, çaylak, karga ve yılanın öldürülmesini emrederdi.
Zeyd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1200 c
329
Karga, çaylak, akrep, fare ve saldırgan köpeği öldürmekte ihramlıya günah yoktur.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 b
330
Beş hayvanı öldürene günah yoktur: Karga, çaylak, akrep, fare ve saldırgan köpek.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 c
331
Leys, Ubeydullah ve Eyyûb tarikleriyle: Beş hayvanı Harem'de öldürene günah yoktur.
Sahîh-i Müslim 1199 d
332
İbn İshâk'ın rivayeti: Harem'de öldürülmesinde günah olmayan beş hayvan vardır.
Sahîh-i Müslim 1199 e
333
İhramlı iken akrep, fare, saldırgan köpek, karga ve çaylağı öldürene günah yoktur.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 f
334
Başındaki haşereden eziyet gören ihramlı tıraş olur; üç gün oruç tutar, altı yoksulu doyurur ya da kurban keser.
Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 a
335
İbn Uleyye tarikiyle: Haşereden eziyet gören ihramlı tıraş olur ve fidye öder.
Sahîh-i Müslim 1201 b
336
Bakara 196. âyetteki fidye hükmü Ka'b b. Ucre hakkında indi: oruç, sadaka veya kurban.
Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 c
337
Üç gün oruç tut, altı yoksula bir ferak tasadduk et ya da kolayına gelen bir kurban kes.
Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 d
338
Haşereden dolayı tıraş olan ihramlı, altı yoksula üç sâ' verir ya da üç gün oruç tutar ya da kurban keser.
Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 e
339
Başını tıraş et; sonra bir koyun kes ya da üç gün oruç tut ya da altı yoksula üç sâ' hurma yedir.
Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 f
340
Fidye âyeti Ka'b hakkında indi ama herkese geneldir: üç gün oruç ya da altı yoksula yarımşar sâ'.
Abdullah b. Ma'kıl · Sahîh-i Müslim 1201 g
341
Kurbana gücü yetmeyen Ka'b'a üç gün oruç ya da altı yoksulu doyurma emredildi; hüküm sonra herkese genel oldu.
Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 h
342
Peygamber ihramlı iken hacamat oldu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1202
343
Peygamber Mekke yolunda ihramlı iken başının ortasından hacamat oldu.
İbn Buhayne · Sahîh-i Müslim 1203
344
İhramlı iken gözleri rahatsızlanan kimse gözlerine sarısabır ile pansuman yapar.
Nübeyh b. Vehb · Sahîh-i Müslim 1204 a
345
İhramlının iltihaplı gözüne sürme değil, sarısabır ile pansuman yapılır.
Nübeyh b. Vehb · Sahîh-i Müslim 1204 b
346
Ebû Eyyûb, Resûlullah'ın ihramlı iken başını nasıl yıkadığını uygulayarak gösterdi.
Abdullah b. Huneyn · Sahîh-i Müslim 1205 a
347
Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ebû Eyyûb ihramlıyken başını yıkamayı gösterince Misver, İbn Abbâs'a hak verdi.
Sahîh-i Müslim 1205 b
348
İhramlı ölen kişinin başı örtülmez; Allah onu kıyamet günü telbiye eder hâlde diriltir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 a
349
Arafat'ta bineğinden düşüp ölen ihramlıya koku sürülmez, başı örtülmez; telbiye eder hâlde dirilir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 b,c
350
İhramlı ölen kişi iki elbisesiyle kefenlenir, başı örtülmez; kıyamet günü telbiye ederek gelir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 d
351
İbn Cüreyc tarikiyle: İhramlı ölen kıyamet günü telbiye eder hâlde diriltilecektir.
Sahîh-i Müslim 1206 e
352
İhramlı ölenin başı ve yüzü örtülmez; kıyamet günü telbiye eder hâlde diriltilir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 f
353
İhramlı ölene koku dokundurulmaz, başı örtülmez; kıyamet günü ihram hâlinde diriltilir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 g
354
Resûlullah ihramlı ölenin su ve sidr ile yıkanmasını, koku sürülmemesini ve başının örtülmemesini emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 h
355
İhramlı ölen iki elbiseyle kefenlenir, koku sürülmez; başı ve yüzü açık bırakılır.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 i
356
İhramlı ölenin yüzü ve başı açık bırakılır; kıyamet günü telbiye ederek diriltilir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 j
357
İhramlı ölene koku yaklaştırılmaz, yüzü örtülmez; telbiye eder hâlde diriltilir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 k
358
Hasta olan, ihrama girerken "Allah'ım! Beni nerede alıkoyarsan orada ihramdan çıkarım" diye şart koşabilir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1207 a
359
Hacca git ve beni alıkoyduğun yerde ihramdan çıkacağımı şart koş.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1207 b
360
Ma'mer tarikiyle: Hacca git ve alıkonduğun yerde ihramdan çıkacağını şart koş.
Sahîh-i Müslim 1207 c
361
Hasta Dubâa'ya hac için ihrama girip alıkonduğu yerde ihramdan çıkmayı şart koşması emredildi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1208 a
362
Dubâa, Resûlullah'ın emriyle hacda ihramdan çıkış için şart koştu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1208 b
363
Peygamber Dubâa'ya hacda alıkonduğu yerde ihramdan çıkmayı şart koşmasını emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1208 c
364
Lohusa kadın yıkanır ve ihrama girer.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1209
365
Zülhuleyfe'de doğum yapan Esmâ'ya yıkanıp ihrama girmesi emredildi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1210
366
Hayızlı Âişe umreyi bırakıp hacca ihram girdi, haccın ardından Ten'îm'den umre yaptı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 a
367
Kurbanlığı olmayan umreci ihramdan çıkar, kurbanlığı olan kurban kesilinceye kadar çıkmaz, haccı niyet eden tamamlar.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 b
368
Hayız olan Âişe'ye umreden vazgeçip hacca ihram girmesi, sonra Ten'îm'den umre yapması emredildi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 c
369
İhrama girerken hac, umre ya da ikisini birlikte niyet etmek serbest bırakıldı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 d
370
Kurbanlık getirmeseydim ben de umre için ihrama girerdim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 e
371
Sizden umre için ihrama girmek isteyen umre için ihrama girsin.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 f
372
Vedâ haccında kimi umre, kimi hac ve umre, kimi de yalnız hac için ihrama girdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 g
373
Umreye niyet edenler ihramdan çıktı; hacca ya da kırana niyet edenler kurban gününe kadar çıkmadı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 h
374
Hayız Allah'ın Âdem kızlarına yazdığı bir şeydir; temizlenene kadar tavaf hariç hacıların yaptığını yap.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 i
375
Hayız olan Âişe tavaf dışında hac menâsikini yaptı; sonra insanların umresine karşılık Ten'îm'den umre yaptı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 j
376
Hammâd'ın rivayeti: Âişe Serif'te hayız olunca ağlarken Resûlullah yanına girdi.
Sahîh-i Müslim 1211 k
377
Resûlullah haccı ifrâd olarak yaptı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 l
378
Yanında kurbanlığı olmayan haccını umreye çevirebilir; kurbanlığı olan çeviremez.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 m
379
Vedâ haccında kimi ifrâd, kimi kırân, kimi de temettu' yaptı.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 n
380
Kâsım b. Muhammed'in rivayeti: Âişe hacca niyet etmiş olarak geldi.
Sahîh-i Müslim 1211 o
381
Kurbanlığı olmayanlara tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkmaları emredildi; Resûlullah hanımları adına sığır kesti.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 p
382
Amra tarikiyle: Kurbanlığı olmayanlara ihramdan çıkmaları emredildi.
Sahîh-i Müslim 1211 q
383
Umrenin sevabı, çekilen zahmet ya da yapılan harcama ölçüsündedir.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 r
384
İbn Avn tarikiyle: İnsanlar iki ibadetle dönerken Âişe umre yapmayı istedi.
Sahîh-i Müslim 1211 s
385
İfâda tavafını yapmış olan hayızlı kadın vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 t
386
Ali b. Müshir tarikiyle: Ne hac ne umre anmadan telbiye ederek Resûlullah ile çıktık.
Sahîh-i Müslim 1211 u
387
Sonradan anladığımı önceden bilseydim kurbanlık getirmez, onlar gibi ihramdan çıkardım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 v
388
Şu'be tarikiyle: Peygamber Zilhicce'nin dördü ya da beşi geçmişken Mekke'ye geldi.
Sahîh-i Müslim 1211 w
389
Kırân yapanın tavafı hem haccı hem umresi için yeterlidir.
Tâvûs · Sahîh-i Müslim 1211 x
390
Safâ ile Merve arasındaki sa'yin haccın ve umren için sana yeter.
Mücâhid · Sahîh-i Müslim 1211 y
391
Âişe iki ecirle dönmek isteyince Abdurrahman onu Ten'îm'e götürdü ve umre yaptı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 z
392
Peygamber, Abdurrahman'a Âişe'ye Ten'îm'den umre yaptırmasını emretti.
Abdurrahman b. Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 1212
393
Kurbanlığı olmayanlar haccı umreye çevirip tamamen ihramdan çıktı; Âişe'ye hayızlıyken haccını sürdürmesi emredildi.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1213 a
394
İbn Cüreyc tarikiyle: Peygamber ağlarken Âişe'nin yanına girdi ve haccını sürdürmesini söyledi.
Sahîh-i Müslim 1213 b
395
Resûlullah yumuşak huyluydu; Âişe bir şey arzu edince ona uyar ve isteğini yerine getirirdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1213 c
396
Deve ve sığır kurbanına yedi kişi ortak olabilir.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1213 d
397
Temettu' yapanlar Minâ'ya yönelince Ebtah'tan hac için ihrama girdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1214
398
Peygamber ve ashâbı Safâ ile Merve arasında yalnızca bir defa sa'y ettiler.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1215
399
Haccı umreye çevirerek ihramdan çıkma ruhsatı yalnız o yıla değil, ebediyen geçerlidir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 a
400
Yanımdaki kurbanlık olmasaydı sizin yaptığınızı ben de yapardım; ihramdan çıkın.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 b
401
Kurbanlık getirmeyenlere haccı temettu'a çevirmeleri emredildi; kurbanlık getiren yerine ulaşmadan ihramdan çıkamaz.
Mûsâ b. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1216 c
402
Kurbanlığı olan Resûlullah, ashâbına emrettiği gibi haccını umreye çeviremedi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 d
403
Câbir: Resûlullah ile temettu' yaptık; Ömer ise haccı ve umreyi Allah için tamamlamayı emretti.
Ebû Nadra · Sahîh-i Müslim 1217 a
404
Hemmâm tarikiyle Ömer: Haccınızı umrenizden ayırın; bu ikisi için de daha mükemmeldir.
Sahîh-i Müslim 1217 b
405
Hac için telbiye ederek gelenlere Resûlullah onu umreye çevirmelerini emretti.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 e
406
Câbir, Resûlullah'ın Vedâ haccını Medine'den çıkışından Arafat hutbesine ve kurban kesimine kadar ayrıntılı anlattı.
Ca'fer b. Muhammed, babası aracılığıyla · Sahîh-i Müslim 1218 a
407
Hafs b. Gıyâs tarikiyle: Resûlullah Meş'ar-i Harâm'da durmayıp Arafat'a kadar gitti.
Sahîh-i Müslim 1218 b
408
Minâ'nın her yeri kurban kesim yeri, Arafat'ın ve Müzdelife'nin her yeri vakfe yeridir.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1218 c
409
Resûlullah tavafa Hacerülesved'i istilâm ederek başladı; üç şavtta remel yaptı, dördünde yürüdü.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1218 d
410
"İnsanların akın ettiği yerden akın edin" âyetiyle Kureyş'e de Arafat'ta vakfe yapması emredildi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1219 a
411
Câhiliyede Kureyş (Hums) Müzdelife'de dururdu; âyet inince onlar da Arafat'a döndü.
Urve · Sahîh-i Müslim 1219 b
412
Kureyşli olduğu hâlde Resûlullah'ı insanlarla birlikte Arafat'ta vakfede gördüm.
Cübeyr b. Mut'ım · Sahîh-i Müslim 1220
413
Ebû Mûsâ temettu' fetvası verirdi; Ömer ise Kitap'ın tamamlamayı emrettiğini ve Peygamber'in kurban kesilene dek ihramdan çıkmadığını söyledi.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1221 a
414
Ubeydullah b. Muâz tarikiyle: Ebû Mûsâ'nın temettu' fetvası ve Ömer'in itirazı.
Sahîh-i Müslim 1221 b
415
Ömer: Allah haccı ve umreyi tamamlamayı emretti; Peygamber de kurbanını kesinceye kadar ihramdan çıkmadı.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1221 c
416
Kurbanlık getirmeyen Ebû Mûsâ'ya tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkması emredildi.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1221 d
417
Ömer, temettu'un yapıldığını bildiği hâlde hacılar hanımlarıyla birlikte olup hacca gitmesin diye onu hoş görmedi.
İbrâhim b. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1222
418
Ali, Resûlullah ile temettu' yaptıklarını hatırlatınca Osmân: "Evet, fakat korku içindeydik" dedi.
Abdullah b. Şakîk · Sahîh-i Müslim 1223 a
419
Hâlid b. el-Hâris tarikiyle: Ali temettu'u hatırlatınca Osmân "Korku içindeydik" dedi.
Sahîh-i Müslim 1223 b
420
Ali, Osmân'ın temettu'dan nehyetmesine karşı çıkıp hac ve umre için birlikte ihrama girdi.
Saîd b. el-Müseyyeb · Sahîh-i Müslim 1223 c
421
Ebû Zer: Haccı umreye çevirerek temettu' yapmak Peygamber'in ashâbına mahsustu.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 1224 a
422
Ebû Zer: Hacda temettu' bize tanınmış bir ruhsattı.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 1224 b
423
Ebû Zer: İki mut'a (kadın mut'ası ve hac temettu'u) yalnızca bize mahsustu.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 1224 c
424
Ebû Zer: Haccı umreye çevirme ruhsatı sizden başka yalnız bize mahsustu.
Abdurrahman b. Ebü'ş-Şa'sâ · Sahîh-i Müslim 1224 d
425
Sa'd b. Ebû Vakkâs: Temettu'u biz yaptık; bunu yasaklayan o gün henüz kâfirdi.
Ğuneym b. Kays · Sahîh-i Müslim 1225 a
426
Yahyâ b. Saîd'in rivayeti: Temettu'u yasaklayan o gün kâfirdi; Muâviye'yi kastediyor.
Sahîh-i Müslim 1225 b
427
Süfyân ve Şu'be tarikleriyle Sa'd: Hacda temettu'u biz yaptık.
Sahîh-i Müslim 1225 c
428
Resûlullah ailesine hac aylarında umre yaptırdı; bunu nesheden âyet inmedi, kendisi de nehyetmedi.
Mutarrif · Sahîh-i Müslim 1226 a
429
Vekî' tarikiyle: Bir adam temettu' hakkında kendi görüşüyle dilediğini söyledi.
Sahîh-i Müslim 1226 b
430
Resûlullah hac ile umreyi birleştirdi; vefatına kadar bundan nehyetmedi, haram kılan âyet de inmedi.
Mutarrif · Sahîh-i Müslim 1226 c
431
Mutarrif tarikiyle İmrân b. Husayn: Resûlullah hac ile umreyi birleştirdi.
Sahîh-i Müslim 1226 d
432
İmrân b. Husayn ölüm döşeğinde, Peygamber'in hac ile umreyi birleştirdiğini ve bundan nehyetmediğini anlattı.
Mutarrif · Sahîh-i Müslim 1226 e
433
Resûlullah hac ile umreyi birleştirdi; bu konuda ne âyet indi ne de kendisi nehyetti.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 1226 f
434
Resûlullah ile birlikte temettu' yaptık; bunu yasaklayan Kur'an âyeti inmedi.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 1226 g,h
435
Hac temettu'u âyeti indi, Resûlullah emretti; onu nesheden âyet inmedi ve kendisi vefatına kadar nehyetmedi.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 1226 i
436
Ebû Recâ'nın rivayeti İmrân b. Husayn: Hac temettu'unu Resûlullah ile birlikte yaptık.
Sahîh-i Müslim 1226 j
437
Kurban bulamayan temettu' hacısı hacda üç gün, ailesine dönünce yedi gün oruç tutar.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1227
438
Âişe de Resûlullah'ın ve insanların Vedâ haccında temettu' yaptığını İbn Ömer gibi haber verdi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1228
439
Başımı telbîd ettim, kurbanlığıma gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam.
Peygamber'in hanımı Hafsa · Sahîh-i Müslim 1229 a
440
Hâlid b. Mahled tarikiyle Hafsa: Ey Allah'ın Resûlü! Sana ne oldu da ihramdan çıkmadın?
Sahîh-i Müslim 1229 b
441
Kurbanlığıma gerdanlık taktım, başımı telbîd ettim; hacdan çıkıncaya kadar ihramdan çıkmam.
Hafsa · Sahîh-i Müslim 1229 c
442
Ebû Üsâme tarikiyle: Kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam.
Sahîh-i Müslim 1229 d
443
Peygamber hanımlarına ihramdan çıkmalarını emretti; kendisi kurbanlığı sebebiyle çıkmadı.
Hafsa · Sahîh-i Müslim 1229 e
444
İbn Ömer, kırân haccında hac ve umre için bir tavaf ve bir sa'yin yeterli olduğu görüşündeydi.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1230 a
445
İbn Ömer, fitne yılında engellenme ihtimaline karşı Resûlullah'a uyarak kırân için ihrama girdi.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1230 b
446
İbn Numeyr tarikiyle İbn Ömer: Hac ile umreyi birleştirene bir tavaf yeter.
Sahîh-i Müslim 1230 c
447
Kırân yapan, ilk tavafı ve sa'yi ile hac ve umre tavafını yerine getirmiş olur.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1230 d
448
Eyyûb tarikiyle: Beyt'ten alıkonursam Resûlullah'ın yaptığı gibi yaparım.
Sahîh-i Müslim 1230 e
449
İbn Ömer: Resûlullah ile birlikte yalnız hac için ihrama girdik.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1231
450
Enes: Resûlullah'ı "Lebbeyk umraten ve haccen" diyerek hac ve umre için birlikte telbiye ederken işittim.
Enes · Sahîh-i Müslim 1232 a
451
Enes, Peygamber'in hac ile umreyi birleştirdiğini gördüğünü söyledi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1232 b
452
Resûlullah Arafat'a varmadan önce Beyt'i tavaf etti; onun sözü İbn Abbâs'ınkinden önce alınmaya daha layıktır.
Vebere · Sahîh-i Müslim 1233 a
453
Hac için ihrama giren tavaf edebilir; Allah'ın ve Resûlü'nün sünnetine uymak daha uygundur.
Vebere · Sahîh-i Müslim 1233 b
454
Umre yapan sa'yi tamamlamadan ihramdan çıkamaz; Resûlullah tavaftan sonra sa'y etti.
Amr b. Dînâr · Sahîh-i Müslim 1234 a
455
Hammâd b. Zeyd ve İbn Cüreyc tarikleriyle: Umre yapan sa'yi tamamlamadan ihramdan çıkamaz.
Sahîh-i Müslim 1234 b
456
Hac için ihrama giren, Beyt'i tavaf etmekle ihramdan çıkmaz; ancak haccını tamamlayınca çıkar.
Muhammed b. Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 1235
457
Kurbanlığı olan ihramında kalır, olmayan ihramdan çıkar.
Esmâ bint Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 1236 a
458
Vüheyb tarikiyle Esmâ: Kurbanlığı olmayan ihramdan çıktı; Zübeyr "Benden uzak dur" dedi.
Sahîh-i Müslim 1236 b
459
Esmâ: Resûlullah ile Hacûn'a indik; umre yapıp tavaftan sonra ihramdan çıktık, sonra hac için ihrama girdik.
Esmâ bint Ebû Bekir'in âzatlısı Abdullah · Sahîh-i Müslim 1237
460
Esmâ: Resûlullah hac temettu'una ruhsat verdi.
Müslim el-Kurrî · Sahîh-i Müslim 1238 a
461
Şu'be tarikiyle: Esmâ'nın temettu' ruhsatında Müslim'in tereddüdü.
Sahîh-i Müslim 1238 b
462
Peygamber ve kurbanlık getirenler ihramdan çıkmadı; diğerleri çıktı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1239 a
463
Şu'be tarikiyle: Kurbanlığı olmayan Talha b. Ubeydullah ile bir adam ihramdan çıktı.
Sahîh-i Müslim 1239 b
464
Câhiliyede hac aylarında umre büyük günah sayılırdı; Peygamber ashâbına haccı umreye çevirmelerini emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 a
465
Haccı umreye çevirmek isteyen umreye çevirsin.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 b
466
Ravh, Ebû Şihâb ve Yahyâ b. Kesîr tarikleriyle: Resûlullah sabah namazını Bathâ'da kıldı.
Sahîh-i Müslim 1240 c
467
Peygamber hac için telbiye ederek gelen ashâbına onu umreye çevirmelerini emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 d
468
Peygamber kurbanlığı olmayan ashâbına ihramlarını umreye çevirmelerini emretti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 e
469
Umre kıyamet gününe kadar hacca girmiştir; kurbanlığı olmayan tamamen ihramdan çıksın.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1241
470
İbn Abbâs, temettu'u Ebü'l-Kâsım'ın (Peygamber'in) sünneti olarak onayladı.
Ebû Cemre ed-Dubaî · Sahîh-i Müslim 1242
471
Peygamber kurbanlık devesinin hörgücünün sağ yanını iş'âr etti ve ona iki nalın gerdanlık taktı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1243 a
472
Hişâm tarikiyle: Peygamber Zülhuleyfe'de kurbanlık devesini iş'âr etti.
Sahîh-i Müslim 1243 b
473
İbn Abbâs: Tavaf eden ihramdan çıkar; hoşunuza gitmese de bu Peygamberinizin sünnetidir.
Ebû Hassân el-A'rec · Sahîh-i Müslim 1244 a
474
Tavafla ihramdan çıkmak, hoşa gitmese de Peygamber'in sünnetidir.
Ebû Hassân · Sahîh-i Müslim 1244 b
475
İbn Abbâs, Beyt'i tavaf eden herkesin ihramdan çıkacağı görüşündeydi.
Atâ · Sahîh-i Müslim 1245
476
Muâviye, Merve'de Resûlullah'ın saçını makasla kısalttığını söyledi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1246 a
477
Resûlullah'ın saçı Merve üzerinde makasla kısaltıldı.
Muâviye b. Ebû Süfyân · Sahîh-i Müslim 1246 b
478
Kurbanlık getirmeyenler haccı umreye çevirdi, terviye günü yeniden hac için ihrama girdi.
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1247
479
Ashâb Peygamber ile birlikte hac için yüksek sesle telbiye ederek geldi.
Câbir ve Ebû Saîd el-Hudrî şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1248
480
Câbir: İki mut'ayı Resûlullah zamanında yaptık; Ömer nehyedince bir daha dönmedik.
Ebû Nadra · Sahîh-i Müslim 1249
481
Ali Peygamber'in ihramıyla ihrama girdi; Peygamber: "Kurbanlığım olmasaydı ihramdan çıkardım."
Enes · Sahîh-i Müslim 1250 a
482
Behz'in rivayeti: Kurbanlığım olmasaydı ihramdan çıkardım.
Sahîh-i Müslim 1250 b
483
Resûlullah "Lebbeyk umraten ve haccen" diyerek hac ve umre için birlikte telbiye etti.
Enes · Sahîh-i Müslim 1251 a,b
484
Meryem oğlu Îsâ, Revhâ geçidinde hac ya da umre için ya da ikisi için birlikte mutlaka telbiye edecektir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1252 a
485
Hanzala tarikiyle Ebû Hüreyre: Meryem oğlu Îsâ, Revhâ geçidinde telbiye edecektir.
Sahîh-i Müslim 1252 b
486
Resûlullah dört umre yaptı; haccıyla birlikte olanı hariç hepsi Zilkade ayındaydı.
Enes · Sahîh-i Müslim 1252 c
487
Resûlullah bir hac ve dört umre yaptı.
Katâde · Sahîh-i Müslim 1253 a
488
Resûlullah on dokuz gazve yaptı; hicretten sonra yalnızca bir hac, Vedâ haccını yaptı.
Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1253 b
489
Âişe: Resûlullah Receb ayında hiç umre yapmadı.
Urve b. ez-Zübeyr · Sahîh-i Müslim 1254
490
Âişe, İbn Ömer'in "Peygamber Receb'de umre yaptı" sözünü düzeltti: Receb'de asla umre yapmadı.
Mücâhid · Sahîh-i Müslim 1255 a
491
Ramazan'da yapılan bir umre bir hacca denktir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1255 b
492
Ramazan'da yapılan bir umre, Peygamber ile birlikte yapılan bir hacca denktir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1256
493
Resûlullah Mekke'ye yukarı tepeden girer, aşağı tepeden çıkardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1257 a
494
Yahyâ el-Kattân tarikiyle: Resûlullah Mekke'ye Bathâ'daki yukarı tepeden girerdi.
Sahîh-i Müslim 1257 b
495
Peygamber Mekke'ye yukarı tarafından girdi, aşağı tarafından çıktı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1258 a
496
Resûlullah fetih yılı Mekke'ye yukarı taraftaki Kedâ'dan girdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1258 b
497
Resûlullah Mekke'ye girmeden önce sabahlayıncaya kadar Zû Tuvâ'da geceledi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1259 a
498
Peygamber Mekke'ye girmeden Zû Tuvâ'da geceler, yıkanır ve gündüzün girerdi.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1259 b
499
Resûlullah Mekke'ye gelince Zû Tuvâ'da sabah namazını kılıncaya kadar gecelerdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1259 c
500
İbn Ömer, Resûlullah'ın Zû Tuvâ'da namaz kıldığı yeri tarif etti.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1260
501
Resûlullah ilk tavafta üç şavt remel yapar, sa'yde sel yatağının ortasında koşardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1261 a
502
Resûlullah kudûm tavafında üç şavt koşar, dördünde yürür, iki rekât kılar, sonra sa'y ederdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1261 b
503
Resûlullah ilk tavafında Hacerülesved'i istilâm edip yedi şavtın üçünde remel yaptı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1261 c
504
Resûlullah Hacerülesved'den Hacerülesved'e kadar üç şavtta remel yaptı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1262 a
505
İbn Ömer, Resûlullah gibi Hacerülesved'den Hacerülesved'e remel yaptı.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1262 b
506
Resûlullah Hacerülesved'den başlayıp yine ona varıncaya kadar üç şavtta remel yaptı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1263 a
507
Resûlullah üç şavtta Hacerülesved'den Hacerülesved'e remel yaptı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1263 b
508
Tavafta remel, müşriklere güç göstermek için emredildi; Peygamber sa'yde kalabalıktan dolayı bindi, yürümek daha faziletlidir.
Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1264 a
509
Cüreyrî tarikiyle: Remel müşriklere güç göstermek içindi; Mekke halkı kıskanç bir kavimdi.
Sahîh-i Müslim 1264 b
510
İbn Abbâs, remelin sünnet olduğu iddiasına "Hem doğru söylediler hem yanıldılar" dedi.
Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1264 c
511
Resûlullah'ın yanından insanlar itilip azarlanmazdı; bu yüzden sa'yde deve üzerinde idi.
Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1265
512
Remel, müşriklere Müslümanların gücünü göstermek için emredildi; tüm şavtlarda emredilmemesi ashâba acıma içindi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1266 a
513
Resûlullah müşriklere gücünü göstermek için remel yaptı ve sa'yde koştu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1266 b
514
Resûlullah Kâbe'de yalnızca iki Yemânî rükne (Hacerülesved ve Rükn-i Yemânî) el sürerdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1267 a
515
Resûlullah yalnızca Hacerülesved'i ve Rükn-i Yemânî'yi istilâm ederdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1267 b
516
Abdullah b. Ömer rivayeti: Resûlullah yalnızca Hacerülesved'i ve Rükn-i Yemânî'yi istilâm ederdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1267 c
517
İbn Ömer, Resûlullah'ı gördüğünden beri zorlukta da kolaylıkta da iki rüknü istilâm etmeyi bırakmadı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1268 a
518
İbn Ömer Hacerülesved'i eliyle istilâm edip elini öperdi; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1268 b
519
Resûlullah iki Yemânî rükünden başkasını istilâm etmezdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1269
520
Ömer: Senin bir taş olduğunu biliyorum; Resûlullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim.
Sâlim · Sahîh-i Müslim 1270 a
521
Ömer Hacerülesved'i, Resûlullah'ı onu öperken gördüğü için öptü.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1270 b
522
Ömer: Senin zarar da fayda da veremeyen bir taş olduğunu biliyorum; Resûlullah öptüğü için seni öpüyorum.
Abdullah b. Serçis · Sahîh-i Müslim 1270 c
523
Ömer: Resûlullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim.
Âbis b. Rebîa · Sahîh-i Müslim 1270 d
524
Ömer Hacerülesved'i öpüp ona sarıldı: "Resûlullah'ı sana çok ilgi gösterirken gördüm."
Süveyd b. Gafele · Sahîh-i Müslim 1271 a
525
Abdurrahman tarikiyle Ömer: Ebü'l-Kâsım'ı sana çok ilgi gösterirken gördüm.
Sahîh-i Müslim 1271 b
526
Resûlullah Vedâ haccında deve üzerinde tavaf edip Hacerülesved'i değneğiyle istilâm etti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1272
527
Resûlullah insanlar onu görüp soru sorabilsin diye bineği üzerinde tavaf etti.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1273 a
528
Peygamber Vedâ haccında tavaf ve sa'yi bineği üzerinde yaptı ki insanlar onu görebilsin.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1273 b
529
Peygamber insanlar yanından itilmesin diye deve üzerinde tavaf etti.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1274
530
Resûlullah Hacerülesved'i değneğiyle istilâm edip değneği öperdi.
Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1275
531
Hasta olan, insanların arkasından binekli olarak tavaf edebilir.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 1276
532
Safâ ile Merve arasında sa'y etmeyenin haccı da umresi de tamam olmaz.
Urve · Sahîh-i Müslim 1277 a
533
Sa'y âyeti, câhiliyede Menât için ihrama girip sa'yden çekinen ensâr hakkında indi.
Urve · Sahîh-i Müslim 1277 b
534
Resûlullah ve Müslümanlar Safâ ile Merve arasında sa'y ettiler; böylece sa'y sünnet oldu.
Urve b. ez-Zübeyr · Sahîh-i Müslim 1277 c
535
Ukayl tarikiyle Âişe: Safâ ile Merve arasında sa'y etmekten çekinenler hakkında âyet indi.
Sahîh-i Müslim 1277 d
536
Câhiliyede Menât için ihrama giren ensâr sa'yden çekinirdi; Bakara 158. âyet bu konuda indi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1277 e
537
Ensâr, sa'y âyeti inene kadar Safâ ile Merve arasında sa'y etmeyi hoş görmezlerdi.
Enes · Sahîh-i Müslim 1278
538
Peygamber ve ashâbı Safâ ile Merve arasında yalnızca bir defa sa'y etti.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1279 a
539
İbn Cüreyc tarikiyle: Safâ ile Merve arasında yalnızca bir defa, ilk sa'yi yapıldı.
Sahîh-i Müslim 1279 b
540
Arafat dönüşü namaz Müzdelife'de kılınır; Resûlullah cemreye varıncaya kadar telbiye etti.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280, 1281a
541
Peygamber Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeye devam etti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1281 b
542
Arafat ve Müzdelife dönüşünde sükûnete sarılın; cemre için fiske taşı büyüklüğünde taş alın.
Fadl b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1282 a
543
Yahyâ b. Saîd tarikiyle: Peygamber taş atmayı fiske atar gibi eliyle işaret ederek gösterdi.
Sahîh-i Müslim 1282 b
544
Kendisine Bakara sûresi indirilen Peygamber'i Müzdelife'de "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" derken işittim.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 1283 a
545
İbn Mes'ûd Müzdelife'den ayrılırken telbiye etti; Peygamber'in orada telbiye ettiğini hatırlattı.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1283 b, c
546
İbn Mes'ûd Müzdelife'de Peygamber'in telbiyesini hatırlatıp telbiye etti.
Abdurrahman b. Yezîd ile Esved b. Yezîd şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1283 d
547
Minâ'dan Arafat'a giderken kimi telbiye ediyor, kimi tekbir getiriyordu.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1284 a
548
Arafe sabahı Resûlullah ile birlikte iken kimi tekbir getiriyor, kimi tehlil ediyordu.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1284 b
549
Arafat yolunda telbiye eden de tekbir getiren de yadırganmazdı.
Muhammed b. Ebû Bekir es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 1285 a
550
Arafe günü yolda tekbir getiren de tehlil eden de birbirini ayıplamazdı.
Muhammed b. Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 1285 b
551
Resûlullah akşamla yatsıyı Müzdelife'de birleştirerek kıldı; aralarında nafile kılmadı.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 b
552
Arafat dönüşünde namaz yeri ileride, Müzdelife'dedir.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 c
553
Resûlullah Arafat dönüşü namazı geciktirip Müzdelife'de akşamla yatsıyı birlikte kıldı.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 d
554
Müzdelife'de akşam kılındı, sonra develer çöktürülüp yükler çözülmeden yatsı kılındı.
Küreyb · Sahîh-i Müslim 1280 e
555
Resûlullah yolda hafif abdest aldı ve "Namaz ileride" buyurdu.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 f
556
Resûlullah Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirerek kıldı.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 g
557
Resûlullah Arafat'tan Müzdelife'ye olağan yürüyüşüyle gitti.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1286 a
558
Resûlullah Arafat'tan dönüşte orta hızla yürür, boşluk bulunca hızlanırdı.
Urve · Sahîh-i Müslim 1286 b
559
Hişâm tarikiyle: Resûlullah Arafat dönüşü orta hızla yürür, boşluk bulunca hızlanırdı.
Sahîh-i Müslim 1286 c
560
Vedâ haccında Resûlullah ile birlikte akşamla yatsı Müzdelife'de kılındı.
Ebû Eyyûb · Sahîh-i Müslim 1287 a, b
561
Resûlullah akşamla yatsıyı Müzdelife'de birlikte kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 703 e
562
Resûlullah Müzdelife'de akşamı üç, yatsıyı iki rekât olarak aralarında nafile kılmadan birleştirdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1288 a
563
Müzdelife'de akşamla yatsı bir kametle birlikte kılınır.
Saîd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1288 b
564
Vekî' tarikiyle: Müzdelife'de akşamla yatsıyı bir kametle kıldı.
Sahîh-i Müslim 1288 c
565
Resûlullah Müzdelife'de akşamı üç, yatsıyı iki rekât olarak bir kametle kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1288 d
566
İbn Ömer Müzdelife'de akşamla yatsıyı bir kametle kıldırdı; Resûlullah da böyle kıldırmıştı.
Saîd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1288 e
567
Resûlullah Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirdi, sabahı da alışılmış vaktinden önce kıldı.
Abdullah · Sahîh-i Müslim 1289 a
568
Cerîr tarikiyle: Resûlullah Müzdelife'de sabahı vaktinden önce, karanlıkta kıldı.
Sahîh-i Müslim 1289 b
569
Resûlullah, ağır hareketli Sevde'ye Müzdelife'den gece erken ayrılması için izin verdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1290 a
570
Sevde'ye Müzdelife'den gece ayrılmak için izin verildi; Âişe ise imamla birlikte ayrılırdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1290 b
571
Keşke Sevde gibi izin alıp sabahı Minâ'da kılsaydım ve insanlardan önce cemreyi taşlasaydım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1290 c
572
Süfyân tarikiyle Âişe: Keşke Sevde gibi izin alıp Müzdelife'den erken ayrılsaydım.
Sahîh-i Müslim 1290 d
573
Peygamber kadınlara Müzdelife'den gece ayrılıp erken cemre taşlamaları için izin verdi.
Esmâ'nın âzatlısı Abdullah · Sahîh-i Müslim 1291 a
574
Îsâ b. Yûnus tarikiyle Esmâ: Allah'ın Peygamberi kendi hanımlarına erken ayrılma izni verdi.
Sahîh-i Müslim 1291 b
575
Peygamber Ümmü Habîbe'yi Müzdelife'den gece gönderdi.
İbn Şevvâl · Sahîh-i Müslim 1292 a
576
Peygamber zamanında Müzdelife'den Minâ'ya karanlıkta giderdik.
Ümmü Habîbe · Sahîh-i Müslim 1292 b
577
Resûlullah İbn Abbâs'ı zayıflarla birlikte Müzdelife'den gece gönderdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1293 a
578
Resûlullah ailesinin zayıflarını Müzdelife'den önden gönderdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1293 b
579
İbn Abbâs, Resûlullah'ın önden gönderdiği ailesinin zayıfları arasındaydı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1293 c
580
Resûlullah İbn Abbâs'ı seher vakti yüklerle birlikte Müzdelife'den gönderdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1294
581
Resûlullah zayıflara Müzdelife'den imamdan önce ayrılıp erken cemre taşlama ruhsatı verdi.
Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1295
582
Akabe cemresi vadinin ortasından, her taşla tekbir getirerek yedi taşla taşlanır.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1296 a
583
İbn Mes'ûd Akabe cemresini vadinin ortasından taşladı; Peygamber'in durduğu yer burasıdır.
A'meş · Sahîh-i Müslim 1296 b
584
İbn Ebû Zâide ve Süfyân tarikleriyle: İbn Mes'ûd Akabe cemresini vadinin ortasından taşladı.
Sahîh-i Müslim 1296 c
585
Akabe cemresi Beyt sola, Minâ sağa alınarak yedi taşla taşlanır.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1296 d
586
Şu'be tarikiyle: Akabe cemresine gelince yedi taşla taşladı.
Sahîh-i Müslim 1296 e
587
Kendisine Bakara sûresi indirilen Peygamber Akabe cemresini vadinin ortasından taşladı.
Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1296 f
588
Hac menâsikinizi benden alın; belki bu haccımdan sonra bir daha hac yapamam.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1297
589
Size Allah'ın Kitabı ile yöneten burnu kesik bir köle emîr tayin edilse bile onu dinleyin ve itaat edin.
Ümmü'l-Husayn · Sahîh-i Müslim 1298 a
590
Resûlullah Akabe cemresini taşlarken onu sıcaktan korumak için üzerine elbise ile gölge yapıldı.
Ümmü'l-Husayn · Sahîh-i Müslim 1298 b
591
Peygamber cemreyi fiske taşı büyüklüğünde taşlarla taşladı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1299 a
592
Kurban günü cemre kuşlukta, sonraki günlerde zevalden sonra taşlanır.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1299 b
593
Îsâ tarikiyle Câbir: Kurban günü cemre kuşlukta, sonraki günler zevalden sonra taşlanır.
Sahîh-i Müslim 1299 c
594
Taşla istinca, cemre taşlama, sa'y ve tavaf tek sayıdadır.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1300
595
Allah başını tıraş edenlere ve saçını kısaltanlara rahmet etsin.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1301 a
596
Resûlullah tıraş olanlara iki defa, saçını kısaltanlara bir defa rahmet diledi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1301 b
597
Resûlullah üç defa tıraş olanlara, sonra saçını kısaltanlara rahmet diledi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1301 c
598
Abdülvehhâb tarikiyle: Dördüncü defada "Ve saçını kısaltanlara" buyurdu.
Sahîh-i Müslim 1301 d
599
Allah'ım! Başını tıraş edenleri bağışla; ve saçını kısaltanları da.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1302 a
600
Alâ'nın babasından rivayeti: Allah'ım! Başını tıraş edenleri ve kısaltanları bağışla.
Sahîh-i Müslim 1302 b
601
Peygamber Vedâ haccında tıraş olanlara üç, saçını kısaltanlara bir defa dua etti.
Yahyâ b. el-Husayn'ın ninesi · Sahîh-i Müslim 1303
602
Resûlullah Vedâ haccında başını tıraş etti.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1304
603
Resûlullah cemreyi taşladı, kurbanını kesti, sonra başının önce sağını sonra solunu tıraş ettirdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1305 a
604
Hafs b. Gıyâs tarikiyle: Resûlullah tıraş olan saçını insanlar arasında paylaştırdı.
Sahîh-i Müslim 1305 b
605
Resûlullah tıraş olunca sağ yanının saçını insanlara dağıttı, sol yanını Ebû Talha'ya verdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1305 c
606
Resûlullah kurbandan sonra tıraş oldu ve saçını insanlar arasında paylaştırması için Ebû Talha'ya verdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1305 d
607
Bayram günü menâsikinin sırası karıştırılırsa sakıncası yoktur: "Yap, bir sakıncası yok."
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 a
608
Bilmeden ya da unutarak bayram günü menâsikinin sırasını değiştirmenin sakıncası yoktur.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 b
609
Sâlih tarikiyle: Bilmeden menâsikin sırasını değiştirmenin sakıncası yoktur.
Sahîh-i Müslim 1306 c
610
Kurban günü taşlama, kesim ve tıraşın sırası değişirse sakıncası yoktur.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 d
611
İbn Cüreyc tarikiyle: Kesmeden önce tıraş olanın, taşlamadan önce kesenin sakıncası yoktur.
Sahîh-i Müslim 1306 e
612
Kurbandan önce tıraş olan kessin, taşlamadan önce kesen taşlasın; sakıncası yoktur.
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 1306 f
613
Ma'mer tarikiyle: Minâ'da devesi üzerindeki Resûlullah'a sıra değişikliği soruldu.
Sahîh-i Müslim 1306 g
614
Taşlamadan önce tıraş, kesim ya da ifâda tavafı yapan taşlasın; sakıncası yoktur.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 h
615
Kesim, tıraş ve taşlamanın öne alınıp geri bırakılmasında sakınca yoktur.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1307
616
Resûlullah kurban günü ifâda tavafını yaptı, sonra dönüp öğleyi Minâ'da kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1308
617
Resûlullah terviye günü öğleyi Minâ'da, göç günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı.
Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Müslim 1309
618
Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer Ebtah'a inerlerdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1310 a
619
İbn Ömer Muhassab'da konaklamayı sünnet görürdü; Resûlullah ve halifeler orada konakladı.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1310 b
620
Âişe: Ebtah'a inmek sünnet değildir; Resûlullah oraya yola çıkışı kolay olduğu için indi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1311 a
621
Hafs, Hammâd ve Habîb tarikleriyle Âişe: Ebtah'a inmek sünnet değildir.
Sahîh-i Müslim 1311 b
622
Âişe'ye göre Resûlullah Ebtah'a yola çıkışı kolay olduğu için inmişti.
Sâlim · Sahîh-i Müslim 1311 c
623
İbn Abbâs: Muhassab'da konaklamak menâsikten değildir; Resûlullah'ın konakladığı bir yerdir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1312
624
Ebû Râfi' kendiliğinden Ebtah'ta çadır kurdu; Resûlullah da gelip oraya indi.
Ebû Râfi' · Sahîh-i Müslim 1313
625
Yarın inşallah müşriklerin küfür üzerine ant içtikleri Kinâne oğullarının Hayf'ına ineceğiz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1314 a
626
Muhassab, Kureyş'in Hâşimoğullarını boykot için ant içtiği yerdir; Resûlullah oraya indi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1314 b
627
Allah fethi nasip edince konağımız, küfür üzerine ant içtikleri Hayf olacaktır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1314 c
628
Resûlullah su dağıtma görevi için Abbâs'a Minâ gecelerini Mekke'de geçirme izni verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1315 a
629
Ubeydullah b. Ömer tarikiyle: Abbâs'a su dağıtımı için Minâ gecelerini Mekke'de geçirme izni verildi.
Sahîh-i Müslim 1315 b
630
Resûlullah hacılara nebîz dağıtılmasını beğendi: "Güzel yaptınız, böyle yapın."
Bekr b. Abdullah el-Müzenî · Sahîh-i Müslim 1316
631
Kurbanın eti, derisi ve çulu sadaka olarak dağıtılır; kasabın ücreti kurbandan verilmez.
Ali · Sahîh-i Müslim 1317 a
632
İbn Uyeyne tarikiyle: Kurbanın eti, derisi ve çulu sadaka olarak dağıtılır.
Sahîh-i Müslim 1317 b
633
İbn Ebû Necîh tarikiyle: Kurbanlık develerin eti, derisi ve çulu dağıtılır.
Sahîh-i Müslim 1317 c
634
Kurbanlık develerin eti, derisi ve çulu yoksullara dağıtılır; kesim ücreti olarak bir şey verilmez.
Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 1317 d
635
İbn Cüreyc tarikiyle Ali: Peygamber kurbanlığın etini ve derisini dağıtmayı emretti.
Sahîh-i Müslim 1317 e
636
Deve ve sığır yedi kişi adına kurban edilebilir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 a
637
Resûlullah yedi kişinin bir deve ya da sığıra ortak olmasını emretti.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1318 b
638
Hacda deve ve sığır yedişer kişi adına kurban edildi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 c
639
Hudeybiye'de yetmiş bedene kesildi; her yedi kişi bir bedeneye ortak oldu.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 d
640
Temettu' yapanlara kurban kesmeleri ve birkaç kişinin bir kurbana ortak olması emredildi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 e
641
Temettu' yapanlar sığırı yedi kişi ortak olarak keserdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 f
642
Resûlullah kurban günü Âişe adına bir sığır kesti.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1319 a
643
Resûlullah haccında hanımları adına kurban kesti.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1319 b
644
Deve ayakta ve sol ön ayağı bağlı olarak kesilir; sünnet budur.
Ziyâd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1320
645
Kurbanlık gönderen kişi ihramlı olmaz; ihramlının sakındığı şeylerden sakınması gerekmez.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 a
646
Yûnus tarikiyle: Kurbanlık gönderen kişi ihramlı olmaz.
Sahîh-i Müslim 1321 b
647
Süfyân ve Hammâd tarikleriyle Âişe: Resûlullah'ın kurbanlığının gerdanlıklarını örerdim.
Sahîh-i Müslim 1321 c
648
Resûlullah kurbanlık gönderdikten sonra hiçbir şeyden uzak durmazdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 d
649
Resûlullah kurbanlığını Kâbe'ye gönderip Medine'de kaldı; ona helal olan hiçbir şey haram olmadı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 e
650
Resûlullah kurbanlık gönderince ihramsız biri gibi davranırdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 f
651
Resûlullah kurbanlık gönderdikten sonra aramızda ihramsız olarak yaşadı.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 g
652
Resûlullah kurbanlık koyunlarını gönderir, aramızda ihramsız olarak kalırdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 h
653
Kurbanlığına gerdanlık takıp gönderen Resûlullah ihramlının sakındıklarından sakınmazdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 i
654
Resûlullah bir defasında Kâbe'ye gerdanlık takılmış kurbanlık koyunlar gönderdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 j
655
Koyunlara gerdanlık takıp gönderirdik; Resûlullah'a bundan dolayı bir şey haram olmazdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 k
656
Âişe: Kurbanlık gönderene, kurban kesilene dek hacıya haram olanlar haram olmaz.
Amra bint Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 1321 l
657
Resûlullah kurbanlık gönderdiğinde kurban kesilinceye kadar ihramlının sakındıklarından sakınmazdı.
Mesrûk · Sahîh-i Müslim 1321 m
658
Şa'bî tarikiyle: Kurbanlık gönderen ihramlının sakındıklarından sakınmaz.
Sahîh-i Müslim 1321 n
659
Kurbanlık deveye ihtiyaç hâlinde binilebilir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1322 a
660
Muğîre el-Hizâmî tarikiyle: Gerdanlık takılmış kurbanlık deveye binilebilir.
Sahîh-i Müslim 1322 b
661
Resûlullah gerdanlıklı kurbanlık deveyi süren adama "Yazık sana, ona bin!" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1322 c
662
Resûlullah kurbanlık deveyi süren adama iki üç defa "Ona bin" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Müslim 1323 a
663
Kurbanlık hayvan olsa da ona binilebilir.
Enes · Sahîh-i Müslim 1323 b
664
Bükeyr b. el-Ahnes tarikiyle Enes: Kurbanlık bedeneye binilebilir.
Sahîh-i Müslim 1323 c
665
Mecbur kalınca, başka binek buluncaya kadar kurbanlığa uygun şekilde binilir.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1324 a
666
Başka binek buluncaya kadar kurbanlığa uygun şekilde bin.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1324 b
667
Yolda kalan kurbanlık kesilip işaretlenir; onu götüren ve yol arkadaşları ondan yemez.
Mûsâ b. Seleme el-Hüzelî · Sahîh-i Müslim 1325 a
668
İbn Uleyye tarikiyle: Resûlullah bir adamla on sekiz kurbanlık deve gönderdi.
Sahîh-i Müslim 1325 b
669
Ölmek üzere olan kurbanlık kesilip işaretlenir; onu götüren ve arkadaşları ondan yemez.
Züeyb Ebû Kabîsa · Sahîh-i Müslim 1326
670
Hiç kimse son işi Kâbe'yi tavaf olmadıkça Mekke'den ayrılmasın.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1327
671
Hacıların son işi vedâ tavafıdır; hayızlı kadın bundan muaftır.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1328 a
672
Hayızlı kadın vedâ tavafı yapmadan ayrılabilir; Zeyd b. Sâbit bunu araştırıp doğruladı.
Tâvûs · Sahîh-i Müslim 1328 b
673
İfâda tavafından sonra hayız olan kadın vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 aa
674
Yûnus tarikiyle: Safiyye ifâda tavafından sonra hayız olunca vedâ tavafını beklemedi.
Sahîh-i Müslim 1211 ab
675
Abdurrahman b. el-Kâsım tarikiyle: Safiyye'nin hayız olduğu Resûlullah'a söylendi.
Sahîh-i Müslim 1211 ac
676
İfâda tavafını yapmış olan hayızlı kadın kafileyi alıkoymaz.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 ad
677
İfâda tavafını yapmış hayızlı kadın için kafile beklemez; yola çıkılır.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 ae
678
Kurban günü ziyaret tavafını yapmış hayızlı kadın kafileyle birlikte yola çıkar.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 af
679
İfâda tavafını yapmış hayızlı kadın vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 ag
680
A'meş ve Mansûr tarikleriyle: Hayızlı Safiyye vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir.
Sahîh-i Müslim 1211 ah
681
Resûlullah Kâbe'nin içine girip sütunlar arasında namaz kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 a
682
Resûlullah fetih günü Kâbe'ye girip iki sütun arasında namaz kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 b
683
Fetih yılı Osmân b. Talha Kâbe'nin anahtarını getirdi ve Resûlullah kapıyı açtı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 c
684
Resûlullah Kâbe'de öndeki iki sütun arasında namaz kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 d
685
İbn Ömer, Peygamber'in Kâbe içinde namaz kıldığı yeri sordu ve öğrendi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 e
686
Resûlullah Kâbe'nin içinde iki Yemânî sütun arasında namaz kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 f
687
Abdullah b. Ömer rivayeti: Resûlullah Kâbe'nin içinde iki Yemânî sütun arasında namaz kıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 g
688
Peygamber Kâbe'nin içinde her yönde dua etti; çıkınca önünde iki rekât kılıp "Kıble budur" buyurdu.
İbn Cüreyc · Sahîh-i Müslim 1330
689
İbn Abbâs'a göre Peygamber Kâbe'de bir sütunun yanında dua etti, namaz kılmadı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1331
690
Peygamber umresinde Kâbe'nin içine girmedi.
İsmâil b. Ebû Hâlid · Sahîh-i Müslim 1332
691
Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi yıkıp İbrâhim'in temelleri üzerine kurardım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 a
692
İbn Numeyr tarikiyle: Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi yeniden kurardım.
Sahîh-i Müslim 1333 b
693
Kavminin küfürden yeni çıkmış olması olmasaydı Kâbe'yi İbrâhim'in temelleri üzerine döndürürdüm.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 c
694
Kavmin yeni Müslüman olmasaydı Kâbe hazinesini Allah yolunda harcar, kapısını yere bitişik yapardım.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 d
695
Kavmin şirkten yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi yıkıp iki kapılı ve Hicr'i içine alacak şekilde yapardım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 e
696
İbnü'z-Zübeyr, Âişe'nin hadisine dayanarak Kâbe'yi Hicr'i de içine alacak şekilde yeniden inşa etti.
Atâ · Sahîh-i Müslim 1333 f
697
Kureyş Kâbe'nin kapısını, diledikleri kimseden başkası girmesin diye yüksek yapmıştı.
Hâris b. Abdullah b. Ebû Rebîa · Sahîh-i Müslim 1333 g
698
Ebû Âsım ve Abdürrezzâk tarikleriyle: Kureyş Kâbe'nin kapısını yüksek yapmıştı.
Sahîh-i Müslim 1333 h
699
Abdülmelik, Âişe'nin hadisini öğrenince İbnü'z-Zübeyr'in Kâbe binasını yıkmasına pişman oldu.
Ebû Kazaa · Sahîh-i Müslim 1333 i
700
Hicr Beyt'tendir; Kureyş harcaması yetmediği için onu dışarıda bıraktı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 j
701
Eş'as tarikiyle Âişe: Kâbe'nin kapısı ancak merdivenle çıkılacak kadar neden yüksek?
Sahîh-i Müslim 1333 k
702
Binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı olanın yerine hac yapılabilir.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1334
703
Hacca gitmeye gücü yetmeyen yaşlı babanın yerine çocuğu hac yapabilir.
Fadl b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1335
704
Çocuğun haccı geçerlidir; onu hacca götürene de sevap vardır.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1336 a
705
Çocuk için hac olur; onu hacca götüren anneye de sevap vardır.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1336 b
706
Çocuğun haccı olur; götürene de sevap vardır.
Küreyb · Sahîh-i Müslim 1336 c
707
Muhammed b. Ukbe tarikiyle: Çocuğun haccı olur; götürene de sevap vardır.
Sahîh-i Müslim 1336 d
708
Size bir şey emrettiğimde gücünüz yettiğince yapın; bir şeyden nehyettiğimde onu bırakın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1337
709
Kadın yanında mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapmasın.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1338 a
710
Ubeydullah tarikiyle: Kadın yanında mahremi olmadan üç günden fazla yolculuk yapmasın.
Sahîh-i Müslim 1338 b
711
Allah'a ve âhirete iman eden kadın mahremi olmadan üç gecelik yolculuk yapamaz.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1338 c
712
Yalnızca üç mescide özel yolculuk yapılır; kadın mahremi olmadan iki günlük yolculuk yapmasın.
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 827 d
713
Peygamber kadının kocası ya da mahremi olmadan iki günlük yolculuk yapmasını yasakladı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 827 e
714
Kadın ancak bir mahremiyle birlikte üç günlük yolculuk yapabilir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 827 f
715
Kadın mahremiyle birlikte olmadıkça üç geceden fazla yolculuk yapmasın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 827 g
716
Saîd tarikiyle Katâde: Kadın mahremi olmadıkça üçten fazla yolculuk yapmasın.
Sahîh-i Müslim 827 h
717
Müslüman kadının mahremi olmadan bir gecelik yolculuk yapması helal olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 a
718
Allah'a ve âhirete iman eden kadının mahremsiz bir günlük yolculuğu helal olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 b
719
İman eden kadının mahremi olmadan bir gün bir gecelik yolculuk yapması helal olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 c
720
Kadının mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapması helal olmaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 d
721
Kadın babası, oğlu, kocası, kardeşi ya da bir mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapamaz.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 1340 a
722
Vekî' tarikiyle A'meş: Kadın bir mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapamaz.
Sahîh-i Müslim 1340 b
723
Erkek mahremsiz kadınla yalnız kalmasın; kadın mahremsiz yolculuk yapmasın.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1341 a
724
Hammâd tarikiyle: Kadın mahremsiz yolculuk yapmasın, erkek mahremsiz kadınla yalnız kalmasın.
Sahîh-i Müslim 1341 b
725
İbn Cüreyc tarikiyle: Kadın yanında mahremi olmadan yolculuk yapmasın.
Sahîh-i Müslim 1341 c
726
Resûlullah yolculuğa çıkarken üç tekbir getirip "Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ..." diye dua ederdi.
Ali el-Ezdî · Sahîh-i Müslim 1342
727
Resûlullah yolculukta meşakkatten, kötü dönüşten ve mazlumun bedduasından Allah'a sığınırdı.
Abdullah b. Serçis · Sahîh-i Müslim 1343 a
728
Âsım tarikiyle: Allah'ım! Yolculuğun meşakkatinden ve malda, ailede kötü dönüşten sana sığınırım.
Sahîh-i Müslim 1343 b
729
Resûlullah sefer, hac ya da umreden dönerken yüksek yerlerde tekbir getirip "Âyibûne tâibûne..." derdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1344 a
730
Eyyûb, Mâlik ve Dahhâk tarikleriyle: Resûlullah seferden dönerken tepelerde tekbir getirirdi.
Sahîh-i Müslim 1344 b
731
Resûlullah yolculuktan dönerken Medine'ye varıncaya kadar "Âyibûne tâibûne..." derdi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1345 a
732
Yahyâ b. Ebû İshâk tarikiyle Enes: Resûlullah dönüşte "Âyibûne tâibûne" derdi.
Sahîh-i Müslim 1345 b
733
Resûlullah Zülhuleyfe'deki Bathâ'da konaklayıp namaz kıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1257 c
734
İbn Ömer, Resûlullah'ın konakladığı Zülhuleyfe Bathâ'sında konaklardı.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1257 d
735
İbn Ömer hac ve umreden dönüşte Zülhuleyfe'deki Bathâ'da konaklardı.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1257 e
736
Resûlullah'a Zülhuleyfe'de "Sen mübarek bir vadidesin" denildi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1346 a
737
Zülhuleyfe'deki vadi mübarek bir yerdir; Resûlullah orada konakladı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1346 b
738
Bu yıldan sonra hiçbir müşrik hac yapmayacak, Kâbe çıplak olarak tavaf edilmeyecek.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1347
739
Allah'ın kullarını cehennemden en çok âzat ettiği gün Arafe günüdür.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1348
740
Umre diğer umreye kadar aradakilere kefarettir; makbul haccın karşılığı ancak cennettir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1349 a
741
Sümey tarikiyle: Umre diğer umreye kadar kefarettir; makbul haccın karşılığı cennettir.
Sahîh-i Müslim 1349 b
742
Hacda kötü söz söylemeyen ve günaha girmeyen annesinden doğduğu gün gibi döner.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1350 a
743
Mansûr tarikiyle: Hac yapıp kötü söz söylemeyen ve günaha girmeyen günahsız döner.
Sahîh-i Müslim 1350 b
744
Ebû Hâzim tarikiyle Ebû Hüreyre: Hacda kötü söz söylemeyen annesinden doğduğu gün gibi döner.
Sahîh-i Müslim 1350 c
745
Müslüman kâfire vâris olmaz; Akîl Mekke'deki evleri sattığı için Resûlullah'a ev kalmamıştı.
Üsâme b. Zeyd b. Hârise · Sahîh-i Müslim 1351 a
746
Akîl bize Mekke'de bir konak bıraktı mı ki?
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1351 b
747
Fetih günü Resûlullah: Akîl bize Mekke'de bir konak bıraktı mı ki?
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1351 c
748
Muhâcir hac menâsikini bitirdikten sonra Mekke'de üç gün kalabilir.
Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 a
749
Muhâcir menâsikini bitirdikten sonra Mekke'de üç gün kalır.
Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 b
750
Muhâcir hacdan sonra Mekke'de üç gece kalabilir.
Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 c
751
Muhâcirin menâsikten sonra Mekke'de kalması üç gündür.
Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 d
752
Dahhâk b. Mahled tarikiyle: Muhâcir menâsikten sonra Mekke'de üç gün kalır.
Sahîh-i Müslim 1352 e
753
Mekke'yi Allah gökleri ve yeri yarattığı gün haram kıldı; dikeni kesilmez, avı ürkütülmez.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1353 a
754
Mufaddal tarikiyle: Mekke'de öldürme helal değildir; buluntusunu ancak ilan edecek olan alır.
Sahîh-i Müslim 1353 b
755
Mekke'yi Allah haram kıldı; orada kan dökmek ve ağaç kesmek helal değildir.
Ebû Şüreyh el-Adevî · Sahîh-i Müslim 1354
756
Mekke benden önce ve sonra kimseye helal olmadı; bana gündüzün bir saatinde helal kılındı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1355 a
757
Mekke'nin dikeni silkelenmez, ağacı kesilmez; öldürülenin yakını diyet ile kısas arasında seçer.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1355 b
758
Mekke'de (ihtiyaç olmadan) silah taşımak helal değildir.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1356
759
Resûlullah fetih günü Mekke'ye miğferle ihramsız girdi; İbn Hatal'ın öldürülmesini emretti.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1357
760
Resûlullah fetih günü Mekke'ye başında siyah sarıkla ihramsız girdi.
Câbir b. Abdullah el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 1358 a
761
Peygamber Mekke'nin fethi günü başında siyah sarıkla girdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1358 b
762
Resûlullah başında siyah sarıkla hutbe okudu.
Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 1359 a
763
Resûlullah minberde, iki ucunu omuzları arasına sarkıttığı siyah sarıkla hutbe okurdu.
Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 1359 b
764
İbrâhim'in Mekke'yi haram kıldığı gibi ben de Medine'yi haram kıldım.
Abdullah b. Zeyd b. Âsım · Sahîh-i Müslim 1360 a
765
Vüheyb tarikiyle: Medine'nin müddü ve sâ'ı için İbrâhim'in dua ettiğinin iki katı bereket dilerim.
Sahîh-i Müslim 1360 b
766
İbrâhim Mekke'yi haram kıldı; ben de Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram kılıyorum.
Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Müslim 1361 a
767
Râfi' b. Hadîc, Resûlullah'ın Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram kıldığını hatırlattı.
Nâfi' b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1361 b
768
Medine'nin iki kara taşlığı arası haramdır; dikenli ağaçları kesilmez, avı avlanmaz.
Câbir · Sahîh-i Müslim 1362
769
Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum.
Sa'd · Sahîh-i Müslim 1363 a
770
Osmân b. Hakîm tarikiyle: Medine halkına kötülük kastedeni Allah ateşte kurşun gibi eritir.
Sahîh-i Müslim 1363 b
771
Medine Harem'inde ağaç keseni gören, onun eşyasını alabilir.
Âmir b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 1364
772
Uhud bizi seven, bizim de sevdiğimiz bir dağdır; Allah'ım, Medine'nin müddüne ve sâ'ına bereket ver.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1365 a
773
Amr b. Ebû Amr tarikiyle Enes: Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram kılıyorum.
Sahîh-i Müslim 1365 b
774
Medine'de bid'at çıkarana Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti vardır.
Âsım · Sahîh-i Müslim 1366
775
Medine haramdır; yaş otu koparılmaz.
Âsım el-Ahvel · Sahîh-i Müslim 1367
776
Allah'ım! Medine halkının ölçeklerine, sâ'larına ve müdlerine bereket ver.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1368
777
Allah'ım! Medine'ye Mekke'dekinin iki katı bereket ver.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1369
778
Medine Ayr'dan Sevr'e kadar haremdir; orada bid'at çıkarana lanet vardır.
İbrâhim et-Teymî'nin babası · Sahîh-i Müslim 1370 a
779
Ali b. Müshir ve Vekî' tarikleriyle: Müslümanın emanını bozana Allah'ın laneti vardır.
Sahîh-i Müslim 1370 b
780
Süfyân'ın A'meş'ten rivayeti: Âzatlılarından başkasını velî edinene lanet vardır.
Sahîh-i Müslim 1370 c
781
Medine haremdir; orada bid'at çıkarana ya da onu barındırana lanet vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1371 a
782
Ubeydullah el-Eşcaî tarikiyle: Müslümanların emanı birdir; en aşağıdakileri bile onu verebilir.
Sahîh-i Müslim 1371 b
783
Medine'nin iki kara taşlığı arası haramdır; oradaki ceylanlar ürkütülmez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1372 a
784
Resûlullah Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram, çevresindeki on iki mili koru yaptı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1372 b
785
Resûlullah ilk meyveyi alınca Medine için bereket diler, sonra meyveyi en küçük çocuğa verirdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1373 a
786
Allah'ım! Medine'mize, meyvelerimize, müddümüze ve sâ'ımıza bereket üstüne bereket ver.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1373 b
787
Medine'nin her geçidinde onu koruyan iki melek vardır; Allah'ım, ona bereket üstüne bereket ver.
Mehrî'nin âzatlısı Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1374 a
788
Allah'ım! Sâ'ımıza ve müddümüze bereket ver; bir bereketle birlikte iki bereket kıl.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 1374 b
789
Şeybân ve Harb b. Şeddâd tarikleriyle: Allah'ım! Sâ'ımıza ve müddümüze bereket ver.
Sahîh-i Müslim 1374 c
790
Medine'nin sıkıntısına sabredip ölen Müslümana kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum.
Mehrî'nin âzatlısı Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1374 d
791
Medine haremdir; Ebû Saîd orada yakalanan kuşları salıverirdi.
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1374 e
792
Medine güvenli bir haremdir.
Sehl b. Huneyf · Sahîh-i Müslim 1375
793
Allah'ım! Medine'yi bize Mekke gibi ya da daha fazla sevdir; hummasını Cuhfe'ye çevir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 1376 a
794
Ebû Üsâme ve İbn Numeyr tarikleriyle: Allah'ım! Medine'yi bize Mekke gibi sevdir.
Sahîh-i Müslim 1376 b
795
İbn Ömer rivayeti: Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1377 a
796
İbn Ömer, sıkıntı yüzünden Medine'den ayrılmak isteyen kadını hadisle bundan vazgeçirdi.
Zübeyr'in âzatlısı Yuhannis · Sahîh-i Müslim 1377 b
797
Medine'nin sıkıntısına ve zorluğuna sabredene kıyamet günü şahit ya da şefaatçi olurum.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1377 c
798
Ümmetimden Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1378 a
799
Ebû Abdullah el-Karrâz tarikiyle: Medine'nin sıkıntısına sabredene şefaatçi olurum.
Sahîh-i Müslim 1378 b
800
Sâlih b. Ebû Sâlih tarikiyle: Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şahit olurum.
Sahîh-i Müslim 1378 c
801
Medine'nin girişlerinde melekler vardır; oraya ne veba ne de Deccâl girebilir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1379
802
Deccâl Medine'yi hedefler ama melekler onu Şam'a çevirir ve orada helak olur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1380
803
Medine körük gibidir; kötüleri dışarı atar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1381
804
Medine, diğer şehirleri fetheden şehirdir; körüğün demir pisliğini attığı gibi kötüleri atar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1382 a
805
Yahyâ b. Saîd tarikiyle: Medine, körüğün pisliği attığı gibi kötüleri atar.
Sahîh-i Müslim 1382 b
806
Medine körük gibidir; pisliğini atar, iyisini arıtır.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1383
807
Medine Tayyibe'dir; ateşin gümüş pisliğini attığı gibi pisliği atar.
Zeyd b. Sâbit · Sahîh-i Müslim 1384
808
Allah Teâlâ Medine'yi Tâbe diye adlandırdı.
Câbir b. Semure · Sahîh-i Müslim 1385
809
Medine halkına kötülük kastedeni Allah tuzun suda eridiği gibi eritir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1386 a
810
Medine halkına kötülük kastedeni Allah tuz gibi eritir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1386 b
811
Karrâz'ın Ebû Hüreyre'den rivayeti: Medine halkına kötülük kastedeni Allah tuz gibi eritir.
Sahîh-i Müslim 1386 c
812
Kim Medine halkına kötülük kastederse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 1387 a
813
Sa'd b. Mâlik'in rivayeti: Medine halkına baskınla ya da kötülükle niyetleneni Allah eritir.
Sahîh-i Müslim 1387 b
814
Allah'ım! Medine halkının müddüne bereket ver; ona kötülük kastedeni Allah eritir.
Ebû Hüreyre ve Sa'd şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1387 c
815
Şam, Yemen ve Irak fethedilince bazıları Medine'den göçecek; oysa bilselerdi Medine onlar için daha hayırlıdır.
Süfyân b. Ebû Züheyr · Sahîh-i Müslim 1388 a
816
Fetihlerden sonra Medine'den göçenler olacak; oysa bilselerdi Medine onlar için daha hayırlıdır.
Süfyân b. Ebû Züheyr · Sahîh-i Müslim 1388 b
817
Halkı Medine'yi en hayırlı hâlindeyken yırtıcı hayvanlara ve kuşlara bırakıp terk edecektir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1389 a
818
Medine en hayırlı hâlinde terk edilecek, yırtıcı hayvanlara kalacak; son gelen iki çoban onu ıssız bulacak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1389 b
819
Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.
Abdullah b. Zeyd el-Mâzinî · Sahîh-i Müslim 1390 a
820
Minberimle evim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.
Abdullah b. Zeyd el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 1390 b
821
Evimle minberim arası cennet bahçesidir; minberim havzımın üzerindedir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1391
822
İşte Tâbe; işte Uhud, bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır.
Ebû Humeyd · Sahîh-i Müslim 1392
823
Uhud, bizi seven ve bizim de onu sevdiğimiz bir dağdır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1393 a
824
Resûlullah Uhud'a bakarak: "Bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Müslim 1393 b
825
Mescid-i Nebevî'de kılınan namaz, Mescid-i Harâm hariç başka yerdeki bin namazdan faziletlidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1394 a
826
Mescidimde kılınan namaz, Mescid-i Harâm hariç diğer mescitlerdeki bin namazdan hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1394 b
827
Ben peygamberlerin sonuncusuyum; mescidim de (peygamber mescitlerinin) sonuncusudur.
Ebû Seleme b. Abdurrahman ile Ebû Abdullah el-Ağar şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1394 c
828
Mescidimdeki namaz, Mescid-i Harâm hariç diğer mescitlerdeki bin namazdan hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1394 d
829
Yahyâ el-Kattân tarikiyle: Mescidimdeki namaz diğer mescitlerdeki bin namazdan hayırlıdır.
Sahîh-i Müslim 1394 e
830
Mescid-i Nebevî'deki namaz, Mescid-i Harâm hariç başka yerdeki bin namazdan faziletlidir.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1395 a
831
Ubeydullah tarikiyle İbn Ömer: Mescid-i Nebevî'deki namaz bin namazdan faziletlidir.
Sahîh-i Müslim 1395 b
832
Mûsâ el-Cühenî tarikiyle: Mescid-i Nebevî'deki bir namaz başka yerdeki bin namazdan üstündür.
Sahîh-i Müslim 1395 c
833
Ma'mer'in Eyyûb'dan rivayeti: Mescid-i Harâm hariç Mescid-i Nebevî'deki namaz bin namaza bedeldir.
Sahîh-i Müslim 1395 d
834
Meymûne, Kudüs'te namaz adayan kadına Mescid-i Nebevî'de kılmasını, orada namazın bin kat faziletli olduğunu söyledi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1396
835
Yalnızca üç mescide ibadet yolculuğu yapılır: Mescid-i Nebevî, Mescid-i Harâm ve Mescid-i Aksâ.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1397 a
836
Abdül'alâ tarikiyle: Üç mescide yolculuk yapılır.
Sahîh-i Müslim 1397 b
837
Ancak üç mescide yolculuk yapılır: Kâbe mescidi, benim mescidim ve Kudüs mescidi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1397 c
838
Takva üzerine kurulan mescid, Medine'deki Mescid-i Nebevî'dir.
Ebû Seleme b. Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 1398 a
839
Hâtim b. İsmâil tarikiyle: Takva üzerine kurulan mescid Mescid-i Nebevî'dir.
Sahîh-i Müslim 1398 b
840
Resûlullah Kubâ'yı binekli ve yaya olarak ziyaret ederdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 a
841
Resûlullah Kubâ mescidine binekli ve yaya gelir, orada iki rekât kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 b
842
Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 c
843
İbn Aclân tarikiyle: Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi.
Sahîh-i Müslim 1399 d
844
Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya gelirdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 e
845
İbn Ömer: Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 f
846
Peygamber her cumartesi Kubâ'ya gelirdi.
Abdullah b. Dînâr · Sahîh-i Müslim 1399 g
847
Resûlullah her cumartesi Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 h
848
Vekî' tarikiyle İbn Dînâr: Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya gelirdi.
Sahîh-i Müslim 1399 i
849
Mekke'yi Allah haram kılmıştır, onu insanlar haram kılmamıştır.
Ebû Şüreyh el-Adevî · Câmiu't-Tirmizî 809
850
Hac ile umreyi birbiri ardınca yapın; bu ikisi fakirliği ve günahları giderir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 810
851
Kim hac eder de cinsel söz ve davranışta bulunmaz, günaha dalmazsa geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 811
852
Azığı ve bineği olduğu hâlde hac etmeyenin Yahudi ya da Hristiyan olarak ölmesinin önemi yoktur.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 812
853
Haccı vacip kılan nedir? diye sorulunca: Azık ve binek, buyurdu.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 813
854
Hac her yıl mı? Hayır; evet deseydim her yıl vacip olurdu.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 814
855
Peygamber üç hac yaptı: hicretten önce iki, hicretten sonra yanında bir umre bulunan bir hac.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 815
856
Enes'e göre Peygamber bir hac ve dört umre yaptı.
Katâde · Câmiu't-Tirmizî 815b
857
Peygamber Hudeybiye, kazâ, Ci'râne ve haccıyla birlikte olmak üzere dört umre yaptı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 816
858
Peygamber hac etmek isteyince insanlara ilan etti, Beydâ'ya varınca ihrama girdi.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 817
859
Allah'a yemin olsun ki Resûlullah ancak mescidin yanından, ağacın yanından ihrama girdi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 818
860
Peygamber namazın ardından telbiye getirerek ihrama girdi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 819
861
Resûlullah haccı ifrad olarak yaptı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 820
862
Peygamber'i umre ve hac için birlikte telbiye getirirken işittim.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 821
863
Resûlullah, Ebû Bekr, Ömer ve Osman temettu yaptı; onu ilk yasaklayan Muâviye oldu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 822
864
Temettuyu Resûlullah yaptı, biz de onunla birlikte yaptık.
Muhammed b. Abdullah b. Hâris b. Nevfel · Câmiu't-Tirmizî 823
865
Babamın emrine mi uyacağız, yoksa Resûlullah'ın emrine mi?
Sâlim b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 824
866
Peygamber'in telbiyesi: Lebbeyk Allah'ım lebbeyk! Lebbeyk, senin ortağın yoktur, lebbeyk!
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 825
867
İbn Ömer, Resûlullah'ın telbiyesine “Lebbeyk ve sa'deyk, hayır senin elindedir” diye eklerdi.
Nâfi' · Câmiu't-Tirmizî 826
868
En faziletli hac, telbiyede sesin yükseltildiği ve kurban kanının akıtıldığı hacdır.
Ebû Bekr es-Sıddîk · Câmiu't-Tirmizî 827
869
Telbiye getiren Müslümanla birlikte sağındaki ve solundaki taş, ağaç ve toprak da telbiye getirir.
Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 828
870
Cebrâil bana gelip ashabıma telbiyede seslerini yükseltmelerini emretmemi emretti.
Sâib b. Hallâd · Câmiu't-Tirmizî 829
871
Peygamber ihrama girmek için elbiselerinden soyunup gusül etti.
Zeyd b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 830
872
Nereden ihrama girelim? Medine halkı Zülhuleyfe'den, Şam halkı Cuhfe'den, Necid halkı Karn'dan.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 831
873
Peygamber doğu halkı için Akîk'i mîkât olarak belirledi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 832
874
İhramlı gömlek, şalvar, bornoz, sarık ve mest giymez; ihramlı kadın peçe ve eldiven takmaz.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 833
875
İhramlı izar bulamazsa şalvar, nalın bulamazsa mest giysin.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 834
876
Peygamber, ihramlı olduğu hâlde cübbe giymiş bir bedeviye onu çıkarmasını emretti.
Ya'lâ b. Ümeyye · Câmiu't-Tirmizî 835
877
Amr b. Dînâr ve İbn Cüreyc tarikiyle Ya'lâ: İhramlı bedeviye cübbesini çıkarmasını emretti.
Ya'lâ b. Ümeyye · Câmiu't-Tirmizî 836
878
Beş fâsık Harem'de öldürülür: fare, akrep, karga, çaylak ve saldırgan köpek.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 837
879
İhramlı, saldırgan yırtıcıyı, saldırgan köpeği, fareyi, akrebi, çaylağı ve kargayı öldürür.
Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 838
880
Peygamber ihramlıyken hacamat oldu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 839
881
Muhrim ne kendisi nikâhlanır ne de başkasını nikâhlar.
Nübeyh b. Vehb · Câmiu't-Tirmizî 840
882
Resûlullah Meymûne ile ihramsız iken evlendi ve ihramsız iken gerdeğe girdi; aradaki elçi bendim.
Ebû Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 841
883
Peygamber Meymûne ile ihramlı iken evlendi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 842
884
İbn Abbâs'tan: Peygamber, Meymûne ile ihramlı olduğu sırada nikâhlandı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 843
885
Ebü'ş-Şa'sâ'nın İbn Abbâs'tan rivayetiyle: Peygamber Meymûne ile ihramlı iken evlendi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 844
886
Resûlullah Meymûne ile ihramsız iken evlendi; Meymûne gerdeğe girdiği yer olan Serif'te defnedildi.
Yezîd b. el-Esam, Meymûne'den · Câmiu't-Tirmizî 845
887
İhramlı iken kara avı, siz avlamadıkça veya sizin için avlanmadıkça size helâldir.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 846
888
Muhrimlerin yediği yaban eşeği için: O, ancak Allah'ın size yedirdiği bir yiyecektir.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 847
889
Yaban eşeği avı için: Yanınızda onun etinden bir şey var mı?
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 848
890
Seni geri çevirmemiz başka bir sebepten değil; fakat biz ihramlıyız.
Sa'b b. Cessâme · Câmiu't-Tirmizî 849
891
Çekirgeyi yiyin; çünkü o deniz avındandır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 850
892
Câbir'e göre sırtlan avdır ve yenir; bunu Resûlullah söylemiştir.
İbn Ebû Ammâr · Câmiu't-Tirmizî 851
893
Peygamber Mekke'ye girmek için Fah'ta gusletti.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 852
894
Peygamber Mekke'ye geldiğinde şehre yukarı tarafından girdi, aşağı tarafından çıktı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 853
895
Peygamber Mekke'ye gündüz vakti girdi.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 854
896
Kâbe'yi görünce el kaldırmak: Peygamber ile hac yaptık; biz bunu yapar mıydık?
Muhâcir el-Mekkî · Câmiu't-Tirmizî 855
897
Peygamber Mekke'ye gelince tavaf etti, Makâm'da iki rek'at kıldı, sonra Safâ'ya çıktı.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 856
898
Peygamber Hacer'den Hacer'e kadar üç şavt remel yaptı, dört şavt yürüdü.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 857
899
Peygamber yalnızca Hacerü'l-esved'i ve Rükn-i Yemânî'yi istilâm ederdi.
Ebü't-Tufeyl · Câmiu't-Tirmizî 858
900
Peygamber üzerinde bir bürd olduğu halde ıztıbâ yaparak Beyt'i tavaf etti.
Ya'lâ b. Ümeyye · Câmiu't-Tirmizî 859
901
Ömer, Hacer'i öperken: Resûlullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim.
Âbis b. Rebîa · Câmiu't-Tirmizî 860
902
Ne dersin sorusunu Yemen'de bırak; Peygamber'i Hacer'i istilâm edip öperken gördüm.
Zübeyr b. Arabî · Câmiu't-Tirmizî 861
903
Sa'ye başlarken: Allah'ın başladığı yerden başlıyoruz.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 862
904
Resûlullah Beyt'te ve Safâ ile Merve arasında müşriklere gücünü göstermek için koştu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 863
905
Koşarsam Resûlullah'ı koşarken, yürürsem yürürken görmüşümdür; ben de çok yaşlıyım.
Kesîr b. Cumhân · Câmiu't-Tirmizî 864
906
Peygamber bineği üzerinde tavaf etti; rükne varınca ona işaret etti.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 865
907
Kim Beyt'i elli defa tavaf ederse, annesinin onu doğurduğu gün gibi günahlarından çıkar.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 866
908
Abdullah b. Saîd b. Cübeyr'i babasından daha faziletli sayarlardı.
Eyyûb es-Sahtiyânî · Câmiu't-Tirmizî 867
909
Ey Abdümenâfoğulları! Gece gündüz hangi saatte olursa bu Beyt'i tavaf edip namaz kılana engel olmayın.
Cübeyr b. Mut'im · Câmiu't-Tirmizî 868
910
Resûlullah tavafın iki rek'atinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okudu.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 869
911
Ca'fer'in babası tavafın iki rek'atinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okumayı müstehap görürdü.
Ca'fer b. Muhammed babasından · Câmiu't-Tirmizî 870
912
Cennete ancak müslüman bir nefis girer; Beyt'i çıplak kimse tavaf etmez.
Zeyd b. Üseyğ · Câmiu't-Tirmizî 871
913
İbn Uyeyne tarikiyle Zeyd b. Yüseyğ: Beyt'i çıplak kimse tavaf etmez.
Ebû İshâk'tan şöyle rivayet edildi: · Câmiu't-Tirmizî 872
914
Kâbe'ye girdim, keşke girmeseydim; benden sonra ümmetimi sıkıntıya sokmuş olmaktan korkuyorum.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 873
915
Peygamber Kâbe'nin içinde namaz kıldı; İbn Abbâs ise "Kılmadı, tekbir getirdi" dedi.
Abdullah b. Ömer, Bilâl'den · Câmiu't-Tirmizî 874
916
Kavmin câhiliyyeden yeni çıkmış olmasaydı, Kâbe'yi yıkar ve ona iki kapı yapardım.
Esved b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 875
917
Beyt'e girmek istersen Hicr'de namaz kıl; çünkü o Beyt'ten bir parçadır.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 876
918
Hacerü'l-esved cennetten indi, sütten daha beyazdı; onu Âdemoğullarının günahları siyahlaştırdı.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 877
919
Rükün ile Makâm cennet yakutlarından iki yakuttur; Allah onların nurunu silmiştir.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 878
920
Resûlullah bize Minâ'da öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabahı kıldırdı, sonra Arafat'a gitti.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 879
921
Peygamber Minâ'da öğle ve sabah namazlarını kıldı, sonra sabahleyin Arafat'a gitti.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 880
922
Minâ'da sana gölge yapacak bir ev yapmayalım mı? Hayır, Minâ önce gelenin konaklama yeridir.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 881
923
Peygamber ile Minâ'da, insanların en emin ve en kalabalık olduğu bir zamanda iki rekât kıldım.
Hârise b. Vehb · Câmiu't-Tirmizî 882
924
Meşâirinizde durun; çünkü siz İbrâhim'in mirasından bir miras üzerindesiniz.
Yezîd b. Şeybân · Câmiu't-Tirmizî 883
925
Kureyş Müzdelife'de, diğerleri Arafat'ta vakfe yapardı; "İnsanların akın ettiği yerden akın edin" âyeti indi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 884
926
Arafat'ın tamamı vakfe yeri, Müzdelife'nin tamamı vakfe yeri, Minâ'nın tamamı kurban kesim yeridir.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 885
927
Peygamber Muhassir vadisinde hızlandı ve "Belki de bu yılımdan sonra sizi göremeyeceğim" buyurdu.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 886
928
İbn Ömer Müzdelife'de iki namazı bir kametle birleştirdi: Resûlullah'ı burada böyle yaparken gördüm.
Abdullah b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 887
929
Süfyân'ın rivayetiyle İbn Ömer: Müzdelife'de akşamla yatsıyı bir kametle birleştirdi.
Saîd b. Cübeyr, İbn Ömer'den · Câmiu't-Tirmizî 888
930
Hac Arafat'tır; kim Müzdelife gecesi tan yeri ağarmadan önce gelirse haccı yakalamış olur.
Abdurrahman b. Ya'mer · Câmiu't-Tirmizî 889
931
Süfyân es-Sevrî tarikiyle Abdurrahman b. Ya'mer: Hac Arafat'tır.
Abdurrahman b. Ya'mer · Câmiu't-Tirmizî 890
932
Kim bu namazımızda bulunur ve daha önce Arafat'ta vakfe yapmışsa haccını tamamlamış olur.
Urve b. Mudarris b. Evs b. Hârise b. Lâm et-Tâî · Câmiu't-Tirmizî 891
933
Resûlullah beni ağırlıklarla birlikte geceleyin Müzdelife'den gönderdi.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 892
934
Peygamber ailesinin zayıflarını önden gönderdi: Güneş doğmadan cemreyi taşlamayın.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 893
935
Peygamber bayram günü kuşluk vakti, sonraki günlerde ise zevalden sonra taşlardı.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 894
936
Peygamber Müzdelife'den güneş doğmadan önce ayrıldı.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 895
937
Müşrikler güneş doğmadan Müzdelife'den ayrılmazlardı; Resûlullah onlara muhalefet etti.
Amr b. Meymûn · Câmiu't-Tirmizî 896
938
Resûlullah'ı cemreleri hazef taşı büyüklüğünde taşlarla taşlarken gördüm.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 897
939
Resûlullah cemreleri güneş zevale erdiğinde taşlardı.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 898
940
Peygamber kurban bayramı günü cemreyi binekli olarak taşladı.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 899
941
Peygamber cemreleri taşladığında onlara gidip dönerken yürürdü.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 900
942
Allah'a yemin olsun ki, kendisine Bakara sûresi indirilen (Peygamber) buradan taşlamıştı.
Abdurrahman b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 901
943
Cemre taşlamak ve Safâ ile Merve arasında sa'y, ancak Allah'ın zikrini ikame etmek içindir.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 902
944
Peygamber'i deve üzerinde cemreleri taşlarken gördüm; ne dövmek ne kovmak ne de "Çekil, çekil!" vardı.
Kudâme b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 903
945
Hudeybiye yılında sığırı yedi kişi, deveyi de yedi kişi adına kurban ettik.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 904
946
Yolculukta Kurban bayramı geldi; sığıra yedi kişi, deveye on kişi ortak olduk.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 905
947
Peygamber Zülhuleyfe'de kurbanlığına iki na'lin taktı ve onu sağ tarafından iş'âr etti.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 906
948
Peygamber kurbanlığını Kudeyd'den satın aldı.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 907
949
Resûlullah'ın kurbanlıklarının gerdanlıklarını ördüm; o yine de ihrama girmedi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 908
950
Resûlullah'ın hepsi koyun olan kurbanlıklarının gerdanlıklarını örerdim.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 909
951
Yolda helâk olacak kurbanlığı boğazla, na'lini kanına batır ve insanlara bırak.
Resûlullah'ın kurbanlık develerinin sorumlusu Nâciye el-Huzâî · Câmiu't-Tirmizî 910
952
Kurbanlık deveyi süren adama Peygamber, "Ona bin, yazık sana!" buyurdu.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 911
953
Peygamber cemreden sonra kurbanını kesti, başını tıraş ettirdi ve saçının paylaştırılmasını istedi.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 912
954
Allah tıraş olanlara rahmet etsin; sonra: Kısaltanlara da.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 913
955
Resûlullah kadının başını tıraş etmesini yasakladı.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 914
956
"Ali'den" denmeden Hammâd b. Seleme tarikiyle: Kadının başını tıraş etmesi yasaklandı.
Hılâs b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 915
957
Kurbandan önce tıraş olana "Kes", taşlamadan önce kesene "Taşla, sakıncası yok" buyurdu.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 916
958
Resûlullah'ı ihramdan önce ve bayram günü tavaftan önce misk karışık kokuyla kokuladım.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 917
959
Resûlullah Müzdelife'den Minâ'ya, cemreyi taşlayıncaya kadar telbiye getirmeyi sürdürdü.
Fadl b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 918
960
Umre yapan, Hacerü'l-esved'i istilâm edince telbiyeyi keser.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 919
961
Peygamber ziyaret (ifâza) tavafını geceye erteledi.
İbn Abbâs ve Âişe · Câmiu't-Tirmizî 920
962
Peygamber, Ebû Bekr, Ömer ve Osmân Ebtah'ta konaklarlardı.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 921
963
Tahsîb (menâsikten) bir şey değildir; Resûlullah'ın konakladığı bir menzildir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 922
964
Resûlullah Ebtah'ta, oradan yola çıkmak daha kolay olduğu için konakladı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 923
965
Kadın çocuğunu kaldırıp "Bunun için hac var mı?" dedi; "Evet, sana da ecir var" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 924
966
Babam beni yedi yaşındayken Vedâ haccında Resûlullah ile birlikte hacca götürdü.
Sâib b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 925
967
Muhammed b. Münkedir tarikiyle: Çocukken Resûlullah ile Vedâ haccına götürülme.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 926
968
Peygamber ile hac ettiğimizde kadınlar adına telbiye getirir, çocuklar adına taşlardık.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 927
969
Has'amlı kadına, deveye binemeyen yaşlı babası için "Onun yerine hac et" buyurdu.
Fadl b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 928
970
Hac etmeden ölen annesini soran kadına, "Evet, onun yerine hac et" buyurdu.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 929
971
Babanın yerine hac et ve umre yap.
Ebû Rezîn el-Ukaylî · Câmiu't-Tirmizî 930
972
Umre vâcip midir? "Hayır; ama umre yapmanız daha faziletlidir."
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 931
973
Umre kıyamet gününe kadar hacca girmiştir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 932
974
Umreden umreye aradakiler bağışlanır; mebrûr haccın karşılığı ancak cennettir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 933
975
Peygamber, Abdurrahman b. Ebû Bekr'e Âişe'ye Ten'îm'den umre yaptırmasını emretti.
Abdurrahman b. Ebû Bekr · Câmiu't-Tirmizî 934
976
Resûlullah Ci'râne'den geceleyin umreye çıkıp sabahı yine orada etti; umresi bu yüzden gizli kaldı.
Muharriş el-Ka'bî · Câmiu't-Tirmizî 935
977
Âişe: Resûlullah'ın her umresinde İbn Ömer yanındaydı; o, Recep ayında asla umre yapmadı.
Urve · Câmiu't-Tirmizî 936
978
Peygamber dört umre yaptı; bunlardan biri Recep ayındaydı.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 937
979
Peygamber Zilkade ayında umre yaptı.
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 938
980
Ramazan'da yapılan bir umre, bir hacca denktir.
Ümmü Ma'kil · Câmiu't-Tirmizî 939
981
Bir uzvu kırılan veya topal kalan kimse ihramdan çıkmış olur; ona başka bir hac gerekir.
Haccâc b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 940
982
Hacda şart koşmak: "Beni nerede alıkoyarsan, yeryüzünde ihramdan çıkış yerim orasıdır."
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 941
983
İbn Ömer hacda şart koşmayı kabul etmez, "Peygamberinizin sünneti size yetmez mi?" derdi.
Sâlim · Câmiu't-Tirmizî 942
984
Safiyye hayız görünce "Bizi alıkoyacak mı?" buyurdu; ifâza tavafını yaptığı söylenince "Öyleyse hayır" dedi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 943
985
Hayızlı kadınlar dışında, Beyt'i haccedenin son işi Beyt'i tavaf olsun.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 944
986
Hayız gördüm; Resûlullah bana Beyt'i tavaf dışında bütün menâsiki yerine getirmemi emretti.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 945
987
Lohusa ve hayızlı kadın gusleder, ihrama girer ve temizleninceye kadar tavaf dışında bütün menâsiki yapar.
Abdullah b. Abbâs, hadisi Resûlullah'a dayandırarak · Câmiu't-Tirmizî 945
988
Kim bu Beyt'i hacceder veya umre yaparsa, Beyt ile son buluşması tavaf olsun.
Hâris b. Abdullah b. Evs · Câmiu't-Tirmizî 946
989
Resûlullah haccı ve umreyi birleştirdi ve ikisi için tek bir tavaf yaptı.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 947
990
Hac ve umre için ihrama girene, ikisinden çıkıncaya kadar tek tavaf ve tek sa'y yeter.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 948
991
Muhâcir, menâsikini tamamladıktan sonra Mekke'de üç gün kalır.
Alâ b. Hadramî, merfû olarak · Câmiu't-Tirmizî 949
992
Dönenleriz, tövbe edenleriz, ibadet edenleriz, Rabbimize hamd edenleriz; Allah vaadini yerine getirdi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 950
993
İhramlı ölenin başı örtülmez; o kıyamet günü telbiye getirerek diriltilecektir.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 951
994
İhramlıyken gözü ağrıyana: "Gözlerine sarısabır ile pansuman yap."
Nübeyh b. Vehb · Câmiu't-Tirmizî 952
995
Başı bitlenen ihramlıya: Tıraş ol; altı yoksulu doyur, üç gün oruç tut ya da bir kurban kes.
Ka'b b. Ucre · Câmiu't-Tirmizî 953
996
Peygamber, çobanlara cemreleri bir gün atıp bir gün bırakma ruhsatı verdi.
Ebü'l-Beddâh b. Adî, babasından · Câmiu't-Tirmizî 954
997
Deve çobanları, bayramdan sonraki iki günün cemrelerini birleştirip birinde atabilir.
Ebü'l-Beddâh b. Âsım b. Adî, babasından · Câmiu't-Tirmizî 955
998
Ali: "Resûlullah'ın ihrama girdiği şeyle ihrama girdim"; Resûlullah: "Yanımda kurbanlık olmasaydı ihramdan çıkardım."
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 956
999
Resûlullah'a hacc-ı ekber gününü sordum; "Kurban bayramı günüdür" buyurdu.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 957
1000
Ali'nin sözü: Hacc-ı ekber günü, kurban bayramı günüdür.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 958
1001
Kim bu Beyt'i yedi şavt tavaf eder ve sayısını tam tutarsa, bir köle azat etmiş gibi olur.
Ubeyd b. Umeyr · Câmiu't-Tirmizî 959
1002
Beyt'in etrafında tavaf namaz gibidir; orada konuşan hayırdan başkasını konuşmasın.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 960
1003
Hacerü'l-esved kıyamet günü iki göz ve bir dille diriltilip kendisine hakkıyla el sürene şahitlik edecek.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 961
1004
Peygamber ihramlı iken kokulandırılmamış zeytinyağı sürünürdü.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 962
1005
Âişe Zemzem suyu taşır, Resûlullah'ın da onu taşıdığını haber verirdi.
Urve, Âişe'den · Câmiu't-Tirmizî 963
1006
Terviye günü öğleyi Minâ'da, nefr günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı; sen yöneticilerinin yaptığı gibi yap.
Abdülazîz b. Rufey' · Câmiu't-Tirmizî 964