Fihrist

Hac ile ilgili hadisler

Hac ile ilgili 1.006 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

1.006 hadis
1 Allah'ın farz kıldığı hac, babama binek üzerinde duramayan bir ihtiyar iken yetişti; onun yerine hac edebilir miyim? Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1513 2 Resûlullah Zülhuleyfe'de bineğine biner, bineği onu taşıyarak doğrulunca telbiye getirip ihrama girerdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1514 3 Resûlullah'ın Zülhuleyfe'den ihrama girmesi, bineği onu taşıyarak doğrulduğu zamandı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1515 4 Hac için yolculuk semerlerini bağlayın; çünkü o iki cihattan biridir. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1516 5 Resûlullah bir semer üzerinde hac etti; o binek aynı zamanda onun yük devesiydi. Sümâme b. Abdullah b. Enes · Sahîh-i Buhârî 1517 6 Ey Abdurrahman! Kız kardeşini götür, ona Ten'îm'den umre yaptır. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1518 7 Hangi amel daha faziletlidir? Allah'a ve Resûlüne iman, sonra Allah yolunda cihat, sonra mebrûr bir hac. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1519 8 Cihadı amellerin en faziletlisi görüyoruz, cihat etmeyelim mi? Hayır; fakat cihadın en faziletlisi mebrûr bir hactır. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 1520 9 Kim Allah için hac eder de çirkin söz ve davranışta bulunmaz, günaha dalmazsa annesinin onu doğurduğu günkü gibi döner. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1521 10 Resûlullah mîkâtı Necid halkı için Karn, Medine halkı için Zülhuleyfe, Şam halkı için Cuhfe olarak belirledi. Zeyd b. Cübeyr şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 1522 11 Yemen halkı hac eder, azık almaz ve "Biz tevekkül edenleriz" derlerdi; Mekke'ye gelince insanlardan dilenirlerdi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1523 12 Mîkâtlar oraların halkı ve oradan geçen hac ve umre niyetlileri içindir; berisindeki kimse çıktığı yerden ihrama girer. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1524 13 Medine halkı Zülhuleyfe'den, Şam halkı Cuhfe'den, Necid halkı da Karn'dan ihrama girer. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1525 14 Mîkâtların berisinde olan kimsenin ihrama gireceği yer ailesinin yanıdır; Mekkeliler bile oradan ihrama girerler. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1526 15 İbn Ömer: Peygamber mîkâtları belirledi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1527 16 Medine halkının ihrama gireceği yer Zülhuleyfe, Şam halkınınki Mehyea yani Cuhfe, Necid halkınınki de Karn'dır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1528 17 Peygamber Medine halkı için Zülhuleyfe'yi, Şam için Cuhfe'yi, Yemen için Yelemlem'i, Necid için Karn'ı mîkât belirledi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1529 18 Mîkâtlar oraların halkı ve oralara gelen, hac ve umre isteyen herkes içindir; hatta Mekkeliler Mekke'den ihrama girer. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1530 19 Yolunuz üzerinde Karn'ın hizasına bakın; Ömer onlar için Zâtüırk'ı mîkât olarak belirledi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1531 20 Resûlullah Zülhuleyfe'deki Bathâ'da devesini çöktürdü ve orada namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1532 21 Resûlullah Şecere yolundan çıkar, Muarres yolundan girerdi; dönüşte Zülhuleyfe'de vadinin içinde sabaha kadar gecelerdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1533 22 Bu gece Rabbimden bir gelen geldi ve: Bu mübarek vadide namaz kıl ve: Hac içinde bir umre, de, dedi. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1534 23 Peygamber, Zülhuleyfe'de vadinin içinde konaklarken rüyasında kendisine: Sen mübarek bir Bathâ'dasın, denildi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1535 24 Üzerindeki güzel kokuyu üç defa yıka, cübbeyi çıkar ve umrende de haccında yaptığın gibi yap. Safvân b. Ya'lâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 1536 25 İbn Ömer zeytinyağı sürünürdü; İbrâhîm, Âişe'nin Resûlullah'ın saç ayrımında güzel koku parıltısı gördüğünü hatırlattı. Saîd b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 1537, 1538 26 Resûlullah'a ihramına girerken, ihramdan çıkması için de Beytullah'ı tavaf etmeden önce güzel koku sürerdim. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1539 27 Resûlullah'ı saçları yapıştırılmış olarak telbiye getirip ihrama girerken işittim. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1540 28 Resûlullah ancak mescidin yanından, yani Zülhuleyfe mescidinden telbiye getirip ihrama girdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1541 29 İhramlı kimse gömlek, sarık, şalvar, bürnüs ve mest giymez; nalın bulamayan mesti topukların aşağısından keserek giysin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1542 30 Peygamber Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1543, 1544 31 Peygamber saçını tarayıp yağ süründükten, izar ve ridâsını giydikten sonra ashabıyla Medine'den yola çıktı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1545 32 Peygamber Medine'de dört, Zülhuleyfe'de iki rekât kıldı; sabaha kadar orada geceledi, sonra bineğine binip ihrama girdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1546 33 Peygamber öğleyi Medine'de dört rekât, ikindiyi Zülhuleyfe'de iki rekât kıldı ve orada sabaha kadar geceledi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1547 34 Onların hac ve umre için birlikte yüksek sesle telbiye getirdiklerini işittim. Enes · Sahîh-i Buhârî 1548 35 Resûlullah'ın telbiyesi: Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk... Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1549 36 Peygamber'in nasıl telbiye getirdiğini elbette biliyorum: Lebbeyk Allâhümme lebbeyk... Âişe · Sahîh-i Buhârî 1550 37 Beydâ'da Allah'a hamd etti, tesbih etti, tekbir getirdi; sonra hac ve umre için telbiye getirip ihrama girdi. Enes · Sahîh-i Buhârî 1551 38 Peygamber, bineği onu taşıyarak dimdik doğrulduğu zaman telbiye getirip ihrama girdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1552 39 İbn Ömer Harem sınırına kadar telbiye getirir, Zûtuvâ'da sabaha kadar geceler, sabah namazından sonra guslederdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1553 40 İbn Ömer Mekke'ye çıkacağı zaman güzel kokusu olmayan bir yağ sürünür, Zülhuleyfe mescidinde namaz kılıp ihrama girerdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1554 41 Mûsâ'ya gelince, vadiye inerken telbiye getirdiği hâlde sanki ona bakıyor gibiyim. Mücâhid · Sahîh-i Buhârî 1555 42 Yanında hedy bulunan umre ile birlikte hac için de ihrama girsin; ikisinden birden çıkıncaya kadar ihramdan çıkmasın. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1556 43 Peygamber, Ali'ye ihramı üzerinde kalmasını emretti. Câbir · Sahîh-i Buhârî 1557 44 Neyle ihrama girdin? Peygamber'in ihrama girdiği şeyle. Yanımda hedy olmasaydı ihramdan çıkardım. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1558 45 Allah'ın Kitabı bize haccı ve umreyi tamamlamayı emrediyor; Peygamber de hedyi kesinceye kadar ihramdan çıkmadı. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1559 46 Sen ancak Âdemoğlu kızlarından bir kadınsın; Allah onlara yazdığını sana da yazmıştır. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1560 47 Kardeşinle Ten'îm'e git, umre için ihrama gir, sonra buluşma yerin şurası. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1561 48 Hac için ihrama girenler ya da hac ile umreyi birleştirenler Nahr günü gelinceye kadar ihramdan çıkmadılar. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1562 49 Ben hiç kimsenin sözü için Peygamber'in sünnetini bırakacak değilim. Mervân b. Hakem · Sahîh-i Buhârî 1563 50 Hac aylarında umre yapmanın yeryüzündeki günahların en büyüklerinden olduğunu düşünürlerdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1564 51 Ebû Mûsâ Peygamber'in yanına geldi, Peygamber de ona ihramdan çıkmasını emretti. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1565 52 Ben başımı yapıştırdım ve kurbanlığıma gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam. Peygamber'in hanımı Hafsa · Sahîh-i Buhârî 1566 53 Rüyamda bir adamın bana: "Makbul bir hac ve kabul edilmiş bir umre" dediğini gördüm. Ebû Cemre Nasr b. İmrân ed-Dubaî · Sahîh-i Buhârî 1567 54 Size emrettiğimi yapın; kurbanlık sürmüş olmasaydım size emrettiğimin aynısını ben de yapardım. Ebû Şihâb · Sahîh-i Buhârî 1568 55 Sen ancak Peygamber'in yaptığı bir işi yasaklamak istiyorsun. Saîd b. Müseyyeb · Sahîh-i Buhârî 1569 56 Lebbeyk Allâhümme lebbeyk bi'l-hac diyerek geldik; Resûlullah bize emretti, biz de onu umreye çevirdik. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1570 57 Resûlullah zamanında temettu' yaptık ve Kur'an indi; bir adam kendi görüşüyle dilediğini söyledi. İmrân · Sahîh-i Buhârî 1571 58 Hac için ihramınızı umreye çevirin; kurbanlığına gerdanlık takan müstesna. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1572 59 İbn Ömer Harem'e girince telbiyeyi keser, Zû Tuvâ'da geceler, sabah namazını orada kılıp gusül ederdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1573 60 Peygamber sabah oluncaya kadar Zû Tuvâ'da geceledi, sonra Mekke'ye girdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1574 61 Resûlullah Mekke'ye yukarı seniyyeden girer, aşağı seniyyeden çıkardı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1575 62 Resûlullah Mekke'ye Batha'daki yukarı seniyyeden, Kedâ'dan girdi; aşağı seniyyeden çıkardı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1576 63 Peygamber Mekke'ye geldiğinde onun yukarısından girdi, aşağısından çıktı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1577 64 Peygamber fetih yılı Mekke'ye Kedâ'dan girdi, Mekke'nin yukarısındaki Küdâ'dan çıktı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1578 65 Peygamber fetih yılı Mekke'ye, Mekke'nin yukarısındaki Kedâ'dan girdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1579 66 Peygamber fetih yılı Mekke'ye, Mekke'nin yukarı tarafından, Kedâ'dan girdi. Urve · Sahîh-i Buhârî 1580 67 Peygamber fetih yılı Mekke'ye Kedâ'dan girdi; Urve de çoğunlukla oradan girerdi. Urve · Sahîh-i Buhârî 1581 68 Kâbe inşa edilirken Peygamber ile Abbâs taş taşıdılar; izarını boynuna koyunca yere yığıldı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1582 69 Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi İbrâhim'in temelleri üzerine döndürürdüm. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1583 70 Kavmin cahiliyeden yeni çıkmış olmasaydı, duvarı Beytullah'a katar ve kapısını yere bitiştirirdim. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1584 71 Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Beytullah'ı yıkar, İbrâhim'in temeli üzerine yeniden inşa ederdim. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1585 72 Ey Âişe! Kavmin cahiliyeden yeni çıkmış olmasaydı Beytullah'a biri doğuya, biri batıya iki kapı yapardım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1586 73 Bu beldeyi Allah haram kılmıştır; dikeni kesilmez, avı ürkütülmez. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1587 74 Akîl bize arsa ya da ev bıraktı mı ki? Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1588 75 Yarın inşallah konak yerimiz, küfür üzerine yeminleştikleri Benî Kinâne Hayfı olacak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1589 76 Biz yarın, küfür üzerine yeminleştikleri Benî Kinâne Hayfı'nda konaklayacağız. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1590 77 Kâbe'yi Habeşlilerden iki incecik bacaklı biri yıkacaktır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1591 78 Âşûrâ, Kâbe'nin örtüldüğü bir gündü; Ramazan farz kılınınca dileyen onu tuttu, dileyen bıraktı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1592 79 Ye'cûc ve Me'cûc çıktıktan sonra da Beytullah mutlaka haccedilecek ve umre yapılacaktır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 1593 80 Onlar kendilerine uyduğum iki adamdır. Ebû Vâil · Sahîh-i Buhârî 1594 81 Sanki onu görür gibiyim: Siyah, çarpık bacaklı biri, Kâbe'yi taş taş söküyor. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1595 82 Resûlullah: "Kâbe'yi Habeşlilerden Zü's-süveykateyn yıkacaktır" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1596 83 Biliyorum ki sen zarar da fayda da veremeyen bir taşsın; Peygamber'i seni öperken görmeseydim seni öpmezdim. Âbis b. Rebîa, Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1597 84 Resûlullah Beytullah'ta namaz kıldı mı? Bilâl: "Evet, Yemen tarafındaki iki direk arasında" dedi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1598 85 İbn Ömer, Kâbe'de karşısındaki duvara üç zirâ kalıncaya kadar yürür, Resûlullah'ın kıldığı yerde namaz kılardı. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1599 86 Resûlullah umresinde Beytullah'ı tavaf edip Makam'ın arkasında iki rekât kıldı; Kâbe'ye girmedi. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Buhârî 1600 87 Allah onları kahretsin! Vallahi, onlar ikisinin fal oklarıyla asla kısmet aramadığını biliyorlardı. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1601 88 Peygamber ashâbına ilk üç şavtta remel yapmalarını, iki rükün arasında ise normal yürümelerini emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1602 89 Resûlullah Mekke'ye gelince Hacerülesved'i istilâm eder, yedi şavtın üçünde koşar adımla yürürdü. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1603 90 Peygamber hac ve umrede üç şavtta koşar adımla yürüdü, dört şavtta normal yürüdü. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1604 91 Ömer: Senin zarar da fayda da veremeyen bir taş olduğunu biliyorum; Peygamber'i görmeseydim seni istilâm etmezdim. Eslem · Sahîh-i Buhârî 1605 92 Peygamber'i bu iki rüknü istilâm ederken gördüğümden beri, kalabalıkta da rahatlıkta da onları istilâm ettim. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1606 93 Peygamber Vedâ haccında deve üzerinde tavaf etti; rüknü eğri başlı bir değnekle istilâm ediyordu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1607 94 Muâviye bütün rükünleri istilâm ediyor ve "Beytullah'tan hiçbir şey terk edilmiş değildir" diyordu. Ebü'ş-Şa'sâ · Sahîh-i Buhârî 1608 95 Peygamber'in Beytullah'tan iki Yemânî rükünden başkasını istilâm ettiğini görmedim. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1609 96 Ömer Hacer'i öptü ve: "Resûlullah'ın seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim" dedi. Eslem · Sahîh-i Buhârî 1610 97 Bu "ne dersin"i Yemen'de bırak! Resûlullah'ın onu istilâm edip öptüğünü gördüm. Zübeyr b. Arabî · Sahîh-i Buhârî 1611 98 Peygamber Beytullah'ı deve üzerinde tavaf etti; rükne her gelişinde ona işaret etti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1612 99 Peygamber deve üzerinde tavaf ederken rükne her gelişinde yanındaki bir şeyle ona işaret eder ve tekbir getirirdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1613 100 Peygamber Mekke'ye geldiğinde ilk başladığı şey abdest almak oldu, sonra tavaf etti. Urve b. Zübeyr · Sahîh-i Buhârî 1614, 1615 101 Resûlullah ilk geldiği tavafta üç şavtta hızlı yürür, dördünde yürür, sonra iki rekât kılardı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1616 102 Peygamber Safâ ile Merve arasında tavaf ettiğinde sel yatağının içinde koşardı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1617 103 Âişe erkeklerden ayrı, bir kenarda tavaf ederdi; onlarla karışmazdı. İbn Cüreyc · Sahîh-i Buhârî 1618 104 Ümmü Seleme hastalığını söyleyince Peygamber: "Binekli olarak insanların arkasından tavaf et" buyurdu. Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 1619 105 Tavaf ederken birine iple bağlanmış adamı görünce Peygamber ipi kesti ve: "Onu elinden tutarak götür" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1620 106 Peygamber, Kâbe'yi bir yularla bağlı olarak tavaf eden bir adam gördü ve onu kesti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1621 107 Ebû Bekir Nahr günü ilan ettirdi: Bu yıldan sonra hiçbir müşrik hac yapmayacak, Beytullah'ı çıplak tavaf eden olmayacak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1622 108 Câbir: Umre yapan kişi Safâ ile Merve arasında tavaf edinceye kadar hanımına yaklaşmasın. Amr b. Dînâr · Sahîh-i Buhârî 1623, 1624 109 Peygamber Mekke'ye gelip tavaf ve sa'y etti; Arafat'tan dönünceye kadar da Kâbe'ye yaklaşmadı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1625 110 Sabah namazı için kamet getirildiğinde, insanlar namaz kılarken devenin üzerinde tavaf et. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 1626 111 Peygamber Beytullah'ı yedi defa tavaf etti, Makam'ın arkasında iki rekât kıldı, sonra Safâ'ya çıktı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1627 112 Oturdular; namaz kılmanın mekruh olduğu vakit gelince de kalkıp namaz kılmaya başladılar. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1628 113 Peygamber'in güneş doğarken ve batarken namaz kılmayı yasakladığını işittim. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1629 114 Abdullah b. Zübeyr fecirden sonra tavaf eder ve iki rekât kılardı. Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1630, 1631 115 Resûlullah deve üzerinde tavaf ederken rükne her gelişinde elindeki bir şeyle işaret edip tekbir getirirdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1632 116 Ümmü Seleme binekli olarak insanların arkasından tavaf etti; Resûlullah Kâbe'nin yanında Tûr sûresini okuyordu. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 1633 117 Abbâs, sikâye görevi için Minâ gecelerinde Mekke'de geceleme izni istedi; Peygamber de izin verdi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1634 118 Çalışın, çünkü siz salih bir amel üzeresiniz. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1635 119 Cebrâil göğsümü yardı, sonra onu Zemzem suyuyla yıkadı. Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 1636 120 Resûlullah'a Zemzem'den su verdim, o da ayakta iken içti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1637 121 Umre için ihrama girenler iki tavaf yaptılar; hac ile umreyi birleştirenler ise tek bir tavaf yaptılar. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1638 122 İbn Ömer: Sizi şahit tutuyorum ki umremle birlikte haccı da kendime vacip kıldım. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1639 123 Haccın ve umrenin durumu bir ve aynıdır; sizi şahit tutuyorum ki umremle birlikte haccı da vacip kıldım. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1640 124 Onlar Beytullah'ı tavaf etmeden önce hiçbir şeye başlamazlar, sonra da ihramdan çıkmazlardı. Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel el-Kureşî · Sahîh-i Buhârî 1641, 1642 125 Resûlullah Safâ ile Merve arasında tavafı sünnet kıldı; artık hiç kimsenin onu terk etmesi caiz değildir. Urve · Sahîh-i Buhârî 1643 126 Resûlullah ilk tavafında üç şavtta sık adımlarla koşar, dördünde yürürdü. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1644 127 Safâ ile Merve arasında tavaf edinceye kadar hanımına kesinlikle yaklaşmasın. Amr b. Dînâr · Sahîh-i Buhârî 1645, 1646 128 Peygamber Mekke'ye gelip tavaf etti, iki rekât kıldı, sonra Safâ ile Merve arasında sa'y etti. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1647 129 Enes: Safâ ile Merve arasında sa'y etmekten hoşlanmazdık, çünkü o Câhiliye âdetlerindendi. Âsım · Sahîh-i Buhârî 1648 130 Resûlullah Beytullah'ta ve Safâ ile Merve arasında ancak müşriklere gücünü göstermek için koştu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1649 131 Hacı ne yapıyorsa sen de onu yap; ancak temizlenene kadar Beytullah'ı tavaf etme. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1650 132 Sonradan öğrendiğimi önceden bilseydim hedy getirmezdim; yanımda hedy olmasaydı ihramdan çıkardım. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1651 133 Ümmü Atiyye: Hayızlı Arafat'ta bulunmuyor mu, şurada şurada bulunmuyor mu? Hafsa · Sahîh-i Buhârî 1652 134 Peygamber Terviye günü öğle ile ikindiyi Minâ'da, nefir günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı. Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1653 135 Yöneticilerinin nerede namaz kıldığına bak ve sen de orada kıl. Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1654 136 Resûlullah Minâ'da iki rekât kıldı; Ebû Bekir, Ömer ve hilafetinin başında Osman da öyle kıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1655 137 Peygamber, hiç olmadığımız kadar çok ve en emin hâlde iken Minâ'da bize iki rekât kıldırdı. Hârise b. Vehb el-Huzâî · Sahîh-i Buhârî 1656 138 Keşke dört rekâttan benim payım kabul edilmiş iki rekât olsa! Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1657 139 Arafe günü insanlar Peygamber'in orucundan şüphe edince ona bir içecek gönderdim, o da içti. Ümmü'l-Fadl · Sahîh-i Buhârî 1658 140 Bizden telbiye eden telbiye ederdi, ona karşı çıkılmazdı; tekbir getiren tekbir getirirdi, ona da karşı çıkılmazdı. Muhammed b. Ebû Bekir es-Sekafî · Sahîh-i Buhârî 1659 141 Eğer sünneti istiyorsan hutbeyi kısa tut ve vakfeye acele et; İbn Ömer de: "Doğru söyledi" dedi. Sâlim · Sahîh-i Buhârî 1660 142 Arafe günü Peygamber'in orucunda ihtilaf edilince devesi üzerinde dururken ona bir kadeh süt gönderildi, içti. Ümmü'l-Fadl bint Hâris · Sahîh-i Buhârî 1661 143 Eğer sünneti istiyorsan Arafe günü namazı erkenden kıl; onlar sünnette öğle ile ikindiyi birleştirirlerdi. Sâlim · Sahîh-i Buhârî 1662 144 Eğer bugün sünnete isabet etmek istiyorsan hutbeyi kısa tut ve vakfeye acele et. Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1663 145 Peygamber'i Arafat'ta vakfede dururken gördüm ve: "Vallahi bu Hums'tandır; burada ne işi var?" dedim. Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Buhârî 1664 146 Cahiliyede insanlar Kâbe'yi çıplak tavaf ederdi; Hums müstesna. Hums, Kureyş ve onun soyundan gelenlerdir. Urve · Sahîh-i Buhârî 1665 147 Resûlullah vedâ haccında Arafat'tan orta hızda yürürdü; boş bir yer bulunca hızlanırdı. Urve · Sahîh-i Buhârî 1666 148 Ey Allah'ın Resûlü! Namaz kılacak mısın? diye sordum; "Namaz önündedir" buyurdu. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1667 149 İbn Ömer, Resûlullah'ın girdiği vadiye girip ihtiyacını giderir, abdest alır, Cem'e varmadan namaz kılmazdı. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1668 150 Resûlullah Müzdelife'den önceki vadide hafif abdest aldı; "Namaz!" deyince "Namaz önündedir" buyurdu. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1669, 1670 151 Ey insanlar! Sükûnete sarılın; çünkü iyilik, develeri koşturmakla değildir. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1671 152 Müzdelife'de akşamı kıldı, herkes devesini çöktürdü, sonra yatsıyı kıldı; ikisi arasında namaz kılmadı. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1672 153 Peygamber Cem'de akşam ile yatsıyı her birini birer kametle kılarak birleştirdi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1673 154 Resûlullah vedâ haccında akşam ile yatsıyı Müzdelife'de birleştirdi. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 1674 155 Bunlar vakitlerinden kaydırılan iki namazdır: Müzdelife'ye gelince akşam ve fecir ağarır ağarmaz sabah namazı. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1675 156 İbn Ömer ailesinin zayıflarını önden gönderir ve: "Resûlullah bunlara ruhsat verdi" derdi. Sâlim · Sahîh-i Buhârî 1676 157 Resûlullah beni Cem'den gece gönderdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1677 158 Ben, Peygamber'in Müzdelife gecesi ailesinin zayıfları arasında önden gönderdiği kimselerdenim. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1678 159 Yavrucuğum! Resûlullah, hevdeçteki kadınlara gece erken ayrılmaları için izin verdi. Esmâ'nın azatlısı Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1679 160 Ağır ve hantal bir kadın olan Sevde, Cem gecesi Peygamber'den izin istedi; o da ona izin verdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1680 161 Sevde'nin izin istediği gibi benim de Resûlullah'tan izin istemiş olmam, bana her sevinçten daha sevimlidir. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1681 162 Peygamber'in vaktinin dışında bir namaz kıldığını görmedim; ancak iki namaz müstesna. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1682 163 Bu iki namaz bu yerde vakitlerinden kaydırılmıştır: Akşam ve yatsı ile bu saatteki sabah namazı. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1683 164 Müşrikler güneş doğmadıkça Müzdelife'den ayrılmazdı; Peygamber onlara muhalefet edip güneş doğmadan ayrıldı. Amr b. Meymûn · Sahîh-i Buhârî 1684 165 Fadl, Peygamber'in cemreyi taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadığını haber verdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1685 166 Üsâme ve Fadl, Peygamber'in Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadığını söylediler. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1686, 1687 167 Rüyada biri: "Mebrur bir hac ve kabul edilmiş bir temettu'!" diye seslendi; İbn Abbâs: "Ebü'l-Kâsım'ın sünnetidir" dedi. Ebû Cemre · Sahîh-i Buhârî 1688 168 Kurbanlık deve süren adama Resûlullah: "Ona bin, yazıklar olsun sana!" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1689 169 Peygamber kurbanlık deve süren adama üç defa: "Ona bin!" buyurdu. Enes · Sahîh-i Buhârî 1690 170 Hedy bulamayan kimse hacda üç gün, ailesine döndüğünde de yedi gün oruç tutsun. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1691 171 Urve'nin Âişe'den rivayeti: Peygamber umreyi hacca ekleyerek temettu' yaptı, insanlar da yaptı. Urve · Sahîh-i Buhârî 1692 172 Haccın ve umrenin durumu birdir; İbn Ömer Kudeyd'den hedy satın alıp ikisi için tek bir tavaf yaptı. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1693 173 Peygamber Hudeybiye zamanında Zülhuleyfe'de hedye gerdanlık taktı, onu işaretledi ve umre için ihrama girdi. Misver b. Mahreme ve Mervân · Sahîh-i Buhârî 1694, 1695 174 Peygamber'in kurbanlık develerinin gerdanlıklarını kendi ellerimle büktüm; o da onları işaretleyip gönderdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1696 175 Ben saçımı yapıştırdım ve hedyime gerdanlık taktım; hacdan çıkıncaya kadar ihramdan çıkmam. Hafsa · Sahîh-i Buhârî 1697 176 Resûlullah Medine'den hedy gönderir, sonra ihramlının sakındığı hiçbir şeyden sakınmazdı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1698 177 Peygamber hedyini Beytullah'a gönderip Medine'de kaldı; kendisine helal olan hiçbir şey ona haram olmadı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1699 178 İbn Abbâs'ın dediği gibi değildir; hedy kesilinceye kadar Allah'ın helal kıldığı hiçbir şey Resûlullah'a haram olmadı. Amre bint Abdurrahman · Sahîh-i Buhârî 1700 179 Peygamber bir defasında hedy olarak koyunlar gönderdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1701 180 Peygamber koyunlara gerdanlık takar ve ailesinin yanında ihramsız olarak kalırdı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1702 181 Peygamber için koyunların gerdanlıklarını örerdim; o onları gönderir, sonra ihramsız olarak kalırdı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1703 182 Peygamber'in hedyi için, o ihrama girmeden önce gerdanlıklar ördüm. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1704 183 Hedylerin gerdanlıklarını yanımda bulunan yünden ördüm. Mü'minlerin annesi · Sahîh-i Buhârî 1705 184 Peygamber, kurbanlık deveyi süren adama: "Ona bin" buyurdu; adam: "O kurbanlık devedir" dedi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1706 185 Resûlullah, kestiğim kurbanlık develerin çullarını ve derilerini sadaka olarak vermemi emretti. Ali · Sahîh-i Buhârî 1707 186 Harûriyye yılında İbn Ömer: "Haccın ve umrenin durumu birdir, haccı umreyle birleştirdim" dedi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1708 187 Nahr günü yanımıza sığır eti getirildi; Resûlullah hanımları adına kurban kesmişti. Amre bt. Abdurrahman, Âişe'den · Sahîh-i Buhârî 1709 188 İbn Ömer kurbanını Resûlullah'ın kurban kestiği yerde keserdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1710 189 İbn Ömer hedyini gecenin sonunda Müzdelife'den gönderir, Peygamber'in kurban kesim yerine götürülürdü. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1711 190 Peygamber yedi kurbanlık deveyi ayakta iken kendi eliyle kesti; Medine'de iki alaca koç kurban etti. Enes · Sahîh-i Buhârî 1712 191 İbn Ömer: "Deveyi ayakta, ayağı bağlı olarak kes; bu Muhammed'in sünnetidir" dedi. Ziyâd b. Cübeyr · Sahîh-i Buhârî 1713 192 Peygamber, Beydâ'ya çıkınca hac ve umre için birlikte telbiye getirdi; yedi deveyi ayakta iken eliyle kesti. Enes · Sahîh-i Buhârî 1714 193 Peygamber sabah namazını kılıp bineğine bindi; bineği Beydâ'da doğrulunca umre ve hac için ihrama girdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1715 194 Peygamber beni kurbanlık develerin başında durdurdu; etlerini, sonra çullarını ve derilerini paylaştırdım. Ali · Sahîh-i Buhârî 1716 195 Peygamber, kurban develerinin etini, derisini ve çulunu paylaştırmayı, kesim ücreti olarak bir şey vermemeyi emretti. Ali · Sahîh-i Buhârî 1717 196 Peygamber yüz deveyi hedy olarak gönderdi; etlerini, çullarını ve derilerini paylaştırmamı emretti. Ali · Sahîh-i Buhârî 1718 197 Kurban etlerini Minâ'nın üç gününden fazla yemezdik; Peygamber: "Yiyin ve azık edinin" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1719 198 Âişe: Nahr günü yanımıza sığır eti getirildi; "Peygamber hanımları adına kurban kesti" denildi. Amre, Âişe'den · Sahîh-i Buhârî 1720 199 Kurbanını kesmeden önce tıraş olan sorulunca Peygamber: "Sakıncası yok, sakıncası yok" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1721 200 Bir adam: "Taşlamadan önce ziyaret tavafını yaptım" deyince Peygamber: "Sakıncası yok" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1722 201 Biri: "Akşam olduktan sonra taşladım" deyince Peygamber: "Sakıncası yok" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1723 202 Ömer: "Allah'ın Kitabı bize tamamlamayı emreder; Resûlullah hedy yerine ulaşıncaya kadar ihramdan çıkmadı" dedi. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1724 203 Hafsa'ya: "Saçımı yapıştırdım, hedyime gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam" buyurdu. İbn Ömer, Hafsa'dan · Sahîh-i Buhârî 1725 204 Resûlullah haccında tıraş oldu. Nâfi' şöyle dedi: İbn Ömer şöyle derdi: · Sahîh-i Buhârî 1726 205 Allah'ım! Tıraş olanlara rahmet et. -Saçını kısaltanlara da ey Allah'ın Resûlü! -Saçını kısaltanlara da. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1727 206 Allah'ım! Tıraş olanları bağışla. -Saçını kısaltanları da. -Saçını kısaltanları da. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1728 207 Peygamber ve ashabından bir grup tıraş oldu, bir kısmı da saçını kısalttı. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1729 208 Resûlullah'ın saçını bir mişkas ile kısalttım. Muâviye · Sahîh-i Buhârî 1730 209 Peygamber Mekke'ye gelince ashabına tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkıp tıraş olmalarını ya da kısaltmalarını emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1731 210 İbn Ömer Nahr günü tek bir tavaf yapar, sonra öğle uykusuna yatar, sonra Minâ'ya gelirdi. Nâfi', İbn Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1732 211 Safiyye hayız olunca Peygamber: "O bizi alıkoyacak mı?" buyurdu; Nahr günü ifâza yaptığı söylenince: "Çıkın" dedi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1733 212 Kesim, tıraş ve taşlamayı öne alma ya da geriye bırakma sorulunca Peygamber: "Sakıncası yok" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1734 213 Peygamber'e Nahr günü Minâ'da sorular sorulur, o da: "Sakıncası yok" derdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1735 214 Vedâ haccında öne alınan ya da geriye bırakılan her şey sorulunca Peygamber: "Yap, sakıncası yok" dedi. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 1736 215 Nahr günü hutbesinde sorulan her şey için Peygamber: "Yap, sakıncası yok" buyurdu. Abdullah b. Amr b. Âs · Sahîh-i Buhârî 1737 216 Ma'mer'in mütâbaatıyla: Peygamber devesinin üzerinde durup sorulana "Yap, sakıncası yok" dedi. Abdullah b. Amr b. Âs · Sahîh-i Buhârî 1738 217 Kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız, bu gününüzün, bu beldenizdeki, bu ayınızdaki dokunulmazlığı gibi haramdır. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1739 218 Peygamber'i Arafat'ta hutbe okurken işittim. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1740 219 Hazır olan, olmayana tebliğ etsin; nice tebliğ edilen vardır ki sözü işitenden daha iyi kavrar. Ebû Bekre · Sahîh-i Buhârî 1741 220 Şüphesiz Allah kanlarınızı, mallarınızı ve ırzlarınızı, bu gününüzün dokunulmazlığı gibi size haram kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1742 221 İbn Ömer: Peygamber (Abbâs'a Mina gecelerini Mekke'de geçirmesi için) ruhsat verdi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1743 222 İbn Ömer'in diğer tariki: Peygamber (sikâye için Mekke'de kalmaya) izin verdi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1744 223 Abbâs, sikâye görevi için Minâ gecelerini Mekke'de geçirmek üzere izin istedi; Peygamber ona izin verdi. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1745 224 İbn Ömer: "Vakti gözetirdik; güneş zevale erince cemreleri taşlardık" dedi. Vebere · Sahîh-i Buhârî 1746 225 İbn Mes'ûd cemreyi vadinin içinden taşladı ve: "Burası, Bakara sûresi indirilen zatın durduğu yerdir" dedi. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1747 226 İbn Mes'ûd, Beytullah'ı soluna, Minâ'yı sağına alarak büyük cemreye yedi taş attı. Abdurrahman b. Yezîd, Abdullah b. Mes'ûd'dan · Sahîh-i Buhârî 1748 227 İbn Mes'ûd büyük cemreyi taşlayınca: "Burası, Bakara sûresi indirilen zatın makamıdır" dedi. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 1749 228 İbn Mes'ûd her taşla tekbir getirerek Akabe cemresine vadinin içinden yedi taş attı. A'meş · Sahîh-i Buhârî 1750 229 İbn Ömer her taşta tekbir getirerek cemreleri taşlar, ilk ikisinden sonra uzun süre el kaldırıp dua ederdi. Sâlim, İbn Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1751 230 İbn Ömer Akabe cemresini vadinin içinden taşlar, yanında durmaz ve: "Resûlullah'ı böyle yaparken gördüm" derdi. Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1752 231 Resûlullah Minâ mescidi yanındaki cemreyi yedi taşla taşlar, her taşta tekbir getirir, sonra kıbleye dönüp dua ederdi. Zührî · Sahîh-i Buhârî 1753 232 Âişe: "Resûlullah'a ihrama girerken ve tavaftan önce ihramdan çıkarken şu iki elimle koku sürdüm" dedi. Abdurrahman b. Kâsım · Sahîh-i Buhârî 1754 233 İnsanlara son işlerinin Beytullah'ta olması emredildi; ancak hayızlı kadına bu hafifletildi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1755 234 Peygamber dört vakit namazı kıldı, Muhassab'da biraz uyudu, sonra binitiyle Beytullah'a gidip tavaf etti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1756 235 Safiyye hayız olunca Peygamber: "Bizi alıkoyacak mı?" dedi; ifâza yaptığı söylenince: "O halde hayır" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1757 236 İbn Abbâs, tavaftan sonra hayız olan kadın için "Ayrılıp gider" dedi; Medineliler Ümmü Süleym'e sordular. İkrime · Sahîh-i Buhârî 1758, 1759 237 Hayızlı kadına, ifâza tavafını yapmışsa ayrılıp gitmesi için ruhsat verildi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1760, 1761 238 Âişe: "Bütün ashabın hac ve umre ile dönüyor, ben hariç" deyince Peygamber onu Ten'îm'e gönderdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1762 239 Enes: "Peygamber nefir günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı; sen yöneticilerin nasıl yapıyorsa öyle yap" dedi. Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Buhârî 1763 240 Peygamber öğle, ikindi, akşam ve yatsıyı kılıp Muhassab'da bir süre uyudu, sonra Beytullah'ı tavaf etti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1764 241 Ebtah, Peygamber'in çıkışı daha kolay olsun diye konakladığı bir konak yeriydi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1765 242 Muhassab'da konaklamak bir şey değildir; orası ancak Resûlullah'ın konakladığı bir yerdir. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1766 243 İbn Ömer Mekke'ye gelince devesini ancak mescidin kapısında çöktürür, Hacerülesved'den başlayarak tavaf ederdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1767 244 Nâfi': "Resûlullah, Ömer ve İbn Ömer Muhassab'da konakladılar" dedi. Hâlid b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 1768 245 İbn Ömer Mekke'den ayrılırken de Zû Tuvâ'ya uğrar, sabaha kadar orada gecelerdi. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1769 246 Zülmecâz ve Ukâz cahiliyede ticaret yeriydi; Müslümanlar bundan hoşlanmayınca hac mevsimleri hakkında âyet indi. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1770 247 Safiyye ayrılış gecesi hayız olunca: "Kendimi ancak sizi alıkoyacak biri olarak görüyorum" dedi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 1771, 1772 248 İhramlı gömlek, sarık, şalvar, bürnus ve mest giymez; zâferan ya da vers değmiş elbise de giymez. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1177 a 249 İhramlı gömlek, sarık, bürnus ve şalvar giymez; nalın bulamazsa mestleri topuk altından kesip giyer. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1177 b 250 İhramlının zâferan ya da vers ile boyanmış elbise giymesi yasaklandı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1177 c 251 İhramlı izâr bulamazsa şalvar, nalın bulamazsa mest giyebilir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1178 a 252 Şu'be'nin Amr b. Dînâr'dan rivayeti: Resûlullah Arafat'ta hutbede şalvar ve mest ruhsatını bildirdi. Sahîh-i Müslim 1178 b 253 İbn Uyeyne ve Hüşeym'in Amr b. Dînâr'dan rivayeti: İzâr bulamayan ihramlı şalvar giyebilir. Sahîh-i Müslim 1178 c 254 Nalın bulamayan mest, izâr bulamayan şalvar giysin. Câbir · Sahîh-i Müslim 1179 255 Üzerindeki koku izini yıka, cübbeni çıkar ve haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap. Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 a 256 Haccında ne yapıyor idiysen umrende de onu yap. Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 b 257 Üzerindeki kokuyu üç defa yıka, cübbeyi çıkar; haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap. Safvân b. Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 c 258 Cübbeyi çıkar, sarı boyayı yıka; haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap. Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 d 259 Cübbeni çıkar, koku izini yıka; haccında ne yapıyor idiysen umrende de onu yap. Ya'lâ b. Ümeyye · Sahîh-i Müslim 1180 e 260 Resûlullah Medine, Şam, Necid ve Yemen halkı için Zülhuleyfe, Cuhfe, Karnü'l-Menâzil ve Yelemlem'i mîkât tayin etti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1181 a 261 Mîkâtın berisinde olan yolculuğa başladığı yerden, Mekke halkı da Mekke'den ihrama girer. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1181 b 262 Medine halkı Zülhuleyfe'den, Şam halkı Cuhfe'den, Necid halkı Karn'dan ihrama girer. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 a 263 Medine, Şam ve Necid halkının ihrama girecekleri mîkâtlar. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 b 264 Medine halkının ihram yeri Zülhuleyfe, Şam halkının Cuhfe, Necid halkının Karn'dır. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 c 265 Resûlullah her bölge halkına ihrama girecekleri yeri emretti. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1182 d 266 İbn Cüreyc'in Ebü'z-Zübeyr'den rivayeti: Câbir, ihram yerleri sorulunca Peygamber'den işittiğini anlattı. Sahîh-i Müslim 1183 a 267 Irak halkının ihram yeri Zâtu Irk, Necid halkınınki Karn, Yemen halkınınki Yelemlem'dir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1183 b 268 Resûlullah'ın telbiyesi: Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk... Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1184 a 269 Resûlullah Zülhuleyfe'de bineği ayağa kalkınca telbiye etmeye başlardı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1184 b 270 Yahyâ b. Saîd'in Ubeydullah'tan rivayeti: İbn Ömer telbiyeyi Resûlullah'ın ağzından kaptığını söyledi. Sahîh-i Müslim 1184 c 271 Resûlullah Zülhuleyfe'de iki rekât kılar, devesi ayağa kalkınca telbiyeye başlardı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1184 d 272 Müşrikler telbiyeye şirk katarlardı; Resûlullah "Yazıklar olsun size! Yeter, yeter" derdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1185 273 Resûlullah ancak Zülhuleyfe mescidinin yanından ihrama girdi. Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1186 a 274 Resûlullah ağacın yanında devesi onu taşıyarak kalktığında ihrama girdi. Sâlim · Sahîh-i Müslim 1186 b 275 İbn Ömer, Resûlullah'ı yalnız iki Yemânî köşeye dokunurken ve bineği yürümeye başlayınca ihrama girerken gördüğünü söyledi. Ubeyd b. Cüreyc · Sahîh-i Müslim 1187 a 276 İbn Kusayt tarikiyle: Ubeyd b. Cüreyc, İbn Ömer'de gördüğü dört hasleti sordu. Sahîh-i Müslim 1187 b 277 Resûlullah ayağını üzengiye koyup devesi ayağa kalkınca Zülhuleyfe'den ihrama girerdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1187 c 278 Peygamber devesi onu taşıyarak ayağa kalktığı zaman ihrama girdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1187 d 279 Resûlullah Zülhuleyfe'de devesine binip deve ayağa kalkınca telbiye etti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1187 e 280 Resûlullah hacca çıkarken Zülhuleyfe'de geceledi ve onun mescidinde namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1188 281 Âişe, Resûlullah'a ihrama girerken ve tavaftan önce ihramdan çıkarken koku sürerdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 a 282 Âişe, Resûlullah'a ihrama girerken ve ihramdan çıkarken kendi eliyle koku sürdü. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 b 283 Resûlullah'a ihrama girmeden önce ve tavaftan önce ihramdan çıkarken koku sürerdim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 c 284 Resûlullah'a ihrama girerken ve çıkarken koku sürdüm. Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 d 285 Veda haccında Resûlullah'a ihram ve ihramdan çıkış için zerîre sürdüm. Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 e 286 Âişe, Resûlullah'a ihram sırasında kokuların en güzelini sürerdi. Urve · Sahîh-i Müslim 1189 f 287 Resûlullah'a ihrama girmeden önce bulabildiğim en güzel kokuyu sürerdim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 g 288 Resûlullah'a ihrama girerken ve ifâda tavafından önce bulduğum en güzel kokuyu sürdüm. Âişe · Sahîh-i Müslim 1189 h 289 Resûlullah ihramlı iken saçının ayrımındaki kokunun parıltısını görür gibiyim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 a 290 Resûlullah telbiye ederken saç ayrımlarındaki kokunun parıltısını görür gibiyim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 b 291 Resûlullah telbiye ederken saçındaki kokunun parıltısını görür gibiyim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 c 292 Züheyr'in A'meş'ten rivayeti: Resûlullah'ın saçındaki kokunun parıltısını görür gibiyim. Sahîh-i Müslim 1190 d 293 Resûlullah ihramlı iken saçının ayrımlarında kokunun parıltısı görünürdü. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 e 294 Resûlullah ihramlı iken saç ayrımlarındaki kokunun parıltısına bakardım. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 f 295 Resûlullah ihrama girmeden en güzel koku ile kokulanır, sonra başında ve sakalında yağın parıltısı görünürdü. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 g 296 Resûlullah ihramlı iken saçının ayrımındaki miskin parıltısını görür gibiyim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1190 h 297 Süfyân'ın Hasen b. Ubeydullah'tan rivayeti: Resûlullah'ın saç ayrımındaki miskin parıltısını görür gibiyim. Sahîh-i Müslim 1190 i 298 Peygamber'e ihramdan önce ve kurban günü tavaftan önce içinde misk bulunan koku sürerdim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1191 299 Âişe: Resûlullah'a ihram için koku sürdüm, sonra hanımlarını dolaştı ve ihramlı olarak sabahladı. Muhammed b. el-Münteşir · Sahîh-i Müslim 1192 a 300 Resûlullah koku sürünür, hanımlarını dolaşır ve kokular saçarak ihramlı sabahlardı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1192 b 301 Âişe, İbn Ömer'e karşı Resûlullah'ın koku sürünüp ihramlı sabahladığını bildirdi. Muhammed b. el-Münteşir · Sahîh-i Müslim 1192 c 302 Biz bu av hediyesini sana ancak ihramlı olduğumuz için geri verdik. Sa'b b. Cessâme el-Leysî · Sahîh-i Müslim 1193 a 303 Leys ve Sâlih'in Zührî'den rivayeti: Sa'b b. Cessâme Resûlullah'a bir yaban eşeği hediye etti. Sahîh-i Müslim 1193 b 304 İbn Uyeyne'nin Zührî'den rivayeti: Sa'b'ın hediye ettiği yaban eşeği eti ihram sebebiyle geri verildi. Sahîh-i Müslim 1193 c 305 İhramlı olmasaydık bu av hediyesini senden kabul ederdik. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1194 a 306 Hakem ve Habîb'in Saîd b. Cübeyr'den rivayeti: Peygamber kendisine hediye edilen yaban eşeği etini geri verdi. Sahîh-i Müslim 1194 b 307 Resûlullah ihramlı iken kendisine hediye edilen av etini "Biz ihramlıyız" diyerek geri verdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1195 308 İhramsız kimsenin, ihramlıların yardımı olmadan avladığı av ihramlılara helaldir. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 a 309 İhramsızın avladığı av, Allah'ın ihramlılara yedirdiği bir yiyecektir. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 b 310 Zeyd b. Eslem tarikiyle: Resûlullah, "Yanınızda onun etinden bir şey var mı?" diye sordu. Sahîh-i Müslim 1196 c 311 Ebû Katâde'nin ihramsız avladığı avdan Resûlullah ihramlı ashâbına "Yiyin" buyurdu. Abdullah b. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 d 312 İhramlılar av için emir vermez ve işaret etmezlerse, ihramsızın avladığı avdan yiyebilirler. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 e 313 Şeybân ve Şu'be'nin rivayeti: İhramlılardan biri avı emretti ya da ona işaret etti mi? Sahîh-i Müslim 1196 f 314 Ebû Katâde'nin avından artanı Resûlullah ihramlılara "Yiyin" diye yedirtti. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 g 315 Resûlullah, ihramsız Ebû Katâde'nin avladığı yaban eşeğinin ayağından yedi. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 1196 h 316 Abdülazîz b. Rufey'in rivayeti: Kimse işaret etmediyse Ebû Katâde'nin avından yiyin. Sahîh-i Müslim 1196 i 317 Talha, ihramlıyken hediye edilen avdan yiyeni doğruladı: "Onu Resûlullah ile birlikte yedik." Abdurrahman b. Osmân et-Teymî · Sahîh-i Müslim 1197 318 Çaylak, karga, fare ve saldırgan köpek zararlıdır; Harem dışında da Harem'de de öldürülür. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 a 319 Yılan, alacalı karga, fare, saldırgan köpek ve çaylak Harem'de de öldürülür. Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 b 320 Akrep, fare, çaylak, karga ve saldırgan köpek Harem'de öldürülür. Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 c 321 İbn Numeyr'in Hişâm'dan rivayeti: Akrep, fare, çaylak, karga ve saldırgan köpek Harem'de öldürülür. Sahîh-i Müslim 1198 d 322 Beş zararlı hayvan Harem'de öldürülür: Fare, akrep, karga, çaylak ve saldırgan köpek. Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 e 323 Ma'mer'in Zührî'den rivayeti: Resûlullah beş zararlının Harem içinde ve dışında öldürülmesini emretti. Sahîh-i Müslim 1198 f 324 Karga, çaylak, saldırgan köpek, akrep ve fare zararlıdır; Harem'de öldürülür. Âişe · Sahîh-i Müslim 1198 g 325 Fare, akrep, karga, çaylak ve saldırgan köpeği Harem'de ve ihramda öldürene günah yoktur. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 a 326 Akrep, karga, çaylak, fare ve saldırgan köpeği öldürene vebal yoktur. Peygamber'in hanımı Hafsa · Sahîh-i Müslim 1200 a 327 İhramlı fare, akrep, çaylak, saldırgan köpek ve kargayı öldürebilir. Zeyd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1200 b 328 Peygamber saldırgan köpek, fare, akrep, çaylak, karga ve yılanın öldürülmesini emrederdi. Zeyd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1200 c 329 Karga, çaylak, akrep, fare ve saldırgan köpeği öldürmekte ihramlıya günah yoktur. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 b 330 Beş hayvanı öldürene günah yoktur: Karga, çaylak, akrep, fare ve saldırgan köpek. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 c 331 Leys, Ubeydullah ve Eyyûb tarikleriyle: Beş hayvanı Harem'de öldürene günah yoktur. Sahîh-i Müslim 1199 d 332 İbn İshâk'ın rivayeti: Harem'de öldürülmesinde günah olmayan beş hayvan vardır. Sahîh-i Müslim 1199 e 333 İhramlı iken akrep, fare, saldırgan köpek, karga ve çaylağı öldürene günah yoktur. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1199 f 334 Başındaki haşereden eziyet gören ihramlı tıraş olur; üç gün oruç tutar, altı yoksulu doyurur ya da kurban keser. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 a 335 İbn Uleyye tarikiyle: Haşereden eziyet gören ihramlı tıraş olur ve fidye öder. Sahîh-i Müslim 1201 b 336 Bakara 196. âyetteki fidye hükmü Ka'b b. Ucre hakkında indi: oruç, sadaka veya kurban. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 c 337 Üç gün oruç tut, altı yoksula bir ferak tasadduk et ya da kolayına gelen bir kurban kes. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 d 338 Haşereden dolayı tıraş olan ihramlı, altı yoksula üç sâ' verir ya da üç gün oruç tutar ya da kurban keser. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 e 339 Başını tıraş et; sonra bir koyun kes ya da üç gün oruç tut ya da altı yoksula üç sâ' hurma yedir. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 f 340 Fidye âyeti Ka'b hakkında indi ama herkese geneldir: üç gün oruç ya da altı yoksula yarımşar sâ'. Abdullah b. Ma'kıl · Sahîh-i Müslim 1201 g 341 Kurbana gücü yetmeyen Ka'b'a üç gün oruç ya da altı yoksulu doyurma emredildi; hüküm sonra herkese genel oldu. Ka'b b. Ucre · Sahîh-i Müslim 1201 h 342 Peygamber ihramlı iken hacamat oldu. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1202 343 Peygamber Mekke yolunda ihramlı iken başının ortasından hacamat oldu. İbn Buhayne · Sahîh-i Müslim 1203 344 İhramlı iken gözleri rahatsızlanan kimse gözlerine sarısabır ile pansuman yapar. Nübeyh b. Vehb · Sahîh-i Müslim 1204 a 345 İhramlının iltihaplı gözüne sürme değil, sarısabır ile pansuman yapılır. Nübeyh b. Vehb · Sahîh-i Müslim 1204 b 346 Ebû Eyyûb, Resûlullah'ın ihramlı iken başını nasıl yıkadığını uygulayarak gösterdi. Abdullah b. Huneyn · Sahîh-i Müslim 1205 a 347 Îsâ b. Yûnus tarikiyle: Ebû Eyyûb ihramlıyken başını yıkamayı gösterince Misver, İbn Abbâs'a hak verdi. Sahîh-i Müslim 1205 b 348 İhramlı ölen kişinin başı örtülmez; Allah onu kıyamet günü telbiye eder hâlde diriltir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 a 349 Arafat'ta bineğinden düşüp ölen ihramlıya koku sürülmez, başı örtülmez; telbiye eder hâlde dirilir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 b,c 350 İhramlı ölen kişi iki elbisesiyle kefenlenir, başı örtülmez; kıyamet günü telbiye ederek gelir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 d 351 İbn Cüreyc tarikiyle: İhramlı ölen kıyamet günü telbiye eder hâlde diriltilecektir. Sahîh-i Müslim 1206 e 352 İhramlı ölenin başı ve yüzü örtülmez; kıyamet günü telbiye eder hâlde diriltilir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 f 353 İhramlı ölene koku dokundurulmaz, başı örtülmez; kıyamet günü ihram hâlinde diriltilir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 g 354 Resûlullah ihramlı ölenin su ve sidr ile yıkanmasını, koku sürülmemesini ve başının örtülmemesini emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 h 355 İhramlı ölen iki elbiseyle kefenlenir, koku sürülmez; başı ve yüzü açık bırakılır. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 i 356 İhramlı ölenin yüzü ve başı açık bırakılır; kıyamet günü telbiye ederek diriltilir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 j 357 İhramlı ölene koku yaklaştırılmaz, yüzü örtülmez; telbiye eder hâlde diriltilir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1206 k 358 Hasta olan, ihrama girerken "Allah'ım! Beni nerede alıkoyarsan orada ihramdan çıkarım" diye şart koşabilir. Âişe · Sahîh-i Müslim 1207 a 359 Hacca git ve beni alıkoyduğun yerde ihramdan çıkacağımı şart koş. Âişe · Sahîh-i Müslim 1207 b 360 Ma'mer tarikiyle: Hacca git ve alıkonduğun yerde ihramdan çıkacağını şart koş. Sahîh-i Müslim 1207 c 361 Hasta Dubâa'ya hac için ihrama girip alıkonduğu yerde ihramdan çıkmayı şart koşması emredildi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1208 a 362 Dubâa, Resûlullah'ın emriyle hacda ihramdan çıkış için şart koştu. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1208 b 363 Peygamber Dubâa'ya hacda alıkonduğu yerde ihramdan çıkmayı şart koşmasını emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1208 c 364 Lohusa kadın yıkanır ve ihrama girer. Âişe · Sahîh-i Müslim 1209 365 Zülhuleyfe'de doğum yapan Esmâ'ya yıkanıp ihrama girmesi emredildi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1210 366 Hayızlı Âişe umreyi bırakıp hacca ihram girdi, haccın ardından Ten'îm'den umre yaptı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 a 367 Kurbanlığı olmayan umreci ihramdan çıkar, kurbanlığı olan kurban kesilinceye kadar çıkmaz, haccı niyet eden tamamlar. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 b 368 Hayız olan Âişe'ye umreden vazgeçip hacca ihram girmesi, sonra Ten'îm'den umre yapması emredildi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 c 369 İhrama girerken hac, umre ya da ikisini birlikte niyet etmek serbest bırakıldı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 d 370 Kurbanlık getirmeseydim ben de umre için ihrama girerdim. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 e 371 Sizden umre için ihrama girmek isteyen umre için ihrama girsin. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 f 372 Vedâ haccında kimi umre, kimi hac ve umre, kimi de yalnız hac için ihrama girdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 g 373 Umreye niyet edenler ihramdan çıktı; hacca ya da kırana niyet edenler kurban gününe kadar çıkmadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 h 374 Hayız Allah'ın Âdem kızlarına yazdığı bir şeydir; temizlenene kadar tavaf hariç hacıların yaptığını yap. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 i 375 Hayız olan Âişe tavaf dışında hac menâsikini yaptı; sonra insanların umresine karşılık Ten'îm'den umre yaptı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 j 376 Hammâd'ın rivayeti: Âişe Serif'te hayız olunca ağlarken Resûlullah yanına girdi. Sahîh-i Müslim 1211 k 377 Resûlullah haccı ifrâd olarak yaptı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 l 378 Yanında kurbanlığı olmayan haccını umreye çevirebilir; kurbanlığı olan çeviremez. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 m 379 Vedâ haccında kimi ifrâd, kimi kırân, kimi de temettu' yaptı. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 n 380 Kâsım b. Muhammed'in rivayeti: Âişe hacca niyet etmiş olarak geldi. Sahîh-i Müslim 1211 o 381 Kurbanlığı olmayanlara tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkmaları emredildi; Resûlullah hanımları adına sığır kesti. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 p 382 Amra tarikiyle: Kurbanlığı olmayanlara ihramdan çıkmaları emredildi. Sahîh-i Müslim 1211 q 383 Umrenin sevabı, çekilen zahmet ya da yapılan harcama ölçüsündedir. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 r 384 İbn Avn tarikiyle: İnsanlar iki ibadetle dönerken Âişe umre yapmayı istedi. Sahîh-i Müslim 1211 s 385 İfâda tavafını yapmış olan hayızlı kadın vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 t 386 Ali b. Müshir tarikiyle: Ne hac ne umre anmadan telbiye ederek Resûlullah ile çıktık. Sahîh-i Müslim 1211 u 387 Sonradan anladığımı önceden bilseydim kurbanlık getirmez, onlar gibi ihramdan çıkardım. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 v 388 Şu'be tarikiyle: Peygamber Zilhicce'nin dördü ya da beşi geçmişken Mekke'ye geldi. Sahîh-i Müslim 1211 w 389 Kırân yapanın tavafı hem haccı hem umresi için yeterlidir. Tâvûs · Sahîh-i Müslim 1211 x 390 Safâ ile Merve arasındaki sa'yin haccın ve umren için sana yeter. Mücâhid · Sahîh-i Müslim 1211 y 391 Âişe iki ecirle dönmek isteyince Abdurrahman onu Ten'îm'e götürdü ve umre yaptı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 z 392 Peygamber, Abdurrahman'a Âişe'ye Ten'îm'den umre yaptırmasını emretti. Abdurrahman b. Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 1212 393 Kurbanlığı olmayanlar haccı umreye çevirip tamamen ihramdan çıktı; Âişe'ye hayızlıyken haccını sürdürmesi emredildi. Câbir · Sahîh-i Müslim 1213 a 394 İbn Cüreyc tarikiyle: Peygamber ağlarken Âişe'nin yanına girdi ve haccını sürdürmesini söyledi. Sahîh-i Müslim 1213 b 395 Resûlullah yumuşak huyluydu; Âişe bir şey arzu edince ona uyar ve isteğini yerine getirirdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1213 c 396 Deve ve sığır kurbanına yedi kişi ortak olabilir. Câbir · Sahîh-i Müslim 1213 d 397 Temettu' yapanlar Minâ'ya yönelince Ebtah'tan hac için ihrama girdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1214 398 Peygamber ve ashâbı Safâ ile Merve arasında yalnızca bir defa sa'y ettiler. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1215 399 Haccı umreye çevirerek ihramdan çıkma ruhsatı yalnız o yıla değil, ebediyen geçerlidir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 a 400 Yanımdaki kurbanlık olmasaydı sizin yaptığınızı ben de yapardım; ihramdan çıkın. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 b 401 Kurbanlık getirmeyenlere haccı temettu'a çevirmeleri emredildi; kurbanlık getiren yerine ulaşmadan ihramdan çıkamaz. Mûsâ b. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1216 c 402 Kurbanlığı olan Resûlullah, ashâbına emrettiği gibi haccını umreye çeviremedi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 d 403 Câbir: Resûlullah ile temettu' yaptık; Ömer ise haccı ve umreyi Allah için tamamlamayı emretti. Ebû Nadra · Sahîh-i Müslim 1217 a 404 Hemmâm tarikiyle Ömer: Haccınızı umrenizden ayırın; bu ikisi için de daha mükemmeldir. Sahîh-i Müslim 1217 b 405 Hac için telbiye ederek gelenlere Resûlullah onu umreye çevirmelerini emretti. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1216 e 406 Câbir, Resûlullah'ın Vedâ haccını Medine'den çıkışından Arafat hutbesine ve kurban kesimine kadar ayrıntılı anlattı. Ca'fer b. Muhammed, babası aracılığıyla · Sahîh-i Müslim 1218 a 407 Hafs b. Gıyâs tarikiyle: Resûlullah Meş'ar-i Harâm'da durmayıp Arafat'a kadar gitti. Sahîh-i Müslim 1218 b 408 Minâ'nın her yeri kurban kesim yeri, Arafat'ın ve Müzdelife'nin her yeri vakfe yeridir. Câbir · Sahîh-i Müslim 1218 c 409 Resûlullah tavafa Hacerülesved'i istilâm ederek başladı; üç şavtta remel yaptı, dördünde yürüdü. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1218 d 410 "İnsanların akın ettiği yerden akın edin" âyetiyle Kureyş'e de Arafat'ta vakfe yapması emredildi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1219 a 411 Câhiliyede Kureyş (Hums) Müzdelife'de dururdu; âyet inince onlar da Arafat'a döndü. Urve · Sahîh-i Müslim 1219 b 412 Kureyşli olduğu hâlde Resûlullah'ı insanlarla birlikte Arafat'ta vakfede gördüm. Cübeyr b. Mut'ım · Sahîh-i Müslim 1220 413 Ebû Mûsâ temettu' fetvası verirdi; Ömer ise Kitap'ın tamamlamayı emrettiğini ve Peygamber'in kurban kesilene dek ihramdan çıkmadığını söyledi. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1221 a 414 Ubeydullah b. Muâz tarikiyle: Ebû Mûsâ'nın temettu' fetvası ve Ömer'in itirazı. Sahîh-i Müslim 1221 b 415 Ömer: Allah haccı ve umreyi tamamlamayı emretti; Peygamber de kurbanını kesinceye kadar ihramdan çıkmadı. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1221 c 416 Kurbanlık getirmeyen Ebû Mûsâ'ya tavaf ve sa'yden sonra ihramdan çıkması emredildi. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1221 d 417 Ömer, temettu'un yapıldığını bildiği hâlde hacılar hanımlarıyla birlikte olup hacca gitmesin diye onu hoş görmedi. İbrâhim b. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 1222 418 Ali, Resûlullah ile temettu' yaptıklarını hatırlatınca Osmân: "Evet, fakat korku içindeydik" dedi. Abdullah b. Şakîk · Sahîh-i Müslim 1223 a 419 Hâlid b. el-Hâris tarikiyle: Ali temettu'u hatırlatınca Osmân "Korku içindeydik" dedi. Sahîh-i Müslim 1223 b 420 Ali, Osmân'ın temettu'dan nehyetmesine karşı çıkıp hac ve umre için birlikte ihrama girdi. Saîd b. el-Müseyyeb · Sahîh-i Müslim 1223 c 421 Ebû Zer: Haccı umreye çevirerek temettu' yapmak Peygamber'in ashâbına mahsustu. Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 1224 a 422 Ebû Zer: Hacda temettu' bize tanınmış bir ruhsattı. Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 1224 b 423 Ebû Zer: İki mut'a (kadın mut'ası ve hac temettu'u) yalnızca bize mahsustu. Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 1224 c 424 Ebû Zer: Haccı umreye çevirme ruhsatı sizden başka yalnız bize mahsustu. Abdurrahman b. Ebü'ş-Şa'sâ · Sahîh-i Müslim 1224 d 425 Sa'd b. Ebû Vakkâs: Temettu'u biz yaptık; bunu yasaklayan o gün henüz kâfirdi. Ğuneym b. Kays · Sahîh-i Müslim 1225 a 426 Yahyâ b. Saîd'in rivayeti: Temettu'u yasaklayan o gün kâfirdi; Muâviye'yi kastediyor. Sahîh-i Müslim 1225 b 427 Süfyân ve Şu'be tarikleriyle Sa'd: Hacda temettu'u biz yaptık. Sahîh-i Müslim 1225 c 428 Resûlullah ailesine hac aylarında umre yaptırdı; bunu nesheden âyet inmedi, kendisi de nehyetmedi. Mutarrif · Sahîh-i Müslim 1226 a 429 Vekî' tarikiyle: Bir adam temettu' hakkında kendi görüşüyle dilediğini söyledi. Sahîh-i Müslim 1226 b 430 Resûlullah hac ile umreyi birleştirdi; vefatına kadar bundan nehyetmedi, haram kılan âyet de inmedi. Mutarrif · Sahîh-i Müslim 1226 c 431 Mutarrif tarikiyle İmrân b. Husayn: Resûlullah hac ile umreyi birleştirdi. Sahîh-i Müslim 1226 d 432 İmrân b. Husayn ölüm döşeğinde, Peygamber'in hac ile umreyi birleştirdiğini ve bundan nehyetmediğini anlattı. Mutarrif · Sahîh-i Müslim 1226 e 433 Resûlullah hac ile umreyi birleştirdi; bu konuda ne âyet indi ne de kendisi nehyetti. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 1226 f 434 Resûlullah ile birlikte temettu' yaptık; bunu yasaklayan Kur'an âyeti inmedi. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 1226 g,h 435 Hac temettu'u âyeti indi, Resûlullah emretti; onu nesheden âyet inmedi ve kendisi vefatına kadar nehyetmedi. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 1226 i 436 Ebû Recâ'nın rivayeti İmrân b. Husayn: Hac temettu'unu Resûlullah ile birlikte yaptık. Sahîh-i Müslim 1226 j 437 Kurban bulamayan temettu' hacısı hacda üç gün, ailesine dönünce yedi gün oruç tutar. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1227 438 Âişe de Resûlullah'ın ve insanların Vedâ haccında temettu' yaptığını İbn Ömer gibi haber verdi. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1228 439 Başımı telbîd ettim, kurbanlığıma gerdanlık taktım; kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam. Peygamber'in hanımı Hafsa · Sahîh-i Müslim 1229 a 440 Hâlid b. Mahled tarikiyle Hafsa: Ey Allah'ın Resûlü! Sana ne oldu da ihramdan çıkmadın? Sahîh-i Müslim 1229 b 441 Kurbanlığıma gerdanlık taktım, başımı telbîd ettim; hacdan çıkıncaya kadar ihramdan çıkmam. Hafsa · Sahîh-i Müslim 1229 c 442 Ebû Üsâme tarikiyle: Kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkmam. Sahîh-i Müslim 1229 d 443 Peygamber hanımlarına ihramdan çıkmalarını emretti; kendisi kurbanlığı sebebiyle çıkmadı. Hafsa · Sahîh-i Müslim 1229 e 444 İbn Ömer, kırân haccında hac ve umre için bir tavaf ve bir sa'yin yeterli olduğu görüşündeydi. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1230 a 445 İbn Ömer, fitne yılında engellenme ihtimaline karşı Resûlullah'a uyarak kırân için ihrama girdi. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1230 b 446 İbn Numeyr tarikiyle İbn Ömer: Hac ile umreyi birleştirene bir tavaf yeter. Sahîh-i Müslim 1230 c 447 Kırân yapan, ilk tavafı ve sa'yi ile hac ve umre tavafını yerine getirmiş olur. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1230 d 448 Eyyûb tarikiyle: Beyt'ten alıkonursam Resûlullah'ın yaptığı gibi yaparım. Sahîh-i Müslim 1230 e 449 İbn Ömer: Resûlullah ile birlikte yalnız hac için ihrama girdik. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1231 450 Enes: Resûlullah'ı "Lebbeyk umraten ve haccen" diyerek hac ve umre için birlikte telbiye ederken işittim. Enes · Sahîh-i Müslim 1232 a 451 Enes, Peygamber'in hac ile umreyi birleştirdiğini gördüğünü söyledi. Enes · Sahîh-i Müslim 1232 b 452 Resûlullah Arafat'a varmadan önce Beyt'i tavaf etti; onun sözü İbn Abbâs'ınkinden önce alınmaya daha layıktır. Vebere · Sahîh-i Müslim 1233 a 453 Hac için ihrama giren tavaf edebilir; Allah'ın ve Resûlü'nün sünnetine uymak daha uygundur. Vebere · Sahîh-i Müslim 1233 b 454 Umre yapan sa'yi tamamlamadan ihramdan çıkamaz; Resûlullah tavaftan sonra sa'y etti. Amr b. Dînâr · Sahîh-i Müslim 1234 a 455 Hammâd b. Zeyd ve İbn Cüreyc tarikleriyle: Umre yapan sa'yi tamamlamadan ihramdan çıkamaz. Sahîh-i Müslim 1234 b 456 Hac için ihrama giren, Beyt'i tavaf etmekle ihramdan çıkmaz; ancak haccını tamamlayınca çıkar. Muhammed b. Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 1235 457 Kurbanlığı olan ihramında kalır, olmayan ihramdan çıkar. Esmâ bint Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 1236 a 458 Vüheyb tarikiyle Esmâ: Kurbanlığı olmayan ihramdan çıktı; Zübeyr "Benden uzak dur" dedi. Sahîh-i Müslim 1236 b 459 Esmâ: Resûlullah ile Hacûn'a indik; umre yapıp tavaftan sonra ihramdan çıktık, sonra hac için ihrama girdik. Esmâ bint Ebû Bekir'in âzatlısı Abdullah · Sahîh-i Müslim 1237 460 Esmâ: Resûlullah hac temettu'una ruhsat verdi. Müslim el-Kurrî · Sahîh-i Müslim 1238 a 461 Şu'be tarikiyle: Esmâ'nın temettu' ruhsatında Müslim'in tereddüdü. Sahîh-i Müslim 1238 b 462 Peygamber ve kurbanlık getirenler ihramdan çıkmadı; diğerleri çıktı. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1239 a 463 Şu'be tarikiyle: Kurbanlığı olmayan Talha b. Ubeydullah ile bir adam ihramdan çıktı. Sahîh-i Müslim 1239 b 464 Câhiliyede hac aylarında umre büyük günah sayılırdı; Peygamber ashâbına haccı umreye çevirmelerini emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 a 465 Haccı umreye çevirmek isteyen umreye çevirsin. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 b 466 Ravh, Ebû Şihâb ve Yahyâ b. Kesîr tarikleriyle: Resûlullah sabah namazını Bathâ'da kıldı. Sahîh-i Müslim 1240 c 467 Peygamber hac için telbiye ederek gelen ashâbına onu umreye çevirmelerini emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 d 468 Peygamber kurbanlığı olmayan ashâbına ihramlarını umreye çevirmelerini emretti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1240 e 469 Umre kıyamet gününe kadar hacca girmiştir; kurbanlığı olmayan tamamen ihramdan çıksın. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1241 470 İbn Abbâs, temettu'u Ebü'l-Kâsım'ın (Peygamber'in) sünneti olarak onayladı. Ebû Cemre ed-Dubaî · Sahîh-i Müslim 1242 471 Peygamber kurbanlık devesinin hörgücünün sağ yanını iş'âr etti ve ona iki nalın gerdanlık taktı. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1243 a 472 Hişâm tarikiyle: Peygamber Zülhuleyfe'de kurbanlık devesini iş'âr etti. Sahîh-i Müslim 1243 b 473 İbn Abbâs: Tavaf eden ihramdan çıkar; hoşunuza gitmese de bu Peygamberinizin sünnetidir. Ebû Hassân el-A'rec · Sahîh-i Müslim 1244 a 474 Tavafla ihramdan çıkmak, hoşa gitmese de Peygamber'in sünnetidir. Ebû Hassân · Sahîh-i Müslim 1244 b 475 İbn Abbâs, Beyt'i tavaf eden herkesin ihramdan çıkacağı görüşündeydi. Atâ · Sahîh-i Müslim 1245 476 Muâviye, Merve'de Resûlullah'ın saçını makasla kısalttığını söyledi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1246 a 477 Resûlullah'ın saçı Merve üzerinde makasla kısaltıldı. Muâviye b. Ebû Süfyân · Sahîh-i Müslim 1246 b 478 Kurbanlık getirmeyenler haccı umreye çevirdi, terviye günü yeniden hac için ihrama girdi. Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1247 479 Ashâb Peygamber ile birlikte hac için yüksek sesle telbiye ederek geldi. Câbir ve Ebû Saîd el-Hudrî şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1248 480 Câbir: İki mut'ayı Resûlullah zamanında yaptık; Ömer nehyedince bir daha dönmedik. Ebû Nadra · Sahîh-i Müslim 1249 481 Ali Peygamber'in ihramıyla ihrama girdi; Peygamber: "Kurbanlığım olmasaydı ihramdan çıkardım." Enes · Sahîh-i Müslim 1250 a 482 Behz'in rivayeti: Kurbanlığım olmasaydı ihramdan çıkardım. Sahîh-i Müslim 1250 b 483 Resûlullah "Lebbeyk umraten ve haccen" diyerek hac ve umre için birlikte telbiye etti. Enes · Sahîh-i Müslim 1251 a,b 484 Meryem oğlu Îsâ, Revhâ geçidinde hac ya da umre için ya da ikisi için birlikte mutlaka telbiye edecektir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1252 a 485 Hanzala tarikiyle Ebû Hüreyre: Meryem oğlu Îsâ, Revhâ geçidinde telbiye edecektir. Sahîh-i Müslim 1252 b 486 Resûlullah dört umre yaptı; haccıyla birlikte olanı hariç hepsi Zilkade ayındaydı. Enes · Sahîh-i Müslim 1252 c 487 Resûlullah bir hac ve dört umre yaptı. Katâde · Sahîh-i Müslim 1253 a 488 Resûlullah on dokuz gazve yaptı; hicretten sonra yalnızca bir hac, Vedâ haccını yaptı. Ebû İshâk · Sahîh-i Müslim 1253 b 489 Âişe: Resûlullah Receb ayında hiç umre yapmadı. Urve b. ez-Zübeyr · Sahîh-i Müslim 1254 490 Âişe, İbn Ömer'in "Peygamber Receb'de umre yaptı" sözünü düzeltti: Receb'de asla umre yapmadı. Mücâhid · Sahîh-i Müslim 1255 a 491 Ramazan'da yapılan bir umre bir hacca denktir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1255 b 492 Ramazan'da yapılan bir umre, Peygamber ile birlikte yapılan bir hacca denktir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1256 493 Resûlullah Mekke'ye yukarı tepeden girer, aşağı tepeden çıkardı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1257 a 494 Yahyâ el-Kattân tarikiyle: Resûlullah Mekke'ye Bathâ'daki yukarı tepeden girerdi. Sahîh-i Müslim 1257 b 495 Peygamber Mekke'ye yukarı tarafından girdi, aşağı tarafından çıktı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1258 a 496 Resûlullah fetih yılı Mekke'ye yukarı taraftaki Kedâ'dan girdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1258 b 497 Resûlullah Mekke'ye girmeden önce sabahlayıncaya kadar Zû Tuvâ'da geceledi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1259 a 498 Peygamber Mekke'ye girmeden Zû Tuvâ'da geceler, yıkanır ve gündüzün girerdi. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1259 b 499 Resûlullah Mekke'ye gelince Zû Tuvâ'da sabah namazını kılıncaya kadar gecelerdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1259 c 500 İbn Ömer, Resûlullah'ın Zû Tuvâ'da namaz kıldığı yeri tarif etti. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1260 501 Resûlullah ilk tavafta üç şavt remel yapar, sa'yde sel yatağının ortasında koşardı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1261 a 502 Resûlullah kudûm tavafında üç şavt koşar, dördünde yürür, iki rekât kılar, sonra sa'y ederdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1261 b 503 Resûlullah ilk tavafında Hacerülesved'i istilâm edip yedi şavtın üçünde remel yaptı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1261 c 504 Resûlullah Hacerülesved'den Hacerülesved'e kadar üç şavtta remel yaptı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1262 a 505 İbn Ömer, Resûlullah gibi Hacerülesved'den Hacerülesved'e remel yaptı. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1262 b 506 Resûlullah Hacerülesved'den başlayıp yine ona varıncaya kadar üç şavtta remel yaptı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1263 a 507 Resûlullah üç şavtta Hacerülesved'den Hacerülesved'e remel yaptı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1263 b 508 Tavafta remel, müşriklere güç göstermek için emredildi; Peygamber sa'yde kalabalıktan dolayı bindi, yürümek daha faziletlidir. Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1264 a 509 Cüreyrî tarikiyle: Remel müşriklere güç göstermek içindi; Mekke halkı kıskanç bir kavimdi. Sahîh-i Müslim 1264 b 510 İbn Abbâs, remelin sünnet olduğu iddiasına "Hem doğru söylediler hem yanıldılar" dedi. Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1264 c 511 Resûlullah'ın yanından insanlar itilip azarlanmazdı; bu yüzden sa'yde deve üzerinde idi. Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1265 512 Remel, müşriklere Müslümanların gücünü göstermek için emredildi; tüm şavtlarda emredilmemesi ashâba acıma içindi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1266 a 513 Resûlullah müşriklere gücünü göstermek için remel yaptı ve sa'yde koştu. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1266 b 514 Resûlullah Kâbe'de yalnızca iki Yemânî rükne (Hacerülesved ve Rükn-i Yemânî) el sürerdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1267 a 515 Resûlullah yalnızca Hacerülesved'i ve Rükn-i Yemânî'yi istilâm ederdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1267 b 516 Abdullah b. Ömer rivayeti: Resûlullah yalnızca Hacerülesved'i ve Rükn-i Yemânî'yi istilâm ederdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1267 c 517 İbn Ömer, Resûlullah'ı gördüğünden beri zorlukta da kolaylıkta da iki rüknü istilâm etmeyi bırakmadı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1268 a 518 İbn Ömer Hacerülesved'i eliyle istilâm edip elini öperdi; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1268 b 519 Resûlullah iki Yemânî rükünden başkasını istilâm etmezdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1269 520 Ömer: Senin bir taş olduğunu biliyorum; Resûlullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim. Sâlim · Sahîh-i Müslim 1270 a 521 Ömer Hacerülesved'i, Resûlullah'ı onu öperken gördüğü için öptü. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1270 b 522 Ömer: Senin zarar da fayda da veremeyen bir taş olduğunu biliyorum; Resûlullah öptüğü için seni öpüyorum. Abdullah b. Serçis · Sahîh-i Müslim 1270 c 523 Ömer: Resûlullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim. Âbis b. Rebîa · Sahîh-i Müslim 1270 d 524 Ömer Hacerülesved'i öpüp ona sarıldı: "Resûlullah'ı sana çok ilgi gösterirken gördüm." Süveyd b. Gafele · Sahîh-i Müslim 1271 a 525 Abdurrahman tarikiyle Ömer: Ebü'l-Kâsım'ı sana çok ilgi gösterirken gördüm. Sahîh-i Müslim 1271 b 526 Resûlullah Vedâ haccında deve üzerinde tavaf edip Hacerülesved'i değneğiyle istilâm etti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1272 527 Resûlullah insanlar onu görüp soru sorabilsin diye bineği üzerinde tavaf etti. Câbir · Sahîh-i Müslim 1273 a 528 Peygamber Vedâ haccında tavaf ve sa'yi bineği üzerinde yaptı ki insanlar onu görebilsin. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1273 b 529 Peygamber insanlar yanından itilmesin diye deve üzerinde tavaf etti. Âişe · Sahîh-i Müslim 1274 530 Resûlullah Hacerülesved'i değneğiyle istilâm edip değneği öperdi. Ebü't-Tufeyl · Sahîh-i Müslim 1275 531 Hasta olan, insanların arkasından binekli olarak tavaf edebilir. Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 1276 532 Safâ ile Merve arasında sa'y etmeyenin haccı da umresi de tamam olmaz. Urve · Sahîh-i Müslim 1277 a 533 Sa'y âyeti, câhiliyede Menât için ihrama girip sa'yden çekinen ensâr hakkında indi. Urve · Sahîh-i Müslim 1277 b 534 Resûlullah ve Müslümanlar Safâ ile Merve arasında sa'y ettiler; böylece sa'y sünnet oldu. Urve b. ez-Zübeyr · Sahîh-i Müslim 1277 c 535 Ukayl tarikiyle Âişe: Safâ ile Merve arasında sa'y etmekten çekinenler hakkında âyet indi. Sahîh-i Müslim 1277 d 536 Câhiliyede Menât için ihrama giren ensâr sa'yden çekinirdi; Bakara 158. âyet bu konuda indi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1277 e 537 Ensâr, sa'y âyeti inene kadar Safâ ile Merve arasında sa'y etmeyi hoş görmezlerdi. Enes · Sahîh-i Müslim 1278 538 Peygamber ve ashâbı Safâ ile Merve arasında yalnızca bir defa sa'y etti. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1279 a 539 İbn Cüreyc tarikiyle: Safâ ile Merve arasında yalnızca bir defa, ilk sa'yi yapıldı. Sahîh-i Müslim 1279 b 540 Arafat dönüşü namaz Müzdelife'de kılınır; Resûlullah cemreye varıncaya kadar telbiye etti. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280, 1281a 541 Peygamber Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeye devam etti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1281 b 542 Arafat ve Müzdelife dönüşünde sükûnete sarılın; cemre için fiske taşı büyüklüğünde taş alın. Fadl b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1282 a 543 Yahyâ b. Saîd tarikiyle: Peygamber taş atmayı fiske atar gibi eliyle işaret ederek gösterdi. Sahîh-i Müslim 1282 b 544 Kendisine Bakara sûresi indirilen Peygamber'i Müzdelife'de "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" derken işittim. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1283 a 545 İbn Mes'ûd Müzdelife'den ayrılırken telbiye etti; Peygamber'in orada telbiye ettiğini hatırlattı. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1283 b, c 546 İbn Mes'ûd Müzdelife'de Peygamber'in telbiyesini hatırlatıp telbiye etti. Abdurrahman b. Yezîd ile Esved b. Yezîd şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1283 d 547 Minâ'dan Arafat'a giderken kimi telbiye ediyor, kimi tekbir getiriyordu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1284 a 548 Arafe sabahı Resûlullah ile birlikte iken kimi tekbir getiriyor, kimi tehlil ediyordu. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1284 b 549 Arafat yolunda telbiye eden de tekbir getiren de yadırganmazdı. Muhammed b. Ebû Bekir es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 1285 a 550 Arafe günü yolda tekbir getiren de tehlil eden de birbirini ayıplamazdı. Muhammed b. Ebû Bekir · Sahîh-i Müslim 1285 b 551 Resûlullah akşamla yatsıyı Müzdelife'de birleştirerek kıldı; aralarında nafile kılmadı. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 b 552 Arafat dönüşünde namaz yeri ileride, Müzdelife'dedir. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 c 553 Resûlullah Arafat dönüşü namazı geciktirip Müzdelife'de akşamla yatsıyı birlikte kıldı. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 d 554 Müzdelife'de akşam kılındı, sonra develer çöktürülüp yükler çözülmeden yatsı kılındı. Küreyb · Sahîh-i Müslim 1280 e 555 Resûlullah yolda hafif abdest aldı ve "Namaz ileride" buyurdu. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 f 556 Resûlullah Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirerek kıldı. Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1280 g 557 Resûlullah Arafat'tan Müzdelife'ye olağan yürüyüşüyle gitti. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1286 a 558 Resûlullah Arafat'tan dönüşte orta hızla yürür, boşluk bulunca hızlanırdı. Urve · Sahîh-i Müslim 1286 b 559 Hişâm tarikiyle: Resûlullah Arafat dönüşü orta hızla yürür, boşluk bulunca hızlanırdı. Sahîh-i Müslim 1286 c 560 Vedâ haccında Resûlullah ile birlikte akşamla yatsı Müzdelife'de kılındı. Ebû Eyyûb · Sahîh-i Müslim 1287 a, b 561 Resûlullah akşamla yatsıyı Müzdelife'de birlikte kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 703 e 562 Resûlullah Müzdelife'de akşamı üç, yatsıyı iki rekât olarak aralarında nafile kılmadan birleştirdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1288 a 563 Müzdelife'de akşamla yatsı bir kametle birlikte kılınır. Saîd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1288 b 564 Vekî' tarikiyle: Müzdelife'de akşamla yatsıyı bir kametle kıldı. Sahîh-i Müslim 1288 c 565 Resûlullah Müzdelife'de akşamı üç, yatsıyı iki rekât olarak bir kametle kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1288 d 566 İbn Ömer Müzdelife'de akşamla yatsıyı bir kametle kıldırdı; Resûlullah da böyle kıldırmıştı. Saîd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1288 e 567 Resûlullah Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirdi, sabahı da alışılmış vaktinden önce kıldı. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1289 a 568 Cerîr tarikiyle: Resûlullah Müzdelife'de sabahı vaktinden önce, karanlıkta kıldı. Sahîh-i Müslim 1289 b 569 Resûlullah, ağır hareketli Sevde'ye Müzdelife'den gece erken ayrılması için izin verdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1290 a 570 Sevde'ye Müzdelife'den gece ayrılmak için izin verildi; Âişe ise imamla birlikte ayrılırdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1290 b 571 Keşke Sevde gibi izin alıp sabahı Minâ'da kılsaydım ve insanlardan önce cemreyi taşlasaydım. Âişe · Sahîh-i Müslim 1290 c 572 Süfyân tarikiyle Âişe: Keşke Sevde gibi izin alıp Müzdelife'den erken ayrılsaydım. Sahîh-i Müslim 1290 d 573 Peygamber kadınlara Müzdelife'den gece ayrılıp erken cemre taşlamaları için izin verdi. Esmâ'nın âzatlısı Abdullah · Sahîh-i Müslim 1291 a 574 Îsâ b. Yûnus tarikiyle Esmâ: Allah'ın Peygamberi kendi hanımlarına erken ayrılma izni verdi. Sahîh-i Müslim 1291 b 575 Peygamber Ümmü Habîbe'yi Müzdelife'den gece gönderdi. İbn Şevvâl · Sahîh-i Müslim 1292 a 576 Peygamber zamanında Müzdelife'den Minâ'ya karanlıkta giderdik. Ümmü Habîbe · Sahîh-i Müslim 1292 b 577 Resûlullah İbn Abbâs'ı zayıflarla birlikte Müzdelife'den gece gönderdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1293 a 578 Resûlullah ailesinin zayıflarını Müzdelife'den önden gönderdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1293 b 579 İbn Abbâs, Resûlullah'ın önden gönderdiği ailesinin zayıfları arasındaydı. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1293 c 580 Resûlullah İbn Abbâs'ı seher vakti yüklerle birlikte Müzdelife'den gönderdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1294 581 Resûlullah zayıflara Müzdelife'den imamdan önce ayrılıp erken cemre taşlama ruhsatı verdi. Sâlim b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1295 582 Akabe cemresi vadinin ortasından, her taşla tekbir getirerek yedi taşla taşlanır. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1296 a 583 İbn Mes'ûd Akabe cemresini vadinin ortasından taşladı; Peygamber'in durduğu yer burasıdır. A'meş · Sahîh-i Müslim 1296 b 584 İbn Ebû Zâide ve Süfyân tarikleriyle: İbn Mes'ûd Akabe cemresini vadinin ortasından taşladı. Sahîh-i Müslim 1296 c 585 Akabe cemresi Beyt sola, Minâ sağa alınarak yedi taşla taşlanır. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1296 d 586 Şu'be tarikiyle: Akabe cemresine gelince yedi taşla taşladı. Sahîh-i Müslim 1296 e 587 Kendisine Bakara sûresi indirilen Peygamber Akabe cemresini vadinin ortasından taşladı. Abdurrahman b. Yezîd · Sahîh-i Müslim 1296 f 588 Hac menâsikinizi benden alın; belki bu haccımdan sonra bir daha hac yapamam. Câbir · Sahîh-i Müslim 1297 589 Size Allah'ın Kitabı ile yöneten burnu kesik bir köle emîr tayin edilse bile onu dinleyin ve itaat edin. Ümmü'l-Husayn · Sahîh-i Müslim 1298 a 590 Resûlullah Akabe cemresini taşlarken onu sıcaktan korumak için üzerine elbise ile gölge yapıldı. Ümmü'l-Husayn · Sahîh-i Müslim 1298 b 591 Peygamber cemreyi fiske taşı büyüklüğünde taşlarla taşladı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1299 a 592 Kurban günü cemre kuşlukta, sonraki günlerde zevalden sonra taşlanır. Câbir · Sahîh-i Müslim 1299 b 593 Îsâ tarikiyle Câbir: Kurban günü cemre kuşlukta, sonraki günler zevalden sonra taşlanır. Sahîh-i Müslim 1299 c 594 Taşla istinca, cemre taşlama, sa'y ve tavaf tek sayıdadır. Câbir · Sahîh-i Müslim 1300 595 Allah başını tıraş edenlere ve saçını kısaltanlara rahmet etsin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1301 a 596 Resûlullah tıraş olanlara iki defa, saçını kısaltanlara bir defa rahmet diledi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1301 b 597 Resûlullah üç defa tıraş olanlara, sonra saçını kısaltanlara rahmet diledi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1301 c 598 Abdülvehhâb tarikiyle: Dördüncü defada "Ve saçını kısaltanlara" buyurdu. Sahîh-i Müslim 1301 d 599 Allah'ım! Başını tıraş edenleri bağışla; ve saçını kısaltanları da. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1302 a 600 Alâ'nın babasından rivayeti: Allah'ım! Başını tıraş edenleri ve kısaltanları bağışla. Sahîh-i Müslim 1302 b 601 Peygamber Vedâ haccında tıraş olanlara üç, saçını kısaltanlara bir defa dua etti. Yahyâ b. el-Husayn'ın ninesi · Sahîh-i Müslim 1303 602 Resûlullah Vedâ haccında başını tıraş etti. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1304 603 Resûlullah cemreyi taşladı, kurbanını kesti, sonra başının önce sağını sonra solunu tıraş ettirdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1305 a 604 Hafs b. Gıyâs tarikiyle: Resûlullah tıraş olan saçını insanlar arasında paylaştırdı. Sahîh-i Müslim 1305 b 605 Resûlullah tıraş olunca sağ yanının saçını insanlara dağıttı, sol yanını Ebû Talha'ya verdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1305 c 606 Resûlullah kurbandan sonra tıraş oldu ve saçını insanlar arasında paylaştırması için Ebû Talha'ya verdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1305 d 607 Bayram günü menâsikinin sırası karıştırılırsa sakıncası yoktur: "Yap, bir sakıncası yok." Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 a 608 Bilmeden ya da unutarak bayram günü menâsikinin sırasını değiştirmenin sakıncası yoktur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 b 609 Sâlih tarikiyle: Bilmeden menâsikin sırasını değiştirmenin sakıncası yoktur. Sahîh-i Müslim 1306 c 610 Kurban günü taşlama, kesim ve tıraşın sırası değişirse sakıncası yoktur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 d 611 İbn Cüreyc tarikiyle: Kesmeden önce tıraş olanın, taşlamadan önce kesenin sakıncası yoktur. Sahîh-i Müslim 1306 e 612 Kurbandan önce tıraş olan kessin, taşlamadan önce kesen taşlasın; sakıncası yoktur. Abdullah b. Amr · Sahîh-i Müslim 1306 f 613 Ma'mer tarikiyle: Minâ'da devesi üzerindeki Resûlullah'a sıra değişikliği soruldu. Sahîh-i Müslim 1306 g 614 Taşlamadan önce tıraş, kesim ya da ifâda tavafı yapan taşlasın; sakıncası yoktur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 1306 h 615 Kesim, tıraş ve taşlamanın öne alınıp geri bırakılmasında sakınca yoktur. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1307 616 Resûlullah kurban günü ifâda tavafını yaptı, sonra dönüp öğleyi Minâ'da kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1308 617 Resûlullah terviye günü öğleyi Minâ'da, göç günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı. Abdülazîz b. Rufey' · Sahîh-i Müslim 1309 618 Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer Ebtah'a inerlerdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1310 a 619 İbn Ömer Muhassab'da konaklamayı sünnet görürdü; Resûlullah ve halifeler orada konakladı. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1310 b 620 Âişe: Ebtah'a inmek sünnet değildir; Resûlullah oraya yola çıkışı kolay olduğu için indi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1311 a 621 Hafs, Hammâd ve Habîb tarikleriyle Âişe: Ebtah'a inmek sünnet değildir. Sahîh-i Müslim 1311 b 622 Âişe'ye göre Resûlullah Ebtah'a yola çıkışı kolay olduğu için inmişti. Sâlim · Sahîh-i Müslim 1311 c 623 İbn Abbâs: Muhassab'da konaklamak menâsikten değildir; Resûlullah'ın konakladığı bir yerdir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1312 624 Ebû Râfi' kendiliğinden Ebtah'ta çadır kurdu; Resûlullah da gelip oraya indi. Ebû Râfi' · Sahîh-i Müslim 1313 625 Yarın inşallah müşriklerin küfür üzerine ant içtikleri Kinâne oğullarının Hayf'ına ineceğiz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1314 a 626 Muhassab, Kureyş'in Hâşimoğullarını boykot için ant içtiği yerdir; Resûlullah oraya indi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1314 b 627 Allah fethi nasip edince konağımız, küfür üzerine ant içtikleri Hayf olacaktır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1314 c 628 Resûlullah su dağıtma görevi için Abbâs'a Minâ gecelerini Mekke'de geçirme izni verdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1315 a 629 Ubeydullah b. Ömer tarikiyle: Abbâs'a su dağıtımı için Minâ gecelerini Mekke'de geçirme izni verildi. Sahîh-i Müslim 1315 b 630 Resûlullah hacılara nebîz dağıtılmasını beğendi: "Güzel yaptınız, böyle yapın." Bekr b. Abdullah el-Müzenî · Sahîh-i Müslim 1316 631 Kurbanın eti, derisi ve çulu sadaka olarak dağıtılır; kasabın ücreti kurbandan verilmez. Ali · Sahîh-i Müslim 1317 a 632 İbn Uyeyne tarikiyle: Kurbanın eti, derisi ve çulu sadaka olarak dağıtılır. Sahîh-i Müslim 1317 b 633 İbn Ebû Necîh tarikiyle: Kurbanlık develerin eti, derisi ve çulu dağıtılır. Sahîh-i Müslim 1317 c 634 Kurbanlık develerin eti, derisi ve çulu yoksullara dağıtılır; kesim ücreti olarak bir şey verilmez. Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 1317 d 635 İbn Cüreyc tarikiyle Ali: Peygamber kurbanlığın etini ve derisini dağıtmayı emretti. Sahîh-i Müslim 1317 e 636 Deve ve sığır yedi kişi adına kurban edilebilir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 a 637 Resûlullah yedi kişinin bir deve ya da sığıra ortak olmasını emretti. Câbir · Sahîh-i Müslim 1318 b 638 Hacda deve ve sığır yedişer kişi adına kurban edildi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 c 639 Hudeybiye'de yetmiş bedene kesildi; her yedi kişi bir bedeneye ortak oldu. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 d 640 Temettu' yapanlara kurban kesmeleri ve birkaç kişinin bir kurbana ortak olması emredildi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 e 641 Temettu' yapanlar sığırı yedi kişi ortak olarak keserdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1318 f 642 Resûlullah kurban günü Âişe adına bir sığır kesti. Câbir · Sahîh-i Müslim 1319 a 643 Resûlullah haccında hanımları adına kurban kesti. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1319 b 644 Deve ayakta ve sol ön ayağı bağlı olarak kesilir; sünnet budur. Ziyâd b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1320 645 Kurbanlık gönderen kişi ihramlı olmaz; ihramlının sakındığı şeylerden sakınması gerekmez. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 a 646 Yûnus tarikiyle: Kurbanlık gönderen kişi ihramlı olmaz. Sahîh-i Müslim 1321 b 647 Süfyân ve Hammâd tarikleriyle Âişe: Resûlullah'ın kurbanlığının gerdanlıklarını örerdim. Sahîh-i Müslim 1321 c 648 Resûlullah kurbanlık gönderdikten sonra hiçbir şeyden uzak durmazdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 d 649 Resûlullah kurbanlığını Kâbe'ye gönderip Medine'de kaldı; ona helal olan hiçbir şey haram olmadı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 e 650 Resûlullah kurbanlık gönderince ihramsız biri gibi davranırdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 f 651 Resûlullah kurbanlık gönderdikten sonra aramızda ihramsız olarak yaşadı. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 g 652 Resûlullah kurbanlık koyunlarını gönderir, aramızda ihramsız olarak kalırdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 h 653 Kurbanlığına gerdanlık takıp gönderen Resûlullah ihramlının sakındıklarından sakınmazdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 i 654 Resûlullah bir defasında Kâbe'ye gerdanlık takılmış kurbanlık koyunlar gönderdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 j 655 Koyunlara gerdanlık takıp gönderirdik; Resûlullah'a bundan dolayı bir şey haram olmazdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1321 k 656 Âişe: Kurbanlık gönderene, kurban kesilene dek hacıya haram olanlar haram olmaz. Amra bint Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 1321 l 657 Resûlullah kurbanlık gönderdiğinde kurban kesilinceye kadar ihramlının sakındıklarından sakınmazdı. Mesrûk · Sahîh-i Müslim 1321 m 658 Şa'bî tarikiyle: Kurbanlık gönderen ihramlının sakındıklarından sakınmaz. Sahîh-i Müslim 1321 n 659 Kurbanlık deveye ihtiyaç hâlinde binilebilir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1322 a 660 Muğîre el-Hizâmî tarikiyle: Gerdanlık takılmış kurbanlık deveye binilebilir. Sahîh-i Müslim 1322 b 661 Resûlullah gerdanlıklı kurbanlık deveyi süren adama "Yazık sana, ona bin!" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1322 c 662 Resûlullah kurbanlık deveyi süren adama iki üç defa "Ona bin" buyurdu. Enes · Sahîh-i Müslim 1323 a 663 Kurbanlık hayvan olsa da ona binilebilir. Enes · Sahîh-i Müslim 1323 b 664 Bükeyr b. el-Ahnes tarikiyle Enes: Kurbanlık bedeneye binilebilir. Sahîh-i Müslim 1323 c 665 Mecbur kalınca, başka binek buluncaya kadar kurbanlığa uygun şekilde binilir. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1324 a 666 Başka binek buluncaya kadar kurbanlığa uygun şekilde bin. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1324 b 667 Yolda kalan kurbanlık kesilip işaretlenir; onu götüren ve yol arkadaşları ondan yemez. Mûsâ b. Seleme el-Hüzelî · Sahîh-i Müslim 1325 a 668 İbn Uleyye tarikiyle: Resûlullah bir adamla on sekiz kurbanlık deve gönderdi. Sahîh-i Müslim 1325 b 669 Ölmek üzere olan kurbanlık kesilip işaretlenir; onu götüren ve arkadaşları ondan yemez. Züeyb Ebû Kabîsa · Sahîh-i Müslim 1326 670 Hiç kimse son işi Kâbe'yi tavaf olmadıkça Mekke'den ayrılmasın. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1327 671 Hacıların son işi vedâ tavafıdır; hayızlı kadın bundan muaftır. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1328 a 672 Hayızlı kadın vedâ tavafı yapmadan ayrılabilir; Zeyd b. Sâbit bunu araştırıp doğruladı. Tâvûs · Sahîh-i Müslim 1328 b 673 İfâda tavafından sonra hayız olan kadın vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 aa 674 Yûnus tarikiyle: Safiyye ifâda tavafından sonra hayız olunca vedâ tavafını beklemedi. Sahîh-i Müslim 1211 ab 675 Abdurrahman b. el-Kâsım tarikiyle: Safiyye'nin hayız olduğu Resûlullah'a söylendi. Sahîh-i Müslim 1211 ac 676 İfâda tavafını yapmış olan hayızlı kadın kafileyi alıkoymaz. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 ad 677 İfâda tavafını yapmış hayızlı kadın için kafile beklemez; yola çıkılır. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 ae 678 Kurban günü ziyaret tavafını yapmış hayızlı kadın kafileyle birlikte yola çıkar. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 af 679 İfâda tavafını yapmış hayızlı kadın vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir. Âişe · Sahîh-i Müslim 1211 ag 680 A'meş ve Mansûr tarikleriyle: Hayızlı Safiyye vedâ tavafını beklemeden yola çıkabilir. Sahîh-i Müslim 1211 ah 681 Resûlullah Kâbe'nin içine girip sütunlar arasında namaz kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 a 682 Resûlullah fetih günü Kâbe'ye girip iki sütun arasında namaz kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 b 683 Fetih yılı Osmân b. Talha Kâbe'nin anahtarını getirdi ve Resûlullah kapıyı açtı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 c 684 Resûlullah Kâbe'de öndeki iki sütun arasında namaz kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 d 685 İbn Ömer, Peygamber'in Kâbe içinde namaz kıldığı yeri sordu ve öğrendi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 e 686 Resûlullah Kâbe'nin içinde iki Yemânî sütun arasında namaz kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 f 687 Abdullah b. Ömer rivayeti: Resûlullah Kâbe'nin içinde iki Yemânî sütun arasında namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1329 g 688 Peygamber Kâbe'nin içinde her yönde dua etti; çıkınca önünde iki rekât kılıp "Kıble budur" buyurdu. İbn Cüreyc · Sahîh-i Müslim 1330 689 İbn Abbâs'a göre Peygamber Kâbe'de bir sütunun yanında dua etti, namaz kılmadı. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1331 690 Peygamber umresinde Kâbe'nin içine girmedi. İsmâil b. Ebû Hâlid · Sahîh-i Müslim 1332 691 Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi yıkıp İbrâhim'in temelleri üzerine kurardım. Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 a 692 İbn Numeyr tarikiyle: Kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi yeniden kurardım. Sahîh-i Müslim 1333 b 693 Kavminin küfürden yeni çıkmış olması olmasaydı Kâbe'yi İbrâhim'in temelleri üzerine döndürürdüm. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 c 694 Kavmin yeni Müslüman olmasaydı Kâbe hazinesini Allah yolunda harcar, kapısını yere bitişik yapardım. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 d 695 Kavmin şirkten yeni çıkmış olmasaydı Kâbe'yi yıkıp iki kapılı ve Hicr'i içine alacak şekilde yapardım. Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 e 696 İbnü'z-Zübeyr, Âişe'nin hadisine dayanarak Kâbe'yi Hicr'i de içine alacak şekilde yeniden inşa etti. Atâ · Sahîh-i Müslim 1333 f 697 Kureyş Kâbe'nin kapısını, diledikleri kimseden başkası girmesin diye yüksek yapmıştı. Hâris b. Abdullah b. Ebû Rebîa · Sahîh-i Müslim 1333 g 698 Ebû Âsım ve Abdürrezzâk tarikleriyle: Kureyş Kâbe'nin kapısını yüksek yapmıştı. Sahîh-i Müslim 1333 h 699 Abdülmelik, Âişe'nin hadisini öğrenince İbnü'z-Zübeyr'in Kâbe binasını yıkmasına pişman oldu. Ebû Kazaa · Sahîh-i Müslim 1333 i 700 Hicr Beyt'tendir; Kureyş harcaması yetmediği için onu dışarıda bıraktı. Âişe · Sahîh-i Müslim 1333 j 701 Eş'as tarikiyle Âişe: Kâbe'nin kapısı ancak merdivenle çıkılacak kadar neden yüksek? Sahîh-i Müslim 1333 k 702 Binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı olanın yerine hac yapılabilir. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1334 703 Hacca gitmeye gücü yetmeyen yaşlı babanın yerine çocuğu hac yapabilir. Fadl b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 1335 704 Çocuğun haccı geçerlidir; onu hacca götürene de sevap vardır. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1336 a 705 Çocuk için hac olur; onu hacca götüren anneye de sevap vardır. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1336 b 706 Çocuğun haccı olur; götürene de sevap vardır. Küreyb · Sahîh-i Müslim 1336 c 707 Muhammed b. Ukbe tarikiyle: Çocuğun haccı olur; götürene de sevap vardır. Sahîh-i Müslim 1336 d 708 Size bir şey emrettiğimde gücünüz yettiğince yapın; bir şeyden nehyettiğimde onu bırakın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1337 709 Kadın yanında mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapmasın. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1338 a 710 Ubeydullah tarikiyle: Kadın yanında mahremi olmadan üç günden fazla yolculuk yapmasın. Sahîh-i Müslim 1338 b 711 Allah'a ve âhirete iman eden kadın mahremi olmadan üç gecelik yolculuk yapamaz. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1338 c 712 Yalnızca üç mescide özel yolculuk yapılır; kadın mahremi olmadan iki günlük yolculuk yapmasın. Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 827 d 713 Peygamber kadının kocası ya da mahremi olmadan iki günlük yolculuk yapmasını yasakladı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 827 e 714 Kadın ancak bir mahremiyle birlikte üç günlük yolculuk yapabilir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 827 f 715 Kadın mahremiyle birlikte olmadıkça üç geceden fazla yolculuk yapmasın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 827 g 716 Saîd tarikiyle Katâde: Kadın mahremi olmadıkça üçten fazla yolculuk yapmasın. Sahîh-i Müslim 827 h 717 Müslüman kadının mahremi olmadan bir gecelik yolculuk yapması helal olmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 a 718 Allah'a ve âhirete iman eden kadının mahremsiz bir günlük yolculuğu helal olmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 b 719 İman eden kadının mahremi olmadan bir gün bir gecelik yolculuk yapması helal olmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 c 720 Kadının mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapması helal olmaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1339 d 721 Kadın babası, oğlu, kocası, kardeşi ya da bir mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapamaz. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 1340 a 722 Vekî' tarikiyle A'meş: Kadın bir mahremi olmadan üç günlük yolculuk yapamaz. Sahîh-i Müslim 1340 b 723 Erkek mahremsiz kadınla yalnız kalmasın; kadın mahremsiz yolculuk yapmasın. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1341 a 724 Hammâd tarikiyle: Kadın mahremsiz yolculuk yapmasın, erkek mahremsiz kadınla yalnız kalmasın. Sahîh-i Müslim 1341 b 725 İbn Cüreyc tarikiyle: Kadın yanında mahremi olmadan yolculuk yapmasın. Sahîh-i Müslim 1341 c 726 Resûlullah yolculuğa çıkarken üç tekbir getirip "Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ..." diye dua ederdi. Ali el-Ezdî · Sahîh-i Müslim 1342 727 Resûlullah yolculukta meşakkatten, kötü dönüşten ve mazlumun bedduasından Allah'a sığınırdı. Abdullah b. Serçis · Sahîh-i Müslim 1343 a 728 Âsım tarikiyle: Allah'ım! Yolculuğun meşakkatinden ve malda, ailede kötü dönüşten sana sığınırım. Sahîh-i Müslim 1343 b 729 Resûlullah sefer, hac ya da umreden dönerken yüksek yerlerde tekbir getirip "Âyibûne tâibûne..." derdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1344 a 730 Eyyûb, Mâlik ve Dahhâk tarikleriyle: Resûlullah seferden dönerken tepelerde tekbir getirirdi. Sahîh-i Müslim 1344 b 731 Resûlullah yolculuktan dönerken Medine'ye varıncaya kadar "Âyibûne tâibûne..." derdi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1345 a 732 Yahyâ b. Ebû İshâk tarikiyle Enes: Resûlullah dönüşte "Âyibûne tâibûne" derdi. Sahîh-i Müslim 1345 b 733 Resûlullah Zülhuleyfe'deki Bathâ'da konaklayıp namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1257 c 734 İbn Ömer, Resûlullah'ın konakladığı Zülhuleyfe Bathâ'sında konaklardı. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1257 d 735 İbn Ömer hac ve umreden dönüşte Zülhuleyfe'deki Bathâ'da konaklardı. Nâfi' · Sahîh-i Müslim 1257 e 736 Resûlullah'a Zülhuleyfe'de "Sen mübarek bir vadidesin" denildi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1346 a 737 Zülhuleyfe'deki vadi mübarek bir yerdir; Resûlullah orada konakladı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1346 b 738 Bu yıldan sonra hiçbir müşrik hac yapmayacak, Kâbe çıplak olarak tavaf edilmeyecek. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1347 739 Allah'ın kullarını cehennemden en çok âzat ettiği gün Arafe günüdür. Âişe · Sahîh-i Müslim 1348 740 Umre diğer umreye kadar aradakilere kefarettir; makbul haccın karşılığı ancak cennettir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1349 a 741 Sümey tarikiyle: Umre diğer umreye kadar kefarettir; makbul haccın karşılığı cennettir. Sahîh-i Müslim 1349 b 742 Hacda kötü söz söylemeyen ve günaha girmeyen annesinden doğduğu gün gibi döner. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1350 a 743 Mansûr tarikiyle: Hac yapıp kötü söz söylemeyen ve günaha girmeyen günahsız döner. Sahîh-i Müslim 1350 b 744 Ebû Hâzim tarikiyle Ebû Hüreyre: Hacda kötü söz söylemeyen annesinden doğduğu gün gibi döner. Sahîh-i Müslim 1350 c 745 Müslüman kâfire vâris olmaz; Akîl Mekke'deki evleri sattığı için Resûlullah'a ev kalmamıştı. Üsâme b. Zeyd b. Hârise · Sahîh-i Müslim 1351 a 746 Akîl bize Mekke'de bir konak bıraktı mı ki? Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1351 b 747 Fetih günü Resûlullah: Akîl bize Mekke'de bir konak bıraktı mı ki? Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 1351 c 748 Muhâcir hac menâsikini bitirdikten sonra Mekke'de üç gün kalabilir. Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 a 749 Muhâcir menâsikini bitirdikten sonra Mekke'de üç gün kalır. Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 b 750 Muhâcir hacdan sonra Mekke'de üç gece kalabilir. Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 c 751 Muhâcirin menâsikten sonra Mekke'de kalması üç gündür. Alâ b. el-Hadramî · Sahîh-i Müslim 1352 d 752 Dahhâk b. Mahled tarikiyle: Muhâcir menâsikten sonra Mekke'de üç gün kalır. Sahîh-i Müslim 1352 e 753 Mekke'yi Allah gökleri ve yeri yarattığı gün haram kıldı; dikeni kesilmez, avı ürkütülmez. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1353 a 754 Mufaddal tarikiyle: Mekke'de öldürme helal değildir; buluntusunu ancak ilan edecek olan alır. Sahîh-i Müslim 1353 b 755 Mekke'yi Allah haram kıldı; orada kan dökmek ve ağaç kesmek helal değildir. Ebû Şüreyh el-Adevî · Sahîh-i Müslim 1354 756 Mekke benden önce ve sonra kimseye helal olmadı; bana gündüzün bir saatinde helal kılındı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1355 a 757 Mekke'nin dikeni silkelenmez, ağacı kesilmez; öldürülenin yakını diyet ile kısas arasında seçer. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1355 b 758 Mekke'de (ihtiyaç olmadan) silah taşımak helal değildir. Câbir · Sahîh-i Müslim 1356 759 Resûlullah fetih günü Mekke'ye miğferle ihramsız girdi; İbn Hatal'ın öldürülmesini emretti. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1357 760 Resûlullah fetih günü Mekke'ye başında siyah sarıkla ihramsız girdi. Câbir b. Abdullah el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 1358 a 761 Peygamber Mekke'nin fethi günü başında siyah sarıkla girdi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1358 b 762 Resûlullah başında siyah sarıkla hutbe okudu. Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 1359 a 763 Resûlullah minberde, iki ucunu omuzları arasına sarkıttığı siyah sarıkla hutbe okurdu. Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 1359 b 764 İbrâhim'in Mekke'yi haram kıldığı gibi ben de Medine'yi haram kıldım. Abdullah b. Zeyd b. Âsım · Sahîh-i Müslim 1360 a 765 Vüheyb tarikiyle: Medine'nin müddü ve sâ'ı için İbrâhim'in dua ettiğinin iki katı bereket dilerim. Sahîh-i Müslim 1360 b 766 İbrâhim Mekke'yi haram kıldı; ben de Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram kılıyorum. Râfi' b. Hadîc · Sahîh-i Müslim 1361 a 767 Râfi' b. Hadîc, Resûlullah'ın Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram kıldığını hatırlattı. Nâfi' b. Cübeyr · Sahîh-i Müslim 1361 b 768 Medine'nin iki kara taşlığı arası haramdır; dikenli ağaçları kesilmez, avı avlanmaz. Câbir · Sahîh-i Müslim 1362 769 Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum. Sa'd · Sahîh-i Müslim 1363 a 770 Osmân b. Hakîm tarikiyle: Medine halkına kötülük kastedeni Allah ateşte kurşun gibi eritir. Sahîh-i Müslim 1363 b 771 Medine Harem'inde ağaç keseni gören, onun eşyasını alabilir. Âmir b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 1364 772 Uhud bizi seven, bizim de sevdiğimiz bir dağdır; Allah'ım, Medine'nin müddüne ve sâ'ına bereket ver. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1365 a 773 Amr b. Ebû Amr tarikiyle Enes: Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram kılıyorum. Sahîh-i Müslim 1365 b 774 Medine'de bid'at çıkarana Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti vardır. Âsım · Sahîh-i Müslim 1366 775 Medine haramdır; yaş otu koparılmaz. Âsım el-Ahvel · Sahîh-i Müslim 1367 776 Allah'ım! Medine halkının ölçeklerine, sâ'larına ve müdlerine bereket ver. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1368 777 Allah'ım! Medine'ye Mekke'dekinin iki katı bereket ver. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1369 778 Medine Ayr'dan Sevr'e kadar haremdir; orada bid'at çıkarana lanet vardır. İbrâhim et-Teymî'nin babası · Sahîh-i Müslim 1370 a 779 Ali b. Müshir ve Vekî' tarikleriyle: Müslümanın emanını bozana Allah'ın laneti vardır. Sahîh-i Müslim 1370 b 780 Süfyân'ın A'meş'ten rivayeti: Âzatlılarından başkasını velî edinene lanet vardır. Sahîh-i Müslim 1370 c 781 Medine haremdir; orada bid'at çıkarana ya da onu barındırana lanet vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1371 a 782 Ubeydullah el-Eşcaî tarikiyle: Müslümanların emanı birdir; en aşağıdakileri bile onu verebilir. Sahîh-i Müslim 1371 b 783 Medine'nin iki kara taşlığı arası haramdır; oradaki ceylanlar ürkütülmez. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1372 a 784 Resûlullah Medine'nin iki kara taşlığı arasını haram, çevresindeki on iki mili koru yaptı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1372 b 785 Resûlullah ilk meyveyi alınca Medine için bereket diler, sonra meyveyi en küçük çocuğa verirdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1373 a 786 Allah'ım! Medine'mize, meyvelerimize, müddümüze ve sâ'ımıza bereket üstüne bereket ver. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1373 b 787 Medine'nin her geçidinde onu koruyan iki melek vardır; Allah'ım, ona bereket üstüne bereket ver. Mehrî'nin âzatlısı Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1374 a 788 Allah'ım! Sâ'ımıza ve müddümüze bereket ver; bir bereketle birlikte iki bereket kıl. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 1374 b 789 Şeybân ve Harb b. Şeddâd tarikleriyle: Allah'ım! Sâ'ımıza ve müddümüze bereket ver. Sahîh-i Müslim 1374 c 790 Medine'nin sıkıntısına sabredip ölen Müslümana kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum. Mehrî'nin âzatlısı Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1374 d 791 Medine haremdir; Ebû Saîd orada yakalanan kuşları salıverirdi. Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 1374 e 792 Medine güvenli bir haremdir. Sehl b. Huneyf · Sahîh-i Müslim 1375 793 Allah'ım! Medine'yi bize Mekke gibi ya da daha fazla sevdir; hummasını Cuhfe'ye çevir. Âişe · Sahîh-i Müslim 1376 a 794 Ebû Üsâme ve İbn Numeyr tarikleriyle: Allah'ım! Medine'yi bize Mekke gibi sevdir. Sahîh-i Müslim 1376 b 795 İbn Ömer rivayeti: Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1377 a 796 İbn Ömer, sıkıntı yüzünden Medine'den ayrılmak isteyen kadını hadisle bundan vazgeçirdi. Zübeyr'in âzatlısı Yuhannis · Sahîh-i Müslim 1377 b 797 Medine'nin sıkıntısına ve zorluğuna sabredene kıyamet günü şahit ya da şefaatçi olurum. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1377 c 798 Ümmetimden Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şefaatçi ya da şahit olurum. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1378 a 799 Ebû Abdullah el-Karrâz tarikiyle: Medine'nin sıkıntısına sabredene şefaatçi olurum. Sahîh-i Müslim 1378 b 800 Sâlih b. Ebû Sâlih tarikiyle: Medine'nin sıkıntısına sabredene kıyamet günü şahit olurum. Sahîh-i Müslim 1378 c 801 Medine'nin girişlerinde melekler vardır; oraya ne veba ne de Deccâl girebilir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1379 802 Deccâl Medine'yi hedefler ama melekler onu Şam'a çevirir ve orada helak olur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1380 803 Medine körük gibidir; kötüleri dışarı atar. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1381 804 Medine, diğer şehirleri fetheden şehirdir; körüğün demir pisliğini attığı gibi kötüleri atar. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1382 a 805 Yahyâ b. Saîd tarikiyle: Medine, körüğün pisliği attığı gibi kötüleri atar. Sahîh-i Müslim 1382 b 806 Medine körük gibidir; pisliğini atar, iyisini arıtır. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 1383 807 Medine Tayyibe'dir; ateşin gümüş pisliğini attığı gibi pisliği atar. Zeyd b. Sâbit · Sahîh-i Müslim 1384 808 Allah Teâlâ Medine'yi Tâbe diye adlandırdı. Câbir b. Semure · Sahîh-i Müslim 1385 809 Medine halkına kötülük kastedeni Allah tuzun suda eridiği gibi eritir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1386 a 810 Medine halkına kötülük kastedeni Allah tuz gibi eritir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1386 b 811 Karrâz'ın Ebû Hüreyre'den rivayeti: Medine halkına kötülük kastedeni Allah tuz gibi eritir. Sahîh-i Müslim 1386 c 812 Kim Medine halkına kötülük kastederse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 1387 a 813 Sa'd b. Mâlik'in rivayeti: Medine halkına baskınla ya da kötülükle niyetleneni Allah eritir. Sahîh-i Müslim 1387 b 814 Allah'ım! Medine halkının müddüne bereket ver; ona kötülük kastedeni Allah eritir. Ebû Hüreyre ve Sa'd şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1387 c 815 Şam, Yemen ve Irak fethedilince bazıları Medine'den göçecek; oysa bilselerdi Medine onlar için daha hayırlıdır. Süfyân b. Ebû Züheyr · Sahîh-i Müslim 1388 a 816 Fetihlerden sonra Medine'den göçenler olacak; oysa bilselerdi Medine onlar için daha hayırlıdır. Süfyân b. Ebû Züheyr · Sahîh-i Müslim 1388 b 817 Halkı Medine'yi en hayırlı hâlindeyken yırtıcı hayvanlara ve kuşlara bırakıp terk edecektir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1389 a 818 Medine en hayırlı hâlinde terk edilecek, yırtıcı hayvanlara kalacak; son gelen iki çoban onu ıssız bulacak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1389 b 819 Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Abdullah b. Zeyd el-Mâzinî · Sahîh-i Müslim 1390 a 820 Minberimle evim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Abdullah b. Zeyd el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 1390 b 821 Evimle minberim arası cennet bahçesidir; minberim havzımın üzerindedir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1391 822 İşte Tâbe; işte Uhud, bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır. Ebû Humeyd · Sahîh-i Müslim 1392 823 Uhud, bizi seven ve bizim de onu sevdiğimiz bir dağdır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 1393 a 824 Resûlullah Uhud'a bakarak: "Bizi seven ve bizim de sevdiğimiz bir dağdır" buyurdu. Enes · Sahîh-i Müslim 1393 b 825 Mescid-i Nebevî'de kılınan namaz, Mescid-i Harâm hariç başka yerdeki bin namazdan faziletlidir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1394 a 826 Mescidimde kılınan namaz, Mescid-i Harâm hariç diğer mescitlerdeki bin namazdan hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1394 b 827 Ben peygamberlerin sonuncusuyum; mescidim de (peygamber mescitlerinin) sonuncusudur. Ebû Seleme b. Abdurrahman ile Ebû Abdullah el-Ağar şöyle rivayet ettiler: · Sahîh-i Müslim 1394 c 828 Mescidimdeki namaz, Mescid-i Harâm hariç diğer mescitlerdeki bin namazdan hayırlıdır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1394 d 829 Yahyâ el-Kattân tarikiyle: Mescidimdeki namaz diğer mescitlerdeki bin namazdan hayırlıdır. Sahîh-i Müslim 1394 e 830 Mescid-i Nebevî'deki namaz, Mescid-i Harâm hariç başka yerdeki bin namazdan faziletlidir. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1395 a 831 Ubeydullah tarikiyle İbn Ömer: Mescid-i Nebevî'deki namaz bin namazdan faziletlidir. Sahîh-i Müslim 1395 b 832 Mûsâ el-Cühenî tarikiyle: Mescid-i Nebevî'deki bir namaz başka yerdeki bin namazdan üstündür. Sahîh-i Müslim 1395 c 833 Ma'mer'in Eyyûb'dan rivayeti: Mescid-i Harâm hariç Mescid-i Nebevî'deki namaz bin namaza bedeldir. Sahîh-i Müslim 1395 d 834 Meymûne, Kudüs'te namaz adayan kadına Mescid-i Nebevî'de kılmasını, orada namazın bin kat faziletli olduğunu söyledi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 1396 835 Yalnızca üç mescide ibadet yolculuğu yapılır: Mescid-i Nebevî, Mescid-i Harâm ve Mescid-i Aksâ. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1397 a 836 Abdül'alâ tarikiyle: Üç mescide yolculuk yapılır. Sahîh-i Müslim 1397 b 837 Ancak üç mescide yolculuk yapılır: Kâbe mescidi, benim mescidim ve Kudüs mescidi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 1397 c 838 Takva üzerine kurulan mescid, Medine'deki Mescid-i Nebevî'dir. Ebû Seleme b. Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 1398 a 839 Hâtim b. İsmâil tarikiyle: Takva üzerine kurulan mescid Mescid-i Nebevî'dir. Sahîh-i Müslim 1398 b 840 Resûlullah Kubâ'yı binekli ve yaya olarak ziyaret ederdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 a 841 Resûlullah Kubâ mescidine binekli ve yaya gelir, orada iki rekât kılardı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 b 842 Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 c 843 İbn Aclân tarikiyle: Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi. Sahîh-i Müslim 1399 d 844 Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya gelirdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 e 845 İbn Ömer: Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 f 846 Peygamber her cumartesi Kubâ'ya gelirdi. Abdullah b. Dînâr · Sahîh-i Müslim 1399 g 847 Resûlullah her cumartesi Kubâ'ya binekli ve yaya olarak gelirdi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 1399 h 848 Vekî' tarikiyle İbn Dînâr: Resûlullah Kubâ'ya binekli ve yaya gelirdi. Sahîh-i Müslim 1399 i 849 Mekke'yi Allah haram kılmıştır, onu insanlar haram kılmamıştır. Ebû Şüreyh el-Adevî · Câmiu't-Tirmizî 809 850 Hac ile umreyi birbiri ardınca yapın; bu ikisi fakirliği ve günahları giderir. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 810 851 Kim hac eder de cinsel söz ve davranışta bulunmaz, günaha dalmazsa geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 811 852 Azığı ve bineği olduğu hâlde hac etmeyenin Yahudi ya da Hristiyan olarak ölmesinin önemi yoktur. Ali · Câmiu't-Tirmizî 812 853 Haccı vacip kılan nedir? diye sorulunca: Azık ve binek, buyurdu. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 813 854 Hac her yıl mı? Hayır; evet deseydim her yıl vacip olurdu. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 814 855 Peygamber üç hac yaptı: hicretten önce iki, hicretten sonra yanında bir umre bulunan bir hac. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 815 856 Enes'e göre Peygamber bir hac ve dört umre yaptı. Katâde · Câmiu't-Tirmizî 815b 857 Peygamber Hudeybiye, kazâ, Ci'râne ve haccıyla birlikte olmak üzere dört umre yaptı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 816 858 Peygamber hac etmek isteyince insanlara ilan etti, Beydâ'ya varınca ihrama girdi. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 817 859 Allah'a yemin olsun ki Resûlullah ancak mescidin yanından, ağacın yanından ihrama girdi. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 818 860 Peygamber namazın ardından telbiye getirerek ihrama girdi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 819 861 Resûlullah haccı ifrad olarak yaptı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 820 862 Peygamber'i umre ve hac için birlikte telbiye getirirken işittim. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 821 863 Resûlullah, Ebû Bekr, Ömer ve Osman temettu yaptı; onu ilk yasaklayan Muâviye oldu. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 822 864 Temettuyu Resûlullah yaptı, biz de onunla birlikte yaptık. Muhammed b. Abdullah b. Hâris b. Nevfel · Câmiu't-Tirmizî 823 865 Babamın emrine mi uyacağız, yoksa Resûlullah'ın emrine mi? Sâlim b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 824 866 Peygamber'in telbiyesi: Lebbeyk Allah'ım lebbeyk! Lebbeyk, senin ortağın yoktur, lebbeyk! Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 825 867 İbn Ömer, Resûlullah'ın telbiyesine “Lebbeyk ve sa'deyk, hayır senin elindedir” diye eklerdi. Nâfi' · Câmiu't-Tirmizî 826 868 En faziletli hac, telbiyede sesin yükseltildiği ve kurban kanının akıtıldığı hacdır. Ebû Bekr es-Sıddîk · Câmiu't-Tirmizî 827 869 Telbiye getiren Müslümanla birlikte sağındaki ve solundaki taş, ağaç ve toprak da telbiye getirir. Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 828 870 Cebrâil bana gelip ashabıma telbiyede seslerini yükseltmelerini emretmemi emretti. Sâib b. Hallâd · Câmiu't-Tirmizî 829 871 Peygamber ihrama girmek için elbiselerinden soyunup gusül etti. Zeyd b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 830 872 Nereden ihrama girelim? Medine halkı Zülhuleyfe'den, Şam halkı Cuhfe'den, Necid halkı Karn'dan. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 831 873 Peygamber doğu halkı için Akîk'i mîkât olarak belirledi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 832 874 İhramlı gömlek, şalvar, bornoz, sarık ve mest giymez; ihramlı kadın peçe ve eldiven takmaz. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 833 875 İhramlı izar bulamazsa şalvar, nalın bulamazsa mest giysin. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 834 876 Peygamber, ihramlı olduğu hâlde cübbe giymiş bir bedeviye onu çıkarmasını emretti. Ya'lâ b. Ümeyye · Câmiu't-Tirmizî 835 877 Amr b. Dînâr ve İbn Cüreyc tarikiyle Ya'lâ: İhramlı bedeviye cübbesini çıkarmasını emretti. Ya'lâ b. Ümeyye · Câmiu't-Tirmizî 836 878 Beş fâsık Harem'de öldürülür: fare, akrep, karga, çaylak ve saldırgan köpek. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 837 879 İhramlı, saldırgan yırtıcıyı, saldırgan köpeği, fareyi, akrebi, çaylağı ve kargayı öldürür. Ebû Saîd · Câmiu't-Tirmizî 838 880 Peygamber ihramlıyken hacamat oldu. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 839 881 Muhrim ne kendisi nikâhlanır ne de başkasını nikâhlar. Nübeyh b. Vehb · Câmiu't-Tirmizî 840 882 Resûlullah Meymûne ile ihramsız iken evlendi ve ihramsız iken gerdeğe girdi; aradaki elçi bendim. Ebû Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 841 883 Peygamber Meymûne ile ihramlı iken evlendi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 842 884 İbn Abbâs'tan: Peygamber, Meymûne ile ihramlı olduğu sırada nikâhlandı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 843 885 Ebü'ş-Şa'sâ'nın İbn Abbâs'tan rivayetiyle: Peygamber Meymûne ile ihramlı iken evlendi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 844 886 Resûlullah Meymûne ile ihramsız iken evlendi; Meymûne gerdeğe girdiği yer olan Serif'te defnedildi. Yezîd b. el-Esam, Meymûne'den · Câmiu't-Tirmizî 845 887 İhramlı iken kara avı, siz avlamadıkça veya sizin için avlanmadıkça size helâldir. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 846 888 Muhrimlerin yediği yaban eşeği için: O, ancak Allah'ın size yedirdiği bir yiyecektir. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 847 889 Yaban eşeği avı için: Yanınızda onun etinden bir şey var mı? Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 848 890 Seni geri çevirmemiz başka bir sebepten değil; fakat biz ihramlıyız. Sa'b b. Cessâme · Câmiu't-Tirmizî 849 891 Çekirgeyi yiyin; çünkü o deniz avındandır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 850 892 Câbir'e göre sırtlan avdır ve yenir; bunu Resûlullah söylemiştir. İbn Ebû Ammâr · Câmiu't-Tirmizî 851 893 Peygamber Mekke'ye girmek için Fah'ta gusletti. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 852 894 Peygamber Mekke'ye geldiğinde şehre yukarı tarafından girdi, aşağı tarafından çıktı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 853 895 Peygamber Mekke'ye gündüz vakti girdi. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 854 896 Kâbe'yi görünce el kaldırmak: Peygamber ile hac yaptık; biz bunu yapar mıydık? Muhâcir el-Mekkî · Câmiu't-Tirmizî 855 897 Peygamber Mekke'ye gelince tavaf etti, Makâm'da iki rek'at kıldı, sonra Safâ'ya çıktı. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 856 898 Peygamber Hacer'den Hacer'e kadar üç şavt remel yaptı, dört şavt yürüdü. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 857 899 Peygamber yalnızca Hacerü'l-esved'i ve Rükn-i Yemânî'yi istilâm ederdi. Ebü't-Tufeyl · Câmiu't-Tirmizî 858 900 Peygamber üzerinde bir bürd olduğu halde ıztıbâ yaparak Beyt'i tavaf etti. Ya'lâ b. Ümeyye · Câmiu't-Tirmizî 859 901 Ömer, Hacer'i öperken: Resûlullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim. Âbis b. Rebîa · Câmiu't-Tirmizî 860 902 Ne dersin sorusunu Yemen'de bırak; Peygamber'i Hacer'i istilâm edip öperken gördüm. Zübeyr b. Arabî · Câmiu't-Tirmizî 861 903 Sa'ye başlarken: Allah'ın başladığı yerden başlıyoruz. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 862 904 Resûlullah Beyt'te ve Safâ ile Merve arasında müşriklere gücünü göstermek için koştu. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 863 905 Koşarsam Resûlullah'ı koşarken, yürürsem yürürken görmüşümdür; ben de çok yaşlıyım. Kesîr b. Cumhân · Câmiu't-Tirmizî 864 906 Peygamber bineği üzerinde tavaf etti; rükne varınca ona işaret etti. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 865 907 Kim Beyt'i elli defa tavaf ederse, annesinin onu doğurduğu gün gibi günahlarından çıkar. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 866 908 Abdullah b. Saîd b. Cübeyr'i babasından daha faziletli sayarlardı. Eyyûb es-Sahtiyânî · Câmiu't-Tirmizî 867 909 Ey Abdümenâfoğulları! Gece gündüz hangi saatte olursa bu Beyt'i tavaf edip namaz kılana engel olmayın. Cübeyr b. Mut'im · Câmiu't-Tirmizî 868 910 Resûlullah tavafın iki rek'atinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okudu. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 869 911 Ca'fer'in babası tavafın iki rek'atinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okumayı müstehap görürdü. Ca'fer b. Muhammed babasından · Câmiu't-Tirmizî 870 912 Cennete ancak müslüman bir nefis girer; Beyt'i çıplak kimse tavaf etmez. Zeyd b. Üseyğ · Câmiu't-Tirmizî 871 913 İbn Uyeyne tarikiyle Zeyd b. Yüseyğ: Beyt'i çıplak kimse tavaf etmez. Ebû İshâk'tan şöyle rivayet edildi: · Câmiu't-Tirmizî 872 914 Kâbe'ye girdim, keşke girmeseydim; benden sonra ümmetimi sıkıntıya sokmuş olmaktan korkuyorum. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 873 915 Peygamber Kâbe'nin içinde namaz kıldı; İbn Abbâs ise "Kılmadı, tekbir getirdi" dedi. Abdullah b. Ömer, Bilâl'den · Câmiu't-Tirmizî 874 916 Kavmin câhiliyyeden yeni çıkmış olmasaydı, Kâbe'yi yıkar ve ona iki kapı yapardım. Esved b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 875 917 Beyt'e girmek istersen Hicr'de namaz kıl; çünkü o Beyt'ten bir parçadır. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 876 918 Hacerü'l-esved cennetten indi, sütten daha beyazdı; onu Âdemoğullarının günahları siyahlaştırdı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 877 919 Rükün ile Makâm cennet yakutlarından iki yakuttur; Allah onların nurunu silmiştir. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 878 920 Resûlullah bize Minâ'da öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabahı kıldırdı, sonra Arafat'a gitti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 879 921 Peygamber Minâ'da öğle ve sabah namazlarını kıldı, sonra sabahleyin Arafat'a gitti. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 880 922 Minâ'da sana gölge yapacak bir ev yapmayalım mı? Hayır, Minâ önce gelenin konaklama yeridir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 881 923 Peygamber ile Minâ'da, insanların en emin ve en kalabalık olduğu bir zamanda iki rekât kıldım. Hârise b. Vehb · Câmiu't-Tirmizî 882 924 Meşâirinizde durun; çünkü siz İbrâhim'in mirasından bir miras üzerindesiniz. Yezîd b. Şeybân · Câmiu't-Tirmizî 883 925 Kureyş Müzdelife'de, diğerleri Arafat'ta vakfe yapardı; "İnsanların akın ettiği yerden akın edin" âyeti indi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 884 926 Arafat'ın tamamı vakfe yeri, Müzdelife'nin tamamı vakfe yeri, Minâ'nın tamamı kurban kesim yeridir. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 885 927 Peygamber Muhassir vadisinde hızlandı ve "Belki de bu yılımdan sonra sizi göremeyeceğim" buyurdu. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 886 928 İbn Ömer Müzdelife'de iki namazı bir kametle birleştirdi: Resûlullah'ı burada böyle yaparken gördüm. Abdullah b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 887 929 Süfyân'ın rivayetiyle İbn Ömer: Müzdelife'de akşamla yatsıyı bir kametle birleştirdi. Saîd b. Cübeyr, İbn Ömer'den · Câmiu't-Tirmizî 888 930 Hac Arafat'tır; kim Müzdelife gecesi tan yeri ağarmadan önce gelirse haccı yakalamış olur. Abdurrahman b. Ya'mer · Câmiu't-Tirmizî 889 931 Süfyân es-Sevrî tarikiyle Abdurrahman b. Ya'mer: Hac Arafat'tır. Abdurrahman b. Ya'mer · Câmiu't-Tirmizî 890 932 Kim bu namazımızda bulunur ve daha önce Arafat'ta vakfe yapmışsa haccını tamamlamış olur. Urve b. Mudarris b. Evs b. Hârise b. Lâm et-Tâî · Câmiu't-Tirmizî 891 933 Resûlullah beni ağırlıklarla birlikte geceleyin Müzdelife'den gönderdi. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 892 934 Peygamber ailesinin zayıflarını önden gönderdi: Güneş doğmadan cemreyi taşlamayın. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 893 935 Peygamber bayram günü kuşluk vakti, sonraki günlerde ise zevalden sonra taşlardı. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 894 936 Peygamber Müzdelife'den güneş doğmadan önce ayrıldı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 895 937 Müşrikler güneş doğmadan Müzdelife'den ayrılmazlardı; Resûlullah onlara muhalefet etti. Amr b. Meymûn · Câmiu't-Tirmizî 896 938 Resûlullah'ı cemreleri hazef taşı büyüklüğünde taşlarla taşlarken gördüm. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 897 939 Resûlullah cemreleri güneş zevale erdiğinde taşlardı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 898 940 Peygamber kurban bayramı günü cemreyi binekli olarak taşladı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 899 941 Peygamber cemreleri taşladığında onlara gidip dönerken yürürdü. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 900 942 Allah'a yemin olsun ki, kendisine Bakara sûresi indirilen (Peygamber) buradan taşlamıştı. Abdurrahman b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 901 943 Cemre taşlamak ve Safâ ile Merve arasında sa'y, ancak Allah'ın zikrini ikame etmek içindir. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 902 944 Peygamber'i deve üzerinde cemreleri taşlarken gördüm; ne dövmek ne kovmak ne de "Çekil, çekil!" vardı. Kudâme b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 903 945 Hudeybiye yılında sığırı yedi kişi, deveyi de yedi kişi adına kurban ettik. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 904 946 Yolculukta Kurban bayramı geldi; sığıra yedi kişi, deveye on kişi ortak olduk. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 905 947 Peygamber Zülhuleyfe'de kurbanlığına iki na'lin taktı ve onu sağ tarafından iş'âr etti. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 906 948 Peygamber kurbanlığını Kudeyd'den satın aldı. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 907 949 Resûlullah'ın kurbanlıklarının gerdanlıklarını ördüm; o yine de ihrama girmedi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 908 950 Resûlullah'ın hepsi koyun olan kurbanlıklarının gerdanlıklarını örerdim. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 909 951 Yolda helâk olacak kurbanlığı boğazla, na'lini kanına batır ve insanlara bırak. Resûlullah'ın kurbanlık develerinin sorumlusu Nâciye el-Huzâî · Câmiu't-Tirmizî 910 952 Kurbanlık deveyi süren adama Peygamber, "Ona bin, yazık sana!" buyurdu. Enes · Câmiu't-Tirmizî 911 953 Peygamber cemreden sonra kurbanını kesti, başını tıraş ettirdi ve saçının paylaştırılmasını istedi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 912 954 Allah tıraş olanlara rahmet etsin; sonra: Kısaltanlara da. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 913 955 Resûlullah kadının başını tıraş etmesini yasakladı. Ali · Câmiu't-Tirmizî 914 956 "Ali'den" denmeden Hammâd b. Seleme tarikiyle: Kadının başını tıraş etmesi yasaklandı. Hılâs b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 915 957 Kurbandan önce tıraş olana "Kes", taşlamadan önce kesene "Taşla, sakıncası yok" buyurdu. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 916 958 Resûlullah'ı ihramdan önce ve bayram günü tavaftan önce misk karışık kokuyla kokuladım. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 917 959 Resûlullah Müzdelife'den Minâ'ya, cemreyi taşlayıncaya kadar telbiye getirmeyi sürdürdü. Fadl b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 918 960 Umre yapan, Hacerü'l-esved'i istilâm edince telbiyeyi keser. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 919 961 Peygamber ziyaret (ifâza) tavafını geceye erteledi. İbn Abbâs ve Âişe · Câmiu't-Tirmizî 920 962 Peygamber, Ebû Bekr, Ömer ve Osmân Ebtah'ta konaklarlardı. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 921 963 Tahsîb (menâsikten) bir şey değildir; Resûlullah'ın konakladığı bir menzildir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 922 964 Resûlullah Ebtah'ta, oradan yola çıkmak daha kolay olduğu için konakladı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 923 965 Kadın çocuğunu kaldırıp "Bunun için hac var mı?" dedi; "Evet, sana da ecir var" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 924 966 Babam beni yedi yaşındayken Vedâ haccında Resûlullah ile birlikte hacca götürdü. Sâib b. Yezîd · Câmiu't-Tirmizî 925 967 Muhammed b. Münkedir tarikiyle: Çocukken Resûlullah ile Vedâ haccına götürülme. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 926 968 Peygamber ile hac ettiğimizde kadınlar adına telbiye getirir, çocuklar adına taşlardık. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 927 969 Has'amlı kadına, deveye binemeyen yaşlı babası için "Onun yerine hac et" buyurdu. Fadl b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 928 970 Hac etmeden ölen annesini soran kadına, "Evet, onun yerine hac et" buyurdu. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 929 971 Babanın yerine hac et ve umre yap. Ebû Rezîn el-Ukaylî · Câmiu't-Tirmizî 930 972 Umre vâcip midir? "Hayır; ama umre yapmanız daha faziletlidir." Câbir · Câmiu't-Tirmizî 931 973 Umre kıyamet gününe kadar hacca girmiştir. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 932 974 Umreden umreye aradakiler bağışlanır; mebrûr haccın karşılığı ancak cennettir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 933 975 Peygamber, Abdurrahman b. Ebû Bekr'e Âişe'ye Ten'îm'den umre yaptırmasını emretti. Abdurrahman b. Ebû Bekr · Câmiu't-Tirmizî 934 976 Resûlullah Ci'râne'den geceleyin umreye çıkıp sabahı yine orada etti; umresi bu yüzden gizli kaldı. Muharriş el-Ka'bî · Câmiu't-Tirmizî 935 977 Âişe: Resûlullah'ın her umresinde İbn Ömer yanındaydı; o, Recep ayında asla umre yapmadı. Urve · Câmiu't-Tirmizî 936 978 Peygamber dört umre yaptı; bunlardan biri Recep ayındaydı. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 937 979 Peygamber Zilkade ayında umre yaptı. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 938 980 Ramazan'da yapılan bir umre, bir hacca denktir. Ümmü Ma'kil · Câmiu't-Tirmizî 939 981 Bir uzvu kırılan veya topal kalan kimse ihramdan çıkmış olur; ona başka bir hac gerekir. Haccâc b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 940 982 Hacda şart koşmak: "Beni nerede alıkoyarsan, yeryüzünde ihramdan çıkış yerim orasıdır." Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 941 983 İbn Ömer hacda şart koşmayı kabul etmez, "Peygamberinizin sünneti size yetmez mi?" derdi. Sâlim · Câmiu't-Tirmizî 942 984 Safiyye hayız görünce "Bizi alıkoyacak mı?" buyurdu; ifâza tavafını yaptığı söylenince "Öyleyse hayır" dedi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 943 985 Hayızlı kadınlar dışında, Beyt'i haccedenin son işi Beyt'i tavaf olsun. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 944 986 Hayız gördüm; Resûlullah bana Beyt'i tavaf dışında bütün menâsiki yerine getirmemi emretti. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 945 987 Lohusa ve hayızlı kadın gusleder, ihrama girer ve temizleninceye kadar tavaf dışında bütün menâsiki yapar. Abdullah b. Abbâs, hadisi Resûlullah'a dayandırarak · Câmiu't-Tirmizî 945 988 Kim bu Beyt'i hacceder veya umre yaparsa, Beyt ile son buluşması tavaf olsun. Hâris b. Abdullah b. Evs · Câmiu't-Tirmizî 946 989 Resûlullah haccı ve umreyi birleştirdi ve ikisi için tek bir tavaf yaptı. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 947 990 Hac ve umre için ihrama girene, ikisinden çıkıncaya kadar tek tavaf ve tek sa'y yeter. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 948 991 Muhâcir, menâsikini tamamladıktan sonra Mekke'de üç gün kalır. Alâ b. Hadramî, merfû olarak · Câmiu't-Tirmizî 949 992 Dönenleriz, tövbe edenleriz, ibadet edenleriz, Rabbimize hamd edenleriz; Allah vaadini yerine getirdi. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 950 993 İhramlı ölenin başı örtülmez; o kıyamet günü telbiye getirerek diriltilecektir. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 951 994 İhramlıyken gözü ağrıyana: "Gözlerine sarısabır ile pansuman yap." Nübeyh b. Vehb · Câmiu't-Tirmizî 952 995 Başı bitlenen ihramlıya: Tıraş ol; altı yoksulu doyur, üç gün oruç tut ya da bir kurban kes. Ka'b b. Ucre · Câmiu't-Tirmizî 953 996 Peygamber, çobanlara cemreleri bir gün atıp bir gün bırakma ruhsatı verdi. Ebü'l-Beddâh b. Adî, babasından · Câmiu't-Tirmizî 954 997 Deve çobanları, bayramdan sonraki iki günün cemrelerini birleştirip birinde atabilir. Ebü'l-Beddâh b. Âsım b. Adî, babasından · Câmiu't-Tirmizî 955 998 Ali: "Resûlullah'ın ihrama girdiği şeyle ihrama girdim"; Resûlullah: "Yanımda kurbanlık olmasaydı ihramdan çıkardım." Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 956 999 Resûlullah'a hacc-ı ekber gününü sordum; "Kurban bayramı günüdür" buyurdu. Ali · Câmiu't-Tirmizî 957 1000 Ali'nin sözü: Hacc-ı ekber günü, kurban bayramı günüdür. Ali · Câmiu't-Tirmizî 958 1001 Kim bu Beyt'i yedi şavt tavaf eder ve sayısını tam tutarsa, bir köle azat etmiş gibi olur. Ubeyd b. Umeyr · Câmiu't-Tirmizî 959 1002 Beyt'in etrafında tavaf namaz gibidir; orada konuşan hayırdan başkasını konuşmasın. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 960 1003 Hacerü'l-esved kıyamet günü iki göz ve bir dille diriltilip kendisine hakkıyla el sürene şahitlik edecek. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 961 1004 Peygamber ihramlı iken kokulandırılmamış zeytinyağı sürünürdü. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 962 1005 Âişe Zemzem suyu taşır, Resûlullah'ın da onu taşıdığını haber verirdi. Urve, Âişe'den · Câmiu't-Tirmizî 963 1006 Terviye günü öğleyi Minâ'da, nefr günü ikindiyi Ebtah'ta kıldı; sen yöneticilerinin yaptığı gibi yap. Abdülazîz b. Rufey' · Câmiu't-Tirmizî 964