Fihrist

Namaz ile ilgili hadisler

Namaz ile ilgili 1.649 hadis, Arapça aslı ve Türkçe çevirisiyle.

1.649 hadis
1 Mi'rac gecesinde elli vakit namaz beşe indirildi: Onlar beştir ve elliye denktir. Enes b. Mâlik, Ebû Zer'den · Sahîh-i Buhârî 349 2 Namaz önce ikişer rekât farz kılındı; yolculuk namazı bırakıldı, hazar namazına ilave yapıldı. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 350 3 Cilbabı olmayan kadına arkadaşı kendi cilbabından giydirsin. Ümmü Atıyye · Sahîh-i Buhârî 351 4 Peygamber zamanında hangimizin iki elbisesi vardı ki? Câbir'in tek izarla namazı. Muhammed b. Münkedir · Sahîh-i Buhârî 352 5 Peygamber'i tek bir elbiseyle namaz kılarken gördüm. Muhammed b. Münkedir · Sahîh-i Buhârî 353 6 Peygamber iki ucunu çaprazladığı tek bir elbiseyle namaz kıldı. Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 354 7 Peygamber Ümmü Seleme'nin evinde, uçlarını omuzlarına attığı tek elbiseyle namaz kıldı. Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 355 8 Resûlullah tek bir elbiseye bürünüp iki ucunu omuzlarına koyarak namaz kıldı. Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Buhârî 356 9 Ey Ümmü Hânî! Senin himaye ettiğini biz de himaye ettik. Ebû Tâlib'in kızı Ümmü Hânî · Sahîh-i Buhârî 357 10 Her birinizin iki elbisesi mi var? Tek elbiseyle namaz kılmak. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 358 11 Omuzlarında ondan bir şey bulunmayan tek bir elbiseyle namaz kılmayın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 359 12 Kim tek bir elbiseyle namaz kılarsa onun iki ucunu çaprazlasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 360 13 Elbise genişse ona bürün; darsa onu izar olarak bağla. Saîd b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 361 14 Erkekler doğrulup oturuncaya kadar başlarınızı secdeden kaldırmayın. Sehl · Sahîh-i Buhârî 362 15 Peygamber üzerinde Şam cübbesi varken abdest aldı ve namaz kıldı. Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 363 16 İzarını çözen Peygamber bayılıp düştü; bundan sonra hiç çıplak görülmedi. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 364 17 Allah genişlik verince siz de genişletin: Ömer'in namaz kıyafeti hakkındaki sözü. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 365 18 İhramlı gömlek, şalvar ve bürnüs giymez. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 366 19 Avret yerini açık bırakacak şekilde tek elbiseye bürünmek yasaklandı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 367 20 Peygamber mülâmese ve münâbeze alışverişini, sammâ bürünmesini yasakladı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 368 21 Bu yıldan sonra hiçbir müşrik hac yapmayacak ve hiç kimse Kâbe'yi çıplak tavaf etmeyecek. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 369 22 Peygamber'i ridâsız, tek elbiseye bürünmüş olarak namaz kılarken gördüm. Muhammed b. Münkedir · Sahîh-i Buhârî 370 23 Hayber'e girerken Peygamber'in uyluğu açıldı: Allahu ekber, Hayber harap oldu. Enes · Sahîh-i Buhârî 371 24 Mü'min kadınlar örtülerine bürünmüş olarak sabah namazında bulunur, kimse onları tanımazdı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 372 25 Bu nakışlı örtü az önce beni namazımdan alıkoydu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 373 26 Bu perdeni kaldır; resimleri namazımda durmadan gözüme takılıyor. Enes · Sahîh-i Buhârî 374 27 İpek elbise takva sahiplerine yakışmaz. Ukbe b. Âmir · Sahîh-i Buhârî 375 28 Peygamber kırmızı bir hulle içinde çıkıp anazeye doğru iki rekât namaz kıldırdı. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 376 29 Peygamber minberin üzerinde namaz kıldırdı, secde için geri geri çekilip yere secde etti. Ebû Hâzim · Sahîh-i Buhârî 377 30 İmam ancak kendisine uyulsun diye konulmuştur. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 378 31 Resûlullah secde ettiğinde elbisesi hizasında bulunan bana değerdi. Meymûne · Sahîh-i Buhârî 379 32 Çok kullanılmaktan kararmış bir hasır üzerinde Resûlullah bize iki rekât namaz kıldırdı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 380 33 Peygamber humra (küçük seccade) üzerinde namaz kılardı. Meymûne · Sahîh-i Buhârî 381 34 Ayaklarım kıblesinde olarak Resûlullah'ın önünde uyurdum; secde edeceği zaman beni dürterdi. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 382 35 Resûlullah, Âişe kıble yönünde yatakta enine uzanmışken namaz kılardı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 383 36 Peygamber, birlikte uyudukları yatak üzerinde namaz kılardı. Urve · Sahîh-i Buhârî 384 37 Sıcağın şiddetinden secde yerine elbisemizin ucunu koyardık. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 385 38 Peygamber nalınlarıyla namaz kılardı. Ebû Mesleme Saîd b. Yezîd el-Ezdî · Sahîh-i Buhârî 386 39 Cerîr mestleri üzerine meshedip namaz kıldı: Peygamber'i böyle yaparken gördüm. Hemmâm b. Hâris · Sahîh-i Buhârî 387 40 Peygamber mestleri üzerine meshetti ve namaz kıldı. Mugîre b. Şu'be · Sahîh-i Buhârî 388 41 Rükû ve secdeyi tam yapmayana Huzeyfe: Namaz kılmadın. Ebû Vâil, Huzeyfe'den · Sahîh-i Buhârî 389 42 Peygamber secdede kollarını koltuk altlarının beyazlığı görünecek kadar açardı. Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne · Sahîh-i Buhârî 390 43 Kim namazımızı kılar, kıblemize yönelir ve kestiğimizi yerse o Müslümandır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 391 44 Lâ ilâhe illallah der, namazımızı kılar ve kıblemize yönelirlerse kanları ve malları haram olur. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 392 45 Müslümanın lehine olan onun lehine, aleyhine olan onun aleyhinedir. Meymûn b. Siyâh, Enes b. Mâlik'ten · Sahîh-i Buhârî 393 46 Doğuda da batıda da kıble yoktur: Kıbleye yönelmeyin, doğuya veya batıya dönün. Ebû Eyyûb el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 394 47 Peygamber Kâbe'yi tavaf etti ve makamın arkasında iki rekât namaz kıldı. Amr b. Dînâr · Sahîh-i Buhârî 395, 396 48 Peygamber Kâbe'nin içinde iki direk arasında iki rekât namaz kıldı. Mücâhid · Sahîh-i Buhârî 397 49 Peygamber Kâbe'nin ön tarafında iki rekât kıldı ve "Kıble işte budur" buyurdu. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 398 50 Yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz: Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Buhârî 399 51 Resûlullah nafileyi bineği üzerinde kılar, farz için inip kıbleye yönelirdi. Câbir · Sahîh-i Buhârî 400 52 Ben de ancak sizin gibi bir insanım; sizin unuttuğunuz gibi unuturum. Alkame, Abdullah'tan · Sahîh-i Buhârî 401 53 Ömer: Üç konuda Rabbime muvafakat ettim. Enes · Sahîh-i Buhârî 402 54 Humeyd de Ömer'in üç konuda Rabbine muvafakati hadisini Enes'ten işitti. Humeyd, Enes'ten · Sahîh-i Buhârî 402b 55 Kubâ'da sabah namazındaki cemaat haber gelince Kâbe'ye doğru döndü. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 403 56 Öğleyi yanılarak beş rekât kıldıran Peygamber iki sehiv secdesi yaptı. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 404 57 Namaza duran Rabbiyle münacat eder; kıblesine doğru tükürmesin. Enes · Sahîh-i Buhârî 405 58 Namaz kılarken önüne tükürmeyin; namaz kıldığınızda Allah önünüzdedir. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 406 59 Resûlullah kıble duvarındaki tükürüğü kazıdı. Mü'minlerin annesi Âişe · Sahîh-i Buhârî 407 60 Balgamı ne önünüze ne sağınıza çıkarın; soluna veya sol ayağınızın altına tükürün. Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 408, 409 61 Namazda sağ tarafa tükürülmez. Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 410, 411 62 Ne önünüze ne sağınıza tükürün; soluna veya ayağınızın altına tükürün. Enes · Sahîh-i Buhârî 412 63 Mü'min namazda iken ancak Rabbiyle münacat eder. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 413 64 Önünüze veya sağınıza değil, soluna veya sol ayağınızın altına tükürün. Ebû Saîd · Sahîh-i Buhârî 414 65 Mescitte tükürmek bir hatadır; keffâreti de onu gömmektir. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 415 66 Sağınıza tükürmeyin; sağınızda bir melek vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 416 67 Tükürük ansızın gelirse elbisenin ucuyla alınır. Enes · Sahîh-i Buhârî 417 68 Vallahi ne huşûunuz ne de rükûunuz bana gizli kalmaz; sizi arkamdan da görürüm. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 418 69 Ben sizi gördüğüm gibi arkamdan da görürüm. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 419 70 Peygamber atlar arasında Seniyye'den Zürayk oğulları mescidine kadar yarış düzenledi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 420 71 Bahreyn'den gelen mal mescitte dağıtıldı; Peygamber bir dirhem kalmayıncaya kadar kalkmadı. Enes · Sahîh-i Buhârî 421 72 Seni Ebû Talha mı gönderdi? Mescitte yemeğe davet. Enes · Sahîh-i Buhârî 422 73 Karı koca mescitte lanetleştiler; ben de oradaydım. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 423 74 Evinin neresinde sana namaz kılmamı istersin? Itbân b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 424 75 Allah, rızasını isteyerek "Lâ ilâhe illallah" diyeni ateşe haram kılmıştır. Mahmûd b. Rebî' el-Ensârî, Itbân b. Mâlik'ten · Sahîh-i Buhârî 425 76 Peygamber gücü yettiğince bütün işlerinde sağdan başlamayı severdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 426 77 Salih kişinin kabri üzerine mescit yapanlar Allah katında yaratılmışların en kötüleridir. Âişe · Sahîh-i Buhârî 427 78 Mescid-i Nebevî'nin yapımı: Allah'ım! Hayır ancak âhiret hayrıdır. Enes · Sahîh-i Buhârî 428 79 Peygamber mescit yapılmadan önce koyun ağıllarında namaz kılardı. Enes · Sahîh-i Buhârî 429 80 İbn Ömer devesine doğru namaz kıldı: Peygamber'i bunu yaparken gördüm. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 430 81 Bana cehennem gösterildi; bugünkü kadar korkunç bir manzara hiç görmedim. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 431 82 Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 432 83 Azaba uğramış kavimlerin yurtlarına ancak ağlayarak girin. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 433 84 Habeşistan'daki resimli kilise: Kabir üzerine mescit yapanlar yaratılmışların en kötüleridir. Âişe · Sahîh-i Buhârî 434 85 Allah'ın laneti, peygamberlerinin kabirlerini mescit edinen Yahudilerin ve Hristiyanların üzerine olsun. Âişe ve Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 435, 436 86 Allah Yahudileri kahretsin; peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 437 87 Yeryüzü bana mescit ve temizlik aracı kılındı; ümmetimden kime namaz vakti yetişirse orada kılsın. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 438 88 Kuşak günü Rabbimizin harikalarındandır: Mescitte çadırı olan siyahî kadının kıssası. Âişe · Sahîh-i Buhârî 439 89 İbn Ömer bekâr bir genç iken Peygamber'in mescidinde uyurdu. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 440 90 Kalk ey Ebû Turâb! Ali'nin mescitte uyuması. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Buhârî 441 91 Suffe ehlinden yetmiş kişi gördüm; hiçbirinin üzerinde ridâ yoktu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 442 92 Yolculuktan dönünce mescitte iki rekât namaz kıl. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 443 93 Mescide giren, oturmadan önce iki rekât namaz kılsın. Ebû Katâde es-Selemî · Sahîh-i Buhârî 444 94 Namaz kıldığı yerde abdestli bekleyene melekler dua eder. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 445 95 Peygamber zamanında mescit kerpiçten, tavanı hurma dallarından, direkleri hurma kütüklerindendi. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 446 96 Vah Ammâr'a! Onu azgın bir topluluk öldürecek. İkrime · Sahîh-i Buhârî 447 97 Marangoz kölene emret de bana üzerinde oturacağım ahşaplar yapsın. Sehl · Sahîh-i Buhârî 448 98 Minber, marangoz kölesi olan bir kadın tarafından yaptırıldı. Câbir · Sahîh-i Buhârî 449 99 Kim Allah rızası için bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette onun benzerini yapar. Ubeydullah el-Havlânî · Sahîh-i Buhârî 450 100 Mescitten oklarla geçerken demir uçlarından tut. Süfyân · Sahîh-i Buhârî 451 101 Mescitten veya çarşıdan oklarla geçen, demir uçlarından tutsun; bir Müslümanı yaralamasın. Ebû Bürde, babası Ebû Mûsâ'dan · Sahîh-i Buhârî 452 102 Ey Hassân! Resûlullah adına cevap ver; Allah'ım, onu Rûhu'l-Kudüs ile destekle. Ebû Seleme b. Abdurrahman · Sahîh-i Buhârî 453 103 Habeşliler mescitte mızraklarıyla oynarken Peygamber beni ridâsıyla örtüyordu. Âişe · Sahîh-i Buhârî 454, 455 104 Velâ hakkı azat edene aittir; Allah'ın Kitabı'nda olmayan şart geçersizdir. Âişe · Sahîh-i Buhârî 456 105 Alacağından yarısını indir; kalk ve onu öde. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 457 106 Mescidi süpüren kişinin vefatını duyan Peygamber kabrine gidip namazını kıldı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 458 107 Ribâ âyetleri inince Peygamber onları mescitte okudu ve içki ticaretini haram kıldı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 459 108 Mescide hizmet eden kadının kabri üzerine Peygamber namaz kıldı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 460 109 Cinlerden bir ifrit namazımı bozmak için üzerime saldırdı; onu mescidin direğine bağlamak istedim. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 461 110 Mescitte bağlı tutulan Sümâme salıverilince yıkanıp Müslüman oldu. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 462 111 Yaralı Sa'd için mescitte çadır kuruldu; Peygamber onu yakından ziyaret ederdi. Âişe · Sahîh-i Buhârî 463 112 Hasta olan Ümmü Seleme'ye: İnsanların arkasından binekli olarak tavaf et. Ümmü Seleme · Sahîh-i Buhârî 464 113 Karanlık gecede Peygamber'in yanından çıkan iki sahâbînin önünü iki lamba gibi bir ışık aydınlattı. Enes · Sahîh-i Buhârî 465 114 Mescitte Ebû Bekir'in kapısından başka kapı kalmasın; hepsi kapatılsın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Buhârî 466 115 İnsanlardan bir dost edinecek olsaydım Ebû Bekir'i dost edinirdim. İbn Abbâs · Sahîh-i Buhârî 467 116 Peygamber Kâbe'nin kapısını açtırıp içeri girdi ve iki direk arasında namaz kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 468 117 Müşrik Sümâme b. Üsâl mescide getirilip direklerden birine bağlandı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 469 118 Resûlullah'ın mescidinde seslerinizi yükseltiyorsunuz! Sâib b. Yezîd · Sahîh-i Buhârî 470 119 Mescitte sesleri yükselen alacaklıya: Alacağının yarısını indir. Ka'b b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 471 120 Gece namazı ikişer ikişer kılınır; sabahın girmesinden korkan bir rekât vitir kılar. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 472 121 Gece namazı nasıldır? İkişer ikişer; sabahtan korkarsan bir rekâtla vitir kıl. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 473 122 Mescitteki halka: Biri Allah'a sığındı, diğeri utandı, öteki yüz çevirdi. Ebû Vâkıd el-Leysî · Sahîh-i Buhârî 474 123 Resûlullah'ı mescitte bir ayağını diğerinin üzerine koymuş sırtüstü uzanmış gördüm. Abbâd b. Temîm, amcasından · Sahîh-i Buhârî 475 124 Ebû Bekir evinin avlusunda bir mescit yaptı; Kur'an okurken gözyaşlarına hâkim olamazdı. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 476 125 Cemaatle kılınan namaz, evde ve çarşıda kılınandan yirmi beş derece fazladır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 477 126 Peygamber parmaklarını birbirine geçirdi. İbn Ömer —yahut İbn Amr— · Sahîh-i Buhârî 478, 479 127 İnsanların döküntüsü arasında birbirine karışmış hâlde kaldığında hâlin nice olur? Abdullah b. Amr · Sahîh-i Buhârî 480 128 Mü'min mü'min için, parçaları birbirini tutan bina gibidir. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Buhârî 481 129 Zü'l-yedeyn: Ey Allah'ın Resûlü, unuttun mu yoksa namaz mı kısaltıldı? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Buhârî 482 130 İbn Ömer, Peygamber'in Medine yolu üzerinde namaz kıldığı yerleri arayıp orada namaz kılardı. Mûsâ b. Ukbe · Sahîh-i Buhârî 483 131 Resûlullah Zülhuleyfe'de mescidin bulunduğu yerde bir ağacın altında konaklardı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 484 132 Peygamber Revhâ'daki küçük mescidin bulunduğu yerde namaz kıldı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 485 133 İbn Ömer, Revhâ dönemecindeki tepeye doğru namaz kılardı. Nâfi', İbn Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 486 134 Peygamber Ruveyse yakınında büyük bir ağacın altında konaklardı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 487 135 Peygamber Arc'ın ötesinde bir su yolunun kenarında namaz kıldı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 488 136 Resûlullah Herşâ yakınındaki sel yatağında ağaçların yanında konakladı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 489 137 Peygamber Merrüzzahrân yakınındaki sel yatağında konaklardı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 490 138 Peygamber Zûtuvâ'da geceler, Mekke'ye girmeden sabah namazını kılardı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 491 139 Peygamber Mekke girişinde dağın iki geçidine yönelerek namaz kıldı. Nâfi', Abdullah b. Ömer'den · Sahîh-i Buhârî 492 140 İmamın sütresi arkasındakilerin de sütresidir: Safın önünden geçmek kınanmadı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Buhârî 493 141 Peygamber bayram günü önüne kısa mızrak diktirir, ona doğru namaz kılardı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 494 142 Peygamber Bathâ'da önüne anaze dikip öğle ve ikindiyi ikişer rekât kıldırdı. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 495 143 Resûlullah'ın namaz yeri ile duvar arasında bir koyunun geçeceği kadar mesafe vardı. Sehl · Sahîh-i Buhârî 496 144 Minber ile mescit duvarı arasından bir koyun neredeyse geçemezdi. Seleme · Sahîh-i Buhârî 497 145 Peygamber için kısa mızrak dikilir, ona doğru namaz kılardı. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 498 146 Peygamber önünde anaze varken öğle ile ikindiyi kıldırdı; kadın ve merkep onun ötesinden geçiyordu. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 499 147 Peygamber ihtiyacı için çıktığında yanımızda bir anaze ve bir matara götürürdük. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Buhârî 500 148 Peygamber Bathâ'da önüne anaze dikerek öğle ile ikindiyi ikişer rekât kıldı. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Buhârî 501 149 Peygamber'i bu direğin yanında namaz kılmayı gözetirken gördüm. Yezîd b. Ebû Ubeyd · Sahîh-i Buhârî 502 150 Ashabın büyükleri akşam ezanında direklere koşuşurdu. Enes · Sahîh-i Buhârî 503 151 Peygamber Kâbe'de öndeki iki direk arasında namaz kıldı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 504 152 Peygamber Kâbe'de direkleri sağına, soluna ve arkasına alarak namaz kıldı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Buhârî 505 153 İbn Ömer Kâbe'de Peygamber'in namaz kıldığı yeri gözeterek namaz kılardı. Nâfi' · Sahîh-i Buhârî 506 154 Peygamber bineğini enine çevirip ona doğru namaz kılardı. İbn Ömer · Sahîh-i Buhârî 507 155 Bizi köpek ve merkeple bir mi tuttunuz? Peygamber sedire doğru namaz kılardı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 508 156 Namaz kılarken önünüzden geçmek isteyeni itin; direnirse o ancak bir şeytandır. Ebû Sâlih es-Semmân · Sahîh-i Buhârî 509 157 Namaz kılanın önünden geçen, günahını bilseydi kırk müddet beklemeyi tercih ederdi. Büsr b. Saîd · Sahîh-i Buhârî 510 158 Bizi köpek yaptınız! Peygamber namaz kılarken ben onunla kıble arasında uzanırdım. Âişe · Sahîh-i Buhârî 511 159 Peygamber ben uyurken namaz kılar, vitir kılacağı zaman beni uyandırırdı. Âişe · Sahîh-i Buhârî 512 160 Kadının önünde nafile namaz kılmak: Ayaklarım Resûlullah'ın kıblesindeydi. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Buhârî 513 161 Bizi merkeplere ve köpeklere benzettiniz! Namazı hiçbir şey bozmaz. Âişe · Sahîh-i Buhârî 514 162 Namazı hiçbir şey bozmaz. İbn Şihâb'ın kardeşinin oğlu · Sahîh-i Buhârî 515 163 Resûlullah torunu Ümâme'yi taşıyarak namaz kılardı. Ebû Katâde el-Ensârî · Sahîh-i Buhârî 516 164 Yatağım Peygamber'in namaz yerinin karşısındaydı; elbisesi üzerime düşerdi. Abdullah b. Şeddâd, teyzesi Meymûne bint Hâris'ten · Sahîh-i Buhârî 517 165 Peygamber secde ettiğinde, yanında uyuyan hayızlı Meymûne'ye elbisesi değerdi. Abdullah b. Şeddâd, Meymûne'den · Sahîh-i Buhârî 518 166 Peygamber secde etmek istediğinde ayaklarımı dürterdi, ben de onları çekerdim. Âişe · Sahîh-i Buhârî 519 167 Fâtıma, secdedeki Peygamber'in sırtına atılan pisliği üzerinden attı. Abdullah · Sahîh-i Buhârî 520 168 Müslümanlar çan ve boynuzu konuştu; Resûlullah: Ey Bilâl! Kalk, namaz için çağrı yap. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 377 169 Enes: Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi; Eyyûb: Kamet lafzı hariç. Enes · Sahîh-i Müslim 378 a 170 Namaz vaktini bildirmek için ateş ve çanı andılar; Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 378 b 171 Enes (Vüheyb tariki): İnsanlar çoğalınca namaz vaktini bildirmeyi konuştular; ateş tutuşturmayı andılar. Sahîh-i Müslim 378 c 172 Enes (Eyyûb tariki): Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi. Enes · Sahîh-i Müslim 378 d 173 Ebû Mahzûre'nin ezanı: Peygamber ona şehâdetleri tekrar dönerek (tercî' ile) okumayı öğretti. Ebû Mahzûre · Sahîh-i Müslim 379 174 Resûlullah'ın iki müezzini vardı: Bilâl ve âmâ olan İbn Ümmü Mektûm. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 380 a 175 Kāsım'ın Âişe'den tariki: Resûlullah'ın Bilâl ve İbn Ümmü Mektûm adlı iki müezzini vardı. Sahîh-i Müslim 380 b 176 İbn Ümmü Mektûm âmâ olduğu hâlde Resûlullah için ezan okurdu. Âişe · Sahîh-i Müslim 381 a 177 İbn Vehb'in Hişâm'dan tariki: İbn Ümmü Mektûm âmâ olduğu hâlde ezan okurdu. Sahîh-i Müslim 381 b 178 Ezan işitirse baskından vazgeçerdi; ezan okuyan çobana: Fıtrat üzeredir, ateşten çıktın. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 382 179 Ezanı işittiğiniz zaman müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 383 180 Müezzinin dediğini söyleyin, sonra bana salavat getirin ve benim için vesîleyi isteyin. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sahîh-i Müslim 384 181 Müezzinin her sözüne aynısıyla, hayye alelere lâ havle ile kalpten karşılık veren cennete girer. Ömer b. el-Hattâb · Sahîh-i Müslim 385 182 Ezanı işitince Rab olarak Allah'tan, resûl olarak Muhammed'den, din olarak İslâm'dan razı oldum diyenin günahı bağışlanır. Sa'd b. Ebû Vakkās · Sahîh-i Müslim 386 183 Müezzinler kıyamet günü insanların boyunları en uzun olanlarıdır. Talha b. Yahyâ'nın amcası şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 387 184 Şeytan ezanı işittiği zaman Revhâ'nın bulunduğu yere varıncaya kadar uzaklaşır. Câbir · Sahîh-i Müslim 388 a 185 Ebû Muâviye'nin A'meş'ten tariki: Şeytan ezanı işitince Revhâ'ya kadar uzaklaşır. Sahîh-i Müslim 388 b 186 Şeytan ezanı işitince sesini duymamak için yellenerek kaçar; susunca geri gelip vesvese verir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 389 a 187 Müezzin ezan okuduğunda şeytan hızla koşarak arkasını döner. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 389 b 188 Bir ses işittiğinde ezan oku; çünkü ezan okununca şeytan hızla koşarak arkasını döner. Süheyl şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 389 c 189 Kamet bitince şeytan gelir, şunu hatırla şunu hatırla der; kişi kaç rekât kıldığını bilemez. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 389 d 190 Şeytan hadisi (Hemmâm tariki): Sonunda kişi nasıl kıldığını bilemez hâle gelir. Sahîh-i Müslim 389 e 191 Namaza başlarken, rükûdan önce ve rükûdan doğrulunca ellerini omuz hizasına kaldırırdı; iki secde arasında kaldırmazdı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 390 a 192 Ellerini omuz hizasına kaldırır sonra tekbir alırdı; secdeden başını kaldırırken bunu yapmazdı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 390 b 193 İbn Ömer (Ukayl ve Yûnus tariki): Namaza kalkınca ellerini omuz hizasına kaldırır, sonra tekbir alırdı. Sahîh-i Müslim 390 c 194 Mâlik b. el-Huveyris tekbir alıp ellerini kaldırır, Resûlullah'ın böyle yaptığını anlatırdı. Ebû Kılâbe şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 391 a 195 Tekbirde, rükûda ve rükûdan kalkışta ellerini kulaklarının hizasına kaldırırdı. Mâlik b. el-Huveyris · Sahîh-i Müslim 391 b 196 Mâlik b. el-Huveyris (Saîd tariki): Ellerini kulaklarının uçlarının hizasına kaldırırdı. Sahîh-i Müslim 391 c 197 Ebû Hüreyre her eğilip kalkışta tekbir alır: Namazı Resûlullah'ınkine en çok benzeyeniniz benim, derdi. Ebû Seleme b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 392 a 198 Kalkarken, rükûa ve secdeye inip kalkarken tekbir alır; rükûdan kalkınca Semiallâhu limen hamideh derdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 392 b 199 Ebû Hüreyre (Ukayl tariki): Namaza kalkınca tekbir alırdı; en çok benzeyeniniz benim sözü yok. Sahîh-i Müslim 392 c 200 Ebû Hüreyre Mervân'ın vekiliyken: Nefsim elinde olana yemin ederim ki namazı Resûlullah'ınkine en çok benzeyeniniz benim. Sahîh-i Müslim 392 d 201 Ey Ebû Hüreyre! Bu tekbir nedir? Şüphesiz bu, Resûlullah'ın namazıdır. Ebû Seleme b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 392 e 202 Ebû Hüreyre (Süheyl tariki): Her eğilip kalkışta tekbir alır, Resûlullah'ın böyle yaptığını anlatırdı. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 392 f 203 İmrân b. Husayn, Ali'nin tekbirleri için: Bu bize Muhammed'in namazını kıldırdı. Mutarrif şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 393 204 Fâtihatü'l-Kitâb'ı okumayanın namazı yoktur. Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 394 a 205 Ümmü'l-Kur'ân'ı okumayanın namazı yoktur. Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 394 b 206 Ubâde (Sâlih tariki, Mahmûd b. er-Rebî' aracılığıyla): Ümmü'l-Kur'ân'ı okumayanın namazı yoktur. Ubâde b. es-Sâmit · Sahîh-i Müslim 394 c 207 Ma'mer rivayeti: Ümmü'l-Kur'ân'ı ve fazlasını okumayanın namazı yoktur. Sahîh-i Müslim 394 d 208 Namazı kendimle kulum arasında iki yarıya böldüm; kuluma da istediği vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 395 a 209 Ebü's-Sâib tariki: Namazı kendimle kulum arasında ikiye böldüm; yarısı benim, yarısı kulumundur. Sahîh-i Müslim 395 b 210 Fâtiha okunmadan kılınan namaz eksiktir (üç defa söyledi). Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 395 c 211 Kıraatsiz namaz olmaz; Resûlullah'ın açıktan okuduğunu size açıktan okuduk. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 396 a 212 Ümmü'l-Kur'ân'a ilave edersen daha hayırlıdır; onunla yetinirsen sana yeter. Atâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 396 b 213 Her namazda kıraat vardır; Ümmü'l-Kitâb'ı okuyana yeter, fazlasını okuyan daha faziletlidir. Atâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 396 c 214 Dön, namaz kıl; çünkü sen namaz kılmadın. Rükûda ve secdede tam yerleşinceye kadar dur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 397 a 215 Namazı kötü kılan adam (Ebû Üsâme tariki): Abdesti tam al, sonra kıbleye yönel ve tekbir al. Sahîh-i Müslim 397 b 216 Hanginiz arkamda Sebbihisme rabbike'l-a'lâ'yı okudu? Bazınızın onu benimle çekiştiğini anladım. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 398 a 217 İmrân (Şu'be tariki): Hanginiz okudu? Bazınızın onu benimle çekiştiğini sandım. İmrân b. Husayn · Sahîh-i Müslim 398 b 218 İmrân (İbn Ebû Arûbe tariki): Öğleyi kıldırdı ve bazınızın onu benimle çekiştiğini anladım, buyurdu. Sahîh-i Müslim 398 c 219 Resûlullah, Ebû Bekir, Ömer ve Osman ile namaz kıldım; hiçbirini besmele okurken işitmedim. Enes · Sahîh-i Müslim 399 a 220 Besmele hadisi (Ebû Dâvûd tariki): Katâde, bunu Enes'e bizzat sorduklarını söyledi. Sahîh-i Müslim 399 b 221 Ömer Sübhâneke'yi açıktan söylerdi; Peygamber ve halifeler kıraate Elhamdü lillâh ile başlardı. Abde şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 399 c 222 Evzâî'nin İshâk b. Abdullah'tan tariki: Enes, kıraate Elhamdü lillâh ile başlandığını anlattı. Sahîh-i Müslim 399 d 223 Kevser, Rabbimin bana vaad ettiği bir nehirdir; üzerinde çok hayır vardır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 400 a 224 Enes (İbn Fudayl tariki): Kevser, Rabbimin bana cennette vaad ettiği bir nehirdir; üzerinde bir havuz vardır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 400 b 225 Vâil b. Hucr: Peygamber namazda sağ elini sol elinin üzerine koydu, iki avucunun arasına secde etti. Vâil b. Hucr · Sahîh-i Müslim 401 226 Şüphesiz Allah, Selâm'ın ta kendisidir; biriniz namazda oturduğunda Ettehiyyâtü lillâhi desin. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 402 a 227 İbn Mes'ûd teşehhüdü (Şu'be tariki): "Sonra dilediği duayı seçer" sözü olmaksızın. Sahîh-i Müslim 402 b 228 İbn Mes'ûd teşehhüdü (Zâide tariki): Sonra dualardan dilediğini ya da sevdiğini seçsin. Sahîh-i Müslim 402 c 229 İbn Mes'ûd teşehhüdü (A'meş tariki): Sonra bunun ardından duayı seçer. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 402 d 230 Resûlullah, elim avuçlarının arasındayken bana Kur'ân'dan bir sûre öğretir gibi teşehhüdü öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 402 e 231 İbn Abbâs teşehhüdü: Ettehiyyâtü'l-mübârekâtü's-salavâtü't-tayyibâtü lillâh. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 403 a 232 İbn Abbâs (Tâvûs tariki): Resûlullah bize Kur'ân'dan bir sûre öğretir gibi teşehhüdü öğretirdi. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 403 b 233 Ebû Mûsâ: Namaz kıldığınızda saflarınızı düzeltin, sonra biriniz size imam olsun. Hıttân b. Abdullah er-Rakâşî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 404 a 234 Ebû Mûsâ hadisi (Süleymân et-Teymî tariki): İmam okuduğunda susun. Sahîh-i Müslim 404 b 235 Ebû Mûsâ hadisi (Ma'mer tariki): Allah, Peygamberi'nin diliyle "Semiallâhu limen hamideh" diye hükmetmiştir. Sahîh-i Müslim 404 c 236 Ebû Mes'ûd: Sana nasıl salât getirelim? Şöyle deyin: Allâhümme salli alâ Muhammed... Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 405 237 Ka'b b. Ucre: Sana bir hediye vereyim mi? Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Abdurrahman b. Ebû Leylâ şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 406 a 238 Ka'b b. Ucre salavatı (Mis'ar tariki): "Sana bir hediye vereyim mi?" sözü olmaksızın. Sahîh-i Müslim 406 b 239 Ka'b b. Ucre salavatı (İsmâîl b. Zekeriyyâ tariki): "Allâhümme" demeden "Ve bârik alâ Muhammed". Sahîh-i Müslim 406 c 240 Ebû Humeyd: Allah'ım! Muhammed'e, eşlerine ve zürriyetine salât et. Ebû Humeyd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 407 241 Kim bana bir kere salât getirirse, Allah da ona on kere salât eder. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 408 242 İmam "Semiallâhu limen hamideh" dediğinde "Allâhümme Rabbenâ leke'l-hamd" deyin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 409 a 243 Süheyl tariki: İmam "Semiallâhu limen hamideh" deyince "Rabbenâ leke'l-hamd" deyin. Sahîh-i Müslim 409 b 244 İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; kimin âmini meleklerinkine denk gelirse geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 a 245 Ebû Hüreyre (Yûnus tariki): İmam âmin dediğinde âmin deyin; İbn Şihâb'ın sözü olmaksızın. Sahîh-i Müslim 410 b 246 Biriniz namazda âmin dediğinde melekler de gökte âmin der; biri diğerine denk gelirse günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 c 247 Ebû Hüreyre (A'rec tariki): Biriniz âmin dediğinde melekler de gökte âmin der. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 d 248 Hemmâm b. Münebbih'in Ebû Hüreyre'den tariki: Biriniz âmin dediğinde melekler de âmin der. Sahîh-i Müslim 410 e 249 İmam "ve le'd-dâllîn" dediğinde arkasındaki âmin der; sözü gök ehlininkine denk gelirse bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 410 f 250 Enes: İmam ancak kendisine uyulsun diye konulmuştur; oturarak kıldırdığında hepiniz oturarak kılın. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 a 251 Enes (Leys tariki): Resûlullah attan düştü, sıyrıldı ve bize oturarak namaz kıldırdı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 b 252 Enes (Yûnus tariki): İmam ayakta kıldırdığında siz de ayakta kılın. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 c 253 Enes (Mâlik tariki): Resûlullah bir ata bindi, ondan düştü; imam ayakta kıldırdığında ayakta kılın. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 d 254 Enes (Ma'mer tariki): Peygamber atından düştü ve sağ yanı sıyrıldı. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 411 e 255 Âişe: Resûlullah oturarak kıldırdı, ayakta uyanlara "Oturun" diye işaret etti. Âişe · Sahîh-i Müslim 412 a 256 Hişâm b. Urve tarikleri: Resûlullah oturarak kıldırdı, ayaktakilere oturmalarını işaret etti. Sahîh-i Müslim 412 b 257 Câbir: Az kalsın İranlılar ile Rumlar'ın yaptığını yapıyordunuz; imamlarınıza uyun. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 413 a 258 Câbir (Rüâsî tariki): Resûlullah tekbir aldığında Ebû Bekir bize duyurmak için tekbir alırdı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 413 b 259 İmam ancak kendisine uyulsun diyedir; ona muhalefet etmeyin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 414 a 260 Ma'mer'in Hemmâm'dan tariki: İmam ancak kendisine uyulsun diye konmuştur. Sahîh-i Müslim 414 b 261 İmamın önüne geçmeyin; "ve le'd-dâllîn" dediğinde "Âmin" deyin. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 415 a 262 Ebû Hüreyre (Süheyl tariki): İmamın önüne geçmeyin; ondan önce başınızı kaldırmayın. Sahîh-i Müslim 415 b 263 İmam ancak bir kalkandır; oturarak kıldırdığında siz de oturarak kılın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 416 264 Ebû Hüreyre (Ebû Yûnus tariki): İmam ayakta kıldırdığında ayakta, oturarak kıldırdığında oturarak kılın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 417 265 Âişe: Resûlullah, Ebû Bekir'e insanlara namaz kıldırmasını emretti; Ebû Bekir onun namazına uyuyordu. Ubeydullah b. Abdullah şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 418 a 266 Âişe (Ma'mer tariki): Resûlullah'ın ilk rahatsızlandığı yer Meymûne'nin eviydi. Âişe · Sahîh-i Müslim 418 b 267 Âişe (Ukayl tariki): Resûlullah hanımlarından benim evimde bakılmak için izin istedi. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 418 c 268 Âişe: Onun yerine kim geçerse insanların onu uğursuz sayacaklarını düşünüyordum. Peygamber'in hanımı Âişe · Sahîh-i Müslim 418 d 269 Âişe: Ebû Bekir yufka yüreklidir; insanların Resûlullah'ın makamına ilk geçeni uğursuz saymasından çekindim. Âişe · Sahîh-i Müslim 418 e 270 Âişe (Esved tariki): Resûlullah oturarak kıldırdı; Ebû Bekir ona, insanlar da Ebû Bekir'e uydu. Âişe · Sahîh-i Müslim 418 f 271 Âişe (İbn Müshir tariki): Peygamber namaz kıldırıyor, Ebû Bekir insanlara tekbiri duyuruyordu. Sahîh-i Müslim 418 g 272 Âişe (Urve tariki): Ebû Bekir Resûlullah'ın namazına, insanlar da Ebû Bekir'in namazına uyarak kılıyordu. Âişe · Sahîh-i Müslim 418 h 273 Resûlullah perdeyi açıp bize baktı; yüzü sanki bir Mushaf sayfası gibiydi. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 419 a 274 Enes: Resûlullah'a son bakışım, pazartesi günü perdeyi açtığı andaydı. Enes · Sahîh-i Müslim 419 b 275 Ma'mer'in Zührî'den tariki: Enes, Resûlullah'ı pazartesi günü perdeyi açarken son kez gördü. Sahîh-i Müslim 419 c 276 Enes: Peygamber'in yüzü bize göründüğünde ondan daha hoşumuza giden bir manzara görmedik. Enes · Sahîh-i Müslim 419 d 277 Ebû Mûsâ: Ebû Bekir, Resûlullah hayattayken insanlara namaz kıldırdı. Ebû Mûsâ · Sahîh-i Müslim 420 278 Namazında başına bir şey gelen sübhânallah desin; el çırpmak yalnız kadınlar içindir. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 421 a 279 Sehl b. Sa'd (Ebû Hâzim tariki): Ebû Bekir ellerini kaldırıp Allah'a hamdetti, geri geri çekilip safa durdu. Sahîh-i Müslim 421 b 280 Sehl b. Sa'd (Ubeydullah tariki): Resûlullah gelip safları yardı ve en öndeki safta durdu. Sahîh-i Müslim 421 c 281 Muğîre: Resûlullah, Abdurrahman b. Avf'a uyup son rekâtı kıldı ve namazı vaktinde kılanları övdü. Muğîre b. Şu'be şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 274 l 282 Muğîre (Hamza b. el-Muğîre tariki): Abdurrahman'ı geri çekmek istedim; Peygamber: Bırak onu, buyurdu. Sahîh-i Müslim 274 m 283 Sübhânallah demek erkekler, el çırpmak kadınlar içindir. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 422 a 284 A'meş'in Ebû Sâlih'ten tariki: Tesbih erkekler, el çırpmak kadınlar içindir. Sahîh-i Müslim 422b 285 Ebû Hüreyre (Hemmâm tariki): Namazda sübhânallah demek erkekler, el çırpmak kadınlar içindir. Sahîh-i Müslim 422 c 286 Ey falan! Namazını güzel kılmaz mısın? Ben önümdekini gördüğüm gibi arkamdakini de görürüm. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 423 287 Ne rükûunuz ne de secdeniz bana gizli kalır; ben sizi sırtımın arkasından da görürüm. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 424 288 Enes (Şu'be tariki): Rükûu ve secdeyi gereği gibi yapın; ben sizi arkamdan görürüm. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 425 a 289 Enes (Katâde tariki): Rükûu ve secdeyi tam yapın; sizi sırtımın arkasından görürüm. Enes · Sahîh-i Müslim 425 b 290 Ben sizin imamınızım; rükûda, secdede, kıyamda ve çıkışta benden önce davranmayın. Enes · Sahîh-i Müslim 426 a 291 Cerîr ve İbn Fudayl'ın Muhtâr'dan tariki: Rükû ve secdede benden önce davranmayın. Sahîh-i Müslim 426 b 292 İmamdan önce başını kaldıran, Allah'ın başını eşek başına çevirmesinden korkmaz mı? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 427 a 293 Namazında imamdan önce başını kaldıran, Allah'ın suretini eşek suretine çevirmesinden emin olamaz. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 427 b 294 Ebû Hüreyre (Rebî' b. Müslim tariki): İmamdan önce başını kaldıran, Allah'ın yüzünü eşek yüzü yapmasından korkmaz mı? Sahîh-i Müslim 427 c 295 Namazda gözlerini göğe kaldıranlar ya buna son verirler ya da gözleri kendilerine geri dönmez. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 428 296 Namazda dua ederken gözlerini göğe kaldıranlar ya vazgeçerler ya da gözleri kapılıp alınır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 429 297 Meleklerin Rableri katında saf tuttukları gibi saf tutmaz mısınız? Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 430 a 298 Vekî' ve Îsâ'nın A'meş'ten tariki: Melekler gibi saf tutmaz mısınız? Sahîh-i Müslim 430 b 299 Sizden birine elini uyluğuna koyup sağındaki ve solundaki kardeşine selâm vermesi yeter. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 431 a 300 Biriniz selâm verdiğinde yanındakine yüzünü çevirsin, eliyle işaret etmesin. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 431 b 301 Düzgün durun, safta farklı durmayın; yoksa kalpleriniz de birbirinden ayrılır. Ebû Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 432 a 302 Cerîr, Îsâ ve İbn Uyeyne tariki: Düzgün durun, safta farklı durmayın. Sahîh-i Müslim 432 b 303 İbn Mes'ûd: Arkamda akıl ve basiret sahipleriniz dursun; çarşıların kargaşasından sakının. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 432 c 304 Saflarınızı düzeltin; çünkü safı düzeltmek namazın tamamlığındandır. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 433 305 Safları tamamlayın; çünkü ben sizi sırtımın arkasından görürüm. Enes · Sahîh-i Müslim 434 306 Namazda safı düzgün tutun; çünkü safı düzgün tutmak namazın güzelliğindendir. Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 435 307 Ya saflarınızı mutlaka düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasına muhalefet koyar. Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 436 a 308 Nu'mân b. Beşîr: Resûlullah saflarımızı sanki ok tahtalarını düzeltiyormuş gibi düzeltirdi. Nu'mân b. Beşîr · Sahîh-i Müslim 436 b 309 Ebü'l-Ahvas ve Ebû Avâne'nin Simâk'tan tariki: Saflar ok tahtası gibi düzeltilirdi. Sahîh-i Müslim 436 c 310 İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilseler, kura çekmekten başka çare bulamasalar kura çekerlerdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 437 311 Öne gelin ve bana uyun; bir topluluk geri kalmaya devam eder, sonunda Allah da onları geri bırakır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 438 a 312 Ebû Saîd (Cüreyrî tariki): Resûlullah mescidin arka tarafında bir topluluk gördü. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 438 b 313 En öndeki safta ne olduğunu bilseniz, onun için mutlaka kura çekilirdi. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 439 314 Erkek saflarının en hayırlısı ilki, kadın saflarının en hayırlısı sonuncusudur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 440 a 315 Derâverdî'nin Süheyl'den tariki: Erkek saflarının en hayırlısı ilkidir. Sahîh-i Müslim 440 b 316 Ey kadınlar topluluğu! Erkekler kaldırmadan başlarınızı kaldırmayın. Sehl b. Sa'd · Sahîh-i Müslim 441 317 Birinizin hanımı mescide gitmek için izin isterse ona engel olmasın. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 442 a 318 Kadınlarınız izin istediklerinde onları mescitlerden men etmeyin; İbn Ömer, itiraz eden oğluna çok kızdı. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 442 b 319 Allah'ın cariyelerini Allah'ın mescitlerinden men etmeyin (İbn Numeyr ve İbn İdrîs tariki). İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 c 320 Kadınlarınız mescitlere gitmek için sizden izin istediklerinde onlara izin verin. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 d 321 Kadınları geceleyin mescitlere çıkmaktan men etmeyin; İbn Ömer buna karşı çıkan oğlunu azarladı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 e 322 Îsâ b. Yûnus'un A'meş'ten tariki: Kadınları geceleyin mescitlere gitmekten men etmeyin. Sahîh-i Müslim 442 f 323 Kadınlara geceleyin mescitlere izin verin; İbn Ömer itiraz eden oğlu Vâkıd'ın göğsüne vurdu. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 442 g 324 Kadınları mescitlerdeki paylarından men etmeyin; İbn Ömer oğlu Bilâl'in itirazına öfkelendi. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 442 h 325 Sizden biriniz yatsı namazında hazır bulunacağı zaman o gece koku sürünmesin. Zeyneb es-Sekafiyye · Sahîh-i Müslim 443 a 326 Zeyneb: Sizden biriniz mescitte hazır bulunacağı zaman koku sürünmesin. Abdullah'un hanımı Zeyneb · Sahîh-i Müslim 443 b 327 Hangi kadın buhur sürünürse bizimle yatsı namazında bulunmasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 444 328 Resûlullah kadınların ortaya çıkardıklarını görseydi onları mescitten men ederdi. Amre bint Abdurrahman şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 445 a 329 Yahyâ b. Saîd tariki: Resûlullah kadınların sonradan çıkardıklarını görseydi onları men ederdi. Sahîh-i Müslim 445 b 330 Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma âyeti Resûlullah Mekke'de gizlenirken indi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 446 331 Âişe: Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma âyeti dua hakkında indirildi. Âişe · Sahîh-i Müslim 447 a 332 Hişâm tariki: "Namazında sesini yükseltme" âyeti dua hakkında indi. Sahîh-i Müslim 447 b 333 Cebrâil vahiy getirince Peygamber dilini ve dudaklarını hareket ettirirdi; bu ona ağır gelirdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 448 a 334 İbn Abbâs ve Saîd, Peygamber'in vahiy inerken dudaklarını nasıl hareket ettirdiğini gösterdi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 448 b 335 Resûlullah cinlere Kur'ân okumadı ve onları görmedi; cinler sabah namazındaki kıraatini dinledi. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 449 336 İbn Mes'ûd: Bana cinlerin davetçisi geldi; onunla gittim ve onlara Kur'ân okudum. Âmir şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 450 a 337 İsmâîl b. İbrâhîm rivayeti: Cinlerin azık istediği kısım Şa'bî'nin sözüdür; onlar Cezîre cinlerindendi. Sahîh-i Müslim 450 b 338 İbn İdrîs rivayeti cin gecesi hadisini 'ateşlerinin izleri' sözüne kadar nakleder. Sahîh-i Müslim 450 c 339 İbn Mes'ûd: Cin gecesinde Resûlullah ile birlikte değildim; onunla olmayı çok isterdim. Abdullah b. Mes'ûd · Sahîh-i Müslim 450 d 340 Cinlerin Kur'ân'ı dinlediği gece onları Peygamber'e bir ağaç haber verdi. Ma'n şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 450 e 341 Öğle ve ikindinin ilk iki rekâtında Fâtiha ile iki sûre okur, bazen bize âyeti işittirirdi. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 451 a 342 Ebû Katâde: Öğle ve ikindinin ilk iki rekâtında Fâtiha ve bir sûre, son ikisinde Fâtiha okurdu. Ebû Katâde · Sahîh-i Müslim 451 b 343 Öğlenin ilk iki rekâtındaki kıyamını Elif Lâm Mîm Tenzîl es-Secde okuma miktarı kadar tahmin ettik. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 452 a 344 Ebû Saîd: Öğlenin ilk iki rekâtının her birinde otuz âyet miktarı okurdu. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 452 b 345 Sa'd: İlk iki rekâtta uzatıyor, son ikisinde kısaltıyorum; Ömer: Senin hakkındaki zan budur. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 453 346 Cerîr'in Abdülmelik b. Umeyr'den tariki: Sa'd ilk iki rekâtı uzatıp son ikisini kısaltırdı. Sahîh-i Müslim 453 b 347 Ömer, Sa'd'a: Seni her şeyde, hatta namazda bile şikâyet ettiler (Ebû Avn tariki). Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 453 c 348 Mis'ar rivayetinde Sa'd: Bedeviler bana namazı mı öğretiyor? Sahîh-i Müslim 453 d 349 Öğle namazına kamet getirilir, biri Bakî'e gidip abdest alıp gelirdi de Resûlullah hâlâ ilk rekâtta olurdu. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 454 a 350 Kaz'a, Ebû Saîd'e Resûlullah'ın namazını sordu; o da: Bunda senin için bir hayır yok, dedi. Kaz'a şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 454 b 351 Peygamber sabah namazında Mü'minûn sûresini okurken onu bir öksürük tuttu ve rükûa gitti. Abdullah b. es-Sâib · Sahîh-i Müslim 455 352 Amr b. Hureys: Peygamber'i sabah namazında Tekvîr sûresini okurken işittim. Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 456 353 Kutbe b. Mâlik: Resûlullah Kâf sûresini okudu; göğe yükselen hurma ağaçları âyetini tekrarlayıp durdum. Kutbe b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 457 a 354 Kutbe (İbn Uyeyne tariki): Peygamber sabah namazında göğe doğru yükselen hurma ağaçları âyetini okudu. Kutbe b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 457 b 355 Ziyâd'ın amcası: Peygamber sabah namazının ilk rekâtında Kâf sûresini okudu. Ziyâd b. İlâka'nın amcası · Sahîh-i Müslim 457 c 356 Câbir b. Semüre: Peygamber sabah namazında Kâf sûresini okurdu; sonraki namazı hafif olurdu. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 458 a 357 Simâk: Câbir dedi ki Peygamber namazı hafif kıldırırdı, bunların kıldırdığı gibi kıldırmazdı. Simâk şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 458 b 358 Peygamber öğlede Leyl sûresini, ikindide benzerini, sabahta daha uzununu okurdu. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 459 359 Peygamber öğlede A'lâ sûresini, sabahta ise daha uzununu okurdu. Câbir b. Semüre · Sahîh-i Müslim 460 360 Ebû Berze (Teymî tariki): Resûlullah sabah namazında altmıştan yüze kadar âyet okurdu. Ebû Berze · Sahîh-i Müslim 461 a 361 Ebû Berze el-Eslemî (Hâlid el-Hazzâ tariki): Sabah namazında altmış ile yüz âyet arasında okurdu. Ebû Berze el-Eslemî · Sahîh-i Müslim 461 b 362 Ümmü'l-Fadl: Mürselât, Resûlullah'ın akşam namazında okuduğunu işittiğim son sûredir. İbn Abbâs · Sahîh-i Müslim 462 a 363 Sâlih rivayeti şunu ekler: Bundan sonra Allah ruhunu alıncaya kadar bir daha namaz kılmadı. Sahîh-i Müslim 462 b 364 Resûlullah'ı akşam namazında Tûr sûresini okurken işittim. Cübeyr b. Mut'im · Sahîh-i Müslim 463 a 365 İbn Uyeyne, Yûnus ve Ma'mer tariki: Resûlullah akşam namazında Tûr sûresini okudu. Sahîh-i Müslim 463 b 366 Berâ: Peygamber bir yolculukta yatsıyı kıldı ve iki rekâttan birinde Tîn sûresini okudu. Berâ · Sahîh-i Müslim 464 a 367 Berâ b. Âzib: Resûlullah ile yatsıyı kıldım; Tîn sûresini okudu. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 464 b 368 Peygamber yatsıda Tîn sûresini okudu; ondan daha güzel sesli hiç kimseyi işitmedim. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 464 c 369 Ey Muâz! Sen fitneci misin? Şunu oku, şunu oku. Câbir · Sahîh-i Müslim 465 a 370 Ey Muâz! Fitneci olmak mı istiyorsun? İmam olduğunda Şems, A'lâ, Alak ve Leyl sûrelerini oku. Câbir · Sahîh-i Müslim 465b 371 Muâz, Resûlullah ile yatsıyı kılar, sonra kavmine dönüp onlara o namazı kıldırırdı. Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 465c 372 Muâz, Resûlullah ile yatsıyı kılar, sonra kavminin mescidine gelip onlara kıldırırdı (Eyyûb tariki). Câbir b. Abdullah · Sahîh-i Müslim 465 d 373 Ey insanlar! İçinizde nefret ettirenler var; hanginiz insanlara imam olursa namazı kısa tutsun. Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sahîh-i Müslim 466 a 374 İsmâîl b. Ebû Hâlid tariki: İçinizde nefret ettirenler var; imam olan namazı kısa tutsun. Sahîh-i Müslim 466 b 375 Sizden biriniz insanlara imam olduğunda namazı hafif tutsun; tek başına kıldığında ise dilediği gibi kılsın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 467 a 376 Ebû Hüreyre (Hemmâm tariki): İmam namazı hafif tutsun; tek başına kılan namazını dilediği kadar uzatsın. Hemmâm b. Münebbih · Sahîh-i Müslim 467 b 377 İnsanlara namaz kıldıran hafif tutsun; çünkü aralarında zayıf, hasta ve ihtiyaç sahibi vardır. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 467 c 378 Ebû Hüreyre (Ebû Bekir b. Abdurrahman tariki): İmam hafif tutsun; aralarında zayıf, yaşlı ve ihtiyaç sahibi vardır. Sahîh-i Müslim 467 d 379 Kavmine imamlık et; kim bir topluluğa imamlık ederse hafif tutsun. Osmân b. Ebü'l-Âs es-Sekafî · Sahîh-i Müslim 468 a 380 Resûlullah'ın bana son tavsiyesi: Bir topluluğa imamlık ettiğinde onlara namazı hafif kıldır. Osmân b. Ebü'l-Âs · Sahîh-i Müslim 468 b 381 Peygamber namazda kısa tutar ve namazı tam kılardı. Enes · Sahîh-i Müslim 469 a 382 Resûlullah, namazı tam olmakla beraber insanların en hafif namaz kılanlarındandı. Enes · Sahîh-i Müslim 469 b 383 Resûlullah'tan daha hafif ve daha tam namaz kıldıran hiçbir imamın arkasında namaz kılmadım. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 469 c 384 Resûlullah namazdayken annesiyle birlikte olan çocuğun ağlamasını işitir, kısa bir sûre okurdu. Enes · Sahîh-i Müslim 470 a 385 Namaza onu uzatmak isteyerek girerim; çocuğun ağlamasını işitince annesinin üzüntüsünden dolayı hafifletirim. Enes b. Mâlik · Sahîh-i Müslim 470 b 386 Peygamber'in kıyamını, rükûunu, doğrulmasını, secdesini ve oturuşunu birbirine yakın buldum. Berâ b. Âzib · Sahîh-i Müslim 471 a 387 Hakem: Ebû Ubeyde rükûdan kalkınca uzunca dururdu; Berâ: Resûlullah'ın namazının rükünleri birbirine yakındı. Hakem şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 471 b 388 Hakem (Muhammed b. Ca'fer tariki): Matar b. Nâciye Kûfe'ye hâkim olunca Ebû Ubeyde'ye namaz kıldırmasını emretti. Sahîh-i Müslim 471 c 389 Enes: Resûlullah'ın bize namaz kıldırırken gördüğüm gibi size namaz kıldırmaktan geri durmam. Enes · Sahîh-i Müslim 472 390 Resûlullah'ın ve Ebû Bekir'in namazı birbirine yakındı; Ömer sabah namazını uzattı. Enes · Sahîh-i Müslim 473 391 Resûlullah alnını yere koyuncaya kadar hiç kimsenin sırtını eğdiğini görmedim; sonra arkasındakiler secdeye kapanırdı. Berâ –ki o yalancı değildir– · Sahîh-i Müslim 474 a 392 Resûlullah "Semiallâhu limen hamideh" deyip secdeye varıncaya kadar bizden kimse sırtını eğmezdi. Berâ –ki o yalancı değildir– · Sahîh-i Müslim 474 b 393 Resûlullah'ın yüzünü yere koyduğunu görünceye kadar ayakta durur, sonra ona uyardık. Berâ · Sahîh-i Müslim 474 c 394 Berâ (Hakem tariki): Peygamber'in secde ettiğini görünceye kadar bizden kimse sırtını eğmezdi. Berâ · Sahîh-i Müslim 474 d 395 Peygamber tam olarak secdeye varıncaya kadar bizden hiçbir adam sırtını eğmezdi. Amr b. Hureys · Sahîh-i Müslim 475 396 Rükûdan kalkınca: Allah'ım! Rabbimiz! Hamd sanadır; göklerin dolusu, yerin dolusu. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 476 a 397 İbn Ebû Evfâ (Şu'be tariki): Resûlullah şöyle dua ederdi: Allah'ım! Rabbimiz! Hamd sanadır; göklerin dolusu. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 476 b 398 Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi beni günahlardan ve hatalardan temizle. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sahîh-i Müslim 476 c 399 İbn Ebû Evfâ (Muâz ve Yezîd tariki): Beyaz elbisenin pislikten temizlendiği gibi. Sahîh-i Müslim 476 d 400 Ey övgü ve yüceliğe layık olan! Kulun söylediği sözlerin en doğrusu; hepimiz de senin kullarınız. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 477 401 Senin verdiğine engel olacak yoktur, senin engellediğini verecek de yoktur. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 478 a 402 İbn Abbâs (Hafs tariki): Rükûdan kalkış duası, "dilediğin her şeyin dolusu" sözüne kadar. Sahîh-i Müslim 478 b 403 Rükûda Rabbi yüceltin; secdede ise duada gayret edin, duanızın kabul edilmesi umulur. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 479 a 404 Vefat ettiği hastalığında perdeyi aralayıp üç defa: Allah'ım! Tebliğ ettim mi? Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 479 b 405 Resûlullah rükûda veya secdede iken Kur'an okumamı bana yasakladı. Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 480 a 406 Ali (Velîd b. Kesîr tariki): Ben rükûda veya secdede iken Kur'an okumamı bana yasakladı. Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 480 b 407 Resûlullah rükûda ve secdede Kur'an okumayı bana yasakladı; size yasakladı demiyorum. Ali b. Ebû Tâlib · Sahîh-i Müslim 480 c 408 Sevgilim rükûda veya secdede iken Kur'an okumamı bana yasakladı. Ali · Sahîh-i Müslim 480 d 409 Ali (Nâfi' ve diğerleri tariki): Ben rükûda iken Kur'an okumamı bana yasakladı; secdeyi zikretmediler. Sahîh-i Müslim 480 e 410 Hâtim b. İsmâîl tariki: Ali, rükûda Kur'an okumanın kendisine yasaklandığını bildirdi. Sahîh-i Müslim 480 f 411 İbn Abbâs: Ben rükûda iken Kur'an okumaktan nehyolundum. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 481 412 Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secde hâlinde olduğu andır; o hâlde duayı çoğaltın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 482 413 Allah'ım! Günahımın hepsini; küçüğünü ve büyüğünü, ilkini ve sonunu, açığını ve gizlisini bağışla. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 483 414 Rükû ve secdede: Allah'ım! Rabbimiz! Seni hamdinle tesbih ederim. Allah'ım! Beni bağışla. Âişe · Sahîh-i Müslim 484 a 415 Vefatından önce: Seni hamdinle tesbih ederim; senden bağışlanma diler ve sana tövbe ederim. Âişe · Sahîh-i Müslim 484 b 416 Nasr sûresi indiğinden beri her namazında: Rabbim! Seni hamdinle tesbih ederim. Allah'ım! Beni bağışla. Âişe · Sahîh-i Müslim 484 c 417 Rabbim bana ümmetimde bir alamet göreceğimi haber verdi; o alamet Mekke'nin fethidir. Âişe · Sahîh-i Müslim 484 d 418 Anam babam sana feda olsun! Ben bir hâldeyim, sen ise bambaşka bir hâldesin. İbn Cüreyc şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 485 419 Allah'ım! Gazabından rızana, cezalandırmandan affına sığınırım; senden yine sana sığınırım. Âişe · Sahîh-i Müslim 486 420 Rükû ve secdede: Meleklerin ve Rûh'un Rabbi, her türlü eksiklikten münezzeh ve mukaddestir. Âişe · Sahîh-i Müslim 487 a 421 Mutarrif'in Âişe'den tariki: Rükû ve secdede "Meleklerin ve Rûh'un Rabbi münezzehtir" derdi. Sahîh-i Müslim 487 b 422 Allah'a çokça secde etmeye bak! Her secdeyle Allah seni bir derece yükseltir ve bir günahını siler. Ma'dân b. Ebû Talha el-Ya'merî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 488 423 Cennette senin arkadaşlığını isterim. O hâlde çokça secde ederek bana yardım et. Rebîa b. Ka'b el-Eslemî · Sahîh-i Müslim 489 424 Peygamber'e yedi uzuv üzerine secde etmesi emrolundu; saçını ve elbisesini toplaması yasaklandı. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 a 425 Yedi kemik üzerine secde etmekle ve elbiseyi de saçı da toplamamakla emrolundum. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 b 426 İbn Abbâs (İbn Tâvûs tariki): Peygamber'e yedi uzuv üzerine secde etmesi emrolundu. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 c 427 Yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum: Alın –eliyle burnuna işaret etti–, iki el, iki bacak, ayak uçları. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 d 428 Yedi uzuv üzerine secde etmekle emrolundum: Alın, burun, iki el, iki diz ve iki ayak. Abdullah b. Abbâs · Sahîh-i Müslim 490 e 429 Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi uzvu secde eder: Yüzü, iki eli, iki dizi ve iki ayağı. Abbâs b. Abdülmuttalib · Sahîh-i Müslim 491 430 Saçı arkadan bağlı namaz kılanın misali, elleri arkadan bağlı olarak namaz kılanın misali gibidir. Abdullah b. Abbâs şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 492 431 Secdede itidalli olun; hiçbiriniz kollarını köpeğin yayması gibi yere yaymasın. Enes · Sahîh-i Müslim 493 a 432 Şu'be (İbn Ca'fer tariki): Hiçbiriniz kollarını köpeğin yayması gibi yere serip yaymasın. Sahîh-i Müslim 493 b 433 Secde ettiğinde avuçlarını yere koy, dirseklerini kaldır. Berâ · Sahîh-i Müslim 494 434 Resûlullah namaz kıldığında kollarını açardı; öyle ki koltuk altlarının beyazlığı görünürdü. Abdullah b. Mâlik İbn Buhayne · Sahîh-i Müslim 495 a 435 Leys rivayeti: Secde ettiğinde kollarını koltuk altlarından ayırırdı; ben koltuk altlarının beyazlığını görürdüm. Sahîh-i Müslim 495 b 436 Peygamber secde ettiğinde bir kuzu kollarının arasından geçmek isteseydi geçerdi. Meymûne · Sahîh-i Müslim 496 437 Meymûne: Secdede kollarını kanat gibi açardı; oturduğunda sol uyluğunun üzerine yerleşirdi. Peygamber'in hanımı Meymûne · Sahîh-i Müslim 497 a 438 Secde ettiğinde kollarını uzak tutardı; öyle ki arkasındaki kimse koltuk altlarının beyazlığını görürdü. Meymûne bt. el-Hâris · Sahîh-i Müslim 497 b 439 Resûlullah namaza tekbirle başlar, selamla bitirirdi. Âişe · Sahîh-i Müslim 498 440 Biriniz önüne semerin arka kaşı kadar bir şey koyduğunda, onun ötesinden kimin geçtiğine aldırmasın. Talha · Sahîh-i Müslim 499 a 441 Semerin arka kaşı gibi bir şey önünüzde olursa, önünüzden geçen şey size zarar vermez. Talha · Sahîh-i Müslim 499 b 442 Namaz kılanın sütresi soruldu; "Semerin arka kaşı kadar" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Müslim 500 a 443 Tebük gazvesinde namaz kılanın sütresi soruldu; "Semerin arka kaşı gibi" buyurdu. Âişe · Sahîh-i Müslim 500 b 444 Bayram günü önüne harbe dikilir, ona doğru namaz kılardı; emîrler de bu yüzden onu edindiler. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 501 a 445 Peygamber anezeyi diker ve ona doğru namaz kılardı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 501 b 446 Peygamber binek devesini önüne enlemesine çöktürür ve ona doğru namaz kılardı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 502 a 447 Peygamber binek devesine doğru namaz kılardı. İbn Ömer · Sahîh-i Müslim 502 b 448 Önüne bir aneze dikildi, öğleyi iki rekât kıldı; önünden eşek ve köpek geçiyor, alıkonulmuyordu. Ebû Cuhayfe şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 503 a 449 Anezeye doğru insanlara iki rekât kıldırdı; insanlar ve hayvanlar anezenin önünden geçiyordu. Ebû Cuhayfe şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 503 b 450 Mâlik b. Miğvel tariki: Öğle sıcağı vakti olunca Bilâl çıktı ve namaz için ezan okudu. Sahîh-i Müslim 503 c 451 Bathâ'da öğleyi ve ikindiyi önünde bir aneze varken ikişer rekât kıldı; arkasından kadın ve eşek geçiyordu. Ebû Cuhayfe · Sahîh-i Müslim 503 d 452 Hakem hadisine ek: İnsanlar onun abdest suyunun artığından almaya başladılar. Sahîh-i Müslim 503 e 453 Dişi eşekle safın önünden geçtim, inip safa girdim; bunu kimse bana yadırgamadı. İbn Abbâs şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 504 a 454 Vedâ haccında Mina'da eşek safın bir kısmının önünden geçti; sonra inip insanlarla saf tuttu. Abdullah b. Abbâs şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 504 b 455 İbn Uyeyne tariki: Peygamber Arafat'ta namaz kılıyordu. Sahîh-i Müslim 504 c 456 Ma'mer tariki: (Bu olay) Vedâ haccında ya da fetih gününde (idi). Sahîh-i Müslim 504 d 457 Namaz kılarken önünüzden geçmek isteyeni geri itin; diretirse onunla mücadele edin, çünkü o bir şeytandır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 505 a 458 Ebû Saîd ve Mervân kıssası: Sütreye karşı kılarken önünden geçmek isteyeni göğsünden itsin. Humeyd b. Hilâl şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 505 b 459 Önünden geçmekte diretenle mücadele etsin; çünkü onunla beraber karîn vardır. Abdullah b. Ömer · Sahîh-i Müslim 506 a 460 Sadaka b. Yesâr tariki: Namaz kılanın önünden geçmekte diretenle mücadele etsin. Sahîh-i Müslim 506 b 461 Namaz kılanın önünden geçen, üzerine ne vebal olduğunu bilseydi kırk beklemesi geçmesinden hayırlı olurdu. Büsr b. Saîd şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 507 a 462 Vekî'in Süfyân'dan tariki: Namaz kılanın önünden geçenin vebali, Ebû Cüheym'den. Sahîh-i Müslim 507 b 463 Resûlullah'ın namaz kıldığı yer ile duvar arasında bir koyunun geçeceği kadar mesafe vardı. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sahîh-i Müslim 508 464 Seleme, Resûlullah'ın aradığı gibi Mushaf'ın bulunduğu yeri arar, orada nafile kılardı. Yezîd b. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 509 a 465 Peygamber'i bu direğin yanında namaz kılmayı gözetirken gördüm. Yezîd b. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 509 b 466 Önünde sütre yoksa eşek, kadın ve siyah köpek namazını keser; siyah köpek şeytandır. Ebû Zer · Sahîh-i Müslim 510 a 467 Humeyd b. Hilâl tarikleri: Sütresi olmayanın namazını eşek, kadın ve siyah köpek keser. Sahîh-i Müslim 510 b 468 Kadın, eşek ve köpek namazı keser; semerin arka kaşı gibi bir şey bundan korur. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 511 469 Peygamber gece namaz kılarken ben onunla kıble arasında cenaze gibi enlemesine uzanmış olurdum. Âişe · Sahîh-i Müslim 512 a 470 Ben önünde uzanmışken gece namazını kılar, vitir kılmak istediğinde beni uyandırırdı. Âişe · Sahîh-i Müslim 512 b 471 Âişe: Kadın kötü bir hayvan mı ki namazı kessin! Urve b. ez-Zübeyr şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 512 c 472 Bizi eşeklere ve köpeklere benzettiniz! Ben onunla kıble arasında sedirde uzanmışken namaz kılardı. Âişe · Sahîh-i Müslim 512 d 473 Bizi köpeklere ve eşeklere denk tuttunuz! O sedirin ortasına karşı durup namaz kılardı. Âişe · Sahîh-i Müslim 512 e 474 Secde ettiğinde beni dürterdi, ayaklarımı çekerdim; o gün evlerde kandiller yoktu. Âişe · Sahîh-i Müslim 512 f 475 Hayızlı olarak hizasında bulunurdum; secde ettiğinde bazen elbisesi bana değerdi. Peygamber'in hanımı Meymûne · Sahîh-i Müslim 513 476 Hayızlıyken yanında olurdum; üzerimdeki örtünün bir kısmı namaz kılarken onun üzerinde olurdu. Âişe · Sahîh-i Müslim 514 477 Tek elbiseyle namaz soruldu: Her birinizin iki elbisesi mi var? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 515 a 478 Yûnus ve Ukayl tariki: Tek elbiseyle namaz soruldu: Her birinizin iki elbisesi mi var? Sahîh-i Müslim 515 b 479 Birimiz tek elbiseyle namaz kılabilir mi? - Hepiniz iki elbise bulabiliyor musunuz? Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 515 c 480 Hiçbiriniz omuzlarının üzerinde ondan bir şey bulunmayan tek elbise içinde namaz kılmasın. Ebû Hüreyre · Sahîh-i Müslim 516 481 Ümmü Seleme'nin evinde tek elbiseye bürünüp iki ucunu omuzlarına koyarak namaz kıldı. Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 517 a 482 Vekî' tariki: Tek elbiseye çaprazlama sarınmış olarak namaz kıldı. Sahîh-i Müslim 517 b 483 Ümmü Seleme'nin evinde iki ucunu çaprazladığı bir elbise içinde namaz kılarken gördüm. Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 517 c 484 Ebû Ümâme tariki: Tek elbiseye sarınıp iki ucunu omuzlarında çaprazlayarak namaz kıldı. Ömer b. Ebû Seleme · Sahîh-i Müslim 517 d 485 Câbir: Peygamber'i tek elbiseye çaprazlama sarınmış olarak namaz kılarken gördüm. Câbir · Sahîh-i Müslim 518 a 486 İbn Numeyr tariki: Câbir, Resûlullah'ın yanına girip onu tek elbiseyle namaz kılarken gördü. Sahîh-i Müslim 518 b 487 Câbir yanında elbiseleri varken tek elbiseye sarınarak kıldı; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü. Ebu'z-Zübeyr el-Mekkî şöyle anlattı: · Sahîh-i Müslim 518 c 488 Onu üzerine secde ettiği bir hasırın üzerinde namaz kılarken gördüm. Ebû Saîd el-Hudrî · Sahîh-i Müslim 519 a 489 Ebû Kureyb rivayeti: Elbisenin iki ucunu omuzlarının üzerine koymuş olarak namaz kılıyordu. Sahîh-i Müslim 519 b 490 Mi'râc gecesi elli vakit olarak farz kılınan namaz, Mûsâ'nın tavsiyesiyle beş vakte indirildi. Enes b. Mâlik, Mâlik b. Sa'saa'dan · Sünen-i Nesâî 448 491 Namazlar beştir ve onlar ellidir; benim katımda söz değiştirilmez. Enes b. Mâlik ve İbn Hazm · Sünen-i Nesâî 449 492 Mi'râc gecesi Peygamber Beytülmakdis'te peygamberlere imam oldu; beş vakit namaz elliye bedel tutuldu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 450 493 Mi'râc'ta Resûlullah'a beş vakit namaz, Bakara'nın son âyetleri ve şirk koşmayanların bağışlanması verildi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Nesâî 451 494 Namazlar Mekke'de farz kılındı; iki melek Resûlullah'ın göğsünü yarıp zemzemle yıkadı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 452 495 Namaz ilk farz kılındığında iki rekâttı; yolculuk namazı öyle bırakıldı, mukimin namazı tamamlandı. Âişe · Sünen-i Nesâî 453 496 Namaz önce ikişer rekât farz kılındı, sonra mukimken dörde tamamlandı; yolculuk namazı ilk hâlinde kaldı. Âişe · Sünen-i Nesâî 454 497 Namaz ikişer rekât farz kılındı; yolculuk namazı öyle bırakıldı, mukimin namazı artırıldı. Âişe · Sünen-i Nesâî 455 498 Namaz mukimken dört, yolculukta iki, korku hâlinde bir rekât olarak farz kılındı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Nesâî 456 499 Allah (azze ve celle) bize yolculukta iki rekât kılmamızı emretti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 457 500 Gündüz ve gecede beş namaz farzdır; bunu eksiksiz yapacağına yemin eden doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi. Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Nesâî 458 501 Allah kullarına beş namaz farz kıldı; bunlarla yetinen doğru söylüyorsa mutlaka cennete girecektir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 459 502 Allah'a ibadet, şirk koşmamak, beş vakit namaz ve insanlardan bir şey istememek üzerine biat ettik. Avf b. Mâlik el-Eşceî · Sünen-i Nesâî 460 503 Beş vakit namazı hafife almadan kılan için Allah katında onu cennete koyacağına dair bir ahit vardır. İbn Muhayrîz · Sünen-i Nesâî 461 504 Beş vakit namaz, kapının önündeki nehirde günde beş kez yıkanmak gibidir; Allah onlarla hataları siler. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 462 505 Bizimle onlar arasındaki ahit namazdır; kim onu terk ederse kâfir olmuştur. Büreyde · Sünen-i Nesâî 463 506 Kul ile küfür arasında namazı terk etmekten başka bir şey yoktur. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Nesâî 464 507 Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır; düzgün olursa kurtuluşa erer, bozuk olursa hüsrana uğrar. Hureys b. Kabîsa · Sünen-i Nesâî 465 508 Kıyamet günü namaz tam bulunursa tam yazılır; eksiği varsa nafileyle tamamlanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 466 509 Kulun nafilesi bulunursa Allah, farzının onunla tamamlanmasını emreder. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 467 510 Cennete sokan amel: Allah'a şirk koşmadan ibadet, namaz, zekât ve akrabalık bağını gözetmek. Ebû Eyyûb · Sünen-i Nesâî 468 511 Enes, Peygamber ile birlikte öğle namazını Medine'de dört rekât kıldı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 469 512 Resûlullah yolculukta önünde bir aneze varken öğleyi ve ikindiyi ikişer rekât kıldı. Ebû Cuhayfe · Sünen-i Nesâî 470 513 Güneş doğmadan önce ve batmadan önce namaz kılan kimse asla cehenneme girmeyecektir. Umâre b. Ruveybe es-Sekafî · Sünen-i Nesâî 471 514 Âişe mushafına orta namazla birlikte ikindi namazını da yazdırdı. Âişe'nin azatlısı Ebû Yûnus · Sünen-i Nesâî 472 515 Bizi orta namazdan güneş batıncaya kadar alıkoydular. Ali · Sünen-i Nesâî 473 516 Kim ikindi namazını terk ederse ameli boşa gitmiştir. Ebü'l-Melîh · Sünen-i Nesâî 474 517 Resûlullah'ın ikindinin ilk iki rekâtındaki kıyamı öğlenin son iki rekâtı kadardı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 475 518 Resûlullah öğlede her rekâtta otuz, ikindinin ilk iki rekâtında on beş âyet kadar kıyamda dururdu. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Nesâî 476 519 Peygamber yolculuğa çıkınca ikindi namazını Zülhuleyfe'de iki rekât kıldı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Nesâî 477 520 İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir. Nevfel b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 478 521 Namazlar arasında öyle bir namaz vardır ki onu kaçıran, ailesi ve malı elinden alınmış gibidir. Irâk b. Mâlik'e ulaştığına göre Nevfel b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 479 522 Kaçıranın ailesi ve malı elinden alınmış gibi olduğu namaz, ikindi namazıdır. Nevfel b. Muâviye · Sünen-i Nesâî 480 523 Saîd b. Cübeyr Cem'de kamet getirip akşamı üç rekât kıldı; Resûlullah da orada böyle yapmıştı. Seleme b. Küheyl · Sünen-i Nesâî 481 524 Bu namazı sizden başka kılan kimse yoktur. Âişe · Sünen-i Nesâî 482 525 Saîd b. Cübeyr Cem'de akşamı kametle üç, yatsıyı iki rekât kıldırdı. Hakem b. Uteybe · Sünen-i Nesâî 483 526 İbn Ömer Cem'de akşamı üç, yatsıyı iki rekât kılıp Resûlullah'ı orada böyle yaparken gördüğünü söyledi. Saîd b. Cübeyr · Sünen-i Nesâî 484 527 Gece ve gündüz melekleri sabah ve ikindi namazında bir araya gelir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 485 528 Cemaatle kılınan namaz, birinizin tek başına kıldığından yirmi beş derece üstündür. Ebû Hüreyre · Sünen-i Nesâî 486 529 Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılmış hiç kimse cehenneme girmez. Umâre b. Ruveybe · Sünen-i Nesâî 487 530 Peygamber ile birlikte Beytülmakdis'e doğru on altı veya on yedi ay namaz kıldık. Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 488 531 Ensâr'dan bir topluluk, Resûlullah'ın Kâbe'ye çevrildiğini duyunca Kâbe'ye döndü. Berâ b. Âzib · Sünen-i Nesâî 489 532 Resûlullah binek üzerinde nafile ve vitir kılar, farz namazı ise üzerinde kılmazdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 490 533 Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır âyeti binek üzerinde namaz hakkında indi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 491 534 Resûlullah yolculukta bineği onu hangi yöne götürürse götürsün üzerinde namaz kılardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 492 535 Kubâ'dakiler sabah namazındayken kıblenin değiştiğini duyunca Şam'dan Kâbe'ye döndüler. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Nesâî 493 536 Talha b. Ubeydullah: Gün ve gecede beş vakit namaz; eğer doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi. Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 391 537 İsmâil b. Ca'fer tariki: Babasına andolsun, doğru söylüyorsa kurtuluşa erdi, cennete girdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 392 538 Cebrâil Beyt'in yanında bana iki defa imamlık yaptı; vakit bu iki vaktin arasındadır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 393 539 Ebû Mes'ûd: Cebrâil indi ve bana namazın vaktini haber verdi; onunla birlikte beş namaz kıldım. İbn Şihâb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 394 540 Ebû Mûsâ: Namaz vaktini soran nerede? Vakit bu ikisinin arasındadır. Ebû Mûsâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 395 541 Öğlenin vakti ikindi girmediği sürecedir; yatsının vakti gecenin yarısına kadardır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 396 542 Câbir: Yatsıyı insanlar çok olduğunda erken kılar, az olduklarında geciktirirdi. Muhammed b. Amr b. el-Hasan b. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 397 543 Ebû Berze: Yatsıdan önce uyumayı ve ondan sonra konuşmayı hoş görmezdi. Ebû Berze · Sünen-i Ebû Dâvûd 398 544 Câbir: Sıcağın şiddetinden avucumda soğusun diye bir avuç çakıl alır, üzerine secde ederdim. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 399 545 İbn Mes'ûd: Öğle namazının vakti yazın üç ila beş ayak, kışın beş ila yedi ayak gölge idi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 400 546 Ebû Zer: Sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır; sıcak şiddetlenince namazı serinliğe bırakın. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 401 547 Ebû Hüreyre: Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe kadar erteleyin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 402 548 Câbir b. Semure: Bilâl güneş zevale kaydığında öğle ezanını okurdu. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 403 549 Enes: İkindiyi güneş beyaz, yüksek ve canlıyken kılardı; giden Avâlî'ye varırdı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 404 550 Zührî: Avâlî iki ya da üç mil uzaklıktadır. Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 405 551 Hayseme: Güneşin canlı olması, sıcaklığını hissetmendir. Hayseme · Sünen-i Ebû Dâvûd 406 552 Âişe: Resûlullah ikindiyi güneş odasındayken, duvara çıkmadan önce kılardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 407 553 Ali b. Şeybân: İkindiyi güneş beyaz ve berrak olduğu sürece geciktirirdi. Ali b. Şeybân · Sünen-i Ebû Dâvûd 408 554 Bizi orta namazdan, ikindi namazından alıkoydular; Allah evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 409 555 Âişe Mushaf'a yazdırdı: Namazlara, orta namaza ve ikindi namazına devam edin. Âişe'nin azatlısı Ebû Yûnus şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 410 556 Zeyd b. Sâbit: Orta namazın öncesinde iki namaz, sonrasında iki namaz vardır. Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 411 557 Kim güneş batmadan önce ikindiden bir rekâta yetişirse ikindiye yetişmiştir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 412 558 Enes: Bu münafıkların namazıdır; güneş sararınca kalkıp dört rekâtı gagalar. Alâ b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 413 559 İkindi namazını kaçıran, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 414 560 Evzâî: İkindiyi kaçırmak, yeryüzündeki güneş ışığını sararmış görmendir. Ebû Amr el-Evzâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 415 561 Enes: Akşamı kılıp ok atardık; birimiz okunun düştüğü yeri görürdü. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 416 562 Seleme b. el-Ekva': Peygamber akşamı güneşin kenarı kaybolduğu an kılardı. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 417 563 Ebû Eyyûb: Ümmetim akşamı yıldızlar birbirine girinceye kadar geciktirmedikçe hayır üzeredir. Mersed b. Abdullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 418 564 Nu'mân b. Beşîr: Resûlullah yatsıyı ayın üçüncü gecesinde ay battığı vakit kılardı. Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 419 565 İbn Ömer: Ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı yatsıyı onlara bu saatte kıldırırdım. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 420 566 Muâz: Bu namazı gecenin karanlığına bırakın; onunla bütün ümmetlerden üstün kılındınız. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 421 567 Ebû Saîd: Siz namazı beklediğiniz sürece namazda olmaya devam edersiniz. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 422 568 Âişe: Kadınlar sabah namazından örtülerine bürünüp döner, alacakaranlıktan tanınmazlardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 423 569 Râfi' b. Hadîc: Sabahı ortalık ağarınca kılın; bu, ecirleriniz için daha büyüktür. Râfi' b. Hadîc · Sünen-i Ebû Dâvûd 424 570 Ubâde b. es-Sâmit: Beş namazı Allah farz kıldı; onları güzelce kılan için Allah katında ahid vardır. Abdullah es-Sunâbihî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 425 571 Ümmü Ferve: Amellerin en faziletlisi ilk vaktinde kılınan namazdır. Ümmü Ferve · Sünen-i Ebû Dâvûd 426 572 Güneş doğmadan önce ve batmadan önce namaz kılan hiç kimse ateşe girmez. Umâre b. Ruveybe · Sünen-i Ebû Dâvûd 427 573 Fedâle: İki ikindiye devam et; güneş doğmadan ve batmadan önceki namaz. Fedâle · Sünen-i Ebû Dâvûd 428 574 Ebü'd-Derdâ: Beş şeyi imanla getiren cennete girer; emaneti eda etmek cünüplükten gusletmektir. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 429 575 Ebû Katâde: Beş vakit namaza vakitlerinde devam ederek geleni cennete koyarım. Ebû Katâde b. Rib'î · Sünen-i Ebû Dâvûd 430 576 Ebû Zer: Namazı öldüren emîrler olduğunda namazı vaktinde kıl; onlarla kıldığın nafile olur. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 431 577 İbn Mes'ûd: Namazı vaktinde kıl, emîrlerle kıldığın namazı da nafile kıl. Amr b. Meymûn el-Evdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 432 578 Ubâde: Benden sonra namazı vaktinden geciktiren emîrler olacak; siz namazı vaktinde kılın. Ubâde b. es-Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 433 579 Kabîsa: Namazı geciktiren emîrler kıbleye yönelip kıldıkça onlarla birlikte namaz kılın. Kabîsa b. Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 434 580 Ebû Hüreyre: Kim bir namazı unutursa hatırladığında onu kılsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 435 581 Ma'mer tariki: Gafletin size isabet ettiği yerden başka yere geçin; Bilâl ezan okudu, kamet getirdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 436 582 Ebû Katâde: Uykuda kusur yoktur; biriniz bir namazı unutursa hatırladığında kılsın. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 437 583 Ebû Katâde (Emîrler ordusu): Ruhlarımız Allah'ın elindeydi; onları dilediği zaman saldı. Hâlid b. Sumeyr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 438 584 Husayn tariki: Allah ruhlarınızı dilediği yerde aldı ve dilediği yerde geri verdi; kalk ve ezan oku. Sünen-i Ebû Dâvûd 439 585 Abser tariki: Peygamber güneş yükselince abdest alıp onlara namaz kıldırdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 440 586 Kusur ancak uyanıklıkta, bir namazın diğerinin vakti girinceye kadar geciktirilmesindedir. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 441 587 Enes: Unutulan namazı hatırlayınca kılsın; onun bundan başka keffareti yoktur. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 442 588 İmrân b. Husayn: Sabaha uyanamadılar; ezan okundu, iki rekât kılındı, sonra kamet getirildi. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 443 589 Amr b. Ümeyye: Sabaha uyanamayınca "Bu yerden uzaklaşın" buyurdu, ezan ve kametle kıldırdı. Amr b. Ümeyye ed-Damrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 444 590 Zû Mihber: Peygamber toprağı çamurlaşmayacak bir abdest aldı, acele etmeden iki rekât ve farzı kıldı. Sünen-i Ebû Dâvûd 445 591 Velîd tariki: Bilâl acele etmeden ezan okudu. Sünen-i Ebû Dâvûd 446 592 İbn Mes'ûd (Hudeybiye): Uyuyan ya da unutan kimse için de böyle yapın. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 447 593 Mescitleri yüksek ve gösterişli yapmakla emrolunmadım. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 448 594 İnsanlar mescitlerle birbirlerine övünmedikçe kıyamet kopmaz. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 449 595 Osmân b. Ebü'l-Âs: Tâif mescidini putlarının bulunduğu yere yapmasını emretti. Osmân b. Ebü'l-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 450 596 İbn Ömer: Mescit Resûlullah zamanında kerpiç ve hurma dallarıyla yapılmıştı; Osmân onu taşla genişletti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 451 597 İbn Ömer: Mescidin hurma kütüğünden direkleri çürüyünce Osmân onları pişmiş tuğlayla yaptı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 452 598 Enes: Ey Neccâr oğulları, bu bahçenizi bana satın; Allah'ım hayır ancak âhiretin hayrıdır. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 453 599 Hammâd b. Seleme tariki: Mescidin yeri Neccâr oğullarının bahçesiydi; Allah'ım Ensâr'ı ve Muhâcirleri bağışla. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 454 600 Âişe: Resûlullah mahallelerde mescitler yapılmasını, temizlenip güzel kokulu tutulmasını emretti. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 455 601 Semure: Resûlullah bize mescitleri yurtlarımızda yapıp temiz tutmamızı emrederdi. Semure b. Cündeb oğluna şöyle yazdı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 456 602 Meymûne: Beytülmakdis'e gidip namaz kılın; gidemezseniz kandilleri için zeytinyağı gönderin. Peygamber'in azatlısı Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 457 603 İbn Ömer: Mescide çakıl serildiğini görünce Resûlullah "Bu ne güzel!" buyurdu. Ebü'l-Velîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 458 604 Ebû Sâlih: Kişi mescitten çakıl çıkardığında çakıl ona Allah adına yalvarır. Ebû Sâlih · Sünen-i Ebû Dâvûd 459 605 Ebû Hüreyre: Çakıl taşı, kendisini mescitten çıkarana Allah adına yalvarır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 460 606 Ümmetimin sevapları bana arz edildi; hatta kişinin mescitten çıkardığı çöp bile. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 461 607 İbn Ömer: Bu kapıyı kadınlara bıraksak! İbn Ömer ölünceye kadar o kapıdan girmedi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 462 608 Nâfi' tarikiyle Ömer'in sözü olarak: Bu kapıyı kadınlara bıraksak! Sünen-i Ebû Dâvûd 463 609 Nâfi': Ömer b. el-Hattâb kadınlar kapısından mescide girilmesini yasaklardı. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 464 610 Ebû Üseyd: Mescide giren "Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç" desin. Ebû Humeyd yahut Ebû Üseyd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 465 611 Hayve b. Şüreyh: Mescide girerken Allah'a sığınan için şeytan "Günün geri kalanında benden korundu" der. Hayve b. Şüreyh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 466 612 Ebû Katâde: Biriniz mescide geldiğinde oturmadan önce iki rekât namaz kılsın. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 467 613 Ebû Katâde (Benî Züreyk'ten bir adam tariki): İki rekâttan sonra dilerse otursun, dilerse ihtiyacına gitsin. Sünen-i Ebû Dâvûd 468 614 Ebû Hüreyre: Namaz kıldığı yerde oturan kimseye, abdesti bozulmadıkça melekler dua eder. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 469 615 Ebû Hüreyre: Namaz onu alıkoyduğu sürece biriniz namazda sayılır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 470 616 Ebû Hüreyre: Kul namaz kıldığı yerde namazı beklediği sürece namazda sayılır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 471 617 Ebû Hüreyre: Mescide bir şey için gelen kimsenin nasibi odur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 472 618 Ebû Hüreyre: Mescitte kaybını arayana "Allah onu sana geri vermesin" deyin; mescitler bunun için yapılmadı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 473 619 Enes: Mescitte tükürmek bir hatadır; keffareti onu örtmektir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 474 620 Enes (Ebû Avâne tariki): Mescitte tükürük bir hatadır; keffareti onu gömmektir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 475 621 Enes (Saîd tariki): Mescitte balgam atmak bir hatadır; keffareti onu gömmektir. Sünen-i Ebû Dâvûd 476 622 Ebû Hüreyre: Mescitte tüküren onu gömsün; yapmazsa elbisesine tükürüp onunla çıksın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 477 623 Târık el-Muhâribî: Namaz kılan önüne ve sağına tükürmesin; soluna veya sol ayağının altına tükürsün. Târık b. Abdullah el-Muhâribî · Sünen-i Ebû Dâvûd 478 624 İbn Ömer: Biriniz namaz kıldığında Allah onun yüzünün karşısındadır; önüne tükürmesin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 479 625 Ebû Saîd: Yüzüne tükürülmesi birinizi sevindirir mi? Kıbleye yönelen Rabbine yönelmiş olur. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 480 626 Sâib b. Hallâd: Kıbleye tüküren imam hakkında Resûlullah "Size namaz kıldırmasın" buyurdu. Ebû Sehle es-Sâib b. Hallâd · Sünen-i Ebû Dâvûd 481 627 Abdullah b. eş-Şıhhîr: Resûlullah namaz kılarken sol ayağının altına tükürdü. Mutarrif'in babası · Sünen-i Ebû Dâvûd 482 628 Ebü'l-Alâ tariki: Resûlullah sol ayağının altına tükürdü, sonra onu ayakkabısıyla ovdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 483 629 Ebû Saîd: Vâsile b. el-Eska' hasıra tükürüp ayağıyla sildi; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü. Ebû Saîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 484 630 Câbir: Hanginiz Allah'ın yüzünü kendisinden çevirmesini ister? Ubâde b. el-Velîd b. Ubâde b. es-Sâmit şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 485 631 Enes: Bir adam devesini mescitte çöktürüp bağladı ve "Hanginiz Muhammed?" dedi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 486 632 İbn Abbâs: Dımâm b. Sa'lebe devesini mescidin kapısında çöktürüp bağladı, sonra mescide girdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 487 633 Ebû Hüreyre: Yahudiler mescitte ashabı arasında oturan Peygamber'e zina eden bir erkek ve kadını sormaya geldiler. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 488 634 Ebû Zer: Yer bana temizleyici ve mescit kılındı. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 489 635 Ali: Sevgilim beni kabristanda ve Bâbil topraklarında namaz kılmaktan nehyetti. Ebû Sâlih el-Gıfârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 490 636 Haccâc b. Şeddâd tarikiyle Ali: Bâbil topraklarında namaz kılmaktan nehyedildim. Sünen-i Ebû Dâvûd 491 637 Ebû Saîd: Hamam ve kabristan dışında yeryüzünün tamamı mescittir. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 492 638 Berâ: Develerin çöktüğü yerlerde namaz kılmayın; koyun ağıllarında kılın, onlar berekettir. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 493 639 Sebre: Çocuk yedi yaşına ulaşınca ona namazı emredin; on yaşında namaz için onu dövün. Sebre b. Ma'bed el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 494 640 Abdullah b. Amr: Çocuklarınıza yedi yaşında namazı emredin, on yaşında yataklarını ayırın. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 495 641 Dâvûd b. Sevvâr tariki: Hizmetçisini evlendiren, onun göbeğinin altı ile dizinin üstü arasına bakmasın. Sünen-i Ebû Dâvûd 496 642 Muâz el-Cühenî'nin hanımı: Çocuk sağını solundan ayırt edince ona namazı emredin. Hişâm b. Sa'd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 497 643 Ebû Umeyr b. Enes: Abdullah b. Zeyd'e rüyasında ezan gösterildi; Ömer de görmüş ama yirmi gün gizlemişti. Ebû Umeyr b. Enes, Ensâr'dan olan amcalarından · Sünen-i Ebû Dâvûd 498 644 Abdullah b. Zeyd: İnşallah bu gerçek bir rüyadır; Bilâl ile kalk, gördüğünü ona söyle. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 499 645 Ebû Mahzûre: Sabah namazı ise "es-Salâtü hayrun mine'n-nevm" dersin. Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 500 646 Ebû Mahzûre (İbn Cüreyc tariki): "Namaz uykudan hayırlıdır" sabahın ilk ezanında söylenir. Sünen-i Ebû Dâvûd 501 647 Ebû Mahzûre: Resûlullah ona ezanı on dokuz, kameti on yedi kelime olarak öğretti. Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 502 648 Ebû Mahzûre (Abdülazîz tariki): Resûlullah ezanı bizzat bana öğretti; şehadetleri tekrarla ve sesini uzat. Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 503 649 Ebû Mahzûre: Resûlullah ezanı bana harf harf öğretti; sabahta "Namaz uykudan hayırlıdır" derdi. Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 504 650 Ebû Mahzûre (Nâfi' b. Ömer tariki): Ezan iki tekbirle başlar: Allâhu ekber, Allâhu ekber. Ebû Mahzûre · Sünen-i Ebû Dâvûd 505 651 İbn Ebû Leylâ: Namaz üç hâl geçirdi; Muâz size bir sünnet koydu, siz de öyle yapın. İbn Ebû Leylâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 506 652 Muâz b. Cebel: Namaz üç hâl geçirdi, oruç da üç hâl geçirdi. Muâz b. Cebel · Sünen-i Ebû Dâvûd 507 653 Enes: Bilâl'e ezanı çift, kameti tek okuması emredildi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 508 654 Enes (Hâlid el-Hazzâ tariki): Ezan çift, kamet tek okunur; Eyyûb "kamet sözü hariç" dedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 509 655 İbn Ömer: Resûlullah zamanında ezan ikişer ikişer, kamet birer birer idi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 510 656 Ebû Ca'fer tarikiyle İbn Ömer: Ezan ikişer ikişer, kamet birer birerdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 511 657 Abdullah b. Zeyd: Ezanı Bilâl okudu; Peygamber bana "Öyleyse kameti sen getir" buyurdu. Abdullah b. Zeyd · Sünen-i Ebû Dâvûd 512 658 Abdullah b. Muhammed: Ezan rüyası hadisinde kameti dedem Abdullah b. Zeyd getirdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 513 659 Ziyâd es-Sudâî: Sudâlı kardeş ezan okudu; ezan okuyan kamet getirir. Ziyâd b. el-Hâris es-Sudâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 514 660 Ebû Hüreyre: Müezzin sesinin ulaştığı yere kadar bağışlanır; her yaş ve kuru şey ona şahitlik eder. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 515 661 Ebû Hüreyre: Namaz için ezan okunduğunda şeytan, ezanı işitmemek için yellenerek kaçar. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 516 662 Ebû Hüreyre: İmam kefildir, müezzin emindir; Allah'ım imamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 517 663 İbn Numeyr'in A'meş'ten rivayeti: İmam kefildir, müezzin emindir. Sünen-i Ebû Dâvûd 518 664 Neccâroğullarından bir kadın: Bilâl fecri görünce "Allah'ım! Sana hamdederim" der, sonra ezan okurdu. Neccâroğullarından bir kadın şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 519 665 Ebû Cuhayfe: Bilâl "Hayye ale's-salâh, hayye ale'l-felâh" derken boynunu sağa ve sola çevirdi. Ebû Cuhayfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 520 666 Enes: Ezan ile kamet arasında yapılan dua reddedilmez. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 521 667 Ebû Saîd: Ezanı işittiğinizde müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 522 668 Abdullah b. Amr: Kim Allah'tan benim için vesîleyi isterse şefaatim ona hak olur. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 523 669 Abdullah b. Amr: Müezzinlerin söylediği gibi söyle; bitirince iste, sana verilir. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 524 670 Sa'd b. Ebû Vakkâs: Müezzini işitince Rab olarak Allah'tan, elçi olarak Muhammed'den razı oldum diyen bağışlanır. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 525 671 Âişe: Resûlullah müezzinin şehadet getirdiğini işitince "Ben de, ben de" derdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 526 672 Ömer: Müezzinin sözlerini kalbinden tekrarlayan ve hayy alelere lâ havle diyen cennete girer. Ömer b. el-Hattâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 527 673 Ebû Ümâme: Bilâl "Kad kâmeti's-salâh" deyince Peygamber "Allah onu ikame etsin ve devam ettirsin" dedi. Ebû Ümâme veya Peygamber'in ashabından biri · Sünen-i Ebû Dâvûd 528 674 Câbir: Ezanı işitince vesîle duasını okuyana kıyamet günü şefaat hak olur. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 529 675 Ümmü Seleme: Akşam ezanında "Bu, gecenin gelişi, gündüzünün gidişidir; beni bağışla" dememi öğretti. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 530 676 Osman b. Ebü'l-Âs: Onların imamısın; en zayıflarını gözet, ezanına ücret almayan bir müezzin edin. Osman b. Ebü'l-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 531 677 İbn Ömer: Bilâl fecirden önce ezan okuyunca "Dikkat edin! Kul uyuyakalmış" diye seslenmesi emredildi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 532 678 Nâfi': Ömer'in müezzini Mesrûh sabahtan önce ezan okuyunca Ömer ona geri dönmesini emretti. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 533 679 Bilâl: Fecir sana enine yayılarak belirginleşinceye kadar ezan okuma. Bilâl · Sünen-i Ebû Dâvûd 534 680 Âişe: İbn Ümmü Mektûm âmâ olduğu hâlde Resûlullah'ın müezziniydi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 535 681 Ebû Hüreyre: Ezandan sonra mescitten çıkan bu adam Ebü'l-Kâsım'a isyan etmiştir. Ebü'ş-Şa'sâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 536 682 Câbir b. Semüre: Bilâl ezan okuyup beklerdi; Peygamber'in çıktığını görünce kamet getirirdi. Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 537 683 İbn Ömer: Ezandan sonra yapılan tesvîb bid'attir; bizimle buradan çık. Mücâhid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 538 684 Ebû Katâde: Namaz için kamet getirildiğinde beni görünceye kadar ayağa kalkmayın. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 539 685 Ebû Katâde (Ma'mer tariki): Kamet getirilince beni çıkmış olarak görünceye kadar ayağa kalkmayın. Sünen-i Ebû Dâvûd 540 686 Ebû Hüreyre: Kamet getirilir, Peygamber yerini almadan önce insanlar saftaki yerlerini alırdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 541 687 Enes: Kamet getirildikten sonra bir adam Resûlullah'ın karşısına çıkıp onu alıkoydu. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 542 688 Berâ b. Âzib: Allah ve melekleri ön saflarda yer alanlara salât eder. Kehmes şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 543 689 Enes: Kamet getirildiği hâlde Resûlullah mescidin bir köşesinde konuşuyordu; cemaat uyukladı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 544 690 Ebü'n-Nadr: Kamet getirilince Resûlullah cemaati az görürse oturur, kalabalık görünce namazı kıldırırdı. Sâlim Ebü'n-Nadr · Sünen-i Ebû Dâvûd 545 691 Ali b. Ebû Tâlib tarikiyle: Kamet getirilince cemaat azsa oturur, çoksa namazı kıldırırdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 546 692 Ebü'd-Derdâ: Cemaate sarıl; çünkü kurt ancak sürüden uzaklaşan koyunu yer. Ebü'd-Derdâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 547 693 Ebû Hüreyre: Odun demetleri taşıyan adamlarla gidip namaza gelmeyenlerin evlerini yakmayı düşündüm. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 548 694 Ebû Hüreyre: Özürsüz evlerinde namaz kılanların evlerini yakmayı düşündüm; ne cumayı ne başkasını zikretti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 549 695 İbn Mes'ûd: Evlerinizde kılıp mescitleri terk ederseniz Peygamberinizin sünnetini terk etmiş olursunuz. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 550 696 İbn Abbâs: Ezanı işitip özürsüz cemaate gelmeyenin kıldığı namaz kabul edilmez; özür korku veya hastalıktır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 551 697 İbn Ümmü Mektûm: Ezanı işitiyor musun? Sana evinde namaz kılmak için ruhsat bulamıyorum. İbn Ümmü Mektûm · Sünen-i Ebû Dâvûd 552 698 İbn Ümmü Mektûm: Medine'de haşerat çok dedim; "Hayye ale's-salâh'ı işitiyor musun? O hâlde haydi gel!" buyurdu. İbn Ümmü Mektûm · Sünen-i Ebû Dâvûd 553 699 Übey b. Kâ'b: Bu iki namaz münafıklara en ağır gelen namazlardır; bilseydiniz emekleyerek de gelirdiniz. Übey b. Kâ'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 554 700 Osman: Yatsıyı cemaatle kılan gecenin yarısını, yatsı ve sabahı kılan bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibidir. Osman b. Affân · Sünen-i Ebû Dâvûd 555 701 Ebû Hüreyre: Mescitten en uzak olan, sonra en uzak olanın ecri en büyüktür. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 556 702 Übey b. Kâ'b: Mescide gelişi ve dönüşü sevap yazılsın isteyen adama Allah umduğunun tamamını verdi. Übey b. Kâ'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 557 703 Ebû Ümâme: Evinden abdestli olarak farz namaza çıkanın ecri ihramlı hacının ecri gibidir. Ebû Ümâme · Sünen-i Ebû Dâvûd 558 704 Ebû Hüreyre: Kişinin cemaatle kıldığı namaz, evinde ve çarşısında kıldığından yirmi beş derece fazladır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 559 705 Ebû Saîd: Namazı ıssız çölde kılıp rükû ve secdesini tam yapan elli namaz sevabına ulaşır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 560 706 Büreyde: Karanlıklarda mescitlere yürüyenleri kıyamet günü tam bir nurla müjdele. Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 561 707 Ka'b b. Ucre: Güzelce abdest alıp mescide çıkan parmaklarını birbirine geçirmesin; çünkü o namazdadır. Ebû Sümâme el-Hannât şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 562 708 Ensârî: Güzelce abdest alıp namaza çıkanın sağ adımına iyilik yazılır, sol adımıyla bir kötülüğü silinir. Saîd b. el-Müseyyeb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 563 709 Ebû Hüreyre: Abdest alıp gittiğinde cemaati namazı kılmış bulana Allah, namazı kılanların ecri gibi verir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 564 710 Ebû Hüreyre: Allah'ın kadın kullarını mescitlerden men etmeyin; ancak koku sürünmeden çıksınlar. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 565 711 İbn Ömer: Allah'ın kadın kullarını Allah'ın mescitlerinden men etmeyin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 566 712 İbn Ömer: Kadınlarınızı mescitlerden men etmeyin; evleri ise onlar için daha hayırlıdır. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 567 713 İbn Ömer: Kadınlara geceleyin mescitlere gitmeleri için izin verin; izin vermeyiz diyen oğluna kızdı. Mücâhid şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 568 714 Âişe: Resûlullah kadınların çıkardıklarını görseydi onları mescitten men ederdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 569 715 İbn Mes'ûd: Kadının evinde kıldığı namaz odasında kıldığından, küçük odasında kıldığı evinde kıldığından faziletlidir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 570 716 İbn Ömer: Bu kapıyı kadınlara bıraksak; İbn Ömer ölünceye kadar o kapıdan girmedi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 571 717 Ebû Hüreyre: Kamet getirilince namaza koşarak değil yürüyerek gelin; yetiştiğinizi kılın, kaçırdığınızı tamamlayın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 572 718 Ebû Hüreyre (Sa'd b. İbrâhîm tariki): Namaza sükûnetle gelin; yetiştiğinizi kılın, sizi geçeni kaza edin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 573 719 Ebû Saîd: Tek başına namaz kılana sadaka verip onunla birlikte kılacak bir adam yok mu? Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 574 720 Yezîd b. el-Esved: Konağında kılıp sonra imama yetişen onunla birlikte kılsın; bu onun için nafile olur. Yezîd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 575 721 Yezîd b. el-Esved (Muâz tariki): Peygamber ile birlikte Minâ'da sabah namazını kıldım. Sünen-i Ebû Dâvûd 576 722 Yezîd b. Âmir: Namaza gelip insanları namazda bulursan, kılmış olsan bile onlarla kıl; bu sana nafile olur. Yezîd b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 577 723 Ebû Eyyûb: Evinde kılıp mescitte cemaatle tekrar kılmak, onun için cemaatten bir paydır. Benî Esed b. Huzeyme'den bir adam şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 578 724 İbn Ömer: Bir günde bir namazı iki defa kılmayın. Süleymân b. Yesâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 579 725 Ukbe b. Âmir: İnsanlara imamlık yapıp vakte isabet ettirene de onlara da sevap vardır. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 580 726 Selâme bint el-Hur: Mescit ehlinin imamlığı birbirine itip imam bulamaması kıyamet alametlerindendir. Selâme bint el-Hur · Sünen-i Ebû Dâvûd 581 727 Ebû Mes'ûd el-Bedrî: Topluluğa Allah'ın Kitabı'nı en iyi okuyanları imamlık yapar. Ebû Mes'ûd el-Bedrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 582 728 Ebû Mes'ûd (Muâz tariki): Kişi başka birine onun hâkimiyeti altındaki yerde imamlık yapmasın. Sünen-i Ebû Dâvûd 583 729 Ebû Mes'ûd (A'meş tariki): Kıraatte eşit iseler sünneti en iyi bilenleri imamlık yapar. Sünen-i Ebû Dâvûd 584 730 Amr b. Selime: En iyi okuyanları ben olduğum için yedi veya sekiz yaşındayken onlara imamlık yapardım. Amr b. Selime · Sünen-i Ebû Dâvûd 585 731 Amr b. Selime (Âsım el-Ahvel tariki): Yamalı ve yırtık bir bürdeyle imamlık yapardım; secdede arkam açılırdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 586 732 Amr b. Selime: Bize kim imamlık yapacak dediler; Kur'an'ı en çok toplayanınız buyurdu. Amr b. Selime, babasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 587 733 İbn Ömer: İlk muhacirlere Kur'an'ı en çok bilenleri olan Ebû Huzeyfe'nin mevlâsı Sâlim imamlık yapardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 588 734 Mâlik b. el-Huveyris: Namaz vakti gelince ezan okuyun, kamet getirin; yaşça büyük olanınız imamlık yapsın. Mâlik b. el-Huveyris · Sünen-i Ebû Dâvûd 589 735 İbn Abbâs: Size hayırlılarınız ezan okusun, Kur'an okuyanlarınız imamlık yapsın. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 590 736 Ümmü Varaka: Evinde otur; şüphesiz Allah sana şehitliği nasip edecektir. Ümmü Varaka bint Nevfel · Sünen-i Ebû Dâvûd 591 737 Ümmü Varaka (İbn Fudayl tariki): Resûlullah ona müezzin tayin etti ve ev halkına imamlık yapmasını emretti. Sünen-i Ebû Dâvûd 592 738 Abdullah b. Amr: İstemedikleri hâlde topluluğa imam olanın namazı kabul edilmez. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 593 739 Ebû Hüreyre: Farz namaz, iyi olsun kötü olsun her Müslüman'ın arkasında vaciptir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 594 740 Enes: Peygamber, âmâ olan İbn Ümmü Mektûm'u insanlara imamlık yapmak üzere yerine bıraktı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 595 741 Mâlik b. el-Huveyris: Bir topluluğu ziyaret eden onlara imamlık yapmasın; kendilerinden biri yapsın. Ebû Atıyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 596 742 Ebû Mes'ûd: Huzeyfe seki üzerinde imamlık yapınca gömleğinden çekti; bundan nehyedilmişlerdi. Hemmâm şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 597 743 Huzeyfe: Kişi topluluğa imamlık yaptığında onların durduğu yerden daha yüksek bir yerde durmasın. Adî b. Sâbit el-Ensârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 598 744 Câbir: Muâz yatsıyı Resûlullah ile kılar, sonra kavmine gelip onlara aynı namazı kıldırırdı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 599 745 Câbir (Amr b. Dînâr tariki): Muâz Peygamber ile kılar, sonra dönüp kavmine imamlık yapardı. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 600 746 Enes: İmam ancak kendisine uyulsun diye imam kılınmıştır; oturarak kıldığında hepiniz oturarak kılın. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 601 747 Câbir: İmam oturarak kıldığında oturarak kılın; İran halkının büyüklerine yaptığı gibi yapmayın. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 602 748 Ebû Hüreyre: İmam tekbir almadıkça tekbir almayın, rükûa varmadıkça rükûa varmayın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 603 749 Ebû Hüreyre (Ebû Hâlid tariki): İmam ancak kendisine uyulsun diye kılınmıştır; okuduğunda susun. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 604 750 Âişe: İmam ancak kendisine uyulsun diye kılınmıştır; oturarak namaz kıldığında siz de oturarak kılın. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 605 751 Câbir: Peygamber rahatsızken arkasında namaz kıldık; Ebû Bekir insanlara onun tekbirini duyuruyordu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 606 752 Üseyd b. Hudayr: İmamımız hasta; oturarak namaz kıldığında siz de oturarak kılın. Sa'd b. Muâz'ın soyundan Husayn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 607 753 Enes: Peygamber bize iki rekât nafile kıldırdı; Ümmü Süleym ve Ümmü Harâm arkamızda durdu. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 608 754 Enes: Resûlullah bana ve bir kadına imamlık yaptı; beni sağına, kadını arkaya durdurdu. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 609 755 İbn Abbâs: Resûlullah'ın soluna durdum; beni arkasından dolaştırıp sağına durdurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 610 756 Saîd b. Cübeyr tariki: Başımdan yahut perçemimden tutup beni sağına durdurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 611 757 Enes: Ben ve yetim Resûlullah'ın arkasında saf tuttuk, yaşlı kadın da arkamızda durdu. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 612 758 Esved: İbn Mes'ûd ikimizin arasında durarak namaz kıldı; Resûlullah'ı böyle yaparken gördüm, dedi. Esved şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 613 759 Yezîd b. el-Esved: Resûlullah namazı bitirdiğinde yüzünü cemaate çevirirdi. Yezîd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 614 760 Berâ: Resûlullah'ın arkasında namaz kılarken onun sağında olmayı severdik. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 615 761 Muğîre b. Şu'be: İmam, namaz kıldırdığı yerde başka yere geçmedikçe namaz kılmasın. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 616 762 Abdullah b. Amr: İmam namazı bitirip oturduktan sonra konuşmadan abdesti bozulursa namazı tamam olmuştur. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 617 763 Ali: Namazın anahtarı temizliktir; tahrîmi tekbir, tahlîli selâmdır. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 618 764 Muâviye: Rükûda da secdede de benden önce davranmayın; ben kilo aldım. Muâviye b. Ebû Süfyân · Sünen-i Ebû Dâvûd 619 765 Berâ (yalancı değildir): Resûlullah'ın secdeye vardığını görünce ancak o zaman secde ederlerdi. Ebû İshâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 620 766 Berâ: Peygamber'in alnını yere koyduğunu görmedikçe hiçbirimiz sırtını eğmezdi. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 621 767 Berâ (Muhârib b. Disâr tariki): Resûlullah alnını yere koyuncaya kadar ayakta durur, sonra ona uyarlardı. Muhârib b. Disâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 622 768 Ebû Hüreyre: İmam secdedeyken başını kaldıran, Allah'ın başını eşek başına çevirmesinden korkmaz mı? Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 623 769 Enes: Peygamber, kendisi namazdan ayrılmadan önce ayrılmalarını nehyetti. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 624 770 Ebû Hüreyre: Tek elbiseyle namaz soruldu; her birinizin iki elbisesi mi var? buyurdu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 625 771 Ebû Hüreyre: Hiçbiriniz omuzlarında ondan bir parça bulunmayan tek elbise içinde namaz kılmasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 626 772 Ebû Hüreyre: Tek elbiseyle namaz kılan, iki ucunu omuzları üzerinde çaprazlasın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 627 773 Ömer b. Ebû Seleme: Resûlullah'ı tek elbiseye bürünüp iki ucunu omuzlarında çaprazlamış namaz kılarken gördüm. Ömer b. Ebû Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 628 774 Talk b. Ali: Peygamber izarını ridâsına katıp büründü ve namaz kıldırdı; her biriniz iki elbise bulabiliyor mu? Talk b. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 629 775 Sehl b. Sa'd: Ey kadınlar, erkekler başlarını kaldırmadıkça siz başlarınızı kaldırmayın. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 630 776 Âişe: Peygamber, bir kısmı benim üzerimde olan tek bir elbise içinde namaz kıldı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 631 777 Seleme b. el-Ekva': Tek gömlekle namaz kılabilirsin; bir dikenle de olsa onu ilikle. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 632 778 Câbir: Resûlullah'ı ridâsız, bir gömlek içinde namaz kılarken gördüm. Abdurrahman b. Ebû Bekir şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 633 779 Câbir: Elbise geniş olduğunda iki ucunu çaprazla; dar olduğunda onu beline bağla. Ubâde b. el-Velîd b. Ubâde b. es-Sâmit şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 634 780 İbn Ömer: Tek elbisesi olan onu izar olarak bağlasın; Yahudilerin bürünmesi gibi bürünmesin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 635 781 Büreyde: Resûlullah, ridâ olmadan yalnız şalvarla namaz kılınmasını nehyetti. Büreyde · Sünen-i Ebû Dâvûd 636 782 İbn Mes'ûd: Namazında kibirlenerek izarını sarkıtan, Allah katında ne helâlde ne haramdadır. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 637 783 Ebû Hüreyre: Allah, izarını sarkıtan adamın namazını kabul etmez. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 638 784 Ümmü Seleme: Kadın başörtüsü ve ayaklarının üstünü örten bol bir entari içinde namaz kılar. Muhammed b. Zeyd b. Kunfuz şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 639 785 Ümmü Seleme (merfû tarik): Entari bol olup ayaklarının üstünü örttüğünde kadın izarsız namaz kılar. Sünen-i Ebû Dâvûd 640 786 Âişe: Allah, ergenlik çağına girmiş kadının namazını ancak başörtüsüyle kabul eder. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 641 787 Âişe: Resûlullah izarını ikiye yarıp ergenlik çağına girmiş iki kıza başörtüsü olarak verdirdi. Muhammed b. Sîrîn şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 642 788 Ebû Hüreyre: Resûlullah namazda sedli ve kişinin ağzını örtmesini nehyetti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 643 789 İbn Cüreyc: Atâ'yı çoğunlukla elbisesini salıvermiş hâlde namaz kılarken gördüm. İbn Cüreyc · Sünen-i Ebû Dâvûd 644 790 Âişe: Resûlullah bizim iç örtülerimiz yahut yorganlarımız üzerinde namaz kılmazdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 645 791 Ebû Râfi': Ensede toplanan saç örgüsü şeytanın oturağıdır. Ebû Saîd el-Makburî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 646 792 İbn Abbâs: Saçı arkadan toplu namaz kılanın misali, elleri arkadan bağlı namaz kılanın misalidir. İbn Abbâs'ın azatlısı Kureyb şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 647 793 Abdullah b. es-Sâib: Peygamber fetih günü ayakkabılarını soluna koyarak namaz kıldı. Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 648 794 Abdullah b. es-Sâib: Resûlullah sabah namazında Mü'minûn'u okurken öksürük tuttu, kıraati bırakıp rükû etti. Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 649 795 Ebû Saîd: Cibrîl bana geldi ve ayakkabılarımda pislik bulunduğunu haber verdi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 650 796 Bekir b. Abdullah tariki (mürsel): Ayakkabılarında habes (pislik) vardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 651 797 Şeddâd b. Evs: Yahudilere muhalefet edin; onlar ayakkabıları ve mestleriyle namaz kılmazlar. Şeddâd b. Evs · Sünen-i Ebû Dâvûd 652 798 Abdullah b. Amr: Resûlullah'ı yalınayak da ayakkabılı olarak da namaz kılarken gördüm. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 653 799 Ebû Hüreyre: Namaz kılan ayakkabılarını sağına ya da soluna değil, iki ayağının arasına koysun. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 654 800 Ebû Hüreyre: Ayakkabılarını çıkaran onlarla kimseye eziyet vermesin; ya ayaklarının arasına koysun ya onlarla kılsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 655 801 Meymûne: Resûlullah namaz kılarken hayızlı olarak hizasında bulunurdum; secdede elbisesi bana değerdi. Meymûne bint el-Hâris · Sünen-i Ebû Dâvûd 656 802 Enes: İri yapılı Ensârî'nin evinde Resûlullah ıslatılmış hasır üzerinde iki rekât kıldı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 657 803 Enes: Peygamber Ümmü Süleym'i ziyaretinde suyla ıslattığımız hasır üzerinde namaz kılardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 658 804 Muğîre b. Şu'be: Resûlullah hasır ve tabaklanmış post üzerinde namaz kılardı. Muğîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 659 805 Enes: Şiddetli sıcakta yüzünü yere koyamayan elbisesini serip üzerine secde ederdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 660 806 Câbir b. Semüre: Meleklerin Rableri katında saf tuttukları gibi saf tutmaz mısınız? Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 661 807 Nu'mân b. Beşîr: Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinizin arasına ayrılık düşürür. Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 662 808 Nu'mân b. Beşîr: Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasına ayrılık düşürür. Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 663 809 Berâ: Safta ayrı durmayın, yoksa kalpleriniz ayrılığa düşer; Allah ve melekleri ön saflara salât eder. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 664 810 Nu'mân b. Beşîr: Resûlullah saflarımızı düzeltir, düzgün hâle gelince tekbir alırdı. Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 665 811 İbn Ömer: Kim bir safı birleştirirse Allah da onu bağlar; kim bir safı keserse Allah da onu keser. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 666 812 Enes: Saflarınızı sıkıca birleştirin; şeytanın küçük bir koyun gibi safın aralığından girdiğini görüyorum. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 667 813 Enes: Saflarınızı düzeltin; safı düzeltmek namazın tamamlığındandır. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 668 814 Enes: Resûlullah elini bu değneğe koyar, düzgün durun ve saflarınızı düzeltin buyururdu. Maksûre sahibi Muhammed b. Müslim b. es-Sâib şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 669 815 Enes (Humeyd b. el-Esved tariki): Resûlullah değneği önce sağ, sonra sol eliyle tutup saflarınızı düzeltin buyururdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 670 816 Enes: Önce ön safı, sonra onu takip edeni tamamlayın; eksiklik olacaksa arka safta olsun. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 671 817 İbn Abbâs: Sizin en hayırlılarınız, namazda omuzları en yumuşak olanlarınızdır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 672 818 Enes: Resûlullah zamanında sütunlar arasında saf tutmaktan sakınırdık. Abdülhamîd b. Mahmûd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 673 819 Ebû Mes'ûd: Bana sizden akıl ve olgunluk sahipleri yakın dursun; sonra onlara yakın olanlar. Ebû Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 674 820 İbn Mes'ûd tariki: Ayrı durmayın, kalpleriniz ayrılığa düşer; çarşıların karmaşasından sakının. Sünen-i Ebû Dâvûd 675 821 Âişe: Allah ve melekleri safların sağ taraflarına salât eder. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 676 822 Ebû Mâlik el-Eş'arî: Peygamber erkekleri saf yaptı, onların arkasına da çocukları saf yaptı. Ebû Mâlik el-Eş'arî · Sünen-i Ebû Dâvûd 677 823 Ebû Hüreyre: Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilki, kadınların saflarının en hayırlısı sonuncusudur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 678 824 Âişe: Bir topluluk ilk saftan geri kalmaya devam eder; nihayet Allah da onları ateşte geri bırakır. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 679 825 Ebû Saîd: Öne geçin ve bana uyun; sizden sonrakiler de size uysun. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 680 826 Ebû Hüreyre: İmamı ortaya alın ve boşlukları kapatın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 681 827 Vâbisa: Resûlullah safın arkasında tek başına namaz kılan adama namazı yeniden kılmasını emretti. Vâbisa · Sünen-i Ebû Dâvûd 682 828 Ebû Bekre: Saftan önce rükû ettim; Allah hevesini artırsın, bir daha yapma, buyurdu. Ebû Bekre · Sünen-i Ebû Dâvûd 683 829 Hasan: Saftan önce rükû edip safa yürüyen Ebû Bekre'ye, Allah hevesini artırsın, bir daha yapma, buyurdu. Hasan şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 684 830 Talha b. Ubeydullah: Önüne semerin arka kaşı gibi bir şey koyduğunda önünden geçen sana zarar vermez. Talha b. Ubeydullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 685 831 Atâ: Semerin arka kaşı bir arşın ve daha fazlasıdır. Atâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 686 832 İbn Ömer: Resûlullah bayram günü önüne mızrak diktirip ona doğru namaz kılardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 687 833 Ebû Cuhayfe: Peygamber Bathâ'da önüne aneze dikerek öğle ve ikindiyi ikişer rekât kıldırdı. Ebû Cuhayfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 688 834 Ebû Hüreyre: Namaz kılan önüne bir şey koysun; bulamazsa asa diksin, o da yoksa bir çizgi çizsin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 689 835 Ebû Hüreyre (Süfyân tariki): Sütre çizgisi hadisi; Ahmed b. Hanbel çizgiyi enine, hilal gibi tarif etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 690 836 Süfyân b. Uyeyne: Şerîk bir cenazede ikindiyi kıldırırken takkesini önüne sütre olarak koydu. Süfyân b. Uyeyne · Sünen-i Ebû Dâvûd 691 837 İbn Ömer: Peygamber devesine doğru namaz kılardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 692 838 Mikdâd: Resûlullah sütreyi sağ ya da sol kaşının hizasına alır, ona tam olarak yönelmezdi. Mikdâd b. el-Esved · Sünen-i Ebû Dâvûd 693 839 İbn Abbâs: Uyuyanın ve konuşanın arkasında namaz kılmayın. Muhammed b. Ka'b el-Kurazî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 694 840 Sehl b. Ebû Hasme: Sütreye doğru namaz kılan ona yaklaşsın; şeytan namazını bölmesin. Sehl b. Ebû Hasme · Sünen-i Ebû Dâvûd 695 841 Sehl: Peygamber'in durduğu yer ile kıble duvarı arasında bir keçinin geçeceği kadar mesafe vardı. Sehl · Sünen-i Ebû Dâvûd 696 842 Ebû Saîd: Namaz kılan önünden kimseyi geçirmesin; diretirse onunla mücadele etsin, o ancak bir şeytandır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 697 843 Ebû Saîd (İbn Aclân tariki): Biriniz namaz kıldığında bir sütreye doğru kılsın ve ona yaklaşsın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 698 844 Ebû Saîd: Sizden kim kendisiyle kıblesi arasına kimsenin girmemesini sağlayabilirse bunu yapsın. Ebû Ubeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 699 845 Ebû Saîd: Namaz kılanın önünden geçmek isteyeni itsin; diretirse onunla savaşsın, o ancak bir şeytandır. Ebû Sâlih şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 700 846 Ebû Cüheym: Namaz kılanın önünden geçen, üzerine ne olduğunu bilseydi kırk (müddet) beklemeyi tercih ederdi. Büsr b. Saîd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 701 847 Ebû Zer: Önünde semer arkalığı kadar bir şey yoksa kişinin namazını eşek, siyah köpek ve kadın keser. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 702 848 İbn Abbâs: Namazı hayızlı kadın ve köpek keser. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 703 849 İbn Abbâs (zayıf): Sütresiz kılanın namazını köpek, eşek, domuz, Yahudi, Mecûsî ve kadın keser. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 704 850 Tebük'teki kötürüm adam: Namaz kılan Peygamber'in önünden eşekle geçtim; Allah'ım, onun izini kes, buyurdu. Yezîd b. Nimrân şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 705 851 Ebû Hayve tariki: Namazımızı kesti; Allah da onun izini kessin. Sünen-i Ebû Dâvûd 706 852 Tebük'te hurma ağacına doğru kılınan namazın önünden geçen çocuk: Namazımızı kesti; Allah da izini kessin. Saîd b. Gazvân, babasından şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 707 853 Amr b. Şuayb'ın dedesi: Peygamber önünden geçmek isteyen oğlağı karnı duvara yapışıncaya kadar engelledi. Amr b. Şuayb, babası aracılığıyla dedesinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 708 854 İbn Abbâs: Peygamber namaz kılarken önünden geçmeye kalkan oğlağı engellemeye başladı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 709 855 Âişe: Ben Peygamber ile kıble arasında olurdum; hayızlı iken de. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 710 856 Âişe: Resûlullah gece namazı kılarken ben kıbleyle onun arasında yatardım; vitir kılacağı zaman beni uyandırırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 711 857 Âişe: Bizi eşek ve köpekle bir tuttuğunuz ne kötü! Resûlullah ben önünde uzanmışken namaz kılardı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 712 858 Âişe: Resûlullah gece namaz kılarken ayaklarım önünde olurdu; secde edeceği zaman ayaklarıma vururdu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 713 859 Âişe: Ben önünde uzanmışken Resûlullah namaz kılardı; vitir kılacağı zaman "Kenara çekil" derdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 714 860 İbn Abbâs: Mina'da dişi eşekle safın bir kısmının önünden geçtim; bunu kimse yadırgamadı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 715 861 İbn Abbâs: Eşeği safın önünde bıraktık, iki kız da safın arasına girdi; Resûlullah buna aldırmadı. Ebü's-Sahbâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 716 862 Cerîr tariki: Kavga eden iki kızı birbirinden ayırdı; önünden geçmelerine aldırmadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 717 863 Fadl b. Abbâs: Resûlullah sahrada sütresiz namaz kıldı; dişi eşekle köpek önünde oynaşırken aldırmadı. Fadl b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 718 864 Ebû Saîd: Namazı hiçbir şey kesmez; gücünüz yettiğince önünüzden geçeni savın. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 719 865 Ebû Saîd önünden geçen Kureyşli genci üç defa itti: Namazı hiçbir şey kesmez, fakat gücünüz yettiğince savın. Ebü'l-Veddâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 720 866 İbn Ömer: Resûlullah namaza başlarken, rükûa giderken ve rükûdan kalkınca ellerini omuz hizasına kaldırırdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 721 867 İbn Ömer (Zübeydî tariki): Secdede ellerini kaldırmaz, rükûdan önce aldığı her tekbirde kaldırırdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 722 868 Vâil b. Hucr: Resûlullah tekbir alınca elbisesine bürünür, sol elini sağ eliyle tutup ellerini elbisesine sokardı. Abdülcebbâr b. Vâil b. Hucr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 723 869 Vâil b. Hucr: Peygamber namaza kalkınca ellerini omuz hizasına kaldırıp baş parmaklarını kulaklarına denk getirirdi. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 724 870 Vâil b. Hucr (ev halkı aracılığıyla): Resûlullah tekbirle birlikte ellerini kaldırırdı. Abdülcebbâr b. Vâil şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 725 871 Vâil b. Hucr: Resûlullah'ın nasıl namaz kıldığına mutlaka bakacağım, dedim; kıbleye yönelip tekbir aldı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 726 872 Zâide tariki: Sağ elini sol elinin sırtı, bileği ve kolu üzerine koydu; soğukta elleri elbiseler altında hareket ederdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 727 873 Vâil b. Hucr: Peygamber ellerini kulak hizasına kaldırırdı; sonra insanlar göğüslerine kadar kaldırıyordu. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 728 874 Vâil b. Hucr: Kışın ashabın namazda ellerini elbiselerinin içinde kaldırdıklarını gördüm. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 729 875 Ebû Humeyd es-Sâidî on sahâbî arasında: Resûlullah'ın namazını en iyi bileniniz benim. Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 730 876 Ebû Humeyd (İbn Lehîa tariki): Dördüncü rekâtta sol kalçasını yere dayar, ayaklarını bir yandan çıkarırdı. Muhammed b. Amr el-Âmirî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 731 877 Leys tariki: Secdede kollarını yaymadan ve yanlarına yapıştırmadan koyar, parmak uçlarını kıbleye yöneltirdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 732 878 Abbâs b. Sehl tariki: Rükûdan kalkınca "Semiallâhu limen hamideh, Allahümme rabbenâ leke'l-hamd" dedi. Muhammed b. Amr b. Atâ, Abbâs -ya da Ayyâş- b. Sehl es-Sâidî'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 733 879 Ebû Humeyd (Fuleyh tariki): Rükûda ellerini dizlerini kavrıyormuş gibi koyar, kollarını yanlarından uzak tutardı. Abbâs b. Sehl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 734 880 Utbe tariki: Secdede uyluklarının arasını açar, karnını uyluklarına dayamazdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 735 881 Hemmâm tariki: Secdeye varırken dizleri avuçlarından önce yere değdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 736 882 Vâil b. Hucr: Resûlullah namazda baş parmaklarını kulak yumuşaklarına kadar kaldırırdı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 737 883 Ebû Hüreyre: Resûlullah tekbirde, rükûda, secde için kalkarken ve iki rekâttan kalkarken ellerini omuz hizasına getirirdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 738 884 İbn Abbâs: Resûlullah'ın namazını görmek istersen Abdullah b. ez-Zübeyr'in namazına uy. Meymûn el-Mekkî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 739 885 İbn Tâvûs: Birinci secdeden başını kaldırınca ellerini yüzünün hizasına kaldırırdı; bunu İbn Abbâs'tan gördüler. Nadr b. Kesîr es-Sa'dî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 740 886 İbn Ömer (Nâfi' tariki): Rükûda, "Semiallâhu limen hamideh" derken ve iki rekâttan kalkarken el kaldırırdı. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 741 887 Nâfi': İbn Ömer rükûdan kalkınca ellerini, namaza başlarkenkinden daha aşağı kaldırırdı. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 742 888 İbn Ömer: Resûlullah iki rekâttan kalktığında tekbir alır ve ellerini kaldırırdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 743 889 Ali: Resûlullah namazının hiçbir yerinde otururken ellerini kaldırmazdı; iki secdeden kalkınca kaldırırdı. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 744 890 Mâlik b. el-Huveyris: Peygamber tekbirde, rükûda ve rükûdan kalkarken ellerini kulaklarının uçlarına kadar kaldırırdı. Mâlik b. el-Huveyris · Sünen-i Ebû Dâvûd 745 891 Ebû Hüreyre: Peygamber'in önünde olsaydım, (tekbir alırken) koltuk altlarını görürdüm. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 746 892 İbn Mes'ûd: Rükûda ellerini birleştirip dizlerinin arasına koydu; Sa'd: Sonra dizleri tutmak emredildi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 747 893 İbn Mes'ûd: Size Resûlullah'ın namazını kıldırayım mı? Ellerini yalnızca bir defa kaldırdı. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 748 894 Süfyân tariki: Ellerini ilk seferde (bir defa) kaldırdı. Sünen-i Ebû Dâvûd 749 895 Berâ: Resûlullah namaza başlarken ellerini kulaklarına yakın kaldırır, sonra tekrarlamazdı. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 750 896 Süfyân tariki: "Sonra tekrarlamazdı" ziyadesini Yezîd sonradan Kûfe'de söyledi. Sünen-i Ebû Dâvûd 751 897 Berâ (İbn Ebû Leylâ tariki): Namaza başlarken ellerini kaldırdı, sonra namazdan çıkıncaya kadar kaldırmadı. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 752 898 Ebû Hüreyre: Resûlullah namaza girdiğinde ellerini uzatarak kaldırırdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 753 899 İbn ez-Zübeyr: Ayakları yan yana düzgünce koymak ve eli elin üzerine koymak sünnettendir. Zür'a b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 754 900 İbn Mes'ûd sol elini sağının üzerine koyunca Peygamber onun sağ elini sol elinin üzerine koydu. Ebû Osman en-Nehdî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 755 901 Ali: Namazda avucu avucun üzerine göbeğin altında koymak sünnettir. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 756 902 Cerîr ed-Dabbî: Ali'yi sol elini sağ eliyle bileğinden göbeğin üstünde tutarken gördüm. Cerîr ed-Dabbî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 757 903 Ebû Hüreyre: Namazda avuçları avuçların üzerine göbeğin altında tutmak (sünnettir). Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 758 904 Tâvûs (mürsel): Resûlullah namazda sağ elini sol elinin üzerine koyup göğsü üzerinde bağlardı. Tâvûs · Sünen-i Ebû Dâvûd 759 905 Ali: Resûlullah namaza kalkınca tekbir alır, "Yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim" derdi. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 760 906 Ali (Mûsâ b. Ukbe tariki): Namazdan çıkarken "Sen benim ilahımsın; senden başka ilah yoktur" derdi. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i Ebû Dâvûd 761 907 Medine fakihleri: "Ben müslümanların ilkiyim" yerine "Ben de müslümanlardanım" de. Şuayb b. Ebû Hamza şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 762 908 Enes: On iki meleğin hangisi onu kaldıracak diye o sözlere koşuştuklarını gördüm. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 763 909 Cübeyr b. Mut'im: Allahu ekber kebîrâ, ve'l-hamdü lillâhi kesîrâ, ve sübhânallâhi bukraten ve asîlâ. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 764 910 Nâfi' b. Cübeyr tariki: Peygamber bu iftitah zikrini nafile namazda söylerdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 765 911 Âişe: Gece namazına kalkınca on defa tekbir, hamd, tesbih, tehlîl ve istiğfar ederdi. Âsım b. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 766 912 Âişe: Gece namazına "Allah'ım! Ey Cebrâil'in, Mîkâil'in ve İsrâfil'in Rabbi!" diye başlardı. Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 767 913 İkrime b. Ammâr (Ebû Nûh tariki): Peygamber geceleyin kalktığında tekbir alır, sonra duasını okurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 768 914 Mâlik: Farz olsun başkası olsun, namazın başında, ortasında ve sonunda dua etmekte sakınca yoktur. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 769 915 Rifâa b. Râfi': Otuz küsur meleğin, o hamdi hangisi önce yazacak diye yarıştığını gördüm. Rifâa b. Râfi' ez-Zürakî · Sünen-i Ebû Dâvûd 770 916 İbn Abbâs: Gece namazına kalkınca "Allah'ım! Hamd sanadır; sen göklerin ve yerin nurusun" derdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 771 917 İbn Abbâs (Kays b. Sa'd tariki): Teheccüdde "Allâhu ekber" dedikten sonra hamd duasını okurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 772 918 Rifâa (Muâz b. Rifâa tariki): Aksırınca "Rabbimizin sevdiği ve razı olduğu şekilde Allah'a çok hamd olsun" dedim. Sünen-i Ebû Dâvûd 773 919 Âmir b. Rebîa: Aksıran gencin hamdi, Rahmân'ın arşına varmadan durmadı. Âmir b. Rebîa · Sünen-i Ebû Dâvûd 774 920 Ebû Saîd el-Hudrî: Gece namazına tekbirle başlar, "Sübhâneke'llâhümme" der, sonra şeytandan Allah'a sığınırdı. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 775 921 Âişe: Resûlullah namaza başlayınca "Sübhâneke'llâhümme ve bi-hamdik" derdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 776 922 Semure: Namazda iki sekte belledim; biri tekbirden sonra, biri Fâtiha ile sûreyi bitirince. Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 777 923 Semure (Eş'as tariki): Peygamber namaza başlayınca ve kıraatin tamamını bitirince iki kere susardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 778 924 Hasan: Semure ile İmrân sekteleri tartıştı; Übey b. Ka'b, Semure'nin doğru bellediğini yazdı. Hasan şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 779 925 Katâde'nin açıklaması: İki sekte, namaza girerken ve "ve le'd-dâllîn" deyince yapılandır. Sünen-i Ebû Dâvûd 780 926 Ebû Hüreyre: Allah'ım! Doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi benimle hatalarımın arasını uzaklaştır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 781 927 Enes: Peygamber, Ebû Bekir, Ömer ve Osman kıraate "Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn" ile başlarlardı. Enes · Sünen-i Ebû Dâvûd 782 928 Âişe: Resûlullah namaza tekbirle, kıraate "Elhamdü lillâhi" ile başlar, namazı selamla bitirirdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 783 929 Enes: Bana az önce bir sûre indirildi; Kevser, Rabbimin bana cennette vaat ettiği bir nehirdir. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 784 930 Âişe: İfk âyetlerini okumadan önce Resûlullah "İşiten ve bilen Allah'a sığınırım" dedi. Âişe ifk anarak · Sünen-i Ebû Dâvûd 785 931 Osman: Berâe'nin Enfâl'den olduğunu sandım; bu yüzden aralarına besmele satırını yazmadım. Abdullah b. Abbâs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 786 932 Osman (Mervân tariki): Resûlullah vefat etti ve Berâe'nin Enfâl'den olduğunu bize açıklamadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 787 933 İbn Abbâs: Peygamber, besmele ininceye kadar sûrenin bittiğini bilmezdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 788 934 Ebû Katâde: Çocuğun ağlamasını işitince, annesine sıkıntı vermemek için namazı kısa tutarım. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 789 935 Câbir: Ey Muâz! Sen fitneci misin? Şunu oku, şunu oku. Câbir · Sünen-i Ebû Dâvûd 790 936 Hazm b. Übey: Ey Muâz! Fitneci olma; arkanda yaşlı, zayıf, ihtiyaç sahibi ve yolcu namaz kılar. Hazm b. Übey b. Ka'b · Sünen-i Ebû Dâvûd 791 937 Ashâbdan biri: Cenneti isteyip cehennemden sığınan adama "Biz de onların etrafında mırıldanıyoruz" buyurdu. Ebû Sâlih, Peygamber'in ashâbından birinden · Sünen-i Ebû Dâvûd 792 938 Câbir: Ey kardeşimin oğlu! Ben ve Muâz da bu ikisinin (cennet ve cehennemin) etrafındayız. Câbir, Muâz'ın kıssasını zikrederek · Sünen-i Ebû Dâvûd 793 939 Ebû Hüreyre: Biriniz insanlara namaz kıldırınca hafif tutsun; kendi başına kılınca dilediğince uzatsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 794 940 Ebû Hüreyre (Zührî tariki): İmam hafif tutsun; aralarında hasta, yaşlı ve ihtiyaç sahibi vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 795 941 Ammâr b. Yâsir: Kişi namazdan döner de kendisine namazının ancak onda biri ... yarısı yazılmıştır. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 796 942 Ebû Hüreyre: Resûlullah'ın bize işittirdiğini size işittirdik, bizden gizlediğini sizden gizledik. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 797 943 Ebû Katâde: Resûlullah öğle ve ikindinin ilk iki rekâtında Fâtiha ve iki sûre okur, bazen âyeti işittirirdi. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 798 944 Ebû Katâde (Hemmâm tariki): Son iki rekâtta Fâtiha okur, birinci rekâtı ikinciden uzun tutardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 799 945 Ebû Katâde: Birinci rekâtı uzatmakla insanların ona yetişmesini istediğini sandık. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 800 946 Habbâb: Resûlullah'ın öğle ve ikindide okuduğunu sakalının hareketinden anlardık. Ebû Ma'mer şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 801 947 İbn Ebû Evfâ: Peygamber öğlenin ilk rekâtında ayak sesi işitmeyinceye kadar ayakta dururdu. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 802 948 Câbir b. Semure (Sa'd kıssası): İlk iki rekâtı uzatır, son ikisini kısa tutarım. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 803 949 Ebû Saîd: Öğlenin ilk iki rekâtındaki kıyamını otuz âyet, Secde sûresi kadar tahmin ettik. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 804 950 Câbir b. Semure: Öğle ve ikindide "Vessemâi ve't-târık" ve "Vessemâi zâti'l-burûc"u okurdu. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 805 951 Câbir b. Semure: Öğlede "Velleyli izâ yağşâ" benzerini okur, yalnız sabahı uzatırdı. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 806 952 İbn Ömer: Peygamber öğlede secde edip kalktı; Tenzîl es-Secde'yi okuduğu kanaatine vardık. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 807 953 İbn Abbâs: Resûlullah emir altında bir kuldu; bizi insanlardan ancak üç hasletle ayırdı. Abdullah b. Ubeydullah şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 808 954 İbn Abbâs: Resûlullah'ın öğle ve ikindide okuyup okumadığını bilmiyorum. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 809 955 Ümmü'l-Fadl: Mürselât, Resûlullah'ın akşam namazında okuduğunu işittiğim en son sûredir. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 810 956 Cübeyr b. Mut'im: Resûlullah'ın akşam namazında Tûr sûresini okuduğunu işittim. Cübeyr b. Mut'im · Sünen-i Ebû Dâvûd 811 957 Zeyd b. Sâbit: Resûlullah'ın akşamda iki uzun sûrenin en uzunu A'râf'ı okuduğunu gördüm. Mervân b. el-Hakem şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 812 958 Hişâm b. Urve: Babası akşam namazında "Vel'âdiyât" ve benzeri sûreleri okurdu. Hişâm b. Urve şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 813 959 Abdullah b. Amr: Mufassalın küçük büyük her sûresiyle Resûlullah'ın farz namazda imamlık yaptığını işittim. Amr b. Şuayb'ın dedesi · Sünen-i Ebû Dâvûd 814 960 Ebû Osmân en-Nehdî: İbn Mes'ûd akşam namazında "Kul hüvallâhu ehad"i okudu. Ebû Osmân en-Nehdî'den şöyle rivayet edildi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 815 961 Cüheyneli bir sahâbî: Peygamber sabahın iki rekâtında da Zilzâl'i okudu; unuttu mu, kasten mi bilmiyorum. Muâz b. Abdullah el-Cühenî'ye Cüheyne'den bir adam şöyle haber verdi: · Sünen-i Ebû Dâvûd 816 962 Amr b. Hureys: Sanki Peygamber'in sabahta "Felâ uksimu bi'l-hunnes" okuyan sesini işitiyorum. Amr b. Hureys · Sünen-i Ebû Dâvûd 817 963 Ebû Saîd: Fâtiha'yı ve kolayımıza geleni okumakla emrolunduk. Ebû Saîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 818 964 Ebû Hüreyre: Medine'de ilan et: Fâtiha ve fazlasıyla da olsa Kur'an okumadan namaz olmaz. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 819 965 Ebû Hüreyre (Yahyâ tariki): Fâtiha ve fazlası okunmadıkça namaz olmadığını ilan etmemi emretti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 820 966 Ebû Hüreyre: Ümmü'l-Kur'an okunmayan namaz eksiktir; Allah namazı kulu ile arasında ikiye böldü. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 821 967 Ubâde b. Sâmit: Fâtiha'yı ve fazlasını okumayanın namazı yoktur. Ubâde b. Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 822 968 Ubâde (Mekhûl tariki): İmamın arkasında Fâtiha dışında okumayın; onu okumayanın namazı yoktur. Ubâde b. Sâmit · Sünen-i Ebû Dâvûd 823 969 Ubâde (Nâfi' b. Mahmûd kıssası): Ben açıktan okuduğumda Ümmü'l-Kur'an dışında hiçbir şey okumayın. Nâfi' b. Mahmûd b. Rebî' el-Ensârî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 824 970 Mekhûl: İmam açıktan okusa da Fâtiha'yı gizlice oku; hiçbir hâlde onu bırakma. Sünen-i Ebû Dâvûd 825 971 Ebû Hüreyre: Bana ne oluyor ki Kur'an'da benimle çekişiliyor? İnsanlar açıktan okunan namazda okumayı bıraktı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 826 972 Ebû Hüreyre (Süfyân tariki): Sabah olduğunu sandığımız namazda "Bana ne oluyor ki Kur'an'da benimle çekişiliyor" dedi. Sünen-i Ebû Dâvûd 827 973 İmrân b. Husayn: Öğlede arkasında okuyan adam için "Bazınızın onda benimle çekiştiğini anladım" buyurdu. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 828 974 İmrân b. Husayn (Saîd tariki): Hanginiz "Sebbihisme rabbike'l-a'lâ"yı okudu? Bazınız onda benimle çekişti. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 829 975 Câbir: Okuyun, hepsi güzeldir; onu ok gibi düzeltip karşılığını acele isteyen kavimler gelecek. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 830 976 Sehl b. Sa'd: Allah'ın Kitabı birdir; ecrini acele isteyecek kavimler okumadan önce onu okuyun. Sehl b. Sa'd es-Sâidî · Sünen-i Ebû Dâvûd 831 977 İbn Ebû Evfâ: Kur'an'dan bir şey öğrenemeyene "Sübhânallah, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah, Allâhu ekber de" buyurdu. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 832 978 Câbir: Nafile namazda ayakta ve oturarak dua eder, rükû ve secdede tesbih ederdik. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 833 979 Humeyd: Hasan el-Basrî öğle ve ikindide Fâtiha okur, Kâf ve Zâriyât kadar tesbih, tekbir ve tehlil ederdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 834 980 Mutarrif: Ali her secde, rükû ve kalkışta tekbir aldı; İmrân "Muhammed'in namazı gibi kıldırdı" dedi. Mutarrif şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 835 981 Ebû Hüreyre: Her eğilip kalkışta tekbir alır, "Resûlullah'ın namazına en çok benzeyeniniz benim" derdi. Ebû Bekir b. Abdurrahman ile Ebû Seleme şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 836 982 Abdurrahman b. Ebzâ: Resûlullah ile namaz kıldım; tekbiri tamamlamıyordu. Abdurrahman b. Ebzâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 837 983 Vâil b. Hucr: Peygamber secdeye giderken dizlerini ellerinden önce koyardı. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 838 984 Vâil (Abdülcebbâr tariki): Secdede dizleri avuçlarından önce yere değer, kalkarken dizleri üzerine kalkardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 839 985 Ebû Hüreyre: Biriniz secdede devenin çöktüğü gibi çökmesin; ellerini dizlerinden önce koysun. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 840 986 Ebû Hüreyre (Abdullah b. Nâfi' tariki): Biriniz namazında devenin çöktüğü gibi mi çöküyor? Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 841 987 Ebû Kılâbe (Eyyûb tariki): Mâlik b. el-Huveyris birinci rekâtın son secdesinden kalkınca oturur, sonra kalkardı. Ebû Kılâbe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 842 988 Ebû Kılâbe (Ziyâd b. Eyyûb tariki): Mâlik b. el-Huveyris birinci rekâtta son secdeden sonra oturdu. Ebû Kılâbe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 843 989 Mâlik b. el-Huveyris: Peygamber namazın tek rekâtlarında dosdoğru oturmadan kalkmazdı. Ebû Kılâbe, Mâlik b. el-Huveyris'ten · Sünen-i Ebû Dâvûd 844 990 Tâvus: İbn Abbâs, iki ayak üzerine oturmak (ik'â) için "O, Peygamberinin sünnetidir" dedi. Tâvus · Sünen-i Ebû Dâvûd 845 991 Abdullah b. Ebû Evfâ: Rükûdan kalkınca "Göklerin dolusu, yerin dolusu hamd sanadır" derdi. Abdullah b. Ebû Evfâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 846 992 Ebû Saîd el-Hudrî: Rükûdan kalkınca "Ey övgüye ve şerefe layık olan! Verdiğine engel olacak yoktur" derdi. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 847 993 Ebû Hüreyre: İmam "Semiallâhu limen hamideh" deyince "Allâhümme rabbenâ leke'l-hamd" deyin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 848 994 Âmir eş-Şa'bî: İmamın arkasındakiler "Semiallâhu limen hamideh" demez, "Rabbenâ leke'l-hamd" der. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 849 995 İbn Abbâs: Peygamber iki secde arasında "Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et" derdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 850 996 Esmâ: Allah'a iman eden kadın, erkekler başlarını kaldırıncaya kadar başını kaldırmasın. Esmâ bt. Ebû Bekir · Sünen-i Ebû Dâvûd 851 997 Berâ: Resûlullah'ın secdesi, rükûu ve iki secde arası birbirine yakındı. el-Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 852 998 Enes: Resûlullah'tan daha kısa ve tam namaz kıldıran hiç kimsenin arkasında namaz kılmadım. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 853 999 Berâ b. Âzib: Namazda kıyamını, rükûunu, secdesini ve oturuşunu birbirine yakın buldum. el-Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 854 1000 Ebû Mes'ûd el-Bedrî: Rükû ve secdede belini dosdoğru tutmayanın namazı yeterli olmaz. Ebû Mes'ûd el-Bedrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 855 1001 Ebû Hüreyre: Namazı yanlış kılana "Dön, namazını kıl; çünkü sen namaz kılmadın" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 856 1002 Rifâa b. Râfi' (Hammâd tariki): Abdesti yerli yerine koymadıkça kimsenin namazı tamam olmaz. Ali b. Yahyâ b. Hallâd, amcası'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 857 1003 Rifâa b. Râfi' (Hemmâm tariki): Allah'ın emrettiği gibi abdestini tam almadıkça kimsenin namazı tamam olmaz. Sünen-i Ebû Dâvûd 858 1004 Rifâa b. Râfi' (Muhammed b. Amr tariki): Fâtiha'yı oku; rükûda avuçlarını dizlerine koy, sırtını uzat. Sünen-i Ebû Dâvûd 859 1005 Rifâa b. Râfi' (İbn İshâk tariki): Namazın ortasında oturunca sol uyluğunu yay, sonra teşehhüd et. Sünen-i Ebû Dâvûd 860 1006 Rifâa b. Râfi' (İsmâil b. Ca'fer tariki): Kur'ân bilmiyorsan Allah'a hamdet, tekbir ve tehlil getir. Sünen-i Ebû Dâvûd 861 1007 Abdurrahman b. Şibl: Resûlullah karga gibi gagalamayı ve yırtıcı hayvan gibi yayılmayı nehyetti. Abdurrahman b. Şibl · Sünen-i Ebû Dâvûd 862 1008 Sâlim el-Berrâd: Ebû Mes'ûd namazı gösterip "Resûlullah'ı böyle namaz kılarken gördük" dedi. Sâlim el-Berrâd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 863 1009 Ebû Hüreyre: Kıyamet günü insanların amellerinden ilk hesaba çekilecekleri şey namazdır. Enes b. Hakîm ed-Dabbî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 864 1010 Benî Salît'ten bir adam tarikiyle: Kıyamet günü ilk hesaba çekilecek amel namazdır. Sünen-i Ebû Dâvûd 865 1011 Temîm ed-Dârî: Namazdan sonra zekât da bunun gibidir; sonra ameller buna göre ele alınır. Sünen-i Ebû Dâvûd 866 1012 Mus'ab b. Sa'd: Ellerimizi dizlerin arasına koymaktan nehyedildik, dizlerin üzerine koymakla emrolunduk. Mus'ab b. Sa'd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 867 1013 İbn Mes'ûd: Rükûda iki avucunu kenetlesin; sanki Resûlullah'ın birbirine geçen parmaklarına bakıyorum. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 868 1014 Ukbe b. Âmir: "Büyük Rabbinin adını tesbih et" inince "Bunu rükûunuzda söyleyin" buyurdu. Ukbe b. Âmir · Sünen-i Ebû Dâvûd 869 1015 Ukbe b. Âmir (Leys tariki): Rükûda üç kere "Sübhâne rabbiye'l-azîm ve bi-hamdih" derdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 870 1016 Huzeyfe: Peygamber rükûda "Sübhâne rabbiye'l-azîm", secdede "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" derdi. Şu'be şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 871 1017 Âişe: Peygamber rükû ve secdesinde "Sübbûhun kuddûs, rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh" derdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 872 1018 Avf b. Mâlik: Rükûunda "Sübhâne zi'l-ceberûti ve'l-melekûti ve'l-kibriyâi ve'l-azameh" derdi. Avf b. Mâlik el-Eşcaî · Sünen-i Ebû Dâvûd 873 1019 Huzeyfe: Peygamber gece namazında iki secde arasında "Rabbiğfir lî, rabbiğfir lî" derdi. Huzeyfe · Sünen-i Ebû Dâvûd 874 1020 Ebû Hüreyre: Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secde hâlinde olduğu andır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 875 1021 İbn Abbâs: Rükûda Rabbi tazim edin; secdede ise duaya gayret edin. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 876 1022 Âişe: Rükû ve secdesinde çokça "Sübhâneke'llâhümme rabbenâ ve bi-hamdik, Allâhümme'ğfir lî" derdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 877 1023 Ebû Hüreyre: Secdesinde "Allah'ım! Günahımın tamamını, küçüğünü ve büyüğünü bağışla" derdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 878 1024 Âişe: Secdede "Gazabından rızana, cezalandırmandan afiyetine sığınırım" diyordu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 879 1025 Âişe: Kişi borçlandığında konuşur ve yalan söyler, söz verir ve sözünden döner. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 880 1026 Ebû Leylâ: Nafile namazda "Ateşten Allah'a sığınırım, yazıklar olsun ateş ehline!" derken işittim. Ebû Leylâ el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 881 1027 Ebû Hüreyre: Bedeviye "Geniş olanı daralttın" buyurdu; Allah'ın rahmetini kastediyordu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 882 1028 İbn Abbâs: "Yüce Rabbinin adını tesbih et"i okuyunca "Sübhâne rabbiye'l-a'lâ" derdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 883 1029 Mûsâ b. Ebû Âişe: Bir adam "Ölüleri diriltmeye kadir değil midir?" âyetinde "Sübhâneke fe-belâ" derdi. Mûsâ b. Ebû Âişe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 884 1030 es-Sa'dî: Peygamber rükû ve secdede üç kere "Sübhânallâhi ve bi-hamdih" diyecek kadar dururdu. es-Sa'dî, babasından ya da amcasından · Sünen-i Ebû Dâvûd 885 1031 İbn Mes'ûd: Rükûda üç kere "Sübhâne rabbiye'l-azîm" desin; bu, onun en azıdır. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 886 1032 Ebû Hüreyre: Tîn sûresinin sonuna varan "Evet, ben de buna şahitlik edenlerdenim" desin. Bir bedevi, Ebû Hüreyre'den · Sünen-i Ebû Dâvûd 887 1033 Enes: Namazı Resûlullah'ınkine Ömer b. Abdülazîz'den daha çok benzeyen birinin arkasında kılmadım. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 888 1034 İbn Abbâs (Hammâd tariki): Yedi organ üzerine secde etmek, saçı ve elbiseyi toplamamakla emrolundu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 889 1035 İbn Abbâs (Şu'be tariki): Peygamberiniz yedi organ üzerine secde etmekle emrolundu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 890 1036 Abbâs b. Abdülmuttalib: Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi organı da secde eder. Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i Ebû Dâvûd 891 1037 İbn Ömer: Yüz secde ettiği gibi iki el de secde eder. Abdullah b. Ömer, ref ederek · Sünen-i Ebû Dâvûd 892 1038 Ebû Hüreyre: Biz secdedeyken gelirseniz secde edin; rükûa yetişen namaza yetişmiş olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 893 1039 Ebû Saîd el-Hudrî: Resûlullah'ın alnında ve burnunun ucunda çamur izi görüldü. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 894 1040 Ma'mer tarikiyle Ebû Saîd: Resûlullah'ın alnında ve burnunun ucunda çamur izi görüldü. Sünen-i Ebû Dâvûd 895 1041 Berâ b. Âzib: Ellerini koyup kalçasını kaldırdı ve "Resûlullah böyle secde ederdi" dedi. Ebû İshâk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 896 1042 Enes: Secdede itidalli olun; hiçbiriniz kollarını köpek gibi yere yaymasın. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 897 1043 Meymûne: Peygamber secdede kollarını öyle açardı ki bir kuzu altından geçebilirdi. Meymûne · Sünen-i Ebû Dâvûd 898 1044 İbn Abbâs: Peygamber'e arkasından geldim; secdede koltuk altlarının beyazlığını gördüm. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 899 1045 Ahmer b. Cez': Resûlullah secdede pazularını yanlarından o kadar ayırırdı ki ona acırdık. Resûlullah'ın sahâbîsi Ahmer b. Cez' · Sünen-i Ebû Dâvûd 900 1046 Ebû Hüreyre: Secde eden kollarını köpek gibi yaymasın ve uyluklarını bitiştirsin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 901 1047 Ebû Hüreyre: Secdenin zorluğundan şikâyet eden ashabına "Dizlerden yardım alın" buyurdu. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 902 1048 Ziyâd b. Subeyh: İbn Ömer, namazda elleri böğre koymanın çarmıh şekli olduğunu söyledi. Ziyâd b. Subeyh el-Hanefî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 903 1049 Abdullah b. eş-Şıhhîr: Namazda ağlamaktan göğsünde değirmen uğultusu gibi bir uğultu vardı. Abdullah b. eş-Şıhhîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 904 1050 Zeyd b. Hâlid: Güzelce abdest alıp yanılmadan iki rekât kılanın geçmiş günahları bağışlanır. Zeyd b. Hâlid el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 905 1051 Ukbe b. Âmir: Kalbiyle ve yüzüyle yönelerek iki rekât kılana cennet vâcip olur. Ukbe b. Âmir el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 906 1052 Müsevver b. Yezîd: Namazda bir âyeti bırakınca "Onu bana hatırlatsaydın ya!" buyurdu. Müsevver b. Yezîd el-Mâlikî · Sünen-i Ebû Dâvûd 907 1053 İbn Ömer: Okuyuşu karışınca Übey'e "Bizimle namaz kıldın mı? Sana ne engel oldu?" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 907 b 1054 Ali: Ey Ali! Namazda imama lokma verme. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 908 1055 Ebû Zer: Kul namazda dönüp bakmadıkça Allah ona yönelmeye devam eder. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 909 1056 Âişe: Namazda dönüp bakmak, şeytanın kulun namazından kaptığı bir çalıntıdır. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 910 1057 Ebû Saîd el-Hudrî (Îsâ tariki): İnsanlara kıldırdığı namazdan sonra alnında çamur izi görüldü. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 911 1058 Câbir b. Semüre: Gözlerini semaya dikenler ya vazgeçecekler ya da gözleri kendilerine dönmeyecek. Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 912 1059 Enes: Namazda gözlerini semaya kaldıranlar ya vazgeçecekler ya da gözleri kapılacak. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 913 1060 Âişe: Bunun nakışları beni meşgul etti; bunu Ebû Cehm'e götürün. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 914 1061 Âişe (Hişâm tariki): Ebû Cehm'in kürdî örtüsünü aldı; "Hamîsa kürdîden daha iyiydi" denildi. Sünen-i Ebû Dâvûd 915 1062 Sehl b. el-Hanzaliyye: Resûlullah sabah namazı kılarken geçide doğru bakıyordu. Sehl b. el-Hanzaliyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 916 1063 Ebû Katâde: Resûlullah torunu Ümâme'yi taşıyarak namaz kılar, secdede onu yere bırakırdı. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 917 1064 Ebû Katâde (Saîd el-Makburî tariki): Ümâme omzundayken namaz kıldı, rükûda onu indirirdi. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 918 1065 Ebû Katâde (Mahreme tariki): Resûlullah Ümâme boynundayken insanlara namaz kıldırıyordu. Ebû Katâde el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 919 1066 Ebû Katâde (İbn İshâk tariki): Bilâl çağırınca Resûlullah, Ümâme boynunda olduğu hâlde çıkageldi. Resûlullah'ın sahâbîsi Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 920 1067 Ebû Hüreyre: Namazda iki siyahı, yılanı ve akrebi öldürün. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 921 1068 Âişe: Resûlullah namaz kılarken yürüyüp bana kapıyı açtı, sonra namaz yerine döndü. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 922 1069 Abdullah b. Mes'ûd: Necâşî'den dönünce selam verdik, almadı ve "Namazda bir meşguliyet vardır" buyurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 923 1070 İbn Mes'ûd: Allah emrinden, namazda konuşmamanızı yeni olarak ortaya koymuştur. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 924 1071 Suheyb: Namaz kılan Resûlullah'a selam verdim; selamımı parmağıyla işaret ederek aldı. Suheyb · Sünen-i Ebû Dâvûd 925 1072 Câbir: Seninle konuşmama, ancak namaz kılıyor olmam engel oldu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 926 1073 İbn Ömer: Resûlullah namazda kendisine verilen selama avucunu açarak işaretle karşılık verirdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 927 1074 Ebû Hüreyre: Namazda da selamda da eksiklik yoktur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 928 1075 Ebû Hüreyre (Muâviye b. Hişâm tariki): Selamda da namazda da eksiklik yoktur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 929 1076 Muâviye b. el-Hakem: Bu namazda insanların sözünden hiçbir şey helal olmaz; namaz tesbih, tekbir ve Kur'ân okumaktır. Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 930 1077 Muâviye b. el-Hakem: Namaz ancak Kur'ân okumak ve Allah'ı anmak içindir; namazda olduğunda senin işin bu olsun. Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî · Sünen-i Ebû Dâvûd 931 1078 Vâil b. Hucr: Resûlullah "ve le'd-dâllîn" okuduğunda "Âmin" der ve sesini yükseltirdi. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 932 1079 Vâil b. Hucr: Resûlullah âmini açıktan söyledi, sağına ve soluna yanağının beyazı görülecek şekilde selam verdi. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 933 1080 Ebû Hüreyre: Resûlullah, ilk saftan kendisine yakın olanlar işitecek şekilde "Âmin" derdi. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 934 1081 Ebû Hüreyre: İmam "ve le'd-dâllîn" dediğinde "Âmin" deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 935 1082 Ebû Hüreyre: İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerin âminine denk gelenin günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 936 1083 Bilâl: Ey Allah'ın Resûlü! Âmin demekte beni geçme. Bilâl · Sünen-i Ebû Dâvûd 937 1084 Ebû Züheyr en-Nümeyrî: Âmin, sayfa üzerindeki mühür gibidir; duasını âminle mühürleyen cenneti hak etmiştir. Ebû Musbih el-Makrâî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 938 1085 Ebû Hüreyre: Tesbih erkekler için, el çırpmak kadınlar içindir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 939 1086 Sehl b. Sa'd: Namazında başına bir şey gelen tesbih etsin; el çırpmak ancak kadınlar içindir. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 940 1087 Sehl b. Sa'd (Hammâd b. Zeyd tariki): Namazda başınıza bir şey geldiğinde erkekler tesbih etsin, kadınlar el çırpsın. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 941 1088 Îsâ b. Eyyûb: Kadının el çırpması, sağ elinin iki parmağıyla sol avucuna vurmasıdır. Îsâ b. Eyyûb · Sünen-i Ebû Dâvûd 942 1089 Enes: Peygamber namazda işaret ederdi. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 943 1090 Ebû Hüreyre: Namazında kendisinden bir şey anlaşılan bir işaret yapan, namazını yeniden kılsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 944 1091 Ebû Zer: Biriniz namaza kalktığında rahmet ona yönelir; çakıl taşlarını silmesin. Ebû Zer · Sünen-i Ebû Dâvûd 945 1092 Muaykîb: Namaz kılarken çakılları silme; mutlaka yapacaksan düzeltmek için bir kere yap. Muaykîb · Sünen-i Ebû Dâvûd 946 1093 Ebû Hüreyre: Resûlullah namazda eli böğre koymayı (ihtisârı) nehyetti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 947 1094 Ümmü Kays bint Mihsan: Resûlullah yaşlanınca namaz kıldığı yerde dayanacağı bir direk edindi. Hilâl b. Yesâf şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 948 1095 Zeyd b. Erkam: "Allah'a itaat ederek kalkın" âyeti inince namazda susmakla emrolunduk. Zeyd b. Erkam · Sünen-i Ebû Dâvûd 949 1096 Abdullah b. Amr: Kişinin oturarak kıldığı namaz, namazın yarısıdır; ama ben sizden biri gibi değilim. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 950 1097 İmrân b. Husayn: Oturarak kılınan namaz ayakta kılınanın, yatarak kılınan da oturarak kılınanın yarısıdır. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 951 1098 İmrân b. Husayn: Ayakta kıl; gücün yetmezse oturarak, ona da yetmezse yan üstü kıl. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 952 1099 Âişe: Resûlullah yaşlanınca gece namazında oturarak okur, kırk ya da otuz âyet kalınca kalkıp onları ayakta okurdu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 953 1100 Âişe (Ebû Seleme tariki): Peygamber oturarak okur, otuz ya da kırk âyet kalınca kalkıp ayakta okur ve rükû ederdi. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 954 1101 Âişe: Resûlullah ayakta kıldığında ayakta, oturarak kıldığında oturarak rükû ederdi. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 955 1102 Âişe: Resûlullah, insanların yükü onu yıprattığı zaman oturarak namaz kılardı. Abdullah b. Şakîk şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 956 1103 Vâil b. Hucr: Resûlullah teşehhütte sol ayağını yere yaydı, parmaklarıyla halka yapıp işaret etti. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 957 1104 İbn Ömer: Namazın sünneti, sağ ayağını dikmen ve sol ayağını bükmendir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 958 1105 İbn Ömer (Kâsım tariki): Sol ayağını yere yatırman ve sağını dikmen namazın sünnetindendir. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 959 1106 Cerîr'in Yahyâ'dan rivayeti: Sol ayağı yatırıp sağı dikmek namazın sünnetindendir. Sünen-i Ebû Dâvûd 960 1107 Kâsım b. Muhammed teşehhütteki oturuşu gösterip İbn Ömer'in sünnet hadisini zikretti. Sünen-i Ebû Dâvûd 961 1108 İbrâhîm en-Nehaî: Peygamber namazda sol ayağını yere yayardı; öyle ki ayağının üstü kararmıştı. İbrâhîm · Sünen-i Ebû Dâvûd 962 1109 Ebû Humeyd es-Sâidî: Selamın bulunduğu rekâtta sol ayağını geriye çıkarır ve sol yanı üzerine teverrük ederek otururdu. Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 963 1110 Muhammed b. Amr b. Atâ (Leys tariki): Son rekâtta sol ayağını öne çıkarır ve makadı üzerine otururdu. Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 964 1111 Muhammed b. Amr el-Âmirî: Dördüncü rekâtta sol kalçasını yere koyar ve iki ayağını bir taraftan çıkarırdı. Muhammed b. Amr el-Âmirî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 965 1112 Abbâs b. Sehl: Secdede avuçları, dizleri ve ayaklarının ön kısımları üzerinde durdu; iki rekâttan sonra tekbirle kalktı. Abbâs -ya da Ayyâş- b. Sehl es-Sâidî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 966 1113 Abbâs b. Sehl (Füleyh tariki): Son oturuşta sol ayağını yere yaydı ve sağ ayağının önünü kıbleye yöneltti. Abbâs b. Sehl şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 967 1114 İbn Mes'ûd: "Allah'a selam olsun" demeyin; çünkü Allah, Selâm'ın ta kendisidir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 968 1115 İbn Mes'ûd: Allah'ım! Kalplerimizi birleştir, aramızı düzelt ve bizi selamet yollarına ilet. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 969 1116 İbn Mes'ûd (Alkame tariki): Teşehhüdü bitirdiğinde namazını tamamlamış olursun; kalkmak istersen kalk. Kâsım b. Muhaymira şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 970 1117 İbn Ömer: Teşehhüde "ve bereketleri" ile "O tektir, ortağı yoktur" ifadelerini ben ekledim. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 971 1118 Ebû Mûsâ el-Eş'arî: Namaz kıldığınızda saflarınızı düzeltin; imam tekbir aldığında siz de tekbir alın. Hittân b. Abdullah er-Rakkâşî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 972 1119 Hittân er-Rakkâşî (Süleymân et-Teymî tariki): İmam okuduğunda susun. Sünen-i Ebû Dâvûd 973 1120 İbn Abbâs: Resûlullah bize Kur'ân'ı öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 974 1121 Semüre b. Cündeb: Tahiyyeler, güzel sözler, dualar ve mülk Allah'ındır; sonra sağa ve imamınıza selam verin. Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 975 1122 Ka'b b. Ucre: Selamı öğrendik; sana nasıl salât edelim? "Allah'ım! İbrâhîm'e salât ettiğin gibi Muhammed'e salât eyle." Ka'b b. Ucre · Sünen-i Ebû Dâvûd 976 1123 Ka'b b. Ucre (Yezîd b. Zürey' tariki): İbrâhîm'e salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de salât eyle. Sünen-i Ebû Dâvûd 977 1124 Ka'b b. Ucre (Mis'ar tariki): Salât ve bereket dualarının her ikisi de "Şüphesiz sen hamîd ve mecîdsin" ile biter. Sünen-i Ebû Dâvûd 978 1125 Ebû Humeyd es-Sâidî: Allah'ım! Muhammed'e, eşlerine ve zürriyetine salât eyle. Ebû Humeyd es-Sâidî · Sünen-i Ebû Dâvûd 979 1126 Ebû Mes'ûd el-Ensârî: Allah bize sana salât etmemizi emretti; sana nasıl salât edelim? Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 980 1127 Ukbe b. Amr: Allah'ım! Ümmî Peygamber Muhammed'e ve Muhammed'in âline salât eyle. Sünen-i Ebû Dâvûd 981 1128 Ebû Hüreyre: Bize salât ettiğinde en dolu ölçekle ölçülmesi kimi sevindirirse şöyle desin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 982 1129 Ebû Hüreyre: Biriniz son teşehhüdü bitirdiğinde dört şeyden Allah'a sığınsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 983 1130 İbn Abbâs: Peygamber teşehhütten sonra cehennem ve kabir azabından, Deccâl'in fitnesinden Allah'a sığınırdı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 984 1131 Mihcen b. el-Edra': Allah'ın birliğini anarak günahlarının bağışlanmasını isteyen için "Bağışlandı" buyurdu. Mihcen b. el-Edra' · Sünen-i Ebû Dâvûd 985 1132 İbn Mes'ûd: Teşehhüdün gizli okunması sünnettendir. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 986 1133 İbn Ömer: Resûlullah namazda oturduğunda parmaklarını yumar ve baş parmağın yanındaki parmağıyla işaret ederdi. Ali b. Abdurrahman el-Muâvî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 987 1134 Abdullah b. ez-Zübeyr: Resûlullah namazda oturduğunda sol ayağını sağ uyluğu ile baldırının altına koyardı. Abdullah b. ez-Zübeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 988 1135 Abdullah b. ez-Zübeyr: Peygamber dua ettiğinde parmağıyla işaret eder ve onu hareket ettirmezdi. Abdullah b. ez-Zübeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 989 1136 Abdullah b. ez-Zübeyr (Yahyâ tariki): Peygamber'in bakışı, işaret ettiği parmağını geçmezdi. Sünen-i Ebû Dâvûd 990 1137 Nümeyr el-Huzâî: Peygamber şehadet parmağını kaldırmış ve onu biraz bükmüştü. Nümeyr el-Huzâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 991 1138 İbn Ömer: Resûlullah kişinin namazda eline dayanarak oturmasını nehyetti. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 992 1139 İbn Ömer: Elleri kenetleyerek namaz kılmak, gazaba uğramışların namazıdır. İsmâîl b. Ümeyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 993 1140 İbn Ömer: Namazda sol eline dayanarak böyle oturma; çünkü azap görenler böyle oturur. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 994 1141 İbn Mes'ûd: Peygamber ilk iki rekâtta sanki kızgın taşların üzerindeymiş gibi olurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 995 1142 İbn Mes'ûd: Peygamber sağına ve soluna yanağının beyazlığı görülecek şekilde selâm verirdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 996 1143 Vâil b. Hucr: Peygamber sağına "ve berakâtüh" ekleyerek, soluna "ve rahmetullah" diyerek selâm verirdi. Vâil b. Hucr · Sünen-i Ebû Dâvûd 997 1144 Câbir b. Semüre: Ellerinizi huysuz atların kuyrukları gibi savurmanız da ne? Sağdaki ve soldaki kardeşine selâm vermen yeter. Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 998 1145 Ebû Nuaym tariki: Birinize elini uyluğuna koyup sağındaki ve solundaki kardeşine selâm vermesi yetmez mi? Sünen-i Ebû Dâvûd 999 1146 Câbir b. Semüre: Ellerinizi huysuz atların kuyrukları gibi kaldırıyorsunuz; namazda sükûnet içinde olun! Câbir b. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1000 1147 Semüre: Peygamber bize imamın selâmına karşılık vermemizi, birbirimizi sevmemizi ve birbirimize selâm vermemizi emretti. Semüre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1001 1148 İbn Abbâs: Resûlullah'ın namazının bittiği tekbirden anlaşılırdı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1002 1149 İbn Abbâs: Farz namazdan sonra zikir için sesi yükseltmek Resûlullah döneminde vardı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1003 1150 Ebû Hüreyre: Selâmı uzatmadan kısa vermek sünnettir. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1004 1151 Ali b. Talk: Biriniz namazda yel çıkarırsa ayrılsın, abdest alsın ve namazını yeniden kılsın. Ali b. Talk · Sünen-i Ebû Dâvûd 1005 1152 Ebû Hüreyre: Biriniz nafile namaz için öne, geriye, sağa ya da sola geçmekten aciz mi kalır? Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1006 1153 Ebû Rimse: Ömer farzın hemen ardından nafileye kalkanı oturttu; Peygamber "Allah seni isabete erdirdi" buyurdu. Ezrak b. Kays şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1007 1154 Ebû Hüreyre: Zü'l-yedeyn "Unuttun mu, yoksa namaz mı kısaltıldı?" dedi; Peygamber kalan iki rekâtı kılıp iki secde etti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1008 1155 Mâlik tariki (Zü'l-yedeyn kıssası): İnsanlar "evet" dediler; Peygamber secdesi gibi ya da daha uzun secde etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 1009 1156 Seleme b. Alkame tariki: İbn Sîrîn, sehiv secdesinden sonra teşehhüd okunmasını daha sevimli buldu. Sünen-i Ebû Dâvûd 1010 1157 Hişâm b. Hassân tariki (Zü'l-yedeyn kıssası): Peygamber tekbir aldı, sonra tekrar tekbir alıp secde etti. Sünen-i Ebû Dâvûd 1011 1158 Zührî tariki (Zü'l-yedeyn kıssası): Allah ona kesin olarak bildirinceye kadar sehiv secdesi yapmadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1012 1159 Ebû Bekir b. Süleymân tariki: İnsanlar ona kesin olarak bildirinceye kadar şüphe secdesi yapmadı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1013 1160 Ebû Hüreyre: Peygamber öğleyi iki rekâtta selâm verip bitirdi; "Namaz eksildi" denince iki rekât daha kılıp iki secde etti. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1014 1161 Ebû Hüreyre (Makburî tariki): "Bunların hiçbirini yapmadım" buyurdu; iki rekât daha kıldı, sehiv secdesi yapmadı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1015 1162 Damdam b. Cevs tariki: Peygamber selâm verdikten sonra iki sehiv secdesi yaptı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1016 1163 İbn Ömer: Resûlullah iki rekâtta selâm verdi, (namazı tamamlayıp) sonra iki sehiv secdesi yaptı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1017 1164 İmrân b. Husayn: Peygamber ikindinin üç rekâtında selâm verdi; Hırbâk sorunca kalan rekâtı kılıp iki secde etti. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 1018 1165 İbn Mes'ûd: Peygamber öğleyi beş rekât kıldı; söylenince selâmdan sonra iki secde yaptı. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1019 1166 İbn Mes'ûd: Ben de ancak bir insanım; sizin unuttuğunuz gibi unuturum, unuttuğumda bana hatırlatın. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1020 1167 A'meş tariki (İbn Mes'ûd): Biriniz unutursa iki secde yapsın. Sünen-i Ebû Dâvûd 1021 1168 İbn Mes'ûd: Peygamber beş rekât kıldırdı, cemaat fısıldaştı; iki secde edip "Ben ancak bir insanım" buyurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1022 1169 Muâviye b. Hudeyc: Peygamber bir rekât eksik selâm verdi; hatırlatılınca Bilâl kamet getirdi ve bir rekât kıldırdı. Muâviye b. Hudeyc · Sünen-i Ebû Dâvûd 1023 1170 Ebû Saîd el-Hudrî: Namazında şüpheye düşen şüpheyi atsın, kesin olana göre bina etsin; iki secde şeytanı rezil eder. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1024 1171 İbn Abbâs: Peygamber iki sehiv secdesini "şeytanı rezil eden iki secde" diye adlandırdı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1025 1172 Atâ b. Yesâr (mürsel): Üç mü dört mü kıldığını bilemeyen bir rekât kılsın, selâmdan önce oturarak iki secde yapsın. Atâ b. Yesâr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1026 1173 Ya'kûb el-Kârî tariki: Üç kıldığından emin olan bir rekât kılsın, teşehhüdden sonra oturarak iki secde edip selâm versin. Sünen-i Ebû Dâvûd 1027 1174 İbn Mes'ûd: Üç mü dört mü şüphesinde zannın dörde yatarsa teşehhüdden sonra oturarak iki secde et. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1028 1175 Ebû Saîd el-Hudrî: Şeytan "abdestin bozuldu" derse, koku ya da ses duymadıkça "Yalan söyledin" desin. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1029 1176 Ebû Hüreyre: Şeytan namaz kılanı kaç rekât kıldığını bilemeyecek hâle getirir; böyle olan oturarak iki secde etsin. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1030 1177 Zührî'nin yeğeni tariki: Şüpheye düşen, selâmdan önce oturduğu hâlde iki secde yapsın. Sünen-i Ebû Dâvûd 1031 1178 İbn İshâk tariki: Şüpheye düşen selâm vermeden önce iki secde yapsın, sonra selâm versin. Sünen-i Ebû Dâvûd 1032 1179 Abdullah b. Ca'fer: Namazında şüpheye düşen, selâm verdikten sonra iki secde yapsın. Abdullah b. Ca'fer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1033 1180 Abdullah b. Buhayne: Peygamber ilk oturuşu yapmadan kalktı; selâmdan önce oturarak iki secde yaptı. Abdullah b. Buhayne · Sünen-i Ebû Dâvûd 1034 1181 Şuayb tariki: Peygamber oturmadan kalkınca bizden kıyamda teşehhüd okuyan da vardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1035 1182 Mugîre b. Şu'be: İmam ilk oturuşu unutup tam doğrulmadan hatırlarsa otursun; doğrulmuşsa oturmasın, sehiv secdesi yapsın. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i Ebû Dâvûd 1036 1183 Ziyâd b. İlâka: Mugîre ilk oturuşu unutup selâmdan sonra sehiv secdesi yaptı; Resûlullah'ı böyle yaparken görmüştü. Ziyâd b. İlâka şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1037 1184 Sevbân: Her sehiv için selâm verdikten sonra iki secde vardır. Sevbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1038 1185 İmrân b. Husayn: Peygamber namazda yanılınca iki secde yaptı, sonra teşehhüd okuyup selâm verdi. İmrân b. Husayn · Sünen-i Ebû Dâvûd 1039 1186 Ümmü Seleme: Resûlullah selâmdan sonra kadınlar erkeklerden önce çıksın diye biraz yerinde kalırdı. Ümmü Seleme · Sünen-i Ebû Dâvûd 1040 1187 Hulb: Peygamber namazdan sonra bazen sağ, bazen sol yanından dönerdi. Hulb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1041 1188 İbn Mes'ûd: Yalnız sağdan dönmeyi gerekli görerek namazınızdan şeytana pay ayırmayın. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1042 1189 İbn Ömer: Namazlarınızın bir kısmını evlerinizde kılın; evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1043 1190 Zeyd b. Sâbit: Kişinin evinde kıldığı namaz, farz dışında, benim mescidimde kıldığından daha faziletlidir. Zeyd b. Sâbit · Sünen-i Ebû Dâvûd 1044 1191 Enes: Kıble Kâbe'ye çevrildi denince Benî Seleme rükûda oldukları hâlde Kâbe'ye döndüler. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1045 1192 Ebû Hüreyre: Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür; o günde duaların kabul olduğu bir saat vardır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1046 1193 Evs b. Evs: Cuma günü bana çokça salavat getirin; çünkü salavatınız bana arz olunur. Evs b. Evs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1047 1194 Câbir b. Abdullah: Cuma günü on iki saattir; duaların kabul olduğu saati ikindiden sonraki son saatte arayın. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1048 1195 Ebû Mûsâ: Cumadaki kabul saati, imamın minbere oturmasından namazın bitirilmesine kadar olan zamandır. Ebû Bürde b. Ebû Mûsâ el-Eş'arî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1049 1196 Ebû Hüreyre: Güzelce abdest alıp cumaya gelen ve hutbeyi susarak dinleyenin iki cuma arası ve üç gün fazlası bağışlanır. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1050 1197 Ali: Cuma günü şeytanlar çarşılara, melekler mescit kapılarına gider; hutbede arkadaşına "Sus!" diyen boş söz söylemiş olur. Ali · Sünen-i Ebû Dâvûd 1051 1198 Ebü'l-Ca'd: Kim önemsemeyerek üç cumayı terk ederse Allah onun kalbini mühürler. Ebü'l-Ca'd ed-Damrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1052 1199 Semüre b. Cündeb: Kim özürsüz cumayı terk ederse bir dinar, bulamazsa yarım dinar sadaka versin. Semüre b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1053 1200 Kudâme b. Vebere (mürsel): Özürsüz cumayı kaçıran bir dirhem ya da yarım sâ' buğday sadaka versin. Kudâme b. Vebere · Sünen-i Ebû Dâvûd 1054 1201 Âişe: İnsanlar cumaya evlerinden ve Avâlî'den nöbetleşe gelirlerdi. Peygamber'in hanımı Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1055 1202 Abdullah b. Amr: Cuma, ezanı işiten herkese farzdır. Abdullah b. Amr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1056 1203 Üsâme b. Umeyr: Huneyn günü yağmur yağınca Peygamber "Namaz konaklarda kılınacak" diye seslenilmesini emretti. Üsâme b. Umeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1057 1204 Ebü'l-Melîh: Yağmurda namazın konaklarda kılınması emri cuma günü idi. Sünen-i Ebû Dâvûd 1058 1205 Üsâme b. Umeyr: Hudeybiye'de cuma günü az bir yağmur yağınca Peygamber konaklarda namaz kılınmasını emretti. Üsâme b. Umeyr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1059 1206 Nâfi': İbn Ömer soğuk bir gecede Dacnân'da "Namaz konaklarda kılınacak" diye seslendirdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1060 1207 Nâfi' (İsmâîl tariki): Peygamber seferde soğuk ve yağmurlu gecede ezandan sonra "Konaklarınızda namaz kılın" dedirtirdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1061 1208 İbn Ömer: Soğuk ve rüzgârlı gecede ezanın sonunda "Haberiniz olsun, konaklarınızda namaz kılın!" dedi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1062 1209 Nâfi' (Mâlik tariki): Resûlullah soğuk ya da yağmurlu gecede müezzine "Konaklarda namaz kılın!" dedirtirdi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1063 1210 İbn Ömer: Resûlullah'ın münadisi Medine'de yağmurlu gecede ve soğuk sabahta "Konaklarda namaz kılın" diye seslendi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1064 1211 Câbir: Seferde yağmur yağınca Resûlullah "Sizden dileyen konağında namaz kılsın" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1065 1212 İbn Abbâs: Yağmurlu günde müezzine "Hayye ale's-salâh yerine ‘Evlerinizde namaz kılın’ de" dedi. Muhammed b. Sîrîn'in amcasının oğlu Abdullah b. el-Hâris şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1066 1213 Târık b. Şihâb: Cuma; köle, kadın, çocuk ve hasta dışında her Müslümana cemaatle farzdır. Târık b. Şihâb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1067 1214 İbn Abbâs: Medine'den sonra kılınan ilk cuma, Bahreyn'deki Cuvâsâ köyünde kılınan cumadır. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1068 1215 Ka'b b. Mâlik: Es'ad b. Zürâre bize ilk cumayı kıldıran kişidir; o gün kırk kişiydik. Ka'b b. Mâlik'in oğlu Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1069 1216 Zeyd b. Erkam: Bayram ile cuma aynı güne denk gelince bayramı kıldırdı ve "Kim cumayı kılmak isterse kılsın" dedi. İyâs b. Ebû Remle eş-Şâmî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1070 1217 Atâ: İbn Zübeyr cumaya denk gelen bayramda cumaya çıkmadı; İbn Abbâs "Sünnete isabet etmiş" dedi. Atâ b. Ebû Rebâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1071 1218 Atâ: Cuma ile Ramazan bayramı birleşince İbn Zübeyr sabah iki rekât kıldı, ikindiye kadar başka namaz kılmadı. Atâ · Sünen-i Ebû Dâvûd 1072 1219 Ebû Hüreyre: Bugün iki bayram birleşti; dileyene bayram namazı cumanın yerine geçer, biz ise cuma kılacağız. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1073 1220 İbn Abbâs: Resûlullah cuma günü sabah namazında Secde ve İnsân sûrelerini okurdu. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1074 1221 Şu'be tariki: Cuma namazında da Cum'a ve Münâfikûn sûrelerini okurdu. Sünen-i Ebû Dâvûd 1075 1222 İbn Ömer: Cuma ve heyetler için ipek elbise önerilince "Bunu ancak âhirette nasibi olmayan giyer" buyurdu. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1076 1223 İbn Ömer (Sâlim tariki): Ömer, bayram ve heyetler için güzelleşsin diye istebrak elbiseyi satın almasını önerdi. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1077 1224 Muhammed b. Yahyâ b. Habbân: İmkân bulan, iş elbisesinden başka cuma için iki elbise edinse ne sakınca var? Muhammed b. Yahyâ b. Habbân · Sünen-i Ebû Dâvûd 1078 1225 Abdullah b. Amr: Mescitte alışverişi, kayıp ilanını, şiir okumayı ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1079 1226 Sehl b. Sa'd: Minber üzerinde namaz kıldırdı ve "Bunu bana uyasınız ve namazımı öğrenesiniz diye yaptım" dedi. Ebû Hâzim b. Dînâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1080 1227 İbn Ömer: Peygamber ağırlaşınca Temîm ed-Dârî ona iki basamaklı bir minber yaptı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1081 1228 Seleme b. el-Ekva': Minber ile duvar arasında bir koyunun geçebileceği kadar mesafe vardı. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 1082 1229 Ebû Katâde: Cuma günü dışında gün ortasında namazı hoş görmedi; cehennem cuma dışında kızıştırılır. Ebû Katâde · Sünen-i Ebû Dâvûd 1083 1230 Enes: Resûlullah cumayı güneş batıya meyledince kılardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1084 1231 Seleme b. el-Ekva': Cumayı kılıp dönerdik; duvarların henüz gölgesi olmazdı. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i Ebû Dâvûd 1085 1232 Sehl b. Sa'd: Kaylûleyi ve kuşluk yemeğini cumadan sonra yapardık. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1086 1233 Sâib b. Yezîd: Cuma ezanı imam minbere oturunca okunurdu; insanlar çoğalınca Osman Zevrâ'da üçüncü ezanı emretti. Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1087 1234 Sâib b. Yezîd (İbn İshâk tariki): Resûlullah minbere oturunca mescidin kapısında önünde ezan okunurdu. Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1088 1235 Sâib b. Yezîd: Resûlullah'ın yalnızca bir müezzini vardı; o da Bilâl'di. Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1089 1236 Sâib b. Yezîd (Sâlih tariki): Resûlullah'ın tek bir müezzinden başka müezzini yoktu. Nemir'in kız kardeşinin oğlu Sâib b. Yezîd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1090 1237 Câbir: "Oturun!" deyince İbn Mes'ûd mescidin kapısında oturdu; "Gel, ey Abdullah b. Mes'ûd!" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1091 1238 İbn Ömer: Peygamber iki hutbe okur, aralarında oturur ve konuşmazdı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1092 1239 Câbir b. Semure: Ayakta hutbe okurdu; sana onun oturarak hutbe okuduğunu söyleyen yalan söylemiştir. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1093 1240 Câbir b. Semure: İki hutbesi vardı, aralarında otururdu; Kur'an okur ve insanlara öğüt verirdi. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1094 1241 Câbir b. Semure (Ebû Avâne tariki): Ayakta hutbe okur, sonra konuşmadan bir süre otururdu. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1095 1242 el-Hakem b. Hazn: Asaya dayanarak hutbe okudu: Size emredilenlerin hepsine güç yetiremezsiniz; doğru olun ve müjdeleyin. Şuayb b. Ruzeyk et-Tâifî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1096 1243 İbn Mes'ûd: Hutbede "Hamd Allah'a mahsustur, ondan yardım ve bağışlanma dileriz" derdi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1097 1244 İbn Şihâb: Cuma hutbesinde "Kim ikisine isyan ederse azmıştır; biz ancak onunla ve onun içiniz" denirdi. İbn Şihâb ez-Zührî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1098 1245 Adî b. Hâtim: "Kim ikisine isyan ederse" diyen hatibe "Kalk, sen ne kötü bir hatipsin!" buyurdu. Adî b. Hâtim · Sünen-i Ebû Dâvûd 1099 1246 Hâris b. Nu'mân'ın kızı: Kâf sûresini Resûlullah'ın ağzından ezberledim; her cuma onunla hutbe okurdu. Hâris b. Nu'mân'ın kızı · Sünen-i Ebû Dâvûd 1100 1247 Câbir b. Semure: Resûlullah'ın namazı da hutbesi de orta uzunluktaydı. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1101 1248 Amre'nin kız kardeşi: Kâf sûresini Resûlullah'ın ağzından aldım; her cuma onu okurdu. Amre'nin kız kardeşi · Sünen-i Ebû Dâvûd 1102 1249 Yahyâ b. Eyyûb tarikiyle Amre'nin ablası: Kâf sûresini Resûlullah'ın ağzından aldım. Sünen-i Ebû Dâvûd 1103 1250 Umâre b. Ruveybe: Resûlullah minberde dua ederken şehadet parmağından fazlasını kaldırmazdı. Husayn b. Abdurrahman şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1104 1251 Sehl b. Sa'd: Minberde ellerini kaldırarak dua ettiğini hiç görmedim; şehadet parmağıyla işaret ederdi. Sehl b. Sa'd · Sünen-i Ebû Dâvûd 1105 1252 Ammâr b. Yâsir: Resûlullah bize hutbeleri kısa tutmamızı emretti. Ammâr b. Yâsir · Sünen-i Ebû Dâvûd 1106 1253 Câbir b. Semure: Cuma günü öğüdü uzatmazdı; o birkaç kısa sözden ibaretti. Câbir b. Semure es-Süvâî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1107 1254 Semure b. Cündeb: Hutbeye hazır bulunun ve imama yakın olun; uzak duran cennete girse de geriye bırakılır. Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1108 1255 Büreyde: Hasan ile Hüseyin sürçerek gelince minberden indi, onları alıp "Mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandır" dedi. Büreyde b. el-Husayb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1109 1256 Muâz b. Enes: Cuma günü imam hutbe okurken ihtibâ ile oturmayı yasakladı. Muâz b. Enes el-Cühenî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1110 1257 Ya'lâ b. Şeddâd: Beytülmakdis'te imam hutbe okurken sahâbîlerin çoğunu ihtibâ hâlinde oturur gördüm. Ya'lâ b. Şeddâd b. Evs şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1111 1258 Ebû Hüreyre: İmam hutbe okurken arkadaşına "Sus!" dersen boş söz söylemiş olursun. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1112 1259 Abdullah b. Amr: Cumaya üç kişi gelir: boş sözle, dua ederek, bir de susarak ve kimseye eziyet etmeden gelen. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1113 1260 Âişe: Namazında abdesti bozulan burnunu tutsun, sonra namazdan ayrılsın. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1114 1261 Câbir: Hutbe sırasında gelen adama "Namaz kıldın mı?" diye sordu; "Hayır" deyince "Kalk, namaz kıl" buyurdu. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1115 1262 Câbir ve Ebû Hüreyre: Hutbe sırasında gelen Süleyk'e "Hafif tutarak iki rekât kıl" buyurdu. Câbir b. Abdullah ve Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1116 1263 Talha tariki: Sizden biriniz imam hutbe okurken gelirse hafif tutarak iki rekât kılsın. Sünen-i Ebû Dâvûd 1117 1264 Abdullah b. Büsr: Cuma günü insanların omuzlarından atlayan adama "Otur! Gerçekten eziyet ettin" buyurdu. Ebu'z-Zâhiriyye şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1118 1265 İbn Ömer: Sizden biri mescitteyken uyuklarsa oturduğu yerden başka bir yere geçsin. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1119 1266 Enes: Minberden inince önüne çıkan adamın ihtiyacını görür, sonra kalkıp namaz kılardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1120 1267 Ebû Hüreyre: Kim namazdan bir rekâta yetişirse namaza yetişmiş olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1121 1268 Nu'mân b. Beşîr: Bayramlarda ve cuma günü A'lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu. Nu'mân b. Beşîr · Sünen-i Ebû Dâvûd 1122 1269 Nu'mân b. Beşîr: Cuma günü Cum'a sûresinin ardından Gâşiye sûresini okurdu. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1123 1270 Ebû Hüreyre: Resûlullah'ı cuma günü Cum'a ve Münâfikûn sûrelerini okurken işittim. İbn Ebû Râfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1124 1271 Semure b. Cündeb: Cuma namazında A'lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu. Semure b. Cündeb · Sünen-i Ebû Dâvûd 1125 1272 Âişe: Resûlullah odasında namaz kıldı, insanlar odanın arkasından ona uydu. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1126 1273 Nâfi': İbn Ömer cumayı kıldığı yerde iki rekât kılanı itti, "Cumayı dört mü kılıyorsun?" dedi. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1127 1274 Nâfi': İbn Ömer cumadan önce namazı uzatır, sonra evinde iki rekât kılardı. Nâfi' şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1128 1275 Sâib b. Yezîd: Cumayı kılınca konuşmadan veya çıkmadan ona başka namaz ekleme. Ömer b. Atâ b. Ebu'l-Huvâr şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1129 1276 Atâ: İbn Ömer Mekke'de cumadan sonra iki, sonra dört rekât; Medine'de ise evinde iki rekât kılardı. Atâ b. Ebû Rebâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1130 1277 Ebû Hüreyre: Sizden kim cumadan sonra namaz kılacaksa dört rekât kılsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1131 1278 İbn Ömer: Resûlullah cumadan sonra evinde iki rekât kılardı. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1132 1279 İbn Cüreyc: İbn Ömer cumadan sonra yerinden biraz ayrılıp iki, sonra daha uzağa yürüyüp dört rekât kılardı. İbn Cüreyc şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1133 1280 Enes: Allah size o iki günün yerine daha hayırlısını verdi: Kurban bayramı ve Ramazan bayramı. Enes b. Mâlik · Sünen-i Ebû Dâvûd 1134 1281 Abdullah b. Büsr: İmamın gecikmesini kınadı; biz bayram namazını kuşluk vaktinde bitirmiş olurduk. Yezîd b. Humayr er-Rahabî şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1135 1282 Ümmü Atıyye: Bayram günü perdeli kızları ve hayızlıları da çıkarmamızı emretti; hayra ve duaya şahit olsunlar. Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 1136 1283 Eyyûb tariki: Bayramda hayızlı kadınlar Müslümanların namazgâhından uzak dururlar. Sünen-i Ebû Dâvûd 1137 1284 Hafsa bint Sîrîn tariki: Bayramda hayızlı kadınlar insanların arkasında durur, onlarla birlikte tekbir alırlardı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1138 1285 Ümmü Atıyye: Ömer'i Ensâr kadınlarına gönderdi; iki bayramda hayızlıları ve genç kızları çıkarmamızı emretti. Ümmü Atıyye · Sünen-i Ebû Dâvûd 1139 1286 Ebû Saîd: Kim bir kötülük görürse eliyle değiştirsin; gücü yetmezse diliyle, o da olmazsa kalbiyle. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1140 1287 Câbir: Bayram namazından sonra Bilâl'e dayanarak kadınlara öğüt verdi; kadınlar yüzüklerini sadaka olarak attılar. Câbir b. Abdullah · Sünen-i Ebû Dâvûd 1141 1288 İbn Abbâs: Ramazan bayramında namazdan sonra hutbe okudu, sonra Bilâl ile kadınların yanına gitti. Atâ b. Ebû Rebâh şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1142 1289 Abdülvâris tariki: Kadınlara duyuramadığını düşünüp yanlarına gitti; küpe ve yüzüklerini Bilâl'in elbisesine attılar. Sünen-i Ebû Dâvûd 1143 1290 Hammâd b. Zeyd tariki: Bilâl kadınların küpe ve yüzüklerini topladı; sonra fakir Müslümanlara dağıtıldı. Sünen-i Ebû Dâvûd 1144 1291 Berâ: Bayram günü Peygamber'e bir yay verildi, ona dayanarak hutbe okudu. Berâ b. Âzib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1145 1292 İbn Abbâs: Küçüklüğüme rağmen bayramda bulundum; ezansız ve kametsiz namaz kıldı, sonra hutbe okudu. Abdurrahman b. Âbis şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1146 1293 İbn Abbâs: Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer bayram namazını ezansız ve kametsiz kıldılar. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1147 1294 Câbir b. Semure: Onunla birçok defa bayram namazını ezansız ve kametsiz kıldım. Câbir b. Semure · Sünen-i Ebû Dâvûd 1148 1295 Âişe: Bayram namazlarında birinci rekâtta yedi, ikincide beş tekbir alırdı. Âişe · Sünen-i Ebû Dâvûd 1149 1296 Hâlid b. Yezîd tariki: Bayramda yedi ve beş tekbir alırdı, rükû tekbirleri hariç. Sünen-i Ebû Dâvûd 1150 1297 Abdullah b. Amr: Ramazan bayramında tekbir birinci rekâtta yedi, ikincide beştir; kıraat tekbirlerden sonradır. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1151 1298 Abdullah b. Amr (Ebû Ya'lâ et-Tâifî tariki): Birinci rekâtta yedi tekbir alıp okur, ikincide dört tekbir alıp okurdu. Abdullah b. Amr b. el-Âs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1152 1299 Ebû Mûsâ: Bayram namazlarında cenazedeki gibi dört tekbir alırdı; Huzeyfe "Doğru söyledi" dedi. Ebû Hüreyre'nin meclis arkadaşı Ebû Âişe şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1153 1300 Ebû Vâkıd el-Leysî: Bayram namazlarında Kâf ve Kamer sûrelerini okurdu. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes'ûd şöyle anlattı: · Sünen-i Ebû Dâvûd 1154 1301 Abdullah b. es-Sâib: Bayram namazından sonra "Hutbe için oturmak isteyen otursun, gitmek isteyen gitsin" buyurdu. Abdullah b. es-Sâib · Sünen-i Ebû Dâvûd 1155 1302 İbn Ömer: Resûlullah bayram günü bir yoldan gidip başka bir yoldan döndü. Abdullah b. Ömer · Sünen-i Ebû Dâvûd 1156 1303 Ebû Umeyr b. Enes: Hilali dün gördüklerine şahitlik edilince orucu açmalarını, sabah namazgâha gitmelerini emretti. Ebû Umeyr b. Enes, Peygamber'in ashâbından olan amcalarından · Sünen-i Ebû Dâvûd 1157 1304 Bekr b. Mübeşşir: Bayramlarda namazgâha Buthân vadisinden gider ve oradan evlerimize dönerdik. Bekr b. Mübeşşir el-Ensârî · Sünen-i Ebû Dâvûd 1158 1305 İbn Abbâs: Ramazan bayramında iki rekât kıldı; ne öncesinde ne de sonrasında namaz kıldı. Abdullah b. Abbâs · Sünen-i Ebû Dâvûd 1159 1306 Ebû Hüreyre: Bayram günü yağmur yağınca bayram namazını mescitte kıldırdı. Ebû Hüreyre · Sünen-i Ebû Dâvûd 1160 1307 Cebrâil Beyt'in yanında bana iki defa imamlık yaptı; vakit bu iki vakit arasındadır. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 149 1308 Cebrâil bana imamlık yaptı: Câbir'in namaz vakitleri rivayeti. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 150 1309 Namazın bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 151 1310 Namaz vakitlerini soran adama: Namaz vakitleri bu ikisinin arasındadır. Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 152 1311 Kadınlar sabah namazından örtülerine bürünmüş olarak döner, karanlıktan tanınmazlardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 153 1312 Sabah namazını ortalık aydınlanınca kılın; çünkü bu, ecir bakımından daha büyüktür. Râfi' b. Hadîc · Câmiu't-Tirmizî 154 1313 Öğleyi Resûlullah'tan, Ebû Bekir'den ve Ömer'den daha erken kılan kimse görmedim. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 155 1314 Resûlullah öğleyi güneş zevale erdiğinde kıldı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 156 1315 Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın, zira sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 157 1316 Yolculukta Bilâl'e "Öğleyi serinlet" buyurdu; tepelerin gölgesi görününceye kadar beklendi. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 158 1317 Resûlullah ikindiyi, güneş Âişe'nin odasında iken kıldı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 159 1318 Güneşi gözetleyip batmasına yakın dört rekâtı gagalar gibi kılmak münafığın namazıdır. Alâ b. Abdurrahman · Câmiu't-Tirmizî 160 1319 Resûlullah öğleyi sizden daha erken kılardı; siz ise ikindiyi ondan daha erken kılıyorsunuz. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 161 1320 İbn Uleyye'nin İbn Cüreyc'den rivayeti: Resûlullah öğleyi sizden daha erken kılardı. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 162 1321 Bişr b. Muâz tarikiyle Ümmü Seleme: Siz ikindiyi Resûlullah'tan daha erken kılıyorsunuz. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 163 1322 Resûlullah akşamı, güneş batıp perdenin ardına gizlendiğinde kılardı. Seleme b. el-Ekva' · Câmiu't-Tirmizî 164 1323 Resûlullah yatsıyı, ayın üçüncü gecesinde ay battığı zaman kılardı. Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 165 1324 Ebû Bişr tarikiyle Nu'mân b. Beşîr: Yatsıyı ayın üçüncü gecesi ay batınca kılardı. Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 166 1325 Ümmetime zorluk vermeyecek olsaydım, yatsıyı gecenin üçte birine veya yarısına kadar geciktirmelerini emrederdim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 167 1326 Peygamber yatsıdan önce uyumayı ve ondan sonra konuşmayı hoş görmezdi. Ebû Berze · Câmiu't-Tirmizî 168 1327 Resûlullah Müslümanların işleri hakkında Ebû Bekir ile gece sohbet ederdi. Ömer b. el-Hattâb · Câmiu't-Tirmizî 169 1328 En faziletli amel, vaktinin başında kılınan namazdır. Peygamber'e biat eden kadınlardan Ümmü Ferve · Câmiu't-Tirmizî 170 1329 Üç şeyi geciktirme: vakti gelen namazı, hazır olan cenazeyi ve dengi bulunan bekâr kadını. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 171 1330 Namazın ilk vakti Allah'ın rızası, son vakti Allah'ın affıdır. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 172 1331 En faziletli amel vakitlerinde kılınan namaz, sonra anne babaya iyilik, sonra Allah yolunda cihaddır. Ebû Amr eş-Şeybânî · Câmiu't-Tirmizî 173 1332 Resûlullah vefat edinceye kadar hiçbir namazı iki kez son vaktinde kılmadı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 174 1333 İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 175 1334 Benden sonra namazı öldüren emîrler olacak; sen namazı vaktinde kıl. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 176 1335 Uykuda kusur yoktur; kusur ancak uyanıklıktadır. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 177 1336 Kim bir namazı unutursa, hatırladığında onu kılsın. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 178 1337 Hendek günü müşrikler Resûlullah'ı dört namazdan alıkoydular; her biri için kamet getirilip kılındı. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 179 1338 Hendek günü Resûlullah ikindiyi güneş battıktan sonra, ardından akşamı kıldı. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 180 1339 Orta namaz, ikindi namazıdır. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 181 1340 Salât-ı vustâ (orta namaz) ikindi namazıdır; Semüre'nin rivayeti. Semüre b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 182 1341 Resûlullah sabahtan sonra güneş doğuncaya, ikindiden sonra güneş batıncaya kadar namazı yasakladı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 183 1342 Peygamber, mal yüzünden kaçırdığı öğlenin son iki rekâtını ikindiden sonra kıldı ve bir daha tekrarlamadı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 184 1343 Her iki ezan arasında dileyen için bir namaz vardır. Abdullah b. Muğaffel · Câmiu't-Tirmizî 185 1344 Güneş doğmadan sabahtan bir rekâta yetişen sabaha, güneş batmadan ikindiden bir rekâta yetişen ikindiye yetişmiştir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 186 1345 Resûlullah Medine'de korku ya da yağmur olmaksızın öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirdi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 187 1346 Kim bir özrü olmaksızın iki namazı birleştirirse büyük günahların kapılarından birine gelmiş olur. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 188 1347 Şüphesiz bu, hak bir rüyadır; Bilâl ile kalk, sana söyleneni ona ilet, o da bunlarla ezan okusun. Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 189 1348 Ey Bilâl! Kalk ve namaz için çağrı yap. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 190 1349 Resûlullah, Ebû Mahzûre'yi oturtup ezanı ona harf harf öğretti. Ebû Mahzûre · Câmiu't-Tirmizî 191 1350 Peygamber, Ebû Mahzûre'ye ezanı on dokuz, kameti on yedi kelime olarak öğretti. Ebû Mahzûre · Câmiu't-Tirmizî 192 1351 Bilâl'e, ezanın kelimelerini çift, kametinkileri tek okuması emredildi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 193 1352 Resûlullah'ın ezanı, ezanda da kamette de çift çiftti. Abdullah b. Zeyd · Câmiu't-Tirmizî 194 1353 Ey Bilâl! Ezan okuduğunda ağır ağır oku, kamet getirdiğinde hızlı oku. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 195 1354 Abdülmün'im tarikiyle Câbir: Ezanı ağır ağır, kameti hızlı oku. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 196 1355 Bilâl'i ezan okurken gördüm; dönüyor, ağzını şu tarafa ve bu tarafa çeviriyordu; parmakları kulaklarındaydı. Ebû Cuhayfe · Câmiu't-Tirmizî 197 1356 Sabah namazı dışında hiçbir namazda tesvîb yapma. Bilâl · Câmiu't-Tirmizî 198 1357 Sudâlı kardeş ezan okudu; kim ezan okursa kameti de o getirir. Ziyâd b. el-Hâris es-Sudâî · Câmiu't-Tirmizî 199 1358 Abdestli olandan başkası ezan okumaz. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 200 1359 Namaz için ancak abdestli olan çağrı yapar. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 201 1360 Resûlullah'ın müezzini, onun çıktığını görmedikçe kamet getirmezdi. Câbir b. Semure · Câmiu't-Tirmizî 202 1361 Bilâl geceleyin ezan okur; İbn Ümmü Mektûm'un ezanını işitinceye kadar yiyin, için. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 203 1362 İkindi ezanından sonra mescitten çıkan adam için Ebû Hüreyre: "Bu adam Ebü'l-Kâsım'a isyan etmiştir" dedi. Ebü'ş-Şa'sâ · Câmiu't-Tirmizî 204 1363 Yolculuğa çıktığınızda ezan okuyun, kamet getirin; ikinizden büyük olanınız size imam olsun. Mâlik b. el-Huveyris · Câmiu't-Tirmizî 205 1364 Kim sevabını Allah'tan umarak yedi yıl ezan okursa ona cehennemden kurtuluş beratı yazılır. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 206 1365 İmam kefildir, müezzin emindir; Allah'ım, imamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 207 1366 Ezanı işittiğinizde müezzinin söylediğinin aynısını söyleyin. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 208 1367 Resûlullah'ın son tavsiyelerinden biri, ezanına ücret almayan bir müezzin edinmemdi. Osman b. Ebü'l-Âs · Câmiu't-Tirmizî 209 1368 Müezzini işitince şehadet getirip "Rab olarak Allah'tan razı oldum" diyenin günahı bağışlanır. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 210 1369 Ezanı işitince "Ey bu eksiksiz davetin Rabbi olan Allah'ım" diye dua edene kıyamet günü şefaat helal olur. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 211 1370 Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 212 1371 İsrâ gecesi namazlar elli olarak farz kılındı, sonra azaltılarak beşe indirildi. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 213 1372 Beş vakit namaz ve cumadan cumaya, büyük günahlara bulaşılmadıkça aralarındakine kefarettir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 214 1373 Cemaatle kılınan namaz, kişinin tek başına kıldığı namazdan yirmi yedi derece üstündür. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 215 1374 Kişinin cemaatle kıldığı namaz, tek başına kıldığından yirmi beş kat fazladır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 216 1375 Namaza gelmeyen birtakım kimseleri evleriyle birlikte yakmayı içimden geçirdim. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 217 1376 Gündüz oruç tutup gece namaz kılan, ama cumaya ve cemaate katılmayan kişi ateştedir. Mücâhid · Câmiu't-Tirmizî 218 1377 Konaklarınızda kılıp sonra cemaatli bir mescide gelirseniz onlarla da kılın; bu sizin için nafile olur. Yezîd b. el-Esved · Câmiu't-Tirmizî 219 1378 Cemaate geç kalan adam için "Hanginiz bu adamla sevap ticareti yapar?" buyurdu; biri kalkıp onunla namaz kıldı. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 220 1379 Yatsıyı cemaatle kılana yarım gece, yatsı ile sabahı cemaatle kılana bütün gece kıyam sevabı vardır. Osman b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 221 1380 Kim sabah namazını kılarsa o, Allah'ın himayesi altındadır. Cündeb b. Süfyân · Câmiu't-Tirmizî 222 1381 Karanlıklarda mescitlere yürüyenleri kıyamet günü tam bir nurla müjdele. Büreyde el-Eslemî · Câmiu't-Tirmizî 223 1382 Erkeklerin saflarının en hayırlısı ilki, kadınların saflarının en hayırlısı sonuncusudur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 224 1383 İnsanlar ezanda ve ilk safta ne olduğunu bilselerdi, onun için kura çekerlerdi. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 225 1384 Kuteybe'nin Mâlik'ten rivayeti: İnsanlar ezanın ve ilk safın değerini bilseler kura çekerlerdi. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 226 1385 Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah yüzlerinizin arasına ayrılık düşürür. Nu'mân b. Beşîr · Câmiu't-Tirmizî 227 1386 Bana en yakın olanınız akıl ve olgunluk sahipleriniz olsun. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 228 1387 Resûlullah zamanında iki direk arasında saf tutmaktan sakınırdık. Abdülhamîd b. Mahmûd · Câmiu't-Tirmizî 229 1388 Safın arkasında tek başına namaz kılan adama Resûlullah namazı yeniden kılmasını emretti. Hilâl b. Yesâf · Câmiu't-Tirmizî 230 1389 Bir adam safın arkasında tek başına kıldı; Peygamber ona namazı iade etmesini emretti. Vâbisa b. Ma'bed · Câmiu't-Tirmizî 231 1390 Peygamber'in soluna durdum, başımdan tutup beni sağına aldı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 232 1391 Üç kişi olduğumuzda içimizden birinin öne geçmesi emredildi. Semure b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 233 1392 Ben ve yetim arkasında saf tuttuk, yaşlı kadın da arkamızdaydı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 234 1393 Topluluğa, Allah'ın Kitabı'nı en iyi okuyanları imam olur. Ebû Mes'ûd el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 235 1394 Biriniz insanlara imam olduğunda namazı hafif tutsun. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 236 1395 Resûlullah, namazı eksiksiz kılmakla birlikte insanların en hafif kılanlarındandı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 237 1396 Farz olsun başka olsun, namazda Fâtiha'yı ve bir sûre okumayanın namazı yoktur. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 238 1397 Resûlullah namaz için tekbir aldığında parmaklarını açardı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 239 1398 Resûlullah namaza kalktığında ellerini uzatarak kaldırırdı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 240 1399 Kırk gün iftitah tekbirine yetişerek cemaatle kılana ateşten ve nifaktan beraat yazılır. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 241 1400 Resûlullah gece namaza kalktığında tekbir alır, Sübhâneke'yi okur ve şeytandan Allah'a sığınırdı. Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 242 1401 Peygamber namaza başladığında Sübhânekellâhümme derdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 243 1402 Yavrucuğum! Bu sonradan çıkarılmış bir şeydir; sonradan çıkarılan şeylerden sakın! Abdullah b. Muğaffel'in oğlu · Câmiu't-Tirmizî 244 1403 Peygamber namazına Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlardı. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 245 1404 Resûlullah, Ebû Bekir, Ömer ve Osman kıraate Elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn ile başlarlardı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 246 1405 Namazında Fâtiha'yı okumayan kimsenin namazı olmaz. Ubâde b. es-Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 247 1406 Peygamber Fâtiha'nın sonunda Âmin deyip sesini uzattı. Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 248 1407 Seleme b. Küheyl tarikiyle: Peygamber Fâtiha'dan sonra "Âmin" deyip sesini uzattı. Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 249 1408 İmam âmin dediğinde siz de âmin deyin; âmini meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 250 1409 Resûlullah'tan namazda iki sekte belledim. Semure b. Cündeb · Câmiu't-Tirmizî 251 1410 Resûlullah bize imam olur ve sol elini sağ eliyle tutardı. Hulb · Câmiu't-Tirmizî 252 1411 Resûlullah her eğilişte ve kalkışta, kıyam ve oturuşta tekbir alırdı. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 253 1412 Peygamber rükû ve secdeye eğilirken tekbir alırdı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 254 1413 Resûlullah namaza başlarken, rükûa giderken ve rükûdan kalkarken ellerini omuz hizasına kaldırırdı. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 255 1414 Fadl b. es-Sabbâh'ın İbn Uyeyne'den rivayeti: Namaza başlarken ve rükûda ellerini omuz hizasına kaldırırdı. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 256 1415 İbn Mes'ûd Resûlullah'ın namazını kıldırdı ve ellerini yalnızca ilk seferde kaldırdı. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 257 1416 Dizleri tutmak size sünnet kılındı; dizleri tutun. Ebû Abdurrahman es-Sülemî · Câmiu't-Tirmizî 258 1417 Rükûda tatbîkten nehyedildik ve avuçlarımızı dizlere koymakla emrolunduk. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 259 1418 Resûlullah rükûda ellerini dizlerine kavrar gibi koyar, kollarını yanlarından uzaklaştırırdı. Abbâs b. Sehl b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 260 1419 Rükûda üç kere Sübhâne rabbiye'l-azîm diyenin rükûu tamam olmuştur. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 261 1420 Rahmet âyetine geldiğinde durup dilemeden, azap âyetine geldiğinde sığınmadan geçmezdi. Huzeyfe · Câmiu't-Tirmizî 262 1421 Huzeyfe tarikiyle: Rahmet âyetinde dilemeden, azap âyetinde sığınmadan geçmezdi. Şu'be'den gelen başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 263 1422 Peygamber, ipekli ve usfurla boyanmış elbiseyi, altın yüzüğü ve rükûda Kur'an okumayı yasakladı. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 264 1423 Kişinin rükûda ve secdede belini dikleştirmediği namaz yeterli olmaz. Ebû Mes'ûd el-Ensârî el-Bedrî · Câmiu't-Tirmizî 265 1424 Rabbimiz, hamd sanadır; göklerin dolusu, yerin dolusu ve dilediğin her şeyin dolusu. Ali b. Ebû Tâlib · Câmiu't-Tirmizî 266 1425 İmam "Semi'allâhu limen hamideh" dediğinde siz "Rabbenâ ve leke'l-hamd" deyin. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 267 1426 Peygamber secdeye vardığında dizlerini ellerinden önce yere koyardı. Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 268 1427 Biriniz namazında devenin çöküşü gibi mi çöküyor? Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 269 1428 Peygamber secdede burnunu ve alnını yere yerleştirir, avuçlarını omuzları hizasına koyardı. Ebû Humeyd es-Sâidî · Câmiu't-Tirmizî 270 1429 Peygamber secde ettiğinde yüzünü iki avucunun arasına koyardı. Ebû İshâk · Câmiu't-Tirmizî 271 1430 Kul secde ettiğinde onunla birlikte yedi uzvu da secde eder. Abbâs b. Abdülmuttalib · Câmiu't-Tirmizî 272 1431 Peygamber'e yedi kemik üzerine secde etmesi, saçını ve elbisesini toplamaması emredildi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 273 1432 Peygamber secde ettiğinde iki koltuk altının beyazlığına bakıyordum. Abdullah b. Akram el-Huzâî · Câmiu't-Tirmizî 274 1433 Biriniz secde ettiğinde düzgün dursun ve kollarını köpek gibi yere yaymasın. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 275 1434 Secdede düzgün durun; hiçbiriniz namazda kollarını köpeğin yaydığı gibi yaymasın. Enes · Câmiu't-Tirmizî 276 1435 Peygamber secdede ellerin yere konmasını ve ayakların dikilmesini emretti. Sa'd b. Ebû Vakkâs · Câmiu't-Tirmizî 277 1436 Vüheyb'in rivayeti, "babasından" denmeden: Secdede eller yere konur, ayaklar dikilir. Âmir b. Sa'd · Câmiu't-Tirmizî 278 1437 Resûlullah'ın rükûu, rükûdan doğrulması, secdesi ve secdeden kalkışı birbirine yakındı. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 279 1438 Berâ tarikiyle: Resûlullah'ın rükûu, secdesi ve aralarındaki doğruluşları birbirine yakındı. Şu'be'den, Hakem'den gelen başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 280 1439 Resûlullah secdeye varmadıkça hiçbirimiz belini bükmezdi; sonra biz de secdeye varırdık. Berâ —ki yalancı değildir— · Câmiu't-Tirmizî 281 1440 Ey Ali! Kendim için sevdiğimi senin için de severim; iki secde arasında ik'â yapma. Ali · Câmiu't-Tirmizî 282 1441 Ayaklar üzerine ik'â hakkında İbn Abbâs: "Bilakis o, Peygamberinizin sünnetidir" dedi. Tâvûs · Câmiu't-Tirmizî 283 1442 Allahım! Beni bağışla, bana merhamet et, eksiğimi gider, beni hidayete erdir ve rızıklandır. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 284 1443 Kâmil Ebü'l-Alâ tarikiyle: İki secde arasında "Allahım beni bağışla, bana merhamet et" derdi. Kâmil Ebü'l-Alâ'dan gelen başka bir senetle: · Câmiu't-Tirmizî 285 1444 Secdenin zorluğundan yakınan sahâbîlere Peygamber: "Dizlerinizden yardım alın" buyurdu. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 286 1445 Peygamber namazının tek rekâtında iyice oturmadan ayağa kalkmazdı. Mâlik b. el-Huveyris el-Leysî · Câmiu't-Tirmizî 287 1446 Peygamber namazda ayaklarının ön kısımları üzerine kalkardı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 288 1447 Resûlullah bize iki rekâtta oturduğumuzda "Et-tahiyyâtü lillâhi..." dememizi öğretti. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 289 1448 Resûlullah bize Kur'an'ı öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 290 1449 Teşehhüdü gizli okumak sünnettendir. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 291 1450 Peygamber teşehhüde oturduğunda sol ayağını yere yayar, sağ ayağını dikerdi. Vâil b. Hucr · Câmiu't-Tirmizî 292 1451 Peygamber teşehhüdde sağ ayağının ön kısmını kıbleye yöneltir ve şehadet parmağıyla işaret ederdi. Abbâs b. Sehl es-Sâidî · Câmiu't-Tirmizî 293 1452 Peygamber namazda oturduğunda sağ elinin şehadet parmağını kaldırıp onunla dua ederdi. İbn Ömer · Câmiu't-Tirmizî 294 1453 Peygamber sağına ve soluna "Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh" diye selâm verirdi. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 295 1454 Resûlullah namazda yüzünün karşısına doğru, sağa biraz meylederek tek selâm verirdi. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 296 1455 Namazda selâmı uzatmadan kısa tutmak sünnettir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 297 1456 Resûlullah selâm verdiğinde ancak "Allâhümme ente's-selâm..." diyecek kadar otururdu. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 298 1457 Âsım tarikiyle, "Tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm" ziyadesiyle selâm sonrası zikir. Âsım el-Ahvel'den aynı senetle: · Câmiu't-Tirmizî 299 1458 Resûlullah namazdan ayrılmak istediğinde üç kere istiğfar eder, sonra "Allâhümme ente's-selâm" derdi. Resûlullah'ın azatlısı Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 300 1459 Resûlullah bize imamlık yapar, namazdan sonra hem sağına hem soluna dönerdi Hulb · Câmiu't-Tirmizî 301 1460 Bunu yaptığında namazın tamam olur; bundan bir şey eksiltirsen namazından eksiltmiş olursun Rifâa b. Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 302 1461 Seni hak ile gönderene yemin ederim ki, bundan başkasını güzelce yapamıyorum; bana öğret Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 303 1462 Resûlullah'ın namazını en iyi bileniniz benim Muhammed b. Amr b. Atâ, Ebû Humeyd es-Sâidî'den · Câmiu't-Tirmizî 304 1463 Ebû Humeyd'e: Doğru söyledin; Peygamber böyle namaz kıldı, dediler Muhammed b. Amr b. Atâ · Câmiu't-Tirmizî 305 1464 Resûlullah sabah namazının ilk rekâtında Kâf sûresindeki hurma ağaçları âyetini okudu Kutbe b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 306 1465 Resûlullah öğle ve ikindide Burûc ve Târık sûrelerini ve benzerlerini okurdu Câbir b. Semure · Câmiu't-Tirmizî 307 1466 Resûlullah hastalığında başı sarılı hâlde akşam namazını kıldırıp Mürselât sûresini okudu Ümmü'l-Fadl · Câmiu't-Tirmizî 308 1467 Resûlullah yatsı namazında Şems sûresini ve benzeri sûreleri okurdu Büreyde · Câmiu't-Tirmizî 309 1468 Peygamber yatsı namazında Tîn sûresini okudu Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 310 1469 Ümmü'l-Kur'ân dışında imamın arkasında okumayın; çünkü onu okumayanın namazı yoktur Ubâde b. es-Sâmit · Câmiu't-Tirmizî 311 1470 Bana ne oluyor da Kur'ân'da benimle çekişiliyor? Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 312 1471 Ümmü'l-Kur'ân'ı okumadığı bir rekât kılan namaz kılmış olmaz; ancak imamın arkasında olması hariç Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 313 1472 Rabbim! Günahlarımı bağışla ve bana rahmetinin kapılarını aç Fâtıma · Câmiu't-Tirmizî 314 1473 Mescide girerken: Rabbim! Bana rahmetinin kapısını aç; çıkarken: Rabbim! Bana fazlının kapısını aç İsmâil b. İbrâhîm · Câmiu't-Tirmizî 315 1474 Biriniz mescide geldiğinde oturmadan önce iki rekât namaz kılsın Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 316 1475 Kabristan ve hamam dışında yeryüzünün tamamı mesciddir Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 317 1476 Kim Allah için bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette onun benzerini yapar Osman b. Affân · Câmiu't-Tirmizî 318 1477 Kim Allah için küçük ya da büyük bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette bir ev yapar Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 319 1478 Resûlullah kabirleri ziyaret eden kadınlara ve kabirlerin üzerine mescit edinip kandil yakanlara lanet etti İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 320 1479 Resûlullah zamanında, biz gençken mescitte uyurduk Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 321 1480 Resûlullah mescitte şiir okuşmayı, alışverişi ve cuma namazından önce halka kurmayı yasakladı Abdullah b. Amr b. el-Âs · Câmiu't-Tirmizî 322 1481 Takva üzerine kurulan mescit Peygamber'in mescididir; Kubâ'da da çok hayır vardır Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 323 1482 Kubâ Mescidi'nde kılınan namaz bir umre gibidir Üseyd b. Zuheyr el-Ensârî · Câmiu't-Tirmizî 324 1483 Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Harâm hariç, başka yerlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 325 1484 Ancak üç mescide yolculuk için yük bağlanır: Mescid-i Harâm, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 326 1485 Kamet getirildiğinde namaza koşarak değil, yürüyerek ve sükûnetle gelin Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 327 1486 Saîd b. el-Müseyyeb tarikiyle Ebû Hüreyre: Namaza koşarak değil, sükûnetle yürüyerek gelin. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 328 1487 Başka bir tarikle: Kamet getirilince namaza vakarla yürüyerek gelin, koşmayın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 329 1488 Biriniz namazı beklediği sürece namazda sayılır Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 330 1489 Resûlullah humre üzerinde namaz kılardı İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 331 1490 Peygamber bir hasır üzerinde namaz kıldı Ebû Saîd el-Hudrî · Câmiu't-Tirmizî 332 1491 Bizim bir yaygımıza su serpildi, Resûlullah da üzerinde namaz kıldı Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 333 1492 Peygamber bahçelerde namaz kılmayı severdi Muâz b. Cebel · Câmiu't-Tirmizî 334 1493 Önüne semerin arka kaşı gibi bir şey koyan namazını kılsın, ötesinden geçene aldırmasın Talha b. Ubeydullah · Câmiu't-Tirmizî 335 1494 Namaz kılanın önünden geçen ne vebal yüklendiğini bilseydi, kırk beklemesi daha hayırlı olurdu Büsr b. Saîd · Câmiu't-Tirmizî 336 1495 Dişi eşek Minâ'da safın önünden geçti, ama namazlarını bozmadı İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 337 1496 Önünde sütre yoksa siyah köpek, kadın ve eşek namazı keser Abdullah b. es-Sâmit, Ebû Zer'den · Câmiu't-Tirmizî 338 1497 Resûlullah'ın Ümmü Seleme'nin evinde tek bir elbiseye bürünerek namaz kılması Ömer b. Ebû Seleme · Câmiu't-Tirmizî 339 1498 Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi ve Ensâr'ın rükûdayken Kâbe'ye dönmesi Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 340 1499 Kıblenin değiştiği haberi geldiğinde onlar sabah namazında rükû hâlindeydiler Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 341 1500 Doğu ile batı arası kıbledir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 342 1501 Ebû Ma'şer tarikiyle Ebû Hüreyre: Doğu ile batının arası kıbledir. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 343 1502 Doğu ile batı arasının kıble oluşu ve sahâbîlerin bu konudaki sözleri Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 344 1503 Karanlık gecede kıbleyi bilemeyip herkesin kendi karşısına doğru namaz kılması Âmir b. Rebîa · Câmiu't-Tirmizî 345 1504 Yedi yerde namaz kılınmasının yasaklanması Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 346 1505 Zeyd b. Cebîre tarikiyle İbn Ömer: Yedi yerde namaz kılmak yasaklandı. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 347 1506 Koyun ağıllarında namaz kılın, develerin ağıllarında namaz kılmayın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 348 1507 Ebû Hüreyre tarikiyle: Koyun ağıllarında namaz kılın, deve ağıllarında kılmayın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 349 1508 Peygamber koyun ağıllarında namaz kılardı. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 350 1509 Peygamber'in bineği üzerinde doğuya doğru namaz kılması Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 351 1510 Peygamber'in devesini sütre edinip ona doğru namaz kılması Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 352 1511 Akşam yemeği hazır olduğunda namaz için kamet de getirilmişse önce yemeğe başlayın. Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 353 1512 İbn Ömer'in, imamın kıraatini işitirken akşam yemeğini yemesi Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 354 1513 Biriniz namaz kılarken uyuklarsa, uykusu gidinceye kadar uyusun. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 355 1514 Kim bir topluluğu ziyaret ederse onlara imam olmasın; onlara kendilerinden biri imam olsun. Ebû Atiyye · Câmiu't-Tirmizî 356 1515 İmam, cemaati bırakıp duayı yalnız kendine tahsis ederse onlara hıyanet etmiş olur Sevbân · Câmiu't-Tirmizî 357 1516 Resûlullah, istenmediği hâlde imamlık yapana, kocası öfkeliyken geceleyen kadına ve ezana icabet etmeyene lânet etti Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 358 1517 Kıyamet günü azabı en şiddetli olan iki kişi: kocasına isyan eden kadın ve cemaatin istemediği imam Amr b. el-Hâris b. el-Mustalik · Câmiu't-Tirmizî 359 1518 Üç kişinin namazı kulaklarını aşmaz: kaçak köle, kocası öfkeliyken geceleyen kadın ve istenmeyen imam Ebû Ümâme · Câmiu't-Tirmizî 360 1519 Attan düşen Resûlullah'ın oturarak namaz kıldırıp imama uyulmasını emretmesi Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 361 1520 Resûlullah vefat ettiği hastalığında Ebû Bekir'in arkasında oturarak namaz kıldı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 362 1521 Resûlullah hastalığında bir elbiseye sarınmış olarak Ebû Bekir'in arkasında oturup namaz kıldı Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 363 1522 Mugîre b. Şu'be'nin iki rekâttan sonra oturmadan kalkıp selâmdan sonra sehiv secdesi yapması Şa'bî · Câmiu't-Tirmizî 364 1523 Mugîre'nin cemaate kalkmalarını işaret edip selâmdan sonra sehiv secdesi yapması Ziyâd b. İlâka · Câmiu't-Tirmizî 365 1524 Resûlullah ilk iki rekâttan sonra otururken sanki kızgın taşlar üzerindeymiş gibiydi Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 366 1525 Namaz kılan Resûlullah'ın Suheyb'in selâmına parmağıyla işaret ederek karşılık vermesi Suheyb · Câmiu't-Tirmizî 367 1526 Peygamber namazdayken verilen selâma eliyle işaret ederek karşılık verirdi. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 368 1527 Namazda tesbih erkekler, el çırpmak kadınlar içindir Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 369 1528 Namazda esnemek şeytandandır; biriniz esnediğinde gücü yettiğince onu bastırsın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 370 1529 Oturarak kılana ayakta kılanın sevabının yarısı, yatarak kılana oturarak kılanınkinin yarısı vardır İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 371 1530 Ayakta kıl; gücün yetmezse oturarak, ona da gücün yetmezse yan üstü kıl. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 372 1531 Resûlullah vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazı oturarak kılmazdı Peygamber'in hanımı Hafsa · Câmiu't-Tirmizî 373 1532 Peygamber oturarak kıldığı namazda otuz-kırk âyet kalınca kalkıp ayakta okurdu Âişe · Câmiu't-Tirmizî 374 1533 Ayakta okuyunca ayaktan, oturarak okuyunca oturduğu yerden rükû ve secdeye varırdı Âişe · Câmiu't-Tirmizî 375 1534 Namazdayken çocuğun ağlamasını işitir, annesi sıkıntıya düşmesin diye namazı hafif tutarım Enes b. Mâlik · Câmiu't-Tirmizî 376 1535 Hayız gören kadının namazı ancak başörtüsüyle kabul olunur. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 377 1536 Resûlullah namazda elbiseyi salıvermeyi (sedl) yasakladı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 378 1537 Biriniz namaza durduğunda çakılları silmesin; çünkü rahmet ona yönelmektedir. Ebû Zer · Câmiu't-Tirmizî 379 1538 Namazda çakılları silmek hakkında: Mutlaka yapacaksan bir kere yap. Muaykîb · Câmiu't-Tirmizî 380 1539 Ey Eflah! Yüzünü toprağa bula. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 381 1540 Aynı isnadla, "Rabâh denilen hizmetçimiz" lafzıyla: Yüzünü toprağa bula. Ümmü Seleme · Câmiu't-Tirmizî 382 1541 Peygamber kişinin eli böğründe namaz kılmasını yasakladı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 383 1542 Ensede topuz yapılmış saç hakkında: Bu, şeytanın oturağıdır. Ebû Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 384 1543 Namaz ikişer ikişerdir; her iki rekâtta teşehhüd edersin. Fadl b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 385 1544 Mescide gitmek için çıkan kimse parmaklarını birbirine geçirmesin; çünkü o namazdadır. Ka'b b. Ucre · Câmiu't-Tirmizî 386 1545 Hangi namaz daha faziletlidir? Kıyamı uzun olanı. Câbir b. Abdullah · Câmiu't-Tirmizî 387 1546 Allah için secde eden kulu Allah o secdeyle bir derece yükseltir ve bir günahını siler. Ma'dân b. Talha el-Ya'merî · Câmiu't-Tirmizî 388 1547 Ebü'd-Derdâ da secdeyi tavsiye etti: Allah için yapılan her secdeyle bir derece yükselir, bir günah silinir. Ma'dân b. Talha · Câmiu't-Tirmizî 389 1548 Resûlullah namazda iki siyahın, yılan ile akrebin öldürülmesini emretti. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 390 1549 Peygamber öğle namazında ilk oturuşu unutunca selâmdan önce iki secde yaptı. Abdülmuttaliboğulları'nın müttefiki Abdullah b. Buhayne el-Esedî · Câmiu't-Tirmizî 391 1550 Ebû Hüreyre ile es-Sâib el-Kârî sehiv secdelerini selâmdan önce yaparlardı. Muhammed b. İbrâhîm · Câmiu't-Tirmizî 391 1551 Peygamber öğleyi beş rekât kılınca selâmdan sonra iki secde yaptı. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 392 1552 Peygamber sehiv secdelerini konuştuktan sonra yaptı. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 393 1553 Peygamber sehiv secdelerini selâmdan sonra yaptı. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 394 1554 Peygamber yanılınca iki secde yaptı, sonra teşehhüd okuyup selâm verdi. İmrân b. Husayn · Câmiu't-Tirmizî 395 1555 Namaz kılıp da nasıl kıldığını bilemeyen kimse oturduğu hâlde iki secde yapsın. Iyâz b. Hilâl · Câmiu't-Tirmizî 396 1556 Şeytan namazda birinizi şaşırtır; kaç rekât kıldığını bilemezse oturduğu hâlde iki secde yapsın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 397 1557 Rekât sayısında şüpheye düşen az olan üzerine bina etsin ve selâmdan önce iki secde yapsın. Abdurrahman b. Avf · Câmiu't-Tirmizî 398 1558 Zülyedeyn: Ey Allah'ın Resûlü! Namaz mı kısaltıldı, yoksa unuttun mu? Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 399 1559 Resûlullah ayakkabılarıyla namaz kılar mıydı? Enes: Evet. Saîd b. Yezîd Ebû Mesleme · Câmiu't-Tirmizî 400 1560 Peygamber sabah ve akşam namazlarında kunut yapardı. Berâ b. Âzib · Câmiu't-Tirmizî 401 1561 Babası kunut hakkında: Yavrucuğum! Bu sonradan çıkarılmış bir şeydir. Ebû Mâlik el-Eşca'î · Câmiu't-Tirmizî 402 1562 Aynı isnadla Ebû Mâlik el-Eşcaî: Babası kunut için "Bu sonradan çıkarılmıştır" dedi. Ebû Mâlik el-Eşca'î · Câmiu't-Tirmizî 403 1563 Namazda aksırıp hamd eden sahâbînin sözünü otuz küsur melek yukarı çıkarmak için yarıştı. Rifâa b. Râfi' · Câmiu't-Tirmizî 404 1564 Namazda konuşurduk; âyet inince susmakla emrolunduk ve konuşmaktan nehyedildik. Zeyd b. Erkam · Câmiu't-Tirmizî 405 1565 Günah işleyip temizlenen, namaz kılan ve bağışlanma dileyen kimseyi Allah bağışlar. Esmâ b. el-Hakem el-Fezârî · Câmiu't-Tirmizî 406 1566 Çocuğa yedi yaşında namazı öğretin, on yaşında da namaz için onu dövün. Sebre b. Ma'bed el-Cühenî · Câmiu't-Tirmizî 407 1567 Namazın sonunda oturmuşken selâmdan önce abdesti bozulanın namazı caiz olmuştur. Abdullah b. Amr · Câmiu't-Tirmizî 408 1568 Yolculukta yağmura tutulunca: Dileyen konakladığı yerde namazını kılsın. Câbir · Câmiu't-Tirmizî 409 1569 Namazdan sonra otuz üç tesbih, otuz üç hamd, otuz dört tekbir ve on tehlil getirin. İbn Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 410 1570 Yağmur ve ıslaklıkta Peygamber bineğinin üzerinde îmâ ile namaz kıldırdı. Ya'lâ b. Mürre · Câmiu't-Tirmizî 411 1571 Ayakları şişinceye kadar namaz kılan Peygamber: Şükreden bir kul olmayayım mı? Mugîre b. Şu'be · Câmiu't-Tirmizî 412 1572 Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği ameli namazıdır; farzdaki eksik nafileyle tamamlanır. Hureys b. Kabîsa · Câmiu't-Tirmizî 413 1573 Kim sünnetten on iki rekâta devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 414 1574 Kim bir gün ve gecede on iki rekât namaz kılarsa ona cennette bir ev bina edilir. Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 415 1575 Sabahın iki rekâtı dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 416 1576 Peygamber sabahın iki rekât sünnetinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 417 1577 Peygamber sabahın iki rekâtını kıldıktan sonra bir ihtiyacı varsa benimle konuşur, yoksa namaza çıkardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 418 1578 Fecirden sonra iki rekât sünnet dışında namaz yoktur. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 419 1579 Biriniz sabahın iki rekâtını kıldığında sağ tarafına uzansın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 420 1580 Namaz için kamet getirildiğinde farz namazdan başka namaz yoktur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 421 1581 Ey Kays! İki namaz bir arada mı? — Sabahın iki rekâtını kılmamıştım. — O hâlde sakıncası yok. Kays · Câmiu't-Tirmizî 422 1582 Kim sabahın iki rekâtını kılmamışsa onları güneş doğduktan sonra kılsın. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 423 1583 Peygamber öğleden önce dört, ondan sonra iki rekât kılardı. Ali · Câmiu't-Tirmizî 424 1584 Peygamber ile birlikte öğleden önce iki, ondan sonra da iki rekât kıldım. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 425 1585 Peygamber öğleden önceki dört rekâtı kılamadığında onları öğleden sonra kılardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 426 1586 Kim öğleden önce dört, ondan sonra da dört rekât kılarsa Allah onu ateşe haram kılar. Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 427 1587 Kim öğleden önceki ve sonraki dörder rekâta devam ederse Allah onu ateşe haram kılar. Ümmü Habîbe · Câmiu't-Tirmizî 428 1588 Peygamber ikindiden önce dört rekât kılar, aralarını meleklere ve müminlere selâmla ayırırdı. Ali · Câmiu't-Tirmizî 429 1589 İkindiden önce dört rekât kılan kişiye Allah rahmet etsin. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 430 1590 Peygamber akşamın ve sabahın iki rekât sünnetinde Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu. Abdullah b. Mes'ûd · Câmiu't-Tirmizî 431 1591 Peygamber ile birlikte akşamdan sonra onun evinde iki rekât kıldım. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 432 1592 Resûlullah'tan gece ve gündüz kıldığı on rekâtı belledim. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 433 1593 İbn Ömer'in diğer tariki: Resûlullah'tan gece ve gündüz kıldığı on rekâtı belledim. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 434 1594 Akşamdan sonra kötü söz söylemeden kılınan altı rekât on iki yıllık ibadete denk tutulur. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 435 1595 Resûlullah öğleden önce ve sonra, akşam ve yatsıdan sonra, sabahtan önce ikişer rekât kılardı. Abdullah b. Şakîk · Câmiu't-Tirmizî 436 1596 Gece namazı ikişer ikişerdir; sabahın girmesinden korkarsan bir rekâtla vitir kıl. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 437 1597 Farzdan sonra en faziletli namaz gece namazıdır. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 438 1598 Resûlullah ne ramazanda ne de başka zamanda on bir rekâttan fazla kılmazdı. Ebû Seleme · Câmiu't-Tirmizî 439 1599 Resûlullah geceleyin on bir rekât kılar, bunlardan biriyle vitir yapardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 440 1600 Âişe'nin diğer tariki: Resûlullah geceleyin vitirle beraber on bir rekât kılardı. İbn Şihâb · Câmiu't-Tirmizî 441 1601 Peygamber geceleyin on üç rekât kılardı. Abdullah b. Abbâs · Câmiu't-Tirmizî 442 1602 Peygamber geceleyin dokuz rekât kılardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 443 1603 Süfyân es-Sevrî'nin A'meş'ten rivayeti: Peygamber geceleyin dokuz rekât kılardı. Süfyân es-Sevrî · Câmiu't-Tirmizî 444 1604 Peygamber uyku sebebiyle gece namazını kılamadığında gündüz on iki rekât kılardı. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 445 1605 Allah her gece dünya semasına iner ve "Bana dua eden yok mu ki ona icabet edeyim?" der. Ebû Hüreyre · Câmiu't-Tirmizî 446 1606 Ebû Bekir'e "Sesini biraz yükselt", Ömer'e "Sesini biraz alçalt" buyurdu. Ebû Katâde · Câmiu't-Tirmizî 447 1607 Peygamber bir gece Kur'an'dan tek bir âyetle kıyamda durdu. Âişe · Câmiu't-Tirmizî 448 1608 Peygamber geceleyin bazen gizli okur, bazen açıktan okurdu. Abdullah b. Ebû Kays · Câmiu't-Tirmizî 449 1609 Namazınızın en faziletlisi, farz namaz dışında, evlerinizde kıldığınızdır. Zeyd b. Sâbit · Câmiu't-Tirmizî 450 1610 Evlerinizde namaz kılın, onları kabirlere çevirmeyin. Abdullah b. Ömer · Câmiu't-Tirmizî 451 1611 Namazlarınızın vakti, gördüğünüz bu iki vakit arasıdır. Büreyde · Sünen-i İbn Mâce 667 1612 Cebrâil indi ve bana imam oldu; onunla birlikte beş vakit namaz kıldım. İbn Şihâb ez-Zührî şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 668 1613 Mümin kadınlar Peygamber ile sabah namazını kılıp evlerine dönerlerdi; alaca karanlıktan onları kimse tanımazdı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 669 1614 Sabah namazına gecenin ve gündüzün melekleri şahit olur. Abdullah b. Mes'ûd ve Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 670 1615 Sabah namazını alaca karanlıkta kılmak, Resûlullah, Ebû Bekir ve Ömer ile birlikte kıldığımız namazdır. Mugîs b. Sümey şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 671 1616 Sabah namazını ortalık ağardığında kılın; çünkü bu, ecir bakımından daha büyüktür. Râfi' b. Hadîc · Sünen-i İbn Mâce 672 1617 Peygamber öğle namazını güneş zevale erince kılardı. Câbir b. Semüre · Sünen-i İbn Mâce 673 1618 Peygamber, sizin öğle dediğiniz hecîr namazını güneş zevale erince kılardı. Ebû Berze el-Eslemî · Sünen-i İbn Mâce 674 1619 Resûlullah'a kızgın kumların sıcaklığından şikâyet ettik, şikâyetimizi gidermedi. Habbâb · Sünen-i İbn Mâce 675 1620 İbn Mes'ûd anlatıyor: Peygamber'e kızgın kumların sıcaklığından şikâyet ettik, şikâyetimizi gidermedi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 676 1621 Sıcak şiddetlendiğinde namazı serinliğe bırakın; çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 677 1622 Sıcak şiddetlendiğinde öğle namazını serinliğe bırakın; çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 678 1623 Öğle namazını serinliğe bırakın; çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 679 1624 Öğle namazını günün en sıcak vaktinde kılıyorduk; Resûlullah bize namazı serinliğe bırakın buyurdu. Mugîre b. Şu'be · Sünen-i İbn Mâce 680 1625 İbn Ömer rivayeti: Öğle namazını serinliğe bırakın. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 681 1626 Resûlullah ikindi namazını güneş yüksekte ve henüz parlakken kılardı. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 682 1627 Peygamber ikindi namazını güneş ışığı odamdayken ve gölge henüz yükselmemişken kıldı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 683 1628 Bizi orta namazdan alıkoydukları gibi Allah da onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun. Ali b. Ebû Tâlib · Sünen-i İbn Mâce 684 1629 İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı elinden alınmış gibidir. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 685 1630 Müşrikler Peygamber'i güneş batıncaya kadar ikindi namazından, yani orta namazdan alıkoydular. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 686 1631 Akşam namazını kılıp dönen birimiz attığı okların düştüğü yerleri görebilirdi. Râfi' b. Hadîc · Sünen-i İbn Mâce 687 1632 Güneş perdenin ardına gizlendiğinde Peygamber ile birlikte akşam namazını kılardı. Seleme b. el-Ekva' · Sünen-i İbn Mâce 688 1633 Ümmetim, akşam namazını yıldızlar birbirine girinceye kadar geciktirmedikçe fıtrat üzere olmaya devam edecektir. Abbâs b. Abdülmuttalib · Sünen-i İbn Mâce 689 1634 Ümmetime zorluk vermekten çekinmeseydim, onlara yatsıyı geciktirmelerini emrederdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 690 1635 Ümmetime zorluk vermekten çekinmeseydim, yatsı namazını gecenin üçte birine ya da yarısına kadar geciktirirdim. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 691 1636 İnsanlar namazlarını kılıp uyudular; siz ise namazı beklediğiniz sürece namazda olmaya devam edersiniz. Humeyd şöyle anlattı: · Sünen-i İbn Mâce 692 1637 Zayıf ve hasta olmasaydı, bu namazı gecenin yarısına kadar geciktirmeyi isterdim. Ebû Saîd el-Hudrî · Sünen-i İbn Mâce 693 1638 Bulutlu günde namazı erken kılın; çünkü ikindi namazını kaçıranın ameli boşa gider. Büreyde el-Eslemî · Sünen-i İbn Mâce 694 1639 Namazdan gafil kalan ya da uyuyup onu geçiren kimse, hatırladığında onu kılar. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 695 1640 Bir namazı unutan kimse, hatırladığında onu kılsın. Enes b. Mâlik · Sünen-i İbn Mâce 696 1641 Hayber dönüşü uyuyup sabahı kaçırdılar: Bir namazı unutan kimse, hatırladığında onu kılsın. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 697 1642 Uykuda kusur yoktur; kusur ancak uyanıklıktadır. Ebû Katâde · Sünen-i İbn Mâce 698 1643 Güneş batmadan önce ikindiden bir rekâta yetişen kimse ona yetişmiş olur. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 699 1644 Güneş doğmadan önce sabah namazından bir rekâta yetişen kimse ona yetişmiş olur. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 700 1645 Resûlullah yatsıyı geciktirmeyi müstehap görür, ondan önce uyumayı ve sonra konuşmayı hoş görmezdi. Ebû Berze el-Eslemî · Sünen-i İbn Mâce 701 1646 Resûlullah yatsıdan önce uyumadı, ondan sonra da gece sohbeti yapmadı. Âişe · Sünen-i İbn Mâce 702 1647 Resûlullah yatsıdan sonra gece sohbeti yapmayı bize kötüledi. Abdullah b. Mes'ûd · Sünen-i İbn Mâce 703 1648 Bedeviler namazınızın adı konusunda size galip gelmesin; o, işâ yani yatsı namazıdır. İbn Ömer · Sünen-i İbn Mâce 704 1649 Bedeviler namazınızın adı konusunda size galip gelmesin; onlar develeri karanlıkta sağdıkları için ona atame derler. Ebû Hüreyre · Sünen-i İbn Mâce 705