Fihrist
Cenazeler ile ilgili hadisler
Cenazeler ile ilgili 1.031 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Ümmetimden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimse cennete girer; zina etse de, hırsızlık yapsa da.
Ebû Zer · Sahîh-i Buhârî 1237
2
Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşarak ölen kimse cehenneme girer.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1238
3
Peygamber bize yedi şeyi emretti, yedi şeyden nehyetti; emrettiklerinden biri cenazelere eşlik etmekti.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 1239
4
Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selamı almak, hastayı ziyaret, cenazeye eşlik, davete icabet, teşmit.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1240
5
Ebû Bekir: "Kim Muhammed'e tapıyorsa Muhammed ölmüştür; kim Allah'a ibadet ediyorsa Allah diridir, ölmez" dedi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1241, 1242
6
Vallahi ben Allah'ın Resûlü olduğum hâlde bana ne yapılacağını bilmiyorum.
Hârice b. Zeyd b. Sâbit, Ensâr'dan Peygamber'e biat etmiş bir kadın olan Ümmü'l-Alâ'dan · Sahîh-i Buhârî 1243
7
Ağlasan da ağlamasan da, siz onu kaldırıncaya kadar melekler kanatlarıyla onu gölgelemeye devam ettiler.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1244
8
Resûlullah, Necâşî'nin ölüm haberini öldüğü gün verdi; musallâya çıkıp saf yaptı ve dört tekbir getirdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1245
9
Sancağı Zeyd aldı ve vuruldu, sonra Ca'fer aldı ve vuruldu, sonra Abdullah b. Revâha aldı ve vuruldu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1246
10
Peygamber, geceleyin defnedilen birinin kabrine gelip namazını kıldı ve: "Bana haber vermenize ne engel oldu?" dedi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1247
11
Ergenlik çağına ulaşmamış üç çocuğu vefat eden müslümanı Allah, onlara olan rahmetinin fazlıyla cennete koyar.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1248
12
Kadınlar bir gün isteyince Peygamber: "Hangi kadının üç çocuğu ölürse, onun için ateşe karşı perde olurlar" buyurdu.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 1249, 1250
13
Üç çocuğu ölen müslüman, yeminin yerine gelmesi kadarı dışında ateşe girmez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1251
14
Peygamber, bir kabrin yanında ağlayan kadına: "Allah'tan kork ve sabret" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1252
15
Onu su ve sidr ile üç ya da beş defa, gerekli görürseniz daha fazla yıkayın; sonuncusunda kâfur koyun.
Ümmü Atiyye el-Ensâriyye · Sahîh-i Buhârî 1253
16
Hafsa'nın rivayetinde Peygamber: "Onu tek sayıda, üç, beş ya da yedi defa yıkayın" buyurdu.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1254
17
Resûlullah kızının yıkanması hakkında: "Sağ taraflarından ve abdest yerlerinden başlayın" buyurdu.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1255
18
Biz Peygamber'in kızını yıkarken bize: "Sağ taraflarından ve abdest yerlerinden başlayın" dedi.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1256
19
Kızını yıkayanlar bitirince Peygamber belinden izârını çıkarıp: "Bunu ona iç örtüsü yapın" buyurdu.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1257
20
Peygamber'in kızlarından biri vefat edince: "Onu üç, beş, yedi defa ya da daha fazla yıkayın" buyurdu.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1258, 1259
21
Resûlullah'ın kızının saçını çözüp yıkadılar, sonra yine üç örgü yaptılar.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1260
22
Basra'ya gelen Ümmü Atiyye, Peygamber'in kızını yıkarken izârını ona iç örtüsü yaptıklarını anlattı.
İbn Sîrîn · Sahîh-i Buhârî 1261
23
Peygamber'in kızının saçını alnındaki perçemi ve iki yanı olmak üzere üç örgü hâlinde ördük.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1262
24
Peygamber'in kızının saçını üç örgü hâlinde örüp arkasına bıraktık.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1263
25
Resûlullah pamuktan, beyaz, sehûliyye üç Yemen kumaşına kefenlendi; içlerinde gömlek ve sarık yoktu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1264
26
Onu su ve sidr ile yıkayın, iki parça kumaşa kefenleyin; o kıyamet günü telbiye getirerek diriltilecektir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1265
27
Arafat'ta bineğinden düşüp ölen adam için: "Allah onu kıyamet günü telbiye getirir hâlde diriltecektir" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1266
28
Devesinin boynunu kırdığı ihramlı için: "Ona güzel koku dokundurmayın, başını örtmeyin" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1267
29
Arafat'ta düşüp ölen adam hakkında: "Ona hanût sürmeyin, başını örtmeyin; kıyamet günü telbiye getirir hâlde dirilecek."
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1268
30
Abdullah b. Übey'in oğlu: "Gömleğini bana ver de onu onunla kefenleyeyim" dedi; Peygamber gömleğini verdi.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1269
31
Peygamber, defnedildikten sonra Abdullah b. Übey'i kabirden çıkarttı, tükürüğünden üfleyip ona gömleğini giydirdi.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 1270
32
Peygamber Sehûl pamuğundan üç parça kumaşa kefenlendi; içlerinde ne gömlek ne de sarık vardı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1271
33
Resûlullah üç parça kumaşa kefenlendi; bunların içinde ne gömlek ne de sarık vardı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1272
34
Resûlullah beyaz, sehûliyye üç parça kumaşa kefenlendi; aralarında gömlek de sarık da yoktu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1273
35
Abdurrahman b. Avf: "Güzel şeylerimizin bize dünya hayatımızda peşin verilmiş olmasından korktum" deyip ağladı.
İbrâhîm · Sahîh-i Buhârî 1274
36
Mus'ab b. Umeyr bir bürdeye kefenlendi; başı örtülse ayakları, ayakları örtülse başı açılıyordu.
İbrâhîm · Sahîh-i Buhârî 1275
37
Peygamber, Mus'ab'ın başını bürdeyle örtmemizi, ayaklarının üzerine de izhir koymamızı emretti.
Habbâb · Sahîh-i Buhârî 1276
38
Vallahi ben onu giymek için istemedim; ancak kefenim olsun diye istedim.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 1277
39
Cenazelere eşlik etmekten nehyolunduk, ama bu üzerimize kesin kılınmadı.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1278
40
Oğlu ölen Ümmü Atiyye üçüncü gün sarı koku süründü ve: "Üç günden fazla yas tutmaktan nehyolunduk" dedi.
Muhammed b. Sîrîn · Sahîh-i Buhârî 1279
41
Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir kadının bir ölü için üç günden fazla yas tutması helâl değildir.
Zeyneb bint Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 1280
42
Kardeşi ölen Zeyneb bint Cahş koku sürünüp: "Benim kokuya ihtiyacım yok; ancak Resûlullah'ı minberde işittim" dedi.
Zeyneb bint Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 1281, 1282
43
Kabir başında ağlayıp kendisini tanımayan kadına Peygamber: "Sabır ancak ilk sarsıntı anındadır" buyurdu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1283
44
Bu, Allah'ın kullarının kalplerine koyduğu bir merhamettir; Allah kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Buhârî 1284
45
Peygamber kızının kabri başında: "İçinizde bu gece hanımına yaklaşmamış bir adam var mı?" diye sordu.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1285
46
Âişe: Resûlullah, "Allah, ailesinin ona ağlaması sebebiyle kâfirin azabını artırır" buyurmuştur, dedi.
Abdullah b. Ubeydullah b. Ebû Müleyke · Sahîh-i Buhârî 1286, 1287, 1288
47
Onlar ona ağlıyorlar; o ise kabrinde azap görüyor.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 1289
48
Ömer yaralanınca "Vay kardeşim!" diyen Suheyb'e: "Ölü, dirinin ağlaması sebebiyle azap görür" hadisini hatırlattı.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1290
49
Kime ağıt yakılırsa, kendisine yakılan ağıt sebebiyle azap görür.
Muğîre · Sahîh-i Buhârî 1291
50
Ölü, kendisine yakılan ağıt sebebiyle kabrinde azap görür.
Abdullah b. Ömer, babası Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 1292
51
Uhud şehidine feryat eden kadın için: "Niçin ağlıyor? Melekler kanatlarıyla onu gölgeleyip durdular" buyurdu.
Câbir b. Abdillah · Sahîh-i Buhârî 1293
52
Yanaklarını tokatlayan, yakasını yırtan ve câhiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1294
53
Mirasçılarını zengin bırakman, onları insanlara el açan muhtaçlar olarak bırakmandan daha hayırlıdır.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Buhârî 1295
54
Resûlullah, musibet anında sesini yükselterek bağıran, saçını kazıyan ve yakasını yırtan kadından uzak olduğunu bildirdi.
Ebû Bürde b. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 1296
55
Yanaklarını döven, yakasını yırtan ve câhiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1297
56
Musibet anında yanak dövmek, yaka yırtmak ve câhiliye çağrısıyla bağırmak bizden olmayanın işidir.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1298
57
Zeyd, Ca'fer ve İbn Revâha'nın öldürülme haberi gelince Peygamber, üzüntüsü yüzünden belli olarak oturdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1299
58
Kurrâ öldürülünce Resûlullah bir ay kunut yaptı; onu hiçbir zaman bundan daha şiddetli üzülmüş görmedim.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1300
59
Umulur ki Allah, geçirdiğiniz gecenizi ikiniz için bereketli kılar.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1301
60
Sabır, musibetin ilk sarsıntısı anındadır.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1302
61
Göz yaşarır, kalp üzülür; ey İbrâhîm, biz senin ayrılığınla gerçekten mahzunuz.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1303
62
Allah gözyaşı ve kalbin üzüntüsü sebebiyle azap etmez; fakat dil sebebiyle azap eder ya da merhamet eder.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1304
63
Ca'fer'in kadınları ağlamayı bırakmayınca Peygamber: "Öyleyse ağızlarına toprak saç" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1305
64
Peygamber biatta ağıt yakmayacağımıza dair söz aldı; beş kadından başkası bu sözü yerine getirmedi.
Ümmü Atiyye · Sahîh-i Buhârî 1306
65
Cenazeyi gördüğünüzde, sizi geride bırakıncaya kadar ayağa kalkın.
Âmir b. Rebîa · Sahîh-i Buhârî 1307
66
Cenazeyle birlikte yürümeyen kişi, onu geride bırakıncaya ya da cenaze konuncaya kadar ayakta dursun.
Âmir b. Rebîa · Sahîh-i Buhârî 1308
67
Cenaze konmadan oturan Mervân'a Ebû Saîd: "Kalk! Peygamber bizi bundan yasakladı" dedi; Ebû Hüreyre de onu doğruladı.
Ebû Saîd el-Makburî · Sahîh-i Buhârî 1309
68
Cenazeyi gördüğünüzde ayağa kalkın; ona eşlik eden de cenaze konuncaya kadar oturmasın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 1310
69
Peygamber bir Yahudi cenazesi için ayağa kalktı ve: "Cenazeyi gördüğünüzde ayağa kalkın" buyurdu.
Câbir b. Abdillah · Sahîh-i Buhârî 1311
70
Yahudi cenazesi için ayağa kalkan Peygamber, sebebi sorulunca: "O da bir can değil mi?" buyurdu.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ · Sahîh-i Buhârî 1312, 1313
71
Erkekler cenazeyi omuzlarına aldığında ölü salih ise: "Beni çabuk götürün!" der.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 1314
72
Cenazeyi acele götürün; salih ise onu bir hayra götürüyorsunuz, değilse bir şerri boyunlarınızdan indiriyorsunuz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1315
73
Salih olmayan ölü, omuzlara alınınca ailesine: "Vay hâline! Onu nereye götürüyorlar?" der.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 1316
74
Resûlullah Necâşî'nin cenaze namazını kıldırdığında ben ikinci ya da üçüncü saftaydım.
Câbir b. Abdillah · Sahîh-i Buhârî 1317
75
Necâşî'nin ölümünü haber veren Peygamber öne geçti, ashâb arkasında saf tuttu ve dört tekbir aldı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1318
76
Peygamber ayrı duran bir kabrin başına gelip cemaati saf yaptı ve dört tekbir aldı.
Şa'bî · Sahîh-i Buhârî 1319
77
Bugün Habeşistan'dan salih bir adam vefat etti; haydi gelin, onun cenaze namazını kılın.
Câbir b. Abdillah · Sahîh-i Buhârî 1320
78
Gece defnedilen kabrin başında Peygamber'in arkasında saf tutuldu; İbn Abbâs: "Ben de onların arasındaydım" dedi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1321
79
Peygamber ayrı duran bir kabrin başında bize imam oldu, biz de arkasında saf tuttuk.
Şa'bî · Sahîh-i Buhârî 1322
80
Kim bir cenazeye eşlik ederse ona bir kîrât vardır; İbn Ömer: "Birçok kîrâtı kaçırmışız" dedi.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 1323, 1324
81
Kim cenazeye namazı kılınıncaya kadar katılırsa bir kîrât, defnedilinceye kadar katılırsa iki kîrât vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1325
82
Resûlullah dün gece defnedilen birinin kabrine geldi; arkasında saf tuttuk, o da namazını kıldı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1326
83
Resûlullah, Necâşî'nin ölüm haberini öldüğü gün bildirdi ve: "Kardeşiniz için mağfiret dileyin" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1327, 1328
84
Zina eden iki Yahudi, mescidin yanındaki cenaze namazı yerine yakın bir yerde recmedildi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1329
85
Ölüm hastalığında: Allah Yahudilere ve Hristiyanlara lanet etsin; peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1330
86
Peygamber, lohusalığı sırasında ölen bir kadının cenaze namazında onun ortası hizasında durdu.
Semüre · Sahîh-i Buhârî 1331
87
Semüre b. Cündüb: Lohusa iken ölen kadının namazında Peygamber onun ortası hizasında durdu.
Semüre b. Cündüb · Sahîh-i Buhârî 1332
88
Resûlullah, Necâşî için musallâya çıkıp cemaati saf yaptı ve dört tekbir getirdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1333
89
Peygamber, Ashame en-Necâşî'nin cenaze namazını kıldı ve dört tekbir getirdi.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 1334
90
İbn Abbâs cenaze namazında Fâtiha'yı okudu ve: "Bunun sünnet olduğunu bilsinler diye" dedi.
Talha b. Abdullah b. Avf · Sahîh-i Buhârî 1335
91
Peygamber ayrı duran bir kabrin başında onlara imam oldu, onlar da arkasında namaz kıldılar.
Süleymân eş-Şeybânî · Sahîh-i Buhârî 1336
92
Mescidi süpüren siyahî ölünce Peygamber: "Bana kabrini gösterin" buyurdu ve kabrine gelip namazını kıldı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1337
93
Kul kabrine konulup arkadaşları gidince, onların ayakkabılarının sesini işitir; ona iki melek gelir.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1338
94
Mûsâ, Allah'tan kendisini Arz-ı Mukaddes'e bir taş atımı kadar yaklaştırmasını istedi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1339
95
Peygamber, defnedilmesinden bir gece sonra bir adamın cenaze namazını ashâbıyla birlikte kıldı.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1340
96
Peygamber hastalığında Mâriye kilisesi anılınca: "Onlar salih kişinin kabri üzerine mescit bina ettiler" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1341
97
Resûlullah'ın kızının kabrine, o gece hanımına yaklaşmamış olan Ebû Talha indi ve onu defnetti.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1342
98
Uhud şehitleri kanlarıyla defnedildi; yıkanmadılar ve namazları kılınmadı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1343
99
Vallahi benden sonra şirk koşmanızdan korkmuyorum; fakat dünya için birbirinizle yarışmanızdan korkuyorum.
Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 1344
100
Peygamber, Uhud'da öldürülenlerden iki adamı (bir kabirde) bir araya getirirdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1345
101
Uhud günü Peygamber: "Onları kanlarıyla defnedin" buyurdu ve onları yıkatmadı.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 1346
102
Peygamber, Uhud'da öldürülenlerden Kur'ân'dan daha çok almış olanı lahitte arkadaşından önce koyardı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1347, 1348
103
Abbâs: "Kuyumcularımız ve kabirlerimiz için izhır müstesna" dedi; Peygamber: "İzhır müstesna" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1349
104
Resûlullah, kabrine konulmuş olan Abdullah b. Übey'i çıkarttı, üzerine tükürüğünden üfledi ve ona gömleğini giydirdi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1350
105
Câbir babasını altı ay sonra kabirden çıkardı; kulağındaki az bir şey dışında onu koyduğu günkü gibiydi.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 1351
106
Babamla birlikte bir adam defnedildi; gönlüm razı olmadı, onu çıkarıp ayrı bir kabre koydum.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 1352
107
Peygamber, Uhud'da öldürülenler için: "Ben kıyamet günü bunlara şahidim" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 1353
108
İbn Sayyâd, Peygamber'in sakladığı şeye "O, duh'tur" deyince Peygamber: "Defol! Sen haddini asla aşamazsın" buyurdu.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1354, 1355
109
Hasta Yahudi genç Müslüman olunca Peygamber: "Onu cehennemden kurtaran Allah'a hamdolsun" buyurdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 1356
110
Ben ve annem mustaz'aflardan idik; ben çocuklardan, annem de kadınlardan.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1357
111
Ölen her çocuğun, zinadan olsa bile, İslâm fıtratı üzere doğduğu için namazı kılınır.
İbn Şihâb · Sahîh-i Buhârî 1358
112
Doğan her çocuk fıtrat üzere doğar; sonra anne babası onu Yahudi, Hristiyan ya da Mecûsî yapar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1359
113
Resûlullah ölüm döşeğindeki Ebû Tâlib'e: "Amcacığım! Lâ ilâhe illallah de" buyurdu.
Müseyyeb b. Hazn · Sahîh-i Buhârî 1360
114
Peygamber yaş hurma dalını ikiye bölüp iki kabre dikti: "Umulur ki kurumadıkça azapları hafifletilir" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1361
115
Saadet ehline saadet ameli kolaylaştırılır; şekavet ehline de şekavet ameli kolaylaştırılır.
Ali · Sahîh-i Buhârî 1362
116
Kim kendini bir demir parçasıyla öldürürse, cehennem ateşinde onunla azap edilir.
Sâbit b. Dahhâk · Sahîh-i Buhârî 1363, 1364
117
Kendini boğan cehennemde de kendini boğar; kendini bıçaklayan cehennemde de kendini bıçaklar.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1365
118
İbn Übey'in cenaze namazı kılındıktan kısa süre sonra "Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını kılma" âyeti indi.
Ömer b. Hattâb · Sahîh-i Buhârî 1366
119
Siz yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1367
120
Hangi Müslüman için dört kişi hayırla şahitlik ederse, Allah onu cennete koyar.
Ebü'l-Esved · Sahîh-i Buhârî 1368
121
Mümin kabrinde oturtulduğunda Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resûlü olduğuna şahitlik eder.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 1369
122
Siz onlardan daha iyi işitiyor değilsiniz; fakat onlar cevap veremezler.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 1370
123
Âişe: Peygamber ancak "Onlar şimdi benim söylediğimin hak olduğunu biliyorlar" demişti.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1371
124
Bir Yahudi kadın kabir azabından söz edince Âişe sordu; Peygamber: "Evet, kabir azabı vardır" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1372
125
Resûlullah hutbede kabir fitnesini anlatınca Müslümanlar bağrıştılar.
Esmâ bint Ebû Bekir · Sahîh-i Buhârî 1373
126
Münafık ve kâfire "Bu adam hakkında ne derdin?" denilince "Bilmiyorum; insanların dediğini derdim" der.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1374
127
Peygamber güneş battıktan sonra bir ses işitti ve: "Yahudiler kabirlerinde azap görüyor" buyurdu.
Ebû Eyyûb · Sahîh-i Buhârî 1375
128
Hâlid b. Saîd'in kızı, Peygamber'i kabir azabından Allah'a sığınırken işitti.
Hâlid b. Saîd b. Âs'ın kızı · Sahîh-i Buhârî 1376
129
Allah'ım! Kabir azabından, cehennem azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesîh Deccâl'in fitnesinden sana sığınırım.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1377
130
Biri koğuculuk yapardı, diğeri de idrarından korunmazdı; bunlar kabirde azap görüyorlar.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1378
131
Sizden biri öldüğünde, sabah akşam ona kalacağı yeri gösterilir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 1379
132
Salih olmayan cenaze omuzlarda "Vay başına gelene! Onu nereye götürüyorlar?" der; sesini insan dışında her şey işitir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 1380
133
İnsanlardan, ergenlik çağına ulaşmamış üç çocuğu ölen hiçbir Müslüman yoktur ki Allah onu cennete koymasın.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 1381
134
Oğlu İbrâhîm vefat edince Resûlullah: "Onun için cennette bir süt anne vardır" buyurdu.
Berâ · Sahîh-i Buhârî 1382
135
Müşriklerin çocukları sorulunca: "Allah onları yarattığında, ne yapacaklarını en iyi bilendir" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1383
136
Müşriklerin zürriyeti sorulunca Peygamber: "Allah onların ne yapacaklarını en iyi bilendir" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1384
137
Her doğan fıtrat üzere doğar; tıpkı hayvanın doğurduğu yavru gibi, onda burnu kulağı kesik bir yavru görür müsün?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 1385
138
Peygamber, rüyasında iki adamın kendisini Arz-ı Mukaddes'e götürdüğünü ve günahkârların azaplarını gördüğünü anlattı.
Semure b. Cündeb · Sahîh-i Buhârî 1386
139
Ebû Bekir, Peygamber'in pazartesi vefat ettiğini öğrenince: "Bu an ile gece arasında ölmeyi umarım" dedi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1387
140
Annesi ansızın ölen adam, onun adına sadaka verirse ona sevap olup olmayacağını sordu; Peygamber "Evet" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1388
141
Peygamber hastalığında "Bugün neredeyim? Yarın neredeyim?" diye sorardı; Âişe'nin gününde vefat etti.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1389
142
Peygamber'in kabri, mescit edinilmesinden korkulduğu için açığa çıkarılmadı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1390
143
Süfyân et-Temmâr, Peygamber'in kabrini deve hörgücü şeklinde gördü.
Süfyân et-Temmâr şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 1390b
144
Velîd döneminde duvar yıkılınca görünen ayak için Urve: "Bu ancak Ömer'in ayağıdır" dedi.
Urve şöyle anlattı: · Sahîh-i Buhârî 1390c
145
Âişe: "Beni onlarla birlikte defnetme; beni Bakî'de arkadaşlarımın yanına defnet" diye vasiyet etti.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1391
146
Ömer, Âişe'den iki arkadaşının yanına defnedilmek için izin istedi; Âişe: "Bugün onu kendime tercih edeceğim" dedi.
Amr b. Meymûn el-Evdî · Sahîh-i Buhârî 1392
147
Ölülere sövmeyin; çünkü onlar önceden gönderdiklerine kavuşmuşlardır.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 1393
148
Ebû Leheb Peygamber'e "Bütün gün helâk olasıca!" deyince "Ebû Leheb'in iki eli kurusun" âyeti indi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 1394
149
Ölmek üzere olanlarınıza "Lâ ilâhe illallah" telkin edin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 916 a
150
Derâverdî ve Süleymân b. Bilâl'in rivayeti: Ölmek üzere olanlarınıza kelime-i tevhidi telkin edin.
Sahîh-i Müslim 916 b
151
Ebû Hüreyre rivayeti: Ölmek üzere olanlarınıza "Lâ ilâhe illallah" telkin edin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 917
152
Musibete uğrayan "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn, Allah'ım bana ondan hayırlısını ver" derse Allah ona daha hayırlısını verir.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 918 a
153
Ebû Seleme vefat edince Resûlullah'ın öğrettiği duayı okudum; Allah bana ondan hayırlısını, Resûlullah'ı verdi.
Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 918 b
154
İbn Sefîne tarikiyle: Ümmü Seleme o duayı söyledi ve Resûlullah ile evlendi.
Sahîh-i Müslim 918 c
155
Hastanın ya da ölünün yanında hayır söyleyin; çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 919
156
Ruh kabzedilince göz onu takip eder; kendinize hayırdan başka bir şeyle dua etmeyin, melekler âmin der.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 920 a
157
Hâlid el-Hazzâ'nın rivayeti: Allah'ım! Bıraktıklarında ona halef ol, kabrinde ona genişlik ver.
Sahîh-i Müslim 920 b
158
İnsan öldüğünde gözünün açık kalması, bakışının ruhunu takip etmesindendir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 921 a
159
Derâverdî'nin Alâ'dan rivayeti: Ölünün gözünün açık kalması, bakışının ruhu takip etmesindendir.
Sahîh-i Müslim 921 b
160
Allah'ın içinden çıkardığı bir eve şeytanı sokmak mı istiyorsun?
Ümmü Seleme · Sahîh-i Müslim 922
161
Aldığı da Allah'ındır, verdiği de O'nundur; Allah kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.
Üsâme b. Zeyd · Sahîh-i Müslim 923 a
162
Âsım el-Ahvel tarikiyle: Aldığı da verdiği de Allah'ındır; Allah merhametlilere merhamet eder.
Sahîh-i Müslim 923 b
163
Allah gözün yaşı ve kalbin hüznü sebebiyle azap etmez; fakat dil sebebiyle azap eder ya da merhamet eder.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 924
164
Resûlullah ashâbıyla birlikte yalınayak çorak arazide yürüyerek hasta Sa'd b. Ubâde'yi ziyarete gitti.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 925
165
Sabır, musibetin ilk çarptığı andadır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 926 a
166
Sabır ancak musibetin ilk çarptığı andadır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 926 b
167
Abdussamed'in Şu'be'den rivayeti: Peygamber bir kabrin yanındaki kadına uğradı; sabır ilk andadır.
Sahîh-i Müslim 926 c
168
Ölü, ailesinin kendisine ağlaması sebebiyle azap görür.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 927 a
169
Ölü, kendisine yakılan ağıt sebebiyle kabrinde azap görür.
Ömer · Sahîh-i Müslim 927 b
170
Saîd b. el-Müseyyeb tarikiyle: Ölü, kendisine yakılan ağıt sebebiyle kabrinde azap görür.
Sahîh-i Müslim 927 c
171
Ölü, dirinin ağlaması sebebiyle azap görür.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 927 d
172
Ömer, "Vah kardeşim!" diye ağlayan Suheyb'e ölünün dirinin ağlaması sebebiyle azap gördüğünü hatırlattı.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 927 e
173
Kendisine ağlanan azap görür.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 927 f
174
Kendisine yüksek sesle ağlanan azap görür.
Enes · Sahîh-i Müslim 927 g
175
Âişe: Resûlullah, Allah'ın ailesinin ağlaması sebebiyle kâfirin azabını artırdığını söyledi; kimse başkasının günahını yüklenmez.
Abdullah b. Ebû Müleyke · Sahîh-i Müslim 928 a, 927 h, 929 a
176
Âişe: Allah birinin ağlaması sebebiyle mümine azap etmez; ailesinin ağlaması sebebiyle kâfirin azabını artırır.
Abdullah b. Ebû Müleyke · Sahîh-i Müslim 928 b, 927 i, 929 b
177
Amr'ın İbn Ebû Müleyke'den rivayeti: Ümmü Ebân'ın cenazesinde ölüye ağlama tartışıldı.
Sahîh-i Müslim 929 c
178
Abdullah b. Ömer rivayeti: Ölü, dirinin ağlaması sebebiyle azap görür.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 930
179
Âişe: Resûlullah bir Yahudi'nin cenazesi için "Siz ağlıyorsunuz, o ise azap görüyor" buyurmuştu.
Urve · Sahîh-i Müslim 931
180
Âişe: Resûlullah, ölünün kendi günahı sebebiyle azap gördüğünü, ailesinin ise o sırada ona ağladığını söylemişti.
Urve · Sahîh-i Müslim 932 a
181
Vekî'in Hişâm'dan rivayeti: Âişe'ye göre ölü kendi günahıyla azap görür, ailesi ise ona ağlar.
Sahîh-i Müslim 932 b
182
Âişe: İbn Ömer yalan söylemedi, unuttu ya da yanıldı; Resûlullah bunu ölmüş bir Yahudi kadın için söylemişti.
Amra bint Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 932 c
183
Kim için ağıt yakılırsa, kıyamet günü kendisine yakılan ağıt sebebiyle azap görür.
Ali b. Rebîa · Sahîh-i Müslim 933 a
184
Muhammed b. Kays tarikiyle: Kim için ağıt yakılırsa kıyamet günü bu sebeple azap görür.
Sahîh-i Müslim 933 b
185
Saîd b. Ubeyd et-Tâî tarikiyle: Ağıt yakılan ölü kıyamet günü bu sebeple azap görür.
Sahîh-i Müslim 933 c
186
Ağıt yakan kadın ölmeden tövbe etmezse kıyamet günü katrandan elbise ve uyuzdan gömlekle kaldırılır.
Ebû Mâlik el-Eş'arî · Sahîh-i Müslim 934
187
Zeyd, Ca'fer ve İbn Revâha şehit olunca Resûlullah oturup hüzünlendi ve Ca'fer'in kadınlarının ağıtını menettirdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 935 a
188
Abdülazîz b. Müslim'in rivayeti: Âişe, ağıtçıları susturamayan adama "Resûlullah'ı bıktırıyorsun" dedi.
Sahîh-i Müslim 935 b
189
Resûlullah biatta kadınlardan ağıt yakmayacaklarına dair söz aldı; beş kadından başkası sözünde durmadı.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 936 a
190
Resûlullah biatta ağıt yakmamak üzere söz aldı; sözünde duran beş kadından biri Ümmü Süleym'dir.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 936 b
191
Mümtehine âyeti inince kadınların biatına ağıt yakmamak da girdi.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 937
192
Kadınlar cenazelerin arkasından gitmekten nehyedilirdi; fakat bu kesin bir yasak değildi.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 938 a
193
Cenazelerin arkasından gitmekten nehyedildik; fakat bu bize kesin olarak yasaklanmadı.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 938 b
194
Onu su ve sidr ile üç ya da beş defa yıkayın, sonuncusuna kâfur koyun; izârımı ona iç örtü yapın.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 939 a
195
Peygamber'in vefat eden kızının saçını tarayıp üç örgü yaptık.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 939 b
196
İbn Uleyye ve Mâlik'in Eyyûb'dan rivayeti: Biz Peygamber'in kızını yıkarken yanımıza geldi.
Sahîh-i Müslim 939 c
197
Hafsa tarikiyle: Peygamber'in kızını tek sayıda yıkadık, başını üç örgü yaptık.
Sahîh-i Müslim 939 d
198
İbn Uleyye'nin Hafsa'dan rivayeti: Onu üç, beş ya da yedi defa yıkayın.
Sahîh-i Müslim 939 e
199
Zeyneb vefat edince Resûlullah onu tek sayıda yıkamalarını, beşincisine kâfur koymalarını emretti.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 939 f
200
Peygamber'in kızının saçını iki yanı ve perçemi olmak üzere üç bölüm hâlinde ördük.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 939 g
201
Ölüyü yıkarken sağ taraflarından ve abdest uzuvlarından başlayın.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 939 h
202
Resûlullah kızının yıkanmasında sağ taraflarından ve abdest uzuvlarından başlanmasını emretti.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Müslim 939 i
203
Mus'ab b. Umeyr Uhud'da şehit oldu; kefeni başını örtünce ayakları açıkta kalıyordu, ayaklarına izhir otu konuldu.
Habbâb b. el-Eret · Sahîh-i Müslim 940 a
204
A'meş tarikiyle: Mus'ab b. Umeyr'in kefeni yetmedi, ayaklarına izhir otu konuldu.
Sahîh-i Müslim 940 b
205
Resûlullah pamuktan, beyaz üç kat bez içinde kefenlendi; aralarında gömlek ve sarık yoktu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 941 a
206
Resûlullah'tan çıkarılan hulleyi Abdullah b. Ebû Bekir "Onunla Resûlullah kefenlenmedi" diyerek sadaka olarak verdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 941 b
207
Hişâm tarikiyle: Resûlullah'ın kefenlenmesinde kullanılmayan hulle kıssası, Abdullah b. Ebû Bekir anılmadan.
Sahîh-i Müslim 941 c
208
Resûlullah Sehûl işi üç parça bez içinde kefenlendi.
Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 941 d
209
Resûlullah vefat ettiğinde Yemen işi çizgili bir hıbere kumaşla örtüldü.
Müminlerin annesi Âişe · Sahîh-i Müslim 942 a
210
Ma'mer ve Şuayb'ın Zührî'den rivayeti: Resûlullah vefat edince çizgili bir hıbere kumaşla örtüldü.
Sahîh-i Müslim 942 b
211
Biriniz kardeşini kefenlediğinde kefenini güzel yapsın.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 943
212
Cenazeyi çabuk götürün; salih biriyse onu hayra götürürsünüz, değilse boynunuzdan bir kötülüğü indirirsiniz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 944 a
213
Ma'mer'in rivayeti: Cenazeyi çabuk götürün; salih ise onu hayra götürürsünüz.
Sahîh-i Müslim 944 b
214
Cenazeyi çabuk götürün; salih biriyse onu hayra yaklaştırmış olursunuz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 944 c
215
Cenaze namazında bulunana bir kırat, defne kadar bulunana iki kırat vardır; iki kırat iki büyük dağ gibidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 945 a
216
Abdüla'lâ ve Abdürrezzâk'ın Ma'mer'den rivayeti: Cenazede bulunana bir, defne kadar kalana iki kırat vardır.
Sahîh-i Müslim 945 b
217
Ukayl'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Defnedilinceye kadar cenazenin arkasından gidene iki kırat vardır.
Sahîh-i Müslim 945 c
218
Cenaze namazını kılana bir kırat, arkasından gidene iki kırat vardır; küçüğü Uhud dağı gibidir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 945 d
219
Âişe, Ebû Hüreyre'nin kırat hadisini doğrulayınca İbn Ömer: "Çok kıratları kaçırmışız" dedi.
Nâfi' · Sahîh-i Müslim 945 f
220
Cenaze namazını kılana bir kırat, kabre konuluncaya kadar arkasından gidene iki kırat vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 945 e
221
Cenazeyle evinden çıkıp namazını kılan ve defne kadar arkasından giden kimseye her biri Uhud kadar iki kırat vardır.
Âmir b. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 945 g
222
Cenaze namazını kılana bir kırat, defninde de bulunana iki kırat vardır; kırat Uhud gibidir.
Resûlullah'ın azatlısı Sevbân · Sahîh-i Müslim 946 a
223
Saîd ve Hişâm'ın Katâde'den rivayeti: Kırat soruldu; "Uhud gibidir" buyurdu.
Sahîh-i Müslim 946 b
224
Yüz kişilik bir Müslüman topluluğu bir ölünün namazını kılıp ona şefaat ederse şefaatleri kabul edilir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 947
225
Allah'a şirk koşmayan kırk kişi bir Müslümanın cenaze namazını kılarsa Allah onların şefaatini kabul eder.
Abdullah b. Abbâs'ın azatlısı Küreyb · Sahîh-i Müslim 948
226
Hayırla övdüğünüze cennet, kötülükle andığınıza cehennem vâcip oldu; siz yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 949 a
227
Sâbit'in Enes'ten rivayeti: Önünden geçen cenaze için "Vâcip oldu" buyurdu; siz Allah'ın şahitlerisiniz.
Sahîh-i Müslim 949 b
228
Mümin kul dünyanın yorgunluğundan rahata erer; facir kuldan ise kullar, şehirler, ağaçlar ve hayvanlar rahat eder.
Ebû Katâde b. Rib'î · Sahîh-i Müslim 950 a
229
Yahyâ b. Saîd'in rivayeti: Mümin dünyanın eziyetinden Allah'ın rahmetine giderek rahata erer.
Sahîh-i Müslim 950 b
230
Resûlullah Necâşî'nin ölümünü öldüğü gün bildirdi, namazgâha çıkıp dört tekbirle namazını kıldı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 951 a
231
Resûlullah Necâşî'nin ölümünü bildirip "Kardeşiniz için bağışlanma dileyin" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 951 b
232
Sâlih'in İbn Şihâb'dan rivayeti: Resûlullah Necâşî'nin ölümünü haber verip bağışlanma dilenmesini istedi.
Sahîh-i Müslim 951 c
233
Resûlullah Ashame en-Necâşî'nin cenaze namazını dört tekbirle kıldı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 952 a
234
Bugün Allah'ın salih bir kulu Ashame öldü.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 952 b
235
Bir kardeşiniz öldü; kalkın ve onun namazını kılın.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 952 c
236
Necâşî ölünce Resûlullah: "Bir kardeşiniz öldü; kalkın ve onun namazını kılın" buyurdu.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 953
237
Resûlullah defnedilmiş birinin kabri üzerine dört tekbirle namaz kıldı.
Şa'bî · Sahîh-i Müslim 954 a
238
Şeybânî'nin Şa'bî'den rivayeti: Resûlullah defnedilmiş birinin kabri üzerine namaz kıldı.
Sahîh-i Müslim 954 b
239
İsmâil b. Ebû Hâlid ve Ebû Hasîn tarikiyle: Peygamber kabir üzerinde cenaze namazı kıldı.
Sahîh-i Müslim 954 c
240
Peygamber bir kabrin üzerine cenaze namazı kıldı.
Enes · Sahîh-i Müslim 955
241
Bu kabirler sakinleri için karanlıkla doludur; Allah benim onlara namaz kılmamla onları aydınlatır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 956
242
Zeyd b. Erkam bir cenazeye beş tekbir getirdi ve "Resûlullah da böyle tekbir getirirdi" dedi.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ · Sahîh-i Müslim 957
243
Cenazeyi gördüğünüzde, sizi geçinceye ya da yere konuluncaya kadar onun için ayağa kalkın.
Âmir b. Rebîa · Sahîh-i Müslim 958 a
244
Cenazeyi gören, onunla yürümüyorsa, kendisini geçinceye ya da yere konuluncaya kadar ayağa kalksın.
Âmir b. Rebîa · Sahîh-i Müslim 958 b
245
İbn Cüreyc'in rivayeti: Cenazeyi gören, arkasından gitmeyecekse geçinceye kadar ayağa kalksın.
Sahîh-i Müslim 958 c
246
Bir cenazenin arkasından gittiğinizde, yere konuluncaya kadar oturmayın.
Ebû Saîd · Sahîh-i Müslim 959 a
247
Cenazeyi gördüğünüzde ayağa kalkın; arkasından giden yere konuluncaya kadar oturmasın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 959 b
248
Ölüm bir dehşettir; cenazeyi gördüğünüzde ayağa kalkın.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 960 a
249
Peygamber yanından geçen bir cenaze için gözden kayboluncaya kadar ayakta durdu.
Câbir · Sahîh-i Müslim 960 b
250
Peygamber ve ashâbı bir Yahudi'nin cenazesi için gözden kayboluncaya kadar ayakta durdular.
Câbir · Sahîh-i Müslim 960 c
251
Resûlullah bir Yahudi'nin cenazesi için ayağa kalktı ve "O bir can değil mi?" buyurdu.
İbn Ebû Leylâ · Sahîh-i Müslim 961 a, 961 b
252
Resûlullah önceleri cenaze için ayağa kalkardı, sonra oturdu.
Vâkıd b. Amr b. Sa'd b. Muâz · Sahîh-i Müslim 962 a
253
Resûlullah cenaze için ayağa kalkardı, sonra oturdu.
Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 962 b
254
İbn Ebû Zâide'nin Yahyâ b. Saîd'den rivayeti: Resûlullah cenaze için kalkardı, sonra oturdu.
Sahîh-i Müslim 962 c
255
Resûlullah cenaze için kalkınca biz de kalktık, oturunca biz de oturduk.
Ali · Sahîh-i Müslim 962 d
256
Yahyâ el-Kattân'ın Şu'be'den rivayeti: Resûlullah cenaze için kalkınca biz de kalktık, oturunca oturduk.
Sahîh-i Müslim 962 e
257
Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et, onu su, kar ve dolu ile yıka, beyaz elbise gibi hatalardan temizle.
Avf b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 963 a, 963 b
258
Abdurrahman b. Mehdî'nin Muâviye b. Sâlih'ten rivayeti: Allah'ım! Onu bağışla ve ona merhamet et.
Sahîh-i Müslim 963 c
259
Cenaze duası: Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et; onu kabir fitnesinden ve cehennem azabından koru.
Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sahîh-i Müslim 963 d
260
Resûlullah lohusa iken vefat eden kadının cenaze namazında onun ortasının hizasında durdu.
Semüre b. Cündeb · Sahîh-i Müslim 964 a
261
Hüseyn tarikiyle: Resûlullah lohusa iken ölen kadının namazında onun ortası hizasında durdu.
Sahîh-i Müslim 964 b
262
Resûlullah lohusalığında vefat eden bir kadının cenaze namazında onun ortasının hizasında durdu.
Semüre b. Cündeb · Sahîh-i Müslim 964 c
263
Peygamber İbnü'd-Dahdâh'ın cenazesinden dönerken eğersiz bir ata bindi, biz etrafında yürüdük.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 965 a
264
Cennette İbnü'd-Dahdâh için nice sarkık hurma salkımları vardır!
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 965 b
265
Sa'd b. Ebû Vakkâs, Resûlullah'a yapıldığı gibi kendisi için lahid kazılmasını ve üzerine kerpiç dizilmesini istedi.
Âmir b. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sahîh-i Müslim 966
266
Resûlullah'ın kabrine kırmızı bir kadife örtü konuldu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 967
267
Resûlullah kabirlerin düzlenmesini emrederdi.
Sümâme b. Şufeyy · Sahîh-i Müslim 968
268
Hiçbir heykel bırakma ki onu yok etmiş olmayasın; hiçbir yüksek kabir bırakma ki onu düzlemiş olmayasın.
Ebü'l-Heyyâc el-Esedî · Sahîh-i Müslim 969 a, 969 b
269
Resûlullah kabrin sıvanmasını, üzerine oturulmasını ve üzerine bina yapılmasını yasakladı.
Câbir · Sahîh-i Müslim 970 a
270
İbn Cüreyc'in Ebü'z-Zübeyr'den rivayeti: Peygamber kabrin sıvanmasını ve üzerine bina yapılmasını yasakladı.
Sahîh-i Müslim 970 b
271
Kabirlerin kireçle sıvanması yasaklandı.
Câbir · Sahîh-i Müslim 970 c
272
Birinizin elbisesini yakıp derisine ulaşacak bir korun üzerine oturması, kabrin üzerine oturmasından hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 971 a
273
Derâverdî ve Süfyân'ın Süheyl'den rivayeti: Bir korun üzerine oturmak, kabir üzerine oturmaktan hayırlıdır.
Sahîh-i Müslim 971 b
274
Kabirlerin üzerine oturmayın ve onlara doğru namaz kılmayın.
Ebû Mersed el-Ganevî · Sahîh-i Müslim 972 a
275
Kabirlere doğru namaz kılmayın ve onların üzerine oturmayın.
Ebû Mersed el-Ganevî · Sahîh-i Müslim 972 b
276
Âişe: Resûlullah Süheyl b. el-Beydâ'nın cenaze namazını ancak mescidde kıldı.
Abbâd b. Abdullah b. ez-Zübeyr · Sahîh-i Müslim 973 a
277
İnsanlar bilmedikleri şeyi ayıplamakta ne kadar acele ediyorlar! Resûlullah Süheyl'in namazını mescidin içinde kıldı.
Abbâd b. Abdullah b. ez-Zübeyr · Sahîh-i Müslim 973 b
278
Âişe: Vallahi Resûlullah Beydâ'nın iki oğlunun cenaze namazını mescidde kıldı.
Ebû Seleme b. Abdurrahman · Sahîh-i Müslim 973 c
279
Selâm size ey müminler yurdu! Biz de inşallah size katılacağız. Allah'ım! Bakî ehlini bağışla.
Âişe · Sahîh-i Müslim 974 a
280
Kabir ehline: Selâm bu yurtların mümin ehline! Allah önce gidenlere de sonra gidecek olanlara da rahmet etsin.
Muhammed b. Kays · Sahîh-i Müslim 974 b
281
Selâm size ey yurtların mümin ve Müslüman ehli! Biz de inşallah size katılacağız; Allah'tan bize ve size âfiyet dilerim.
Büreyde · Sahîh-i Müslim 975
282
Annem için bağışlanma dilemeye Rabbimden izin istedim, vermedi; kabrini ziyarete izin istedim, verdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 976 a
283
Kabirleri ziyaret edin; çünkü onlar ölümü hatırlatır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 976 b
284
Size kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık onları ziyaret edin.
Büreyde · Sahîh-i Müslim 977 a
285
Muhârib b. Disâr ve Alkame b. Mersed tarikleriyle: Kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edin.
Sahîh-i Müslim 977 b
286
Peygamber kendini oklarla öldüren bir adamın cenaze namazını kılmadı.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 978
287
Sizden hiçbiri ölümü temenni etmesin; iyiyse belki iyiliğini artırır, kötüyse belki tövbe eder.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1818
288
Hiçbiriniz ölümü temenni etmesin; iyilik yapan belki yaşar da iyiliğini artırır, bu onun için hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1819
289
Hiçbiriniz dünyada başına gelen bir sıkıntı sebebiyle ölümü temenni etmesin.
Enes · Sünen-i Nesâî 1820
290
Mutlaka ölümü temenni edecek olan, hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, desin.
Enes · Sünen-i Nesâî 1821
291
Ölüm için dua etmeyin, onu temenni de etmeyin.
Enes · Sünen-i Nesâî 1822
292
Resûlullah bize ölüm için dua etmemizi yasaklamasaydı, ölüm için dua ederdim.
Kays · Sünen-i Nesâî 1823
293
Lezzetleri yıkıp yok edeni çokça anın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1824
294
Hastanın yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin; çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.
Ümmü Seleme · Sünen-i Nesâî 1825
295
Ölmek üzere olanlarınıza lâ ilâhe illallah'ı telkin edin.
Ebû Saîd · Sünen-i Nesâî 1826
296
Can çekişenlerinize lâ ilâhe illallah sözünü telkin edin.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1827
297
Müminin ölümü alın teriyledir.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 1828
298
Mümin alın teri içinde ölür.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 1829
299
Resûlullah'ı gördükten sonra artık hiç kimse için ölümün şiddetini kötü saymam.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1830
300
Resûlullah o günün sonunda vefat etti; o gün pazartesiydi.
Enes · Sünen-i Nesâî 1831
301
Kişi doğduğu yerden başka bir yerde ölürse, doğduğu yerden izinin kesildiği yere kadar cennette kendisine ölçülür.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 1832
302
Mümin can çekişirken rahmet melekleri beyaz bir ipek kumaşla ona gelir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1833
303
Allah'a kavuşmayı sevmek, göz dikilip göğüs hırıldadığı ve deri ürperdiği andadır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1834
304
Kulum bana kavuşmayı severse ben de ona kavuşmayı severim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1835
305
Kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever.
Ubâde · Sünen-i Nesâî 1836
306
Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz.
Ubâde b. Sâmit · Sünen-i Nesâî 1837
307
Allah'ın rahmeti ve mağfiretiyle müjdelenen, Allah'a kavuşmayı sever; Allah da ona kavuşmayı sever.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1838
308
Ebû Bekir, vefat etmiş olan Peygamber'in iki gözünün arasını öptü.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1839
309
Ebû Bekir, Peygamber'i vefatından sonra öptü.
İbn Abbâs ve Âişe · Sünen-i Nesâî 1840
310
Allah sana iki ölümü asla bir arada yaşatmayacak; Allah'ın sana yazdığı ölümü ise öldün.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1841
311
Melekler kaldırılıncaya kadar kanatlarıyla onu gölgelemeye devam etti.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1842
312
Mümin her hâlükârda hayır içindedir; canı çekilip alınırken bile Allah'a hamdeder.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1843
313
Babacığım! Firdevs cenneti onun barınağıdır!
Enes · Sünen-i Nesâî 1844
314
Ona ağlama; melekler siz onu kaldırıncaya kadar kanatlarıyla onu gölgeleyip durdu.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1845
315
Allah yolunda öldürülmenin dışında şehitlik yedidir.
Cebr b. Atîk · Sünen-i Nesâî 1846
316
Ca'fer'in kadınları ağlıyor denince Resûlullah, onları men etmesi için adamı gönderdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1847
317
Ölü, ailesinin ona ağlaması sebebiyle azap görür.
Ömer · Sünen-i Nesâî 1848
318
Ölünün dirinin ağlaması sebebiyle azap gördüğünü Resûlullah söyledi.
Muhammed b. Sîrîn · Sünen-i Nesâî 1849
319
Ailesinin ona ağlaması sebebiyle ölüye azap edilir.
Ömer · Sünen-i Nesâî 1850
320
Bana ağıt yakmayın; çünkü Resûlullah'a ağıt yakılmadı.
Kays b. Âsım · Sünen-i Nesâî 1851
321
İslam'da ağıtta yardımlaşma yoktur.
Enes · Sünen-i Nesâî 1852
322
Ölü, kendisine ağıt yakılması sebebiyle kabrinde azap görür.
Ömer · Sünen-i Nesâî 1853
323
Ölü, ailesinin ona ağıt yakması sebebiyle azap görür; Resûlullah doğru söyledi.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 1854
324
Kabrin sahibi azap görüyor, ailesi de ona ağlıyor.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1855
325
Allah Ebû Abdurrahmân'ı bağışlasın; o yalan söylemedi, fakat unuttu ya da yanıldı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1856
326
Allah, ailesinin ona ağlamasının bir kısmı sebebiyle kâfirin azabını artırır.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 1857
327
Vallahi siz bu hadisi yalancı iki kişiden rivayet etmiyorsunuz; fakat kulak yanılır.
İbn Ebû Müleyke · Sünen-i Nesâî 1858
328
Bırak onları ey Ömer; çünkü göz yaşarır, kalp musibete uğramıştır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1859
329
Yanaklarını döven, yakalarını yırtan ve cahiliye çağrısıyla çağıran bizden değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1860
330
Sesini yükselterek feryat eden bizden değildir.
Safvân b. Muhriz · Sünen-i Nesâî 1861
331
Yanaklarını döven bizden değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1862
332
Musibette saçını tıraş edenden, elbisesini yırtandan ve feryat edenden uzağım.
Abdurrahmân b. Yezîd ile Ebû Bürde · Sünen-i Nesâî 1863
333
Yakalarını yırtan bizden değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 1864
334
Feryat eden, saçını tıraş eden ve elbisesini yırtan bizden değildir.
Yezîd b. Evs · Sünen-i Nesâî 1865
335
Musibette saçını tıraş eden, feryat eden ve elbisesini yırtan bizden değildir.
Ebû Mûsâ · Sünen-i Nesâî 1866
336
Resûlullah, musibette saçını tıraş edeni, feryat edeni ya da elbisesini yırtanı lanetledi.
Karsa' · Sünen-i Nesâî 1867
337
Bu, Allah'ın kullarının kalplerine koyduğu bir merhamettir; Allah ancak merhametli kullarına merhamet eder.
Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Nesâî 1868
338
Sabır, musibetin ilk çarptığı andadır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1869
339
Ölen çocuğunu cennet kapılarının her birinde sana kapıyı açmaya koşar hâlde bulman seni sevindirmez mi?
Kurre b. İyâs · Sünen-i Nesâî 1870
340
Allah, en sevdiğini aldığında sabreden mümin kuluna cennetten aşağı bir mükâfata razı olmaz.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Nesâî 1871
341
Soyundan üç çocuğunu kaybedip sevabını Allah'tan uman cennete girer.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1872
342
Ergenliğe ermemiş üç çocuğu ölen Müslümanı Allah, onlara olan rahmetinin fazlıyla cennete koyar.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1873
343
Ergenliğe ermemiş üç çocuğu ölen Müslüman anne babayı Allah, o çocuklara rahmetinin fazlıyla bağışlar.
Sa'saa b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 1874
344
Üç çocuğu ölen Müslümana ateş, ancak yemin yerine gelecek kadar dokunur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1875
345
Küçükken ölen çocuklar babaları girmedikçe cennete girmez; onlara: Siz de babalarınız da girin, denir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1876
346
Üç çocuğunu ahirete gönderen kadın, ateşe karşı sağlam bir siperle korunmuştur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1877
347
Resûlullah, Zeyd ile Ca'fer'in ölüm haberini, haberleri gelmeden önce gözyaşları içinde verdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1878
348
Resûlullah, Necâşî'nin ölüm haberini öldüğü gün verdi ve kardeşiniz için mağfiret dileyin, buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1879
349
Resûlullah, taziyeden dönen Fâtıma'ya cenazeyle kabristana kadar gidip gitmediğini sordu.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Nesâî 1880
350
Resûlullah, vefat eden kızının su ve sidirle yıkanmasını emretti.
Ümmü Atiyye el-Ensâriyye · Sünen-i Nesâî 1881
351
Ümmü Kays, ölen oğlunun soğuk suyla yıkanmasını istemedi; Resûlullah ona uzun ömür diledi.
Ümmü Kays bint Mihsan · Sünen-i Nesâî 1882
352
Peygamber'in kızının saçı çözülüp yıkandıktan sonra üç örgü yapıldı.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1883
353
Resûlullah, kızının yıkanmasına sağ taraflarından ve abdest yerlerinden başlanmasını emretti.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1884
354
Ölüyü tek sayıda yıkayın: üç, beş ya da gerekli görürseniz yedi kez.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1885
355
Resûlullah, kızının gerekirse beş kereden fazla yıkanmasına izin verdi.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1886
356
Peygamber, vefat eden kızı için haber gönderip onu üç, beş ya da gerekirse daha fazla yıkayın, dedi.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1887
357
Ziyadeli rivayet: Peygamber'in kızını üç, beş, yedi ya da gerekirse daha fazla yıkayın.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1888
358
Ölü yıkamada tek sayıda mı diye soran Ümmü Atiyye'ye Resûlullah evet diye cevap verdi.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1889
359
Ölüyü yıkarken sonuncusunda suya kâfur ya da biraz kâfur katın.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1890
360
Peygamber'in kızının saçı yıkamadan sonra üç örgü yapıldı.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1891
361
Ümmü Atiyye, Peygamber'in kızının saçını üç örgü yaptıklarını bildirdi.
Hafsa, Ümmü Atiyye'den · Sünen-i Nesâî 1892
362
Bunu ona iç örtüsü yapın sözü, kızın bedeninin izarla sarılması demektir.
Muhammed b. Sîrîn · Sünen-i Nesâî 1893
363
Peygamber, kızının bedenine doğrudan sarılsın diye izarını kadınlara verdi.
Ümmü Atiyye · Sünen-i Nesâî 1894
364
Biriniz kardeşinin cenaze işini üstlendiğinde, onun kefenini güzel yapsın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1895
365
Beyaz elbiseler giyin, ölülerinizi de onlarla kefenleyin.
Semure b. Cündeb · Sünen-i Nesâî 1896
366
Peygamber üç beyaz Sehûl kumaşıyla kefenlendi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1897
367
Resûlullah'ın kefeninde gömlek ve sarık yoktu.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1898
368
Hibera bürdesi getirildi, fakat Resûlullah onunla kefenlenmedi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1899
369
Resûlullah, Abdullah b. Übey'in namazını kıldı; ardından münafıkların namazını yasaklayan âyet indi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1900
370
Peygamber, Abdullah b. Übey'i kabrinden çıkartıp ona kendi gömleğini giydirdi.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1901
371
Ensâr, Abbas'a Abdullah b. Übey'in gömleğinden başka uygun bir gömlek bulamadı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1902
372
Mus'ab b. Umeyr'i kefenlemek için başını örtünce ayakları açılan bir nemiradan başka bir şey bulunamadı.
Habbâb b. Eret · Sünen-i Nesâî 1903
373
İhramlı ölünün başı örtülmez, koku sürülmez; o kıyamet günü ihramlı olarak diriltilir.
Abdullah b. Abbas · Sünen-i Nesâî 1904
374
Kokuların en güzeli misktir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1905
375
Kokularınızın en hayırlılarından biri misktir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1906
376
Resûlullah, geceleyin defnedilen yoksul kadının kabri başında saf bağlatıp dört tekbir getirdi.
Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf · Sünen-i Nesâî 1907
377
Salih kişi tabutuna konulduğunda: Beni ileri götürün, beni ileri götürün, der.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1908
378
Cenazenin sesini insan dışında her şey işitir; insan işitseydi düşüp bayılırdı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1909
379
Cenazeyi çabuk götürün; salih ise onu bir hayra götürüyorsunuz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1910
380
Cenaze salih değilse, boynunuzdan indirdiğiniz bir şerdir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1911
381
Ebû Bekre, cenazeyi ağır ağır götürenleri kamçısıyla uyarıp hızlandırdı.
Abdurrahman b. Cevşen · Sünen-i Nesâî 1912
382
Resûlullah'ın yanında cenazeyi neredeyse koşar adımlarla götürürdük.
Ebû Bekre · Sünen-i Nesâî 1913
383
Yanınızdan bir cenaze geçtiğinde ayağa kalkın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1914
384
Cenazeyle yürümeyen kimse, cenaze onu geçinceye kadar ayakta dursun.
Âmir b. Rebîa · Sünen-i Nesâî 1915
385
Cenazeyi gördüğünüzde, sizi geçinceye ya da yere konuluncaya kadar ayağa kalkın.
Âmir b. Rebîa el-Adevî · Sünen-i Nesâî 1916
386
Cenazeye uyan kimse, o yere konuluncaya kadar oturmasın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 1917
387
Resûlullah'ın bir cenazede bulunup cenaze yere konulmadan oturduğunu hiç görmedik.
Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd · Sünen-i Nesâî 1918
388
Resûlullah'ın yanından bir cenaze geçirildiğinde ayağa kalktı.
Ebû Saîd · Sünen-i Nesâî 1919
389
Bir cenaze görününce Resûlullah ve yanındakiler, cenaze geçip gidinceye kadar ayakta durdular.
Yezîd b. Sâbit · Sünen-i Nesâî 1920
390
Resûlullah, Yahudi cenazesi için de ayağa kalktı ve "O da bir can değil mi?" buyurdu.
Abdurrahmân b. Ebû Leylâ · Sünen-i Nesâî 1921
391
Ölümün bir dehşeti vardır; cenazeyi gördüğünüzde ayağa kalkın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1922
392
Resûlullah yalnızca bir Yahudi kadının cenazesi için ayağa kalktı, sonra bir daha yapmadı.
Ebû Ma'mer · Sünen-i Nesâî 1923
393
İbn Abbâs: Resûlullah bir Yahudi'nin cenazesi için kalktı, evet; sonra oturdu.
Muhammed · Sünen-i Nesâî 1924
394
Resûlullah cenaze için ayağa kalktı, sonra oturdu.
İbn Sîrîn · Sünen-i Nesâî 1925
395
Biri Resûlullah'ın cenaze için kalktığını, öbürü oturduğunu bildiğini söyledi.
Ebû Miclez · Sünen-i Nesâî 1926
396
Resûlullah, bir Yahudi cenazesinin başının üstünde yükselmesini hoş görmediği için kalktı.
Ca'fer b. Muhammed, babasından · Sünen-i Nesâî 1927
397
Peygamber, yanından geçen bir Yahudi cenazesi için gözden kayboluncaya kadar ayakta durdu.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1928
398
Biz ancak melekler için ayağa kalktık.
Enes · Sünen-i Nesâî 1929
399
Ölen ya rahata erendir ya da kendisinden rahata erilendir.
Ebû Katâde b. Rib'î · Sünen-i Nesâî 1930
400
Facir ölünce kullar, memleketler, ağaçlar ve hayvanlar ondan kurtulup rahata erer.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 1931
401
Hayırla övdüğünüze cennet, kötülükle andığınıza cehennem vâcip olur; siz Allah'ın şahitlerisiniz.
Enes · Sünen-i Nesâî 1932
402
Melekler gökte Allah'ın şahitleridir, siz de yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1933
403
Hangi Müslümana dört kişi hayırla şahitlik ederse Allah onu cennete koyar.
Ebü'l-Esved ed-Düelî · Sünen-i Nesâî 1934
404
Ölülerinizi ancak hayırla anın.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1935
405
Ölülere sövmeyin; çünkü onlar önceden gönderdiklerine kavuşmuşlardır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1936
406
Ölünün ardından ailesi, malı ve ameli gider; ikisi geri döner, ameli kalır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1937
407
Müminin mümin üzerinde altı hakkı vardır; öldüğünde cenazesinde bulunmak da bunlardandır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1938
408
Resûlullah yedi şeyi emretti, yedi şeyi yasakladı; cenazelere eşlik etmek emredilenlerdendir.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 1939
409
Cenazeye namazı kılınıncaya kadar eşlik edene bir kırat, defnedilinceye kadar edene iki kırat vardır.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 1940
410
Cenazeye işi bitinceye kadar eşlik edene iki kırat, önce dönene bir kırat vardır.
Abdullah b. Muğaffel · Sünen-i Nesâî 1941
411
Binekli olan cenazenin arkasından gider.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 1942
412
Yaya, cenazenin dilediği yanında yürür.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 1943
413
Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer cenazenin önünde yürürlerdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1944
414
Peygamber, Ebû Bekir, Ömer ve Osman cenazenin önünde yürürlerdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 1945
415
Kardeşiniz vefat etti; kalkın, onun namazını kılın.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 1946
416
Allah cennete de cehenneme de ehil kimseler yarattı; onları babalarının sulplerinde iken yarattı.
Müminlerin annesi Âişe · Sünen-i Nesâî 1947
417
Çocuğun da cenaze namazı kılınır.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Nesâî 1948
418
Allah, müşriklerin çocuklarının ne yapacak olduklarını en iyi bilendir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1949
419
Peygamber'e müşriklerin çocukları soruldu; Allah onların ne yapacaklarını en iyi bilir, buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1950
420
Allah müşriklerin çocuklarını yarattığında yarattı; onların ne yapacak olduklarını da bilir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 1951
421
Müşriklerin zürriyeti sorulunca: Allah onların ne yapacak olduklarını en iyi bilendir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 1952
422
Allah'a sadakat gösterdi, Allah da ona vaadini doğru çıkardı.
Şeddâd b. el-Hâd · Sünen-i Nesâî 1953
423
Resûlullah Uhud ehline ölüye kıldığı namaz gibi namaz kıldı: Ben sizin öncünüzüm.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Nesâî 1954
424
Uhud şehitleri kanlarıyla defnedildi; namazları kılınmadı ve yıkanmadılar.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1955
425
Peygamber, recmedilen Eslemli adam hakkında hayır söyledi, fakat namazını kılmadı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1956
426
Öyle bir tövbe etti ki Medine halkından yetmiş kişi arasında paylaştırılsa onlara yeterdi.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 1957
427
Ölümünde altı kölesini azat eden adam için Peygamber: Onun namazını kılmamayı düşündüm.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 1958
428
Arkadaşınızın namazını kılın; o, Allah yolunda ganimetten hıyanet etti.
Zeyd b. Hâlid · Sünen-i Nesâî 1959
429
Ebû Katâde borcu tamamen ödemeyi üstlenince Peygamber borçlu ölünün namazını kıldı.
Ebû Katâde · Sünen-i Nesâî 1960
430
Borç bırakıp ödeyecek bir şey bırakmayan ölü için: Arkadaşınızın namazını kılın.
Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Nesâî 1961
431
Ben her mümine kendi nefsinden daha yakınım; kim borç bırakırsa o benim üzerimedir.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1962
432
Ben müminlere kendi nefislerinden daha yakınım; kim borçlu ölürse onu ödemek bana aittir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1963
433
Kendini öldüren adam için Resûlullah: Bana gelince, ben onun namazını kılmam.
Câbir b. Semure · Sünen-i Nesâî 1964
434
Kendini öldüren, cehennemde kendini öldürdüğü şeyle ebedî olarak azap görür.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1965
435
Resûlullah İbn Übey'in namazını kıldı; ardından onların namazını asla kılma âyeti indi.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Nesâî 1966
436
Resûlullah, Süheyl b. Beyzâ'nın cenaze namazını mescitte kıldı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1967
437
Resûlullah, Süheyl b. Beydâ'nın cenaze namazını mescidin içinde kıldı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1968
438
Ben namazını kılmadan onu defnetmeyin.
Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf · Sünen-i Nesâî 1969
439
Kardeşiniz Necâşî vefat etti; kalkın, onun namazını kılın.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1970
440
Peygamber, Necâşî'nin ölüm haberini öldüğü gün bildirip namazgâhta saf hâlinde namazını kıldırdı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1971
441
Ashap, Necâşî için Medine'de Resûlullah'ın arkasında saf tuttu; o da dört tekbir aldı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1972
442
Kardeşimizin cenaze namazı için iki saf olduk.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1973
443
Resûlullah Necâşî'nin namazını kıldığı gün ben ikinci saftaydım.
Câbir · Sünen-i Nesâî 1974
444
Necâşî için ölüye saf tutulduğu gibi saf tutup namazını kıldık.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Nesâî 1975
445
Resûlullah lohusalıkta ölen kadının cenaze namazında onun ortası hizasında durdu.
Semure · Sünen-i Nesâî 1976
446
Çocuk ve kadın cenazesinde çocuk cemaat tarafına, kadın onun arkasına konur; bu sünnettir.
Ammâr · Sünen-i Nesâî 1977
447
İbn Ömer dokuz cenazeyi birlikte kıldırdı; erkekleri imama, kadınları kıbleye yakın koydu.
Nâfi' · Sünen-i Nesâî 1978
448
Resûlullah lohusalığında ölen falanca kadının namazında onun ortası hizasında durdu.
Semure b. Cündeb · Sünen-i Nesâî 1979
449
Resûlullah Necâşî'nin cenaze namazında dört tekbir aldı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1980
450
Peygamber, gece defnedilen kadının kabrine gelip namazını kıldı ve dört tekbir aldı.
Ebû Ümâme b. Sehl · Sünen-i Nesâî 1981
451
Zeyd b. Erkam cenaze namazında beş tekbir aldı ve Resûlullah'ın da böyle yaptığını söyledi.
İbn Ebî Leylâ · Sünen-i Nesâî 1982
452
Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et, onu affet ve ona âfiyet ver.
Avf b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1983
453
Allah'ım! Onu cennete koy ve onu ateşten kurtar.
Avf b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 1984
454
İkisinin arası gökle yer arası gibidir.
Ubeyd b. Hâlid es-Sülemî · Sünen-i Nesâî 1985
455
Allah'ım! Dirimizi ve ölümüzü, küçüğümüzü ve büyüğümüzü bağışla.
Ebû İbrâhîm el-Ensârî'nin babası · Sünen-i Nesâî 1986
456
İbn Abbâs cenaze namazında Fâtiha ve bir sûreyi sesli okudu ve bunun sünnet olduğunu söyledi.
Talha b. Abdullah b. Avf · Sünen-i Nesâî 1987
457
Cenaze namazında Fâtiha okumak haktır ve sünnettir.
Talha b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 1988
458
Cenaze namazında sünnet, ilk tekbirde Fâtiha'yı gizlice okumak ve sonra üç tekbir almaktır.
Ebû Ümâme · Sünen-i Nesâî 1989
459
Benzer rivayet: Cenaze namazında sünnet, Fâtiha'yı gizlice okuyup sonra tekbir almaktır.
Dahhâk b. Kays ed-Dımaşkī · Sünen-i Nesâî 1990
460
Yüz Müslümanın namazını kılıp şefaat ettiği ölü hakkında şefaatleri kabul edilir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1991
461
Sayıları yüze ulaşan bir topluluk ölüye şefaat ederse şefaatleri kabul edilir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 1992
462
Saflarınızı düzeltin, şefaatiniz güzel olsun.
Meymûne · Sünen-i Nesâî 1993
463
Kim cenaze lahde konulana kadar beklerse ona iki büyük dağ gibi iki kırat vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1994
464
Kim cenazede defnedilene kadar bulunursa ona iki kırat vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1995
465
Kim sevabını umarak cenazeye uyup namazını kılar ve defnederse ona iki kırat vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1996
466
Cenazenin defni bitene kadar kalana, her biri Uhud'dan büyük iki kırat sevap vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 1997
467
Cenazeyi gördüğünüzde ayağa kalkın; ona uyan, cenaze konulmadıkça oturmasın.
Ebû Saîd · Sünen-i Nesâî 1998
468
Resûlullah cenaze için önce ayağa kalktı, sonra oturdu.
Ali b. Ebî Tâlib · Sünen-i Nesâî 1999
469
Resûlullah'ın cenaze için kalktığını görünce kalktık, oturduğunu görünce oturduk.
Ali · Sünen-i Nesâî 2000
470
Kabrin başında oturduk; sanki başımızın üstünde kuş vardı.
Berâ · Sünen-i Nesâî 2001
471
Şehitleri kanlarıyla sarın; Allah yolundaki yara kıyamet günü misk kokarak gelir.
Abdullah b. Sa'lebe · Sünen-i Nesâî 2002
472
Resûlullah, Tâif günü öldürülen iki Müslümanın öldükleri yerde defnedilmesini emretti.
Ubeydullah b. Muayye · Sünen-i Nesâî 2003
473
Peygamber, Medine'ye taşınan Uhud şehitlerinin düştükleri yere geri götürülmesini emretti.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 2004
474
Öldürülenleri düştükleri yerlerde defnedin.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2005
475
Git, babanı göm; sonra yanıma gelinceye kadar hiçbir şey yapma.
Ali · Sünen-i Nesâî 2006
476
Benim için bir lahit kazın ve üzerime kerpiç dikin.
Sa'd · Sünen-i Nesâî 2007
477
Sa'd ölüm döşeğinde, Resûlullah'a yapıldığı gibi kendisi için lahit kazılmasını istedi.
Âmir b. Sa'd · Sünen-i Nesâî 2008
478
Lahit bizim içindir, yarma kabir başkaları içindir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2009
479
Kabirleri derin kazın ve güzel yapın; iki ve üç kişiyi bir kabre defnedin.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Nesâî 2010
480
Kabirleri geniş kazın, iki ve üç kişiyi bir kabre koyun, Kur'an'ı en çok bileni öne alın.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Nesâî 2011
481
Resûlullah defnedildiğinde altına kırmızı bir kadife örtü konuldu.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2012
482
Resûlullah üç vakitte namaz kılmayı ve ölülerimizi defnetmeyi yasaklardı.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Nesâî 2013
483
Resûlullah, zorunda kalınmadıkça bir insanın gece defnedilmesini yasakladı.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2014
484
Uhud günü sıkıntıya düşenlere Peygamber, iki ve üç kişiyi bir kabre defnetmelerini söyledi.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Nesâî 2015
485
Kazın, geniş ve güzel yapın; Kur'an'ı en çok bileni kabre öne koyun.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Nesâî 2016
486
Ortak kabirde Kur'an'ı en çok bileni öne koyun.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Nesâî 2017
487
Kabirleri kazın, genişletin, güzel yapın ve Kur'an'ı en çok bileni öne koyun.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Nesâî 2018
488
Peygamber, Abdullah b. Übey'i kabrinden çıkartıp dizlerine koydu ve ona gömleğini giydirdi.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2019
489
Peygamber, Abdullah b. Übey'e gömleğini giydirdi ve onun cenaze namazını kıldı.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2020
490
Babamla aynı kabre defnedilen adamı çıkarıp ayrı bir yere defnettim.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2021
491
Ben aranızda olduğum sürece ölen olursa bana haber verin; çünkü namazım ona rahmettir.
Yezîd b. Sâbit · Sünen-i Nesâî 2022
492
Resûlullah tenha bir kabrin başında onlara imam oldu, insanlar da arkasında saf tuttu.
Şa'bî · Sünen-i Nesâî 2023
493
Peygamber tenha bir kabrin yanından geçip namazını kıldı, ashabı da arkasında saf tuttu.
Şa'bî · Sünen-i Nesâî 2024
494
Peygamber, bir kadının kabri üzerine defnedildikten sonra namaz kıldı.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2025
495
Resûlullah, Ebü'd-Dahdâh'ın cenazesinden dönerken eyersiz bir ata bindi, biz yürüdük.
Câbir b. Semüre · Sünen-i Nesâî 2026
496
Kabrin üzerine bina yapılmasını, ilave yapılmasını ve kireçle sıvanmasını yasakladı.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2027
497
Resûlullah kabirlerin sıvanmasını, üzerlerine bina yapılmasını ve oturulmasını yasakladı.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2028
498
Resûlullah kabirlerin kireçle sıvanmasını yasakladı.
Câbir · Sünen-i Nesâî 2029
499
Resûlullah'ın kabirlerin düzlenmesini emrettiğini işittim.
Sümâme b. Şüfey · Sünen-i Nesâî 2030
500
Yüksek hiçbir kabri düzlemeden, evdeki hiçbir sureti de silmeden bırakma.
Ali · Sünen-i Nesâî 2031
501
Size kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık onları ziyaret edin.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 2032
502
Kabirleri ziyaret etmek isteyen ziyaret etsin, ancak çirkin söz söylemeyin.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 2033
503
Kabirleri ziyaret edin; çünkü onlar size ölümü hatırlatır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2034
504
Amcacığım, lâ ilâhe illallah de; Allah katında onunla senin lehine delil getireyim.
Müseyyeb b. Hazn · Sünen-i Nesâî 2035
505
Onlar müşrik oldukları hâlde onlar için istiğfar mı ediyorsun?
Ali · Sünen-i Nesâî 2036
506
Mü'minlerden ve Müslümanlardan bu diyarın ehline selam olsun; Allah önce ve sonra gidenlere rahmet etsin.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2037
507
Ben Bakî ehline, onlara dua etmek üzere gönderildim.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2038
508
Allah'ım, Bakîu'l-Garkad ehlini bağışla.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2039
509
Siz bizim öncümüzsünüz, biz de ardınızdan geleniz; Allah'tan bize ve size âfiyet dilerim.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 2040
510
Necâşî ölünce Peygamber "Onun için istiğfar edin" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2041
511
Kardeşiniz için istiğfar edin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2042
512
Resûlullah kabirleri ziyaret eden kadınları ve kabirler üzerine mescit ve kandil edinenleri lanetledi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 2043
513
Birinizin elbisesini yakan bir kor üzerine oturması, kabir üzerine oturmasından hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2044
514
Kabirlerin üzerine oturmayın.
Amr b. Hazm · Sünen-i Nesâî 2045
515
Allah, peygamberlerinin kabirlerini mescitler edinen bir kavme lanet etsin.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2046
516
Allah, peygamberlerinin kabirlerini mescitler edinen Yahudilere ve Hristiyanlara lanet etsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2047
517
Kabirler arasında nalınla yürüyene: Ey sibtî nalınların sahibi, onları çıkar!
Beşîr b. el-Hasâsiyye · Sünen-i Nesâî 2048
518
Kul kabrine konulup arkadaşları ayrıldığında onların ayakkabılarının sesini işitir.
Enes · Sünen-i Nesâî 2049
519
Cehennemdeki yerine bak; Allah onu senin için cennetten bir yerle değiştirdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 2050
520
Kâfire "Ne bildin ne de bilene uydun" denir ve kulaklarının arasına bir darbe vurulur.
Enes · Sünen-i Nesâî 2051
521
Karın hastalığı kendisini öldüren kimseye kabrinde azap edilmez.
Abdullah b. Yesâr · Sünen-i Nesâî 2052
522
Başının üzerinde parlayan kılıçlar şehide fitne olarak yeter.
Peygamber'in ashabından bir adam · Sünen-i Nesâî 2053
523
Taun, karın hastalığı, suda boğulma ve lohusalıkta ölüm şehitliktir.
Safvân b. Ümeyye · Sünen-i Nesâî 2054
524
Arş'ın kendisi için sarsıldığı kimseyi bile kabir bir defa sıktı, sonra açıldı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 2055
525
"Allah iman edenleri sağlam sözle sabit kılar" âyeti kabir azabı hakkında indi.
Berâ · Sünen-i Nesâî 2056
526
Rabbim Allah'tır, dinim Muhammed'in dinidir.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 2057
527
Birbirinizi defnetmeyi bırakacak olmasaydınız, kabir azabını size işittirmesi için Allah'a dua ederdim.
Enes · Sünen-i Nesâî 2058
528
Yahudiler kabirlerinde azap görüyor.
Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 2059
529
Allah'ım! Kabir azabından, ateş azabından, hayat ve ölüm fitnesinden ve Deccâl fitnesinden sana sığınırım.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2060
530
Resûlullah'ın bundan sonra kabir azabından Allah'a sığındığını işittim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2061
531
Kabirlerde Deccâl fitnesine yakın bir fitneye uğratılacağınız bana vahyolundu.
Esmâ bint Ebû Bekir · Sünen-i Nesâî 2062
532
Bu duayı onlara Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi öğretirdi: Allah'ım, cehennem azabından sana sığınırız.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 2063
533
Önce "Ancak Yahudiler fitneye uğratılır" dedi, sonra kabir fitnesinin kendisine vahyolunduğunu bildirdi.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2064
534
Siz kabirlerinizde fitneye uğratılacaksınız.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2065
535
Onlar kabirlerinde hayvanların işittiği bir azapla azap görürler.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2066
536
Doğru söylemişler; onlar bütün hayvanların işittiği bir azapla azap görürler.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2067
537
Resûlullah, kabirlerinde azap gören iki kişinin kabri üzerine ikiye kırdığı hurma dalını koydu.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2068
538
Kabirlere dikilen yaş hurma dalları kurumadıkça umulur ki ikisinin azabı hafifletilir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2069
539
Biriniz öldüğünde, kıyamet gününe kadar sabah ve akşam ona kalacağı yer gösterilir.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 2070
540
Cehennem ehlinden olan ölüye sabah akşam yeri gösterilir ve "Yerin işte burasıdır" denir.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 2071
541
Ölen kimse sabah akşam cennetteki ya da cehennemdeki yerine arz olunur.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 2072
542
Mü'minin ruhu, kıyamet gününe kadar cennet ağaçlarında bir kuştur.
Ka'b b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 2073
543
Bedir kuyusundakiler için: Siz söylediklerimi onlardan daha iyi işitiyor değilsiniz.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 2074
544
Bedir'de öldürülen müşrikler söyleneni işitir, ama cevap veremezler.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 2075
545
Âişe: Resûlullah "Şimdi onlar, kendilerine söylediğimin hak olduğunu biliyorlar" demişti.
İbn Ömer · Sünen-i Nesâî 2076
546
Kuyruk sokumu kemiği hariç Âdemoğlunun hepsini toprak yer.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2077
547
Âdemoğlu beni yalanladı ve bana sövdü; bu ona yakışmazdı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2078
548
Ölünce yakılmasını vasiyet eden günahkâr kulu Allah, kendisinden korktuğu için bağışladı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2079
549
Ameli hakkında kötü düşünen adam, Allah korkusuyla yakılmayı vasiyet etti ve bağışlandı.
Huzeyfe · Sünen-i Nesâî 2080
550
Siz Allah'a yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak kavuşacaksınız.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2081
551
İnsanlar kıyamet günü çıplak ve sünnetsiz haşrolunur; ilk giydirilecek olan İbrâhim'dir.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2082
552
Kıyamet günü herkesin, kendisine yetecek bir derdi vardır.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2083
553
Haşirde iş, erkeklerle kadınların birbirine bakmayı düşünemeyeceği kadar çetindir.
Âişe · Sünen-i Nesâî 2084
554
İnsanlar kıyamet günü üç yol üzere haşrolunur; geri kalanlarını ateş toplar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2085
555
İnsanlar binekli, yüzüstü sürüklenen ve yürüyüp koşan üç bölük hâlinde haşrolunur.
Ebû Zer · Sünen-i Nesâî 2086
556
Kıyamette ilk giydirilecek olan İbrâhim'dir; ümmetimden bazı adamlar sol tarafa götürülecek.
İbn Abbâs · Sünen-i Nesâî 2087
557
Küçük oğlu ölen sahâbîye taziye: Oğlu cennet kapısına ondan önce varıp kapıyı ona açacaktır.
Kurre b. İyâs el-Müzenî · Sünen-i Nesâî 2088
558
Ölüm meleği Mûsâ'ya gönderilince Mûsâ ona tokat atıp gözünü çıkardı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 2089
559
Allah'ın kullarına merhameti, kuş yavrularının annesinin yavrularına merhametinden daha fazladır.
Âmir er-Râm şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3089
560
Ameliyle ulaşamadığı bir mertebe takdir edilen kulu Allah bedeninde, malında veya çocuğunda imtihan eder.
Muhammed b. Hâlid es-Sülemî'nin dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 3090
561
Hastalık veya yolculuk alıkoyarsa kula, sağlıklı ve mukimken işlediği salih amelin benzeri yazılır.
Ebû Mûsâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3091
562
Müjde sana ey Ümmü'l-Alâ! Allah müslümanın hastalığıyla hatalarını, ateşin altın ve gümüş cürufunu gidermesi gibi giderir.
Ümmü'l-Alâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 3092
563
Âişe: Kim hesapta sorguya çekilirse azap görür; kolay hesap ise amellerin arzıdır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3093
564
Resûlullah, Abdullah b. Übey'in oğluna onu kefenlemesi için gömleğini çıkarıp verdi.
Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3094
565
Yahudi çocuğa: Müslüman ol. Onu benim vasıtamla ateşten kurtaran Allah'a hamdolsun.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 3095
566
Peygamber beni katıra da beygire de binmeden yaya olarak ziyaret ederdi.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3096
567
Güzelce abdest alıp müslüman kardeşini ziyaret eden cehennemden yetmiş yıllık mesafe uzaklaştırılır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3097
568
Ali: Akşam hasta ziyaret edene sabaha, sabah ziyaret edene akşama kadar yetmiş bin melek istiğfar eder.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 3098
569
Ali (merfû, İbn Ebû Leylâ tariki): Hasta ziyaret edene yetmiş bin melek istiğfar eder; cennetteki harîf anılmadı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3099
570
Ebû Ca'fer Abdullah b. Nâfi': Ebû Mûsâ, Hasan b. Ali'yi ziyaret etmek için geldi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3100
571
Sa'd b. Muâz yaralanınca Resûlullah onu yakından ziyaret etmek için mescitte bir çadır kurdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3101
572
Gözlerimdeki bir ağrı sebebiyle Resûlullah beni ziyaret etti.
Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 3102
573
Tâunun bir yerde olduğunu işitirseniz oraya gitmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa ondan kaçmak için çıkmayın.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3103
574
Allah'ım! Sa'd'a şifa ver ve onun hicretini tamamla.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3104
575
Açı doyurun, hastayı ziyaret edin, esiri kurtarın.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3105
576
Eceli gelmemiş hastanın yanında yedi defa Azîm Allah'tan ona şifa dilenirse Allah onu o hastalıktan kurtarır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3106
577
Allah'ım! Kuluna şifa ver; senin için bir düşmanı yaralasın yahut senin için bir cenazeye yürüsün.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3107
578
Başına gelen sıkıntıdan dolayı ölüm için dua etmeyin; hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, deyin.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3108
579
Enes (Katâde tariki): Sizden biri asla ölümü temenni etmesin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3109
580
Ani ölüm, bir gazap yakalayışıdır.
Ubeyd b. Hâlid es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3110
581
Allah yolunda öldürülmenin dışında şehadet yedidir: tâundan, boğularak, yanarak ve yıkıntı altında ölen şehittir.
Câbir b. Atîk · Sünen-i Ebû Dâvûd 3111
582
Hubeyb: Onu öldürmemden mi korkuyorsun? Ben bunu yapacak değilim.
Ebû Hüreyre şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3112
583
Sizden biri ancak Allah hakkında güzel zan besleyerek ölsün.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3113
584
Ölü, içinde öldüğü elbiseleri içinde diriltilir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3114
585
Ölünün yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin; çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 3115
586
Son sözü Lâ ilâhe illallah olan cennete girer.
Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 3116
587
Ölmek üzere olanlarınıza Lâ ilâhe illallah sözünü telkin edin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3117
588
Allah'ım! Ebû Seleme'ye mağfiret et, hidayete erdirilmişler arasında derecesini yükselt.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 3118
589
Allah'ım! Musibetimin sevabını senden umuyorum; bana ecir ver ve onun yerine daha hayırlısını ver.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 3119
590
Peygamber'in üzeri hibere denilen çizgili Yemen kumaşından bir örtüyle örtüldü.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3120
591
Ölmek üzere olanlarınıza Yâsîn sûresini okuyun.
Ma'kıl b. Yesâr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3121
592
Zeyd, Ca'fer ve İbn Revâha öldürülünce Resûlullah yüzünden hüzün anlaşılarak mescitte oturdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3122
593
Ey Fâtıma! Seni evinden ne çıkardı? Belki de onlarla birlikte kabirlere kadar gitmişsindir?
Abdullah b. Amr b. el-Âs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3123
594
Allah'tan kork ve sabret. Sabır ancak ilk sarsıntı anındadır.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 3124
595
Bu, Allah'ın dilediği kimselerin kalplerine koyduğu bir merhamettir; Allah ancak merhametli kullarına merhamet eder.
Üsâme b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3125
596
Göz yaşarır, kalp hüzünlenir; Rabbimizin razı olacağından başkasını söylemeyiz. Ey İbrâhim! Senin için hüzünlüyüz.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3126
597
Resûlullah bizi ağıt yakmaktan nehyetti.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3127
598
Resûlullah ağıt yakan kadına ve onu dinleyen kadına lanet etti.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3128
599
Ölü ailesinin ağlamasıyla azap görür; Âişe: İbn Ömer yanıldı, bu bir kabir sahibi hakkındaydı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3129
600
Musibet anında saçını tıraş eden, feryat eden ve yakasını yırtan bizden değildir.
Yezîd b. Evs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3130
601
Biat eden kadın: Yüz tırmalamamak, feryat etmemek, yaka yırtmamak ve saç dağıtmamak üzere söz verdik.
Biat eden kadınlardan biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 3131
602
Ca'fer ailesi için yemek yapın; çünkü onlara kendilerini meşgul eden bir iş geldi.
Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3132
603
Okla vurulup ölen adam, Resûlullah ile birlikteyken olduğu gibi elbiselerine sarıldı.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3133
604
Uhud şehitlerinin üzerlerinden demir ve derilerin çıkarılıp kanları ve elbiseleriyle defnedilmeleri emredildi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3134
605
Uhud şehitleri yıkanmadı, kanlarıyla defnedildi ve üzerlerine namaz kılınmadı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3135
606
Safiyye üzülmeyecek olsaydı Hamza'yı yırtıcılar yiyinceye kadar bırakırdım; onların karınlarından haşredilsin.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3136
607
Peygamber şehitlerden Hamza'dan başka hiçbirinin üzerine namaz kılmadı.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 3137
608
Hangisi Kur'an'ı daha çok almıştı? Ben kıyamet günü bunlara şahidim.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3138
609
Câbir (İbn Vehb tariki): Uhud'da öldürülenlerden iki adamı bir elbise içinde bir araya getiriyordu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3139
610
Uyluğunu açma; diri olsun ölü olsun hiç kimsenin uyluğuna da bakma.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 3140
611
Peygamber'i elbiseleri üzerinde iken yıkayın; onu gömleği üzerindeyken yıkadılar.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3141
612
Onu üç veya beş defa su ve sidirle yıkayın, sonuncusunda kâfur koyun; izarını ona iç örtüsü yapın.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3142
613
Ümmü Atıyye (Hafsa tariki): Resûlullah'ın kızının saçını tarayıp üç örgü yaptık.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3143
614
Başını üç örgü hâlinde ördük; ön kısmını ve iki yanını arkasına attık.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3144
615
Kızının yıkanmasında: Onun sağ taraflarından ve abdest yerlerinden başlayın.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3145
616
Ümmü Atıyye (Hafsa ilavesi): Onu yahut yedi defa veya uygun görürseniz daha fazla yıkayın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3146
617
İbn Sîrîn ölüyü iki defa sidirle, üçüncüsünde su ve kâfurla yıkardı.
Katâde şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3147
618
Sizden biri kardeşini kefenlediğinde kefenini güzel yapsın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3148
619
Resûlullah hibere bir kumaşa sarıldı, sonra o kumaş ondan çıkarıldı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3149
620
Sizden biri vefat eder de imkân bulunursa hibere bir kumaşla kefenlensin.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3150
621
Resûlullah içinde gömlek ve sarık bulunmayan üç beyaz Yemen kumaşıyla kefenlendi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3151
622
Âişe (Hafs tariki): Pamuktan üç kumaşla kefenlendi; bürd getirilmişti, fakat onu geri verdiler.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3152
623
Resûlullah Necrân işi üç elbiseyle, hulle olan iki elbise ve içinde vefat ettiği gömleğiyle kefenlendi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3153
624
Kefende aşırı gitmeyin; çünkü o, ölüden çabucak soyulup gider.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 3154
625
Mus'ab'ın başını nemire ile örtün, ayaklarının üzerine de biraz izhir koyun.
Habbâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3155
626
Kefenin en hayırlısı hulle, kurbanın en hayırlısı da boynuzlu koçtur.
Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 3156
627
Ümmü Gülsüm'ün kefeni: Önce peştamal, sonra gömlek, başörtüsü ve örtü verildi, sonra diğer kumaşa sarıldı.
Leylâ bint Kânif es-Sekafiyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3157
628
Kokularınızın en güzeli misktir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3158
629
Bir müslümanın cesedinin ailesi arasında bekletilmesi uygun değildir; bana haber verin ve acele edin.
Husayn b. Vahvah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3159
630
Peygamber dört şeyden dolayı gusül ederdi: cünüplük, cuma günü, hacamat ve ölü yıkamak.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3160
631
Ölüyü yıkayan gusletsin; onu taşıyan da abdest alsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3161
632
Zâide'nin azatlısı İshâk tarikiyle: Ölüyü yıkayan gusletsin, taşıyan abdest alsın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3162
633
Resûlullah, ölmüş olan Osman b. Maz'ûn'u öptü; gözyaşlarının aktığını gördüm.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3163
634
Resûlullah kabrin içinden: Arkadaşınızı bana uzatın, dedi; ölü, sesli zikreden adamdı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3164
635
Resûlullah, Uhud'da öldürülenleri düştükleri yerlere defnetmenizi emrediyor.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3165
636
Ölen bir Müslümana Müslümanlardan üç saf namaz kılarsa (cennet) vâcip olur.
Mâlik b. Hübeyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3166
637
Cenazelerin peşinden gitmekten nehyedildik, fakat bu bize kesin kılınmadı.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 3167
638
Cenazeye namaz kılana bir kırat, defin bitinceye kadar peşinden gidene iki kırat vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3168
639
İbn Ömer cenaze kıratı hadisini Âişe'ye sordurdu; Âişe: Ebû Hüreyre doğru söylemiş, dedi.
Dâvûd b. Âmir b. Sa'd b. Ebû Vakkâs, babası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3169
640
Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayan kırk adam bir Müslümanın cenazesinde durursa onun hakkındaki şefaatleri kabul edilir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3170
641
Cenazenin peşinden ses ve ateşle gidilmez; önünden de yürünmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3171
642
Cenazeyi gördüğünüzde, sizi geride bırakıncaya ya da konuncaya kadar onun için ayağa kalkın.
Âmir b. Rebîa · Sünen-i Ebû Dâvûd 3172
643
Cenazenin peşinden gittiğinizde, yere konuncaya kadar oturmayın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3173
644
Şüphesiz ölüm bir dehşettir; bir cenaze gördüğünüzde ayağa kalkın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3174
645
Peygamber cenazeler için ayağa kalktı, sonra daha sonra oturdu.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 3175
646
Yahudi âlim: Biz de böyle yaparız, deyince Peygamber oturdu ve: Oturun, onlara muhalefet edin, buyurdu.
Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 3176
647
Melekler yürüyordu; onlar yürürken ben binecek değildim.
Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 3177
648
Peygamber, İbnü'd-Dahdâh'ın cenaze namazından sonra ata bindi; biz etrafında koşuyorduk.
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3178
649
Peygamber'i, Ebû Bekir'i ve Ömer'i cenazenin önünde yürürken gördüm.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3179
650
Binekli cenazenin arkasından gider; yaya ise ona yakın olarak arkasından, önünden, sağından ve solundan yürür.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 3180
651
Cenazeyi çabuk götürün; salih ise onu bir hayra götürüyorsunuz, değilse bir şeri boyunlarınızdan indiriyorsunuz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3181
652
Ebû Bekre: Resûlullah ile birlikteyken cenazede koşar adımlarla (remel yaparak) giderdik.
Uyeyne b. Abdurrahman'ın babası şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3182
653
Uyeyne tariki: Abdurrahman b. Semüre'nin cenazesinde Ebû Bekre katırını onların üzerine sürüp kamçıyla uzandı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3183
654
Cenazenin arkasından gidilir, cenaze arkadan götürülmez; önüne geçen onunla beraber değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 3184
655
Kendini ok temreniyle boğazlayan adam için: O hâlde ona namaz kılmam, buyurdu.
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3185
656
Resûlullah Mâiz b. Mâlik'in namazını kılmadı, kılınmasını da yasaklamadı.
Ebû Berze el-Eslemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3186
657
Peygamber'in oğlu İbrâhîm on sekiz aylıkken öldü; Resûlullah onun namazını kılmadı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3187
658
el-Behî: Resûlullah oğlu İbrâhîm'in namazını Mekâid'de kıldı.
el-Behî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3188
659
Vallahi Resûlullah, Süheyl b. el-Beydâ'nın namazını ancak mescitte kıldı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3189
660
Vallahi Resûlullah, Beydâ'nın iki oğlu Süheyl ile kardeşinin namazını mescitte kıldı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3190
661
Kim mescitte bir cenaze namazı kılarsa ona hiçbir şey yoktur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3191
662
Resûlullah üç vakitte namaz kılmamızı ya da ölülerimizi defnetmemizi bize yasaklardı.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3192
663
Kadınla oğlunun cenazesinde çocuk imamın tarafına konuldu; sahâbîler: Sünnet budur, dediler.
Hâris b. Nevfel'in azatlısı Ammâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3193
664
Enes, erkeğin cenazesinde başının, kadınınkinde kalçasının hizasında durup dört tekbirle namaz kıldırdı.
Nâfi' Ebû Gâlib şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3194
665
Peygamber lohusalığında ölen kadının namazını kılarken onun ortasının hizasında durdu.
Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 3195
666
Resûlullah yeni bir kabrin yanından geçti; üzerine saf tuttular ve ona dört tekbir getirdi.
eş-Şa'bî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3196
667
Zeyd b. Erkam bir cenazeye beş tekbir getirdi ve: Resûlullah onları getirirdi, dedi.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3197
668
İbn Abbâs cenaze namazında Fâtiha'yı okudu ve: O sünnettendir, dedi.
Talha b. Abdullah b. Avf şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3198
669
Ölünün namazını kıldığınızda ona duayı ihlasla yapın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3199
670
Allah'ım! Onun Rabbi sensin, onu sen yarattın; sana şefaatçiler olarak geldik, onu bağışla.
Ali b. Şemmâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3200
671
Allah'ım! Dirimizi ve ölümüzü bağışla; bizi onun ecrinden mahrum bırakma ve ondan sonra bizi saptırma.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3201
672
Allah'ım! Falan oğlu falan senin zimmetindedir; onu kabir fitnesinden ve ateş azabından koru.
Vâsile b. el-Eska' · Sünen-i Ebû Dâvûd 3202
673
Mescidi süpüren ölünce Peygamber: Bana onun kabrini gösterin, dedi ve kabri üzerine namazını kıldı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3203
674
Resûlullah Necâşî'nin ölümünü öldüğü gün haber verdi, musallaya çıkıp dört tekbir getirdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3204
675
Necâşî: İçinde bulunduğum hükümdarlık olmasaydı ona gelir, ayakkabılarını taşırdım.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3205
676
Bununla kardeşimin kabrini belirliyorum; ailemden ölenleri de onun yanına defnederim.
el-Muttalib şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3206
677
Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 3207
678
Lahit bizim içindir, şakk başkaları içindir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3208
679
Şa'bî: Resûlullah'ı Ali, Fadl ve Üsâme yıkadı, kabrine de onlar indirdi.
Âmir eş-Şa'bî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3209
680
Abdurrahman b. Avf Peygamber'in kabrine indi; dört kişi olarak onlara bakıyor gibiyim.
Ebû Mürahhab · Sünen-i Ebû Dâvûd 3210
681
Abdullah b. Yezîd ölüyü kabrin ayak tarafından indirdi ve: Bu sünnettendir, dedi.
Ebû İshâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3211
682
Lahit henüz kazılmamıştı; Peygamber kıbleye dönerek oturdu, biz de onunla oturduk.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 3212
683
Ölüyü kabre koyarken: Allah'ın adıyla ve Resûlullah'ın sünneti üzere, derdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 3213
684
Git, babanı toprağa göm; sonra bana gelinceye kadar hiçbir şey yapma.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 3214
685
Kazın, geniş tutun, iki ve üç kişiyi bir kabre koyun; Kur'an'ı en çok bilen öne konulsun.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3215
686
Sevrî tariki: Uhud şehitleri için kabirleri kazın, geniş ve derin tutun.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3216
687
Humeyd b. Hilâl tarikiyle: Uhud şehitleri için kabirleri geniş ve derin kazın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3217
688
Ali: Yüksek hiçbir kabir bırakma ki onu düzlemiş olmayasın, hiçbir heykel bırakma ki onu silmiş olmayasın.
Ebü'l-Heyyâc el-Esedî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3218
689
Fudâle: Resûlullah'ı kabirlerin düzlenmesini emrederken işittim.
Ebû Ali el-Hemdânî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3219
690
Âişe bana yüksek olmayan, yere yapışık da olmayan, kırmızı çakıl döşeli üç kabri gösterdi.
Kâsım şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 3220
691
Kardeşiniz için mağfiret dileyin ve ona sebat isteyin; çünkü o şimdi sorguya çekiliyor.
Osman b. Affân · Sünen-i Ebû Dâvûd 3221
692
İslâm'da akr (kabir başında hayvan kesmek) yoktur.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3222
693
Resûlullah bir gün çıkıp Uhud ehline, ölüye kıldığı namazı kıldı.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 3223
694
Hayve tariki: Peygamber Uhud şehitlerine sekiz yıl sonra, dirilere ve ölülere veda eder gibi namaz kıldı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3224
695
Resûlullah kabrin üzerine oturulmasını, alçıyla sıvanmasını ve üzerine bina yapılmasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3225
696
Câbir (Süleymân b. Mûsâ tariki): Kabrin üzerine ilave yapılması ya da yazı yazılması da yasaklandı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3226
697
Allah Yahudileri kahretsin! Peygamberlerinin kabirlerini mescitler edindiler.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3227
698
Birinizin, elbisesini yakıp derisine ulaşan bir kor üzerine oturması, kabir üzerine oturmasından hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3228
699
Kabirlerin üzerine oturmayın ve onlara doğru namaz kılmayın.
Ebû Mersed el-Ganevî · Sünen-i Ebû Dâvûd 3229
700
Ey sibtiyye ayakkabılar sahibi! Yazık sana! Sibtiyyelerini çıkar at!
Resûlullah'ın azatlısı Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 3230
701
Kul kabrine konulup arkadaşları dönünce, onların ayakkabılarının sesini işitir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 3231
702
Câbir: Babamı altı ay sonra kabirden çıkardım; sakalındaki birkaç kıl dışında değişmemişti.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 3232
703
Cenazeyi hayırla da şerle de andılar, Vâcip oldu, buyurdu; sizler birbiriniz üzerine şahitlersiniz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3233
704
Kabirleri ziyaret edin; çünkü onlar ölümü hatırlatır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3234
705
Sizi kabir ziyaretinden nehyetmiştim; artık ziyaret edin, onda bir öğüt vardır.
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 3235
706
Resûlullah kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirlerin üzerine mescitler ve kandiller edinenlere lanet etti.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3236
707
Selâm size, ey mü'minler topluluğunun yurdu! Biz de inşallah size kavuşacağız.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 3237
708
Onu iki elbisesiyle kefenleyin; Allah onu kıyamet günü telbiye ederken diriltecektir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3238
709
İbn Abbâs (Hammâd tariki): İhramlıyı iki elbise içinde kefenleyin, ona hanût sürmeyin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3239
710
Müsedded tariki: İhramlı ölüyü iki elbise içinde kefenleyin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 3240
711
İhramlıyı yıkayın, kefenleyin; başını örtmeyin, ona koku yaklaştırmayın; o telbiye ederek diriltilecek.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 3241
712
Mümine bir diken batsa bile Allah onunla derecesini yükseltir ve bir günahını siler.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 965
713
Mümine isabet eden yorgunluk, hüzün, hastalık ve tasa sebebiyle Allah onun günahlarını örter.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 966
714
Müslüman, hasta kardeşini ziyaret ettiğinde cennetin hurfesinde olmaya devam eder.
Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 967
715
Cennetin hurfesi nedir diye soruldu; onun devşirilen meyveleridir, buyurdu.
Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 968
716
Hastayı sabahleyin ziyaret eden Müslümana akşama kadar yetmiş bin melek dua eder.
Ebû Fâhite · Câmiu't-Tirmizî 969
717
Resûlullah ölümü temenni etmeyi yasaklamasaydı ölümü temenni ederdim.
Hârise b. Mudarrib · Câmiu't-Tirmizî 970
718
Diğer tarikle Enes: Ölümü temenni etmek yasaklanmasaydı onu temenni ederdim.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 971
719
Allah'ın adıyla sana eziyet veren her şeyden seni okuyorum; Allah sana şifa verir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 972
720
Allah'ım! Ey insanların Rabbi, sıkıntıyı gideren! Şifa ver; şifa veren sensin.
Abdülazîz b. Suhayb · Câmiu't-Tirmizî 973
721
Vasiyet edecek bir şeyi olan Müslümanın, vasiyeti yazılı olmadan iki gece geçirmesi doğru değildir.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 974
722
Resûlullah önce onda biri, sonunda üçte biri vasiyet etmeyi söyledi; üçte bir de çoktur.
Sa'd b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 975
723
Ölmek üzere olanlarınıza Lâ ilâhe illallah'ı telkin edin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 976
724
Hastanın ya da ölünün yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin; melekler söylediklerinize âmin der.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 977
725
Allah'ım! Ölümün şiddetlerine karşı bana yardım et.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 978
726
Resûlullah'ın ölümünün şiddetini gördükten sonra kimsenin kolay ölümüne gıpta etmem.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 979
727
Müminin canı ter gibi sızarak çıkar; ben eşeğin ölümü gibi ani bir ölümü sevmem.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 980
728
Sahifesinin başında ve sonunda hayır bulunan kulun, iki uç arasındakileri Allah bağışlar.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 981
729
Mümin alnının teriyle ölür.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 982
730
Ölüm anında kulun kalbinde ümit ve korku birleşirse Allah ona umduğunu verir.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 983
731
Ölüm ilanından sakının; çünkü ölüm ilanı câhiliye işlerindendir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 984
732
Merfû olmayan rivayet, Abdullah b. Mes'ûd: Ölüm ilanından sakının, o câhiliye işidir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 985
733
Öldüğümde kimseye duyurmayın; bunun yasaklanan ölüm ilanı olmasından korkarım.
Huzeyfe b. el-Yemân · Câmiu't-Tirmizî 986
734
Sabır, musibetin ilk sarsıntısındadır.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 987
735
Sabır, ilk sarsıntı anındadır.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 988
736
Peygamber, Osman b. Maz'ûn'u ölü hâldeyken ağlayarak öptü.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 989
737
Peygamber, kızının tek sayıda, su ve sidrle yıkanmasını, sonuncusuna kâfur katılmasını emretti.
Ümmü Atıyye · Câmiu't-Tirmizî 990
738
Kokuların en güzeli misktir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 991
739
Misk, kokularınızın en güzelidir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 992
740
Ölüyü yıkayana gusül, taşıyana abdest gerekir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 993
741
Beyaz elbiseler giyin; çünkü onlar elbiselerinizin en hayırlılarındandır, ölülerinizi de onlarla kefenleyin.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 994
742
Sizden biri kardeşinin cenaze işini üstlendiğinde onun kefenini güzel yapsın.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 995
743
Peygamber, içinde gömlek ve sarık bulunmayan, Yemen işi üç beyaz bezle kefenlendi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 996
744
Resûlullah, Hamza b. Abdülmuttalib'i bir nemire içinde, tek bir bezle kefenledi.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 997
745
Ca'fer'in ailesi için yemek yapın; çünkü onlara kendilerini meşgul edecek bir şey geldi.
Abdullah b. Ca'fer · Câmiu't-Tirmizî 998
746
Yakalarını yırtan, yanaklarına vuran ve cahiliye çağrısıyla bağıran bizden değildir.
Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 999
747
Kimin arkasından ağıt yakılırsa, kendisi için yakılan ağıt sebebiyle azap görür.
Ali b. Rebîa el-Esedî · Câmiu't-Tirmizî 1000
748
Ümmetimde cahiliye işlerinden dört şey vardır ki insanlar onları bırakmayacaklardır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1001
749
Ölü, ailesinin onun arkasından ağlaması sebebiyle azap görür.
Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 1002
750
Arkasından 'Vay dağım! Vay efendim!' diye ağlanan ölüye iki melek görevlendirilir: Sen böyle miydin?
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Câmiu't-Tirmizî 1003
751
Âişe: Yanıldı; Resûlullah bunu Yahudi olarak ölen bir adam hakkında söyledi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1004
752
Ağlamayı değil, iki ahmakça ve günahkârca sesi yasakladım: Musibet anındaki feryat ve şeytanın feryadı.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1005
753
Onlar onun arkasından ağlıyorlar, o ise kabrinde azap görüyor.
Amra · Câmiu't-Tirmizî 1006
754
Peygamber'i, Ebû Bekir'i ve Ömer'i cenazenin önünde yürürken gördüm.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1007
755
Peygamber'i, Ebû Bekir'i ve Ömer'i cenazenin önünde yürürken gördüm (Hemmâm rivayeti).
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1008
756
Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer cenazenin önünde yürürlerdi; Sâlim'in babası da önünde yürürdü.
Zührî · Câmiu't-Tirmizî 1009
757
Peygamber, Ebû Bekir, Ömer ve Osman cenazenin önünde yürürlerdi.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1010
758
Cenazeye uyulur, o başkasına uymaz; önüne geçen onunla birlikte yürüyenlerden değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1011
759
Utanmıyor musunuz? Allah'ın melekleri yaya yürüyor, siz ise hayvanların sırtındasınız!
Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 1012
760
Ebü'd-Dahdâh'ın cenazesinde Peygamber koşan bir atının üzerindeydi, biz de etrafındaydık.
Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 1013
761
Peygamber, Ebü'd-Dahdâh'ın cenazesine yaya olarak uydu, dönüşte ata binerek döndü.
Câbir b. Semüre · Câmiu't-Tirmizî 1014
762
Cenazeyi çabuk götürün; hayırlıysa onu hayra ulaştırırsınız, kötüyse boyunlarınızdan indirirsiniz.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1015
763
Uhud şehitleri bir bezle kefenlenip bir kabre konuldu; daha çok Kur'an bilen kıbleye öne alındı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1016
764
Resûlullah hastayı ziyaret eder, cenazede bulunur, merkebe biner ve kölenin davetine icabet ederdi.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1017
765
Allah hiçbir peygamberin canını, defnedilmesini istediği yerden başka bir yerde almamıştır.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1018
766
Ölülerinizin iyiliklerini anın, kötülüklerinden söz etmekten kaçının.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1019
767
Cenazede lahde konuluncaya kadar ayakta durmayı Yahudiler de yapar deyince: Onlara muhalefet edin.
Ubâde b. Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 1020
768
Kulum için cennette bir ev yapın ve onu Hamd Evi diye adlandırın.
Ebû Sinân · Câmiu't-Tirmizî 1021
769
Peygamber, Necâşî'nin cenaze namazını kıldı ve dört tekbir aldı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1022
770
Zeyd b. Erkam bir cenazede beş tekbir aldı ve: Resûlullah bunları alırdı, dedi.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ · Câmiu't-Tirmizî 1023
771
Allah'ım! Dirimizi ve ölümüzü, küçüğümüzü ve büyüğümüzü, erkeğimizi ve kadınımızı bağışla.
Ebû İbrâhim el-Eşhelî'nin babası · Câmiu't-Tirmizî 1024
772
Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et, onu dolu ile yıka ve elbisenin yıkandığı gibi yıka.
Avf b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1025
773
Peygamber cenaze namazında Fâtihatü'l-Kitâb'ı okudu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1026
774
İbn Abbâs cenaze namazında Fâtiha'yı okudu ve: Bu sünnettendir, dedi.
Talha b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 1027
775
Kimin cenaze namazını üç saf kılarsa, o (cenneti) vacip kılmış olur.
Mersed b. Abdullah el-Yezenî · Câmiu't-Tirmizî 1028
776
Sayıları yüze ulaşan Müslümanlar bir ölünün namazını kılıp şefaat ederse, şefaatleri mutlaka kabul edilir.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1029
777
Resûlullah üç vakitte namaz kılmamızı ya da ölülerimizi defnetmemizi yasaklardı.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 1030
778
Binekli cenazenin arkasından, yaya dilediği yerden gider; çocuğun da cenaze namazı kılınır.
Muğîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 1031
779
Çocuk doğarken ses çıkarmadıkça cenaze namazı kılınmaz, mirasçı olmaz, ona da mirasçı olunmaz.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1032
780
Resûlullah Süheyl b. Beyzâ'nın cenaze namazını mescidde kıldı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1033
781
Enes erkeğin cenazesinde başı hizasında, kadınınkinde tabutun ortası hizasında durdu.
Ebû Gâlib · Câmiu't-Tirmizî 1034
782
Peygamber bir kadının cenaze namazını kıldı ve onun ortası hizasında durdu.
Semüre b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 1035
783
Uhud şehitleri kanlarıyla defnedildi; cenaze namazları kılınmadı, yıkanmadılar.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 1036
784
Peygamber ayrı duran bir kabir gördü, ashabını arkasında saf yapıp onun üzerine namaz kıldı.
Şa'bî · Câmiu't-Tirmizî 1037
785
Ümmü Sa'd'ın vefatının üzerinden bir ay geçmişken Peygamber onun üzerine namaz kıldı.
Saîd b. el-Müseyyeb · Câmiu't-Tirmizî 1038
786
Kardeşiniz Necâşî vefat etti; kalkın, onun cenaze namazını kılın.
İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 1039
787
Cenaze namazını kılana bir kırat, defni bitinceye kadar onu takip edene iki kırat vardır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1040
788
Kim bir cenazeyi takip edip onu üç defa taşırsa, ona düşen hakkını ödemiş olur.
Ebü'l-Mühezzim · Câmiu't-Tirmizî 1041
789
Cenazeyi gördüğünüzde, sizi geçinceye ya da yere konuluncaya kadar ayağa kalkın.
Âmir b. Rebîa · Câmiu't-Tirmizî 1042
790
Cenazeyi takip eden, cenaze yere konuluncaya kadar oturmasın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 1043
791
Cenaze için ayakta durmak anılınca Ali: Resûlullah ayağa kalktı, sonra oturdu, dedi.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 1044
792
Lahit bizim içindir, şak başkaları içindir.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1045
793
Ölü kabre konulunca: Allah'ın adıyla, Allah'ın yardımıyla ve Resûlullah'ın sünneti üzere, derdi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1046
794
Resûlullah'ın kabrine lahdi Ebû Talha kazdı, altına kadife örtüyü Şukrân serdi.
Ca'fer b. Muhammed, babasından · Câmiu't-Tirmizî 1047
795
Peygamber'in kabrine kırmızı bir kadife örtü konuldu.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1048
796
Yüksek hiçbir kabri bırakmayıp düzle, hiçbir heykeli bırakmayıp yok et.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 1049
797
Kabirlerin üzerine oturmayın, kabirlere doğru da namaz kılmayın.
Ebû Mersed el-Ganevî · Câmiu't-Tirmizî 1050
798
"Ebû İdrîs" anılmadan Ebû Mersed: Kabirlere oturmayın, onlara doğru namaz kılmayın.
Ebû Mersed el-Ganevî · Câmiu't-Tirmizî 1051
799
Peygamber kabirlerin alçı ile sıvanmasını, üzerlerine yazı yazılmasını ve bina yapılmasını yasakladı.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 1052
800
Esselâmü aleyküm ey kabir ehli! Allah bizi de sizi de bağışlasın.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1053
801
Sizi kabir ziyaretinden menetmiştim; artık ziyaret edin, çünkü kabirler âhireti hatırlatır.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 1054
802
Ölümünde yanında bulunsaydım, ancak öldüğün yere defnedilirdin.
Abdullah b. Ebû Müleyke · Câmiu't-Tirmizî 1055
803
Resûlullah kabirleri çokça ziyaret eden kadınlara lanet etti.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1056
804
Allah sana rahmet etsin! Sen çok içli ve Kur'ân'ı çok okuyan biriydin.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1057
805
Hayırla anılan cenaze için: Vacip oldu; sizler yeryüzünde Allah'ın şahitlerisiniz.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 1058
806
Kendisi için üç kişinin hayırla şahitlik ettiği Müslümana cennet vacip olur.
Ebü'l-Esved ed-Dîlî · Câmiu't-Tirmizî 1059
807
Üç çocuğu ölen Müslümana ateş, yemini yerine getirecek kadarı dışında dokunmaz.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1060
808
Ergenliğe ulaşmamış üç çocuğunu önden gönderene onlar ateşe karşı sağlam bir kale olur.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1061
809
Ümmetimden kimin önden gitmiş iki çocuğu olursa Allah onlar sebebiyle onu cennete koyar.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 1062
810
Şehitler beştir: vebadan ölen, karın hastalığından ölen, suda boğulan, enkaz altında kalan ve Allah yolundaki şehit.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1063
811
Kimi karın hastalığı öldürürse kabrinde azap görmez.
Ebû İshâk es-Sebîî · Câmiu't-Tirmizî 1064
812
Veba bulunduğunuz yerde baş gösterirse oradan çıkmayın, bulunmadığınız yerde baş gösterirse oraya gitmeyin.
Üsâme b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 1065
813
Kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever; kim hoşlanmazsa Allah da hoşlanmaz.
Ubâde b. Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 1066
814
Mümin Allah'ın rahmeti, rızası ve cennetiyle müjdelenince Allah'a kavuşmayı sever, Allah da ona kavuşmayı sever.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 1067
815
Kendini öldüren bir adamın cenaze namazını Peygamber kılmadı.
Câbir b. Semure · Câmiu't-Tirmizî 1068
816
Arkadaşınızın namazını siz kılın; çünkü onun borcu var.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 1069
817
Müslümanlardan kim ölür de borç bırakırsa onu ödemek bana aittir; kim mal bırakırsa mirasçılarınındır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1070
818
Ölü kabre konulunca ona, birine Münker diğerine Nekîr denilen iki melek gelir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1071
819
Ölüye sabah akşam âhiretteki yeri gösterilir; kıyamet gününe kadar yerin budur, denir.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 1072
820
Kim musibete uğramış birine taziyede bulunursa onun ecrinin bir benzeri kendisine de vardır.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 1073
821
Cuma günü ya da cuma gecesi ölen Müslümanı Allah kabir fitnesinden korur.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 1074
822
Ey Ali! Üç şeyi geciktirme: vakti gelen namazı, hazır olan cenazeyi ve dengi bulunan bekâr kadını.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 1075
823
Çocuğunu kaybetmiş bir kadına taziyede bulunana cennette bir bürde giydirilir.
Ebû Berze · Câmiu't-Tirmizî 1076
824
Resûlullah cenaze namazında ilk tekbirde ellerini kaldırdı ve sağ elini sol elinin üzerine koydu.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1077
825
Müminin ruhu, borcu ödeninceye kadar borcuna bağlı kalır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1078
826
Müminin ruhu, borcu kendisi adına ödenene kadar askıda kalır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 1079
827
Müslümanın müslüman üzerinde altı hakkı vardır: Selam vermek, davete icabet, teşmit, hasta ziyareti, cenazeye katılmak ve kendisi için sevdiğini onun için de sevmek.
Ali · Sünen-i İbn Mâce 1433
828
Müslümanın müslüman üzerinde dört hakkı vardır: Teşmit, davete icabet, cenazede hazır bulunmak ve hasta ziyareti.
Ebû Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1434
829
Beş şey müslümanın müslüman üzerindeki hakkındandır: Selamı almak, davete icabet, cenazede bulunmak, hasta ziyareti ve aksırana teşmit.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1435
830
Resûlullah ve Ebû Bekir, hasta olan Câbir'i yürüyerek ziyaret ettiler.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1436
831
Peygamber hastayı ancak üç gün geçtikten sonra ziyaret ederdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1437
832
Hastanın yanına girdiğinizde ona ecel hususunda ümit verin; bu hiçbir şeyi geri çevirmez ama hastanın gönlünü hoş eder.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 1438
833
Sizden birinin hastasının canı bir şey çekerse ona onu yedirsin.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1439
834
Peygamber ziyaret ettiği hastaya canının bir şey çekip çekmediğini sordu.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1440
835
Hastanın yanına girdiğinde ona senin için dua etmesini söyle; çünkü onun duası meleklerin duası gibidir.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i İbn Mâce 1441
836
Kim müslüman kardeşine hasta ziyareti için gelirse oturuncaya kadar cennetin meyve bahçesinde yürür.
Ali · Sünen-i İbn Mâce 1442
837
Kim bir hastayı ziyaret ederse gökten bir münadi: Hoş oldun, yürüyüşün de hoş oldu, cennette kendine bir konak hazırladın diye seslenir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1443
838
Ölmek üzere olanlarınıza lâ ilâhe illallah sözünü telkin edin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1444
839
Can çekişmekte olanlarınıza lâ ilâhe illallah kelimesini telkin edin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 1445
840
Ölmek üzere olanlarınıza lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm duasını telkin edin.
Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i İbn Mâce 1446
841
Hastanın ya da ölünün yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin; çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 1447
842
Yâsîn sûresini ölmek üzere olanlarınızın yanında okuyun.
Ma'kıl b. Yesâr · Sünen-i İbn Mâce 1448
843
Müminlerin ruhları yeşil kuşlar içindedir; cennetin ağaçlarından yerler.
Abdurrahman b. Ka'b b. Mâlik şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1449
844
Muhammed b. el-Münkedir ölmek üzere olan Câbir'den Resûlullah'a selam götürmesini istedi.
Muhammed b. el-Münkedir şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1450
845
Can çekişen yakının için üzülme; çünkü bu onun iyiliklerindendir.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1451
846
Mümin alın teriyle ölür.
Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 1452
847
Kulun insanları tanıması, ölümü gözüyle gördüğü zaman kesilir.
Ebû Mûsâ · Sünen-i İbn Mâce 1453
848
Ruh kabzedildiğinde göz onu takip eder.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 1454
849
Ölülerinizin yanında bulunduğunuzda gözlerini kapatın; çünkü göz ruhu takip eder.
Şeddâd b. Evs · Sünen-i İbn Mâce 1455
850
Resûlullah, Osman b. Maz'ûn'u ölmüşken öptü ve gözyaşları yanaklarından aktı.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1456
851
Ebû Bekir, Peygamber'i vefat etmişken öptü.
İbn Abbâs ve Âişe şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i İbn Mâce 1457
852
Ölüyü üç ya da beş defa yahut gerekirse daha fazla su ve sidr ile yıkayın; sonuncusuna kâfur katın.
Ümmü Atiyye · Sünen-i İbn Mâce 1458
853
Ölüyü tek sayıda yıkayın; sağ taraflarından ve abdest yerlerinden başlayın.
Eyyûb es-Sahtiyânî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1459
854
Uyluğunu açma; diri olsun ölü olsun kimsenin uyluğuna bakma.
Ali · Sünen-i İbn Mâce 1460
855
Ölülerinizi güvenilir kimseler yıkasın.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1461
856
Ölüyü yıkayıp kefenleyen, namazını kılan ve gördüğünü yaymayan, annesinden doğduğu gündeki gibi günahından çıkar.
Ali · Sünen-i İbn Mâce 1462
857
Kim bir ölüyü yıkarsa gusletsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1463
858
Sonradan anladığımı önceden bilseydim Peygamber'i hanımlarından başkası yıkamazdı.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1464
859
Benden önce ölsen sana ne zararı olur? Seni yıkar, kefenler, namazını kılar ve defnederdim.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1465
860
Peygamber yıkanırken içeriden bir ses gömleğini üzerinden çıkarmayın diye seslendi.
Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 1466
861
Diri iken de temizdin, ölü iken de temizsin.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 1467
862
Ben öldüğümde beni Gars kuyusundan alınacak yedi kırba su ile yıka.
Ali · Sünen-i İbn Mâce 1468
863
Peygamber, içinde gömlek ve sarık bulunmayan üç beyaz Yemen kumaşı içinde kefenlendi.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1469
864
Resûlullah üç beyaz Sahûl kumaşı içinde kefenlendi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1470
865
Resûlullah, içinde vefat ettiği gömleği ve Necrân işi bir hulle ile kefenlendi.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1471
866
Elbiselerinizin en hayırlısı beyazdır; ölülerinizi onlarla kefenleyin ve onları giyin.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1472
867
Kefenin en hayırlısı hulledir.
Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 1473
868
Sizden biri kardeşinin cenaze işini üstlendiğinde kefenini güzel yapsın.
Ebû Katâde · Sünen-i İbn Mâce 1474
869
Ben ona bakıncaya kadar onu kefenlerine sarmayın.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1475
870
Resûlullah ölümü ilan etmeyi (na'yı) yasakladı.
Bilâl b. Yahyâ şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1476
871
Cenazeyi götürürken acele edin; sâlih ise onu bir hayra takdim ediyorsunuz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1477
872
Cenazeye uyan kimse tabutun bütün kenarlarından taşısın; çünkü bu sünnettendir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1478
873
Peygamber hızla götürülen bir cenaze görünce sükûnet üzere olun buyurdu.
Ebû Mûsâ · Sünen-i İbn Mâce 1479
874
Allah'ın melekleri yaya yürürken sizin cenazede binekli olmanızdan utanmıyor musunuz?
Resûlullah'ın âzatlısı Sevbân · Sünen-i İbn Mâce 1480
875
Binekli olan cenazenin arkasından, yaya olan ise dilediği yerinden yürür.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i İbn Mâce 1481
876
Peygamber, Ebû Bekir ve Ömer cenazenin önünde yürürken görüldü.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1482
877
Resûlullah, Ebû Bekir, Ömer ve Osman cenazenin önünde yürürlerdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1483
878
Cenaze arkasından gidilendir; onun önüne geçen ona uyanlardan değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1484
879
Peygamber, cenazede üst örtülerini atıp gömlekle yürüyenlere Câhiliye âdetini mi benimsiyorsunuz dedi.
İmrân b. Husayn ve Ebû Berze şöyle rivayet ettiler: · Sünen-i İbn Mâce 1485
880
Cenaze hazır olduğunda onu geciktirmeyin.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 1486
881
Ebû Mûsâ el-Eş'arî, cenazesinin ardından buhurdanlıkla gelinmemesini vasiyet etti.
Ebû Bürde şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1487
882
Müslümanlardan yüz kişinin cenaze namazını kıldığı kimse bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1488
883
Bir mümine şefaat eden kırk mümin yoktur ki Allah onların şefaatini kabul etmesin.
Abdullah b. Abbâs'ın âzatlısı Küreyb şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1489
884
Müslümanlardan üç saf bir ölünün namazı için saf tutmaz ki o cenneti hak etmiş olmasın.
Sahâbî olan Mâlik b. Hübeyre eş-Şâmî · Sünen-i İbn Mâce 1490
885
Müminler, Allah'ın yeryüzündeki şahitleridir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1491
886
Siz, Allah'ın yeryüzündeki şahitlerisiniz; hayırla da kötülükle de anılan cenaze için vacip oldu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1492
887
Resûlullah lohusalıkta ölen bir kadının cenaze namazını kılarken onun ortası hizasında durdu.
Semüre b. Cündeb el-Fezârî · Sünen-i İbn Mâce 1493
888
Enes, erkeğin cenaze namazında başı hizasında, kadınınkinde tabutun ortası hizasında durdu.
Ebû Gâlib şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1494
889
Peygamber cenaze namazında Fâtiha'yı okudu.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1495
890
Resûlullah bize cenaze namazında Fâtiha'yı okumamızı emretti.
Ümmü Şerîk el-Ensâriyye · Sünen-i İbn Mâce 1496
891
Ölünün namazını kıldığınızda ona ihlasla dua edin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1497
892
Allahım! Dirimizi ve ölümüzü, burada olanımızı ve olmayanımızı, küçüğümüzü ve büyüğümüzü, erkeğimizi ve kadınımızı bağışla.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1498
893
Allahım! Falan oğlu falan senin zimmetindedir; onu kabir fitnesinden ve ateş azabından koru.
Vâsile b. Eska' · Sünen-i İbn Mâce 1499
894
Allahım! Onu su, kar ve dolu ile yıka; beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi onu günahlardan temizle.
Avf b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1500
895
Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer cenaze namazında okunacak dua için belirli bir şey tayin etmediler.
Câbir · Sünen-i İbn Mâce 1501
896
Peygamber, Osman b. Maz'ûn'un cenaze namazını kıldı ve dört tekbir aldı.
Osman b. Affân · Sünen-i İbn Mâce 1502
897
Resûlullah cenaze namazında dört tekbir alır, bir müddet bekleyip Allah'ın dilediğini söyler, sonra selam verirdi.
Hecerî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1503
898
Peygamber cenaze namazında dört tekbir aldı.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1504
899
Zeyd b. Erkam bir cenazede beş tekbir aldı ve Resûlullah'ın da böyle yaptığını söyledi.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1505
900
Resûlullah cenaze namazında beş tekbir aldı.
Kesîr b. Abdullah'ın dedesi Amr b. Avf · Sünen-i İbn Mâce 1506
901
Çocuğun cenaze namazı kılınır.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i İbn Mâce 1507
902
Çocuk doğduğunda ses çıkarırsa cenaze namazı kılınır ve ona varis olunur.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1508
903
Çocuklarınızın cenaze namazını kılın; çünkü onlar sizin önden gidenlerinizdendir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1509
904
Muhammed'den sonra bir peygamber olması takdir edilseydi oğlu İbrâhim yaşardı; fakat ondan sonra peygamber yoktur.
İsmâil b. Ebû Hâlid şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1510
905
Onun cennette bir sütannesi vardır; eğer yaşasaydı sıddîk bir peygamber olurdu.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1511
906
Resûlullah, oğlu Kâsım vefat edince onun emzirilmesinin tamamının cennette olduğunu bildirdi.
Hüseyin b. Ali · Sünen-i İbn Mâce 1512
907
Resûlullah Uhud şehitlerinin cenaze namazını onar onar kıldı; Hamza ise yerinde bırakıldı.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1513
908
Resûlullah Uhud şehitlerini kanlarıyla defnettirdi; onlar yıkanmadı, cenaze namazları da kılınmadı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1514
909
Uhud şehitlerinin üzerlerinden demir ve deriler çıkarılıp elbiseleri içinde kanlarıyla defnedilmeleri emredildi.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1515
910
Resûlullah, Medine'ye nakledilen Uhud şehitlerinin düştükleri yerlere geri götürülmesini emretti.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1516
911
Mescidde cenaze namazı kılan kimseye bir şey yoktur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1517
912
Resûlullah, Süheyl b. Beydâ'nın cenaze namazını mescidde kıldı.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1518
913
Resûlullah, güneşin doğuşu, tam tepede oluşu ve batışı sırasında namaz kılmayı ve ölü defnetmeyi yasaklardı.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i İbn Mâce 1519
914
Resûlullah bir adamı gece kabrine koydu ve kabrinde kandil yaktı.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1520
915
Zorunda kalmadıkça ölülerinizi gece defnetmeyin.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1521
916
Ölülerinizin cenaze namazını gece de gündüz de kılın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1522
917
Peygamber, Abdullah b. Übey'in cenaze namazını kılınca münafıkların namazının kılınmamasını emreden âyet indi.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1523
918
Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını asla kılma, kabrinin başında da durma.
Câbir · Sünen-i İbn Mâce 1524
919
Her ölünün cenaze namazını kılın ve her emirle birlikte cihad edin.
Vâsile b. Eska' · Sünen-i İbn Mâce 1525
920
Peygamber, yarasının acısına dayanamayıp kendini öldüren adamın cenaze namazını kılmadı.
Câbir b. Semüre · Sünen-i İbn Mâce 1526
921
Resûlullah, mescidi süpüren siyahî kadının kabrine gelip cenaze namazını kıldı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1527
922
Benim ölünün üzerine kıldığım namaz, onun için bir rahmettir.
Zeyd'den büyük olan Yezîd b. Sâbit · Sünen-i İbn Mâce 1528
923
Resûlullah, ölümü kendisine haber verilmeyen siyahî kadın için ashâbına saf tutturup namazını kıldı.
Âmir b. Rebîa · Sünen-i İbn Mâce 1529
924
Resûlullah, gece defnedilen adamın kabrine gelip cenaze namazını kıldı.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1530
925
Peygamber, defin yapıldıktan sonra bir kabrin üzerine cenaze namazı kıldı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1531
926
Peygamber bir ölünün cenaze namazını o defnedildikten sonra kıldı.
Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 1532
927
Resûlullah, gece vefat eden siyahî kadının kabri başında durup tekbir aldı ve ona dua etti.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 1533
928
Resûlullah Necâşî'nin öldüğünü bildirdi, Bakî'de arkasında saf tutturup dört tekbir aldı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1534
929
Kardeşiniz Necâşî ölmüştür; onun cenaze namazını kılın.
İmrân b. Husayn · Sünen-i İbn Mâce 1535
930
Kardeşiniz Necâşî ölmüştür; kalkın, onun namazını kılın.
Mücemmi' b. Câriye el-Ensârî · Sünen-i İbn Mâce 1536
931
Sizin yurdunuzdan başka bir yerde ölen bir kardeşinizin namazını kılın.
Huzeyfe b. Esîd · Sünen-i İbn Mâce 1537
932
Peygamber Necâşî'nin cenaze namazını kıldı ve dört tekbir aldı.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1538
933
Cenaze namazını kılana bir kîrât, defin bitinceye kadar bekleyene iki kîrât sevap vardır; iki kîrât iki dağ gibidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1539
934
Cenaze namazını kılana bir kîrât, defnine katılana iki kîrât vardır; kîrât Uhud dağı gibidir.
Sevbân · Sünen-i İbn Mâce 1540
935
Muhammed'in canı elinde olana yemin ederim ki kîrât, şu Uhud dağından daha büyüktür.
Übey b. Ka'b · Sünen-i İbn Mâce 1541
936
Bir cenaze gördüğünüzde, sizi geçinceye ya da yere konuluncaya kadar onun için ayağa kalkın.
Âmir b. Rebîa · Sünen-i İbn Mâce 1542
937
Cenaze için kalkın; çünkü ölümün bir dehşeti vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1543
938
Resûlullah bir cenaze için ayağa kalktı, biz de kalktık; o oturunca biz de oturduk.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 1544
939
Resûlullah cenaze lahde konuluncaya kadar oturmazdı; bir haham bunu yahudilerin de yaptığını söyleyince oturdu ve onlara muhalefet edin buyurdu.
Ubâde b. Sâmit · Sünen-i İbn Mâce 1545
940
Selâm size ey mü'minler topluluğunun yurdu! Siz bizden önce gidensiniz, biz de size katılacağız.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1546
941
Selâm size ey bu yurtların mü'min ve müslüman sakinleri! Allah dilerse biz de size katılacağız.
Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 1547
942
Resûlullah ile bir cenazeye çıktık; kabrin başında kıbleye karşı oturdu.
Berâ b. Âzib · Sünen-i İbn Mâce 1548
943
Kabrin başında Resûlullah oturdu, biz de sanki başımızın üstünde kuşlar varmış gibi oturduk.
Berâ b. Âzib · Sünen-i İbn Mâce 1549
944
Ölü kabre konulduğunda Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh denir.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1550
945
Resûlullah Sa'd'ı kabrine yavaşça indirdi ve kabrinin üzerine su serpti.
Ebû Râfi' · Sünen-i İbn Mâce 1551
946
Resûlullah kabrine kıble tarafından alınıp yavaşça indirildi.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 1552
947
Allahım! Onu şeytandan ve kabir azabından koru, toprağı iki yanından uzaklaştır, ruhunu yükselt ve ona rızânı ihsan et.
Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1553
948
Lahit bizim içindir, şak başkaları içindir.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1554
949
Lahit bizim içindir, şak yarma kabir başkaları içindir.
Cerîr b. Abdullah el-Becelî · Sünen-i İbn Mâce 1555
950
Bana bir lahit kazın ve Resûlullah'a yapıldığı gibi üzerime kerpiçleri dikine dizin.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i İbn Mâce 1556
951
Peygamber vefat edince lahit kazan ile şak kazana haber gönderildi; lahit kazan önce gelince ona lahit kazıldı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1557
952
Resûlullah'ın yanında, ister diri ister ölü olsun, gürültü yapmayın.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1558
953
Ona yumuşak davranın, Allah da ona yumuşak davransın; çünkü o, Allah'ı ve Resûlü'nü severdi.
Edra' es-Sülemî · Sünen-i İbn Mâce 1559
954
Kabri kazın, geniş tutun ve güzel yapın.
Hişâm b. Âmir · Sünen-i İbn Mâce 1560
955
Resûlullah Osman b. Maz'ûn'un kabrini bir taşla işaretledi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1561
956
Resûlullah kabirlerin kireçle sıvanmasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1562
957
Resûlullah kabrin üzerine bir şey yazılmasını yasakladı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i İbn Mâce 1563
958
Peygamber kabrin üzerine bina yapılmasını yasakladı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 1564
959
Resûlullah cenaze namazını kıldıktan sonra kabre gelip baş tarafından üç avuç toprak serpti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1565
960
Sizden birinin kendisini yakan bir kor ateşin üzerine oturması, onun için bir kabrin üzerine oturmasından daha hayırlıdır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1566
961
Bir kor ateşin ya da kılıcın üzerinde yürümem, bana bir müslümanın kabri üzerinde yürümemden daha sevimlidir.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i İbn Mâce 1567
962
Kabirlerin arasında ayakkabılarıyla yürüyen adama, ey sibtî ayakkabıların sahibi, onları çıkar buyurdu.
Beşîr b. el-Hasâsiyye · Sünen-i İbn Mâce 1568
963
Kabirleri ziyaret edin; çünkü onlar size âhireti hatırlatır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1569
964
Resûlullah kabir ziyaretine ruhsat verdi.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1570
965
Sizi kabir ziyaretinden menetmiştim; artık ziyaret edin, çünkü dünyaya karşı ilgisizlik verir ve âhireti hatırlatır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1571
966
Peygamber annesinin kabrini ziyaret edip ağladı; kabirleri ziyaret edin, çünkü onlar size ölümü hatırlatır buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1572
967
Bir kâfirin kabrine nerede uğrarsan ona ateşi müjdele.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1573
968
Resûlullah kabirleri çok ziyaret eden kadınlara lanet etti.
Hassân b. Sâbit · Sünen-i İbn Mâce 1574
969
Resûlullah kabirleri çok ziyaret eden kadınlara lanet etti (İbn Abbâs rivayeti).
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1575
970
Resûlullah kabirleri çok ziyaret eden kadınlara lanet etti (Ebû Hüreyre rivayeti).
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1576
971
Kadınlar cenazelerin arkasından gitmekten nehyedildi, ama bu yasak kesin olarak bildirilmedi.
Ümmü Atiyye · Sünen-i İbn Mâce 1577
972
Öyleyse sevap kazanmış olarak değil, günah yüklenmiş olarak dönün.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 1578
973
İyi bir işte sana karşı gelmeyeceklerine âyetindeki kastedilen ağıt yakmaktır.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 1579
974
Muâviye Hıms'taki hutbesinde Resûlullah'ın ölüye ağıt yakmayı yasakladığını zikretti.
Muâviye'nin âzatlısı Harîz şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1580
975
Ölüye ağıt yakmak câhiliye işlerindendir; ağıt yakan kadın tövbe etmeden ölürse Allah ona katrandan elbiseler biçer.
Ebû Mâlik el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 1581
976
Ağıt yakan kadın ölmeden önce tövbe etmezse kıyamet günü üzerinde katrandan gömlekler olduğu hâlde diriltilir.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1582
977
Resûlullah, yanında feryat eden bir kadının bulunduğu cenazenin arkasından gidilmesini yasakladı.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1583
978
Yakasını yırtan, yanaklarına vuran ve câhiliye çağrısıyla bağırıp çağıran bizden değildir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1584
979
Resûlullah yüzünü tırmalayan, yakasını yırtan ve vay başıma diye feryat eden kadına lanet etti.
Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 1585
980
Musibet anında saçını kazıyan, feryat eden ve elbisesini yırtan kimseden ben uzağım.
Abdurrahman b. Yezîd ile Ebû Bürde şöyle anlattılar: · Sünen-i İbn Mâce 1586
981
Bırak onu ey Ömer! Çünkü göz yaşarır, gönül musibete uğramıştır ve ölümün zamanı da yakındır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1587
982
Allah, kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.
Üsâme b. Zeyd · Sünen-i İbn Mâce 1588
983
Göz yaşarır, kalp hüzünlenir; ama Rabbi gazaba getirecek bir şey söylemeyiz.
Esmâ bint Yezîd · Sünen-i İbn Mâce 1589
984
Kocanın, kadının gönlünde başka hiçbir şeye ait olmayan bir yeri vardır.
Hamne bint Cahş · Sünen-i İbn Mâce 1590
985
Onlara söyleyin, dönsünler ve bugünden sonra hiçbir ölüye böyle ağlamasınlar.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1591
986
Resûlullah ölüyü överek ağıt yakmayı yasakladı.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i İbn Mâce 1592
987
Ölü, kendisi için yapılan ağıt sebebiyle azap görür.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i İbn Mâce 1593
988
Ölü, dirilerin ağlaması ve ağıt sözleri sebebiyle azap görür.
Ebû Mûsâ el-Eş'arî · Sünen-i İbn Mâce 1594
989
Ailesi ona ağlıyor, o ise kabrinde azap görüyor.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1595
990
Sabır, ancak musibetin ilk çarptığı andadır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1596
991
Musibetin ilk anında sabredip sevabını Allah'tan bekleyene Allah cennetten aşağı bir mükâfata razı olmaz.
Ebû Ümâme · Sünen-i İbn Mâce 1597
992
Musibete uğrayıp İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn diyene Allah ecir verir ve ondan daha hayırlısını ihsan eder.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 1598
993
Ümmetimden hiç kimse benden sonra, benim vefatımdan daha ağır bir musibete uğramayacaktır.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1599
994
Musibetini hatırlayıp yeniden istircâda bulunana Allah, musibete uğradığı günkü ecrin mislini yazar.
Hüseyin b. Ali · Sünen-i İbn Mâce 1600
995
Musibete uğrayan kardeşine taziyede bulunan mümine Allah kıyamet gününde keramet elbiseleri giydirir.
Ensâr'ın mevlâsı Kays Ebû Umâre şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1601
996
Kim musibete uğramış birine taziyede bulunursa onun ecri kadar ecir alır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1602
997
Üç çocuğu ölen kimse, yeminin yerine gelmesi kadarı müstesna, ateşe girmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1603
998
Ergenliğe ulaşmamış üç çocuğu ölen Müslümanı çocukları cennetin sekiz kapısında karşılar.
Şurahbîl b. Şuf'a şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1604
999
Ergenliğe ulaşmamış üç çocuğu vefat eden Müslüman anne-babayı Allah rahmetinin fazlıyla cennete koyar.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1605
1000
Ergenliğe ulaşmamış üç çocuğunu önden gönderene onlar ateşe karşı sağlam bir kale olur.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 1606
1001
Önümden gönderdiğim bir düşük çocuk, bana arkamda bıraktığım bir süvariden daha sevimlidir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1607
1002
Düşük çocuk, anne-babasını göbek bağıyla çekerek cennete koyar.
Ali · Sünen-i İbn Mâce 1608
1003
Düşük çocuk, sevabını Allah'tan uman annesini göbek bağıyla cennete çeker.
Muâz b. Cebel · Sünen-i İbn Mâce 1609
1004
Ca'fer'in ailesi için yemek yapın; onlara kendilerini meşgul eden bir şey gelmiştir.
Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i İbn Mâce 1610
1005
Ca'fer'in ailesi ölülerinin derdiyle meşgul oldular; onlar için yemek yapın.
Esmâ bint Umeys · Sünen-i İbn Mâce 1611
1006
Ölü sahiplerinin yanında toplanmayı ve yemek yapmayı ağıttan sayardık.
Cerîr b. Abdullah el-Becelî · Sünen-i İbn Mâce 1612
1007
Gurbette ölüm şehitliktir.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1613
1008
Kişi doğduğu yerden başka bir yerde ölürse cennette ona doğum yerinden izinin kesildiği yere kadar bir alan ölçülür.
Abdullah b. Amr · Sünen-i İbn Mâce 1614
1009
Hasta olarak ölen şehit olarak ölür ve kabir fitnesinden korunur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 1615
1010
Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1616
1011
Ölünün kemiğini kırmak, günah bakımından dirinin kemiğini kırmak gibidir.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 1617
1012
Resûlullah hastalığı ağırlaşınca Âişe'nin evinde kalmak için hanımlarından izin istedi.
Ubeydullah b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1618
1013
Allahım beni bağışla ve beni Refîk-i A'lâ'ya kat; bu, Peygamber'den işittiğim son söz oldu.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1619
1014
Hastalanan her peygamber, dünya ile ahiret arasında muhayyer bırakılır.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1620
1015
Ailemden bana ilk kavuşacak olan sensin; müminlerin kadınlarının efendisi olmaya razı olmaz mısın?
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1621
1016
Ağrısı Resûlullah'ınkinden daha şiddetli olan hiç kimse görmedim.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1622
1017
Allahım, ölümün sıkıntılarına karşı bana yardım et.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1623
1018
Resûlullah'a son bakışım pazartesi günü perdeyi açtığı andı; yüzü bir mushaf yaprağı gibiydi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1624
1019
Namaza ve elinizin altındakilere dikkat edin.
Ümmü Seleme · Sünen-i İbn Mâce 1625
1020
Âişe: Resûlullah kucağımda vefat etti; Ali'ye ne zaman vasiyet etti?
Esved şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 1626
1021
Kim Muhammed'e ibadet ediyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür; kim Allah'a ibadet ediyorsa Allah diridir, ölmez.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 1627
1022
Ruhu kabzedilen her peygamber, ancak ruhunun kabzedildiği yere defnedilmiştir.
İbn Abbâs · Sünen-i İbn Mâce 1628
1023
Bugünden sonra babana hiçbir sıkıntı yoktur; buluşma kıyamet günüdür.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1629
1024
Fâtıma: Ah babacığım, Firdevs cenneti onun barınağıdır; kendisini çağıran Rabbine icabet etti.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1630
1025
Resûlullah Medine'ye girdiği gün her şey aydınlandı, vefat ettiği gün her şey karardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1631
1026
Resûlullah zamanında hakkımızda Kur'ân inmesinden korkarak hanımlarımızla konuşmaktan sakınırdık.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 1632
1027
Resûlullah ile birlikteyken yönümüz tekti; o vefat edince şuraya buraya bakmaya başladık.
Übey b. Kâ'b · Sünen-i İbn Mâce 1633
1028
Resûlullah zamanında namaza duranın bakışı ayaklarının yerini geçmezdi.
Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme bint Ebû Ümeyye · Sünen-i İbn Mâce 1634
1029
Ümmü Eymen: Allah katında olanların daha hayırlı olduğunu biliyorum, fakat vahyin gökten kesilmesine ağlıyorum.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 1635
1030
Allah, peygamberlerin bedenlerini yemeyi toprağa haram kılmıştır.
Evs b. Evs · Sünen-i İbn Mâce 1636
1031
Cuma günü bana çokça salavat getirin; çünkü o, meleklerin hazır bulunduğu bir gündür.
Ebü'd-Derdâ · Sünen-i İbn Mâce 1637