Fihrist
Namaz ile ilgili hadisler
Namaz ile ilgili 1.649 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.
1
Mi'rac gecesinde elli vakit namaz beşe indirildi: Onlar beştir ve elliye denktir.
Enes b. Mâlik, Ebû Zer'den · Sahîh-i Buhârî 349
2
Namaz önce ikişer rekât farz kılındı; yolculuk namazı bırakıldı, hazar namazına ilave yapıldı.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 350
3
Cilbabı olmayan kadına arkadaşı kendi cilbabından giydirsin.
Ümmü Atıyye · Sahîh-i Buhârî 351
4
Peygamber zamanında hangimizin iki elbisesi vardı ki? Câbir'in tek izarla namazı.
Muhammed b. Münkedir · Sahîh-i Buhârî 352
5
Peygamber'i tek bir elbiseyle namaz kılarken gördüm.
Muhammed b. Münkedir · Sahîh-i Buhârî 353
6
Peygamber iki ucunu çaprazladığı tek bir elbiseyle namaz kıldı.
Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 354
7
Peygamber Ümmü Seleme'nin evinde, uçlarını omuzlarına attığı tek elbiseyle namaz kıldı.
Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 355
8
Resûlullah tek bir elbiseye bürünüp iki ucunu omuzlarına koyarak namaz kıldı.
Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 356
9
Ey Ümmü Hânî! Senin himaye ettiğini biz de himaye ettik.
Ebû Tâlib'in kızı Ümmü Hânî · Sahîh-i Buhârî 357
10
Her birinizin iki elbisesi mi var? Tek elbiseyle namaz kılmak.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 358
11
Omuzlarında ondan bir şey bulunmayan tek bir elbiseyle namaz kılmayın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 359
12
Kim tek bir elbiseyle namaz kılarsa onun iki ucunu çaprazlasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 360
13
Elbise genişse ona bürün; darsa onu izar olarak bağla.
Saîd b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 361
14
Erkekler doğrulup oturuncaya kadar başlarınızı secdeden kaldırmayın.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 362
15
Peygamber üzerinde Şam cübbesi varken abdest aldı ve namaz kıldı.
Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 363
16
İzarını çözen Peygamber bayılıp düştü; bundan sonra hiç çıplak görülmedi.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 364
17
Allah genişlik verince siz de genişletin: Ömer'in namaz kıyafeti hakkındaki sözü.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 365
18
İhramlı gömlek, şalvar ve bürnüs giymez.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 366
19
Avret yerini açık bırakacak şekilde tek elbiseye bürünmek yasaklandı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 367
20
Peygamber mülâmese ve münâbeze alışverişini, sammâ bürünmesini yasakladı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 368
21
Bu yıldan sonra hiçbir müşrik hac yapmayacak ve hiç kimse Kâbe'yi çıplak tavaf etmeyecek.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 369
22
Peygamber'i ridâsız, tek elbiseye bürünmüş olarak namaz kılarken gördüm.
Muhammed b. Münkedir · Sahîh-i Buhârî 370
23
Hayber'e girerken Peygamber'in uyluğu açıldı: Allahu ekber, Hayber harap oldu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 371
24
Mü'min kadınlar örtülerine bürünmüş olarak sabah namazında bulunur, kimse onları tanımazdı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 372
25
Bu nakışlı örtü az önce beni namazımdan alıkoydu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 373
26
Bu perdeni kaldır; resimleri namazımda durmadan gözüme takılıyor.
Enes · Sahîh-i Buhârî 374
27
İpek elbise takva sahiplerine yakışmaz.
Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 375
28
Peygamber kırmızı bir hulle içinde çıkıp anazeye doğru iki rekât namaz kıldırdı.
Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 376
29
Peygamber minberin üzerinde namaz kıldırdı, secde için geri geri çekilip yere secde etti.
Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 377
30
İmam ancak kendisine uyulsun diye konulmuştur.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 378
31
Resûlullah secde ettiğinde elbisesi hizasında bulunan bana değerdi.
Meymûne · Sahîh-i Buhârî 379
32
Çok kullanılmaktan kararmış bir hasır üzerinde Resûlullah bize iki rekât namaz kıldırdı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 380
33
Peygamber humra (küçük seccade) üzerinde namaz kılardı.
Meymûne · Sahîh-i Buhârî 381
34
Ayaklarım kıblesinde olarak Resûlullah'ın önünde uyurdum; secde edeceği zaman beni dürterdi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 382
35
Resûlullah, Âişe kıble yönünde yatakta enine uzanmışken namaz kılardı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 383
36
Peygamber, birlikte uyudukları yatak üzerinde namaz kılardı.
Urve · Sahîh-i Buhârî 384
37
Sıcağın şiddetinden secde yerine elbisemizin ucunu koyardık.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 385
38
Peygamber nalınlarıyla namaz kılardı.
Ebû Mesleme Saîd b. Yezîd el-Ezdî · Sahîh-i Buhârî 386
39
Cerîr mestleri üzerine meshedip namaz kıldı: Peygamber'i böyle yaparken gördüm.
Hemmâm b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 387
40
Peygamber mestleri üzerine meshetti ve namaz kıldı.
Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 388
41
Rükû ve secdeyi tam yapmayana Huzeyfe: Namaz kılmadın.
Ebû Vâil, Huzeyfe'den · Sahîh-i Buhârî 389
42
Peygamber secdede kollarını koltuk altlarının beyazlığı görünecek kadar açardı.
Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne · Sahîh-i Buhârî 390
43
Kim namazımızı kılar, kıblemize yönelir ve kestiğimizi yerse o Müslümandır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 391
44
Lâ ilâhe illallah der, namazımızı kılar ve kıblemize yönelirlerse kanları ve malları haram olur.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 392
45
Müslümanın lehine olan onun lehine, aleyhine olan onun aleyhinedir.
Meymûn b. Siyâh, Enes b. Mâlik'ten · Sahîh-i Buhârî 393
46
Doğuda da batıda da kıble yoktur: Kıbleye yönelmeyin, doğuya veya batıya dönün.
Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 394
47
Peygamber Kâbe'yi tavaf etti ve makamın arkasında iki rekât namaz kıldı.
Amr b. Dînâr · Sahîh-i Buhârî 395, 396
48
Peygamber Kâbe'nin içinde iki direk arasında iki rekât namaz kıldı.
Mücâhid · Sahîh-i Buhârî 397
49
Peygamber Kâbe'nin ön tarafında iki rekât kıldı ve "Kıble işte budur" buyurdu.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 398
50
Yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz: Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 399
51
Resûlullah nafileyi bineği üzerinde kılar, farz için inip kıbleye yönelirdi.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 400
52
Ben de ancak sizin gibi bir insanım; sizin unuttuğunuz gibi unuturum.
Alkame, Abdullah'tan · Sahîh-i Buhârî 401
53
Ömer: Üç konuda Rabbime muvafakat ettim.
Enes · Sahîh-i Buhârî 402
54
Humeyd de Ömer'in üç konuda Rabbine muvafakati hadisini Enes'ten işitti.
Humeyd, Enes'ten · Sahîh-i Buhârî 402b
55
Kubâ'da sabah namazındaki cemaat haber gelince Kâbe'ye doğru döndü.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 403
56
Öğleyi yanılarak beş rekât kıldıran Peygamber iki sehiv secdesi yaptı.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 404
57
Namaza duran Rabbiyle münacat eder; kıblesine doğru tükürmesin.
Enes · Sahîh-i Buhârî 405
58
Namaz kılarken önüne tükürmeyin; namaz kıldığınızda Allah önünüzdedir.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 406
59
Resûlullah kıble duvarındaki tükürüğü kazıdı.
Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 407
60
Balgamı ne önünüze ne sağınıza çıkarın; soluna veya sol ayağınızın altına tükürün.
Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 408, 409
61
Namazda sağ tarafa tükürülmez.
Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 410, 411
62
Ne önünüze ne sağınıza tükürün; soluna veya ayağınızın altına tükürün.
Enes · Sahîh-i Buhârî 412
63
Mü'min namazda iken ancak Rabbiyle münacat eder.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 413
64
Önünüze veya sağınıza değil, soluna veya sol ayağınızın altına tükürün.
Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 414
65
Mescitte tükürmek bir hatadır; keffâreti de onu gömmektir.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 415
66
Sağınıza tükürmeyin; sağınızda bir melek vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 416
67
Tükürük ansızın gelirse elbisenin ucuyla alınır.
Enes · Sahîh-i Buhârî 417
68
Vallahi ne huşûunuz ne de rükûunuz bana gizli kalmaz; sizi arkamdan da görürüm.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 418
69
Ben sizi gördüğüm gibi arkamdan da görürüm.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 419
70
Peygamber atlar arasında Seniyye'den Zürayk oğulları mescidine kadar yarış düzenledi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 420
71
Bahreyn'den gelen mal mescitte dağıtıldı; Peygamber bir dirhem kalmayıncaya kadar kalkmadı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 421
72
Seni Ebû Talha mı gönderdi? Mescitte yemeğe davet.
Enes · Sahîh-i Buhârî 422
73
Karı koca mescitte lanetleştiler; ben de oradaydım.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 423
74
Evinin neresinde sana namaz kılmamı istersin?
Itbân b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 424
75
Allah, rızasını isteyerek "Lâ ilâhe illallah" diyeni ateşe haram kılmıştır.
Mahmûd b. Rebî' el-Ensârî, Itbân b. Mâlik'ten · Sahîh-i Buhârî 425
76
Peygamber gücü yettiğince bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 426
77
Salih kişinin kabri üzerine mescit yapanlar Allah katında yaratılmışların en kötüleridir.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 427
78
Mescid-i Nebevî'nin yapımı: Allah'ım! Hayır ancak âhiret hayrıdır.
Enes · Sahîh-i Buhârî 428
79
Peygamber mescit yapılmadan önce koyun ağıllarında namaz kılardı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 429
80
İbn Ömer devesine doğru namaz kıldı: Peygamber'i bunu yaparken gördüm.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 430
81
Bana cehennem gösterildi; bugünkü kadar korkunç bir manzara hiç görmedim.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 431
82
Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 432
83
Azaba uğramış kavimlerin yurtlarına ancak ağlayarak girin.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 433
84
Habeşistan'daki resimli kilise: Kabir üzerine mescit yapanlar yaratılmışların en kötüleridir.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 434
85
Allah'ın laneti, peygamberlerinin kabirlerini mescit edinen Yahudilerin ve Hristiyanların üzerine olsun.
Âişe ve Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 435, 436
86
Allah Yahudileri kahretsin; peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 437
87
Yeryüzü bana mescit ve temizlik aracı kılındı; ümmetimden kime namaz vakti yetişirse orada kılsın.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 438
88
Kuşak günü Rabbimizin harikalarındandır: Mescitte çadırı olan siyahî kadının kıssası.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 439
89
İbn Ömer bekâr bir genç iken Peygamber'in mescidinde uyurdu.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 440
90
Kalk ey Ebû Turâb! Ali'nin mescitte uyuması.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 441
91
Suffe ehlinden yetmiş kişi gördüm; hiçbirinin üzerinde ridâ yoktu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 442
92
Yolculuktan dönünce mescitte iki rekât namaz kıl.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 443
93
Mescide giren, oturmadan önce iki rekât namaz kılsın.
Ebû Katâde es-Selemî · Sahîh-i Buhârî 444
94
Namaz kıldığı yerde abdestli bekleyene melekler dua eder.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 445
95
Peygamber zamanında mescit kerpiçten, tavanı hurma dallarından, direkleri hurma kütüklerindendi.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 446
96
Vah Ammâr'a! Onu azgın bir topluluk öldürecek.
İkrime · Sahîh-i Buhârî 447
97
Marangoz kölene emret de bana üzerinde oturacağım ahşaplar yapsın.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 448
98
Minber, marangoz kölesi olan bir kadın tarafından yaptırıldı.
Câbir · Sahîh-i Buhârî 449
99
Kim Allah rızası için bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette onun benzerini yapar.
Ubeydullah el-Havlânî · Sahîh-i Buhârî 450
100
Mescitten oklarla geçerken demir uçlarından tut.
Süfyân · Sahîh-i Buhârî 451
101
Mescitten veya çarşıdan oklarla geçen, demir uçlarından tutsun; bir Müslümanı yaralamasın.
Ebû Bürde, babası Ebû Mûsâ'dan · Sahîh-i Buhârî 452
102
Ey Hassân! Resûlullah adına cevap ver; Allah'ım, onu Rûhu'l-Kudüs ile destekle.
Ebû Seleme b. Abdurrahman · Sahîh-i Buhârî 453
103
Habeşliler mescitte mızraklarıyla oynarken Peygamber beni ridâsıyla örtüyordu.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 454, 455
104
Velâ hakkı azat edene aittir; Allah'ın Kitabı'nda olmayan şart geçersizdir.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 456
105
Alacağından yarısını indir; kalk ve onu öde.
Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 457
106
Mescidi süpüren kişinin vefatını duyan Peygamber kabrine gidip namazını kıldı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 458
107
Ribâ âyetleri inince Peygamber onları mescitte okudu ve içki ticaretini haram kıldı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 459
108
Mescide hizmet eden kadının kabri üzerine Peygamber namaz kıldı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 460
109
Cinlerden bir ifrit namazımı bozmak için üzerime saldırdı; onu mescidin direğine bağlamak istedim.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 461
110
Mescitte bağlı tutulan Sümâme salıverilince yıkanıp Müslüman oldu.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 462
111
Yaralı Sa'd için mescitte çadır kuruldu; Peygamber onu yakından ziyaret ederdi.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 463
112
Hasta olan Ümmü Seleme'ye: İnsanların arkasından binekli olarak tavaf et.
Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 464
113
Karanlık gecede Peygamber'in yanından çıkan iki sahâbînin önünü iki lamba gibi bir ışık aydınlattı.
Enes · Sahîh-i Buhârî 465
114
Mescitte Ebû Bekir'in kapısından başka kapı kalmasın; hepsi kapatılsın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 466
115
İnsanlardan bir dost edinecek olsaydım Ebû Bekir'i dost edinirdim.
İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 467
116
Peygamber Kâbe'nin kapısını açtırıp içeri girdi ve iki direk arasında namaz kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 468
117
Müşrik Sümâme b. Üsâl mescide getirilip direklerden birine bağlandı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 469
118
Resûlullah'ın mescidinde seslerinizi yükseltiyorsunuz!
Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 470
119
Mescitte sesleri yükselen alacaklıya: Alacağının yarısını indir.
Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 471
120
Gece namazı ikişer ikişer kılınır; sabahın girmesinden korkan bir rekât vitir kılar.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 472
121
Gece namazı nasıldır? İkişer ikişer; sabahtan korkarsan bir rekâtla vitir kıl.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 473
122
Mescitteki halka: Biri Allah'a sığındı, diğeri utandı, öteki yüz çevirdi.
Ebû Vâkıd el-Leysî · Sahîh-i Buhârî 474
123
Resûlullah'ı mescitte bir ayağını diğerinin üzerine koymuş sırtüstü uzanmış gördüm.
Abbâd b. Temîm, amcasından · Sahîh-i Buhârî 475
124
Ebû Bekir evinin avlusunda bir mescit yaptı; Kur'an okurken gözyaşlarına hâkim olamazdı.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 476
125
Cemaatle kılınan namaz, evde ve çarşıda kılınandan yirmi beş derece fazladır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 477
126
Peygamber parmaklarını birbirine geçirdi.
İbn Ömer —yahut İbn Amr— · Sahîh-i Buhârî 478, 479
127
İnsanların döküntüsü arasında birbirine karışmış hâlde kaldığında hâlin nice olur?
Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 480
128
Mü'min mü'min için, parçaları birbirini tutan bina gibidir.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 481
129
Zü'l-yedeyn: Ey Allah'ın Resûlü, unuttun mu yoksa namaz mı kısaltıldı?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 482
130
İbn Ömer, Peygamber'in Medine yolu üzerinde namaz kıldığı yerleri arayıp orada namaz kılardı.
Mûsâ b. Ukbe · Sahîh-i Buhârî 483
131
Resûlullah Zülhuleyfe'de mescidin bulunduğu yerde bir ağacın altında konaklardı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 484
132
Peygamber Revhâ'daki küçük mescidin bulunduğu yerde namaz kıldı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 485
133
İbn Ömer, Revhâ dönemecindeki tepeye doğru namaz kılardı.
Nâfi', İbn Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 486
134
Peygamber Ruveyse yakınında büyük bir ağacın altında konaklardı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 487
135
Peygamber Arc'ın ötesinde bir su yolunun kenarında namaz kıldı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 488
136
Resûlullah Herşâ yakınındaki sel yatağında ağaçların yanında konakladı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 489
137
Peygamber Merrüzzahrân yakınındaki sel yatağında konaklardı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 490
138
Peygamber Zûtuvâ'da geceler, Mekke'ye girmeden sabah namazını kılardı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 491
139
Peygamber Mekke girişinde dağın iki geçidine yönelerek namaz kıldı.
Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 492
140
İmamın sütresi arkasındakilerin de sütresidir: Safın önünden geçmek kınanmadı.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 493
141
Peygamber bayram günü önüne kısa mızrak diktirir, ona doğru namaz kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 494
142
Peygamber Bathâ'da önüne anaze dikip öğle ve ikindiyi ikişer rekât kıldırdı.
Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 495
143
Resûlullah'ın namaz yeri ile duvar arasında bir koyunun geçeceği kadar mesafe vardı.
Sehl · Sahîh-i Buhârî 496
144
Minber ile mescit duvarı arasından bir koyun neredeyse geçemezdi.
Seleme · Sahîh-i Buhârî 497
145
Peygamber için kısa mızrak dikilir, ona doğru namaz kılardı.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 498
146
Peygamber önünde anaze varken öğle ile ikindiyi kıldırdı; kadın ve merkep onun ötesinden geçiyordu.
Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 499
147
Peygamber ihtiyacı için çıktığında yanımızda bir anaze ve bir matara götürürdük.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 500
148
Peygamber Bathâ'da önüne anaze dikerek öğle ile ikindiyi ikişer rekât kıldı.
Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 501
149
Peygamber'i bu direğin yanında namaz kılmayı gözetirken gördüm.
Yezîd b. Ebû Ubeyd · Sahîh-i Buhârî 502
150
Ashabın büyükleri akşam ezanında direklere koşuşurdu.
Enes · Sahîh-i Buhârî 503
151
Peygamber Kâbe'de öndeki iki direk arasında namaz kıldı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 504
152
Peygamber Kâbe'de direkleri sağına, soluna ve arkasına alarak namaz kıldı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 505
153
İbn Ömer Kâbe'de Peygamber'in namaz kıldığı yeri gözeterek namaz kılardı.
Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 506
154
Peygamber bineğini enine çevirip ona doğru namaz kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 507
155
Bizi köpek ve merkeple bir mi tuttunuz? Peygamber sedire doğru namaz kılardı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 508
156
Namaz kılarken önünüzden geçmek isteyeni itin; direnirse o ancak bir şeytandır.
Ebû Sâlih es-Semmân · Sahîh-i Buhârî 509
157
Namaz kılanın önünden geçen, günahını bilseydi kırk müddet beklemeyi tercih ederdi.
Büsr b. Saîd · Sahîh-i Buhârî 510
158
Bizi köpek yaptınız! Peygamber namaz kılarken ben onunla kıble arasında uzanırdım.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 511
159
Peygamber ben uyurken namaz kılar, vitir kılacağı zaman beni uyandırırdı.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 512
160
Kadının önünde nafile namaz kılmak: Ayaklarım Resûlullah'ın kıblesindeydi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 513
161
Bizi merkeplere ve köpeklere benzettiniz! Namazı hiçbir şey bozmaz.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 514
162
Namazı hiçbir şey bozmaz.
İbn Şihâb'ın kardeşinin oğlu · Sahîh-i Buhârî 515
163
Resûlullah torunu Ümâme'yi taşıyarak namaz kılardı.
Ebû Katâde el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 516
164
Yatağım Peygamber'in namaz yerinin karşısındaydı; elbisesi üzerime düşerdi.
Abdullah b. Şeddâd, teyzesi Meymûne bint Hâris'ten · Sahîh-i Buhârî 517
165
Peygamber secde ettiğinde, yanında uyuyan hayızlı Meymûne'ye elbisesi değerdi.
Abdullah b. Şeddâd, Meymûne'den · Sahîh-i Buhârî 518
166
Peygamber secde etmek istediğinde ayaklarımı dürterdi, ben de onları çekerdim.
Âişe · Sahîh-i Buhârî 519
167
Fâtıma, secdedeki Peygamber'in sırtına atılan pisliği üzerinden attı.
Abdullah · Sahîh-i Buhârî 520
168
Müslümanlar çan ve boynuzu konuştu; Resûlullah: Ey Bilâl! Kalk, namaz için çağrı yap.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 377
169
Enes: Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi; Eyyûb: Kamet lafzı hariç.
Enes · Sahîh-i Müslim 378 a
170
Namaz vaktini bildirmek için ateş ve çanı andılar; Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 378 b
171
Enes (Vüheyb tariki): İnsanlar çoğalınca namaz vaktini bildirmeyi konuştular; ateş tutuşturmayı andılar.
Sahîh-i Müslim 378 c
172
Enes (Eyyûb tariki): Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi.
Enes · Sahîh-i Müslim 378 d
173
Ebû Mahzûre'nin ezanı: Peygamber ona şehâdetleri tekrar dönerek (tercî' ile) okumayı öğretti.
Ebû Mahzûre · Sahîh-i Müslim 379
174
Resûlullah'ın iki müezzini vardı: Bilâl ve âmâ olan İbn Ümmü Mektûm.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 380 a
175
Kāsım'ın Âişe'den tariki: Resûlullah'ın Bilâl ve İbn Ümmü Mektûm adlı iki müezzini vardı.
Sahîh-i Müslim 380 b
176
İbn Ümmü Mektûm âmâ olduğu hâlde Resûlullah için ezan okurdu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 381 a
177
İbn Vehb'in Hişâm'dan tariki: İbn Ümmü Mektûm âmâ olduğu hâlde ezan okurdu.
Sahîh-i Müslim 381 b
178
Ezan işitirse baskından vazgeçerdi; ezan okuyan çobana: Fıtrat üzeredir, ateşten çıktın.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 382
179
Ezanı işittiğiniz zaman müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 383
180
Müezzinin dediğini söyleyin, sonra bana salavat getirin ve benim için vesîleyi isteyin.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 384
181
Müezzinin her sözüne aynısıyla, hayye alelere lâ havle ile kalpten karşılık veren cennete girer.
Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 385
182
Ezanı işitince Rab olarak Allah'tan, resûl olarak Muhammed'den, din olarak İslâm'dan razı oldum diyenin günahı bağışlanır.
Sa'd b. Ebû Vakkās · Sahîh-i Müslim 386
183
Müezzinler kıyamet günü insanların boyunları en uzun olanlarıdır.
Talha b. Yahyâ'nın amcası şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 387
184
Şeytan ezanı işittiği zaman Revhâ'nın bulunduğu yere varıncaya kadar uzaklaşır.
Câbir · Sahîh-i Müslim 388 a
185
Ebû Muâviye'nin A'meş'ten tariki: Şeytan ezanı işitince Revhâ'ya kadar uzaklaşır.
Sahîh-i Müslim 388 b
186
Şeytan ezanı işitince sesini duymamak için yellenerek kaçar; susunca geri gelip vesvese verir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 389 a
187
Müezzin ezan okuduğunda şeytan hızla koşarak arkasını döner.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 389 b
188
Bir ses işittiğinde ezan oku; çünkü ezan okununca şeytan hızla koşarak arkasını döner.
Süheyl şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 389 c
189
Kamet bitince şeytan gelir, şunu hatırla şunu hatırla der; kişi kaç rekât kıldığını bilemez.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 389 d
190
Şeytan hadisi (Hemmâm tariki): Sonunda kişi nasıl kıldığını bilemez hâle gelir.
Sahîh-i Müslim 389 e
191
Namaza başlarken, rükûdan önce ve rükûdan doğrulunca ellerini omuz hizasına kaldırırdı; iki secde arasında kaldırmazdı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 390 a
192
Ellerini omuz hizasına kaldırır sonra tekbir alırdı; secdeden başını kaldırırken bunu yapmazdı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 390 b
193
İbn Ömer (Ukayl ve Yûnus tariki): Namaza kalkınca ellerini omuz hizasına kaldırır, sonra tekbir alırdı.
Sahîh-i Müslim 390 c
194
Mâlik b. el-Huveyris tekbir alıp ellerini kaldırır, Resûlullah'ın böyle yaptığını anlatırdı.
Ebû Kılâbe şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 391 a
195
Tekbirde, rükûda ve rükûdan kalkışta ellerini kulaklarının hizasına kaldırırdı.
Mâlik b. el-Huveyris · Sahîh-i Müslim 391 b
196
Mâlik b. el-Huveyris (Saîd tariki): Ellerini kulaklarının uçlarının hizasına kaldırırdı.
Sahîh-i Müslim 391 c
197
Ebû Hüreyre her eğilip kalkışta tekbir alır: Namazı Resûlullah'ınkine en çok benzeyeniniz benim, derdi.
Ebû Seleme b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 392 a
198
Kalkarken, rükûa ve secdeye inip kalkarken tekbir alır; rükûdan kalkınca Semiallâhu limen hamideh derdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 392 b
199
Ebû Hüreyre (Ukayl tariki): Namaza kalkınca tekbir alırdı; en çok benzeyeniniz benim sözü yok.
Sahîh-i Müslim 392 c
200
Ebû Hüreyre Mervân'ın vekiliyken: Nefsim elinde olana yemin ederim ki namazı Resûlullah'ınkine en çok benzeyeniniz benim.
Sahîh-i Müslim 392 d
201
Ey Ebû Hüreyre! Bu tekbir nedir? Şüphesiz bu, Resûlullah'ın namazıdır.
Ebû Seleme b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 392 e
202
Ebû Hüreyre (Süheyl tariki): Her eğilip kalkışta tekbir alır, Resûlullah'ın böyle yaptığını anlatırdı.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 392 f
203
İmrân b. Husayn, Ali'nin tekbirleri için: Bu bize Muhammed'in namazını kıldırdı.
Mutarrif şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 393
204
Fâtihatü'l-Kitâb'ı okumayanın namazı yoktur.
Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 394 a
205
Ümmü'l-Kur'ân'ı okumayanın namazı yoktur.
Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 394 b
206
Ubâde (Sâlih tariki, Mahmûd b. er-Rebî' aracılığıyla): Ümmü'l-Kur'ân'ı okumayanın namazı yoktur.
Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 394 c
207
Ma'mer rivayeti: Ümmü'l-Kur'ân'ı ve fazlasını okumayanın namazı yoktur.
Sahîh-i Müslim 394 d
208
Namazı kendimle kulum arasında iki yarıya böldüm; kuluma da istediği vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 395 a
209
Ebü's-Sâib tariki: Namazı kendimle kulum arasında ikiye böldüm; yarısı benim, yarısı kulumundur.
Sahîh-i Müslim 395 b
210
Fâtiha okunmadan kılınan namaz eksiktir (üç defa söyledi).
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 395 c
211
Kıraatsiz namaz olmaz; Resûlullah'ın açıktan okuduğunu size açıktan okuduk.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 396 a
212
Ümmü'l-Kur'ân'a ilave edersen daha hayırlıdır; onunla yetinirsen sana yeter.
Atâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 396 b
213
Her namazda kıraat vardır; Ümmü'l-Kitâb'ı okuyana yeter, fazlasını okuyan daha faziletlidir.
Atâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 396 c
214
Dön, namaz kıl; çünkü sen namaz kılmadın. Rükûda ve secdede tam yerleşinceye kadar dur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 397 a
215
Namazı kötü kılan adam (Ebû Üsâme tariki): Abdesti tam al, sonra kıbleye yönel ve tekbir al.
Sahîh-i Müslim 397 b
216
Hanginiz arkamda Sebbihisme rabbike'l-a'lâ'yı okudu? Bazınızın onu benimle çekiştiğini anladım.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 398 a
217
İmrân (Şu'be tariki): Hanginiz okudu? Bazınızın onu benimle çekiştiğini sandım.
İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 398 b
218
İmrân (İbn Ebû Arûbe tariki): Öğleyi kıldırdı ve bazınızın onu benimle çekiştiğini anladım, buyurdu.
Sahîh-i Müslim 398 c
219
Resûlullah, Ebû Bekir, Ömer ve Osman ile namaz kıldım; hiçbirini besmele okurken işitmedim.
Enes · Sahîh-i Müslim 399 a
220
Besmele hadisi (Ebû Dâvûd tariki): Katâde, bunu Enes'e bizzat sorduklarını söyledi.
Sahîh-i Müslim 399 b
221
Ömer Sübhâneke'yi açıktan söylerdi; Peygamber ve halifeler kıraate Elhamdü lillâh ile başlardı.
Abde şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 399 c
222
Evzâî'nin İshâk b. Abdullah'tan tariki: Enes, kıraate Elhamdü lillâh ile başlandığını anlattı.
Sahîh-i Müslim 399 d
223
Kevser, Rabbimin bana vaad ettiği bir nehirdir; üzerinde çok hayır vardır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 400 a
224
Enes (İbn Fudayl tariki): Kevser, Rabbimin bana cennette vaad ettiği bir nehirdir; üzerinde bir havuz vardır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 400 b
225
Vâil b. Hucr: Peygamber namazda sağ elini sol elinin üzerine koydu, iki avucunun arasına secde etti.
Vâil b. Hucr · Sahîh-i Müslim 401
226
Şüphesiz Allah, Selâm'ın ta kendisidir; biriniz namazda oturduğunda Ettehiyyâtü lillâhi desin.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 402 a
227
İbn Mes'ûd teşehhüdü (Şu'be tariki): "Sonra dilediği duayı seçer" sözü olmaksızın.
Sahîh-i Müslim 402 b
228
İbn Mes'ûd teşehhüdü (Zâide tariki): Sonra dualardan dilediğini ya da sevdiğini seçsin.
Sahîh-i Müslim 402 c
229
İbn Mes'ûd teşehhüdü (A'meş tariki): Sonra bunun ardından duayı seçer.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 402 d
230
Resûlullah, elim avuçlarının arasındayken bana Kur'ân'dan bir sûre öğretir gibi teşehhüdü öğretti.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 402 e
231
İbn Abbâs teşehhüdü: Ettehiyyâtü'l-mübârekâtü's-salavâtü't-tayyibâtü lillâh.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 403 a
232
İbn Abbâs (Tâvûs tariki): Resûlullah bize Kur'ân'dan bir sûre öğretir gibi teşehhüdü öğretirdi.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 403 b
233
Ebû Mûsâ: Namaz kıldığınızda saflarınızı düzeltin, sonra biriniz size imam olsun.
Hıttân b. Abdullah er-Rakâşî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 404 a
234
Ebû Mûsâ hadisi (Süleymân et-Teymî tariki): İmam okuduğunda susun.
Sahîh-i Müslim 404 b
235
Ebû Mûsâ hadisi (Ma'mer tariki): Allah, Peygamberi'nin diliyle "Semiallâhu limen hamideh" diye hükmetmiştir.
Sahîh-i Müslim 404 c
236
Ebû Mes'ûd: Sana nasıl salât getirelim? Şöyle deyin: Allâhümme salli alâ Muhammed...
Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 405
237
Ka'b b. Ucre: Sana bir hediye vereyim mi? Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.
Abdurrahman b. Ebû Leylâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 406 a
238
Ka'b b. Ucre salavatı (Mis'ar tariki): "Sana bir hediye vereyim mi?" sözü olmaksızın.
Sahîh-i Müslim 406 b
239
Ka'b b. Ucre salavatı (İsmâîl b. Zekeriyyâ tariki): "Allâhümme" demeden "Ve bârik alâ Muhammed".
Sahîh-i Müslim 406 c
240
Ebû Humeyd: Allah'ım! Muhammed'e, eşlerine ve zürriyetine salât et.
Ebû Humeyd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 407
241
Kim bana bir kere salât getirirse, Allah da ona on kere salât eder.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 408
242
İmam "Semiallâhu limen hamideh" dediğinde "Allâhümme Rabbenâ leke'l-hamd" deyin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 409 a
243
Süheyl tariki: İmam "Semiallâhu limen hamideh" deyince "Rabbenâ leke'l-hamd" deyin.
Sahîh-i Müslim 409 b
244
İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; kimin âmini meleklerinkine denk gelirse geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 a
245
Ebû Hüreyre (Yûnus tariki): İmam âmin dediğinde âmin deyin; İbn Şihâb'ın sözü olmaksızın.
Sahîh-i Müslim 410 b
246
Biriniz namazda âmin dediğinde melekler de gökte âmin der; biri diğerine denk gelirse günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 c
247
Ebû Hüreyre (A'rec tariki): Biriniz âmin dediğinde melekler de gökte âmin der.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 d
248
Hemmâm b. Münebbih'in Ebû Hüreyre'den tariki: Biriniz âmin dediğinde melekler de âmin der.
Sahîh-i Müslim 410 e
249
İmam "ve le'd-dâllîn" dediğinde arkasındaki âmin der; sözü gök ehlininkine denk gelirse bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 f
250
Enes: İmam ancak kendisine uyulsun diye konulmuştur; oturarak kıldırdığında hepiniz oturarak kılın.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 a
251
Enes (Leys tariki): Resûlullah attan düştü, sıyrıldı ve bize oturarak namaz kıldırdı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 b
252
Enes (Yûnus tariki): İmam ayakta kıldırdığında siz de ayakta kılın.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 c
253
Enes (Mâlik tariki): Resûlullah bir ata bindi, ondan düştü; imam ayakta kıldırdığında ayakta kılın.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 d
254
Enes (Ma'mer tariki): Peygamber atından düştü ve sağ yanı sıyrıldı.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 e
255
Âişe: Resûlullah oturarak kıldırdı, ayakta uyanlara "Oturun" diye işaret etti.
Âişe · Sahîh-i Müslim 412 a
256
Hişâm b. Urve tarikleri: Resûlullah oturarak kıldırdı, ayaktakilere oturmalarını işaret etti.
Sahîh-i Müslim 412 b
257
Câbir: Az kalsın İranlılar ile Rumlar'ın yaptığını yapıyordunuz; imamlarınıza uyun.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 413 a
258
Câbir (Rüâsî tariki): Resûlullah tekbir aldığında Ebû Bekir bize duyurmak için tekbir alırdı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 413 b
259
İmam ancak kendisine uyulsun diyedir; ona muhalefet etmeyin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 414 a
260
Ma'mer'in Hemmâm'dan tariki: İmam ancak kendisine uyulsun diye konmuştur.
Sahîh-i Müslim 414 b
261
İmamın önüne geçmeyin; "ve le'd-dâllîn" dediğinde "Âmin" deyin.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 415 a
262
Ebû Hüreyre (Süheyl tariki): İmamın önüne geçmeyin; ondan önce başınızı kaldırmayın.
Sahîh-i Müslim 415 b
263
İmam ancak bir kalkandır; oturarak kıldırdığında siz de oturarak kılın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 416
264
Ebû Hüreyre (Ebû Yûnus tariki): İmam ayakta kıldırdığında ayakta, oturarak kıldırdığında oturarak kılın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 417
265
Âişe: Resûlullah, Ebû Bekir'e insanlara namaz kıldırmasını emretti; Ebû Bekir onun namazına uyuyordu.
Ubeydullah b. Abdullah şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 418 a
266
Âişe (Ma'mer tariki): Resûlullah'ın ilk rahatsızlandığı yer Meymûne'nin eviydi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 418 b
267
Âişe (Ukayl tariki): Resûlullah hanımlarından benim evimde bakılmak için izin istedi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 418 c
268
Âişe: Onun yerine kim geçerse insanların onu uğursuz sayacaklarını düşünüyordum.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 418 d
269
Âişe: Ebû Bekir yufka yüreklidir; insanların Resûlullah'ın makamına ilk geçeni uğursuz saymasından çekindim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 418 e
270
Âişe (Esved tariki): Resûlullah oturarak kıldırdı; Ebû Bekir ona, insanlar da Ebû Bekir'e uydu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 418 f
271
Âişe (İbn Müshir tariki): Peygamber namaz kıldırıyor, Ebû Bekir insanlara tekbiri duyuruyordu.
Sahîh-i Müslim 418 g
272
Âişe (Urve tariki): Ebû Bekir Resûlullah'ın namazına, insanlar da Ebû Bekir'in namazına uyarak kılıyordu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 418 h
273
Resûlullah perdeyi açıp bize baktı; yüzü sanki bir Mushaf sayfası gibiydi.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 419 a
274
Enes: Resûlullah'a son bakışım, pazartesi günü perdeyi açtığı andaydı.
Enes · Sahîh-i Müslim 419 b
275
Ma'mer'in Zührî'den tariki: Enes, Resûlullah'ı pazartesi günü perdeyi açarken son kez gördü.
Sahîh-i Müslim 419 c
276
Enes: Peygamber'in yüzü bize göründüğünde ondan daha hoşumuza giden bir manzara görmedik.
Enes · Sahîh-i Müslim 419 d
277
Ebû Mûsâ: Ebû Bekir, Resûlullah hayattayken insanlara namaz kıldırdı.
Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 420
278
Namazında başına bir şey gelen sübhânallah desin; el çırpmak yalnız kadınlar içindir.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 421 a
279
Sehl b. Sa'd (Ebû Hâzim tariki): Ebû Bekir ellerini kaldırıp Allah'a hamdetti, geri geri çekilip safa durdu.
Sahîh-i Müslim 421 b
280
Sehl b. Sa'd (Ubeydullah tariki): Resûlullah gelip safları yardı ve en öndeki safta durdu.
Sahîh-i Müslim 421 c
281
Muğîre: Resûlullah, Abdurrahman b. Avf'a uyup son rekâtı kıldı ve namazı vaktinde kılanları övdü.
Muğîre b. Şu'be şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 274 l
282
Muğîre (Hamza b. el-Muğîre tariki): Abdurrahman'ı geri çekmek istedim; Peygamber: Bırak onu, buyurdu.
Sahîh-i Müslim 274 m
283
Sübhânallah demek erkekler, el çırpmak kadınlar içindir.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 422 a
284
A'meş'in Ebû Sâlih'ten tariki: Tesbih erkekler, el çırpmak kadınlar içindir.
Sahîh-i Müslim 422b
285
Ebû Hüreyre (Hemmâm tariki): Namazda sübhânallah demek erkekler, el çırpmak kadınlar içindir.
Sahîh-i Müslim 422 c
286
Ey falan! Namazını güzel kılmaz mısın? Ben önümdekini gördüğüm gibi arkamdakini de görürüm.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 423
287
Ne rükûunuz ne de secdeniz bana gizli kalır; ben sizi sırtımın arkasından da görürüm.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 424
288
Enes (Şu'be tariki): Rükûu ve secdeyi gereği gibi yapın; ben sizi arkamdan görürüm.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 425 a
289
Enes (Katâde tariki): Rükûu ve secdeyi tam yapın; sizi sırtımın arkasından görürüm.
Enes · Sahîh-i Müslim 425 b
290
Ben sizin imamınızım; rükûda, secdede, kıyamda ve çıkışta benden önce davranmayın.
Enes · Sahîh-i Müslim 426 a
291
Cerîr ve İbn Fudayl'ın Muhtâr'dan tariki: Rükû ve secdede benden önce davranmayın.
Sahîh-i Müslim 426 b
292
İmamdan önce başını kaldıran, Allah'ın başını eşek başına çevirmesinden korkmaz mı?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 427 a
293
Namazında imamdan önce başını kaldıran, Allah'ın suretini eşek suretine çevirmesinden emin olamaz.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 427 b
294
Ebû Hüreyre (Rebî' b. Müslim tariki): İmamdan önce başını kaldıran, Allah'ın yüzünü eşek yüzü yapmasından korkmaz mı?
Sahîh-i Müslim 427 c
295
Namazda gözlerini göğe kaldıranlar ya buna son verirler ya da gözleri kendilerine geri dönmez.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 428
296
Namazda dua ederken gözlerini göğe kaldıranlar ya vazgeçerler ya da gözleri kapılıp alınır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 429
297
Meleklerin Rableri katında saf tuttukları gibi saf tutmaz mısınız?
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 430 a
298
Vekî' ve Îsâ'nın A'meş'ten tariki: Melekler gibi saf tutmaz mısınız?
Sahîh-i Müslim 430 b
299
Sizden birine elini uyluğuna koyup sağındaki ve solundaki kardeşine selâm vermesi yeter.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 431 a
300
Biriniz selâm verdiğinde yanındakine yüzünü çevirsin, eliyle işaret etmesin.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 431 b
301
Düzgün durun, safta farklı durmayın; yoksa kalpleriniz de birbirinden ayrılır.
Ebû Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 432 a
302
Cerîr, Îsâ ve İbn Uyeyne tariki: Düzgün durun, safta farklı durmayın.
Sahîh-i Müslim 432 b
303
İbn Mes'ûd: Arkamda akıl ve basiret sahipleriniz dursun; çarşıların kargaşasından sakının.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 432 c
304
Saflarınızı düzeltin; çünkü safı düzeltmek namazın tamamlığındandır.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 433
305
Safları tamamlayın; çünkü ben sizi sırtımın arkasından görürüm.
Enes · Sahîh-i Müslim 434
306
Namazda safı düzgün tutun; çünkü safı düzgün tutmak namazın güzelliğindendir.
Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 435
307
Ya saflarınızı mutlaka düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasına muhalefet koyar.
Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 436 a
308
Nu'mân b. Beşîr: Resûlullah saflarımızı sanki ok tahtalarını düzeltiyormuş gibi düzeltirdi.
Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 436 b
309
Ebü'l-Ahvas ve Ebû Avâne'nin Simâk'tan tariki: Saflar ok tahtası gibi düzeltilirdi.
Sahîh-i Müslim 436 c
310
İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilseler, kura çekmekten başka çare bulamasalar kura çekerlerdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 437
311
Öne gelin ve bana uyun; bir topluluk geri kalmaya devam eder, sonunda Allah da onları geri bırakır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 438 a
312
Ebû Saîd (Cüreyrî tariki): Resûlullah mescidin arka tarafında bir topluluk gördü.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 438 b
313
En öndeki safta ne olduğunu bilseniz, onun için mutlaka kura çekilirdi.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 439
314
Erkek saflarının en hayırlısı ilki, kadın saflarının en hayırlısı sonuncusudur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 440 a
315
Derâverdî'nin Süheyl'den tariki: Erkek saflarının en hayırlısı ilkidir.
Sahîh-i Müslim 440 b
316
Ey kadınlar topluluğu! Erkekler kaldırmadan başlarınızı kaldırmayın.
Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 441
317
Birinizin hanımı mescide gitmek için izin isterse ona engel olmasın.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 442 a
318
Kadınlarınız izin istediklerinde onları mescitlerden men etmeyin; İbn Ömer, itiraz eden oğluna çok kızdı.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 442 b
319
Allah'ın cariyelerini Allah'ın mescitlerinden men etmeyin (İbn Numeyr ve İbn İdrîs tariki).
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 c
320
Kadınlarınız mescitlere gitmek için sizden izin istediklerinde onlara izin verin.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 d
321
Kadınları geceleyin mescitlere çıkmaktan men etmeyin; İbn Ömer buna karşı çıkan oğlunu azarladı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 e
322
Îsâ b. Yûnus'un A'meş'ten tariki: Kadınları geceleyin mescitlere gitmekten men etmeyin.
Sahîh-i Müslim 442 f
323
Kadınlara geceleyin mescitlere izin verin; İbn Ömer itiraz eden oğlu Vâkıd'ın göğsüne vurdu.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 g
324
Kadınları mescitlerdeki paylarından men etmeyin; İbn Ömer oğlu Bilâl'in itirazına öfkelendi.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 442 h
325
Sizden biriniz yatsı namazında hazır bulunacağı zaman o gece koku sürünmesin.
Zeyneb es-Sekafiyye · Sahîh-i Müslim 443 a
326
Zeyneb: Sizden biriniz mescitte hazır bulunacağı zaman koku sürünmesin.
Abdullah'un hanımı Zeyneb · Sahîh-i Müslim 443 b
327
Hangi kadın buhur sürünürse bizimle yatsı namazında bulunmasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 444
328
Resûlullah kadınların ortaya çıkardıklarını görseydi onları mescitten men ederdi.
Amre bint Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 445 a
329
Yahyâ b. Saîd tariki: Resûlullah kadınların sonradan çıkardıklarını görseydi onları men ederdi.
Sahîh-i Müslim 445 b
330
Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma âyeti Resûlullah Mekke'de gizlenirken indi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 446
331
Âişe: Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma âyeti dua hakkında indirildi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 447 a
332
Hişâm tariki: "Namazında sesini yükseltme" âyeti dua hakkında indi.
Sahîh-i Müslim 447 b
333
Cebrâil vahiy getirince Peygamber dilini ve dudaklarını hareket ettirirdi; bu ona ağır gelirdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 448 a
334
İbn Abbâs ve Saîd, Peygamber'in vahiy inerken dudaklarını nasıl hareket ettirdiğini gösterdi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 448 b
335
Resûlullah cinlere Kur'ân okumadı ve onları görmedi; cinler sabah namazındaki kıraatini dinledi.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 449
336
İbn Mes'ûd: Bana cinlerin davetçisi geldi; onunla gittim ve onlara Kur'ân okudum.
Âmir şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 450 a
337
İsmâîl b. İbrâhîm rivayeti: Cinlerin azık istediği kısım Şa'bî'nin sözüdür; onlar Cezîre cinlerindendi.
Sahîh-i Müslim 450 b
338
İbn İdrîs rivayeti cin gecesi hadisini 'ateşlerinin izleri' sözüne kadar nakleder.
Sahîh-i Müslim 450 c
339
İbn Mes'ûd: Cin gecesinde Resûlullah ile birlikte değildim; onunla olmayı çok isterdim.
Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 450 d
340
Cinlerin Kur'ân'ı dinlediği gece onları Peygamber'e bir ağaç haber verdi.
Ma'n şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 450 e
341
Öğle ve ikindinin ilk iki rekâtında Fâtiha ile iki sûre okur, bazen bize âyeti işittirirdi.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 451 a
342
Ebû Katâde: Öğle ve ikindinin ilk iki rekâtında Fâtiha ve bir sûre, son ikisinde Fâtiha okurdu.
Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 451 b
343
Öğlenin ilk iki rekâtındaki kıyamını Elif Lâm Mîm Tenzîl es-Secde okuma miktarı kadar tahmin ettik.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 452 a
344
Ebû Saîd: Öğlenin ilk iki rekâtının her birinde otuz âyet miktarı okurdu.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 452 b
345
Sa'd: İlk iki rekâtta uzatıyor, son ikisinde kısaltıyorum; Ömer: Senin hakkındaki zan budur.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 453
346
Cerîr'in Abdülmelik b. Umeyr'den tariki: Sa'd ilk iki rekâtı uzatıp son ikisini kısaltırdı.
Sahîh-i Müslim 453 b
347
Ömer, Sa'd'a: Seni her şeyde, hatta namazda bile şikâyet ettiler (Ebû Avn tariki).
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 453 c
348
Mis'ar rivayetinde Sa'd: Bedeviler bana namazı mı öğretiyor?
Sahîh-i Müslim 453 d
349
Öğle namazına kamet getirilir, biri Bakî'e gidip abdest alıp gelirdi de Resûlullah hâlâ ilk rekâtta olurdu.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 454 a
350
Kaz'a, Ebû Saîd'e Resûlullah'ın namazını sordu; o da: Bunda senin için bir hayır yok, dedi.
Kaz'a şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 454 b
351
Peygamber sabah namazında Mü'minûn sûresini okurken onu bir öksürük tuttu ve rükûa gitti.
Abdullah b. es-Sâib · Sahîh-i Müslim 455
352
Amr b. Hureys: Peygamber'i sabah namazında Tekvîr sûresini okurken işittim.
Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 456
353
Kutbe b. Mâlik: Resûlullah Kâf sûresini okudu; göğe yükselen hurma ağaçları âyetini tekrarlayıp durdum.
Kutbe b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 457 a
354
Kutbe (İbn Uyeyne tariki): Peygamber sabah namazında göğe doğru yükselen hurma ağaçları âyetini okudu.
Kutbe b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 457 b
355
Ziyâd'ın amcası: Peygamber sabah namazının ilk rekâtında Kâf sûresini okudu.
Ziyâd b. İlâka'nın amcası · Sahîh-i Müslim 457 c
356
Câbir b. Semüre: Peygamber sabah namazında Kâf sûresini okurdu; sonraki namazı hafif olurdu.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 458 a
357
Simâk: Câbir dedi ki Peygamber namazı hafif kıldırırdı, bunların kıldırdığı gibi kıldırmazdı.
Simâk şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 458 b
358
Peygamber öğlede Leyl sûresini, ikindide benzerini, sabahta daha uzununu okurdu.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 459
359
Peygamber öğlede A'lâ sûresini, sabahta ise daha uzununu okurdu.
Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 460
360
Ebû Berze (Teymî tariki): Resûlullah sabah namazında altmıştan yüze kadar âyet okurdu.
Ebû Berze · Sahîh-i Müslim 461 a
361
Ebû Berze el-Eslemî (Hâlid el-Hazzâ tariki): Sabah namazında altmış ile yüz âyet arasında okurdu.
Ebû Berze el-Eslemî · Sahîh-i Müslim 461 b
362
Ümmü'l-Fadl: Mürselât, Resûlullah'ın akşam namazında okuduğunu işittiğim son sûredir.
İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 462 a
363
Sâlih rivayeti şunu ekler: Bundan sonra Allah ruhunu alıncaya kadar bir daha namaz kılmadı.
Sahîh-i Müslim 462 b
364
Resûlullah'ı akşam namazında Tûr sûresini okurken işittim.
Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Müslim 463 a
365
İbn Uyeyne, Yûnus ve Ma'mer tariki: Resûlullah akşam namazında Tûr sûresini okudu.
Sahîh-i Müslim 463 b
366
Berâ: Peygamber bir yolculukta yatsıyı kıldı ve iki rekâttan birinde Tîn sûresini okudu.
Berâ · Sahîh-i Müslim 464 a
367
Berâ b. Âzib: Resûlullah ile yatsıyı kıldım; Tîn sûresini okudu.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 464 b
368
Peygamber yatsıda Tîn sûresini okudu; ondan daha güzel sesli hiç kimseyi işitmedim.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 464 c
369
Ey Muâz! Sen fitneci misin? Şunu oku, şunu oku.
Câbir · Sahîh-i Müslim 465 a
370
Ey Muâz! Fitneci olmak mı istiyorsun? İmam olduğunda Şems, A'lâ, Alak ve Leyl sûrelerini oku.
Câbir · Sahîh-i Müslim 465b
371
Muâz, Resûlullah ile yatsıyı kılar, sonra kavmine dönüp onlara o namazı kıldırırdı.
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 465c
372
Muâz, Resûlullah ile yatsıyı kılar, sonra kavminin mescidine gelip onlara kıldırırdı (Eyyûb tariki).
Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 465 d
373
Ey insanlar! İçinizde nefret ettirenler var; hanginiz insanlara imam olursa namazı kısa tutsun.
Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 466 a
374
İsmâîl b. Ebû Hâlid tariki: İçinizde nefret ettirenler var; imam olan namazı kısa tutsun.
Sahîh-i Müslim 466 b
375
Sizden biriniz insanlara imam olduğunda namazı hafif tutsun; tek başına kıldığında ise dilediği gibi kılsın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 467 a
376
Ebû Hüreyre (Hemmâm tariki): İmam namazı hafif tutsun; tek başına kılan namazını dilediği kadar uzatsın.
Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 467 b
377
İnsanlara namaz kıldıran hafif tutsun; çünkü aralarında zayıf, hasta ve ihtiyaç sahibi vardır.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 467 c
378
Ebû Hüreyre (Ebû Bekir b. Abdurrahman tariki): İmam hafif tutsun; aralarında zayıf, yaşlı ve ihtiyaç sahibi vardır.
Sahîh-i Müslim 467 d
379
Kavmine imamlık et; kim bir topluluğa imamlık ederse hafif tutsun.
Osmân b. Ebü'l-Âs es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 468 a
380
Resûlullah'ın bana son tavsiyesi: Bir topluluğa imamlık ettiğinde onlara namazı hafif kıldır.
Osmân b. Ebü'l-Âs · Sahîh-i Müslim 468 b
381
Peygamber namazda kısa tutar ve namazı tam kılardı.
Enes · Sahîh-i Müslim 469 a
382
Resûlullah, namazı tam olmakla beraber insanların en hafif namaz kılanlarındandı.
Enes · Sahîh-i Müslim 469 b
383
Resûlullah'tan daha hafif ve daha tam namaz kıldıran hiçbir imamın arkasında namaz kılmadım.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 469 c
384
Resûlullah namazdayken annesiyle birlikte olan çocuğun ağlamasını işitir, kısa bir sûre okurdu.
Enes · Sahîh-i Müslim 470 a
385
Namaza onu uzatmak isteyerek girerim; çocuğun ağlamasını işitince annesinin üzüntüsünden dolayı hafifletirim.
Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 470 b
386
Peygamber'in kıyamını, rükûunu, doğrulmasını, secdesini ve oturuşunu birbirine yakın buldum.
Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 471 a
387
Hakem: Ebû Ubeyde rükûdan kalkınca uzunca dururdu; Berâ: Resûlullah'ın namazının rükünleri birbirine yakındı.
Hakem şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 471 b
388
Hakem (Muhammed b. Ca'fer tariki): Matar b. Nâciye Kûfe'ye hâkim olunca Ebû Ubeyde'ye namaz kıldırmasını emretti.
Sahîh-i Müslim 471 c
389
Enes: Resûlullah'ın bize namaz kıldırırken gördüğüm gibi size namaz kıldırmaktan geri durmam.
Enes · Sahîh-i Müslim 472
390
Resûlullah'ın ve Ebû Bekir'in namazı birbirine yakındı; Ömer sabah namazını uzattı.
Enes · Sahîh-i Müslim 473
391
Resûlullah alnını yere koyuncaya kadar hiç kimsenin sırtını eğdiğini görmedim; sonra arkasındakiler secdeye kapanırdı.
Berâ –ki o yalancı değildir– · Sahîh-i Müslim 474 a
392
Resûlullah "Semiallâhu limen hamideh" deyip secdeye varıncaya kadar bizden kimse sırtını eğmezdi.
Berâ –ki o yalancı değildir– · Sahîh-i Müslim 474 b
393
Resûlullah'ın yüzünü yere koyduğunu görünceye kadar ayakta durur, sonra ona uyardık.
Berâ · Sahîh-i Müslim 474 c
394
Berâ (Hakem tariki): Peygamber'in secde ettiğini görünceye kadar bizden kimse sırtını eğmezdi.
Berâ · Sahîh-i Müslim 474 d
395
Peygamber tam olarak secdeye varıncaya kadar bizden hiçbir adam sırtını eğmezdi.
Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 475
396
Rükûdan kalkınca: Allah'ım! Rabbimiz! Hamd sanadır; göklerin dolusu, yerin dolusu.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 476 a
397
İbn Ebû Evfâ (Şu'be tariki): Resûlullah şöyle dua ederdi: Allah'ım! Rabbimiz! Hamd sanadır; göklerin dolusu.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 476 b
398
Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi beni günahlardan ve hatalardan temizle.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 476 c
399
İbn Ebû Evfâ (Muâz ve Yezîd tariki): Beyaz elbisenin pislikten temizlendiği gibi.
Sahîh-i Müslim 476 d
400
Ey övgü ve yüceliğe layık olan! Kulun söylediği sözlerin en doğrusu; hepimiz de senin kullarınız.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 477
401
Senin verdiğine engel olacak yoktur, senin engellediğini verecek de yoktur.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 478 a
402
İbn Abbâs (Hafs tariki): Rükûdan kalkış duası, "dilediğin her şeyin dolusu" sözüne kadar.
Sahîh-i Müslim 478 b
403
Rükûda Rabbi yüceltin; secdede ise duada gayret edin, duanızın kabul edilmesi umulur.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 479 a
404
Vefat ettiği hastalığında perdeyi aralayıp üç defa: Allah'ım! Tebliğ ettim mi?
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 479 b
405
Resûlullah rükûda veya secdede iken Kur'an okumamı bana yasakladı.
Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 480 a
406
Ali (Velîd b. Kesîr tariki): Ben rükûda veya secdede iken Kur'an okumamı bana yasakladı.
Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 480 b
407
Resûlullah rükûda ve secdede Kur'an okumayı bana yasakladı; size yasakladı demiyorum.
Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 480 c
408
Sevgilim rükûda veya secdede iken Kur'an okumamı bana yasakladı.
Ali · Sahîh-i Müslim 480 d
409
Ali (Nâfi' ve diğerleri tariki): Ben rükûda iken Kur'an okumamı bana yasakladı; secdeyi zikretmediler.
Sahîh-i Müslim 480 e
410
Hâtim b. İsmâîl tariki: Ali, rükûda Kur'an okumanın kendisine yasaklandığını bildirdi.
Sahîh-i Müslim 480 f
411
İbn Abbâs: Ben rükûda iken Kur'an okumaktan nehyolundum.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 481
412
Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secde hâlinde olduğu andır; o hâlde duayı çoğaltın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 482
413
Allah'ım! Günahımın hepsini; küçüğünü ve büyüğünü, ilkini ve sonunu, açığını ve gizlisini bağışla.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 483
414
Rükû ve secdede: Allah'ım! Rabbimiz! Seni hamdinle tesbih ederim. Allah'ım! Beni bağışla.
Âişe · Sahîh-i Müslim 484 a
415
Vefatından önce: Seni hamdinle tesbih ederim; senden bağışlanma diler ve sana tövbe ederim.
Âişe · Sahîh-i Müslim 484 b
416
Nasr sûresi indiğinden beri her namazında: Rabbim! Seni hamdinle tesbih ederim. Allah'ım! Beni bağışla.
Âişe · Sahîh-i Müslim 484 c
417
Rabbim bana ümmetimde bir alamet göreceğimi haber verdi; o alamet Mekke'nin fethidir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 484 d
418
Anam babam sana feda olsun! Ben bir hâldeyim, sen ise bambaşka bir hâldesin.
İbn Cüreyc şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 485
419
Allah'ım! Gazabından rızana, cezalandırmandan affına sığınırım; senden yine sana sığınırım.
Âişe · Sahîh-i Müslim 486
420
Rükû ve secdede: Meleklerin ve Rûh'un Rabbi, her türlü eksiklikten münezzeh ve mukaddestir.
Âişe · Sahîh-i Müslim 487 a
421
Mutarrif'in Âişe'den tariki: Rükû ve secdede "Meleklerin ve Rûh'un Rabbi münezzehtir" derdi.
Sahîh-i Müslim 487 b
422
Allah'a çokça secde etmeye bak! Her secdeyle Allah seni bir derece yükseltir ve bir günahını siler.
Ma'dân b. Ebû Talha el-Ya'merî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 488
423
Cennette senin arkadaşlığını isterim. O hâlde çokça secde ederek bana yardım et.
Rebîa b. Ka'b el-Eslemî · Sahîh-i Müslim 489
424
Peygamber'e yedi uzuv üzerine secde etmesi emrolundu; saçını ve elbisesini toplaması yasaklandı.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 a
425
Yedi kemik üzerine secde etmekle ve elbiseyi de saçı da toplamamakla emrolundum.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 b
426
İbn Abbâs (İbn Tâvûs tariki): Peygamber'e yedi uzuv üzerine secde etmesi emrolundu.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 c
427
Yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum: Alın –eliyle burnuna işaret etti–, iki el, iki bacak, ayak uçları.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 d
428
Yedi uzuv üzerine secde etmekle emrolundum: Alın, burun, iki el, iki diz ve iki ayak.
Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 e
429
Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi uzvu secde eder: Yüzü, iki eli, iki dizi ve iki ayağı.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Sahîh-i Müslim 491
430
Saçı arkadan bağlı namaz kılanın misali, elleri arkadan bağlı olarak namaz kılanın misali gibidir.
Abdullah b. Abbâs şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 492
431
Secdede itidalli olun; hiçbiriniz kollarını köpeğin yayması gibi yere yaymasın.
Enes · Sahîh-i Müslim 493 a
432
Şu'be (İbn Ca'fer tariki): Hiçbiriniz kollarını köpeğin yayması gibi yere serip yaymasın.
Sahîh-i Müslim 493 b
433
Secde ettiğinde avuçlarını yere koy, dirseklerini kaldır.
Berâ · Sahîh-i Müslim 494
434
Resûlullah namaz kıldığında kollarını açardı; öyle ki koltuk altlarının beyazlığı görünürdü.
Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne · Sahîh-i Müslim 495 a
435
Leys rivayeti: Secde ettiğinde kollarını koltuk altlarından ayırırdı; ben koltuk altlarının beyazlığını görürdüm.
Sahîh-i Müslim 495 b
436
Peygamber secde ettiğinde bir kuzu kollarının arasından geçmek isteseydi geçerdi.
Meymûne · Sahîh-i Müslim 496
437
Meymûne: Secdede kollarını kanat gibi açardı; oturduğunda sol uyluğunun üzerine yerleşirdi.
Peygamber'in hanımı Meymûne · Sahîh-i Müslim 497 a
438
Secde ettiğinde kollarını uzak tutardı; öyle ki arkasındaki kimse koltuk altlarının beyazlığını görürdü.
Meymûne bt. el-Hâris · Sahîh-i Müslim 497 b
439
Resûlullah namaza tekbirle başlar, selamla bitirirdi.
Âişe · Sahîh-i Müslim 498
440
Biriniz önüne semerin arka kaşı kadar bir şey koyduğunda, onun ötesinden kimin geçtiğine aldırmasın.
Talha · Sahîh-i Müslim 499 a
441
Semerin arka kaşı gibi bir şey önünüzde olursa, önünüzden geçen şey size zarar vermez.
Talha · Sahîh-i Müslim 499 b
442
Namaz kılanın sütresi soruldu; "Semerin arka kaşı kadar" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 500 a
443
Tebük gazvesinde namaz kılanın sütresi soruldu; "Semerin arka kaşı gibi" buyurdu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 500 b
444
Bayram günü önüne harbe dikilir, ona doğru namaz kılardı; emîrler de bu yüzden onu edindiler.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 501 a
445
Peygamber anezeyi diker ve ona doğru namaz kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 501 b
446
Peygamber binek devesini önüne enlemesine çöktürür ve ona doğru namaz kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 502 a
447
Peygamber binek devesine doğru namaz kılardı.
İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 502 b
448
Önüne bir aneze dikildi, öğleyi iki rekât kıldı; önünden eşek ve köpek geçiyor, alıkonulmuyordu.
Ebû Cuhayfe şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 503 a
449
Anezeye doğru insanlara iki rekât kıldırdı; insanlar ve hayvanlar anezenin önünden geçiyordu.
Ebû Cuhayfe şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 503 b
450
Mâlik b. Miğvel tariki: Öğle sıcağı vakti olunca Bilâl çıktı ve namaz için ezan okudu.
Sahîh-i Müslim 503 c
451
Bathâ'da öğleyi ve ikindiyi önünde bir aneze varken ikişer rekât kıldı; arkasından kadın ve eşek geçiyordu.
Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Müslim 503 d
452
Hakem hadisine ek: İnsanlar onun abdest suyunun artığından almaya başladılar.
Sahîh-i Müslim 503 e
453
Dişi eşekle safın önünden geçtim, inip safa girdim; bunu kimse bana yadırgamadı.
İbn Abbâs şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 504 a
454
Vedâ haccında Mina'da eşek safın bir kısmının önünden geçti; sonra inip insanlarla saf tuttu.
Abdullah b. Abbâs şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 504 b
455
İbn Uyeyne tariki: Peygamber Arafat'ta namaz kılıyordu.
Sahîh-i Müslim 504 c
456
Ma'mer tariki: (Bu olay) Vedâ haccında ya da fetih gününde (idi).
Sahîh-i Müslim 504 d
457
Namaz kılarken önünüzden geçmek isteyeni geri itin; diretirse onunla mücadele edin, çünkü o bir şeytandır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 505 a
458
Ebû Saîd ve Mervân kıssası: Sütreye karşı kılarken önünden geçmek isteyeni göğsünden itsin.
Humeyd b. Hilâl şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 505 b
459
Önünden geçmekte diretenle mücadele etsin; çünkü onunla beraber karîn vardır.
Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 506 a
460
Sadaka b. Yesâr tariki: Namaz kılanın önünden geçmekte diretenle mücadele etsin.
Sahîh-i Müslim 506 b
461
Namaz kılanın önünden geçen, üzerine ne vebal olduğunu bilseydi kırk beklemesi geçmesinden hayırlı olurdu.
Büsr b. Saîd şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 507 a
462
Vekî'in Süfyân'dan tariki: Namaz kılanın önünden geçenin vebali, Ebû Cüheym'den.
Sahîh-i Müslim 507 b
463
Resûlullah'ın namaz kıldığı yer ile duvar arasında bir koyunun geçeceği kadar mesafe vardı.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 508
464
Seleme, Resûlullah'ın aradığı gibi Mushaf'ın bulunduğu yeri arar, orada nafile kılardı.
Yezîd b. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 509 a
465
Peygamber'i bu direğin yanında namaz kılmayı gözetirken gördüm.
Yezîd b. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 509 b
466
Önünde sütre yoksa eşek, kadın ve siyah köpek namazını keser; siyah köpek şeytandır.
Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 510 a
467
Humeyd b. Hilâl tarikleri: Sütresi olmayanın namazını eşek, kadın ve siyah köpek keser.
Sahîh-i Müslim 510 b
468
Kadın, eşek ve köpek namazı keser; semerin arka kaşı gibi bir şey bundan korur.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 511
469
Peygamber gece namaz kılarken ben onunla kıble arasında cenaze gibi enlemesine uzanmış olurdum.
Âişe · Sahîh-i Müslim 512 a
470
Ben önünde uzanmışken gece namazını kılar, vitir kılmak istediğinde beni uyandırırdı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 512 b
471
Âişe: Kadın kötü bir hayvan mı ki namazı kessin!
Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 512 c
472
Bizi eşeklere ve köpeklere benzettiniz! Ben onunla kıble arasında sedirde uzanmışken namaz kılardı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 512 d
473
Bizi köpeklere ve eşeklere denk tuttunuz! O sedirin ortasına karşı durup namaz kılardı.
Âişe · Sahîh-i Müslim 512 e
474
Secde ettiğinde beni dürterdi, ayaklarımı çekerdim; o gün evlerde kandiller yoktu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 512 f
475
Hayızlı olarak hizasında bulunurdum; secde ettiğinde bazen elbisesi bana değerdi.
Peygamber'in hanımı Meymûne · Sahîh-i Müslim 513
476
Hayızlıyken yanında olurdum; üzerimdeki örtünün bir kısmı namaz kılarken onun üzerinde olurdu.
Âişe · Sahîh-i Müslim 514
477
Tek elbiseyle namaz soruldu: Her birinizin iki elbisesi mi var?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 515 a
478
Yûnus ve Ukayl tariki: Tek elbiseyle namaz soruldu: Her birinizin iki elbisesi mi var?
Sahîh-i Müslim 515 b
479
Birimiz tek elbiseyle namaz kılabilir mi? - Hepiniz iki elbise bulabiliyor musunuz?
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 515 c
480
Hiçbiriniz omuzlarının üzerinde ondan bir şey bulunmayan tek elbise içinde namaz kılmasın.
Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 516
481
Ümmü Seleme'nin evinde tek elbiseye bürünüp iki ucunu omuzlarına koyarak namaz kıldı.
Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 517 a
482
Vekî' tariki: Tek elbiseye çaprazlama sarınmış olarak namaz kıldı.
Sahîh-i Müslim 517 b
483
Ümmü Seleme'nin evinde iki ucunu çaprazladığı bir elbise içinde namaz kılarken gördüm.
Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 517 c
484
Ebû Ümâme tariki: Tek elbiseye sarınıp iki ucunu omuzlarında çaprazlayarak namaz kıldı.
Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 517 d
485
Câbir: Peygamber'i tek elbiseye çaprazlama sarınmış olarak namaz kılarken gördüm.
Câbir · Sahîh-i Müslim 518 a
486
İbn Numeyr tariki: Câbir, Resûlullah'ın yanına girip onu tek elbiseyle namaz kılarken gördü.
Sahîh-i Müslim 518 b
487
Câbir yanında elbiseleri varken tek elbiseye sarınarak kıldı; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü.
Ebu'z-Zübeyr el-Mekkî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 518 c
488
Onu üzerine secde ettiği bir hasırın üzerinde namaz kılarken gördüm.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 519 a
489
Ebû Kureyb rivayeti: Elbisenin iki ucunu omuzlarının üzerine koymuş olarak namaz kılıyordu.
Sahîh-i Müslim 519 b
490
Mi'râc gecesi elli vakit olarak farz kılınan namaz, Mûsâ'nın tavsiyesiyle beş vakte indirildi.
Enes b. Mâlik, Mâlik b. Sa'saa'dan · Sünen-i Nesâî 448
491
Namazlar beştir ve onlar ellidir; benim katımda söz değiştirilmez.
Enes b. Mâlik ve İbn Hazm · Sünen-i Nesâî 449
492
Mi'râc gecesi Peygamber Beytülmakdis'te peygamberlere imam oldu; beş vakit namaz elliye bedel tutuldu.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 450
493
Mi'râc'ta Resûlullah'a beş vakit namaz, Bakara'nın son âyetleri ve şirk koşmayanların bağışlanması verildi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 451
494
Namazlar Mekke'de farz kılındı; iki melek Resûlullah'ın göğsünü yarıp zemzemle yıkadı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 452
495
Namaz ilk farz kılındığında iki rekâttı; yolculuk namazı öyle bırakıldı, mukimin namazı tamamlandı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 453
496
Namaz önce ikişer rekât farz kılındı, sonra mukimken dörde tamamlandı; yolculuk namazı ilk hâlinde kaldı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 454
497
Namaz ikişer rekât farz kılındı; yolculuk namazı öyle bırakıldı, mukimin namazı artırıldı.
Âişe · Sünen-i Nesâî 455
498
Namaz mukimken dört, yolculukta iki, korku hâlinde bir rekât olarak farz kılındı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 456
499
Allah (azze ve celle) bize yolculukta iki rekât kılmamızı emretti.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 457
500
Gündüz ve gecede beş namaz farzdır; bunu eksiksiz yapacağına yemin eden doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi.
Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Nesâî 458
501
Allah kullarına beş namaz farz kıldı; bunlarla yetinen doğru söylüyorsa mutlaka cennete girecektir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 459
502
Allah'a ibadet, şirk koşmamak, beş vakit namaz ve insanlardan bir şey istememek üzerine biat ettik.
Avf b. Mâlik el-Eşceî · Sünen-i Nesâî 460
503
Beş vakit namazı hafife almadan kılan için Allah katında onu cennete koyacağına dair bir ahit vardır.
İbn Muhayrîz · Sünen-i Nesâî 461
504
Beş vakit namaz, kapının önündeki nehirde günde beş kez yıkanmak gibidir; Allah onlarla hataları siler.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 462
505
Bizimle onlar arasındaki ahit namazdır; kim onu terk ederse kâfir olmuştur.
Büreyde · Sünen-i Nesâî 463
506
Kul ile küfür arasında namazı terk etmekten başka bir şey yoktur.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 464
507
Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır; düzgün olursa kurtuluşa erer, bozuk olursa hüsrana uğrar.
Hureys b. Kabîsa · Sünen-i Nesâî 465
508
Kıyamet günü namaz tam bulunursa tam yazılır; eksiği varsa nafileyle tamamlanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 466
509
Kulun nafilesi bulunursa Allah, farzının onunla tamamlanmasını emreder.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 467
510
Cennete sokan amel: Allah'a şirk koşmadan ibadet, namaz, zekât ve akrabalık bağını gözetmek.
Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 468
511
Enes, Peygamber ile birlikte öğle namazını Medine'de dört rekât kıldı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 469
512
Resûlullah yolculukta önünde bir aneze varken öğleyi ve ikindiyi ikişer rekât kıldı.
Ebû Cuhayfe · Sünen-i Nesâî 470
513
Güneş doğmadan önce ve batmadan önce namaz kılan kimse asla cehenneme girmeyecektir.
Umâre b. Ruveybe es-Sekafî · Sünen-i Nesâî 471
514
Âişe mushafına orta namazla birlikte ikindi namazını da yazdırdı.
Âişe'nin azatlısı Ebû Yûnus · Sünen-i Nesâî 472
515
Bizi orta namazdan güneş batıncaya kadar alıkoydular.
Ali · Sünen-i Nesâî 473
516
Kim ikindi namazını terk ederse ameli boşa gitmiştir.
Ebü'l-Melîh · Sünen-i Nesâî 474
517
Resûlullah'ın ikindinin ilk iki rekâtındaki kıyamı öğlenin son iki rekâtı kadardı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 475
518
Resûlullah öğlede her rekâtta otuz, ikindinin ilk iki rekâtında on beş âyet kadar kıyamda dururdu.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 476
519
Peygamber yolculuğa çıkınca ikindi namazını Zülhuleyfe'de iki rekât kıldı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 477
520
İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir.
Nevfel b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 478
521
Namazlar arasında öyle bir namaz vardır ki onu kaçıran, ailesi ve malı elinden alınmış gibidir.
Irâk b. Mâlik'e ulaştığına göre Nevfel b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 479
522
Kaçıranın ailesi ve malı elinden alınmış gibi olduğu namaz, ikindi namazıdır.
Nevfel b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 480
523
Saîd b. Cübeyr Cem'de kamet getirip akşamı üç rekât kıldı; Resûlullah da orada böyle yapmıştı.
Seleme b. Küheyl · Sünen-i Nesâî 481
524
Bu namazı sizden başka kılan kimse yoktur.
Âişe · Sünen-i Nesâî 482
525
Saîd b. Cübeyr Cem'de akşamı kametle üç, yatsıyı iki rekât kıldırdı.
Hakem b. Uteybe · Sünen-i Nesâî 483
526
İbn Ömer Cem'de akşamı üç, yatsıyı iki rekât kılıp Resûlullah'ı orada böyle yaparken gördüğünü söyledi.
Saîd b. Cübeyr · Sünen-i Nesâî 484
527
Gece ve gündüz melekleri sabah ve ikindi namazında bir araya gelir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 485
528
Cemaatle kılınan namaz, birinizin tek başına kıldığından yirmi beş derece üstündür.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 486
529
Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılmış hiç kimse cehenneme girmez.
Umâre b. Ruveybe · Sünen-i Nesâî 487
530
Peygamber ile birlikte Beytülmakdis'e doğru on altı veya on yedi ay namaz kıldık.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 488
531
Ensâr'dan bir topluluk, Resûlullah'ın Kâbe'ye çevrildiğini duyunca Kâbe'ye döndü.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 489
532
Resûlullah binek üzerinde nafile ve vitir kılar, farz namazı ise üzerinde kılmazdı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 490
533
Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır âyeti binek üzerinde namaz hakkında indi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 491
534
Resûlullah yolculukta bineği onu hangi yöne götürürse götürsün üzerinde namaz kılardı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 492
535
Kubâ'dakiler sabah namazındayken kıblenin değiştiğini duyunca Şam'dan Kâbe'ye döndüler.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 493
536
Talha b. Ubeydullah: Gün ve gecede beş vakit namaz; eğer doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi.
Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 391
537
İsmâil b. Ca'fer tariki: Babasına andolsun, doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi, cennete girdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 392
538
Cebrâil Beyt'in yanında bana iki defa imamlık yaptı; vakit bu iki vaktin arasındadır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 393
539
Ebû Mes'ûd: Cebrâil indi ve bana namazın vaktini haber verdi; onunla birlikte beş namaz kıldım.
İbn Şihâb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 394
540
Ebû Mûsâ: Namaz vaktini soran nerede? Vakit bu ikisinin arasındadır.
Ebû Mûsâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 395
541
Öğlenin vakti ikindi girmediği sürecedir; yatsının vakti gecenin yarısına kadardır.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 396
542
Câbir: Yatsıyı insanlar çok olduğunda erken kılar, az olduklarında geciktirirdi.
Muhammed b. Amr b. el-Hasan b. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 397
543
Ebû Berze: Yatsıdan önce uyumayı ve ondan sonra konuşmayı hoş görmezdi.
Ebû Berze · Sünen-i Ebû Dâvûd 398
544
Câbir: Sıcağın şiddetinden avucumda soğusun diye bir avuç çakıl alır, üzerine secde ederdim.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 399
545
İbn Mes'ûd: Öğle namazının vakti yazın üç ila beş ayak, kışın beş ila yedi ayak gölge idi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 400
546
Ebû Zer: Sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır; sıcak şiddetlenince namazı serinliğe bırakın.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 401
547
Ebû Hüreyre: Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe kadar erteleyin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 402
548
Câbir b. Semure: Bilâl güneş zevale kaydığında öğle ezanını okurdu.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 403
549
Enes: İkindiyi güneş beyaz, yüksek ve canlıyken kılardı; giden Avâlî'ye varırdı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 404
550
Zührî: Avâlî iki ya da üç mil uzaklıktadır.
Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 405
551
Hayseme: Güneşin canlı olması, sıcaklığını hissetmendir.
Hayseme · Sünen-i Ebû Dâvûd 406
552
Âişe: Resûlullah ikindiyi güneş odasındayken, duvara çıkmadan önce kılardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 407
553
Ali b. Şeybân: İkindiyi güneş beyaz ve berrak olduğu sürece geciktirirdi.
Ali b. Şeybân · Sünen-i Ebû Dâvûd 408
554
Bizi orta namazdan, ikindi namazından alıkoydular; Allah evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 409
555
Âişe Mushaf'a yazdırdı: Namazlara, orta namaza ve ikindi namazına devam edin.
Âişe'nin azatlısı Ebû Yûnus şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 410
556
Zeyd b. Sâbit: Orta namazın öncesinde iki namaz, sonrasında iki namaz vardır.
Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 411
557
Kim güneş batmadan önce ikindiden bir rekâta yetişirse ikindiye yetişmiştir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 412
558
Enes: Bu münafıkların namazıdır; güneş sararınca kalkıp dört rekâtı gagalar.
Alâ b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 413
559
İkindi namazını kaçıran, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 414
560
Evzâî: İkindiyi kaçırmak, yeryüzündeki güneş ışığını sararmış görmendir.
Ebû Amr el-Evzâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 415
561
Enes: Akşamı kılıp ok atardık; birimiz okunun düştüğü yeri görürdü.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 416
562
Seleme b. el-Ekva': Peygamber akşamı güneşin kenarı kaybolduğu an kılardı.
Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 417
563
Ebû Eyyûb: Ümmetim akşamı yıldızlar birbirine girinceye kadar geciktirmedikçe hayır üzeredir.
Mersed b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 418
564
Nu'mân b. Beşîr: Resûlullah yatsıyı ayın üçüncü gecesinde ay battığı vakit kılardı.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 419
565
İbn Ömer: Ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı yatsıyı onlara bu saatte kıldırırdım.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 420
566
Muâz: Bu namazı gecenin karanlığına bırakın; onunla bütün ümmetlerden üstün kılındınız.
Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 421
567
Ebû Saîd: Siz namazı beklediğiniz sürece namazda olmaya devam edersiniz.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 422
568
Âişe: Kadınlar sabah namazından örtülerine bürünüp döner, alacakaranlıktan tanınmazlardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 423
569
Râfi' b. Hadîc: Sabahı ortalık ağarınca kılın; bu, ecirleriniz için daha büyüktür.
Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 424
570
Ubâde b. es-Sâmit: Beş namazı Allah farz kıldı; onları güzelce kılan için Allah katında ahid vardır.
Abdullah es-Sunâbihî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 425
571
Ümmü Ferve: Amellerin en faziletlisi ilk vaktinde kılınan namazdır.
Ümmü Ferve · Sünen-i Ebû Dâvûd 426
572
Güneş doğmadan önce ve batmadan önce namaz kılan hiç kimse ateşe girmez.
Umâre b. Ruveybe · Sünen-i Ebû Dâvûd 427
573
Fedâle: İki ikindiye devam et; güneş doğmadan ve batmadan önceki namaz.
Fedâle · Sünen-i Ebû Dâvûd 428
574
Ebü'd-Derdâ: Beş şeyi imanla getiren cennete girer; emaneti eda etmek cünüplükten gusletmektir.
Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 429
575
Ebû Katâde: Beş vakit namaza vakitlerinde devam ederek geleni cennete koyarım.
Ebû Katâde b. Rib'î · Sünen-i Ebû Dâvûd 430
576
Ebû Zer: Namazı öldüren emîrler olduğunda namazı vaktinde kıl; onlarla kıldığın nafile olur.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 431
577
İbn Mes'ûd: Namazı vaktinde kıl, emîrlerle kıldığın namazı da nafile kıl.
Amr b. Meymûn el-Evdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 432
578
Ubâde: Benden sonra namazı vaktinden geciktiren emîrler olacak; siz namazı vaktinde kılın.
Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 433
579
Kabîsa: Namazı geciktiren emîrler kıbleye yönelip kıldıkça onlarla birlikte namaz kılın.
Kabîsa b. Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 434
580
Ebû Hüreyre: Kim bir namazı unutursa hatırladığında onu kılsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 435
581
Ma'mer tariki: Gafletin size isabet ettiği yerden başka yere geçin; Bilâl ezan okudu, kamet getirdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 436
582
Ebû Katâde: Uykuda kusur yoktur; biriniz bir namazı unutursa hatırladığında kılsın.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 437
583
Ebû Katâde (Emîrler ordusu): Ruhlarımız Allah'ın elindeydi; onları dilediği zaman saldı.
Hâlid b. Sumeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 438
584
Husayn tariki: Allah ruhlarınızı dilediği yerde aldı ve dilediği yerde geri verdi; kalk ve ezan oku.
Sünen-i Ebû Dâvûd 439
585
Abser tariki: Peygamber güneş yükselince abdest alıp onlara namaz kıldırdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 440
586
Kusur ancak uyanıklıkta, bir namazın diğerinin vakti girinceye kadar geciktirilmesindedir.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 441
587
Enes: Unutulan namazı hatırlayınca kılsın; onun bundan başka keffareti yoktur.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 442
588
İmrân b. Husayn: Sabaha uyanamadılar; ezan okundu, iki rekât kılındı, sonra kamet getirildi.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 443
589
Amr b. Ümeyye: Sabaha uyanamayınca "Bu yerden uzaklaşın" buyurdu, ezan ve kametle kıldırdı.
Amr b. Ümeyye ed-Damrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 444
590
Zû Mihber: Peygamber toprağı çamurlaşmayacak bir abdest aldı, acele etmeden iki rekât ve farzı kıldı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 445
591
Velîd tariki: Bilâl acele etmeden ezan okudu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 446
592
İbn Mes'ûd (Hudeybiye): Uyuyan ya da unutan kimse için de böyle yapın.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 447
593
Mescitleri yüksek ve gösterişli yapmakla emrolunmadım.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 448
594
İnsanlar mescitlerle birbirlerine övünmedikçe kıyamet kopmaz.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 449
595
Osmân b. Ebü'l-Âs: Tâif mescidini putlarının bulunduğu yere yapmasını emretti.
Osmân b. Ebü'l-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 450
596
İbn Ömer: Mescit Resûlullah zamanında kerpiç ve hurma dallarıyla yapılmıştı; Osmân onu taşla genişletti.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 451
597
İbn Ömer: Mescidin hurma kütüğünden direkleri çürüyünce Osmân onları pişmiş tuğlayla yaptı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 452
598
Enes: Ey Neccâr oğulları, bu bahçenizi bana satın; Allah'ım hayır ancak âhiretin hayrıdır.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 453
599
Hammâd b. Seleme tariki: Mescidin yeri Neccâr oğullarının bahçesiydi; Allah'ım Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 454
600
Âişe: Resûlullah mahallelerde mescitler yapılmasını, temizlenip güzel kokulu tutulmasını emretti.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 455
601
Semure: Resûlullah bize mescitleri yurtlarımızda yapıp temiz tutmamızı emrederdi.
Semure b. Cündeb oğluna şöyle yazdı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 456
602
Meymûne: Beytülmakdis'e gidip namaz kılın; gidemezseniz kandilleri için zeytinyağı gönderin.
Peygamber'in azatlısı Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 457
603
İbn Ömer: Mescide çakıl serildiğini görünce Resûlullah "Bu ne güzel!" buyurdu.
Ebü'l-Velîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 458
604
Ebû Sâlih: Kişi mescitten çakıl çıkardığında çakıl ona Allah adına yalvarır.
Ebû Sâlih · Sünen-i Ebû Dâvûd 459
605
Ebû Hüreyre: Çakıl taşı, kendisini mescitten çıkarana Allah adına yalvarır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 460
606
Ümmetimin sevapları bana arz edildi; hatta kişinin mescitten çıkardığı çöp bile.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 461
607
İbn Ömer: Bu kapıyı kadınlara bıraksak! İbn Ömer ölünceye kadar o kapıdan girmedi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 462
608
Nâfi' tarikiyle Ömer'in sözü olarak: Bu kapıyı kadınlara bıraksak!
Sünen-i Ebû Dâvûd 463
609
Nâfi': Ömer b. el-Hattâb kadınlar kapısından mescide girilmesini yasaklardı.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 464
610
Ebû Üseyd: Mescide giren "Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç" desin.
Ebû Humeyd yahut Ebû Üseyd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 465
611
Hayve b. Şüreyh: Mescide girerken Allah'a sığınan için şeytan "Günün geri kalanında benden korundu" der.
Hayve b. Şüreyh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 466
612
Ebû Katâde: Biriniz mescide geldiğinde oturmadan önce iki rekât namaz kılsın.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 467
613
Ebû Katâde (Benî Züreyk'ten bir adam tariki): İki rekâttan sonra dilerse otursun, dilerse ihtiyacına gitsin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 468
614
Ebû Hüreyre: Namaz kıldığı yerde oturan kimseye, abdesti bozulmadıkça melekler dua eder.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 469
615
Ebû Hüreyre: Namaz onu alıkoyduğu sürece biriniz namazda sayılır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 470
616
Ebû Hüreyre: Kul namaz kıldığı yerde namazı beklediği sürece namazda sayılır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 471
617
Ebû Hüreyre: Mescide bir şey için gelen kimsenin nasibi odur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 472
618
Ebû Hüreyre: Mescitte kaybını arayana "Allah onu sana geri vermesin" deyin; mescitler bunun için yapılmadı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 473
619
Enes: Mescitte tükürmek bir hatadır; keffareti onu örtmektir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 474
620
Enes (Ebû Avâne tariki): Mescitte tükürük bir hatadır; keffareti onu gömmektir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 475
621
Enes (Saîd tariki): Mescitte balgam atmak bir hatadır; keffareti onu gömmektir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 476
622
Ebû Hüreyre: Mescitte tüküren onu gömsün; yapmazsa elbisesine tükürüp onunla çıksın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 477
623
Târık el-Muhâribî: Namaz kılan önüne ve sağına tükürmesin; soluna veya sol ayağının altına tükürsün.
Târık b. Abdullah el-Muhâribî · Sünen-i Ebû Dâvûd 478
624
İbn Ömer: Biriniz namaz kıldığında Allah onun yüzünün karşısındadır; önüne tükürmesin.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 479
625
Ebû Saîd: Yüzüne tükürülmesi birinizi sevindirir mi? Kıbleye yönelen Rabbine yönelmiş olur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 480
626
Sâib b. Hallâd: Kıbleye tüküren imam hakkında Resûlullah "Size namaz kıldırmasın" buyurdu.
Ebû Sehle es-Sâib b. Hallâd · Sünen-i Ebû Dâvûd 481
627
Abdullah b. eş-Şıhhîr: Resûlullah namaz kılarken sol ayağının altına tükürdü.
Mutarrif'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 482
628
Ebü'l-Alâ tariki: Resûlullah sol ayağının altına tükürdü, sonra onu ayakkabısıyla ovdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 483
629
Ebû Saîd: Vâsile b. el-Eska' hasıra tükürüp ayağıyla sildi; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü.
Ebû Saîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 484
630
Câbir: Hanginiz Allah'ın yüzünü kendisinden çevirmesini ister?
Ubâde b. el-Velîd b. Ubâde b. es-Sâmit şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 485
631
Enes: Bir adam devesini mescitte çöktürüp bağladı ve "Hanginiz Muhammed?" dedi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 486
632
İbn Abbâs: Dımâm b. Sa'lebe devesini mescidin kapısında çöktürüp bağladı, sonra mescide girdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 487
633
Ebû Hüreyre: Yahudiler mescitte ashabı arasında oturan Peygamber'e zina eden bir erkek ve kadını sormaya geldiler.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 488
634
Ebû Zer: Yer bana temizleyici ve mescit kılındı.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 489
635
Ali: Sevgilim beni kabristanda ve Bâbil topraklarında namaz kılmaktan nehyetti.
Ebû Sâlih el-Gıfârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 490
636
Haccâc b. Şeddâd tarikiyle Ali: Bâbil topraklarında namaz kılmaktan nehyedildim.
Sünen-i Ebû Dâvûd 491
637
Ebû Saîd: Hamam ve kabristan dışında yeryüzünün tamamı mescittir.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 492
638
Berâ: Develerin çöktüğü yerlerde namaz kılmayın; koyun ağıllarında kılın, onlar berekettir.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 493
639
Sebre: Çocuk yedi yaşına ulaşınca ona namazı emredin; on yaşında namaz için onu dövün.
Sebre b. Ma'bed el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 494
640
Abdullah b. Amr: Çocuklarınıza yedi yaşında namazı emredin, on yaşında yataklarını ayırın.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 495
641
Dâvûd b. Sevvâr tariki: Hizmetçisini evlendiren, onun göbeğinin altı ile dizinin üstü arasına bakmasın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 496
642
Muâz el-Cühenî'nin hanımı: Çocuk sağını solundan ayırt edince ona namazı emredin.
Hişâm b. Sa'd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 497
643
Ebû Umeyr b. Enes: Abdullah b. Zeyd'e rüyasında ezan gösterildi; Ömer de görmüş ama yirmi gün gizlemişti.
Ebû Umeyr b. Enes, Ensâr'dan olan amcalarından · Sünen-i Ebû Dâvûd 498
644
Abdullah b. Zeyd: İnşallah bu gerçek bir rüyadır; Bilâl ile kalk, gördüğünü ona söyle.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 499
645
Ebû Mahzûre: Sabah namazı ise "es-Salâtü hayrun mine'n-nevm" dersin.
Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 500
646
Ebû Mahzûre (İbn Cüreyc tariki): "Namaz uykudan hayırlıdır" sabahın ilk ezanında söylenir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 501
647
Ebû Mahzûre: Resûlullah ona ezanı on dokuz, kameti on yedi kelime olarak öğretti.
Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 502
648
Ebû Mahzûre (Abdülazîz tariki): Resûlullah ezanı bizzat bana öğretti; şehadetleri tekrarla ve sesini uzat.
Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 503
649
Ebû Mahzûre: Resûlullah ezanı bana harf harf öğretti; sabahta "Namaz uykudan hayırlıdır" derdi.
Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 504
650
Ebû Mahzûre (Nâfi' b. Ömer tariki): Ezan iki tekbirle başlar: Allâhu ekber, Allâhu ekber.
Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 505
651
İbn Ebû Leylâ: Namaz üç hâl geçirdi; Muâz size bir sünnet koydu, siz de öyle yapın.
İbn Ebû Leylâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 506
652
Muâz b. Cebel: Namaz üç hâl geçirdi, oruç da üç hâl geçirdi.
Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 507
653
Enes: Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 508
654
Enes (Hâlid el-Hazzâ tariki): Ezan çift, kamet tek okunur; Eyyûb "kamet sözü hariç" dedi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 509
655
İbn Ömer: Resûlullah zamanında ezan ikişer ikişer, kamet birer birer idi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 510
656
Ebû Ca'fer tarikiyle İbn Ömer: Ezan ikişer ikişer, kamet birer birerdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 511
657
Abdullah b. Zeyd: Ezanı Bilâl okudu; Peygamber bana "Öyleyse kameti sen getir" buyurdu.
Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 512
658
Abdullah b. Muhammed: Ezan rüyası hadisinde kameti dedem Abdullah b. Zeyd getirdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 513
659
Ziyâd es-Sudâî: Sudâlı kardeş ezan okudu; ezan okuyan kamet getirir.
Ziyâd b. el-Hâris es-Sudâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 514
660
Ebû Hüreyre: Müezzin sesinin ulaştığı yere kadar bağışlanır; her yaş ve kuru şey ona şahitlik eder.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 515
661
Ebû Hüreyre: Namaz için ezan okunduğunda şeytan, ezanı işitmemek için yellenerek kaçar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 516
662
Ebû Hüreyre: İmam kefildir, müezzin emindir; Allah'ım imamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 517
663
İbn Numeyr'in A'meş'ten rivayeti: İmam kefildir, müezzin emindir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 518
664
Neccâroğullarından bir kadın: Bilâl fecri görünce "Allah'ım! Sana hamdederim" der, sonra ezan okurdu.
Neccâroğullarından bir kadın şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 519
665
Ebû Cuhayfe: Bilâl "Hayye ale's-salâh, hayye ale'l-felâh" derken boynunu sağa ve sola çevirdi.
Ebû Cuhayfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 520
666
Enes: Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 521
667
Ebû Saîd: Ezanı işittiğinizde müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 522
668
Abdullah b. Amr: Kim Allah'tan benim için vesîleyi isterse şefaatim ona hak olur.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 523
669
Abdullah b. Amr: Müezzinlerin söylediği gibi söyle; bitirince iste, sana verilir.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 524
670
Sa'd b. Ebû Vakkâs: Müezzini işitince Rab olarak Allah'tan, elçi olarak Muhammed'den razı oldum diyen bağışlanır.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 525
671
Âişe: Resûlullah müezzinin şehadet getirdiğini işitince "Ben de, ben de" derdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 526
672
Ömer: Müezzinin sözlerini kalbinden tekrarlayan ve hayy alelere lâ havle diyen cennete girer.
Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 527
673
Ebû Ümâme: Bilâl "Kad kâmeti's-salâh" deyince Peygamber "Allah onu ikame etsin ve devam ettirsin" dedi.
Ebû Ümâme veya Peygamber'in ashabından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 528
674
Câbir: Ezanı işitince vesîle duasını okuyana kıyamet günü şefaat hak olur.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 529
675
Ümmü Seleme: Akşam ezanında "Bu, gecenin gelişi, gündüzünün gidişidir; beni bağışla" dememi öğretti.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 530
676
Osman b. Ebü'l-Âs: Onların imamısın; en zayıflarını gözet, ezanına ücret almayan bir müezzin edin.
Osman b. Ebü'l-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 531
677
İbn Ömer: Bilâl fecirden önce ezan okuyunca "Dikkat edin! Kul uyuyakalmış" diye seslenmesi emredildi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 532
678
Nâfi': Ömer'in müezzini Mesrûh sabahtan önce ezan okuyunca Ömer ona geri dönmesini emretti.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 533
679
Bilâl: Fecir sana enine yayılarak belirginleşinceye kadar ezan okuma.
Bilâl · Sünen-i Ebû Dâvûd 534
680
Âişe: İbn Ümmü Mektûm âmâ olduğu hâlde Resûlullah'ın müezziniydi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 535
681
Ebû Hüreyre: Ezandan sonra mescitten çıkan bu adam Ebü'l-Kâsım'a isyan etmiştir.
Ebü'ş-Şa'sâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 536
682
Câbir b. Semüre: Bilâl ezan okuyup beklerdi; Peygamber'in çıktığını görünce kamet getirirdi.
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 537
683
İbn Ömer: Ezandan sonra yapılan tesvîb bid'attir; bizimle buradan çık.
Mücâhid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 538
684
Ebû Katâde: Namaz için kamet getirildiğinde beni görünceye kadar ayağa kalkmayın.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 539
685
Ebû Katâde (Ma'mer tariki): Kamet getirilince beni çıkmış olarak görünceye kadar ayağa kalkmayın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 540
686
Ebû Hüreyre: Kamet getirilir, Peygamber yerini almadan önce insanlar saftaki yerlerini alırdı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 541
687
Enes: Kamet getirildikten sonra bir adam Resûlullah'ın karşısına çıkıp onu alıkoydu.
Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 542
688
Berâ b. Âzib: Allah ve melekleri ön saflarda yer alanlara salât eder.
Kehmes şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 543
689
Enes: Kamet getirildiği hâlde Resûlullah mescidin bir köşesinde konuşuyordu; cemaat uyukladı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 544
690
Ebü'n-Nadr: Kamet getirilince Resûlullah cemaati az görürse oturur, kalabalık görünce namazı kıldırırdı.
Sâlim Ebü'n-Nadr · Sünen-i Ebû Dâvûd 545
691
Ali b. Ebû Tâlib tarikiyle: Kamet getirilince cemaat azsa oturur, çoksa namazı kıldırırdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 546
692
Ebü'd-Derdâ: Cemaate sarıl; çünkü kurt ancak sürüden uzaklaşan koyunu yer.
Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 547
693
Ebû Hüreyre: Odun demetleri taşıyan adamlarla gidip namaza gelmeyenlerin evlerini yakmayı düşündüm.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 548
694
Ebû Hüreyre: Özürsüz evlerinde namaz kılanların evlerini yakmayı düşündüm; ne cumayı ne başkasını zikretti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 549
695
İbn Mes'ûd: Evlerinizde kılıp mescitleri terk ederseniz Peygamberinizin sünnetini terk etmiş olursunuz.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 550
696
İbn Abbâs: Ezanı işitip özürsüz cemaate gelmeyenin kıldığı namaz kabul edilmez; özür korku veya hastalıktır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 551
697
İbn Ümmü Mektûm: Ezanı işitiyor musun? Sana evinde namaz kılmak için ruhsat bulamıyorum.
İbn Ümmü Mektûm · Sünen-i Ebû Dâvûd 552
698
İbn Ümmü Mektûm: Medine'de haşerat çok dedim; "Hayye ale's-salâh'ı işitiyor musun? O hâlde haydi gel!" buyurdu.
İbn Ümmü Mektûm · Sünen-i Ebû Dâvûd 553
699
Übey b. Kâ'b: Bu iki namaz münafıklara en ağır gelen namazlardır; bilseydiniz emekleyerek de gelirdiniz.
Übey b. Kâ'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 554
700
Osman: Yatsıyı cemaatle kılan gecenin yarısını, yatsı ve sabahı kılan bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibidir.
Osman b. Affân · Sünen-i Ebû Dâvûd 555
701
Ebû Hüreyre: Mescitten en uzak olan, sonra en uzak olanın ecri en büyüktür.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 556
702
Übey b. Kâ'b: Mescide gelişi ve dönüşü sevap yazılsın isteyen adama Allah umduğunun tamamını verdi.
Übey b. Kâ'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 557
703
Ebû Ümâme: Evinden abdestli olarak farz namaza çıkanın ecri ihramlı hacının ecri gibidir.
Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 558
704
Ebû Hüreyre: Kişinin cemaatle kıldığı namaz, evinde ve çarşısında kıldığından yirmi beş derece fazladır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 559
705
Ebû Saîd: Namazı ıssız çölde kılıp rükû ve secdesini tam yapan elli namaz sevabına ulaşır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 560
706
Büreyde: Karanlıklarda mescitlere yürüyenleri kıyamet günü tam bir nurla müjdele.
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 561
707
Ka'b b. Ucre: Güzelce abdest alıp mescide çıkan parmaklarını birbirine geçirmesin; çünkü o namazdadır.
Ebû Sümâme el-Hannât şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 562
708
Ensârî: Güzelce abdest alıp namaza çıkanın sağ adımına iyilik yazılır, sol adımıyla bir kötülüğü silinir.
Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 563
709
Ebû Hüreyre: Abdest alıp gittiğinde cemaati namazı kılmış bulana Allah, namazı kılanların ecri gibi verir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 564
710
Ebû Hüreyre: Allah'ın kadın kullarını mescitlerden men etmeyin; ancak koku sürünmeden çıksınlar.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 565
711
İbn Ömer: Allah'ın kadın kullarını Allah'ın mescitlerinden men etmeyin.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 566
712
İbn Ömer: Kadınlarınızı mescitlerden men etmeyin; evleri ise onlar için daha hayırlıdır.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 567
713
İbn Ömer: Kadınlara geceleyin mescitlere gitmeleri için izin verin; izin vermeyiz diyen oğluna kızdı.
Mücâhid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 568
714
Âişe: Resûlullah kadınların çıkardıklarını görseydi onları mescitten men ederdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 569
715
İbn Mes'ûd: Kadının evinde kıldığı namaz odasında kıldığından, küçük odasında kıldığı evinde kıldığından faziletlidir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 570
716
İbn Ömer: Bu kapıyı kadınlara bıraksak; İbn Ömer ölünceye kadar o kapıdan girmedi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 571
717
Ebû Hüreyre: Kamet getirilince namaza koşarak değil yürüyerek gelin; yetiştiğinizi kılın, kaçırdığınızı tamamlayın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 572
718
Ebû Hüreyre (Sa'd b. İbrâhîm tariki): Namaza sükûnetle gelin; yetiştiğinizi kılın, sizi geçeni kaza edin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 573
719
Ebû Saîd: Tek başına namaz kılana sadaka verip onunla birlikte kılacak bir adam yok mu?
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 574
720
Yezîd b. el-Esved: Konağında kılıp sonra imama yetişen onunla birlikte kılsın; bu onun için nafile olur.
Yezîd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 575
721
Yezîd b. el-Esved (Muâz tariki): Peygamber ile birlikte Minâ'da sabah namazını kıldım.
Sünen-i Ebû Dâvûd 576
722
Yezîd b. Âmir: Namaza gelip insanları namazda bulursan, kılmış olsan bile onlarla kıl; bu sana nafile olur.
Yezîd b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 577
723
Ebû Eyyûb: Evinde kılıp mescitte cemaatle tekrar kılmak, onun için cemaatten bir paydır.
Benî Esed b. Huzeyme'den bir adam şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 578
724
İbn Ömer: Bir günde bir namazı iki defa kılmayın.
Süleymân b. Yesâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 579
725
Ukbe b. Âmir: İnsanlara imamlık yapıp vakte isabet ettirene de onlara da sevap vardır.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 580
726
Selâme bint el-Hur: Mescit ehlinin imamlığı birbirine itip imam bulamaması kıyamet alametlerindendir.
Selâme bint el-Hur · Sünen-i Ebû Dâvûd 581
727
Ebû Mes'ûd el-Bedrî: Topluluğa Allah'ın Kitabı'nı en iyi okuyanları imamlık yapar.
Ebû Mes'ûd el-Bedrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 582
728
Ebû Mes'ûd (Muâz tariki): Kişi başka birine onun hâkimiyeti altındaki yerde imamlık yapmasın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 583
729
Ebû Mes'ûd (A'meş tariki): Kıraatte eşit iseler sünneti en iyi bilenleri imamlık yapar.
Sünen-i Ebû Dâvûd 584
730
Amr b. Selime: En iyi okuyanları ben olduğum için yedi veya sekiz yaşındayken onlara imamlık yapardım.
Amr b. Selime · Sünen-i Ebû Dâvûd 585
731
Amr b. Selime (Âsım el-Ahvel tariki): Yamalı ve yırtık bir bürdeyle imamlık yapardım; secdede arkam açılırdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 586
732
Amr b. Selime: Bize kim imamlık yapacak dediler; Kur'an'ı en çok toplayanınız buyurdu.
Amr b. Selime, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 587
733
İbn Ömer: İlk muhacirlere Kur'an'ı en çok bilenleri olan Ebû Huzeyfe'nin mevlâsı Sâlim imamlık yapardı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 588
734
Mâlik b. el-Huveyris: Namaz vakti gelince ezan okuyun, kamet getirin; yaşça büyük olanınız imamlık yapsın.
Mâlik b. el-Huveyris · Sünen-i Ebû Dâvûd 589
735
İbn Abbâs: Size hayırlılarınız ezan okusun, Kur'an okuyanlarınız imamlık yapsın.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 590
736
Ümmü Varaka: Evinde otur; şüphesiz Allah sana şehitliği nasip edecektir.
Ümmü Varaka bint Nevfel · Sünen-i Ebû Dâvûd 591
737
Ümmü Varaka (İbn Fudayl tariki): Resûlullah ona müezzin tayin etti ve ev halkına imamlık yapmasını emretti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 592
738
Abdullah b. Amr: İstemedikleri hâlde topluluğa imam olanın namazı kabul edilmez.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 593
739
Ebû Hüreyre: Farz namaz, iyi olsun kötü olsun her Müslüman'ın arkasında vaciptir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 594
740
Enes: Peygamber, âmâ olan İbn Ümmü Mektûm'u insanlara imamlık yapmak üzere yerine bıraktı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 595
741
Mâlik b. el-Huveyris: Bir topluluğu ziyaret eden onlara imamlık yapmasın; kendilerinden biri yapsın.
Ebû Atıyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 596
742
Ebû Mes'ûd: Huzeyfe seki üzerinde imamlık yapınca gömleğinden çekti; bundan nehyedilmişlerdi.
Hemmâm şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 597
743
Huzeyfe: Kişi topluluğa imamlık yaptığında onların durduğu yerden daha yüksek bir yerde durmasın.
Adî b. Sâbit el-Ensârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 598
744
Câbir: Muâz yatsıyı Resûlullah ile kılar, sonra kavmine gelip onlara aynı namazı kıldırırdı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 599
745
Câbir (Amr b. Dînâr tariki): Muâz Peygamber ile kılar, sonra dönüp kavmine imamlık yapardı.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 600
746
Enes: İmam ancak kendisine uyulsun diye imam kılınmıştır; oturarak kıldığında hepiniz oturarak kılın.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 601
747
Câbir: İmam oturarak kıldığında oturarak kılın; İran halkının büyüklerine yaptığı gibi yapmayın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 602
748
Ebû Hüreyre: İmam tekbir almadıkça tekbir almayın, rükûa varmadıkça rükûa varmayın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 603
749
Ebû Hüreyre (Ebû Hâlid tariki): İmam ancak kendisine uyulsun diye kılınmıştır; okuduğunda susun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 604
750
Âişe: İmam ancak kendisine uyulsun diye kılınmıştır; oturarak namaz kıldığında siz de oturarak kılın.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 605
751
Câbir: Peygamber rahatsızken arkasında namaz kıldık; Ebû Bekir insanlara onun tekbirini duyuruyordu.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 606
752
Üseyd b. Hudayr: İmamımız hasta; oturarak namaz kıldığında siz de oturarak kılın.
Sa'd b. Muâz'ın soyundan Husayn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 607
753
Enes: Peygamber bize iki rekât nafile kıldırdı; Ümmü Süleym ve Ümmü Harâm arkamızda durdu.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 608
754
Enes: Resûlullah bana ve bir kadına imamlık yaptı; beni sağına, kadını arkaya durdurdu.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 609
755
İbn Abbâs: Resûlullah'ın soluna durdum; beni arkasından dolaştırıp sağına durdurdu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 610
756
Saîd b. Cübeyr tariki: Başımdan yahut perçemimden tutup beni sağına durdurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 611
757
Enes: Ben ve yetim Resûlullah'ın arkasında saf tuttuk, yaşlı kadın da arkamızda durdu.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 612
758
Esved: İbn Mes'ûd ikimizin arasında durarak namaz kıldı; Resûlullah'ı böyle yaparken gördüm, dedi.
Esved şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 613
759
Yezîd b. el-Esved: Resûlullah namazı bitirdiğinde yüzünü cemaate çevirirdi.
Yezîd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 614
760
Berâ: Resûlullah'ın arkasında namaz kılarken onun sağında olmayı severdik.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 615
761
Muğîre b. Şu'be: İmam, namaz kıldırdığı yerde başka yere geçmedikçe namaz kılmasın.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 616
762
Abdullah b. Amr: İmam namazı bitirip oturduktan sonra konuşmadan abdesti bozulursa namazı tamam olmuştur.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 617
763
Ali: Namazın anahtarı temizliktir; tahrîmi tekbir, tahlîli selâmdır.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 618
764
Muâviye: Rükûda da secdede de benden önce davranmayın; ben kilo aldım.
Muâviye b. Ebû Süfyân · Sünen-i Ebû Dâvûd 619
765
Berâ (yalancı değildir): Resûlullah'ın secdeye vardığını görünce ancak o zaman secde ederlerdi.
Ebû İshâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 620
766
Berâ: Peygamber'in alnını yere koyduğunu görmedikçe hiçbirimiz sırtını eğmezdi.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 621
767
Berâ (Muhârib b. Disâr tariki): Resûlullah alnını yere koyuncaya kadar ayakta durur, sonra ona uyarlardı.
Muhârib b. Disâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 622
768
Ebû Hüreyre: İmam secdedeyken başını kaldıran, Allah'ın başını eşek başına çevirmesinden korkmaz mı?
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 623
769
Enes: Peygamber, kendisi namazdan ayrılmadan önce ayrılmalarını nehyetti.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 624
770
Ebû Hüreyre: Tek elbiseyle namaz soruldu; her birinizin iki elbisesi mi var? buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 625
771
Ebû Hüreyre: Hiçbiriniz omuzlarında ondan bir parça bulunmayan tek elbise içinde namaz kılmasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 626
772
Ebû Hüreyre: Tek elbiseyle namaz kılan, iki ucunu omuzları üzerinde çaprazlasın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 627
773
Ömer b. Ebû Seleme: Resûlullah'ı tek elbiseye bürünüp iki ucunu omuzlarında çaprazlamış namaz kılarken gördüm.
Ömer b. Ebû Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 628
774
Talk b. Ali: Peygamber izarını ridâsına katıp büründü ve namaz kıldırdı; her biriniz iki elbise bulabiliyor mu?
Talk b. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 629
775
Sehl b. Sa'd: Ey kadınlar, erkekler başlarını kaldırmadıkça siz başlarınızı kaldırmayın.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 630
776
Âişe: Peygamber, bir kısmı benim üzerimde olan tek bir elbise içinde namaz kıldı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 631
777
Seleme b. el-Ekva': Tek gömlekle namaz kılabilirsin; bir dikenle de olsa onu ilikle.
Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 632
778
Câbir: Resûlullah'ı ridâsız, bir gömlek içinde namaz kılarken gördüm.
Abdurrahman b. Ebû Bekir şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 633
779
Câbir: Elbise geniş olduğunda iki ucunu çaprazla; dar olduğunda onu beline bağla.
Ubâde b. el-Velîd b. Ubâde b. es-Sâmit şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 634
780
İbn Ömer: Tek elbisesi olan onu izar olarak bağlasın; Yahudilerin bürünmesi gibi bürünmesin.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 635
781
Büreyde: Resûlullah, ridâ olmadan yalnız şalvarla namaz kılınmasını nehyetti.
Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 636
782
İbn Mes'ûd: Namazında kibirlenerek izarını sarkıtan, Allah katında ne helâlde ne haramdadır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 637
783
Ebû Hüreyre: Allah, izarını sarkıtan adamın namazını kabul etmez.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 638
784
Ümmü Seleme: Kadın başörtüsü ve ayaklarının üstünü örten bol bir entari içinde namaz kılar.
Muhammed b. Zeyd b. Kunfuz şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 639
785
Ümmü Seleme (merfû tarik): Entari bol olup ayaklarının üstünü örttüğünde kadın izarsız namaz kılar.
Sünen-i Ebû Dâvûd 640
786
Âişe: Allah, ergenlik çağına girmiş kadının namazını ancak başörtüsüyle kabul eder.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 641
787
Âişe: Resûlullah izarını ikiye yarıp ergenlik çağına girmiş iki kıza başörtüsü olarak verdirdi.
Muhammed b. Sîrîn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 642
788
Ebû Hüreyre: Resûlullah namazda sedli ve kişinin ağzını örtmesini nehyetti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 643
789
İbn Cüreyc: Atâ'yı çoğunlukla elbisesini salıvermiş hâlde namaz kılarken gördüm.
İbn Cüreyc · Sünen-i Ebû Dâvûd 644
790
Âişe: Resûlullah bizim iç örtülerimiz yahut yorganlarımız üzerinde namaz kılmazdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 645
791
Ebû Râfi': Ensede toplanan saç örgüsü şeytanın oturağıdır.
Ebû Saîd el-Makburî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 646
792
İbn Abbâs: Saçı arkadan toplu namaz kılanın misali, elleri arkadan bağlı namaz kılanın misalidir.
İbn Abbâs'ın azatlısı Kureyb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 647
793
Abdullah b. es-Sâib: Peygamber fetih günü ayakkabılarını soluna koyarak namaz kıldı.
Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 648
794
Abdullah b. es-Sâib: Resûlullah sabah namazında Mü'minûn'u okurken öksürük tuttu, kıraati bırakıp rükû etti.
Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 649
795
Ebû Saîd: Cibrîl bana geldi ve ayakkabılarımda pislik bulunduğunu haber verdi.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 650
796
Bekir b. Abdullah tariki (mürsel): Ayakkabılarında habes (pislik) vardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 651
797
Şeddâd b. Evs: Yahudilere muhalefet edin; onlar ayakkabıları ve mestleriyle namaz kılmazlar.
Şeddâd b. Evs · Sünen-i Ebû Dâvûd 652
798
Abdullah b. Amr: Resûlullah'ı yalınayak da ayakkabılı olarak da namaz kılarken gördüm.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 653
799
Ebû Hüreyre: Namaz kılan ayakkabılarını sağına ya da soluna değil, iki ayağının arasına koysun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 654
800
Ebû Hüreyre: Ayakkabılarını çıkaran onlarla kimseye eziyet vermesin; ya ayaklarının arasına koysun ya onlarla kılsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 655
801
Meymûne: Resûlullah namaz kılarken hayızlı olarak hizasında bulunurdum; secdede elbisesi bana değerdi.
Meymûne bint el-Hâris · Sünen-i Ebû Dâvûd 656
802
Enes: İri yapılı Ensârî'nin evinde Resûlullah ıslatılmış hasır üzerinde iki rekât kıldı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 657
803
Enes: Peygamber Ümmü Süleym'i ziyaretinde suyla ıslattığımız hasır üzerinde namaz kılardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 658
804
Muğîre b. Şu'be: Resûlullah hasır ve tabaklanmış post üzerinde namaz kılardı.
Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 659
805
Enes: Şiddetli sıcakta yüzünü yere koyamayan elbisesini serip üzerine secde ederdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 660
806
Câbir b. Semüre: Meleklerin Rableri katında saf tuttukları gibi saf tutmaz mısınız?
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 661
807
Nu'mân b. Beşîr: Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinizin arasına ayrılık düşürür.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 662
808
Nu'mân b. Beşîr: Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasına ayrılık düşürür.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 663
809
Berâ: Safta ayrı durmayın, yoksa kalpleriniz ayrılığa düşer; Allah ve melekleri ön saflara salât eder.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 664
810
Nu'mân b. Beşîr: Resûlullah saflarımızı düzeltir, düzgün hâle gelince tekbir alırdı.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 665
811
İbn Ömer: Kim bir safı birleştirirse Allah da onu bağlar; kim bir safı keserse Allah da onu keser.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 666
812
Enes: Saflarınızı sıkıca birleştirin; şeytanın küçük bir koyun gibi safın aralığından girdiğini görüyorum.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 667
813
Enes: Saflarınızı düzeltin; safı düzeltmek namazın tamamlığındandır.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 668
814
Enes: Resûlullah elini bu değneğe koyar, düzgün durun ve saflarınızı düzeltin buyururdu.
Maksûre sahibi Muhammed b. Müslim b. es-Sâib şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 669
815
Enes (Humeyd b. el-Esved tariki): Resûlullah değneği önce sağ, sonra sol eliyle tutup saflarınızı düzeltin buyururdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 670
816
Enes: Önce ön safı, sonra onu takip edeni tamamlayın; eksiklik olacaksa arka safta olsun.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 671
817
İbn Abbâs: Sizin en hayırlılarınız, namazda omuzları en yumuşak olanlarınızdır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 672
818
Enes: Resûlullah zamanında sütunlar arasında saf tutmaktan sakınırdık.
Abdülhamîd b. Mahmûd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 673
819
Ebû Mes'ûd: Bana sizden akıl ve olgunluk sahipleri yakın dursun; sonra onlara yakın olanlar.
Ebû Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 674
820
İbn Mes'ûd tariki: Ayrı durmayın, kalpleriniz ayrılığa düşer; çarşıların karmaşasından sakının.
Sünen-i Ebû Dâvûd 675
821
Âişe: Allah ve melekleri safların sağ taraflarına salât eder.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 676
822
Ebû Mâlik el-Eş'arî: Peygamber erkekleri saf yaptı, onların arkasına da çocukları saf yaptı.
Ebû Mâlik el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 677
823
Ebû Hüreyre: Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilki, kadınların saflarının en hayırlısı sonuncusudur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 678
824
Âişe: Bir topluluk ilk saftan geri kalmaya devam eder; nihayet Allah da onları ateşte geri bırakır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 679
825
Ebû Saîd: Öne geçin ve bana uyun; sizden sonrakiler de size uysun.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 680
826
Ebû Hüreyre: İmamı ortaya alın ve boşlukları kapatın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 681
827
Vâbisa: Resûlullah safın arkasında tek başına namaz kılan adama namazı yeniden kılmasını emretti.
Vâbisa · Sünen-i Ebû Dâvûd 682
828
Ebû Bekre: Saftan önce rükû ettim; Allah hevesini artırsın, bir daha yapma, buyurdu.
Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 683
829
Hasan: Saftan önce rükû edip safa yürüyen Ebû Bekre'ye, Allah hevesini artırsın, bir daha yapma, buyurdu.
Hasan şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 684
830
Talha b. Ubeydullah: Önüne semerin arka kaşı gibi bir şey koyduğunda önünden geçen sana zarar vermez.
Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 685
831
Atâ: Semerin arka kaşı bir arşın ve daha fazlasıdır.
Atâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 686
832
İbn Ömer: Resûlullah bayram günü önüne mızrak diktirip ona doğru namaz kılardı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 687
833
Ebû Cuhayfe: Peygamber Bathâ'da önüne aneze dikerek öğle ve ikindiyi ikişer rekât kıldırdı.
Ebû Cuhayfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 688
834
Ebû Hüreyre: Namaz kılan önüne bir şey koysun; bulamazsa asa diksin, o da yoksa bir çizgi çizsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 689
835
Ebû Hüreyre (Süfyân tariki): Sütre çizgisi hadisi; Ahmed b. Hanbel çizgiyi enine, hilal gibi tarif etti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 690
836
Süfyân b. Uyeyne: Şerîk bir cenazede ikindiyi kıldırırken takkesini önüne sütre olarak koydu.
Süfyân b. Uyeyne · Sünen-i Ebû Dâvûd 691
837
İbn Ömer: Peygamber devesine doğru namaz kılardı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 692
838
Mikdâd: Resûlullah sütreyi sağ ya da sol kaşının hizasına alır, ona tam olarak yönelmezdi.
Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 693
839
İbn Abbâs: Uyuyanın ve konuşanın arkasında namaz kılmayın.
Muhammed b. Ka'b el-Kurazî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 694
840
Sehl b. Ebû Hasme: Sütreye doğru namaz kılan ona yaklaşsın; şeytan namazını bölmesin.
Sehl b. Ebû Hasme · Sünen-i Ebû Dâvûd 695
841
Sehl: Peygamber'in durduğu yer ile kıble duvarı arasında bir keçinin geçeceği kadar mesafe vardı.
Sehl · Sünen-i Ebû Dâvûd 696
842
Ebû Saîd: Namaz kılan önünden kimseyi geçirmesin; diretirse onunla mücadele etsin, o ancak bir şeytandır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 697
843
Ebû Saîd (İbn Aclân tariki): Biriniz namaz kıldığında bir sütreye doğru kılsın ve ona yaklaşsın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 698
844
Ebû Saîd: Sizden kim kendisiyle kıblesi arasına kimsenin girmemesini sağlayabilirse bunu yapsın.
Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 699
845
Ebû Saîd: Namaz kılanın önünden geçmek isteyeni itsin; diretirse onunla savaşsın, o ancak bir şeytandır.
Ebû Sâlih şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 700
846
Ebû Cüheym: Namaz kılanın önünden geçen, üzerine ne olduğunu bilseydi kırk (müddet) beklemeyi tercih ederdi.
Büsr b. Saîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 701
847
Ebû Zer: Önünde semer arkalığı kadar bir şey yoksa kişinin namazını eşek, siyah köpek ve kadın keser.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 702
848
İbn Abbâs: Namazı hayızlı kadın ve köpek keser.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 703
849
İbn Abbâs (zayıf): Sütresiz kılanın namazını köpek, eşek, domuz, Yahudi, Mecûsî ve kadın keser.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 704
850
Tebük'teki kötürüm adam: Namaz kılan Peygamber'in önünden eşekle geçtim; Allah'ım, onun izini kes, buyurdu.
Yezîd b. Nimrân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 705
851
Ebû Hayve tariki: Namazımızı kesti; Allah da onun izini kessin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 706
852
Tebük'te hurma ağacına doğru kılınan namazın önünden geçen çocuk: Namazımızı kesti; Allah da izini kessin.
Saîd b. Gazvân, babasından şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 707
853
Amr b. Şuayb'ın dedesi: Peygamber önünden geçmek isteyen oğlağı karnı duvara yapışıncaya kadar engelledi.
Amr b. Şuayb, babası aracılığıyla dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 708
854
İbn Abbâs: Peygamber namaz kılarken önünden geçmeye kalkan oğlağı engellemeye başladı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 709
855
Âişe: Ben Peygamber ile kıble arasında olurdum; hayızlı iken de.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 710
856
Âişe: Resûlullah gece namazı kılarken ben kıbleyle onun arasında yatardım; vitir kılacağı zaman beni uyandırırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 711
857
Âişe: Bizi eşek ve köpekle bir tuttuğunuz ne kötü! Resûlullah ben önünde uzanmışken namaz kılardı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 712
858
Âişe: Resûlullah gece namaz kılarken ayaklarım önünde olurdu; secde edeceği zaman ayaklarıma vururdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 713
859
Âişe: Ben önünde uzanmışken Resûlullah namaz kılardı; vitir kılacağı zaman "Kenara çekil" derdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 714
860
İbn Abbâs: Mina'da dişi eşekle safın bir kısmının önünden geçtim; bunu kimse yadırgamadı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 715
861
İbn Abbâs: Eşeği safın önünde bıraktık, iki kız da safın arasına girdi; Resûlullah buna aldırmadı.
Ebü's-Sahbâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 716
862
Cerîr tariki: Kavga eden iki kızı birbirinden ayırdı; önünden geçmelerine aldırmadı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 717
863
Fadl b. Abbâs: Resûlullah sahrada sütresiz namaz kıldı; dişi eşekle köpek önünde oynaşırken aldırmadı.
Fadl b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 718
864
Ebû Saîd: Namazı hiçbir şey kesmez; gücünüz yettiğince önünüzden geçeni savın.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 719
865
Ebû Saîd önünden geçen Kureyşli genci üç defa itti: Namazı hiçbir şey kesmez, fakat gücünüz yettiğince savın.
Ebü'l-Veddâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 720
866
İbn Ömer: Resûlullah namaza başlarken, rükûa giderken ve rükûdan kalkınca ellerini omuz hizasına kaldırırdı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 721
867
İbn Ömer (Zübeydî tariki): Secdede ellerini kaldırmaz, rükûdan önce aldığı her tekbirde kaldırırdı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 722
868
Vâil b. Hucr: Resûlullah tekbir alınca elbisesine bürünür, sol elini sağ eliyle tutup ellerini elbisesine sokardı.
Abdülcebbâr b. Vâil b. Hucr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 723
869
Vâil b. Hucr: Peygamber namaza kalkınca ellerini omuz hizasına kaldırıp baş parmaklarını kulaklarına denk getirirdi.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 724
870
Vâil b. Hucr (ev halkı aracılığıyla): Resûlullah tekbirle birlikte ellerini kaldırırdı.
Abdülcebbâr b. Vâil şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 725
871
Vâil b. Hucr: Resûlullah'ın nasıl namaz kıldığına mutlaka bakacağım, dedim; kıbleye yönelip tekbir aldı.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 726
872
Zâide tariki: Sağ elini sol elinin sırtı, bileği ve kolu üzerine koydu; soğukta elleri elbiseler altında hareket ederdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 727
873
Vâil b. Hucr: Peygamber ellerini kulak hizasına kaldırırdı; sonra insanlar göğüslerine kadar kaldırıyordu.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 728
874
Vâil b. Hucr: Kışın ashabın namazda ellerini elbiselerinin içinde kaldırdıklarını gördüm.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 729
875
Ebû Humeyd es-Sâidî on sahâbî arasında: Resûlullah'ın namazını en iyi bileniniz benim.
Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 730
876
Ebû Humeyd (İbn Lehîa tariki): Dördüncü rekâtta sol kalçasını yere dayar, ayaklarını bir yandan çıkarırdı.
Muhammed b. Amr el-Âmirî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 731
877
Leys tariki: Secdede kollarını yaymadan ve yanlarına yapıştırmadan koyar, parmak uçlarını kıbleye yöneltirdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 732
878
Abbâs b. Sehl tariki: Rükûdan kalkınca "Semiallâhu limen hamideh, Allahümme rabbenâ leke'l-hamd" dedi.
Muhammed b. Amr b. Atâ, Abbâs -ya da Ayyâş- b. Sehl es-Sâidî'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 733
879
Ebû Humeyd (Fuleyh tariki): Rükûda ellerini dizlerini kavrıyormuş gibi koyar, kollarını yanlarından uzak tutardı.
Abbâs b. Sehl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 734
880
Utbe tariki: Secdede uyluklarının arasını açar, karnını uyluklarına dayamazdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 735
881
Hemmâm tariki: Secdeye varırken dizleri avuçlarından önce yere değdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 736
882
Vâil b. Hucr: Resûlullah namazda baş parmaklarını kulak yumuşaklarına kadar kaldırırdı.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 737
883
Ebû Hüreyre: Resûlullah tekbirde, rükûda, secde için kalkarken ve iki rekâttan kalkarken ellerini omuz hizasına getirirdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 738
884
İbn Abbâs: Resûlullah'ın namazını görmek istersen Abdullah b. ez-Zübeyr'in namazına uy.
Meymûn el-Mekkî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 739
885
İbn Tâvûs: Birinci secdeden başını kaldırınca ellerini yüzünün hizasına kaldırırdı; bunu İbn Abbâs'tan gördüler.
Nadr b. Kesîr es-Sa'dî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 740
886
İbn Ömer (Nâfi' tariki): Rükûda, "Semiallâhu limen hamideh" derken ve iki rekâttan kalkarken el kaldırırdı.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 741
887
Nâfi': İbn Ömer rükûdan kalkınca ellerini, namaza başlarkenkinden daha aşağı kaldırırdı.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 742
888
İbn Ömer: Resûlullah iki rekâttan kalktığında tekbir alır ve ellerini kaldırırdı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 743
889
Ali: Resûlullah namazının hiçbir yerinde otururken ellerini kaldırmazdı; iki secdeden kalkınca kaldırırdı.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 744
890
Mâlik b. el-Huveyris: Peygamber tekbirde, rükûda ve rükûdan kalkarken ellerini kulaklarının uçlarına kadar kaldırırdı.
Mâlik b. el-Huveyris · Sünen-i Ebû Dâvûd 745
891
Ebû Hüreyre: Peygamber'in önünde olsaydım, (tekbir alırken) koltuk altlarını görürdüm.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 746
892
İbn Mes'ûd: Rükûda ellerini birleştirip dizlerinin arasına koydu; Sa'd: Sonra dizleri tutmak emredildi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 747
893
İbn Mes'ûd: Size Resûlullah'ın namazını kıldırayım mı? Ellerini yalnızca bir defa kaldırdı.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 748
894
Süfyân tariki: Ellerini ilk seferde (bir defa) kaldırdı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 749
895
Berâ: Resûlullah namaza başlarken ellerini kulaklarına yakın kaldırır, sonra tekrarlamazdı.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 750
896
Süfyân tariki: "Sonra tekrarlamazdı" ziyadesini Yezîd sonradan Kûfe'de söyledi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 751
897
Berâ (İbn Ebû Leylâ tariki): Namaza başlarken ellerini kaldırdı, sonra namazdan çıkıncaya kadar kaldırmadı.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 752
898
Ebû Hüreyre: Resûlullah namaza girdiğinde ellerini uzatarak kaldırırdı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 753
899
İbn ez-Zübeyr: Ayakları yan yana düzgünce koymak ve eli elin üzerine koymak sünnettendir.
Zür'a b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 754
900
İbn Mes'ûd sol elini sağının üzerine koyunca Peygamber onun sağ elini sol elinin üzerine koydu.
Ebû Osman en-Nehdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 755
901
Ali: Namazda avucu avucun üzerine göbeğin altında koymak sünnettir.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 756
902
Cerîr ed-Dabbî: Ali'yi sol elini sağ eliyle bileğinden göbeğin üstünde tutarken gördüm.
Cerîr ed-Dabbî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 757
903
Ebû Hüreyre: Namazda avuçları avuçların üzerine göbeğin altında tutmak (sünnettir).
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 758
904
Tâvûs (mürsel): Resûlullah namazda sağ elini sol elinin üzerine koyup göğsü üzerinde bağlardı.
Tâvûs · Sünen-i Ebû Dâvûd 759
905
Ali: Resûlullah namaza kalkınca tekbir alır, "Yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim" derdi.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 760
906
Ali (Mûsâ b. Ukbe tariki): Namazdan çıkarken "Sen benim ilahımsın; senden başka ilah yoktur" derdi.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 761
907
Medine fakihleri: "Ben müslümanların ilkiyim" yerine "Ben de müslümanlardanım" de.
Şuayb b. Ebû Hamza şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 762
908
Enes: On iki meleğin hangisi onu kaldıracak diye o sözlere koşuştuklarını gördüm.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 763
909
Cübeyr b. Mut'im: Allahu ekber kebîrâ, ve'l-hamdü lillâhi kesîrâ, ve sübhânallâhi bukraten ve asîlâ.
Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 764
910
Nâfi' b. Cübeyr tariki: Peygamber bu iftitah zikrini nafile namazda söylerdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 765
911
Âişe: Gece namazına kalkınca on defa tekbir, hamd, tesbih, tehlîl ve istiğfar ederdi.
Âsım b. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 766
912
Âişe: Gece namazına "Allah'ım! Ey Cebrâil'in, Mîkâil'in ve İsrâfil'in Rabbi!" diye başlardı.
Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 767
913
İkrime b. Ammâr (Ebû Nûh tariki): Peygamber geceleyin kalktığında tekbir alır, sonra duasını okurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 768
914
Mâlik: Farz olsun başkası olsun, namazın başında, ortasında ve sonunda dua etmekte sakınca yoktur.
Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 769
915
Rifâa b. Râfi': Otuz küsur meleğin, o hamdi hangisi önce yazacak diye yarıştığını gördüm.
Rifâa b. Râfi' ez-Zürakî · Sünen-i Ebû Dâvûd 770
916
İbn Abbâs: Gece namazına kalkınca "Allah'ım! Hamd sanadır; sen göklerin ve yerin nurusun" derdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 771
917
İbn Abbâs (Kays b. Sa'd tariki): Teheccüdde "Allâhu ekber" dedikten sonra hamd duasını okurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 772
918
Rifâa (Muâz b. Rifâa tariki): Aksırınca "Rabbimizin sevdiği ve razı olduğu şekilde Allah'a çok hamd olsun" dedim.
Sünen-i Ebû Dâvûd 773
919
Âmir b. Rebîa: Aksıran gencin hamdi, Rahmân'ın arşına varmadan durmadı.
Âmir b. Rebîa · Sünen-i Ebû Dâvûd 774
920
Ebû Saîd el-Hudrî: Gece namazına tekbirle başlar, "Sübhâneke'llâhümme" der, sonra şeytandan Allah'a sığınırdı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 775
921
Âişe: Resûlullah namaza başlayınca "Sübhâneke'llâhümme ve bi-hamdik" derdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 776
922
Semure: Namazda iki sekte belledim; biri tekbirden sonra, biri Fâtiha ile sûreyi bitirince.
Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 777
923
Semure (Eş'as tariki): Peygamber namaza başlayınca ve kıraatin tamamını bitirince iki kere susardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 778
924
Hasan: Semure ile İmrân sekteleri tartıştı; Übey b. Ka'b, Semure'nin doğru bellediğini yazdı.
Hasan şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 779
925
Katâde'nin açıklaması: İki sekte, namaza girerken ve "ve le'd-dâllîn" deyince yapılandır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 780
926
Ebû Hüreyre: Allah'ım! Doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi benimle hatalarımın arasını uzaklaştır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 781
927
Enes: Peygamber, Ebû Bekir, Ömer ve Osman kıraate "Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn" ile başlarlardı.
Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 782
928
Âişe: Resûlullah namaza tekbirle, kıraate "Elhamdü lillâhi" ile başlar, namazı selamla bitirirdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 783
929
Enes: Bana az önce bir sûre indirildi; Kevser, Rabbimin bana cennette vaat ettiği bir nehirdir.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 784
930
Âişe: İfk âyetlerini okumadan önce Resûlullah "İşiten ve bilen Allah'a sığınırım" dedi.
Âişe ifk anarak · Sünen-i Ebû Dâvûd 785
931
Osman: Berâe'nin Enfâl'den olduğunu sandım; bu yüzden aralarına besmele satırını yazmadım.
Abdullah b. Abbâs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 786
932
Osman (Mervân tariki): Resûlullah vefat etti ve Berâe'nin Enfâl'den olduğunu bize açıklamadı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 787
933
İbn Abbâs: Peygamber, besmele ininceye kadar sûrenin bittiğini bilmezdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 788
934
Ebû Katâde: Çocuğun ağlamasını işitince, annesine sıkıntı vermemek için namazı kısa tutarım.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 789
935
Câbir: Ey Muâz! Sen fitneci misin? Şunu oku, şunu oku.
Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 790
936
Hazm b. Übey: Ey Muâz! Fitneci olma; arkanda yaşlı, zayıf, ihtiyaç sahibi ve yolcu namaz kılar.
Hazm b. Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 791
937
Ashâbdan biri: Cenneti isteyip cehennemden sığınan adama "Biz de onların etrafında mırıldanıyoruz" buyurdu.
Ebû Sâlih, Peygamber'in ashâbından birinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 792
938
Câbir: Ey kardeşimin oğlu! Ben ve Muâz da bu ikisinin (cennet ve cehennemin) etrafındayız.
Câbir, Muâz'ın kıssasını zikrederek · Sünen-i Ebû Dâvûd 793
939
Ebû Hüreyre: Biriniz insanlara namaz kıldırınca hafif tutsun; kendi başına kılınca dilediğince uzatsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 794
940
Ebû Hüreyre (Zührî tariki): İmam hafif tutsun; aralarında hasta, yaşlı ve ihtiyaç sahibi vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 795
941
Ammâr b. Yâsir: Kişi namazdan döner de kendisine namazının ancak onda biri ... yarısı yazılmıştır.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 796
942
Ebû Hüreyre: Resûlullah'ın bize işittirdiğini size işittirdik, bizden gizlediğini sizden gizledik.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 797
943
Ebû Katâde: Resûlullah öğle ve ikindinin ilk iki rekâtında Fâtiha ve iki sûre okur, bazen âyeti işittirirdi.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 798
944
Ebû Katâde (Hemmâm tariki): Son iki rekâtta Fâtiha okur, birinci rekâtı ikinciden uzun tutardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 799
945
Ebû Katâde: Birinci rekâtı uzatmakla insanların ona yetişmesini istediğini sandık.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 800
946
Habbâb: Resûlullah'ın öğle ve ikindide okuduğunu sakalının hareketinden anlardık.
Ebû Ma'mer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 801
947
İbn Ebû Evfâ: Peygamber öğlenin ilk rekâtında ayak sesi işitmeyinceye kadar ayakta dururdu.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 802
948
Câbir b. Semure (Sa'd kıssası): İlk iki rekâtı uzatır, son ikisini kısa tutarım.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 803
949
Ebû Saîd: Öğlenin ilk iki rekâtındaki kıyamını otuz âyet, Secde sûresi kadar tahmin ettik.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 804
950
Câbir b. Semure: Öğle ve ikindide "Vessemâi ve't-târık" ve "Vessemâi zâti'l-burûc"u okurdu.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 805
951
Câbir b. Semure: Öğlede "Velleyli izâ yağşâ" benzerini okur, yalnız sabahı uzatırdı.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 806
952
İbn Ömer: Peygamber öğlede secde edip kalktı; Tenzîl es-Secde'yi okuduğu kanaatine vardık.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 807
953
İbn Abbâs: Resûlullah emir altında bir kuldu; bizi insanlardan ancak üç hasletle ayırdı.
Abdullah b. Ubeydullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 808
954
İbn Abbâs: Resûlullah'ın öğle ve ikindide okuyup okumadığını bilmiyorum.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 809
955
Ümmü'l-Fadl: Mürselât, Resûlullah'ın akşam namazında okuduğunu işittiğim en son sûredir.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 810
956
Cübeyr b. Mut'im: Resûlullah'ın akşam namazında Tûr sûresini okuduğunu işittim.
Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 811
957
Zeyd b. Sâbit: Resûlullah'ın akşamda iki uzun sûrenin en uzunu A'râf'ı okuduğunu gördüm.
Mervân b. el-Hakem şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 812
958
Hişâm b. Urve: Babası akşam namazında "Vel'âdiyât" ve benzeri sûreleri okurdu.
Hişâm b. Urve şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 813
959
Abdullah b. Amr: Mufassalın küçük büyük her sûresiyle Resûlullah'ın farz namazda imamlık yaptığını işittim.
Amr b. Şuayb'ın dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 814
960
Ebû Osmân en-Nehdî: İbn Mes'ûd akşam namazında "Kul hüvallâhu ehad"i okudu.
Ebû Osmân en-Nehdî'den şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 815
961
Cüheyneli bir sahâbî: Peygamber sabahın iki rekâtında da Zilzâl'i okudu; unuttu mu, kasten mi bilmiyorum.
Muâz b. Abdullah el-Cühenî'ye Cüheyne'den bir adam şöyle haber verdi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 816
962
Amr b. Hureys: Sanki Peygamber'in sabahta "Felâ uksimu bi'l-hunnes" okuyan sesini işitiyorum.
Amr b. Hureys · Sünen-i Ebû Dâvûd 817
963
Ebû Saîd: Fâtiha'yı ve kolayımıza geleni okumakla emrolunduk.
Ebû Saîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 818
964
Ebû Hüreyre: Medine'de ilan et: Fâtiha ve fazlasıyla da olsa Kur'an okumadan namaz olmaz.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 819
965
Ebû Hüreyre (Yahyâ tariki): Fâtiha ve fazlası okunmadıkça namaz olmadığını ilan etmemi emretti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 820
966
Ebû Hüreyre: Ümmü'l-Kur'an okunmayan namaz eksiktir; Allah namazı kulu ile arasında ikiye böldü.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 821
967
Ubâde b. Sâmit: Fâtiha'yı ve fazlasını okumayanın namazı yoktur.
Ubâde b. Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 822
968
Ubâde (Mekhûl tariki): İmamın arkasında Fâtiha dışında okumayın; onu okumayanın namazı yoktur.
Ubâde b. Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 823
969
Ubâde (Nâfi' b. Mahmûd kıssası): Ben açıktan okuduğumda Ümmü'l-Kur'an dışında hiçbir şey okumayın.
Nâfi' b. Mahmûd b. Rebî' el-Ensârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 824
970
Mekhûl: İmam açıktan okusa da Fâtiha'yı gizlice oku; hiçbir hâlde onu bırakma.
Sünen-i Ebû Dâvûd 825
971
Ebû Hüreyre: Bana ne oluyor ki Kur'an'da benimle çekişiliyor? İnsanlar açıktan okunan namazda okumayı bıraktı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 826
972
Ebû Hüreyre (Süfyân tariki): Sabah olduğunu sandığımız namazda "Bana ne oluyor ki Kur'an'da benimle çekişiliyor" dedi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 827
973
İmrân b. Husayn: Öğlede arkasında okuyan adam için "Bazınızın onda benimle çekiştiğini anladım" buyurdu.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 828
974
İmrân b. Husayn (Saîd tariki): Hanginiz "Sebbihisme rabbike'l-a'lâ"yı okudu? Bazınız onda benimle çekişti.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 829
975
Câbir: Okuyun, hepsi güzeldir; onu ok gibi düzeltip karşılığını acele isteyen kavimler gelecek.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 830
976
Sehl b. Sa'd: Allah'ın Kitabı birdir; ecrini acele isteyecek kavimler okumadan önce onu okuyun.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i Ebû Dâvûd 831
977
İbn Ebû Evfâ: Kur'an'dan bir şey öğrenemeyene "Sübhânallah, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah, Allâhu ekber de" buyurdu.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 832
978
Câbir: Nafile namazda ayakta ve oturarak dua eder, rükû ve secdede tesbih ederdik.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 833
979
Humeyd: Hasan el-Basrî öğle ve ikindide Fâtiha okur, Kâf ve Zâriyât kadar tesbih, tekbir ve tehlil ederdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 834
980
Mutarrif: Ali her secde, rükû ve kalkışta tekbir aldı; İmrân "Muhammed'in namazı gibi kıldırdı" dedi.
Mutarrif şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 835
981
Ebû Hüreyre: Her eğilip kalkışta tekbir alır, "Resûlullah'ın namazına en çok benzeyeniniz benim" derdi.
Ebû Bekir b. Abdurrahman ile Ebû Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 836
982
Abdurrahman b. Ebzâ: Resûlullah ile namaz kıldım; tekbiri tamamlamıyordu.
Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 837
983
Vâil b. Hucr: Peygamber secdeye giderken dizlerini ellerinden önce koyardı.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 838
984
Vâil (Abdülcebbâr tariki): Secdede dizleri avuçlarından önce yere değer, kalkarken dizleri üzerine kalkardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 839
985
Ebû Hüreyre: Biriniz secdede devenin çöktüğü gibi çökmesin; ellerini dizlerinden önce koysun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 840
986
Ebû Hüreyre (Abdullah b. Nâfi' tariki): Biriniz namazında devenin çöktüğü gibi mi çöküyor?
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 841
987
Ebû Kılâbe (Eyyûb tariki): Mâlik b. el-Huveyris birinci rekâtın son secdesinden kalkınca oturur, sonra kalkardı.
Ebû Kılâbe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 842
988
Ebû Kılâbe (Ziyâd b. Eyyûb tariki): Mâlik b. el-Huveyris birinci rekâtta son secdeden sonra oturdu.
Ebû Kılâbe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 843
989
Mâlik b. el-Huveyris: Peygamber namazın tek rekâtlarında dosdoğru oturmadan kalkmazdı.
Ebû Kılâbe, Mâlik b. el-Huveyris'ten · Sünen-i Ebû Dâvûd 844
990
Tâvus: İbn Abbâs, iki ayak üzerine oturmak (ik'â) için "O, Peygamberinin sünnetidir" dedi.
Tâvus · Sünen-i Ebû Dâvûd 845
991
Abdullah b. Ebû Evfâ: Rükûdan kalkınca "Göklerin dolusu, yerin dolusu hamd sanadır" derdi.
Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 846
992
Ebû Saîd el-Hudrî: Rükûdan kalkınca "Ey övgüye ve şerefe layık olan! Verdiğine engel olacak yoktur" derdi.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 847
993
Ebû Hüreyre: İmam "Semiallâhu limen hamideh" deyince "Allâhümme rabbenâ leke'l-hamd" deyin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 848
994
Âmir eş-Şa'bî: İmamın arkasındakiler "Semiallâhu limen hamideh" demez, "Rabbenâ leke'l-hamd" der.
Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 849
995
İbn Abbâs: Peygamber iki secde arasında "Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et" derdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 850
996
Esmâ: Allah'a iman eden kadın, erkekler başlarını kaldırıncaya kadar başını kaldırmasın.
Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 851
997
Berâ: Resûlullah'ın secdesi, rükûu ve iki secde arası birbirine yakındı.
el-Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 852
998
Enes: Resûlullah'tan daha kısa ve tam namaz kıldıran hiç kimsenin arkasında namaz kılmadım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 853
999
Berâ b. Âzib: Namazda kıyamını, rükûunu, secdesini ve oturuşunu birbirine yakın buldum.
el-Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 854
1000
Ebû Mes'ûd el-Bedrî: Rükû ve secdede belini dosdoğru tutmayanın namazı yeterli olmaz.
Ebû Mes'ûd el-Bedrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 855
1001
Ebû Hüreyre: Namazı yanlış kılana "Dön, namazını kıl; çünkü sen namaz kılmadın" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 856
1002
Rifâa b. Râfi' (Hammâd tariki): Abdesti yerli yerine koymadıkça kimsenin namazı tamam olmaz.
Ali b. Yahyâ b. Hallâd, amcası'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 857
1003
Rifâa b. Râfi' (Hemmâm tariki): Allah'ın emrettiği gibi abdestini tam almadıkça kimsenin namazı tamam olmaz.
Sünen-i Ebû Dâvûd 858
1004
Rifâa b. Râfi' (Muhammed b. Amr tariki): Fâtiha'yı oku; rükûda avuçlarını dizlerine koy, sırtını uzat.
Sünen-i Ebû Dâvûd 859
1005
Rifâa b. Râfi' (İbn İshâk tariki): Namazın ortasında oturunca sol uyluğunu yay, sonra teşehhüd et.
Sünen-i Ebû Dâvûd 860
1006
Rifâa b. Râfi' (İsmâil b. Ca'fer tariki): Kur'ân bilmiyorsan Allah'a hamdet, tekbir ve tehlil getir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 861
1007
Abdurrahman b. Şibl: Resûlullah karga gibi gagalamayı ve yırtıcı hayvan gibi yayılmayı nehyetti.
Abdurrahman b. Şibl · Sünen-i Ebû Dâvûd 862
1008
Sâlim el-Berrâd: Ebû Mes'ûd namazı gösterip "Resûlullah'ı böyle namaz kılarken gördük" dedi.
Sâlim el-Berrâd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 863
1009
Ebû Hüreyre: Kıyamet günü insanların amellerinden ilk hesaba çekilecekleri şey namazdır.
Enes b. Hakîm ed-Dabbî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 864
1010
Benî Salît'ten bir adam tarikiyle: Kıyamet günü ilk hesaba çekilecek amel namazdır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 865
1011
Temîm ed-Dârî: Namazdan sonra zekât da bunun gibidir; sonra ameller buna göre ele alınır.
Sünen-i Ebû Dâvûd 866
1012
Mus'ab b. Sa'd: Ellerimizi dizlerin arasına koymaktan nehyedildik, dizlerin üzerine koymakla emrolunduk.
Mus'ab b. Sa'd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 867
1013
İbn Mes'ûd: Rükûda iki avucunu kenetlesin; sanki Resûlullah'ın birbirine geçen parmaklarına bakıyorum.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 868
1014
Ukbe b. Âmir: "Büyük Rabbinin adını tesbih et" inince "Bunu rükûunuzda söyleyin" buyurdu.
Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 869
1015
Ukbe b. Âmir (Leys tariki): Rükûda üç kere "Sübhâne rabbiye'l-azîm ve bi-hamdih" derdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 870
1016
Huzeyfe: Peygamber rükûda "Sübhâne rabbiye'l-azîm", secdede "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" derdi.
Şu'be şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 871
1017
Âişe: Peygamber rükû ve secdesinde "Sübbûhun kuddûs, rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh" derdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 872
1018
Avf b. Mâlik: Rükûunda "Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azameh" derdi.
Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sünen-i Ebû Dâvûd 873
1019
Huzeyfe: Peygamber gece namazında iki secde arasında "Rabbiğfir lî, rabbiğfir lî" derdi.
Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 874
1020
Ebû Hüreyre: Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secde hâlinde olduğu andır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 875
1021
İbn Abbâs: Rükûda Rabbi tazim edin; secdede ise duaya gayret edin.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 876
1022
Âişe: Rükû ve secdesinde çokça "Sübhâneke'llâhümme rabbenâ ve bi-hamdik, Allâhümme'ğfir lî" derdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 877
1023
Ebû Hüreyre: Secdesinde "Allah'ım! Günahımın tamamını, küçüğünü ve büyüğünü bağışla" derdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 878
1024
Âişe: Secdede "Gazabından rızana, cezalandırmandan afiyetine sığınırım" diyordu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 879
1025
Âişe: Kişi borçlandığında konuşur ve yalan söyler, söz verir ve sözünden döner.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 880
1026
Ebû Leylâ: Nafile namazda "Ateşten Allah'a sığınırım, yazıklar olsun ateş ehline!" derken işittim.
Ebû Leylâ el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 881
1027
Ebû Hüreyre: Bedeviye "Geniş olanı daralttın" buyurdu; Allah'ın rahmetini kastediyordu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 882
1028
İbn Abbâs: "Yüce Rabbinin adını tesbih et"i okuyunca "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" derdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 883
1029
Mûsâ b. Ebû Âişe: Bir adam "Ölüleri diriltmeye kadir değil midir?" âyetinde "Sübhâneke fe-belâ" derdi.
Mûsâ b. Ebû Âişe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 884
1030
es-Sa'dî: Peygamber rükû ve secdede üç kere "Sübhânallâhi ve bi-hamdih" diyecek kadar dururdu.
es-Sa'dî, babasından ya da amcasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 885
1031
İbn Mes'ûd: Rükûda üç kere "Sübhâne rabbiye'l-azîm" desin; bu, onun en azıdır.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 886
1032
Ebû Hüreyre: Tîn sûresinin sonuna varan "Evet, ben de buna şahitlik edenlerdenim" desin.
Bir bedevi, Ebû Hüreyre'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 887
1033
Enes: Namazı Resûlullah'ınkine Ömer b. Abdülazîz'den daha çok benzeyen birinin arkasında kılmadım.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 888
1034
İbn Abbâs (Hammâd tariki): Yedi organ üzerine secde etmek, saçı ve elbiseyi toplamamakla emrolundu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 889
1035
İbn Abbâs (Şu'be tariki): Peygamberiniz yedi organ üzerine secde etmekle emrolundu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 890
1036
Abbâs b. Abdülmuttalib: Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi organı da secde eder.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i Ebû Dâvûd 891
1037
İbn Ömer: Yüz secde ettiği gibi iki el de secde eder.
Abdullah b. Ömer, ref ederek · Sünen-i Ebû Dâvûd 892
1038
Ebû Hüreyre: Biz secdedeyken gelirseniz secde edin; rükûa yetişen namaza yetişmiş olur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 893
1039
Ebû Saîd el-Hudrî: Resûlullah'ın alnında ve burnunun ucunda çamur izi görüldü.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 894
1040
Ma'mer tarikiyle Ebû Saîd: Resûlullah'ın alnında ve burnunun ucunda çamur izi görüldü.
Sünen-i Ebû Dâvûd 895
1041
Berâ b. Âzib: Ellerini koyup kalçasını kaldırdı ve "Resûlullah böyle secde ederdi" dedi.
Ebû İshâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 896
1042
Enes: Secdede itidalli olun; hiçbiriniz kollarını köpek gibi yere yaymasın.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 897
1043
Meymûne: Peygamber secdede kollarını öyle açardı ki bir kuzu altından geçebilirdi.
Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 898
1044
İbn Abbâs: Peygamber'e arkasından geldim; secdede koltuk altlarının beyazlığını gördüm.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 899
1045
Ahmer b. Cez': Resûlullah secdede pazularını yanlarından o kadar ayırırdı ki ona acırdık.
Resûlullah'ın sahâbîsi Ahmer b. Cez' · Sünen-i Ebû Dâvûd 900
1046
Ebû Hüreyre: Secde eden kollarını köpek gibi yaymasın ve uyluklarını bitiştirsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 901
1047
Ebû Hüreyre: Secdenin zorluğundan şikâyet eden ashabına "Dizlerden yardım alın" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 902
1048
Ziyâd b. Subeyh: İbn Ömer, namazda elleri böğre koymanın çarmıh şekli olduğunu söyledi.
Ziyâd b. Subeyh el-Hanefî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 903
1049
Abdullah b. eş-Şıhhîr: Namazda ağlamaktan göğsünde değirmen uğultusu gibi bir uğultu vardı.
Abdullah b. eş-Şıhhîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 904
1050
Zeyd b. Hâlid: Güzelce abdest alıp yanılmadan iki rekât kılanın geçmiş günahları bağışlanır.
Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 905
1051
Ukbe b. Âmir: Kalbiyle ve yüzüyle yönelerek iki rekât kılana cennet vâcip olur.
Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 906
1052
Müsevver b. Yezîd: Namazda bir âyeti bırakınca "Onu bana hatırlatsaydın ya!" buyurdu.
Müsevver b. Yezîd el-Mâlikî · Sünen-i Ebû Dâvûd 907
1053
İbn Ömer: Okuyuşu karışınca Übey'e "Bizimle namaz kıldın mı? Sana ne engel oldu?" buyurdu.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 907 b
1054
Ali: Ey Ali! Namazda imama lokma verme.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 908
1055
Ebû Zer: Kul namazda dönüp bakmadıkça Allah ona yönelmeye devam eder.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 909
1056
Âişe: Namazda dönüp bakmak, şeytanın kulun namazından kaptığı bir çalıntıdır.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 910
1057
Ebû Saîd el-Hudrî (Îsâ tariki): İnsanlara kıldırdığı namazdan sonra alnında çamur izi görüldü.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 911
1058
Câbir b. Semüre: Gözlerini semaya dikenler ya vazgeçecekler ya da gözleri kendilerine dönmeyecek.
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 912
1059
Enes: Namazda gözlerini semaya kaldıranlar ya vazgeçecekler ya da gözleri kapılacak.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 913
1060
Âişe: Bunun nakışları beni meşgul etti; bunu Ebû Cehm'e götürün.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 914
1061
Âişe (Hişâm tariki): Ebû Cehm'in kürdî örtüsünü aldı; "Hamîsa kürdîden daha iyiydi" denildi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 915
1062
Sehl b. el-Hanzaliyye: Resûlullah sabah namazı kılarken geçide doğru bakıyordu.
Sehl b. el-Hanzaliyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 916
1063
Ebû Katâde: Resûlullah torunu Ümâme'yi taşıyarak namaz kılar, secdede onu yere bırakırdı.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 917
1064
Ebû Katâde (Saîd el-Makburî tariki): Ümâme omzundayken namaz kıldı, rükûda onu indirirdi.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 918
1065
Ebû Katâde (Mahreme tariki): Resûlullah Ümâme boynundayken insanlara namaz kıldırıyordu.
Ebû Katâde el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 919
1066
Ebû Katâde (İbn İshâk tariki): Bilâl çağırınca Resûlullah, Ümâme boynunda olduğu hâlde çıkageldi.
Resûlullah'ın sahâbîsi Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 920
1067
Ebû Hüreyre: Namazda iki siyahı, yılanı ve akrebi öldürün.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 921
1068
Âişe: Resûlullah namaz kılarken yürüyüp bana kapıyı açtı, sonra namaz yerine döndü.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 922
1069
Abdullah b. Mes'ûd: Necâşî'den dönünce selam verdik, almadı ve "Namazda bir meşguliyet vardır" buyurdu.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 923
1070
İbn Mes'ûd: Allah emrinden, namazda konuşmamanızı yeni olarak ortaya koymuştur.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 924
1071
Suheyb: Namaz kılan Resûlullah'a selam verdim; selamımı parmağıyla işaret ederek aldı.
Suheyb · Sünen-i Ebû Dâvûd 925
1072
Câbir: Seninle konuşmama, ancak namaz kılıyor olmam engel oldu.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 926
1073
İbn Ömer: Resûlullah namazda kendisine verilen selama avucunu açarak işaretle karşılık verirdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 927
1074
Ebû Hüreyre: Namazda da selamda da eksiklik yoktur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 928
1075
Ebû Hüreyre (Muâviye b. Hişâm tariki): Selamda da namazda da eksiklik yoktur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 929
1076
Muâviye b. el-Hakem: Bu namazda insanların sözünden hiçbir şey helal olmaz; namaz tesbih, tekbir ve Kur'ân okumaktır.
Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 930
1077
Muâviye b. el-Hakem: Namaz ancak Kur'ân okumak ve Allah'ı anmak içindir; namazda olduğunda senin işin bu olsun.
Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 931
1078
Vâil b. Hucr: Resûlullah "ve le'd-dâllîn" okuduğunda "Âmin" der ve sesini yükseltirdi.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 932
1079
Vâil b. Hucr: Resûlullah âmini açıktan söyledi, sağına ve soluna yanağının beyazı görülecek şekilde selam verdi.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 933
1080
Ebû Hüreyre: Resûlullah, ilk saftan kendisine yakın olanlar işitecek şekilde "Âmin" derdi.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 934
1081
Ebû Hüreyre: İmam "ve le'd-dâllîn" dediğinde "Âmin" deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 935
1082
Ebû Hüreyre: İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerin âminine denk gelenin günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 936
1083
Bilâl: Ey Allah'ın Resûlü! Âmin demekte beni geçme.
Bilâl · Sünen-i Ebû Dâvûd 937
1084
Ebû Züheyr en-Nümeyrî: Âmin, sayfa üzerindeki mühür gibidir; duasını âminle mühürleyen cenneti hak etmiştir.
Ebû Musbih el-Makrâî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 938
1085
Ebû Hüreyre: Tesbih erkekler için, el çırpmak kadınlar içindir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 939
1086
Sehl b. Sa'd: Namazında başına bir şey gelen tesbih etsin; el çırpmak ancak kadınlar içindir.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 940
1087
Sehl b. Sa'd (Hammâd b. Zeyd tariki): Namazda başınıza bir şey geldiğinde erkekler tesbih etsin, kadınlar el çırpsın.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 941
1088
Îsâ b. Eyyûb: Kadının el çırpması, sağ elinin iki parmağıyla sol avucuna vurmasıdır.
Îsâ b. Eyyûb · Sünen-i Ebû Dâvûd 942
1089
Enes: Peygamber namazda işaret ederdi.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 943
1090
Ebû Hüreyre: Namazında kendisinden bir şey anlaşılan bir işaret yapan, namazını yeniden kılsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 944
1091
Ebû Zer: Biriniz namaza kalktığında rahmet ona yönelir; çakıl taşlarını silmesin.
Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 945
1092
Muaykîb: Namaz kılarken çakılları silme; mutlaka yapacaksan düzeltmek için bir kere yap.
Muaykîb · Sünen-i Ebû Dâvûd 946
1093
Ebû Hüreyre: Resûlullah namazda eli böğre koymayı (ihtisârı) nehyetti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 947
1094
Ümmü Kays bint Mihsan: Resûlullah yaşlanınca namaz kıldığı yerde dayanacağı bir direk edindi.
Hilâl b. Yesâf şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 948
1095
Zeyd b. Erkam: "Allah'a itaat ederek kalkın" âyeti inince namazda susmakla emrolunduk.
Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 949
1096
Abdullah b. Amr: Kişinin oturarak kıldığı namaz, namazın yarısıdır; ama ben sizden biri gibi değilim.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 950
1097
İmrân b. Husayn: Oturarak kılınan namaz ayakta kılınanın, yatarak kılınan da oturarak kılınanın yarısıdır.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 951
1098
İmrân b. Husayn: Ayakta kıl; gücün yetmezse oturarak, ona da yetmezse yan üstü kıl.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 952
1099
Âişe: Resûlullah yaşlanınca gece namazında oturarak okur, kırk ya da otuz âyet kalınca kalkıp onları ayakta okurdu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 953
1100
Âişe (Ebû Seleme tariki): Peygamber oturarak okur, otuz ya da kırk âyet kalınca kalkıp ayakta okur ve rükû ederdi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 954
1101
Âişe: Resûlullah ayakta kıldığında ayakta, oturarak kıldığında oturarak rükû ederdi.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 955
1102
Âişe: Resûlullah, insanların yükü onu yıprattığı zaman oturarak namaz kılardı.
Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 956
1103
Vâil b. Hucr: Resûlullah teşehhütte sol ayağını yere yaydı, parmaklarıyla halka yapıp işaret etti.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 957
1104
İbn Ömer: Namazın sünneti, sağ ayağını dikmen ve sol ayağını bükmendir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 958
1105
İbn Ömer (Kâsım tariki): Sol ayağını yere yatırman ve sağını dikmen namazın sünnetindendir.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 959
1106
Cerîr'in Yahyâ'dan rivayeti: Sol ayağı yatırıp sağı dikmek namazın sünnetindendir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 960
1107
Kâsım b. Muhammed teşehhütteki oturuşu gösterip İbn Ömer'in sünnet hadisini zikretti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 961
1108
İbrâhîm en-Nehaî: Peygamber namazda sol ayağını yere yayardı; öyle ki ayağının üstü kararmıştı.
İbrâhîm · Sünen-i Ebû Dâvûd 962
1109
Ebû Humeyd es-Sâidî: Selamın bulunduğu rekâtta sol ayağını geriye çıkarır ve sol yanı üzerine teverrük ederek otururdu.
Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 963
1110
Muhammed b. Amr b. Atâ (Leys tariki): Son rekâtta sol ayağını öne çıkarır ve makadı üzerine otururdu.
Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 964
1111
Muhammed b. Amr el-Âmirî: Dördüncü rekâtta sol kalçasını yere koyar ve iki ayağını bir taraftan çıkarırdı.
Muhammed b. Amr el-Âmirî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 965
1112
Abbâs b. Sehl: Secdede avuçları, dizleri ve ayaklarının ön kısımları üzerinde durdu; iki rekâttan sonra tekbirle kalktı.
Abbâs -ya da Ayyâş- b. Sehl es-Sâidî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 966
1113
Abbâs b. Sehl (Füleyh tariki): Son oturuşta sol ayağını yere yaydı ve sağ ayağının önünü kıbleye yöneltti.
Abbâs b. Sehl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 967
1114
İbn Mes'ûd: "Allah'a selam olsun" demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 968
1115
İbn Mes'ûd: Allah'ım! Kalplerimizi birleştir, aramızı düzelt ve bizi selamet yollarına ilet.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 969
1116
İbn Mes'ûd (Alkame tariki): Teşehhüdü bitirdiğinde namazını tamamlamış olursun; kalkmak istersen kalk.
Kâsım b. Muhaymira şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 970
1117
İbn Ömer: Teşehhüde "ve bereketleri" ile "O tektir, ortağı yoktur" ifadelerini ben ekledim.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 971
1118
Ebû Mûsâ el-Eş'arî: Namaz kıldığınızda saflarınızı düzeltin; imam tekbir aldığında siz de tekbir alın.
Hittân b. Abdullah er-Rakkâşî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 972
1119
Hittân er-Rakkâşî (Süleymân et-Teymî tariki): İmam okuduğunda susun.
Sünen-i Ebû Dâvûd 973
1120
İbn Abbâs: Resûlullah bize Kur'ân'ı öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 974
1121
Semüre b. Cündeb: Tahiyyeler, güzel sözler, dualar ve mülk Allah'ındır; sonra sağa ve imamınıza selam verin.
Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 975
1122
Ka'b b. Ucre: Selamı öğrendik; sana nasıl salât edelim? "Allah'ım! İbrâhîm'e salât ettiğin gibi Muhammed'e salât eyle."
Ka'b b. Ucre · Sünen-i Ebû Dâvûd 976
1123
Ka'b b. Ucre (Yezîd b. Zürey' tariki): İbrâhîm'e salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de salât eyle.
Sünen-i Ebû Dâvûd 977
1124
Ka'b b. Ucre (Mis'ar tariki): Salât ve bereket dualarının her ikisi de "Şüphesiz sen hamîd ve mecîdsin" ile biter.
Sünen-i Ebû Dâvûd 978
1125
Ebû Humeyd es-Sâidî: Allah'ım! Muhammed'e, eşlerine ve zürriyetine salât eyle.
Ebû Humeyd es-Sâidî · Sünen-i Ebû Dâvûd 979
1126
Ebû Mes'ûd el-Ensârî: Allah bize sana salât etmemizi emretti; sana nasıl salât edelim?
Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 980
1127
Ukbe b. Amr: Allah'ım! Ümmî Peygamber Muhammed'e ve Muhammed'in âline salât eyle.
Sünen-i Ebû Dâvûd 981
1128
Ebû Hüreyre: Bize salât ettiğinde en dolu ölçekle ölçülmesi kimi sevindirirse şöyle desin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 982
1129
Ebû Hüreyre: Biriniz son teşehhüdü bitirdiğinde dört şeyden Allah'a sığınsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 983
1130
İbn Abbâs: Peygamber teşehhütten sonra cehennem ve kabir azabından, Deccâl'in fitnesinden Allah'a sığınırdı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 984
1131
Mihcen b. el-Edra': Allah'ın birliğini anarak günahlarının bağışlanmasını isteyen için "Bağışlandı" buyurdu.
Mihcen b. el-Edra' · Sünen-i Ebû Dâvûd 985
1132
İbn Mes'ûd: Teşehhüdün gizli okunması sünnettendir.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 986
1133
İbn Ömer: Resûlullah namazda oturduğunda parmaklarını yumar ve baş parmağın yanındaki parmağıyla işaret ederdi.
Ali b. Abdurrahman el-Muâvî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 987
1134
Abdullah b. ez-Zübeyr: Resûlullah namazda oturduğunda sol ayağını sağ uyluğu ile baldırının altına koyardı.
Abdullah b. ez-Zübeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 988
1135
Abdullah b. ez-Zübeyr: Peygamber dua ettiğinde parmağıyla işaret eder ve onu hareket ettirmezdi.
Abdullah b. ez-Zübeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 989
1136
Abdullah b. ez-Zübeyr (Yahyâ tariki): Peygamber'in bakışı, işaret ettiği parmağını geçmezdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 990
1137
Nümeyr el-Huzâî: Peygamber şehadet parmağını kaldırmış ve onu biraz bükmüştü.
Nümeyr el-Huzâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 991
1138
İbn Ömer: Resûlullah kişinin namazda eline dayanarak oturmasını nehyetti.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 992
1139
İbn Ömer: Elleri kenetleyerek namaz kılmak, gazaba uğramışların namazıdır.
İsmâîl b. Ümeyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 993
1140
İbn Ömer: Namazda sol eline dayanarak böyle oturma; çünkü azap görenler böyle oturur.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 994
1141
İbn Mes'ûd: Peygamber ilk iki rekâtta sanki kızgın taşların üzerindeymiş gibi olurdu.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 995
1142
İbn Mes'ûd: Peygamber sağına ve soluna yanağının beyazlığı görülecek şekilde selâm verirdi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 996
1143
Vâil b. Hucr: Peygamber sağına "ve berakâtüh" ekleyerek, soluna "ve rahmetullah" diyerek selâm verirdi.
Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 997
1144
Câbir b. Semüre: Ellerinizi huysuz atların kuyrukları gibi savurmanız da ne? Sağdaki ve soldaki kardeşine selâm vermen yeter.
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 998
1145
Ebû Nuaym tariki: Birinize elini uyluğuna koyup sağındaki ve solundaki kardeşine selâm vermesi yetmez mi?
Sünen-i Ebû Dâvûd 999
1146
Câbir b. Semüre: Ellerinizi huysuz atların kuyrukları gibi kaldırıyorsunuz; namazda sükûnet içinde olun!
Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1000
1147
Semüre: Peygamber bize imamın selâmına karşılık vermemizi, birbirimizi sevmemizi ve birbirimize selâm vermemizi emretti.
Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1001
1148
İbn Abbâs: Resûlullah'ın namazının bittiği tekbirden anlaşılırdı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1002
1149
İbn Abbâs: Farz namazdan sonra zikir için sesi yükseltmek Resûlullah döneminde vardı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1003
1150
Ebû Hüreyre: Selâmı uzatmadan kısa vermek sünnettir.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1004
1151
Ali b. Talk: Biriniz namazda yel çıkarırsa ayrılsın, abdest alsın ve namazını yeniden kılsın.
Ali b. Talk · Sünen-i Ebû Dâvûd 1005
1152
Ebû Hüreyre: Biriniz nafile namaz için öne, geriye, sağa ya da sola geçmekten aciz mi kalır?
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1006
1153
Ebû Rimse: Ömer farzın hemen ardından nafileye kalkanı oturttu; Peygamber "Allah seni isabete erdirdi" buyurdu.
Ezrak b. Kays şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1007
1154
Ebû Hüreyre: Zü'l-yedeyn "Unuttun mu, yoksa namaz mı kısaltıldı?" dedi; Peygamber kalan iki rekâtı kılıp iki secde etti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1008
1155
Mâlik tariki (Zü'l-yedeyn kıssası): İnsanlar "evet" dediler; Peygamber secdesi gibi ya da daha uzun secde etti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1009
1156
Seleme b. Alkame tariki: İbn Sîrîn, sehiv secdesinden sonra teşehhüd okunmasını daha sevimli buldu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1010
1157
Hişâm b. Hassân tariki (Zü'l-yedeyn kıssası): Peygamber tekbir aldı, sonra tekrar tekbir alıp secde etti.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1011
1158
Zührî tariki (Zü'l-yedeyn kıssası): Allah ona kesin olarak bildirinceye kadar sehiv secdesi yapmadı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1012
1159
Ebû Bekir b. Süleymân tariki: İnsanlar ona kesin olarak bildirinceye kadar şüphe secdesi yapmadı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1013
1160
Ebû Hüreyre: Peygamber öğleyi iki rekâtta selâm verip bitirdi; "Namaz eksildi" denince iki rekât daha kılıp iki secde etti.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1014
1161
Ebû Hüreyre (Makburî tariki): "Bunların hiçbirini yapmadım" buyurdu; iki rekât daha kıldı, sehiv secdesi yapmadı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1015
1162
Damdam b. Cevs tariki: Peygamber selâm verdikten sonra iki sehiv secdesi yaptı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1016
1163
İbn Ömer: Resûlullah iki rekâtta selâm verdi, (namazı tamamlayıp) sonra iki sehiv secdesi yaptı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1017
1164
İmrân b. Husayn: Peygamber ikindinin üç rekâtında selâm verdi; Hırbâk sorunca kalan rekâtı kılıp iki secde etti.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 1018
1165
İbn Mes'ûd: Peygamber öğleyi beş rekât kıldı; söylenince selâmdan sonra iki secde yaptı.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1019
1166
İbn Mes'ûd: Ben de ancak bir insanım; sizin unuttuğunuz gibi unuturum, unuttuğumda bana hatırlatın.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1020
1167
A'meş tariki (İbn Mes'ûd): Biriniz unutursa iki secde yapsın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1021
1168
İbn Mes'ûd: Peygamber beş rekât kıldırdı, cemaat fısıldaştı; iki secde edip "Ben ancak bir insanım" buyurdu.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1022
1169
Muâviye b. Hudeyc: Peygamber bir rekât eksik selâm verdi; hatırlatılınca Bilâl kamet getirdi ve bir rekât kıldırdı.
Muâviye b. Hudeyc · Sünen-i Ebû Dâvûd 1023
1170
Ebû Saîd el-Hudrî: Namazında şüpheye düşen şüpheyi atsın, kesin olana göre bina etsin; iki secde şeytanı rezil eder.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1024
1171
İbn Abbâs: Peygamber iki sehiv secdesini "şeytanı rezil eden iki secde" diye adlandırdı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1025
1172
Atâ b. Yesâr (mürsel): Üç mü dört mü kıldığını bilemeyen bir rekât kılsın, selâmdan önce oturarak iki secde yapsın.
Atâ b. Yesâr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1026
1173
Ya'kûb el-Kârî tariki: Üç kıldığından emin olan bir rekât kılsın, teşehhüdden sonra oturarak iki secde edip selâm versin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1027
1174
İbn Mes'ûd: Üç mü dört mü şüphesinde zannın dörde yatarsa teşehhüdden sonra oturarak iki secde et.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1028
1175
Ebû Saîd el-Hudrî: Şeytan "abdestin bozuldu" derse, koku ya da ses duymadıkça "Yalan söyledin" desin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1029
1176
Ebû Hüreyre: Şeytan namaz kılanı kaç rekât kıldığını bilemeyecek hâle getirir; böyle olan oturarak iki secde etsin.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1030
1177
Zührî'nin yeğeni tariki: Şüpheye düşen, selâmdan önce oturduğu hâlde iki secde yapsın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1031
1178
İbn İshâk tariki: Şüpheye düşen selâm vermeden önce iki secde yapsın, sonra selâm versin.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1032
1179
Abdullah b. Ca'fer: Namazında şüpheye düşen, selâm verdikten sonra iki secde yapsın.
Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1033
1180
Abdullah b. Buhayne: Peygamber ilk oturuşu yapmadan kalktı; selâmdan önce oturarak iki secde yaptı.
Abdullah b. Buhayne · Sünen-i Ebû Dâvûd 1034
1181
Şuayb tariki: Peygamber oturmadan kalkınca bizden kıyamda teşehhüd okuyan da vardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1035
1182
Mugîre b. Şu'be: İmam ilk oturuşu unutup tam doğrulmadan hatırlarsa otursun; doğrulmuşsa oturmasın, sehiv secdesi yapsın.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 1036
1183
Ziyâd b. İlâka: Mugîre ilk oturuşu unutup selâmdan sonra sehiv secdesi yaptı; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü.
Ziyâd b. İlâka şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1037
1184
Sevbân: Her sehiv için selâm verdikten sonra iki secde vardır.
Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1038
1185
İmrân b. Husayn: Peygamber namazda yanılınca iki secde yaptı, sonra teşehhüd okuyup selâm verdi.
İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 1039
1186
Ümmü Seleme: Resûlullah selâmdan sonra kadınlar erkeklerden önce çıksın diye biraz yerinde kalırdı.
Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 1040
1187
Hulb: Peygamber namazdan sonra bazen sağ, bazen sol yanından dönerdi.
Hulb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1041
1188
İbn Mes'ûd: Yalnız sağdan dönmeyi gerekli görerek namazınızdan şeytana pay ayırmayın.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1042
1189
İbn Ömer: Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1043
1190
Zeyd b. Sâbit: Kişinin evinde kıldığı namaz, farz dışında, benim mescidimde kıldığından daha faziletlidir.
Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 1044
1191
Enes: Kıble Kâbe'ye çevrildi denince Benî Seleme rükûda oldukları hâlde Kâbe'ye döndüler.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1045
1192
Ebû Hüreyre: Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür; o günde duaların kabul olduğu bir saat vardır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1046
1193
Evs b. Evs: Cuma günü bana çokça salavat getirin; çünkü salavatınız bana arz olunur.
Evs b. Evs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1047
1194
Câbir b. Abdullah: Cuma günü on iki saattir; duaların kabul olduğu saati ikindiden sonraki son saatte arayın.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1048
1195
Ebû Mûsâ: Cumadaki kabul saati, imamın minbere oturmasından namazın bitirilmesine kadar olan zamandır.
Ebû Bürde b. Ebû Mûsâ el-Eş'arî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1049
1196
Ebû Hüreyre: Güzelce abdest alıp cumaya gelen ve hutbeyi susarak dinleyenin iki cuma arası ve üç gün fazlası bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1050
1197
Ali: Cuma günü şeytanlar çarşılara, melekler mescit kapılarına gider; hutbede arkadaşına "Sus!" diyen boş söz söylemiş olur.
Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1051
1198
Ebü'l-Ca'd: Kim önemsemeyerek üç cumayı terk ederse Allah onun kalbini mühürler.
Ebü'l-Ca'd ed-Damrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1052
1199
Semüre b. Cündeb: Kim özürsüz cumayı terk ederse bir dinar, bulamazsa yarım dinar sadaka versin.
Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1053
1200
Kudâme b. Vebere (mürsel): Özürsüz cumayı kaçıran bir dirhem ya da yarım sâ' buğday sadaka versin.
Kudâme b. Vebere · Sünen-i Ebû Dâvûd 1054
1201
Âişe: İnsanlar cumaya evlerinden ve Avâlî'den nöbetleşe gelirlerdi.
Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1055
1202
Abdullah b. Amr: Cuma, ezanı işiten herkese farzdır.
Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1056
1203
Üsâme b. Umeyr: Huneyn günü yağmur yağınca Peygamber "Namaz konaklarda kılınacak" diye seslenilmesini emretti.
Üsâme b. Umeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1057
1204
Ebü'l-Melîh: Yağmurda namazın konaklarda kılınması emri cuma günü idi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1058
1205
Üsâme b. Umeyr: Hudeybiye'de cuma günü az bir yağmur yağınca Peygamber konaklarda namaz kılınmasını emretti.
Üsâme b. Umeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1059
1206
Nâfi': İbn Ömer soğuk bir gecede Dacnân'da "Namaz konaklarda kılınacak" diye seslendirdi.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1060
1207
Nâfi' (İsmâîl tariki): Peygamber seferde soğuk ve yağmurlu gecede ezandan sonra "Konaklarınızda namaz kılın" dedirtirdi.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1061
1208
İbn Ömer: Soğuk ve rüzgârlı gecede ezanın sonunda "Haberiniz olsun, konaklarınızda namaz kılın!" dedi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1062
1209
Nâfi' (Mâlik tariki): Resûlullah soğuk ya da yağmurlu gecede müezzine "Konaklarda namaz kılın!" dedirtirdi.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1063
1210
İbn Ömer: Resûlullah'ın münadisi Medine'de yağmurlu gecede ve soğuk sabahta "Konaklarda namaz kılın" diye seslendi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1064
1211
Câbir: Seferde yağmur yağınca Resûlullah "Sizden dileyen konağında namaz kılsın" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1065
1212
İbn Abbâs: Yağmurlu günde müezzine "Hayye ale's-salâh yerine ‘Evlerinizde namaz kılın’ de" dedi.
Muhammed b. Sîrîn'in amcasının oğlu Abdullah b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1066
1213
Târık b. Şihâb: Cuma; köle, kadın, çocuk ve hasta dışında her Müslümana cemaatle farzdır.
Târık b. Şihâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1067
1214
İbn Abbâs: Medine'den sonra kılınan ilk cuma, Bahreyn'deki Cuvâsâ köyünde kılınan cumadır.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1068
1215
Ka'b b. Mâlik: Es'ad b. Zürâre bize ilk cumayı kıldıran kişidir; o gün kırk kişiydik.
Ka'b b. Mâlik'in oğlu Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1069
1216
Zeyd b. Erkam: Bayram ile cuma aynı güne denk gelince bayramı kıldırdı ve "Kim cumayı kılmak isterse kılsın" dedi.
İyâs b. Ebû Remle eş-Şâmî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1070
1217
Atâ: İbn Zübeyr cumaya denk gelen bayramda cumaya çıkmadı; İbn Abbâs "Sünnete isabet etmiş" dedi.
Atâ b. Ebû Rebâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1071
1218
Atâ: Cuma ile Ramazan bayramı birleşince İbn Zübeyr sabah iki rekât kıldı, ikindiye kadar başka namaz kılmadı.
Atâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1072
1219
Ebû Hüreyre: Bugün iki bayram birleşti; dileyene bayram namazı cumanın yerine geçer, biz ise cuma kılacağız.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1073
1220
İbn Abbâs: Resûlullah cuma günü sabah namazında Secde ve İnsân sûrelerini okurdu.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1074
1221
Şu'be tariki: Cuma namazında da Cum'a ve Münâfikûn sûrelerini okurdu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1075
1222
İbn Ömer: Cuma ve heyetler için ipek elbise önerilince "Bunu ancak âhirette nasibi olmayan giyer" buyurdu.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1076
1223
İbn Ömer (Sâlim tariki): Ömer, bayram ve heyetler için güzelleşsin diye istebrak elbiseyi satın almasını önerdi.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1077
1224
Muhammed b. Yahyâ b. Habbân: İmkân bulan, iş elbisesinden başka cuma için iki elbise edinse ne sakınca var?
Muhammed b. Yahyâ b. Habbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1078
1225
Abdullah b. Amr: Mescitte alışverişi, kayıp ilanını, şiir okumayı ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1079
1226
Sehl b. Sa'd: Minber üzerinde namaz kıldırdı ve "Bunu bana uyasınız ve namazımı öğrenesiniz diye yaptım" dedi.
Ebû Hâzim b. Dînâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1080
1227
İbn Ömer: Peygamber ağırlaşınca Temîm ed-Dârî ona iki basamaklı bir minber yaptı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1081
1228
Seleme b. el-Ekva': Minber ile duvar arasında bir koyunun geçebileceği kadar mesafe vardı.
Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 1082
1229
Ebû Katâde: Cuma günü dışında gün ortasında namazı hoş görmedi; cehennem cuma dışında kızıştırılır.
Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1083
1230
Enes: Resûlullah cumayı güneş batıya meyledince kılardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1084
1231
Seleme b. el-Ekva': Cumayı kılıp dönerdik; duvarların henüz gölgesi olmazdı.
Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 1085
1232
Sehl b. Sa'd: Kaylûleyi ve kuşluk yemeğini cumadan sonra yapardık.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1086
1233
Sâib b. Yezîd: Cuma ezanı imam minbere oturunca okunurdu; insanlar çoğalınca Osman Zevrâ'da üçüncü ezanı emretti.
Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1087
1234
Sâib b. Yezîd (İbn İshâk tariki): Resûlullah minbere oturunca mescidin kapısında önünde ezan okunurdu.
Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1088
1235
Sâib b. Yezîd: Resûlullah'ın yalnızca bir müezzini vardı; o da Bilâl'di.
Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1089
1236
Sâib b. Yezîd (Sâlih tariki): Resûlullah'ın tek bir müezzinden başka müezzini yoktu.
Nemir'in kız kardeşinin oğlu Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1090
1237
Câbir: "Oturun!" deyince İbn Mes'ûd mescidin kapısında oturdu; "Gel, ey Abdullah b. Mes'ûd!" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1091
1238
İbn Ömer: Peygamber iki hutbe okur, aralarında oturur ve konuşmazdı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1092
1239
Câbir b. Semure: Ayakta hutbe okurdu; sana onun oturarak hutbe okuduğunu söyleyen yalan söylemiştir.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1093
1240
Câbir b. Semure: İki hutbesi vardı, aralarında otururdu; Kur'an okur ve insanlara öğüt verirdi.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1094
1241
Câbir b. Semure (Ebû Avâne tariki): Ayakta hutbe okur, sonra konuşmadan bir süre otururdu.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1095
1242
el-Hakem b. Hazn: Asaya dayanarak hutbe okudu: Size emredilenlerin hepsine güç yetiremezsiniz; doğru olun ve müjdeleyin.
Şuayb b. Ruzeyk et-Tâifî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1096
1243
İbn Mes'ûd: Hutbede "Hamd Allah'a mahsustur, ondan yardım ve bağışlanma dileriz" derdi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1097
1244
İbn Şihâb: Cuma hutbesinde "Kim ikisine isyan ederse azmıştır; biz ancak onunla ve onun içiniz" denirdi.
İbn Şihâb ez-Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1098
1245
Adî b. Hâtim: "Kim ikisine isyan ederse" diyen hatibe "Kalk, sen ne kötü bir hatipsin!" buyurdu.
Adî b. Hâtim · Sünen-i Ebû Dâvûd 1099
1246
Hâris b. Nu'mân'ın kızı: Kâf sûresini Resûlullah'ın ağzından ezberledim; her cuma onunla hutbe okurdu.
Hâris b. Nu'mân'ın kızı · Sünen-i Ebû Dâvûd 1100
1247
Câbir b. Semure: Resûlullah'ın namazı da hutbesi de orta uzunluktaydı.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1101
1248
Amre'nin kız kardeşi: Kâf sûresini Resûlullah'ın ağzından aldım; her cuma onu okurdu.
Amre'nin kız kardeşi · Sünen-i Ebû Dâvûd 1102
1249
Yahyâ b. Eyyûb tarikiyle Amre'nin ablası: Kâf sûresini Resûlullah'ın ağzından aldım.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1103
1250
Umâre b. Ruveybe: Resûlullah minberde dua ederken şehadet parmağından fazlasını kaldırmazdı.
Husayn b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1104
1251
Sehl b. Sa'd: Minberde ellerini kaldırarak dua ettiğini hiç görmedim; şehadet parmağıyla işaret ederdi.
Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1105
1252
Ammâr b. Yâsir: Resûlullah bize hutbeleri kısa tutmamızı emretti.
Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1106
1253
Câbir b. Semure: Cuma günü öğüdü uzatmazdı; o birkaç kısa sözden ibaretti.
Câbir b. Semure es-Süvâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1107
1254
Semure b. Cündeb: Hutbeye hazır bulunun ve imama yakın olun; uzak duran cennete girse de geriye bırakılır.
Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1108
1255
Büreyde: Hasan ile Hüseyin sürçerek gelince minberden indi, onları alıp "Mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandır" dedi.
Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1109
1256
Muâz b. Enes: Cuma günü imam hutbe okurken ihtibâ ile oturmayı yasakladı.
Muâz b. Enes el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1110
1257
Ya'lâ b. Şeddâd: Beytülmakdis'te imam hutbe okurken sahâbîlerin çoğunu ihtibâ hâlinde oturur gördüm.
Ya'lâ b. Şeddâd b. Evs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1111
1258
Ebû Hüreyre: İmam hutbe okurken arkadaşına "Sus!" dersen boş söz söylemiş olursun.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1112
1259
Abdullah b. Amr: Cumaya üç kişi gelir: boş sözle, dua ederek, bir de susarak ve kimseye eziyet etmeden gelen.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1113
1260
Âişe: Namazında abdesti bozulan burnunu tutsun, sonra namazdan ayrılsın.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1114
1261
Câbir: Hutbe sırasında gelen adama "Namaz kıldın mı?" diye sordu; "Hayır" deyince "Kalk, namaz kıl" buyurdu.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1115
1262
Câbir ve Ebû Hüreyre: Hutbe sırasında gelen Süleyk'e "Hafif tutarak iki rekât kıl" buyurdu.
Câbir b. Abdullah ve Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1116
1263
Talha tariki: Sizden biriniz imam hutbe okurken gelirse hafif tutarak iki rekât kılsın.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1117
1264
Abdullah b. Büsr: Cuma günü insanların omuzlarından atlayan adama "Otur! Gerçekten eziyet ettin" buyurdu.
Ebu'z-Zâhiriyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1118
1265
İbn Ömer: Sizden biri mescitteyken uyuklarsa oturduğu yerden başka bir yere geçsin.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1119
1266
Enes: Minberden inince önüne çıkan adamın ihtiyacını görür, sonra kalkıp namaz kılardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1120
1267
Ebû Hüreyre: Kim namazdan bir rekâta yetişirse namaza yetişmiş olur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1121
1268
Nu'mân b. Beşîr: Bayramlarda ve cuma günü A'lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu.
Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1122
1269
Nu'mân b. Beşîr: Cuma günü Cum'a sûresinin ardından Gâşiye sûresini okurdu.
Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1123
1270
Ebû Hüreyre: Resûlullah'ı cuma günü Cum'a ve Münâfikûn sûrelerini okurken işittim.
İbn Ebû Râfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1124
1271
Semure b. Cündeb: Cuma namazında A'lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu.
Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1125
1272
Âişe: Resûlullah odasında namaz kıldı, insanlar odanın arkasından ona uydu.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1126
1273
Nâfi': İbn Ömer cumayı kıldığı yerde iki rekât kılanı itti, "Cumayı dört mü kılıyorsun?" dedi.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1127
1274
Nâfi': İbn Ömer cumadan önce namazı uzatır, sonra evinde iki rekât kılardı.
Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1128
1275
Sâib b. Yezîd: Cumayı kılınca konuşmadan veya çıkmadan ona başka namaz ekleme.
Ömer b. Atâ b. Ebu'l-Huvâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1129
1276
Atâ: İbn Ömer Mekke'de cumadan sonra iki, sonra dört rekât; Medine'de ise evinde iki rekât kılardı.
Atâ b. Ebû Rebâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1130
1277
Ebû Hüreyre: Sizden kim cumadan sonra namaz kılacaksa dört rekât kılsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1131
1278
İbn Ömer: Resûlullah cumadan sonra evinde iki rekât kılardı.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1132
1279
İbn Cüreyc: İbn Ömer cumadan sonra yerinden biraz ayrılıp iki, sonra daha uzağa yürüyüp dört rekât kılardı.
İbn Cüreyc şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1133
1280
Enes: Allah size o iki günün yerine daha hayırlısını verdi: Kurban bayramı ve Ramazan bayramı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1134
1281
Abdullah b. Büsr: İmamın gecikmesini kınadı; biz bayram namazını kuşluk vaktinde bitirmiş olurduk.
Yezîd b. Humayr er-Rahabî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1135
1282
Ümmü Atıyye: Bayram günü perdeli kızları ve hayızlıları da çıkarmamızı emretti; hayra ve duaya şahit olsunlar.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 1136
1283
Eyyûb tariki: Bayramda hayızlı kadınlar Müslümanların namazgâhından uzak dururlar.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1137
1284
Hafsa bint Sîrîn tariki: Bayramda hayızlı kadınlar insanların arkasında durur, onlarla birlikte tekbir alırlardı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1138
1285
Ümmü Atıyye: Ömer'i Ensâr kadınlarına gönderdi; iki bayramda hayızlıları ve genç kızları çıkarmamızı emretti.
Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 1139
1286
Ebû Saîd: Kim bir kötülük görürse eliyle değiştirsin; gücü yetmezse diliyle, o da olmazsa kalbiyle.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1140
1287
Câbir: Bayram namazından sonra Bilâl'e dayanarak kadınlara öğüt verdi; kadınlar yüzüklerini sadaka olarak attılar.
Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1141
1288
İbn Abbâs: Ramazan bayramında namazdan sonra hutbe okudu, sonra Bilâl ile kadınların yanına gitti.
Atâ b. Ebû Rebâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1142
1289
Abdülvâris tariki: Kadınlara duyuramadığını düşünüp yanlarına gitti; küpe ve yüzüklerini Bilâl'in elbisesine attılar.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1143
1290
Hammâd b. Zeyd tariki: Bilâl kadınların küpe ve yüzüklerini topladı; sonra fakir Müslümanlara dağıtıldı.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1144
1291
Berâ: Bayram günü Peygamber'e bir yay verildi, ona dayanarak hutbe okudu.
Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1145
1292
İbn Abbâs: Küçüklüğüme rağmen bayramda bulundum; ezansız ve kametsiz namaz kıldı, sonra hutbe okudu.
Abdurrahman b. Âbis şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1146
1293
İbn Abbâs: Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer bayram namazını ezansız ve kametsiz kıldılar.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1147
1294
Câbir b. Semure: Onunla birçok defa bayram namazını ezansız ve kametsiz kıldım.
Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1148
1295
Âişe: Bayram namazlarında birinci rekâtta yedi, ikincide beş tekbir alırdı.
Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1149
1296
Hâlid b. Yezîd tariki: Bayramda yedi ve beş tekbir alırdı, rükû tekbirleri hariç.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1150
1297
Abdullah b. Amr: Ramazan bayramında tekbir birinci rekâtta yedi, ikincide beştir; kıraat tekbirlerden sonradır.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1151
1298
Abdullah b. Amr (Ebû Ya'lâ et-Tâifî tariki): Birinci rekâtta yedi tekbir alıp okur, ikincide dört tekbir alıp okurdu.
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1152
1299
Ebû Mûsâ: Bayram namazlarında cenazedeki gibi dört tekbir alırdı; Huzeyfe "Doğru söyledi" dedi.
Ebû Hüreyre'nin meclis arkadaşı Ebû Âişe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1153
1300
Ebû Vâkıd el-Leysî: Bayram namazlarında Kâf ve Kamer sûrelerini okurdu.
Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1154
1301
Abdullah b. es-Sâib: Bayram namazından sonra "Hutbe için oturmak isteyen otursun, gitmek isteyen gitsin" buyurdu.
Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1155
1302
İbn Ömer: Resûlullah bayram günü bir yoldan gidip başka bir yoldan döndü.
Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1156
1303
Ebû Umeyr b. Enes: Hilali dün gördüklerine şahitlik edilince orucu açmalarını, sabah namazgâha gitmelerini emretti.
Ebû Umeyr b. Enes, Peygamber'in ashâbından olan amcalarından · Sünen-i Ebû Dâvûd 1157
1304
Bekr b. Mübeşşir: Bayramlarda namazgâha Buthân vadisinden gider ve oradan evlerimize dönerdik.
Bekr b. Mübeşşir el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1158
1305
İbn Abbâs: Ramazan bayramında iki rekât kıldı; ne öncesinde ne de sonrasında namaz kıldı.
Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1159
1306
Ebû Hüreyre: Bayram günü yağmur yağınca bayram namazını mescitte kıldırdı.
Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1160
1307
Cebrâil Beyt'in yanında bana iki defa imamlık yaptı; vakit bu iki vakit arasındadır.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 149
1308
Cebrâil bana imamlık yaptı: Câbir'in namaz vakitleri rivayeti.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 150
1309
Namazın bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 151
1310
Namaz vakitlerini soran adama: Namaz vakitleri bu ikisinin arasındadır.
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 152
1311
Kadınlar sabah namazından örtülerine bürünmüş olarak döner, karanlıktan tanınmazlardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 153
1312
Sabah namazını ortalık aydınlanınca kılın; çünkü bu, ecir bakımından daha büyüktür.
Râfi' b. Hadîc · Câmiu't-Tirmizî 154
1313
Öğleyi Resûlullah'tan, Ebû Bekir'den ve Ömer'den daha erken kılan kimse görmedim.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 155
1314
Resûlullah öğleyi güneş zevale erdiğinde kıldı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 156
1315
Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın, zira sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 157
1316
Yolculukta Bilâl'e "Öğleyi serinlet" buyurdu; tepelerin gölgesi görününceye kadar beklendi.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 158
1317
Resûlullah ikindiyi, güneş Âişe'nin odasında iken kıldı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 159
1318
Güneşi gözetleyip batmasına yakın dört rekâtı gagalar gibi kılmak münafığın namazıdır.
Alâ b. Abdurrahman · Câmiu't-Tirmizî 160
1319
Resûlullah öğleyi sizden daha erken kılardı; siz ise ikindiyi ondan daha erken kılıyorsunuz.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 161
1320
İbn Uleyye'nin İbn Cüreyc'den rivayeti: Resûlullah öğleyi sizden daha erken kılardı.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 162
1321
Bişr b. Muâz tarikiyle Ümmü Seleme: Siz ikindiyi Resûlullah'tan daha erken kılıyorsunuz.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 163
1322
Resûlullah akşamı, güneş batıp perdenin ardına gizlendiğinde kılardı.
Seleme b. el-Ekva' · Câmiu't-Tirmizî 164
1323
Resûlullah yatsıyı, ayın üçüncü gecesinde ay battığı zaman kılardı.
Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 165
1324
Ebû Bişr tarikiyle Nu'mân b. Beşîr: Yatsıyı ayın üçüncü gecesi ay batınca kılardı.
Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 166
1325
Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, yatsıyı gecenin üçte birine veya yarısına kadar geciktirmelerini emrederdim.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 167
1326
Peygamber yatsıdan önce uyumayı ve ondan sonra konuşmayı hoş görmezdi.
Ebû Berze · Câmiu't-Tirmizî 168
1327
Resûlullah Müslümanların işleri hakkında Ebû Bekir ile gece sohbet ederdi.
Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 169
1328
En faziletli amel, vaktinin başında kılınan namazdır.
Peygamber'e biat eden kadınlardan Ümmü Ferve · Câmiu't-Tirmizî 170
1329
Üç şeyi geciktirme: vakti gelen namazı, hazır olan cenazeyi ve dengi bulunan bekâr kadını.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 171
1330
Namazın ilk vakti Allah'ın rızası, son vakti Allah'ın affıdır.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 172
1331
En faziletli amel vakitlerinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihaddır.
Ebû Amr eş-Şeybânî · Câmiu't-Tirmizî 173
1332
Resûlullah vefat edinceye kadar hiçbir namazı iki kez son vaktinde kılmadı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 174
1333
İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 175
1334
Benden sonra namazı öldüren emîrler olacak; sen namazı vaktinde kıl.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 176
1335
Uykuda kusur yoktur; kusur ancak uyanıklıktadır.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 177
1336
Kim bir namazı unutursa, hatırladığında onu kılsın.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 178
1337
Hendek günü müşrikler Resûlullah'ı dört namazdan alıkoydular; her biri için kamet getirilip kılındı.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 179
1338
Hendek günü Resûlullah ikindiyi güneş battıktan sonra, ardından akşamı kıldı.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 180
1339
Orta namaz, ikindi namazıdır.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 181
1340
Salât-ı vustâ (orta namaz) ikindi namazıdır; Semüre'nin rivayeti.
Semüre b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 182
1341
Resûlullah sabahtan sonra güneş doğuncaya, ikindiden sonra güneş batıncaya kadar namazı yasakladı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 183
1342
Peygamber, mal yüzünden kaçırdığı öğlenin son iki rekâtını ikindiden sonra kıldı ve bir daha tekrarlamadı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 184
1343
Her iki ezan arasında dileyen için bir namaz vardır.
Abdullah b. Muğaffel · Câmiu't-Tirmizî 185
1344
Güneş doğmadan sabahtan bir rekâta yetişen sabaha, güneş batmadan ikindiden bir rekâta yetişen ikindiye yetişmiştir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 186
1345
Resûlullah Medine'de korku ya da yağmur olmaksızın öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirdi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 187
1346
Kim bir özrü olmaksızın iki namazı birleştirirse büyük günahların kapılarından birine gelmiş olur.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 188
1347
Şüphesiz bu, hak bir rüyadır; Bilâl ile kalk, sana söyleneni ona ilet, o da bunlarla ezan okusun.
Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 189
1348
Ey Bilâl! Kalk ve namaz için çağrı yap.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 190
1349
Resûlullah, Ebû Mahzûre'yi oturtup ezanı ona harf harf öğretti.
Ebû Mahzûre · Câmiu't-Tirmizî 191
1350
Peygamber, Ebû Mahzûre'ye ezanı on dokuz, kameti on yedi kelime olarak öğretti.
Ebû Mahzûre · Câmiu't-Tirmizî 192
1351
Bilâl'e, ezanın kelimelerini çift, kametinkileri tek okuması emredildi.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 193
1352
Resûlullah'ın ezanı, ezanda da kamette de çift çiftti.
Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 194
1353
Ey Bilâl! Ezan okuduğunda ağır ağır oku, kamet getirdiğinde hızlı oku.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 195
1354
Abdülmün'im tarikiyle Câbir: Ezanı ağır ağır, kameti hızlı oku.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 196
1355
Bilâl'i ezan okurken gördüm; dönüyor, ağzını şu tarafa ve bu tarafa çeviriyordu; parmakları kulaklarındaydı.
Ebû Cuhayfe · Câmiu't-Tirmizî 197
1356
Sabah namazı dışında hiçbir namazda tesvîb yapma.
Bilâl · Câmiu't-Tirmizî 198
1357
Sudâlı kardeş ezan okudu; kim ezan okursa kameti de o getirir.
Ziyâd b. el-Hâris es-Sudâî · Câmiu't-Tirmizî 199
1358
Abdestli olandan başkası ezan okumaz.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 200
1359
Namaz için ancak abdestli olan çağrı yapar.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 201
1360
Resûlullah'ın müezzini, onun çıktığını görmedikçe kamet getirmezdi.
Câbir b. Semure · Câmiu't-Tirmizî 202
1361
Bilâl geceleyin ezan okur; İbn Ümmü Mektûm'un ezanını işitinceye kadar yiyin, için.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 203
1362
İkindi ezanından sonra mescitten çıkan adam için Ebû Hüreyre: "Bu adam Ebü'l-Kâsım'a isyan etmiştir" dedi.
Ebü'ş-Şa'sâ · Câmiu't-Tirmizî 204
1363
Yolculuğa çıktığınızda ezan okuyun, kamet getirin; ikinizden büyük olanınız size imam olsun.
Mâlik b. el-Huveyris · Câmiu't-Tirmizî 205
1364
Kim sevabını Allah'tan umarak yedi yıl ezan okursa ona cehennemden kurtuluş beratı yazılır.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 206
1365
İmam kefildir, müezzin emindir; Allah'ım, imamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 207
1366
Ezanı işittiğinizde müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 208
1367
Resûlullah'ın son tavsiyelerinden biri, ezanına ücret almayan bir müezzin edinmemdi.
Osman b. Ebü'l-Âs · Câmiu't-Tirmizî 209
1368
Müezzini işitince şehadet getirip "Rab olarak Allah'tan razı oldum" diyenin günahı bağışlanır.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 210
1369
Ezanı işitince "Ey bu eksiksiz davetin Rabbi olan Allah'ım" diye dua edene kıyamet günü şefaat helal olur.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 211
1370
Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 212
1371
İsrâ gecesi namazlar elli olarak farz kılındı, sonra azaltılarak beşe indirildi.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 213
1372
Beş vakit namaz ve cumadan cumaya, büyük günahlara bulaşılmadıkça aralarındakine kefarettir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 214
1373
Cemaatle kılınan namaz, kişinin tek başına kıldığı namazdan yirmi yedi derece üstündür.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 215
1374
Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığından yirmi beş kat fazladır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 216
1375
Namaza gelmeyen birtakım kimseleri evleriyle birlikte yakmayı içimden geçirdim.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 217
1376
Gündüz oruç tutup gece namaz kılan, ama cumaya ve cemaate katılmayan kişi ateştedir.
Mücâhid · Câmiu't-Tirmizî 218
1377
Konaklarınızda kılıp sonra cemaatli bir mescide gelirseniz onlarla da kılın; bu sizin için nafile olur.
Yezîd b. el-Esved · Câmiu't-Tirmizî 219
1378
Cemaate geç kalan adam için "Hanginiz bu adamla sevap ticareti yapar?" buyurdu; biri kalkıp onunla namaz kıldı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 220
1379
Yatsıyı cemaatle kılana yarım gece, yatsı ile sabahı cemaatle kılana bütün gece kıyam sevabı vardır.
Osman b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 221
1380
Kim sabah namazını kılarsa o, Allah'ın himayesi altındadır.
Cündeb b. Süfyân · Câmiu't-Tirmizî 222
1381
Karanlıklarda mescitlere yürüyenleri kıyamet günü tam bir nurla müjdele.
Büreyde el-Eslemî · Câmiu't-Tirmizî 223
1382
Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilki, kadınların saflarının en hayırlısı sonuncusudur.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 224
1383
İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilselerdi, onun için kura çekerlerdi.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 225
1384
Kuteybe'nin Mâlik'ten rivayeti: İnsanlar ezanın ve ilk safın değerini bilseler kura çekerlerdi.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 226
1385
Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasına ayrılık düşürür.
Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 227
1386
Bana en yakın olanınız akıl ve olgunluk sahipleriniz olsun.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 228
1387
Resûlullah zamanında iki direk arasında saf tutmaktan sakınırdık.
Abdülhamîd b. Mahmûd · Câmiu't-Tirmizî 229
1388
Safın arkasında tek başına namaz kılan adama Resûlullah namazı yeniden kılmasını emretti.
Hilâl b. Yesâf · Câmiu't-Tirmizî 230
1389
Bir adam safın arkasında tek başına kıldı; Peygamber ona namazı iade etmesini emretti.
Vâbisa b. Ma'bed · Câmiu't-Tirmizî 231
1390
Peygamber'in soluna durdum, başımdan tutup beni sağına aldı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 232
1391
Üç kişi olduğumuzda içimizden birinin öne geçmesi emredildi.
Semure b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 233
1392
Ben ve yetim arkasında saf tuttuk, yaşlı kadın da arkamızdaydı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 234
1393
Topluluğa, Allah'ın Kitabı'nı en iyi okuyanları imam olur.
Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 235
1394
Biriniz insanlara imam olduğunda namazı hafif tutsun.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 236
1395
Resûlullah, namazı eksiksiz kılmakla birlikte insanların en hafif kılanlarındandı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 237
1396
Farz olsun başka olsun, namazda Fâtiha'yı ve bir sûre okumayanın namazı yoktur.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 238
1397
Resûlullah namaz için tekbir aldığında parmaklarını açardı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 239
1398
Resûlullah namaza kalktığında ellerini uzatarak kaldırırdı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 240
1399
Kırk gün iftitah tekbirine yetişerek cemaatle kılana ateşten ve nifaktan beraat yazılır.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 241
1400
Resûlullah gece namaza kalktığında tekbir alır, Sübhâneke'yi okur ve şeytandan Allah'a sığınırdı.
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 242
1401
Peygamber namaza başladığında Sübhânekellâhümme derdi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 243
1402
Yavrucuğum! Bu sonradan çıkarılmış bir şeydir; sonradan çıkarılan şeylerden sakın!
Abdullah b. Muğaffel'in oğlu · Câmiu't-Tirmizî 244
1403
Peygamber namazına Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlardı.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 245
1404
Resûlullah, Ebû Bekir, Ömer ve Osman kıraate Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ile başlarlardı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 246
1405
Namazında Fâtiha'yı okumayan kimsenin namazı olmaz.
Ubâde b. es-Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 247
1406
Peygamber Fâtiha'nın sonunda Âmin deyip sesini uzattı.
Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 248
1407
Seleme b. Küheyl tarikiyle: Peygamber Fâtiha'dan sonra "Âmin" deyip sesini uzattı.
Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 249
1408
İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 250
1409
Resûlullah'tan namazda iki sekte belledim.
Semure b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 251
1410
Resûlullah bize imam olur ve sol elini sağ eliyle tutardı.
Hulb · Câmiu't-Tirmizî 252
1411
Resûlullah her eğilişte ve kalkışta, kıyam ve oturuşta tekbir alırdı.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 253
1412
Peygamber rükû ve secdeye eğilirken tekbir alırdı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 254
1413
Resûlullah namaza başlarken, rükûa giderken ve rükûdan kalkarken ellerini omuz hizasına kaldırırdı.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 255
1414
Fadl b. es-Sabbâh'ın İbn Uyeyne'den rivayeti: Namaza başlarken ve rükûda ellerini omuz hizasına kaldırırdı.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 256
1415
İbn Mes'ûd Resûlullah'ın namazını kıldırdı ve ellerini yalnızca ilk seferde kaldırdı.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 257
1416
Dizleri tutmak size sünnet kılındı; dizleri tutun.
Ebû Abdurrahman es-Sülemî · Câmiu't-Tirmizî 258
1417
Rükûda tatbîkten nehyedildik ve avuçlarımızı dizlere koymakla emrolunduk.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 259
1418
Resûlullah rükûda ellerini dizlerine kavrar gibi koyar, kollarını yanlarından uzaklaştırırdı.
Abbâs b. Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 260
1419
Rükûda üç kere Sübhâne rabbiye'l-azîm diyenin rükûu tamam olmuştur.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 261
1420
Rahmet âyetine geldiğinde durup dilemeden, azap âyetine geldiğinde sığınmadan geçmezdi.
Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 262
1421
Huzeyfe tarikiyle: Rahmet âyetinde dilemeden, azap âyetinde sığınmadan geçmezdi.
Şu'be'den gelen başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 263
1422
Peygamber, ipekli ve usfurla boyanmış elbiseyi, altın yüzüğü ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 264
1423
Kişinin rükûda ve secdede belini dikleştirmediği namaz yeterli olmaz.
Ebû Mes'ûd el-Ensârî el-Bedrî · Câmiu't-Tirmizî 265
1424
Rabbimiz, hamd sanadır; göklerin dolusu, yerin dolusu ve dilediğin her şeyin dolusu.
Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 266
1425
İmam "Semi'allâhu limen hamideh" dediğinde siz "Rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 267
1426
Peygamber secdeye vardığında dizlerini ellerinden önce yere koyardı.
Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 268
1427
Biriniz namazında devenin çöküşü gibi mi çöküyor?
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 269
1428
Peygamber secdede burnunu ve alnını yere yerleştirir, avuçlarını omuzları hizasına koyardı.
Ebû Humeyd es-Sâidî · Câmiu't-Tirmizî 270
1429
Peygamber secde ettiğinde yüzünü iki avucunun arasına koyardı.
Ebû İshâk · Câmiu't-Tirmizî 271
1430
Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi uzvu da secde eder.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Câmiu't-Tirmizî 272
1431
Peygamber'e yedi kemik üzerine secde etmesi, saçını ve elbisesini toplamaması emredildi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 273
1432
Peygamber secde ettiğinde iki koltuk altının beyazlığına bakıyordum.
Abdullah b. Akram el-Huzâî · Câmiu't-Tirmizî 274
1433
Biriniz secde ettiğinde düzgün dursun ve kollarını köpek gibi yere yaymasın.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 275
1434
Secdede düzgün durun; hiçbiriniz namazda kollarını köpeğin yaydığı gibi yaymasın.
Enes · Câmiu't-Tirmizî 276
1435
Peygamber secdede ellerin yere konmasını ve ayakların dikilmesini emretti.
Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 277
1436
Vüheyb'in rivayeti, "babasından" denmeden: Secdede eller yere konur, ayaklar dikilir.
Âmir b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 278
1437
Resûlullah'ın rükûu, rükûdan doğrulması, secdesi ve secdeden kalkışı birbirine yakındı.
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 279
1438
Berâ tarikiyle: Resûlullah'ın rükûu, secdesi ve aralarındaki doğruluşları birbirine yakındı.
Şu'be'den, Hakem'den gelen başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 280
1439
Resûlullah secdeye varmadıkça hiçbirimiz belini bükmezdi; sonra biz de secdeye varırdık.
Berâ —ki yalancı değildir— · Câmiu't-Tirmizî 281
1440
Ey Ali! Kendim için sevdiğimi senin için de severim; iki secde arasında ik'â yapma.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 282
1441
Ayaklar üzerine ik'â hakkında İbn Abbâs: "Bilakis o, Peygamberinizin sünnetidir" dedi.
Tâvûs · Câmiu't-Tirmizî 283
1442
Allahım! Beni bağışla, bana merhamet et, eksiğimi gider, beni hidayete erdir ve rızıklandır.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 284
1443
Kâmil Ebü'l-Alâ tarikiyle: İki secde arasında "Allahım beni bağışla, bana merhamet et" derdi.
Kâmil Ebü'l-Alâ'dan gelen başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 285
1444
Secdenin zorluğundan yakınan sahâbîlere Peygamber: "Dizlerinizden yardım alın" buyurdu.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 286
1445
Peygamber namazının tek rekâtında iyice oturmadan ayağa kalkmazdı.
Mâlik b. el-Huveyris el-Leysî · Câmiu't-Tirmizî 287
1446
Peygamber namazda ayaklarının ön kısımları üzerine kalkardı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 288
1447
Resûlullah bize iki rekâtta oturduğumuzda "Et-tahiyyâtü lillâhi..." dememizi öğretti.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 289
1448
Resûlullah bize Kur'an'ı öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 290
1449
Teşehhüdü gizli okumak sünnettendir.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 291
1450
Peygamber teşehhüde oturduğunda sol ayağını yere yayar, sağ ayağını dikerdi.
Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 292
1451
Peygamber teşehhüdde sağ ayağının ön kısmını kıbleye yöneltir ve şehadet parmağıyla işaret ederdi.
Abbâs b. Sehl es-Sâidî · Câmiu't-Tirmizî 293
1452
Peygamber namazda oturduğunda sağ elinin şehadet parmağını kaldırıp onunla dua ederdi.
İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 294
1453
Peygamber sağına ve soluna "Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh" diye selâm verirdi.
Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 295
1454
Resûlullah namazda yüzünün karşısına doğru, sağa biraz meylederek tek selâm verirdi.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 296
1455
Namazda selâmı uzatmadan kısa tutmak sünnettir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 297
1456
Resûlullah selâm verdiğinde ancak "Allâhümme ente's-selâm..." diyecek kadar otururdu.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 298
1457
Âsım tarikiyle, "Tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm" ziyadesiyle selâm sonrası zikir.
Âsım el-Ahvel'den aynı senetle: · Câmiu't-Tirmizî 299
1458
Resûlullah namazdan ayrılmak istediğinde üç kere istiğfar eder, sonra "Allâhümme ente's-selâm" derdi.
Resûlullah'ın azatlısı Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 300
1459
Resûlullah bize imamlık yapar, namazdan sonra hem sağına hem soluna dönerdi
Hulb · Câmiu't-Tirmizî 301
1460
Bunu yaptığında namazın tamam olur; bundan bir şey eksiltirsen namazından eksiltmiş olursun
Rifâa b. Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 302
1461
Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, bundan başkasını güzelce yapamıyorum; bana öğret
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 303
1462
Resûlullah'ın namazını en iyi bileniniz benim
Muhammed b. Amr b. Atâ, Ebû Humeyd es-Sâidî'den · Câmiu't-Tirmizî 304
1463
Ebû Humeyd'e: Doğru söyledin; Peygamber böyle namaz kıldı, dediler
Muhammed b. Amr b. Atâ · Câmiu't-Tirmizî 305
1464
Resûlullah sabah namazının ilk rekâtında Kâf sûresindeki hurma ağaçları âyetini okudu
Kutbe b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 306
1465
Resûlullah öğle ve ikindide Burûc ve Târık sûrelerini ve benzerlerini okurdu
Câbir b. Semure · Câmiu't-Tirmizî 307
1466
Resûlullah hastalığında başı sarılı hâlde akşam namazını kıldırıp Mürselât sûresini okudu
Ümmü'l-Fadl · Câmiu't-Tirmizî 308
1467
Resûlullah yatsı namazında Şems sûresini ve benzeri sûreleri okurdu
Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 309
1468
Peygamber yatsı namazında Tîn sûresini okudu
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 310
1469
Ümmü'l-Kur'ân dışında imamın arkasında okumayın; çünkü onu okumayanın namazı yoktur
Ubâde b. es-Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 311
1470
Bana ne oluyor da Kur'ân'da benimle çekişiliyor?
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 312
1471
Ümmü'l-Kur'ân'ı okumadığı bir rekât kılan namaz kılmış olmaz; ancak imamın arkasında olması hariç
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 313
1472
Rabbim! Günahlarımı bağışla ve bana rahmetinin kapılarını aç
Fâtıma · Câmiu't-Tirmizî 314
1473
Mescide girerken: Rabbim! Bana rahmetinin kapısını aç; çıkarken: Rabbim! Bana fazlının kapısını aç
İsmâil b. İbrâhîm · Câmiu't-Tirmizî 315
1474
Biriniz mescide geldiğinde oturmadan önce iki rekât namaz kılsın
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 316
1475
Kabristan ve hamam dışında yeryüzünün tamamı mesciddir
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 317
1476
Kim Allah için bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette onun benzerini yapar
Osman b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 318
1477
Kim Allah için küçük ya da büyük bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette bir ev yapar
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 319
1478
Resûlullah kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirlerin üzerine mescit edinip kandil yakanlara lanet etti
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 320
1479
Resûlullah zamanında, biz gençken mescitte uyurduk
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 321
1480
Resûlullah mescitte şiir okuşmayı, alışverişi ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı
Abdullah b. Amr b. el-Âs · Câmiu't-Tirmizî 322
1481
Takva üzerine kurulan mescit Peygamber'in mescididir; Kubâ'da da çok hayır vardır
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 323
1482
Kubâ Mescidi'nde kılınan namaz bir umre gibidir
Üseyd b. Zuheyr el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 324
1483
Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Harâm hariç, başka yerlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 325
1484
Ancak üç mescide yolculuk için yük bağlanır: Mescid-i Harâm, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 326
1485
Kamet getirildiğinde namaza koşarak değil, yürüyerek ve sükûnetle gelin
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 327
1486
Saîd b. el-Müseyyeb tarikiyle Ebû Hüreyre: Namaza koşarak değil, sükûnetle yürüyerek gelin.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 328
1487
Başka bir tarikle: Kamet getirilince namaza vakarla yürüyerek gelin, koşmayın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 329
1488
Biriniz namazı beklediği sürece namazda sayılır
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 330
1489
Resûlullah humre üzerinde namaz kılardı
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 331
1490
Peygamber bir hasır üzerinde namaz kıldı
Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 332
1491
Bizim bir yaygımıza su serpildi, Resûlullah da üzerinde namaz kıldı
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 333
1492
Peygamber bahçelerde namaz kılmayı severdi
Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 334
1493
Önüne semerin arka kaşı gibi bir şey koyan namazını kılsın, ötesinden geçene aldırmasın
Talha b. Ubeydullah · Câmiu't-Tirmizî 335
1494
Namaz kılanın önünden geçen ne vebal yüklendiğini bilseydi, kırk beklemesi daha hayırlı olurdu
Büsr b. Saîd · Câmiu't-Tirmizî 336
1495
Dişi eşek Minâ'da safın önünden geçti, ama namazlarını bozmadı
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 337
1496
Önünde sütre yoksa siyah köpek, kadın ve eşek namazı keser
Abdullah b. es-Sâmit, Ebû Zer'den · Câmiu't-Tirmizî 338
1497
Resûlullah'ın Ümmü Seleme'nin evinde tek bir elbiseye bürünerek namaz kılması
Ömer b. Ebû Seleme · Câmiu't-Tirmizî 339
1498
Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi ve Ensâr'ın rükûdayken Kâbe'ye dönmesi
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 340
1499
Kıblenin değiştiği haberi geldiğinde onlar sabah namazında rükû hâlindeydiler
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 341
1500
Doğu ile batı arası kıbledir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 342
1501
Ebû Ma'şer tarikiyle Ebû Hüreyre: Doğu ile batının arası kıbledir.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 343
1502
Doğu ile batı arasının kıble oluşu ve sahâbîlerin bu konudaki sözleri
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 344
1503
Karanlık gecede kıbleyi bilemeyip herkesin kendi karşısına doğru namaz kılması
Âmir b. Rebîa · Câmiu't-Tirmizî 345
1504
Yedi yerde namaz kılınmasının yasaklanması
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 346
1505
Zeyd b. Cebîre tarikiyle İbn Ömer: Yedi yerde namaz kılmak yasaklandı.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 347
1506
Koyun ağıllarında namaz kılın, develerin ağıllarında namaz kılmayın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 348
1507
Ebû Hüreyre tarikiyle: Koyun ağıllarında namaz kılın, deve ağıllarında kılmayın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 349
1508
Peygamber koyun ağıllarında namaz kılardı.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 350
1509
Peygamber'in bineği üzerinde doğuya doğru namaz kılması
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 351
1510
Peygamber'in devesini sütre edinip ona doğru namaz kılması
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 352
1511
Akşam yemeği hazır olduğunda namaz için kamet de getirilmişse önce yemeğe başlayın.
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 353
1512
İbn Ömer'in, imamın kıraatini işitirken akşam yemeğini yemesi
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 354
1513
Biriniz namaz kılarken uyuklarsa, uykusu gidinceye kadar uyusun.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 355
1514
Kim bir topluluğu ziyaret ederse onlara imam olmasın; onlara kendilerinden biri imam olsun.
Ebû Atiyye · Câmiu't-Tirmizî 356
1515
İmam, cemaati bırakıp duayı yalnız kendine tahsis ederse onlara hıyanet etmiş olur
Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 357
1516
Resûlullah, istenmediği hâlde imamlık yapana, kocası öfkeliyken geceleyen kadına ve ezana icabet etmeyene lânet etti
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 358
1517
Kıyamet günü azabı en şiddetli olan iki kişi: kocasına isyan eden kadın ve cemaatin istemediği imam
Amr b. el-Hâris b. el-Mustalik · Câmiu't-Tirmizî 359
1518
Üç kişinin namazı kulaklarını aşmaz: kaçak köle, kocası öfkeliyken geceleyen kadın ve istenmeyen imam
Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 360
1519
Attan düşen Resûlullah'ın oturarak namaz kıldırıp imama uyulmasını emretmesi
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 361
1520
Resûlullah vefat ettiği hastalığında Ebû Bekir'in arkasında oturarak namaz kıldı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 362
1521
Resûlullah hastalığında bir elbiseye sarınmış olarak Ebû Bekir'in arkasında oturup namaz kıldı
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 363
1522
Mugîre b. Şu'be'nin iki rekâttan sonra oturmadan kalkıp selâmdan sonra sehiv secdesi yapması
Şa'bî · Câmiu't-Tirmizî 364
1523
Mugîre'nin cemaate kalkmalarını işaret edip selâmdan sonra sehiv secdesi yapması
Ziyâd b. İlâka · Câmiu't-Tirmizî 365
1524
Resûlullah ilk iki rekâttan sonra otururken sanki kızgın taşlar üzerindeymiş gibiydi
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 366
1525
Namaz kılan Resûlullah'ın Suheyb'in selâmına parmağıyla işaret ederek karşılık vermesi
Suheyb · Câmiu't-Tirmizî 367
1526
Peygamber namazdayken verilen selâma eliyle işaret ederek karşılık verirdi.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 368
1527
Namazda tesbih erkekler, el çırpmak kadınlar içindir
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 369
1528
Namazda esnemek şeytandandır; biriniz esnediğinde gücü yettiğince onu bastırsın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 370
1529
Oturarak kılana ayakta kılanın sevabının yarısı, yatarak kılana oturarak kılanınkinin yarısı vardır
İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 371
1530
Ayakta kıl; gücün yetmezse oturarak, ona da gücün yetmezse yan üstü kıl.
İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 372
1531
Resûlullah vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazı oturarak kılmazdı
Peygamber'in hanımı Hafsa · Câmiu't-Tirmizî 373
1532
Peygamber oturarak kıldığı namazda otuz-kırk âyet kalınca kalkıp ayakta okurdu
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 374
1533
Ayakta okuyunca ayaktan, oturarak okuyunca oturduğu yerden rükû ve secdeye varırdı
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 375
1534
Namazdayken çocuğun ağlamasını işitir, annesi sıkıntıya düşmesin diye namazı hafif tutarım
Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 376
1535
Hayız gören kadının namazı ancak başörtüsüyle kabul olunur.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 377
1536
Resûlullah namazda elbiseyi salıvermeyi (sedl) yasakladı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 378
1537
Biriniz namaza durduğunda çakılları silmesin; çünkü rahmet ona yönelmektedir.
Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 379
1538
Namazda çakılları silmek hakkında: Mutlaka yapacaksan bir kere yap.
Muaykîb · Câmiu't-Tirmizî 380
1539
Ey Eflah! Yüzünü toprağa bula.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 381
1540
Aynı isnadla, "Rabâh denilen hizmetçimiz" lafzıyla: Yüzünü toprağa bula.
Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 382
1541
Peygamber kişinin eli böğründe namaz kılmasını yasakladı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 383
1542
Ensede topuz yapılmış saç hakkında: Bu, şeytanın oturağıdır.
Ebû Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 384
1543
Namaz ikişer ikişerdir; her iki rekâtta teşehhüd edersin.
Fadl b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 385
1544
Mescide gitmek için çıkan kimse parmaklarını birbirine geçirmesin; çünkü o namazdadır.
Ka'b b. Ucre · Câmiu't-Tirmizî 386
1545
Hangi namaz daha faziletlidir? Kıyamı uzun olanı.
Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 387
1546
Allah için secde eden kulu Allah o secdeyle bir derece yükseltir ve bir günahını siler.
Ma'dân b. Talha el-Ya'merî · Câmiu't-Tirmizî 388
1547
Ebü'd-Derdâ da secdeyi tavsiye etti: Allah için yapılan her secdeyle bir derece yükselir, bir günah silinir.
Ma'dân b. Talha · Câmiu't-Tirmizî 389
1548
Resûlullah namazda iki siyahın, yılan ile akrebin öldürülmesini emretti.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 390
1549
Peygamber öğle namazında ilk oturuşu unutunca selâmdan önce iki secde yaptı.
Abdülmuttaliboğulları'nın müttefiki Abdullah b. Buhayne el-Esedî · Câmiu't-Tirmizî 391
1550
Ebû Hüreyre ile es-Sâib el-Kârî sehiv secdelerini selâmdan önce yaparlardı.
Muhammed b. İbrâhîm · Câmiu't-Tirmizî 391
1551
Peygamber öğleyi beş rekât kılınca selâmdan sonra iki secde yaptı.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 392
1552
Peygamber sehiv secdelerini konuştuktan sonra yaptı.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 393
1553
Peygamber sehiv secdelerini selâmdan sonra yaptı.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 394
1554
Peygamber yanılınca iki secde yaptı, sonra teşehhüd okuyup selâm verdi.
İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 395
1555
Namaz kılıp da nasıl kıldığını bilemeyen kimse oturduğu hâlde iki secde yapsın.
Iyâz b. Hilâl · Câmiu't-Tirmizî 396
1556
Şeytan namazda birinizi şaşırtır; kaç rekât kıldığını bilemezse oturduğu hâlde iki secde yapsın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 397
1557
Rekât sayısında şüpheye düşen az olan üzerine bina etsin ve selâmdan önce iki secde yapsın.
Abdurrahman b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 398
1558
Zülyedeyn: Ey Allah'ın Resûlü! Namaz mı kısaltıldı, yoksa unuttun mu?
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 399
1559
Resûlullah ayakkabılarıyla namaz kılar mıydı? Enes: Evet.
Saîd b. Yezîd Ebû Mesleme · Câmiu't-Tirmizî 400
1560
Peygamber sabah ve akşam namazlarında kunut yapardı.
Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 401
1561
Babası kunut hakkında: Yavrucuğum! Bu sonradan çıkarılmış bir şeydir.
Ebû Mâlik el-Eşca'î · Câmiu't-Tirmizî 402
1562
Aynı isnadla Ebû Mâlik el-Eşcaî: Babası kunut için "Bu sonradan çıkarılmıştır" dedi.
Ebû Mâlik el-Eşca'î · Câmiu't-Tirmizî 403
1563
Namazda aksırıp hamd eden sahâbînin sözünü otuz küsur melek yukarı çıkarmak için yarıştı.
Rifâa b. Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 404
1564
Namazda konuşurduk; âyet inince susmakla emrolunduk ve konuşmaktan nehyedildik.
Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 405
1565
Günah işleyip temizlenen, namaz kılan ve bağışlanma dileyen kimseyi Allah bağışlar.
Esmâ b. el-Hakem el-Fezârî · Câmiu't-Tirmizî 406
1566
Çocuğa yedi yaşında namazı öğretin, on yaşında da namaz için onu dövün.
Sebre b. Ma'bed el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 407
1567
Namazın sonunda oturmuşken selâmdan önce abdesti bozulanın namazı caiz olmuştur.
Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 408
1568
Yolculukta yağmura tutulunca: Dileyen konakladığı yerde namazını kılsın.
Câbir · Câmiu't-Tirmizî 409
1569
Namazdan sonra otuz üç tesbih, otuz üç hamd, otuz dört tekbir ve on tehlil getirin.
İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 410
1570
Yağmur ve ıslaklıkta Peygamber bineğinin üzerinde îmâ ile namaz kıldırdı.
Ya'lâ b. Mürre · Câmiu't-Tirmizî 411
1571
Ayakları şişinceye kadar namaz kılan Peygamber: Şükreden bir kul olmayayım mı?
Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 412
1572
Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği ameli namazıdır; farzdaki eksik nafileyle tamamlanır.
Hureys b. Kabîsa · Câmiu't-Tirmizî 413
1573
Kim sünnetten on iki rekâta devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 414
1574
Kim bir gün ve gecede on iki rekât namaz kılarsa ona cennette bir ev bina edilir.
Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 415
1575
Sabahın iki rekâtı dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 416
1576
Peygamber sabahın iki rekât sünnetinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 417
1577
Peygamber sabahın iki rekâtını kıldıktan sonra bir ihtiyacı varsa benimle konuşur, yoksa namaza çıkardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 418
1578
Fecirden sonra iki rekât sünnet dışında namaz yoktur.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 419
1579
Biriniz sabahın iki rekâtını kıldığında sağ tarafına uzansın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 420
1580
Namaz için kamet getirildiğinde farz namazdan başka namaz yoktur.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 421
1581
Ey Kays! İki namaz bir arada mı? — Sabahın iki rekâtını kılmamıştım. — O hâlde sakıncası yok.
Kays · Câmiu't-Tirmizî 422
1582
Kim sabahın iki rekâtını kılmamışsa onları güneş doğduktan sonra kılsın.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 423
1583
Peygamber öğleden önce dört, ondan sonra iki rekât kılardı.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 424
1584
Peygamber ile birlikte öğleden önce iki, ondan sonra da iki rekât kıldım.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 425
1585
Peygamber öğleden önceki dört rekâtı kılamadığında onları öğleden sonra kılardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 426
1586
Kim öğleden önce dört, ondan sonra da dört rekât kılarsa Allah onu ateşe haram kılar.
Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 427
1587
Kim öğleden önceki ve sonraki dörder rekâta devam ederse Allah onu ateşe haram kılar.
Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 428
1588
Peygamber ikindiden önce dört rekât kılar, aralarını meleklere ve müminlere selâmla ayırırdı.
Ali · Câmiu't-Tirmizî 429
1589
İkindiden önce dört rekât kılan kişiye Allah rahmet etsin.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 430
1590
Peygamber akşamın ve sabahın iki rekât sünnetinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu.
Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 431
1591
Peygamber ile birlikte akşamdan sonra onun evinde iki rekât kıldım.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 432
1592
Resûlullah'tan gece ve gündüz kıldığı on rekâtı belledim.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 433
1593
İbn Ömer'in diğer tariki: Resûlullah'tan gece ve gündüz kıldığı on rekâtı belledim.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 434
1594
Akşamdan sonra kötü söz söylemeden kılınan altı rekât on iki yıllık ibadete denk tutulur.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 435
1595
Resûlullah öğleden önce ve sonra, akşam ve yatsıdan sonra, sabahtan önce ikişer rekât kılardı.
Abdullah b. Şakîk · Câmiu't-Tirmizî 436
1596
Gece namazı ikişer ikişerdir; sabahın girmesinden korkarsan bir rekâtla vitir kıl.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 437
1597
Farzdan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 438
1598
Resûlullah ne ramazanda ne de başka zamanda on bir rekâttan fazla kılmazdı.
Ebû Seleme · Câmiu't-Tirmizî 439
1599
Resûlullah geceleyin on bir rekât kılar, bunlardan biriyle vitir yapardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 440
1600
Âişe'nin diğer tariki: Resûlullah geceleyin vitirle beraber on bir rekât kılardı.
İbn Şihâb · Câmiu't-Tirmizî 441
1601
Peygamber geceleyin on üç rekât kılardı.
Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 442
1602
Peygamber geceleyin dokuz rekât kılardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 443
1603
Süfyân es-Sevrî'nin A'meş'ten rivayeti: Peygamber geceleyin dokuz rekât kılardı.
Süfyân es-Sevrî · Câmiu't-Tirmizî 444
1604
Peygamber uyku sebebiyle gece namazını kılamadığında gündüz on iki rekât kılardı.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 445
1605
Allah her gece dünya semasına iner ve "Bana dua eden yok mu ki ona icabet edeyim?" der.
Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 446
1606
Ebû Bekir'e "Sesini biraz yükselt", Ömer'e "Sesini biraz alçalt" buyurdu.
Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 447
1607
Peygamber bir gece Kur'an'dan tek bir âyetle kıyamda durdu.
Âişe · Câmiu't-Tirmizî 448
1608
Peygamber geceleyin bazen gizli okur, bazen açıktan okurdu.
Abdullah b. Ebû Kays · Câmiu't-Tirmizî 449
1609
Namazınızın en faziletlisi, farz namaz dışında, evlerinizde kıldığınızdır.
Zeyd b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 450
1610
Evlerinizde namaz kılın, onları kabirlere çevirmeyin.
Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 451
1611
Namazlarınızın vakti, gördüğünüz bu iki vakit arasıdır.
Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 667
1612
Cebrâil indi ve bana imam oldu; onunla birlikte beş vakit namaz kıldım.
İbn Şihâb ez-Zührî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 668
1613
Mümin kadınlar Peygamber ile sabah namazını kılıp evlerine dönerlerdi; alaca karanlıktan onları kimse tanımazdı.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 669
1614
Sabah namazına gecenin ve gündüzün melekleri şahit olur.
Abdullah b. Mes'ûd ve Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 670
1615
Sabah namazını alaca karanlıkta kılmak, Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer ile birlikte kıldığımız namazdır.
Mugîs b. Sümey şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 671
1616
Sabah namazını ortalık ağardığında kılın; çünkü bu, ecir bakımından daha büyüktür.
Râfi' b. Hadîc · Sünen-i İbn Mâce 672
1617
Peygamber öğle namazını güneş zevale erince kılardı.
Câbir b. Semüre · Sünen-i İbn Mâce 673
1618
Peygamber, sizin öğle dediğiniz hecîr namazını güneş zevale erince kılardı.
Ebû Berze el-Eslemî · Sünen-i İbn Mâce 674
1619
Resûlullah'a kızgın kumların sıcaklığından şikâyet ettik, şikâyetimizi gidermedi.
Habbâb · Sünen-i İbn Mâce 675
1620
İbn Mes'ûd anlatıyor: Peygamber'e kızgın kumların sıcaklığından şikâyet ettik, şikâyetimizi gidermedi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 676
1621
Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın; çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 677
1622
Sıcak şiddetlendiğinde öğle namazını serinliğe bırakın; çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 678
1623
Öğle namazını serinliğe bırakın; çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 679
1624
Öğle namazını günün en sıcak vaktinde kılıyorduk; Resûlullah bize namazı serinliğe bırakın buyurdu.
Mugîre b. Şu'be · Sünen-i İbn Mâce 680
1625
İbn Ömer rivayeti: Öğle namazını serinliğe bırakın.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 681
1626
Resûlullah ikindi namazını güneş yüksekte ve henüz parlakken kılardı.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 682
1627
Peygamber ikindi namazını güneş ışığı odamdayken ve gölge henüz yükselmemişken kıldı.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 683
1628
Bizi orta namazdan alıkoydukları gibi Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun.
Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 684
1629
İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 685
1630
Müşrikler Peygamber'i güneş batıncaya kadar ikindi namazından, yani orta namazdan alıkoydular.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 686
1631
Akşam namazını kılıp dönen birimiz attığı okların düştüğü yerleri görebilirdi.
Râfi' b. Hadîc · Sünen-i İbn Mâce 687
1632
Güneş perdenin ardına gizlendiğinde Peygamber ile birlikte akşam namazını kılardı.
Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i İbn Mâce 688
1633
Ümmetim, akşam namazını yıldızlar birbirine girinceye kadar geciktirmedikçe fıtrat üzere olmaya devam edecektir.
Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i İbn Mâce 689
1634
Ümmetime zorluk vermekten çekinmeseydim, onlara yatsıyı geciktirmelerini emrederdim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 690
1635
Ümmetime zorluk vermekten çekinmeseydim, yatsı namazını gecenin üçte birine ya da yarısına kadar geciktirirdim.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 691
1636
İnsanlar namazlarını kılıp uyudular; siz ise namazı beklediğiniz sürece namazda olmaya devam edersiniz.
Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 692
1637
Zayıf ve hasta olmasaydı, bu namazı gecenin yarısına kadar geciktirmeyi isterdim.
Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 693
1638
Bulutlu günde namazı erken kılın; çünkü ikindi namazını kaçıranın ameli boşa gider.
Büreyde el-Eslemî · Sünen-i İbn Mâce 694
1639
Namazdan gafil kalan ya da uyuyup onu geçiren kimse, hatırladığında onu kılar.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 695
1640
Bir namazı unutan kimse, hatırladığında onu kılsın.
Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 696
1641
Hayber dönüşü uyuyup sabahı kaçırdılar: Bir namazı unutan kimse, hatırladığında onu kılsın.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 697
1642
Uykuda kusur yoktur; kusur ancak uyanıklıktadır.
Ebû Katâde · Sünen-i İbn Mâce 698
1643
Güneş batmadan önce ikindiden bir rekâta yetişen kimse ona yetişmiş olur.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 699
1644
Güneş doğmadan önce sabah namazından bir rekâta yetişen kimse ona yetişmiş olur.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 700
1645
Resûlullah yatsıyı geciktirmeyi müstehap görür, ondan önce uyumayı ve sonra konuşmayı hoş görmezdi.
Ebû Berze el-Eslemî · Sünen-i İbn Mâce 701
1646
Resûlullah yatsıdan önce uyumadı, ondan sonra da gece sohbeti yapmadı.
Âişe · Sünen-i İbn Mâce 702
1647
Resûlullah yatsıdan sonra gece sohbeti yapmayı bize kötüledi.
Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 703
1648
Bedeviler namazınızın adı konusunda size galip gelmesin; o, işâ yani yatsı namazıdır.
İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 704
1649
Bedeviler namazınızın adı konusunda size galip gelmesin; onlar develeri karanlıkta sağdıkları için ona atame derler.
Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 705